<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru" version="2.0">
    <channel>
        <title>TEK STİL DERGİ</title>
        <link>https://www.tekstildergi.com/</link>
        <description>TEKSTİL GÜNDEMİ TEK ADRESTE</description>
        <language>tr</language>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/new-yorktan-ekonomi-notlari-turkiye-ve-abd-sirketleri-ucuncu-ulkelerde-ortak-yatirim-pesinde-2065</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 18:26:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>New York'tan Ekonomi Notları: Türkiye Ve ABD Şirketleri Üçüncü Ülkelerde Ortak Yatırım Peşinde</h1>
                        <h2>Ekonomim gazetesi yazarı Vahap Munyar, New York'ta düzenlenen 19. Türkiye Yatırım Konferansı kapsamında Ticaret Bakanı Prof. Ömer Bolat, DEİK Başkanı Nail Olpak ve TAİK Başkanı Murat Özyeğin ile gerçekleştirdiği sohbetin detaylarını köşesine taşıdı. Munyar; Türkiye-ABD arasındaki ticaret hacminden Hal Yasası'ndaki yeni düzenleme hazırlıklarına, Amerikan Eximbank kaynaklarından AB ile yürütülen Gümrük Birliği ve "Made in EU" temaslarına kadar iş dünyasını yakından ilgilendiren kritik gelişmeleri aktardı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/new-yorktan-ekonomi-notlari-turkiye-ve-abd-sirketleri-ucuncu-ulkelerde-ortak-yatirim-pesinde-1790609330.jpg">
                        <figcaption>New York'tan Ekonomi Notları: Türkiye Ve ABD Şirketleri Üçüncü Ülkelerde Ortak Yatırım Peşinde</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>DIŞ&nbsp;</strong>Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) bünyesindeki Türkiye-ABD İş Konseyi’nin (TAİK) davetiyle&nbsp;<strong>“19. Türkiye Yatırım Konferansı”&nbsp;</strong>için gittiğim New York’ta Ticaret Bakanı Prof.&nbsp;<strong>Ömer Bolat</strong>’la 4 meslektaşımla birlikte sohbet fırsatı bulduk.</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h128q95gc/storage/files/images/2026/09/27/vic-hgov.jpg" title="Onların gazının maliyeti daha uygun, ABD ile dış ticarette 6 milyar dolar fark oluştu - Resim : 1"><img alt="Onların gazının maliyeti daha uygun, ABD ile dış ticarette 6 milyar dolar fark oluştu - Resim : 1" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h128q95gc/storage/files/images/2026/09/27/vic-hgov.jpg" /></a></p>

<p>Prof.&nbsp;<strong>Bolat,&nbsp;</strong>New York’taki toplantılarda verdiği şu mesajla söze girdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Türkiye, çevresindeki savaşlara rağmen tam bir istikrar adası, güvenli liman. Kişi başına geliri 20 bin dolar olan 86 milyon nüfuslu bir pazar.</strong></p>

<p>Yabancı yatırımcılar için cazip teşvikler uygulandığını anımsattı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Ayrıca yakın dönemde İstanbul <a href="https://www.ekonomim.com/finans/haberler" target="_blank" title="finans">Finans</a> Merkezi’ni (İFM) baz alan Kurumlar Vergisi muafiyeti de devreye girdi.</strong></p>

<p>Türkiye’nin dış ticaret hacmine işaret etti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Mal ve hizmetleri kapsayan dış ticaret hacmimiz 860 milyar doları buluyor.</strong></p>

<p>DEİK/TAİK’in Citi’nin merkezindeki&nbsp;<strong>“19. Türkiye Yatırım Konferansı”&nbsp;</strong>başta olmak üzere<strong>&nbsp;“TABA-AmCham”&nbsp;</strong>etkinliği, ASKON buluşması,&nbsp;<strong>“Global Turks”&nbsp;</strong>paneli gibi toplantılara katılım Türkiye’yi anlattığını bildirip, şu verilerin altını çizdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Ülkemizde ABD kökenli şirketlerin toplam 2 bin 345 yatırımı var. Getirdikleri sermaye 16.5 milyar <a href="https://www.ekonomim.com/finans/doviz/usd-trl-amerikan-dolari-turk-lirasi" target="_blank" title="dolar">dolar</a>. Toplam yatırımları 60 milyar doları buluyor. Amerikalı şirketler Türkiye pazarını çok iyi biliyor. Ülkemizde faaliyet gösterenler vergi ödüyor, istihdam yaratıyor.</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı&nbsp;<strong>Recep Tayyip Erdoğan&nbsp;</strong>ile ABD Başkanı&nbsp;<strong>Donald Trump</strong>’ın önceki dönemde koydukları 100 milyar dolar ikili ticaret hacmi hedefi üzerinde durdu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>2025 yılında Türkiye-ABD ticaret hacmi 38.5 milyar dolar oldu. ABD’nin 6 milyar dolar fazlası var. Bu da uçak ve LNG alımından kaynaklanıyor. Ayrıca <a href="https://www.ekonomim.com/finans/petrol/brent-petrol" target="_blank" title="petrol">petrol</a> ve gaz fiyatlarının artışının etkisi de var. Yine de ABD gazının maliyeti daha uygun. BOTAŞ’ın alımı sürüyor.</strong></p>

<p>Türkiye-ABD ticaret hacminin bu yıl 42-43 milyar doları bulmasını beklediklerini kaydetti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Bu trend aynen devam edecek gibi görünüyor. Dolayısıyla 2028 yılı sonunda rakam 50 milyar dolara ulaşır. ABD, Almanya’dan sonra ülkemizin ikinci büyük ticaret partneri oldu.</strong></p>

<p><strong><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw354h672q95gc/storage/files/images/2026/09/27/vic-6svo.jpg" title="Onların gazının maliyeti daha uygun, ABD ile dış ticarette 6 milyar dolar fark oluştu - Resim : 2"><img alt="Onların gazının maliyeti daha uygun, ABD ile dış ticarette 6 milyar dolar fark oluştu - Resim : 2" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw354h672q95gc/storage/files/images/2026/09/27/vic-6svo.jpg" /></a></strong></p>

<p>Türkiye’nin ABD’ye ihracatında öne çıkan sektörlere işaret etti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Ülkemizden ABD’ye ihraç edilen ürünlerin başında inşaat malzemeleri, makine ve makine ürünleri, mobilya, halı, tekstil, konfeksiyon, <a href="https://www.ekonomim.com/sektorler/otomotiv" target="_blank" title="otomotiv">otomotiv</a> ve yan sanayi ürünleri, mücevher yer alıyor.</strong></p>

<p>Türkiye’nin tekstil ve konfeksiyonda,&nbsp;tasarımın da devreye girmesiyle katma değeri önemli ölçüde artırdığına dikkat çekti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Türk tekstil ve konfeksiyon ürünleri kalite-marka algısıyla tercih edilmeye devam ediyor. Hazır giyimde kilo başına ihracat değeri, 60-70 doları, hatta bazı ürünlerde 100 doları buluyor. Moda ve tasarım odaklı üretim Türkiye’yi bu alanda üst lige taşıdı.</strong></p>

<p>Türk ve ABD’li şirketlerin üçüncü ülkelerde işbirliğini irdeledi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Türk ve Amerikan şirketleri arasında güçlü bağlar var. Üçüncü ülkelerde işbirliği yapmaları konusundaki potansiyel üzerinde durmak gerekiyor. Bölgesel gerilimle özellikle Ortadoğu’da iş yapmayı zorlaştırıyor. Buna rağmen güçlü işbirliği örnekleri görüyoruz.</strong></p>

<p>Geçen yıl yine Başkanlığını&nbsp;<strong>Murat Özyeğin</strong>’in yürüttüğü TAİK’in davetiyle New York’a gittiğimde 24 Eylül 2025’te yayınlanan yazıma şu başlığı atmıştım:</p>

<ul>
	<li><strong>ABD’den 43 milyar dolarlık LNG alımı için imza atılacak…</strong></li>
</ul>

<p>Yazıda şu detay üzerinde durmuştum:</p>

<ul>
	<li><strong>Bu durumda 2045 yılına kadar ABD’de yılda 2 milyar 150 milyon dolarlık LNG ithalatı söz konusu olacak.</strong></li>
	<li><strong>LNG, bu haliyle de ABD-Türkiye arasındaki 100 milyar dolarlık ticaret hedefinin önemli kalemleri arasına girecek.</strong></li>
</ul>

<p>Ticaret Bakanı Prof.&nbsp;<strong>Bolat</strong>’ın ortaya koyduğu veriler, gaz ve uçak alımlarının aramızdaki dış ticarette ABD’yi 6 milyar dolar öne geçirdiğini gösteriyor…</p>

<p>Farkın büyümesine karşın ABD ile dış ticaretin Rusya-Türkiye ve Çin-Türkiye ticaretleriyle karşılaştırıldığında&nbsp;<strong>“dengeye daha yakın”&nbsp;</strong>yol alınacağını ortaya koyuyor…</p>

<p><strong>Üretici birlikleri teşvik edilecek&nbsp;sebze-meyvede aracı sayısı&nbsp;azalacak, kayda giriş artacak</strong></p>

<p>&nbsp;<strong>TİCARET&nbsp;</strong>Bakanı Prof.&nbsp;<strong>Ömer Bolat,&nbsp;</strong>&nbsp;Türkiye’de 177 halin devrede olduğunu, belediyeler tarafından işletildiğini belirtti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Hal Yasası’nda en son 2012’de değişiklik yapılmıştı. O değişiklikler önemliydi ama yasa çıkarmak tek başına yeterli olmuyor. Yine de önümüzdeki dönemde yeni değişiklikler için hazırlıklarımız sürüyor.</strong></p>

<p>Piyasadaki bazı aktörlerin iklim koşulları ve arz-talep dengesini haksız ticaretlerine gerekçe gösterdiklerini bildirdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Hal Yasası’nda yeni düzenlemenin ana hedefi aracı sayısını azaltmak, kayda giren ürün sayısı ve miktarını artırmak. Düzenlemenin temel amacı üretici birliklerini teşvik etmek olacak. Böylece çiftçiden perakendeye uzanan zincirdeki aracı sayısını aşağı çekmek.</strong></p>

<p>Hal kayıt sisteminin etkin kullanılmasının önemine işaret etti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Fiyatların üreticiden başlayarak kayıt içine alınması, haksız fiyat oluşumunu önlemede kritik rol oynayacak.</strong></p>

<p>Taşıma maliyetlerinin de sebze-meyve fiyatları üzerinde önemli etkisi olduğunu kaydetti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Ürünün başlangıç fiyatı çok düşük olsa bile kilo başına 7-8, hatta 10 lira nakliye maliyeti biniyor. Üstüne ayrıca yolda, tezgahta oluşan fire de fiyatlar üzerine ekleniyor.</strong></p>

<p><strong>‘Made in EU’da kamu&nbsp;alımları ve e-ticaret&nbsp;başlıkları öne çıkıyor</strong></p>

<p>&nbsp;<strong>TİCARET&nbsp;</strong>Bakanı Prof.&nbsp;<strong>Ömer Bolat</strong>’a Avrupa Birliği (AB) ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ile&nbsp;<strong>“Made in EU”&nbsp;</strong>görüşmelerinin seyrini sorduk, anlattı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>AB ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve&nbsp;</strong>“Made in EU”&nbsp;<strong>kapsamındaki düzenlemeleri birlikte ele alıyoruz.&nbsp;</strong>“Made in EU”&nbsp;<strong>sürecinde kamu alımları, yatırımlar ve e-ticaret başlıkları öne çıkıyor.</strong></p>

<p>Türkiye’nin kamu alımları konusunda AB ile karşılıklılık temelinde benzer mevzuatı uygulamaya hazır olduğunu belirtti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>31 Temmuz 2026’da TBMM’den geçen kanunla sayın Cumhurbaşkanımıza verilen yetki kapsamında, karşılıklılık şartıyla kamu alımlarında AB’ye paralel adımlar atılabilecek. AB Komisyonu ile bu konuda teknik müzakereler başladı.</strong></p>

<p>30 yıllık Gümrük Birliği döneminin etkisine dikkat çekti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Türkiye, 30 yıllık Gümrük Birliği süreci ile Avrupa ekonomik entegrasyonunun parçası oldu. Otomotiv başta olmak üzere tedarik zincirleri iç içe geçti. AB’deki karar vericilere bu durumun korunması gerektiğini anlatıyoruz.</strong></p>

<p>Bakan&nbsp;<strong>Bolat,&nbsp;</strong>bugünkü görüşme trafiğinin bilgisini de verdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>AB Komisyon Başkan Yardımcısı Stephane Sejourne ve Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyes Marta Kos ile 28 Eylül 2026’da görüşeceğiz. Görüşmelerde e-ticaret, kamu alımları ve Gümrük Birliği başlıkları üzerinde duracağız.</strong></p>

<p><strong>Amerikan Eximbank’tan&nbsp;3.1 milyar dolar kullanıldı,&nbsp;daha da artmasını istedik</strong></p>

<p>&nbsp;<strong>DIŞ&nbsp;</strong>Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı&nbsp;<strong>Nail Olpak&nbsp;</strong>ve Türkiye-ABD İş Konseyi Başkanı&nbsp;<strong>Murat Özyeğin</strong>’le New York’taki sohbetimizde&nbsp;<strong>“19. Türkiye Yatırım Konferansı”&nbsp;</strong>ve görüşmeleri değerlendirdik.</p>

<p><strong>Nail Olpak,&nbsp;</strong>Cumhurbaşkanı&nbsp;<strong>Recep Tayyip Erdoğan&nbsp;</strong>ve beraberindeki bakanların katıldığı, 30 Amerikalı şirket-kurum tepe yöneticisinin yer aldığı&nbsp;<strong>“Yuvarlak Masa”&nbsp;</strong>toplantısında değindi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Toplantının katılımcıları arasında U.S. Exim Bank’ın CSO’su Jeff Wilson da vardı. Türk şirketlerine 3.1 milyar dolarlık kaynak kullandırmış olduklarını belirtti.</strong></p>

<p><strong>Olpak,&nbsp;</strong>U.S. Exim Bank’ın harcanmamış kaynağının 115 milyar dolar olduğunu öğrendiklerini aktardı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Jeff Wilson’a bu kaynaktan Türk şirketlerine yeni pay ayrılması ve kullandırılması beklentimizi ilettik. Özellikle Türk ve ABD’li şirketlerin üçüncü ülkelerde birlikte üstlenecekleri projelerde bu kaynak devreye girebilir.</strong></p>

<p><strong>Olpak,&nbsp;</strong>bu talebi şu sözlerle perçinlediğini bildirdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;“Türk iş insanının, müteahhidinin gözü karadır. İşini de hızlı ve kaliteli yapar. Sıkıntı, zorluk düzeyi yüksek bölgelerde siz para koyun, Türk şirketlerinin üstlendiği projelere finansman desteği verin”&nbsp;<strong>dedik.</strong></p>

<p><strong>Murat Özyeğin,&nbsp;</strong>New York’taki toplantıların önemli bir bölümüne ev sahipliği yapan Citi Group’un yöneticilerinin Cumhurbaşkanı&nbsp;<strong>Erdoğan</strong>’la toplantıda verdiği şu mesaj üzerinde durdu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Citi Türkiye’nin en çok Kurumlar Vergisi ödeyenler listesinde ilk 10’da yer aldığının altını çizdiler.</strong></p>

<p><strong>Özyeğin, “Yuvarlak Masa”&nbsp;</strong>toplantısına ilgi ve katılımla ilgili şu bilgiyi verdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Toplantıya katılanlar bitiminde,&nbsp;</strong>“Seneye bizi listeye almayı unutmayın”&nbsp;<strong>diye TAİK Başkanı olarak bana beklentilerini ilettiler.</strong></p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/gayrimenkul-satislarinda-yeni-sistem-1-aralik-tarihinde-basliyor-2064</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 17:29:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Gayrimenkul Satışlarında Yeni Sistem 1 Aralık Tarihinde Başlıyor</h1>
                        <h2>Taşınmaz satışlarında alıcı ve satıcıların sahtecilik riskinden korunması amacıyla getirilen Güvenli Ödeme Sistemi'nin zorunlu uygulama başlangıç tarihi, teknik entegrasyon süreçlerinin tamamlanması amacıyla 1 Aralık 2026 olarak yeniden belirlendi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/gayrimenkul-satislarinda-yeni-sistem-1-aralik-tarihinde-basliyor-1790605844.jpg">
                        <figcaption>Gayrimenkul Satışlarında Yeni Sistem 1 Aralık Tarihinde Başlıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Taşınmaz satışlarında alıcı ve satıcı tarafların dolandırıcılık ve sahtecilik riskine maruz kalmaması, kayıt dışılığın azaltılması ve para transferinin güvenli bir ortamda gerçekleştirilmesi amaçları doğrultusunda Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelikte 29 Nisan 2026’da değişiklik yapıldı. Yapılan düzenlemeyle taşınmaz satışlarında ödemenin bir kısmının veya tamamının nakit, havale veya elektronik fon transferi ile yapılması halinde satış bedelinin, taşınmaz mülkiyeti ile bedelin eş zamanlı el değiştirmesini sağlayan Güvenli Ödeme Sistemi üzerinden yapılması öngörüldü.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ZORUNLU UYGULAMA TARİHİ 1 ARALIK 2026 OLDU</strong></span></p>

<p>Sistemin tüm unsurlarıyla etkin, güvenli ve kesintisiz bir şekilde işleyebilmesi, ilgili paydaşlar arasındaki teknik altyapı ve entegrasyon süreçlerinin tamamlanması, uygulamada yaşanabilecek teknik ve operasyonel sorunların önlenmesi amacıyla Yönetmelik değişikliğine gidildi. Yapılacak değişiklikle sistemin zorunlu uygulama başlangıç tarihi 1 Aralık 2026 olarak yeniden belirlendi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>BANKALAR VE TKGM ARASINDA ENTEGRATÖR DÖNEMİ</strong></span></p>

<p>Sistemin uygulamaya alınması için gerekli teknik çalışmalar Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü (TKGM) ile iş birliği halinde sürdürülüyor. Bu kapsamda TKGM bilgi sistemleri ile bankalar arasında veri paylaşımına ilişkin teknik altyapı hazırlanırken bankaların teknik altyapılarını oluşturmalarına ilişkin çalışmalar devam ediyor. Ayrıca verilerin paylaşımının ve teknik altyapının kurulmasının kolaylaştırılması ve hızlandırılması amacıyla bir entegratörün belirlenmesi yönünde de değişiklik gerçekleştirildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>PİLOT UYGULAMA BAŞLATILACAK</strong></span></p>

<p>Banka altyapılarının hazır hale gelmesinin ardından Sisteme yönelik bir pilot uygulamanın başlatılması öngörülüyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: BAKANLIK</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/koltukta-ne-kadar-kaldiginiz-kadar-oradan-nasil-kalktiginiz-da-onemli-2063</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 18:07:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Koltukta Ne Kadar Kaldığınız Kadar Oradan Nasıl Kalktığınız Da Önemli!</h1>
                        <h2>Gazeteci yazar Murat Çetin, 2013 yılından bu yana İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Erdal Bahçıvan’ın 13 yılın ardından görevine veda edişini ve son meclis konuşmasında bıraktığı mesajları kaleme aldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/koltukta-ne-kadar-kaldiginiz-kadar-oradan-nasil-kalktiginiz-da-onemli-1790521835.jpg">
                        <figcaption>Koltukta Ne Kadar Kaldığınız Kadar Oradan Nasıl Kalktığınız Da Önemli!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>2013 yılında İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanlığına seçilen Erdal Bahçıvan, 13 yıllık görev süresinin ardından veda ediyor. Son meclis konuşmasında makam için "emanet" kelimesini kullanan Bahçıvan, görev süresinin ardından dikkat çeken mesajlar verdi.</p>

<p>Gazeteci yazar Murat Çetin’in kaleme aldığı değerlendirmede, Erdal Bahçıvan’ın son meclis konuşmasındaki ifadelerine yer verildi. Bahçıvan, konuşmasında "Makamların gerçek değeri ne kadar uzun süre tutulduklarıyla değil, hangi izlerle ve nasıl bırakıldıklarıyla ölçülür." cümlesini dile getirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FAALİYET RAPORUNU AÇIKLADI VE ADAYLARA BAŞARI DİLEDİ</span></strong></p>

<p>Dört yıllık faaliyet raporunu meclis üyelerine sunan Bahçıvan, yaptıkları çalışmaları anlattı ve eksiklerini de saklamadı. Kendi iradesiyle çekildiğini vurgulayan Bahçıvan, başkanlık yarışı için aday olan Ender Yılmaz’a başarı dilerken Adnan Dalgakıran’ı da unutmadı.</p>

<p>Süreçte herhangi bir hesap içinde olunmadığına dikkat çekilen değerlendirmede, iş dünyasında başkan seçmenin kolay ancak başkan değiştirmenin zaman zaman zor olduğu ifade edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GERİYE TEK KELİME KALDI: EMANET</span></strong></p>

<p>Bahçıvan döneminin başarıları ve eksikliklerinin ayrıca tartışılacağı belirtilirken, son meclis konuşmasından geriye "Koltukta ne kadar kaldığınız kadar… oradan nasıl kalktığınız da kayda geçiyor." mesajı kaldı. İSO’da Bahçıvan dönemi kapanırken geriye kalan tek kelime "emanet" oldu.</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/rakibinin-adini-vermedi-tarifini-verdi-24"><strong>YAZININ DEVAMI BURADA</strong></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/cumhurbaskani-erdogan-talimat-verdi-fon-krizine-iliskin-incelemeler-devam-ediyor-2062</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 16:58:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Cumhurbaşkanı Erdoğan Talimat Verdi! Fon Krizine İlişkin İncelemeler Devam Ediyor</h1>
                        <h2>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, kamuoyunda geniş yankı uyandıran fon krizine ilişkin incelemelerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla titizlikle sürdüğünü belirterek, usulsüzlük ve istismara karışanların hukuk önünde hesap vereceğini söyledi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/cumhurbaskani-erdogan-talimat-verdi-fon-krizine-iliskin-incelemeler-devam-ediyor-1790517701.jpg">
                        <figcaption>Cumhurbaşkanı Erdoğan Talimat Verdi! Fon Krizine İlişkin İncelemeler Devam Ediyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, gündeme ilişkin değerlendirmelerinde son günlerde kamuoyunun yakından takip ettiği fon krizine de değindi. Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla konunun bütün yönleriyle incelendiğini belirterek AK Parti’nin bu konuda tavrının açık olduğunu ifade etti.</p>

<p>Usulsüzlük veya istismara karışan kişiler konusunda herhangi bir ayrım yapılmayacağını vurgulayan Çelik, "Biz Türkiye’de temiz toplum ve temiz siyasetin merkeziyiz. Bu bakımdan net ilkelerle yürüyoruz. Usulsüzlük, istismar; bunlara bulaşanların hesap vereceğini söylüyoruz." dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HESAP SORULACAKTIR</span></strong></p>

<p>Konunun ilgili kurumların koordinasyonuyla takip edildiğini belirtilen Çelik, süreçten olumsuz etkilenen vatandaşlara ilişkin çalışmaların da sürdüğünü söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Hesap sorulacaktır" yaklaşımı doğrultusunda hareket ettiklerini belirten Çelik, soruşturma ve incelemelerin hukuki sonuçlarının süreç içerisinde ortaya çıkacağını ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FİNANSAL SİSTEM İÇİN RİSK YOK</span></strong></p>

<p>Fon krizinin Türkiye’nin genel finansal sistemi açısından bir risk oluşturmadığını savunan Çelik, yaşananları sermaye piyasasının sınırlı bir bölümünde ortaya çıkan bir sorun olarak nitelendirdi. Çelik, "Finansal sistemimiz için risk yoktur. Bu, SPK’nın sınırlı bir bölümünde çıkmış bir krizdir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Benzer durumların tekrar yaşanmaması için gerekli çalışmaların başlatılacağını belirten Çelik, şeffaflık ilkesi doğrultusunda sürecin takip edileceğini kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HER TÜRLÜ YANLIŞA KARŞI TAVİZSİZ DAVRANACAĞIZ</span></strong></p>

<p>Çelik, AK Parti’nin bu konudaki ilkelerinin değişmeyeceğini belirterek herhangi bir yanlışın üzerinin örtülmeyeceği mesajını verdi. "Her türlü yanlışa karşı tavizsiz davranacağız. AK Parti’nin ilkeleri nettir, bulaşan hesap verecektir." diyen Çelik, fon krizine ilişkin inceleme ve hukuki sürecin devam edeceğini söyledi.<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turk-ticaret-bankasi-ile-istanbul-ticaret-universitesi-guclerini-birlestirdi-2061</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türk Ticaret Bankası İle İstanbul Ticaret Üniversitesi Güçlerini Birleştirdi</h1>
                        <h2>Türk Ticaret Bankası, ihracat odaklı yeni nesil bankacılık modeli kapsamında yürüttüğü dijital dönüşüm çalışmalarını Türk Ticaret Bankası Ar-Ge Merkezi ile yeni bir aşamaya taşıyarak yapay zekâ ve veri analitiği çözümlerini geliştireceği yeni merkezini hizmete açtı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turk-ticaret-bankasi-ile-istanbul-ticaret-universitesi-guclerini-birlestirdi-1790515927.jpg">
                        <figcaption>Türk Ticaret Bankası İle İstanbul Ticaret Üniversitesi Güçlerini Birleştirdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye’nin ihracat odaklı büyümesine finansman desteği sağlama hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Türk Ticaret Bankası, bankacılık ve dış ticaret süreçlerinde yapay zekâ, veri analitiği ve dijital teknolojiler geliştirmek üzere kurduğu Ar-Ge Merkezi’ni hizmete açtı. Bankacılık süreçlerinde karşılaşılan gerçek ihtiyaçlara yönelik özgün, ölçeklenebilir çözümler geliştirmek amacıyla kurulan merkez, yapay zekâ ve makine öğrenmesi, büyük veri ve veri analitiği, yazılım mimarisi, bulut bilişim ile siber güvenlik alanlarında faaliyet gösterecek.</p>

<p>Merkezde; kredi süreçleri, dış ticaret ve teminat işlemleri, müşteri analitiği ve kişiselleştirilmiş hizmetler gibi alanlarda projeler yürütülüyor. Yapay zekâ destekli analiz ve karar sistemleri, dijital asistanlar, veri analitiği ile mevzuat ve regülasyonlara uyumlu yazılım çözümlerine odaklanan projelerin, 2026–2027 döneminde tamamlanması hedefleniyor. Geliştirilen çözümlerin kademeli olarak bankanın ürün ve hizmetlerine entegre edilmesi planlanıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜNİVERSİTE İLE STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ</span></strong></p>

<p>Türk Ticaret Bankası Ar-Ge Merkezi, akademik bilgi birikimini bankacılık sektörü deneyimiyle buluşturmak amacıyla İstanbul Ticaret Üniversitesi ile iş birliği yürütüyor. Finansal teknolojiler alanında inovasyon ve Ar-Ge kapasitesinin geliştirilmesini amaçlayan iş birliği kapsamında; yapay zekâ, veri analitiği ve fintech çözümleri başta olmak üzere finansal ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi, dijital dönüşümün desteklenmesi ve ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi hedefleniyor. İş birliğiyle akademisyen ve öğrencilerin sektör deneyimiyle buluşturulmasının yanı sıra staj, proje ve araştırma imkânlarının geliştirilerek Türkiye’nin finansal teknoloji ekosistemine katkı sağlanması amaçlanıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEKNOLOJİYİ İHRACATÇININ İHTİYAÇLARINDAN HAREKETLE GELİŞTİRİYORUZ</span></strong></p>

<p>Türk Ticaret Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Balcı, Ar-Ge Merkezi’nin sadece bir teknoloji yatırımı olmadığını, bankanın dijital dönüşümünde ve ihracatçıya sunulan hizmetlerin geliştirilmesinde stratejik bir rol üstleneceğini belirtti. Balcı, "Yenilikçi dijital hizmetleri hızlı ve güvenli şekilde sunmayı iş modelimizin merkezine aldık. Ar-Ge Merkezimiz bu yaklaşımın teknolojik omurgasını oluşturuyor. Türk Ticaret Bankası olarak, fiziki ve dijital bankacılığı birlikte sunan ‘fijital bankacılık’ anlayışıyla, inovatif çözümlerimiz ve yenilikçi yaklaşımımızla öne çıkmayı ve sektörde fark oluşturmayı hedefliyoruz. Teknolojiyi yalnızca yeni çözümler geliştirmek için değil, bankacılık ve dış ticaret süreçlerinde karşılaştığımız sorunları çözmek için kullanıyoruz." dedi.</p>

<p>Ar-Ge Merkezi’nde geliştirilecek yapay zekâ ve veri analitiği çözümlerinin ihracatçıların finansmana erişim süreçlerinin geliştirilmesine katkı sağlamasının hedeflendiğini ifade eden Balcı, "Geliştireceğimiz yapay zekâ ve veri analitiği çözümleriyle ihracatçılarımızın finansmana erişim süreçlerini daha da hızlı, şeffaf ve güvenli hale getirmeyi hedefliyoruz. Kredi başvurusundan tahsise kadar geçen süreyi yapay zekâ destekli analiz ve karar destek sistemleriyle kısaltmayı; dış ticaret ve teminat süreçlerini dijital kanallara taşıyarak müşterilerimizin bu hizmetlere 7/24 erişebilmesini sağlamayı planlıyoruz." şeklinde konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KENDİ YAZILIMLARIMIZI GELİŞTİRECEĞİZ</span></strong></p>

<p>Türk Ticaret Bankası Genel Müdürü İlker Yeşil, Ar-Ge Merkezi’nin bankanın teknoloji alanındaki yetkinliklerini ileri taşıyacağını ve bankacılık ihtiyaçlarına yönelik özgün çözümlerin geliştirilmesinde önemli bir rol üstleneceğini söyledi. Yeşil, "Ar-Ge Merkezi sayesinde Türk Ticaret Bankası’nın rekabetçiliği kalıcı bir şekilde artarken, teknolojik bağımsızlığı daha da güçlenecek. Bu merkezde regülasyon uyumlu, bankacılık mevzuatına göre özelleşmiş kendi yazılımlarımızı geliştireceğiz. Kurumsal ve bireysel müşterilerimize ihtiyaçlarıyla örtüşen, zamanında ve kişiselleştirilmiş teklifler sunabileceğiz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türk Ticaret Bankası Ar-Ge Merkezi’nin açılış töreni, Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Balcı, Genel Müdür İlker Yeşil ile Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Arslan’ın katılımıyla gerçekleştirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRK TİCARET BANKASI HAKKINDA</span></strong></p>

<p>Milli sermayeli ilk özel girişim bankası olarak 1913’te kurulan ve ülke ekonomisine önemli katkılar sunan Türk Ticaret Bankası; TİM, Eximbank, 61 ihracatçı birliği ve 20 bankanın ortaklığında kurulan İhracatı Geliştirme A.Ş. tarafından 2023’te satın alındı. Türkiye’nin ihracat odaklı büyümesi yolunda finansal katkı sağlayarak ihracatçının ana bankası olma vizyonuyla yola çıkan Türk Ticaret Bankası; yenilikçi finansal çözümlerle hem ihracatçının hem de diğer ticari ve bireysel müşterilerin ihtiyaç duyduğu tüm bankacılık ürün ve hizmetlerini en hızlı, en güvenli ve en uygun koşullarla sunmak için çalışmalarını sürdürüyor. Türk Ticaret Bankası, yeni döneminde, Türkiye’nin ihracat potansiyelini güçlendirmeyi, ihracatçının finansmana erişimini kolaylaştırmayı ve bu yönde çözümler üretmeyi hedefliyor.<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/adnan-dalgakiran-iso-secimleri-oncesi-sistem-elestirisiyle-dikkat-cekti-2060</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Adnan Dalgakıran İSO Seçimleri Öncesi Sistem Eleştirisiyle Dikkat Çekti</h1>
                        <h2>Gazeteci Yazar Murat Çetin, İSO Başkan Adayı Adnan Dalgakıran ile gerçekleştirdiği diyaloğu kaleme aldı. Çetin, Dalgakıran’ın 18. kattaki kartlı geçiş sisteminden başkanlık süresi sınırına kadar odadaki yönetim anlayışına yönelttiği eleştirileri aktardı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/adnan-dalgakiran-iso-secimleri-oncesi-sistem-elestirisiyle-dikkat-cekti-1790343110.jpg">
                        <figcaption>Adnan Dalgakıran İSO Seçimleri Öncesi Sistem Eleştirisiyle Dikkat Çekti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Gazeteci Yazar Murat Çetin, Adnan Dalgakıran’ın basın açıklaması sırasında kendisine yönelttiği soruyu ve aldığı yanıtları köşesine taşıdı. Çetin, Dalgakıran’a “Rakibiniz Ender Yılmaz mı, yoksa 13 yıldır oluşmuş sistem mi?” diye sorduğunu, Dalgakıran’ın ise isme girmeyerek Ender Yılmaz için “Arkadaşım.” dediğini aktardı. Dalgakıran’ın Erdal Bahçıvan’a teşekkür ettikten sonra gülerek “Odakule’de gömü mü var da birbirimizi yiyeceğiz?” dediğini belirten Çetin, durumu 18. kat detayıyla dikkat çekici bir çerçeveye taşıdı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">18. KATTAKİ KARTLI GEÇİŞ SİSTEMİ KALKACAK</span></strong></p>

<p>Yazısında Odakule'de gömü olmadığını ancak 18. katın bulunduğunu ifade eden Murat Çetin, Dalgakıran’ın aktardığı bilgilere göre Meclis üyelerinin yüzde 80’inin yönetimin bulunduğu bu kata çıkamadığını kaydetti. Çetin, Dalgakıran’ın “Öyle bir oda olur mu kardeşim?” diyerek duruma tepki gösterdiğini ve kartlı geçişin kalkacağını beyan ettiğini bildirdi. Aktarılan bilgilere göre Meclis üyesi yönetime ulaşacak, karar mekanizmasındaki ağırlığı artacak ve üyelere doğrudan “İSO’dan memnun musunuz?” sorusu yöneltilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ELEŞTİRİ VE İKİ DÖNEM BATIŞI</span></strong></p>

<p>Dalgakıran’ın eleştiri konusundaki sert tutumunu aktaran Çetin, Dalgakıran’ın “En ufak bir eleştiriyi hakaret gibi zannedenler… Bu mekanizmanın içinde biz olmayacağız.” dediğini belirtti. Çetin ayrıca, Dalgakıran’ın başkanlık süresinin en fazla iki dönem olması gerektiğini savunduğunu ve geçmişin faturasını yalnız Bahçıvan yönetimine kesmeyerek “Biz de oradaydık.” dediğini satırlarına taşıdı.</p>

<p>Murat Çetin, tüm bu anlatılanların iki kelimelik özetinin “Kültürel değişim” olduğunu vurgulayarak, Adnan Dalgakıran’ın rakibinin ismini vermediğini ancak tanımını ve tarifini yaptığını ifade etti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-09-24%20at%2010_56_36%20(1).jpeg" style="height:564px; width:800px" /></p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/rakibinin-adini-vermedi-tarifini-verdi-24"><strong>YAZININ TAMAMI BURADA</strong></a><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/sermaye-piyasalarindaki-sorusturmada-tutuklu-sayisi-45e-yukseldi-2059</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sermaye Piyasalarındaki Soruşturmada Tutuklu Sayısı 45'e Yükseldi</h1>
                        <h2>Sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin yürütülen dev soruşturmada adliyeye sevk edilen 21 şüpheliden 19'u tutuklandı. Tutuklananlar arasında eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci de yer alırken, dosyada toplam tutuklu sayısı 45'e yükseldi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/sermaye-piyasalarindaki-sorusturmada-tutuklu-sayisi-45e-yukseldi-1790341853.jpg">
                        <figcaption>Sermaye Piyasalarındaki Soruşturmada Tutuklu Sayısı 45'e Yükseldi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan 21 şüpheli, sağlık kontrollerinin ardından İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. Emniyette 18 şüphelinin işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÖZALTINA ALINAN 21 ŞÜPHELİ İÇİN TUTUKLAMA TALEBİ</span></strong></p>

<p>Savcılıkta ifade işlemleri tamamlanan Ali Rıza İncekara, Haldun Saffet İnal, Erkan Kilimci, Ayşe Seher Aydın, Enes Yazıcı, Feryal Köker, Müjdat Ede, Nilgün Sarıçalı, Oğuzhan Özerkaya, Onur Göğebakan, Orçun Berkay Kaya, Sezai Bekgöz, Ahmet Özcan, Mehmet Ziya Gökalp, Sibel Gökalp, Tamer Akbal, Abdullah Yusuf Yarız, Selim Dağbaşı, Özdemir Ataseven, Gökhan Ataseven ve Hamza Kablan tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DOSYADAKİ TUTUKLU SAYISI 45'E YÜKSELDİ</span></strong></p>

<p>Çıkarıldıkları mahkemece şüphelilerden Ayşe Seher Aydın, Enes Yazıcı, Feryal Köker, Müjdat Ede, Oğuzhan Özerkaya, Onur Göğebakan, Orçun Berkay Kaya ve Ahmet Özcan tutuklanırken; Nilgün Sarıçalı ve Sezai Bekgöz adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Hakimliğe sevk edilen diğer 11 şüphelinin de ifadelerinin ardından tutuklanmasıyla birlikte soruşturma kapsamındaki toplam tutuklu sayısı 45'e çıktı. Böylece adliyeye sevk edilen 21 kişiden 19'u tutuklanmış oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ESKİ MERKEZ BANKASI BAŞKAN YARDIMCISI DA TUTUKLANDI</span></strong></p>

<p>Soruşturma kapsamında tutuklanan isimler arasında dikkat çeken bir isim yer aldı. 2016-2018 yılları arasında Merkez Bankası Başkan Yardımcılığı görevini yürüten ve son olarak Tera'da yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan Erkan Kilimci de tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/hyundai-leasing-genisleyen-finansman-agiyla-isletmelere-esnek-cozumler-sunuyor-2058</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hyundai Leasing, Genişleyen Finansman Ağıyla İşletmelere Esnek Çözümler Sunuyor</h1>
                        <h2>Hyundai Motor Türkiye’nin kurumsal müşterilerine yönelik sunduğu Hyundai Leasing hizmetinin finansman ağı genişliyor. BNP Paribas Finansal Kiralama’nın da çözüm ortağı olması ile birlikte, tüzel kişiler ve vergi levhasına sahip gerçek kişiler, Hyundai modellerine yönelik finansman seçeneklerine daha geniş bir hizmet ağı üzerinden erişebilecek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/hyundai-leasing-genisleyen-finansman-agiyla-isletmelere-esnek-cozumler-sunuyor-1790337062.webp">
                        <figcaption>Hyundai Leasing, Genişleyen Finansman Ağıyla İşletmelere Esnek Çözümler Sunuyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Hyundai Leasing kapsamında müşteriler, Hyundai modellerine 36 aya varan vade ve yüzde 100’e varan finansman imkanıyla sahip olabiliyor. Sistem; 12, 24 ve 36 ay vade seçenekleri, aylık sabit ödeme avantajı ve hızlı başvuru süreciyle işletmelere esnek bir finansman deneyimi sunuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BANKA KREDİ LİMİTLERİNİ ETKİLEMEYEN FİNANSAL AVANTAJLAR</span></strong></p>

<p>Banka kredi limitlerini etkilemeyen yapısının yanı sıra BSMV muafiyeti ve faiz giderlerinin muhasebeleştirilebilmesi gibi finansal avantajlar da kullanıcıların faydasına sunuluyor. Vade ve peşinat koşulları ise, başvuru sahibinin finansal uygunluğu doğrultusunda finansal kiralama şirketi tarafından değerlendirilerek, müşteriye özel farklı alternatifler oluşturulabiliyor. Vade sonunda da aracın mülkiyeti müşteriye devrediliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YETKİLİ SATICILARDA GEÇERLİ OLACAK</span></strong></p>

<p>Hyundai Leasing fırsatları, kampanyaya katılan Hyundai yetkili satıcılarında ve belirlenen modellerde geçerli olacak. Detaylı bilgiye Hyundai yetkili satıcılarından ulaşılabiliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/efor-holding-efor-yatirimdaki-payini-yuzde-1079a-yukseltti-2057</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Efor Holding, Efor Yatırım’daki payını yüzde 10,79’a yükseltti</h1>
                        <h2>Efor Holding, uzun vadeli yatırım hedefleri doğrultusunda Efor Yatırım paylarında gerçekleştirdiği toplam 1,6 milyar TL tutarındaki alımlarla şirketteki payını yüzde 6,58’den yüzde 10,79’a çıkardı. Pay alım planı kapsamında piyasa koşullarına bağlı olarak 31 Aralık 2026 tarihine kadar alımlara devam edilmesi planlanıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/efor-holding-efor-yatirimdaki-payini-yuzde-1079a-yukseltti-1790336990.webp">
                        <figcaption>Efor Holding, Efor Yatırım’daki payını yüzde 10,79’a yükseltti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Efor Holding</strong><strong>, uzun vadeli yatırım hedefleri doğrultusunda Efor Yatırım paylarında gerçekleştirdiği toplam 1,6 milyar TL tutarındaki alımlarla&nbsp;şirketteki payını yüzde 6,58’den yüzde 10,79’a çıkardı. Pay alım planı kapsamında piyasa koşullarına bağlı olarak 31 Aralık 2026 tarihine kadar alımlara devam edilmesi planlanıyor.</strong></p>

<p>Efor Yatırım Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin ortaklarından Efor Holding A.Ş., Efor Yatırım’daki uzun vadeli yatırım yaklaşımını desteklemek ve şirketteki payını artırmak amacıyla pay alımlarına devam ediyor.&nbsp;Bu kapsamda Efor Holding, Efor Yatırım Sanayi Ticaret A.Ş.’deki payını artırmaya yönelik pay alım planı kapsamında yeni alımlar gerçekleştirdi. Borsa İstanbul Pay Piyasası’nda 18-24 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen işlemler sonucunda toplam&nbsp;91 milyon 836 bin 926 adet Efor Yatırım payı&nbsp;satın alındı. Gerçekleştirilen işlemlerin toplam bedeli&nbsp;1 milyar 600 milyon 233 bin 485,69 TL&nbsp;olurken, alımların ortalama fiyatı&nbsp;17,42 TL&nbsp;olarak gerçekleşti. Söz konusu işlemler sonucunda Efor Holding’in Efor Yatırım sermayesindeki payı&nbsp;yüzde 6,58’den yüzde 10,79’a&nbsp;yükseldi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Dört işlem gününde 91,8 milyon adet pay alımı</strong></span></p>

<p>Efor Holding tarafından gerçekleştirilen pay alımları dört işlem gününde tamamlandı. 18 Eylül’de&nbsp;55 milyon 70 bin 141 adet, 21 Eylül’de&nbsp;9 milyon 600 bin adet, 22 Eylül’de&nbsp;3 milyon adet&nbsp;ve 24 Eylül’de&nbsp;24 milyon 166 bin 785 adet Efor Yatırım payı satın alındı. Pay alımları sonucunda Efor Holding’in Efor Yatırım sermayesindeki payının yüzde 10 eşiğini aşması nedeniyle, ilgili mevzuat kapsamında gerekli özel durum açıklaması da gerçekleştirildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>2 milyar TL’lik pay alım planı</strong></span></p>

<p>Efor Holding tarafından daha önce kamuoyuna duyurulan pay alım planı kapsamında, piyasa koşullarına bağlı olarak azami 2 milyar TL tutarında Efor Yatırım payı alınması planlanıyor. 24 Eylül 2026 itibarıyla bu plan kapsamında 1,6 milyar TL tutarında alım gerçekleştirilmiş oldu.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Efor Yatırım’daki pay oranı yüzde 10,79’a ulaştı</strong></span></p>

<p>Son işlemlerle birlikte Efor Holding’in Efor Yatırım’daki pay oranının yüzde 10 seviyesini aşması, grubun Efor Yatırım sermayesindeki payının artırılması yönündeki planın önemli bir aşamasını oluşturdu. Efor Holding tarafından gerçekleştirilen pay alımları, şirketin Efor Yatırım’daki mevcut ortaklık payının artırılmasına yönelik plan kapsamında gerçekleştiriliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Uzun vadeli yatırım yaklaşımı sermaye piyasalarına da taşınıyor</strong></span></p>

<p>Efor Holding’in Efor Yatırım pay alım planı, grubun yatırım yaptığı şirketlerde uzun vadeli değer yaratma yaklaşımının sermaye piyasalarındaki yansımalarından biri olarak öne çıkıyor. Holding; üretim, tarım, enerji ve sanayi alanlarında sürdürdüğü yatırımlarında büyüme, sürdürülebilirlik ve katma değer yaratmayı odağına alırken, Efor Yatırım’daki pay alımlarıyla şirketin uzun vadeli büyüme potansiyeline yönelik yatırım yaklaşımını da ortaya koyuyor. &nbsp;Efor Holding, uzun vadeli yatırım anlayışı doğrultusunda Türkiye’de üretim, yatırım, istihdam ve katma değer yaratmaya yönelik büyüme stratejisini sürdürürken, sermaye piyasalarındaki yatırımlarını da aynı perspektifle değerlendiriyor.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/yerli-ve-yabanci-markalarin-yeni-sezon-tasarimlari-istanbul-kongre-merkezinde-podyuma-cikti-2056</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 14:43:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yerli ve Yabancı Markaların Yeni Sezon Tasarımları İstanbul Kongre Merkezinde Podyuma Çıktı</h1>
                        <h2>İstanbul Kongre Merkezi’nde 2026 yılında düzenlenen IFCO İstanbul Fashion Connection, moda dünyasının önde gelen firma ve tasarımcılarını bir araya getirirken, fuar kapsamında gerçekleştirilen defileler de büyük ilgi gördü.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ifco-2026ya-serkan-duman-imzasi-1790336632.webp">
                        <figcaption>Yerli ve Yabancı Markaların Yeni Sezon Tasarımları İstanbul Kongre Merkezinde Podyuma Çıktı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>2026 yılında İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen IFCO İstanbul Fashion Connection, yeni sezon koleksiyonlarının ve moda trendlerinin sergilendiği önemli organizasyonlardan biri oldu. Fuar kapsamında birbirinden şık defileler düzenlenirken; Fimka, Terzi Adem, Parkande, Queste ve Nagrada gibi sektörün dikkat çeken firmalarının yanı sıra, Endonezya başta olmak üzere yurt dışından gelen birçok ünlü tasarımcının özel tasarımları da podyumda sergilendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DEV PRODÜKSİYON DUMAN FASHION EVENTS İMZASI TAŞIDI</span></strong></p>

<p>IFCO kapsamında gerçekleştirilen defilelerin organizasyonu Duman Fashion Events tarafından üstlenildi. Organizasyonda 50 profesyonel manken podyumda görev alırken, defilelerin koreografi ve sahne yönetimini Serkan Duman ve Gökhan Duman gerçekleştirdi.</p>

<p>Moda organizasyonları ve defile prodüksiyonlarıyla dikkat çeken Duman Fashion Events ekibi, IFCO için hazırlanan kapsamlı prodüksiyonda yaklaşık 200 kişilik bir ekiple çalıştı. Mankenlerden sahne ekibine, backstage organizasyonundan teknik ekiplere kadar birçok farklı birimin görev aldığı prodüksiyon, fuar boyunca gerçekleştirilen defilelerle podyuma taşındı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HAZIRLIKLAR ŞUBAT AYI ORGANİZASYONLARI İÇİN SÜRÜYOR</span></strong></p>

<p>Serkan Duman, IFCO organizasyonuyla ilgili yaptığı açıklamada, hazırlık sürecinin yoğun ve kapsamlı geçtiğini belirterek, “Bu defile için yaklaşık 200 kişilik bir ekip büyük bir emek verdi. Fuarın ve bu prodüksiyonun her aşamasında ciddi bir çalışma gerçekleştirdik. Harcadığımız emeğin karşılığını podyuma en iyi şekilde yansıtmaya çalıştık. Başarılı bir organizasyon gerçekleştirdiğimize inanıyorum. IFCO’yu başarılı bir şekilde geride bıraktık ve şimdiden önümüzdeki Şubat ayında gerçekleşecek organizasyonlara hazırlanmaya başladık” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Serkan Duman ve Gökhan Duman’ın koreografisiyle gerçekleştirilen defilelerde, yerli ve yabancı markaların yeni sezon koleksiyonları profesyonel mankenler tarafından podyuma taşınırken, Duman Fashion Events’in üstlendiği prodüksiyon ve sahne çalışmaları IFCO’nun dikkat çeken organizasyonları arasında yer aldı. Duman Fashion Events ekibi, IFCO’nun ardından yeni sezon moda organizasyonları ve Şubat ayında gerçekleştirilecek defileler için hazırlıklarını sürdürüyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/perakende-sektoru-eylul-ayinda-yukselise-gecen-tek-sektor-oldu-2055</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Perakende Sektörü Eylül Ayında Yükselişe Geçen Tek Sektör Oldu</h1>
                        <h2>Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi eylül ayında perakende ticaret sektöründe yüzde 1,1 yükselirken, inşaat sektöründe yüzde 0,2 geriledi. Hizmet sektöründe ise endeks bir önceki aya göre değişim göstermedi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/perakende-sektoru-eylul-ayinda-yukselise-gecen-tek-sektor-oldu-1790251138.jpg">
                        <figcaption>Perakende Sektörü Eylül Ayında Yükselişe Geçen Tek Sektör Oldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi eylülde perakende ticaret sektöründe yüzde 1,1 yükselirken, inşaat sektöründe yüzde 0,2 geriledi. Hizmet sektöründe ise değişim yaşanmadı.</p>

<p>Eylül ayına ilişkin sektörel güven endekslerinde farklı yönlü hareketler görüldü. Hizmet sektöründe endeks, bir önceki aya göre değişmeyerek 111,9 seviyesinde kaldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PERAKENDEDE YÜZDE 1,1 ARTIŞ</span></strong></p>

<p>Perakende ticaret sektöründe güven endeksi, aylık bazda yüzde 1,1 artışla 111,3 değerine yükseldi. Böylece açıklanan üç sektör arasında güven endeksi artan tek sektör perakende ticaret oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İNŞAATTA SINIRLI DÜŞÜŞ</span></strong></p>

<p>İnşaat sektöründe ise güven endeksi bir önceki aya göre yüzde 0,2 azalarak 83,0 seviyesine geriledi.</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ihkib-baskani-mustafa-pasahan-hazir-giyim-sektoru-icin-yuzde-10-doviz-destegi-istedi-2054</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan Hazır Giyim Sektörü İçin Yüzde 10 Döviz Desteği İstedi</h1>
                        <h2>İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, Uluslararası Hazır Giyim Tedarik Zincirinin İkiz Dönüşümünde Türkiye konferansının açılışında konuşarak sektörün ihracattaki düşüşü durdurabilmesi için döviz dönüşüm desteğinin yüzde 10’a çıkarılmasını istedi. Taleplerin karşılanması halinde sektörün üç yıl içinde eski gücüne kavuşacağını belirten Paşahan, kritik teşvik ve destek çağrılarında bulundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ihkib-baskani-mustafa-pasahan-hazir-giyim-sektoru-icin-yuzde-10-doviz-destegi-istedi-1790250722.jpg">
                        <figcaption>İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan Hazır Giyim Sektörü İçin Yüzde 10 Döviz Desteği İstedi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Paşahan, hazır giyim gibi dış ticaret fazlası veren sektörlerde döviz dönüşüm desteğinin yüzde 10’a çıkarılmasını istedi. Paşahan, talep ve beklentilerinin karşılanması halinde üç yıl içinde sektörü yeniden eski rekabetçi gücüne kavuşturabileceklerini söyledi.&nbsp;Türk moda endüstrisinin mevcut avantajlarına ikiz dönüşümü de eklemek için İHKİB tarafından geliştirilen ve İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) tarafından desteklenen Hazır Giyim Tedarik Zincirinde İkiz Dönüşüm Projesi’nde sona yaklaşıldı. Proje kapsamında düzenlenen “Uluslararası Hazır Giyim Tedarik Zincirinin İkiz Dönüşümünde Türkiye” başlıklı konferans İstanbul’da gerçekleştirildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İKİZ DÖNÜŞÜM KONUSUNDA ARTILARIMIZI VE EKSİLERİMİZİ BİLİYORUZ</strong></span></p>

<p>Yerli ve küresel markaların temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen konferansın açılışında konuşan İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, ikiz dönüşümün 20 yıldır temel önceliklerini oluşturduğunu hatırlattı. İkiz dönüşüm için 20 yılda 12 projeyi tamamladıklarını, üç projenin devam ettiğini bildiren Paşahan, şunları söyledi: “İSTKA tarafından desteklenen ve 29 Eylül’de kapanışını yapacağımız 14,5 milyon TL bütçeli ‘Hazır Giyim Tedarik Zincirinde İkiz Dönüşüm’ projemizin en önemli etkinliklerinden biri olan uluslararası konferansı geniş bir katılımla gerçekleştirdik. Bir yıl önce başlattığımız projede, ikiz dönüşümü bütüncül bir yaklaşımla ele aldık. Bu süreçte artılarımızı ve eksilerimizi görme fırsatı bulduk. Değerlendirilen tüm tesislerde ikiz dönüşüm konusunda belli bir altyapının olduğunu tespit ettik. Ancak örneğin dijital ürün pasaportuna hazırlık konusunda daha yolun başındayız. Bu tablo bize sektörde dijital ve yeşil uygulamaların ortak veri ve yönetişim yapısı altında yeterince bütünleşmediğini gösteriyor. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte üretim sahasından anlık veri toplama, sistemleri birbirine bağlama, çevresel veriyi dijitalleştirme, tedarik zinciri izlenebilirliği ve iklim risklerini yatırım kararlarına entegre etme kapasitesini güçlendirmeye odaklanacağız.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TÜM HAZIR GİYİM YATIRIMLARI 3 YIL BOYUNCA 6’INCI BÖLGE TEŞVİKLERİNDEN YARARLANMALI</strong></span></p>

<p>Moda endüstrisiyle ilgili güncel gelişmeleri de değerlendiren Paşahan, ihracatta 2023’le birlikte başlayan daralmanın, hız kesmekle birlikte bu yıl da devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Ocak-Ağustos döneminde yaklaşık 11 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini bildiren Paşahan, sözlerini şöyle sürdürdü:&nbsp;“Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,2 eksideyiz. Rekabetçiliğimizi geri alabilmemiz ve ihracatta aşağı yönlü gidişi durdurabilmemiz için pozitif ayrımcılık bekliyoruz. Çünkü biz, çok değil üç dört yıl öncesine kadar yıllık 18-19 milyar dolar dış ticaret fazlası veriyorduk. 2025 gibi zor bir yılda bile ülkemize 12,5 milyar dolar net döviz kazandırdık. Dolayısıyla pozitif ayrımcılığı fazlasıyla hak ediyoruz.</p>

<p>Bu kapsamda taleplerimizi bir kez daha paylaşmak istiyorum: Hazır giyim gibi dış ticaret fazlası veren sektörlerde döviz dönüşüm desteği yüzde 3’ten yüzde 10’a yükseltilmeli.&nbsp;Türkiye genelindeki hazır giyim yatırımları en az üç yıl boyunca 6. bölge teşviklerinden yararlandırılmalı. 4., 5. ve 6. bölgelerde süresi dolan veya dolmak üzere olan teşvik belgeleri için öncelikli ve acil olarak 10 yıl daha süre uzatımı sağlanmalı.&nbsp;Teşvik belgeli yatırımlarda asgari ücretin yüzde 50 fazlasına kadar ücret verilen personelin SGK primleri tam teşvik kapsamına alınmalı; emekli çalışan için ödenen SGK primi teşvikli yatırımlarda tamamen kaldırılmalı. Reeskont kredisi faiz oranları azami yüzde 15 olacak şekilde düzenlenmeli ve acil destek paketleri devreye alınmalı.&nbsp;ve 6. bölgelere taşınan yatırımlarda ikinci el makineler teşvik mevzuatı kapsamına dahil edilerek, bu hatlarda istihdam edilen tüm personel, doğrudan Sigorta Primi İşveren ve İşçi Hissesi desteklerinden faydalandırılmalı.”</p>

<p>Mustafa Paşahan, talep ve beklentilerinin karşılanması durumunda 2027’de hızlı bir toparlanma sağlayabileceklerini, 2030’da sektörü eski gücüne kavuşturabileceklerini sözlerine ekledi.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/vakko-yeni-sezon-koleksiyonu-ile-zamansiz-zarafetin-kapilarini-araliyor-2053</link>
            <category>Moda</category>
            <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Vakko Yeni Sezon Koleksiyonu İle Zamansız Zarafetin Kapılarını Aralıyor</h1>
                        <h2>Vakko, Sonbahar/Kış 2026–27 Koleksiyonu ile tarih, doğa ve mimarinin ilham veren atmosferini kadın ve erkek tasarımlarına taşıyor. Seçkin materyaller ve modern terzilik anlayışıyla şekillenen yeni sezon, zamansız şıklığın yeni hikâyesini moda tutkunlarıyla buluşturuyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/vakko-yeni-sezon-koleksiyonu-ile-zamansiz-zarafetin-kapilarini-araliyor-1790250121.jpg">
                        <figcaption>Vakko Yeni Sezon Koleksiyonu İle Zamansız Zarafetin Kapılarını Aralıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Vakko Sonbahar/Kış 2026–27 Koleksiyonu; tarih, doğa ve mimarinin ilham veren atmosferinden beslenen kadın ve erkek koleksiyonlarıyla sezonu karşılıyor. Zamansız silüetler, seçkin materyaller ve modern terzilik anlayışı, Vakko'nun köklü tasarım mirasını çağdaş bir bakış açısıyla yeniden yorumluyor.</p>

<p>Paris'in hemen dışında, tarihi dokusu ve zamana meydan okuyan bahçeleriyle öne çıkan özel bir yaşam alanından ilham alan Vakko Sonbahar/Kış 2026–27 Koleksiyonu; kadın ve erkek koleksiyonlarında zarafet ile doğallığı aynı estetik anlayışta buluşturuyor. Tarihi atmosferle modern yaşam arasında kurulan bu diyalog; zengin dokular, özenli renk geçişleri ve rafine silüetlerle yeni sezonun karakterini oluşturuyor.</p>

<p>Kadın ve erkek koleksiyonları, birbirini tamamlayan tasarım diliyle Vakko'nun zamansız stil yaklaşımını yansıtırken; ustalıkla işlenen materyaller, güçlü terzilik anlayışı ve fonksiyonel detaylarla günümüz gardırobuna modern bir yorum getiriyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790171770_8684653099592_01.jpg" style="height:800px; width:533px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KADIN KOLEKSİYONU</span></strong></p>

<p>Kadın Sonbahar/Kış 2026–27 Koleksiyonu, mevsimin ruhunu dört farklı stil hikâyesiyle yorumluyor. Doğanın dinginliğinden şehir yaşamının dinamizmine, zamansız klasiklerden günlük şıklığa uzanan koleksiyon; seçkin materyaller, incelikli işçilik ve modern silüetlerle Vakko kadınının güçlü stil anlayışına yeni bir bakış kazandırıyor. Sezon boyunca birbirini tamamlayan dört farklı tema; renklerin, dokuların ve terzilik ustalığının kusursuz birlikteliğini ortaya koyarken koleksiyonun bütüncül estetik yaklaşımını da yansıtıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790171913_8684653646338_01.jpg" style="height:800px; width:533px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SOFİSTİKE GÖRÜNÜMÜN KODLARI: TRENDY &amp; STYLISH</span></strong></p>

<p>Sezonun en güçlü görünümlerini bir araya getiren New-In, modern ve iddialı bir gardırobun temelini oluşturuyor. Olive tonlarının ton sür ton kullanımı; kaşmir, el boyaması süetler ve deri dokularla buluşurken, Fransız dantelleri, jakarlı trikolar ve kazayağı desenler koleksiyona rafine bir karakter kazandırıyor. Payetler, nopeli trikolar, degrade kumaşlar ve tüy detayları görünümü güçlü ama zarif bir ışıltıyla tamamlarken; mont-bermuda takımları, bol pantolonlar, uzun etekler ve katmanlı üstler sonbaharın sıcak renkleriyle çağdaş bir silüet oluşturuyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790171911_8684653246781_01.jpg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ZAMANA MEYDAN OKUYAN ŞIKLIK: TIMELESS SOPHISTICATION</span></strong></p>

<p>Forever &amp; Ever, Vakko'nun zamansız stil anlayışını sezonun rafine dokularıyla buluşturuyor. Kış beyazı, vanilya, bej, vizon, grej ve antrasitin yumuşak geçişleri; kaşmir, yün, ipek ve ekokürk gibi seçkin materyallerle hayat buluyor. İplik sarmalı pırıltılar, farklı triko yüzeyleri ve zarif dokular koleksiyona derinlik katarken; ekru zemin üzerindeki siyah çizgiler ile aynı tonlarda tasarlanan çanta ve ayakkabılar görünümü yalın ama etkileyici bir bütünlüğe taşıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790171900_8684652393417_02.jpg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ŞEHRİN RİTMİNDE MODERN ZARAFET: AUTUMN VIBES</span></strong></p>

<p>Şehir yaşamının dinamizmini sonbaharın doğal tonlarıyla buluşturan City Chic, sezonun en karakteristik stil hikâyelerinden birini oluşturuyor. Tabadan koyu kahverengiye uzanan toprak tonları; yosun yeşilleri, derin nefti, bordo, lacivert ve soğuk mavi geçişleriyle zenginleşiyor. Degrade efektler, patchwork detayları ve güçlü emprimeler koleksiyonun karakterini belirlerken; kadife, alpaka, kaşmir ve yün dokular sıcaklık ve konforu bir araya getiriyor. Süet ve deri çantalar, loafer'lar, çizmeler, botlar, şapkalar, eşarplar ve gavroşlar ise görünümü rafine dokunuşlarla tamamlıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790171903_8684652994300_01.jpg" style="height:800px; width:533px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜNLÜK ŞIKLIĞIN YENİ YORUMU: BEYOND CASUAL</span></strong></p>

<p>Active &amp; Attractive, sportif stil anlayışını Vakko'nun zarif estetiğiyle yeniden yorumluyor. Denim, renkli trikolar ve dantel detayları kırmızı vurgularla güçlü kontrastlar oluştururken; loungewear grubunda ekru, bej, gri, vizon ve kahvenin yumuşak birlikteliği öne çıkıyor. Kış marin etkisi lacivert ve beyazın zamansız uyumunu yeniden yorumlarken, spor kombinlerde öne çıkan etekler koleksiyona feminen bir yaklaşım kazandırıyor. Ekokürklü montlar, yelekler, botlar, çizmeler ve spor ayakkabılar ise sezonun fonksiyonel ve stil sahibi tamamlayıcıları arasında yer alıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790171912_8684653248280_01.jpg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ERKEK KOLEKSİYONU: MODERN TERZİLİĞİN YENİ YORUMU</span></strong></p>

<p>Vakko Erkek Sonbahar/Kış 2026–27 Koleksiyonu, samimi bir lüks anlayışıyla zarafet ve konforu bir araya getiriyor. Kaliteli kumaşlar ve usta işçilikle şekillenen koleksiyon, bireysel stil anlayışını destekleyen parçaları kusursuz bir bütünlük içerisinde sunuyor. Hafif yapıdaki blazer ceketler; deri, süet, kaşmir, yün ve ipek gibi seçkin materyallerle yeniden yorumlanırken, yakasız kesimler, safari etkisi ve metal düğme detayları klasik terziliğe çağdaş bir karakter kazandırıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790171789_8684653237819_20.jpg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KONFOR VE ŞIKLIĞIN DENGESİ</span></strong></p>

<p>Pantolon grubunda genişleyen kalıp ve kumaş çeşitliliği; teknik yün karışımları, yün-kaşmir, yün-ipek ve pamuk-kaşmir dokularıyla günlük kullanımda üst düzey konfor sunuyor. Büyük ceketler, yeni yorumlanan yakasız kabanlar ve kısa kaban-ceket silüetleri; dik yaka trikolar ve eşarplarla tamamlanarak koleksiyonun özgür ama rafine stil anlayışını öne çıkarıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790171800_8684653450928_20.jpg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DOĞAL TONLARLA GÜÇLENEN ZAMANSIZ STİL</span></strong></p>

<p>Sezonun renk paleti siyah ve lacivert gibi klasik tonların yanı sıra tütün, kahve, olive ve bordo tonlarıyla zenginleşiyor. Süet ve deri karışımlı loafer'lar, yeniden yorumlanan penny loafer modelleri ve güçlü dış giyim parçaları; koleksiyonun zamansız çizgisini modern detaylarla tamamlıyor.</p>

<p>Vakko Sonbahar/Kış 2026–27 Koleksiyonu; kadın ve erkek koleksiyonlarında ortak bir estetik anlayışla şekillenen, zamansız silüetleri, seçkin materyalleri ve kusursuz işçiliği bir araya getirerek modern yaşamın ritmine uyum sağlayan rafine bir gardırop sunuyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790171775_8684653158244_20.jpg" style="height:800px; width:533px" /></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turk-ve-amerikan-is-dunyasinin-liderleri-stratejik-ortakliklar-icin-masaya-oturdu-2052</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türk ve Amerikan İş Dünyasının Liderleri Stratejik Ortaklıklar İçin Masaya Oturdu</h1>
                        <h2>ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya’nın ev sahipliğinde New York’ta düzenlenen 19. Türkiye Yatırım Konferansı CEO Yuvarlak Masa Toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşti. Dünyaca ünlü Amerikan şirketlerinin tepe yöneticileri ile Türk iş dünyasını bir araya getiren tarihi buluşmada, 100 milyar dolarlık ikili ticaret hedefine ulaşılması kararlılığı vurgulandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turk-ve-amerikan-is-dunyasinin-liderleri-stratejik-ortakliklar-icin-masaya-oturdu-1790248843.jpg">
                        <figcaption>Türk ve Amerikan İş Dünyasının Liderleri Stratejik Ortaklıklar İçin Masaya Oturdu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya’nın ev sahipliğinde, ABD Ticaret Odası ve Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) ile düzenlenen 19. Türkiye Yatırım Konferansı CEO Yuvarlak Masa Toplantısı, New York’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşti. Toplantı, dünya ekonomisine yön veren küresel Amerikan şirketlerinin tepe yöneticileri ile Türk iş dünyasının liderlerini bir araya getirdi. ABD-Türkiye arasındaki ilişkilerin 100. yılında, iki müttefik ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin derinleştirilmesine odaklanan kritik buluşmada, 100 milyar dolarlık ikili ticaret hedefine ulaşılması ve karşılıklı yatırımların hızlandırılması kararlılığı vurgulandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790190836_ABD_Turk_Is_Konseyi_Roundtable.jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİPLOMATİK İLİŞKİLERİN 100. YILINDA STRATEJİK ORTAKLIKLAR ELE ALINDI</span></strong></p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yıl dönümünde gerçekleşen üst düzey toplantı, iki ülke arasındaki ticari diplomasiye yeni bir ivme kazandırdı. New York’ta düzenlenen oturumda havacılık, savunma, teknoloji, enerji, küresel finans, sağlık, lojistik ve hızlı tüketim sektörlerinde faaliyet gösteren dev Amerikan şirketlerinin karar vericileri Türk özel sektörünün temsilcileriyle stratejik ortaklık fırsatlarını ele aldı. Havacılık ve savunma sanayi alanında Boeing, teknoloji alanında Microsoft ve Amazon, küresel finans alanında Mastercard ve J.P. Morgan, lojistik alanında FedEx ve otomotiv sektöründe Ford gibi küresel şirketlerin üst düzey yöneticileri toplantıda yer aldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790190837_Hamdi_Ulukaya.jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ YÜZYILIN EKONOMİK YOL HARİTASI BELİRLENİYOR</span></strong></p>

<p>Toplantıda, küresel tedarik zincirlerinin yeniden yapılandığı bu dönemde Türkiye’nin dinamik üretim altyapısı, stratejik lojistik konumu ve genç insan kaynağının Amerikan iş dünyası için sunduğu somut yatırım imkânları kapsamlı biçimde değerlendirildi. Kamu ve özel sektör liderleri arasındaki doğrudan diyaloğa imkân sağlayan buluşma, ileri imalat, dijital dönüşüm ve üçüncü ülkelerdeki ortak yatırımlar başta olmak üzere yeni yüzyılın ekonomik yol haritasına yön vermeyi hedefliyor.</p>

<p>ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya, toplantının ardından yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki köklü müttefikliğin en güçlü taşıyıcı sütunu, iki ülkenin özel sektörleri arasında kurulan güven ve ortak üretim iradesidir. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirdiğimiz bu üst düzey yuvarlak masa toplantısı, iki ülke yönetiminin işaret ettiği 100 milyar dolarlık ticaret vizyonunun sahadaki kararlı adımlarla nasıl gerçeğe dönüştüğünü bir kez daha ortaya koydu. ABD ve Türkiye arasındaki ilişkilerin 100. yılını kutladığımız bu dönemde, New York’ta küresel sermayeyi, ileri teknolojiyi ve Türk girişimcisinin eşsiz kabiliyetini aynı vizyonda buluşturmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Masada temsil edilen sektörlerin ortaya koyduğu somut yatırım iradesi yalnızca ikili ticaretimizi ikiye katlamakla kalmayacak, her iki toplumun ortak refahını, istihdamını ve inovasyon gücünü yeni yüzyıla taşıyacaktır."</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/dogtas-sonbaharin-sicak-renklerini-ve-dogal-dokularini-evlere-tasiyor-2051</link>
            <category>Moda</category>
            <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Doğtaş Sonbaharın Sıcak Renklerini ve Doğal Dokularını Evlere Taşıyor</h1>
                        <h2>Yeni mevsimle birlikte yaşam alanlarında sıcak renkler, dokulu yüzeyler ve doğal tonlar daha fazla öne çıkıyor. Sonbaharın karakteristik renklerini farklı malzeme ve dokularla buluşturan Doğtaş, koleksiyonları ve tamamlayıcı parçalarıyla evin farklı alanlarında mevsimin ruhunu yansıtan bütünlüklü dekorasyon alternatifleri sunuyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/dogtas-sonbaharin-sicak-renklerini-ve-dogal-dokularini-evlere-tasiyor-1790247435.jpg">
                        <figcaption>Doğtaş Sonbaharın Sıcak Renklerini ve Doğal Dokularını Evlere Taşıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yeni mevsimle birlikte yaşam alanlarında sıcak renkler, dokulu yüzeyler ve doğal tonlar daha fazla öne çıkıyor. Sonbaharın karakteristik renklerini farklı malzeme ve dokularla buluşturan Doğtaş, koleksiyonları ve tamamlayıcı parçalarıyla evin farklı alanlarında mevsimin ruhunu yansıtan bütünlüklü dekorasyon alternatifleri sunuyor.</p>

<p>Sonbaharın gelişi, yaşam alanlarında da mevsime eşlik eden bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Günlerin kısalması ve evde geçirilen zamanın artmasıyla birlikte dekorasyonda daha sıcak renkler, dokunsal yüzeyler ve doğal malzemeler ön plana çıkıyor. 2026 sonbaharında tek tip görünümler yerine farklı renk, doku ve formların bir araya geldiği, daha kişisel ve katmanlı yaşam alanları dikkat çekiyor. Doğtaş koltuk takımlarından yemek ve yatak odalarına, berjer ve puflardan Doğtaş Home aksesuarlarına uzanan ürün seçenekleriyle sonbaharın dekorasyon eğilimlerini evin farklı bölümlerine taşıyor.</p>

<p>Kahve ve toprak tonları, sıcak turuncular, derin yeşiller ve mevsimin doğadan ilham alan renkleri sonbahar dekorasyonunun belirgin unsurları arasında yer alıyor. Bu renkleri yaşam alanlarına taşımanın yolu ise her zaman büyük değişikliklerden geçmiyor. Nötr tonlardaki ana mobilyaları daha güçlü renklere sahip tekli parçalar ve aksesuarlarla tamamlamak, mekânın havasını mevsime göre yenilemenin yollarından biri olarak öne çıkıyor. Haki, krem ve kahve tonlarını bir araya getiren Calista Koltuk Takımı, sonbaharın doğal renk paletini salonlara taşırken fitilli kadife dokusuyla görünüme derinlik kazandırıyor. Calista'nın doğal tonları, Doğtaş Home koleksiyonundaki sıcak tarçın tonlu Cinnamon koltuk şalı ve yalın formuyla öne çıkan Roya Dekoratif Vazo gibi küçük dokunuşlarla tamamlanabiliyor. Calmera Koleksiyonunun sıcak tonlardaki berjeri ve Fioren Berjerin yeşil tonu ise nötr renklerin hakim olduğu salonlarda tek bir parçayla güçlü bir vurgu yaratmaya olanak tanıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790229083_Fioren_Koltuk_01_grikart127.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FARKLI DOKULAR BİR ARAYA GELİYOR</span></strong></p>

<p>Sonbahar dekorasyonunda renk kadar kullanılan yüzeyler de mekânın karakterini belirliyor. Kadife ve şönil gibi belirgin dokuların daha yalın yüzeylerle birlikte kullanılması, aynı renk ailesinde dahi farklı katmanların oluşmasını sağlıyor. Koltuk ve berjerlerde kullanılan kumaşlardan halı ve tekstil ürünlerine kadar uzanan bu yaklaşım, yaşam alanına daha zengin ve güçlü bir görünüm kazandırıyor. Calista, Calmera, Fioren ve Moderna koleksiyonlarında öne çıkan farklı kumaş dokuları, bu katmanlı görünümü mobilyalar üzerinden oluşturmayı mümkün kılıyor. Ana oturma grubunun yanına farklı doku veya renkte bir berjer ya da puf eklemek, zeminde ise Austin Halı gibi dokulu bir parçaya yer vermek farklı yüzeylerin birbiriyle dengeli biçimde buluşmasını sağlıyor. Böylece aynı yaşam alanında mobilya, tekstil ve tamamlayıcı ürünler arasında daha katmanlı bir ilişki kurulabiliyor.</p>

<p>Sonbaharın doğal ve sıcak görünümü yalnızca salonlarla sınırlı kalmıyor. Ahşap yüzeylerin farklı tonlarla bir arada kullanıldığı yemek ve yatak odaları, mevsimin karakterini evin geneline taşımaya yardımcı oluyor. Özellikle ahşabın sıcak tonlarını nötr tekstiller ve dekoratif objelerle bir araya getirmek dengeli ve zamansız bir görünüm oluşturuyor. Sintra, Lunessa ve Moderna Yemek Odası koleksiyonları, ahşap yüzeyleri ve tamamlayıcı detaylarıyla sonbahar sofraları için güçlü bir arka plan yaratıyor. Konsol veya yemek masası üzerinde kullanılabilecek HILDA Vizon Obje Seti gibi doğal tonlardaki aksesuarlar da ahşabın sıcaklığını tamamlayarak mevsim etkisini küçük detaylara taşıyor. Yatak odalarında ise Sintra, Moderna ve Calmera koleksiyonları; ahşap, tekstil ve farklı yüzeylerin birlikteliğiyle sonbaharın sıcaklığını daha sakin bir yorumla yaşam alanlarına yansıtıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790229080_Calmera8.jpg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÜÇÜK DOKUNUŞLARLA MEVSİMİN HAVASINI YAKALAYIN</span></strong></p>

<p>Evin dekorasyonunu sonbahara uyarlamak için tüm mobilyaları değiştirmek yerine mevcut düzeni doğru tamamlayıcı parçalarla yeniden yorumlamak yeterli olabiliyor. Salonun bir köşesine eklenecek farklı renk veya dokudaki bir berjer, koltuk üzerine yerleştirilecek bir şal, zeminde dokulu bir halı ya da ahşap yüzeyleri tamamlayan dekoratif objeler, mevsim geçişlerinde yaşam alanının görünümünü kolayca yenileyebiliyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790229088_Moderna_2__Kuma___3.jpg" /><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/beymen-club-turkiyenin-ilk-luks-outleti-florentia-villageda-kapilarini-acti-2050</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Beymen Club Türkiye’nin İlk Lüks Outlet’i Florentia Village’da Kapılarını Açtı</h1>
                        <h2>Beymen Club, şehirli stil anlayışını ve özgün tasarımlarını Türkiye’nin ilk lüks designer outlet’i Florentia Village’a taşıdı. Mağaza ağını büyütmeye devam eden marka, 77. durağında moda tutkunlarına ilham veren bir alışveriş deneyimi sunuyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/beymen-club-turkiyenin-ilk-luks-outleti-florentia-villageda-kapilarini-acti-1790246816.jpg">
                        <figcaption>Beymen Club Türkiye’nin İlk Lüks Outlet’i Florentia Village’da Kapılarını Açtı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Beymen Club, şehirli stil kodlarını ve özgün tasarım dilini Florentia Village’daki yeni mağazasına taşıdı. 434 metrekare brüt alana sahip Beymen Club mağazası; kadın ve erkek hazır giyimden ayakkabı, çanta ve aksesuarlara uzanan seçkisiyle moda tutkunlarını ağırlıyor. Yeni mağazanın açılmasıyla birlikte Beymen Club'ın toplam mağaza sayısı 77’ye ulaştı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790232604_magaza_gorsel_3.jpg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE’NİN İLK LÜKS DESIGNER OUTLET’İNDE YENİ DURAK</span></strong></p>

<p>Beymen Club, Türkiye genelindeki mağaza ağına yeni bir adres ekledi. Markanın şehirli ve zamansız stil anlayışını outlet alışveriş deneyimiyle bir araya getiren yeni mağazası, 17 Eylül’de Türkiye’nin ilk lüks designer outlet’i Florentia Village’da kapılarını açtı. Kısa sürede ziyaretçilerin ilgisini çeken Beymen Club, İhsaniye İstanbul Caddesi’nde zemin katta konumlanıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790232601_magaza_gorsel_1.jpg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ŞEHİRLİ STİL VE ÖZGÜN TASARIM BİR ARADA</span></strong></p>

<p>Beymen Club, markanın şehirli stil kodlarını ve özgün tasarım dilini yansıtan mağaza atmosferiyle ziyaretçilerini karşılıyor. Modern mağazacılık anlayışı ve ilham veren alışveriş deneyimini bir araya getiren mağaza, Beymen Club dünyasının yeni buluşma noktalarından biri olarak konumlanıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790232603_magaza_gorsel_2.jpg" /></p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/murat-cetin-rakibinin-adini-vermedi-tarifini-verdi-2049</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Murat ÇETİN / Rakibinin Adını Vermedi... Tarifini Verdi</h1>
                        <h2>Murat ÇETİN yazdı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/murat-cetin-rakibinin-adini-vermedi-tarifini-verdi-1790239788.jpg">
                        <figcaption>Murat ÇETİN / Rakibinin Adını Vermedi... Tarifini Verdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Basın açıklaması sırasında ben de<strong> Adnan Dalgakıran’</strong>a sordum:</p>

<p>“Rakibiniz Ender Yılmaz mı, yoksa 13 yıldır oluşmuş sistem mi?”</p>

<p>İsme girmedi.</p>

<p>Ender Yılmaz için:</p>

<p>“Arkadaşım.”</p>

<p>dedi.</p>

<p>Erdal Bahçıvan’a teşekkür etti.</p>

<p>Sonra güldü:</p>

<p><strong>“Odakule’de gömü mü var da birbirimizi yiyeceğiz?”</strong></p>

<p>Gömü yok.</p>

<p>Ama kat var.</p>

<p><strong>18. kat.</strong></p>

<p>Dalgakıran’ın söylediğine göre Meclis üyelerinin yüzde 80’i yönetimin bulunduğu kata çıkamıyor.</p>

<p>Kendi ifadesiyle:</p>

<p><strong>“Öyle bir oda olur mu kardeşim?”</strong></p>

<p>Kartlı geçiş kalkacak.</p>

<p>Meclis üyesi yönetime ulaşacak.</p>

<p><strong>Karar mekanizmasındaki ağırlığı da artacak.</strong></p>

<p>Üyelere de doğrudan sorulacak:</p>

<p>“İSO’dan memnun musunuz?”</p>

<p>Eleştiri konusunda daha sertti:</p>

<p>“En ufak bir eleştiriyi hakaret gibi zannedenler…<strong> Bu mekanizmanın içinde biz olmayacağız.”</strong></p>

<p>Bir de başkanlık süresi var.</p>

<p>En fazla <strong>iki dönem.</strong></p>

<p>Dalgakıran geçmişin faturasını yalnız Bahçıvan yönetimine de kesmedi:</p>

<p><strong>“Biz de oradaydık.”</strong></p>

<p>dedi.</p>

<p>Doğru.</p>

<p>Kendisi de o Meclis’in içindeydi.</p>

<p>Bütün bunları iki kelimeyle özetledi:</p>

<p><strong>“Kültürel değişim.”</strong></p>

<p>Eee Adnan Bey…</p>

<p>Ben rakibinizi sordum.</p>

<p>Siz 18. katı, iki dönemi, eleştiriyi, kurum kültürünü anlattınız.</p>

<p>İsmini vermediniz.</p>

<p><strong>Tarifini verdiniz.</strong></p>

<p>...</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/rakibinin-adini-vermedi-tarifini-verdi-24"><strong>YAZININ DEVAMI BURADA</strong></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tarim-bakanligi-ifsa-etti-vatandasin-sagligiyla-oynayanlar-belli-oldu-2048</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Tarım Bakanlığı İfşa Etti! Vatandaşın Sağlığıyla Oynayanlar Belli Oldu</h1>
                        <h2>Tarım ve Orman Bakanlığı, halk sağlığını tehlikeye atan ve gıdada taklit-tağşiş yapan firmaların güncel listesini yayınladı. Yapılan denetimlerde kıymada tek tırnaklı hayvan eti, köfte ve sucukta kanatlı eti, zeytinyağında tohum yağı ve bitkisel ürünlerde ilaç etken maddesi gibi birçok usulsüzlük tespit edildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/tarim-bakanligi-ifsa-etti-vatandasin-sagligiyla-oynayanlar-belli-oldu-1790235665.jpg">
                        <figcaption>Tarım Bakanlığı İfşa Etti! Vatandaşın Sağlığıyla Oynayanlar Belli Oldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşabilmesi için denetimlerini aralıksız sürdüren Tarım ve Orman Bakanlığı, uygunsuz üretim yapan firmaları ifşa etmeye devam ediyor. Zaman zaman güncellenen ve yenileri eklenen uygunsuz ürünler listesine yeni markalar ve firmalar girdi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>KIYMADA TEK TIRNAKLI ETİ VE SAKATAT SKANDALI</strong></span></p>

<p>Son yapılan laboratuvar testleri, sofralarımıza gelen tehlikenin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Mersin'de bir kasapta satılan çiğ kırmızı et kıymasında tek tırnaklı hayvan eti tespit edilirken, Bursa ve Diyarbakır gibi illerdeki bazı işletmelerin adana kebap ile lahmacun harçlarında kanatlı eti ve baş eti kullandığı belirlendi. Malatya'nın Yeşilyurt ilçesinde faaliyet gösteren bir yemek firmasının ise tavuklu rosto köftesinde sakatat (taşlık) bulunduğu ortaya çıktı. Dana köfte, sucuk ve çiğ lahmacun harcı gibi ürünlerde de yaygın olarak kanatlı eti kullanımına rastlandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ZEYTİNYAĞI, BAL VE BAHARATTA BÜYÜK OYUN</strong></span></p>

<p>Uygunsuzluklar sadece et ürünleriyle sınırlı kalmadı. Hatay, Balıkesir, Aydın ve İzmir başta olmak üzere pek çok bölgedeki zeytinyağı markasının natürel sızma zeytinyağı adı altında sattığı ürünlere daha ucuz tohum yağları karıştırdığı saptandı. Burdur'da üretilen süzme çiçek balında taklit ve tağşiş tespit edilirken, çeşitli baharat markalarının sumak ve kırmızı toz biber gibi ürünlerinde gıdada kullanımına izin verilmeyen boya maddelerine rastlandı. İstanbul'da üretilen bir safran ürününde ise yabancı madde saptandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>BİTKİSEL ÜRÜNLERDE İLAÇ ETKEN MADDESİ</strong></span></p>

<p>Zayıflama çayları, kahveler ve bitkisel karışımlı macunlar da denetimlere takıldı. İstanbul, Mersin ve Kocaeli'de satılan bitkisel detox çayları, kolajenli kahveler ve epimedyumlu bitkisel macunların içerisinde ilaç etken maddesi kullanıldığı belirlendi. Ayrıca Antalya'daki bir otelde sunulan cin cinsi alkollü içecekte gıdada kullanımına izin verilmeyen alkol tespit edildi.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-ve-abd-arasinda-ticarette-yeni-hedef-50-milyar-dolar-2047</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye ve ABD Arasında Ticarette Yeni Hedef 50 Milyar Dolar</h1>
                        <h2>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, New York’ta düzenlenen 4. Türk-Amerikan İş Dünyası Buluşması’nda Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri değerlendirdi. Bolat, 2025’te 38,6 milyar dolara ulaşan ticaret hacminin iki yıl içinde 50 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turkiye-ve-abd-arasinda-ticarette-yeni-hedef-50-milyar-dolar-1790158542.jpg">
                        <figcaption>Türkiye ve ABD Arasında Ticarette Yeni Hedef 50 Milyar Dolar</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, New York’ta düzenlenen 4. Türk-Amerikan İş Dünyası Buluşması’nda Türk ve Amerikan iş dünyasının temsilcileriyle bir araya geldi.&nbsp;Bolat, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallılar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve milletvekilleriyle birlikte ABD’nin farklı eyaletlerinden gelen iş insanlarıyla Türkiye-ABD ekonomik ve ticari ilişkilerini değerlendirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TİCARET VE YATIRIMLARIN ARTIRILMASI ELE ALINDI</span></strong></p>

<p>Toplantıda Türk ve Amerikan iş dünyaları arasındaki bağların geliştirilmesi, karşılıklı ticaret ve yatırımların artırılması ve yeni iş birliği alanlarının oluşturulmasına yönelik görüş alışverişinde bulunuldu. Bolat, Türkiye’nin üretim kapasitesi, lojistik altyapısı ve stratejik konumuyla küresel yatırımcılar için fırsatlar sunduğunu belirtti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/BAKAN%20BOLAT.jpg" style="height:534px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE-ABD TİCARETİNDE 50 MİLYAR DOLAR HEDEFİ</span></strong></p>

<p>Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ilk yarısında yüzde 2,5 büyüdüğünü belirten Bolat, ağustos ayı itibarıyla son 12 aylık mal ihracatının 280,3 milyar dolara ulaştığını ifade etti.&nbsp;Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerine özel önem verdiklerini belirten Bolat, 2025 yılında 38,6 milyar dolara ulaşan iki ülke arasındaki ticaret hacminin daha ileri seviyelere taşınmasının hedeflendiğini bildirdi. Bolat, Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacminin iki yıl içerisinde 50 milyar dolara ulaşmasının hedeflendiğini açıkladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ İŞ BİRLİĞİ ALANLARI GÜNDEMDE</span></strong></p>

<p>Enerji, savunma sanayii, otomotiv, makine, gıda, tekstil, dijital ekonomi ve yüksek teknoloji alanlarında yeni iş birlikleri için önemli bir potansiyel bulunduğunu belirten Bolat, iki ülkenin üretim, teknoloji, finans ve inovasyon alanlarındaki imkanlarının daha güçlü şekilde buluşturulmasının amaçlandığını kaydetti.&nbsp;Bolat, Türkiye’nin üretim ve ihracat gücü ile ABD’nin teknoloji, finans ve inovasyon kapasitesinin bir araya getirilerek iş insanlarının önünün açılması için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ASKON’A TEŞEKKÜR ETTİ</span></strong></p>

<p>Türkiye ile ABD arasında ekonomik köprü oluşturan ASKON üyelerine de teşekkür eden Bolat, Türk ürünlerinin, markalarının ve yatırım imkanlarının ABD’de temsil edilmesinde iş dünyasının önemine dikkat çekti. Bolat, programın düzenlenmesinde emeği geçen ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın ve yönetim kuruluna teşekkür etti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/vahap-munyar-new-yorkta-gundemi-yazdi-turkiye-ve-abd-arasinda-yeni-ticaret-hedefi-2046</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Vahap Munyar New York’ta Gündemi Yazdı: Türkiye Ve ABD Arasında Yeni Ticaret Hedefi</h1>
                        <h2>Gazeteci yazar Vahap Munyar, New York’ta gerçekleştirilen Türkiye-ABD İş Konseyi programından izlenimlerini ve iş dünyasındaki gelişmeleri kaleme aldı. Yazıda Ünlü & Co’nun İngiltere’deki iştirakini yatırım bankasına dönüştürmesi, Borsa İstanbul’a yabancı yatırımcı ilgisi ve Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacminin iki yıl içinde 50 milyar dolara çıkarılması hedefi ele alındı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/vahap-munyar-new-yorkta-gundemi-yazdi-turkiye-ve-abd-arasinda-yeni-ticaret-hedefi-1790156439.jpg">
                        <figcaption>Vahap Munyar New York’ta Gündemi Yazdı: Türkiye Ve ABD Arasında Yeni Ticaret Hedefi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>DIŞ&nbsp;</strong>Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) bünyesinde bulunan, başkanlığını&nbsp;<strong>Murat Özyeğin</strong>’in yürüttüğü Türkiye-ABD İş Konseyi’nin&nbsp;<strong>“19. Türkiye Yatırım Konferansı”&nbsp;</strong>kapsamında New York Halk Kütüphanesi’nde düzenlenen resepsiyondayız.</p>

<p>Resepsiyonun katılımcıları arasında bulunan Ünlü &amp; CO Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su&nbsp;<strong>Mahmut Levent Ünlü</strong>’ye İngiltere’de yeni izin aldıkları yatırım bankasını anımsattım:</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw370h454q95gc/storage/files/images/2026/09/22/v1ic-91i6.jpg" title="Türkiye’de 4 yıl bekledi İngiltere’deki iştirakini yatırım bankası yaptı - Resim : 1"><img alt="Türkiye’de 4 yıl bekledi İngiltere’deki iştirakini yatırım bankası yaptı - Resim : 1" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw370h454q95gc/storage/files/images/2026/09/22/v1ic-91i6.jpg" style="height:454px; width:370px" /></a></p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Hayırlı olsun. İngiltere’de banka sahibi olmak, banka izni almak kolay iş değildir.</strong></p>

<p><strong>Mahmut Ünlü,&nbsp;</strong>teşekkür edip sürdürdü:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>İngiltere’de UNLU Securities UK Limited adlı iştirakimiz vardı. Aracı kurum statüsünde faaliyet gösteriyordu. Financial Conduct Authority (FCA) nezdindeki yetki kapsamını aldığımız izinlerle genişlettik. Yatırım bankası statüsüne geçtik.</strong></p>

<p>Şirketin adını da yatırım bankası statüsüne paralel şekilde değiştirdiklerini kaydetti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>İştirakimizin unvanı&nbsp;</strong>“UNLU Merchant Bank Limited”&nbsp;<strong>oldu…</strong></p>

<p>Bu noktada Türkiye’de de yatırım bankası kurmak üzere izin başvurusu yaptıklarını bildirdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Ülkemizde yatırım bankası kurmak üzere 4 yıldır izin bekliyorduk. İngiltere’deki iştirakimizi yatırım bankası statüsüne dönüştürüp, ülkemizdeki başvurumuzu geri çektik. Amacımız grubumuz bünyesinde bir yatırım bankası olmasıydı. Onu da İngiltere’de kurmuş olduk.</strong></p>

<p><strong>Mahmut L. Ünlü,&nbsp;</strong>Ünlü &amp; CO olarak Türkiye’de 30 yıldır faaliyetlerini sürdürdüklerini vurguladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Ülkemizde yatırım hizmetleri ve varlık yönetimi alanlarında oluşturduğumuz uzmanlığı, uluslararası erişimimizle tamamlayan uzun vadeli bir bölgesel büyüme stratejisi izliyoruz. İngiltere’deki faaliyetlerimizi bu doğrultuda adım adım büyüttük.</strong></p>

<p>İngiltere’de 2019’dan bu yana kurumsal müşterilerine yatırım hizmetleri sunduklarına işaret etti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>İngiltere’deki faaliyetimizi 2025 yılı itibariyle bireysel yatırımcıları da kapsayacak şekilde genişletmiştik. FCA nezdindeki sürecin tamamlanmasıyla&nbsp;</strong>“UNLU Merchant Bank”&nbsp;<strong>çatısı altında yeni bir döneme girdik.</strong></p>

<p><strong>“UNLU Merchant Bank”</strong>ın hedeflerini paylaştı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Uluslararası piyasalarda bireysel ve kurumsal müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarına daha kapsamlı finansal çözümler sunmayı; uluslararası yatırımcılar ve finans kurumlarıyla ilişkilerimizi daha da derinleştirmeyi hedefliyoruz.</strong></p>

<p>Şu noktanın altını çizdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Londra’da genişleyen varlığımız sayesinde Türkiye’deki şirket ve yatırımcıların küresel yatırım ve finansman ürünlerine erişimini kolaylaştırmayı, uluslararası yatırımcılarla kurduğumuz bağları derinleştirmeyi amaçlıyoruz.</strong></p>

<p>Şu mesajı özellikle verdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Amacımız, uluslararası sermaye akışlarının ülkemize yönelmesine daha etkin biçimde aracılık etmek.</strong></p>

<p>ABD’de de aracı kurum lisanslarının olduğuna vurgu yaptı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>ABD’deki şirketimizi 2017 yılında kurduk. Halka arzına aracılık ettiğimiz şirketlerin hisselerini yabancı yatırımcılara da pazarlamamız söz konusu olduğunda bir kurumdan aracılık hizmeti almamız gerekiyordu. 2017’de aldığımız lisansla kendimiz devreye girdik.</strong></p>

<p>Türkiye’de <a href="https://www.ekonomim.com/finans/haberler" target="_blank" title="finans">finans</a> piyasasının fon skandalıyla çalkalandığı bir dönemde İngiltere’deki şirketini yatırım bankasına dönüştürmesi, Ünlü &amp; CO’nun farkını ortaya koyuyor…</p>

<p><strong>Fon sancısı güveni sarsar&nbsp;ama yabancının Borsa&nbsp;İstanbul’a gelişini frenlemez</strong></p>

<p>&nbsp;<strong>ÜNLÜ&nbsp;</strong>&amp; CO Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su&nbsp;<strong>Mahmut Levent Ünlü</strong>’ye son günlerde yaşanan fon skandalını sordum, şu yanıtı verdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Tasfiye sürecinde yatırımcının ana parasına kavuşabilmesi kolay olmayacak. Çünkü, çok şişirilmiş değerler üzerinden yatırımlar yapılmış oldu. Şu anda ortada öyle bir değer yok.</strong></p>

<p>Yaşanan&nbsp;<strong>“fon sancısı”</strong>nın Türkiye’deki piyasalara güveni olumsuz etkileyeceğini belirtti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Bir güven kaybı söz konusu. Güveni yeniden sağlamak için ciddi bir çaba harcamak gerekecek.</strong></p>

<p>Borsa İstanbul’a beklenen yabancı yatırımcının fon skandalından nasıl etkileneceğini de sordum, yanıtladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Yabancı yatırımcı <a href="https://www.ekonomim.com/finans/borsa" target="_blank" title="borsa">Borsa</a> İstanbul’daki şirketlere yatırım yaparken titizlikle araştırma yapıyor. Dolayısıyla, yabancı yatırımcının Borsa İstanbul’a gelmesi konusunda çok büyük etkisi söz konusu olmaz.</strong></p>

<p><strong><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw742h235q95gc/storage/files/images/2026/09/22/v2-c1p9.jpg" title="Türkiye’de 4 yıl bekledi İngiltere’deki iştirakini yatırım bankası yaptı - Resim : 2"><img alt="Türkiye’de 4 yıl bekledi İngiltere’deki iştirakini yatırım bankası yaptı - Resim : 2" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw742h235q95gc/storage/files/images/2026/09/22/v2-c1p9.jpg" style="height:235px; width:742px" /></a></strong></p>

<p><strong>New York’ta aynı saatte&nbsp;iki büyük iş dünyası daveti&nbsp;düzenlemek mantıklı mıydı</strong></p>

<p>&nbsp;<strong>EYLÜL&nbsp;</strong>ayı başında Chobani’nin Kurucusu&nbsp;<strong>Hamdi Ulukaya</strong>’nın ekibinden davet geldi:</p>

<ul>
	<li><strong>Türkiye ile ABD arasındaki 100 yıllık dostluğu kutlamak üzere 21 Eylül 2026 Pazartesi günü New York’ta gerçekleştireceğimiz&nbsp;</strong>“100 Yıllık Dostluk”&nbsp;<strong>galasında sizi aramızda görmekten büyük mutluluk duyacağız.</strong></li>
	<li><strong>ABD Ticaret Odası bünyesindeki&nbsp;</strong>“ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı”,&nbsp;<strong>Chobani Kurucusu ve CEO’su Hamdi Ulukaya ev sahipliğinde; ABD ve Türkiye’den siyaset, diplomasi ve iş dünyasının üst düzey isimlerinin katılımıyla düzenlenecek bu tarihi galada, iki ülke arasındaki köklü bağları, iş dünyasının ortak vizyonunu ve gelecek yüzyıla uzanan stratejik işbirliğini birlikte kutlayacağız.</strong></li>
	<li><strong>Hamdi Ulukaya ve Louise Ulukaya imzasını taşıyan davetiyeyi ekte sunuyoruz.</strong></li>
	<li><strong>Kokteyl:&nbsp;</strong>18.30</li>
	<li><strong>Yemek ve Program:&nbsp;</strong>19.30</li>
	<li><strong>Mekan:&nbsp;</strong>Cipriani 42nd Street</li>
</ul>

<p>Davet mektubundan birkaç gün sonra Chobani’ye Türkiye’de danışmanlık hizmeti veren şirketten arkadaşlar aradı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;“100 Yıllık Dostluk”&nbsp;<strong>galası için sizi New York’ta ağırlamak isteriz.</strong></p>

<p>Bu davete şu yanıtı verdim:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Türkiye-ABD İş Konseyi’nin davetiyle aynı tarihlerde orada olacağım. Hamdi Ulukaya’nın davetine de elbette uğrarım.</strong></p>

<p>Danışmanlık şirketinden arkadaşlar geçen hafta mesaj gönderdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Sizleri New York’ta ağırlama davetimizi üzülerek iptal ediyoruz.</strong></p>

<p>Yanıtımı yineledim:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>New York’a TAİK’le gidiyorum,&nbsp;</strong>“100’üncü Yıl”&nbsp;<strong>galasına uğrarım.</strong></p>

<p>Başkanlığını&nbsp;<strong>Murat Özyeğin</strong>’in yürüttüğü TAİK’in davetiyle meslektaşlarım&nbsp;<strong>Hakan Çelik, Açıl Sezen, Hüseyin Erdoğan&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>Dilek Güngör</strong>’le New York’a geldik. TAİK’in davetlilerinden&nbsp;<strong>Adem Metan,&nbsp;</strong>Cumhurbaşkanı&nbsp;<strong>Recep Tayyip Erdoğan</strong>’a eşlik eden gazeteciler arasında yer aldı.</p>

<p>New York yolculuğumuz başlarken DEİK Kuzey Amerika Koordinatörü&nbsp;<strong>Ramazan Tepe,&nbsp;</strong>21-23 Eylül 2026’da, yani üç gün boyunca gerçekleşecek programı iletti.</p>

<p>TAİK, 21 Eylül 2026 Pazartesi akşamı 19.30’da son birkaç yıldır gelenek haline getirdiği New York Halk Kütüphanesi’ndeki daveti planlamıştı.</p>

<p><strong>Hakan Çelik</strong>’le 3 günlük programı izleme planımızı hazırlarken&nbsp;<strong>Hamdi Ulukaya</strong>’nın ABD’deki yakın danışmanına mesaj yazdım:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Hamdi Bey’in daveti TAİK’in galası ile çakışıyor. Saatinin erkene alınması söz konusu mu?</strong></p>

<p>Danışmandan bizi şaşırtan yanıt geldi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Hamdi Bey’in ev sahipliğindeki gala basına kapalı gerçekleşecek…</strong></p>

<p>TAİK’in galasına giderken Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı&nbsp;<strong>Rifat Hisarcıklıoğlu&nbsp;</strong>ile birlikte Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı&nbsp;<strong>Murat Kurum</strong>’un&nbsp;<strong>“COP31 Tanıtım Programı”</strong>na katılmak üzere New York’ta bulunan Ankara Ticaret Odası Başkanı&nbsp;<strong>Gürsel Baran</strong>’la haberleştik:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Hamdi Ulukaya’nın davetine gidiyoruz. Sonrasında TAİK’e de uğrayacağız.</strong></p>

<p>New York Halk Kütüphanesi’nde konukları DEİK Başkanı&nbsp;<strong>Nail Olpak&nbsp;</strong>karşıladı.&nbsp;<strong>Hamdi Ulukaya</strong>’nın davetine Cumhurbaşkanı&nbsp;<strong>Recep Tayyip Erdoğan</strong>’ın da katılması üzerine TAİK Başkanı&nbsp;<strong>Murat Özyeğin&nbsp;</strong>de önce oraya uğramıştı.</p>

<p>Bir süre sonra Ticaret Bakanı Prof.&nbsp;<strong>Ömer Bolat&nbsp;</strong>ile&nbsp;<strong>Murat Özyeğin,&nbsp;</strong>New York Halk Kütüphanesi’ne geldi. Konukları selamlama konuşmaları yapıldı.</p>

<p><strong>Hamdi Ulukaya</strong>’nın davetine Cumhurbaşkanı&nbsp;<strong>Erdoğan&nbsp;</strong>katılınca son anda gala basına açılmış, konuşması TV’lerden canlı verilmişti.</p>

<p>TAİK’in galasına sonlarına doğru Sanayi ve Teknoloji Bakanı&nbsp;<strong>Mehmet Fatih Kacır&nbsp;</strong>ile Merkez Bankası Başkanı&nbsp;<strong>Fatih Karahan&nbsp;</strong>da uğradı.</p>

<p>TAİK galasına geçen iki yıl katılan Hazine ve Maliye Bakanı&nbsp;<strong>Mehmet Şimşek&nbsp;</strong>ile <a href="https://www.ekonomim.com/sektorler/enerji" target="_blank" title="enerji">Enerji</a> ve Tabii Kaynaklar Bakanı&nbsp;<strong>Alparslan Bayraktar&nbsp;</strong>uğrayamadı.</p>

<p>Geçen 2-3 yıl TAİK galasının ABD’deki konukları arasında&nbsp;<strong>Hamdi Ulukaya&nbsp;</strong>da mutlaka yer alıyordu.</p>

<p>TAİK’in galasına katılan konuklar arasında gece boyunca şu soru <a href="https://www.ekonomim.com/gundem" target="_blank" title="gündem">gündem</a> oluşturdu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>New York’ta Türkiye için önemli olan iki organizasyon nasıl oldu da aynı saate denk getirildi? Hamdi Ulukaya, TAİK’in geleneksel galasını dikkate almadan mı kendi programını yaptı?</strong></p>

<p>Bu sorular arasında şu noktanın altını çizmek gerekiyor:</p>

<p><strong>Hamdi Ulukaya</strong>’nın ABD Ticaret Odası bünyesindeki&nbsp;<strong>“ABD-Türkiye İş Konseyi”&nbsp;</strong>Başkanı olması, Türkiye için büyük önem taşıyor…</p>

<p><strong>&nbsp;ABD ile aramızdaki&nbsp;ticaret iki yıl içinde&nbsp;50 milyar dolara ulaşır</strong></p>

<p>&nbsp;<strong>TİCARET&nbsp;</strong>Bakanı Prof.&nbsp;<strong>Ömer Bolat,&nbsp;</strong>TAİK’in New York Halk Kütüphanesi’nde gerçekleşen galasında ABD’nin Türkiye’nin ihracatında 3’üncü, ithalatında da 4’üncü büyük ticaret ortağı olduğunu belirtti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>İkili ticaret hacmimiz geçen yıl 38 milyar doları aştı. Bu yıl toplam ikili ticaretimizin yüzde 10’dan fazla artmasını ve 42-43 milyar dolara ulaşmasını bekliyoruz. Bu, iki yıl içerisinde ikili ticaretimizin 50 milyar dolara ulaşacağı anlamına geliyor.</strong></p>

<p>İki ülke arasındaki ticaret performansının ekonomik ilişkilerin derinliğini ve dayanıklılığını ortaya koyduğunu vurguladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>İşbirliği ticaretle sınırlı değil. Enerji, savunma ve teknoloji alanlarında işbirliğini derinleştirmeye devam ediyoruz. Karşılıklı yatırımlar da ümit verici rakamlara ulaşıyor.</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/dar-gelirli-ailelere-il-il-destek-plani-kira-gida-ve-enerji-masada-2045</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 12:29:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Dar Gelirli Ailelere İl İl Destek Planı: Kira, Gıda Ve Enerji Masada</h1>
                        <h2>Gelir düzeyi düşük ailelere yönelik Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi (GETAD) için çalışmalar sürüyor. Ekim ayında tamamlanması beklenen çalışmayla hangi il ve ilçede hangi desteğe ihtiyaç duyulduğu belirlenecek. Sistemin 2027 yılında uygulamaya alınması planlanıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/dar-gelirli-ailelere-il-il-destek-plani-kira-gida-ve-enerji-masada-1790155952.jpg">
                        <figcaption>Dar Gelirli Ailelere İl İl Destek Planı: Kira, Gıda Ve Enerji Masada</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Gelir düzeyi düşük ailelere yönelik yeni sosyal destek modeli için çalışmalar sürüyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından yürütülen çalışma ile bölgelere göre hangi desteklerin verileceği belirlenecek.&nbsp;Ekim ayında tamamlanması beklenen çalışmada, düşük gelirli ailelerin ihtiyaçları il ve ilçe bazında ele alınacak. GETAD kapsamında tüm ailelere aynı desteğin verilmesi yerine, ihtiyaçlara göre farklı destek modellerinin uygulanması planlanıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DESTEKLER İL VE İLÇEYE GÖRE BELİRLENECEK</strong></span></p>

<p>Edinilen bilgilere göre, GETAD kapsamında gelir düzeyi düşük ailelerin ihtiyaçları tek tek belirlenecek. AK Parti kaynakları, desteklerin bölgesel ihtiyaçlara göre değişebileceğini belirterek, “Tek tek il il, ilçe ilçe ihtiyaçlar belirleniyor. Gelir düzeyi düşük ailelerin tamamına aynı destekler sağlanmayacak, Antalya’da verilen destekle Hakkari’de verilen aynı olmayacak, ihtiyaçlar ve ailelerin bütçelerindeki ağırlığı çerçevesinde kimi yerde enerji, ısınma kimi yerde kira yardımı gibi ihtiyaçlarına göre belirlenecek.” değerlendirmesinde bulundu.&nbsp;Bu kapsamda bazı bölgelerde enerji ve ısınma, bazı bölgelerde kira, bazı bölgelerde ise gıda desteğinin öne çıkması planlanıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>GETAD 2027’DE UYGULAMAYA GİRECEK</strong></span></p>

<p>2027 bütçesinin Türkiye Büyük Millet Meclisi sürecinin tamamlanmasının ardından GETAD için bütçe planlaması yapılması bekleniyor. İhtiyaç duyulması halinde sistemin uygulanabilmesi için yasal düzenleme konusunda da adım atılacağı belirtiliyor.&nbsp;GETAD’ın 2027 yılında uygulamaya alınması planlanıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI ALANLAR DA KAPSAMDA</strong></span></p>

<p>Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi ile geliri belirli bir seviyenin altında bulunan hanelere gıda, kira ve ısınma gibi alanlarda destek sağlanması öngörülüyor. Sistemin, düşük emekli maaşı alan vatandaşlara yönelik destek mekanizması açısından da önem taşıması bekleniyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>SOSYAL YARDIM SİSTEMİ YENİDEN TASARLANACAK</strong></span></p>

<p>GETAD kapsamında mevcut sosyal yardım sisteminin aile odaklı, kapsayıcı ve fert başına asgari bir geliri sağlayacak şekilde yeniden tasarlanması hedefleniyor.&nbsp;Ekonomi yönetimi tarafından üzerinde çalışmaların sürdürüldüğü belirtilen sistem, sosyal yardım alanında yapısal bir değişiklik olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/yatirim-tercihi-degisti-altin-yukseldi-gayrimenkul-geriledi-2044</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yatırım Tercihi Değişti: Altın Yükseldi, Gayrimenkul Geriledi</h1>
                        <h2>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Hanehalkı Beklenti Anketi’ne göre eylül ayında yatırım tercihleri değişti. Altın alacağını belirtenlerin oranı yüzde 43’e yükselirken, ev, dükkân ve arsa gibi gayrimenkul alacağını söyleyenlerin oranı yüzde 33,6’ya geriledi. Hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi ise yüzde 45,60 oldu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/yatirim-tercihi-degisti-altin-yukseldi-gayrimenkul-geriledi-1790155286.jpg">
                        <figcaption>Yatırım Tercihi Değişti: Altın Yükseldi, Gayrimenkul Geriledi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Hanehalkının yatırım tercihleri eylül ayında değişim gösterdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yayımladığı Hanehalkı Beklenti Anketi’ne göre altın alacağını belirtenlerin oranı yüzde 43’e yükselirken, ev, dükkân ve arsa gibi gayrimenkul yatırımı yapacağını belirtenlerin oranı yüzde 33,6’ya geriledi.&nbsp;Ankette hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi de yüzde 45,60 olarak kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ALTIN YATIRIM TERCİHİNDE İLK SIRADA</span></strong></p>

<p>Katılımcıların yatırım tercihleri arasında altın ilk sırada yer aldı. “Altın alırım” diyenlerin oranı bir önceki aya göre 1,7 puan artarak yüzde 43 oldu.&nbsp;Ev, dükkân ve arsa gibi gayrimenkul alacağını belirtenlerin oranı ise 3,5 puan azalarak yüzde 33,6’ya geriledi. Vadeli mevduata yatırım yapacağını belirtenlerin oranı yüzde 7,1’den yüzde 7,3’e yükseldi.&nbsp;Döviz alacağını belirtenlerin oranı yüzde 2,8’den yüzde 4,2’ye, borsada değerlendireceğini söyleyenlerin oranı yüzde 2,4’ten yüzde 3,2’ye çıktı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">12 AY SONRASI ENFLASYON BEKLENTİSİ YÜZDE 45,60</span></strong></p>

<p>Hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi eylül ayında bir önceki aya göre 0,02 puan artarak yüzde 45,60 seviyesinde gerçekleşti. Demografik kırılımlara göre erkeklerde enflasyon beklentisi yüzde 44,2’den yüzde 44,6’ya yükselirken, kadınlarda yüzde 47,4’ten yüzde 47’ye geriledi.&nbsp;18-39 yaş grubunda beklenti yüzde 43,9’dan yüzde 44,1’e çıkarken, 40-54 yaş grubunda yüzde 45,7’den yüzde 45,3’e geriledi. 55 yaş ve üzerindeki katılımcılarda ise yüzde 48,1’den yüzde 48,3’e yükseldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GIDA İLE YAKIT VE ENERJİ ÖNE ÇIKTI</span></strong></p>

<p>Hanehalkının son bir yıl içinde fiyatlarının en çok arttığını düşündüğü ve gelecek 12 ayda fiyatlarının en çok artmasını beklediği gruplarda gıda ile yakıt ve enerji öne çıktı. Gıdayı son bir yılda fiyatı en çok artan grup olarak değerlendirenlerin oranı yüzde 37,8 oldu.&nbsp;Yakıt ve enerjiyi en çok artan grup olarak değerlendirenlerin oranı ise yüzde 33,6’dan yüzde 36,2’ye yükseldi. Gelecek 12 ay için fiyatlarının en çok artmasını bekledikleri gruplarda da gıda yüzde 36,7 ile ilk sırada yer alırken, yakıt ve enerji yüzde 34,7 ile ikinci sırada bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KONUT FİYATI BEKLENTİSİ GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Gelecek 12 ay sonunda konut fiyatlarında beklenen artış oranı bir önceki aya göre 1,44 puan azalarak yüzde 30,69 oldu.&nbsp;Konut fiyatı beklentisi erkeklerde yüzde 30,4’ten yüzde 29,6’ya, kadınlarda ise yüzde 34,5’ten yüzde 32’ye geriledi. Gelir gruplarının tamamında da konut fiyatı beklentisinde düşüş görüldü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DOLAR BEKLENTİSİ 55,90 TL OLDU</span></strong></p>

<p>12 ay sonrası ABD doları kuru beklentisi bir önceki aya göre 1,43 TL artarak 55,90 TL olarak gerçekleşti.&nbsp;Erkeklerde dolar beklentisi 55,4 TL’den 56,8 TL’ye, kadınlarda ise 53,2 TL’den 54,7 TL’ye yükseldi. Yaş gruplarının tamamında da 12 ay sonrası dolar kuru beklentisi arttı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DÖVİZ VE BORSA TERCİHİNDE ARTIŞ</strong></span></p>

<p>Yatırım tercihlerinde döviz ve borsada değerlendirme yapacağını belirtenlerin oranında da artış görüldü.&nbsp;Döviz alacağını belirtenlerin oranı yüzde 4,2’ye, borsada değerlendireceğini söyleyenlerin oranı ise yüzde 3,2’ye yükseldi. TL’ye dayalı yatırım fonu alacağını belirtenlerin oranı yüzde 1,7’den yüzde 1,8’e çıktı.&nbsp;Buna karşılık araba alacağını belirtenlerin oranı yüzde 4,1’den yüzde 3,5’e, beyaz eşya ve mobilya gibi dayanıklı tüketim malları alacağını belirtenlerin oranı yüzde 0,9’dan yüzde 0,7’ye geriledi.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/hedef-yatirim-bankasinin-2-milyar-tllik-islemine-masak-freni-2043</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hedef Yatırım Bankası’nın 2 Milyar TL’lik İşlemine MASAK Freni</h1>
                        <h2>Fon soruşturması kapsamında Hedef Yatırım Bankası’nın 40,9 milyon dolar karşılığında gerçekleştirmek istediği 2 milyar TL’lik işlem MASAK tarafından durduruldu. Hedef Yatırım Bankası ise işlemin yurt dışına para transferi olmadığını, Swissquote Bank Ltd. ile gerçekleştirilen aynı gün valörlü karşılıklı USD/TRY döviz swapı olduğunu açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/hedef-yatirim-bankasinin-2-milyar-tllik-islemine-masak-freni-1790066056.jpg">
                        <figcaption>Hedef Yatırım Bankası’nın 2 Milyar TL’lik İşlemine MASAK Freni</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Fon soruşturması kapsamında Hedef Holding bünyesindeki Hedef Yatırım Bankası’nın 2 milyar TL tutarındaki işlemi gündeme geldi.&nbsp;Edinilen bilgilere göre bankanın, yaklaşık 40,9 milyon dolar karşılığında İsviçre merkezli Swissquote adlı finansal kuruluşun Akbank nezdindeki muhabirlik hesabına 2 milyar TL göndermek istediği belirtildi. İşlemin mahiyetinin ise “swap işlemi” olarak bildirildiği aktarıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MASAK İŞLEMİ DURDURDU</span></strong></p>

<p>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile yapılan görüşmelerde, işleme karşılık gösterilen yaklaşık 40,9 milyon doların henüz hesaba geçmediği ve söz konusu tutarın ileri tarihli bir taahhüt niteliğinde olduğu ifade edildi.</p>

<p>Bu tespitlerin ardından Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun, Hedef Yatırım Bankası tarafından gerçekleştirilmek istenen 2 milyar TL’lik işlemi durdurduğu bildirildi. İşleme ilişkin inceleme ve değerlendirme sürecinin sürdüğü aktarıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HEDEF YATIRIM BANKASI’NDAN AÇIKLAMA</span></strong></p>

<p>Hedef Yatırım Bankası ise kamuoyuna yansıyan “yurt dışına 2 milyar TL transfer” ifadelerine itiraz etti. Bankanın KAP’a yansıyan açıklamasında işlemin olağan hazine faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilen aynı gün valörlü ve karşılıklı USD/TRY döviz swapı olduğu belirtildi.&nbsp;Banka açıklamasında şu ifadeler yer aldı:&nbsp;“Bankamızın 'yurt dışına 2 milyar TL transfer etmek istediği' yönünde yer alan haberler tamamen asılsızdır.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BANKA: “OLAĞAN HAZİNE FAALİYETİ”</span></strong></p>

<p>Hedef Yatırım Bankası, işlem kapsamında 2 milyar TL ödeme karşılığında yaklaşık 40,9 milyon dolar satın alındığını ve dolar tutarının aynı gün Takasbank nezdindeki hesabına geçeceğini açıkladı. Bankanın açıklamasına göre TL tutarı yurt dışına gönderilmiyor. Ödemenin Swissquote’un Türkiye’deki muhabir banka hesabına yapıldığı belirtildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“KARŞILIKSIZ BİR FON ÇIKIŞI SÖZ KONUSU DEĞİL”</span></strong></p>

<p>Hedef Yatırım Bankası açıklamasında işlemin karşılıksız bir fon çıkışı olmadığını belirterek şöyle dedi:&nbsp;“Karşılıksız bir fon çıkışı veya yurt dışına para transferi söz konusu değildir.”&nbsp;Banka ayrıca hazine işlemlerinde TL ve döviz bacaklarının gün içerisinde farklı zamanlarda sisteme girilmesinin veya hesaplara geçmesinin bankacılık operasyonlarının olağan bir parçası olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İNCELEME SÜRECİ DEVAM EDİYOR</span></strong></p>

<p>Hedef Yatırım Bankası işlemin niteliğine ilişkin açıklama yaparken, haber akışında MASAK’ın 2 milyar TL’lik işlemi durdurduğu bilgisi yer aldı.&nbsp;İşleme ilişkin inceleme ve değerlendirme sürecinin devam ettiği bildirildi.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/eylul-ayinda-emeklinin-gozu-bankalarda-promosyonlar-35-bin-tlye-kadar-cikiyor-2042</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Eylül Ayında Emeklinin Gözü Bankalarda: Promosyonlar 35 Bin TL’ye Kadar Çıkıyor</h1>
                        <h2>Eylül 2026 itibarıyla bankaların emekli promosyon kampanyaları güncellendi. Maaşını başka bankaya taşıyan emeklilere sunulan nakit promosyonların yanı sıra ek ürün ve hizmet koşullarıyla toplam ödeme tutarları yükseliyor. Bankaların açıkladığı kampanyalarda tutarlar 35 bin TL’ye kadar çıkıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/eylul-ayinda-emeklinin-gozu-bankalarda-promosyonlar-35-bin-tlye-kadar-cikiyor-1790062287.jpg">
                        <figcaption>Eylül Ayında Emeklinin Gözü Bankalarda: Promosyonlar 35 Bin TL’ye Kadar Çıkıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Emekli maaşını başka bankaya taşımayı düşünen vatandaşlar, Eylül 2026 itibarıyla bankaların sunduğu promosyon tutarlarını araştırıyor.&nbsp;Bankalar, maaş tutarına göre değişen nakit promosyonların yanı sıra kredi kartı kullanımı, otomatik fatura talimatı, sigorta ve farklı bankacılık ürünlerinin kullanımına bağlı ek ödemeler de sunuyor. Açıklanan kampanyalarda toplam ödeme tutarı bazı bankalarda 35 bin TL’ye kadar çıkıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ŞEKERBANK’TA ÖDEME 35 BİN TL’YE KADAR ÇIKIYOR</strong></span></p>

<p>Şekerbank, SGK emeklilerine maaş tutarlarına göre farklı oranlarda promosyon sunuyor.&nbsp;Maaşı 0-9.999 TL arasında olan emeklilere 23 bin TL, 10.000-14.999 TL arasında olanlara 26 bin TL, 15.000-19.999 TL arasında olanlara 32 bin TL, 20 bin TL ve üzerinde olanlara ise 35 bin TL’ye kadar ödeme imkânı sunuluyor. Ek ödemelerden yararlanmak için kampanya kapsamında belirtilen ürün ve hizmet koşullarının yerine getirilmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/sahte-para-nasil-anlasilir-687x4.jpg" /></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İŞ BANKASI’NDA 25 BİN TL’YE VARAN PROMOSYON</strong></span></p>

<p>İş Bankası, SGK emeklileri için 25 bin TL’ye varan emekli promosyonu kampanyasını duyurdu.&nbsp;Bankanın açıklamasında, emekli maaşını İş Bankası’na taşıyan veya ilk emekli maaş ödemesinde İş Bankası’nı tercih eden müşterilere 15 bin TL’ye varan nakit promosyon sunulduğu belirtildi. Bunun yanında 10 bin TL’ye varan ek promosyon fırsatı bulunuyor.&nbsp;İş Bankası kampanyasının 1-30 Eylül 2026 tarihleri arasında geçerli olduğu bildirildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/sahte_para_nasil_anlasilir_dolar.jpg" /></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YAPI KREDİ’DE 30 BİN TL’YE VARAN ÖDEME</strong></span></p>

<p>Yapı Kredi, SGK emekli aylığını üç yıl boyunca bankadan alma taahhüdü veren müşterilerine 30 bin TL’ye varan nakit promosyon fırsatı sunuyor. Bankanın açıkladığı koşullara göre temel promosyon tutarı maaş aralığına göre değişiyor. Buna ek olarak fatura talimatı ve kredi kartı harcaması gibi şartların yerine getirilmesi halinde ek ödüller alınabiliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DENİZBANK’TA 18 BİN TL’YE VARAN PROMOSYON</strong></span></p>

<p>DenizBank, emeklilere 18 bin TL’ye varan nakit promosyon fırsatı sunuyor.&nbsp;Bankanın açıklamasına göre yeni hesap açan, üç yıl boyunca maaş alma sözü veren ve belirlenen ürün ve hizmet koşullarını yerine getiren emekliler, maaş tutarlarına göre ek promosyonlardan yararlanabiliyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/para.jpeg" /></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>GARANTİ BBVA’DA 25 BİN TL’YE VARAN FIRSAT</strong></span></p>

<p>Garanti BBVA’nın 1-30 Eylül 2026 tarihleri arasında geçerli kampanyasında 25 bin TL’ye varan promosyon ve ödül fırsatı bulunuyor. Bankanın açıklamasına göre emeklilere 15 bin TL’ye kadar nakit promosyon sunulurken, belirli harcama, Avans Hesap ve yeni sigorta poliçesi koşullarıyla toplam ödül tutarı artırılabiliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>HALKBANK VE VAKIFBANK’TA 12 BİN TL’YE KADAR</strong></span></p>

<p>Halkbank ve VakıfBank, emekli maaşını taşıyan müşterilerine maaş aralığına göre 8 bin TL ile 12 bin TL arasında promosyon ödemesi sunuyor.&nbsp;Maaşı 10.000-15.000 TL arasında olanlara 8 bin TL, 15.000-20.000 TL arasında olanlara 10 bin TL, 20 bin TL ve üzerindeki maaşlara ise 12 bin TL promosyon ödeniyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/para.jpg" /></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ZİRAAT BANKASI’NDA 12 BİN TL’YE VARAN PROMOSYON</strong></span></p>

<p>Ziraat Bankası, SGK emekli maaşını bankadan alan müşterilerine maaş tutarına göre 12 bin TL’ye varan promosyon sunuyor. Maaşı 0-9.999,99 TL arasında olanlara 5 bin TL, 10.000-14.999,99 TL arasında olanlara 8 bin TL, 15.000-19.999,99 TL arasında olanlara 10 bin TL, 20 bin TL ve üzerinde olanlara ise 12 bin TL promosyon ödeniyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>AKBANK’TA 15 BİN TL’YE VARAN NAKİT PROMOSYON</strong></span></p>

<p>Akbank, 1-30 Eylül 2026 tarihleri arasında emekli maaşını bankaya taşıyan veya mevcut promosyon taahhüdünü yenileyen müşterilerine 15 bin TL’ye varan nakit promosyon sunuyor.&nbsp;Kampanyadan yararlanmak için üç yıl boyunca maaşın Akbank’tan alınacağının taahhüt edilmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/para4.jpg" /></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ING’DE TOPLAM 32 BİN TL’YE VARAN PROMOSYON</strong></span></p>

<p>ING, SGK emekli maaşını bankaya taşıyan müşterilerine maaş tutarına göre ek koşulsuz 15 bin TL’ye varan nakit promosyon sunuyor. Ek nakit promosyonlarla birlikte toplam ödeme tutarının 32 bin TL’ye kadar çıkabildiği belirtiliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>EMEKLİ PROMOSYONU BAŞVURUSU NASIL YAPILIYOR?</strong></span></p>

<p>Emekli promosyonu başvuruları bankaların şubeleri, mobil uygulamaları, internet bankacılığı veya bankaların belirlediği diğer kanallar üzerinden yapılabiliyor.&nbsp;Başvuru yöntemleri bankalara göre değişiklik gösterebildiği için emeklilerin başvuru öncesinde ilgili bankanın güncel kampanya koşullarını incelemesi gerekiyor. Maaşını başka bankaya taşımak isteyen emeklilerin ise öncelikle mevcut bankalarında devam eden bir promosyon taahhüdü bulunup bulunmadığını kontrol etmesi gerekiyor. Taahhüt süresi sona eren veya gerekli koşulları sağlayan emekliler yeni bankanın kampanyasına başvurabiliyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/para-tasarrufu.jpg" /></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/insan-kaynaklari-direktorleri-artik-isin-yonunu-belirleme-iddiasindaki-liderler-olacak-2041</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İnsan Kaynakları Direktörleri artık ‘işin yönünü’ belirleme iddiasındaki liderler olacak</h1>
                        <h2>Egon Zehnder’in New York ofisinde finansal hizmetler biriminin liderlerinden biri olarak görev yapan Ayşe Güçlü Onur, şirketin Küresel İnsan Kaynakları Danışmanlığı Ekibinin liderliğine atandı. Onur’un New York’taki görevinin ise devam edeceği belirtildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/insan-kaynaklari-direktorleri-artik-isin-yonunu-belirleme-iddiasindaki-liderler-olacak-1790060506.jpg">
                        <figcaption>İnsan Kaynakları Direktörleri artık ‘işin yönünü’ belirleme iddiasındaki liderler olacak</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>DIŞ&nbsp;</strong>Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) bünyesindeki Türkiye-ABD İş Konseyi’nin davetiyle&nbsp;<strong>“19’uncu Yatırım Konferansı”&nbsp;</strong>kapsamındaki toplantıları izlemek üzere New York seyahatine hazırlanırken uluslararası danışmanlık şirketi Egon Zehnder’in Türkiye ofisinden bir mesaj geldi:</p>

<ul>
	<li><strong>Ayşe Güçlü Onur, Egon Zehnder’in&nbsp;</strong>“Küresel İnsan Kaynakları Danışmanlığı”&nbsp;<strong>ekibine liderlik edecek…</strong></li>
</ul>

<p>Hemen arşivden 7 Temmuz 2025 tarihli yazımı buldum, başlığı şöyleydi:</p>

<ul>
	<li><strong>New York’a transfer oldu, finans dünyası için&nbsp;</strong>‘yönetici avcılığı’&nbsp;<strong>yapacak…</strong></li>
</ul>

<p><strong>Ayşe Güçlü Onur,&nbsp;</strong>1 Mayıs 2019’da&nbsp;<strong>Murat Yeşildere</strong>’den devraldığı Egon Zehnder Türkiye Ofisi Başkanlığı dönemindeki başarılarıyla yürütürken grubun global CEO’su&nbsp;<strong>Francesco Buquicchio</strong>’dan 2024 yılı sonlarına doğru şu teklifi almıştı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>New York’taki ofisimiz çoğu ABD’li olan rakipleri karşısında hedeflediğimiz noktada değil. New York’taki ofisimizde görev almayı düşünür müsün?</strong></p>

<p>2008 yılı sonlarında&nbsp;<strong>Murat Yeşildere</strong>’nin ısrarlı teklifiyle Egon Zehnder Türkiye Ofisine danışman olarak adımını atan&nbsp;<strong>Ayşe Güçlü Onur,&nbsp;</strong>Ocak 2015’te global partnerler arasına katılmıştı.</p>

<p>Global CEO&nbsp;<strong>Francesco Buquicchio</strong>’nun teklifini eşi&nbsp;<strong>Renay Onur</strong>’la birlikte değerlendirmiş, çocuklarının eğitim dönemini dikkate alarak kabul etmişti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Egon Zehnder New York Ofisinde <a href="https://www.ekonomim.com/finans/haberler" target="_blank" title="finans">finans</a> sektörüyle ilgili işleri yönetecek birimin başındaki 5 kişiden biri olacağım. 15 Ağustos 2025’ten itibaren Egon Zehnder Türkiye bordrosundan çıkıp New York’un bordrosuna gireceğim. Global partnerlik zaten sürüyor.</strong></p>

<p>TAİK’in geçen yılki toplantılarını izlemek üzere New York’ta iken&nbsp;<strong>Ayşe Güçlü Onur</strong>’u yeni ofisinde ziyaret etmiştim. Egon Zehnder Türkiye Ofisinden yeni gelen mesajın sadece başlığını okuyup devamına bakmayınca şaşırdım:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>New York’a daha yeni taşınmıştı. Türkiye’ye mi dönüyor?</strong></p>

<p>New York’ta ilk işlerimden biri&nbsp;<strong>Ayşe Güçlü Onur</strong>’u ziyaret etmek oldu, sadece başlığı okuyarak aklıma takılan sorunun yanıtını aldım:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Egon Zehnder’in&nbsp;</strong>“Küresel İnsan Kaynakları Danışmanlığı Liderliği”&nbsp;<strong>benim için terfi oldu. New York’taki görevim de devam ediyor.</strong></p>

<p>New York’a taşınması öncesi İstanbul ofisindeki sohbetimizdeki sözlerini anımsadım:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>İyi ki 2008 yılında Egon Zehnder karşıma çıkmış. İyi ki İsviçre demokrasisinin işlediği bu aileye girmişim. Bu ailede yer almaktan çok mutluyum.</strong></p>

<p>New York’taki ofiste sohbet ederken Türkiye ofisinden gönderilen bülteni okumayı sürdürdüm:</p>

<ul>
	<li><strong>Stratejik yönetim ekiplerinin oluşturulması, değerlendirilmesi ve geliştirilmesi konularında uluslararası danışmanlık hizmetleri sunan Egon Zehnder, Ayşe Güçlü Onur’u&nbsp;</strong>“Küresel İnsan Kaynakları Danışmanlığı Ekibinin Liderliğine”&nbsp;<strong>atadı.</strong></li>
	<li><strong>Küresel olarak CHRO&nbsp;</strong>(Chief Human Resources Officer-İnsan Kaynakları Direktörü)&nbsp;<strong>ve insan kaynakları liderleriyle çalışan ekibin liderliğini üstlenecek Ayşe Güçlü Onur, organizasyonların liderlik, yetenek ve dönüşüm gündemine yön verilmesine katkı sunacak.</strong></li>
</ul>

<p><strong>Ayşe Güçlü Onur,&nbsp;</strong>sohbetimizde Egon Zehnder Türkiye Ofisinden ulaşan bültendeki şu mesajlarının altını bir kez daha çizdi:</p>

<ul>
	<li><strong>İnsan kaynaklarının şirketler içinde stratejik rolünü biliyoruz. Eskiden CHRO’lar, işi ne kadar iyi desteklediklerine göre değerlendirilirdi. Bugün ise başarılı olanlar işin yönünü belirleyen liderler.</strong></li>
	<li><strong>Amacımız, insan kaynakları liderlerinin kararlarını, yetenek stratejilerini ve kurum kültürünü doğrudan performans ve büyüme ile ilişkilendirmelerine yardımcı olmak. Egon Zehnder’de bu dönüşüme rehberlik edecek deneyim, uzmanlık ve küresel bakışa sahibiz.</strong></li>
</ul>

<p>Sonra şu bilgiyi aktardı:</p>

<ul>
	<li><strong>Egon Zehnder&nbsp;</strong>“Küresel İnsan Kaynakları Danışmanlığı Ekibi”,&nbsp;<strong>son 5 yılda dünya genelinde 1800’den fazla insan kaynakları projesini hayata geçirdi. Son 1 yılda 150’den fazla CHRO arama ve yerleştirme çalışmasını tamamladı.</strong></li>
</ul>

<p><strong>Ayşe Güçlü Onur,&nbsp;</strong>Egon Zehnder New York ofisinde finansal hizmetler biriminin 5 liderinden biri görevini sürdürüyor…</p>

<p>Ona,&nbsp;<strong>“Küresel İnsan Kaynakları Danışmanlığı Ekibi Liderliği”</strong>ni ekliyor…</p>

<p>Başarıları daim olsun…</p>

<p><strong>500’den fazla girişimci ve&nbsp;şirkete ‘ABD pazarına&nbsp;giriş’ hizmeti verdi</strong></p>

<p><strong>GEÇEN&nbsp;</strong>Haziran ayı sonlarına doğru TABA-AmCham Başkanı&nbsp;<strong>Süleyman Ecevit Sanlı&nbsp;</strong>ve Tekstil-Hammadde Komite Başkanı&nbsp;<strong>Mehmet Durdu Akan</strong>’ndan davet geldi:</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw273h310q95gc/storage/files/images/2026/09/21/v3-o8mg.jpg" title="İnsan Kaynakları Direktörleri artık ‘işin yönünü’ belirleme iddiasındaki liderler olacak - Resim : 2"><img alt="İnsan Kaynakları Direktörleri artık ‘işin yönünü’ belirleme iddiasındaki liderler olacak - Resim : 2" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw273h310q95gc/storage/files/images/2026/09/21/v3-o8mg.jpg" /></a></p>

<ul>
	<li><strong>Malatya’da Ticaret ve Sanayi Odası, MATEK-DER ve MİAD ile&nbsp;</strong>“ABD Pazarına Eyaletler Bazında Giriş Stratejileri: Fırsatlar ve Tehditler”&nbsp;<strong>başlıklı bir toplantı düzenliyoruz. Bir oturumu yönetmenizi bekliyoruz.</strong></li>
</ul>

<p>9 Temmuz 2026 günü Malatya’ya gittim, önerilen oturumu yönettim. Panelin konuşmacıları şöyleydi:</p>

<ul>
	<li><strong>Prof. Musa Pınar&nbsp;</strong>(TABA-AmCham Yüksek İstişare Kurulu Üyesi)</li>
	<li><strong>Tayfun Selen&nbsp;</strong>(TABA-AmCham Yüksek İstişare Kurulu Üyesi)</li>
	<li><strong>Peter Eyüp Ulu&nbsp;</strong>(TABA-AmCham New Jersey Temsilcisi)</li>
	<li><strong>Mehmet Durdu Akan&nbsp;</strong>(Tekstil-Hammadde Komite Başkanı)</li>
	<li><strong>Emine Şahin Karakaşlıoğlu&nbsp;</strong>(Avukat, Başkan Danışmanı)</li>
	<li><strong>Zeynep Sönmez İhtiyar&nbsp;</strong>(TABA-AmCham Üyesi)</li>
	<li><strong>İlhan Kubilay Geçkil&nbsp;</strong>(TABA-AmCham Üyesi)</li>
</ul>

<p>New Jersey’de kurucusu olduğu&nbsp;<strong>“ADA Business Strategies”&nbsp;</strong>adlı şirketiyle girişimcilere, şirketlere hizmet veren&nbsp;<strong>Zeynep Sönmez İhtiyar</strong>’ın öyküsü dikkatimi çekti, ayrıca anlatmasını rica ettim:</p>

<ul>
	<li><strong>İstanbul’da ABD Başkonsolosluğu vize bölümünde görev yaptıktan sonra 2008 yılında ABD’ye taşındım.</strong></li>
	<li><strong>New York’ta saygın bir hukuk bürosunda göçmenlik hukuku üzerine 7 yıldan fazla danışmanlık yaptım.</strong></li>
	<li><strong>2013 yılında New Jersey’de&nbsp;</strong>“ADA Business Strategies LLC”<strong>yi kurdum. Uzun süreli çalışma vizeleri ve göçmenlik üzerine danışmanlık veriyorum.</strong></li>
	<li><strong>E1, E2, ve L1 vize başvuru süreçleri, bu başvurular için iş planı hazırlanması, sektörel analizler, finansal planlama ve pazarlama stratejileri konularında uzmanlaştık.</strong></li>
	<li><strong>Kurucusu olduğum&nbsp;</strong>“ADA Business Strategies”&nbsp;<strong>ile bugüne kadar aralarında Türkiye’nin önde gelen markalarının da bulunduğu 500’den fazla şirket ve girişimciye hizmet verdik.</strong></li>
	<li><strong>Firmamız ABD Ticaret Bakanlığı’na bağlı&nbsp;</strong>“International Trade Administration”<strong>tarafından hazırlanan</strong>&nbsp;“U.S. Business Service Providers”<strong>&nbsp;listesinde yer alıyor.</strong></li>
	<li><strong>Merkezimiz New Jersey’de bulunuyor. Ayrıca Miami ve İstanbul’da irtibat ofisimiz faaliyet gösteriyor.</strong></li>
</ul>

<p>Şu noktanın altını ayrıca çizdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>ABD’de iş yapmak isteyen yatırımcı ve girişimciler için stratejik yol haritaları hazırlayarak, Amerika pazarına giriş ve sürdürülebilir büyüme süreçlerinde kapsamlı destek sağlıyoruz.</strong></p>

<p><strong>New York’taki&nbsp;toplantı dizisine ilk&nbsp;kez ‘siber güvenlik’ girdi</strong></p>

<p><strong>19 EYLÜL&nbsp;</strong>Cumartesi öğlene doğru New York’a indiğimizde 2 saate yakın pasaport kuyruğunda bekledik. Pasaport kuyruğunda Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü&nbsp;<strong>Onur Faydacı&nbsp;</strong>ile sohbet ettik.</p>

<p><strong><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw330h390q95gc/storage/files/images/2026/09/21/v1-tq9e.jpg" title="İnsan Kaynakları Direktörleri artık ‘işin yönünü’ belirleme iddiasındaki liderler olacak - Resim : 3"><img alt="İnsan Kaynakları Direktörleri artık ‘işin yönünü’ belirleme iddiasındaki liderler olacak - Resim : 3" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw330h390q95gc/storage/files/images/2026/09/21/v1-tq9e.jpg" /></a></strong></p>

<p><strong>Faydacı,&nbsp;</strong>Mastercard olarak&nbsp;<strong>“Siber Güvenlik Yuvarlak Masa Toplantısı”</strong>nın sponsorluğunu üstlendiklerini belirtti.&nbsp;<strong>Onur Faydacı&nbsp;</strong>ile sohbet sonrası Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Kuzey Amerika Koordinatörü&nbsp;<strong>Ramazan Tepe&nbsp;</strong>ve ekibinin hazırladığı bilgi notuna baktım:</p>

<ul>
	<li><strong>DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi’nin New York’taki&nbsp;</strong>“19’uncu Yatırımcı Konferansı”<strong>nın son etkinliği, AmCham Türkiye ve Mastercard işbirliğiyle&nbsp;</strong>“Siber Güvenlik Yuvarlak Masa Toplantısı”&nbsp;<strong>gerçekleştirilecek.</strong></li>
	<li><strong>Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal’ın katılımıyla gerçekleşecek toplantıda Türk ve Amerikan teknoloji ekosistemlerinin üst düzey temsilcileri bir araya gelecek.</strong></li>
	<li>“Siber Güvenlik Yuvarlık Masa Toplantısı”<strong>nda Türkiye’nin gelişen dijital ekosistemi, siber güvenlik ve dijital yönetişim alanındaki gelişmeler, kamu sektöründeki yapay zeka uygulamaları, işbirliği alanları değerlendirilecek.</strong></li>
</ul>

<p>Bilgi notundaki&nbsp;<strong>“işbirliği alanları”</strong>&nbsp;konusunu Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı&nbsp;<strong>Ümit Önal</strong>’a sordum:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>TAİK’in&nbsp;</strong>“Yatırımcı Konferansı”&nbsp;<strong>kapsamında ilk kez&nbsp;</strong>“Siber Güvenlik Yuvarlak Masa Toplantısı”&nbsp;<strong>düzenleniyor. Siber güvenlik konusunda ABD ile işbirliği söz konusu olur mu?</strong></p>

<p><strong>Ümit Önal,&nbsp;</strong>şu yanıtı verdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Başkanlığımız yeni kuruldu.&nbsp;</strong>“İşbirliği”&nbsp;<strong>yerine&nbsp;</strong>“ilk temas-tanışma”&nbsp;<strong>tanımı daha uygun olur.</strong></p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/prof-dr-gaye-gencer-fon-secerken-sosyal-medyaya-ve-yuksek-getiriye-aldanmayin-2040</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 19:10:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Prof. Dr. Gaye Gencer: Fon Seçerken Sosyal Medyaya ve Yüksek Getiriye Aldanmayın</h1>
                        <h2>Yatırım fonlarında karar verirken yalnızca geçmiş getirilere odaklanılmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Gaye Gencer, “Yatırımcılar fon seçerken en çok getiriye odaklanıyor. Burada getiri ve riskin beraber değerlendirilmesi gerekiyor. Sosyal medya üzerinden söylenen her şeyi doğru kabul etmemek gerekiyor. Daha resmi ve güvenilir kanalların açıklamalarını takip edip aldığınız bilginin doğruluğunu teyit etmelisiniz” dedi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/prof-dr-gaye-gencer-fon-secerken-sosyal-medyaya-ve-yuksek-getiriye-aldanmayin-1790007053.webp">
                        <figcaption>Prof. Dr. Gaye Gencer: Fon Seçerken Sosyal Medyaya ve Yüksek Getiriye Aldanmayın</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>&nbsp;</p>

<p>Yeditepe Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gaye Gencer, üniversitenin hazırlık okuluna yönelik düzenlenen Finansal Okuryazarlık Semineri’nde yatırım fonları ve finansal okuryazarlığın önemi hakkında değerlendirmelerde bulundu.<strong>&nbsp;</strong></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>‘Yüksek Getiriye Odaklanmak Doğru Değil’</strong></span></p>

<p>Yüksek getiri beklentisinin tek başına yatırım kararı için yeterli olmadığını belirten Gencer, özellikle piyasaların olumsuz koşullarında fon portföyündeki menkul kıymetlerin nasıl tepki verebileceğinin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Gencer, “Yüksek getiriyi baz alıp riske odaklanmadan yatırım yapmak doğru değil. Özellikle piyasaların olumsuz koşulları altında fon içindeki menkul kıymetlerin ne tepki vereceğine bakmak gerekiyor” diye konuştu.</p>

<p>Geçmiş performansın yatırımcıya önemli ipuçları verebileceğini ancak yatırım kararının yalnızca geçmiş getiriler üzerinden verilmemesi gerektiğini ifade eden Gencer, “Geçmişte portföyün nasıl bir performans gösterdiği, özellikle kriz veya daha istikrarsız dönemlerde nasıl bir performans gösterdiği gelecekte neler olabileceğiyle ilgili bize ipuçları verebilir. Ancak portföyde hangi menkul kıymetlerin bulunduğu ve bunların piyasa türbülanslarında nasıl tepki vereceğini öngörebilmek çok daha önemli” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>‘Makroekonomik Koşullar da Değerlendirilmeli’</strong></span></p>

<p>Fon seçiminde makroekonomik gelişmelerin de takip edilmesi gerektiğini belirten Gencer, faiz oranları, merkez bankalarının kararları, emtia fiyatları ve jeopolitik gelişmelerin yatırım araçlarının performansı üzerinde etkili olabileceğini söyledi.</p>

<p>Gencer, “Dünyadaki emtia fiyatlarındaki hareketler, faiz oranları, merkez bankalarının faiz kararlarının hisse senedi, bono ve tahvil piyasalarını nasıl etkileyeceği ve jeopolitik risklerin nasıl seyredeceği önemli. Bütün bunlara odaklanmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yatırım kararlarında yatırımcıların doğru bilgilendirilmesinin ve düzenlemelerin de önemli olduğunu vurgulayan Gencer, fonun risk düzeyinin yanı sıra portföydeki menkul kıymetlerin ve bu araçların ayrı ayrı taşıdığı risklerin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>‘Sosyal Medyadaki Her Bilgi Doğru Kabul Edilmemeli’</strong></span></p>

<p>Sosyal medyanın yatırım kararları üzerindeki etkisine de değinen Gencer, yatırımcıların bilgi kaynaklarını dikkatle seçmesi gerektiğini belirtti. Gencer, “Hangi hesapları ve kimleri takip ettiğiniz çok önemli. Edindiğiniz bilgiyi teyit etmeniz gerekiyor. Sosyal medya üzerinden söylenen her şeyi doğru kabul etmemek gerekiyor. Daha resmi ve güvenilir kanalların açıklamalarını takip edip aldığınız bilginin doğruluğunu teyit etmelisiniz” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>‘Finansal Okuryazarlık Oldukça Önemli’</strong></span></p>

<p>Türkiye’de finansal okuryazarlık düzeyinin artırılması gerektiğini ifade eden Gencer, finansal bilgi düzeyinin yükselmesinin yatırım kararlarının daha bilinçli verilmesine katkı sağlayacağını söyledi. Gencer, “İstatistiklere yansıyan rakamlara baktığımızda Türkiye’de maalesef finansal okuryazarlık oldukça düşük. Kadınlarda bu oran daha da düşük. Finansal okuryazarlığın artması, yatırım kararlarının daha rasyonel ve daha sağlıklı verilmesi açısından son derece önemli” diye konuştu.</p>

<p>Gençlere finansal okuryazarlıklarını geliştirmeleri çağrısında bulunan Gencer, üniversitelerde finans derslerinden yararlanılabileceğini, bunun yanı sıra FODER ve Cumhurbaşkanlığının finansal okuryazarlık platformunda sunulan çevrim içi eğitim ve sertifika programlarının takip edilebileceğini söyledi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Yeditepe’de Finansal Okuryazarlık Dersi</strong></span></p>

<p>Finansal okuryazarlığın geliştirilmesine yönelik yürütülen projeden de bahseden Gencer, Yeditepe Üniversitesi, British Council ve İngiltere’deki Nottingham Trent Üniversitesi iş birliğiyle çalışmaların sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Proje kapsamında Yeditepe Üniversitesi’nde bu yıl rektörlük seçmeli dersi olarak finansal okuryazarlık dersinin açıldığını aktaran Gencer, “Bu dersi İşletme ve Uluslararası Finans dışındaki bölüm öğrencileri finansal okuryazarlıklarını geliştirmek amacıyla alacaklar. Bu ders sayesinde öğrencilerin finansal okuryazarlıklarını geliştirmiş bireyler olarak üniversite eğitimlerini tamamlamalarını umuyoruz” dedi.</p>

<p><strong>&nbsp;</strong>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bakanlik-riskli-firmalarin-pesini-birakmadi-yilin-ilk-sekiz-ayinda-cezalar-yagdi-2039</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bakanlık Riskli Firmaların Peşini Bırakmadı! Yılın İlk Sekiz Ayında Cezalar Yağdı</h1>
                        <h2>Ticaret Bakanlığı, 2026 yılının ilk 8 ayında yürütülen dış ticaret denetimlerinde toplam 10,1 milyar liralık ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendiğini açıkladı. Kesilen ceza tutarı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 artış gösterdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/bakanlik-riskli-firmalarin-pesini-birakmadi-yilin-ilk-sekiz-ayinda-cezalar-yagdi-1789984614.jpg">
                        <figcaption>Bakanlık Riskli Firmaların Peşini Bırakmadı! Yılın İlk Sekiz Ayında Cezalar Yağdı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ticaret Bakanlığı, vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi ile gümrük işlemlerinin mevzuata uygun yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen denetimlerin ilk 8 aylık sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında hem gümrük beyannameleri yeniden incelendi hem de riskli olduğu değerlendirilen firmalar mercek altına alındı. Denetimler sonucunda kesilen toplam ek tahakkuk ve ceza tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 artarak 10,1 milyar liraya ulaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">142 BİN 768 BEYANNAME YENİDEN İNCELENDİ</span></strong></p>

<p>Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlükleri bünyesindeki 18 Kontrol Şubesi tarafından yürütülen ikincil kontrol çalışmaları kapsamında 142 bin 768 gümrük beyannamesi ikinci kez incelenerek 717 inceleme raporu hazırlandı. Kontrollerde, 3 bin 606 firma tarafından tescil edilen 23 bin 132 beyannamede usulsüzlük tespit edildi. Bu beyannameler için toplam 8,3 milyar liralık ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendi. Söz konusu tutarın, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 37 yükseldiği bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">160 FİRMAYA SONRADAN KONTROL DENETİMİ</span></strong></p>

<p>Bakanlık müfettişleri, ileri veri analizi teknikleriyle riskli olduğu belirlenen firmalara yönelik sonradan kontrol denetimleri de gerçekleştirdi. Bu kapsamda denetlenen 160 firma için toplam 1,8 milyar liralık ek tahakkuk ve ceza kararı kesildi. Bu tutarda da geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 12 artış kaydedildi.</p>

<p>İki denetim çalışmasının toplamı sonucunda, ocak-ağustos dönemindeki toplam ek tahakkuk ve ceza kararı tutarı 10,1 milyar liraya ulaştı. Bakanlık, vergi kayıplarının önlenmesi ve kurallara uygun faaliyet gösteren firmaların haklarının korunması amacıyla dış ticaret işlemlerine yönelik denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/beyaz-perdenin-buyusu-75-ile-yayiliyor-sinemaseverler-salonlara-akin-edecek-2038</link>
            <category>Kültür-Sanat</category>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Beyaz Perdenin Büyüsü 75 İle Yayılıyor! Sinemaseverler Salonlara Akın Edecek</h1>
                        <h2>Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle düzenlenen Türkiye Sinema Festivali, 26-27 Eylül tarihlerinde 75 ilde yaklaşık 1.500 salonda gerçekleşecek. İki gün boyunca 17 yerli ve yabancı filmin biletleri 90 liradan satışa sunulacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/beyaz-perdenin-buyusu-75-ile-yayiliyor-sinemaseverler-salonlara-akin-edecek-1789983717.jpg">
                        <figcaption>Beyaz Perdenin Büyüsü 75 İle Yayılıyor! Sinemaseverler Salonlara Akın Edecek</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye, eylül ayının son hafta sonunda beyaz perdenin büyüsü etrafında buluşmaya hazırlanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün destekleriyle düzenlenen Türkiye Sinema Festivali, sinema kültürünü güçlendirmek ve sinema salonlarını desteklemek amacıyla ikinci kez gerçekleştirilecek. Festival, 26-27 Eylül tarihlerinde 75 ilde yaklaşık 1.500 salonda sinemaseverleri bir araya getirecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SİNEMA SALONLARINA VE İZLEYİCİYE GÜÇLÜ DESTEK</span></strong></p>

<p>Sinema Salonu Yatırımcıları Derneği (SİSAY) tarafından GNÇ ana sponsorluğunda hayata geçirilen festival, sinemanın yalnızca bir içerik değil, büyük perdede, karanlık salonda ve izleyicilerle birlikte deneyimlenen güçlü bir kültür ve sanat etkinliği olduğunu hatırlatmayı amaçlıyor. Etkinlik, sinema salonlarının sürdürülebilirliğine katkı sağlarken her yaştan sinemaseverin sinemaya erişimini de kolaylaştıracak. İki gün boyunca 17 yerli ve yabancı film, 90 liralık avantajlı bilet fiyatıyla izleyiciyle buluşacak. Biletler 21 Eylül itibarıyla satışa sunuldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAKAN ERSOY'DAN SİNEMA SALONLARINI DOLDURMA ÇAĞRISI</span></strong></p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, festivalin ikinci yılında daha geniş bir kapsamla düzenleneceğini sosyal medya hesabından duyurdu. Ersoy açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Bakanlığımızın destekleriyle, Sinema Salonu Yatırımcıları Derneği (SİSAY) tarafından GNÇ ana sponsorluğunda düzenlenen Türkiye Sinema Festivali, ikinci yılında daha geniş bir kapsamla sinemaseverlerle buluşacak. Geçen yıl ilk kez düzenlenen ve 780 binden fazla seyirciyi beyaz perde etrafında buluşturan festivali, bu yıl 26-27 Eylül tarihlerinde 75 ilimizde, yaklaşık 1.500 salonda gerçekleştireceğiz; 17 yerli ve yabancı filmi izleyiciyle buluşturacağız. İki gün boyunca tüm filmlerin biletleri 90 lira olacak; biletler bugünden itibaren satışa sunulacak. Başta gençlerimiz ve ailelerimiz olmak üzere tüm vatandaşlarımızı sinema salonlarımızı doldurmaya, ortak seyir heyecanını paylaşmaya ve bu kültür şölenine ortak olmaya davet ediyorum."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İLK YILINDA 780 BİNDEN FAZLA SEYİRCİYE ULAŞTI</span></strong></p>

<p>Geçtiğimiz yıl ilk kez 27-28 Eylül tarihlerinde düzenlenen festival, 780 binden fazla seyirciyi salonlara çekerek önemli bir başarıya imza atmıştı. Bu yıl ikinci kez düzenlenen etkinlik, daha geniş bir erişim ve daha güçlü bir programla izleyicilerin karşısına çıkıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GENİŞ FİLM SEÇKİSİ SİNEMASEVERLERİ BEKLİYOR</span></strong></p>

<p>Festival programında aile filmlerinden animasyonlara, macera yapımlarından büyük bütçeli gişe filmlerine kadar geniş bir seçki yer alacak. Gösterilecek yapımlar arasında Avengers: Endgame, Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Gün, Odyssey ve Oyuncak Hikâyesi 5 gibi filmler de bulunuyor. 26-27 Eylül tarihlerinde gerçekleşecek festivalin biletleri satışa sunuldu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/enflasyonun-altindaki-ciro-artisina-ragmen-markalarin-buyume-istahi-suruyor-2037</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Enflasyonun Altındaki Ciro Artışına Rağmen Markaların Büyüme İştahı Sürüyor</h1>
                        <h2>Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) ağustos ayı anket sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Gıda dışı perakendede markaların yüzde 76’sının yıllık ciro artışı enflasyonun altında kalmasına rağmen üyelerin yüzde 47’si yeni mağaza açıp istihdamı artırarak 2027’ye girmeyi hedefliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/enflasyonun-altindaki-ciro-artisina-ragmen-markalarin-buyume-istahi-suruyor-1789978033.jpg">
                        <figcaption>Enflasyonun Altındaki Ciro Artışına Rağmen Markaların Büyüme İştahı Sürüyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Gıda dışı perakendede tüketiciyi ancak indirimli satışlarla harekete geçirebilen markaların yüzde 76’sının ağustostan ağustosa yıllık ciro artışı enflasyonun altında kalmasına rağmen sektörde büyüme iştahı devam ediyor. Çatısı altındaki 516 marka ile gıda dışı perakende sektörünün temsilcisi olan Birleşmiş Markalar Derneği (BMD), üyeleri arasında gerçekleştirdiği ağustos ayı anketinin sonuçlarını duyurdu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SATIŞLARDA İNDİRİM HAKİMİYETİ VE DÜŞEN KÂRLILIK</span></strong></p>

<p>Anketi değerlendiren BMD Başkanı Sinan Öncel, temmuz ayı ile kıyaslandığında ağustosta markaların yüzde 58’inin adet satışını artırdığını aktardı. Ağustos 2025’e göre ise BMD üyelerinin yüzde 57’sinin adet satışının azaldığına işaret eden Sinan Öncel, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Markalarımız için kira, enerji ve hammadde başta olmak üzere işletme maliyetleri artarken kârlılık düşmeye devam ediyor. Hazır giyim ve ayakkabı gibi gıda dışı perakendede neredeyse indirimsiz satış yapılamıyor."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALİYETLERİ DÜŞÜRECEK ÖNLEMLERİN DEVREYE ALINMASI GEREKİYOR</span></strong></p>

<p>BMD üyesi markaların yüzde 56’sının cironun en az yüzde 41’ini indirimli satışlardan elde ettiğini ve birçok marka için ciro artışının enflasyonun altında kaldığını vurgulayan Sinan Öncel, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:&nbsp;"Üyelerimizin yüzde 76’sı, yani her dört markadan üçü, ağustostan ağustosa yıllık yüzde 30’un altında ciro artışı sağlayabildi. Ciro artışı enflasyonun altında kalmasına rağmen, üyelerimizin büyüme iştahı devam ediyor. Ağustos anketinde markalarımızın altı aylık dönemde mağaza yatırımı ve istihdamla ilgili planlarını da ölçümledik. Üyelerimizin yüzde 47’si yeni mağaza açmayı ve istihdamını artırmayı, yüzde 32’si mevcut mağaza sayısını ve kadroyu korumayı, yüzde 21’i ise verimsiz mağazaları kapatarak istihdamını azaltmayı, yani 2027’ye girerken küçülmeyi planlıyor. Mevcut koşullarda markaların yaklaşık yarısının mağaza yatırımı yapmayı planlaması ekonomiye güven ve yatırım iştahının devam etmesi anlamında olumlu. Ancak her üç üyemizden birinin sadece pozisyonunu korumaya çalıştığını ve her beş üyemizden birinin küçülme hesapları yaptığını görmezden gelemeyiz. Biz bu durumu sektörde artan maliyetlere ve kârsızlığa karşı savunmacı bir döneme doğru gidişin sinyalleri olarak değerlendiriyoruz. BMD üyelerinin mağaza yatırımıyla ilgili planlarını ilk kez bir anketle ölçümlediğimiz için önceki dönemle kıyaslama yapamıyoruz. Ancak sektörde maliyetleri düşürecek önlemlerin geciktirilmesi halinde mağaza sayısını ve istihdamını azaltacak markaların oranının giderek artmasından endişe ediyoruz."</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/orta-doguda-tansiyon-yuksek-ama-petrol-fiyatlarinda-dusus-basladi-2036</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Orta Doğu’da Tansiyon Yüksek Ama Petrol Fiyatlarında Düşüş Başladı</h1>
                        <h2>Birleşmiş Milletler toplantıları kapsamında ABD ve İran arasında diplomasiye şans verilebileceği beklentisi ve Suudi Arabistan’ın petrol sevkiyatlarındaki kısmi toparlanma petrol fiyatlarını düşürdü. Brent ham petrol ve ABD ham petrolü son bir haftanın en düşük seviyelerini gördü.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/orta-doguda-tansiyon-yuksek-ama-petrol-fiyatlarinda-dusus-basladi-1789977560.jpg">
                        <figcaption>Orta Doğu’da Tansiyon Yüksek Ama Petrol Fiyatlarında Düşüş Başladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Petrol, Birleşmiş Milletler toplantıları kapsamında bu hafta İran savaşında diplomasiye şans verilebileceği yönündeki umutlarla ve Yemen Husilerinin devam eden saldırılarına rağmen Suudi Arabistan’ın petrol sevkiyatlarında kısmi toparlanma yaşanmasıyla pazartesi günü bir haftadan uzun sürenin en düşük seviyesine geriledi. Brent ham petrol vadeli kontratları ve ABD ham petrolü (WTI), pazartesi günü erken işlemlerde 10 Eylül’den bu yana en düşük seviyelerini gördü. Brent, yüzde 2,08 düşüşle varil başına 101,71 dolara geriledi. Brent, cuma günü yüzde 0,91 değer kaybetmişti. WTI ise önceki seansta yüzde 1,58 gerilemesinin ardından 2,15 dolar veya yüzde 2,14 kayıpla varil başına 98,15 dolara indi.</p>

<p>KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer piyasadaki son durumu değerlendirdi:&nbsp;"ABD-İran savaşını tırmandırmayı önleyecek diplomatik bir yolun bu hafta ortaya çıkabileceği yönündeki umutlarla petrol fiyatlarından belirli bir risk priminin çekildiği görülüyor"</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİPLOMASİ RÜZGARI VE DİPLOMATİK TEMAS TEMASLARI</span></strong></p>

<p>İran ile ABD arasında pazar günü yeni tehditler karşılıklı olarak dile getirildi. Ancak ABD Başkanı Donald Trump, bu hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için New York’ta olması beklenen İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüşmeye açık olduğunu söyledi. El Cezire’nin cumartesi günü yayımladığı habere göre İran, ABD ile savaşı sona erdirmeyi amaçlayan müzakerelere yeniden başlamak için gerekli koşullarını arabuluculara iletti. Haberde, İran’ın güvenlik yetkilisi Muhsin Rızai’nin cumartesi günü verdiği röportajdaki açıklamalarına yer verildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HUSİ SALDIRILARI VE ÇİN’İN MÜDAHALESİ</span></strong></p>

<p>Ancak Orta Doğu’daki gerilim yüksek seviyesini korudu. İran destekli Yemen Husileri, cumartesi günü Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki “hassas” hedeflere füze ve insansız hava araçlarıyla saldırı düzenlediklerini açıkladı. Husiler ayrıca önemli bir petrol ihracat merkezi olan Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu kentinde bulunan bir Aramco tesisini de hedef aldıklarını bildirdi. Konuya ilişkin bilgi sahibi üç İranlı kaynağa göre Çin, Suudi Arabistan’ın saldırıların ardından Pekin’e yaptığı çağrının ardından İran’dan Husileri kontrol altına almasına yardımcı olmasını istedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SUUDİ ARABİSTAN’IN SEVKİYATLARI ARTTI</span></strong></p>

<p>Husilerin Saudi Aramco’nun Doğu-Batı petrol boru hattına yönelik saldırıları, devlet enerji şirketinin Yanbu üzerinden bazı sevkiyatları durdurmasının ardından bu ay ve gelecek ay Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı petrol ihracatını artırmasına neden oldu. Kpler’ın geçici verilerine göre bu durum, OPEC’in en büyük üreticisi Suudi Arabistan’ın ihracatının eylül ayında şu ana kadar günde 4 milyon varilin üzerine çıkmasını sağladı. Suudi Arabistan’ın ihracatı ağustos ayında günlük 2,4 milyon varile gerileyerek en az 2013’ten bu yana en düşük seviyeyi görmüştü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">JPMORGAN ANALİSTLERİNDEN PETROL AKIŞI DEĞERLENDİRMESİ</span></strong></p>

<p>Bloomberg'ün haberine göre JPMorgan analistleri 18 Eylül tarihli notlarında şu ifadelere yer verdi:&nbsp;"Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı boru hattındaki kesintiye rağmen Orta Doğu petrol akışları şaşırtıcı biçimde güçlü kalmaya devam ediyor"</p>

<p>Analistler, son 10 günde toplam petrol akışının günlük ortalama 17,1 milyon varil olduğunu ve bunun 2025 ortalamasının yalnızca günlük 6,1 milyon varil altında kaldığını belirtti.</p>

<p>JPMorgan analistleri değerlendirmelerinde ayrıca şunları kaydetti:&nbsp;"En dikkat çekici değişim Suudi Arabistan’dan geldi"</p>

<p>Uydu verilerine göre Suudi Arabistan’ın Hürmüz Boğazı üzerinden geçen petrol sevkiyatı son altı günde günlük ortalama 2,9 milyon varile yükseldi. Bu miktar ağustos ayında yalnızca günlük 700 bin varil seviyesindeydi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-abd-ekonomik-iliskilerinde-yeni-donem-hedef-100-milyar-dolar-2035</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye-ABD Ekonomik İlişkilerinde Yeni Dönem: Hedef 100 Milyar Dolar</h1>
                        <h2>Gazeteci Vahap Munyar, New York’ta düzenlenen 19. Türkiye Yatırım Konferansı’ndan bildirdi: Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) ev sahipliğinde gerçekleşen dev zirvede, Türkiye ile ABD arasındaki 100 milyar dolarlık ticaret hedefi ve stratejik yatırım ortaklıkları masaya yatırıldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turkiye-abd-ekonomik-iliskilerinde-yeni-donem-hedef-100-milyar-dolar-1789974940.jpg">
                        <figcaption>Türkiye-ABD Ekonomik İlişkilerinde Yeni Dönem: Hedef 100 Milyar Dolar</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>BAŞKANLIĞINI&nbsp;</strong>FİBA Holding Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Murat Özyeğin</strong>’in yürüttüğü Türkiye-ABD İş Konseyi’nin (TAİK) 19’uncusunu gerçekleştireceği&nbsp;<strong>“Ticari Diplomasi Trafiği”</strong>ni izlemek üzere New York’tayız.</p>

<p><strong>Nail Olpak</strong>’ın başkanlığını yürüttüğü Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) çatısı altındaki TAİK’in&nbsp;<strong>“Ticari Diplomasi Trafiği”</strong>nin ilk toplantısı bugün,&nbsp;<strong>Türkiye’nin Ekonomik Görünümü ve Yatırım Fırsatları”&nbsp;</strong>başlığıyla gerçekleşecek. Citi işbirliği ile gerçekleşecek toplantıya Hazine ve Maliye Bakanı&nbsp;<strong>Mehmet Şimşek&nbsp;</strong>ile Merkez Bankası Başkanı&nbsp;<strong>Fatih Karahan&nbsp;</strong>katılacak.</p>

<p>Concordia işbirliği ile gerçekleşecek&nbsp;<strong>“Sanayi ve İleri Teknoloji Yuvarlak Masa Toplantısı”</strong>nda Sanayi ve Teknoloji Bakanı&nbsp;<strong>Mehmet Fatih Kacır&nbsp;</strong>konuşacak.</p>

<p>Gün,&nbsp;Ticaret Bakanı Prof.&nbsp;<strong>Ömer Bolat, Mehmet Şimşek,&nbsp;</strong>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı&nbsp;<strong>Alparslan Bayraktar, Mehmet Fatih Kacır&nbsp;</strong>ile Türk ve Amerikan iş dünyasının önde gelen 400 temsilcisinin katılacağı&nbsp;<strong>“Türkiye Yatırım Konferansı Resepsiyonu”&nbsp;</strong>ile noktalanacak.</p>

<p>Yarın,&nbsp;American Turkish Business Roundtable (ATBR), Atlantic Concil Türkiye ve Franklin Templeton işbirliği ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı&nbsp;<strong>Alparslan Bayraktar</strong>’ın katıldığı&nbsp;<strong>“Enerji Yuvarlak Masa Toplantısı”&nbsp;</strong>yapılacak.</p>

<p>Citi ev sahipliğindeki&nbsp;<strong>"19. Türkiye Yatırım Konferansı Ana Oturumu”</strong>nda Ticaret Bakanı Prof.&nbsp;<strong>Ömer Bolat,&nbsp;</strong>Hazine ve Maliye Bakanı&nbsp;<strong>Mehmet Şimşek&nbsp;</strong>ve Merkez Bankası Başkanı&nbsp;<strong>Fatih Karahan,&nbsp;</strong>çok sayıda Amerikalı kurumsal yatırımcı, fon yöneticisi ve <a href="https://www.ekonomim.com/finans/haberler" target="_blank" title="finans">finans</a> kuruluşu temsilcisiyle buluşacak.</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw690h348q95gc/storage/files/images/2026/09/20/v1-hkkb.jpg" title="100 milyar dolarlık hedef, yeni nesil ekonomik ortaklık için yol haritası olacak - Resim : 1"><img alt="100 milyar dolarlık hedef, yeni nesil ekonomik ortaklık için yol haritası olacak - Resim : 1" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw690h348q95gc/storage/files/images/2026/09/20/v1-hkkb.jpg" /></a>Konferans dizisinin son günü 23 Eylül’de ABD Ticaret Odası, ABD-Türkiye İş Konseyi (USTBC) işbirliğinde gerçekleşecek&nbsp;<strong>“Başkanlık Yuvarlak Masa Toplantısı”</strong>nda Cumhurbaşkanı&nbsp;<strong>Recep Tayyip Erdoğan, “Fortune 100 şirketlerinin üst düzey yöneticileriyle”&nbsp;</strong>bir araya gelecek. Toplantıda bakanlar&nbsp;<strong>Ömer Bolat, Alparslan Bayraktar, Mehmet Fatih Kacır, Mehmet Şimşek, Hakan Fidan,&nbsp;</strong>Merkez Bankası Başkanı&nbsp;<strong>Fatih Karahan,&nbsp;</strong>DEİK Başkanı&nbsp;<strong>Nail Olpak,&nbsp;</strong>TAİK Başkanı&nbsp;<strong>Murat Özyeğin&nbsp;</strong>ile ABD Ticaret Odası, ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı&nbsp;<strong>Hamdi Ulukaya&nbsp;</strong>hazır bulunacak.</p>

<p>Konferansın son etkinliği AmCham Türkiye ve Mastercard işbirliğiyle Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı&nbsp;<strong>Ümit Önal</strong>’ın katılımıyla&nbsp;<strong>“Siber Güvenlik Yuvarlak Masa Toplantısı”</strong>&nbsp;olacak. Türkiye’nin gelişen dijital ekosistemi, siber güvenlik ve dijital yönetişim alanındaki gelişmeler, kamu sektöründeki yapay zeka uygulamaları ile güvenli ve dijital ekosisteme yön veren yeni teknolojiler, işbirliği alanları değerlendirilecek.</p>

<p>DEİK Başkanı&nbsp;<strong>Nail Olpak,&nbsp;</strong>Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinde ticaretin yanı sıra karşılıklı yatırımların, stratejik sektörlerde işbirliklerinin artırılmasının önemine vurgu yaptı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Cumhurbaşkanımı</strong><strong>z</strong><strong>&nbsp;Recep Tayyip Erdoğan i</strong><strong>l</strong><strong>e ABD Başkanı Donald Trump’ın ortaya koyduğu 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefini</strong><strong>,</strong><strong>&nbsp;iki ülke arasındaki ekonomik ortaklığın daha da ileri seviyeye taşınması için önemli bir yol haritası olarak değerlendiriyoruz.</strong></p>

<p>Küresel ticaretin, tedarik zincirlerinin ve yatırım kararlarının yeniden şekillendiği bir dönemden geçildiğini belirtti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Böyle bir ortamda Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, yetişmiş insan kaynağı, lojistik avantajları ve geniş bir coğrafyaya erişim imkanı, Amerikan şirketleri açısından önemli fırsatlar sunuyor.</strong></p>

<p>Şu soruları irdeledi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Artık sadece&nbsp;</strong>“Ne kadar ticaret yapıyoruz?”&nbsp;<strong>sorusunu değil,&nbsp;</strong>“Birlikte ne üretebilir, nereye yatırım yapılabilir ve hangi pazarlara birlikte açılabiliriz?”&nbsp;<strong>sorusunu daha fazla konuşmalıyız.</strong></p>

<p>Ardından ekledi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong><a href="https://www.ekonomim.com/sektorler/enerji" target="_blank" title="enerji">Enerji</a>, teknoloji, finans, ileri imalat ve dijital dönüşüm gibi stratejik alanlarda karşılıklı yatırımların artırılmasını ve Türk-Amerikan şirketlerinin üçüncü ülkelerde daha fazla ortak projeye imza atmasını önemsiyoruz.</strong></p>

<p>TAİK Başkanı&nbsp;<strong>Murat Özyeğin,&nbsp;</strong>Türkiye ve ABD iş dünyası arasında uzun vadeli ve karşılıklı faydaya dayalı işbirliklerinin gelişmesine katkı sağlamayı hedeflediklerine işaret etti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>New York’ta bu yıl 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimiz doğrultusunda, yalnızca ikili ticareti artırmaya değil, karşılıklı yatırımları ve üçüncü ülkelerde ortaklıkları güçlendirmeye de odaklanıyoruz.</strong></p>

<p>ABD Ticaret Odası ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı&nbsp;<strong>Hamdi Ulukaya,&nbsp;</strong>Türkiye ile ABD arasındaki diplomatik ilişkilerin 100’üncü yılının kutlanacağını anımsattı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>İki ülke yönetiminin ortaya koyduğu 100 milyar dolarlık ikili ticaret vizyonu, Türkiye ve Amerikan iş dünyasının ortak inancı, karşılıklı yatırımları ve sahadaki üretkenliği ile hızla gerçeğe dönüşüyor.</strong></p>

<p>New York’ta gerçekleşecek güçlü buluşmanın, küresel Amerikan şirketleri ile Türk özel sektörünün yenilikçi gücünü aynı vizyonda kenetleyeceğinin altını çizdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Küresel tedarik hatlarının ve stratejik yatırımların yeniden yapılandığı günümüz dünyasında, Türkiye dinamik altyapısı, genç yetenek havuzu ve eşsiz üretim kapasitesiyle uluslararası sermaye için en güvenilir ortaklardan biridir.</strong></p>

<p><strong>Ulukaya,&nbsp;</strong>bu yılki konferansla ilgili değerlendirmesini şöyle noktaladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>İki ülkenin öncü kurumlarıyla sadece ticaret hacmini artırmak değil, enerji, ileri teknoloji ve dijital dönüşüm gibi geleceği belirleyen alanlarda kalıcı ortaklıklar kurmak üzere bir araya geliyoruz. Türkiye ve ABD arasındaki ikinci yüzyılın ekonomik omurgasını inşaya kararlıyız.</strong></p>

<p>New York’taki&nbsp;<strong>“19. Türkiye Yatırım Konferansı”</strong>nın sponsorları da şöyle sıralandı:</p>

<ul>
	<li><strong>Borusan Holding, Çalık Holdi</strong><strong>n</strong><strong>g, Chobani, Fiba Holding, Kibar Holding, Koç Holding, Limak Holding, Sabancı Holding, Sahibinden, THY ve Türk Telekom.</strong></li>
</ul>

<p>Türkiye’de fonlarla ilgili operasyon, Financial Times ve Wall Street Journal gibi dünyaca ünlü <a href="https://www.ekonomim.com/ekonomi" target="_blank" title="ekonomi">ekonomi</a> medyasına,&nbsp;<strong>“skandal”&nbsp;</strong>olarak yansıdı…</p>

<p>New York’taki&nbsp;<strong>“19. Yatırımcı Konferansı”</strong>nda özellikle Hazine ve Maliye Bakanı&nbsp;<strong>Mehmet Şimşek</strong>’e yöneltilecek soruların başında&nbsp;<strong>“fon skandalı”&nbsp;</strong>yer alacak gibi görünüyor.</p>

<p>Buna karşın&nbsp;<strong>Nail Olpak, Murat Özyeğin&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>Hamdi Ulukaya</strong>’nın mesajları, ABD’li şirketlerle işbirliğinin daha da gelişeceğine dönük beklenti çıtasını yükseltiyor…</p>

<p><strong>İstanbul, uluslararası sanat&nbsp;dünyasının kalıcı buluşma&nbsp;noktaları arasına girecek</strong></p>

<p><strong>CONTEMPORARY&nbsp;</strong>İstanbul (CI) Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Ali Güreli,&nbsp;</strong>önce 23-27 Eylül 2026’da Tersane İstanbul’da gerçekleşecek&nbsp;<strong>“Contemporary İstanbul 21. Edisyonu”</strong>na katılımlarla ilgili bilgileri verdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>2006’dan buyana Akbank’ın ana partnerliğinde gerçekleşen&nbsp;</strong>“Contemporary İstanbul”<strong>&nbsp;bu yıl 16 farklı ülkeden 70 çağdaş sanat galerisini, 736 sanatçıyı ve 1372 eseri bir araya getiriyor.</strong></p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw265h373q95gc/storage/files/images/2026/09/20/v2-quwc.jpg" title="100 milyar dolarlık hedef, yeni nesil ekonomik ortaklık için yol haritası olacak - Resim : 2"><img alt="100 milyar dolarlık hedef, yeni nesil ekonomik ortaklık için yol haritası olacak - Resim : 2" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw265h373q95gc/storage/files/images/2026/09/20/v2-quwc.jpg" /></a></p>

<p>Şu noktanın altını çizdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>CI21, köklü galeriler ile yeni oluşumları, Türkiye’den ve dünyadan sanatçıları, koleksiyonerleri ve sanat profesyonellerini aynı çatı altında buluştururken, Focus Asia, Newcomers ve New Grounds bölümleriyle uluslararası altyapısı güçleniyor.</strong></p>

<p><strong>Ali Güreli, “Contemporary İstanbul”</strong>un 21 yıllık yolculuğunu ve İstanbul’un sanat dünyasındaki konumunu şöyle özetledi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>&nbsp;Sanat dünyasının geleceğini yalnızca nerede daha çok eser satıldığı değil, sanatçıların, galerilerin, koleksiyonerlerin ve fikirlerin nerede buluştuğu belirleyecek. İstanbul’un gücü de tam bu noktada öne çıkıyor.</strong></p>

<p>Şu nokta üzerinde durdu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Contemporary İstanbul”&nbsp;<strong>olarak 21 yıldır bu buluşma alanını büyütüyor, Türkiye sanat piyasasını uluslararası sanat dünyasıyla daha güçlü ilişkiler kurmaya açıyoruz. Bu yıl aramıza katılan yeni galeriler ve Focus Asia ile bu ağı yeni coğrafyalara taşıyoruz.</strong></p>

<p>Hedefleriyle ilgili şu mesajı aktardı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Hedefimiz, İstanbul’un uluslararası sanat dünyasının kalıcı buluşma noktalarından biri olmasına katkıda bulunmak.</strong></p>

<p><strong>Güreli,&nbsp;</strong>son 12 ayda sanat dünyasında nelerin değiştiği konusunu da irdeledi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Ukrayna ve Ortadoğu’daki savaş ve küresel siyasi gerilim; seyahat, eser taşımacılığı, sigorta ve <a href="https://www.ekonomim.com/sektorler/lojistik" target="_blank" title="lojistik">lojistik</a> maliyetlerini doğrudan etkiledi. Buna rağmen uluslararası sanat piyasası durmadı, daha temkinli ve daha planlı hareket etmeye başladı.</strong></p>

<p>Sanat dünyasının bölgemizdeki ağırlık merkezinin genişlediğini kaydetti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Doha ve Abu Dhabi’nin artan sanat ve müze yatırımları, İstanbul’un uzun süredir doğal olarak üstlendiği bölgesel sanat merkezi rolünün artık yeni ve güçlü aktörlerle paylaşılan, daha rekabetçi bir coğrafyada sürdürüleceğini gösteriyor.</strong></p>

<p>Bu noktada Suudi Arabistan’a dikkat çekti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Suudi Arabistan ise tüm ülkeye yayılan bir strateji ile bu yarışta hızla büyüyen bir ivme ile yerini alıyor.&nbsp;</strong>“Art Basel Qatar”,&nbsp;<strong>Doha’da Şubat 2026’da ilk edisyonunu gerçekleştirdi. Kasım 2026’da ise&nbsp;</strong>“Frieze Abu Dhabi”&nbsp;<strong>ilk kez düzenlenecek.</strong></p>

<p><strong>“Contemporary İstanbul”</strong>un 21 yıldır aralıksız ana sponsoru olan Akbank’ın Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Suzan Sabancı,&nbsp;</strong>çağdaş sanatın dünyaya yeni gözlerle bakmanın en güçlü yollarından biri olduğunu vurguladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>İstanbul da bu yeni bakışların buluştuğu, sanatın geleceğinin konuşulduğu önemli merkez olarak öne çıkıyor.&nbsp;</strong>“Contemporary İstanbul”&nbsp;<strong>21 yıldır dünyanın farklı coğrafyalarından sanatçılar, galeriler ve koleksiyonerleri buluşturup yaratıcı enerjiyi büyütüyor.</strong></p>

<p>Ardından ekledi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;“Contemporary İstanbul”<strong>un 21. Edisyonunun da İstanbul’un çağdaş sanat alanındaki iddiasını güçlendirecek, yeni keşiflere ve yeni hikayelere ilham verecek bir buluşma olacağına inanıyorum.</strong></p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/altin-piyasi-yeni-haftaya-hafif-yatay-ve-asagi-yonlu-basladi-2034</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Altın Piyası Yeni Haftaya Hafif Yatay ve Aşağı Yönlü Başladı</h1>
                        <h2>Yatırımcılar ve vatandaşlar haftanın ilk gününde güncel altın fiyatlarını yakından takip ediyor. Üç haftalık düşüş serisine ara veren ons altın yeni haftaya yatay bir seyirle başlarken, gram ve çeyrek altın satış fiyatları netleşti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/altin-piyasi-yeni-haftaya-hafif-yatay-ve-asagi-yonlu-basladi-1789974457.jpg">
                        <figcaption>Altın Piyası Yeni Haftaya Hafif Yatay ve Aşağı Yönlü Başladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler vatandaşlar tarafından yakından izlenirken, 21 Eylül 2026 Pazartesi gününün ilk saatlerinde piyasalardaki rakamlar belli oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÜRESEL PİYASALARDA ONS ALTININ SEYRİ</span></strong></p>

<p>Küresel piyasalarda altının ons fiyatı, geçtiğimiz haftayı yüzde 0,67 yükselişle 4.378 dolardan tamamlamıştı. Üç haftalık düşüş serisine ara veren altın, yeni haftanın ilk işlemlerinde ise hafif aşağı yönlü ve yatay bir seyir izliyor. Yeni haftada ons altın güne 4.360,15 dolar seviyesinden başladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GRAM VE ÇEYREK ALTINDA SON DURUM</span></strong></p>

<p>İç piyasada da vatandaşlar güne "Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?" sorularıyla başladı. Güne 6.849 TL seviyesinden başlayan gram altın 6.849,34 TL’den satılırken, çeyrek altın satış fiyatı ise 11.165,00 TL olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">21 EYLÜL 2026 GÜNCEL ALTIN SATIŞ FİYATLARI</span></strong></p>

<p>Piyasalarda işlem gören diğer altın türlerinde ise satış fiyatları şu şekilde listelendi:</p>

<p>Gram altın: 6.849,34 TL</p>

<p>Çeyrek altın: 11.165,00 TL</p>

<p>Yarım altın: 22.323,00 TL</p>

<p>Tam altın: 44.558,24 TL</p>

<p>Cumhuriyet altını: 44.502,00 TL</p>

<p>Gremse altın: 111.737,31 TL</p>

<p>Ons altın: 4.360,15 dolar</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/merterde-moda-ruzgari-esti-8-moda-haftasi-gorkemli-gecti-2033</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 15:39:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Merter’de Moda Rüzgârı Esti: 8. Moda Haftası Görkemli Geçti</h1>
                        <h2>Moda ve tekstil dünyasının kalbi Merter, bu yıl 8. Merter Moda Haftası ile yine renkli ve görkemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı. MESİAD Başkanı Ufuk Muslu ve Yönetim Kurulu üyelerinin ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte, iddialı defileler ve ünlü isimlerin katılımıyla podyumda adeta görsel bir şölen yaşandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/merterde-moda-ruzgari-esti-8-moda-haftasi-gorkemli-gecti-1789907950.webp">
                        <figcaption>Merter’de Moda Rüzgârı Esti: 8. Moda Haftası Görkemli Geçti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Moda ve tekstil dünyasının kalbi Merter, bu yıl&nbsp;<strong>8. Merter Moda Haftası</strong>&nbsp;ile yine renkli ve görkemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı.&nbsp;<strong>MESİAD Başkanı Ufuk Muslu</strong>&nbsp;ve Yönetim Kurulu üyelerinin ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte, iddialı defileler ve ünlü isimlerin katılımıyla podyumda adeta görsel bir şölen yaşandı.</p>

<p><strong>NES Prodüksiyon Neslihan Hacıoğlu</strong>&nbsp;imzasını taşıyan organizasyonun koreografisini ise başarılı koreograf&nbsp;<strong>Asil Çağıl&nbsp;</strong>üstlendi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Deneyimli İsimler ve Genç Yetenekler Aynı Podyumda</strong></span></p>

<p>Merter Moda Haftası;&nbsp;<strong>Demet Şener, Özge Ulusoy, Ece Gürsel</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Wilma Elles</strong>&nbsp;gibi usta isimleri ağırlarken, son yıllarda güzellik yarışmalarında derece alan genç mankenler de podyumdaki yerini aldı.&nbsp;<strong>Hazel Asil, Deniz Eser, Sıla Saraydemir, Ari Ünal</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Yağmur Karlı</strong>, deneyimli modellerle aynı podyumu paylaşarak gecenin en çok konuşulan isimleri arasına girdi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Podyumda “Beşi Bir Yerde” Rüzgârı</strong></span></p>

<p>Türkiye’yi çeşitli uluslararası organizasyonlarda temsil eden tescilli güzeller; enerjileri, zarafetleri ve şıklıklarıyla büyük beğeni topladı. Beş genç modelin yan yana geldiği anlar, defileyi izleyenlere adeta&nbsp;<em>”beşi bir yerde”</em>&nbsp;yorumunu yaptırdı. Böylesine prestijli bir organizasyonda yer almaktan gurur duyduklarını belirten modeller, etkinliğin kendileri için unutulmaz bir deneyim olduğunu vurguladı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Gözler Son Dönemin Taçlı Güzellerindeydi</strong></span></p>

<p>Defilelerin görkemli finalinde tüm bakışlar yeniden son dönemin tescilli güzellerine çevrildi. Genç modeller, sergiledikleri üstün performansla podyum dünyasına&nbsp;<em>”Biz de varız!”</em>&nbsp;mesajı verdi. Moda, güzellik ve genç enerjinin buluştuğu&nbsp;<strong>8. Merter Moda Haftası</strong>, hafızalarda iz bırakan finaliyle sona erdi.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/fon-sorusturmasinda-sinir-otesi-para-transferleri-ve-hesap-hareketleri-icin-dugmeye-basildi-2032</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Fon Soruşturmasında Sınır Ötesi Para Transferleri ve Hesap Hareketleri İçin Düğmeye Basıldı</h1>
                        <h2>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fon soruşturmasında MASAK'tan yeni bir talep geldi. Başsavcılık; Pusula Finans Holding, Tera Yatırım, Hedef Holding ve Bulls Yatırım ile alt şirket yöneticilerinin 2024’ten bugüne kadarki yurt dışı kripto, para transferleri ve tüm hesap hareketlerinin ivedilikle incelenerek raporlanmasını istedi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/fon-sorusturmasinda-sinir-otesi-para-transferleri-ve-hesap-hareketleri-icin-dugmeye-basildi-1789906179.jpg">
                        <figcaption>Fon Soruşturmasında Sınır Ötesi Para Transferleri ve Hesap Hareketleri İçin Düğmeye Basıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamı genişletilerek devam ediyor. Soruşturma çerçevesinde Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığından (MASAK) kritik bir finansal inceleme talep edildi.</p>

<p>Başsavcılık; Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bu kurumların alt şirketlerinde görev yapan yöneticilerin tüm finansal hareketlerinin detaylıca incelenmesini istedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">2024'TEN BUGÜNE TÜM HAREKETLER İSTENİYOR</span></strong></p>

<p>Soruşturma makamının talebi doğrultusunda, adı geçen şirketlerin yöneticilerine ait 2024 yılından bugüne kadar gerçekleştirilen tüm hesap hareketleri mercek altına alınacak. MASAK tarafından yürütülecek incelemelerin ardından elde edilecek bilgi ve belgelerin ivedilikle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi talep edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KRİPTO VE YURT DIŞI TRANSFERLER MERCEK ALTINDA</span></strong></p>

<p>Yürütülen soruşturmada özellikle şirket yöneticilerinin yurt dışına gerçekleştirdiği kripto varlık ile para transferleri, banka hesapları ve diğer finansal enstrümanlardaki hareketlilik öncelikli inceleme alanını oluşturuyor. MASAK tarafından hazırlanacak kapsamlı raporların, soruşturmanın finansal boyutuna ilişkin hukuki değerlendirmelerde kullanılacağı bildirildi.<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/toki-yuzde-25-indirim-kampanyasinda-geri-sayim-basladi-2031</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>TOKİ Yüzde 25 İndirim Kampanyasında Geri Sayım Başladı</h1>
                        <h2>TOKİ’nin geri ödemeleri devam eden konut ve iş yerleri için düzenlediği yüzde 25 indirim kampanyası 22 Eylül’de başlıyor. Borcunun tamamını veya en az yüzde 25'ini peşin ödeyen hak sahiplerinin yararlanabileceği kampanyaya başvurular 19 Ekim’e kadar sürecek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/toki-yuzde-25-indirim-kampanyasinda-geri-sayim-basladi-1789905407.jpg">
                        <figcaption>TOKİ Yüzde 25 İndirim Kampanyasında Geri Sayım Başladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı TOKİ, vatandaşlardan gelen yoğun talep üzerine geri ödemeleri süren konut ve iş yerleri için yüzde 25 indirim kampanyasını hayata geçiriyor. Kampanya kapsamında kalan borç bakiyesini peşin kapatarak tapusunu almak isteyen alıcılara yüzde 25 indirim imkânı sağlanacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAŞVURULAR 22 EYLÜL'DE BAŞLIYOR</span></strong></p>

<p>Kampanyadan faydalanmak isteyen vatandaşlar, 22 Eylül Salı gününden itibaren 19 Ekim'e kadar satış işlemlerini gerçekleştirdikleri bankalara başvurabilecek. Alıcılar, borç kapatma tarihi itibarıyla hesaplanacak borç bakiyelerini de aynı tarihler arasında ilgili bankalardan öğrenebilecek.</p>

<p>Borcunun tamamını kapatamayacak konut ve iş yeri alıcılarına da kısmi ödeme imkânı tanınacak. Borç bakiyesinin yüzde 25'inden az olmamak şartıyla yapılacak peşin ödemelerde de yüzde 25 indirim uygulanacak. Kampanyadan yaklaşık 228 bin konut ve iş yeri sahibinin yararlanması öngörülüyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAMPANYADAN YARARLANMA ŞARTLARI</span></strong></p>

<p>Kampanyadan, geri ödeme taksitleri en geç Haziran 2025'in sonuna kadar başlamış konut ve iş yeri alıcıları faydalanabilecek. Başvuru tarihi itibarıyla borç kapatmanın yapılacağı aya ait taksitlerin ödenmiş olması, geriye dönük taksit ile emlak vergisi borcunun bulunmaması şartı aranacak. Kalan taksit sayısı 12 ay ve daha az olan alıcılar ise kampanyadan yararlanamayacak.</p>

<p>Kat mülkiyeti oluşmuş projelerde borcunu kapatan alıcılara tapuları teslim edilecek. Bu kapsamdaki vatandaşların bankaya başvururken ilgili belediyeden alacakları emlak beyan değerini gösteren belge ile DASK poliçesini yanlarında bulundurmaları gerekecek.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/agustosta-kurulan-sirket-sayisi-duserken-kapanan-sirket-sayisi-gecen-yila-gore-yukseldi-2030</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ağustosta Kurulan Şirket Sayısı Düşerken Kapanan Şirket Sayısı Geçen Yıla Göre Yükseldi</h1>
                        <h2>TOBB'un ağustos ayı verilerine göre Türkiye’de kurulan şirket sayısı bir önceki aya kıyasla yüzde 3,4 gerileyerek 9 bin 212 olurken, kapanan şirket sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,3 artışla 2 bin 114'e yükseldi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/agustosta-kurulan-sirket-sayisi-duserken-kapanan-sirket-sayisi-gecen-yila-gore-yukseldi-1789739248.jpg">
                        <figcaption>Ağustosta Kurulan Şirket Sayısı Düşerken Kapanan Şirket Sayısı Geçen Yıla Göre Yükseldi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Ağustos 2026 dönemine ilişkin kurulan ve kapanan şirket istatistiklerini açıkladı. Verilere göre ağustosta 9 bin 212 şirket kurulurken, 2 bin 114 şirket faaliyetlerine son verdi. Yeni kurulan şirketlerin 8 bin 223’ünü limited, 989’unu anonim şirketler oluşturdu. Aynı dönemde 63 kooperatif ve bin 229 gerçek kişi ticari işletmesi kuruldu. Ağustosta kurulan şirket sayısı temmuz ayına göre yüzde 3,4 azalırken, geçen yılın aynı ayına göre değişmedi. Aylık karşılaştırmada kooperatif kuruluşları yüzde 38,2, gerçek kişi ticari işletmesi kuruluşları ise yüzde 15,7 geriledi. Kapanan şirket sayısı bir önceki aya göre yüzde 21,3 düşmesine rağmen, geçen yılın ağustos ayına kıyasla yüzde 11,3 yükseldi. Ağustosta ayrıca 71 kooperatif ve bin 91 gerçek kişi ticari işletmesi kapandı. Yıllık bazda kapanan kooperatif sayısı yüzde 14,5 azalırken, kapanan gerçek kişi ticari işletmesi sayısı aynı oranda arttı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ ŞİRKETLERİN YÜZDE 37,5’İ İSTANBUL’DA KURULDU</span></strong></p>

<p>Şirket kuruluşlarının illere dağılımında İstanbul ilk sırada yer aldı. Ağustosta kurulan şirketlerin yüzde 37,5’i İstanbul’da, yüzde 11,1’i Ankara’da, yüzde 5,7’si İzmir’de faaliyete başladı. Ardahan’da ise söz konusu ayda şirket kuruluşu gerçekleşmedi. Sektörel dağılımda toptan ve perakende ticaret öne çıktı. Kurulan şirket ve kooperatiflerin 3 bin 276’sı ticaret, bin 212’si inşaat, bin 155’i imalat sektöründe faaliyet göstermek üzere kuruldu. Gerçek kişi ticari işletmelerinde ise inşaat sektörü 548 kuruluşla ilk sırayı aldı. Bu sektörü 324 kuruluşla toptan ve perakende ticaret, 85 kuruluşla imalat izledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAPANISLARDA DA TİCARET İLK SIRADA YER ALDI</span></strong></p>

<p>Ağustosta kapanan şirket ve kooperatiflerin 717’si toptan ve perakende ticaret sektöründe faaliyet gösteriyordu. İmalat sektöründe 266, inşaat sektöründe ise 198 şirket ve kooperatif kapandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEKİZ AYDA 75 BİN 814 ŞİRKET KURULDU</span></strong></p>

<p>Ocak-ağustos döneminde kurulan şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,4 artarak 75 bin 814’e ulaştı. Bu dönemde kapanan şirket sayısı ise yüzde 1,1 azalarak 18 bin 284 oldu. İlk sekiz ayda kooperatif kuruluşları yüzde 22,5 düşüşle 979’a gerilerken, gerçek kişi ticari işletmesi kuruluşları yüzde 2,1 artışla 11 bin 542’ye yükseldi. Aynı dönemde kapanan kooperatif sayısı yüzde 9,3 azaldı. Kapanan gerçek kişi ticari işletmesi sayısı ise yüzde 9,6 artarak 11 bin 307’ye çıktı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">952 YABANCI ORTAKLI ŞİRKET KURULDU</span></strong></p>

<p>Ağustosta kurulan yabancı ortak sermayeli şirket sayısı 952 olarak kayıtlara geçti. Bunların 467’si Suriye, 56’sı İran ortaklı şirketlerden oluştu. Yabancı ortak sermayeli şirketlerde yabancı sermaye payı yüzde 79,5 olarak açıklandı. Yılın ilk sekiz ayında kurulan yabancı ortak sermayeli şirketlerin toplam sayısı ise 7 bin 339’a ulaştı. Ağustosta faaliyete geçen 63 kooperatifin 37’sini konut yapı, 19’unu işletme, 3’ünü tarımsal kalkınma kooperatifleri oluşturdu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/cetin-civata-grubu-malatyadan-baslayan-basari-hikayesini-buyutmeye-devam-ediyor-2029</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çetin Cıvata Grubu Malatya’dan Başlayan Başarı Hikayesini Büyütmeye Devam Ediyor</h1>
                        <h2>Ekonomim yazarı Vahap Munyar, 1913 yılında Malatya’da küçük bir hırdavat dükkanıyla temelleri atılan ve günümüzde yıllık milyonlarca Euro ciroya ulaşan Tecdelioğlu Ailesi’nin köklü başarı öyküsünü kaleme aldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/cetin-civata-grubu-malatyadan-baslayan-basari-hikayesini-buyutmeye-devam-ediyor-1789731749.jpg">
                        <figcaption>Çetin Cıvata Grubu Malatya’dan Başlayan Başarı Hikayesini Büyütmeye Devam Ediyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>SAMSUN</strong>’da yatılı öğrenci olarak liseyi bitiren&nbsp;<strong>Abdullah&nbsp;</strong>Bey (<strong>Tecdelioğlu</strong>), babadan kalma demirci ustalığının da etkisiyle 1913 yılında memleketi Malatya’da hırdavat dükkanı açtı. Çok geçmeden Birinci Dünya Savaşı sırasında askere gitti. Askerliği toplam 11 yıl sürdü.&nbsp;<strong>Kazım Karabekir</strong>’in yaverliğini de yaptı.</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h479q95gc/storage/files/images/2026/09/17/v1-twcq.jpg" title="75 cent’lik filmaşini alıp cıvata yapıyor 3-4 dolara ihraç ediyor - Resim : 1"><img alt="75 cent’lik filmaşini alıp cıvata yapıyor 3-4 dolara ihraç ediyor - Resim : 1" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h479q95gc/storage/files/images/2026/09/17/v1-twcq.jpg" /></a></p>

<p><em>Malatya’daki fabrikadan: Çetin Tecdelioğlu (sol başta),<br />
Nihat Tecdelioğlu (sağ başta), Mustafa Tecdelioğlu (sağdan ikinci)</em></p>

<p><strong>Abdullah&nbsp;</strong>Bey’in askere gittiği dönemlere dükkânı kapanıyor, dönünce yeniden işbaşı yapıyordu. Askerlik bitiminde yine Malatya’daki hırdavatçı dükkânında işe koyuldu. Zamanla yanına oğulları&nbsp;<strong>Nihat&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>Nevzat Tecdelioğlu</strong>’nu aldı. Oğullarıyla birlikte hırdavatçılık işi 1966 yılında vefatına kadar sürdü.</p>

<p><strong>Abdullah&nbsp;</strong>Bey’in vefatı sonrası&nbsp;<strong>Nihat Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>kardeşi&nbsp;<strong>Nevzat Tecdelioğlu</strong>’yla işlerini ayırdı, kendi hırdavatçı dükkanını açtı.&nbsp;<strong>Nihat Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>bir yandan hırdavatçılık yaparken, diğer taraftan üretime dönük radarını hep açık tuttu. Nitekim 1968-1969 döneminde bir eczacı arkadaşının yönlendirmesiyle İstanbul’daki Filiz İlaç’a ortak oldu.</p>

<p><strong>Nihat Tecdelioğlu</strong>’nun daha çok üretime dönük arayışları, DYO bayiliğinin de etkisiyle Yaşar Holding’in Pınar Süt, Tuborg, <a href="https://www.ekonomim.com/finans/altin" target="_blank" title="Altın">Altın</a> Yunus gibi yatırımlarını yaparken bayilerine hisse satışı zincirinin halkaları arasına girmesini de sağladı. Ancak o hisseler sembolik düzeyde kaldı.</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw280h222q95gc/storage/files/images/2026/09/17/v2-6n3w.jpg" title="75 cent’lik filmaşini alıp cıvata yapıyor 3-4 dolara ihraç ediyor - Resim : 2"><img alt="75 cent’lik filmaşini alıp cıvata yapıyor 3-4 dolara ihraç ediyor - Resim : 2" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw280h222q95gc/storage/files/images/2026/09/17/v2-6n3w.jpg" /></a>Derken 1970’li yıllarda Malatya’daki esnaflar bir araya gelip art arda un fabrikası, Merbolin boya fabrikası, mobilya fabrikası ve kireç fabrikası kurdu.&nbsp;<strong>Nihat Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>üretime dönük radarı hep açık olduğu için bu yatırımların da ortakları arasına girdi.</p>

<p><strong>Nihat Tecdelioğlu</strong>’nun hırdavatçı dükkanını ben de 1960’lı yılların sonları, 70’li yılların başlarında Malatya’daki oto elektrik-bobinaj ustası abim&nbsp;<strong>Kemal Munyar</strong>’ın yanında çıraklık yaptığım günlerden anımsıyorum. Cıvata ihtiyacı olduğunda abimin talimat sesi yükselirdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Tecdeli’ye git, o cıvataları al gel…</strong></p>

<p><strong>Nihat&nbsp;</strong>Bey, 1970’lerin ortalarında büyük oğlu&nbsp;<strong>Mustafa&nbsp;</strong>ile onun bir küçüğü&nbsp;<strong>Abdullah</strong>’ı İstanbul’a, Kadıköy Maarif Koleji’ne gönderdi. Bir-iki yıl sonra Malatya’da olaylar patlayınca İstanbul’a taşınma kararı aldı. İstanbul’da ilk aşamada bir un fabrikası kurmak için kolları sıvadı. Ortakları gönülsüz davranınca bir cıvata imalat atölyesi bulundu ve satın alındı.</p>

<p><strong>Nihat Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>İstanbul Topçular’daki 500 metrekarelik atölyede cıvata üretimini 3-4 yıl kadar ortaklarıyla birlikte sürdürdü. 1980’lerin başlarında ortaklarından ayrıldı, cıvata üretimine işin tek sahibi olarak devam etti.</p>

<p>1985 yılında büyük oğlu&nbsp;<strong>Mustafa Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>ODTÜ İnşaat Mühendisliğini bitirdi, bir inşaat şirketiyle aylık 5 bin dolarlık maaşla Libya’ya gitmeyi planlarken aile işine odaklanması için teklifini yaptı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Gel, 5 bin doları kendi fabrikamızda kazanırsın…</strong></p>

<p><strong>Mustafa Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>babasının sözünü dinledi, küçük kardeşi&nbsp;<strong>Çetin</strong>’in adını taşıyan Çetin Cıvata’nın pazarlama şirketini kurdu. Üretim de bu dönemde Topçular’daki 500 metrekarelik atölyeden Bayrampaşa’daki 1500 metrekarelik fabrikaya taşındı.</p>

<p>1990 yılında babası&nbsp;<strong>Nihat Tecdelioğlu&nbsp;</strong>kanser olunca Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlendi. Aynı yıl küçük kardeşi de Çetin Cıvata’da göreve başladı. Çatalca’daki mevcut fabrikanın bulunduğu alana ilk adım 4 bin metrekareyle atıldı.</p>

<p>Çatalca’daki tesisin büyüklüğü 60 bin metrekareye ulaşırken, 4 ayrı lokasyondaki yıllık üretim de yıllık 60 bin tonları gördü. Çetin Cıvata’nın ihracatı da 20 milyon <a href="https://www.ekonomim.com/finans/doviz/eur-trl-avro-turk-lirasi" target="_blank" title="euro">Euro</a>’yu aştı.</p>

<p>Geçen gün&nbsp;<strong>Mustafa Tecdelioğlu</strong>’nun ev sahipliğinde&nbsp;<strong>İbrahim Nalbant, Cem Şirolu&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>Çetin Tecdelioğlu</strong>’yla buluştuk.&nbsp;<strong>Mustafa Tecdelioğlu</strong>’ndan Çetin Cıvata’nın daha önce dinlediğim öyküsünü anlatmasını istedim. Öyküyle ilgili bilgilerimi tazelerken dönemin Çelik İhracatçıları Birliği Başkanı&nbsp;<strong>Adnan Aslan,&nbsp;</strong>Diler Holding Yönetim Kurulu Üyesi&nbsp;<strong>İbrahim Pektaş&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>Mustafa Tecdelioğlu</strong>’yla 2018 yılı Eylül ayı başlarındaki buluşmaya uzandım.</p>

<p><strong>İbrahim Pektaş, Mustafa Tecdelioğlu</strong>’na takılmıştı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Mustafa Bey’in işi iyi. Tonu 800 dolardan filmaşini alıyor, cıvata yapıp, tonu 3 bin 800 dolardan ihraç ediyor.</strong></p>

<p><strong>Adnan Aslan,&nbsp;</strong>sektörün kilo başı ihracat rakamlarından örnekler vermişti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>İnşaat demirinin kilosu 60 cent’e, yassı ürün 70 cent’e, boru 1 dolara ihraç ediliyor. Cıvata daha katma değerli bir ürün. O nedenle kilo başına ihracatı 3.8 doları buluyor.</strong></p>

<p><strong>Mustafa Tecdelioğlu</strong>’ndan bu verileri güncellemesini istedim, paylaştı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Filmaşinin tonu 750 <a href="https://www.ekonomim.com/finans/doviz/usd-trl-amerikan-dolari-turk-lirasi" target="_blank" title="dolar">dolar</a>. Sektörümüzün ortalama ihracat geliri ton başına 3 bin dolar dolayında. Bizde 4 bin dolara kadar çıkıyor. Filmaşin fabrikalarımızda özel işleniyor. İşlemenin de önemli maliyeti var.</strong></p>

<p>1913 yılında Malatya’da&nbsp;<strong>Abdullah&nbsp;</strong>Bey’in nalbur dükkanıyla çıktığı yolculukta rota, ikinci kuşakta&nbsp;<strong>(Nihat Tecdelioğlu)&nbsp;</strong>cıvata üretimine yöneldi. Üçüncü kuşak şirketi cıvata üretiminde Türkiye ikinciliğine taşıdı…</p>

<p>Çetin Cıvata Grubu, üçüncü ve dördüncü kuşağın kol kola girmesiyle daha büyük hedeflere doğru yol alıyor…</p>

<p><strong>Nalbur dükkanıyla çıktığı Malatya’ya cıvata fabrikasıyla döndü</strong></p>

<p>&nbsp;<strong>KENDİSİNİ “modern dilenci”&nbsp;</strong>olarak tanımlayan CHP eski milletvekili, eski bankacı rahmetli&nbsp;<strong>Mevlüt Aslanoğlu</strong>’nun Malatya’ya yatırıma yönlendirdiği ailelerden biri de&nbsp;<strong>Tecdelioğlu&nbsp;</strong>oldu.</p>

<p><strong>Mevlüt Aslanoğlu</strong>&nbsp;öncülük etti, Çetin Cıvata Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Mustafa Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>kardeşleri&nbsp;<strong>Abdullah&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>Çetin,&nbsp;</strong>birlikte karar verip babaları&nbsp;<strong>Nihat Tecdelioğlu&nbsp;</strong>adına Malatya’da bir ilköğretim okulu yaptırdı.</p>

<p>Böylece&nbsp;<strong>Tecdelioğlu&nbsp;</strong>Ailesi,&nbsp;<strong>Nihat&nbsp;</strong>Bey’in 1970’li yılların ikinci yarısında nalbur dükkanını kapatıp ayrıldığı Malatya’ya okul bağışıyla dönmüş oldu.</p>

<p>Rahmetli&nbsp;<strong>Mevlüt Aslanoğlu,&nbsp;</strong>okulla yetinmedi,&nbsp;<strong>Tecdelioğlu&nbsp;</strong>Ailesinin Malatya’ya bir de fabrika kurması için çaba harcadı. Çetin Cıvata’yı yöneten&nbsp;<strong>Mustafa&nbsp;</strong>ve<strong>&nbsp;Çetin Tecdelioğlu&nbsp;</strong>kardeşler, 2011 yılında Malatya OSB’deki fabrikanın ilk fazını devreye aldı. Malatya’daki fabrika da adım adım büyütüldü, 2016’da bugünkü 30 bin metrekarelik kapalı alana ulaştı.</p>

<p>6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin olumsuz etkisi sürse de Çetin Cıvata Grubu, Malatya’da üretimini sürdürüyor.</p>

<p><strong>Mustafa Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>Çetin Cıvata Grubu’nun dört ayrı lokasyonda üretimini sürdürdüğünü belirtti:</p>

<ul>
	<li><strong>Çatalca:&nbsp;</strong>60 bin metrekare</li>
	<li><strong>Malatya:&nbsp;</strong>30 bin metrekare</li>
	<li><strong>Hadımköy:&nbsp;</strong>2 bin 500 metrekare</li>
	<li><strong>Hadımköy:&nbsp;</strong>4 bin 500 metrekare<br />
	<br />
	3’ten 27 milimetreye kadar bağlantı elemanı üretiyor ciro 60 milyon Euro’yu buluyor</li>
</ul>

<p>&nbsp;<strong>ÇETİN&nbsp;</strong>Cıvata Grubu Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Mustafa Tecdeliolu</strong>’na ürün yelpazesini sordum, sayı vermek yerine şöyle tanımladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>3 milimetreden 27 milimetre kalınlığa kadar her türlü bağlantı elemanını üretiyoruz. Ürünlerimiz beyaz eşyadan otomotive, mobilyaya birçok sektörde kullanılıyor.</strong></p>

<p>Ciroyu sordum, hesapladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>60 milyon Euro dolayında ciromuz var.</strong></p>

<p>Ekonomide yaşanan sıkıntılı dönemin etkisini de şöyle ortaya koydu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Yıllık 60 bin tonluk üretimimiz vardı. Bu yılı muhtemelen yarısı düzeyinde üretimle kapatacağız.</strong></p>

<p><strong>&nbsp;&nbsp;Abdullah bilişime yöneldi Çetin Cıvata’da 4’üncü kuşak da görev aldı</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;<strong>MUSTAFA Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>kardeşlerinden&nbsp;<strong>Abdullah Tecdelioğlu</strong>’nun Boğaziçi Üniversitesi mezunu olduğunu belirtti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Abdullah, mezuniyeti sonrasında ortaklarıyla&nbsp;</strong>“Boğaziçi Bilgisayar”<strong>ı kurdu. Bilişim sektörüne odaklandı.</strong></p>

<p>Ailenin dördüncü kuşağını sordum, anlattı:</p>

<ul>
	<li><strong>Babamın adını taşıyan büyük oğlum Nihat, yönetim kurulu üyesi. Üretim ve ihracata bakıyor.</strong></li>
	<li><strong>Çetin’in oğlu Kerem, yönetim kurulu üyesi, satış ve pazarlamada görev aldı.</strong></li>
	<li><strong>Benim küçük oğlum Serhat, Hadımköy’deki tel çekme-somun fabrikasıyla ilgileniyor.</strong><br />
	&nbsp;</li>
	<li><strong>BESİAD’ın kurucusu MEV’de Başkan, İSO’da Meclis Başkanlığı adayı</strong></li>
</ul>

<p>&nbsp;<strong>MUSTAFA Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>işlerinin yanı sıra sektörün, iş dünyasının sivil toplum örgütlerinde de elini taşın altına koyduğunu belirtti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>2001 yılında Bağlantı Elemanları Sanayici ve İş İnsanları Derneği’ni (BESİAD) kurduk. Uzun süre başkanlık görevini yürüttüm. Çelik İhracatçıları Birliği’nin yönetim kurulunda görev aldım, Başkanvekilliği görevinde bulundum.</strong></p>

<p><strong><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw813h306q95gc/storage/files/images/2026/09/17/v3-selm.jpg" title="75 cent’lik filmaşini alıp cıvata yapıyor 3-4 dolara ihraç ediyor - Resim : 3"><img alt="75 cent’lik filmaşini alıp cıvata yapıyor 3-4 dolara ihraç ediyor - Resim : 3" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw813h306q95gc/storage/files/images/2026/09/17/v3-selm.jpg" /></a>Adnan Dalgakıran</strong>’la MAKFED’i kuran ekibin içinde yer aldığını kaydetti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>İhracatçı Birliklerinde ve Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde (TİM) kardeşim Çetin daha etkin görevler aldı. TİM’de Başkanvekili.</strong></p>

<p>Kendisini en fazla mutlu eden sivil toplum örgütü görevinin Malatya Eğitim Vakfı (MEV) Başkanlığı olduğunu vurguladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Burs verebildiğimiz öğrenci sayısı arttıkça daha çok mutlu oluyoruz. MEV’de ülkemizin gençlerinin eğitimine katkı vermeyi son derece önemsiyoruz.</strong></p>

<p>İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) Meclis Üyesi olduğunu anımsattı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Yeni dönemde İSO Meclis Başkanlığına aday oldum. Deneyimlerimle Meclis Başkanlık Divanı’nda İstanbul sanayisine katkı verebileceğime inanıyorum.</strong></p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/siemens-buzdolaplarinda-degisen-ihtiyaclara-uyum-saglayan-esneklik-flexdoor-2028</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Siemens Buzdolaplarında Değişen İhtiyaçlara Uyum Sağlayan Esneklik: flexDoor</h1>
                        <h2>Siemens Ev Aletleri, buzdolaplarında sunduğu flexDoor özelliğiyle saklama alanlarını kullanıcı ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendiren esnek bir tasarım deneyimi sunuyor. Sağa ve sola kaydırılabilen, kolayca çıkarılıp farklı sıralara takılabilen kapı rafları; farklı boyut ve formlardaki ürünler için buzdolabı içindeki alanın daha verimli kullanılmasına olanak tanıyor. </h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/siemens-buzdolaplarinda-degisen-ihtiyaclara-uyum-saglayan-esneklik-flexdoor-1789729649.webp">
                        <figcaption>Siemens Buzdolaplarında Değişen İhtiyaçlara Uyum Sağlayan Esneklik: flexDoor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Siemens Ev Aletleri, buzdolaplarında sunduğu&nbsp;</strong><strong>flexDoor&nbsp;</strong><strong>özelliğiyle saklama alanlarını kullanıcı ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendiren esnek bir tasarım deneyimi sunuyor. Sağa ve sola kaydırılabilen, kolayca çıkarılıp farklı sıralara takılabilen kapı rafları; farklı boyut ve formlardaki ürünler için buzdolabı içindeki alanın daha verimli kullanılmasına olanak tanıyor.&nbsp;</strong></p>

<p>Siemens&nbsp;flexDoor&nbsp;özelliğinin temelini, kullanıcının ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlenebilen kapı rafları oluşturuyor. Sağa ve sola kaydırılabilen raflar, buzdolabı kapısındaki alanın farklı ürün boyutlarına göre şekillendirilmesine imkân tanıyor. Rafların kolayca çıkarılarak farklı sıralara takılabilmesi ise saklama düzeninin sabit kalmak yerine kullanım alışkanlıklarına göre değişebilmesini sağlıyor. Farklı formlarda tasarlanan raf seçenekleri, çeşitli ürünlerin kendilerine uygun alanlarda saklanmasına yardımcı oluyor. Böylece Siemens, buzdolabının iç tasarımını yalnızca bir yerleşim alanı olarak değil, değişen ihtiyaçlara uyum sağlayabilen dinamik bir sistem olarak ele alıyor.</p>

<p>flexDoor, teknolojiyi yalnızca cihazın çalışma performansında değil, buzdolabının fiziksel tasarımında da görünür hale getiriyor. Siemens’in teknoloji ve tasarım anlayışını bir araya getiren&nbsp;flexDoor, buzdolabı içindeki alanların kullanım biçimini yeniden düşünerek esnek, dayanıklı ve kişiselleştirilebilir bir saklama deneyimi sunuyor. Böylece buzdolabının iç düzeni, değişen ihtiyaçlara ve günlük alışkanlıklara uyum sağlamak için yeniden şekilleniyor.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bakan-simsekten-borsa-ve-fon-piyasasina-iliskin-kritik-aciklama-2027</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 14:02:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bakan Şimşek’ten Borsa Ve Fon Piyasasına İlişkin Kritik Açıklama</h1>
                        <h2>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, borsa ve fon piyasasında sistemik bir risk bulunmadığını belirterek, sorunlu alanın karantinaya alındığını ve riskin piyasa geneline yayılmaması için güçlü tedbirler uygulandığını açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/bakan-simsekten-borsa-ve-fon-piyasasina-iliskin-kritik-aciklama-1789729539.jpg">
                        <figcaption>Bakan Şimşek’ten Borsa Ve Fon Piyasasına İlişkin Kritik Açıklama</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, borsa ve fon piyasasında yaşanan son gelişmelere ilişkin kritik değerlendirmelerde bulundu. Piyasada yaşanan sorunların sınırlı sayıda fonda gerçekleştiğini vurgulayan Bakan Şimşek, “Borsada ve fon piyasasında genele yayılan sistemik bir sorun yok. Piyasada yaşananlar sınırlı sayıda fonda gerçekleşti, sistemik bir risk söz konusu değil.” dedi.</p>

<p>Serbest fonlara ilişkin yapılan düzenlemelere değinen Şimşek, bu fonların dünyadaki uygulamalara kıyasla daha katı kurallara tabi hale getirildiğini söyledi. Şimşek, yeni fon rehberinde teminat sürecinin de güçlendirildiğini belirterek, “Geçiş süreçleri var. Piyasanın uyum sağlaması için geçiş süreçleri normaldir.” ifadesini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SORUNLU ALAN KARANTİNAYA ALINDI</span></strong></p>

<p>Piyasa geneline ilişkin rakamları paylaşan Bakan Şimşek, “2038 adet fon var, bunun 131'ine ilişkin adım atılmış, fon piyasasının yüzde 90'ı sağlıklı işliyor. Riskin piyasa geneline yayılmaması için güçlü tedbirler alındı. Sorunlu alanı karantinaya aldık, yatırımcıların birikimleri belli sürece yayılarak korunacak.” açıklamasını yaptı.</p>

<p>Tasarruf finansmanı şirketlerinin farklı bir alan olduğunu ifade eden Şimşek, “Emlak Katılım dün yatırımcıları korumaya yönelik bir süreç başlattı.” diye konuştu. Fon rehberiyle tedbirlerin alındığını kaydeden Şimşek, “Serbest fonlara ilişkin alan çok güçlü şekilde düzenlendi, benzer bir şeyin tekrarlanması çok düşük bir ihtimal.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>SPK’nın adımlarına dikkat çeken Şimşek, “Dün düşündüğümüz tedbirlerin çoğunu uygulamaya gerek kalmadı. SPK lisans iptalinden, suç duyurusuna kadar üzerine düşenleri yaptı, bundan sonrası adli makamların süreci, hiç bir ayrım gözetmeden yanlış yapanlar sonuçlarına katlanacak.” dedi. Piyasada güvenin devam ettiğini belirten Şimşek, likiditede ve varlık kalitesinde problem olmadığını ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÜRESEL ARZ ŞOKU VE ENFLASYON BEKLENTİSİ</span></strong></p>

<p>Dünya konjonktürü ve makroekonomik hedeflere ilişkin verileri de paylaşan Bakan Şimşek, “2026 için geçen yıl öngördüğümüz senaryo, savaş sonucu arz şokuyla çok farklı noktalara geldi.” dedi. Çoklu bir arz şokunun yaşandığını vurgulayan Şimşek, “Hürmüz'ün kapanması önemli ama Bab-ül Mendeb buna eklendi, boru hatları ve rafineriler vuruluyor, bu mazot gibi nihai ürünlere direkt yansıyor. Eşelmobil ile mücadele etmeye çalıştık ama gerçekçi olalım onun da sonu var, yılı yüzde 28-29 gibi bir seviyede enflasyonla tamamlayacağız, piyasa böyle bekliyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Cari açık ve bütçe hedeflerine değinen Şimşek, “Hep sürdürülebilir cari açık hedefledik, bu yıl da rahatlıkla yüzde 2'nin altı olurdu ama yüzde 2,6-2,7 gibi bir rakam olacak, bu yönetilebilir. Bu yıl bütçe açığını yüzde 3 olarak öngörüyoruz ama hedef yüzde 3,5'ti, 2027'de de temkinli davranarak açığı yüzde 3,5 olarak öngördük.” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SAVUNMA VE SOSYAL KONUT BÜTÇESİ ARTIRILDI</span></strong></p>

<p>Gelecek yılın bütçe önceliklerini aktaran Şimşek, “Gelecek yıl bazı alanları önceliklindendik, böyle bir dünya konjonktüründe savunma harcamalarını yüzde 229 artırıyoruz. Sosyal konut bütçesini yüzde 150 artırdık, sanayi altyapısı, OSB, sulama altyapısı gibi alanları da önceliklindendik ve bütçelerini artırdık.” bilgisini verdi.</p>

<p>Gelecek sene petrol ortalama fiyatının 75-76 dolara inmesi halinde gelir kaybının yaşanmayacağını söyleyen Şimşek, “Para politikası duruşunu bozmadan bütçe ve kamu imkanlarıyla sanayi sektörünü daha güçlü destekleyeceğiz. Bizim için istihdam, sanayi kapasitesinin korunması çok önemli.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<p>KAYNAK: EKONOMİM</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tera-yonetiminde-yeni-gelisme-emre-tezmen-ve-erkan-kilimci-ayrildi-2026</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:26:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Tera Yönetiminde Yeni Gelişme: Emre Tezmen ve Erkan Kilimci Ayrıldı</h1>
                        <h2>Tera Yatırım, Pusula Finans Holding’e ilişkin planlanan pay devir süreci kapsamında Emre Tezmen ve Erkan Kilimci’nin yönetim kurulu üyeliklerinden ayrıldığını açıkladı. Ayrılıkların, Ticaret Sicili nezdinde herhangi bir tescil işlemi yapılmadan gerçekleştiği bildirildi. Öte yandan Tezmen’in de aralarında bulunduğu 48 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı tedbiri uygulandığı açıklandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/tera-yonetiminde-yeni-gelisme-emre-tezmen-ve-erkan-kilimci-ayrildi-1789729210.jpg">
                        <figcaption>Tera Yönetiminde Yeni Gelişme: Emre Tezmen ve Erkan Kilimci Ayrıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Pusula Finans Holding A.Ş. ve bağlı şirketlerine ilişkin planlanan pay devir süreci kapsamında yeni bir gelişme yaşandığını duyurdu.</p>

<p>Şirket tarafından yapılan açıklamada, daha önce Pusula Finans Holding Yönetim Kurulu üyeliklerine atandıkları kamuoyuna duyurulan Emre Tezmen ve Erkan Kilimci’nin görevlerinden ayrıldığı bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TİCARET SİCİLİ’NDE TESCİL YAPILMADAN AYRILDILAR</span></strong></p>

<p>Tera Yatırım tarafından yapılan açıklamada, Tezmen ve Kilimci’nin yönetim kurulu üyeliklerinden Ticaret Sicili nezdinde herhangi bir tescil işlemi gerçekleştirilmeden önce ayrıldıkları belirtildi.</p>

<p>Şirketin açıklaması şöyle:</p>

<p>"Şirketimiz tarafından daha önce kamuya yapılan özel durum açıklamalarında, Pusula Finans Holding A.Ş. ve bağlı şirketlerine ilişkin planlanan pay devir süreci kapsamında, Sayın Emre Tezmen ve Sayın Erkan Kilimci'nin Pusula Finans Holding A.Ş. Yönetim Kurulu üyeliklerine atandıkları kamuoyuna duyurulmuştu.</p>

<p>Bu kapsamda, Sayın Emre Tezmen ve Sayın Erkan Kilimci, söz konusu Yönetim Kurulu üyeliklerine ilişkin Ticaret Sicili nezdinde herhangi bir tescil işlemi gerçekleştirilmeden önce, Pusula Finans Holding A.Ş. Yönetim Kurulu üyeliklerinden ayrılmışlardır.</p>

<p>Söz konusu gelişme, Sermaye Piyasası Kurulu'nun II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği kapsamında yatırımcılarımızın ve kamuoyunun bilgisine sunulur."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEZMENDEN’İN DE ARALARINDA OLDUĞU 48 KİŞİYE YURT DIŞI YASAĞI</span></strong></p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında yeni kararlar açıklandı.</p>

<p>Başsavcılık tarafından yapılan açıklamaya göre, Tera Yatırım Teknolojisi Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile Katılımevim Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan'ın da aralarında bulunduğu toplam 48 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı tedbiri uygulandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YURT DIŞINA ÇIKIŞ YASAĞI GETİRİLEN İSİMLER</span></strong></p>

<p>Adliye kaynaklarından edinilen bilgiye göre tedbir uygulanan 48 kişinin isimleri şöyle sıralandı:</p>

<p>Ahmet Özcan, Ali Rıza İncekara, Alper Öztürk, Ayşe Seher Aydın, Berkan Gülen, Bülent Uygun, Büşra Alçelik, Celal Yarız, Emre Tezmen, Enes Furkan Çetinkaya, Enes Yazıcı, Enver Çevik, Erdin Özel, Erkan Kilimci, Feryal Köker, Furkan Baki, Gözde Hacıoğlu, Haldun Saffet İnal, Halil İbrahim Ege, İbrahim Bekci, İlhan Aygün, İsmail Ege, Kemal Akkaya, Lütfi Çetinel, Mehmet Erbey, Mehmet Salih Turhan, Mehmet Yıldırım, Muhammed Yarız, Murat Keçeci, Müjdat Ede, Mustafa Bor, Nilgül Sarıçalı, Oğuzhan Özerkaya, Onur Göğebakan, Orçun Berkay Kaya, Ömer Bedir Çetinel, Ramazan Erbey, Sabahattin Reha Şen, Salih Can Bülbül, Samet Çetinel, Selçuk Kahya, Serdar Turhan, Serhat Güven, Sezai Bekgöz, Sezer Gümüş, Şerifegül Yıldırım, Uğur Akkafa ve Yunus Emre Yıldırım.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PUSULA FİNANS HOLDİNG SÜRECİNDE YENİ GELİŞME</span></strong></p>

<p>Tera Grubu tarafından daha önce Pusula Finans Holding'in satın alınması konusunda mutabakata varıldığı ve pay devir sürecinin planlandığı açıklanmıştı.</p>

<p>Bu kapsamda Emre Tezmen'in Pusula Finans Holding'de yönetim kurulu üyesi ve yönetim kurulu başkanı olarak atandığı kamuoyuna duyurulmuştu.</p>

<p>Son açıklamayla birlikte Tezmen ve Erkan Kilimci'nin, söz konusu yönetim kurulu üyeliklerinden Ticaret Sicili'nde tescil işlemi yapılmadan önce ayrıldıkları bildirildi.</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/petrol-fiyatlarindaki-yukselis-enflasyon-uzerinde-risk-olusturmaya-devam-ediyor-2025</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Petrol Fiyatlarındaki Yükseliş Enflasyon Üzerinde Risk Oluşturmaya Devam Ediyor</h1>
                        <h2>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 10 Eylül tarihli Para Politikası Kurulu toplantı özetinde enflasyonun ana eğiliminde gerilemeye işaret ederken yüksek enerji fiyatlarının görünüm üzerinde yukarı yönlü risk oluşturmayı sürdürdüğünü bildirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/petrol-fiyatlarindaki-yukselis-enflasyon-uzerinde-risk-olusturmaya-devam-ediyor-1789651692.jpg">
                        <figcaption>Petrol Fiyatlarındaki Yükseliş Enflasyon Üzerinde Risk Oluşturmaya Devam Ediyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 10 Eylül tarihli Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetini yayımladı. Yayımlanan özette enflasyonun ana eğiliminde gerilemeye işaret edilirken enerji fiyatlarının görünüm üzerinde yukarı yönlü risk oluşturmaya devam ettiği belirtildi. Kurul, son toplantısında politika faizini yüzde 37'de, gecelik borç verme faizini yüzde 40'ta ve gecelik borçlanma faizini yüzde 35,5'te sabit tutmuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EĞİTİM VE GIDA ENFLASYONU AŞAĞI ÇEKECEK</span></strong></p>

<p>TCMB, ana eğilimin ağustos ayındaki yükselişinde, geçen yıl eylülde tek seferde gerçekleşen vakıf üniversitesi ücret artışlarının bu yıl ağustos ve eylüle yayılmasının ve hac ücretlerinin kasımdan ağustosa kaymasının etkili olduğunu açıkladı. Bu takvim değişikliklerinin ağustos enflasyonunu yaklaşık 0,25 puan artırdığı, eylül enflasyonunu ise eğitim hizmetleri kaynaklı olarak mekanik biçimde aşağı çekeceği ifade edildi.</p>

<p>Öncü verilerin eylülde mevsimsellikten arındırılmış aylık hizmet enflasyonunda yavaşlamaya işaret ettiği, temel mal fiyatlarında ılımlı seyrin sürmesinin beklendiği kaydedildi. İlk verilerin, özellikle sebze fiyatlarındaki gerilemeyle gıda grubunda yıllık enflasyonun önemli ölçüde düşeceğine işaret ettiği belirtildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ENERJİ FİYATLARINDA YUKARI YÖNLÜ RİSK SÜRÜYOR</span></strong></p>

<p>Gıda ve eğitim tarafındaki olumlu beklentilere karşılık, yüksek enerji fiyatlarının akaryakıt ve tüp gaz üzerinden enerji grubu yıllık enflasyonunu yukarı çekmeye devam etmesi bekleniyor. TCMB, Brent petrolün ağustosta ortalama 91 dolar seviyesinde gerçekleştiğini, eylülün ilk 10 gününde ise ortalamanın 103 dolara yükseldiğini bildirdi. Hürmüz Boğazı kaynaklı gelişmelerin enerji fiyatlarında belirgin yükselişe yol açtığı, TTF doğal gaz fiyatlarındaki artışın da sürdüğü aktarıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SIKILAŞTIRMA MESAJI YİNELENDİ</span></strong></p>

<p>TCMB, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bozulma olması halinde para politikası duruşunun sıkılaştırılacağını yineledi ve yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu bir kez daha vurguladı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/samsung-ifa-2026da-duz-tasarima-sahip-yeni-camasir-makinelerini-sergiledi-2024</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 16:19:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Samsung, IFA 2026’da düz tasarıma sahip yeni çamaşır makinelerini sergiledi</h1>
                        <h2>Samsung Electronics, daha önce seçili premium modellerinde sunduğu düz tasarım anlayışını yeni 24 inçlik önden yüklemeli çamaşır makinesi serisine taşıdığını duyurdu. Yeni modeller, IFA 2026 kapsamında Berlin’de düzenlenen Samsung Connect etkinliğinde sergilenerek, ziyaretçilere resmi lansman öncesinde ürünleri yakından inceleme fırsatı sunuldu. Samsung Electronics Dijital Ev Aletleri (DA) İş Birimi Müşteri Deneyimi Ekibi Lideri ve Başkan Yardımcısı Hyoung Min Park “Dünya genelinde giderek daha fazla sayıda kullanıcı ev aletlerinin yaşam alanlarıyla uyum içinde olmasını bekliyor. Samsung, düz tasarım anlayışını ürün yelpazesinde genişleterek zarif estetiği kullanım kolaylığıyla birleştiren dengeli bir tasarım deneyimi sunmayı hedefliyor” dedi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/samsung-ifa-2026da-duz-tasarima-sahip-yeni-camasir-makinelerini-sergiledi-1789651144.webp">
                        <figcaption>Samsung, IFA 2026’da düz tasarıma sahip yeni çamaşır makinelerini sergiledi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Samsung’un kendine özgü düz tasarım anlayışını yeni 24 inçlik önden yüklemeli çamaşır makinesi serisine taşıması, şirketin ev aletleri portföyündeki tasarım yaklaşımının son adımını oluşturuyor. Samsung’un ön yüzeyde daha fazla çıkıntıya sahip önceki tasarımlarıyla karşılaştırıldığında, güncellenen tasarım daha düz bir ön yüzey ve daha bütünlüklü bir görünüm sunuyor. Böylece modern iç mekânlar ve yaşam alanlarıyla doğal bir uyum sağlayan, daha sade ve sofistike bir görünüm ortaya çıkıyor. Tasarım, estetiğin ötesinde günlük kullanım kolaylığını da artırıyor. Daha geniş açılma açısına sahip olan daha büyük kapak, çamaşırların yerleştirilmesi ve çıkarılması sırasında daha kolay erişim sağlayarak işi daha pratik hale getiriyor. Daha genel bir bakışla, yeni seri ve IFA’daki tanıtım, Samsung’un zarif tasarım deneyimlerini daha fazla tüketiciye ve yaşam alanına ulaştırma yönündeki kararlı çabalarını yansıtıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Günlük çamaşır ihtiyaçları için tasarlanan özellikler</strong></span></p>

<p>Yeni seri, yenilenen dış tasarımının yanı sıra daha önce belirli premium modellerde sunulan temel çamaşır teknolojilerini de bünyesinde barındırarak gelişmiş yıkama deneyimlerini daha fazla tüketiciyle buluşturuyor. Daha hızlı yıkama programlarına ve daha verimli çamaşır rutinlerine yönelik artan tüketici talebini karşılamak üzere seride, suyu tamburun her yerine püskürten Bubble Shot™&nbsp;özelliği yer alıyor. Bu özellik, etkili temizleme performansını korurken yıkama süresinin kısaltılmasına yardımcı olarak kullanıcılara daha pratik bir çamaşır yıkama deneyimi sunuyor. Seri ayrıca deterjanın daha hızlı çözünmesini ve kumaşlara daha eşit biçimde dağılmasını sağlayan Ecobubble™&nbsp;teknolojisiyle geliyor. Bu teknoloji, kullanıcıların düşük sıcaklıklarda bile çamaşırları etkili biçimde yıkarken enerji tasarrufu yapmasına yardımcı oluyor. Samsung’un yeni 24 inç çamaşır makinesi serisi, zarif bir dış tasarımı gelişmiş çamaşır teknolojileriyle birleştirerek farklı ev tiplerinde daha sezgisel bir çamaşır deneyimi sunuyor. Şirket, kullanıcı odaklı tasarım yaklaşımlarını ve teknolojilerini ev aletleri portföyü genelinde genişletmeye devam edecek.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/adnan-dalgakiran-istanbul-sanayi-odasi-baskanligina-adayligini-acikladi-2023</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 16:10:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Adnan Dalgakıran İstanbul Sanayi Odası Başkanlığına Adaylığını Açıkladı</h1>
                        <h2>Adnan Dalgakıran, iş dünyasının temsilcileri ve İSO Meclis üyelerinin katıldığı toplantıda İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan adaylığını açıklayarak sekiz ana başlıktan oluşan yeni dönem vizyonunu kamuoyuyla paylaştı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/adnan-dalgakiran-istanbul-sanayi-odasi-baskanligina-adayligini-acikladi-1789650801.jpg">
                        <figcaption>Adnan Dalgakıran İstanbul Sanayi Odası Başkanlığına Adaylığını Açıkladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Adayı Adnan Dalgakıran; iş dünyasının önde gelen sanayicileri, çok sayıda dernek ve ihracatçı birliği başkanı ile İSO Meclis üyelerinin katıldığı geniş katılımlı toplantıda adaylığını açıkladı. 150’den fazla kişinin bir araya geldiği toplantıda İSO’nun yeni dönem vizyonunu kamuoyuyla paylaşan Dalgakıran; Türk sanayisinin bir yandan yüksek maliyetler, finansmana erişim baskısı, daralan talep ve atıl kapasiteyle mücadele ederken diğer yandan teknoloji, yapay zeka, yeşil dönüşüm ve küresel ticaretteki değişimle karşı karşıya bulunduğunu belirterek yeni dönemde İSO’nun rolünün de bu değişime uygun biçimde yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Dünyada teknoloji, ticaret, enerji ve rekabetin kurallarının yeniden yazıldığını belirten Dalgakıran, “İSO’yu yeniden sanayicinin en güçlü kurumu yapmak için adayız. Sanayicimizin bugün yaşadığı sorunları biliyoruz. Satış zayıfladığında üretim yavaşlıyor, finansman pahalılaştığında yatırım duruyor, maliyet-fiyat dengesi bozulduğunda karlılık kayboluyor, atıl kapasite sermayeyi eritiyor. Artan maliyetler rekabet gücümüzü zayıflatırken doğru anlatılmayan ve doğru müşteriye ulaşmayan ürün değerini kaybediyor. Bu tablo bize yeni dönemde İSO’nun yalnızca bugünün sorunlarına değil, yarının koşullarına da hazırlanması gerektiğini gösteriyor” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BİRLİK VE ORTAK AKIL VURGUSU</span></strong></p>

<p>Programın ilk başlığını “Birlik” olarak açıklayan Dalgakıran, seçim sürecindeki farklılıkların seçim sonrasında geride bırakılması gerektiğini ifade etti. Dalgakıran, “Seçimde rakip olabiliriz; üretimde hepimiz aynı taraftayız” diyerek karar alma süreçlerinin meclis, meslek komiteleri, sektör temsilcileri ve üyelerin katılımıyla şekilleneceğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">VERİYE DAYALI SANAYİ RADARI GELİYOR</span></strong></p>

<p>Yeni dönemin ikinci ayağını oluşturan “Akıl” başlığı kapsamında Sanayi Strateji ve Rekabetçilik Merkezi kurulacağını duyuran Dalgakıran, küresel gelişmeleri izleyecek projeyi anlattı. Dalgakıran, “Silikon Vadisi’nden Shenzhen’a, Seul’den Avrupa’ya kadar dünyada sanayiyi değiştiren gelişmeleri 7 gün 24 saat izleyecek ve sanayicimize taşıyacağız. Sanayicimiz bir gelişmeyi rakibinden sonra değil, mümkün olduğunca önce görecek. İSO yalnızca bugünü değerlendiren değil, geleceği okuyarak üyesini hazırlayan bir kurum olacak” ifadelerini kullandı.</p>

<p>REKABET VE TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜM</p>

<p>Korumacı politikalara ve küresel rekabet baskısına dikkat çeken Dalgakıran, “Dünya ticaretinin kuralları hızla değişiyor. Çin baskısı ve yeni ticaret düzenine karşı politikalar üretmek zorundayız. Ticaret politikası araçlarının sanayicinin lehine kullanılması ve Türk sanayisinin korumacı dalgaya hazırlıklı olması için çalışacağız” dedi. Yapay zekanın fabrikalarda doğrudan verimlilik sağlayan bir araca dönüştürüleceğini ifade eden Dalgakıran, “Yapay zekayı fabrikanın verimlilik aracına dönüştüreceğiz” sözleriyle teknolojiye odaklanacaklarını kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PAZAR, FİNANSMAN VE ANKARA YAPILANMASI</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin jeostratejik konumunun değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Dalgakıran, “Jeostratejik konumumuzu siparişe ve yatırıma dönüştüreceğiz. Sanayicimizin yalnızca Türkiye’den ihracat yapmasına değil, dünyada büyümesine de yol açacağız. Markalaşma, şirket satın alma, yerinde üretim ve dağıtım ağlarını Türk tedarikçisine açacak bir yaklaşım geliştireceğiz” dedi.</p>

<p>Finansman sorunlarına çözüm getirmek amacıyla Sanayi Finansmanı ve Turnaround Masası kurulacağını açıklayan Dalgakıran, “Sanayicimizi finansman konusunda yalnız bırakmayacağız. Türkiye’deki imkanlarla sınırlı kalmayacağız; dünyadaki finansman fırsatlarına erişim konusunda da sanayicimize yol göstereceğiz” diye konuştu. Kamu ilişkilerini yürütmek üzere İSO Ankara Sanayi Destek ve Kamu İlişkileri yapılanmasının oluşturulacağını belirten Dalgakıran, “Doğru projeler ve doğru önerilerle karar masalarındaki yerimizi güçlendireceğiz. Ankara’da sanayicinin sorununu sonuca kadar takip edeceğiz. Üretimi ve yatırımı ekonomi gündeminin merkezine taşıyacağız” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRK SANAYİSİNİN ORTAK EVİ</span></strong></p>

<p>Son olarak Güç başlığı altında Yüksek İstişare Konseyi kurulacağını ifade eden Dalgakıran, “İSO, Türk sanayisinin ortak evi olacak. Sanayicimizin yıllar içinde oluşturduğu büyük bir bilgi ve tecrübe birikimi var. Bu birikimi yeni neslin dinamizmiyle ve kamunun tecrübesiyle aynı masada buluşturmak istiyoruz. Çünkü Türkiye’nin sanayide yeni bir sıçrama yapabilmesi ancak ortak akılla mümkün” değerlendirmesinde bulundu. Dalgakıran konuşmasını, “Bu hedefleri birlikte yazdık. İSO’nun gerçek gücü binasında ya da makamlarında değil; sanayicisinin tecrübesinde, üretme iradesinde ve ortak aklındadır. Yeni dönemde bu gücü yeniden harekete geçirmek istiyoruz. Birleştiren, dinleyen, dünyayı takip eden, veriye dayalı karar alan, sanayicisinin yanında duran ve çözüm üreten bir İSO için yola çıkıyoruz. En büyük gücümüz sanayicimizin tecrübesi, ortak aklı ve birlikteliği olacaktır” sözleriyle tamamladı.<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/erdal-bahcivandan-istanbul-osb-baskanlarina-tesekkur-sanayiden-ve-uretmekten-asla-vazgecmeyecegiz-2022</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Erdal Bahçıvan’dan İstanbul OSB Başkanlarına teşekkür: “Sanayiden ve Üretmekten Asla Vazgeçmeyeceğiz”</h1>
                        <h2>İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, 13 yıllık görevinin ardından oda seçimlerinde aday olmayacağını belirterek İstanbul’daki OSB başkanlarıyla teşekkür yemeğinde buluştu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/erdal-bahcivandan-istanbul-osb-baskanlarina-tesekkur-sanayiden-ve-uretmekten-asla-vazgecmeyecegiz-1789628991.jpg">
                        <figcaption>Erdal Bahçıvan’dan İstanbul OSB Başkanlarına teşekkür: “Sanayiden ve Üretmekten Asla Vazgeçmeyeceğiz”</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İstanbul’daki Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanlarıyla Odakule’de düzenlenen teşekkür yemeğinde bir araya geldi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın ev sahipliğinde, İSO Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Akar’ın da yer aldığı buluşmaya; Beylikdüzü OSB Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Keleşoğlu, Birlik OSB Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Telli, Biyoteknoloji İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ercan Varlıbaş, Dudullu OSB Yönetim Kurulu Başkanı Bahri Murat Önay, İkitelli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mutlu, Tuzla OSB Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bilal Hancı ve OSBÜK Denetim Kurulu Üyesi ve İstanbul Deri OSB Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Ünsal katıldı. İSO’daki 13 yıllık Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinin ardından 26 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilecek oda seçimlerinde aday olmayacağını açıklayan Erdal Bahçıvan, davette görevlerin geçici olduğunu ancak sanayiye ve üretime hizmet sevdasının hayat boyu süreceğini vurguladı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-09-17%20at%2009_55_15%20(1).jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"GÖREVLER NETİCEDE BİRER EMANETTİR"</span></strong></p>

<p>Görev süresi boyunca kendisine verilen kıymetli destekler için tüm OSB başkanlarına teşekkür eden İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"İnsan için en büyük gurur, başlarken değil, veda ederken dostlarıyla bir arada olabilmektir. Görevler neticede birer emanettir. İSO emanetini taşımak, hayatım boyunca gururla hatırlayacağım büyük bir vesile oldu. Bizler sanayiden, üretmekten keyif alan, dertleri çözmeyi kendimize görev edinen insanlarız. Kendi işimizin, ailemizin yanında alın terine, üretene ve bu ülke için değer yaratan sanayiciye katkı sunmak sivil toplum işlerinin en kıymetlisidir. O nedenle iyi ki sanayiciyiz. İyi ki sanayiciye hizmet etmek için bir aradayız. İSO gibi kurumlar; kolay kurulmuş ve kolaylıkla bu noktalara gelmiş kurumlar değil. Bu nedenle İSO’yu, kurumla aynı çizgi ve anlayışa sahip arkadaşlara emanet etmek ve geleceği taşımak bizim için başka bir sorumluluk. Seçimlerde başkan adaylığını açıklayan Ender Yılmaz arkadaşımızla yıllardan bu yana ve son dört yılda da Meclis Başkanı olarak birlikte görev yapıyoruz. Konumuyla, sanayiciliğiyle, kişiliğiyle, iş yapış şekliyle etiğiyle bu işi kaldırabilecek birisi olması da bana ayrı bir huzur veriyor. Görevler bitse de dostluğumuz ve sanayimize olan sevdamız devam edecek; bundan sonra da daha sık bir araya gelip dertleşmeye devam edeceğiz."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">OSB BAŞKANLARINDAN BAHÇIVAN'A TEŞEKKÜR VE DESTEK</span></strong></p>

<p>Davete katılan İstanbul OSB Başkanları ise duygularını şu sözlerle dile getirdi:</p>

<p><strong>Adnan Keleşoğlu (Beylikdüzü OSB YK Başkanı):</strong> "13 yıldır birlikte çalışıyoruz. Ne zaman bir sorunumuz olsa Erdal Başkan her zaman arkamızda durdu, Bakanlıklar nezdinde bize rehberlik etti. İnsanlığı ve sanayici birikimiyle her zaman örnek alacağımız bir liderdir."</p>

<p><strong>Şenol Telli (Birlik OSB YK Başkanı)</strong>: "Zarafeti, iletişime açık duruşu ve samimiyetiyle sanayi hayatımızda çok özel bir yere sahip. Bu ayrılık sadece şeklen ve statüsel bir ayrılıktır; zihnen ve kalben her zaman bizimle olacağını biliyoruz."</p>

<p><strong>Dr. Ercan Varlıbaş (Biyoteknoloji İhtisas OSB YK Başkanı): </strong>"Sayın Başkanımız nezaketi, seviyeli yaklaşımı ve verimli çalışma disipliniyle her zaman hatırlanacaktır. Birlikte olduğumuz dönemlerde verimli çalışmalar yaptık."</p>

<p><strong>Bahri Murat Önay (Dudullu OSB YK Başkanı):</strong> "Çok zor bir konjonktürde Sanayi Odası Başkanlığı yapmak ayrı bir sıkıntıydı ama Erdal Başkan bunu çok güzel idare etmesini bildi. İSO bu dönemde harika işlere imza attı."</p>

<p><strong>Mehmet Mutlu (İkitelli OSB YK Başkanı)</strong>: "Erdal Başkanımız engin tecrübesi ve vizyonuyla sanayimiz ve ülkemiz için çok kıymetli bir insan. Vaktinin birçoğunu bu işlere ayırdı. Faydalı olma noktasında da çok büyük işlere imza attı. Bu zorlu enflasyonist ortamda Başkan olarak kalmasını arzu ederdik ancak bu bir bayrak yarışı. Bundan sonra da farklı noktalarda ülkemize faydalı işler yapması taraftarıyım. Ülkemizin böyle sanayicilere ihtiyacı var. Kendisinin engin tecrübesini ve sanayiye olan faydasını yakından takip ediyoruz."</p>

<p><strong>Recep Bilal Hancı (Tuzla OSB YK Başkanı): </strong>"Mevzuat ve uygulama yönetmelikleri dahil olmak üzere OSB’lerimizin gelişimine sunduğu büyük katkılar için kendisine yürekten teşekkür ediyorum."</p>

<p><strong>Ömer Ünsal (OSBÜK Denetim Kurulu Üyesi / İstanbul Deri OSB YK Üyesi):</strong> "Aday olmaması sanayimiz için bir kayıptır ancak alt kademelere yol açması da onun ne kadar pozitif ve vizyoner olduğunu gösteriyor. İnandığı doğruları her koşulda açıkça söyleyen net duruşu için kendisine müteşekkiriz."</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ - İSTANBUL</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/murat-cetin-sehzade-rehberi-acti-2021</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 09:06:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Murat ÇETİN / Şehzade Rehberi Açtı!</h1>
                        <h2>Murat ÇETİN yazdı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/murat-cetin-sehzade-rehberi-acti-1789625373.jpg">
                        <figcaption>Murat ÇETİN / Şehzade Rehberi Açtı!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Erdal Bahçıvan 13 yılın ardından çekildi.</p>

<p>Giderken de işaretini verdi:</p>

<p><strong>Ender Yılmaz.</strong></p>

<p>Veliaht belli.</p>

<p>Şehzade sahada.</p>

<p>Yeni dönem deniyor.</p>

<p>Yeni vizyon deniyor.</p>

<p>Kulak kesildik.</p>

<p>Ender Yılmaz anlatıyor:</p>

<p>TOBB’la daha güçlü çalışacağız.</p>

<p>TİM’le iş birliğini artıracağız.</p>

<p>Sanayicinin sesini daha gür duyuracağız.</p>

<p>İyi de…</p>

<p>TOBB dün kurulmadı.</p>

<p>TİM de yıllardır orada.</p>

<p>İSO zaten bu masaların yabancısı değil.</p>

<p>Bahçıvan 13 yıl boyunca o kapıları çaldı, o temasları kurdu.</p>

<p>Şimdi Ender Yılmaz geliyor.</p>

<p>Rehber aynı.</p>

<p><strong>Yeni olan ne?</strong></p>

<p>İSO gibi bir kurumda sanayici temasın kendisinden çok neticesine bakar.</p>

<p>Kiminle görüştünüz?</p>

<p>Güzel.</p>

<p>Peki ne aldınız?</p>

<p>Hangi sorunu çözdünüz?</p>

<p>Hangi dosyayı sonuçlandırdınız?</p>

<p>Bahçıvan koltuğu bırakmış olabilir.</p>

<p>Telefon rehberi hâlâ masada.</p>

<p>Şehzadenin marifeti de rehberi açmak değil…</p>

<p><strong>o rehberden sonuç çıkarmak.</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-09-17%20at%2009_00_21.jpeg" /></strong></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İKİ YIL SANA, İKİ YIL BANA!</strong></span></p>

<p>İTO’nun Hazır Giyim ve Konfeksiyon Grubu…</p>

<p>On yedi bini aşkın üye.</p>

<p>Neredeyse başlı başına bir oda.</p>

<p>Seçim yaklaşırken iki isim karşı karşıyaydı:</p>

<p><strong>Gıyasettin Eyyüpkoca.</strong></p>

<p>Ramazan Çakıroğlu.</p>

<p>Rekabet bekleniyordu.</p>

<p>Sonra iki taraf birleşti.</p>

<p>...</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/sehzade-rehberi-acti-23"><u><span style="color:#2980b9"><strong>YAZININ DEVAMI BURADA</strong></span></u></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/doner-ve-koftede-yeni-donem-basladi-bakanlik-kurallari-bastan-yazdi-2020</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 13:33:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Döner ve Köftede Yeni Dönem Başladı: Bakanlık Kuralları Baştan Yazdı</h1>
                        <h2>Tarım ve Orman Bakanlığı, döner, sucuk, köfte ve kıyma başta olmak üzere et ürünlerinin üretim ve etiketleme kurallarını yeniden düzenledi. Yeni düzenlemeyle dönerde fıstık, peynir, nişasta ve soya gibi dolgu maddelerinin kullanımına, köftede ise soya ve protein tozuna izin verilmeyecek. İşletmelere yeni şartlara uyum sağlamaları için 31 Mart 2027’ye kadar süre tanındı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/doner-ve-koftede-yeni-donem-basladi-bakanlik-kurallari-bastan-yazdi-1789554966.jpg">
                        <figcaption>Döner ve Köftede Yeni Dönem Başladı: Bakanlık Kuralları Baştan Yazdı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Tarım ve Orman Bakanlığı, et ürünlerinin üretim ve etiketleme kurallarını yeniden düzenledi.&nbsp;Türk Gıda Kodeksi Et, Hazırlanmış Et Karışımları ve Et Ürünleri Tebliği ile döner, sucuk, köfte ve kıyma başta olmak üzere et ürünlerinin içeriğine ve satışa sunulmasına ilişkin şartlar yeniden belirlendi. 16 Eylül 2026’da yayımlanarak yürürlüğe giren düzenleme, Malatya’da faaliyet gösteren ilgili üretici ve işletmeleri de kapsıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÖNERİN ÇEŞİDİ AÇIKÇA YAZILACAK</span></strong></p>

<p>Yeni düzenlemeyle döner; yaprak, kıyma ve yaprak-kıyma olmak üzere üç kategoride tanımlandı.&nbsp;Yaprak-kıyma dönerde yaprak et oranının en az yüzde 60 olması şartı getirildi. Döner üretiminde fıstık, peynir, nişasta ve soya ürünleri gibi dolgu maddeleri kullanılamayacak.&nbsp;Süt ve yumurta kaynaklı proteinler dışında dışarıdan eklenen azot kaynaklarına da izin verilmeyecek. Tüketicinin satın aldığı ürünün niteliğini anlayabilmesi için “yaprak”, “kıyma” veya “yaprak-kıyma” ifadeleri, ürün adıyla aynı renk ve puntoda belirtilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ETİKETLERDE “YÜZDE 100” İFADESİ KULLANILAMAYACAK</span></strong></p>

<p>Tebliğ kapsamındaki ürünlerin ambalajlarında veya markalarında “yüzde 100”, “yüzde 100 dana eti” ve “yüzde 100 göğüs eti” gibi ifadeler yer alamayacak.&nbsp;Bu yönde algı oluşturabilecek logo ve görseller de kullanılamayacak. Emülsifiye et ürünlerinde baş eti kullanılması halinde etikette “Baş eti içerir” ifadesinin bulunması gerekecek.&nbsp;Kullanılan hayvansal yağın hangi hayvan türüne ait olduğu da içindekiler bölümünde açıklanacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÖFTEDE SOYA VE PROTEİN TOZUNA İZİN YOK</span></strong></p>

<p>Kıymadan hazırlanan köfte, burger ve benzeri kırmızı et karışımlarında protein tozu ve soya ürünleri kullanılamayacak. Baharat ve galeta unundan kaynaklanan nişasta ile bitkisel proteinlerin toplam miktarı yüzde 5’i aşamayacak.&nbsp;Sucukta pH değerinin en fazla 5,4 olması şartı getirilirken, pastırma ve kavurma gibi ürünlerde nem, yağ ve tuz oranlarına ilişkin kriterler de yeniden düzenlendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KANATLI KIYMA SADECE DONDURULMUŞ SATILACAK</span></strong></p>

<p>Kanatlı kıyma ve bu kıymadan hazırlanan karışımlar yalnızca dondurulmuş olarak piyasaya sunulabilecek. Çiğ kanatlı eti ürünlerinin ambalajlarında ise “Pişirme sırasında merkezi sıcaklık en az 72 °C’ye ulaşmalıdır” uyarısı bulunacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞLETMELERE 31 MART 2027’YE KADAR SÜRE</span></strong></p>

<p>Yeni düzenleme kapsamında mevcut işletmelerin üretim ve etiketleme uygulamalarını 31 Mart 2027’ye kadar yeni şartlara uygun hale getirmesi gerekecek.&nbsp;Geçiş hükümleri kapsamında eski düzenlemelere uygun üretilmiş ve ambalajlanmış ürünler ise raf ömürleri sona erene kadar piyasada bulunabilecek.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/simsek-savasin-enflasyona-etkisini-acikladi-en-az-7-puan-daha-dusuk-olurdu-2019</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Şimşek Savaşın Enflasyona Etkisini Açıkladı: En Az 7 Puan Daha Düşük Olurdu</h1>
                        <h2>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Orta Vadeli Program’da en bağlayıcı hedefin bütçe olduğunu belirterek, dezenflasyon sürecinin arzulanan hızda gitmediğini ve savaş olmaması halinde enflasyonun en az 7 puan daha düşük seyredeceğini açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/simsek-savasin-enflasyona-etkisini-acikladi-en-az-7-puan-daha-dusuk-olurdu-1789547669.jpg">
                        <figcaption>Şimşek Savaşın Enflasyona Etkisini Açıkladı: En Az 7 Puan Daha Düşük Olurdu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bloomberg HT-Habertürk ortak yayınında Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen'in sorularını yanıtladı. Canlı yayında ekonomi gündemine ilişkin kritik değerlendirmelerde bulunan Şimşek, Orta Vadeli Program (OVP) ve makroekonomik hedeflere dair önemli detaylar paylaştı.</p>

<p>Orta Vadeli Program'ın iki temel işlevi bulunduğunu belirten Şimşek, programın bir yandan politika taahhüdü niteliği taşıdığını, bütçe boyutuyla bağlayıcı olduğunu, diğer yandan ise özel sektör açısından bir yol haritası sunduğunu aktardı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DEZENFLASYON ARZULANAN HIZDA DEĞİL</span></strong></p>

<p>Ekonomi politikalarında son üç yıldır temel çerçevenin korunduğunu ifade eden Şimşek, öncelikli hedefin dezenflasyon olduğunu ancak sürecin istenilen hızda ilerlemediğini bildirdi. Dış faktörlerin enflasyon görünümü üzerindeki etkisine değinen Şimşek, "Bu sene savaş olmasaydı, enflasyon bugün itibarıyla en az 7 puan aşağıda olurdu." dedi.</p>

<p>Savaşın etkisinin yalnızca petrol ve doğal gaz fiyatlarıyla sınırlı kalmadığını belirten Şimşek, bütün emtia fiyatlarında artış yaşandığını ve bunun enflasyonu olumsuz etkilediğini vurguladı. Türkiye'de enflasyonun yüksek olması nedeniyle söz konusu etkinin görece daha güçlü hissedildiğini kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">OVP AÇISINDAN EN BAĞLAYICI HEDEF BÜTÇEDİR</span></strong></p>

<p>Ekonomik tahminlerin hazırlandıkları dönemin koşullarını yansıttığını dile getiren Bakan Şimşek, IMF'nin tahminlerini yılda dörde karşın Türkiye'nin yılda bir kez gözden geçirdiğini hatırlattı. Bütçenin önemine dikkat çeken Şimşek, "OVP açısından en bağlayıcı hedef bütçedir. Çünkü kamunun önemli ölçüde kontrolündedir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bütçe açığının milli gelire oranında hedeflere kıyasla daha iyi bir performans sergilendiğini belirten Şimşek, 2026 yılında eşel mobil sisteminin uygulanması nedeniyle ciddi miktarda kamu gelirinden feragat edildiğini aktardı. Buna rağmen bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,5'lik hedefin altında, yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÜYÜME BEKLENTİSİ YÜZDE 3,3</span></strong></p>

<p>Dışarıdan gelen şoka rağmen Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 3,3 büyümesinin beklendiğini ifade eden Şimşek, büyüme hedefindeki sapmanın yaşanan şokun büyüklüğüne kıyasla sınırlı kaldığını sözlerine ekledi.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/savunma-sanayisinde-genc-istihdami-icin-yeni-bir-egitim-programi-basliyor-2018</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Savunma Sanayisinde Genç İstihdamı İçin Yeni Bir Eğitim Programı Başlıyor</h1>
                        <h2>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, İŞKUR ile HAVELSAN arasında imzalanan protokol kapsamında 500 gencin eğitimine yaklaşık 45 milyon lira kaynak ayrıldığını açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/savunma-sanayisinde-genc-istihdami-icin-yeni-bir-egitim-programi-basliyor-1789545560.jpg">
                        <figcaption>Savunma Sanayisinde Genç İstihdamı İçin Yeni Bir Eğitim Programı Başlıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının artırılması ve gençlerin istihdamına katkı sağlanması amacıyla önemli bir iş birliğinin hayata geçirildiğini duyurdu.</p>

<p>Bu doğrultuda, KOVAN-Kurumsal Kaynak Planlama Uzmanı Yetiştirme Programı Protokolü İŞKUR ile HAVELSAN arasında imzalandı. Yürütülen programla, Türkiye açısından stratejik öneme sahip savunma sanayisinde nitelikli ve yetkin iş gücünün artırılması hedefleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">500 GENCE EĞİTİM DESTEĞİ</span></strong></p>

<p>Protokol kapsamında 500 gencin eğitimi için yaklaşık 45 milyon liralık kaynak ayrıldığını belirten Bakan Işıkhan, programın gençlerin mesleki bilgi ve yetkinliklerinin geliştirilmesine ve savunma sanayisinde ihtiyaç duyulan nitelikli insan kaynağının güçlendirilmesine katkı sağlayacağını söyledi.</p>

<p>Bakan Işıkhan, iş birliğiyle aynı zamanda gençlerin istihdamına katkı sunulacağını belirterek, savunma sanayisinin nitelikli insan kaynağının güçlendirilmesi yönündeki çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti.<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bakanlik-eylul-ayi-sosyal-ve-ekonomik-destek-odemelerini-hesaplara-yatirdi-2017</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bakanlık Eylül Ayı Sosyal ve Ekonomik Destek Ödemelerini Hesaplara Yatırdı</h1>
                        <h2>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocukların aile ortamında desteklenmesi ve eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması amacıyla eylül ayına ait 2 milyar 186 milyon liralık Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) ödemesinin hesaplara yatırıldığını bildirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/bakanlik-eylul-ayi-sosyal-ve-ekonomik-destek-odemelerini-hesaplara-yatirdi-1789543666.jpg">
                        <figcaption>Bakanlık Eylül Ayı Sosyal ve Ekonomik Destek Ödemelerini Hesaplara Yatırdı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, çocukların ailelerinin yanında desteklenmesi ve eğitim hayatlarında fırsat eşitliğinin sağlanması amacıyla yürütülen Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) ödemelerini hesaplara aktardı. Konuya ilişkin açıklama yapan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, eylül ayına ait bütçe detaylarını paylaştı.&nbsp;Çocuklara yönelik yürütülen çalışmalara özel bir önem verdiklerini vurgulayan Bakan Göktaş, çocukların farklı ihtiyaçlarını gözeterek sunulan hizmetleri çeşitlendirdiklerini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÇOCUKLARIN AİLE ORTAMINDA BÜYÜMESİ ÖNEM TAŞIYOR</span></strong></p>

<p>Çocukların kendi aile ortamlarında büyümelerinin toplumsal değerlerin korunmasındaki kritik rolüne dikkat çeken Bakan Göktaş, "Sosyal ve Ekonomik Destek" hizmetiyle çocukların hem ailelerinin yanında hem de kendi sosyal çevreleri içerisinde desteklendiğini ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EYLÜL AYI ÖDEMELERİ HESAPLARA YATIRILDI</span></strong></p>

<p>Bakanlık olarak çocukların geleceğe güvenle hazırlanması için çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Göktaş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Çocukların eğitimli, sağlıklı ve kendine güvenen birer fert olarak yetişmeleri, güvenli ve sevgi dolu bir aile ortamında büyümeleri için gayretle çalışıyoruz. Bu kapsamda, çocukların sosyal açıdan desteklenmesi ve eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması için eylül ayına ilişkin 2 milyar 186 milyon lira tutarındaki Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) ödemesini hesaplara yatırdık."</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/booking-yasasi-sektoru-hareketlendirdi-cinli-dev-turkiye-pazarina-giriyor-2016</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 07:54:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Booking Yasası Sektörü Hareketlendirdi! Çinli Dev Türkiye Pazarına Giriyor</h1>
                        <h2>TBMM gündemine gelen Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi, Booking.com gibi küresel devlerin iç pazara dönüşüne imkan tanırken Alibaba bünyesindeki Fliggy'nin de Türkiye’ye giriş yapmasını gündeme getirdi. Temsilcilik açma ve yüzde 17 komisyon sınırı gibi kurallar getiren düzenleme, yerli acentelerin tepkisini çekerken tüketici lehine rekabet ortamı sunmayı hedefliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/booking-yasasi-sektoru-hareketlendirdi-cinli-dev-turkiye-pazarina-giriyor-1789534625.jpg">
                        <figcaption>Booking Yasası Sektörü Hareketlendirdi! Çinli Dev Türkiye Pazarına Giriyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>TBMM gündemine gelen yeni yasal düzenleme, yabancı dijital seyahat platformları için Türkiye’de yeni bir dönem başlatıyor. Booking.com gibi küresel şirketlerin iç pazarda yasal zeminde hizmet vermesine olanak tanıyacak kanun teklifiyle birlikte, Alibaba Grubu’nun seyahat platformu Fliggy de Türkiye pazarına girmek için hazırlık yapıyor. Yasa teklifi bir yandan küresel şirketlerin önünü açarken, diğer yandan Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) üyesi yerli acentelerin tepkisini çekiyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÇİN DEVİ TRENDYOL ALTYAPISIYLA GELİYOR</span></strong></p>

<p>Sektör kulislerine göre Fliggy, vize süreçlerindeki rahatlama ve Çin-Türkiye uçuşlarının artmasıyla Türkiye’yi önemli bir büyüme alanı olarak görüyor. Düzenlemenin yasalaşması halinde şirketin pazara hızlı bir giriş yapabileceği belirtiliyor. Alibaba’nın Türkiye’deki en büyük yatırımı olan Trendyol’un dijital altyapısı, fintek çözümleri ve geniş kullanıcı tabanı, Fliggy’nin en büyük avantajları arasında yer alıyor. Çinli grubun, Çin’den Türkiye’ye gelen yüksek harcama potansiyelli turistleri kendi platformuna yönlendirmenin yanı sıra Türkiye’de yerli turistlere de hizmet vermeyi hedeflediği ifade ediliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YERLİ ACENTELER REKABET EŞİTSİZLİĞİNDEN ENDİŞELİ</span></strong></p>

<p>Yabancı platformların pazara yeniden girecek olması yerli acentelerde kaygı oluşturuyor. Sektör temsilcileri, yabancı şirketlerin sadece lisans ve izin yükümlülükleriyle pazara girmesinin rekabet eşitliği sağlamayacağını savunuyor. Güçlü özkaynak, reklam bütçesi ve teknoloji altyapısına sahip küresel şirketlerin küçük ve orta ölçekli yerli acenteler üzerinde baskı kuracağı belirtiliyor. Vergi, ofis ve istihdam maliyetleriyle çalışan yerli firmalar, yabancı dijital temsilciliklerin avantajlı konuma geleceğini düşünüyor. Büyük platformların zamanla pazar lideri haline gelerek oteller ve acenteler üzerindeki komisyon baskısını artırmasından da endişe duyuluyor. Düzenlemeyi destekleyenler ise Fliggy gibi yeni oyuncuların girmesiyle tüketici lehine rekabetin güçleneceğini, fiyatların şeffaflaşacağını ve turizm gelirlerinin artacağını dile getiriyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PLATFORMLARA YÜZDE 17 KOMİSYON SINIRI VE TEMSİLCİ ŞARTI</span></strong></p>

<p>10 Ağustos 2026’da TBMM Başkanlığı’na sunulan "Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi" ile platformlar için yeni bir yasal çerçeve çiziliyor. Teklife göre platformların Türk Ticaret Kanunu’na göre kurulmuş bir sermaye şirketi statüsünde yasal temsilci ataması gerekecek. Şirketlerin Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan iki yıl süreli izin belgesi alması zorunlu tutulacak. Belge ücreti ilk yıl için 5 milyon TL olarak belirlenirken, tutarın her yıl yeniden değerleme oranında artırılması planlanıyor.</p>

<p>Platformların konaklama tesislerinden alabileceği komisyon KDV hariç yüzde 17 ile sınırlandırılacak ve uyuşmazlıklarda Türk mahkemeleri yetkili sayılacak. Yasa yürürlüğe girdikten sonra mevcut yabancı platformlara lisans başvurusu için üç ay süre tanınacak. Şartları yerine getirmeyenlerin erişimi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından engellenecek; şartları sağlayanlar ise Türkiye’deki kullanıcıların yurt içindeki tesislere rezervasyon yapmasına yeniden aracılık edebilecek.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/avrupa-fintech-devinde-skandal-27-turk-vip-musterinin-hassas-verileri-calindi-2015</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Avrupa Fintech Devinde Skandal: 27 Türk VIP Müşterinin Hassas Verileri Çalındı</h1>
                        <h2>Avrupa’nın en büyük fintech şirketlerinden Revolut, gerçek bir devlet kurumunun e-posta alan adını kullanan siber saldırganlara 27’si Türk toplam 680 zengin müşterisinin pasaport, kimlik ve finansal verilerini kendi eliyle teslim etti. Saldırganların 10 bin Bitcoin fidye istediği olayda büyük bir güvenlik skandalı yaşanıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/avrupa-fintech-devinde-skandal-27-turk-vip-musterinin-hassas-verileri-calindi-1789472365.webp">
                        <figcaption>Avrupa Fintech Devinde Skandal: 27 Türk VIP Müşterinin Hassas Verileri Çalındı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Dijital bankacılığın en büyük isimlerinden Revolut, alışılmışın dışında bir siber güvenlik skandalıyla karşı karşıya kaldı. Bu kez saldırganlar doğrudan şirket sistemlerine sızmak yerine son derece etkili bir sosyal mühendislik yöntemi kullandı. Gerçek bir devlet kurumunun e-posta alan adını ele geçiren hackerlar, resmi görünümlü bilgi talepleri oluşturarak Revolut çalışanlarını kandırmayı başardı. Şirket de bu talepleri resmi prosedür sanarak bazı VIP müşterilerine ait son derece hassas verileri doğrudan saldırganlara iletti.</p>

<p>​Olayın fark edilmesinin ardından şirket ilgili e-posta adresini engellediğini, durumu veri koruma makamlarına, finansal düzenleyicilere ve kolluk kuvvetlerine bildirdiğini açıkladı. Revolut yetkilileri, sistemlerinin ve müşterilerin paralarının güvende olduğunu belirtse de sızan verilerin niteliği krizin boyutunu büyütüyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​PASAPORTTAN BİTCOİN GEÇMİŞİNE KADAR HER VERİYE ULAŞTILAR</strong></span></p>

<p>​Etkilenen müşterilere yapılan bildirimlere göre saldırganların eline geçen bilgiler sadece hesap numaralarından ibaret değil. Çalınan veriler arasında pasaport veya ehliyet kopyaları, kimlik doğrulama selfieleri, ad-soyad, doğum tarihi, adres, telefon ve e-posta bilgileri yer alıyor. Bununla da sınırlı kalmayan sızıntıda IBAN ve hesap bilgileri, hesap özetleri, para çekme kayıtları ve tüm işlem geçmişi paylaşıldı. Kripto para kullanan müşterilerin Bitcoin hareketlerinin de bu listede yer alması, kimlik bilgileriyle birleştiğinde kişiye özel hedefli dolandırıcılık riskini en üst seviyeye çıkarıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​680 MÜŞTERİ ETKİLENDİ VE 27'Sİ TÜRK</strong></span></p>

<p>​Şirket ilk açıklamalarında yalnızca "sınırlı sayıda" müşterinin etkilendiğini söylese de Financial Times'ın yayımladığı habere göre toplam 680 müşteriye bilgilendirme yapıldı. İngiltere Bilgi Komiserliği Ofisi'nin (ICO) soruşturma başlattığı skandaldan 27 Türk zengin müşterinin de etkilendiği ortaya çıktı. Revolut'un etkilenen Türk kullanıcılarla doğrudan iletişime geçerek destek sağladığı bildirildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​780 MİLYON DOLARLIK DEVASA BİTCOİN FİDYESİ</strong></span></p>

<p>​Skandalın ikinci perdesi ise astronomik bir fidye talebiyle açıldı. Saldırıyı gerçekleştirdiğini iddia eden grup, sızdırılan verileri yayımlamamak karşılığında Revolut'tan 10 bin Bitcoin talep etti. Güncel piyasa değeriyle yaklaşık 780 milyon dolara denk gelen bu miktar ödenmezse, verilerin her gün parça parça yayımlanacağı tehdidinde bulunuldu. Şirket tarafı henüz bu fidye talebini resmi olarak doğrulamadı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​HACKERLAR İTALYAN POLİSİNİ DE HEDEF ALDIKLARINI İDDİA ETTİ</strong></span></p>

<p>​Olayın arka planına dair çarpıcı bir iddia da sosyal medyadan geldi. "IAmNotAVillain" kullanıcı adını kullanan bir kişi, Revolut operasyonunun yaklaşık altı ay sürdüğünü ve sahte bilgi taleplerinin İtalyan kolluk kuvvetlerine ait ele geçirilmiş sistemler üzerinden gönderildiğini öne sürdü. Aynı kaynak, İtalyan polisine ait sistemlerden de 147 GB veri elde ettiğini iddia etti ancak bu iddialar henüz bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı. Revolut hesabı bulunan kullanıcıların, adlarına yapılabilecek kimlik hırsızlığı girişimlerine karşı şirket e-postalarını yakından takip etmesi gerekiyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/canakkalede-700-metrekarelik-yeni-kaleseramik-magazasi-torenle-hizmete-girdi-2014</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çanakkale’de 700 Metrekarelik Yeni Kaleseramik Mağazası Törenle Hizmete Girdi</h1>
                        <h2>Türkiye seramik sektörünün lider kuruluşu Kaleseramik, 69 yıllık üretim mirasının başladığı Çanakkale'de yetkili bayisi Öz Korkmaz İnşaat ile hayata geçirdiği 700 metrekarelik yeni satış noktasını üst düzey protokollü bir törenle hizmete sundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/canakkalede-700-metrekarelik-yeni-kaleseramik-magazasi-torenle-hizmete-girdi-1789469391.jpg">
                        <figcaption>Çanakkale’de 700 Metrekarelik Yeni Kaleseramik Mağazası Törenle Hizmete Girdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye seramik sektörünün lider kuruluşu Kaleseramik, 69 yıl önce başlayan üretim yolculuğunun simge kenti Çanakkale'de yeni bir yatırıma imza attı. Yetkili bayisi Öz Korkmaz İnşaat ile hayata geçirilen 700 metrekarelik yeni satış noktası, Çanakkale girişi Atikhisar Caddesi’nde düzenlenen törenle hizmete girdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YOĞUN KATILIMLI AÇILIŞ TÖRENİ</span></strong></p>

<p>Açılış törenine; TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Bodur Okyay ve Başkan Vekili Osman Okyay, Çanakkale Milletvekilleri Ayhan Gider ve İsmet Güneşhan, Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, önceki dönem valilerinden Güngör Azim Tuna, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, ilçe ve belde belediye başkanları, Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu, Biga TSO Başkanı Şadan Doğan, siyasi parti temsilcileri, iş insanları ve sivil toplum kuruluşu yöneticileri katıldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1789463232_T__rkiye_B__y__k_Millet_Meclisi_Ba__kan___Numan_Kurtulmu____2_.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ: "ÇANAKKALE'YE DEĞER KATAN BİR YATIRIM"</span></strong></p>

<p>Açılışta konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, kendisinin de çeyrek asırdır fahri bir Çanakkaleli olduğunu ifade ederek kentin tarihi değerine değindi. Açılışı yapılan showroom'un Çanakkale ekonomisine değer katan önemli bir yatırım olduğunu kaydeden Kurtulmuş, yatırımı hayata geçiren Öz Korkmaz Ailesini ve desteğini esirgemeyen Kale Grubu yönetimini kutladığını belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ZEYNEP BODUR OKYAY: "KÖKÜMÜZ VE KALBİMİZ HEP BURADA"</span></strong></p>

<p>Çanakkale'nin tarihi, tarımı, gıda sanayi, turizmi, üretim kültürü, yenilenebilir enerji kaynakları, üniversitesi ve stratejik konumuyla Türkiye için önemli bir il olduğunu vurgulayan Kale Grubu Başkanı ve CEO'su Zeynep Bodur Okyay, şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Çanakkale bizim için hiçbir zaman yalnızca bir şehir olmadı. Biz Çanakkale'de doğduk. Üretmeyi, paylaşmayı ve birlikte kalkınmanın değerini bu topraklarda öğrendik. 1957'de rahmetli babam İbrahim Bodur'un attığı o ilk adım, bugün Türkiye'nin lider, Avrupa'nın ve dünyanın sayılı seramik üreticilerinden biri olmamızın temelini oluşturdu. Çanakkale'den doğan Kale'nin kolları bugün dünyayı sarıyor; ama kökümüz burada, kalbimiz hep bu topraklar için atıyor."</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1789463232_Kale_Grubu_Ba__kan___ve_CEO_su_Zeynep_Bodur_Okyay.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÖZ KORKMAZ AİLESİNE TEŞEKKÜR</span></strong></p>

<p>Zeynep Bodur Okyay, yatırımı gerçekleştiren Öz Korkmaz ailesinin önemine değinerek konuşmasını şöyle sürdürdü: "2000'li yılların başından bu yana bizimle yürüyen Öz Korkmaz ailesiyle aramızdaki bağ, bir iş ilişkisinden çok daha fazlasını ifade ediyor. Bu yolculukta birbirimize duyduğumuz güveni, dayanışmayı ve ortak heyecanı her zaman koruduk. Sevgili Göksel'in bu mağazaya verdiği emeği ve gösterdiği özeni yakından takip ettim. Her detayı tek tek düşündü, en ince ayrıntısına kadar üzerine titredi. Öyle ki bu heyecanı beni, pazarlama ekibimizi de içine aldı ve ortaya çıkan sonuca bugün hep birlikte memnun olduk. Öz Korkmaz ailesine, başta tüm çocuklarını büyük bir özveri ile yetiştiren anneleri olmak üzere tüm aileye Kale markasına duydukları güven ve yıllara dayanan iş birlikleri için gönülden teşekkür ediyorum. Açılışını yaptığımız bu yeni mağazanın Öz Korkmaz ailesine, Grubumuza, Çanakkale'mize ve tüm hemşerilerimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">700 METREKARELİK MODERN MAĞAZA BÖLGEYE HİZMET VERECEK</span></strong></p>

<p>Çanakkale Seramik, Kalebodur, Kale ve T-One markalarının ürün gamını bir araya getiren 700 metrekarelik mağaza; evini yenilemek isteyen tüketicilerden mimar ve inşaat profesyonellerine kadar tüm yapı ve tasarım ihtiyaçlarına yanıt verecek.&nbsp;Mağazada, Kalebodur’un yenilikçi yüzey teknolojilerinden V-Intech, porselen plakanın gövdesine işleyen damar yapısıyla mekanlarda kesintisiz bir doğal taş estetiği sağlarken; ışık geçirgenliğine sahip Translucent yüzey teknolojisi ve yeni nesil cephe sistemleri de ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bahcivan-cekildi-yilmaz-sahada-18-oy-farki-neyi-degistirir-2013</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bahçıvan Çekildi, Yılmaz Sahada: 18 Oy Farkı Neyi Değiştirir?</h1>
                        <h2>Gazeteci Yazar Murat Çetin, İstanbul Sanayi Odasının 26 Ekim 2026’da yapılacak seçimleri öncesinde sandıktaki hassas oy dengelerini, Erdal Bahçıvan’ın çekilmesiyle Ender Yılmaz ile Adnan Dalgakıran arasında yaşanacak yarışı ve meclis yapısındaki kritik detayları kaleme aldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/bahcivan-cekildi-yilmaz-sahada-18-oy-farki-neyi-degistirir-1789466828.jpg">
                        <figcaption>Bahçıvan Çekildi, Yılmaz Sahada: 18 Oy Farkı Neyi Değiştirir?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Gazeteci Yazar Murat Çetin, Tekstil Dergi'deki "74 Oyun Sahibi Kim?" başlıklı köşe yazısında, İstanbul Sanayi Odasının (İSO) yaklaşan seçimlerini ve sandıktaki oy hesaplarını değerlendirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SANDIKTAKİ DENGELER VE MATEMATİKSEL HESAPLAR</span></strong></p>

<p>Geçmiş seçim sonuçlarındaki farkın kritik yapısına dikkat çeken Çetin, durum analizinde şu ifadelere yer verdi:&nbsp;"Erdal Bahçıvan: 74. Adnan Dalgakıran: 56. Fark: 18 oy. Rahat görünüyordu. Sandığa yaklaşınca tablo başka. Dokuz sandalye el değiştirir… 65–65. Bir tane daha kayar… Başkanlık gider. Demek ki 18 oy fark, aslında 10 sandalyelik bir dengeye dayanıyormuş."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ ADAYLAR VE SEÇİM TAKVİMİ</span></strong></p>

<p>Seçim sürecindeki yeni dönemi ve adaylık durumlarını aktaran Çetin, yazısında şu değerlendirmelerde bulundu:&nbsp;"Şimdi takvim 2026. 26 Ekim’de İSO yeniden sandığa gidiyor. Bahçıvan yarıştan çekildi. Yerine Ender Yılmaz sahada. Adnan Dalgakıran ise dört yıldır bugünü bekliyor. Eski sonuca bakıp: 'Bahçıvan’ın 74 oyu kime gider?' diye sormak mümkün. Fakat o rakamın tapusu kimsenin cebinde değil."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MİRAS OY DEĞİL KURULAN DÜZEN</span></strong></p>

<p>Meclis yapısındaki olası değişimlere ve adayların durumuna değinen Çetin, sözlerini şöyle sürdürdü:&nbsp;"Meclis üyeleri de yeniden seçilecek. Bazı isimler yerini koruyacak. Yeni yüzler girecek. Meslek gruplarındaki ağırlıklar farklılaşacak. Kimi ittifak sürecek. Kimi sandıkta çözülecek. Dolayısıyla Ender Yılmaz’ın hanesine peşinen yazılacak 74 oy bulunmuyor. Bahçıvan’dan kalan başka bir şey var: İlişki. Ağırlık. Denge. Yılların kurduğu temas. Miras oy değil, oyu üreten düzen. Yılmaz bunu ne kadar taşıyabilecek? Dalgakıran dört yılda ne kadar alan açtı? Seçimin düğümü burada. İSO’da milyonlar konuşulur. İhracat rakamları sıralanır. Yatırımlar anlatılır. Vizyon çizilir. Sandık açıldığında ise… On sandalye konuşur."</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/74-oyun-sahibi-kim-22"><strong>YAZININ TAMAMI BURADA</strong></a><br />
<img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-09-10%20at%2009_11_02.jpeg" style="height:622px; width:800px" /></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ticaret-bakanligi-okul-alisverisi-oncesi-aileleri-kaynagi-belirsiz-urunler-konusunda-uyardi-2012</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ticaret Bakanlığı Okul Alışverişi Öncesi Aileleri Kaynağı Belirsiz Ürünler Konusunda Uyardı</h1>
                        <h2>Ticaret Bakanlığı, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde okul alışverişi yapacak ailelere kritik uyarılarda bulunarak kaynağı belirsiz ürünlerden uzak durulmasını ve alışveriş fişlerinin mutlaka saklanmasını istedi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ticaret-bakanligi-okul-alisverisi-oncesi-aileleri-kaynagi-belirsiz-urunler-konusunda-uyardi-1789465528.jpg">
                        <figcaption>Ticaret Bakanlığı Okul Alışverişi Öncesi Aileleri Kaynağı Belirsiz Ürünler Konusunda Uyardı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ticaret Bakanlığı, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde kırtasiye alışverişi yapacak ailelere yönelik uyarılarda bulundu. Çocukların sağlığının ve tüketici haklarının korunması için ürün bilgilerinin dikkatle kontrol edilmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAKANLIKTAN AİLELERE KRİTİK UYARILAR</span></strong></p>

<p>Bakanlığın açıklamasında, satın alınacak ürünlerde üretici veya ithalatçı bilgilerinin bulunmasına dikkat çekildi. Kullanım talimatları, yaş uyarıları ve gerekli işaretlerin de alışveriş sırasında incelenmesi gerektiği ifade edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜVENİLİR SATIŞ NOKTALARI VE FİŞ VURGUSU</span></strong></p>

<p>Tüketicilere, kaynağı ve ürün bilgileri belli olmayan şüpheli ürünlerden uzak durmaları, güvenilir satış noktalarını tercih etmeleri ve alışverişlerine ilişkin fiş ve belgeleri mutlaka almaları tavsiye edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DENETİMLER KARARLILIKLA SÜRDÜRÜLÜYOR</span></strong></p>

<p>Bakanlık, çocukların sağlığını ve tüketicilerin haklarını korumaya yönelik denetimlerin kararlılıkla sürdürüldüğünü bildirdi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/sigortacilikta-ezber-bozan-is-modelinden-malatya-sanayisinin-unutulmaz-liderine-2011</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sigortacılıkta Ezber Bozan İş Modelinden Malatya Sanayisinin Unutulmaz Liderine</h1>
                        <h2>Vahap Munyar, kasko ve trafik sigortasında yedek parça maliyetlerini düşüren Genel Servis’in 32 yıllık girişimcilik serüvenini ve Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın efsanevi başkanı Abdurrahman Yavuz’un iz bırakan hizmetlerini kaleme aldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/sigortacilikta-ezber-bozan-is-modelinden-malatya-sanayisinin-unutulmaz-liderine-1789463505.jpg">
                        <figcaption>Sigortacılıkta Ezber Bozan İş Modelinden Malatya Sanayisinin Unutulmaz Liderine</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>CEM Yalın,&nbsp;</strong>İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’ndeki eğitimi sonrası ABD’de Florida Institute of Technology’de eğitim gördü. Florida’daki eğitimi sırasında 1985 yılında bir oto yedek parça firmasında çalıştı. Eğitimini tamamladıktan sonra yine ABD’de yedek parça deposunda 1 yıl kadar görev yaptı.</p>

<p><strong><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw690h433q95gc/storage/files/images/2026/09/14/v3-9vho.jpg" title="Sigortacılara, ‘oto parçasını daha uygun alma yolu var’ mektubuyla farklı kapı açtı - Resim : 1"><img alt="Sigortacılara, ‘oto parçasını daha uygun alma yolu var’ mektubuyla farklı kapı açtı - Resim : 1" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw690h433q95gc/storage/files/images/2026/09/14/v3-9vho.jpg" style="height:433px; width:690px" /></a></strong></p>

<p><em>Berke Öztürk (sol başta), Cem Yalın (sağdan ikinci), Seda Öncel Arıcı (sağ başta)</em></p>

<p><strong>Cem Yalın,&nbsp;</strong>ABD’de sonra bir süre Almanya ve İsviçre’de yaşadı. Sonra Türkiye’ye döndü. Bir süre ailesinin yan sanayi işinde çalıştı. Derken Gebze’de kurulup zamanla üretime de geçen şirkette genel müdürlük görevini üstlendi.</p>

<p>12-13 yıl görev yaptıktan sonra hiç sigorta şirketleriyle bağlantısı yokken, farklı adım atmak amacıyla Türkiye’deki sigorta şirketlerinin yöneticilerine birer mektup gönderdi:</p>

<p><strong>Kasko ve trafik sigortası kapsamında hasarlı araçların tamiri sırasında yedek parçaları aslında pahalı almış oluyorsunuz. O yedek parçaları daha uygun fiyata almanızın bir yolu var.</strong></p>

<p><strong>Cem Yalın</strong>’a ilk yanıt veren dönemin Güneş Sigorta Genel Müdürü&nbsp;<strong>Mehmet Aydoğdu&nbsp;</strong>oldu.&nbsp;<strong>Yalın</strong>’a ikinci mektup da dönemin Şeker Sigorta Yönetim Kurulu Üyesi&nbsp;<strong>Yurdal Sert</strong>’ten ulaştı.</p>

<p><strong>Yalın,&nbsp;</strong>sigorta sektöründen iki önemli isimden ulaşan yanıtlar üzerine 1994 yılında şirket kurmak üzere kolları sıvadı.&nbsp;<strong>Yalın</strong>’ın hedeflediği iş modeli şöyleydi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Kasko ve trafik sigortası kapsamında tamiri gereken hasarlı araçlar için doğrudan sigorta şirketleriyle bağlantılı kendi şirketleri devreye girecek. Bu şirket yedek parçayı doğrudan ana tedarikçiden alarak daha uygun fiyatı tutturacaktı.</strong></p>

<p>Kurdukları ilk iki şirketin işleri hayal ettiği şekilde yürümedi. Bunun üzerine 1998 yılında dönemin Genel Sigorta Genel Müdürü&nbsp;<strong>Hulusi Taşkıran</strong>’ın kapısını çaldı. İş modelini anlattı. İş modeli&nbsp;<strong>Taşkıran</strong>’ın aklına yattı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Birlikte şirket kuralım ama biz küçük pay sahibi olmayı kabul etmeyiz.</strong></p>

<p><strong>Cem Yalın</strong>’ın kasko ve trafik sigortalarına dönük yeni iş modeli çabaları sürerken başta babası olmak üzere ailesinin şu yorumuyla karşılaştı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Ne işin var sigortacılarla. Yedek parça işiyle devam et.</strong></p>

<p>Derken&nbsp;<strong>Hulusi Taşkıran,&nbsp;</strong>1999 yılında&nbsp;<strong>Cem Yalın</strong>’la yeniden buluşma istedi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Sizinle bu işi yapmaya varız. Ancak, Genel Sigorta ve Çukurova Grubu şirketleri için münhasırlık istiyoruz.</strong></p>

<p>Bu kez&nbsp;<strong>Cem Yalın&nbsp;</strong>çekimser davranan taraf oldu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Bu iş modeline güvenim sarsıldı. Bu işe sermaye koyamayacağım.</strong></p>

<p>Model Genel Sigorta yönetiminin aklına iyiden iyiye yatmış olacak ki,&nbsp;<strong>Cem Yalın</strong>’a oldukça cazip teklif sunuldu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Sermayeyi Genel Sigorta koyacak. Yatırımı beraber yapacağız. İlk tamirhaneyi de Çukurova Ziraat’in Bayrampaşa’daki arazisinde açacağız.</strong></p>

<p>Böylece&nbsp;<strong>“Genel Servis”&nbsp;</strong>başlangıçta Maslak’taki bir tamirhanede yola koyuldu ama kısa süre sonra Bayrampaşa’ya geçti.</p>

<p>Genel Sigorta ortaklığıyla kurulan&nbsp;<strong>“Genel Servis”</strong>te işler 2007 yılına kadar rayında gitti. 2000-2001 döneminde Çukurova Grubu’na ait Pamukbank’a el konulması sonrasında grubun finansal şirketlerinin yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) geçti. TMSF’nin yönetim atadığı şirketler arasında Genel Sigorta da yer aldı.</p>

<p><strong>Cem Yalın,&nbsp;</strong>ortaklıkları döneminde Genel Sigorta’nın temettüsünü aksatmadı. 2007 yılında Genel Sigorta’nın Mapfre’ye satılmasıyla birlikte&nbsp;<strong>Yalın</strong>’da&nbsp;<strong>“Biz sigorta tarafında sahipsiz kaldık”&nbsp;</strong>hissi oluştu.</p>

<p>2011 yılında Maphre ile Genel Servis arasında ortaklık görüşmesi gündeme geldi.&nbsp;<strong>Yalın,&nbsp;</strong>Genel Sigorta ile ortaklık oranlarını anımsattı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Yüzde 50-50 ortaklığımız söz konusuydu…</strong></p>

<p>Maphre yönetimi de globaldeki yaklaşımlarını ortaya koydu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Bizim dünyadaki iş modelimizde genelde bu tür ortaklıklar yok…</strong></p>

<p>2012 yılında Maphre tarafı kararını verdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Biz yüzde 51 pay isteriz. Globalde bir&nbsp;<a href="https://www.ekonomim.com/sektorler/otomotiv" target="_blank" title="otomotiv">otomotiv</a>&nbsp;akademimiz var.&nbsp;</strong>“Genel Servis”<strong>i onların çizeceği yol haritasına göre dizayn edelim.</strong></p>

<p>Maphre ile&nbsp;<strong>Cem Yalın,&nbsp;</strong>2023 yılında ortaklığı sonlandırma kararı aldı. 2024 yılında da ayrılık gerçekleşti.</p>

<p>Geçenlerde Genel Servis’in Dudullu’daki merkezinde kurucusu&nbsp;<strong>Cem Yalın</strong>’la sohbet ettim.&nbsp;<strong>Yalın,&nbsp;</strong>2024’te başlayan yeni dönem için şu noktanın altını çizdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Yeni dönemde Axa Sigorta elimizden tuttu. Aslında Axa ile geçmişte,&nbsp;</strong>“Bize de Genel Servis benzeri bir yapı kurun, yüzde 50-50 ortak olalım”&nbsp;<strong>teklifiyle gelmişti. O dönemde gerçekleşmedi. Maphre ile ortaklık bittiği anda Axa yönetimi aradı.</strong></p>

<p>Axa’nın ardından Allianz ve Anadolu Sigorta ile de çalışmaya başladıklarını bildirdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Birlikte iş yaptığımız sigorta şirketleri arasında 10 yıl ortağımız olan Maphre de yer alıyor. Ayda 1200 araç onarım kapasitemiz var ama şu anda 3’te biri düzeyinde çalışıyoruz. Şube sayısını çok hızlı olmayan bir tempoda artırmayı düşünüyoruz.</strong></p>

<p><strong>Cem Yalın,&nbsp;</strong>otomotiv yedek parçası işi yaparken 32 yıl önce sigorta şirketlerinin yöneticilerine gönderdiği,&nbsp;<strong>“Kasko ve trafik sigortası kapsamında hasarlı araçlar için gereken yedek parçayı daha uygun bedelle alma şansınız var”&nbsp;</strong>mektubuyla farklı bir kapı açtı…</p>

<p>Genel Servis şimdi, 5 şube, toplam 25 bin metrekarelik alanda 120 personelle farklı sigorta şirketlerine hizmet veriyor…</p>

<p><strong>&nbsp;Malatya’dan TOBB&nbsp;Yönetim Kuruluna&nbsp;giren ilk&nbsp;başkandı&nbsp;</strong></p>

<p><strong>MALATYA&nbsp;</strong>Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreterliğinden 1983 yılı sonlarında emekli olan&nbsp;<strong>Abdurrahman Yavuz,&nbsp;</strong>aynı günlerde oda seçimlerine katıldı ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlendi.</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw268h346q95gc/storage/files/images/2026/09/14/v2-3tbm.jpg" title="Sigortacılara, ‘oto parçasını daha uygun alma yolu var’ mektubuyla farklı kapı açtı - Resim : 2"><img alt="Sigortacılara, ‘oto parçasını daha uygun alma yolu var’ mektubuyla farklı kapı açtı - Resim : 2" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw268h346q95gc/storage/files/images/2026/09/14/v2-3tbm.jpg" style="height:346px; width:268px" /></a>Beyaz eşya ticareti, tekstil ve gıda sektörlerinde faaliyet gösteren&nbsp;<strong>Abdurrahman Yavuz,&nbsp;</strong>1984 yılı Ocak ayında önderlik yaptığı kalabalık bir heyetle Ankara’ya gidip bir hafta boyunca başta dönemin Başbakanı&nbsp;<strong>Turgut Özal&nbsp;</strong>olmak üzere bakanlar ve bürokratlarla görüşmeleriyle dikkatleri çekti.</p>

<p><strong>Abdurrahman Yavuz&nbsp;</strong>başkanlığındaki heyet Ankara’da özellikle Organize Sanayi Bölgesi konusunda önemli çalışmalar yaptı, Malatya’ya da görüşmelerden oldukça memnun döndü.</p>

<p><strong>Abdurrahman Yavuz</strong>’un başkanlığı döneminde Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın o günler için fark yaratan faaliyetlerinden biri de ilk defa eğitim amaçlı bir ihracat seminerinin düzenlenmesi oldu.&nbsp;<strong>Yavuz,&nbsp;</strong>seminerdeki konuşmasında şu mesajları verdi:</p>

<ul>
	<li><strong>İlimiz ekonomisinin geliştirilmesi için üretimin ve ihracat hızının artırılması gerekir. İhracat işlemleri daha önce ilimiz dışında yapılırken son zamanlarda kısmen ilimizden yapılmaya başlandı. Bu hususta en büyük eksikliğimiz eleman yetersizliğidir.</strong></li>
	<li><strong>Bu arada devlet her türlü tarım ürünlerine teşvik edici kolaylıklar verdiği halde kuru kayısı bu teşviklerin dışında kalmaktadır. Kuru kayısı, vergi iadesi kapsamına alınmalıdır.</strong></li>
</ul>

<p><strong>Abdurrahman Yavuz&nbsp;</strong>başkanlığındaki Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın girişimleri ile&nbsp;<strong>“Kayısı Birlik”&nbsp;</strong>kurulması konusu 1984 yılı Eylül ayında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) hazırladığı&nbsp;<strong>“Türkiye’nin Sorunları Raporu”</strong>na girdi, Başbakan&nbsp;<strong>Turgut Özal</strong>’a sunuldu.</p>

<p>Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın İnönü Üniversitesi’yle kurmak üzere adımlarını attığı&nbsp;<strong>“sanayi işbirliği merkezi”</strong>yle ilgili karar, 3 Temmuz 1987 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak kayıtlara geçti.</p>

<p>1988 yılı Mayıs ayı sonunda yapılan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği seçimli genel kurulunda Malatya için bir ilk yaşandı. Dönemin Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Abdurrahman Yavuz,&nbsp;</strong>TOBB yönetim kuruluna girdi.</p>

<p>1991 yılı Eylül ayında dönemin Malatya Valisi&nbsp;<strong>Oğuz Kaan Köksal,&nbsp;</strong>Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı&nbsp;<strong>Abdurrahman Yavuz,&nbsp;</strong>Ticaret Borsası Başkanı&nbsp;<strong>Ramazan Meral</strong>’den oluşan heyet, Ankara’da çeşitli görüşmeler yaptı. Bu görüşmeler sonrası şu bilgiler paylaşıldı:</p>

<ul>
	<li><strong>Kayısı Birliğin kurulması için gerekli hazırlıklara başlandı.</strong></li>
	<li><strong>Malatya OSB için ek ödenek sorunu aşıldı.</strong></li>
</ul>

<p><strong>Abdurrahman Yavuz</strong>’un görevdeki son döneminde, 1995 yılı ortalarında Malatya OSB’nin yüzde 90 doluluğa ulaşması sonrası, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası tarafından 2. OSB’nin kurulması için çalışmalara başlanması ve yüzde 30 hisse ile ortak olunarak müteşebbis heyetinde de Odanın temsil edilmesi kararlaştırıldı.</p>

<p>Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın çabaları sonucu Havalimanı yolunda, Özal Köyü’ne kadar olan, yüzde 15’i Hazine, yüzde 10’u özel mülkiyet, geri kalanı da mera olan 3 bin dönüm arazide 2. OSB’nin kurulması çalışmaları başladı, konu Maliye Bakanlığı’na intikal ettirildi. Birkaç ay içinde de 150’den fazla sanayi tesisi için yer tahsisi müracaatı yapıldı.</p>

<p>Malatya Girişim Grubu ve Gürbaşlar Grubu Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Adnan Başdemir,</strong>&nbsp;geçen Pazar sabahı ortak yazışma gruplarından birinde&nbsp;<strong>Abdurrahman Yavuz</strong>’un vefat haberini paylaştı:</p>

<ul>
	<li><strong>Malatya’nın ticaret ve sanayi hayatına uzun yıllar boyu önemli hizmetlerde bulunan Abdurrahman Yavuz vefat etti.</strong></li>
</ul>

<p><strong>Adnan Başdemir, Abdurrahman Yavuz</strong>’un Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı döneminden bir fotoğrafı ile son halini şu mesajla gönderdi:</p>

<ul>
	<li><strong>Kimse gençliğine, yakışıklılığına, zenginliğine, makamına güvenmesin. İbret alalım…</strong></li>
</ul>

<p><strong>Abdurrahman Yavuz</strong>’un vefatı üzerine&nbsp;<strong>Nezir Kızılkaya</strong>’nın&nbsp;<strong>“Bir Asrın Tanığı, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası”&nbsp;</strong>kitabından 1983-1995 dönemini yeniden okudum.</p>

<p><strong>Abdurrahman&nbsp;</strong>Bey’e Allah’tan rahmet diliyorum…</p>

<p>Mekanı cennet olsun…</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turk-hazir-giyim-sektoru-ikiz-donusumle-kuresel-pazara-damga-vuracak-2010</link>
            <category>Tekstil</category>
            <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türk Hazır Giyim Sektörü İkiz Dönüşümle Küresel Pazara Damga Vuracak</h1>
                        <h2>İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Paşahan, Türk moda endüstrisinin ucuz işçilik odaklı rekabet yerine ikiz dönüşüm ve markalaşmaya odaklandığını belirterek, oyunu fiyatla değil katma değerle kazanacaklarını ifade etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turk-hazir-giyim-sektoru-ikiz-donusumle-kuresel-pazara-damga-vuracak-1789462171.jpg">
                        <figcaption>Türk Hazır Giyim Sektörü İkiz Dönüşümle Küresel Pazara Damga Vuracak</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Paşahan, Türk moda endüstrisinin fiyat odaklı rekabet yerine ikiz dönüşüm ve markalaşmayla katma değerli üretime odaklandığını bildirdi. Paşahan, "Fiyatta zorlandığımız rekabetçilik kilidini ikiz dönüşüm ve markalarımızla açacağız." dedi.</p>

<p>Türk moda endüstrisinin mevcut avantajlarına ikiz dönüşümü de eklemek için İHKİB tarafından geliştirilen projelerden birinde daha sona yaklaşıldı. İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) tarafından desteklenen 14,5 milyon lira bütçeli, "Hazır Giyim Tedarik Zincirinde İkiz Dönüşüm Projesi"nin bir yıllık uygulama süreci, yerli ve yabancı markaların temsilcilerinin de katılımıyla 24 Eylül’de düzenlenecek uluslararası konferansla büyük ölçüde tamamlanacak.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İHKİB DDM YEŞİL DÖNÜŞÜME DE DESTEK VERECEK</strong></span></p>

<p>İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, Türk moda endüstrisinin sanayileşmede ve ihracatta olduğu gibi ikiz dönüşümde de ilklere imza atarak birçok sektöre ilham verdiğini söyledi. Paşahan, şöyle devam etti:&nbsp;"İkiz dönüşüm 20 yıldır temel önceliğimizi oluşturuyor. Bu konuda bakanlıklarımızla, Avrupa Birliği’yle (AB), üniversitelerimizle ve İSTKA gibi ulusal paydaşlarımızla iş birlikleri yapıyor, projeler geliştiriyoruz. 20 yılda, 12 projeyi tamamladık; üç projemiz devam ediyor. Projelerimiz için AB’den bugüne kadar 37 milyon euro hibe desteği almaya hak kazandık. İSTKA tarafından desteklenen 14,5 milyon TL bütçeli 'Hazır Giyim Tedarik Zincirinde İkiz Dönüşüm' Projemizin en önemli etkinliklerinden biri olan uluslararası konferansımızı 24 Eylül’de gerçekleştireceğiz. Bir yıl önce başlattığımız projede, ikiz dönüşümü bütüncül bir yaklaşımla ele aldık. Klasik bir kapasite geliştirme çalışmasının ötesinde kurumsal ikiz dönüşüm altyapısı kurmayı, rekabet dinamiklerini yeniden çizen ve uzun vadeli çarpan etkisi yaratan üst düzey bir hizmet çatısı oluşturmayı hedefledik. Proje kapsamında İHKİB Dijital Dönüşüm Merkezi’ni (DDM) yeşil dönüşüm konusunda da sektöre hizmet verecek yapıya dönüştürdük. İHKİB DDM, Model fabrika statüsü ile kazanımlarını yeşil dönüşüm alanlarıyla birleştirerek sektörümüze eksiksiz hizmet verecek. Ayrıca İkiz Dönüşüm Konseyi ve Hizmet Masaları Ağını sektörümüze kazandırdık. İkiz Dönüşüm Konseyi, yeşil ve dijital dönüşüm konusunda sektörümüzün ihtiyaç duyacağı bilgilendirme ve yönlendirme faaliyetleri ile bu amaca yönelik kapsamlı bir rapor hazırlayacak. Hizmet Masaları Ağı ise firma özelinde ihtiyaç duyulan fon ve desteklere kolayca ulaşılmasına yönelik ortak bir mekanizma geliştirecek."</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>HAZIR GİYİM GİBİ NET İHRACATÇI SEKTÖRLERE ÖZEL DESTEK GEREKİYOR</strong></span></p>

<p>Türk hazır giyim endüstrisiyle ilgili güncel gelişmeleri de değerlendiren Paşahan, yüksek maliyetler nedeniyle ihracatta 2023 yılında başlayan gerilemenin, hız kesmekle birlikte bu yıl da devam ettiğini bildirdi. Paşahan, sözlerini şöyle noktaladı:&nbsp;"Sekiz aylık dönemde yüzde 2,2 daralan ihracatımız yaklaşık 11 milyar dolar seviyesinde kalırken, yedi ayda yüzde 7,3 artan ithalat ise 3 milyar dolara yaklaştı. Bu tabloyu kısa vadede tersine çevirebilmemiz için hazır giyim gibi net ihracatçı sektörlere özel destekler gerekiyor. Orta ve uzun vadede ise katma değerli üretime odaklanmak durumundayız. Çünkü Türkiye artık ucuz üretim ülkesi değil. Ucuz işçilik üzerinden Asya ülkeleriyle rekabet edemeyiz. Biz oyunu fiyatla değil, değerle kazanacağız. Avrupa’da üretim ve tedarik zinciri kökten dönüşüyor. 'Kullan at' devri kapanıyor. Döngüsel, sürdürülebilir, daha uzun ömürlü ve akıllı üretim dönemi başlıyor. Daha az adetli, daha nitelikli, daha uzun ömürlü ve yüksek fiyatlı ürünleri üreteceğimiz hızlı bir dönüşümün içine girdik. Biz artık satın alınabilir lüksün, hızın ve kalitenin adresi olacağız. Fiyatta zorlandığımız rekabetçilik kilidini ikiz dönüşüm ve markalarımızla açacağız."</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/insansiz-depolar-sirketlerin-buyume-hedeflerini-yeniden-belirliyor-2009</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İnsansız Depolar Şirketlerin Büyüme Hedeflerini Yeniden Belirliyor</h1>
                        <h2>Yerli mühendislik ve yazılım gücüyle karanlık depo sistemleri geliştiren Akdenizrack, otomatik depolama alanına 50 milyon TL yatırım yaptı. Şirket, geliştirdiği akıllı depo projelerinin katkısıyla 2026 yılında yüzde 40 büyüme hedefliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/insansiz-depolar-sirketlerin-buyume-hedeflerini-yeniden-belirliyor-1789461502.jpg">
                        <figcaption>İnsansız Depolar Şirketlerin Büyüme Hedeflerini Yeniden Belirliyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye’de depo yatırımlarının odağı, yalnızca daha fazla ürün depolayabilmekten çıkıp aynı alanı daha hızlı ve daha az insan müdahalesiyle yönetebilmeye doğru kayıyor. E-ticaretin büyümesiyle hızlanan bu dönüşüm, yüksek işçilik ve metrekare maliyetleriyle birlikte otomatik depolama sistemlerine olan ilgiyi de artırıyor. Akdenizrack, bu değişimin Türkiye’deki karşılığını yerli mühendislik ve yazılım altyapısıyla geliştirdiği "karanlık depo" sistemleriyle büyütmeye hazırlanıyor.&nbsp;Akdenizrack, otomatik depolama teknolojisinin geliştirilmesi için 50 milyon TL yatırım yaptı. Yaklaşık bir yıllık Ar-Ge çalışmasının ardından geliştirilen sistemde Akdenizrack’in mühendislik ve yazılım ekipleri görev aldı. Şirketin bugün 55 mühendisten oluşan teknik kadrosuna 70 kişilik saha ekibi eşlik ediyor.</p>

<p>Akdenizrack Yönetim Kurulu Başkanı Saniye Kurt, şirketin otomasyon alanındaki dönüşümünü şöyle anlatıyor: "Kendi yazılım ekibimizle yaklaşık bir yıllık AR-GE çalışmamızın ardından ürün ortaya çıktı. Geçen yıl 12 milyon dolar olan ciromuzu bu yıl akıllı depo projelerimizin katkısıyla yüzde 40 artırmayı hedefliyoruz. Bu yıl bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz karanlık depo projelerinin hacmi 17 milyon dolar. Bu depo projelerinin Türkiye’de yaygınlaşmasıyla birlikte ihracat ve iç pazarın payımızın yüzde 50, yüzde 50 olmasını planlıyoruz."</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1789455928_Saniye_Kurt_Dikey.JPG.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYNI ALANDA DAHA FAZLA DEPOLAMA</span></strong></p>

<p>Akdenizrack’in geliştirdiği sistemin temelinde, depolama alanının yalnızca raf kapasitesi üzerinden değil, operasyonun tamamı üzerinden verimli kullanılması bulunuyor. Robotik sistemler ürünlerin depoya alınmasından sevkiyata hazırlanmasına kadar geçen süreçte insan müdahalesini azaltırken, depo içerisindeki hareketlerin de yazılım üzerinden yönetilmesini sağlıyor. Sistemin mevcut depo yönetim yazılımlarıyla entegre çalışabildiğini belirten şirket, sipariş geldiğinde ürünün konumunu belirleyen yazılımın robotik sisteme ilgili ürünü alarak bantlara ve sevkiyat hattına yönlendirme komutu verdiğini aktarıyor. Böylece siparişten sevkiyata kadar olan süreçte insan müdahalesi minimuma indiriliyor.</p>

<p>Bu yapı özellikle ürün çeşidinin yüksek olduğu depolarda önem kazanıyor. Sistem, binlerce farklı ürünün bulunduğu yapılarda hangi ürünün hangi şubeye gönderileceği, hangi şubenin daha fazla sipariş verdiği, ürünlerin hangi sırayla konumlandırılması gerektiği ve sezonluk ürünlerin önceliği gibi verileri değerlendirerek depo içindeki trafiği sürekli güncelliyor. Trafik yönetimi de şirketin üzerinde yoğunlaştığı Ar-Ge alanlarından biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DEPOLAMA YÜKSEKLİĞİ 40 METREYE ÇIKABİLİYOR</span></strong></p>

<p>Otomatik sistemlerin ekonomik karşılığını yalnızca işçilik tasarrufu oluşturmuyor. Depolama yüksekliğinin artması, aynı metrekare içerisinde daha fazla ürün tutulmasına imkan sağlıyor.&nbsp;Akdenizrack’in sistemlerinde depolama yüksekliği 40 metreye kadar çıkabiliyor. Forkliftlerin erişim yüksekliği ise yaklaşık 15 metreyle sınırlı. Şirketin devam eden projelerinden birinde ulaşılan yükseklik 27 metre. Saniye Kurt, sistemin alan kullanımına etkisini şöyle açıklıyor: "Hızın öne çıktığı akıllı depoların bir diğer avantajı ise mevcut alanın daha verimli kullanılması. Sistemlerde depolama yüksekliği 40 metreye kadar çıkabiliyor. Forkliftlerin erişim yüksekliği yaklaşık 15 metre ile sınırlı. Bizim şu anda devam eden projelerimizin birinde ise 27 metre yüksekliğe ulaştık. Bu sistem sayesinde koridorlar daralıp, depolama yükseklikleri artıyor. Daha fazla alan verimli kullanılıyor."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YATIRIMIN GERİ DÖNÜŞÜ VARDİYA SAYISIYLA DEĞİŞİYOR</span></strong></p>

<p>Akdenizrack’in hesaplamalarına göre otomatik depolama sisteminin yatırım geri dönüş süresi, işletmenin çalışma modeline göre değişiyor. Üç vardiyalı çalışan bir fabrikada sistem yaklaşık 1,5 yılda, tek vardiyalı bir işletmede ise yaklaşık dört yılda kendini amorti edebiliyor. Şirket, yabancı teknoloji sağlayıcılarına kıyasla daha düşük yatırım maliyetinin bu süreyi kısaltan unsurlardan biri olduğunu belirtiyor.&nbsp;Bu nedenle otomatik depolama yatırımı, yalnızca yeni bir teknoloji yatırımı olarak değil; işçilik, forklift kullanımı, depo alanı ve operasyon hızını birlikte etkileyen bir kapasite yatırımı olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İNSANSIZ DEPO REKABET AVANTAJINDAN ZORUNLULUĞA DÖNÜŞÜYOR</span></strong></p>

<p>Türkiye’de otomatik depolamaya yönelik ilginin temelinde yalnızca teknoloji merakı bulunmuyor. Yükselen işçilik maliyetleri, metrekare başına artan depolama maliyetleri ve tüketicinin daha hızlı teslimat beklentisi, insan müdahalesini azaltan sistemleri işletmeler açısından giderek daha önemli hale getiriyor. Şirket, pandemi sonrasında e-ticaretin hızlanmasıyla birlikte Türkiye’de otomatik depo ihtiyacının arttığını, buna karşın bu sistemlerin önemli bölümünün yurtdışından tedarik edildiğini gözlemleyerek kendi çözümünü geliştirme kararı aldı. Amaç, Avrupa’daki çözümlere kıyasla daha ulaşılabilir maliyetlerle Türkiye’de geliştirilen otomatik depolama teknolojisini yaygınlaştırmak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE’DE ÜRETİLEN PARÇALARIN PAYI ARTACAK</span></strong></p>

<p>Akdenizrack’in otomatik depolama yatırımı yalnızca yazılım ve robotik sistemlerle sınırlı değil. Şirket, teknolojinin üretim tarafında da yerlilik oranını artırmaya hazırlanıyor.&nbsp;Bugün otomatik depolama sisteminin beş ana bileşeninden dördü Türkiye’de üretilebiliyor. Yurtdışından tedarik edilen crane ve asansörlerin Türkiye’de üretilmesine yönelik çalışmalar ise şirketin 2027 gündeminde bulunuyor. Üretim altyapısının büyütülmesi ve yazılım yatırımlarının artırılması da bu dönemin öncelikleri arasında yer alıyor. Saniye Kurt, otomatik depolama sistemlerinde Türkiye’deki üretim kabiliyetinin artırılmasının hem teknolojiye erişim hem de satış sonrası hizmetler açısından önem taşıdığını belirterek, "Yerli üretim tarafında altyapımızı daha da güçlendirmek istiyoruz. Özellikle bugün yurtdışından tedarik ettiğimiz crane ve asansörleri de Türkiye’de üretilebilir hale getirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AKDENİZRACK’İN BÜYÜME ROTASI DEĞİŞİYOR</span></strong></p>

<p>1999 yılında İkitelli’de Temesist’te sektöre adım atan Saniye Kurt’un yönetimindeki Akdenizrack, bugün 55 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Şirketin satışlarının yüzde 80’i ihracat, yüzde 20’si iç pazardan oluşuyor.&nbsp;Şirket, 2026’da akıllı depo projelerinin katkısıyla yüzde 40 büyümeyi hedeflerken, Türkiye’de otomatik depolama sistemlerinin yaygınlaşmasıyla ihracat ve iç pazarın payını yüzde 50–50 seviyesine taşımayı planlıyor. Saniye Kurt, şirketin yeni teknoloji alanındaki yönünü şöyle özetliyor: "Geçmişte söz konusu sistemler ağırlıklı olarak İspanya, Almanya ve Japonya’dan tedarik edildi. Bizim hedefimiz, Türkiye’de akıllı depo kurulumlarını artırmak ve klasik – yarı otomatik depo kurulumunda yurt dışında yakaladığımız büyüme ivmesini, bu yeni nesil depolama teknolojileriyle iç pazara da taşımak."</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/binlerce-ogrenciye-destek-kapisi-yeniden-aciliyor-2008</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Binlerce Öğrenciye Destek Kapısı Yeniden Açılıyor</h1>
                        <h2>Rönesans Eğitim Vakfı, 2026-2027 eğitim öğretim yılı burs başvurularının 15 Eylül itibarıyla başlayacağını duyurdu. Bugüne kadar 15 bin öğrenciye ulaşan vakıf, gençlere hem maddi imkan hem de çok yönlü gelişim desteği sunuyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/binlerce-ogrenciye-destek-kapisi-yeniden-aciliyor-1789460697.jpg">
                        <figcaption>Binlerce Öğrenciye Destek Kapısı Yeniden Açılıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Rönesans Eğitim Vakfı (REV), eğitimde fırsat eşitliğini desteklemek amacıyla yürüttüğü Burs Programı için 2026-2027 eğitim öğretim yılı başvurularını açıyor. Bugüne kadar 15 bin öğrenciye burs sağlayan REV, maddi desteğin yanı sıra sunduğu kişisel ve mesleki gelişim fırsatlarıyla da gençleri eğitim yolculukları boyunca destekliyor.</p>

<p>Eğitimde fırsat eşitliğinin güçlendirilmesine katkı sağlamak amacıyla yürütülen programdan yararlanmak isteyen öğrenciler, başvurularını 15 Eylül-15 Ekim tarihleri arasında Vakfın çevrim içi başvuru sistemi üzerinden gerçekleştirebilecek. Burs programı kapsamında destek almaya hak kazanan üniversite öğrencilerine ekim-haziran dönemini kapsayan toplam 9 ay boyunca burs ödemesi yapılıyor.</p>

<p>Bilginin üstünlüğüne olan inancıyla çalışmalarını sürdüren Rönesans Eğitim Vakfı; eğitimin farklı kademelerindeki çocukların ve gençlerin eğitim ve kişisel gelişimlerini destekleyen projeler hayata geçiriyor. Eğitimde fırsat eşitsizliklerinin azaltılmasına odaklanan Vakıf, burs ve eğitim programlarıyla Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda daha eşitlikçi ve kapsayıcı bir geleceğe katkı sunmayı amaçlıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GENÇLERE BURSUN ÖTESİNDE GELİŞİM DESTEĞİ</span></strong></p>

<p>Bugüne kadar 15 bin öğrenciye burs sağlayan ve bursiyerlerinin yüzde 50’si kız öğrencilerden oluşan REV Burs Programı, maddi eğitim desteği sağlamanın yanı sıra, tasarlanan online eğitim platformu ve gönüllülük çalışmalarıyla, gençlerin kişisel gelişimlerini de destekleyecek şekilde çok yönlü fırsatlar sunuyor. Her yıl burs programına katılan yüzlerce genç, kişisel gelişimleri için farklı alanlarda online eğitimler alırken, yaptıkları gönüllülük çalışmaları ile içinde yaşadıkları topluma da sosyal fayda sağlıyor. Burs programı farklılıkları gözeten kapsayıcı yaklaşımıyla gençlerin kendilerini geliştirmelerine ve geleceğe daha güçlü hazırlanmalarına katkıda bulunmayı hedefliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAŞVURULAR 15 EKİM’E KADAR DEVAM EDECEK</span></strong></p>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı REV Burs Programı’na başvurular 15 Eylül-15 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilebilecek. Öğrenciler başvuru koşulları ve sürece ilişkin bilgilere basvuru.revakademi.org adresinden ulaşarak, başvurularını çevrim içi olarak tamamlayabilecek.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/sigortasiz-yola-cikan-suruculeri-agir-cezalar-ve-trafikten-men-bekliyor-2007</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sigortasız Yola Çıkan Sürücüleri Ağır Cezalar Ve Trafikten Men Bekliyor</h1>
                        <h2>Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi bu aydan itibaren geçerli olacak zorunlu trafik sigortası primlerini açıklarken, primlerde yaklaşık yüzde 2 oranında artış yaşandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/sigortasiz-yola-cikan-suruculeri-agir-cezalar-ve-trafikten-men-bekliyor-1789455552.webp">
                        <figcaption>Sigortasız Yola Çıkan Sürücüleri Ağır Cezalar Ve Trafikten Men Bekliyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Zorunlu trafik sigortasında yeni primler belli oldu. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından yayımlanan verilere göre, bu aydan itibaren geçerli olacak prim oranları açıklandı. Verilere göre İstanbul'da otomobil sahibi olmak isteyen bir kişi, aracını dördüncü basamaktan sigorta yaptırdığında 19 bin 405 lira ödemeden trafiğe çıkamayacak. Trafik sigortası yaptırmadan yola çıkılması ve polis tarafından yakalanması durumunda ceza kesilerek aracın bağlanması gerekecek.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​PRİMLER NE KADAR OLDU?</strong></span></p>

<p>​Trafik sigortası primlerine yaklaşık yüzde 2 oranında zam geldi. İstanbul'daki sıfırıncı basamakta bulunan içten yanmalı motora sahip riskli sürücünün primi 58 bin 214 lira olurken, riski en düşük olan 8'inci basamaktaki sürücünün primi 9 bin 702 lira oldu. Başka bir deyişle, riskli ile risksiz sürücü arasındaki fark yüzde 500 civarında gerçekleşti. Ankara'da ise sıfırıncı basamakta bulunan içten yanmalı motora sahip riskli sürücünün primi 56 bin 566 lira, riski en düşük olan 8'inci basamaktaki sürücünün primi ise 9 bin 428 lira olarak belirlendi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​CEZA KESİLİP TRAFİKTEN MEN EDİLİYOR</strong></span></p>

<p>​2026 yılı itibarıyla bin 246 lira ceza ve eksiklik giderilinceye kadar araç trafikten men edilme uygulaması yapılıyor. Trafik polisleri inisiyatif kullanarak yakalanma anında ceza kesip, aracın bağlanmaması için sürücülerden trafik sigortası poliçelerini hemen yaptırmalarını isteyebiliyor. Trafik kazasına karışılması halinde ise poliçe olmadığı için 2 bin 39 lira ceza kesiliyor ve karşı tarafa verilen hasar ödeniyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​GECİKEN HER AY İÇİN EK YÜZDE 5 ÖDEME ÇIKIYOR</strong></span></p>

<p>​Zorunlu trafik sigortasını zamanında yaptırmamak veya yenilememek, gecikilen her 30 gün için poliçe primine yüzde 5 oranında sürprim (gecikme zammı) uygulanmasına neden oluyor. Bu artış oranı maksimum yüzde 50'ye kadar çıkabiliyor. 0'ncı basamak en riskli sürücü grubu olarak kabul ediliyor ve bu gruptaki zorunlu trafik sigortası primine yüzde 200 oranında zam (sürprim) uygulanıyor.</p>

<p>KAYNAK: NTV</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/abd-tahvil-faizindeki-yukselis-altin-fiyatlarini-baskilamaya-devam-ediyor-2006</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 09:08:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>ABD Tahvil Faizindeki Yükseliş Altın Fiyatlarını Baskılamaya Devam Ediyor</h1>
                        <h2>Altın fiyatları, bir aydan uzun sürenin en düşük seviyesine gerilemesinin ardından Fed'in açıklayacağı faiz kararı öncesinde 4 bin 300 dolar seviyesinde yatay seyrediyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/abd-tahvil-faizindeki-yukselis-altin-fiyatlarini-baskilamaya-devam-ediyor-1789452701.webp">
                        <figcaption>ABD Tahvil Faizindeki Yükseliş Altın Fiyatlarını Baskılamaya Devam Ediyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Altın fiyatları salı günü yatay bir seyir izlerken yatırımcıların odağında ABD Merkez Bankası’nın (Fed) açıklayacağı faiz kararı bulunuyor. Spot altın, önceki seansta 7 Ağustos’tan bu yana en düşük seviyesini görmesinin ardından yüzde 0,1’den daha az değişimle 4 bin 300,96 dolar seviyesinde işlem gördü. ABD altın vadeli işlemleri ise yüzde 0,3 düşüşle 4 bin 341,10 dolara geriledi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​PİYASALAR 25 BAZ PUANLIK FAİZ ARTIŞINI FİYATLIYOR</strong></span></p>

<p>​Fed, iki günlük toplantısının ardından faiz kararını çarşamba günü saat 18.00 GMT’de açıklayacak. Finans piyasalarında Fed’in politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına yükseltmesi güçlü şekilde fiyatlanıyor. Ancak piyasalar açısından asıl belirleyici gelişmenin faiz kararından çok Fed Başkanı Kevin Warsh’ın gelecekteki para politikasına ilişkin mesajları olması bekleniyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​FAİZ ARTIŞLARININ DEVAMI ALTINI BASKILAYABİLİR</strong></span></p>

<p>​IG piyasa analisti Tony Sycamore, Warsh’ın faiz artışını nasıl çerçeveleyeceğinin altın fiyatları açısından kritik olduğunu belirtti. Sycamore, "Faiz artışlarının toplantıdan toplantıya devam edecek bir sıkılaşma döngüsünün başlangıcı olarak sunulması halinde bu, altın başta olmak üzere riskli varlıklar üzerinde baskı oluşturabilir." ifadelerini kullandı. Buna karşılık, daha ölçülü bir faiz politikasına işaret edilmesinin altın fiyatlarını ve risk iştahını destekleyebileceği değerlendiriliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​YÜKSEK FAİZ ALTININ CAZİBESİNİ AZALTAN FAKTÖRLER ARASINDA</strong></span></p>

<p>​Altın, enflasyon ve jeopolitik risklere karşı güvenli liman olarak öne çıkarken, yüksek faiz ortamı değerli metal üzerinde baskı oluşturuyor. Bunun temel nedeni, faiz getirisi bulunmayan altını elde tutmanın fırsat maliyetinin faizlerin yükselmesiyle birlikte artması olarak gösteriliyor. ABD’de ağustos ayında tüketici fiyatlarının hızlanması ve çekirdek enflasyonun dört ayın en yüksek artışını kaydetmesi de Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentileri doğrudan etkiliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​ABD TAHVİL FAİZİNDE KRİTİK EŞİK AŞILDI</strong></span></p>

<p>​Altın fiyatları üzerinde baskı oluşturan bir diğer gelişme ise ABD tahvil faizlerindeki yükseliş oldu. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi pazartesi günü yüzde 5 seviyesine çıkarak Ekim 2023’ten bu yana ilk kez bu psikolojik eşiği aştı. Analistler, yüzde 5 seviyesinin aşılmasının ABD ekonomisi ve hisse senedi piyasaları açısından da önemli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​ORTADOĞU GERİLİMİ PETROL FİYATLARINI DESTEKLİYOR</strong></span></p>

<p>​Jeopolitik cephede ise Yemen’de İran yanlısı Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik yeni saldırıları öne çıktı. Kızıldeniz kıyısında yeni saldırı hazırlıkları yapılırken, petrol arzında yaşanabilecek kesintilere ilişkin endişeler enerji fiyatlarını destekledi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-genelinde-her-gun-yuzlerce-esnaf-kepenk-kapatmak-zorunda-kaliyor-2005</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 08:14:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye Genelinde Her Gün Yüzlerce Esnaf Kepenk Kapatmak Zorunda Kalıyor</h1>
                        <h2>Dev marketler ve internet alışverişlerinin gölgesinde fiyat rekabetine yenik düşen küçük esnaf kepenk indirmeye devam ediyor. TESK verilerine göre bu yılın Ocak-Ağustos döneminde açılan işyeri sayısı yüzde 8 azalarak 193 bine gerilerken, kapanan işyeri sayısı ise yüzde 11,2 artışla 82 bin 669’a yükseldi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turkiye-genelinde-her-gun-yuzlerce-esnaf-kepenk-kapatmak-zorunda-kaliyor-1789449579.jpg">
                        <figcaption>Türkiye Genelinde Her Gün Yüzlerce Esnaf Kepenk Kapatmak Zorunda Kalıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Sayıları giderek artan dev marketler ve indirim marketleriyle fiyat rekabetinde zorlanan esnaf, internet alışverişlerinin de yaygınlaşmasıyla birlikte ayakta kalmakta güçlük çekiyor. Tüketicilerin değişen alışveriş alışkanlıkları küçük ölçekli ticarethaneleri doğrudan etkilerken, yeni dükkan açma iştahı azalıyor, mevcut işletmeler ise kepenk kapatmak zorunda kalıyor. Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) tarafından açıklanan veriler, ticari hayattaki zayıflama eğilimini net bir şekilde gözler önüne seriyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AÇILAN İŞYERİ SAYISINDA DÜŞÜŞ SÜRÜYOR</span></strong></p>

<p>TESK verilerine göre, geçen yılın Ocak-Ağustos döneminde 209 bin 991 olan açılan esnaf işyeri sayısı, bu yılın aynı döneminde yüzde 7,99’luk azalışla 193 bin 222’ye geriledi. Yılbaşından bu yana yalnızca Haziran ayında açılan işyeri sayısı geçen yılın üzerine çıkabildi. Geçen yıl Haziran’da 22 bin 286 olan sayı, bu yıl yüzde 10,01 artışla 25 bin 178 oldu. Diğer aylarda ise düşüş hakim oldu. Açılan işyeri sayısı Mart’ta yüzde 12,7 azalarak 22 bin 333’e, Mayıs’ta yüzde 29,24 azalarak 19 bin 414’e, Temmuz’da yüzde 15,16 azalarak 23 bin 396’ya ve Ağustos’ta yüzde 7,54 azalarak 23 bin 387’ye geriledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAPANAN İŞYERİ SAYISINDA ÇİFT HANELİ ARTIŞ</span></strong></p>

<p>Yeni açılan işletmelerdeki gerilemeye karşın, kapanan işyeri sayısındaki çift haneli artış dikkat çekiyor. Ocak-Ağustos döneminde kapanan dükkan sayısı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11,26 artarak 74 bin 300’den 82 bin 669’a yükseldi. Kapanışlar Ocak’ta yüzde 1,47 artışla 12 bin 736, Şubat’ta yüzde 26,08 artışla 11 bin 617, Mart’ta yüzde 11,54 artışla 9 bin 802 ve Nisan’da yüzde 24,31 artışla 11 bin 699 olarak gerçekleşti. Mayıs’ta yüzde 20,77 düşüşle 7 bin 234’e inen kapanan işyeri sayısı, Haziran’da yüzde 38,61’lik rekor artışla 10 bin 304’e ulaştı. Temmuz’da yüzde 4,44 artışla 9 bin 767, Ağustos’ta ise yüzde 12,96 artışla 9 bin 510 kepenk kapatıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜNDE ORTALAMA 344 ESNAF KEPENK KAPATIYOR</span></strong></p>

<p>Açıklanan istatistiklere göre, bu yılın ilk sekiz ayında Türkiye genelinde günlük ortalama 805 yeni işyeri kurulurken, 344 esnaf ise faaliyetlerine son verdi. Geçen yıla oranla aylık ortalama açılan esnaf işyeri sayısı 26 bin 248 seviyesinden 24 bin 152’ye gerilerken, aylık ortalama kapanan işyeri sayısı 9 bin 287’den 10 bin 333’e yükselmiş oldu.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/81-ilde-harekete-gecildi-gencleri-ve-cocuklari-koruyacak-genelge-gonderildi-2004</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 19:31:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>81 İlde Harekete Geçildi: Gençleri ve Çocukları Koruyacak Genelge Gönderildi</h1>
                        <h2>Adalet Bakanı Akın Gürlek, çocukları, gençleri ve aileleri hedef alan müstehcen ve suç içerikli faaliyetlere karşı 81 ildeki 175 ağır ceza Cumhuriyet başsavcılığına genelge gönderildiğini açıkladı. Genelgede ihbarların hızlı değerlendirilmesi, dijital delillerin korunması ve gerekli durumlarda içerik çıkarma ile erişim engelleme tedbirlerinin uygulanması istendi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/81-ilde-harekete-gecildi-gencleri-ve-cocuklari-koruyacak-genelge-gonderildi-1789403654.jpg">
                        <figcaption>81 İlde Harekete Geçildi: Gençleri ve Çocukları Koruyacak Genelge Gönderildi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, çocukları, gençleri ve aileleri her türlü istismar, müstehcenlik, suç ve zararlı içerikten korumaya yönelik yeni bir adım atıldığını açıkladı. Gürlek, 81 ildeki 175 ağır ceza Cumhuriyet başsavcılığına konuya ilişkin genelge gönderildiğini bildirdi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>81 İLDEKİ 175 BAŞSAVCILIĞA GENELGE</strong></span></p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya konulan 2026-2035 Aile Ve Nüfus On Yılı vizyonu doğrultusunda aile, çocuk ve gençlerin korunmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti.&nbsp;Gürlek, bu kapsamda 81 ildeki 175 ağır ceza Cumhuriyet başsavcılığına “Ailenin, Gençlerin Ve Toplumun Genel Ahlaka Aykırı Ve Olumsuz Etkileyen İçerik Ve Oluşumlardan Korunması” konulu genelge gönderildiğini açıkladı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DİJİTAL DELİLLER KORUMA ALTINA ALINACAK</strong></span></p>

<p>Genelgede, çocukları ve gençleri hedef alan müstehcen ve suç içerikli faaliyetlere ilişkin ihbarların gecikmeksizin değerlendirilmesi istendi. Bakan Gürlek, başsavcılıklara yönelik talepleri şöyle açıkladı: “Başsavcılıklarımızdan çocukları ve gençleri hedef alan müstehcen ve suç içerikli faaliyetlere ilişkin ihbarların gecikmeksizin değerlendirilmesini, dijital delillerin derhal tespit edilerek muhafaza altına alınmasını, gerekli hallerde içerik çıkarma ve erişim engelleme tedbirlerinin uygulanmasını, organize yapı şüphesinde örgütlü suç hükümlerinin devreye alınmasını, suçtan gelir elde edildiğine dair emare bulunması halinde eş zamanlı mali soruşturma yürütülmesini, mağdur çocukların ikincil örselenmesini önleyecek koruyucu tedbirlerin eksiksiz uygulanmasını, ilgili kurumlarla güçlü ve sürekli koordinasyon sağlanmasını istedik.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>“GELECEĞİMİZİ KORUYACAĞIZ”</strong></span></p>

<p>Çocukların üstün yararının tartışmaya açık olmadığını vurgulayan Gürlek, aile kurumunu, gençlerin geleceğini ve toplum düzenini hedef alan suç yapılanmalarına müsamaha gösterilmeyeceğini ifade etti.&nbsp;Gürlek, “Aile kurumunu, gençlerimizin geleceğini ve toplum düzenimizi hedef alan hiçbir suç yapılanmasına müsamaha göstermeyeceğiz. Dijital mecralarda da fiziki dünyada da hukuk devletinin gereğini kararlılıkla yerine getireceğiz. Ailemizi koruyacağız. Çocuklarımızı koruyacağız. Geleceğimizi koruyacağız.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>CİNSİYETSİZLEŞTİRME İDDİASI DA ARAŞTIRILACAK</strong></span></p>

<p>Genelgede ayrıca çocukları ve gençleri cinsiyetsizleştirmeye teşvik ettiği değerlendirilen faaliyetlerin arkasındaki amaç ve kullanılan yöntemlerin araştırılması istendi.&nbsp;Çeşitli suçlarla bağlantı tespit edilmesi halinde ise derhal adli işlem başlatılması gerektiği belirtildi.</p>

<p><strong>KAYNAK: DİRİLİŞ POSTASI GAZETESİ&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/borsa-haftayi-yukselisle-tamamlarken-iki-hisseden-yuzde-40in-uzerinde-prim-geldi-2003</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Borsa Haftayı Yükselişle Tamamlarken İki Hisseden Yüzde 40'ın Üzerinde Prim Geldi</h1>
                        <h2>BIST 100 Endeksi geçtiğimiz haftayı yüzde 2,85 yükselişle tamamlarken, 24 hisse yüzde 15’in üzerinde getiri sağladı; alıcıların artan işlemleriyle birlikte iki hissenin yüzde 40’ın üzerindeki primi dikkat çekti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/borsa-haftayi-yukselisle-tamamlarken-iki-hisseden-yuzde-40in-uzerinde-prim-geldi-1789391400.jpg">
                        <figcaption>Borsa Haftayı Yükselişle Tamamlarken İki Hisseden Yüzde 40'ın Üzerinde Prim Geldi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>BIST 100 Endeksi geçtiğimiz haftayı yüzde 2,85 primle kapatırken alıcıların artan işlemleri piyasaya hakim oldu. Haftalık bazda 375 hissenin değer kazanması tabana yayılan iyimserliği gösterirken, 24 hisse yüzde 15’in üzerinde getiri elde etti. Yükselen Çelik’in yüzde 59,70 ve Beşiktaş Futbol’un yüzde 41,50 oranındaki performansı ise listenin ilk iki sırasında yer almalarını sağladı. İlgi sanayi ve gayrimenkul yatırım ortaklığı sektörlerindeki hisselerde yoğunlaşırken, çıkışlar yatırımcısına kazandırdı. Ancak fiyatı artanlara yatırım yaparken ekrandaki yukarı okların cazibesine kapılmadan önce o firmaların temel rasyolarının da mutlaka incelenmesi gerektiği ve çıkışların bilançolarla desteklenen kalıcı bir büyüme olup olmadığına bakılması gerektiği göz ardı edilmemeli.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FİYATLAMANIN ARKATINDAKİ GERÇEKLER</span></strong></p>

<p>Haftanın en güçlü çıkışını sergileyen Yükselen Çelik, beş gün boyunca tavandan işlem gördü. Geçtiğimiz mayısta test ettiği 7,53 TL’nin ardından sürekli düşen hisse, son günlerdeki yoğun ilgiyle birlikte yüzde 59,70 yükselerek 4,20 TL’ye çıktı. Özel bir haber akışı bulunmayan şirket, altı aylık dönemde zarardan döndü ve 54,3 milyon TL kâr açıkladı.</p>

<p>Beşiktaş Futbol ise haftayı yüzde 41,50 kazançla tamamladı. Büyük ortak ağustosta gerçekleştirdiği satışlarla birlikte payını yüzde 68,51 seviyesinden yüzde 60,12’ye düşürdü. Ortak satışı sonrasında 4 Eylül’den itibaren hisseye gelen beklenmedik talep, haftanın üç gününde fiyatın tavan olmasına yol açtı. Hissede zaman zaman benzer hareketlenmeler yaşanıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SERMAYE ADIMLARI HIZ KAZANDI</span></strong></p>

<p>Sasa, Kasım 2022’deki tarihi zirvesi 10,28 TL’nin ardından günümüze kadar sürekli geriledi. Arada gerçekleştirdiği yukarı atakları trend değişimine yol açmazken, geçtiğimiz hafta yüzde 23,14 yükseldi. Ağustosta satışlarını yüzde 30,2 artırarak 155 milyon dolara çıkaran firma, tahsisli sermaye artırımı yoluyla 7,18 milyar TL fon temin edecek.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/petrol-fiyatlarindaki-sicrama-ve-faiz-beklentisi-altin-piyasalarini-baski-altina-aldi-2002</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Petrol Fiyatlarındaki Sıçrama ve Faiz Beklentisi Altın Piyasalarını Baskı Altına Aldı</h1>
                        <h2>Petrol fiyatlarının yüzde 2’nin üzerinde değer kazanmasıyla tırmanan enflasyon kaygıları ve ABD Merkez Bankası’nın bu hafta faiz artırabileceği yönündeki güçlü beklentiler altın fiyatlarının gerilemesine yol açtı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/petrol-fiyatlarindaki-sicrama-ve-faiz-beklentisi-altin-piyasalarini-baski-altina-aldi-1789386769.jpg">
                        <figcaption>Petrol Fiyatlarındaki Sıçrama ve Faiz Beklentisi Altın Piyasalarını Baskı Altına Aldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Altın fiyatları, petrol fiyatlarının yüzde 2’nin üzerinde yükselmesiyle güçlenen enflasyon endişeleri ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu hafta faiz artırabileceği beklentisiyle geriledi. Piyasalarda Fed’in faiz artırma ihtimali yüzde 86,5’e yükseldi. Spot altın yüzde 0,3 gerileyerek 4 bin 334,31 dolara düşerken, ABD altın vadeli kontratlarında da yüzde 0,8’lik düşüş görüldü ve fiyat 4 bin 375 dolara indi. Altın, geçen hafta üçüncü haftalık düşüşünü kaydetmişti. Yeni haftada ise yükselen enerji fiyatları ve faiz beklentileri değerli metal üzerinde baskı oluşturdu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>PİYASA ANALİSTLERİNDEN KRİTİK DEĞERLENDİRME</strong></span></p>

<p>KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, yükselen enerji fiyatlarının yanı sıra Fed ve Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) toplantıları öncesinde artan faiz beklentilerinin altın fiyatlarını baskıladığını belirtti. Waterer, "Buna karşın jeopolitik risklerin ve para politikalarına ilişkin belirsizliklerin devam etmesi halinde altındaki düşüşlerin güvenli liman arayan yatırımcılardan alım getirebileceğine" işaret etti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>FED VE BOJ İÇİN FAİZ ARTIŞI BEKLENTİSİ GÜÇLENDİ</strong></span></p>

<p>ABD’de geçen hafta açıklanan enflasyon verileri, ağustos ayında tüketici fiyatlarının hızlandığını gösterdi. Çekirdek enflasyon göstergelerinden birinde de dört ayın en yüksek artışı kaydedildi. Verilerin ardından piyasalarda Fed’in bu haftaki toplantısında faiz artıracağı beklentisi belirgin biçimde güçlendi. CME FedWatch verilerine göre yatırımcılar, Fed’in salı ve çarşamba günlerindeki toplantısında faiz artırma ihtimalini yüzde 86,5 olarak fiyatlıyor. Bu oran, geçen haftaki enflasyon verileri açıklanmadan önce yaklaşık yüzde 67 seviyesindeydi. Japonya Merkez Bankası’nın da cuma günü faiz artırması bekleniyor. Kalıcı enflasyon ve dirençli ekonomik büyüme, büyük merkez bankalarının faiz artışlarına devam edebileceği beklentisini güçlendiriyor. Enerji fiyatlarındaki yükseliş ve Orta Doğu’daki gerilimin devam etmesi de küresel enflasyon görünümü üzerindeki baskıyı artırıyor. Altın, geleneksel olarak enflasyona karşı korunma aracı olarak görülse de yüksek faiz ortamı faiz getirisi sağlamayan değerli metalin cazibesini azaltıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>PETROL VE DİĞER DEĞERLİ METALLERDE SON DURUM</strong></span></p>

<p>Petrol fiyatları haftaya yüzde 2’nin üzerinde yükselişle başladı. Suudi Arabistan’a yönelik yeni Husiler saldırıları ve İran’ın Körfez’deki gemilere yönelik saldırıları arz endişelerini artırdı. Suudi Arabistan’daki önemli bir petrol boru hattının kapanması da piyasadaki arz baskısını güçlendirdi. İran ile Körfez ülkeleri arasında yapılması planlanan toplantının ertelenmesi ise Orta Doğu’daki diplomatik çabaların zayıfladığına ilişkin endişeleri artırdı.</p>

<p>Diğer değerli metallerde de aşağı yönlü hareket görüldü. Spot gümüş yüzde 0,7 düşüşle 64,02 dolara geriledi. Platin 1.796,90 dolar seviyesinde yatay seyrederken, paladyum 1.298,80 dolar civarında fazla değişmedi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tekstilin-durumu-ortada-belirsizlikler-bitince-ata-topragina-bir-sey-dusunuruz-2001</link>
            <category>Tekstil</category>
            <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Tekstilin durumu ortada, belirsizlikler bitince ata toprağına bir şey düşünürüz</h1>
                        <h2>Ekonomim yazarı Vahap Munyar'ın kaleme aldığı yazıda, Türk tekstil ve denim sektörünün simge markalarından Orta Anadolu’nun Kayseri’deki fabrikasını kapatma kararı aldığı aktarıldı. Karamancı Holding bünyesindeki 73 yıllık dev tesisin üretimi durdurmasını değerlendiren Adil Sani Konukoğlu ve Ahmet Çalık gibi sektör temsilcileri, küresel maliyetler ile pazar daralmasının sanayiye yansımalarını ve sektörün geleceğini yorumladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/tekstilin-durumu-ortada-belirsizlikler-bitince-ata-topragina-bir-sey-dusunuruz-1789376649.jpg">
                        <figcaption>Tekstilin durumu ortada, belirsizlikler bitince ata toprağına bir şey düşünürüz</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>İŞ&nbsp;</strong>dünyasının önde gelen isimlerinin bir dönem ilk sıralarına girmek için yarıştığı İstanbul Gelir Vergisi rekortmenleri listesine 2003 yılında o günler için sürpriz sayılacak bir isim 9’uncu sıradan girmişti:</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw400h723q95gc/storage/files/images/2026/09/13/v1-hyac.jpg" title="Tekstilin durumu ortada, belirsizlikler bitince ata toprağına bir şey düşünürüz - Resim : 1"><img alt="Tekstilin durumu ortada, belirsizlikler bitince ata toprağına bir şey düşünürüz - Resim : 1" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw400h723q95gc/storage/files/images/2026/09/13/v1-hyac.jpg" style="height:723px; width:400px" /></a></p>

<ul>
	<li><strong>Mehmet Fatih Karamancı…</strong></li>
</ul>

<p>Hürriyet’ten arkadaşlarımız Orta Anadolu Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>M. Fatih Karamancı</strong>’yla buluşup, öyküsünü kaleme aldı.&nbsp;<strong>Fatih Karamancı,&nbsp;</strong>önce vergi rekortmenleri listesi konusuna girdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Ben yıllardır İstanbul’da en yüksek gelir vergisi ödeyenler listesinde iyi noktalarda varım. Ancak, ismimi hep gizli tuttum. Bu yıl gizli tutmamaya karar verdim. Hepsi bu. Ayrıca ilk 50’de bizim gruptan 4 kişi var.</strong></p>

<p><strong>Fatih Karamancı,&nbsp;</strong>18 Ağustos 2003 tarihli Hürriyet’te yayınlanan röportajda Orta Anadolu’nun öyküsünü anlattı:</p>

<ul>
	<li><strong>Orta Anadolu 1953’te kurulmuş. O tarihte bizim aile yüzde 25 hisseye sahipmiş. O zaman Türkiye’nin her tarafında devlet şirketleri kurulurken Kayseri’de kurulan iki özel şirketten biri Orta Anadolu, diğeri de Birlik Mensucat.</strong></li>
	<li><strong>Her ikisi de Kayseri’nin ileri gelen tüccarlarının kurduğu fabrikalar. Tabi, çok ortaklı olmanın faydaları yanında zorlukları da var. Sonuçta gün gelmiş, şirket atıl kalmış.</strong></li>
	<li><strong>1981 yılında şirketin sermayeye ihtiyacı oldu. Biz o tarihe kadar çok değişik bir sektördeydik. Süperlit adlı boru şirketimiz vardı. Zaten içinde olduğumuz Orta Doğu’nun tamamını satın aldık.</strong></li>
	<li><strong>Biraz şansın, biraz da ikna kabiliyetimizin yardımıyla Levi’s Grubuyla 1983’lerde çalışmaya başladık. Aile şirketlerinin çabuk karar verebilme, gerektiğinde daha fazla risk alabilme rahatlığı, bazı grupların önüne geçmemizi sağladı.</strong></li>
</ul>

<p>Yönetim Kurulu Başkanlığını&nbsp;<strong>Fatih Karamancı</strong>’nın yürüttüğü Karamancı Holding’e bağlı Orta Anadolu, 11 Eylül 2026 günü müşterilerine ve iş ortaklarına duyuru yayınladı:</p>

<ul>
	<li><strong>Kayseri üretim tesislerinin kapanması…</strong></li>
	<li><strong>1953 yılında kurulan Orta Anadolu Ticaret ve Sanayi İşletmesi T.A.Ş, endüstriyel üretimde öncü bir rol oynamış ve 1986 yılından bu yana dünyanın en ikonik küresel markalarına yüksek kaliteli denim tedarik etmektedir.</strong></li>
	<li><strong>Son yıllarda küresel tekstil sektörü, küresel talebin zayıflaması, işletme ve finansman maliyetlerinin artması, tedarik zinciri dalgalanmaları ve değişen ticaret dinamikleri de dahil olmak üzere ciddi zorluklarla karşı karşıya kaldı.</strong></li>
	<li><strong>Maliyet düşürme girişimleri, operasyonel verimlilik önlemleri ve yeniden yapılandırma değerlendirmeleri gibi kapsamlı çabalarımıza rağmen, maalesef işletme modelinin bu ekonomik koşullar altında artık sürdürülebilir olmadığı sonucuna varılmıştır.</strong></li>
	<li><strong>Yönetim Kurulumuz Kayseri tesislerimizdeki faaliyetleri durdurma yönünde son derece zor bir karar almıştır. Üretim faaliyetlerimiz 11 Eylül 2026’dan itibaren askıya alınmış olup, tüm üretim tesislerimiz, 12 Ekim 2026 tarihinden itibaren kapatılacaktır.</strong></li>
	<li><strong>Bu süreç boyunca, mevcut ticari yükümlülüklerimizi sorumlu, şeffaf ve kurumsal değerlerimizle uyumlu bir şekilde yerine getirmek için tüm paydaşlarımızla yakın işbirliği içinde çalışacağımızı özellikle vurgulamak isteriz.</strong></li>
</ul>

<p>Orta Anadolu’nun bu duyurusu üzerine bir taraftan arşive girip Hürriyet Gazetesi’nde yayınlanan haberleri taradım, diğer taraftan&nbsp;<strong>Fatih Karamancı</strong>’ya mesaj yazdım:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Fatih Bey, denim kumaşında bir dönem Türkiye’de ilk sıralardaydınız. Şimdi tekstilden tümüyle çıkıyorsunuz anlaşılan?</strong></p>

<p>Şu kısa yanıtı verdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Aynen… Tekstilin durumunu en iyi bilenlerdensin…</strong></p>

<p>Konuyu biraz daha açmaya çalıştım:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Kayseri’deki fabrikayı ne yapacaksınız? Başka sektöre mi gireceksiniz? Boru işi nasıl gidiyor?</strong></p>

<p>Yanıt yine kısa geldi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Daha erken bir soru ama belirsizlikler bitince düşüneceğiz. Sonuçta ata toprağı.</strong></p>

<p>Bu kez Kayseri’deki üretim bantlarını merak ettim:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Üretim bantları ne olacak? Satacak mısınız?</strong></p>

<p>Bu soruyu da erken buldu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Bu soru için de erken ama denim üretmeyeceğiz artık…</strong></p>

<p><strong>Fatih Karamancı&nbsp;</strong>ile kısa yazışma sonrası Hürriyet’te 18 Ağustos 2003’te yayınlanan röportaja yeniden döndüm. Başlığı şöyleydi:</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw400h319q95gc/storage/files/images/2026/09/13/v2-6tk3.jpg" title="Tekstilin durumu ortada, belirsizlikler bitince ata toprağına bir şey düşünürüz - Resim : 2"><img alt="Tekstilin durumu ortada, belirsizlikler bitince ata toprağına bir şey düşünürüz - Resim : 2" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw400h319q95gc/storage/files/images/2026/09/13/v2-6tk3.jpg" style="height:319px; width:400px" /></a></p>

<ul>
	<li><strong>Çıraklığını yapmadığın işin ağalığını süremezsin…</strong></li>
</ul>

<p>Röportajın giriş cümlesinde Orta Anadolu’nun o günlerdeki konumu şöyle anlatılmıştı:</p>

<ul>
	<li><strong>Türkiye’nin denim devi Orta Anadolu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Karamancı, üç kuşak önce iplikle başlayan üretimi dünya devlerine&nbsp;</strong>“anahtar teslim jean”&nbsp;<strong>aşamasına taşıdı. Çorlu’da Levi’s, GAP, Calvin Klein, Lee, Wrangler ve Diesel’e denim konfeksiyon üretiyor.</strong></li>
</ul>

<p>Röportajda Karamancı Holding’in işlerinin bulunduğu nokta şöyle özetlenmişti:</p>

<ul>
	<li><strong>400 milyon dolar cirolu ve 4 bin kişinin çalıştığı Karamancı Holding, inşaat, tekstil-konfeksiyon, boru ve enerji sektörlerinde faaliyet gösteriyor. Holdingin başında Demir Karamancı var. Oğulları M. Fatih ve Murat Karamancı da yardımcıları. Süperlit Boru ve Orta Anadolu’nun Yönetim Kurulu Başkanlığını Mehmet Fatih Karamancı yürütüyor.</strong></li>
</ul>

<p>Türkiye’nin denim devlerinden, dünyada da önemli yere sahip Orta Anadolu’nun üretimi durdurma noktasına gelmesi, ülkemizde bu dönemin sanayideki büyük kayıpları arasında yerini alıyor…</p>

<p>Orta Anadolu’nun sektörden çekilmesinden&nbsp;<a href="https://www.ekonomim.com/ekonomi" target="_blank" title="ekonomi">ekonomi</a>&nbsp;yönetimi dahil tüm tarafların ders çıkarması gerekiyor…</p>

<p><strong>Bizde de kapasite&nbsp;3’te 1’e düştü, bu&nbsp;sonuç iyi olmadı</strong></p>

<p>&nbsp;<strong>ORTA&nbsp;</strong>Anadolu’nun üretimi durdurma kararını Türkiye’nin yine önde gelen denim üreticilerinde Sanko Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Adil Sani Konukoğlu</strong>’na sordum:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Başkan, Orta Anadolu, üretimi tümüyle durdurma kararı aldı. Sizde durum nasıl?</strong></p>

<p>Gaziantep Sanayi Odası Meclis Başkanı, TOBB’da da Türkiye Tekstil Sanayi Meclis Başkanlığı görevini yürüten&nbsp;<strong>Adil Konukoğlu,&nbsp;</strong>şu yanıtı verdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Tekstil sektöründe çok firma kapasite küçültüyor, konfeksiyon firmaları bir bir kapanıyor. Bu da otomatik olarak bizlere de yansıyor.</strong></p>

<p>Sanko’nun da denimde kapasite kullanım oranının 3’te 1’e düştüğünü belirtti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Şimdilik böyle devam ediyoruz. Hayırlısı olsun bakalım.</strong></p>

<p>Orta Anadolu’nun üretimi durdurmasının üzücü olduğunu vurguladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Yılların firması… Sektöründe önde gelen bir firma… Böyle sonuçlanması iyi olmadı…</strong></p>

<p><strong>Denim sanayisinin itibarlı&nbsp;kuruluşlarından biridir,&nbsp;sektöre katkısı büyüktür</strong></p>

<p>&nbsp;<strong>ORTA&nbsp;</strong>Anadolu’nun üretimi durdurmasını yine Türkiye’nin önde gelen denim üreticilerinden Çalık Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Ahmet Çalık</strong>’a da sordum.&nbsp;<strong>Çalık,&nbsp;</strong>şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Orta Anadolu, Türk tekstil ve denim sanayisinin köklü ve itibarlı kuruluşlarından biridir. Uzun yıllar boyunca sektörümüze sağladığı katkılar, oluşturduğu üretim kültürü ve bıraktığı değerli miras her zaman saygıyla anılacaktır.</strong></p>

<p><strong>Çalık</strong>’a Çalık Denim’in üretim temposunu da sordum, denimin Çalık Grubu’nun doğduğu ve sanayide ilk adımlarını attığı temel iş kollarından biri olduğunu belirtti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Çalık Denim olarak Malatya’daki güçlü üretim altyapımız, teknolojimiz, ürün geliştirme kabiliyetimiz ve kalite anlayışımızla premium denim kumaş üretimindeki faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz.</strong></p>

<p>Denim üretimini yalnızca kumaş üretimi olarak görmediklerini vurguladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Pamuktan ipliğe, dokumadan terbiye ve ürün geliştirmeye kadar uzanan değer zincirinin tamamında katma değer yaratmayı, müşterilerimize yenilikçi, kaliteli ve rekabetçi ürünler sunmayı temel sorumluluğumuz olarak görüyoruz.</strong></p>

<p>Küresel tekstil sektörünün önemli bir dönüşümden geçtiğinin ve rekabet koşullarının giderek zorlaştığının farkında olduklarını bildirdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Ancak, Türkiye’nin tekstil ve denim alanındaki bilgi birikimine, üretim kabiliyetine ve geleceğine güveniyoruz.</strong></p>

<p>Önümüzdeki dönemi uzun vadeli ve stratejik bir bakış açısıyla değerlendirdiklerini kaydetti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Müşterilerimize, çalışanlarımıza ve tüm paydaşlarımıza karşı sorumluluklarımızı gözeterek; Çalık Denim’in premium denim alanındaki güçlü konumunu daha ileri taşımaya, üretmeye ve ülkemiz için değer oluşturmaya devam edeceğiz.</strong></p>

<p><strong>O Vali olmasaydı&nbsp;Malatya’ya yatırım&nbsp;yapmaktan vazgeçerdim</strong></p>

<p>&nbsp;<strong>ORTA&nbsp;</strong>Anadolu’nun Kayseri’de üretimi durdurma kararı üzerine arşivde tarama yaparken, Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Fatih Karamancı&nbsp;</strong>ile 2021 yılı Kasım ayının ilk günlerinde New York’ta yaptığımız sohbeti içeren yazıma baktım.</p>

<p>Akbank Yönetim Kurulu Başkanı, The American Turkish Society (ATS) Eş Başkanı&nbsp;<strong>Suzan Sabancı</strong>’nın davetiyle gittiğim New York’ta&nbsp;<strong>Fatih Karamancı&nbsp;</strong>ve Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>İzzet Garih</strong>’le buluşmuştum.&nbsp;<strong>Karamancı,&nbsp;</strong>cep telefonundan Malatya’daki Süperlit Boru Fabrikasının canlı görüntüsünü göstermişti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Memleketindeki fabrikamızın maşallahı var. Tam kapasite çalışıyor. Nükleer santrale de boru veriyoruz. İhracat pazarlarımız arasına Avustralya ve ABD’yi de ekledik. 60’tan fazla ülkeye boru ihraç ediyoruz.</strong></p>

<p>İşlerin durgun olduğu günleri anımsatınca şu bilgiyi vermişti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Malatya’daki fabrikamız bir ara toplam 2 yıl kapalı kaldı.</strong></p>

<p>Sonra da Malatya’daki fabrikayı yaptırdıkları 2011 yılına dönmüştü:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>O dönemde Malatya’da Vali Ulvi Saran’dı. Eğer Ulvi Bey olmasaydı, Malatya’ya boru fabrikası yatırımı yapmazdık. Ulvi Bey, OSB’de bir yatırımcının devrettiği 60 bin metrekarelik en büyük alanı almamızın önünü açmıştı.</strong></p>

<p><a href="https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/tekstilin-durumu-ortada-belirsizlikler-bitince-ata-topragina-bir-sey-dusunuruz/917951"><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tuik-temmuz-ayi-uretim-rakamlarini-acikladi-2000</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>TÜİK Temmuz Ayı Üretim Rakamlarını Açıkladı</h1>
                        <h2>TÜİK verilerine göre temmuz ayında tavuk eti, yumurta ve toplanan inek sütü miktarı yıllık bazda yükseliş gösterdi. Tavuk yumurtası üretiminde yaşanan yüzde 17,2'lik artış ayın en dikkat çekici verisi oldu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/tuik-temmuz-ayi-uretim-rakamlarini-acikladi-1789375707.jpg">
                        <figcaption>TÜİK Temmuz Ayı Üretim Rakamlarını Açıkladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), temmuz ayına ilişkin kümes hayvancılığı ile süt ve süt ürünleri üretim verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan verilere göre tavuk eti üretimi, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 5,5 artarak 251 bin 861 tona ulaştı. Kesilen tavuk sayısı ise yüzde 1,8’lik artışla 133 milyon 407 bin adet olarak kayıtlara geçti. Tavuk yumurtası üretimi yıllık bazda yüzde 17,2 yükselerek 1 milyar 904 milyon 42 bin adet seviyesine çıktı. Yılın ilk 7 aylık döneminde ise tavuk eti üretimi yüzde 1,1 artışla 1 milyon 621 bin 395 tona, yumurta üretimi yüzde 18,4 artışla 13 milyar 88 milyon 637 bin adede ulaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TOPLANAN İNEK SÜTÜ 987 BİN TONU AŞTI</span></strong></p>

<p>Ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarı temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,4 artarak 987 bin 634 tona yükseldi. Ocak-temmuz döneminde toplanan süt miktarı ise yüzde 1,9 artışla 6 milyon 841 bin 125 ton seviyesinde gerçekleşti. Temmuz ayında inek peyniri üretimi yüzde 2,9 artarak 72 bin 77 tona, ayran ve kefir üretimi yüzde 5,6 yükselişle 103 bin 171 tona ulaştı. Yoğurt üretimi yüzde 3,5 artışla 140 bin 86 ton, içme sütü üretimi ise yüzde 2,6 artışla 130 bin 610 ton oldu. Tereyağı ve sadeyağ üretimi ise yüzde 0,1 azalarak 8 bin 954 tona geriledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYLIK VERİLERDEKİ DEĞİŞİM DİKKAT ÇEKTİ</span></strong></p>

<p>Aylık veriler incelendiğinde tavuk eti üretimi haziran ayına göre yüzde 8,4, yumurta üretimi ise yüzde 3,5 artış gösterdi. Aynı dönemde toplanan inek sütü miktarında yüzde 0,8, içme sütü üretiminde ise yüzde 6,6 oranında düşüş kaydedildi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/cumhurbaskani-erdogan-imzayi-atti-kamu-yatirimlarinda-siki-tasarruf-donemi-basliyor-1999</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 17:20:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Cumhurbaşkanı Erdoğan İmzayı Attı! Kamu Yatırımlarında Sıkı Tasarruf Dönemi Başlıyor</h1>
                        <h2>Resmî Gazete’de yayımlanan 2027-2029 Dönemi Kamu Yatırım Programı Hazırlıkları Genelgesi ile kamu yatırımlarında tasarruf ve mali disiplin ön plana çıkarıldı. 2027 yılı yatırımlarında devam eden ve kısa sürede tamamlanabilecek projelere ağırlık verilecek, zorunlu durumlar dışında programa yeni proje alınmayacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/cumhurbaskani-erdogan-imzayi-atti-kamu-yatirimlarinda-siki-tasarruf-donemi-basliyor-1789309342.jpg">
                        <figcaption>Cumhurbaşkanı Erdoğan İmzayı Attı! Kamu Yatırımlarında Sıkı Tasarruf Dönemi Başlıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>2027 yılı kamu yatırımlarında öncelik, devam eden ve kısa sürede tamamlanabilecek projelere verilecek. Zorunlu durumlar dışında programa yeni proje alınmayacak.&nbsp;2027-2029 Dönemi Kamu Yatırım Programı Hazırlıkları Genelgesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlandı. Genelgeyle kamu yatırımlarında tasarruf, mali disiplin ve kaynakların etkin kullanımı ön plana çıkarıldı. Yatırım ödeneklerinin sürdürülebilir büyümeye en yüksek katkıyı sağlayacak alanlara yönlendirilmesi istendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÖNCELİK DEVAM EDEN YATIRIMLARDA</span></strong></p>

<p>2027 Yılı Kamu Yatırım Programı hazırlanırken On İkinci Kalkınma Planı ile 2027-2029 Dönemi Orta Vadeli Program’da belirlenen politika ve hedefler esas alınacak. Ödenek tahsisinde devam eden, öncelikli ve kısa sürede tamamlanarak hizmete açılabilecek projelere ağırlık verilecek. Ekonomik ve sosyal altyapıyı güçlendirecek yatırımlar öncelikli olarak değerlendirilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ZORUNLU OLMADIKÇA YENİ PROJE YOK</span></strong></p>

<p>Tasarruf tedbirleri kapsamında zorunlu durumlar dışında 2027 Yılı Kamu Yatırım Programı’na yeni proje alınmayacak. Vatandaşların acil ihtiyaçlarını karşılamayan veya ekonomide katma değer artışına doğrudan katkı sunmayan yatırım teklifleri programa dahil edilmeyecek.&nbsp;Yeni yatırımlar yerine mevcut kamu tesislerinin daha etkin kullanılması, bakım ve onarım ihtiyaçlarının giderilmesi hedeflenecek. Genelgenin ekinde kamu kurumlarının yatırım tekliflerinde izleyeceği usulleri içeren hazırlama rehberi ile kurumların yatırım tavanlarına ilişkin tablolar da yayımlandı.&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turk-kuru-inciri-tek-yon-gemi-biletiyle-28-eylulde-ihracat-yolculuguna-cikiyor-1998</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türk kuru inciri tek yön gemi biletiyle 28 Eylül’de ihracat yolculuğuna çıkıyor</h1>
                        <h2>Cennet meyvesi kuru incirin 2026 ürünü yeni mahsul ihracat yolculuğu için ilk yükleme/ihraç tarihi 28 Eylül 2026 Pazartesi olarak belirlendi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turk-kuru-inciri-tek-yon-gemi-biletiyle-28-eylulde-ihracat-yolculuguna-cikiyor-1789309122.webp">
                        <figcaption>Türk kuru inciri tek yön gemi biletiyle 28 Eylül’de ihracat yolculuğuna çıkıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, yeni sezon öncesinde kuru incirde kalite ve gıda güvenliği arttırmak amacıyla yoğun bir mesai verdiklerini dile getirdi.</p>

<p>Üreticilere örnek olması ve sergi yerlerinden aflatoksinli kuru incirlerin seçilerek ayıklanabilmesi amaçlı üretim bölgelerindeki muhtarlar aracılığıyla taşınabilir UV el lambaları Aydın ve İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlükleri koordinasyonunda dağıttıklarını aktaran Gabay, “Sağlıklı hasat ve kurutma sağlanabilmesi için yine Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonun kurutma kerevetleri ve üretici bilgilendirme broşürleri dağıttık. Türkiye’nin en prestijli ürünlerinden kuru incirde güzel bir sezon geçirmek adına yoğun mesai veriyoruz” dedi.</p>

<p>Türkiye’nin 2025/26 sezonununda 15 Ekim 2025-08 Eylül 2026 tarihleri arasında 2025 ürünü 55 bin ton kuru incir ihraç ederek 343 milyon dolar döviz geliri elde ettiği bilgisini veren Gabay şöyle devam etti; “Sezon sonunda 350 milyon doları aşacağımıza inanıyoruz. 2026-27 sezonunda kuru incir ihracatında 60 bin tonun üzerine çıkmayı hedefliyoruz.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Uzakdoğu’nun payı yüzde 16’ya yükseldi</strong></span></p>

<p>Türkiye’nin kuru incir ihraç ettiği pazarlarla ilgili bilgi veren Başkan Gabay, Avrupa Birliği’nin 17 bin 775 ton kuru incir talebiyle yüzde 32 pay aldığını ve liderliğini sürdürdüğüne işaret etti. Gabay; “Amerika kıtasına yaklaşık 16 bin ton kuru incir ihraç ettik. Uzakdoğu ülkelerine ihracatımız yüzde 29’luk artışla 7 bin tondan 8 bin 795 tona yükseldi. Uzakdoğu ülkelerinin ihracatımızdaki payı yüzde 13’ten yüzde 16’ya çıktı. Hindistan, Çin, Japonya gibi ülkelerde yaptığımız tanıtım çalışmalarının meyvelerini aldığımızı görüyoruz. Uzakdoğu pazarında hedefimiz ihracatımızın yüzde 25’ini bu ülkelere yapabilir konuma gelmek” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kuru incir ihracatında Amerika Birleşik Devletleri 58 milyon dolarlık tutarla zirvedeki yerini korurken, ikinci sırada 44,5 milyon dolarla Almanya ve üçüncü sırada 44 milyon dolarla Fransa yer aldı. Türkiye’den kuru incir talebini yüzde 249’luk artışla 5 milyon dolardan 17,7 milyon dolara çıkaran Çin, Türkiye’nin en çok kuru incir ihraç ettiği ülkeler sıralamasında dördüncü sıraya tırmandı. Kanada 13,5 milyon dolarlık kuru incir ihracatıyla beşinci oldu.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/casper-105-servis-noktasiyla-turkiye-genelinde-hizmet-veriyor-1996</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 18:39:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Casper 105 servis noktasıyla Türkiye genelinde hizmet veriyor</h1>
                        <h2>Teknoloji ürünlerinde işlemci, ekran, depolama kapasitesi, tasarım ve fiyat satın alma kararının temel kriterleri arasında yer alıyor. Cihazların günlük ve profesyonel yaşamda kullanım alanının genişlemesiyle birlikte, arıza veya bakım durumunda teknik desteğe erişim ve cihazın yeniden kullanılabilir hale gelme süresi de kullanıcı deneyiminde önem kazanıyor. </h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/casper-105-servis-noktasiyla-turkiye-genelinde-hizmet-veriyor-1789141187.webp">
                        <figcaption>Casper 105 servis noktasıyla Türkiye genelinde hizmet veriyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Satış sonrası hizmetlerin teknoloji seçiminde öne çıkan başlıklardan biri haline geldiğini aktaran&nbsp;<strong>Casper Pazarlama ve Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Feray Karaman</strong>; “Bilgisayar ve tabletlerin iş, eğitim ve günlük yaşamda daha yoğun kullanılması, teknik desteğe hızlı erişimin önemini de artırıyor. Türkiye genelindeki 105 servis noktamızın yanı sıra 8 ilde 11 yıldır sürdürdüğümüz 1 Saatte Servis hizmetiyle kullanıcıların teknik desteğe erişim süresini kısaltmaya odaklanıyoruz” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>7 bin 983 cihaz 60 dakikadan kısa sürede teslim edildi</strong></span></p>

<p>Casper’ın 11 yıldır 8 ilde sunduğu 1 Saatte Servis hizmeti, koşulları uygun cihazlarda arıza tespiti, onarım ve test süreçlerinin bir saat içinde tamamlanmasını hedefliyor. Servise ulaşan cihazlarda öncelikle sorunun niteliği belirleniyor; ardından ilgili uzman ve iş istasyonu atanarak teknik süreç başlatılıyor. Geçmiş servis kayıtları ve dijital teknik yönlendirmelerden yararlanan ekipler, gerekli parçanın servis noktasında hazır bulunması halinde onarım işlemine doğrudan geçebiliyor. Sürecin sonunda gerçekleştirilen testlerle cihazın yeniden kullanıma hazır hale getirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Antalya, Konya ve Eskişehir’de sunulan hizmet kapsamında Haziran 2025-Haziran 2026 döneminde 7.983 cihaz 60 dakika dolmadan kullanıcıya teslim edildi. Aynı dönemde zaman hedefini karşılama oranı yüzde 93 olurken, ortalama onarım süresi 35-48 dakika arasında gerçekleşti. 4.108 dizüstü bilgisayar, 1.821 tablet, 1.324 akıllı telefon, 380 masaüstü bilgisayar ve 350 monitör bir saatten kısa sürede tamamlanan işlemler arasında yer aldı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Farklı ürün gruplarında 1 Saatte Servis imkanı</strong></span></p>

<p>1 Saatte Servis hizmetinden Casper logolu dizüstü ve masaüstü bilgisayarlar, tabletler, akıllı telefonlar, monitörler ve All-in-One bilgisayarlar yararlanabiliyor. Garanti süresi sona eren cihazlarda onarım işlemi ücretlendirilebilse de 1 Saatte Servis hizmeti için ayrıca ücret alınmıyor. Ağır fiziksel hasar veya uzun süreli teknik test gerektiren işlemlerde ise servis süresi 60 dakikayı aşabiliyor; bu durumlarda tahmini süre ve oluşabilecek maliyet işlem öncesinde kullanıcıyla paylaşılıyor.</p>

<p>Hızlı servis süreci, onarım işleminin yanı sıra kapsamlı bir teknik ekip ve parça planlamasına dayanıyor. Servis noktalarında talep olasılığına göre oluşturulan parça stokları, ihtiyaç duyulan bileşenin hazır bulunması halinde işleme doğrudan geçilmesini sağlıyor. Onarım sonrasında gerçekleştirilen testlerle cihazların teslim öncesindeki teknik kontrolleri tamamlanıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Servis ağı adresten alım ve teslim seçenekleriyle genişliyor</strong></span></p>

<p>Casper’ın Türkiye genelindeki 105 servis noktasından oluşan ağı, kullanıcıların teknik desteğe farklı kanallardan ulaşabilmesini sağlıyor. En yakın servis noktasına çağrı merkezi ve Casper’ın destek sayfası üzerinden ulaşılabilirken, cihazını servis noktasına götürmek istemeyen kullanıcılar için adresten alım seçenekleri de bulunuyor.</p>

<p>Türkiye genelinde sunulan ücretsiz JET Servis kapsamında cihaz, kargo kuryesi aracılığıyla kullanıcının evinden veya iş yerinden alınarak teknik servise ulaştırılıyor ve işlemler tamamlandıktan sonra aynı adrese teslim ediliyor. İstanbul ve Ankara’nın belirli bölgelerinde sunulan ücretli TURBO Servis ise adresten alım ve teslim sürecini moto kurye aracılığıyla gerçekleştiriyor. Böylece servis ağı, fiziksel noktalara erişimin yanında farklı teslim seçenekleriyle de tamamlanıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Casper servislerinde başarılı onarım oranı yüzde 98’in üzerinde</strong></span></p>

<p>Casper’ın paylaştığı verilere göre onarılan cihazların yüzde 98,5’i ilk 60 gün içerisinde aynı arıza nedeniyle yeniden servise gelmiyor. Şirketin Haziran 2026 verilerinde bilgisayar kategorisindeki başarılı onarım oranı yüzde 98,28, genel başarılı onarım oranı ise yüzde 98,33 seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ciftcilerin-hesaplarina-4-milyar-108-milyon-liralik-destek-yatiyor-1995</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çiftçilerin Hesaplarına 4 Milyar 108 Milyon Liralık Destek Yatıyor</h1>
                        <h2>Tarım ve Orman Bakanlığı, üreticilere yönelik toplam 4 milyar 108 milyon 5 bin 938 liralık tarımsal destekleme ödemesinin bugün hesaplara aktarılacağını açıkladı. Ödemelerde en büyük payı 4 milyar 51 milyon 204 bin 220 lirayla buzağı desteği oluşturdu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ciftcilerin-hesaplarina-4-milyar-108-milyon-liralik-destek-yatiyor-1789132239.jpg">
                        <figcaption>Çiftçilerin Hesaplarına 4 Milyar 108 Milyon Liralık Destek Yatıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Tarım ve Orman Bakanlığı, üreticilere yönelik toplam 4 milyar 108 milyon 5 bin 938 liralık tarımsal destekleme ödemesinin bugün hesaplara aktarılacağını duyurdu.&nbsp;Tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve üreticilerin desteklenmesi amacıyla yürütülen programlar kapsamında çiftçilere 4,1 milyar lirayı aşan ödeme yapılacak.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>EN BÜYÜK PAY BUZAĞI DESTEĞİNE</strong></span></p>

<p>Açıklanan destek paketinde en büyük payı büyükbaş hayvancılık destekleri aldı. Bu kapsamda buzağı desteği için 4 milyar 51 milyon 204 bin 220 lira üreticilerin hesaplarına aktarılacak.&nbsp;Büyükbaş hayvancılık destekleri kapsamında malak yetiştiricilerine de 45 milyon 810 bin 800 liralık ödeme gerçekleştirilecek.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>BİTKİSEL ÜRETİME DE DESTEK VERİLECEK</strong></span></p>

<p>Bitkisel üretim kapsamında temel destek için 5 milyon 702 bin 714 lira ödeme yapılacak. Planlı üretim desteği kapsamında üreticilere aktarılacak tutar ise 5 milyon 288 bin 204 lira olarak açıklandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TOPLAM ÖDEME 4 MİLYAR 108 MİLYON LİRA</strong></span></p>

<p>Buzağı ve malak destekleri ile bitkisel üretim ve planlı üretim destekleri dahil olmak üzere çiftçilere bugün aktarılacak toplam tutar 4 milyar 108 milyon 5 bin 938 liraya ulaşacak.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/sektorlerin-ciro-yarisinda-temmuz-lideri-belli-oldu-1994</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sektörlerin Ciro Yarışında Temmuz Lideri Belli Oldu</h1>
                        <h2>Türkiye İstatistik Kurumu’nun Temmuz 2026 verilerine göre sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerinin toplam cirosu yıllık bazda yüzde 30,2 arttı. Dört ana sektör arasında hem yıllık hem aylık ciro artışında ilk sırada yer alan inşaat sektörünün cirosu yıllık yüzde 35,8, aylık ise yüzde 9,2 yükseldi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/sektorlerin-ciro-yarisinda-temmuz-lideri-belli-oldu-1789119658.jpg">
                        <figcaption>Sektörlerin Ciro Yarışında Temmuz Lideri Belli Oldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerinin toplam cirosu temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30,2 arttı. Dört ana sektör arasında en yüksek yıllık ciro artışı yüzde 35,8 ile inşaat sektöründe gerçekleşti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TOPLAM CİRO YÜZDE 30,2 ARTTI</strong></span></p>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Temmuz 2026 dönemine ilişkin ciro endeksleri açıklandı.&nbsp;Verilere göre sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerini kapsayan toplam ciro endeksi, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30,2 yükseldi. Sektörler ayrı ayrı değerlendirildiğinde yıllık bazda en yüksek artış inşaat sektöründe kaydedildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YILLIK ARTIŞTA İNŞAAT ZİRVEDE</strong></span></p>

<p>Temmuz ayında inşaat sektörü ciro endeksi yıllık bazda yüzde 35,8 arttı.&nbsp;Hizmet sektöründe ciro artışı yüzde 34,5 olurken, sanayi sektöründe yüzde 31,5, ticaret sektöründe ise yüzde 27,7 olarak gerçekleşti. Böylece dört ana sektör içerisinde yıllık ciro artışının lideri inşaat sektörü oldu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>AYLIK ARTIŞTA DA İNŞAAT ÖNE ÇIKTI</strong></span></p>

<p>Toplam ciro endeksi temmuz ayında haziran ayına göre yüzde 1,7 yükseldi.&nbsp;Sektörel bazda aylık değişimlere bakıldığında yine inşaat sektörü öne çıktı. İnşaat sektörünün cirosu bir önceki aya göre yüzde 9,2 arttı.</p>

<p>Aynı dönemde sanayi sektörünün cirosu yüzde 3,0, hizmet sektörünün cirosu ise yüzde 2,5 yükseldi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TİCARET SEKTÖRÜNDE DEĞİŞİM OLMADI</strong></span></p>

<p>Temmuz ayında ticaret sektörünün ciro endeksinde ise haziran ayına göre herhangi bir değişim kaydedilmedi. Böylece ticaret sektörü aylık ciro değişiminde diğer üç sektörün gerisinde kaldı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İNŞAAT İKİ AYRI VERİDE DE ZİRVEDE</strong></span></p>

<p>Temmuz verileriyle birlikte inşaat sektörü, dört ana sektör arasında hem yıllık hem de aylık ciro artışında ilk sırada yer aldı.&nbsp;İnşaat sektörünün cirosundaki yıllık yüzde 35,8’lik artışın yanı sıra aylık yüzde 9,2’lik yükseliş de sektördeki hareketliliği ortaya koydu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/iso-seciminde-74-oyun-hesabi-yeniden-yapiliyor-dengeleri-kim-degistirecek-1993</link>
            <category>İş dünyası</category>
            <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İSO Seçiminde 74 Oyun Hesabı Yeniden Yapılıyor: Dengeleri Kim Değiştirecek?</h1>
                        <h2>Gazeteci-Yazar Murat Çetin’in Tekstil Dergisi’nde yazdığı yazısında, İstanbul Sanayi Odası’nda 2022 seçimlerinde ortaya çıkan 74-56 oy farkının 26 Ekim’de yapılacak yeni seçimde nasıl şekilleneceğine dikkat çekildi. Bahçıvan’ın yarıştan çekilmesi, Ender Yılmaz’ın adaylığı ve Adnan Dalgakıran’ın yeniden sahaya çıkmasıyla İSO’da gözler sandık dengelerine çevrildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/iso-seciminde-74-oyun-hesabi-yeniden-yapiliyor-dengeleri-kim-degistirecek-1789114111.jpg">
                        <figcaption>İSO Seçiminde 74 Oyun Hesabı Yeniden Yapılıyor: Dengeleri Kim Değiştirecek?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstanbul Sanayi Odası’nda 2022 yılında gerçekleştirilen başkanlık seçiminde Erdal Bahçıvan 74, Adnan Dalgakıran ise 56 oy aldı. İki aday arasındaki 18 oyluk fark, 26 Ekim’de yapılacak yeni seçim öncesinde yeniden gündeme geldi.&nbsp;Gazeteci-Yazar Murat Çetin’in kaleme aldığı yazıda, 2022 seçimindeki oy dağılımının yanı sıra sandalyelerde yaşanan değişimin seçim dengelerine etkisi ve yeni yarışın olası dinamikleri ele alındı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">2022’DE 18 OY FARK VARDI</span></strong></p>

<p>Murat Çetin’in yazısında yer verilen bilgilere göre, 2022 seçiminde Erdal Bahçıvan 74, Adnan Dalgakıran ise 56 oy aldı. İki aday arasındaki fark 18 oy olarak kayıtlara geçti. Ancak Çetin’in değerlendirmesinde, sandığa yaklaşıldığında ortaya çıkan tablonun ilk bakıştan farklı olduğu vurgulandı. Dokuz sandalyenin el değiştirmesiyle oy dengesi 65-65 seviyesine geldi. Bir sandalyenin daha değişmesi halinde ise başkanlığın el değiştirebileceği belirtildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">26 EKİM’DE YENİ YARIŞ</span></strong></p>

<p>İstanbul Sanayi Odası 26 Ekim’de yeniden sandık başına gidecek.&nbsp;Murat Çetin’in yazısında, bu seçimde önceki yarıştan farklı bir tablonun bulunduğuna dikkat çekiliyor. Erdal Bahçıvan’ın yarıştan çekildiği, yerine Ender Yılmaz’ın sahada olduğu belirtilirken, Adnan Dalgakıran’ın ise dört yıldır bu seçimi beklediği ifade ediliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“BAHÇIVAN’IN 74 OYU KİME GİDER?”</span></strong></p>

<p>Çetin’in yazısında, 2022 seçim sonuçları üzerinden “Bahçıvan’ın 74 oyu kime gider?” sorusunun sorulabileceği belirtiliyor. Ancak yazıda, söz konusu oyların herhangi bir adayın hanesine doğrudan yazılamayacağına dikkat çekiliyor. Bunun nedenleri arasında İSO meclis üyelerinin yeniden seçilecek olması, bazı isimlerin yerini koruması ve yeni isimlerin meclise girmesi gösteriliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SANDALYE DAĞILIMI DEĞİŞEBİLİR</span></strong></p>

<p>Murat Çetin’in değerlendirmesinde, meslek gruplarındaki ağırlıkların da yeni seçimde farklılaşabileceği belirtiliyor.&nbsp;Yazıda bazı ittifakların devam edebileceği, bazılarının ise sandıkta çözülebileceği ifade edilirken, bu nedenle Ender Yılmaz’ın hanesine geçmiş seçimden kalan 74 oyun peşinen yazılamayacağı vurgulanıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MİRAS OY DEĞİL, DENGE</span></strong></p>

<p>Çetin’in yazısında Bahçıvan döneminden kalan unsur yalnızca oy sayısıyla açıklanmıyor. Yazıda bu durum, “İlişki. Ağırlık. Denge. Yılların kurduğu temas.” ifadeleriyle aktarılıyor. Çetin, söz konusu tabloyu “Miras oy değil, oyu üreten düzen.” ifadesiyle değerlendiriyor.&nbsp;Bu çerçevede yeni seçim öncesinde Ender Yılmaz’ın mevcut ilişki ve dengeleri ne ölçüde taşıyabileceği, Adnan Dalgakıran’ın ise dört yıllık süreçte ne kadar alan açtığı soruları öne çıkıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEÇİMİN DÜĞÜMÜ 10 SANDALYEDE</span></strong></p>

<p>Gazeteci-Yazar Murat Çetin’in yazısında, İSO seçiminde ekonomik büyüklüklerin, ihracat rakamlarının, yatırımların ve gelecek vizyonunun yanı sıra meclis sandalye dağılımının belirleyici olabileceğine dikkat çekiliyor. Yazının son bölümünde seçimdeki kritik dengeye ilişkin, “İSO’da milyonlar konuşulur. İhracat rakamları sıralanır. Yatırımlar anlatılır. Vizyon çizilir. Sandık açıldığında ise… On sandalye konuşur.” ifadelerine yer veriliyor.&nbsp;26 Ekim’de yapılacak seçim öncesinde, 2022’deki oy ve sandalye dengelerinin yeni seçimde nasıl şekilleneceği merak konusu olmaya devam ediyor.</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/74-oyun-sahibi-kim-22"><span style="color:#c0392b"><strong>YAZININ TAMAMI BURADA</strong></span></a></p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-09-10%20at%2009_11_02.jpeg" style="height:622px; width:800px" /><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bakan-bolat-turkiye-lojistikte-kuresel-merkez-olacak-1992</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bakan Bolat: Türkiye Lojistikte Küresel Merkez Olacak</h1>
                        <h2>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Tekirdağ Kapaklı’da Horoz Lojistik E-Ticaret Lojistik Kampüsü’nün açılışını gerçekleştirdi. 22 bin palet, 730 bin koli ve günlük 250 bin adet sevkiyat kapasitesine sahip tesisin e-ticaret ve e-ihracata katkı sağlaması hedeflenirken Bolat, Türkiye’nin lojistik ve taşımacılık hizmetleri ihracatında 2025 yılında dünyada 9’uncu sıraya yükseldiğini açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/bakan-bolat-turkiye-lojistikte-kuresel-merkez-olacak-1789112896.jpg">
                        <figcaption>Bakan Bolat: Türkiye Lojistikte Küresel Merkez Olacak</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Tekirdağ Kapaklı’da Horoz Lojistik E-Ticaret Lojistik Kampüsü’nün açılışını gerçekleştirdi. Türkiye’nin lojistik altyapısı ve e-ticaret ekosistemine katkı sağlaması hedeflenen tesisin 22 bin palet, 730 bin koli ve günlük 250 bin adet sevkiyat kapasitesine sahip olduğu belirtildi.&nbsp;Bolat, Tekirdağ’ın Trakya-Avrupa hattı üzerindeki stratejik konumuna dikkat çekerek, kentin Türkiye’nin üretim ve ihracat kapasitesinin güçlendirilmesinde önemli bir merkez olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEKİRDAĞ’DA E-TİCARET İÇİN YENİ LOJİSTİK KAMPÜSÜ</span></strong></p>

<p>Bakan Bolat, açılışını gerçekleştirdikleri modern tesisin otomasyon destekli altyapısıyla başta e-ticaret olmak üzere sanayicilerin artan lojistik ihtiyaçlarına hızlı, verimli ve sürdürülebilir çözümler sunacağını belirtti.&nbsp;Bolat, “Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu modern tesisin; 22.000 palet, 730 bin koli ve günlük 250 bin adet sevkiyat kapasitesiyle, otomasyon destekli altyapısı; başta e-ticaret olmak üzere sanayicilerimizin artan lojistik ihtiyaçlarına hızlı, verimli ve sürdürülebilir çözümler sunacak inşallah.” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HİZMET İHRACATI 124,9 MİLYAR DOLARA ULAŞTI</span></strong></p>

<p>Lojistik sektörünün Türkiye’nin hizmet ihracatında önemli bir güç haline geldiğini belirten Bolat, hizmet ihracatındaki artışa ilişkin rakamları paylaştı.&nbsp;Bolat, “2002 yılında 14 milyar dolar seviyesinde olan hizmet ihracatımız, 2025 yılında 124,9 milyar dolara yükseldi. Bunun 42,6 milyar doları, yani %34,1’i lojistik hizmetlerinden oluştu.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE LOJİSTİKTE DÜNYADA 9’UNCU SIRADA</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin stratejik konumu, genç ve nitelikli iş gücü, lojistik altyapısı ve hizmet kalitesine dikkat çeken Bolat, ülkenin lojistik ve taşımacılık hizmetleri ihracatındaki konumunu da açıkladı.&nbsp;Bolat, “Ülkemiz, sahip olduğu stratejik konum, genç ve nitelikli iş gücü, güçlü lojistik altyapısı ve hizmet kalitesi sayesinde 2025 yılında lojistik ve taşımacılık hizmetleri ihracatında dünyada 9’uncu sıraya yükseldi.” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">LOJİSTİK SEKTÖRÜNE 3,2 MİLYAR LİRALIK DESTEK</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı olarak lojistik ve taşımacılık sektörünün küresel rekabet gücünü artırmaya yönelik desteklerin sürdürüldüğünü belirten Bolat, 2022-2025 dönemindeki destek miktarını açıkladı.&nbsp;Bolat, “2022-2025 döneminde lojistik ve taşımacılık sektörümüze sağladığımız desteklerin toplamı 3,2 milyar TL’yi aştı. 2012 yılından bu yana hizmet sektörlerimize verdiğimiz toplam destek ise 31 milyar TL’nin üzerine çıktı.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ABD VE AVRUPA’DA LOJİSTİK AĞI OLUŞTURULUYOR</span></strong></p>

<p>Yurt Dışı Lojistik Dağıtım Ağları projesi kapsamında ABD ve Avrupa’da lojistik ağı oluşturulduğunu belirten Bolat, ihracatçıların ürünlerini küresel pazarlara daha hızlı ve güvenli ulaştırabilmeleri için altyapı çalışmalarının sürdüğünü söyledi.&nbsp;Bolat ayrıca geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen IGEXX 2026 İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi’nde uluslararası pazaryerleri ve firmalarla yapılan temasların yeni ticari iş birliklerine dönüşmesini ve daha fazla işletmenin küresel e-ticaret ekosistemine dahil olmasını temenni ettiğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ KAMPÜSÜN E-İHRACATA KATKI SAĞLAMASI HEDEFLENİYOR</span></strong></p>

<p>Tekirdağ’da açılan lojistik kampüsünün e-ihracat kapasitesine katkı sağlaması bekleniyor.&nbsp;Bolat, “Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu kampüsün, e-ihracat kapasitesini daha ileri taşıyacağına, Türk ürünlerinin dünya pazarlarındaki tüketicilere daha hızlı ulaşmasına ve ülkemizin e-ihracat hacminin artmasına katkı sağlayacağına inanıyorum.” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“TÜRKİYE LOJİSTİKTE KÜRESEL MERKEZ OLACAK”</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin üretim, ihracat, lojistik altyapı ve e-ticaret kapasitesinin birlikte büyütüleceğini belirten Bolat, Türkiye Yüzyılı vizyonuna ilişkin mesaj verdi.&nbsp;Bolat, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda; üretimimizi, ihracatımızı, lojistik altyapımızı ve e-ticaret kapasitemizi birlikte büyüterek Türkiye Yüzyılı’nı ticaretin ve ihracatın yüzyılı yapma hedefimize yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE’NİN LOJİSTİK MERKEZ OLMA HEDEFİ</span></strong></p>

<p>Küresel ticarette güzergâhların yeniden şekillendiğine ve lojistik maliyetlerle tedarik zincirlerinin rekabet gücünde belirleyici hale geldiğine dikkat çeken Bolat, Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki konumuna vurgu yaptı.</p>

<p>Bolat, “Bu dönemde, Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasında güvenilir, hızlı ve alternatif bir lojistik merkez olma potansiyelini daha da güçlendireceğiz.” dedi.</p>

<p>Bakan Bolat, yatırımın Tekirdağ, sanayiciler, ihracatçılar ve e-ticaret sektörü için hayırlı olmasını dileyerek, “Türkiye üretecek, Türkiye ihraç edecek, Türkiye lojistikte küresel merkez olacak.” ifadelerini kullandı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/faiz-indiriminin-onundeki-tek-engel-petrol-fiyatlari-oldu-1991</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Faiz İndiriminin Önündeki Tek Engel Petrol Fiyatları Oldu</h1>
                        <h2>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası politika faizini yüzde 37’de sabit tutarken, karar metninde enflasyonun ana eğilimindeki gerilemeye ve iç talepteki zayıflığa dikkat çekti. Uzmanlar, petrol fiyatlarının düşmesi halinde ekim ayında 100 baz puanlık faiz indiriminin gündeme gelebileceğini, petrolün 102 dolar seviyesinde kalması halinde de indirim ihtimalinin yüksek olduğunu belirtiyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/faiz-indiriminin-onundeki-tek-engel-petrol-fiyatlari-oldu-1789108360.jpg">
                        <figcaption>Faiz İndiriminin Önündeki Tek Engel Petrol Fiyatları Oldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yılın 6’ncı Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Gecelik vadede borç verme faiz oranı yüzde 40, borçlanma faiz oranı ise yüzde 35,5 seviyesinde bırakıldı.&nbsp;PPK karar metninde iç talepteki zayıflığın enflasyona olumlu katkısına ve enflasyonun ana eğilimindeki gerilemeye dikkat çekildi. Petrol fiyatlarındaki yükseliş ise enflasyon görünümü açısından yukarı yönlü risk olarak öne çıktı. Uzmanlar, petrol fiyatlarının düşmesi halinde ekim ayında faiz indiriminin güçlü bir ihtimal olduğunu belirtirken, petrol fiyatlarının 102 dolar seviyesinde kalması durumunda da 100 baz puanlık indirim beklentisini koruyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>VERİLERDE OLUMLU GÖRÜNÜM</strong></span></p>

<p>PPK metninde enflasyonun ana eğiliminin gerilediğine yönelik değerlendirme öne çıktı.&nbsp;Aylık dalgalanmalara karşın son dönemde enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergelerin enflasyonun ana eğiliminde gerilemeye işaret ettiği belirtildi. İktisadi faaliyete ilişkin veriler ve arz şoklarının yurt içi fiyatlara yansımasının sınırlı kalmasının da iç talepteki zayıf seyri teyit ettiği ifade edildi. Metindeki değerlendirmeler, TCMB’nin enflasyon görünümüne ilişkin daha olumlu bir tablo gördüğü şeklinde yorumlandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>PETROL FİYATLARI YUKARI YÖNLÜ RİSK OLUŞTURUYOR</strong></span></p>

<p>PPK metninde jeopolitik gelişmeler nedeniyle yüksek seyreden enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğu belirtildi.&nbsp;Brent petrol fiyatının mayıs ayından bu yana ilk kez 102 doların üzerine çıktığı dönemde açıklanan karar, politika faizinin yüzde 37’de tutulmasıyla sonuçlandı. Uzmanlara göre petrol fiyatlarındaki yükseliş, eylül ayında faiz indiriminin önündeki temel unsurlardan biri oldu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ATILIM MURAT: “TCMB’Yİ FAİZ İNDİRİMİNDE ENGELLEYEN TEK ŞEY PETROL FİYATLARI”</strong></span></p>

<p>TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atılım Murat, eylül PPK metninin makroekonomik iyileşmeleri kabul eden ancak ihtiyatlı yaklaşımı koruyan bir çerçeve sunduğunu belirtti.&nbsp;Murat, “Eylül PPK metni makroekonomik iyileşmeleri kabul eden ancak ihtiyatı elden bırakmayan bir çerçeve sunuyor. Ve ayrıca iç talep zayıflamasının, enflasyon eğiliminin hedefler doğrultusunda ilerlediğini teyit ediyor. Verilerdeki iyileşme vurgusu gelecekteki olası faiz indiriminin teorik zeminini hazırlıyor. Buna karşılık sıkılaşma tedbirinin metinde tutulması da enerji fiyatlarından dolayı yukarı yönlü risklerin vurgulanmaya devam etmesi, piyasadaki erken gevşeme beklentisinin önüne geçmeyi amaçlıyor. TCMB aceleci bir sinyal vermekten özenle kaçınıyor. İşler beklediğimiz gibi iyiye gidiyor diyor TCMB, ama benden hemen bir faiz indirimi de beklemeyin, tetikteyim, diyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Murat, petrol fiyatlarına ilişkin değerlendirmesinde ise “Enflasyon Raporu yayımlandığı gün Brent petrol 88 dolardı, bugün 102 dolar. Eğer bugün 88 dolar olsaydı TCMB kesinlikle 100 baz puan indirim yapardı. Metin oldukça güvercin, her şey istediği gibi ilerliyor TCMB’nin. Bir sıkıntı ABD Başkanı Trump’ın seçime kadar petrol fiyatlarının düşmeyeceğine yönelik açıklaması. Şayet Brent petrol ekim toplantısında 115-120 dolar seviyesinde olursa TCMB yine pas geçebilir. TCMB’yi faiz indiriminde engelleyen tek şey petrol fiyatları; onun dışında tüm göstergeler TCMB’nin istediği doğrultuda gidiyor.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>EKİMDE 100 BAZ PUANLIK İNDİRİM BEKLENTİSİ</strong></span></p>

<p>QNB Türkiye Baş Ekonomisti Erkin Işık, TCMB’nin enflasyonun ana eğilimindeki yavaşlama ve zayıf talebin fiyat baskılarını sınırlayıcı rolü konusunda daha olumlu değerlendirme yaptığını belirtti. Işık, “TCMB, enflasyonun ana eğilimindeki yavaşlama ve zayıf talebin fiyat baskılarını sınırlayıcı rolü konusunda daha olumlu bir değerlendirme yaparken, enerji fiyatlarına ilişkin riskleri de vurgulayarak temkinli yaklaşımını koruyor.” dedi.</p>

<p>Işık, faizlerin sabit tutulmasının enflasyon risklerine karşı temkinli duruşu yansıttığını belirterek, “Faiz kararlarına ilişkin yeni bir yönlendirme yapılmasa da enflasyon eğiliminde bozulma yaşanmaması ve enerji fiyatlarının bir miktar gerilemesi halinde, ekim toplantısında 100 baz puanlık bir indirim olasılığını yüksek görüyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İNANÇ SÖZER: “EKİM TOPLANTISINDA 100 BAZ PUANLIK SINIRLI BİR FAİZ İNDİRİMİ İÇİN ALAN OLUŞACAKTIR”</strong></span></p>

<p>EMCAP Advisory Yönetici Ortağı Dr. İnanç Sözer, Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutarak bekle-gör yaklaşımını sürdürdüğünü belirtti.&nbsp;Sözer, “Merkez Bankası, beklentilere paralel olarak politika faizini %37,0 seviyesinde sabit tutarken, 22 Ekim’de gerçekleştirilecek bir sonraki toplantıya ilişkin belirgin bir yönlendirme yapmayarak bekle-gör yaklaşımını sürdürdü. TL cinsi tasarruflardan dövize doğru belirgin bir yönelim yaşanmaması halinde, ekim toplantısında 100 baz puanlık sınırlı bir faiz indirimi için alan oluşacaktır.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>2027’DE ENFLASYON SINAVI</strong></span></p>

<p>Sözer, enflasyondaki düşüşün kalıcı hale gelmesinin önemine dikkat çekerek, 2027 yılına ilişkin değerlendirmesinde “Ancak asıl sınav 2027’de başlayacak. Baz etkisinin desteği azaldığında enflasyondaki düşüşün devam edip etmeyeceği, beklentilerin ne ölçüde iyileştiği ve fiyatlama davranışlarındaki katılığın kırılıp kırılmadığı daha net görülecek.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ALTUĞ ÖZASLAN: “FAİZ İNDİRİMİ SÜRECİNE YENİDEN BAŞLAYACAĞIZ”</strong></span></p>

<p>Nurol Portföy Yönetim Kurulu Danışmanı Dr. Altuğ Özaslan, petrol fiyatlarının 100 dolar seviyesine geldiği bir ortamda TCMB’nin faiz indirimine başlamasının daha güvercin algılanabileceğini belirtti.</p>

<p>Özaslan, “Brent petrol $100’e gelmişken TCMB’nin faiz indirimi sürecini yeniden başlatması olması gerekenden daha güvercin algılanırdı. Bu yüzden TCMB olması gerekeni yaparak faizi sabit tuttu.” dedi.</p>

<p>PPK metnini önceki toplantıya göre daha iyimser bulduğunu belirten Özaslan, “Baz etkisi sebebiyle eylül ayı enflasyonu açıklanınca yıllık enflasyonda gerileme göreceğiz. 22 Ekim’deki PPK itibarıyla, bugünkü şartlar devam ederse, faiz indirimi sürecine itidalli adımlarla yeniden başlayacağımızı ve seneyi %35 seviyesinde bir politika faizi ile kapatacağımızı düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>GÖZLER EKİM TOPLANTISINDA</strong></span></p>

<p>TCMB’nin politika faizini yüzde 37’de sabit tutmasının ardından piyasalarda gözler 22 Ekim’de yapılacak Para Politikası Kurulu toplantısına çevrildi. Uzmanların değerlendirmelerinde, enflasyon görünümünün olumlu seyretmesi ve enerji fiyatlarındaki risklerin sınırlanması halinde ekim ayında 100 baz puanlık faiz indirimi beklentisi öne çıktı. Petrol fiyatlarının yükselmesi halinde ise TCMB’nin temkinli duruşunu sürdürmesi ihtimali gündemde bulunuyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/istanbul-kongre-turizminde-son-10-yilin-zirvesine-cikti-1990</link>
            <category>İş dünyası</category>
            <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 09:01:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İstanbul Kongre Turizminde Son 10 Yılın Zirvesine Çıktı</h1>
                        <h2>İstanbul, uluslararası kongre turizminde son 10 yılın zirvesine çıktı. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, kentteki kongre sayısının yüzde 10 arttığını ve İstanbul’un Türkiye’nin toplam kongre turizmi başarısındaki payının yüzde 65’i geçtiğini açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/istanbul-kongre-turizminde-son-10-yilin-zirvesine-cikti-1789106926.jpg">
                        <figcaption>İstanbul Kongre Turizminde Son 10 Yılın Zirvesine Çıktı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstanbul, uluslararası kongre turizminde son 10 yılın zirvesine çıktı. Kentte düzenlenen kongrelerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 10 artarken, İstanbul’un Türkiye’nin toplam kongre turizmi başarısındaki payı yüzde 65’i geçti. Global seyahat endüstrisini bir araya getiren GlobeMeets B2B Networking Event 2026, “Sınırların Ötesinde Buluşma Noktası” mottosuyla Rixos Tersane İstanbul’da gerçekleştiriliyor.&nbsp;Etkinlikte 50’den fazla ülkeden 1000’in üzerinde alıcı seyahat acentesi, 200 katılımcı firma, 11 ülkenin resmi turizm ofisi ve 20’ye yakın global hava yolu şirketi olmak üzere 3 bini aşkın turizm profesyoneli bir araya geldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTANBUL KONGRE SIRALAMASINDA YÜKSELDİ</span></strong></p>

<p>Etkinliğin açılışında konuşan İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul’un küresel turizm ticareti ve kongre pazarındaki konumuna dikkat çekti. Avdagiç, İTO ve İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu olarak İstanbul’a uluslararası kongreler kazandırmak için yoğun çalışma yürüttüklerini belirterek, kentin dâhil olduğu ve katkı sunduğu 95 uluslararası etkinliğin başarıyla gerçekleştirildiğini söyledi.&nbsp;Avdagiç, “İstanbul’un uluslararası kongre şehirleri sıralamasında iki basamak birden yükselerek Avrupa’da 13’üncü, dünyada ise 18’inci sıraya yerleştiğini” açıkladı. Kentteki kongre sayısının bir önceki yıla göre yüzde 10 arttığını belirten Avdagiç, İstanbul’un Türkiye’nin toplam kongre turizmi başarısındaki payının yüzde 65’i geçtiğini ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İKİ KONGREDE 12 BİNDEN FAZLA YABANCI KATILIMCI</span></strong></p>

<p>İstanbul’un kongre turizminin kent ekonomisine sağladığı katkıya da dikkat çekildi.&nbsp;Avdagiç, yalnızca etkinlik günü İstanbul’da iki büyük organizasyonun eş zamanlı gerçekleştirildiğini belirtti. Bu organizasyonlarla birlikte kentin aynı anda 12 binin üzerinde yabancı uzman ve ziyaretçiye ev sahipliği yaptığını söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">25 BİNDEN FAZLA GÖRÜŞME HEDEFLENİYOR</span></strong></p>

<p>GlobeMeets 2026 kapsamında iki gün boyunca 11 bini aşkın planlı B2B randevunun gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Organizasyonda 15 binden fazla doğal temasla birlikte toplam 25 binin üzerinde görüşmenin yapılması bekleniyor.&nbsp;Etkinlik kapsamında 100 milyon Euro’yu aşan ticari iş hacminin oluşturulması hedefleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTANBUL’UN BİRLEŞTİRİCİ ROLÜNE VURGU</span></strong></p>

<p>İstanbul’un farklı medeniyetlerin ve denizlerin buluştuğu, farklı kültürlerin bir arada yaşadığı bir şehir olduğuna dikkat çeken Avdagiç, kentin birleştirici yönünü vurguladı. Avdagiç, “Bugün bütün dünyanın İstanbul’un bu bütünleştirici atmosferine ihtiyaç duyduğunu” ifade etti.<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/yatirimcilarin-merak-ettigi-altin-fiyatlari-gram-ve-ceyrek-altin-ne-kadar-1989</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 08:38:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yatırımcıların Merak Ettiği Altın Fiyatları... Gram ve Çeyrek Altın Ne Kadar?</h1>
                        <h2>Altın alım satımı yapacak vatandaşlar ile yatırımcıların yakından takip ettiği güncel altın fiyatları belli oldu. 11 Eylül 2026 Cuma günü gram altın 6.733,35 TL, çeyrek altın 11.007 TL, yarım altın ise 22.012 TL seviyesinden satılıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/yatirimcilarin-merak-ettigi-altin-fiyatlari-gram-ve-ceyrek-altin-ne-kadar-1789105407.jpg">
                        <figcaption>Yatırımcıların Merak Ettiği Altın Fiyatları... Gram ve Çeyrek Altın Ne Kadar?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Altın alım satımı yapacak vatandaşlar ve yatırımcılar, güncel altın fiyatlarını yakından takip ediyor. Gram altın, çeyrek altın ve ons altının yanı sıra diğer altın türlerinin satış fiyatları da merak ediliyor.</p>

<p>11 Eylül 2026 Cuma gününün ilk saatlerinde güncel altın satış fiyatları belli oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GRAM ALTIN 6 BİN 733 LİRAYI AŞTI</span></strong></p>

<p>Günün ilk saatlerinde gram altının satış fiyatı 6.733,35 TL olarak kaydedildi.</p>

<p>Çeyrek altının satış fiyatı ise 11.007,00 TL oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YARIM ALTIN 22 BİN LİRAYI AŞTI</span></strong></p>

<p>Yarım altın 22.012,00 TL'den satışa sunulurken, tam altının satış fiyatı 44.275,17 TL olarak açıklandı.</p>

<p>Cumhuriyet altınının satış fiyatı ise 43.882,00 TL oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GREMSE ALTIN VE ONS ALTINDA SON DURUM</span></strong></p>

<p>Gremse altının satış fiyatı 111.027,47 TL olarak belirlenirken, ons altının satış fiyatı 4.303,84 dolar seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>11 EYLÜL GÜNCEL ALTIN SATIŞ FİYATLARI<br />
Gram altın satış fiyatı: 6.733,35 TL<br />
Çeyrek altın satış fiyatı: 11.007,00 TL<br />
Yarım altın satış fiyatı: 22.012,00 TL<br />
Tam altın satış fiyatı: 44.275,17 TL<br />
Cumhuriyet altını satış fiyatı: 43.882,00 TL<br />
Gremse altın satış fiyatı: 111.027,47 TL<br />
Ons altın satış fiyatı: 4.303,84 dolar</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ozgur-ozele-erdogana-yonelik-sozleri-nedeniyle-800-bin-tl-tazminat-1988</link>
            <category>Gündem</category>
            <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 15:59:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Özgür Özel’e Erdoğan’a Yönelik Sözleri Nedeniyle 800 Bin TL Tazminat</h1>
                        <h2>Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözleri nedeniyle açılan davalarda toplam 800 bin TL manevi tazminata hükmedildi. Ankara 44. Asliye Mahkemesi, Özel’in üç farklı tarihteki konuşmaları nedeniyle 200 bin, 300 bin ve 300 bin TL olmak üzere toplam 800 bin TL tazminat ödemesine karar verdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ozgur-ozele-erdogana-yonelik-sozleri-nedeniyle-800-bin-tl-tazminat-1789045468.jpg">
                        <figcaption>Özgür Özel’e Erdoğan’a Yönelik Sözleri Nedeniyle 800 Bin TL Tazminat</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözleri nedeniyle aleyhine toplam 800 bin TL manevi tazminata hükmedildi.&nbsp;Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatı Hüseyin Aydın, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla Özgür Özel’in toplam 800 bin TL manevi tazminat ödeyeceğini duyurdu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜÇ FARKLI KONUŞMA İÇİN TAZMİNAT KARARI</span></strong></p>

<p>Hüseyin Aydın açıklamasında, “Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef olan mesnetsiz iddiaları ve hakaretamiz sözleri nedeniyle aleyhine toplam 800 bin TL manevi tazminata hükmedilmiştir” ifadelerini kullandı. Aydın’ın açıklamasına göre Ankara 44. Asliye Mahkemesi, Özgür Özel’in 13 Ağustos 2025 tarihinde Marmara Cezaevi çıkışında yaptığı konuşma nedeniyle 200 bin TL, aynı gün İstanbul Bayrampaşa’da gerçekleştirilen Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingi’ndeki konuşması nedeniyle 300 bin TL ve 18 Ağustos 2025 tarihinde Aydın’da yaptığı miting konuşması nedeniyle 300 bin TL manevi tazminata hükmetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÖZEL’İN BAYRAMPAŞA MİTİNGİNDEKİ SÖZLERİ</span></strong></p>

<p>Özgür Özel’in Bayrampaşa’daki mitingde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hitaben, “Tayyip Bey, 'turpun büyüğü heybede' diyorsun, heybede tutmayacağım, yarın 12.00’yi bekle” ifadelerini kullandığı aktarıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MARMARA CEZAEVİ ÇIKIŞINDA NE DEMİŞTİ?</span></strong></p>

<p>Özel, 13 Ağustos 2025’te Marmara Cezaevi çıkışında yaptığı açıklamada CHP’li Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun AK Parti’ye katılması üzerinden Erdoğan’ı eleştirdi.&nbsp;Özel’in Erdoğan’a yönelik sözleri şöyleydi: “Bu vakitten sonra gerçekten insanın yastığa başını koyup da uyumadan önce bir iç huzuru olur ya... Bu vakitten sonra nasıl yastığa başını koyup da 'Namusluyum, insanım, ben uyumaya hazırım' falan diyebilirsin, 'İç huzurum var' diyebilirsin?”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYDIN MİTİNGİNDEKİ SÖZLER DE DOSYADA</span></strong></p>

<p>Özgür Özel, 18 Ağustos 2025’te Aydın’da düzenlenen mitingde de Özlem Çerçioğlu’nun AK Parti’ye katılması üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştirdi.&nbsp;Özel bu konuşmasında, “Bir siyasi yankesiciyle, siyasi kapkaç olayıyla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı. Özel ayrıca Erdoğan’a, “Cesaretin varsa hodri meydan, Aydın seçimlerini yenileyelim” diye seslendi.&nbsp;Aynı konuşmada emekliler ve asgari ücretliler üzerinden de eleştirilerde bulunan Özel, “Tayyip Erdoğan emekliyi sevmez” ifadelerini kullandı. Mahkemenin kararıyla Özgür Özel’in söz konusu üç farklı konuşması nedeniyle toplam 800 bin TL manevi tazminat ödemesine hükmedildi.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/faiz-karari-belli-oldu-merkez-bankasi-yuzde-37de-devam-dedi-1987</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Faiz Kararı Belli Oldu: Merkez Bankası Yüzde 37’de Devam Dedi</h1>
                        <h2>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, eylül ayı Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Böylece faiz oranı üst üste beşinci toplantıda da değiştirilmezken, Merkez Bankası enflasyon görünümündeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu sürdüreceğini bildirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/faiz-karari-belli-oldu-merkez-bankasi-yuzde-37de-devam-dedi-1789039511.jpg">
                        <figcaption>Faiz Kararı Belli Oldu: Merkez Bankası Yüzde 37’de Devam Dedi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, eylül ayı faiz kararını açıkladı. Kurul, politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu.&nbsp;Böylece Merkez Bankası, üst üste beşinci toplantısında da politika faizinde değişikliğe gitmedi. Ekonomistlerin beklentisi de faizin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulacağı yönündeydi.&nbsp;Ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 35 olarak hesaplandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BİR SONRAKİ TOPLANTI 22 EKİM’DE</span></strong></p>

<p>Merkez Bankası, temmuz ayında gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu toplantısında da politika faizini yüzde 37’de sabit bırakmıştı.&nbsp;TCMB’nin bir sonraki faiz toplantısı 22 Ekim tarihinde gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YÜKSEK ENERJİ FİYATLARI ENFLASYON İÇİN RİSK OLUŞTURUYOR</span></strong></p>

<p>PPK karar metninde enflasyon görünümüne ilişkin değerlendirmelere yer verildi.&nbsp;Kurul karar metninde şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Aylık dalgalanmalara karşın son dönem enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergeler enflasyonun ana eğilimi, haziran ayındaki eğiliminin gerilediğine işaret etmektedir. İktisadi faaliyete ilişkin veriler ve arz şoklarının yurt içi fiyatlara yansımasının sınırlı bir miktar gerilediği görülmüştür.”</p>

<p>Karar metninde öncü verilerin ana eğilimde geçici bir yükselişe işaret ettiği belirtilirken, iç talepteki zayıf seyrin belirginleştiği ifade edildi.&nbsp;Kurul, jeopolitik gelişmeler nedeniyle yüksek seyreden enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“ENFLASYONDA KALICI BOZULMA OLURSA SIKIŞTIRACAĞIZ”</span></strong></p>

<p>Merkez Bankası, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini bildirdi.&nbsp;PPK karar metninde şu ifadelere yer verildi:&nbsp;“Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir.”&nbsp;Karar metninde politika faizine ilişkin adımların enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilim ve beklentiler dikkate alınarak belirleneceği ifade edildi.&nbsp;Kurul ayrıca enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşunun sıkılaştırılacağını açıkladı.&nbsp;“Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">LİKİDİTE KOŞULLARI YAKINDAN İZLENECEK</span></strong></p>

<p>Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler yaşanması halinde likidite koşullarının yakından izleneceği belirtildi.&nbsp;Karar metninde, parasal aktarım mekanizması ve makrofinansal istikrarı desteklemek amacıyla likidite yönetimi araçlarının etkili şekilde kullanılmaya devam edileceği kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ENFLASYON HEDEFİ YÜZDE 5</span></strong></p>

<p>Merkez Bankası, politika kararlarının enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleneceğini bildirdi.&nbsp;Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede almaya devam edeceğini ifade etti.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyenin-hazir-giyim-ithalati-7-ayda-3-milyar-dolara-dayandi-1986</link>
            <category>Tekstil</category>
            <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye’nin Hazır Giyim İthalatı 7 Ayda 3 Milyar Dolara Dayandı</h1>
                        <h2>Türkiye’nin hazır giyim ithalatı 2026’nın ilk yedi ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,3 artarak 2 milyar 953 milyon 197 bin dolara yükseldi. Böylece yedi aylık ithalat, 2022 yılının tamamında gerçekleşen 3 milyar 135,8 milyon dolarlık seviyenin yüzde 94’üne ulaştı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turkiyenin-hazir-giyim-ithalati-7-ayda-3-milyar-dolara-dayandi-1789037294.jpg">
                        <figcaption>Türkiye’nin Hazır Giyim İthalatı 7 Ayda 3 Milyar Dolara Dayandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye’nin hazır giyim ithalatında yükseliş 2026 yılında da devam etti. Yılın ilk yedi ayında gerçekleştirilen hazır giyim ithalatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,3 artarak 2 milyar 953 milyon 197 bin dolara ulaştı.&nbsp;Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2025’in ocak-temmuz döneminde 2 milyar 752 milyon 921 bin dolar olan hazır giyim ithalatı, 2026’nın aynı döneminde yaklaşık 200 milyon dolar arttı. Yedi aylık ithalatın ulaştığı seviye, 2022 yılının tamamındaki 3 milyar 135 milyon 784 bin dolarlık ithalata da oldukça yaklaştı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>2022’DEKİ YILLIK İTHALATIN YÜZDE 94’Ü 7 AYDA GERÇEKLEŞTİ</strong></span></p>

<p>Türkiye’nin 2022 yılında gerçekleştirdiği yıllık hazır giyim ithalatı 3 milyar 135 milyon 784 bin dolar seviyesinde bulunuyordu.&nbsp;2026’nın ilk yedi ayında gerçekleştirilen 2 milyar 953 milyon 197 bin dolarlık ithalat, dört yıl önceki yıllık toplamın yüzde 94’üne ulaştı. Böylece 2022 yılında 12 ayda gerçekleştirilen ithalatın neredeyse tamamına, 2026’nın yalnızca ilk yedi ayında yaklaşılmış oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İKİ YILDA 621 MİLYON DOLARLIK ARTIŞ</span></strong></p>

<p>Yedi aylık dönemler karşılaştırıldığında hazır giyim ithalatındaki yükseliş daha belirgin hale geldi.&nbsp;2024’ün ilk yedi ayında 2 milyar 331 milyon 797 bin dolar olan ithalat, 2025’in aynı döneminde 2 milyar 752 milyon 921 bin dolara yükseldi. 2026’nın ilk yedi ayında ise 2 milyar 953 milyon 197 bin dolara ulaştı.&nbsp;Böylece iki yıllık dönemde hazır giyim ithalatına 621,4 milyon dolar eklendi. 2024’ün aynı dönemine göre artış yüzde 26,7 olarak gerçekleşti. İthalattaki artış hızı ise 2026’da yavaşladı. 2025’in ilk yedi ayında yüzde 18,1 olan yıllık artış, 2026’nın aynı döneminde yüzde 7,3 seviyesinde kaldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İTHALATIN YÜZDE 58’İ 5 ÜLKEDEN</span></strong></p>

<p>2026’nın ilk yedi ayında gerçekleştirilen hazır giyim ithalatının yaklaşık yüzde 60’ı beş ülkeden yapıldı.&nbsp;Çin, 557 milyon dolarlık ithalatla ilk sırada yer aldı. Çin’i 493 milyon dolarla Bangladeş takip etti. Mısır’dan gerçekleştirilen hazır giyim ithalatı 268 milyon dolara ulaşırken, bu ülke üçüncü sırada yer aldı. Mısır’ın ardından 233 milyon dolarla İtalya ve 157 milyon dolarla Kamboçya geldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HAZIR GİYİM İTHALATI 2022’DEN BU YANA HER YIL ARTTI</span></strong></p>

<p>Yıllık veriler de hazır giyim ithalatındaki yükselişin son yıllarda devam ettiğini gösterdi.&nbsp;2022’de 3 milyar 135,8 milyon dolar olan hazır giyim ithalatı, 2023’te yüzde 20,4 artışla 3 milyar 775,3 milyon dolara yükseldi.&nbsp;İthalat 2024’te yüzde 17,4 artarak 4 milyar 431,3 milyon dolara, 2025’te ise yüzde 11,1 artışla 4 milyar 921,8 milyon dolara çıktı. Böylece 2022-2025 döneminde yıllık hazır giyim ithalatı yaklaşık 1,8 milyar dolar arttı.&nbsp;2026’nın ilk yedi ayında ortaya çıkan tablo da hazır giyim ithalatındaki yükselişin henüz tersine dönmediğini gösterdi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ihracat-hedefine-17-milyar-dolar-kaldi-1985</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İhracat Hedefine 1,7 Milyar Dolar Kaldı</h1>
                        <h2>Türkiye’nin ihracat pazarlarındaki talep koşulları ağustos ayında güç kazandı. İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi 52,7’ye yükselerek son 27 ayın en yüksek seviyesine ulaşırken, Türkiye’nin yıllıklandırılmış ihracatı 280,3 milyar dolara çıktı. 282 milyar dolarlık yıllık ihracat hedefiyle arasındaki fark ise 1,7 milyar dolara geriledi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ihracat-hedefine-17-milyar-dolar-kaldi-1789032003.jpg">
                        <figcaption>İhracat Hedefine 1,7 Milyar Dolar Kaldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye’nin ihracat pazarlarındaki talep koşulları ağustos ayında güç kazandı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ihracat pazarlarındaki talep koşullarında toparlanmanın ağustos ayında hızlandığını açıkladı.&nbsp;İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi, temmuz ayındaki 52,2 seviyesinden ağustosta 52,7’ye yükseldi. Böylece endeks üst üste dördüncü ay artış gösterirken, son 27 ayın en yüksek seviyesine ulaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ENDEKS 50 EŞİĞİNİN ÜZERİNDE SEYRİNİ SÜRDÜRDÜ</span></strong></p>

<p>Endeksin Ocak 2024’ten bu yana büyüme ile daralmayı ayıran 50 eşik değerinin üzerinde seyretmesi, ihracat pazarlarındaki talep koşullarının pozitif görünümünü koruduğunu ortaya koydu. Yılın ilk çeyreğinde ortalama 51,5, ikinci çeyreğinde ise 50,3 seviyesinde bulunan endeks, temmuz-ağustos döneminde ortalama 52,5’e yükseldi.&nbsp;Veriler, üçüncü çeyrekte Türkiye’nin ihracat yaptığı pazarlardaki talep koşullarının güç kazandığına işaret etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ABD VE AVRUPA PAZARLARINDA HAREKETLİLİK...</span></strong></p>

<p>Türkiye imalat sanayi ihracatından yaklaşık yüzde 6 pay alan ABD’de üretim artışının Nisan 2022’den bu yana en yüksek hızına ulaştığı bildirildi. Almanya ve Birleşik Krallık’ta ekonomik aktivite ikinci ay üst üste genişlerken, büyüme hızının temmuz ayına kıyasla arttığı kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ORTA DOĞU PAZARLARINDA TOPARLANMA...</span></strong></p>

<p>Orta Doğu pazarlarında da toparlanma eğilimi güçlendi.&nbsp;Birleşik Arap Emirlikleri’nde üretim artışı son 6 ayın, Suudi Arabistan’da ise son 7 ayın en yüksek seviyesine çıktı. Kuveyt’te büyümenin savaş öncesinden bu yana en güçlü seviyeye ulaştığı belirtildi. Katar ve Mısır’da ise üretimdeki gerilemenin devam ettiği kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YILLIK İHRACAT 280,3 MİLYAR DOLARA ULAŞTI</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin ağustos ayı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,1 artarak 23,5 milyar dolara yükseldi.&nbsp;Yıllıklandırılmış ihracat ise 280,3 milyar dolar olarak gerçekleşti. 282 milyar dolarlık yıllık ihracat hedefiyle mevcut seviye arasındaki fark 1,7 milyar dolara kadar geriledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BOLAT’TAN İHRACAT PERFORMANSI MESAJI</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, dış pazarlardaki talep koşullarındaki iyileşmenin yanı sıra ihracata yönelik destekler ve ticari diplomasi faaliyetlerinin katkısına dikkat çekti.&nbsp;Bolat, bu gelişmelerin etkisiyle ihracat performansındaki artışın önümüzdeki dönemde de sürmesinin beklendiğini ifade etti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyenin-sanayi-uretimi-temmuzda-geriledi-1984</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye’nin Sanayi Üretimi Temmuzda Geriledi</h1>
                        <h2>Türkiye’de sanayi üretimi temmuz ayında hem yıllık hem de aylık bazda geriledi. TÜİK verilerine göre sanayi üretim endeksi yıllık bazda yüzde 0,3, aylık bazda ise yüzde 1,0 azaldı. Aylık bazda madencilik, imalat sanayi ile elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme sektörlerinin tamamında düşüş kaydedildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turkiyenin-sanayi-uretimi-temmuzda-geriledi-1789026978.jpg">
                        <figcaption>Türkiye’nin Sanayi Üretimi Temmuzda Geriledi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye’de sanayi üretimi temmuz ayında düşüş kaydetti. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) temmuz ayına ilişkin sanayi üretim verilerine göre, sanayi üretim endeksi yıllık bazda yüzde 0,3, bir önceki aya göre ise yüzde 1,0 azaldı.&nbsp;Veriler, sanayi üretiminde hem yıllık hem de aylık bazda gerileme yaşandığını ortaya koydu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MADENCİLİK VE ELEKTRİK ÜRETİMİNDE DÜŞÜŞ</span></strong></p>

<p>Sanayinin alt sektörlerine bakıldığında, madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,8 düştü. Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektöründe ise yıllık bazda yüzde 5,6 azalış kaydedildi.&nbsp;İmalat sanayi ise yıllık bazda yüzde 0,3 artış göstererek diğer ana sektörlerden pozitif ayrıştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYLIK BAZDA TÜM ANA SEKTÖRLER GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Temmuz ayında sanayi üretimi bir önceki aya göre yüzde 1,0 azaldı. Aylık bazda madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 2,2, imalat sanayinde yüzde 0,8, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımında ise yüzde 2,2 düşüş gerçekleşti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HAZİRAN VERİLERİNE GÖRE GÖRÜNÜM DEĞİŞTİ</span></strong></p>

<p>Haziran ayında sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 1,4 gerilemiş, aylık bazda ise yüzde 0,1 artmıştı.&nbsp;Temmuz verileriyle birlikte sanayi üretimindeki yıllık daralmanın sürdüğü görülürken, aylık görünüm yeniden negatife döndü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜİK SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİNİ NASIL ÖLÇÜYOR?</span></strong></p>

<p>TÜİK’in sanayi üretim endeksi; madencilik ve taş ocakçılığı, imalat ile elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörlerindeki üretim hacminde meydana gelen değişimi ölçüyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/murat-cetin-74-oyun-sahibi-kim-1983</link>
            <category>Gündem</category>
            <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Murat ÇETİN / 74 Oyun Sahibi Kim?</h1>
                        <h2>Murat ÇETİN yazdı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/murat-cetin-74-oyun-sahibi-kim-1789021968.jpg">
                        <figcaption>Murat ÇETİN / 74 Oyun Sahibi Kim?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>2022.<br />
<strong>Erdal Bahçıvan:</strong></p>

<p>74.<br />
Adnan Dalgakıran:<br />
56.<br />
Fark:<br />
18 oy.<br />
Rahat görünüyordu.<br />
Sandığa yaklaşınca tablo başka.<br />
Dokuz sandalye el değiştirir…<br />
65–65.<br />
Bir tane daha kayar…<br />
Başkanlık gider.<br />
Demek ki 18 oy fark, aslında&nbsp;10 sandalyelik bir dengeye&nbsp;dayanıyormuş.<br />
Şimdi takvim 2026.<br />
26 Ekim’de İSO yeniden sandığa gidiyor.<br />
Bahçıvan yarıştan çekildi.<br />
Yerine<strong>&nbsp;Ender Yılmaz&nbsp;</strong>sahada.<br />
<strong>Adnan Dalgakıran&nbsp;</strong>ise dört yıldır bugünü bekliyor.<br />
Eski sonuca bakıp:<br />
“Bahçıvan’ın 74 oyu kime gider?”<br />
diye sormak mümkün.<br />
Fakat o rakamın tapusu kimsenin cebinde değil.<br />
Meclis üyeleri de yeniden seçilecek.<br />
Bazı isimler yerini koruyacak.<br />
Yeni yüzler girecek.<br />
Meslek gruplarındaki ağırlıklar farklılaşacak.<br />
Kimi ittifak sürecek.<br />
Kimi sandıkta çözülecek.<br />
Dolayısıyla Ender Yılmaz’ın hanesine peşinen yazılacak&nbsp;<strong>74 oy</strong> bulunmuyor.<br />
Bahçıvan’dan kalan başka bir şey var:<br />
İlişki.<br />
Ağırlık.<br />
Denge.<br />
Yılların kurduğu temas.<br />
<strong>Miras oy değil, oyu üreten düzen.</strong><br />
Yılmaz bunu ne kadar taşıyabilecek?<br />
Dalgakıran dört yılda ne kadar alan açtı?<br />
Seçimin düğümü burada.<br />
İSO’da milyonlar konuşulur.<br />
İhracat rakamları sıralanır.<br />
Yatırımlar anlatılır.<br />
Vizyon çizilir.<br />
Sandık açıldığında ise…<br />
<strong>On sandalye konuşur.</strong></p>

<p>...</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/74-oyun-sahibi-kim-22"><span style="color:#c0392b"><strong>YAZININ TAMAMI BURADA</strong></span></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/iphone-lansmani-ikinci-el-pazari-hareketlendirdi-1982</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 18:25:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>iPhone lansmanı ikinci el pazarı hareketlendirdi</h1>
                        <h2>Teknoloji dünyasının heyecanla beklediği Apple iPhone 18 lansmanı yaklaşırken, gözler vitrine çıkacak sıfır modellerin yanı sıra hareketlenen ikinci el telefon pazarına çevrildi. Kullanıcıların yeni modellere geçiş sürecinde eski cihazlarını elden çıkarma refleksi, her eylül ayında ikinci el pazarında güçlü bir arz ve talep dalgası yaratıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/iphone-lansmani-ikinci-el-pazari-hareketlendirdi-1788967513.webp">
                        <figcaption>iPhone lansmanı ikinci el pazarı hareketlendirdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>&nbsp;</p>

<p>Türkiye’nin lider ilan ve alışveriş platformu&nbsp;sahibinden.com, ikinci el alışveriş verileri doğrultusunda, 2024 ve 2025 Apple lansman dönemlerinin ikinci el cep telefonu pazarına yansımalarını açıkladı. İlan adedi, ilan fiyatı, satış adedi ve alıcı adedinin açıklandığı veriler, her iki yılda da yeni telefon modellerinin tanıtılması ve satışa çıkmasının ardından ikinci el iPhone pazarındaki hareketin diğer markalardan belirgin biçimde ayrıştığını ortaya koydu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YENİ MODELLER TANITILDIKTAN SONRA İLAN ADEDİ YÜZDE 46 ARTTI</strong></span></p>

<p>İkinci el alışveriş verilerine göre, 2025 yılında yeni modellerin satışa sunulmasını izleyen dönemde&nbsp;sahibinden.com’da günlük girilen iPhone ilan adedi, lansman öncesi haftaya kıyasla yüzde 46 arttı.&nbsp;</p>

<p>Artış bazı günlerde yüzde 50’yi buldu. Aynı dönemde diğer marka telefonların ilanlarındaki artış yüzde 25 seviyesinde kaldı. Kullanıcılar yeni modele geçiş sürecinde kullanmadıkları cihazlarını aynı hafta içinde satışa çıkardı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>EYLÜLDE SATIŞLAR YÜZDE 26 ARTTI</strong></span></p>

<p>Lansman takvimi alıcı tarafında da karşılık buldu. Ağustos’tan eylül ayına ikinci el iPhone alıcıları yüzde 26 artarken, diğer markalarda bu oran yüzde 10 düzeyinde kaldı. Eylül ayında model yükseltmek isteyenlerle uygun fiyatlı cihaz arayanların aynı ilanlarda buluşmasıyla alıcı ilgisi bu yıl son yılların en yüksek seviyesine ulaştı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YENİ MODELE GEÇİŞTE BİR ALTERNATİF DE YENİLENMİŞ TELEFONLAR</strong></span></p>

<p>Yeni model lansmanları, sıfır ve ikinci el telefonların yanı sıra yenilenmiş cihazlara yönelik ilgiyi de artırıyor.&nbsp;sahibinden.com’un yenilenmiş elektronik platformu Yepy, kullanıcılarına Ticaret Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş yenileme merkezlerinde yenilenen, 12 ay garantili cihazları güvenle ve taksitli satın alma imkanı sunuyor. Yepy’de farklı marka ve modellerdeki yenilenmiş telefonlar, farklı bütçe ve ihtiyaçlara yönelik seçeneklerle kullanıcılarla buluşuyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/is-dunyasinin-gercek-tecrubeleri-buyuk-dusun-kitabinda-bulustu-1981</link>
            <category>İş dünyası</category>
            <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 17:25:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İş Dünyasının Gerçek Tecrübeleri “Büyük Düşün” Kitabında Buluştu</h1>
                        <h2>İş insanı, yatırımcı ve yazar Ulaş Kayacan’ın iki yıllık çalışmasının ürünü olan “Büyük Düşün” okurlarla buluştu. İş dünyasındaki gerçek deneyimlerden yola çıkılarak hazırlanan kitap, girişimcilik, liderlik, vizyon ve aksiyon odağında bir yol haritası sunuyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/is-dunyasinin-gercek-tecrubeleri-buyuk-dusun-kitabinda-bulustu-1788964130.jpg">
                        <figcaption>İş Dünyasının Gerçek Tecrübeleri “Büyük Düşün” Kitabında Buluştu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İş insanı, yatırımcı ve yazar Ulaş Kayacan’ın iki yıllık yoğun çalışmasının ürünü olan “Büyük Düşün” okurlarla buluştu.&nbsp;İş dünyasındaki gerçek deneyimlerden doğan eser, Kayacan’ın şirketlerini başarıya ulaştırmak amacıyla hazırladığı kapsamlı strateji ve yol haritalarının, şirkete özel bölümleri çıkarılarak yeniden düzenlenmesiyle kaleme alındı.</p>

<p>Kitap, Ekonomist dergisinin kıdemli editörü Özlem Bay Yılmaz’ın editörlüğünde yayına hazırlandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“BAŞARI ÖNCE ZİHİNDE BAŞLAR”</span></strong></p>

<p>Ulaş Kayacan, kitabın temel mesajını şu sözlerle ifade etti: “Başarı önce zihinde başlar. Büyük Düşün; çıtayı yükseltmenin, cesaretle risk almanın ve vizyonu aksiyonla buluşturmanın kitabıdır. Çünkü vizyon yönü, cesaret ilk adımı, aksiyon ise sonucu belirler. Amacım, geleceği seyreden değil, geleceği kuran insanların yetişmesine katkı sunmaktır.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞ DÜNYASININ ÖNDE GELEN İSİMLERİ KİTAPTA YER ALDI</span></strong></p>

<p>“Büyük Düşün”ün son bölümünde iş dünyasının önde gelen isimleri, başarı, liderlik, girişimcilik ve servet anlayışına ilişkin görüş ve tecrübelerini paylaşıyor.</p>

<p>Kitabın bu bölümünde yer alan isimler şöyle:</p>

<p>Mehmet T. Nane – Pegasus Airlines Yönetim Kurulu Başkanı<br />
Davut Doğan – Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı<br />
Süleyman Orakçıoğlu – Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı<br />
Mehmet Gür – Ortadoğu Holding Yönetim Kurulu Başkanı<br />
Meral İnci Zaim – Zaim AŞ Yönetim Kurulu Başkanı<br />
Vehbi Varlık – İnoksan Yönetim Kurulu Başkanı<br />
Faik Ulutaş – Mensa Sınai CEO’su<br />
İbrahim Yasubuğa – Süper Holding Onursal Başkanı</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞ DÜNYASINDAN GERÇEK DENEYİMLER</span></strong></p>

<p>İş dünyasının gerçek tecrübelerini çağın ekonomik ve teknolojik dönüşümüyle buluşturan “Büyük Düşün”, girişimcilere, yöneticilere ve hedeflerini büyütmek isteyenlere yönelik hazırlanmış bir çalışma olarak öne çıkıyor. Kitapta cesaret, vizyon ve aksiyon odağında iş dünyasına ilişkin deneyimler ve stratejiler bir araya getiriliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İKİ YILLIK ÇALIŞMANIN ÜRÜNÜ</span></strong></p>

<p>Ulaş Kayacan’ın iki yıllık yoğun çalışması sonucunda ortaya çıkan eser, şirketlerin başarıya ulaşması amacıyla hazırlanan strateji ve yol haritalarının genel bir çerçevede yeniden düzenlenmesiyle oluşturuldu.&nbsp;“Büyük Düşün”, iş dünyasında deneyimlerin paylaşılması ve girişimcilik anlayışının geliştirilmesine yönelik bir kaynak olarak okurlarla buluştu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1H6A3319.jpg" style="height:800px; width:534px" /></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/brent-petrol-sicak-temaslarin-ardindan-dorduncu-gunde-de-yukselisini-surdurdu-1980</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Brent Petrol Sıcak Temasların Ardından Dördüncü Günde De Yükselişini Sürdürdü</h1>
                        <h2>Orta Doğu’da tırmanan çatışmalar ve enerji altyapısına yönelik saldırılar nedeniyle Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,4 artışla 99,33 dolara yükselerek 100 dolar kritik sınırına dayandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/brent-petrol-sicak-temaslarin-ardindan-dorduncu-gunde-de-yukselisini-surdurdu-1788941770.jpg">
                        <figcaption>Brent Petrol Sıcak Temasların Ardından Dördüncü Günde De Yükselişini Sürdürdü</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Orta Doğu genelinde artan saldırıların küresel arz üzerindeki riskleri büyütmesiyle petrol fiyatları çarşamba günü yükselişini sürdürdü. Brent ham petrol vadeli kontratları yüzde 1,4 artışla 99,33 dolar seviyesine çıkarken, ABD Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) varil fiyatı da yüzde 1,4 yükselerek 94,34 dolara ulaştı. Böylece Brent petrol, kritik 100 dolar/varil eşiğine oldukça yaklaşmış oldu.</p>

<p>Altı aydır devam eden savaşta kalıcı bir çözüm sağlanacağına ilişkin beklentilerin zayıflaması ve çatışmaların yeniden alevlenmesi, fiyatları ağustos başından bu yana yaklaşık yüzde 25 yukarı taşıdı. Piyasalarda özellikle bölgedeki saldırıların enerji altyapısına ve petrol taşımacılığına zarar verme ihtimali yakından takip ediliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ORTA DOĞU’DA GERİLİM YENİDEN TIRMANDI</span></strong></p>

<p>Orta Doğu’daki çatışmalar salı günü daha da şiddetlendi. İran destekli Yemen’deki Husiler, Suudi Arabistan’ın çeşitli kentlerine saldırılar düzenledi. Böylece ABD’nin bölgedeki önemli müttefiklerinden Suudi Arabistan da çatışmaların daha fazla içine çekilmiş oldu. Yaşanan gelişmeler, petrol üretimi ve sevkiyatında yeni aksaklıklar yaşanabileceği endişesini artırdı.</p>

<p>Bölgedeki gerilim yalnızca Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki saldırılarla sınırlı kalmadı. ABD güçlerinin çok sayıda İran petrol tankerini hedef aldığı belirtilirken, İran da Ürdün’de bulunan bir ABD üssüne saldırı düzenledi. Karşılıklı saldırıların enerji piyasalarına yansımasıyla birlikte yatırımcıların petrol fiyatlarında daha yüksek bir risk primi talep ettiği görülüyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ANALİSTLER: RİSK PRİMİ YÜKSEK KALABİLİR</span></strong></p>

<p>ING analistleri, son gelişmelerin bölgedeki çatışmanın kısa sürede sona ereceğine yönelik beklentileri zayıflattığını belirtti. Analistler, barış görüşmelerinin yeniden başlamasının hâlâ uzak bir ihtimal olduğunu vurgularken, petrol piyasasının bu süreçte önemli bir risk primini fiyatlamaya devam edebileceği değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PETROL ARZINDA YENİ KESİNTİ KORKUSU</span></strong></p>

<p>Bölgede enerji altyapısına ve kritik deniz taşımacılığı güzergahlarına yönelik saldırılar, küresel petrol arzı açısından yeni riskler oluşturuyor. Suudi Arabistan’ın petrol ihracatının bir bölümünü Hürmüz Boğazı’ndan uzaklaştırdığı belirtilirken, krallığa yönelik saldırıların uzun sürmesi halinde ham petrolün küresel piyasalara ulaştırılması daha karmaşık hale gelebilir. Bu durum, zaten baskı altında olan petrol arzına yönelik endişeleri daha da artırıyor.</p>

<p>OCBC analistleri de son gelişmelerin petrol piyasası açısından ciddi bir risk oluşturduğuna dikkat çekti. Analistler, İran’ın Suudi Arabistan’daki enerji tesislerine yönelik saldırıları ve ardından beş İran tankerinin imha edilmesinin, petrol arzında yeni ve uzun süreli bir kesinti yaşanabileceğine ilişkin endişeleri güçlendirdiğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÖZLER ŞİMDİ YÜZ DOLAR SEVİYESİNDE</span></strong></p>

<p>Petrol piyasalarında bundan sonraki süreçte Orta Doğu’daki saldırıların seyri ve enerji sevkiyatının ne ölçüde etkilenebileceği belirleyici olacak. Brent petrolün 100 dolar sınırına dayanması, piyasaların bölgedeki gelişmelere ne kadar duyarlı hale geldiğini ortaya koyarken, çatışmaların genişlemesi durumunda fiyatların bu kritik seviyeyi aşabileceğine ilişkin beklentiler de güçleniyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/enflasyon-can-yakiyor-ama-ekonomi-politikasinin-tek-hedefi-gibi-gormek-yanlis-1979</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Enflasyon can yakıyor ama ekonomi politikasının tek hedefi gibi görmek yanlış</h1>
                        <h2>MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir’in MÜSİAD EXPO 2026 tanıtım toplantısındaki açıklamalarını aktaran Ekonomim Yazarı Vahap Munyar; yeni OVP değerlendirmelerinden sanayideki yüksek finansman maliyetlerine, sağlık ve gıda sektörleri için önerilen yeni başkanlık modellerinden Çin'e karşı ticari bariyer talebine kadar ekonomi gündemine dair öne çıkan mesajları köşesine taşıdı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/enflasyon-can-yakiyor-ama-ekonomi-politikasinin-tek-hedefi-gibi-gormek-yanlis-1788940288.jpg">
                        <figcaption>Enflasyon can yakıyor ama ekonomi politikasının tek hedefi gibi görmek yanlış</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>MÜSİAD&nbsp;</strong>Genel Başkanı&nbsp;<strong>Burhan Özdemir,&nbsp;</strong>23-26 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) düzenleyecekleri&nbsp;<strong>“MÜSİAD EXPO 2026”</strong>yı anlatmak üzere düzenlediği sohbet toplantısında 1996 yılına uzandı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>MÜSİAD EXPO’nun ilki 1996 yılında İzmir Fuarı’nda gerçekleşmişti. O tarihten beri iki yılda bir MÜSİAD EXPO’yu düzenliyoruz. Bu yıl 114 ülkeden 50 bini aşkın katılımcı bekliyoruz. 50 bin katılımcının 8 bini yurt dışından gelecek.</strong></p>

<p><strong>Burhan Özdemir</strong>’e düzenlediği sohbet toplantısında MÜSİAD Genel Başkan Yardımcıları&nbsp;<strong>Muhammed Selim Başdemir, Fahrettin Oylum,&nbsp;</strong>Yönetim Kurulu Üyesi&nbsp;<strong>Mahmut Sefa Çelik&nbsp;</strong>eşlik etti.</p>

<p><strong>Özdemir</strong>’de MÜSİAD EXPO ile ilgili sunumu sonrası 6 Eylül 2026’da açıklanan ve aynı gün Resmi Gazete’de yayınlanan Orta Vadeli Program 2027-2029’la ilgili değerlendirmesini sorduk, yanıta şöyle girdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>OVP’de ilk kez nominal istikrar değil, piyasanın reel beklentileri öne çıktı. Daha gerçekçi veriler ortaya konuldu. Bu yılın yüzde 28.4 enflasyonla tamamlanması beklentisi, MÜSİAD’ın üye anketiyle uyumlu. Bizim ankette de yüzde 28.5 çıktı.</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h567q95gc/storage/files/images/2026/09/08/vahap1-rt9b.jpg" title="Enflasyon can yakıyor ama ekonomi politikasının tek hedefi gibi görmek yanlış - Resim : 1"><img alt="Enflasyon can yakıyor ama ekonomi politikasının tek hedefi gibi görmek yanlış - Resim : 1" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h567q95gc/storage/files/images/2026/09/08/vahap1-rt9b.jpg" style="height:567px; width:850px" /></a></strong></p>

<p>Enflasyonda tek hanenin 2029’da öngörülmesini de daha gerçekçi bulduklarını belirtti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>2027 yılında yüzde 21 enflasyon öngörülmesini de daha gerçekçi bulduk. Yeni dönem OVP’si genel olarak daha temkinli bir yaklaşımı yansıtıyor.</strong></p>

<p>Şu noktanın altını çizdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Bir yılda enflasyonun tek haneye düşeceği gibi bir hedef belirlenseydi, piyasa için öngörülemez durum devam ederdi. O nedenle en gerçekçi, en rasyonel OVP diye değerlendiriyoruz.</strong></p>

<p>OVP’deki büyüme hedeflerini irdeledi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>OVP’de bu yılki büyüme hedefi yüzde 3.3’e çekilirken</strong><strong>,</strong><strong>&nbsp;2027’de yüzde 4.2, 2028’de yüzde 4.6 ve 2029’da yüzde 5 öngörülüyor. Enflasyon düşürülürken büyüme nasıl yönetilecek?&nbsp;</strong>“Enflasyon düşerken büyüme olmaz”&nbsp;<strong>diye bir şey yok ama nasıl yönetilecek, tartışılmalı.</strong></p>

<p>Türkiye’nin sadece enflasyonla boğuşmadığına işaret etti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Enflasyon toplumun canını yakıyor, o nedenle gündemde ilk sırada yer alıyor ama&nbsp;<a href="https://www.ekonomim.com/ekonomi" target="_blank" title="ekonomi">ekonomi</a>&nbsp;programının tek hedefi haline gelmesi de doğru değil.&nbsp;</strong>“Enflasyon düşerse tüm problemler hallolur”&nbsp;<strong>bakışını doğru bulmuyorum.</strong></p>

<p>Ardından ekledi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;“Enflasyonu önemsemeyelim”&nbsp;<strong>demiyorum ancak tek hedef haline getirilmesini doğru bulmuyorum. Enflasyonu yaratan farklı kaynaklar var. Tüketim bunlardan biri. Ayrıca şokların, yatırım ile finansman koşullarının etkisi de var.</strong></p>

<p>Enflasyonla mücadele konusunda sanayi üretimine dikkat çekti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Enflasyonu düşürmek amacıyla üretimi soğutmak zorunda kalmamalıyız. Ülkemizin insanını ve sanayicisini enflasyonu düşürmek ve üretimi soğutmak gibi bir seçenek arasında bırakmayalım.</strong></p>

<p><strong>Burhan Özdemir,&nbsp;</strong>faizlerin yüksekliği konusundaki bir soruyu yanıtlarken şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Üretimi canlandırmak amacıyla faizleri indirmek tek başına doğru bir sonuç vermez. Önceki dönemlerde düşük&nbsp;<a href="https://www.ekonomim.com/finans/faiz" target="_blank" title="Faiz">faiz</a>&nbsp;ortamında sağlanan kredilerin önemli bölümü üretim yerine arsa ve servet birikimine yöneldi. Yani, geçmişte bu test edildi.</strong></p>

<p>Sanayicilerin bugün yüksek finansman maliyetleriyle karşı karşıya kalmasının nedenlerini geçmişte aramak gerektiğine vurgu yaptı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Kredi imkanlarının olduğu dönemlerde teknolojik dönüşüme ve özkaynakların güçlendirilmesine yeterince kaynak ayrılmadı.</strong></p>

<p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Erdal Bahçıvan,&nbsp;</strong>bir süredir uygulanan ekonomik programın,&nbsp;<strong>“erken sanayisizleşme”&nbsp;</strong>etkisine dikkat çekiyor.</p>

<p>MÜSİAD Başkanı&nbsp;<strong>Özdemir</strong>’in,&nbsp;<strong>“Enflasyonu düşürmek amacıyla üretimi soğutmak zorunda kalmamalıyız”&nbsp;</strong>mesajı da&nbsp;<strong>“erken sanayisizleşme”&nbsp;</strong>uyarısıyla örtüşüyor…</p>

<p>‘Savunma’yı örnek alalım, sağlık ve gıda sektörü için ‘başkanlık modeli’ne geçelim&nbsp;</p>

<p><strong>MÜSİAD&nbsp;</strong>Genel Başkanı&nbsp;<strong>Burhan Özdemir,&nbsp;</strong>savunma sanayisinde sağlanan başarıya, ulaşılan noktanın önemine dikkat çekti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Doğrudan Cumhurbaşkanımıza bağlı Savunma Sanayi Başkanlığı modelinin sağlanan başarıda büyük payı var. Ancak, savunma sanayi bugünkünün 3 katı büyüklüğe de ulaşsa, Türkiye’nin genel büyümesine etkisi, katkısı sınırlı kalır.</strong></p>

<p>Savunma sanayinde başarıya ulaştıran modelin başka sektörlere de uygulanmasını önerdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Sağlık ve gıda sektörü için de başkanlık modeline geçilmeli. Yani,&nbsp;</strong>“Gıda Endüstrisi Başkanlığı”&nbsp;<strong>ve&nbsp;</strong>“Sağlık Endüstrisi Başkanlığı”&nbsp;<strong>kurulmalı. Evet, bakanlıklar var ama her iki bakanlık da endüstri tarafına odaklanacak yapıda değil.</strong></p>

<p><strong>&nbsp;</strong>Teknoloji yoğun üretime geçişte gecikmenin maliyeti daha yüksek&nbsp;</p>

<p><strong>MÜSİAD&nbsp;</strong>Genel Başkanı&nbsp;<strong>Burhan Özdemir,&nbsp;</strong>sanayide yatırım kararlarının yalnızca kısa vadeli finansman koşullarıyla alınmaması gerektiğini belirtti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Sanayide yatırım kararları öngörülebilirlik, verimlilik ve teknolojik dönüşüm perspektifiyle ele alınmalı. Türkiye, önümüzdeki dönemde yapay zeka ve yeni teknolojilere daha fazla yatırım yapmalı.</strong></p>

<p>Teknolojiye, yapay zekaya bütün dünyanın para harcadığını vurguladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Bizim de harcamamız gerekiyor. Başkaları bu dönüşümden yüzde 20, 30, 40 etkilenirken biz yüzde 100 etkilenebiliriz. Çünkü, teknoloji yoğun üretime geçişte gecikmenin maliyeti çok daha yüksek olur. Bilmediğimiz şeyi tahminle yönetemeyiz.</strong></p>

<p>Ardından ekledi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Türkiye’nin rekabet gücü yalnızca maliyet avantajıyla değil, teknoloji,&nbsp;<a href="https://www.ekonomim.com/sozluk/ar-ge" target="_blank" title="Ar-Ge">Ar-Ge</a>, yazılım, tasarım, mühendislik ve verimlilik artışıyla şekillenecek.</strong></p>

<p>İhracatta imalat sanayinin payının yüzde 94 dolayında olmasının güçlü sanayi altyapısının kanıtı olduğuna işaret etti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Ancak, yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki payı</strong><strong>nın</strong><strong>&nbsp;yüzde 4.4 seviyesinde kalması, önümüzdeki dönüşümü net bir şekilde ortaya koymaktadır.</strong></p>

<p>70 ülkeden 400’ü aşkın nitelikli alım heyeti geliyor&nbsp;</p>

<p><strong>MÜSİAD&nbsp;</strong>Genel Başkanı&nbsp;<strong>Burhan Özdemir, “MÜSİAD EXPO 2026”</strong>nın 300’ü aşkın firmanın stantlarında dünya pazarlarıyla buluşmasına ortam hazırlayacağını bildirdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>MÜSİAD EXPO, yalnızca ürünlerin sergilendiği bir alan değil, yeni ortaklıkların kurulduğu, ihracat ağlarının genişletildiği ve sürdürülebilir küresel ticaret fırsatlarının inşa edildiği dinamik bir ekosistemdir.</strong></p>

<p>Fuar döneminde 70 ülkeden 400’ü aşkın nitelikli alım heyetinin üreticilerle, ihracatçılarla doğrudan masaya oturtulacağını vurguladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Organize edilecek ikili iş görüşmeleri ve ticari diplomasi temaslarıyla fuar kapsamında en az 5 milyar dolarlık somut ticaret hacmine ulaşmayı hedefliyoruz. Üreticimizin yeni pazarlara erişimini hızlandırmak en teme</strong><strong>l</strong><strong>&nbsp;gayemiz.</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;Her önüne gelenin istediği yatırımı yapmaması gerekir</p>

<p><strong>MÜSİAD&nbsp;</strong>Genel Başkanı&nbsp;<strong>Burhan Özdemir,&nbsp;</strong>3-4 aydır Türkiye’deki atıl kapasite üzerinde çalıştıklarını bildirdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Atıl kapasite hem fırsattır hem de dert yaratabilir. Atıl kapasite üretim maliyetlerine yansıyor. Yani, çok daha masraflı üretim yapılmasına yol açabiliyor.</strong></p>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yatırımlarla ilgili frenleyici tedbirlerle donatılması gerektiğini savundu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Her önüne gelenin istediği yatırım yapmasına müsaade edilmemeli. Yatırımcılar,&nbsp;</strong>“Kendi paramı harcıyorum”&nbsp;<strong>diyebilir. Ancak, o para son tahlilde ülkenin kaynağıdır. O kaynağı plan çerçevesinde değerlendirmek gerekir.</strong></p>

<p>Türkiye’nin sanayi envanterinin çıkarılması gerektiğinin altını çizdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Envanter çıktıktan sonra yatırımların doğru yönlendirilebileceği bilgiye sahip olunur.</strong></p>

<p><strong>&nbsp;</strong>Çin’e karşı ticari bariyer gerekiyor</p>

<p><strong>MÜSİAD&nbsp;</strong>Genel Başkanı&nbsp;<strong>Burhan Özdemir,&nbsp;</strong>Çin’in küresel ticaretteki ağırlığı üzerinde durdu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Çin’e karşı ticari bariyerler gerekiyor. Bu bariyerlerin belki enflasyona yukarı yönlü etkisi olabilir.</strong></p>

<p>Küresel gelişmelerin Türkiye’nin ihracatına etkilerini değerlendirdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının olumsuz yansımaları elbette oldu. Ancak, tekstil sektörüne sipariş dönüşü sağladı. Avrupalı alıcılar olası riskleri dikkate alarak siparişlerini Çin yerine Türkiye’ye kaydırdı.</strong></p>

<p><strong>Özdemir,&nbsp;</strong>küresel ticaret hacminde de önemli bir yavaşlama yaşandığına işaret etti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Bu ortamda Türkiye’nin yeni tedarik zincirlerindeki konumunu güçlendirmesi oldukça önemli. Küresel jeopolitik gelişmeler tedarik zincirlerini yeniden şekillendiriyor.</strong></p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-tekstil-ve-hazir-giyim-rekabetinde-rakip-ulkelerin-on-puan-gerisinde-kaldi-1978</link>
            <category>Tekstil</category>
            <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye Tekstil ve Hazır Giyim Rekabetinde Rakip Ülkelerin On Puan Gerisinde Kaldı</h1>
                        <h2>Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), yüksek faiz, ücret artışları ve kur-maliyet makası nedeniyle tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan rekabet gücü kaybına dikkat çekerek bütünleşik bir sanayi politikası çağrısında bulundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turkiye-tekstil-ve-hazir-giyim-rekabetinde-rakip-ulkelerin-on-puan-gerisinde-kaldi-1788939358.jpg">
                        <figcaption>Türkiye Tekstil ve Hazır Giyim Rekabetinde Rakip Ülkelerin On Puan Gerisinde Kaldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), sektörün rekabet gücündeki kayba dikkat çekerek üretim, istihdam, teknoloji, finansman ve marka politikasını tek çatı altında toplatacak bütünleşik bir sanayi politikası çağrısı yaptı. Yüksek faiz, ücret artışları ve kur-maliyet makasının rekabet gücünü aşındırdığını belirten TGSD Müşterek Başkanı Toygar Narbay, Türkiye'de sanayicinin sermayesini korumak için yüzde 13,6 FAVÖK üretmesi gerektiğini, rakiplerde bu oranın yüzde 3,6 olduğunu söyleyerek, “Daha üretime başlamadan 10 puan gerideyiz” dedi. TGSD Müşterek Başkanları Toygar Narbay ve Dr. Ümit Özüren, mevcut desteklerin istihdam çıkışını durdurmaya yetmeyeceğini, önlem alınmaması halinde istihdam sızıntısının süreceğini ifade etti.</p>

<p>Hazır giyimde maliyetlerin yaklaşık yüzde 40’ını büyük ölçüde döviz bazında fiyatlanan girdilerin oluşturduğunu belirten Narbay, kalan yüzde 60’ın ise işçilik, enerji, finansman ve genel giderler başta olmak üzere Türkiye’de oluşan maliyetlerden meydana geldiğini, yüksek yerli katma değer oranının mevcut kur-maliyet makası nedeniyle rekabetçiliği olumsuz etkilediğini vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ON MİLYAR DOLARLIK KAPASİTE KAYBEDİLEBİLİR</span></strong></p>

<p>2022-Ağustos 2026 döneminde ücretlerin 5,1, finansman maliyetlerinin 4,1, enflasyonun 3,8 katına çıktığını, buna karşılık döviz paritesindeki artışın 2,6 katta kaldığını belirten Narbay, bu farkın sektörün dolar bazındaki maliyetlerinde yaklaşık yüzde 30 artışa yol açtığını söyledi. Yerli maliyet oranı yüksek diğer ihracatçı sektörlerin de benzer baskıyla karşı karşıya olduğunu kaydetti.</p>

<p>Maliyet baskısının üretim ve istihdama da yansıdığını savunan Narbay, 2022-2026 döneminde tekstil ve hazır giyimde 364 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını söyledi. Sektörün makine yatırımlarının yaklaşık 6-6,5 milyar dolar, bina yatırımlarıyla birlikte toplam yatırım stokunun ise 10 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirten Narbay, üretimdeki daralmanın mevcut kapasitenin kaybedilmesi riskini artırdığını ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“YÜZDE 13,6 FAVÖK ÜRETEN SANAYİCİ YOK”</span></strong></p>

<p>Sanayinin önündeki en önemli sorunlardan birinin finansman maliyetleri olduğunu dile getiren Narbay, mevcut faiz koşullarında Türkiye’deki işletmelerin sermayelerini koruyabilmek için yüzde 13,6 FAVÖK üretmesi gerektiğini söyledi. Düşük enflasyon ve faiz ortamında çalışan rakip ülkelerde bu oranın yüzde 3,6 civarında olduğunu belirten Narbay, yaklaşık 10 puanlık farkın Türk ihracatçısını daha üretime başlamadan dezavantajlı hâle getirdiğini savundu.</p>

<p>Toygar Narbay, “Yüzde 13,6 FAVÖK ile çalışan sanayici olmadığına göre işletmeler sermayelerini kaybediyor veya borçluluklarını artırıyor” diyerek, yüksek risksiz finansal getirilerin sermayenin üretime yönelmesini de zorlaştırdığını dile getirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“ÜCRET 11 KAT, KUR 6,5 KAT ARTTI”</span></strong></p>

<p>TGSD’nin çalışmasına göre 2020-2026 döneminde ücretler yaklaşık 11 kat, tüketici fiyatları 9 kat artarken döviz kurundaki yükseliş 6,5 katta kaldı. Kurun enflasyonu kontrol altında tutmak amacıyla baskılanmasının üretim üzerindeki sonuçlarının da dikkate alınması gerektiğini savunan Narbay, “Ücretler 11 kat arttı ancak çalışanların refahında aynı ölçüde bir artış oluşmadı. Buna karşılık sanayinin rekabet gücü zayıfladı” dedi.</p>

<p>Narbay, Avrupa’nın düşük ve orta teknolojili üretimi üçüncü ülkelere kaydırmasının uzun vadede üretim ekosistemini zayıflattığını savundu. Türkiye’nin benzer bir sürece girmemesi için mevcut üretim kapasitesinin korunması gerektiğini aktardı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">23 ÜLKE ARASINDA MALİYETTE 18’İNCİ SIRADA</span></strong></p>

<p>TGSD’nin Türkiye’nin rekabet gücünü ölçmek amacıyla 23 rakip üretici ülkeyi sekiz ana ve 21 alt parametre üzerinden karşılaştırdığını belirtilen Narbay, mevcut maliyet yapısıyla Türkiye’nin 23 ülke arasında 18’inci sırada yer aldığını söyledi. Maliyet rekabeti yerine üretim kabiliyeti, erişim ve yaratılan değerin öne çıkarıldığı bir model uygulanması hâlinde ise Türkiye’nin ilk sıraya kadar yükselebileceğini savundu.</p>

<p>Nüfus artışındaki yavaşlamanın da sanayi için yapısal risk olduğunu belirten Narbay, geçmişte yılda yaklaşık 1 milyon kişi artan nüfusta son dört yıllık ortalamanın yaklaşık 350 bine gerilediğini söyledi. Bunun 14-15 yıl sonra çalışma hayatına girecek nüfusu etkileyeceğini kaydeden Narbay, “Bugün planlayarak yapmadığımız şeyi yarın refleksle yapmak zorunda kalırız” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ SANAYİ POLİTİKASI ÇAĞRISI VE YOL HARİTASI</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin sanayi politikası açısından yol ayrımında olduğunu söyleyen Narbay, mevcut eğilimin sürmesi hâlinde üretim kapasitesinde daralma, kalıcı pazar kayıpları ve istihdam sızıntısının devam edebileceğini belirtti. TGSD’nin yol haritasında kısa vade 2026-2028 dönemini kapsayan “stabilizasyon”, orta vade “değişim ve dönüşüm”, uzun vade ise “Türkiye Markası” olarak tanımlanıyor.</p>

<p>Kısa vadeli öneriler arasında net ihracata yüzde 10 döviz dönüşüm desteği, iş gücü desteklerinin bölgesel gelişmişlik seviyesine göre artırılması ve finansmana erişimin kolaylaştırılması bulunuyor. Orta vadede üretimin ürün segmentlerine göre yeniden konumlandırılması öneriliyor. Buna göre lüks ürünlerin Batı bölgelerinde, premium segmentin Orta Anadolu’da, orta segmentin Doğu Anadolu’da, ekonomik ürünlerin ise sınır bölgelerindeki üretim havzalarında üretilmesi öngörülüyor. TGSD ayrıca teşviklerin tek merkezden ve ortak bir sistem üzerinden yürütülmesini talep ediyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">19. İSTANBUL HAZIR GİYİM KONFERANSI'NDA MADE IN TÜRKİYE DAMGASI</span></strong></p>

<p>TGSD Müşterek Başkanı Dr. Ümit Özüren, 13-14 Ekim'de "Yeniden Tanımlanan Değer: Made in Türkiye" temasıyla düzenlenecek 19. İstanbul Hazır Giyim Konferansı'nda rekabet gücü, yeni pazarlar, sürdürülebilirlik, yapay zekâ, dijitalleşme ve üretim teknolojilerinin ele alınacağını söyledi. Özüren, “Made in Türkiye” kavramını inovasyon, teknoloji, tasarım, lojistik ve marka gücüyle yeniden tanımlamayı hedeflediklerini belirtti.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/istanbul-sanayi-odasi-baskani-erdal-bahcivan-gorevini-birakiyor-1977</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 22:38:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan Görevini Bırakıyor</h1>
                        <h2>İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, 2013 yılından bu yana sürdürdüğü görevine yeni dönemde aday olmayacağını açıklayarak oda seçimlerinde Ender Yılmaz’ı destekleyeceğini duyurdu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/istanbul-sanayi-odasi-baskani-erdal-bahcivan-gorevini-birakiyor-1788896974.jpg">
                        <figcaption>İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan Görevini Bırakıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, 2013 yılından bu yana yürüttüğü görevini bırakma kararı aldığını kamuoyuna ilan etti. İSO Odakule’de düzenlenen basın toplantısında konuşan Bahçıvan, önümüzdeki dönem gerçekleştirilecek oda seçimlerinde yeniden başkan adayı olmayacağını belirtti. Görev süresini değerlendiren Bahçıvan, bu emaneti kendi iradesiyle ve doğru olduğuna inandığı bir zamanda devretme kararı aldığını vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KRİTİK SÜREÇLERDE SANAYİCİYE REHBERLİK EDİLDİ</span></strong></p>

<p>Görev dönemi boyunca ulusal ve küresel ölçekte pek çok krizle karşılaştıklarını aktaran Erdal Bahçıvan, finansal dalgalanmalar, kur şokları, Covid-19 salgını, küresel enerji krizi, bölgesel savaşlar, deprem felaketi ve yüksek enflasyon gibi zorlu süreçlerin aynı anda yaşandığını ifade etti. İSO’nun bu çalkantılı dönemde sanayicileri yalnız bırakmadığını belirten Bahçıvan, kurumun hizmet kapasitesini kesintisiz artırarak üretim dünyasına rehberlik ettiklerini söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜÇLÜ SANAYİ İÇİN DOĞRUYA DOĞRU YANLIŞA YANLIŞ DENDİ</span></strong></p>

<p>Başkanlık yaptığı on yılı aşkın süreçte ilkelere bağlı kaldıklarını dile getiren Bahçıvan, "Güçlü sanayi için doğruya doğru, yanlışa yanlış demek" anlayışıyla hareket ettiklerini kaydetti. Sanayicilerin sorunlarını kararlılıkla karar alıcılara taşıdıklarını belirten Bahçıvan, yapıcı bir tutum sergileyerek tüm eleştirileri somut çözüm önerileriyle sunduklarını ifade etti. Bahçıvan, en büyük gururlarının her koşulda susmamak ve İSO’nun sesini daha güvenilir kılmak olduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEÇİMLERDE ENDER YILMAZ'A DESTEK...</span></strong></p>

<p>Toplantının son bölümünde yaklaşan İSO seçimlerine değinen Erdal Bahçıvan, başkan adaylığını açıklayan Ender Yılmaz’a destek vereceklerini duyurdu. Yılmaz’ın vizyonuna ve tecrübesine güvendiklerini vurgulayan Bahçıvan, kendisinin İstanbul Sanayi Odası’nın köklü marka değerini ve sanayi vizyonunu çok daha ileri noktalara taşıyacağına yürekten inandığını söyledi.<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/is-dunyasindan-yeni-ovpye-tam-destek-geldi-1976</link>
            <category>İş dünyası</category>
            <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İş Dünyasından Yeni OVP’ye Tam Destek Geldi</h1>
                        <h2>2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program, iş dünyası temsilcilerinden olumlu karşılık buldu. Sanayiciler üretim, yatırım, finansmana erişim ve ihracatın güçlendirilmesine yönelik adımları önemli bulurken, programdaki hedeflerin kararlılıkla uygulanması gerektiğine dikkat çekti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/is-dunyasindan-yeni-ovpye-tam-destek-geldi-1788877185.jpg">
                        <figcaption>İş Dünyasından Yeni OVP’ye Tam Destek Geldi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP), iş dünyası temsilcileri tarafından memnuniyetle karşılandı. Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran ve Girişimci İş Kadınları Derneği (ANGİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Gözde Diker, programın üretim, yatırım, finansman, ihracat ve girişimcilik açısından önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SANAYİNİN ÜRETİM VE İHRACAT KAPASİTESİNE VURGU</span></strong></p>

<p>Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, OVP'nin hazırlık sürecinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın başkanlığında gerçekleştirilen istişare toplantısına katıldıklarını ve reel sektörün beklentileri ile sanayicilerin sahada karşılaştığı sorunları aktarma fırsatı bulduklarını belirtti.</p>

<p>İş dünyasının görüşlerinin hazırlık sürecinde dikkate alınmasını ve sanayinin önceliklerinin OVP'ye yansımasını değerli bulduklarını ifade eden Ardıç, "Sürdürülebilir büyümenin temeli, sanayinin üretim ve ihracat kapasitesidir. Bu bakımdan, büyümenin program dönemi boyunca kademeli olarak yüzde 3,3'ten yüzde 5'e yükselmesinin hedeflenmesini ve bu patikanın imalat sanayimizin üretim ve ihracat kapasitesini güçlendirecek politikalarla desteklenmesini son derece kıymetli buluyoruz." dedi.</p>

<p>Ardıç, sürdürülebilir büyümenin beşeri ve fiziki altyapının geliştirilmesi, yeşil ve dijital dönüşümün hızlandırılması, Ar-Ge ve yenilik ekosisteminin güçlendirilmesi ve sanayide yüksek katma değerli dönüşümün desteklenmesi temelinde ele alınmasını önemli bulduklarını kaydetti.</p>

<p>Bu yaklaşımın Türkiye'nin büyüme modelini daha üretken, teknoloji yoğun ve ihracat odaklı bir yapıya taşıma iradesini yansıttığını belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İMALAT SANAYİİ GÜÇLENDİRME PROGRAMI ÖNE ÇIKIYOR</span></strong></p>

<p>Ardıç, OVP'nin önemli yeniliklerinden biri olan İmalat Sanayii Güçlendirme Programı'nın üretim kapasitesinin korunması, verimlilik ve teknoloji düzeyinin yükseltilmesi ve sanayinin küresel rekabet gücünün artırılması açısından önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Ardıç, "Finansman, enerji, nitelikli iş gücü, yeşil ve dijital dönüşüm, ihracat ve kamu alımlarını kapsayan bu bütüncül yaklaşımın, sanayimizin ölçek kazanmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Programın kapsadığı alanlar, sanayicilerimizin sahadaki öncelik ve ihtiyaçlarıyla da büyük ölçüde örtüşmektedir." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>OVP'de 2029 yılı için yüzde 5 büyüme, 450 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı ve tek haneli enflasyon hedeflerinin ortaya konulduğunu belirten Ardıç, bu hedeflere ulaşılması için sanayinin yatırım yapabilmesi, mevcut üretim kapasitesinin korunması ve küresel rekabet gücünün artırılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Ardıç, "OVP'nin başarısı, açıklanan hedeflerin sanayi yatırımlarına, üretim kapasitesine, verimlilik artışına, teknolojik dönüşüme ve ihracata ne ölçüde yansıdığıyla değerlendirilecek. ASO olarak, programın hedeflerinin somut uygulama araçlarına dönüştürülmesi sürecinde ilgili kurumlarımızla işbirliği içerisinde katkı sunmaya hazırız." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ATO'DAN FİNANSMANA ERİŞİM VURGUSU</span></strong></p>

<p>Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran da 2027-2029 dönemini kapsayan OVP'nin makroekonomik istikrarı güçlendirme, enflasyonla mücadelede kararlılık ve kamu maliyesinde disiplini esas alan yaklaşımıyla umut verici olduğunu belirtti.</p>

<p>Programın küresel belirsizliklerin, jeopolitik risklerin ve enerji fiyatlarındaki gelişmelerin Türkiye ekonomisine etkilerinin arttığı bir dönemde hazırlandığına dikkat çeken Baran, üç yıllık ekonomik yol haritasının iş dünyasının önünü görebilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Reel sektörün önemli gündem maddelerinden birinin finansmana erişim olduğunu belirten Baran, "OVP'de bu konuda somut mekanizmaların açıklanmasını memnuniyetle karşılıyoruz. İş dünyası olarak uzun süredir finansmana erişimin kolaylaştırılması, kredi kanallarının üretim, yatırım ve ihracata daha güçlü biçimde yönlendirilmesi ve özellikle KOBİ'lerimizin işletme sermayesi ihtiyaçlarının gözetilmesi gerektiğini dile getiriyoruz. Yeni OVP'de bu ihtiyaçların doğrudan karşılık bulmasını önemli görüyoruz. OVP'nin ortaya koyduğu hedeflerin, ülkenin geleceği açısından önemsiyoruz. Bundan sonraki süreçte belirleyici olan hedeflerin kararlılıkla uygulanması ve reform takviminin hayata geçirilmesi olacak." dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KADIN GİRİŞİMCİLER İÇİN DESTEK ÇAĞRISI</span></strong></p>

<p>Girişimci İş Kadınları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Gözde Diker ise OVP'nin küresel belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde Türkiye ekonomisi açısından önemli bir yol haritası sunduğunu belirtti.</p>

<p>Programda enflasyonla mücadele, sürdürülebilir büyüme, üretim, istihdam ve ihracata yönelik hedeflerin birlikte ele alınmasını değerli bulduklarını ifade eden Diker, "İş dünyası açısından öngörülebilirlik ve ekonomik istikrar, yatırım kararlarının ve uzun vadeli planlamanın temelini oluşturuyor. Programda ortaya konulan yaklaşımın üretime, yatırıma ve girişimcilik ekosistemine olumlu katkı sağlayacağına inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Kadın girişimcilerin ekonomik büyümenin güçlü bir parçası haline gelmesinin önemine dikkat çeken Diker, kadınların finansmana ve pazarlara erişiminin kolaylaştırılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Diker ayrıca kadınların teknoloji, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve ihracat alanlarında daha fazla yer almalarının desteklenmesi gerektiğini kaydetti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tekstilde-yeni-donem-basliyor-artik-insan-haklari-da-denetlenecek-1975</link>
            <category>Tekstil</category>
            <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Tekstilde Yeni Dönem Başlıyor: Artık İnsan Hakları Da Denetlenecek</h1>
                        <h2>Küresel tekstil sektöründe sürdürülebilirlik kriterleri genişliyor. Textile Exchange tarafından yayımlanan yeni rehber ve uygulama araçlarıyla çalışanların ücretleri, çalışma saatleri, fazla mesai, iş sağlığı ve güvenliği gibi konuların denetimlerde daha yakından takip edilmesi planlanıyor. Yeni sistem 31 Aralık 2026’da devreye girecek, 2027 geçiş yılı olacak ve kapsama giren işletmeler için 2028 itibarıyla zorunlu hale gelecek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/tekstilde-yeni-donem-basliyor-artik-insan-haklari-da-denetlenecek-1788865293.jpg">
                        <figcaption>Tekstilde Yeni Dönem Başlıyor: Artık İnsan Hakları Da Denetlenecek</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Küresel tekstil ve hazır giyim sektöründe sürdürülebilirlik kriterleri yeni bir boyut kazanıyor. Sürdürülebilir ve geri dönüştürülebilir hammadde kullanımının yaygınlaştırılması amacıyla çalışmalar yürüten Textile Exchange, şirketlerin yeni döneme hazırlanması için üç yeni insan hakları rehberi ve uygulama aracı yayımladı. Yeni sistemle birlikte denetimlerde yalnızca kullanılan hammaddenin geri dönüştürülmüş olup olmadığı ve çevresel şartların karşılanıp karşılanmadığına bakılmayacak. Üretimde çalışanların hangi koşullarda çalıştığı da daha yakından takip edilecek.&nbsp;Yeni sistemin 31 Aralık 2026’da devreye girmesi, 2027’nin ise geçiş yılı olması planlanıyor. Kapsama giren işletmeler açısından yeni standart 2028 itibarıyla zorunlu hale gelecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜCRET VE ÇALIŞMA SAATLERİ DE DENETLENECEK</span></strong></p>

<p>Yeni dönemin önemli başlıklarından birini çalışan hakları oluşturacak. Textile Exchange tarafından belirlenen kriterlere göre işletmelerden çalışanların karşılaşabileceği insan hakları risklerini belirlemeleri ve bu risklere yönelik önlemler almaları istenecek.</p>

<p>Denetimlerde iş sağlığı ve güvenliği, çalışanların korunması, çalışma koşulları, ücretler ve yan haklar dikkate alınacak. Aşırı çalışma saatlerinin ve fazla mesainin önlenmesi için şirketlerin aldığı önlemler de değerlendirilecek.</p>

<p>Böylece tekstil sektöründe sürdürülebilir üretim değerlendirmesine ürünün nasıl ve hangi hammaddeden üretildiğinin yanı sıra hangi çalışma koşullarında üretildiği de daha güçlü biçimde eklenecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ŞİRKETLERE YENİ HAZIRLIK ARAÇLARI SUNULDU</span></strong></p>

<p>Textile Exchange, şirketlerin yeni sisteme hazırlanabilmesi için yalnızca insan hakları rehberi yayımlamakla kalmadı.&nbsp;İşletmelerin kendi insan hakları risklerini belirleyebilmeleri amacıyla bir değerlendirme aracı hazırlanırken, şirketlerin insan haklarına ilişkin yazılı taahhüt ve çalışma kuralları oluşturabilmeleri için örnek bir metin de yayımlandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GRS VE RCS SİSTEMLERİ DE DEĞİŞECEK</span></strong></p>

<p>Yeni düzenleme, tekstil sektöründe yaygın olarak kullanılan Global Recycled Standard (GRS) ve Recycled Claim Standard (RCS) sistemlerini de kapsıyor. Bu standartların önümüzdeki dönemde Textile Exchange tarafından “Materials Matter Standard” adı verilen yeni yapı altında toplanması planlanıyor.&nbsp;Yeni sistem kapsamında yün, tiftik ve alpaka gibi hayvansal elyaflara yönelik mevcut standartların da aynı çatı altında bir araya getirilmesi öngörülüyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE’DE İLK ETKİ GERİ DÖNÜŞÜM SEKTÖRÜNDE GÖRÜLECEK</span></strong></p>

<p>Yeni düzenlemenin ilk aşamada Türkiye’deki her tekstil ve hazır giyim fabrikasını doğrudan kapsamaması bekleniyor. Değişikliğin Türkiye’deki ilk etkisinin tekstil geri dönüşümü, geri dönüştürülmüş elyaf ve hammadde üretimi yapan işletmelerde görülmesi bekleniyor.</p>

<p>Türkiye’de yeni sisteme geçiş hazırlıkları da başladı. Textile Exchange standartlarında sertifikasyon hizmeti veren ETKO, 19 Ağustos’ta yaptığı duyuruyla GRS ve RCS’den yeni sisteme geçiş takvimini sektörle paylaştı.</p>

<p>Buna göre 2027 geçiş yılı olacak. 31 Aralık 2027’den sonra mevcut GRS ve RCS sistemi yerine yeni standardın uygulanması planlanıyor.&nbsp;Türkiye’de kapsama giren üreticilerin sertifikalarını devam ettirebilmek için yeni şartlara uyum sağlamaları gerekecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AVRUPA VE ABD’YE ÜRETİM YAPANLAR İÇİN ÖNEMLİ</span></strong></p>

<p>Yeni düzenleme, küresel moda sektöründe son yıllarda hızlanan değişimin bir parçası olarak öne çıkıyor. Büyük moda markaları tedarikçilerinden yalnızca çevre ve geri dönüşüm konusunda değil, çalışan hakları konusunda da daha fazla güvence talep ediyor.</p>

<p>Yeni sistemde şirketlerin faaliyet gösterdikleri ülke ve sektöre göre karşı karşıya oldukları riskleri belirlemeleri ve bu riskleri azaltacak önlemler almaları istenecek.</p>

<p>Bu nedenle yeni dönemin özellikle Avrupa ve ABD’deki büyük moda markalarına üretim yapan Türk şirketleri açısından önem taşıması bekleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÇALIŞMA KOŞULLARI TEDARİKÇİ SEÇİMİNDE DAHA BELİRLEYİCİ OLABİLİR</span></strong></p>

<p>Sertifikalı üretimde çevresel kriterlerin yanı sıra ücret, çalışma süresi, fazla mesai ve iş güvenliği gibi sosyal şartların da daha görünür hale gelmesi bekleniyor.&nbsp;Bu değişiklikle birlikte çalışma koşullarının önümüzdeki dönemde küresel moda markalarının tedarikçi seçimlerinde daha fazla ağırlık kazanması öngörülüyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/yarisi-bizden-kampanyasinda-sure-uzatildi-yeni-tarih-belli-oldu-1974</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yarısı Bizden Kampanyasında Süre Uzatıldı: Yeni Tarih Belli Oldu</h1>
                        <h2>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yarısı Bizden kampanyasının süresinin 31 Aralık 2027’ye kadar uzatıldığını açıkladı. İstanbul’da hayata geçirilecek 15 bin kiralık sosyal konut için başvurular 14 Eylül 2026’da başlayacak. Kampanyadan yararlanmak isteyen riskli yapı sahipleri için başvuru süreci ve aranan şartlar da belli oldu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/yarisi-bizden-kampanyasinda-sure-uzatildi-yeni-tarih-belli-oldu-1788864148.jpg">
                        <figcaption>Yarısı Bizden Kampanyasında Süre Uzatıldı: Yeni Tarih Belli Oldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada Yarısı Bizden kampanyasının süresinin 31 Aralık 2027 tarihine kadar uzatıldığını duyurdu. Kampanya kapsamında riskli yapıların dönüştürülmesi ve vatandaşların depreme dayanıklı konutlara kavuşması hedeflenirken, İstanbul’da 15 bin kiralık sosyal konut için de yeni bir süreç başlatılıyor.&nbsp;Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“2027 Mart itibariyle anahtarlarımızı teslim etmeye başlayacağız. Bir de kiralık konut projemizi açıklamıştık. İstanbul'daki 100 bin sosyal konuta ek olarak 15 bin kiralık konutu hayata geçireceğiz. Ekim ayında ilk kurayı çekeceğiz. 14 Eylül'de başvurular başlıyor. Yarısı Bizden projemizin süresini 31 Aralık 2027 tarihine kadar uzatıyoruz. Kentsel Dönüşüm'den yararlanmak isteyen vatandaşlarımız Yarısı Bizden kampanyasından faydalanabilecekler.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>15 BİN KİRALIK KONUT İÇİN BAŞVURULAR 14 EYLÜL’DE</strong></span></p>

<p>İstanbul’da hayata geçirilecek 15 bin kiralık sosyal konut için başvurular 14 Eylül 2026’da başlayacak.&nbsp;İlk 1000 konut için kura çekiminin ise ekim ayında gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>BAKAN KURUM’DAN AÇIKLAMA</strong></span></p>

<p>Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasının ardından sosyal medya hesabından Yarısı Bizden kampanyası ve kiralık konut projesine ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>

<p>Kurum açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “İstanbullulara çifte müjdemiz var. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan kabine toplantımızın ardından açıkladı: Kiralık konutlarda başvuruları 14 Eylül'de alıyoruz. Evini dönüştürmek isteyenlerin faydalandığı ‘Yarısı Bizden’ projemizde de süreyi bir yıl daha uzatıyoruz. Hayırlı olsun.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YARISI BİZDEN KAMPANYASINDAN KİMLER YARARLANABİLECEK?</strong></span></p>

<p>Yarısı Bizden kampanyası kapsamında Türkiye genelinde riskli yapıların dönüşümünün desteklenmesi amaçlanıyor.&nbsp;Kampanyadan yararlanmak isteyen vatandaşların öncelikle yapılarını riskli olarak tespit ettirmesi gerekiyor. Ardından dönüşüm için gerekli çoğunluğun sağlanması ve belirlenen proje ile ruhsat işlemlerinin tamamlanması gerekiyor.</p>

<p>Kampanya kapsamında 81 ildeki riskli yapıların hak sahiplerinin destekten yararlanabileceği belirtiliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>BAŞVURU İÇİN E-DEVLET ŞARTI BULUNMUYOR</strong></span></p>

<p>Yarısı Bizden kampanyası için e-Devlet üzerinden ayrıca başvuru yapılmasına gerek bulunmuyor. Kat irtifakı kurulduktan sonra hak sahipliği tespiti için ilgili ilçe belediyesine başvuruluyor. Bakanlık tarafından belirlenen randevu tarihinde ise hak sahibiyle hibe taahhütnamesi ve kredi sözleşmesi imzalanıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YENİ YAPININ BÜYÜKLÜĞÜ İÇİN SINIR</strong></span></p>

<p>Yeni projede otopark ve sığınak alanları hariç olmak üzere yapı büyüklüğünün, eski yapının 1,5 katından fazla olamaması şartı bulunuyor.&nbsp;Risk tespiti ise Bakanlık tarafından yetkilendirilen lisanslı kuruluşların aldığı karot örnekleri üzerinden gerçekleştiriliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ALAN BAZLI DÖNÜŞÜMDE 875 BİN LİRA HİBE</strong></span></p>

<p>Alan bazlı dönüşüm kapsamında konut başına 875 bin lira hibe desteği veriliyor. Bunun yanı sıra TOKİ veya Emlak Konut tarafından inşaat desteği de sağlanabiliyor. Verilen 875 bin liralık hibe, bina maliyetinden düşülüyor. Geriye kalan borç ise uzun vadeli ve uygun ödeme koşullarıyla taksitlendiriliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>KAMPANYA 31 ARALIK 2027’YE KADAR DEVAM EDECEK</strong></span></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasıyla Yarısı Bizden kampanyasının süresi 31 Aralık 2027 tarihine kadar uzatıldı.&nbsp;İstanbul’daki 15 bin kiralık sosyal konut için başvurular ise 14 Eylül 2026’da başlayacak. İlk 1000 konut için kura çekiminin ekim ayında yapılması planlanıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/dizel-benzine-fark-atiyor-son-bir-yilda-makas-boyle-acildi-1973</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Dizel Benzine Fark Atıyor: Son Bir Yılda Makas Böyle Açıldı</h1>
                        <h2>Küresel akaryakıt piyasasında dizel ile benzin arasındaki fiyat makası giderek açılıyor. Son üç ayda dünya genelinde dizel fiyatları yüzde 20’ye yakın artarken benzin yüzde 15,3 yükseldi. Türkiye’de ise aynı dönemde dizel yüzde 21, benzin yüzde 14,3 arttı. Dizeldeki yükselişin taşımacılık, tarım, sanayi ve tüketici fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceği belirtiliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/dizel-benzine-fark-atiyor-son-bir-yilda-makas-boyle-acildi-1788863600.jpg">
                        <figcaption>Dizel Benzine Fark Atıyor: Son Bir Yılda Makas Böyle Açıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Küresel akaryakıt piyasasında benzin ile dizel arasındaki fiyat makası giderek açılıyor. Son üç aylık verilere göre dünya genelinde benzin fiyatları ortalama yüzde 15,3 artarken dizeldeki yükseliş yüzde 20 seviyesine ulaştı.&nbsp;Son bir yıllık tablo ise dizel ile benzin arasındaki ayrışmayı daha net ortaya koydu. Benzin fiyatları ortalama yüzde 19,38 artarken dizeldeki yükseliş yüzde 32,86 oldu. Ağustos sonu itibarıyla dünyada dizelin ortalama litre fiyatı 1,59 dolara yükseldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE’DE FARK 6,7 PUANA ULAŞTI</span></strong></p>

<p>Küresel piyasalardaki ayrışma Türkiye'de de dikkat çekti. 31 Ağustos itibarıyla Türkiye'de benzinin üç aylık fiyat artışı yüzde 14,3 olurken dizel yüzde 21 yükseldi.&nbsp;Böylece dizel, aynı dönemde benzinden 6,7 puan daha fazla zamlandı. Avrupa'nın bazı büyük ekonomilerinde de benzer bir tablo görüldü. Almanya'da üç aylık benzin fiyatı yüzde 12,2 artarken dizel yüzde 16,9 yükseldi. Fransa'da benzin yüzde 1,4 gerilerken dizel yüzde 3,9 arttı.&nbsp;Polonya'da benzin yüzde 2,7 yükselirken dizeldeki artış yüzde 11,3 oldu. Macaristan'da ise benzin yüzde 0,3 gerilerken dizel yüzde 10,7 arttı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİZEL NEDEN DAHA HIZLI YÜKSELİYOR?</span></strong></p>

<p>Dizelin benzinden daha hızlı yükselmesinin arkasında yakıtın ekonomideki kullanım alanı da bulunuyor. Benzin ağırlıklı olarak binek araçlarda kullanılırken dizel; kamyon, gemi, tren, traktör ve ağır iş makineleri başta olmak üzere taşımacılık, tarım ve sanayinin önemli yakıtlarından biri olarak öne çıkıyor. Bu nedenle dizel talebinin fiyat artışlarına karşı daha az esnek olduğu belirtiliyor. Taşımacılığın sürmesi, tarımsal faaliyetlerin devam etmesi ve üretimin kesintiye uğramaması gerektiği için dizel talebinde hızlı bir düşüş yaşanması zorlaşıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">RAFİNERİ KAPASİTESİ BASKI ALTINDA</span></strong></p>

<p>Son dönemdeki fiyat hareketlerinde ham petrol fiyatları ile rafine ürün fiyatları arasındaki ayrışma da dikkat çekiyor.&nbsp;Piyasalardaki temel sorunun yalnızca ham petrol arzı olmadığı, ham petrolü kullanılabilir yakıta dönüştüren rafineri kapasitesindeki sıkışıklığın da fiyatları etkilediği belirtiliyor. Bu durumun önemli göstergelerinden biri olan dizel “crack spread”i, rafine dizel fiyatı ile üretimde kullanılan ham petrol arasındaki farkı gösteriyor.&nbsp;ABD'de dizel crack spread'i ağustos ayında ilk kez varil başına 100 doların üzerine çıktı. 17 Ağustos'ta 102,20 dolara ulaşan gösterge, dizel piyasasındaki arz sıkışıklığının boyutunu ortaya koydu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ABD’DE DİZEL FİYATI REKOR KIRDI</span></strong></p>

<p>Eylül ayının başında ABD'de dizel fiyatı galon başına 5,82 dolara ulaşarak rekor kırdı. Rusya'daki rafinerilere yönelik Ukrayna saldırıları, İran savaşı ve Orta Doğu'daki arz ve taşımacılık sorunlarının dizel piyasasındaki sıkışıklığı artırdığı belirtiliyor. ABD'deki stokların da kritik seviyelere gerilemesi fiyatlar üzerindeki baskıyı artıran unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AVRUPA’DA RUSYA ETKİSİ HİSSEDİLİYOR</span></strong></p>

<p>Avrupa açısından ise dizel piyasasındaki sorunların daha yapısal bir görünüm kazandığı ifade ediliyor.&nbsp;Rusya'dan yapılan dizel ithalatının azalması, Avrupa'nın dış tedarikçilere bağımlılığını artırırken Orta Doğu'daki arz ve taşımacılık sorunları da piyasayı etkiliyor. Avrupa dizel piyasasında rafineri marjlarının yüksek kalması da dikkat çeken gelişmeler arasında bulunuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÇİN’DE TABLO FARKLI</span></strong></p>

<p>Küresel piyasadaki eğilim bütün ülkelerde aynı şekilde gerçekleşmiyor.&nbsp;Çin'de üç aylık dönemde benzin fiyatı yüzde 7,8, dizel fiyatı ise yüzde 8,4 geriledi. Endonezya'da ise benzin yüzde 28,7 artarken dizel yüzde 2,2 düştü. Bu veriler, dizeldeki hızlı yükselişin küresel ölçekte her ülkede aynı şekilde yaşanmadığını gösteriyor. Özellikle arz açığı bulunan büyük pazarlarda dizelin daha kırılgan bir ürün hâline geldiği belirtiliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİZELDEKİ ARTIŞ EKONOMİYİ DE ETKİLİYOR</span></strong></p>

<p>Dizel fiyatlarındaki yükseliş yalnızca akaryakıt pompalarına yansımıyor. Dizelin taşımacılık, tarım, sanayi ve lojistikte yoğun şekilde kullanılması nedeniyle maliyet artışının ekonominin farklı alanlarına da yayılabileceği değerlendiriliyor.&nbsp;Dizel fiyatlarının yükselmesi, taşımacılık maliyetlerinden gıda ve tüketim ürünlerinin fiyatlarına kadar geniş bir alanda baskı oluşturabiliyor. Önümüzdeki dönemde ham petrol fiyatlarının yanı sıra rafinerilerin ne kadar dizel üretebildiği ve bu ürünün ihtiyaç duyulan bölgelere ne ölçüde taşınabildiği önem kazanacak.&nbsp;Rafineri kesintileri ve lojistik sorunlarının devam etmesi hâlinde dizel fiyatlarının benzinden daha hızlı yükselmesinin küresel enflasyon açısından yeni bir risk oluşturabileceği belirtiliyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/hastaliklar-sinir-tanimiyor-dunya-hayvan-sagligi-icin-istanbulda-bulustu-1972</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hastalıklar Sınır Tanımıyor: Dünya Hayvan Sağlığı İçin İstanbul’da Buluştu</h1>
                        <h2>İklim değişikliği, hayvan hareketleri ve uluslararası ticaret sınır aşan hayvan hastalıklarının yayılımını hızlandırırken, hayvan sağlığının geleceği İstanbul’da masaya yatırıldı. 66 yıl sonra Türkiye’de düzenlenen 33. Dünya Buiatri Kongresi, 3 bin 560 katılımcıyı bir araya getirdi. Kongrede erken uyarı sistemlerinden aşılama ve dijital takibe, antimikrobiyal dirençten yapay zekâ kullanımına kadar birçok başlık ele alınıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/hastaliklar-sinir-tanimiyor-dunya-hayvan-sagligi-icin-istanbulda-bulustu-1788852489.jpg">
                        <figcaption>Hastalıklar Sınır Tanımıyor: Dünya Hayvan Sağlığı İçin İstanbul’da Buluştu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Dünya sığır ve ruminant sağlığı alanının önemli bilimsel buluşmalarından 33. Dünya Buiatri Kongresi, İstanbul’da düzenlenen törenle başladı. 6-10 Eylül tarihleri arasında devam edecek kongre, 66 yıl sonra Türkiye’de düzenleniyor.</p>

<p>Kongrenin açılışında Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Gümen, 33. Dünya Buiatri Kongresi Başkanı Prof. Dr. Hasan Batmaz, Dünya Buiatri Birliği Başkanı Prof. Dr. Arcangelo Gentile ve Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu bir araya geldi.</p>

<p>Açılış konuşmalarında sınır aşan hayvan hastalıklarının değişen seyri, iklim değişikliği, Tek Sağlık yaklaşımı, hayvan hareketlerinin kontrolü, dijital takip sistemleri ve yapay zekânın hayvan sağlığındaki yeni rolü öne çıktı.</p>

<p>Kongrede 55 davetli konuşmacı, 77 bilimsel oturumda bir araya geliyor. 220’si sözlü, 589’u poster olmak üzere toplam 809 bilimsel çalışma sunuluyor. Beş gün boyunca bilim insanları, veteriner hekimler, akademisyenler, öğrenciler ve sektör temsilcileri ruminant sağlığının güncel sorunlarını ve geleceğin çözüm modellerini değerlendirecek.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1788774224_KONGRE.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">VETERİNER İLAÇ VE AŞILARINDA KAREKODLU TAKİP HAZIRLIĞI</span></strong></p>

<p>Açılış konuşmasında insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan Tek Sağlık yaklaşımının önemine dikkat çeken Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Gümen, şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Artık insan sağlığını hayvan ve çevre sağlığından ayrı düşünemeyiz. Zoonotik hastalıklar ve antimikrobiyal direnç başta olmak üzere karşı karşıya olduğumuz riskler, Tek Sağlık yaklaşımını ortak yol haritamız haline getiriyor. Türkiye’de büyükbaş hayvan varlığı 2023’te 16,5 milyonken 2025’te 17,7 milyona, küçükbaş hayvan varlığı ise aynı dönemde 52,3 milyondan 57,9 milyona yükseldi. Ancak başarıyı yalnızca hayvan sayısıyla ölçmüyoruz; sağlıklı hayvan varlığını, hayvan başına verimliliği, hastalık ortaya çıkmadan önlemeyi, hayvan refahını ve güvenli gıda üretimini esas alıyoruz. Bu kapsamda aşı ve ilaç takip sistemlerimizin altyapısını karekod temelli takip sistemine dönüştürmek üzere çalışmalarımızı başlattık. Üretimden son kullanıma kadar daha etkin, güvenli ve gerçek zamanlı bir takip sağlayarak denetimi ve şeffaflığı güçlendirmeyi hedefliyoruz.”</p>

<p>Gümen, hayvancılıkta yapay zekâ kullanımının önemine ilişkin ise şu değerlendirmede bulundu:&nbsp;“Sensörlerle hastalıkları klinik belirtiler ortaya çıkmadan tespit etmek, salgınların hareketini önceden öngörmek ve milyonlarca genomik veriyi seleksiyon kararlarına dönüştürmek artık mümkün. Bu imkânı kullanmak bir tercih değil; buzağı kayıplarından antimikrobiyal dirence, verimlilikten emisyona kadar birçok sorunun çözümünde olmazsa olmazımızdır.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">30 YIL ÖNCE KURDUĞU HAYAL GERÇEK OLDU</span></strong></p>

<p>Dünya Buiatri Kongresi Başkanı Prof. Dr. Hasan Batmaz, kongrenin Türkiye’ye uzanan hikâyesinin kendisi için 30 yıl önce başladığını belirtti.</p>

<p>1996 yılında Edinburgh’da düzenlenen 19. Dünya Buiatri Kongresi’ne Türkiye’den katılan tek kişi olduğunu anlatan Batmaz, şunları söyledi: “Kongrenin atmosferini gördüğümde bir gün böyle bir organizasyonu Türkiye’de gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğimizi düşünmüştüm. Aradan 30 yıl geçti ve bugün 33. Dünya Buiatri Kongresi’ni İstanbul’da gerçekleştiriyoruz. Bu benim için çok özel bir an.”</p>

<p>Türkiye’nin coğrafi konumunun hayvan sağlığı açısından önemine dikkat çeken Batmaz, şöyle konuştu:&nbsp;“Küresel ısınma ve artan hareketlilik, enfeksiyon hastalıklarının yayılımını hızlandırıyor. Antimikrobiyal direnç ve gıda güvenliği de önümüzdeki en önemli sorunlar arasında. Veteriner hekimler bu gelişmelere kayıtsız kalmamalı. Aktif rol üstlenmeli ve geleceğe ilişkin planlarda sorumluluk almalıyız.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HASTALIKLAR SINIR TANIMIYOR</span></strong></p>

<p>Dünya Buiatri Birliği Başkanlığı görevini devretmeye hazırlanan Prof. Dr. Arcangelo Gentile, iklim değişikliği, uluslararası ticaret, hayvan hareketleri, savaşlar ve siyasi istikrarsızlıkların hayvan hastalıklarının yayılımını hızlandırdığına dikkat çekti.</p>

<p>Gentile, şu ifadeleri kullandı: “Hastalıklar ulusal sınırları tanımıyor. Yeni olan yalnızca hastalıkların farklı bölgelere ulaşması değil; coğrafi dağılımlarını değiştirme hızları, ölçekleri ve bazı durumlarda öngörülemez hale gelmeleri. Dünyanın bir bölgesindeki veteriner hizmetlerinin zayıflığı, çok kısa sürede dünyanın diğer bölgeleri için de bir riske dönüşebilir. Bu nedenle güçlü veteriner hizmetleri bir maliyet değil, yatırım olarak görülmeli. Hayvan sağlığı ortak bir sorumluluk.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEK SAĞLIK UYGULAMAYA GEÇMELİ</span></strong></p>

<p>Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, insan, hayvan ve çevre sağlığının birlikte ele alındığı Tek Sağlık yaklaşımının artık uygulamaya geçirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Eroğlu, şöyle konuştu:&nbsp;“2026 yılına geldiğimizde Tek Sağlık hâlâ bu tür programlarda konuşulan bir konu olarak devam ediyor. Artık bunun pratiğine geçmek gerekiyor. Türkiye’de bir Tek Sağlık Yasası çıkarılmasını ve ilgili bakanlıklarla kurumların çalışmalarını koordine edecek, doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı bir hastalık kontrol, yönetim ve önleme merkezinin oluşturulmasını gerekli görüyoruz. Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasındaki konumu nedeniyle hayvan hareketlerinin kontrolü ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi de bulaşıcı hastalıklarla mücadelede büyük önem taşıyor.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BİLİME VE MESLEĞE KATKI ÖDÜLLERİ VERİLDİ</span></strong></p>

<p>Kongrenin açılış töreninde buiatri ve veteriner hekimlik alanına bilimsel ve mesleki katkılarıyla öne çıkan isimlere ödülleri takdim edildi.&nbsp;Bilime Üstün Katkı Ödülü; University of Wisconsin–Madison Hayvan ve Süt Bilimleri Bölümü’nden Prof. Dr. Milo Wiltbank, University of Illinois Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Peter D. Constable, sığır besleme ve metabolizma alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Jesse P. Goff ile University of Zurich Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Swiss Institute of Allergy and Asthma Research (SIAF) Direktörü Prof. Dr. Cezmi Akdis’e verildi.</p>

<p>Mesleğe Üstün Katkı Ödülü kapsamında ise Dünya Buiatri Birliği Onursal Başkanı Prof. Dr. Walter Baumgartner ile Dünya Buiatri Birliği Başkanlığı görevini devretmeye hazırlanan Prof. Dr. Arcangelo Gentile ödüle layık görüldü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ETİYOPYA’DAN İSTANBUL’A UZANAN BRUSELLA ARAŞTIRMASI</span></strong></p>

<p>Kongrenin dikkat çeken ödüllerinden Gustav Rosenberger Memorial Fund Award, Etiyopya’da sığırlarda Brusella hastalığının tanısı, izlenmesi ve kontrolü üzerine çalışan genç veteriner hekim Lelti Miesho Berhe’ye verildi. Etiyopya’da milyonlarca kırsal aile için sığırların gıda, gelir ve tarımsal üretimin önemli bir parçası olduğuna dikkat çeken Berhe, veteriner hekimliği yalnızca hayvanların tedavisiyle sınırlı görmediğini, çalışmalarının toplumun refahına da katkı sunmasını hedeflediğini ifade etti.</p>

<p>Berhe, ödül kapsamında araştırmalarının bir bölümünü Bologna Üniversitesi’nde, Dünya Buiatri Birliği Başkanı Prof. Dr. Arcangelo Gentile ve ekibiyle sürdürecek.<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyede-is-gucu-maliyeti-avrupanin-10-kati-hizla-artti-1971</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye’de İş Gücü Maliyeti Avrupa’nın 10 Katı Hızla Arttı</h1>
                        <h2>Türkiye’de saatlik iş gücü maliyeti 2026’nın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 34 arttı. Avrupa Birliği genelindeki yüzde 3,6’lık artışın yaklaşık 10 katına ulaşan bu yükselişte ücret dışı maliyetlerdeki yüzde 42,9’luk artış da dikkat çekti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turkiyede-is-gucu-maliyeti-avrupanin-10-kati-hizla-artti-1788851348.jpg">
                        <figcaption>Türkiye’de İş Gücü Maliyeti Avrupa’nın 10 Katı Hızla Arttı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye’de iş gücü maliyetleri Avrupa’daki artış hızının oldukça üzerinde yükselmeye devam ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2026 yılı ikinci çeyreğine ilişkin açıkladığı verilere göre, saatlik iş gücü maliyeti bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 34 arttı.&nbsp;Söz konusu artış, Eurostat’ın yılın ilk çeyreğinde açıkladığı verilerde AB genelinde yüzde 3,6, Euro Bölgesi’nde ise yüzde 3,2 olarak duyurulan artış hızının yaklaşık 10 katına denk geliyor.</p>

<p>Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında en yüksek iş gücü maliyeti artışı yüzde 16,4 ile Macaristan’da görülürken, Türkiye’deki artış bu oranın iki katından fazla gerçekleşti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTİHDAM VE ÇALIŞILAN SAATLER DE ARTTI</span></strong></p>

<p>İş gücü maliyetlerindeki hızlı yükselişe rağmen şirketlerin istihdamı yüzde 1,7 artırdığı görüldü. Çalışılan saatlerdeki artış ise yüzde 2,7 olarak kaydedildi. Bu veriler, işletmelerin artan maliyetlere rağmen büyüme odaklarından vazgeçmediğini ortaya koydu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜCRET DIŞI MALİYETLERDE YÜZDE 42,9’LUK ARTIŞ</span></strong></p>

<p>Toplam iş gücü maliyeti yalnızca brüt ücretlerden oluşmuyor. Sosyal güvenlik ve işsizlik sigortası paylarının yanı sıra kıdem ve ihbar tazminatı karşılıkları da toplam maliyet içerisinde yer alıyor.&nbsp;Türkiye’de 2026 yılının ikinci çeyreğinde brüt ücretler yüzde 35,8 arttı. Ücret dışı maliyetlerdeki artış ise yüzde 42,9’a ulaştı. Avrupa’da ise ücret ve ücret dışı maliyetlerin birbirine paralel bir seyir izlediği belirtildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ŞİRKETLER İÇİN VERİMLİLİK VURGUSU</span></strong></p>

<p>Gilda&amp;Partners Consulting Kurucu Ortağı Jilda Bal, artan maliyetlerin ardından şirketlerin disiplinli bütçe planlamasına gitmesi gerektiğine dikkat çekti.&nbsp;Bal, rekabet gücünün maliyet artışının karşılığında üretilen değerle ölçüleceğini belirterek, iş süreçlerinin sadeleştirilmesi, teknolojinin etkin kullanılması ve verimliliğin bir iş stratejisi olarak ele alınmasının önemine işaret etti.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/kobilere-75-milyon-liraya-kadar-kredi-destegi-saglanacak-1970</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>KOBİ’lere 75 Milyon Liraya Kadar Kredi Desteği Sağlanacak</h1>
                        <h2>KOSGEB tarafından yürütülen Küresel Rekabetçilik Destek Programı kapsamında KOBİ’lere 75 milyon liraya kadar kredi imkanı, 20 puanlık geri ödemesiz finansman desteği ve KGF kefaleti sağlanacak. Programa başvurular 30 Eylül’e kadar yapılabilecek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/kobilere-75-milyon-liraya-kadar-kredi-destegi-saglanacak-1788850867.jpg">
                        <figcaption>KOBİ’lere 75 Milyon Liraya Kadar Kredi Desteği Sağlanacak</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik yeni finansman desteği hayata geçiriliyor. KOSGEB eliyle yürütülen Küresel Rekabetçilik Destek Programı kapsamında işletmelere 75 milyon liraya kadar kredi imkanı, 20 puanlık geri ödemesiz finansman desteği ve KGF kefaleti sağlanacak.&nbsp;Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, KOBİ’lerin yüksek katma değerli üretim yapmalarını, uluslararası pazarlarda daha güçlü konuma ulaşmalarını ve sürdürülebilir büyümelerini destekleyecek programa ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KOBİ’LERE 75 MİLYON LİRAYA KADAR KREDİ İMKANI</span></strong></p>

<p>Bakan Kacır, program kapsamında sağlanacak desteklere ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Üreten, ihracat yapan ve dünyayla rekabet eden güçlü KOBİ'lerin, güçlü Türkiye'nin temeli olduğunu ifade eden Kacır, KOSGEB eliyle yürütülen Küresel Rekabetçilik Destek Programı ile işletmelerimizin yüksek katma değerli üretim yapmalarını, uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmalarını ve sürdürülebilir büyümelerini destekliyoruz. 75 milyon liraya kadar kredi imkanı, 20 puanlık geri ödemesiz finansman desteği ve KGF kefaleti desteği sağlayacağız."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HANGİ İŞLETMELER BAŞVURABİLECEK?</span></strong></p>

<p>Programa hızlı büyüyen ve ihracatını artıran işletmelerin yanı sıra AR-GE yatırımlarını artıran KOBİ’ler de başvurabilecek.&nbsp;Yüksek teknoloji alanında faaliyet gösteren orta ölçekli işletmeler ile HAMLE Programı kapsamında öncelikli ürünler listesinde yer alan ürünlere ilişkin faaliyet gösteren işletmeler de destek programından yararlanabilecek.</p>

<p>Turcorn 100 Programı kapsamındaki işletmeler de programa başvuru yapabilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PROGRAM 2025’TE YÜRÜRLÜĞE ALINDI</span></strong></p>

<p>Küresel Rekabetçilik Destek Programı'nın 2025 yılında yürürlüğe alındığını belirten Bakan Kacır, program kapsamında KOBİ’lere toplam 3 milyar lira finansmana erişim imkanı sağlandığını ifade etti. Kacır, daha fazla işletmenin küresel başarı hikayelerine ortak olmasını hedeflediklerini belirterek, "Şimdi daha fazla işletmemizi küresel başarı hikayelerine ortak olmaya davet ediyoruz" dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAŞVURULAR 30 EYLÜL’E KADAR</span></strong></p>

<p>Destek programından yararlanmak isteyen işletmeler başvurularını KOSGEB'in internet sitesi üzerinden gerçekleştirebilecek.&nbsp;Başvurular için son tarih 30 Eylül olarak açıklandı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/mehmet-nuri-ersoy-ve-erhan-afyoncu-turkiyenin-koklu-kulturel-birikimini-masaya-yatirdi-1969</link>
            <category>Kültür-Sanat</category>
            <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Mehmet Nuri Ersoy ve Erhan Afyoncu Türkiye’nin Köklü Kültürel Birikimini Masaya Yatırdı</h1>
                        <h2>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Millî Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu’yu makamında kabul ederek Türkiye’nin tarihî mirası ve ortak hafızanın korunması üzerine değerlendirmelerde bulundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/mehmet-nuri-ersoy-ve-erhan-afyoncu-turkiyenin-koklu-kulturel-birikimini-masaya-yatirdi-1788849461.jpg">
                        <figcaption>Mehmet Nuri Ersoy ve Erhan Afyoncu Türkiye’nin Köklü Kültürel Birikimini Masaya Yatırdı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Prof. Dr. Erhan Afyoncu ile Bakanlıkta bir araya geldi. Görüşmede Türkiye’nin köklü tarihî ve kültürel mirası, ortak hafızanın gelecek nesillere aktarılmasının önemi ve bu alanda yürütülen çalışmalar ele alındı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE'NİN ORTAK HAFIZASI MASAYA YATIRILDI</span></strong></p>

<p>Görüşmede, ülkenin zengin tarihsel birikiminin korunması ve aktarılması adına yürütülen faaliyetler değerlendirildi. Bakan Ersoy, görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Millî Savunma Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Erhan Afyoncu ile Bakanlığımızda bir araya geldik. Tarih, kültür ve ortak hafızamız üzerine değerlendirmelerde bulunduğumuz nazik ziyaretleri için kıymetli hocamıza teşekkür ediyor, değerli çalışmalarında başarılar diliyorum." ifadelerini kullandı.</p>

<p>HABER MERKEZİ</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/kimya-sanayisi-kuresel-pazar-yuruyusunu-istanbuldan-baslatiyor-1968</link>
            <category>Gündem</category>
            <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kimya Sanayisi Küresel Pazar Yürüyüşünü İstanbul’dan Başlatıyor</h1>
                        <h2>Türkiye'nin ihracatında stratejik bir role sahip olan kimya sanayisi, uluslararası pazar payını ve iş birliği olanaklarını artırmak amacıyla 25-27 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek TURKCHEM Eurasia'da bir araya geliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/kimya-sanayisi-kuresel-pazar-yuruyusunu-istanbuldan-baslatiyor-1788847609.webp">
                        <figcaption>Kimya Sanayisi Küresel Pazar Yürüyüşünü İstanbul’dan Başlatıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye’nin ağustos ayı ihracatı 23,47 milyar dolara ulaşırken, kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü de 2,70 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Ocak–Ağustos döneminde ise kimya sanayisinin ihracatı 22,77 milyar dolara yükseldi. Sektör, bu performansla Türkiye’nin toplam ihracatından yüzde 12,31 pay aldı. Farklı sektörlere hammadde ve ara girdi sağlayan kimya sanayisi; üretim, tedarik zinciri ve dış ticaret açısından Türkiye ekonomisinin stratejik yapı taşları arasında yer alıyor. Sektörün küresel rekabet gücünün artırılması ise yeni pazarlara erişim, uluslararası iş bağlantılarının geliştirilmesi ve ihracat kapasitesinin güçlendirilmesini kritik hale getiriyor.</p>

<p>​Bu ihtiyaç doğrultusunda, kimya sektörünün uluslararası ticaret hacmini ve iş birliği olanaklarını geliştirmeyi hedefleyen TURKCHEM Eurasia, 25-27 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Artkim Group tarafından düzenlenen fuar, kimya sanayisinin farklı alanlarında faaliyet gösteren üretici, tedarikçi, distribütör ve karar vericileri bir araya getirerek yeni ticari fırsatlar ve ihracat odaklı bağlantılar için önemli bir buluşma noktası oluşturmayı amaçlıyor.</p>

<p>​TURKCHEM Eurasia, Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenen şartlar kapsamında Prestijli Fuarlar Listesinde yer alıyor. Bu destek kapsamında katılımcı firmalar belirlenen şartlar dâhilinde fuar giderlerinin yarısına kadar destek alabiliyor.</p>

<p>​Artkim Group Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, TURKCHEM Eurasia’nın sektöre sunduğu fırsatları değerlendirerek, "Bakanlığımızın tanıdığı bu statü, uzun yıllardır ortaya koyduğumuz emeğin ve fuarın sektördeki konumunun önemli bir göstergesi. TURKCHEM Eurasia’yı yalnızca bir fuar olarak değil, firmaların yeni pazarlara ulaşabileceği, uluslararası iş bağlantıları kurabileceği ve ihracat potansiyelini geliştirebileceği önemli bir yatırım platformu olarak görüyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​KİMYA SANAYİSİNİN TÜM PAYDAŞLARI AYNI PLATFORMDA</strong></span></p>

<p>​TURKCHEM Eurasia’yı farklılaştıran en önemli unsurlardan biri, fuarın temsil ettiği her alt sektörün kendi çatı kuruluşuyla birlikte yer almasıdır. Bu yapı, kimya sanayisinin yalnızca üreticilerini değil, kimyasalları kullanan ve tedarik zincirinin farklı aşamalarında faaliyet gösteren sektörleri de aynı platformda buluşturuyor.</p>

<p>​Plastik ve polimer tarafında Türk plastik sanayisinin çatı kuruluşu PLASFED, üye dernekleri aracılığıyla sektörün geniş bir kesimini temsil ediyor. PLASFED’in desteği, kimya sanayisi ile kimyasalların en büyük hammadde alıcılarından biri olan plastik sanayisini doğrudan buluştururken, bölgesel ölçekte EGEPLASDER de Ege’deki plastik üreticilerini fuara taşıyor.</p>

<p>​İlaç ve yan sanayisi tarafında TİYSAT, kozmetik ve kişisel bakım kimyasalları alanında KÜAD, kimyasal lojistiği ve tank temizleme tarafında ise EFTCO’nun Türkiye’deki tek üyesi olan KTTD fuarı destekliyor. Mühendislik ve laboratuvar alanlarında Kimya Mühendisleri Odası ile Kimyagerler Derneği, kimya bilimi ve akademik alanda Türkiye Kimya Derneği, proses güvenliği ve iş sağlığı alanında İş Güvenliği Uzmanları Derneği, enerji verimliliği ve kojenerasyon çözümleriyle KOJENTÜRK, sanayici ve ihracatçı iş dünyası tarafında ise ASKON fuarın destekleyen kuruluşları arasında yer alıyor.</p>

<p>​Bu kapsamlı yapı, TURKCHEM Eurasia’nın kimya sektörünü alt segmentlere ayırmadan, üretimden lojistiğe, laboratuvar teknolojilerinden enerji verimliliğine kadar uzanan bütüncül bir ekosistem olarak ele aldığını ortaya koyuyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​ULUSLARARASI TİCARET VE İŞ BİRLİĞİ MERKEZİ</strong></span></p>

<p>​TURKCHEM Eurasia’nın uluslararası yapısını güçlendiren önemli iş birlikleri arasında Avrupa Kimyasal Distribütörleri Birliği FECC, İtalyan Ticaret ve Sanayi Odası ile Azerbaycan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu Ticaret Temsilcisi Ofisi yer alıyor. Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya arasındaki stratejik konumundan güç alan fuar, farklı pazarlardan üretici, distribütör, satın alma profesyoneli ve sektör temsilcilerini İstanbul’da bir araya getirmeyi amaçlıyor. Bir önceki edisyonunda 97 ülkeden 434’ün üzerinde katılımcı firmayı ve 13.897’nin üzerinde ziyaretçiyi ağırlayan TURKCHEM Eurasia’da ziyaretçilerin yüzde 32’sini yabancı profesyoneller oluşturdu. 2026 edisyonunda ise uluslararası katılımın ve yeni ticari iş birliklerinin daha da artırılması hedefleniyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​KÜRESEL REKABETTE STRATEJİK YATIRIM ADIMI</strong></span></p>

<p>​Sektör temsilcilerine fuar katılımının özellikle küresel rekabetin yoğunlaştığı dönemde stratejik önem taşıdığını vurgulayan Güler, "Kimya sanayisi, bugün yaklaşık 30 ana sektöre hammadde sağlayan stratejik bir yapı. Böyle bir ekosistemde yeni pazarlara ulaşmak, doğru iş ortaklarıyla bir araya gelmek ve tedarik zincirindeki konumunu güçlendirmek büyük önem taşıyor. TURKCHEM Eurasia, firmalara yıl boyunca farklı coğrafyalarda kurmaya çalışacakları bağlantıları üç gün içerisinde aynı çatı altında gerçekleştirme fırsatı sunuyor." dedi.</p>

<p>​TURKCHEM Eurasia 2026, 25-27 Kasım tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Kimya sektörünün üreticilerini, tedarikçilerini, distribütörlerini ve karar vericilerini bir araya getirecek organizasyon; yeni ticari fırsatlar, uluslararası iş birlikleri ve ihracat odaklı bağlantılar için önemli bir platform oluşturmayı hedefliyor.</p>

<p>​2002 yılından bu yana faaliyet gösteren Artkim Group, kimya ve üretim sanayilerine yönelik geliştirdiği uluslararası organizasyonlar ve sektörel platformlarla alanının önde gelen şirketleri arasında yer almaktadır. Kimya, boya, kozmetik, gıda, ilaç, poliüretan, kompozit, yapıştırıcı, teknik köpük, tekstil, yüzey işlem ve endüstriyel boyama teknolojileri gibi farklı sektörlere yönelik uluslararası standartlarda 12 ayrı ihtisas organizasyonu gerçekleştiren Artkim Group, 24 yıllık deneyimiyle sektör profesyonellerini bir araya getirmekte; firmaların ürün ve teknolojilerini tanıtmalarına, yeni pazarlara açılmalarına ve uluslararası iş bağlantıları geliştirmelerine katkı sağlamaktadır.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/3d-uretimde-buyuk-bulusma-icin-geri-sayim-basladi-1967</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:37:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>3D Üretimde Büyük Buluşma İçin Geri Sayım Başladı</h1>
                        <h2>Küresel eklemeli imalat pazarının 2025’te 30,5 milyar dolara ulaştığı belirtilirken, sektörün önemli buluşmalarından EXPO3D İstanbul için geri sayım başladı. 17-19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek organizasyonda 100’ün üzerinde firma, 120’den fazla marka ve 10 bini aşkın profesyonel ziyaretçinin buluşması hedefleniyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/3d-uretimde-buyuk-bulusma-icin-geri-sayim-basladi-1788788544.jpg">
                        <figcaption>3D Üretimde Büyük Buluşma İçin Geri Sayım Başladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Küresel eklemeli imalat pazarının 2025 yılında 30,5 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştığı belirtilirken, sektörün önemli buluşmalarından EXPO3D İstanbul için geri sayım başladı.</p>

<p>Türkiye’nin ilkleri arasında yer alan çalışmalar ile dünyada ses getiren 3D projeleri bir araya getirecek organizasyon, 17-19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek.&nbsp;Fuarda yenilikçi uygulamalar, ileri teknoloji çözümleri ve üretimin geleceğine yön veren projelerin sektör profesyonellerinin karşısına çıkarılması planlanıyor. Organizasyonda 100’ün üzerinde katılımcı firma, 120’den fazla marka ve 10 bini aşkın profesyonel ziyaretçinin buluşması hedefleniyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1788757259_Y__ld__r__m__nverdi.jpg" style="height:800px; width:533px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">120’DEN FAZLA MARKA, 100’Ü AŞKIN FİRMA EXPO3D’DE BULUŞACAK</span></strong></p>

<p>Savunma sanayiinden havacılığa, otomotivden medikal teknolojilere kadar farklı sektörlerde üretim anlayışını değiştiren yenilikçi 3D projeleri EXPO3D İstanbul’da aynı çatı altında buluşacak.&nbsp;Türkiye’de geliştirilen öncü çalışmaların yanı sıra dünya genelinde dikkat çeken uygulamalara yön veren teknolojiler, yeni nesil üretim sistemleri ve ileri malzeme çözümleri de fuarda sergilenecek.</p>

<p>Türkiye’nin eklemeli imalat, tasarım ve ileri üretim teknolojilerine odaklanan ilk ve tek ihtisas fuarı olarak tanımlanan EXPO3D İstanbul’da 100’ün üzerinde katılımcı firma ve 120’den fazla marka yer alacak.</p>

<p>3D yazıcı üreticilerinden ileri malzeme tedarikçilerine, yazılım geliştiricilerinden otomasyon firmalarına, tarama sistemlerinden son işlem teknolojilerine kadar geniş bir katılımcı profili fuarda yer alacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">3D BASKI PROTOTİPTEN NİHAİ ÜRÜNE TAŞINIYOR</span></strong></p>

<p>EXPO3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, fuara sayılı günler kala sektörün tüm paydaşlarını İstanbul’da buluşmaya davet ederek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“EXPO3D İstanbul’da eklemeli imalat teknolojilerinin ulaştığı son noktayı, yenilikçi uygulamalar ve ileri üretim çözümleri üzerinden ortaya koyacağız. Ziyaretçiler, 3D baskının prototiplemeden nihai ürün imalatına kadar ulaştığı seviyeyi yenilikçi uygulamalar üzerinden yakından görebilecek. Eklemeli imalat artık yalnızca yeni bir üretim yöntemi değil; tasarımdan nihai parçaya, bakım ve onarımdan tedarik zinciri yönetimine kadar sanayinin bütün süreçlerini dönüştüren stratejik bir üretim modeli. Küresel pazarın sekiz yıl içinde yaklaşık 5,5 kat büyümesinin beklenmesi de yaşanan dönüşümün boyutunu açıkça gösteriyor. Türkiye, güçlü sanayi altyapısı ve mühendislik kapasitesiyle bu pazarda bölgesel bir üretim ve teknoloji merkezi olabilir.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AKADEMİK BİLGİ SANAYİNİN ÜRETİM GÜCÜYLE BULUŞACAK</span></strong></p>

<p>EXPO3D İstanbul kapsamında Yıldız Teknik Üniversitesi’nin katkılarıyla 5. Uluslararası 3D Baskı ve Eklemeli İmalat Konferansı da düzenlenecek.&nbsp;Konferansta yeni nesil üretim yöntemleri, ileri malzemeler, endüstriyel uygulamalar ve sektördeki teknolojik gelişmeler uzman isimler tarafından ele alınacak.&nbsp;Organizasyonun, akademik bilgi birikimi ile sanayinin üretim gücünü bir araya getirmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÜRESEL EKLEMELİ İMALAT PAZARI BÜYÜYOR</span></strong></p>

<p>Metinde yer alan verilere göre küresel eklemeli imalat pazarının 2025 yılında 30,5 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştığı belirtiliyor. Pazarın 2033 yılında 169 milyar dolara ulaşmasının beklendiği ifade ediliyor.EXPO3D İstanbul’un da bu büyüyen sektörün farklı alanlarındaki teknoloji, üretim ve uygulamaları bir araya getirmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ronesans-11-yildir-dunyanin-en-buyuk-50-muteahhidi-arasinda-1966</link>
            <category>İş dünyası</category>
            <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Rönesans 11 Yıldır Dünyanın En Büyük 50 Müteahhidi Arasında</h1>
                        <h2>Rönesans Holding, Engineering News-Record’un 2026 “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” listesinde 11’inci kez dünyanın ilk 50 şirketi arasında yer aldı. 40’a yakın ülkede 1.000’i aşkın projeye imza atan şirket, bugüne kadar 50 milyar dolarlık uluslararası proje gelirine ulaştı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ronesans-11-yildir-dunyanin-en-buyuk-50-muteahhidi-arasinda-1788784340.jpg">
                        <figcaption>Rönesans 11 Yıldır Dünyanın En Büyük 50 Müteahhidi Arasında</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Rönesans Holding, Engineering News-Record’un (ENR) şirketlerin kendi ülkeleri dışındaki inşaat gelirlerini esas alarak hazırladığı “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” 2026 listesinde 11’inci kez dünyanın ilk 50 şirketi arasında yer aldı.</p>

<p>30 yılı aşkın küresel yolculuğunda 40’a yakın ülkede 1.000’i aşkın projeye imza atan Rönesans, bugüne kadar 50 milyar dolarlık uluslararası proje gelirine ulaştı.</p>

<p>ENR listesi şirketlerin toplam büyüklüğünden ziyade kendi ülkeleri dışında gerçekleştirdikleri inşaat faaliyetlerinden elde ettikleri gelire göre hazırlanıyor. Bu yönüyle liste, şirketlerin farklı ülkelerde iş yapabilme ve küresel pazarlarda rekabet edebilme gücünü ortaya koyuyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1788762395_Gotthard_Base_Tu__neli%20(1).jpeg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>50 MİLYAR DOLARLIK ULUSLARARASI PROJE GELİRİ</strong></span></p>

<p>Rönesans, 2006 yılında ENR listesine 86’ncı sıradan giriş yaptı. Şirket, 11 yıldır kesintisiz olarak dünyanın ilk 50 uluslararası müteahhidi arasında yer alıyor.</p>

<p>Uluslararası projelerinde Türkiye’de yerleşik 3.000 üretici ve 500 taşeron firmayla çalışan Rönesans, bu iş birlikleri kapsamında Türkiye’den yurt dışı projelerine 2 milyar dolarlık değer taşıdı.</p>

<p>Şirketin uluslararası projelerinde 3.500’ü mühendis ve mimar olmak üzere 28.853 Türk çalışan görev aldı. Bu projelerdeki toplam çalışan sayısı ise 271.888 olarak açıklandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>“11 YIL DEYİP GEÇMEMEK LAZIM”</strong></span></p>

<p>Rönesans Holding Onursal Başkanı aslen Malatyalı olan Dr. Erman Ilıcak, şirketin küresel yolculuğuna ilişkin değerlendirmesinde, “11 yıl deyip geçmemek lazım. Bu yılda dünya birkaç kez değişti. Pandemi oldu, savaşlar başladı, enerji krizi yaşandı, finansman koşulları değişti. Avrupa’dan Orta Doğu’ya, CIS ülkelerinden Afrika’ya kadar çalıştığımız coğrafyalarda neredeyse her yıl önümüze yeni bir denklem geldi.” dedi.</p>

<p>Ilıcak, şirketin değişen koşullara uyum sağlayarak yoluna devam ettiğini belirterek, “11 yıldır dünyanın en büyük 50 uluslararası müteahhidi arasındayız. Bu sürede dünya değişti, pazarlar değişti, biz de değiştik. Yeni ülkeler öğrendik, yeni ortaklıklar kurduk, yeni yetkinlikler geliştirdik. Ama bir şey değişmedi: Birlikte çalışma ve çözüm üretme</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1788762396_Windplan_Blauw_Ballast_Nedam_Ronesans_Holding.jpg" style="height:533px; width:800px" /> kültürümüz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DÜNYANIN ÖNEMLİ PROJELERİNDE RÖNESANS İMZASI</strong></span></p>

<p>Rönesans’ın uluslararası proje portföyünde farklı ülkelerde gerçekleştirilen önemli projeler bulunuyor.</p>

<p>Şirketin projeleri arasında Avrupa’nın en yüksek binası Lakhta Center, İsviçre Alpleri’nin altından geçen Gotthard Base Tüneli, Hollanda’nın en uzun karayolu tüneli Gaasperdammertunnel ve Türkmenistan’daki doğalgazdan benzin üretim tesisi yer alıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TÜRKİYE’NİN ÜRETİM GÜCÜNÜ DÜNYAYA TAŞIYOR</strong></span></p>

<p>Rönesans’ın uluslararası faaliyetlerinin Türkiye’deki üreticiler ve taşeronlar açısından da ekonomik katkı oluşturduğu belirtildi.</p>

<p>Uluslararası projelerinde Türkiye’de yerleşik yaklaşık 3.500 üretici ve taşeronla çalışan şirket, son 10 yılda bu iş birlikleri kapsamında 2 milyar doları aşan mal ve hizmet satın alımını yurt dışına gönderdi.</p>

<p>Bu çalışmalarla birlikte yalnızca müteahhitlik hizmetlerinin değil, Türkiye’nin mühendislik bilgisi, insan kaynağı, üretim kapasitesi ve hizmet ihracatının da farklı pazarlara taşındığı ifade edildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>AVRUPA’DAKİ BÜYÜME DEVAM EDİYOR</strong></span></p>

<p>Rönesans’ın küresel büyümesinde Avrupa önemli bir yer tutuyor. Şirket, 2009 yılında Avusturyalı PORR’un yüzde 10 hissesini satın alarak Avrupa’daki büyümesinin ilk adımlarından birini attı.</p>

<p>Bunu 2013’te Alpine Bau grubunun bir iştiraki, 2014’te Almanya’nın mühendislik şirketi Heitkamp ve 2015’te Hollanda’nın inşaat şirketlerinden Ballast Nedam’ın satın alınması izledi.</p>

<p>Rönesans’ın ENR sıralamasında Avrupa listesinde de yerini koruduğu bildirildi.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/gencler-ise-hazirlaniyor-peki-is-dunyasi-onlara-hazir-mi-1965</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Gençler İşe Hazırlanıyor! Peki İş Dünyası Onlara Hazır Mı?</h1>
                        <h2>INAN Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bahar Taşkın Öztürk, Özbekistan’ın Semerkant kentinde düzenlenen 12. IPU Genç Parlamenterler Küresel Konferansı’nda gençlerin ekonomik hakları ve istihdama erişimini değerlendirdi. Öztürk, genç işsizliğinin yalnızca beceri eksikliğiyle açıklanamayacağını belirterek iş dünyası, kamu ve kurumların çalışma hayatına geçiş sürecinde ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/gencler-ise-hazirlaniyor-peki-is-dunyasi-onlara-hazir-mi-1788781592.jpg">
                        <figcaption>Gençler İşe Hazırlanıyor! Peki İş Dünyası Onlara Hazır Mı?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>INAN Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bahar Taşkın Öztürk, Özbekistan’ın Semerkant kentinde düzenlenen 12. IPU Genç Parlamenterler Küresel Konferansı’nda gençlerin ekonomik hakları ve istihdama erişimi üzerine konuştu. “Gençlerin Ekonomik Hakları ve Belirsiz Bir Gelecekte İstihdam” başlıklı oturumda konuşan Öztürk, gençlerin iş hayatına katılımının önündeki yapısal engellere, yapay zekânın başlangıç seviyesi işler üzerindeki etkisine ve bakım politikalarının kapsayıcı istihdam açısından önemine dikkat çekti.</p>

<p>Gençlerin çalışma hayatına hazır olup olmadığının tek başına sorgulanmaması gerektiğini belirten Öztürk, “İş dünyası gençlere hazır mı?” sorusunun da gündeme alınması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1788766966_Bahar_Tas__k__n_O__ztu__rk_2.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTİHDAM TEK BAŞINA EKONOMİK GÜVENCE SAĞLAMIYOR</span></strong></p>

<p>Konferansta paylaşılan verilere göre dünya genelindeki gençlerin yüzde 25’i ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Gençlerin işsiz kalma olasılığı yetişkinlere kıyasla yaklaşık 3,4 kat daha yüksek seyrederken, düşük ve alt-orta gelirli ülkelerde çalışan her 10 gençten yaklaşık 9’u kayıt dışı işlerde çalışıyor.</p>

<p>Bahar Taşkın Öztürk, genç istihdamının yalnızca işe yerleşme rakamlarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Gençlerin istihdama katılımını yalnızca işe yerleşme rakamlarıyla ölçemeyiz. Nasıl bir işte çalıştıklarına, ne kadar kazandıklarına, hangi sosyal güvencelere sahip olduklarına ve çalışma hayatında kalıp kalamadıklarına da bakmalıyız. Kurumların yetenek, potansiyel ve çeşitliliğe önem verdiklerini açıklaması kıymetli; ancak gerçek erişim, işe alım sonuçları değiştiğinde sağlanabilir. Niyetleri değil, gençlerin gerçekten kapıdan içeri girip giremediğini ölçmeliyiz.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YAPAY ZEKÂ GENÇLERİN DENEYİM KAZANMA YOLLARINI DEĞİŞTİRİYOR</span></strong></p>

<p>Yapay zekânın genç istihdamı üzerindeki etkilerine de değinen Öztürk, teknolojinin başlangıç seviyesi işleri tamamen ortadan kaldırmasının tek risk olmadığını söyledi. İlk taslakların hazırlanması, temel analiz, basit kodlama ve müşteri taleplerinin sınıflandırılması gibi genç çalışanların deneyim kazandığı görevlerin giderek daha fazla otomasyona devredildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Öztürk, “Yapay zekâ, başlangıç seviyesindeki işleri tümüyle ortadan kaldırmayabilir; ancak bu işlerin gerektirdiği yetkinlikleri ve öğrenme süreçlerini şimdiden değiştiriyor. Gençlerin deneyim kazandığı işleri otomatikleştiriyorsak, bu deneyimin nasıl kazanılacağını da yeniden tasarlamak zorundayız. Aksi hâlde gençler yalnızca ilk işlerini değil, ilk öğrenme fırsatlarını da kaybedebilir.” dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1788766964_Bahar_Tas__k__n_O__ztu__rk_1.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GENÇ KADINLARIN İSTİHDAMINDA BAKIM POLİTİKALARI ÖNE ÇIKIYOR</span></strong></p>

<p>Türkiye’de 15-24 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 23,3’ünün ne eğitimde ne de istihdamda bulunduğunu aktaran Öztürk, bu oranın genç kadınlarda yüzde 30,9’a yükseldiğini belirtti.&nbsp;Bakım hizmetlerinin yalnızca bir sosyal politika alanı değil, iş gücü piyasasının temel unsurlarından biri olarak görülmesi gerektiğini söyleyen Öztürk, anneliğe yönelik koruyucu düzenlemelerin önemini koruduğunu ifade etti.</p>

<p>Bakım politikalarının yalnızca kadınlar üzerinden tasarlanmasının bakım sorumluluğunun kim tarafından üstlenileceğine ilişkin mevcut eşitsizlikleri güçlendirebileceğini belirten Öztürk, bakım sisteminin daha geniş, erişilebilir ve eşitlikçi bir yapıya kavuşturulması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“UYUM TEK TARAFLI BİR SÖZLEŞME OLAMAZ”</span></strong></p>

<p>Gençlerin çalışma hayatına geçişini kolaylaştırmak için karar vericilere üç temel alanda çağrıda bulunan Öztürk; giriş pozisyonlarında deneyim şartlarının kaldırılmasını, ücretli staj ve ilk iş programlarının kamu ile işverenler tarafından birlikte desteklenmesini, sosyal koruma ve bakım altyapısının gençlerin günümüzdeki çalışma ve yaşam biçimleriyle uyumlu hâle getirilmesini önerdi.</p>

<p>Öztürk sözlerini şu ifadelerle tamamladı:&nbsp;“Uyum tek taraflı bir sözleşme olamaz. Gençlerin değişen dünyaya uyum sağlamasını beklerken hükümetlerin, işverenlerin ve kurumların da dönüşmesi gerekiyor. Başarıyı açıklamalarla değil; kimin işe alındığı, kimin işinde kalabildiği, ne kadar kazandığı ve kimin daha başlangıçta sistemin dışında kaldığı üzerinden değerlendirmeliyiz. Gençlerin yalnızca hazırlanmasını değil, geleceğin çalışma hayatına gerçekten katılabilmesini sağlamalıyız.”</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/e-ihracatta-basari-icin-teknoloji-yetmiyor-sirketlere-5-kritik-soru-1964</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>E-İhracatta Başarı İçin Teknoloji Yetmiyor! Şirketlere 5 Kritik Soru</h1>
                        <h2>İstanbul’da düzenlenen IGEXX 2026’da konuşan Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, Türk şirketlerinin e-ihracatta yaptığı kritik hatalara dikkat çekti. Çiğdemli, bir pazaryerine ürün koymanın veya web sitesini İngilizceye çevirmenin tek başına e-ihracat anlamına gelmediğini belirterek şirketlere hedef pazarı analiz etme ve doğru iş modelini kurma çağrısı yaptı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/e-ihracatta-basari-icin-teknoloji-yetmiyor-sirketlere-5-kritik-soru-1788777709.jpg">
                        <figcaption>E-İhracatta Başarı İçin Teknoloji Yetmiyor! Şirketlere 5 Kritik Soru</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Toplam 6,1 trilyon dolarlık ticaret hacmini yöneten dünyanın önde gelen e-ticaret pazaryerleri, 3-5 Eylül tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi’nde (IGEXX 2026) bir araya geldi.&nbsp;Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) iş birliğiyle düzenlenen zirvede Amazon, Alibaba, Walmart Marketplace, eBay, TikTok Shop, SHEIN, Tmall ve JD.com’un da aralarında bulunduğu 50’ye yakın küresel e-ticaret platformu İstanbul’da buluştu. Zirve kapsamında düzenlenen panelde konuşan TOBB E-ticaret Meclis Üyesi ve Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, Türkiye’den dünyaya açılmak isteyen şirketlerin yaptığı hataları ve sürdürülebilir büyümenin kritik noktalarını anlattı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1788599298_gitex__1_.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“WEB SİTESİNİ İNGİLİZCE YAPMAK E-İHRACAT İÇİN YETERLİ DEĞİL”</span></strong></p>

<p>Ticimax olarak sahada yüzlerce şirketle çalıştıklarını ve binlerce şirketin ihtiyaçlarını dinlediklerini belirten Çiğdemli, e-ihracatta karşılaştığı en büyük yanılgının teknolojiyle işe başlamak olduğunu söyledi.&nbsp;“Benim gördüğüm en büyük hata, bir işletmenin iş modelinden önce teknolojiyi seçmesi” diyen Çiğdemli, Türkiye’de başarıyla çalışan bir e-ticaret modelinin aynı şekilde başka bir ülkeye taşınmasının sonuç vermeyebileceğine dikkat çekti. Çiğdemli, “Bir işletme yurt dışındaki bir pazaryerine ürünlerini koyduğunda ‘Ben e-ihracat yapıyorum’ zannediyor. Veya kendi web sitesini açıp dilini İngilizce yaptığında, döviz kurunu eklediğinde tamamen e-ihracata hazır olduğunu düşünüyor. Oysa Almanya’daki kullanıcının beklediği teslim süresi ve iade koşullarıyla Körfez ülkelerindeki tüketicinin alışkanlıkları ve ödeme yöntemleri birbirinden farklı” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">E-İHRACATA BAŞLAMADAN ÖNCE 5 SORU</span></strong></p>

<p>Şirketlerin teknoloji yatırımından önce hedef pazarın dinamiklerini çözmesi gerektiğini vurgulayan Çiğdemli, e-ihracata çıkmadan önce beş temel sorunun yanıtlanması gerektiğini belirtti.&nbsp;Bu sorular; hangi ülkeye satış yapılacağı, kime satış yapılacağı, hangi ödeme yönteminin kullanılacağı, ürünün kaç günde teslim edileceği ve iade sürecinin kaç günde tamamlanacağı olarak sıralandı. Çiğdemli, “Eğer bu soruların cevabını verebiliyorsak, cevaplar zaten hangi teknolojiyi kullanmamız gerektiğini söylüyor. Veremiyorsak sorun teknoloji değil, iş modelinin henüz belirlenmemiş olmasıdır” diye konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“YARIN OLMAK İSTEDİĞİNİZ ŞİRKET HANGİ ALTYAPIYI KULLANIYOR?”</span></strong></p>

<p>E-ticaret şirketlerinin teknoloji altyapısını yalnızca bugünkü ihtiyaçlarına göre seçmemesi gerektiğini belirten Çiğdemli, şirketlere üç-beş yıl sonrasını düşünerek hareket etmelerini önerdi.&nbsp;“Ben üç yıl sonra olmak istediğim yerde bulunan, benden beş kat büyük bir şirketi kendime örnek alıyorsam, ‘O şirket hangi altyapıyı kullanıyor?’ diye bakmam lazım” diyen Çiğdemli, teknoloji sağlayıcılarının sunduğu özelliklerden çok, bu özelliklerin gerçek şirketler tarafından nasıl kullanıldığına bakılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Yaklaşık 21 yıldır e-ticaret teknolojileri geliştirdiklerini belirten Çiğdemli, “Size yüzlerce özellik gösterebilirim. Broşürlerde veya web sitesinde ‘Bizde şu özellikler var’ diyebilirsiniz. Ama asıl soru şu; Müşteri bunları gerçekten kullanıyor mu ve o altyapıyla hedeflediği büyüklüğe ulaşabiliyor mu? Bence en iyi kriterlerden biri bu” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İKİNCİ ÜLKEYLE BİRLİKTE E-İHRACAT “MÜHENDİSLİK İŞİNE” DÖNÜŞÜYOR</span></strong></p>

<p>Tek bir ülkeye satış yapmanın görece daha kolay olduğunu ifade eden Çiğdemli, asıl sınavın ikinci ve üçüncü pazara açılırken başladığını söyledi. “Birinci ülke pazarlama, ikincisi artık mühendislik işi” diyen Çiğdemli, her yeni pazarın farklı sipariş, ödeme, lojistik, depo ve iade sistemleri anlamına geldiğine dikkat çekti.&nbsp;Çiğdemli, “Amerika’ya satış yapacağım, Amazon depolarını kullanacağım. Bunlara entegre olabiliyor muyum? Fransa’ya gireceğim; oranın kültürüne ve farklı ödeme sistemlerine uyum sağlayabiliyor muyum? Bunların hepsini sorgulamak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÜYÜDÜKÇE BİRİM TEKNOLOJİ MALİYETİ DÜŞMELİ</span></strong></p>

<p>Büyüme sürecinde gözden kaçırılan konulardan birinin teknoloji maliyetleri olduğunu söyleyen Çiğdemli, şirket hacmi büyüdükçe toplam teknoloji maliyetinin artmasının doğal olduğunu ancak birim maliyetin düşmesi gerektiğini belirtti. Çiğdemli, “Bu altyapıda büyüdükçe, satışım arttıkça maliyetim ne olacak? İşletmenin hacmi büyüdükçe birim fiyatının düşmesi lazım. Toplam maliyet elbette artacaktır ama birim fiyatları düşerek artmalı” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ALTYAPI DEĞİŞİKLİĞİ İÇİN 3 SİNYAL</span></strong></p>

<p>Çiğdemli’ye göre şirketlerin mevcut e-ticaret altyapılarının büyümelerine artık yetişemediğini gösteren üç temel sinyal bulunuyor.&nbsp;Bunlar, operasyonu yönetebilmek için sürekli daha fazla insana ihtiyaç duyulması, ihtiyaç duyulan özelleştirmelerin yapılamaması ve dönüşüm oranlarının yükselmemesi olarak sıralandı.</p>

<p>“Belirli bir hacme geldiniz ve kendinizi artık bir kalıbın içinde hissediyorsunuz. Bazı özelleştirmelere ihtiyacınız var ve altyapı sağlayıcınız ‘Ben bu kadarım’ diyorsa artık değiştirmeniz gerekiyor” diyen Çiğdemli, şirketin büyüme hızına ayak uydurabilen ve yeni ihtiyaçlara çözüm geliştirebilen altyapıların değiştirilmesine gerek olmadığını söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“KAZANAN ŞİRKET, DENEMİŞ OLAN ŞİRKETTİR”</span></strong></p>

<p>E-ihracatta teknolojinin ve doğru iş modelinin yanında cesaretin de kritik olduğunu belirten Çiğdemli, bunun kontrolsüz yatırım anlamına gelmediğini vurguladı. “Hiçbir fizibilite yapmadan, pazarı araştırmadan, ürün gerçekten uygun fiyata satılabilecek hale gelmeden para yakmaya başlarsanız çok sayıda başarısız işletme örneği görürsünüz. Fizibilitenin düzgün yapıldığı ve ürünlerin gerçekten kârlı biçimde satılabildiği noktada ise cesaretle gelen çok büyük başarılar gördük” dedi.</p>

<p>Türkiye’de şirketlerin e-ticarete girme konusunda önemli bir çekince yaşamadığını ancak aynı cesaretin e-ihracatta henüz oluşmadığını söyleyen Çiğdemli, şirketlere küçük ölçekli denemelerle yeni pazarlara açılma çağrısında bulundu.&nbsp;“Kazanan şirket, denemiş olan şirkettir. Çok fazla para yakmadan deneyin, test edin, farklı stratejiler uygulayın. Olmuyorsa geri dönersiniz. Ucuza geri dönmek başka bir şeydir; hiç cesaret etmemek başka bir şey. E-ihracatta başlamak, cesaret etmek ve ilerlemek değerli.”</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/degisen-gunluk-tempoyla-birlikte-takviye-edici-gida-secimi-yeniden-sekilleniyor-1963</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Değişen Günlük Tempoyla Birlikte Takviye Edici Gıda Seçimi Yeniden Şekilleniyor</h1>
                        <h2>Sonbaharla birlikte günlük tempo, uyku ve beslenme düzeni yeniden şekillenirken takviye edici gıda seçiminde yaşa, içeriğe ve kullanım alışkanlığına uygun form büyük önem taşıyor. Wellcare; Omega 3, Kidsfer, Vitamin D3 ve NeuroGo ürünlerini sıvı, damla, sprey ve tablet alternatifleriyle sunuyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/degisen-gunluk-tempoyla-birlikte-takviye-edici-gida-secimi-yeniden-sekilleniyor-1788774735.webp">
                        <figcaption>Değişen Günlük Tempoyla Birlikte Takviye Edici Gıda Seçimi Yeniden Şekilleniyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Sonbaharla birlikte günlük tempo ve alışkanlıklar yeniden şekillenirken, takviye edici gıda seçiminde içeriğin yanı sıra yaşa ve kullanım alışkanlığına uygun form da önem kazanıyor. Wellcare; Omega 3 Balık Yağı, Kidsfer, Vitamin D3 600 IU ve NeuroGo’yu sıvı, damla, sprey ve tablet alternatifleriyle farklı rutinlere uygun seçenekler olarak sunuyor.</p>

<p>​Günler kısalıyor, ajandalar yeniden doluyor, evde ve dışarıda geçirilen zaman farklı bir düzene oturuyor. Yaz aylarının daha esnek ritminden uzaklaşılırken uyku, öğün ve çalışma saatleri belirginleşiyor; günlük alışkanlıkların sürdürülebilir biçimde planlanması önem kazanıyor.</p>

<p>​Bu düzenin temelinde yeterli ve dengeli beslenme, düzenli uyku ve hareketli yaşam yer alıyor. Takviye edici gıda tercihinde ise yaş grubu, içerik, tavsiye edilen günlük porsiyon ve ürün formunun birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Wellcare, sıvıdan damlaya, spreyden tablete uzanan farklı form alternatifleriyle çeşitli yaş gruplarına ve kullanım alışkanlıklarına yönelik seçenekler sunuyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​SIVI FORMDA OMEGA 3 BALIK YAĞI ALTERNATİFLERİ</strong></span></p>

<p>​Wellcare Omega 3 Balık Yağı; karışık meyve, doğal mandalina ve doğal portakal aromalı sıvı form seçenekleriyle günlük rutine kolayca eklenebiliyor. Trigliserid formda Omega 3 içeren karışık meyve aromalı ve doğal mandalina aromalı ürünlerin 5 ml’lik porsiyonunda 1.490 mg toplam Omega 3, 740 mg EPA ve 520 mg DHA bulunuyor. Doğal portakal aromalı Wellcare Uniq DHA balık yağı ise 5 ml’lik porsiyonda; 1490 mg Omega 3, 1.100 mg DHA ve 230 mg EPA içeriyor. Koruyucu, tatlandırıcı, şeker, renklendirici ve gluten içermeyen ürünler IFOS onayına sahip. EPA ve DHA kalbin normal fonksiyonuna; DHA ise normal beyin fonksiyonlarının ve normal görme yetisinin korunmasına katkıda bulunuyor. Ürünün tavsiye edilen günlük porsiyonu 3-4 yaş grubu için 2,5 mL; 4-10 yaş grubu ve yetişkinler için ise 5 mL olarak belirtiliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​DEMİR DESTEĞİNDE DAMLA VE SIVI FORM SEÇENEĞİ</strong></span></p>

<p>​Patentli Lipofer mikroenkapsüle demir içeren Wellcare Kidsfer, damla ve sıvı olmak üzere iki farklı formda sunuluyor. Damla formun 1 mL’sinde 8,5 mg mikroenkapsüle demir bulunuyor ve 4-10 yaş grubu için günde 1 mL kullanılması tavsiye ediliyor. Tutti frutti aromalı sıvı form ise 1,25 mL’de 7,5 mg, 2,5 mL’de 15 mg demir içeriyor. Sıvı formun tavsiye edilen günlük porsiyonu 4-10 yaş grubu için 1,25 mL, 11 yaş ve üzeri için 2,5 mL olarak belirtiliyor. Her iki form da koruyucu, renklendirici ve gluten içermiyor. Demir; normal enerji oluşum metabolizmasına, kırmızı kan hücrelerinin ve hemoglobinin normal oluşumuna, vücutta normal oksijen taşınmasına ve bağışıklık sisteminin normal fonksiyonuna katkıda bulunuyor. Ayrıca yorgunluğun ve bitkinliğin azalmasına katkı sağlıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​TEK FISLA 600 IU D VİTAMİNİ VE D3K2 SPREY FORM</strong></span></p>

<p>​Sprey formuyla pratik bir kullanım sunan Wellcare Vitamin D3 600 IU, her fısta 600 IU D3 vitamini içeriyor. D vitamini; normal kemiklerin, normal kas fonksiyonunun ve normal dişlerin korunmasına katkıda bulunurken bağışıklık sisteminin normal fonksiyonuna katkıda bulunuyor. Gluten, koruyucu, renklendirici ve şeker içermeyen ürün, 30 mL’lik sprey formunda sunuluyor.</p>

<p>​Wellcare Vitamin D3K2 tek fısta 1000 IU D vitamini ve 25 mcg K2 vitamini içerir. D ve K vitamini normal kemiklerin korunmasına katkıda bulunurken, D vitamini normal kas fonksiyonunun korunmasına katkıda bulunuyor. Gluten, koruyucu, renklendirici ve şeker içermeyen Wellcare Vitamin D3K2 30 mL’lik sprey formunda sunuluyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​GÜNLÜK KULLANIM ALIŞKANLIĞINA GÖRE TABLET VEYA SIVI FORM</strong></span></p>

<p>​Wellcare NeuroGo ailesi, tablet ve kiraz aromalı sıvı form seçenekleriyle farklı kullanım tercihlerine yanıt veriyor. NeuroGo Tablet; sitikolin, fosfatidilserin, magnezyum L-treonat, ginkgo biloba ekstresi, B6 ve B12 vitaminlerini bir araya getiriyor. Ürünün 11 yaş ve üzeri için günde 1 veya 2 tablet kullanılması öneriliyor. NeuroGo Minies Sıvı ise sitikolin, fosfatidilserin ve B12 vitamini içeriyor. Kiraz aromalı sıvı formun tavsiye edilen günlük porsiyonu 4-10 yaş grubu için 5 mL, 11 yaş ve üzeri için 5 veya 10 mL olarak belirtiliyor. Her iki form da vegan kullanıma uygun ve gluten içermiyor.</p>

<p>​B6 ve B12 vitaminleri, sinir sisteminin normal işleyişine ve yorgunluğun ve bitkinliğin azalmasına katkıda bulunuyor. Takviye edici gıdaların yaş grupları göz önünde bulundurularak, etiket üzerindeki tavsiye edilen günlük porsiyon doğrultusunda kullanılması gerekiyor.</p>

<p>​Takviye edici gıdalar normal beslenmenin yerine geçmez; ilaç değildir ve hastalıkların önlenmesi veya tedavi edilmesi amacıyla kullanılmaz. Hamilelik ve emzirme dönemi ile hastalık veya ilaç kullanılması durumunda hekime danışılması önerilir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ifco-sonrasi-kritik-soru-fuar-kac-siparis-birakti-1962</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>IFCO Sonrası Kritik Soru: Fuar Kaç Sipariş Bıraktı?</h1>
                        <h2>IFCO’nun ardından gözler fuarın ziyaretçi sayısından çok sektöre bıraktığı iş hacmine çevrildi. Şubat ayında 29 bin 746 olan ziyaretçi sayısı ağustosta 12 bin 550’ye gerilerken, fuara 117 ülkeden 4 bin 525 yabancı profesyonel katıldı. Hazır giyimde artan maliyetler nedeniyle fiyat avantajının zayıfladığına dikkat çekilirken, Türkiye’nin Avrupa’ya yakınlığı, hızlı teslimat ve lojistik gücünün yeni rekabet alanları arasında öne çıktığı belirtildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ifco-sonrasi-kritik-soru-fuar-kac-siparis-birakti-1788696405.jpg">
                        <figcaption>IFCO Sonrası Kritik Soru: Fuar Kaç Sipariş Bıraktı?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Gazeteci-yazar Murat Çetin, Tekstil Dergi’de kaleme aldığı “Erdal Bahçıvan Aday Olmayacak!” başlıklı yazısında, IFCO’nun ardından hazır giyim sektörünün fuardan elde ettiği ticari sonuçlara dikkat çekti. Çetin, fuardaki ziyaretçi sayısının yanı sıra yabancı profesyonellerin katılımı ve fuarın sektöre bırakacağı siparişlerin önemine vurgu yaptı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">IFCO’DA 117 ÜLKEDEN ZİYARETÇİ</span></strong></p>

<p>Murat Çetin’in yazısında yer verdiği bilgilere göre, IFCO’nun şubat ayındaki organizasyonunda 29 bin 746 ziyaretçi gelirken, ağustos ayındaki fuarda bu sayı 12 bin 550 olarak gerçekleşti.&nbsp;Ziyaretçi sayısındaki düşüşe karşın fuarın uluslararası niteliği dikkat çekti. Ağustos organizasyonuna 117 ülkeden 4 bin 525 yabancı profesyonel katıldı. Yabancı profesyonellerin toplam ziyaretçiler içindeki payı yüzde 36 oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ASLINDA ÖNEMLİ OLAN SİPARİŞ</span></strong></p>

<p>Çetin, yazısında İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan açısından artık ziyaretçi sayısından çok siparişlerin önem taşıdığına işaret etti. Yazıda, 117 ülkeden alıcının İstanbul’a getirilmesi, üreticilerle buluşturulması ve koleksiyonların tanıtılmasının ardından asıl önemli konunun bu temasların ticari sonuçlara dönüşmesi olduğu vurgulandı.&nbsp;Çetin, yazısında şu sorulara dikkat çekti: Kaç ziyaretçi sipariş verdi? Kaçı yeniden gelecek? Kaçı Türk markalarını kendi ülkelerine taşıyacak? Kaçı fabrikalara yeni iş bırakacak?</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“FUARIN DEĞERİNİ SİPARİŞ VERİR”</span></strong></p>

<p>Murat Çetin, fuarlarda ziyaretçi sayısının tek başına yeterli bir gösterge olmadığını belirterek, fuarın gerçek değerinin siparişlerle ortaya çıkacağını ifade etti. Çetin’in yazısında, 2027 yılında ağustos ayında düzenlenmesi planlanan fuarın eylül ayına taşınmasının da sektör takvimi açısından önem taşıdığı belirtildi.&nbsp;Hazır giyim sektörünün son üç yıldır pazar kaybı yaşadığına dikkat çekilen yazıda, yalnızca fuarın kalabalık geçmesinin sektör açısından yeterli olmadığı, asıl beklentinin yeni iş ve sipariş yaratılması olduğu aktarıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE’NİN FİYAT AVANTAJI ZAYIFLADI</span></strong></p>

<p>Murat Çetin yazısının devamında Türkiye’nin hazır giyim ihracatındaki rekabet koşullarına da değindi. Geçmişte Avrupa pazarlarına yakınlık ve düşük işçilik maliyetlerinin Türkiye açısından önemli avantajlar sağladığı belirtilen yazıda, işçilik ve enerji maliyetlerindeki artışın yanı sıra finansman koşullarının ağırlaşması ve kurun maliyetlerin gerisinde kalmasının fiyat avantajını zayıflattığı ifade edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ KOZ: COĞRAFİ KONUM</span></strong></p>

<p>Çetin, yazısında Şekib Avdagiç’in dikkat çektiği coğrafi avantaja da yer verdi.&nbsp;Küresel ticarette alıcıların yalnızca fiyatı değil, teslimat süresini, mesafeyi ve tedarikçinin güvenilirliğini de dikkate aldığına dikkat çekildi.Pandemi döneminde tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar ile savaşların ticaret yollarını değiştirmesi, üretimde yalnızca fiyatın belirleyici olmadığı bir tabloyu ortaya çıkardı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YAKINLIK, HIZ VE GÜVEN ÖNE ÇIKIYOR</span></strong></p>

<p>Yazıda Türkiye’nin Avrupa’ya yakınlığı, üretim kültürü, sanayi altyapısı ve lojistik kabiliyetinin önemli avantajlar olduğu belirtildi.&nbsp;Türkiye’nin siparişleri daha kısa sürede teslim edebilmesinin de rekabette öne çıkabilecek unsurlardan biri olduğu ifade edildi. Çetin’in değerlendirmesinde, Çin’in daha düşük maliyetlerle üretim yapabildiği, Bangladeş’in ise işçilik maliyetlerinde Türkiye’nin altında kaldığı belirtilirken, Türkiye’nin rekabette fiyatı taklit etmek yerine kendi avantajlarını öne çıkarması gerektiği vurgulandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">COĞRAFYA HÂLÂ TÜRKİYE’NİN ELİNDE</span></strong></p>

<p>Yazıda, artan işçilik, enerji ve finansman maliyetlerine rağmen Türkiye’nin Avrupa pazarına yakınlığının önemli bir avantaj olmaya devam ettiği vurgulandı.</p>

<p>Çetin’in yazısında bu durum, “Coğrafyamıza henüz zam gelmedi” ifadesiyle özetlendi.</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/erdal-bahcivan-aday-olmayacak-21"><span style="color:#c0392b"><strong>YAZININ TAMAMI BURADA</strong></span></a></p>

<p><span style="color:#c0392b"><strong><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-09-03%20at%2009_41_10.jpeg" style="height:691px; width:800px" /></strong></span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/cevdet-yilmaz-enflasyon-2029da-yuzde-9a-dusurulecek-1961</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Cevdet Yılmaz: Enflasyon 2029’da Yüzde 9’a Düşürülecek</h1>
                        <h2>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ı (OVP) açıkladı. Programa göre 2026’da yüzde 3,3 büyüme, yüzde 28,4 enflasyon öngörülürken, 2029’da büyümenin yüzde 5’e, enflasyonun yüzde 9’a gerilemesi hedefleniyor. OVP, Resmi Gazete’de de yayımlandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/cevdet-yilmaz-enflasyon-2029da-yuzde-9a-dusurulecek-1788695766.jpg">
                        <figcaption>Cevdet Yılmaz: Enflasyon 2029’da Yüzde 9’a Düşürülecek</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin 3 yıllık yol haritası niteliğindeki Orta Vadeli Programı (OVP) Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen toplantıda açıkladı. 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program, Resmi Gazete’de de yayımlandı.<br />
Buna göre Cevdet Yılmaz, 2026’da yüzde 3,3 olmasını bekledikleri büyümenin kademeli olarak güçlenerek 2027’de yüzde 4,2’ye, 2028’de yüzde 4,6’ya ve 2029’da yüzde 5’e ulaşmasını öngördüklerini bildirdi.<br />
Yılmaz, 2026’da yüzde 28,4 olarak gerçekleşmesini öngördükleri enflasyonun ise 2027’de yüzde 21’e, 2028’de yüzde 13,5’e ve 2029’da yüzde 9’a gerilemesini hedeflediklerini belirtti.<br />
Yılmaz ayrıca OVP’nin seçimlerin zamanında yapılacağı varsayımıyla hazırlandığını belirterek, “Seçimi öne alacaksa Meclis’in takdirinde” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÜYÜME VE ENFLASYON TAHMİNLERİNDE GÜNCELLEME</span></strong></p>

<p>Yeni OVP’de 2026 yılı ekonomik büyüme tahminini önceki programdaki yüzde 3,8 seviyesinden yüzde 3,3’e düşürdüklerini belirten Yılmaz, sanayi büyümesi tahminini de yüzde 4,0’tan yüzde 2,3’e çektiklerini söyledi. Önceki OVP’de yüzde 16 olarak öngörülen 2026 yıl sonu TÜFE tahminini yeni programda yüzde 28,4’e yükselttiklerini kaydetti.<br />
Dış ticaret açığı tahminini 96 milyar dolardan 105 milyar dolara, enerji ithalatı beklentisini 63 milyar dolardan 71 milyar dolara yükselttiklerini, turizm gelirleri tahminini ise 68 milyar dolardan 65 milyar dolara düşürdüklerini açıkladı. Cari açığın GSYH’ye oranına ilişkin tahmini de yüzde 1,3’ten yüzde 2,6’ya yükselttiklerini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">REZERV ARTIŞI VE RİSK PRİMİNDEKİ İYİLEŞME</span></strong></p>

<p>Uygulanan ekonomi politikalarının meyvelerini verdiğini ifade eden Yılmaz, brüt rezervlerin 89,7 milyar dolarlık artışla 188,2 milyar dolar seviyesine yükseldiğini söyledi. Türkiye’nin risk priminin (CDS) 700 baz puan seviyelerinden 220’nin altına gerilediğini, bunun hem kamu hem de özel sektörün borçlanma maliyetlerini ve faiz yükünü önemli ölçüde hafiflettiğini belirtti.<br />
Savaşın enflasyona maliyetinin 7 puan olarak hesaplandığını kaydeden Yılmaz, Mayıs 2024’te yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyonun uygulanan politikalarla belirgin düşüş eğilimine girdiğini, ancak savaş koşullarının oluşturduğu arz yönlü baskılar nedeniyle geçici olarak yataylaştığını ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACATTA KATMA DEĞERLİ DÖNÜŞÜM</span></strong></p>

<p>Küresel talepteki yavaşlamaya rağmen yıllıklandırılmış ihracatın ağustos ayı itibarıyla 280 milyar dolar seviyesine ulaştığını belirten Yılmaz, orta ve yüksek teknolojili ürünlerin payının yüzde 40’tan yüzde 44,1 seviyesine çıktığını söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">2027-2029 HEDEFLERİ</span></strong></p>

<p>2026’da yüzde 3,3 olmasını bekledikleri büyümenin kademeli olarak güçlenerek 2027’de yüzde 4,2’ye, 2028’de yüzde 4,6’ya ve 2029’da yüzde 5’e ulaşmasını öngördüklerini tekrarlayan Yılmaz, enflasyonun 2027’de yüzde 21’e, 2028’de yüzde 13,5’e ve 2029’da yüzde 9’a gerilemesini hedeflediklerini bildirdi.<br />
İşsizlik tahmini 2027 yılı için yüzde 8,0, 2028 yılı için yüzde 7,8 ve 2029 yılı için yüzde 7,6 olarak belirlendi. Cari açığın GSYH’ye oranı tahmini ise 2027 yılı için yüzde 1,9, 2028 yılı için yüzde 1,8 ve 2029 yılı için yüzde 1,6 olarak belirlendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MERKEZ BANKASI BAŞKANI KARAHAN’IN DEĞERLENDİRMESİ</span></strong></p>

<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, enflasyon verilerinde son dönemde para politikasının etkileyebildiği alanlarda olumlu gelişmeler görüldüğünü belirtti. Soru-cevap bölümünde Karahan, “Önce pandemi ile başladı, daha sonra tedarik zincirlerinde yaşanan dönem dönem sıkıntılar, ardından ticaret savaşları ve bu yıl da gerçekleşen fiziksel savaş kaynaklı olarak artan enerji maliyetleri söz konusu. Bunun dışında, ulaştırma hizmetlerine yansıyan etkileri ve bu hizmetlerin gıdadan tutun birçok ürüne yansıyan etkileri de var. Savaşın beraberinde getirdiği dinamiklerin, gübre gibi birçok tarıma girdi teşkil eden kalemlerde yarattığı etkiyi görüyoruz” dedi.<br />
Karahan ayrıca, “Ciddi bir revizyon ama enflasyon görünümünde karamsarlığa sebep olacak bir revizyon olarak değerlendirmiyoruz. Enflasyon verilerine son dönemde, aylık verilere de baktığımızda bir katılık söz konusu. Ancak hizmet ve eğitimde önceki senelere göre daha olumlu bir görünüm söz konusu. Öte yandan buradaki yatay görünümün ulaştırma ve haberleşme kalemlerinden kaynaklandığını görüyoruz” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HAZİNE VE MALİYE BAKANI ŞİMŞEK’İN AÇIKLAMALARI</span></strong></p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, finansmana erişimi ve üretken kapasiteyi güçlü şekilde desteklediklerini belirterek, KOBİ kredilerinin toplam krediler içindeki payının yüzde 27’ye çıktığını söyledi.<br />
Şimşek, “OVP’lerin en önemli getirisi öngörülebilirliktir, bu çok önemli. Öngörülebilirlikte de artış var. Hedefler tartışılabilir ama bu programlar öngörülebilirliği artırdı. Kural bazlı yaklaşım esas oldu. Tamponları inşa ettik. Cari açıkta kırılganlığın azalmış olması bence çok değerlidir. 25 yıllık ortalamalara bakın. Altın hariç bakarsanız düzelme çok daha ciddi boyutlarda, yapısal olarak. KKM önemli bir koşullu yükümlülüktü, oradan çıkış önemliydi. Vatandaşlarımızın bütün bu şoklara rağmen geçmişe oranla döviz talebi, liraya olan güveni çok farklı bir noktada. Bunları programın kazanımları olarak görüyorum. Olay hedeflerin takibi şeklinde olmamalı” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YILMAZ’DAN ENFLASYON SORUSUNA YANIT</span></strong></p>

<p>EKONOMİ Gazetesi Ankara Temsilcisi Maruf Buzcugil’in sorusunu Cevdet Yılmaz şöyle yanıtladı: “Diğer ülkelerden niye daha fazla etkilendik diye bir soru oldu. Geçmişten gelen yüksek enflasyon oranı, ne yapılırsa yapılsın belli ölçüde mevcut sürece yansıyor. Düşük bazla bu sürece girenlerle yüksek enflasyonla girenler aynı şekilde enflasyondan etkilenmiyor. Geçmişin getirdiği atalet var, bunu unutmamak lazım. Dünya enflasyonundaki gelişmeyi de söyledim. Belki puan olarak yüksek gelmeyebilir ama geçmişe bakıldığında, oransal olarak baktığınızda ciddi bir etkilenme olduğunu görüyorsunuz.<br />
Enflasyonla mücadele neden bu kadar uzun sürdü sorusuna dair de iki şey söyleyebilirim. Bir tanesi şu ki dış konjonktür de hiç destek olmadı. Hep olumsuz sürprizlerle karşılaştık. Savaşlar, başka birtakım gelişmeler... Programlar yaşanırken kontrol edemediğiniz sürprizler her zaman olur. Bu bazen olumlu bir sürpriz, bazen olumsuz bir sürpriz olur. Doğrusu, son üç yılda olumlu bir sürpriz görmedik. Genelde olumsuz etkileyen hususlar oldu, mücadelemizi uzattı.<br />
Savaşın etkisi olmasa yüzde 31,5’lerden değil de yüzde 25 enflasyonlardan bahsediyor olacaktık. Bu çok farklı bir finansal atmosferi getirecekti. Tabii ki elimizde olmayan unsurlar olabilir. Bunlara karşı gerekli tedbirleri alıp yolumuza devam etmek zorundayız.<br />
İkinci söyleyeceğim de şudur: Biz bu programı yürütürken büyüme ve enflasyonla mücadele arasında denge kurmaya gayret ettik. Bir taraftan enflasyonu düşürürken, bir taraftan da büyümemizi ve sosyal refahı belli bir seviyede tutma gayreti içinde olduk. Bunun da bir miktar etkisi olduğunu söyleyebilirim.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">VERGİ DENETİMİ VE TASARRUF ADIMLARI</span></strong></p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Maliye Bakanlığı, yaptırım boyutu hariç izleme, denetleme ve raporlama boyutlarında çok güçlü bir fonksiyon icra ediyor ve sonuç alıyoruz. En çok vatandaşlarımızın sahada bize ilettiği hususlardan bir tanesi kamuda taşıt kullanımı konusu. 2025 yılında sözleşmesi sona eren kiralık araçlarda yenilenen sözleşmelerde yeniden kiralanan taşıtları yüzde 21 düşürdük. 2025 yılında diyelim ki 100 taşıtın kiralama sözleşmesi bitti, yenilerken onu 79 olarak yenilemişiz. Dolayısıyla burada çok güçlü bir tasarruf var.<br />
Doğru, yatırımlar boyutuyla bakarsanız sadece hizmet binalarını gözden geçirdik. Tespitlerimizde genelde mükellefe ‘Git lütfen düzelt’ diyoruz. Vergi Denetim Kurulu yeni ilkeler ortaya koydu. Önceden büyük veri analitiğini kullanarak tespitlerimizi mükelleflerimizle paylaşıyoruz. ‘Bakın tespitlerimiz bu, biz denetlemeden önce siz düzeltmek isterseniz buyurun düzeltin’ diyoruz.<br />
Her 100 büyük şirketin 31’ini denetliyoruz. Yani büyük şirketlerde denetim oranı 2026 yılı için konuşursak yüzde 31,3. 2024 yılında yüzde 11 civarındaydı.<br />
Vergi gelirlerinin milli gelirlere oranı 15,4. 2023’te 16,6’ya çıktı. 2026’da ise yüzde 17’nin üzerine çıktı. 2027’de yüzde 18 civarında.<br />
Dolaylı vergiler adil vergiler olarak görülmez. Vergide adaleti sağlamak için çok ciddi tedbir aldık. Bu sayede dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki payını azalttık. Bu pay 2023’te yüzde 65,5’e kadar çıkmıştı. 2026 için tahminimiz yüzde 60’ın bir tık altına kadar inebilir. Bu ciddi bir ilerleme, zor bir konjonktür.<br />
Bahane olarak sunmuyorum ama çok uzun yıllardır bakanlık yapan arkadaşlarınız olarak şunu söyleyeyim: Önceki dönemlere göre daha zorlu bir süreçle karşı karşıyayız. Küresel ticaretten, jeopolitik gerginlikten fiili çatışmalara kadar.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/hizmet-ithalati-artarken-ihracatin-lokomotifi-seyahat-sektoru-oldu-1960</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hizmet İthalatı Artarken İhracatın Lokomotifi Seyahat Sektörü Oldu</h1>
                        <h2>Türkiye’nin hizmet ihracatı 2025 yılında yüzde 6,5 artış göstererek 124,9 milyar dolara ulaşırken, hizmet ithalatı ise yüzde 9,6 artarak 61,9 milyar dolar seviyesine yükseldi. Hizmet ihracatının neredeyse yarısını seyahat gelirleri oluşturdu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/hizmet-ithalati-artarken-ihracatin-lokomotifi-seyahat-sektoru-oldu-1788521505.jpg">
                        <figcaption>Hizmet İthalatı Artarken İhracatın Lokomotifi Seyahat Sektörü Oldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye’nin uluslararası hizmet ticaretindeki büyüme 2025 yılında da devam etti. Açıklanan uluslararası hizmet ticareti istatistiklerine göre, 2024 yılında 117,3 milyar dolar olan hizmet ihracatı, 2025’te yüzde 6,5 artarak 124,9 milyar dolara çıktı. Aynı dönemde hizmet ithalatındaki artış ihracatın üzerinde gerçekleşti. 2024 yılında 56,4 milyar dolar seviyesinde bulunan hizmet ithalatı, yüzde 9,6’lık yükselişle 61,9 milyar dolara ulaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEYAHAT HİZMETLERİ İHRACATIN LOKOMOTİFİ OLDU</span></strong></p>

<p>Hizmet ihracatının sektörel dağılımında seyahat hizmetleri yüzde 48,1’lik payla ilk sırada yer aldı. Seyahat hizmetlerini yüzde 34,1 ile taşımacılık, yüzde 6,3 ile diğer iş hizmetleri takip etti. Taşımacılık hizmetleri ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 3,5 artarak 42 milyar 571 milyon dolara yükseldi. Telekomünikasyon, bilgisayar ve bilgi hizmetlerinde ise dikkat çekici bir büyüme kaydedildi. Bu alandaki ihracat yüzde 25,3 artarak 6 milyar 724 milyon dolara ulaştı. Hizmet ithalatının yüzde 32’sini taşımacılık hizmetleri oluşturdu. Diğer iş hizmetlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 16,9, seyahat hizmetlerinin payı ise yüzde 14,5 olarak hesaplandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HİZMET TİCARETİNDE AB AĞIRLIĞI VE LİDER ÜLKELER</span></strong></p>

<p>Seyahat hizmetleri hariç değerlendirildiğinde, Türkiye’nin hizmet ticaretinde en önemli pazar Avrupa Birliği ülkeleri oldu. Türkiye, 2025 yılında AB ülkelerine 25 milyar 330 milyon dolarlık hizmet ihracatı gerçekleştirirken, aynı ülkelerden 24 milyar 733 milyon dolarlık hizmet ithal etti. AB ülkelerinin seyahat hariç toplam hizmet ihracatındaki payı yüzde 37,9, ithalattaki payı ise yüzde 45,3 olarak gerçekleşti. Seyahat hizmetleri hariç ülke bazında hizmet ihracatında ABD ilk sırada yer aldı. ABD’ye gerçekleştirilen hizmet ihracatı 8 milyar 338 milyon dolara ulaşırken, ülkenin toplam içindeki payı yüzde 12,9 oldu. ABD’yi yüzde 11,5 ile Almanya, yüzde 6,6 ile Birleşik Krallık takip etti. Hizmet ithalatında ise 6 milyar 667 milyon dolar ve yüzde 12,6’lık payla İrlanda ilk sırada yer aldı. İrlanda’nın ardından 4 milyar 797 milyon dolarla Birleşik Krallık ve 4 milyar 378 milyon dolarla ABD sıralandı.</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/sanayici-nutuk-degil-somut-sonuc-istiyor-1959</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sanayici Nutuk Değil Somut Sonuç İstiyor!</h1>
                        <h2>Gazeteci Yazar Murat Çetin, Adnan Dalgakıran’ın İstanbul Sanayi Odası’na (İSO) yönelik itirazlarını ve değişim vizyonunu kaleme aldı. Çetin, Dalgakıran’ın amacının sadece koltuk değişimi olmadığını, kurumun çalışma biçimini ve verimliliğini baştan aşağı değiştirmek istediğini vurguladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/sanayici-nutuk-degil-somut-sonuc-istiyor-1788521103.jpg">
                        <figcaption>Sanayici Nutuk Değil Somut Sonuç İstiyor!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Gazeteci Yazar Murat Çetin, Adnan Dalgakıran’ın İSO’ya yönelik itirazlarının koltuktan değil, mevcut işleyişten başladığını belirtti. Kur baskısı, yüksek faiz, pahalı finansman ve ağır maliyetleri herkesin bildiğini ifade eden Çetin, 20–25 milyon dolarlık bütçesi olan bir kurumun işinin bilinen sıkıntıları kürsüden tekrar okumak olamayacağını vurguladı. Çetin, hastalığın bilindiğini ve İSO’dan reçete beklendiğini belirterek, Dalgakıran’ın tarif ettiği odanın daha hızlı olacağını, takip edeceğini, sonuç isteyeceğini ve sanayicinin dosyasının koridorlarda yaşlanmayıp doğru makama ulaşacağını kaydetti. Çetin, sadece "İlettik." denilip kenara bırakılmayacağını, sonucunun sorulacağını ifade ederek sanayiciyi dinlemenin kıymetli olduğunu ancak odanın farkının kapı açmak olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÖNCE KENDİ VERİMLİLİĞİNİ ÖLÇECEKSİN!</span></strong></p>

<p>Dalgakıran’ın bir başka itirazının da iş dünyasının kendi içine yönelik olduğunu aktaran Murat Çetin, Ankara’ya dönüp "Verimsizsin." demenin kolay olduğunu belirterek odaların, birliklerin ve meslek örgütlerinin verimliliğini kimin ölçeceğini sordu. Dalgakıran’ın burada iğneyi önce kendi tarafına batırdığını ifade eden Çetin, kurumun düzeltilmesi, işleyişin hızlandırılması ve üyeye ne katıldığının ölçülmesi gerektiğini, ancak bundan sonra Ankara’nın karşısına geçilebileceğini kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SANAYİCİ NUTUK DEĞİL SONUÇ BEKLİYOR</span></strong></p>

<p>Murat Çetin, Dalgakıran’ın adaylığını sıradan bir koltuk değişikliğinden daha geniş tarif ettiğini ve İSO’nun A’dan Z’ye yeniden ele alınmasını istediğini vurguladı. Sanayicinin nutuk değil sonuç aradığını, dosyasının nereye gittiğini, kimin takip ettiğini ve neyin çözüldüğünü bilmek istediğini belirten Çetin, Dalgakıran’ın iddiasının da başkan olmak kadar İSO’nun çalışma biçimini değiştirmek olduğunu ifade etti.</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/erdal-bahcivan-aday-olmayacak-21"><span style="color:#c0392b"><strong>YAZININ TAMAMI BURADA</strong></span></a></p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-09-03%20at%2008_54_08.jpeg" style="height:666px; width:800px" /><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-ayakkabida-dort-basamak-birden-geriledi-ihracatta-54-milyon-cift-kayip-1958</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye Ayakkabıda Dört Basamak Birden Geriledi: İhracatta 54 Milyon Çift Kayıp</h1>
                        <h2>Türkiye’nin ayakkabı sektöründe yaşadığı daralma küresel sıralamaya da yansıdı. 2025’te ayakkabı üretimi yüzde 14,1 azalarak 391 milyon çifte, ihracat ise yüzde 22,7 düşüşle 184 milyon çifte geriledi. Türkiye, dünya ayakkabı ihracat sıralamasında 6’ncılıktan 10’unculuğa düşerken, 2022’den bu yana üretimdeki kayıp 191 milyon çifte ulaştı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turkiye-ayakkabida-dort-basamak-birden-geriledi-ihracatta-54-milyon-cift-kayip-1788512118.jpg">
                        <figcaption>Türkiye Ayakkabıda Dört Basamak Birden Geriledi: İhracatta 54 Milyon Çift Kayıp</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ayakkabı sektöründeki daralma Türkiye’nin küresel sıralamadaki konumuna da yansıdı. Türkiye’nin ayakkabı üretimi 2025 yılında yaklaşık yüzde 14 azalarak 391 milyon çifte gerilerken, dünya üretiminden aldığı pay yüzde 1,6 oldu.&nbsp;İhraç edilen ayakkabı miktarı da 184 milyon çifte düşerken Türkiye, dünya ayakkabı ihracat sıralamasında 6’ncılıktan 10’unculuğa geriledi. Portekiz Ayakkabı, Bileşen ve Deri Mamulleri Üreticileri Birliği APICCAPS tarafından hazırlanan ve 2025 verilerini kapsayan World Footwear Yearbook 2026, Türkiye’nin üretim ve ihracatta yaşadığı gerilemeyi ortaya koydu.&nbsp;APICCAPS tarafından 16’ncı kez yayımlanan yıllıkta, üretim, tüketim, ihracat ve ithalat açısından 84 pazar incelendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜRETİM 64 MİLYON ÇİFT AZALDI</span></strong></p>

<p>Rapora göre dünya ayakkabı üretimi 2025 yılında yalnızca yüzde 0,1 artarak 24,6 milyar çift seviyesinde kaldı. Küresel üretim yatay seyrederken Türkiye’de belirgin bir daralma yaşandı. Türkiye’nin 2024 yılında 455 milyon çift olan ayakkabı üretimi, 2025’te 391 milyon çifte düştü.&nbsp;Böylece Türkiye’nin yıllık üretim kaybı yaklaşık 64 milyon çift olurken düşüş oranı yüzde 14,1 olarak gerçekleşti. Türkiye üretim miktarı bakımından dünyadaki 8’inci sırasını korurken, dünya üretiminden aldığı pay yüzde 1,9’dan yüzde 1,6’ya geriledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACATTA DÖRT BASAMAK GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Türkiye açısından en dikkat çekici gerileme ise ihracatta yaşandı.&nbsp;World Footwear Yearbook verilerine göre Türkiye, 2024 yılında 238 milyon çift ayakkabı ihraç ederek dünya sıralamasında 6’ncı sırada bulunuyordu. 2025 yılında ise Türkiye’nin ayakkabı ihracatı 184 milyon çifte kadar geriledi.&nbsp;Bir yılda ihraç edilen ayakkabı miktarı 54 milyon çift azalırken, düşüş oranı yüzde 22,7 oldu. Türkiye’nin küresel ayakkabı ihracatından aldığı miktar payı da yüzde 1,6’dan yüzde 1,2’ye indi.&nbsp;Bu gerilemeyle birlikte Türkiye dünya ayakkabı ihracat sıralamasında 6’ncılıktan 10’unculuğa düştü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İTALYA TÜRKİYE’NİN ÖNÜNE GEÇTİ</span></strong></p>

<p>İtalya’nın 205 milyon çiftlik ihracatla Türkiye’nin önüne geçmesiyle Türkiye ilk 10’un son sırasında yer aldı. 2025 dünya ayakkabı ihracat sıralamasının ilk sırasında 9 milyar çift ve yüzde 61,2 payla Çin bulunurken, Vietnam 1,66 milyar çiftle ikinci, Endonezya ise 585 milyon çiftle üçüncü oldu.&nbsp;Almanya 365 milyon çiftle dördüncü sırada yer aldı. Almanya’yı Hindistan, Kamboçya, Belçika, Hollanda, İtalya ve Türkiye takip etti. İlk 10 ülke, dünya ayakkabı ihracatının yüzde 88’ini gerçekleştirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÜNYA YERİNDE SAYDI, TÜRKİYE YÜZDE 23 GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin ihracattaki kaybı, küresel pazardaki genel tabloyla karşılaştırıldığında daha belirgin hale geldi.&nbsp;Dünya ayakkabı ihracatı 2025 yılında miktar bazında yalnızca yüzde 0,1 gerilerken, Türkiye’nin ihracatındaki düşüş yüzde 22,7 oldu. Dünya ayakkabı ihracatının toplam değeri ise miktardaki yatay seyre rağmen yüzde 1,6 artarak 172 milyar dolara yükseldi.&nbsp;Küresel ortalama ihracat fiyatı da 2024’teki düşüşün ardından 2025 yılında çift başına 11,65 dolara çıktı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜÇ YILDA 191 MİLYON ÇİFTLİK KAYIP</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin son yıllardaki üretim rakamları da sektörün yaşadığı daralmanın boyutunu ortaya koydu.</p>

<p>APICCAPS verilerine göre Türkiye’nin ayakkabı üretimi 2022’de 582 milyon çift seviyesindeydi. Bu rakam 2023’te 502 milyon çifte, 2024’te 455 milyon çifte ve 2025’te 391 milyon çifte geriledi.</p>

<p>Böylece 2022’den 2025’e kadar üç yılda üretim yaklaşık 191 milyon çift azaldı. Üretimdeki toplam düşüş yüzde 33 olarak gerçekleşti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İÇ PAZARDA TÜKETİM DE GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Türkiye’de ayakkabı sektöründeki daralma iç pazardaki tüketim rakamlarına da yansıdı. 2025 yılında Türkiye’de toplam ayakkabı tüketimi 283 milyon çift olarak hesaplandı. 2024 yılında 294 milyon çift olan tüketim, bir yılda yaklaşık 11 milyon çift azaldı.&nbsp;Tüketimdeki düşüş yüzde 3,7 olarak gerçekleşirken Türkiye, 283 milyon çiftlik tüketimle dünyanın en büyük 15’inci ayakkabı pazarı oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#3498db">TÜRK AYAKKABISI KÜRESEL PAZARDA GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Üretim, ihracat ve tüketim rakamları birlikte değerlendirildiğinde Türkiye ayakkabı sektörünün 2025 yılında küresel pazardaki konumunda gerileme yaşadığı görüldü.</p>

<p>Özellikle ihracatta yaşanan yüzde 22,7’lik düşüş, Türkiye’nin dünya sıralamasında dört basamak birden gerilemesine neden oldu.</p>

<p>KAYNAK: EKONOMİM</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/japon-yendi-yasanan-yukselis-kuresel-piyasalarin-odak-noktasi-oldu-1957</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Japon Yendi Yaşanan Yükseliş Küresel Piyasaların Odak Noktası Oldu</h1>
                        <h2>Japonya'da faiz artırımı beklentilerinin güçlenmesiyle yen, dolar karşısında 157,6 seviyesine kadar yükseldi. Uzun süren değer kaybının ardından yeniden yatırımcıların ilgisini çeken yen; Japonya Merkez Bankasının olası faiz hamleleri, hükümetin kur müdahalesi sinyalleri ve Fed'in izleyeceği politikalar doğrultusunda şekilleniyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/japon-yendi-yasanan-yukselis-kuresel-piyasalarin-odak-noktasi-oldu-1788511031.jpg">
                        <figcaption>Japon Yendi Yaşanan Yükseliş Küresel Piyasaların Odak Noktası Oldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Japonya'da faiz artırımı beklentilerinin güçlenmesiyle yen, dolar karşısında 157,6 seviyesine kadar yükseldi. Piyasa bir yandan Japonya Merkez Bankası'nın daha agresif sıkılaşma ihtimalini fiyatlarken, diğer yandan hükümetin olası kur müdahalesine ilişkin işaretleri izliyor. Japon yeni, uzun süren değer kaybının ardından yeniden yatırımcıların radarına girdi. Japonya Merkez Bankası’nın bu yıl faiz artırımlarını hızlandırabileceği beklentisi, para biriminin dolar karşısında 160 seviyesinin üzerinden 157,6 seviyesine kadar güçlenmesini sağladı. Yen yalnızca dolar karşısında değil, euro ve sterlin karşısında da değer kazanıyor.</p>

<p>Yendeki hareketin arkasında yalnızca para politikasına ilişkin beklentiler bulunmuyor. Yatırımcılar, Japon hükümetinin kur piyasasına yeniden müdahale edip etmeyeceğine ilişkin sinyalleri de yakından takip ediyor. Temmuz ve ağustos aylarında Japon ve ABD makamlarının gerçekleştirdiği nadir ortak müdahale sonrasında yen yaklaşık 155 seviyesine kadar güçlenmiş, ancak daha sonra yeniden 160 seviyesine yaklaşmıştı. Bu nedenle son hareket, piyasalarda yeni bir dönemin başlangıcı olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ŞAHİN CEPHE HALEN AZINLIKTA KALDI</span></strong></p>

<p>Japonya Merkez Bankası yönetim kurulundaki şahin üyelerden Hajime Takata’nın faiz politikasına ilişkin son mesajları da beklentileri hareketlendirdi. Takata, eylül ayında 50 baz puanlık bir faiz artışının veya ekim ayında art arda sıkılaştırma adımlarının mümkün olabileceğine işaret ediyor. Ancak Takata, kurul içerisindeki üç şahin üyeden biri ve hâlâ azınlıkta yer alıyor. Daha hızlı bir sıkılaşmadan yana olan Takata, politika faizinin nötr seviyeye doğru daha çabuk taşınmasını savunuyor. Eylül ayında faiz artırımı gelmesi, hazirandaki sıkılaştırmanın ardından Japonya Merkez Bankası’nın faiz artışlarının hızını artırması anlamına gelecek. Ancak piyasanın önemli bölümü, olası bir eylül artışının ardından bankanın özellikle zayıf iç tüketimin seyrini görmek için yılın geri kalanında bekleyeceğini düşünüyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EN ÖNEMLİ ENGEL FED OLARAK GÖRÜLÜYOR</span></strong></p>

<p>Yenin güçlenmesi, Japonya’nın uzun süredir mücadele ettiği zayıf para birimi sorununu tersine çevirebilecek bir hareket olarak görülüyor. Ancak ABD Merkez Bankası’nın (Fed) daha şahin bir çizgiye yönelmesi, yenin önündeki en önemli engellerden biri olarak değerlendiriliyor. Şahin Fed, ABD ile Japonya arasındaki faiz farkının hızlı kapanmasını önleyerek dolar/yen paritesinin yeniden 160-162 bandına yönelmesine neden olabilir. Dolayısıyla yen üzerindeki baskının kalıcı biçimde kırılması yalnızca Tokyo’nun faiz politikasına değil, Washington’daki para politikasına da bağlı olacak.</p>

<p>Öte yandan Japonya’nın 30 yıllık devlet tahvillerinin son ihracının başarılı geçmesi de tahvil piyasasında hafta boyunca yaşanan satış baskısının yarattığı endişeleri hafifletti. Bu gelişme, yenin güçlenmesine eşlik eden finansal istikrar açısından da piyasaya nefes aldırdı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">JAPON PARASI ÜÇ KRİTİK FAKTÖRÜ İZLİYOR</span></strong></p>

<p>Yen açısından yeni denklem üç başlıkta şekilleniyor: Japonya'da faiz artışı beklentisi, olası hükümet müdahalesi ve Fed'in faiz politikası. Japonya'nın daha hızlı sıkılaşması yene destek verirken, ABD'de faizlerin yüksek kalması bu kazanımları sınırlayabilir. Buna hükümetin yeniden müdahale ihtimali eklendiğinde, 160 seviyesinin psikolojik önemi daha da artıyor. Yatırımcılar için asıl soru ise yendeki son güçlenmenin geçici bir müdahale beklentisi mi, yoksa Japonya'nın uzun süredir devam eden düşük faiz döneminden çıkışının kalıcı bir sonucu mu olacağı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EURO ÜZERİNDE ENERJİ VE FED BASKISI SÜRÜYOR</span></strong></p>

<p>Yatırımcı için yenin popülaritesi artarken euro üzerinde ise aşağı yönlü baskı yaşanıyor. Yüksek enerji fiyatları ve daha şahin bir Fed beklentisi, euro/dolar paritesini aşağı çekiyor. 1,1565-1,1570 seviyesinin altında kalınması halinde paritenin 1,1520 bölgesine gerileyebileceği, ay sonunda ise 1,15 seviyesinin gündeme gelebileceği değerlendiriliyor. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, Avrupa Merkez Bankası'nın sıkılaşma beklentilerini de yukarı taşıyor. Piyasalar gelecek yaza kadar yaklaşık 80 baz puanlık ek faiz artışını fiyatlarken, analistler bu beklentinin gerçekleşme ihtimalini düşük buluyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/abd-ile-iran-savasi-petrol-fiyatlarini-tirmandirdi-hazine-gelir-kaybina-ugradi-1956</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>ABD İle İran Savaşı Petrol Fiyatlarını Tırmandırdı! Hazine Gelir Kaybına Uğradı</h1>
                        <h2>ABD ile İran arasında başlayan savaşın petrol fiyatlarını tırmandırması üzerine akaryakıt zamlarını sınırlamak amacıyla uygulanan vergi düzenlemesi Hazine'ye ağır bir yük getirdi. Ağustos sonu itibarıyla 280 milyar lirayı aşan gelir kaybının, yıl sonuna kadar 370 milyar liranın üzerine çıkması bekleniyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/abd-ile-iran-savasi-petrol-fiyatlarini-tirmandirdi-hazine-gelir-kaybina-ugradi-1788509207.jpg">
                        <figcaption>ABD İle İran Savaşı Petrol Fiyatlarını Tırmandırdı! Hazine Gelir Kaybına Uğradı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><br />
ABD ile İran arasında başlayan savaşın petrol fiyatlarını yukarı çekmesiyle birlikte, akaryakıt zamlarının vatandaşa yansımasını sınırlamak için devreye alınan vergi uygulaması Hazine’ye ağır bir fatura çıkardı. Hazine ve Maliye Bakanlığının vatandaşa olan etkiyi azaltmak amacıyla uyguladığı vergi düzenlemesinin yıl sonuna kadar yaratacağı gelir kaybının 370 milyar lirayı aşacağı hesaplandı. Savaşın ilerleyen dönemlerinde iç piyasada akaryakıt fiyatlarında yaşanan artışı önlemek amacıyla, vergide otomatik artışı öngören eşel mobil sisteminden dönemsel olarak vazgeçilmişti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AĞUSTOS AYI İTİBARIYLA KAYIP 280 MİLYAR LİRAYI AŞTI</span></strong></p>

<p>EKONOMİ’nin edindiği bilgilere göre Maliye’nin ağustos ayı sonu itibarıyla indirimler kaynaklı tahsilattan vazgeçtiği vergi tutarı 280 milyar lirayı aştı. Akaryakıt ürünlerinden alınan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) üzerinden ayrıca KDV de hesaplanırken, 280 milyar liranın üzerindeki tutar ÖTV ve KDV kalemlerindeki toplam kayıp olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YIL SONU BEKLENTİSİ 370 MİLYAR LİRA</span></strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Kararı ile yıl sonuna kadar ÖTV tutarlarına aylık belirli bir artış öngörülmüştü. O döneme kadar herhangi bir uygulama değişikliğine gidilmemesi halinde Maliye’nin 2026 yılı içinde akaryakıt kaynaklı toplam vergi kaybının 370 milyar lirayı aşması bekleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYLIK TAHSİLATLARDA DÜŞÜŞ YAŞANDI</span></strong></p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanlığının tahsil etmesi gerekenden daha az vergi toplamasına yol açan uygulamanın, güncel bütçe uygulamalarına olumsuz etkisi de yükseldi. Artan fiyatlara rağmen özellikle yılın ikinci çeyreğinde yapılan ÖTV tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 80’in üzerinde azaldı. Hazine ve Maliye Bakanlığı bu yılın tamamında bütçenin Petrol ve Doğalgaz Ürünleri kaleminden 656 milyar 454 milyon lira ÖTV geliri bekliyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/yuksek-rekolte-ureticinin-yuzunu-guldurmedi-fiyatlar-cakildi-1955</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yüksek Rekolte Üreticinin Yüzünü Güldürmedi! Fiyatlar Çakıldı</h1>
                        <h2>Geçen yıl kuraklık, zirai don ve sel gibi felaketlerle boğuşan tarım sektörü, bu sezon yüksek rekolteye rağmen düşük fiyatlar ve artan maliyetler nedeniyle zor günler geçiriyor. Fındık, kuru üzüm, yeşil mercimek, sarımsak ve kayısıda fiyatların geçen yılın gerisinde kalması üzerine üretici temsilcileri müdahale çağrısında bulundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/yuksek-rekolte-ureticinin-yuzunu-guldurmedi-fiyatlar-cakildi-1788506442.jpg">
                        <figcaption>Yüksek Rekolte Üreticinin Yüzünü Güldürmedi! Fiyatlar Çakıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Geçen yıl kuraklık, zirai don ve sel gibi doğal afetlerle mücadele eden çiftçi, bu yıl yüksek rekolteye rağmen düşük fiyat engeliyle karşılaştı. Fındık, kuru üzüm, yeşil mercimek, sarımsak ve kayısıda üretici fiyatları geçen yılın altında kaldı. Mazot, gübre, işçilik ve diğer girdi maliyetleri son bir yılda en az yüzde 50 artarken, serbest piyasa ve kamu alım fiyatlarının beklentilerin gerisinde kalması üreticinin gelirini olumsuz etkiledi. Serbest piyasa fiyatlarının Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) alım fiyatının da altında seyretmesi, sektörde sıkıntı yarattı. Sektör oyuncuları, fiyatlar yükseldiğinde ithalata başvuran yetkililerin, fiyatlar düştüğünde de üreticinin mağdur olmaması için arz fazlası ürünleri piyasadan çekmesini, kota uygulamasının kaldırılmasını ve ödeme şartlarının iyileştirilmesini talep ediyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FINDIKTA SERBEST PİYASA TMO’NUN GERİSİNDE KALDI</span></strong></p>

<p>Geçen yıl zirai don nedeniyle rekoltesi yüzde 50’nin üzerinde gerileyen ve TMO'nun 200 lira alım fiyatı açıkladığı fındıkta, bu kez yüksek rekolte etkili oldu. Geçen yıl serbest piyasada bir ara kilosu 370 liraya kadar yükseldikten sonra 170-180 TL bandına gerileyen fındık, yeni sezonda da aynı seviyelerde işlem görüyor. TMO’nun bu yıl açıkladığı 250 liralık alım fiyatına karşın serbest piyasa 70-80 lira aşağıda kalırken, üreticinin 300 TL’lik beklentisi karşılanmadı. FİSKOBİRLİK ise fındık alım fiyatını üyeleri için 195 TL, üye olmayanlar için 185 TL olarak duyurdu. Üretici temsilcileri, piyasayı dengelemek adına fındığın emanete bırakılması çağrısında bulunuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KURU ÜZÜMDE ALIM FİYATLARI GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Geçen yıl 9 numara kuru üzümü 120 TL’den alan TARİŞ, bu sezon 80 lira avans fiyatı açıkladı. Geçen yılın 40 lira altında kalan bu fiyata karşın serbest piyasada ürün 60-65 liradan işlem görürken, üreticinin beklentisi en az 150 lira seviyesindeydi. Son bir yılda bağcılıktaki girdi maliyetlerinin yaklaşık yüzde 70 arttığını vurgulayan Manisa Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, “2023 yılında üretici ürününü 100-120 TL, 2025 yılında ise yaklaşık 120 TL seviyesinde sattı. 2026'ya gelmişiz, açıklanan fiyat 80 lira. Üstelik bu brüt rakam, bundan hangi kesintilerin yapılacağı da belli değil” dedi.</p>

<p>Tüccarın üzümü 65-70 TL seviyesinden aldığını belirten Yalvaç, “Devletin sezon başlamadan önce fiyat açıklaması ve alım noktalarını belirlemesi gerek. Üretici üzümünü kestiği anda ilaççısı, mazotçusu, gübrecisi ve işçisi parasını istiyor. Eylül sonu, ekim başı geldiğinde zaten çiftçinin elinde ürün kalmıyor. Ürününü satıp borçlarını ödüyor” ifadelerini kullandı. Yalvaç; karpuz, kayısı, salatalık, salçalık domates, kiraz ve erikte de benzer sorunların yaşandığını ekledi.</p>

<p>Rakiplerle mücadele için devlet desteğine işaret eden Yalvaç, “Mısır, İran, Özbekistan, Azerbaycan ve Hindistan gibi ülkelerde üretim maliyetleri bizden daha düşük. Türkiye'de 1 ton üzümün maliyeti yaklaşık 2.800-2.850 dolar. Rakip ülkelerde ise 1.700-1.750 dolar seviyesinde. Bu şartlarda dünya pazarında nasıl rekabet edeceğiz? Ürünü Kanada'ya, İngiltere'ye, Almanya'ya, Hollanda'ya nasıl satacağız? Üreticinin ayakta kalabilmesi için devlet desteğine ihtiyaç var. Devlet, üreticinin sürdürülebilirliği için sattığı ürünün kilosuna en az 15-20 lira prim vermeli. İster tüccara, ister işletmeye, ister TMO'ya, ister TARİŞ'e versin. Bu prim üreticinin hesabına yatmalı. Aksi halde çiftçi yanar” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YEŞİL MERCİMEK VE SARIMSAKTA DÜŞÜŞ MEYDANA GELDİ</span></strong></p>

<p>Yozgat'ta geçen yıl kilosu 45 TL olan yeşil mercimeğe tüccar bu yıl 18 ile 25 lira arasında fiyat verdi. Tepkiler üzerine TMO’nun ürünü 32 liradan alacağını açıklamasıyla piyasa 30 lira bandına yükseldi. 3 yıl önce kilosunu 60 liradan sattıkları ürünü 30 liraya satmakta zorlandıklarını belirten Sorgun Ziraat Odası Başkanı Fatih Özdemir, “Geçen yıl oluşan 45 lira alım fiyatlarına bu yıl ulaşılması hayal. Ekim alanları daralmasına rağmen TMO devreye girmeseydi fiyatlar hala 30 TL’nin altında olacaktı. Aynı durum ekmeklik buğdayda da geçerli TMO 16,5 lira verdi üretici ancak 14,5-15,5 liraya ürün satmakta zorlanıyor” değerlendirmesinde bulundu. Özdemir, düşüşün rekolteden değil, ithalat ve değerli TL kaynaklı olduğunu savundu.</p>

<p>Sarımsakta da Kastamonu, Gaziantep ve Maraş’ta yüksek verime rağmen fiyatlar geriledi. Geçen yıl 120-150 liradan satılan Taşköprü sarımsağı bu sezon 100-120 liraya, Gaziantep Araban’da ise 60 liradan satılan sarımsak 30-40 liraya düştü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAYISIDA REKOLTE DÜŞTÜ FİYAT YÜKSELMEDİ</span></strong></p>

<p>Malatya’da rekoltenin normal seviyenin yarısına gerileyerek 67 bin ton civarında kalmasına rağmen fiyatlar düştü. Geçen yıl 350-400 lira seviyesinde olan kayısı fiyatlarının şu anda 230-270 lira arasında değiştiğini belirten Malatya Yağızhan Ziraat Odası Başkanı Yunus Kılınç, “Geçen sene kayısımız yoktu, fiyat yükseldi. Ama bu yıl çiftçi kayısıyı satacağı yer bulamıyor. Birkaç tane ihracatçı var ve şu anda kayısı almıyorlar. Amaçları fiyatı düşürmek mi, yoksa dışarıya mı gönderemiyorlar, anlayamadık. Şu anda fiyat, maliyetine verilen bir fiyat” açıklamasını yaptı.</p>

<p>TMO'nun taban fiyat belirlemesi gerektiğini vurgulayan Kılınç, “TMO taban fiyat olarak 300 lira demeli ki kayısı değerinde satılsın. Şu anda 230-270 lira bandında giren kayısıya 250 lira fiyat açıklarsanız bunun ne anlamı var? Hiçbir anlamı yok” diye konuştu.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/cekirdek-enflasyon-gostergeleri-merkez-bankasini-zorlayabilir-1954</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çekirdek Enflasyon Göstergeleri Merkez Bankasını Zorlayabilir</h1>
                        <h2>Ağustos ayında tüketici enflasyonu beklentilerin altında kalırken, çekirdek enflasyonun yıllık bazda yeniden yüzde 30'un üzerine çıkması dikkati çekti. Brent petrol fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle manşet enflasyon gerilese de çekirdek taraftaki katılık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının 19 Eylül'deki faiz kararı öncesinde hareket alanını sınırlandırıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/cekirdek-enflasyon-gostergeleri-merkez-bankasini-zorlayabilir-1788505882.jpg">
                        <figcaption>Çekirdek Enflasyon Göstergeleri Merkez Bankasını Zorlayabilir</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Tüketici enflasyonu ağustos ayında yüzde 2,47 ile piyasa beklentisi olan yüzde 2,64'ün altında gerçekleşti. Yıllık tüketici enflasyonu ise Temmuz ayındaki yüzde 31,51 seviyesinden ağustosta yüzde 30,01'e geriledi. Enflasyondaki düşüşte, Brent petrol fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle ulaştırma fiyatlarındaki gerileme ile eğitim, lokanta ve otel gibi alanlardaki fiyat artışlarının önceki yıllara göre göreceli yüksek olmaması etkili oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BEKLENTİNİN ÜZERİNDE KATKI SAĞLADI&nbsp;</span></strong></p>

<p>21 Eylül'deki Para Politikası Kurulu toplantısına hazırlanan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın en dikkatle takip ettiği ana göstergelerden biri olan çekirdek enflasyon rakamları ise beklentilerin üzerinde geldi. Akaryakıt fiyatlarındaki düşüşten doğrudan etkilenen ulaştırma grubundaki fiyatlar ağustosta yüzde 4,02 gerileyerek beklentilerin üzerinde katkı sağladı. Öte yandan petrol fiyatlarında olası bir yükselişte bu katkının tersine dönme ihtimali bulunuyor. İşlenmemiş gıda hariç gıda fiyatlarında yüzde 3,3 artış yaşanırken, yıllık enflasyon bu grupta yüzde 33,28'e yükseldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EYLÜL ENFLASYONUNA EĞİTİM ETKİSİ</span></strong></p>

<p>Çekirdek enflasyonu oluşturan b Grubu ve C Grubu endekslerindeki yükseliş dikkat çekti. B Grubu aylık yüzde 2,77 artışla yıllık bazda yüzde 29,22 seviyesine ulaştı. B Grubu endeksi işlenmiş gıda, enerji, alkollü içki ve tütün ile altını dışarıda bırakıyor. Tüm enerji, gıda ve tütün ürünlerini dışarıda bırakan C Grubu ise ağustosta yüzde 2,84 aylık artış kaydetti. C Grubu yıllık enflasyonu böylece yüzde 30,06 ile yeniden yüzde 30 sınırını aştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÇEKİRDEK ENFLASYONDA YILLIK YÜKSELİŞ</span></strong></p>

<p>Gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 3,3'lük artış dikkat çekerken; giyim ve ayakkabı grubunda yüzde 4,3'lük gerileme yaşandı. Konut grubundaki artış yüzde 2,75 seviyesinde kaldı. Eğitim grubunda ise okul sezonu öncesi özel okul ve kurs ücretlerindeki artışların etkisiyle aylık yüzde 11,34 gibi yüksek bir artış kaydedildi. Bu gruptaki yıllık enflasyon yüzde 60,37 seviyesine yükseldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MERKEZ BANKASININ 19 EYLÜL KARARI BEKLENİYOR</span></strong></p>

<p>Ağustos verilerinin ardından gözler TCMB'nin 19 Eylül'deki Para Politikası Kurulu toplantısına çevrildi. Enflasyonun ana eğilimindeki katılığın sürmesi ve çekirdek enflasyondaki katılık nedeniyle Merkez Bankasının faiz indirim döngüsüne başlamak için acele etmeyeceği, faiz indirimlerinin son çeyreğe veya 2025 yılı başına kalabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlar, ağustos enflasyonunun ardından eylül ayında da eğitim harcamalarının etkisiyle yüksek enflasyon beklendiğini belirtiyor.<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tuketici-fiyatlarinda-dusus-egilimi-suruyor-1953</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Tüketici Fiyatlarında Düşüş Eğilimi Sürüyor</h1>
                        <h2>TÜİK verilerine göre Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), ağustos ayında aylık bazda yüzde 2,47 artış kaydetti. Yıllık enflasyon ise düşüşünü sürdürerek yüzde 31,51 seviyesine geriledi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/tuketici-fiyatlarinda-dusus-egilimi-suruyor-1788504645.jpg">
                        <figcaption>Tüketici Fiyatlarında Düşüş Eğilimi Sürüyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>TÜİK, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ağustos ayı verilerini açıkladı. Yıllık enflasyon yüzde 31,51’e gerilerken, aylık enflasyon yüzde 2,47 olarak gerçekleşti. Böylece enflasyon aylık bazda son üç yılın en düşük seviyelerine işaret etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYLIK ARTIŞ YÜZDE İKİ NOKTA DÖRT YETMİŞ YEDİ OLDU</span></strong></p>

<p>Fiyat hareketlerinin üç yıldır en düşük seviyelerini gördüğü ağustos ayında, TÜFE’deki aylık artış yüzde 2,47 olurken yıllık bazdaki gerileme de sürdü. Yıllık enflasyon önceki aya göre düşerek yüzde 31,51 olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GIDA VE ULAŞTIRMADA ARTIŞ ORANLARI</span></strong></p>

<p>Yıllık enflasyon haritasına bakıldığında ana harcama grupları içinde TÜFE; ulaştırmada yüzde 33,51, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 33,28 ve konutta yüzde 28,77 olarak gerçekleşti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ford-otosan-agir-sanayide-ezber-bozan-bir-adim-atti-1952</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 09:15:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ford Otosan Ağır Sanayide Ezber Bozan Bir Adım Attı</h1>
                        <h2>Ford Otosan, Tohum Otizm Vakfı iş birliği ve İŞKUR desteğiyle başlattığı Destekli İstihdam Programı'nın Eskişehir Fabrikası’ndaki sonuçlarını iş dünyası temsilcileriyle paylaştı. Ağır ticari araç üretimi gibi yüksek disiplin gerektiren Kamyon Montaj alanında görev alan nöro-çeşitli çalışanlar, iş koçluğu ve doğru eşleştirme sayesinde yetkinliklerini artırarak sanayi üretimine aktif katkı sağlıyor</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ford-otosan-agir-sanayide-ezber-bozan-bir-adim-atti-1788502638.webp">
                        <figcaption>Ford Otosan Ağır Sanayide Ezber Bozan Bir Adım Attı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye otomotiv sanayisinin lider şirketi Ford Otosan, Tohum Otizm Vakfı iş birliği ve İŞKUR desteğiyle hayata geçirdiği Destekli İstihdam Programı’nın Eskişehir Fabrikası’ndaki uygulamasını iş dünyasına tanıttı. IMPACT2030 Türkiye üyeleri ve iş dünyasından temsilcilerin katılımıyla gerçekleşen buluşmada, nöro-çeşitli bireylerin üretim ortamına kalıcı ve güvenli biçimde katılabileceği sahada gösterildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​AĞIR SANAYİDE KAPSAYICI ÇALIŞMA KÜLTÜRÜ</strong></span></p>

<p>​Programın Eskişehir ayağı, ağır ticari araç üretimi gibi yüksek disiplin, kalite ve güvenlik gerektiren bir sahada uygulanmasıyla öne çıkıyor. Ford Trucks’ın tek üretim merkezi olan fabrikada düzenlenen etkinlikte katılımcılar, modelin sosyal etkisinin yanı sıra üretim süreçlerine sunduğu somut katkıyı yerinde inceleme fırsatı buldu. Ford Otosan İnsan Kaynakları ve Dönüşüm Lideri Osman Özdemir’in ev sahipliğindeki etkinliğe İşkur Eskişehir İl Müdür Yardımcısı Ömer Gezer, Tohum Otizm Vakfı İstihdam ve Kariyer Direktörü Elif Karabulut ve IMPACT2030 Türkiye Başkanı Arzu Demirel katıldı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​ALT AYDA ALTI SÜREÇTE YETKİNLİK KAZANDILAR</strong></span></p>

<p>​1 Aralık 2025’te başlayan uygulama kapsamında bugün üç nöro-çeşitli çalışan, bir iş koçunun desteğiyle Kamyon Montaj alanında görev yapıyor. Projenin başında bir ila iki proseste görev alan çalışanların, altı ay içinde altı ve üzeri proseste yetkinlik kazanması, modelin üretim ortamında yarattığı etkiyi gözler önüne seriyor. Program; görev analizi, doğru pozisyon eşleştirmesi, iş koçluğu, ekip hazırlığı ve düzenli takip adımlarını bir arada sunarak bütüncül bir yapı sergiliyor.</p>

<p>​Etkinlikte konuşan Ford Otosan İnsan Kaynakları ve Dönüşüm Lideri Osman Özdemir, “Ford Otosan olarak kapsayıcı istihdamı sahada uygulanabilir, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir modele dönüştürmekten gurur duyuyoruz. Destekli İstihdam Programı’nı yalnızca bir istihdam projesi olarak değil; işin tasarımını, ekip kültürünü ve çalışma ortamını birlikte dönüştüren bir yaklaşım olarak ele alıyoruz. Eskişehir’de gördüğümüz sonuçlar, uygun destek mekanizmaları kurulduğunda nöro-çeşitli çalışma arkadaşlarımızın üretim süreçlerine kalıcı ve nitelikli katkılar sunabildiğini gösteriyor. Bu deneyimin sanayide kapsayıcı istihdam uygulamalarının yaygınlaşmasına katkı sağlamasını önemsiyoruz.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​UZMANLIK VE METODOLOJİ DESTEĞİ</strong></span></p>

<p>​Tohum Otizm Vakfı, programın uzmanlık ortağı olarak görev analizi, birey-iş eşleştirmesi, iş koçluğu ve takip süreçlerini yürütüyor. Modelin önemine değinen Tohum Otizm Vakfı İstihdam ve Kariyer Direktörü Elif Karabulut, “Destekli istihdam modelinde görev analizi, birey-iş eşleştirmesi, iş koçluğu, ekip hazırlığı ve düzenli izleme süreçlerini birlikte ele alıyoruz. Ford Otosan ile yürüttüğümüz bu uygulama, doğru destek mekanizmaları kurulduğunda nöro-çeşitli bireylerin üretim ortamında kalıcı ve nitelikli biçimde yer alabileceğini gösteren güçlü bir örnek sunuyor.” açıklamasında bulundu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/atil-tersaneleri-ekonomiye-kazandiran-habas-180-metrelik-gemiyi-kizaktan-indirdi-1951</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 08:54:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Atıl Tersaneleri Ekonomiye Kazandıran Habaş 180 Metrelik Gemiyi Kızaktan İndirdi</h1>
                        <h2>HABAŞ, Yıldız Tersanesi'nde inşa ettiği 40 bin DWT taşıma kapasiteli, 180 metre uzunluğundaki dev genel kargo gemisi M/V Gülsel Hanım'ı törenle denize indirdi. Türkiye'de kızakta üretilen en büyük gemiler arasında yer alan M/V Gülsel Hanım, teknolojik altyapısı ve çevre dostu donanımıyla öne çıkıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/atil-tersaneleri-ekonomiye-kazandiran-habas-180-metrelik-gemiyi-kizaktan-indirdi-1788501432.webp">
                        <figcaption>Atıl Tersaneleri Ekonomiye Kazandıran Habaş 180 Metrelik Gemiyi Kızaktan İndirdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>HABAŞ, bünyesine kattığı Yıldız Tersanesi'nde inşa ettiği 40 bin DWT taşıma kapasiteli genel kargo gemisi 'M/V Gülsel Hanım' için denize iniş töreni düzenledi. Şirketten yapılan açıklamaya göre HABAŞ, bünyesine kattığı Yıldız Tersanesi ve Çiçek Tersanesi'nde gemi inşa ve tamir faaliyetlerini sürdürüyor. Yıldız Tersanesi'nde inşa edilen genel kargo gemisi M/V Gülsel Hanım; 180 metre uzunluğa, 30 metre genişliğe ve 11 bin 500 ton ağırlığa sahip bulunuyor. Türkiye'de kızakta üretilen en büyük gemilerden biri olan M/V Gülsel Hanım, teknolojik altyapısı ve çevre dostu donanımıyla dikkat çekiyor. M/V Gülsel Hanım'ın eş gemisinin ise ekim ayında kızağa konulması hedefleniyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​MEHMET BAŞARAN: SANAYİ YOLCULUĞUMUZU DENİZCİLİK YATIRIMLARIYLA SÜRDÜRÜYORUZ</strong></span></p>

<p>​HABAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Başaran, geminin denize indirilmesi dolayısıyla düzenlenen törende yaptığı konuşmada grubun tarihçesine ve yatırımlarına değindi. Başaran, "Grubumuzun kurucusu Hamdi Başaran'ın 95 yıl önce başlattığı sanayi yolculuğunu denizcilik alanındaki yatırımlarla sürdürüyoruz. Yaklaşık 5 yıl önce Yıldız Tersanesi'ni, geçen yıl da Çiçek Tersanesi'ni satın aldık. Söz konusu yatırımlarla gemi inşa kapasitemizi artırdık ve gemi tamir faaliyetlerine başladık." ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​ATIL TERSANELER YENİDEN EKONOMİYE KAZANDIRILDI</strong></span></p>

<p>​Yatırımların arkasındaki temel motivasyona vurgu yapan Mehmet Başaran, "Atıl durumdaki tersaneleri yeniden ekonomiye kazandırmamızın arkasında Türkiye'ye ve Türk sanayisine karşı duyduğumuz sorumluluk bilinci bulunuyor." dedi. Geminin ismine dair duygusal detayı da paylaşan Başaran, geminin adını 2008 yılında hayatını kaybeden ablasından aldığını belirterek üretim sürecinde görev alan tedarikçilere ve HABAŞ çalışanlarına teşekkür etti.</p>

<p>KAYNAK: AA</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ihracatin-sekiz-aylik-karnesi-aciklandi-artis-yuzde-4-oldu-1950</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 17:41:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İhracatın Sekiz Aylık Karnesi Açıklandı, Artış Yüzde 4 Oldu</h1>
                        <h2>Türkiye’nin ağustos ayı ihracatı yüzde 8,1 artışla 23,5 milyar dolara yükseldi. Ocak-ağustos dönemindeki mal ihracatı 185 milyar dolara, son 12 aylık ihracat ise 280,3 milyar dolara ulaştı. TİM Başkanı Mustafa Gültepe, ihracat artışının sürmesine rağmen yüksek maliyetlerin rekabet gücünü zorladığını belirtti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ihracatin-sekiz-aylik-karnesi-aciklandi-artis-yuzde-4-oldu-1788449606.jpg">
                        <figcaption>İhracatın Sekiz Aylık Karnesi Açıklandı, Artış Yüzde 4 Oldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye’nin ağustos ayı ihracatı yüzde 8,1 artışla 23,5 milyar dolar oldu. 2026 yılının ocak-ağustos dönemindeki mal ihracatı 185 milyar dolara, son 12 aylık ihracat ise 280,3 milyar dolara ulaştı.&nbsp;Ağustos ayı ihracat verileri Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe tarafından Ankara’da açıklandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/Protokol(6).jpg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEKİZ AYLIK İHRACATTA YÜZDE 4 ARTIŞ</span></strong></p>

<p>TİM Başkanı Mustafa Gültepe, 2026 yılına 282 milyar dolarlık mal ve 128 milyar dolarlık hizmet ihracatı hedefiyle başladıklarını hatırlattı. Gültepe, “Genel Ticaret Sistemi (GTS) kayıtlarına göre, ağustos ayında yüzde 8,1 artışla, 23,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Ocak-Ağustos dönemindeki mal ihracatımız 185 milyar dolara, son 12 aylık ihracatımız ise 280,3 milyar dolara ulaştı. Sekiz aylık ihracatta yüzde 4, 12 aylık çevrimde yüzde 4,2 artıdayız.” dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/Mustafa%20G%C3%9CLTEPE(1).jpg" style="height:534px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">OTOMOTİV İHRACATTA ZİRVEDE</span></strong></p>

<p>Ağustos ayında 17 sektörün ihracatı artarken, 9 sektörde düşüş yaşandı.&nbsp;Sektörler sıralamasında otomotiv 2,8 milyar dolarla ilk sıradaki yerini korudu. Otomotivi 2,7 milyar dolarla kimyevi maddeler, 1,7 milyar dolarla elektrik-elektronik, 1,6 milyar dolarla mücevher ve 1,5 milyar dolarla çelik sektörü takip etti. İhracatını en fazla artıran sektörler ise yüzde 175 ile mücevher, yüzde 19 ile demir ve demir dışı metaller ile yüzde 16 ile elektrik-elektronik oldu.&nbsp;Gültepe, bu üç sektörün toplam ihracatında yaklaşık 1,5 milyar dolarlık artış gerçekleştiğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">43 İL İHRACATINI ARTIRDI</span></strong></p>

<p>TİM verilerine göre ağustos ayında 43 il ihracatını artırdı. Aynı dönemde 874 firma ise ilk kez ihracat gerçekleştirdi. Türkiye’nin ağustos ayında en fazla ihracat yaptığı ülkeler Almanya, ABD ve Birleşik Krallık olarak sıralandı.&nbsp;Gültepe, ağustos ayında parite nedeniyle yaklaşık 32,5 milyon dolarlık kayıp yaşandığını, birim ihracat değerinin ise 1,65 dolar olduğunu açıkladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“BÜYÜMENİN DİNAMOSU ÜRETİM VE İHRACAT OLMALI”</span></strong></p>

<p>Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekte yüzde 2,3 büyüdüğünü hatırlatan Gültepe, net ihracatın altı çeyrek sonra büyümeye 0,6 puanlık pozitif katkı verdiğini söyledi. Gültepe, “Net ihracattan gelen 0,6 puanlık katkı önümüzdeki dönem için bizi umutlandırdı. Biz her dönem ihracatın büyümenin dinamosu olmasını arzu ediyoruz.” dedi.&nbsp;İmalat sanayinin milli gelirdeki payının gerilemeye devam ettiğini belirten Gültepe, bu oranın 2022 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 23 iken 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 15,1’e indiğini ifade etti. Gültepe, “Dört yılda yaklaşık 8 puanlık bir kayıp var. Her fırsatta söylüyorum: Büyümenin en az yarısının üretim ve ihracattan gelmesi gerekiyor.” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“YÜKSEK MALİYETLER HIZIMIZI KESMEYE DEVAM EDİYOR”</span></strong></p>

<p>Gültepe, 2026’nın ilk yarısında küresel mal ticaretinin yüzde 12,5 arttığının tahmin edildiğini, aynı dönemde Türkiye’nin ihracat artışının ise yüzde 3,6 seviyesinde kaldığını belirtti.&nbsp;Gültepe, “En büyük pazarımız Avrupa’da beklenen toparlanmayı fırsata çevirebiliriz. Ama öncelikle rekabetçiliğimizi güçlendirecek hamleleri yapmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı. TİM ve ihracatçı birliklerinin yeni pazarlar ve müşteriler için çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Gültepe, ağustos ayında 7 ticaret heyeti, 1 alım heyeti, 8 fuar katılımı ve 3 Ur-Ge faaliyeti organize edildiğini söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SURİYE İLE TİCARET VURGUSU</span></strong></p>

<p>Gültepe, ağustos ayında gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında Suriye’nin ayrı bir yeri olduğunu belirterek, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile birlikte 200 kişilik heyetle Şam’da Türkiye-Suriye Ticaret Heyeti ve ikili iş görüşmelerinin gerçekleştirildiğini aktardı.&nbsp;Gültepe, “Türkiye ile Suriye arasında her alanda çok geniş iş birliği imkânı bulunuyor. Üretim ve ticaret altyapısının güçlenmesi, Suriye için ekonomik toparlanma, Türkiye için yatırım ve ihracat anlamına geliyor.” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ OVP’DE REKABET İSTİKRARI BEKLENTİSİ</span></strong></p>

<p>2027-2029 dönemini kapsayacak Yeni Orta Vadeli Program’ın pazar günü açıklanmasının beklendiğini hatırlatan Gültepe, yeni programda fiyat istikrarının yanı sıra rekabet istikrarının da öncelenmesini beklediklerini söyledi. Gültepe, “Yeni OVP’de fiyat istikrarının yanı sıra rekabet istikrarının da önceleneceğini umut ediyoruz. Bu beklentimizi Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında yapılan toplantıda dile getirdim. Rekabet istikrarının ihracatımız açısından öneminin altını çizdim.” dedi.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/iso-secimlerinde-taslar-yerinden-oynuyor-1949</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 16:44:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İSO Seçimlerinde Taşlar Yerinden Oynuyor!</h1>
                        <h2>TekStil Dergisi’nde gazeteci yazar Murat Çetin’in kaleme aldığı yazıda, İstanbul Sanayi Odası (İSO) başkanlık seçimine ilişkin dikkat çeken bir kulis bilgisi aktarıldı. Çetin, Erdal Bahçıvan’ın başkanlığa yeniden aday olmayacağını ve mevcut İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz’ı destekleyeceğini öne sürdü. Çetin, söz konusu bilginin resmî açıklamaya dayanmadığını da özellikle belirtti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/iso-secimlerinde-taslar-yerinden-oynuyor-1788444796.jpg">
                        <figcaption>İSO Seçimlerinde Taşlar Yerinden Oynuyor!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) başkanlık seçimi öncesinde dikkat çeken bir kulis bilgisi gündeme geldi.</p>

<p>Gazeteci yazar Murat Çetin, Tekstil Dergisi’nde yayımlanan yazısında İSO’daki başkanlık yarışına ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, Erdal Bahçıvan’ın yeniden aday olmayacağını ve Ender Yılmaz’ı destekleyeceğini öne sürdü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">2022’DEN SONRA YENİ TABLO</span></strong></p>

<p>Çetin’in yazısında, İSO’daki son seçim sürecinin 2022 yılındaki yarış üzerinden değerlendirildiği belirtildi.&nbsp;2022 seçiminde Erdal Bahçıvan 74, Adnan Dalgakıran ise 56 oy almıştı. Aradan geçen dört yılın ardından Dalgakıran’ın yeniden seçim sürecinde sahaya erken indiği, Bahçıvan’ın ise yeniden aday olacağının beklendiği aktarıldı.</p>

<p>Ancak mevcut İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz’ın Yönetim Kurulu Başkanlığına adaylığını açıklamasıyla yarışın yeni bir boyut kazandığı ifade edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAHÇIVAN İÇİN DİKKAT ÇEKEN KULİS</span></strong></p>

<p>Murat Çetin, yazısında aldığı bilgiye göre Erdal Bahçıvan’ın aday olmayacağını ve Ender Yılmaz’ı destekleyeceğini ileri sürdü. Çetin, bu bilginin resmî bir açıklama olmadığını ve elinde bunu belgeleyen bir evrak bulunmadığını da yazısında açıkça belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“ON ÜÇ YIL YETER” İDDİASI</span></strong></p>

<p>Bahçıvan’ın aday olmamasına ilişkin kulislerde farklı gerekçelerin konuşulduğu aktarıldı.&nbsp;Çetin’in yazısında, “On üç yıl yeter”, “Dalgakıran sahayı erken tuttu” ve “Seçim hesabını gördü” şeklindeki değerlendirmelerin kulislerde dile getirildiği belirtildi. Yazıda ayrıca kararın yalnızca seçim hesabıyla ilgili olmadığı yönünde başka bir ihtimalin de İSO koridorlarında konuşulduğu ifade edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÖZLER ENDER YILMAZ’A ÇEVRİLDİ</span></strong></p>

<p>Murat Çetin, mevcut tabloda 2022 yılındaki yarışın ardından Dalgakıran’ın karşısındaki ismin değiştiğini belirterek, Bahçıvan’ın koltuğuna artık Ender Yılmaz’ın talip olduğunu yazdı.&nbsp;Çetin ayrıca Bahçıvan’ın aday olmamasının seçim sürecindeki etkisinin sona erdiği anlamına gelmeyebileceğine dikkat çekti. Yazıda, Bahçıvan’ın bundan sonraki süreçteki ağırlığının, seçimde kimi destekleyeceği ve sonuç üzerindeki etkisi açısından önem taşıyabileceği değerlendirmesi yer aldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KULİSİN ALTINI ÇİZDİ</span></strong></p>

<p>Çetin, yazısında söz konusu bilgileri resmî bir karar olarak değil, kulis bilgisi olarak aktardığını belirterek, “Bugün elimde bunu belgeleyen bir evrak yok. O yüzden kulisi kulis olarak yazıyorum” ifadelerine yer verdi.</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/erdal-bahcivan-aday-olmayacak-21"><span style="color:#2980b9"><strong>YAZININ TAMAMI BURADA</strong></span></a></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-09-03%20at%2008_54_08%20(1).jpeg" style="height:564px; width:800px" /></strong></span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/enflasyonda-agustos-verisi-belli-oldu-fiyatlar-yuzde-184-artti-1948</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Enflasyonda Ağustos Verisi Belli Oldu: Fiyatlar Yüzde 1,84 Arttı</h1>
                        <h2>Türkiye’de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), 2026 yılı ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 1,84 arttı. Yıllık enflasyon yüzde 31,51 olarak gerçekleşirken, konut grubundaki yıllık fiyat artışı yüzde 39,77’ye ulaştı. Aylık bazda en yüksek artış ise yüzde 4,82 ile ulaştırma grubunda kaydedildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/enflasyonda-agustos-verisi-belli-oldu-fiyatlar-yuzde-184-artti-1788425023.jpg">
                        <figcaption>Enflasyonda Ağustos Verisi Belli Oldu: Fiyatlar Yüzde 1,84 Arttı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye’de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), 2026 yılı ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 1,84 arttı. Yıllık enflasyon yüzde 31,51, on iki aylık ortalamalara göre artış ise yüzde 31,79 olarak kayıtlara geçti.&nbsp;TÜFE verilerine göre tüketici fiyatları, 2026 yılı ağustos ayında geçen yılın aralık ayına kıyasla yüzde 22,07 yükseldi. Fiyatlardaki artış, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 31,51 olarak gerçekleşti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KONUTTA YILLIK ARTIŞ YÜZDE 39,77</span></strong></p>

<p>Endekste en yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunda yıllık artış devam etti. Fiyatlar, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 33,79, ulaştırmada yüzde 35,08, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda ise yüzde 39,77 yükseldi.&nbsp;Bu grupların yıllık enflasyona katkısı gıda ve alkolsüz içeceklerde 8,12, ulaştırmada 5,94, konutta ise 5,01 yüzde puan olarak hesaplandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYLIK ARTIŞTA ULAŞTIRMA ÖNE ÇIKTI</span></strong></p>

<p>Ağustos ayında en yüksek aylık artış yüzde 4,82 ile ulaştırma grubunda görüldü. Konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlardaki artış yüzde 2,26 olurken, gıda ve alkolsüz içeceklerde fiyatlar yüzde 0,22 yükseldi.&nbsp;Söz konusu grupların aylık enflasyona katkısı ulaştırmada 0,82, konutta 0,27, gıda ve alkolsüz içeceklerde ise 0,06 yüzde puan oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">134 ALT SINIFTA FİYATLAR YÜKSELDİ</span></strong></p>

<p>Endeks kapsamındaki 174 alt sınıftan 134’ünde fiyat artışı yaşandı. Ağustos ayında 35 alt sınıfın endeksi gerilerken, 5 alt sınıfta herhangi bir değişiklik olmadı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÖZEL KAPSAMLI GÖSTERGEDE YILLIK ARTIŞ YÜZDE 30,68</span></strong></p>

<p>İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içecekler, tütün ve altın hariç tutularak hesaplanan özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B), ağustos ayında yüzde 1,84 arttı.&nbsp;Bu göstergedeki artış geçen yılın aralık ayına göre yüzde 20,97, yıllık bazda yüzde 30,68 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,12 olarak gerçekleşti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/murat-cetin-erdal-bahcivan-aday-olmayacak-1947</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Murat ÇETİN / Erdal Bahçıvan Aday Olmayacak!</h1>
                        <h2>Murat ÇETİN yazdı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/murat-cetin-erdal-bahcivan-aday-olmayacak-1788416604.jpg">
                        <figcaption>Murat ÇETİN / Erdal Bahçıvan Aday Olmayacak!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İSO’da hesabı herkes 2022’den açıyordu.</p>

<p>Erdal Bahçıvan:<br />
74.<br />
Adnan Dalgakıran:<br />
56.</p>

<p>Aradan dört yıl geçti.</p>

<p>Bu defa Dalgakıran beklemedi.</p>

<p>Sahaya erken indi.</p>

<p>Bahçıvan’ın yeniden aday olacağına ise neredeyse kesin gözüyle bakılıyordu.</p>

<p>Derken…</p>

<p>Ender Yılmaz çıktı.</p>

<p>İSO’nun mevcut Meclis Başkanı, Yönetim Kurulu Başkanlığına adaylığını açıkladı.</p>

<p>Buradan sonrası resmî açıklama değil.</p>

<p>Kulis.</p>

<p>Hem de güçlü kulis.</p>

<p>Aldığım bilgi net:</p>

<p><strong>Erdal Bahçıvan aday olmayacak.</strong></p>

<p><strong>Ender Yılmaz’ı destekleyecek.</strong></p>

<p>Sebep?</p>

<p>Orası biraz karışık.</p>

<p>“On üç yıl yeter” diyen var.</p>

<p>“Dalgakıran sahayı erken tuttu” diyen var.</p>

<p>“Seçim hesabını gördü” diyen de.</p>

<p>İSO koridorlarında daha ağır bir ihtimal de konuşuluyor:</p>

<p>Kararın yalnız sandık hesabıyla alınmadığı…</p>

<p>Bahçıvan’ın önüne seçimden önce başka bir hesabın konulduğu söyleniyor.</p>

<p>Doğru mudur?</p>

<p>Bugün elimde bunu belgeleyen bir evrak yok.</p>

<p>O yüzden kulisi kulis olarak yazıyorum.</p>

<p>Ama iş dünyasında her mesaj yazıyla gelmez.</p>

<p>Bazen telefon çalmaz.</p>

<p>Tebligat çıkmaz.</p>

<p>Kimse açık açık bir şey söylemez.</p>

<p><strong>Mesaj yerine ulaşır.</strong></p>

<p><strong>Muhatap da ne denildiğini anlar.</strong></p>

<p>Şimdilik bildiğimiz şu:</p>

<p>2022’nin rövanşı beklenirken Dalgakıran’ın karşısındaki isim değişiyor.</p>

<p>Bahçıvan’ın koltuğuna artık Ender Yılmaz talip.</p>

<p>Fakat Bahçıvan adaylıktan çekilse de seçimden çekilmiş sayılmaz.</p>

<p>Çünkü koltuğa oturmayabilirsiniz…</p>

<p><strong>Kimin oturacağını etkilemeye devam edebilirsiniz.</strong></p>

<p>Bahçıvan’ın bundan sonraki ağırlığı da tam burada ölçülecek.</p>

<p><strong>Koltuğu bırakıyor olabilir.</strong></p>

<p><strong>Sandığı henüz bırakmış görünmüyor.</strong></p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-09-03%20at%2008_54_08%20(1).jpeg" /></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>KOLTUKTAN ÖNCE İSO’NUN İŞİ!</strong></span></p>

<p>Adnan Dalgakıran’ın İSO’ya itirazı koltuktan başlamıyor.</p>

<p>İşleyişten başlıyor.</p>

<p>Kur baskılı.</p>

<p>Faiz yüksek.</p>

<p>Finansman pahalı.</p>

<p>Maliyet ağır.</p>

<p>Bunları sanayici biliyor.</p>

<p>Esnaf biliyor.</p>

<p>Sokağa çıkıp ilk dükkâna sorsanız o da biliyor.</p>

<p>20–25 milyon dolarlık bütçesi olan bir kurumun işi, herkesin bildiği sıkıntıları tekrar tekrar kürsüden okumak olamaz.</p>

<p><strong>Hastalığı biliyoruz.</strong></p>

<p><strong>İSO’dan reçete bekleniyor.</strong></p>

<p>Dalgakıran’ın tarif ettiği oda daha hızlı olacak.</p>

<p>Takip edecek.</p>

<p>Sonuç isteyecek.</p>

<p>Sanayicinin dosyası koridorlarda yaşlanmayacak.</p>

<p>Doğru makama ulaşacak.</p>

<p>“İlettik.”</p>

<p>denilip kenara bırakılmayacak.</p>

<p>Sonucu sorulacak.</p>

<p>Çünkü sanayiciyi dinlemek elbette kıymetli.</p>

<p>Ama yalnız dinlemekle iş bitmiyor.</p>

<p>Kahvede de dinliyorlar.</p>

<p><strong>Odanın farkı, kapı açmasıdır.</strong></p>

<p>Dalgakıran’ın bir başka itirazı da iş dünyasının kendi içine.</p>

<p>Ankara’ya dönüp:</p>

<p>“Verimsizsin.”</p>

<p>demek kolay.</p>

<p>Peki odalar?</p>

<p>Birlikler?</p>

<p>Meslek örgütleri?</p>

<p>Onların verimliliğini kim ölçecek?</p>

<p>Dalgakıran burada iğneyi önce kendi tarafına batırıyor.</p>

<p>Kurumunu düzelt.</p>

<p>İşleyişini hızlandır.</p>

<p>Üyene ne kattığını ölç.</p>

<p>Sonra Ankara’nın karşısına geç.</p>

<p>Çünkü başkasına tuttuğun aynada…</p>

<p><strong>Kendi yüzün de görünür.</strong></p>

<p>Bu yüzden adaylığını sıradan bir koltuk değişikliğinden daha geniş tarif ediyor.</p>

<p>İSO’nun A’dan Z’ye yeniden ele alınmasını istiyor.</p>

<p>Sanayici de zaten nutuk aramıyor.</p>

<p>Sonuç arıyor.</p>

<p>Dosyası nereye gitti?</p>

<p>Kim takip etti?</p>

<p>Ne çözüldü?</p>

<p>Bunu bilmek istiyor.</p>

<p>Dalgakıran’ın iddiası da burada:</p>

<p><strong>Başkan olmak kadar, İSO’nun çalışma biçimini değiştirmek.</strong></p>

<p>...</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/erdal-bahcivan-aday-olmayacak-21"><span style="color:#c0392b"><strong>YAZININ DEVAMI BURADA&nbsp;</strong></span></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/gaye-erkan-hakkinda-sok-iddia-dua-et-babam-uyuyor-yoksa-hepinizi-vururdu-1946</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Gaye Erkan Hakkında Şok İddia: “Dua Et Babam Uyuyor, Yoksa Hepinizi Vururdu”</h1>
                        <h2>Eski Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan ve babası Erol Erkan hakkında Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu. Site Müdürü Ertuğrul Kara ile otel Genel Müdürü İlker Ali Şen’in savcılık ifadelerinde tehdit, hakaret ve ortak alanların kullanımıyla ilgili çeşitli iddialar yer aldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/gaye-erkan-hakkinda-sok-iddia-dua-et-babam-uyuyor-yoksa-hepinizi-vururdu-1788340979.jpg">
                        <figcaption>Gaye Erkan Hakkında Şok İddia: “Dua Et Babam Uyuyor, Yoksa Hepinizi Vururdu”</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Eski Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan ve babası Erol Erkan hakkında Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu.&nbsp;Çağdaş Turgut Reis Tatil Evleri Site Müdürü Ertuğrul Kara ile Swissotel Resort Bodrum Beach Otel Genel Müdürü İlker Ali Şen tarafından yapılan suç duyurusunda, Erkan ve babası hakkında çeşitli iddialar ileri sürüldü. Savcılığa verilen ifadelerde, site sakinleri, çalışanlar ve otel müşterileriyle ilgili yaşandığı öne sürülen olaylara ilişkin anlatımlar yer aldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">OTEL GENEL MÜDÜRÜNÜN İFADESİ...</span></strong></p>

<p>Swissotel Resort Bodrum Beach Otel Genel Müdürü İlker Ali Şen, Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadede, otelin bulunduğu kampüste 72 villanın yer aldığını ve 1 numaralı villada Erol Erkan ile kızı Hafize Gaye Erkan’ın yaşadığını belirtti.</p>

<p>Şen, ifadesinde Erkan ve kızının site sakinleri, personel ve otel misafirlerine yönelik sözlü ve fiziksel müdahalelerde bulunduğunu iddia etti.</p>

<p>Şen ayrıca çalışanlara yönelik tehdit içerdiğini öne sürdüğü sözleri şöyle aktardı:&nbsp;“Ben Maliye Bakanı olacağım, İçişleri Bakanı olacağım, sizi attırırım, sürdürürüm.”</p>

<p>İlker Ali Şen, ifadesinde otel müşterilerinin evcil hayvanlarına müdahale edildiğini, özel güvenlik personeline emir ve talimat verilmeye çalışıldığını ve bazı müşterilerin telefonla görüntülendiğini de iddia etti.</p>

<p>Şen, otelin şezlonglarından birinin üzerine, “10 dakika içinde döneceğim, eğer dönmemişsem bu yazıyı bir daha oku” şeklinde yazılar bırakıldığını da öne sürdü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“BİZİ TURİSTLERE VE MÜŞTERİLERİMİZE REZİL ETTİLER”</span></strong></p>

<p>İlker Ali Şen, ifadesinde yaşandığını öne sürdüğü olayların otelin müşterileri ve çalışanları üzerinde sorun oluşturduğunu belirterek şikâyetçi olduğunu ifade etti. Şen ayrıca Hafize Gaye Erkan’ın sabah, öğlen ve akşam öğünlerinde oğluna özel yemek hazırlanarak villasına teslim edilmesini istediğini iddia etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SİTE MÜDÜRÜNDEN “İTTİLER” İDDİASI</span></strong></p>

<p>Çağdaş Turgut Reis Tatil Evleri Sitesi’nde yaklaşık 3 yıldır site müdürü olarak görev yapan Ertuğrul Kara da savcılık ifadesinde çeşitli iddialarda bulundu.&nbsp;Kara, Erol Erkan ve Hafize Gaye Erkan’ın sitenin ortak alanı olduğunu belirttiği geçiş yolu, sahil yolu, iskeleler ve bahçe bölümlerine kamera yerleştirdiğini öne sürdü.</p>

<p>Söz konusu kameraların yüz tanıma ve fotoğraf çekme özelliğine sahip olduğunu bildiğini belirten Kara, site yönetiminin bilgisi ve rızası dışında ortak alanlara “özel mülktür, izinsiz girilmez” şeklinde tabelalar yerleştirildiğini de iddia etti.</p>

<p>Kara, bu tabelaları site yönetiminin ortak kararıyla kaldırmaya çalıştığı sırada Erol Erkan ve Hafize Gaye Erkan tarafından itildiğini öne sürerek, olayın kamera kayıtlarında görülebileceğini ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“DUA ET BABAM UYUYOR” İDDİASI</span></strong></p>

<p>Ertuğrul Kara, savcılık ifadesinde 18 Ağustos 2026 tarihinde Hafize Gaye Erkan ile sitenin ortak alanlarının kullanımı ve personelin özel işlerde çalıştırılması konusunda görüştüğünü belirtti. Kara, görüşme sırasında kendisine yönelik tehditte bulunulduğunu iddia ederek şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Dua et babam uyuyor, yoksa silahını çekip hepinizi vururdu, seni içeri attıracağım.” Kara, bu konuşmanın ofiste ve ikisi dışında kimsenin bulunmadığı sırada gerçekleştiğini ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SUÇ DUYURUSUNDA ÇEŞİTLİ İDDİALAR YER ALDI</span></strong></p>

<p>Ertuğrul Kara, site yönetimi adına sitenin huzur ve sükûnunu bozduğu ve kendisini tehdit ettiği iddiasıyla Erol Erkan ve Hafize Gaye Erkan’dan davacı ve şikâyetçi olduklarını belirtti.&nbsp;İlker Ali Şen de otel çalışanları ve müşterilerine yönelik olduğu öne sürülen davranışlar nedeniyle Erol Erkan ve Hafize Gaye Erkan’dan şikâyetçi olduğunu ifade etti. Savcılığa sunulan suç duyurusu ve ifadelerde yer alan iddiaların değerlendirilmesi ve hukuki sürecin sonucunun ilgili makamlarca belirlenmesi bekleniyor.</p>

<p><a href="https://www.ekonomim.com/gundem/tcmb-eski-baskani-gaye-erkan-dua-et-babam-uyuyor-yoksa-silahini-cekip-hepinizi-vururdu-haberi-915656"><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></a><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/malatyali-sanayicilerin-iso-secimindeki-rolu-merak-konusu-oldu-1945</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Malatyalı Sanayicilerin İSO Seçimindeki Rolü Merak Konusu Oldu</h1>
                        <h2>Gazeteci Yazar Murat Çetin, İstanbul Sanayi Odası Meclis Başkanlığına aday olan Malatyalı sanayici Mustafa Tecdelioğlu’nun seçim sürecini ve İstanbul’daki Malatyalı iş insanı ağının bu süreçte üstlenmesi gereken kritik rolü kaleme aldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/malatyali-sanayicilerin-iso-secimindeki-rolu-merak-konusu-oldu-1788340063.jpg">
                        <figcaption>Malatyalı Sanayicilerin İSO Seçimindeki Rolü Merak Konusu Oldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Gazeteci Yazar Murat Çetin, kaleme aldığı yazısında İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Başkanlığına aday olan Malatyalı sanayici Mustafa Tecdelioğlu’nun seçim sürecini ve Malatyalı iş insanlarının bu süreçteki rolünü değerlendirdi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ŞİMDİ TELEFON REHBERİ KONUŞACAK</strong></span></p>

<p>Murat Çetin, İSO Meclis Başkanlığına aday olan Malatyalı sanayici Mustafa Tecdelioğlu'nun İSO'nun içinden gelen bir isim olduğunu belirterek, “Mustafa Tecdelioğlu İSO Meclis Başkanlığına aday. Malatyalı. Sanayici. İSO’nun içinden gelen bir isim. Buraya kadar güzel. Ama İstanbul Sanayi Odası’nda memleket hanesi oy pusulası sayılmaz. Soyadı kapıyı açabilir. Koltuğu ise ağırlık taşır. Tecdelioğlu’nun yapacağı belli. Kendisini anlatacak. Niçin aday olduğunu anlatacak. Meclis’i nasıl yöneteceğini anlatacak. 'Ben Malatyalıyım' diye dolaşmayacak. 'Ben bu makamı taşırım' diyecek” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DOĞRU CÜMLE: "MUSTAFA TECDELİOĞLU’NU DİNLENİZ Mİ?"</strong></span></p>

<p>Seçim sürecinde Malatyalı iş insanlarına ve kurumlara düşen görevlere değinen Çetin, “Malatyalılara düşen başka. MİAD var. İstanbul’da ciddi bir Malatyalı sanayici ağı var. İSO’nun farklı meslek gruplarında sözü geçen hemşerilerimiz var. İşte şimdi telefon rehberi açılacak. Ama yanlış cümle kurulmayacak. 'Bizim hemşeriye oy verin.' Ucuz. Doğru cümle şu: 'Mustafa Tecdelioğlu’nu dinlediniz mi?' Gerisini aday kendi halleder. Bir Malatyalı tekstilde kapı açar. Diğeri metalde. Öteki makinede. Bir başkası yıllardır aynı masaya oturduğu sanayiciyi arar. Hemşeri kapıyı açar. Aday içeride kendi ağırlığını koyar” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>KARARSIZI İKNA ETMEK SEÇİM KAZANDIRIR</strong></span></p>

<p>Seçim stratejisinde asıl gidilmesi gereken kesimin kararsızlar olduğunu vurgulayan Çetin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tecdelioğlu yalnız kendisine yakın isimlerle görüşürse de hata eder. Asıl gidilecek kapı kararsızın kapısı. Mesafeli olanın. 'Niçin Mustafa?' diye soranın. Hatta mümkünse karşı tarafta duranının. Çünkü dosttan oy almak rahatlatır. Kararsızı ikna etmek seçim kazandırır.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>EN KIYMETLİ AFİŞ TELEFON REHBERİNDE DURACAK</strong></span></p>

<p>İstanbul’daki Malatya gücünün sonucunun bu seçimde görüleceğini belirten Murat Çetin, “Malatyalılar yıllardır İstanbul’da güçlü. Bunu biliyoruz. Şimdi o gücün fotoğrafını değil… Neticesini göreceğiz. Kim kimin yanında poz verdi? Geçelim. Kim kimi aradı? Kim kimi ikna etti? İşte oraya bakalım. Mustafa Tecdelioğlu sahaya kendi birikimiyle çıkacak. Malatyalılar kapıyı açacak. Gerisini İSO Meclisi tartacak. Bu seçimde en kıymetli afiş duvara asılmayacak. Telefon rehberinde duracak” ifadelerini kullandı.</p>

<p><a href="https://www.malatyatime.com/makale/yangin-tek-hesap-uc-parca-78954"><span style="color:#c0392b"><strong>KAYNAK: MALATYA TİME</strong></span></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/sgk-prim-borclarinda-milyarlarca-liralik-islem-ilk-taksit-tahsilati-belli-oldu-1944</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 19:58:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>SGK Prim Borçlarında Milyarlarca Liralık İşlem: İlk Taksit Tahsilatı Belli Oldu</h1>
                        <h2>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 4 Haziran-31 Ağustos 2026 tarihleri arasında uygulanan SGK prim borçlarının tecil ve taksitlendirme düzenlemesinin sonuçlarını açıkladı. Düzenlemeye 148 bin 984 işveren ve 4/b’li sigortalı başvururken, 183,3 milyar liralık borç tecil edildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/sgk-prim-borclarinda-milyarlarca-liralik-islem-ilk-taksit-tahsilati-belli-oldu-1788281960.jpg">
                        <figcaption>SGK Prim Borçlarında Milyarlarca Liralık İşlem: İlk Taksit Tahsilatı Belli Oldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, işverenler ile 4/b kapsamında sigortalı çalışanların SGK prim borçlarına yönelik uygulanan tecil ve taksitlendirme düzenlemesine ilişkin verileri açıkladı.&nbsp;4 Haziran-31 Ağustos 2026 tarihleri arasında uygulanan düzenlemeye toplam 148 bin 984 işveren ve 4/b’li sigortalı başvuruda bulundu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>183,3 MİLYAR LİRALIK BORÇ TECİL EDİLDİ</strong></span></p>

<p>Başvurular sonucunda toplam 183,3 milyar lira tutarındaki SGK borcu tecil edildi.&nbsp;Düzenleme kapsamında ilk taksit ödemelerinde ise 7,5 milyar lira tahsilat gerçekleştirildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İLK TAKSİTTE 7,5 MİLYAR LİRA TAHSİL EDİLDİ</strong></span></p>

<p>Bakan Işıkhan, uygulamayla işverenler ve sigortalılara prim borçlarının ödenmesinde kolaylık sağlandığını belirtti.&nbsp;Işıkhan, üretim ve istihdamın desteklenmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini ifade ederek, “İşverenler ile çalışanların yanında olmaya, üretim ve istihdamı desteklemeye devam edeceğiz” mesajını verdi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/kredi-karti-kullananlar-dikkat-eylul-ayi-faiz-oranlari-belli-oldu-1943</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:57:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kredi Kartı Kullananlar Dikkat: Eylül Ayı Faiz Oranları Belli Oldu</h1>
                        <h2>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 1 Eylül 2026 itibarıyla kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranlarını açıkladı. Eylül ayında oranlarda değişiklik yapılmazken, kredi kartı faizleri ağustos ayındaki seviyelerini korudu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/kredi-karti-kullananlar-dikkat-eylul-ayi-faiz-oranlari-belli-oldu-1788267622.jpg">
                        <figcaption>Kredi Kartı Kullananlar Dikkat: Eylül Ayı Faiz Oranları Belli Oldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), kredi kartı işlemlerinde geçerli olacak azami faiz oranlarını 1 Eylül 2026 itibarıyla yeniden belirledi. Yeni dönemde oranlarda herhangi bir değişiklik yapılmazken, kredi kartı faizleri ağustos ayındaki seviyelerini korudu.</p>

<p>TCMB’nin tablosuna göre kredi kartı faizleri 2026 yılının başından bu yana aynı seviyelerde tutuluyor. Ocak ayından eylüle kadar referans oran ve TL kredi kartlarına uygulanan azami faiz oranlarında değişiklik bulunmuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BORÇ TUTARINA GÖRE FAİZ ORANLARI BELLİ OLDU</span></strong></p>

<p>Kredi kartı alışveriş borçlarında uygulanabilecek aylık azami akdi faiz, dönem borcunun büyüklüğüne göre belirlenmeye devam ediyor.&nbsp;Dönem borcu 30 bin TL’nin altında olan kredi kartlarında aylık azami akdi faiz oranı yüzde 3,25 olarak uygulanacak. Bu gruptaki azami gecikme faizi ise yüzde 3,55 seviyesinde kalacak. Dönem borcu 30 bin TL ile 180 bin TL arasında bulunan kredi kartlarında aylık azami akdi faiz oranı yüzde 3,75 olacak. Bu borç grubunda aylık azami gecikme faizi ise yüzde 4,05 olarak uygulanacak.</p>

<p>Dönem borcu 180 bin TL’nin üzerinde bulunan kredi kartlarında azami aylık akdi faiz yüzde 4,25, azami gecikme faizi ise yüzde 4,55 seviyesinde kaldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KURUMSAL KREDİ KARTLARINDA ORAN DEĞİŞMEDİ</span></strong></p>

<p>TCMB’nin düzenlemesine göre kurumsal kredi kartlarında dönem borcunun büyüklüğüne bakılmaksızın aynı oranlar uygulanıyor.&nbsp;Buna göre kurumsal kredi kartlarında aylık azami akdi faiz yüzde 4,25, azami gecikme faizi ise yüzde 4,55 olarak devam ediyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">NAKİT ÇEKİM VE KMH FAİZLERİ DE AYNI KALDI</span></strong></p>

<p>Kredi kartından gerçekleştirilen nakit çekim ve kullanım işlemlerinde de eylül ayında değişiklik yapılmadı.&nbsp;Bu işlemlerde aylık azami akdi faiz yüzde 4,25, azami gecikme faizi ise yüzde 4,55 olarak uygulanacak. Aynı üst sınırlar kredili mevduat hesapları (KMH) için de geçerli olacak.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/omer-bolat-turkiye-tarim-hasilasinda-avrupada-birinci-dunyada-yedinci-sirada-1942</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ömer Bolat: Türkiye Tarım Hasılasında Avrupa’da Birinci, Dünyada Yedinci Sırada</h1>
                        <h2>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul’da Foodist İstanbul Fuarı’nın açılışını Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile gerçekleştirdi. Türkiye’nin 83,2 milyar dolarlık tarımsal hasılayla Avrupa’da birinci, dünyada yedinci sırada olduğunu belirten Bolat, tarım ve gıda sektörünün 2025’te 32,6 milyar dolarlık ihracatla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdığını açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/omer-bolat-turkiye-tarim-hasilasinda-avrupada-birinci-dunyada-yedinci-sirada-1788261262.jpg">
                        <figcaption>Ömer Bolat: Türkiye Tarım Hasılasında Avrupa’da Birinci, Dünyada Yedinci Sırada</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul’da Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile birlikte Foodist İstanbul Fuarı’nın açılışını gerçekleştirdi.&nbsp;Bolat, Türkiye’nin tarım ve gıda sektöründeki üretim gücüne, ihracat kabiliyetine ve küresel ticaretteki konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TARIMSAL HASILADA AVRUPA’DA BİRİNCİ SIRADA</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin 83,2 milyar dolarlık tarımsal hasılayla Avrupa’da birinci, dünyada ise yedinci sırada olduğunu belirten Bolat, birçok tarım ürününde Türkiye’nin dünya pazarlarında lider konumda bulunduğunu ifade etti. Bolat, fındık, buğday unu, kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı ve bulgur başta olmak üzere birçok üründe Türkiye’nin dünya pazarlarında lider olduğunu belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TARIM VE GIDADA İHRACAT REKORU</span></strong></p>

<p>Tarım ve gıda sektörünün 2025 yılında 32,6 milyar dolarlık ihracata ulaştığını belirten Bolat, bu rakamın Cumhuriyet tarihinin ihracat rekoru olduğunu ifade etti.&nbsp;Bolat, sektörün dünyanın farklı noktalarında Türk ürünlerinin kalitesini ve Türkiye’nin üretim gücünü temsil ettiğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HEDEF DAHA GÜÇLÜ VE KATMA DEĞERLİ İHRACAT</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı olarak hedeflerinin güçlü üretim altyapısını daha yüksek katma değerli, markalı ve rekabetçi ürünlerle daha güçlü bir ihracata dönüştürmek olduğunu belirten Bolat, ihracatçıların önündeki teknik engellerin kaldırılması ve Türk gıda ürünlerinin ulaştığı pazarların genişletilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi. Bolat, ihracat desteklerinin de devam ettiğini belirterek 2026 yılında ihracatçılara sağlanan desteklerin 45 milyar liraya yükseltildiğini açıkladı.&nbsp;Fuarlardan TURQUALITY’ye, UR-GE projelerinden ticaret ve alım heyetlerine kadar geniş bir alanda firmaların desteklendiğini ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“KÜRESEL GIDA TİCARETİNDEKİ KONUMUMUZU DAHA DA GÜÇLENDİRECEĞİZ”</span></strong></p>

<p>Bakan Ömer Bolat, Türkiye’nin üretim ve ihracat hedeflerine ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Üreten Türkiye, ihraç eden Türkiye, dünyada söz sahibi olan Türkiye için, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda; üreticimiz, sanayicimiz ve ihracatçımızla omuz omuza çalışarak ülkemizin küresel gıda ticaretindeki konumunu daha da güçlendireceğiz.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FOODIST İSTANBUL’A ULUSLARARASI PLATFORM VURGUSU</span></strong></p>

<p>Foodist İstanbul Fuarı’nın sektör açısından önemine de değinen Bolat, fuarın Türkiye’nin gıda sektörünü dünya pazarlarıyla buluşturan güçlü ve uluslararası bir platforma dönüşmesini temenni etti.&nbsp;Bolat, fuarın sektör, ihracatçılar ve Türkiye için hayırlı ve bereketli olmasını diledi.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong></p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-plastik-atik-calistayi-istanbulda-basladi-1941</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye Plastik Atık Çalıştayı İstanbul'da Başladı</h1>
                        <h2>Sıfır Atık Vakfı tarafından düzenlenen Türkiye Plastik Atık Çalıştayı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla İstanbul’da başladı. Yaklaşık 600 kişinin katıldığı dev organizasyonda, plastik kirliliğinin önlenmesinden atık ithalatının sınırlandırılmasına kadar pek çok kritik konu ele alınıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/turkiye-plastik-atik-calistayi-istanbulda-basladi-1788182367.jpg">
                        <figcaption>Türkiye Plastik Atık Çalıştayı İstanbul'da Başladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>“Atığı Azaltan, Kirliliği Önleyen Türkiye: Temiz Çevre, Güçlü Ekonomi, Güvenli Gıda, Sağlıklı Nesiller” temasıyla düzenlenen Türkiye Plastik Atık Çalıştayı, kamu, özel sektör, akademi, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarını aynı platformda buluşturdu. Yaklaşık 600 kişinin katıldığı çalıştayın açılışında Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Valisi Davut Gül, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez ile Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş konuşma yaptı.</p>

<p>Çalıştay kapsamında plastiklerin yalnızca atık aşaması değil, ham madde temininden ürün tasarımına, üretimden tüketime, yeniden kullanımdan toplama ve geri dönüşüme kadar tüm yaşam döngüsü değerlendirilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PLASTİK ATIK KÜRESEL ÖLÇEKTE ÖNEMLİ BİR TEHDİT</span></strong></p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, dünyanın önemli dönüşümlerin yaşandığı bir dönemden geçtiğini belirterek çevre kirliliği, atık sorunu ve iklim krizinin insanlığın karşı karşıya olduğu temel tehditler arasında bulunduğunu söyledi. Plastik kullanımındaki artışın çevre üzerindeki baskıyı giderek artırdığına dikkat çeken Ersoy, küresel ölçekte plastik atık yönetiminde ortak standartların geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Plastik üretiminin son 70 yıllık dönemde 460 milyon tonun üzerine çıktığını belirten Ersoy, plastik atık miktarının da 353 milyon tona ulaştığını söyledi. Ersoy, plastik atıkların yalnızca yüzde 9’unun nihai olarak geri dönüştürüldüğünü, önemli bir bölümünün ise yakıldığını, depolandığını veya çevreye karıştığını dile getirdi. Türkiye’nin de plastik atık yönetimi konusunda ilerlemesi gereken alanlar bulunduğunu belirten Ersoy, alternatif malzemelerin geliştirilmesi ve ikincil ham madde kullanımının artırılması dahil olmak üzere plastik döngüsünün bütün aşamalarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Ersoy, Sıfır Atık yaklaşımının Türkiye’de gelişmesine katkı sağlayan Emine Erdoğan’a da teşekkür etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PLASTİK SORUNUNU TÜRKİYE’NİN TAMAMIYLA BİRLİKTE ELE ALMALIYIZ</span></strong></p>

<p>Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ise plastiklerin tamamen hayatımızdan çıkarılmasının değil, nerede ve ne ölçüde kullanıldığının ve kullanım sonrasında nasıl yönetildiğinin asıl mesele olduğunu söyledi. Plastik kirliliğinin yalnızca denizler ve kıyılarla sınırlı olmadığını belirten Ağırbaş, tarımdan turizme, sanayiden ulaşıma kadar birçok alanda plastik atıklarla karşılaşıldığını ifade etti. Ağırbaş, "Plastik meselesini Türkiye’nin tamamını kapsayan bir şekilde ele almak zorundayız" diyerek, çözüm için bütün plastik döngüsünün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Çalıştay öncesinde Adana, Mersin, Muğla ve Antalya’da kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarıyla görüşmeler gerçekleştirildiğini belirten Ağırbaş, sahadaki sorunların bu toplantılardan elde edilen bilgilerle çalıştaya taşındığını aktardı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PLASTİK ATIK İTHALATI VE YAPTIRIMLAR DA GÜNDEMDE</span></strong></p>

<p>Plastik atık yönetiminde Türkiye’nin öncelikle kendi atığını etkin biçimde toplaması ve ekonomiye kazandırması gerektiğine dikkat çeken Ağırbaş, dışarıdan atık ithalatının da sonuçlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Mevzuat ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ağırbaş, ihtiyaç halinde plastik atık ithalatının sınırlandırılması veya yasaklanması gibi seçeneklerin de tartışılabileceğini belirtti.</p>

<p>Çevreyi plastik atıklarla kirletenlere yönelik daha ağır yaptırımların uygulanmasının da gündeme alınabileceğini kaydetti. Plastiklerin su yolları aracılığıyla farklı bölgelere ve ülkelere taşınabildiğini, zaman içerisinde mikroplastiklere dönüşebildiğini ifade eden Ağırbaş, plastik kirliliğinin çevre sorununun ötesinde gıda güvenliği, insan sağlığı, iklim ve ekonomi açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ON BEŞ TEMATİK MASADA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ GELİŞTİRİLECEK</span></strong></p>

<p>İki gün sürecek çalıştayda plastik döngüsü; atık, kirlilik, çevre, ekonomi, gıda güvenliği ve insan sağlığı olmak üzere altı temel başlık üzerinden değerlendirilecek. Çalışmalar dört ana tematik blok altında oluşturulan 15 masada yürütülecek.</p>

<p>İlk blokta plastik üretimi, tasarım ve ekonomik dönüşüm kapsamında sürdürülebilir ham madde, eko-tasarım, sürdürülebilir ambalajlar, kaynak verimliliği, temiz üretim, endüstriyel simbiyoz ve yeşil dönüşüm konuları ele alınacak. İkinci blokta plastik tüketimi, atık ve kirlilik başlıkları öne çıkacak. Tek kullanımlık plastikler, yeniden kullanım sistemleri, atıkların toplanması ve geri dönüşümü, turizm ve toplu yaşam alanlarında plastik yönetimi ile deniz ve iç sulardaki plastik kirliliği değerlendirilecek.</p>

<p>Üçüncü blokta plastiklerin gıda güvenliği, insan sağlığı ve toplumsal dönüşüm üzerindeki etkileri incelenecek. Tarımda plastik kullanımı, mikroplastikler, mikro ve nanoplastiklerin insan sağlığına etkileri, maruziyet ve risk değerlendirmesi ile toplumsal farkındalık konuları masaya yatırılacak. Dördüncü blokta ise yönetişim, finansman, veri ve gelecek vizyonu ele alınacak. Mevzuat ve denetim, yeşil finansman, yatırım mekanizmaları, veri ve izleme sistemleri, dijital dönüşüm, 2053 Türkiye Plastik Vizyonu ve uluslararası iş birliği başlıkları değerlendirilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">COP31 SÜRECİNE KATKI SAĞLAMASI BEKLENİYOR</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde gerçekleştirilen çalıştayın, ülkenin plastik kirliliğiyle mücadele yaklaşımının güçlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Çalıştaydan elde edilecek görüş ve öneriler doğrultusunda Tematik Masa Raporları, Türkiye Plastik Döngüsü Sonuç Raporu ve Sonuç Bildirisi hazırlanacak. Ayrıca ilgili kurumların görev alanlarına yönelik Bakanlık Bazlı Politika ve Değerlendirme Raporlarının oluşturulması planlanıyor.</p>

<p>Çalıştayın çıktılarının ulusal mevzuat ve strateji belgelerine katkı sağlaması, kurumlar arasındaki iş birliğini güçlendirmesi ve 2053 Türkiye Plastik Vizyonu doğrultusunda uygulanabilir bir yol haritasının oluşturulmasına zemin hazırlaması amaçlanıyor. Çok paydaşlı bir anlayışla düzenlenen Türkiye Plastik Atık Çalıştayı ile Türkiye’nin plastik kullanımını ve atık yönetimini yeniden ele alarak çevresel hedefleri ekonomik ve toplumsal politikalarla birlikte değerlendiren uzun vadeli bir yaklaşım ortaya koyması hedefleniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turk-is-acikladi-aclik-siniri-37-bin-lirayi-yoksulluk-siniri-121-bin-lirayi-asti-1940</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>TÜRK-İŞ Açıkladı: Açlık Sınırı 37 Bin Lirayı, Yoksulluk Sınırı 121 Bin Lirayı Aştı</h1>
                        <h2>TÜRK-İŞ’in ağustos ayı araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcamasını ifade eden açlık sınırı 37 bin 388 liraya yükseldi. Yoksulluk sınırı 121 bin 786 liraya, bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 48 bin 305 liraya ulaştı. Mutfak enflasyonu yıllık yüzde 37,90 olarak hesaplandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/turk-is-acikladi-aclik-siniri-37-bin-lirayi-yoksulluk-siniri-121-bin-lirayi-asti-1788172110.jpg">
                        <figcaption>TÜRK-İŞ Açıkladı: Açlık Sınırı 37 Bin Lirayı, Yoksulluk Sınırı 121 Bin Lirayı Aştı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>TÜRK-İŞ’in 2026 Ağustos ayı araştırmasının sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcamasını ifade eden açlık sınırı 37 bin 388 lira oldu.&nbsp;Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması 37 bin 388,30 TL olarak hesaplandı. Geçen yıl ağustos ayında 27 bin 111,17 TL olan açlık sınırında bir yıllık dönemde artış yaşandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YOKSULLUK SINIRI 121 BİN 786 LİRAYA ÇIKTI</span></strong></p>

<p>Dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı ağustosta 121 bin 786 TL olarak hesaplandı.&nbsp;Yoksulluk sınırı, Ağustos 2025’te 88 bin 309,98 TL seviyesindeydi. Böylece bir yıllık dönemde yoksulluk sınırı 33 bin 476 TL’den fazla arttı. Temmuz ayında ise yoksulluk sınırı 120 bin 325,30 TL olarak açıklanmıştı.&nbsp;Yoksulluk sınırı hesaplamasında gıdanın yanı sıra barınma, enerji, eğitim, ulaşım ve sağlık gibi zorunlu ihtiyaçlar da dikkate alınıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BEKÂR ÇALIŞANIN YAŞAMA MALİYETİ 48 BİN LİRAYI AŞTI</span></strong></p>

<p>Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ağustosta 48 bin 305,38 TL’ye yükseldi. Böylece tek bir çalışanın temel giderleri için gerekli aylık tutar 48 bin lirayı aşmış oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MUTFAK ENFLASYONU YILLIK YÜZDE 37,90</span></strong></p>

<p>Dört kişilik bir ailenin gıda harcaması ağustos ayında yüzde 1,21 arttı.&nbsp;12 aylık mutfak enflasyonu yüzde 37,90 olarak hesaplanırken, yıllık ortalama artış yüzde 40,33 oldu. Sekiz aylık yükseliş ise yüzde 24,03 seviyesine ulaştı. TÜRK-İŞ Açlık Sınırı Endeksi de ağustosta 1404,24 seviyesine çıktı. Endeks temmuz ayında 1387,40, Ağustos 2025’te ise 1018,25 seviyesindeydi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PATATES VE SOĞAN FİYATLARI YÜKSEK KALDI</span></strong></p>

<p>Araştırmaya göre ağustos ayında mevsimsel sebze ve meyve ucuzlaması gerçekleşmedi.&nbsp;Özellikle patates ve soğan fiyatları yüksek seviyelerini korudu. Sebzelerin ortalama kilogram fiyatı 113,23 TL, meyvelerin ortalama kilogram fiyatı ise 150,77 TL oldu. Meyve ve sebzenin ortalama kilogram fiyatı 119,41 TL olarak hesaplandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ET VE YUMURTA FİYATLARI ARTTI</span></strong></p>

<p>Dana kıyma, kuşbaşı ve tavuk fiyatlarında ağustos ayında artış görüldü. Kuzu eti fiyatlarında ise sınırlı bir gerileme yaşandı.&nbsp;Yumurta fiyatlarında da artış kaydedildi. Araştırmada bu değişimin okulların açılış dönemine yaklaşılmasıyla birlikte gerçekleştiği belirtildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYÇİÇEK YAĞI VE ÇAYDA ARTIŞ</span></strong></p>

<p>Ekmek fiyatı ağustos ayında değişmedi. Pirinç, un, makarna ve irmikte de belirgin bir fiyat hareketi görülmedi. Bulgur fiyatında sınırlı artış yaşanırken, yağ ürünlerinde genel olarak yükseliş kaydedildi.&nbsp;En yüksek artış ayçiçek yağında görüldü. Margarin, tereyağı ve zeytinyağı fiyatlarında da yükseliş yaşandı. Yeşil zeytin ve çay fiyatlarındaki artış ise ağustos ayında devam etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRK-İŞ’TEN YOKSULLUK SINIRI AÇIKLAMASI</span></strong></p>

<p>TÜRK-İŞ, yoksulluk sınırının bir ücret göstergesi olmadığını belirtti.&nbsp;Araştırmada açıklanan yoksulluk sınırının, dört kişilik bir hanenin gerekli toplam gelirini ifade ettiği belirtildi. Hesaplamaya gıda harcamalarının yanı sıra diğer zorunlu harcamalar da dahil ediliyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ikinci-ceyrekte-ekonominin-tablosu-belli-oldu-buyume-yuzde-23-1939</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İkinci Çeyrekte Ekonominin Tablosu Belli Oldu: Büyüme Yüzde 2,3</h1>
                        <h2>Türkiye ekonomisi 2026 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3 büyüdü. Böylece kesintisiz büyüme serisi 24 çeyreğe ulaştı. Ekonomik faaliyetler içinde en yüksek büyüme yüzde 13,3 ile tarım, ormancılık ve balıkçılık sektöründe gerçekleşirken, inşaat sektörü yüzde 1,9 daraldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/ikinci-ceyrekte-ekonominin-tablosu-belli-oldu-buyume-yuzde-23-1788166967.jpg">
                        <figcaption>İkinci Çeyrekte Ekonominin Tablosu Belli Oldu: Büyüme Yüzde 2,3</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye ekonomisi, 2026 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3 büyüdü. Böylece ekonomide kesintisiz büyüme serisi 24 çeyreğe ulaştı.&nbsp;Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı nisan-haziran dönemine ilişkin gayrisafi yurt içi hasıla verilerini açıkladı. Buna göre GSYH, zincirlenmiş hacim endeksiyle geçen yılın aynı çeyreğine kıyasla yüzde 2,3 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH ise bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 yükseldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EKONOMİNİN BÜYÜKLÜĞÜ 19,9 TRİLYON LİRAYA ULAŞTI</span></strong></p>

<p>Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36 artarak 19 trilyon 869 milyar 747 milyon liraya çıktı.&nbsp;Ekonominin ikinci çeyrekteki büyüklüğü dolar bazında 438 milyar 347 milyon dolar olarak hesaplandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÜYÜMENİN LİDERİ TARIM OLDU</span></strong></p>

<p>Ekonomik faaliyetler içerisinde en güçlü büyüme yüzde 13,3 ile tarım, ormancılık ve balıkçılık sektöründe gerçekleşti. Bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 8,6, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 4 büyüdü.&nbsp;Diğer hizmet faaliyetlerinde yüzde 3,2, sanayide yüzde 2,4, finans ve sigorta faaliyetleri ile gayrimenkul sektöründe yüzde 2,1 artış kaydedildi. Mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 2; ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri ise yüzde 0,5 büyüdü.&nbsp;İnşaat sektöründe ise yüzde 1,9 daralma yaşandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HANE HALKI TÜKETİMİ ARTTI</span></strong></p>

<p>Yerleşik hane halklarının tüketim harcamaları, ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 3,5 yükseldi. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 1,8 azalırken gayrisafi sabit sermaye oluşumu yüzde 0,6 arttı.&nbsp;Aynı dönemde mal ve hizmet ihracatı yüzde 3,4, ithalat ise yüzde 6,4 geriledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞ GÜCÜ ÖDEMELERİ YÜZDE 36,7 ARTTI</span></strong></p>

<p>İş gücü ödemeleri, yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36,7 arttı. Net işletme artığı ve karma gelirdeki artış yüzde 38,7 olarak gerçekleşti.&nbsp;İş gücü ödemelerinin cari fiyatlarla gayrisafi katma değer içerisindeki payı yüzde 38,3’ten yüzde 38,1’e geriledi. Net işletme artığı ve karma gelirin payı ise yüzde 41,3’ten yüzde 41,6’ya yükseldi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ev-sahibi-ve-kiracilar-dikkat-kira-sozlesmelerinde-e-devlet-donemi-basliyor-1938</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 16:10:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ev Sahibi ve Kiracılar Dikkat: Kira Sözleşmelerinde E-Devlet Dönemi Başlıyor</h1>
                        <h2>Hazine ve Maliye Bakanlığı, kira sözleşmelerinin tamamının e-Devlet Kapısı üzerinden hazırlanmasını zorunlu hale getirmeye yönelik çalışma yürütüyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, vatandaşları kira sözleşmelerini e-Devlet üzerinden hazırlamaya davet ederken, uygulamanın bugüne kadar 81 ilin tamamında kullanıldığı ve 72 bin 581 kira sözleşmesinin onaylandığı bildirildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/ev-sahibi-ve-kiracilar-dikkat-kira-sozlesmelerinde-e-devlet-donemi-basliyor-1788095662.jpg">
                        <figcaption>Ev Sahibi ve Kiracılar Dikkat: Kira Sözleşmelerinde E-Devlet Dönemi Başlıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından kira sözleşmelerinin e-Devlet Kapısı üzerinden hazırlanmasını zorunlu hale getirmeye yönelik çalışma yürütülüyor.&nbsp;Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de vatandaşları kira sözleşmelerini e-Devlet Kapısı üzerinden hazırlamaya davet etti. Şimşek, uygulama sayesinde sözleşme işlemlerinin mekândan bağımsız şekilde, zaman ve belge maliyeti olmadan daha hızlı, kolay ve güvenilir biçimde gerçekleştirilebileceğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İLK FAZ 4 KASIM 2024’TE BAŞLADI</span></strong></p>

<p>Bakanlık tarafından kira sözleşmelerinin e-Devlet üzerinden güvenilir şekilde hazırlanmasına yönelik hizmetin ilk fazı 4 Kasım 2024 tarihinde vatandaşların kullanımına sunuldu.&nbsp;Bu kapsamda taşınmaz sahibi gerçek kişi tarafından e-Devlet Kapısı'ndaki “kira sözleşmesi işlemleri” bölümü üzerinden hazırlanan sözleşmenin, kiracı ve varsa kefil tarafından yine e-Devlet üzerinden onaylanması sağlandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EMLAK DANIŞMANLARI DA SİSTEME DAHİL EDİLDİ</span></strong></p>

<p>Uygulamanın ikinci fazına 9 Mayıs 2025 tarihinde geçildi. Bu aşamayla birlikte emlak danışmanları ve yetkilendirilen kişilere de sözleşme hazırlama ve sözleşmeyi tarafların onayına sunma imkânı tanındı.&nbsp;Sözleşmenin tarafları arasında taşınmaz sahibi veya hissedar, kiracı ve varsa kefil bulunuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SÖZLEŞMELERDE HATA DÜZELTME İMKÂNI</span></strong></p>

<p>Hizmetin fonksiyonları kullanıcıların talepleri doğrultusunda geliştirilmeye devam ediyor. Bu kapsamda “hata düzeltme” ve “güncelleme” fonksiyonları da kullanıma sunuldu.&nbsp;Hazırlanan sözleşmelerde onay verilmesinin ardından 15 gün içinde yazım, rakam veya bilgi girişlerindeki maddi yanlışlıklar giderilebiliyor. “Güncelle” fonksiyonu ile sözleşmenin taraflarının iletişim bilgileri, kira tutarı ve ödemeye ilişkin bilgiler güncel tutulabiliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">72 BİN 581 KİRA SÖZLEŞMESİ ONAYLANDI</span></strong></p>

<p>Uygulama kapsamında kira sözleşmeleri için zaman damgalı “barkodlu belge” oluşturulabiliyor ve e-Devlet Kapısı üzerinden doğrulama işlemi yapılabiliyor.&nbsp;Bugüne kadar 72 bin 581 kira sözleşmesinin onaylandığı belirtilirken, uygulamanın 81 ilin tamamında kullanıldığı bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KİRA SÖZLEŞMELERİNİN KURUMLARA İLETİLMESİNE GEREK KALMIYOR</span></strong></p>

<p>Hizmetle birlikte vatandaşlar ve emlak işletmeleri bakımından olası mağduriyetlerin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Uygulamayla vatandaşların doğrulanmış ve şeffaf bilgilere erişebilmesi hedeflenirken, yetki belgesiz kira işlemlerine aracılık edilmesinin önüne geçilmesi ve kiralamaya konu taşınmazın sahipliğinin kontrol edilebilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Vatandaşlar, kira sözleşmelerini kurumlara iletme yükünden de kurtulurken, entegre hizmetlerle bürokrasinin azaltılması hedefleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“VATANDAŞLARIMIZI KİRA SÖZLEŞMESİ İŞLEMLERİNİ E-DEVLET KAPISI ÜZERİNDEN YAPMAYA DAVET EDİYORUZ”</span></strong></p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, e-Devlet Kapısı üzerinden vatandaşların kullanımına açılan “kira sözleşmesi işlemleri” uygulamasının ilgi gördüğünü belirtti.&nbsp;Şimşek, sistemi vatandaş odaklı hizmet anlayışı kapsamında devreye aldıklarını ifade etti.</p>

<p>Şimşek, şöyle konuştu: “Vatandaşlarımızı kira sözleşmesi işlemlerini e-Devlet Kapısı üzerinden yapmaya davet ediyoruz. Böylece, mekandan bağımsız, zaman ve belge maliyeti olmadan hızlı, kolay ve güvenilir şekilde sözleşme işlemleri yapılabilir.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ZORUNLULUK İÇİN ÇALIŞMA YÜRÜTÜLÜYOR</span></strong></p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bütün kira sözleşmelerinin e-Devlet üzerinden yapılmasını zorunlu hale getirecek bir çalışma da yürütülüyor.&nbsp;Uygulamanın vatandaşlar tarafından etkin şekilde kullanılması amacıyla sistem ekranlarının kullanıcı dostu olarak tasarlandığı, ayrıca “kira sözleşmesi işlemleri” giriş ekranında kullanım videosu ve kullanım kılavuzuna yer verildiği bildirildi.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/istihdam-desteginde-yeni-donem-basladi-sure-2028e-uzatildi-1937</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 17:02:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İstihdam Desteğinde Yeni Dönem Başladı: Süre 2028’e Uzatıldı</h1>
                        <h2>İstihdamı Koruma Destek Programı’nın uygulama usul ve esaslarında önemli değişiklikler yapıldı. Destek süresi 2028 yıl sonuna kadar uzatılırken kredi desteğinin kapsamı genişletildi, azami destek puanı 15’e çıkarıldı ve başvuru süresine yeni bir esneklik getirildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/istihdam-desteginde-yeni-donem-basladi-sure-2028e-uzatildi-1787925948.jpg">
                        <figcaption>İstihdam Desteğinde Yeni Dönem Başladı: Süre 2028’e Uzatıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstihdamı Koruma Destek Programı’nın uygulama usul ve esaslarında değişikliğe gidildi. 28 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelikle destek mekanizmasının kapsamı, süresi, kredi limitleri ve başvuru şartlarında yeni düzenlemeler yapıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DESTEK SÜRESİ 2028’E UZATILDI</span></strong></p>

<p>Daha önce 2026 yılıyla sınırlı olan destek tarihleri, yapılan düzenlemeyle 2028 yıl sonuna kadar uzatıldı.</p>

<p>Önceki uygulamada istihdamın korunması gereken referans dönem 2025 Kasım-Aralık olarak belirlenmişti. Yeni düzenlemeyle referans dönem ile istihdamı koruma dönemi, altı aydan kısa olmamak şartıyla Bakanlık tarafından belirlenecek.</p>

<p>Referans döneminde ortalama prim gün sayısı sıfır olan veya sigortalı çalıştırmadığı hâlde beyanname vermeyen işyerleri ise program kapsamı dışında tutulacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BELİRLİ SEKTÖRLERDE 3 BİN 500 LİRALIK DESTEK SÜRECEK</span></strong></p>

<p>Tekstil ürünlerinin imalatı, giyim eşyalarının imalatı, deri ve ilgili ürünlerin imalatı, mobilya imalatı ile kot ve benzeri baskı düğmeleri ve fermuar imalatı alanlarında faaliyet gösteren işletmelere sağlanan destek tutarında değişiklik yapılmadı.</p>

<p>Bu işletmelere her 30 prim günü için aylık 3 bin 500 TL destek uygulanmaya devam edecek.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle söz konusu NACE kodlarında faaliyet gösteren işletmeler için SGK işyeri sicil numarasındaki işkolu koduna göre kayıtlı işyerleri esas alınacak. Destek tutarının hesaplanmasında ise kıstelyevm, yani gün bazlı orantısal hesaplama yöntemi uygulanacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KREDİ DESTEĞİNİN KAPSAMI GENİŞLETİLDİ</span></strong></p>

<p>Önceki düzenlemede kredi desteğinden yararlanmak için KOBİ statüsünde bulunma ve belirlenen sektörlerin dışında faaliyet gösterme şartları aranıyordu.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle hem KOBİ olma hem de belirtilen sektörlerin dışında kalma şartları kaldırıldı.</p>

<p>Böylece kredi desteğinin kapsamı genişletilmiş oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KREDİ LİMİTİ İKİ KATA KADAR ÇIKABİLECEK</span></strong></p>

<p>Kredi üst limitinin hesaplama yöntemi de değiştirildi.</p>

<p>Yeni sisteme göre üst limit, referans dönemindeki prime esas kazanç aylık ortalamasının, koruma dönemindeki ay sayısının altıda biriyle çarpılması üzerinden hesaplanacak.</p>

<p>Bakanlığın belirleyeceği teknik kriterleri sağlayan işletmeler için kredi limiti bir kat artırımlı uygulanabilecek. Böylece söz konusu işletmeler açısından kredi limiti iki kata kadar çıkabilecek.</p>

<p>Kredilerde uygulanabilecek azami destek puanı da 10’dan 15’e yükseltildi. Bu sınır içerisindeki destek puanı Bakanlık tarafından belirlenecek.</p>

<p>Bakanlık ayrıca işletmeleri sektör veya işletme ölçeğine göre gruplandırabilecek; kredi kullanımlarını toplam tutar, takvim, banka ve kredi türü bakımından sınırlandırabilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TAŞINAN İMALAT YATIRIMLARINA YENİ İMKÂN</span></strong></p>

<p>Birinci bölgeden dördüncü, beşinci veya altıncı bölgelere taşınan ve ilgili mevzuat şartlarını sağlayan imalat sanayi yatırımları için düzenlenen nakil yatırım teşvik belgesine sahip işletmelere de yeni bir imkân getirildi.</p>

<p>Bu işletmeler, ilave istihdam sayısının brüt asgari ücretin altı katıyla çarpımı kadar kredi kullanabilecek.</p>

<p>Ayrıca bu yatırımlar için 1 Haziran 2028 tarihine kadar tamamlama vizesi yapılabilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SON BAŞVURU TARİHİ İÇİN ESNEKLİK</span></strong></p>

<p>Daha önce 31 Mart 2027 olarak belirlenen programa son başvuru tarihi de değiştirildi.</p>

<p>Yeni düzenlemeye göre başvuru süresi, programın bitiş tarihi olan 31 Aralık 2028’den itibaren azami altı aya kadar uzatılabilecek.</p>

<p>Yönetmelik değişikliğiyle birlikte istihdam desteğinin süresi uzatılırken kredi desteğinin kapsamı ve limitleri genişletildi, destek puanında artışa gidildi ve başvuru sürecine ilişkin yeni düzenlemeler getirildi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/istihdami-koruyan-imalatci-sanayicilere-aylik-destek-ve-kredi-imkani-basladi-1936</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İstihdamı Koruyan İmalatçı Sanayicilere Aylık Destek ve Kredi İmkânı Başladı</h1>
                        <h2>İşletmeleri ve çalışanları yakından ilgilendiren İstihdamı Koruma Destek Programı’nda yeni dönem başladı. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenlemeye göre, imalat sanayisinde belirlenen sektörlerde istihdamını koruyan işletmelere aylık 3.500 TL’ye kadar doğrudan destek ve 36 aya kadar vadeli kredi imkânı sağlanacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/istihdami-koruyan-imalatci-sanayicilere-aylik-destek-ve-kredi-imkani-basladi-1787919504.jpg">
                        <figcaption>İstihdamı Koruyan İmalatçı Sanayicilere Aylık Destek ve Kredi İmkânı Başladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İşletmeleri ve çalışanları yakından ilgilendiren İstihdamı Koruma Destek Programı’nda yeni dönem başladı. Programın uygulama esaslarında yapılan değişiklikler Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile KOSGEB tarafından yürütülen program kapsamında, istihdam seviyesini belirlenen kriterlere göre koruyan imalat sanayi işletmelerine yönelik desteklerin kapsamı ve ödeme sistemi yeniden düzenlendi. Yeni düzenlemeyle belirli sektörlerde faaliyet gösteren ve istihdamını koruyan işletmelere aylık 3.500 TL’ye kadar doğrudan destek sağlanabilecek. Bunun yanı sıra işletmeler için 36 aya kadar vadeli kredi desteğinin de önü açıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTİHDAMINI KORUYAN İŞLETMELERE DESTEK</span></strong></p>

<p>Programdan yararlanmak isteyen işletmelerin, Bakanlık tarafından belirlenecek referans dönemindeki ortalama aylık prim gün sayısını, en az 6 ay olarak belirlenecek koruma döneminde aylık bazda koruması gerekecek. Ödeme talep edilen aydaki prim gün sayısının referans dönemi ortalamasına eşit veya daha yüksek olması halinde işletmenin o ay istihdamını koruduğu kabul edilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEKSTİL, GİYİM, DERİ VE MOBİLYAYA AYLIK 3.500 TL</span></strong></p>

<p>Düzenlemeyle bazı imalat sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren işletmelere doğrudan destek verilmesi kararlaştırıldı. Destek kapsamına giren sektörler; tekstil ürünleri imalatı, giyim eşyaları imalatı, deri ve ilgili ürünlerin imalatı ile mobilya imalatı olarak belirlendi. Belirli düğme, çıtçıt, fermuar ve benzeri ürünlerin imalatını yapan işletmeler de destekten yararlanabilecek. İstihdamını koruyan işletmelere, koruma dönemi boyunca 30 prim günü karşılığında aylık 3.500 TL’ye kadar ödeme yapılabilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞLETMELERE 36 AYA KADAR KREDİ DESTEĞİ</span></strong></p>

<p>Yeni düzenlemenin dikkat çeken başlıklarından biri de işletmelere kredi desteği sağlanması oldu. İstihdamını koruyan işletmeler, istihdam maliyetleri dikkate alınarak belirlenecek limitler çerçevesinde kredi kullanabilecek. Destek, başvuru tarihinden sonra kullanılan krediler için uygulanacak. Kredilerde azami 6 ay anapara ödemesiz dönem ve 36 aya kadar vade imkanı bulunacak. Sağlanacak destek miktarı ise en fazla 15 destek puanına karşılık gelen tutarla sınırlı olacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAZI İŞLETMELERİN KREDİ LİMİTİ ARTIRILABİLECEK</span></strong></p>

<p>Kredi tutarı, işletmenin referans döneminde destek kapsamındaki iş yerleri için bildirilen prime esas toplam kazanç tutarının aylık ortalaması üzerinden hesaplanacak. Bakanlık tarafından belirlenen teknik kriterleri karşılayan işletmeler için hesaplanan kredi tutarı bir kat artırılabilecek. Teşvik belgesi bulunan işletmelerde ise hesaplama farklı şekilde yapılacak. Bu işletmeler için ilave istihdam sayısı ile başvuru yılının ocak ayında geçerli olan brüt asgari ücretin 6 katı dikkate alınacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAŞVURULAR ÇEVRİM İÇİ YAPILACAK</span></strong></p>

<p>Destek programına başvurular, oluşturulacak çevrim içi başvuru portalı üzerinden gerçekleştirilecek. Başvuru sırasında talep edilecek bilgi ve belgeler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile KOSGEB tarafından belirlenecek. Referans döneminde bildirilen ortalama prim gün sayısı sıfır olan iş yerleri programdan yararlanamayacak. Sigortalı çalıştırılmadığı için ilgili dönemlerde beyanname vermeyen işletmeler de destek kapsamı dışında tutulacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DESTEKLER VERGİ VE SGK BORÇLARINA MAHSUP EDİLEBİLECEK</span></strong></p>

<p>Destek ödemeleri, KOSGEB kayıtları ve sistem verileri üzerinden gerekli şartları karşıladığı belirlenen işletmelere yapılacak. KOSGEB tarafından gerçekleştirilecek ödemeler, SGK’nın ilgili banka hesabına veya işletmenin GO Dijital Cüzdan hesabına aktarılabilecek. Ödemelerin işletmelerin vergi dairesi ve SGK prim borçlarına mahsup edilmesine de imkan sağlanacak. Ancak aynı destek unsuru için hem KOSGEB hem de Bakanlık desteğinden aynı anda yararlanılamayacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAŞVURU SÜRESİ 6 AYI AŞAMAYACAK</span></strong></p>

<p>Programa ilişkin başvurular için son tarih Bakanlık veya KOSGEB tarafından belirlenecek. Belirlenecek başvuru süresi, programın yürütme tarihinden itibaren 6 ayı geçemeyecek.<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/imalat-sanayisine-250-milyar-liralik-yeni-finansman-paketi-aciklaniyor-1935</link>
            <category>Gündem</category>
            <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İmalat Sanayisine 250 Milyar Liralık Yeni Finansman Paketi Açıklanıyor</h1>
                        <h2>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, imalat sanayisine yönelik 250 milyar liralık yeni finansman paketinin 1 Eylül'de başvuruya açılacağını duyurdu. KOBİ'ler ve büyük ölçekli işletmelere 6 aya kadar ödemesiz, 36 aya kadar vadeli kredi imkanı sağlanırken, istihdamını koruyan firmaların finansman maliyetinin 12 puanı bakanlık tarafından karşılanacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/imalat-sanayisine-250-milyar-liralik-yeni-finansman-paketi-aciklaniyor-1787918271.jpg">
                        <figcaption>İmalat Sanayisine 250 Milyar Liralık Yeni Finansman Paketi Açıklanıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İmalat Sanayi Finansman Desteği Tanıtım Programı'nda imalat sanayisine yönelik yeni finansman paketinin ayrıntılarını açıkladı. Toplam 250 milyar lira büyüklüğündeki finansman programına işletmeler 1 Eylül'den itibaren başvurabilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÜYÜK İŞLETMELER İÇİN KREDİ LİMİTİ 150 MİLYON LİRAYA ÇIKTI</span></strong></p>

<p>Yeni düzenleme kapsamında büyük işletmeler için kredi tutarı 50 milyon liradan 150 milyon liraya yükseltildi. Firmalara sağlanacak kredi limitleri ise iş gücü maliyetleriyle orantılı olarak belirlenecek. KOBİ'ler ve büyük ölçekli firmalar, 6 aya kadar ödemesiz ve 36 aya kadar vadeli finansman imkanından yararlanabilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SABİT MALİYETLİ KREDİLERDE ORAN YÜZDE 37</span></strong></p>

<p>Program kapsamında firmalara hem sabit hem de değişken maliyetli kredi seçeneği sunulacak. Sabit maliyetli krediler yüzde 37 sabit oranla kullandırılırken, değişken maliyetli kredilerde oran TLREF+1 olacak. İşletmelerin 2026 yılı Ocak-Haziran dönemindeki ortalama istihdam düzeylerini Temmuz-Aralık döneminde korumaları halinde kullandıkları kredilerin finansman maliyetinin 12 puanı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından karşılanacak. Böylece sabit maliyetli kredilerde yıllık finansman oranının yüzde 25'e kadar düşmesi öngörülüyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KOBİ'LERE KEFALET DESTEĞİ SAĞLANACAK</span></strong></p>

<p>Bakan Kacır, finansman programı kapsamında KOBİ'lere kefalet desteği de sunulacağını belirtti. Kacır, programın ayrıntılarına ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Büyük işletmeler için kredi tutarını 50 milyondan 150 milyon liraya yükselttik. Firmalarımız için belirlenecek kredi limitleri işgücü maliyetleriyle orantılı olacak. KOBİ’lerimiz ve büyük ölçekli firmalarımız, 6 aya kadar ödemesiz ve 36 aya kadar vadeli finansman imkanından; sabit maliyetli kredilerde yüzde 37 sabit, değişken maliyetli kredilerde ise TLREF+1 oranıyla yararlanabilecek."</p>

<p>Bakan Kacır açıklamasının devamında şunları söyledi:&nbsp;"2026 yılı Ocak-Haziran ortalama istihdam düzeylerini Temmuz-Aralık döneminde korumaları karşılığında, işletmelerimizin kullandıkları kredilerde finansman maliyetinin 12 puanını Bakanlık olarak biz karşılayacağız. Böylelikle sabit maliyetli kredilerde yıllık finansman oranı yüzde 25’e kadar düşmüş olacak. Finansman programı kapsamında KOBİ’lerimize kefalet desteği de sunacağız."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAŞVURULAR 1 EYLÜL'DE BAŞLAYACAK</span></strong></p>

<p>Toplam 250 milyar liralık finansman paketine işletmeler 1 Eylül'den itibaren başvurabilecek. Başvuruların ardından protokol imzalanan bankalar kredi değerlendirme süreçlerini yürütecek. Firmalar, değerlendirmelerin tamamlanmasının ardından kendilerine tahsis edilen finansmana erişebilecek.<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/omer-bolattan-halep-vurgusu-yeni-yatirimlara-ve-ortak-uretim-tesislerine-1934</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ömer Bolat’tan Halep Vurgusu: “Yeni Yatırımlara Ve Ortak Üretim Tesislerine”</h1>
                        <h2>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 63. Şam Uluslararası Fuarı kapsamında gerçekleştirdiği Suriye temasları çerçevesinde Halep’teki Şeyh Naccar Organize Sanayi Bölgesi’ni ziyaret etti. Türk ve Suriyeli iş insanlarıyla yuvarlak masa toplantısında bir araya gelen Bolat, Halep’in yeniden imarı, sanayi altyapısının güçlendirilmesi, yeni yatırımlar ve ortaklık fırsatları başta olmak üzere iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesini değerlendirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/omer-bolattan-halep-vurgusu-yeni-yatirimlara-ve-ortak-uretim-tesislerine-1787915055.jpg">
                        <figcaption>Ömer Bolat’tan Halep Vurgusu: “Yeni Yatırımlara Ve Ortak Üretim Tesislerine”</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 63. Şam Uluslararası Fuarı kapsamında gerçekleştirilen Suriye temasları çerçevesinde Halep’te temaslarda bulundu.</p>

<p>Halep’teki Şeyh Naccar Organize Sanayi Bölgesi’ni ziyaret eden Bolat, ziyaretin ardından Türk ve Suriyeli iş insanlarıyla bir araya geldi.</p>

<p>Gerçekleştirilen yuvarlak masa toplantısında Türkiye ile Suriye arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesinden Halep’in yeniden imarına, sanayi altyapısının ayağa kaldırılmasından yeni yatırım ve ortaklık fırsatlarına kadar birçok konu ele alındı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HALEP’İN YENİDEN İMARI GÜNDEMDE</span></strong></p>

<p>Halep’in tarihi, üretim gücü ve ticaret kültürüyle Suriye ve bölge açısından önemli bir şehir olduğuna dikkat çekildi.</p>

<p>Bakan Bolat, Halep’in yeniden ayağa kalkmasının, fabrikaların yeniden üretime geçmesinin, çarşıların canlanmasının ve ticaret hayatının güçlenmesinin Suriye’nin ekonomik toparlanması ve bölgesel istikrar açısından önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Bolat, Türkiye’nin sahip olduğu üretim kapasitesi, tecrübesi ve güçlü iş dünyasıyla Suriye’nin yeniden yapılanma sürecine katkı sunmaya devam edeceğini ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ YATIRIM VE ORTAKLIK FIRSATLARI ELE ALINDI</span></strong></p>

<p>Türk ve Suriyeli iş insanlarının katıldığı toplantıda iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi için atılabilecek adımlar değerlendirildi.</p>

<p>Toplantıda yeni yatırım ve ortaklık fırsatlarının yanı sıra Halep’in sanayi altyapısının yeniden güçlendirilmesi ve üretim kapasitesinin artırılması konuları da gündeme geldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“YENİ YATIRIMLARA VE ORTAK ÜRETİM TESİSLERİNE DÖNÜŞECEK”</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, temasların gelecekte daha güçlü ekonomik ilişkilerin temelini oluşturacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“İnanıyorum ki bugün kurduğumuz her temas, gerçekleştirdiğimiz her görüşme ve attığımız her adım; yarın Halep’te daha güçlü ticari bağlara, yeni yatırımlara, ortak üretim tesislerine ve kalıcı ekonomik ortaklıklara dönüşecektir.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“TÜRKİYE OLARAK SURİYELİ KARDEŞLERİMİZİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin Suriye ile iş birliği ve ortak kalkınma vizyonu doğrultusunda hareket edeceğini belirten Bolat, Türkiye’nin üretim kapasitesi ve iş dünyasıyla sürece katkı sunacağını ifade etti.</p>

<p>Bolat, “Türkiye olarak, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu güçlü iş birliği ve ortak kalkınma vizyonu doğrultusunda; sahip olduğumuz üretim kapasitesi, tecrübemiz ve güçlü iş dünyamızla Suriyeli kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HEDEF HALEP’İ YENİDEN ÜRETİM VE TİCARET MERKEZİ YAPMAK</span></strong></p>

<p>Bolat, Türkiye ve Suriye iş dünyasının birlikte hareket etmesiyle Halep’in yeniden güçlü bir üretim ve ticaret merkezi hâline gelmesi için çalışmaların sürdürüleceğini belirtti.</p>

<p>Bolat, “Türkiye ve Suriye iş dünyasının el ele vermesiyle, Halep’in yeniden üretimin, ticaretin ve refahın güçlü merkezlerinden biri haline gelmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/esnaf-kredilerinde-yeni-donem-basladi-borcu-olan-da-kredi-kullanabilecek-1933</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Esnaf Kredilerinde Yeni Dönem Başladı: Borcu Olan Da Kredi Kullanabilecek</h1>
                        <h2>Esnaf ve sanatkârların Halkbank üzerinden kullandığı Hazine faiz destekli kredilerde yeni düzenleme yürürlüğe girdi. Vergi veya SGK borcu bulunan esnaf için kredi imkânı korunurken, belirli şartlarda borcun kredi tutarının bir bölümünden tahsil edilmesinin önü açıldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/esnaf-kredilerinde-yeni-donem-basladi-borcu-olan-da-kredi-kullanabilecek-1787826563.jpg">
                        <figcaption>Esnaf Kredilerinde Yeni Dönem Başladı: Borcu Olan Da Kredi Kullanabilecek</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Esnaf ve sanatkârlara yönelik Hazine faiz destekli yatırım ve işletme kredilerinde önemli değişiklikler yapıldı. Cumhurbaşkanı Kararı, bugün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenlemeyle birlikte Türkiye Halk Bankası tarafından kullandırılan kredilerdeki borç şartları ve faiz indirim oranları yeniden belirlendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">VERGİ VE SGK BORCU OLAN ESNAFA KREDİ KAPISI AÇILDI</span></strong></p>

<p>Yeni düzenlemeye göre esnaf ve sanatkârların kredi kullandırımından en fazla 15 gün önce alınmış belgeyle, vergi dairelerine vadesi geçmiş borcu ve sosyal güvenlik prim borcu bulunmadığını ya da mevcut borcun yeniden yapılandırılmış veya taksitlendirilmiş olduğunu belgelemesi gerekiyor. Ancak bu şartı karşılayamayan esnaf için de kredi kullanma imkânı getirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BORCUN BİR KISMI KREDİDEN TAHSİL EDİLEBİLECEK</span></strong></p>

<p>Borçsuzluk şartını sağlayamayan esnafa kolaylık getiren karara göre banka, söz konusu borcun Hazine faiz destekli kredinin azami yüzde 25’ine denk gelen kısmını, öncelikli olarak ilgili tahsil dairelerine yatırabilecek. Bu kapsamda bir yıl içinde tahsil edilecek toplam tutarın 300 bin lirayı aşamayacağı bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FAİZ İNDİRİM ORANLARI YENİDEN BELİRLENDİ</span></strong></p>

<p>Kararla birlikte Hazine faiz desteği kapsamındaki bazı faiz indirim oranları düşürüldü. Buna göre; yüzde 50 faiz indirim oranı yüzde 40 olarak, yüzde 100 faiz indirim oranı yüzde 80 olarak, yüzde 60 faiz indirim oranı ise yüzde 48 olarak uygulanacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">UYGULAMANIN SÜRESİ BİR YIL UZATILDI</span></strong></p>

<p>Kararda ayrıca uygulamanın geçerlilik süresine ilişkin düzenlemeye yer verildi. Düzenlemede yer alan 31/12/2026 ibaresi 31/12/2027 olarak değiştirildi. Böylece Hazine faiz destekli esnaf kredisi uygulamasının süresi bir yıl daha uzatılmış oldu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/murat-cetin-daha-sanayilesmeden-sanayisizlesiyoruz-1932</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Murat ÇETİN / Daha Sanayileşmeden Sanayisizleşiyoruz!</h1>
                        <h2>Murat ÇETİN yazdı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/murat-cetin-daha-sanayilesmeden-sanayisizlesiyoruz-1787813552.jpg">
                        <figcaption>Murat ÇETİN / Daha Sanayileşmeden Sanayisizleşiyoruz!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İSO Başkanı Erdal Bahçıvan dün Meclis kürsüsündeydi.</p>

<p>Aslında yeni bir dosya açmadı.</p>

<p>Temmuz ayında kapağını kaldırdığı dosyayı biraz daha açtı:</p>

<p><strong>Erken sanayisizleşme.</strong></p>

<p>O gün tehlikenin adını koymuştu.</p>

<p>Dün ise reçeteyi tartışmaya açtı:</p>

<p><strong>“Girişimci devlet.”</strong></p>

<p><strong>“Yeni nesil sanayi planlaması.”</strong></p>

<p>İşin düğümü burada:</p>

<p>Sanayisizleşmek için…</p>

<p>Önce sanayileşmek gerekmez mi?</p>

<p>Meğer gerekmiyormuş.</p>

<p>Gelişmiş ülkeler önce fabrikayı kurdu.</p>

<p>Üretti.</p>

<p>İhraç etti.</p>

<p>Teknolojisini geliştirdi.</p>

<p>Sermaye biriktirdi.</p>

<p>Zenginleşti.</p>

<p>Sonra hizmet ekonomisinin payı büyüdü.</p>

<p>Biz?</p>

<p><strong>Kestirmeden gidiyoruz.</strong></p>

<p>Sanayileşme yolculuğunu tamamlamadan sanayi sonrasına geçmeye çalışıyoruz.</p>

<p>Bahçıvan’ın itirazı turizme değil.</p>

<p>Finansa değil.</p>

<p>Yazılıma da değil.</p>

<p>İtirazı…</p>

<p><strong>Sıraya.</strong></p>

<p>Turizm büyüsün.</p>

<p>Finans büyüsün.</p>

<p>Yazılım büyüsün.</p>

<p>Teknoloji büyüsün.</p>

<p>Eyvallah.</p>

<p>Ama bunlar büyürken fabrika küçülüyorsa…</p>

<p>Ortada dönüşümden önce konuşulması gereken başka bir şey vardır:</p>

<p><strong>Üretim kaybı.</strong></p>

<p>Çünkü fabrikayı kapatmak kolay.</p>

<p>Makineyi satarsınız.</p>

<p>İşçiyi gönderirsiniz.</p>

<p>Kapıya kilidi vurursunuz.</p>

<p>Bitti.</p>

<p>Ama yılların üretim kültürünü…</p>

<p>Tedarik zincirini…</p>

<p>Ustayı…</p>

<p>Mühendisi…</p>

<p>İhracat bağlantısını…</p>

<p>Aynı hızla geri getiremezsiniz.</p>

<p>İşin ironik tarafı başka.</p>

<p>Yıllarca bize ne söylendi?</p>

<p>Devlet çekilsin.</p>

<p>Piyasa halleder.</p>

<p>Planlama eskide kaldı.</p>

<p>Sonra pandemi geldi.</p>

<p>Tedarik zinciri koptu.</p>

<p>Çip bulunamadı.</p>

<p>Enerji güvenlik meselesi oldu.</p>

<p>Bir baktık…</p>

<p>Amerika sanayisini destekliyor.</p>

<p>Avrupa stratejik üretimini koruyor.</p>

<p>Çin zaten planlamayı hiç bırakmamış.</p>

<p><strong>Dersi bize verdiler…<br />
Teneffüste müfredatı kendileri değiştirdiler.</strong></p>

<p>Bahçıvan’ın dün “girişimci devlet” derken anlatmak istediği de tam buraya oturuyor.</p>

<p>Devlet fabrika sahibi olsun demiyor.</p>

<p>Piyasanın yerine geçsin demiyor.</p>

<p>Yön göstersin.</p>

<p>Stratejik alanı seçsin.</p>

<p>Uzun vadeli finansmanı kursun.</p>

<p>Sanayicinin küresel yarışta arkasında dursun.</p>

<p>Çünkü bugün Türk sanayicisi yalnız yabancı firmayla yarışmıyor.</p>

<p><strong>O firmanın arkasındaki devletle de yarışıyor.</strong></p>

<p>Rakibine teşvik…</p>

<p>Kendi sanayicine nasihat…</p>

<p>Olmaz.</p>

<p>Sanayileştikten sonra hizmet ekonomisine geçerseniz…</p>

<p>Gelişmiş ülke olursunuz.</p>

<p>Daha sanayileşmenizi tamamlamadan fabrikadan vazgeçerseniz…</p>

<p>Sanayi sonrası toplum falan olmuyorsunuz.</p>

<p><strong>Daha sanayileşmeden sanayisizleşiyorsunuz.</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-08-27%20at%2009_34_06.jpeg" /></strong></p>

<p><strong>AVRUPA KÜÇÜLDÜ, BİZ DAHA ÇOK KÜÇÜLDÜK!</strong></p>

<p>Avrupa’nın hazır giyim pazarı küçülmüş.</p>

<p>2026’nın ilk beş ayında:</p>

<p><strong>Yüzde 11,9.</strong></p>

<p>Türkiye’den alım?</p>

<p><strong>Yüzde 15,8 düşmüş.</strong></p>

<p>Yani yağmur herkese yağmış…</p>

<p><strong>Biz biraz daha fazla ıslanmışız.</strong></p>

<p>Türkiye’nin Avrupa hazır giyim pazarındaki payı 2024’ün aynı döneminde yüzde 11’di.</p>

<p>2025’te yüzde 9,2.</p>

<p>2026’da:</p>

<p><strong>Yüzde 8,8.</strong></p>

<p>İki yılda 2,2 puan gitmiş.</p>

<p>Ama hâlâ üçüncüyüz.</p>

<p>Çin birinci.</p>

<p>Bangladeş ikinci.</p>

<p>Türkiye üçüncü.</p>

<p>Güzel.</p>

<p>Yalnız madalyanın arkasını da çevirelim.</p>

<p><strong>Kürsüdeki yerimiz duruyor…<br />
Pazardaki yerimiz küçülüyor.</strong></p>

<p>Daha enteresanı var.</p>

<p>Türkiye’nin Avrupa’ya sattığı hazır giyimde kilogram başına ihracat değeri:</p>

<p><strong>20,8 Euro.</strong></p>

<p>Avrupa’nın ortalama ithalat değeri:</p>

<p><strong>14,1 Euro.</strong></p>

<p>Yani ucuz mal satmıyoruz.</p>

<p>Katma değer var.</p>

<p>Kalite var.</p>

<p>Ürün var.</p>

<p>Fakat fiyat rekabetinde nefes daralıyor.</p>

<p>Kur geride.</p>

<p>Maliyet önde.</p>

<p>Rakip yanımızdan geçiyor.</p>

<p>Netice?</p>

<p><strong>Ürünü biz dikiyoruz…<br />
Müşteriyi başkası giydiriyor.</strong></p>

<p>Yıllarca bize:</p>

<p>“Katma değeri yükseltin.”</p>

<p>dediler.</p>

<p>Yükselttik.</p>

<p>Şimdi:</p>

<p>“Pahalı kaldınız.”</p>

<p>deniliyor.</p>

<p>İşin cilvesi burada.</p>

<p>Mal kötü değil.</p>

<p><strong>Hesap tutmuyor.</strong></p>

<p>Tekstilde fotoğraf biraz daha iyi.</p>

<p>Türkiye, Avrupa’nın birlik dışı tekstil ve hammadde ithalatında yüzde 17,6 payla Çin’in ardından ikinci sırada.</p>

<p>Üstelik payını çok az da olsa artırmış.</p>

<p>Fakat hazır giyimde alarm çalıyor.</p>

<p>Çünkü pazar küçüldüğünde herkes yara alabilir.</p>

<p>Ama siz pazardan daha hızlı küçülüyorsanız…</p>

<p>Mazereti yalnız Avrupa’da arayamazsınız.</p>

<p><strong>Mesele artık rekabet gücüdür.</strong></p>

<p>Üçüncülük güzel.</p>

<p>Madalyası da var.</p>

<p>Ama pazar payınız her yıl biraz daha eriyorsa…</p>

<p><strong>Tesellisi pahalıya geliyor.</strong></p>

<p>...</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/daha-sanayilesmeden-sanayisizlesiyoruz-20"><span style="color:#c0392b"><strong>YAZININ TAMAMI BURADA</strong></span></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/samda-turk-is-dunyasi-icin-yeni-firsatlar-40-sirketle-ticaret-masasi-kuruldu-1931</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 18:33:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Şam’da Türk İş Dünyası İçin Yeni Fırsatlar! 40 Şirketle Ticaret Masası Kuruldu</h1>
                        <h2>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 63. Uluslararası Şam Fuarı ziyareti kapsamında Türkiye ile Suriye arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik önemli temaslarda bulunulduğunu açıkladı. Şam’da 40 Türk şirketi ve 200’e yakın katılımcıyla gerçekleştirilen toplantılarda ticaret, yatırım, ortak üretim ve yeni iş birliği fırsatları ele alındı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/samda-turk-is-dunyasi-icin-yeni-firsatlar-40-sirketle-ticaret-masasi-kuruldu-1787758830.jpg">
                        <figcaption>Şam’da Türk İş Dünyası İçin Yeni Fırsatlar! 40 Şirketle Ticaret Masası Kuruldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Şam’da Türkiye-Suriye ticari ilişkilerinde yeni bir dönemin kapılarını aralayacak önemli bir buluşma gerçekleştirildiğini açıkladı.&nbsp;Uluslararası Şam Fuarı ziyareti kapsamında, Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) organizasyonunda Suriye Genel Ticaret Heyeti Şam’da bir araya geldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">40 TÜRK ŞİRKETİ ŞAM’DA BULUŞTU</span></strong></p>

<p>Gerçekleştirilen programa 40 Türk şirketi ve 200’e yakın katılımcının katıldığı belirtildi.&nbsp;Türk ve Suriyeli iş insanları arasında gerçekleştirilen görüşmelerde ticaret ve yatırım imkânları, yeni iş birliği alanları ve ortaklık fırsatları kapsamlı şekilde değerlendirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HEDEF SADECE TİCARET HACMİNİ ARTIRMAK DEĞİL</span></strong></p>

<p>Bakan Bolat, hedefin yalnızca iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırmak olmadığını belirtti.&nbsp;Yeni dönemde karşılıklı yatırımların, ortak üretimin, teknoloji ve tecrübe paylaşımının yanı sıra şirketlerin üçüncü ülkelerde birlikte hareket etmesinin de güçlendirilmesinin amaçlandığı ifade edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRK İŞ DÜNYASINDAN SURİYE’NİN YENİDEN İMARINA DESTEK</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin üretim kapasitesi, tecrübesi ve lojistik imkânlarıyla Suriye’nin ekonomik toparlanması ve yeniden imar sürecine katkı sunmaya hazır olduğu belirtildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“GÜÇLÜ BİR BULUŞMAYA İMZA ATTIK”</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Şam’da, Türkiye-Suriye ticari ilişkilerinde yeni bir dönemin kapılarını aralayacak güçlü bir buluşmaya imza attık.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“YENİ İŞ BİRLİĞİ ALANLARINI DEĞERLENDİRDİK”</span></strong></p>

<p>Bolat, Türk ve Suriyeli iş insanlarıyla gerçekleştirilen görüşmelere ilişkin şöyle konuştu:&nbsp;“Türk ve Suriyeli iş insanlarımızla; ticaret ve yatırım imkânlarını, yeni iş birliği alanlarını ve ortaklık fırsatlarını kapsamlı şekilde değerlendirdik.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ORTAK ÜRETİM VE YATIRIM HEDEFİ</span></strong></p>

<p>Türkiye ve Suriye arasındaki ekonomik ilişkilerin yalnızca ticaretle sınırlı kalmaması, karşılıklı yatırımlar ve ortak üretim projeleriyle daha da geliştirilmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“TÜRK İŞ DÜNYAMIZ KATKI SUNMAYA HAZIR”</span></strong></p>

<p>Bolat, Türk iş dünyasının Suriye’nin ekonomik toparlanması ve yeniden imar sürecine katkı sunmaya hazır olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Türk iş dünyamız; güçlü üretim kapasitesi, köklü tecrübesi ve lojistik imkânlarıyla, kardeş Suriye’nin ekonomik toparlanması ve yeniden imar sürecinde önemli katkılar sunmaya hazırdır.”</p>

<p>Bakan Bolat, Şam’da gerçekleştirilen temasların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütüldüğünü belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“KALICI TİCARİ ORTAKLIKLARA KATKI SAĞLAYACAK”</span></strong></p>

<p>Bolat, temasların gelecekteki iş birliklerine katkı sağlayacağına inandığını belirterek şöyle konuştu:&nbsp;“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, bugün Şam’da kurduğumuz bu güçlü temasların; kalıcı ticari ortaklıklara, ortak yatırım ve üretim projelerine, iki ülkemizin refahına ve bölgemizin istikrarına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EKONOMİK İŞ BİRLİĞİ GELİŞTİRİLECEK</span></strong></p>

<p>Türkiye ile Suriye arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin karşılıklı kazanım ve ortak kalkınma anlayışıyla geliştirilmesinin hedeflendiği belirtildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“DAHA DA İLERİYE TAŞIYACAĞIZ”</span></strong></p>

<p>Bolat, Türkiye ile Suriye arasındaki ticari ilişkilerin geleceğine ilişkin açıklamasını şu sözlerle tamamladı:&nbsp;“Türkiye ile Suriye arasındaki ekonomik ve ticari iş birliğini, karşılıklı kazanım ve ortak kalkınma anlayışıyla daha da ileriye taşıyacağız.”</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/seffaf-olmayan-ortak-alan-giderleri-ve-fahis-kira-talepleri-perakende-sektorunu-zorluyor-1930</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Şeffaf Olmayan Ortak Alan Giderleri ve Fahiş Kira Talepleri Perakende Sektörünü Zorluyor</h1>
                        <h2>Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Temmuz ayı anket sonuçlarına göre markaların yüzde 77'si şeffaf olmayan ortak alan giderleri nedeniyle AVM yönetimleriyle ihtilaf yaşıyor. BMD Başkanı Sinan Öncel, mevzuat değişikliğine rağmen detaylı fatura paylaşılmadığını belirterek yüksek maliyetlerin perakendeciler için büyük risk oluşturduğunu ifade etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/seffaf-olmayan-ortak-alan-giderleri-ve-fahis-kira-talepleri-perakende-sektorunu-zorluyor-1787741552.jpg">
                        <figcaption>Şeffaf Olmayan Ortak Alan Giderleri ve Fahiş Kira Talepleri Perakende Sektörünü Zorluyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Markalar için yıllardır devam eden ve artık kronik bir sorun haline gelen fahiş kira artış taleplerinin yanı sıra üç yıl önce yapılan mevzuat değişikliğine rağmen, AVM’lerde şeffaf olmayan ortak alan giderleriyle ilgili taraflar arasındaki ihtilaf da devam ediyor. Markaların yüzde 77’sinin ortak alan giderleri konusunda AVM’lerle ihtilaflı olduğu ortaya çıktı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEMMUZ AYI ANKET SONUÇLARI AÇIKLANDI</span></strong></p>

<p>Çatısı altındaki 516 marka ile gıda dışı perakende sektörünün en önemli temsilcisi olan Birleşmiş Markalar Derneği (BMD), üyeleri arasında gerçekleştirdiği Temmuz ayı anketinin sonuçlarını açıkladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SATIŞLARDA SEKTÖREL MAZANİT VE TEMPO DEĞİŞİMİ</span></strong></p>

<p>Anketi değerlendiren BMD Başkanı Sinan Öncel, mayıs ve haziran aylarında canlı geçen hazır giyim ve ayakkabı satışlarının temmuzda hız kestiğini bildirdi. Sinan Öncel değerlendirmesinde, "Temmuzda kozmetik markalarımızın yüzde 86’sının adet satışları artarken, hazır giyim markalarımızın yüzde 54’ünün, ayakkabı markalarımızın ise yüzde 58’inin adet satışları düştü." diye konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İNDİRİMSİZ SATIŞ İMKÂNI NEREDEYSE KALMADI</span></strong></p>

<p>Sinan Öncel, hazır giyim başta olmak üzere gıda dışı perakendede indirim yapılmadan satış imkânı neredeyse kalmadığının altını çizdi. Özellikle hazır giyim ve ayakkabıda daha yüksek indirim ve daha düşük marj ile ciro artırabildiğini belirten Öncel, açıklamalarını şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Ciro artışı çoğu zaman enflasyonun altında kalıyor. Bugün tüketici uygun fiyatlı ürüne ulaşmakla birlikte, firmalar için orta ve uzun vadede büyük risk var. Çünkü maliyetler artarken kârlılık düşmeye devam ediyor. Uzun süredir yaşadığımız sorunun temelinde yüksek maliyet artışları yatıyor. Kira ve AVM’lerdeki şeffaf olmayan ortak alan giderleri en önemli maliyet kalemlerimizi oluşturuyor. 10 uzama yılını dolduran kontratlarda 2-3 kat kira artışı talebiyle karşılaşılırken üç yıl önce yapılan mevzuat değişikliğine rağmen ortak alan giderlerinde bir türlü şeffaflık sağlanamadı. Birçok AVM yönetimi detaylı hesap ve fatura paylaşmadığı için harcamaları net olarak göremiyoruz. Türkiye’deki AVM’lerde yaklaşık 14 milyon metrekare kiralanabilir alan bulunuyor. Her metrekare için ortalama 50 TL fazla ödeme yapılsa aylık 700 milyon, yıllık 8,4 milyar TL’lik bir maliyet ortaya çıkıyor. Temmuz anketimizde üyelerimize ortak alan giderleri konusunda AVM yönetimiyle ihtilaflarının olup olmadığını sorduk. Yanıt veren üyelerimizin yüzde 77’si, yani her dört markadan en az üçü, AVM yönetimiyle ihtilaflı olduğunu beyan ediyor. Üyelerimizin sadece yüzde 23’ünün AVM’lerle sorunu bulunmuyor. İhtilaf oranının yüksek olmasına rağmen sorunu yargıya taşıyan üyelerimizin oranının ise yüzde 6 düzeyinde kalması dikkat çekiyor."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YARGIYA TAŞINMA ORANININ DÜŞÜK KALMA NEDENİ</span></strong></p>

<p>Sinan Öncel, ortak alan giderleri ile ilgili ihtilafın yargıya taşınma oranının düşük kalmasında, markaların 10 uzama yılı sonrası AVM yönetimiyle kira artışlarıyla ilgili sorun yaşamak istememesinin etkili olduğunu sözlerine ekledi.</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/altin-uc-ayin-zirvesi-sonrasi-dengelendi-altin-yatirimcilari-abd-enflasyon-verisine-odaklandi-1929</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 09:17:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Altın Üç Ayın Zirvesi Sonrası Dengelendi! Altın Yatırımcıları ABD Enflasyon Verisine Odaklandı</h1>
                        <h2>Önceki seansta üç ayın en yüksek seviyesine ulaşan altın fiyatları, çarşamba günü yatay bir seyir izledi. Piyasalarda gözler ABD'den gelecek PCE enflasyon verisi ile Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole toplantısında yapacağı açıklamalara çevrildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/altin-uc-ayin-zirvesi-sonrasi-dengelendi-altin-yatirimcilari-abd-enflasyon-verisine-odaklandi-1787725369.jpg">
                        <figcaption>Altın Üç Ayın Zirvesi Sonrası Dengelendi! Altın Yatırımcıları ABD Enflasyon Verisine Odaklandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Altın fiyatları, önceki seansta üç ayın en yüksek seviyesini görmesinin ardından çarşamba günü yatay bir seyir izledi. Piyasaların odağında ABD'nin açıklayacağı Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) enflasyon verisi ile Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole'da vereceği mesajlar bulunuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ALTINDA YÜKSELİŞ SONRASI SAKİN GÖRÜNÜM</span></strong></p>

<p>Spot altının ons fiyatı fazla değişmeyerek 4.652,39 dolar seviyesinde kaldı. Altın, ABD Hazinesi'nin uzun vadeli tahvillere yönelik geri alım programını artıracağını açıklamasının ardından başlayan yükselişini salı günü de sürdürerek mayıs ortasından bu yana en yüksek seviyesine ulaşmıştı. ABD altın vadeli işlemleri ise yüzde 0,3 yükselerek 4.709,20 dolara çıktı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÖZLER FED'İN ENFLASYON GÖSTERGESİNDE</span></strong></p>

<p>Yatırımcıların bugün odaklandığı başlıca veri, Fed'in para politikası kararlarında yakından izlediği temmuz ayı Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) fiyat endeksi olacak. Piyasalar ayrıca Fed Başkanı Kevin Warsh'ın cuma günü Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu'nda yapacağı konuşmaya çevrildi. Warsh'ın faiz politikasına ilişkin vereceği mesajların, eylül toplantısına yönelik beklentiler üzerinde etkili olması bekleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÜŞÜK ENFLASYON ALTINI DESTEKLEYEBİLİR</span></strong></p>

<p>Analistler, enflasyonun beklentilerin altında kalması ve Warsh'ın güvercin ya da dengeli bir mesaj vermesi halinde altın fiyatlarında yükselişin güç kazanabileceğine dikkat çekiyor. Böyle bir senaryoda reel faizlerin gerileyeceği beklentisinin artması, faiz getirisi sağlamayan altının yatırımcılar açısından cazibesini yükseltebilir. ABD'de son dönemde açıklanan istihdam verilerindeki zayıflama ve tüketici enflasyonunun beklentiler doğrultusunda gerçekleşmesi, eylül ayında faiz artışı beklentilerini sınırlamıştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PİYASALAR FED'DEN FAİZ KARARI BEKLİYOR</span></strong></p>

<p>CME FedWatch verilerine göre piyasalar, Fed'in gelecek ay faizleri sabit bırakma ihtimalini yüzde 63,6 olarak fiyatlıyor. Bu nedenle PCE verisi ve Jackson Hole'dan gelecek mesajların, önümüzdeki dönemde altının yönü açısından kritik olması bekleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HÜRMÜZ GELİŞMESİ DEĞERLİ METALLERİ ETKİLEDİ</span></strong></p>

<p>Jeopolitik gelişmeler de değerli metal piyasalarının seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor. İran'ın Hürmüz Boğazı'nın yönetimine ilişkin Umman ile görüşmeleri yeniden başlattığını açıklaması, petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu. Piyasalarda jeopolitik risklerin seyri ve petrol fiyatlarındaki hareketlerin yanı sıra dolar ve faiz beklentileri de altının yönü açısından yakından takip ediliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜMÜŞ PLATİN VE PALADYUM YÜKSELDİ</span></strong></p>

<p>Diğer değerli metallerde ise yükseliş öne çıktı. Spot gümüş yüzde 0,7 artışla 69,09 dolara, platin yüzde 0,6 yükselişle 1.869,22 dolara, paladyum ise yüzde 1,4 artışla 1.345,30 dolara çıktı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyenin-ab-hazir-giyim-pazarindaki-payi-dususe-gecti-1928</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 08:53:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye’nin AB Hazır Giyim Pazarındaki Payı Düşüşe Geçti</h1>
                        <h2>Avrupa Birliği’nin hazır giyim ithalatı 2026’nın ilk 5 ayında daralırken, Türkiye’nin bu pazardaki payı yüzde 8,8’e geriledi. İHKİB raporuna göre yüksek maliyetler nedeniyle rekabet kaybı yaşayan Türk hazır giyim sektörü, pazarın genelinden daha fazla etkilendi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/turkiyenin-ab-hazir-giyim-pazarindaki-payi-dususe-gecti-1787724057.jpg">
                        <figcaption>Türkiye’nin AB Hazır Giyim Pazarındaki Payı Düşüşe Geçti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Avrupa Birliği'nin hazır giyim ve konfeksiyon ithalatında yılın ilk 5 ayında belirgin bir daralma yaşandı. İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birlikleri (İHKİB) Ar-Ge ve Projeler Şubesi tarafından Eurostat verileriyle hazırlanan "Avrupa Birliği Hazır Giyim ve Tekstil Pazarında Türkiye’nin Yeri" raporuna göre, AB-27’nin hazır giyim ithalatı 2026’nın Ocak-Mayıs döneminde yüzde 11,9 azalarak 38,7 milyar Euro’ya geriledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE’DEN YAPILAN ALIMLAR YÜZDE 15,8 AZALDI</span></strong></p>

<p>Pazarda yaşanan genel daralmaya paralel olarak Türkiye’den yapılan alımlarda da düşüş görüldü. AB'nin Türkiye’den ithalatı aynı dönemde yüzde 15,8 düşerek 4,05 milyar Euro’dan 3,41 milyar Euro’ya indi. Türkiye, yüksek maliyetlerin yol açtığı rekabetçilik kaybı nedeniyle ana ihracat pazarındaki daralmadan pazarın genelinden daha fazla etkilendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜÇÜNCÜ BÜYÜK TEDARİKÇİ KONUMU KORUNDU</span></strong></p>

<p>Yaşanan gerilemeye rağmen Türkiye, 3,4 milyar Euro’luk satış rakamıyla Çin ve Bangladeş’in ardından AB’nin en büyük üçüncü hazır giyim tedarikçisi olmayı sürdürdü. Aynı dönemde Çin’den yapılan ithalat yüzde 10,1 azalarak 11,7 milyar Euro’ya, Bangladeş’ten yapılan ithalat ise yüzde 19 düşerek 7,4 milyar Euro’ya geriledi. AB’nin en büyük 10 hazır giyim tedarikçisinin tamamında ithalat rakamları düştü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PAZAR PAYINDA İKİ YILDA DİKKAT ÇEKEN GERİLEME</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin AB hazır giyim ithalatındaki pazar payı son iki yılda kademeli olarak geriledi. 2024’ün Ocak-Mayıs döneminde yüzde 11 seviyesinde olan pazar payı, 2025’in aynı döneminde yüzde 9,2’ye, 2026’nın ilk 5 ayında ise yüzde 8,8’e düştü. Böylece Türkiye iki yıllık süreçte 2,2 puanlık pazar payı kaybı yaşadı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEDARİKÇİ ÜLKELER ARASINDAKİ DENGELER DEĞİŞTİ</span></strong></p>

<p>İHKİB raporuna göre ilk 10 tedarikçi arasında Türkiye ile birlikte Bangladeş, Hindistan, Pakistan ve Kamboçya’nın pazar payı geriledi. Buna karşılık Çin, Vietnam, Fas, Tunus ve Myanmar ise pazar paylarını artırmayı başardı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>KİLOGRAM BAŞINA DÜŞEN DEĞER ARTIŞ GÖSTERDİ</strong></span></p>

<p>Türkiye’nin AB pazarı için birim fiyatı 2025 yılı geneli için 20,4 Euro olarak gerçekleşmişken, 2026’nın ilk 5 ayında 20,8 Euro’ya yükseldi. Türkiye bu değerle, AB'nin ilk 10 tedarikçisi arasında en yüksek birim fiyata sahip üçüncü ülke oldu. Sıralamanın zirvesinde Tunus, Fas ve Vietnam yer alırken; Türkiye'nin konumu düşük maliyetli tedarikçilerden ayrışarak daha yüksek katma değerli ürün segmentinde bulunduğunu gösterdi. Bu dönemde AB’nin hazır giyimde kg başına ortalama ithalat değeri 14,1 Euro seviyesindeydi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEKSTİL VE HAMMADDELERİNDE DAHA GÜÇLÜ SEYİR</span></strong></p>

<p>Hazır giyimdeki pazar kaybına karşın tekstil ve hammaddeleri sektöründe Türkiye pozisyonunu korudu. AB’nin Birlik dışından tekstil ithalatı yüzde 10,6 azalırken, Türkiye’den yapılan ithalat yüzde 9,8 düşüşle 1,3 milyar Euro oldu. Türkiye, Çin’in ardından ikinci büyük tekstil tedarikçisi konumunu sürdürürken, pazardaki payını yüzde 17,5’ten yüzde 17,6’ya çıkardı. Tekstilde birim fiyat ise yüzde 7,6 düşerek kilogram başına 3,7 Euro’ya geriledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EN BÜYÜK İTHALAT KALEMİ KADIN GİYİM OLDU</span></strong></p>

<p>AB’nin hazır giyim ithalatındaki en büyük payı kadın giyim oluşturdu. Kadın giyim ithalatı ilk beş ayda yüzde 11,8 düşerek 9,5 milyar Euro’ya indi. Erkek giyim yüzde 14 düşüşle 6,2 milyar Euro, hazır eşya ise yüzde 10,7 düşüşle 4,8 milyar Euro olarak kayıtlara geçti. Düşüş diğer alt gruplarda da devam etti; tişört ithalatı yüzde 13,4, örme giyim yüzde 13, dış giyim yüzde 13,4, iç giyim yüzde 16,1 ve bebek giyim yüzde 21,1 geriledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜMRÜK AVANTAJLARINA RAĞMEN REKABET BASKISI SÜRÜYOR</span></strong></p>

<p>Türkiye, Gümrük Birliği kapsamında sanayi ürünlerini A.TR belgesiyle AB'ye gümrüksüz ihraç edebilirken; rakip ülkelerden Bangladeş ve Myanmar EBA, Pakistan GSP+, Vietnam, Fas ve Tunus ise özel anlaşmalarla sıfır gümrük avantajından yararlanıyor. Çin yüzde 12, Hindistan ise yüzde 9,6 ile 12 arasında değişen gümrük vergileriyle mücadele ediyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/murat-cetin-gozbebegi-mi-gunah-kecisi-mi-1927</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 16:41:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Murat ÇETİN / Gözbebeği Mi, Günah Keçisi Mi?</h1>
                        <h2>Murat ÇETİN yazdı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/murat-cetin-gozbebegi-mi-gunah-kecisi-mi-1787233554.jpg">
                        <figcaption>Murat ÇETİN / Gözbebeği Mi, Günah Keçisi Mi?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Biz tekstille sanayileştik.</p>

<p>İpliği çevirdik.</p>

<p>Kumaşı dokuduk.</p>

<p>Konfeksiyonu öğrendik.</p>

<p>Dünyaya sattık.</p>

<p>Milyonlara ekmek verdik.</p>

<p>Yıllarca ihracatın yükünü taşıyan bu sektöre de boşuna <strong>“gözbebeğimiz”</strong> demedik.</p>

<p>IFCO’da Ticaret Bakanı <strong>Ömer Bolat’</strong>ın söyledikleri de aynı kıymetin altını çiziyordu:</p>

<p>“Tekstil ve giyim sektörünü göz ardı etmiyoruz, büyük önem veriyoruz.”</p>

<p>Eyvallah.</p>

<p>Sektör hâlâ devletin <strong>radarında.</strong></p>

<p>Destek konuşuluyor.</p>

<p>Fuarlara<strong> kaynak</strong> ayrılıyor.</p>

<p>İhracatta toparlanma bekleniyor.</p>

<p><strong>Kâğıt üzerindeki fotoğraf güzel.</strong></p>

<p>Fakat fabrikanın kapısından içeri girince fotoğrafın rengi değişiyor.</p>

<p>Finansman pahalı.</p>

<p>İşçilik pahalı.</p>

<p>Enerji pahalı.</p>

<p>Maliyet koşuyor.</p>

<p><strong>Kur arkasından geliyor.</strong></p>

<p>İSO Başkanı <strong>Erdal Bahçıvan’</strong>ın itirazı da tam burada başlıyor:</p>

<p>“Enflasyon uğruna Türkiye sanayisi feda ediliyor.”</p>

<p>İşte sektörün yaşadığı çelişki bu.</p>

<p>Bir tarafta:</p>

<p>“Gözbebeğimiz.”</p>

<p>Öbür tarafta:</p>

<p>“Feda ediliyoruz.”</p>

<p><strong>Gözbebeği dediğiniz sektörü koruyamazsanız, sıfat yerinde kalır; fabrika küçülür.</strong></p>

<p>Üstelik piyasa <strong>Ankara’nın takvimine</strong> göre hareket etmiyor.</p>

<p>Sipariş beklemiyor.</p>

<p>Rakip ülke beklemiyor.</p>

<p>Maliyet hiç beklemiyor.</p>

<p>Sanayiciye kalan ise sabretmek.</p>

<p>Peki nereye kadar?</p>

<p><strong>Enflasyon düşene kadar fabrika ayakta kalabilecek mi?</strong></p>

<p>Asıl mesele burada.</p>

<p>Bolat, sektörün itirazlarını dinledikten sonra bunları <strong>Ekonomi Koordinasyon Kurulu</strong>’na taşıyacağını söyledi.</p>

<p>Güzel.</p>

<p>Sanayici derdini Bakan’a anlattı.</p>

<p>Bakan ekonomi yönetimine anlatacak.</p>

<p>Ekonomi yönetimi değerlendirecek.</p>

<p>Sanayici de neticeyi bekleyecek.</p>

<p>Fakat o beklerken çark dönmek zorunda.</p>

<p>İşçi maaşını almak zorunda.</p>

<p>Sipariş zamanında çıkmak zorunda.</p>

<p>Kredi vadesi gününde gelmek zorunda.</p>

<p><strong>Bir tek maliyetin toplantı takvimi yok.</strong></p>

<p>Onun için sanayicinin Ankara’dan beklediği şey yeni bir<strong> tespit cümlesinden</strong> ziyade <strong>karar.</strong></p>

<p>Çünkü ne kadar güzel anlatılırsa anlatılsın…</p>

<p><strong>Fabrika toplantı tutanağıyla çalışmıyor.</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-08-20%20at%2016_15_57%20(1).jpeg" /></strong></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>MÜŞTERİ BİZDİK, TURİST OLDUK!</strong></span></p>

<p>Eskiden turist Türkiye’ye gelirdi.</p>

<p>Döviz bozdururdu.</p>

<p>Gömlek alırdı.</p>

<p>Ayakkabı alırdı.</p>

<p>Çanta alırdı.</p>

<p>Bavulunu doldururdu.</p>

<p>Biz sevinirdik.</p>

<p>Şimdi manzara tersine dönüyor.</p>

<p>Biz uçağa biniyoruz.</p>

<p>Avrupa’ya gidiyoruz.</p>

<p>Alışveriş yapıyoruz.</p>

<p>Bavulu dolduruyoruz.</p>

<p>Bu defa onlar seviniyor.</p>

<p><strong>Turist aynı.<br />
Bavul aynı.<br />
Yön değişti.</strong></p>

<p>Bu değişimin sebebini İTO Başkanı<strong> Şekib Avdagiç</strong> rakamlarla anlatıyor.</p>

<p>Yılın ilk altı ayında sepet kur yaklaşık yüzde 7 artarken, TÜFE ile ÜFE ortalaması yaklaşık yüzde 17 yükselmiş.</p>

<p>Aradaki fark:</p>

<p><strong>Yaklaşık 10 puan.</strong></p>

<p>Ekonomistler buna<strong> “kur-enflasyon makası”</strong> diyor.</p>

<p>Vatandaş ise makası başka türlü görüyor.</p>

<p>Etikete bakıyor.</p>

<p>Aynı ürünü Türkiye’de pahalı, başka ülkede daha makul buluyorsa kararını veriyor.</p>

<p>Ekonomi teorisi dinlemiyor.</p>

<p>Alışverişini yapıyor.</p>

<p>Avdagiç’in işaret ettiği asıl<strong> tehlike</strong> de burada.</p>

<p>Türklerin yurt dışındaki alışverişi hızla büyürken, yabancıların Türkiye’deki harcamaları aynı tempoyu yakalayamıyor.</p>

<p>Yani mesele yalnızca kur tablosundaki rakamlarla sınırlı kalmıyor.</p>

<p><strong>Doların yönü aynı.<br />
Müşterinin yönü değişiyor.</strong></p>

<p>Türkiye’nin yıllarca önemli bir avantajı vardı.</p>

<p>Ucuzluk üzerinden yürüyen bir avantaj da değildi bu.</p>

<p>Kaliteli ürünü makul fiyata sunabiliyorduk.</p>

<p>Şimdi ise iki kelime piyasada dolaşıyor:</p>

<p><strong>“Türkiye pahalı.”</strong></p>

<p>İşte asıl tehlike burada başlıyor.</p>

<p>Kur bugün yükselir, yarın geriler.</p>

<p>Enflasyon çıkar, sonra iner.</p>

<p>Makas açılır, zamanla kapanır.</p>

<p>Fakat bir ülkenin üzerine <strong>“pahalı”</strong> etiketi <strong>yapıştığında</strong> mesele rakamdan çıkar, algıya dönüşür.</p>

<p>Turiste TÜFE anlatamazsınız.</p>

<p>Kur politikası sunumu yapamazsınız.</p>

<p>Grafik gösteremezsiniz.</p>

<p><strong>Turist valizini alır, rotasını değiştirir.</strong></p>

<p>Bir zamanlar alışveriş için Türkiye’ye gelen müşteri gider.</p>

<p>Bu defa müşteri(!) biz oluruz.</p>

<p>Turist de onlar.</p>

<p>...</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/gozbebegi-mi-gunah-kecisi-mi-19"><strong><span style="color:#c0392b">YAZININ DEVAMI BURADA</span></strong></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ucretli-calisan-sayisi-bir-yilda-402-bin-artti-en-fazla-artis-insaatta-1926</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ücretli Çalışan Sayısı Bir Yılda 402 Bin Arttı: En Fazla Artış İnşaatta</h1>
                        <h2>Türkiye’de sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerini kapsayan toplam ücretli çalışan sayısı, haziranda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,5 artarak 16 milyon 334 bin 751’e yükseldi. Yıllık bazda sanayide yüzde 1,1’lik gerileme yaşanırken, inşaat sektöründeki yüzde 7,1’lik artış dikkat çekti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/ucretli-calisan-sayisi-bir-yilda-402-bin-artti-en-fazla-artis-insaatta-1786699346.jpg">
                        <figcaption>Ücretli Çalışan Sayısı Bir Yılda 402 Bin Arttı: En Fazla Artış İnşaatta</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye’de ücretli çalışan sayısındaki artış haziran ayında da devam etti.&nbsp;Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayına ilişkin ücretli çalışan verilerini açıkladı. Buna göre sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerini kapsayan toplam ücretli çalışan sayısında geçen yılın aynı dönemine kıyasla artış kaydedildi.&nbsp;Haziran 2025’te 15 milyon 932 bin 665 olan ücretli çalışan sayısı, Haziran 2026’da yüzde 2,5 artarak 16 milyon 334 bin 751’e ulaştı. Rakamlar, bir yıllık dönemde söz konusu sektörlerde ücretli çalışan sayısına yaklaşık 402 bin kişinin eklendiğini ortaya koydu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İNŞAAT İSTİHDAM ARTIŞINDA ÖNE ÇIKTI</span></strong></p>

<p>Sektörel dağılımda en güçlü artış inşaatta görüldü.&nbsp;İnşaat sektöründe ücretli çalışan sayısı yıllık bazda yüzde 7,1 artarken, ticaret ve hizmet sektörlerinde artış yüzde 3,5 olarak gerçekleşti. Sanayi sektöründe ise diğer sektörlerin aksine düşüş kaydedildi. Sanayide ücretli çalışan sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,1 geriledi.&nbsp;Haziran ayı itibarıyla sanayide 4 milyon 834 bin 50, inşaat sektöründe 2 milyon 34 bin 406, ticaret ve hizmet sektörlerinde ise 9 milyon 466 bin 295 kişi ücretli olarak çalıştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HER 10 ÜCRETLİ ÇALIŞANDAN YAKLAŞIK 6’SI TİCARET VE HİZMETLERDE</span></strong></p>

<p>Veriler, ücretli istihdamın ağırlığının ticaret ve hizmet sektörlerinde toplandığını gösterdi. Toplam 16,3 milyon ücretli çalışanın 9,4 milyondan fazlası bu grupta yer aldı.&nbsp;Ticaret ve hizmetler grubunun alt sektörleri incelendiğinde yıllık istihdam artışında ulaştırma ve depolama faaliyetleri yüzde 5,9 ile ilk sıraya yerleşti.&nbsp;Gayrimenkul faaliyetlerindeki artış ise yüzde 5,8 olarak kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYLIK VERİLERDE TÜM SEKTÖRLER ARTTI</span></strong></p>

<p>Ücretli çalışan sayısında yalnızca yıllık değil, aylık bazda da artış yaşandı. Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerinin toplamında çalışan sayısı mayıs ayına göre yüzde 1 yükseldi. Aylık değişimde de inşaat sektörü öne çıktı. Ücretli çalışan sayısı inşaatta yüzde 2, sanayide yüzde 0,9, ticaret ve hizmet sektörlerinde ise yüzde 0,8 arttı.<br />
Böylece yıllık bazda sanayide istihdam kaybı görülmesine rağmen, haziran ayındaki aylık veriler üç ana sektör grubunda da ücretli çalışan sayısının yükseldiğine işaret etti.<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tuik-verilerine-gore-tarimda-uretici-fiyatlari-yillik-bazda-artis-gosterdi-1925</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 14:28:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>TÜİK Verilerine Göre Tarımda Üretici Fiyatları Yıllık Bazda Artış Gösterdi</h1>
                        <h2>TÜİK verilerine göre Tarım-ÜFE temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 2,31, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 18,81 arttı. Yıllık bazda en yüksek artış yüzde 84,34 ile sebze, kavun-karpuz, kök ve yumrular grubunda gerçekleşti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/tuik-verilerine-gore-tarimda-uretici-fiyatlari-yillik-bazda-artis-gosterdi-1786620728.jpg">
                        <figcaption>TÜİK Verilerine Göre Tarımda Üretici Fiyatları Yıllık Bazda Artış Gösterdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), temmuz ayına ilişkin Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre Tarım-ÜFE, temmuz ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 2,31 yükseldi. Endeks, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 18,81, yılbaşına göre yüzde 10,22 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 35,12 artış kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEKTÖRLER BAZINDA FİYAT DEĞİŞİMLERİ</span></strong></p>

<p>Sektörler bazında değerlendirildiğinde, temmuz ayında bir önceki aya göre tarım ve avcılık ürünleri ile ilgili hizmetlerde yüzde 2,52 artış görüldü. Balıkçılık ve su ürünleri ile balıkçılık için destekleyici hizmetlerde yüzde 0,82 artış kaydedilirken, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde ise yüzde 1,66 düşüş yaşandı.&nbsp;Ana gruplar içerisinde tek yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 0,62 azalış gerçekleşirken; çok yıllık bitkisel ürünler yüzde 8,33, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünler ise yüzde 0,67 oranında arttı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEBZE VE KAVUN-KARPUZ GRUBUNDA REKOR ARTIŞ</span></strong></p>

<p>Yıllık değişimde en yüksek artış yüzde 84,34 ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular grubunda gerçekleşti. Aylık bazda ise en yüksek değişim tropikal ve subtropikal meyvelerde görüldü. Bu grupta fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 13,61 geriledi.&nbsp;Açıklanan veriler, tarım ürünlerinde üretici fiyatlarının yıllık bazda artışını sürdürdüğünü ortaya koyarken, ürün grupları arasındaki fiyat değişimlerinin ise önemli farklılıklar gösterdiğini gözler önüne serdi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/agustos-ayinin-kalaninda-motorinden-alinan-otv-tamamen-sifirlaniyor-1924</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ağustos Ayının Kalanında Motorinden Alınan ÖTV Tamamen Sıfırlanıyor</h1>
                        <h2>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, jeopolitik gelişmeler nedeniyle motorin fiyatlarında yaşanan artışın etkilerini sınırlamak amacıyla ağustos ayının kalanında motorinde ÖTV’nin sıfırlanacağını açıkladı. Bakan Şimşek, yıl sonuna kadar kademeli ÖTV uygulamasına geçileceğini duyurdu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/agustos-ayinin-kalaninda-motorinden-alinan-otv-tamamen-sifirlaniyor-1786618952.jpg">
                        <figcaption>Ağustos Ayının Kalanında Motorinden Alınan ÖTV Tamamen Sıfırlanıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, motorin fiyatlarında son dönemde yaşanan yüksek artışın vatandaş ve üreticiler üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla yeni bir uygulamanın hayata geçirileceğini açıkladı.&nbsp;Bakan Şimşek, Cumhurbaşkanı Kararı ile motorin için getirilen kademeli Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) uygulamasına ilişkin yaptığı değerlendirmede, ağustos ayının kalanında motorinden alınan ÖTV'nin sıfırlanacağını bildirdi. Şimşek, uygulamanın yalnızca akaryakıt fiyatlarındaki maliyet baskısını hafifletmeyi değil, aynı zamanda enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları üzerindeki olumsuz etkileri azaltmayı da amaçladığını belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALI ALAN DEZENFLASYON İÇİN KULLANILIYOR</span></strong></p>

<p>Bütçede harcama disiplini ve kayıt dışılıkla mücadele kapsamında oluşturulan mali alanın dezenflasyon sürecini desteklemek amacıyla kullanıldığını ifade eden Şimşek, motorin için yıl sonuna kadar kademeli ÖTV uygulamasına geçileceğini kaydetti.</p>

<p>Bakan Şimşek, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle motorin fiyatlarında yaşanan yüksek artışın tüketici ve üreticilere yansımasını sınırlamak için ağustos ayının kalanında motorinde ÖTV'yi sıfırlıyor ve yıl sonuna kadar kademeli uygulamaya geçiyoruz."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜRETİM VE ULAŞTIRMA MALİYETLERİ HEDEFLENİYOR</span></strong></p>

<p>Uygulamayla birlikte özellikle ulaştırma ve üretim maliyetleri üzerindeki akaryakıt kaynaklı baskının azaltılması hedeflenirken, hükümetin fiyat istikrarını sağlamaya yönelik politikalarının sürdürüleceği belirtildi.</p>

<p>Bakan Şimşek, kalıcı refah artışı ve daha adil gelir dağılımının ön koşulunun fiyat istikrarı olduğunu vurgulayarak, bu doğrultudaki politikalara kararlılıkla devam edileceğini dile getirdi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/murat-cetin-bu-koro-niye-birden-basladi-1923</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 09:16:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Murat ÇETİN / Bu Koro Niye Birden Başladı?</h1>
                        <h2>Murat ÇETİN yazdı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/murat-cetin-bu-koro-niye-birden-basladi-1786602007.jpg">
                        <figcaption>Murat ÇETİN / Bu Koro Niye Birden Başladı?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Bir kişi konuşursa…</p>

<p>Görüş dersiniz.</p>

<p>İkincisi aynı yere dokunursa…</p>

<p>Tesadüf dersiniz.</p>

<p>Üçüncüsü de aynı sancıyı tarif ederse…</p>

<p>İnsan ister istemez soruyor:</p>

<p><strong>Bu koro niye birden başladı?</strong></p>

<p>İTO Başkanı Şekib Avdagiç…</p>

<p>Kur ile enflasyon arasındaki makası gösterdi.</p>

<p>Maliyet koşuyor.</p>

<p>Döviz arkadan geliyor.</p>

<p>İhracatçı dünyaya mal satıyor…</p>

<p>Kazancı yolda eriyor.</p>

<p>İSO Başkanı Erdal Bahçıvan…</p>

<p>“Sanayiye sahip çıkmak, Türkiye’ye sahip çıkmaktır” dedi.</p>

<p>Boşuna söylemedi.</p>

<p>Finansman pahalı.</p>

<p>Enerji ağır.</p>

<p>Rekabet sert.</p>

<p>Fabrikanın çarkı dönüyor ama sanayicinin hesabı dönmüyor.</p>

<p>MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir de finansmana erişimi, maliyet baskısını, iş dünyasının “bekle-gör” hâlini gündeme taşıdı.</p>

<p>Avdagiç makası gösterdi.</p>

<p>Bahçıvan fabrikayı.</p>

<p>Özdemir finansmanı.</p>

<p>Üçü başka kelime kullandı.</p>

<p><strong>Aynı yaraya bastı.</strong></p>

<p>Demek ki mesele mikrofonlarda değilmiş.</p>

<p><strong>Tezgâhtaymış.</strong></p>

<p>Grafikler düzelebilir.</p>

<p>Rakamlar güzelleşebilir.</p>

<p>Ama fabrika başka bir dil konuşuyorsa…</p>

<p>Orada durmak gerekir.</p>

<p>Çünkü bilanço alkış tutmaz.</p>

<p>Kasa nutuk dinlemez.</p>

<p>Koro yeni kurulmadı.</p>

<p>Nota dağıtılmadı.</p>

<p>Şef de yok.</p>

<p>Canı yanan…</p>

<p><strong>Aynı makamdan söylemeye başladı.</strong></p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-08-13%20at%2008_57_58%20(1).jpeg" /></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>AYNI KÜRSÜ, BAŞKA HESAP!</strong></span></p>

<p>25,6 milyar dolar.</p>

<p>Temmuz ihracatı.</p>

<p>Tarihi zirve.</p>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat açıkladı.</p>

<p>Alkış.</p>

<p>Ardından TİM Başkanı Mustafa Gültepe aldı mikrofonu.</p>

<p>Üç yıldır yüksek maliyetle boğuştuklarını, rekabet gücünün aşındığını anlattı.</p>

<p>Alkış biraz yavaşladı.</p>

<p>Garip mi?</p>

<p>Hiç.</p>

<p>Bolat kaç sattığımızı söylüyor.</p>

<p>Gültepe…</p>

<p><strong>Satarken ne kazandığımızı soruyor.</strong></p>

<p>Biri vitrindeki etikete bakıyor.</p>

<p>Öteki kasadaki hesaba.</p>

<p>İhracat artmış.</p>

<p>Güzel.</p>

<p>Peki kazanç?</p>

<p>İşte orada ses kısılıyor.</p>

<p>Çünkü dünyaya mal göndermek başarıdır.</p>

<p>Ama sanayicinin marifeti yalnızca satmak değildir.</p>

<p><strong>Sattığından para kazanmaktır.</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-08-13%20at%2008_57_59.jpeg" /></strong></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>STK DEDİĞİN BÖYLE OLUR!</strong></span></p>

<p>Bartın’da bir fabrika…</p>

<p>Kapanmanın eşiğinde.</p>

<p>Makineler susacak.</p>

<p>İnsanlar işsiz kalacak.</p>

<p>TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı devreye giriyor.</p>

<p>Yatırımcı?</p>

<p>Kendi yönetiminden.</p>

<p><strong>Adem Baklacı.</strong></p>

<p>Baklacı fabrikayı devralıyor.</p>

<p>Üretime yeniden hayat veriyor.</p>

<p>Hedef…</p>

<p><strong>Bin kişilik istihdam.</strong></p>

<p>Şimdi gelelim STK’cılığa.</p>

<p>Toplantı yaparsın.</p>

<p>Plaket verirsin.</p>

<p>Toplu fotoğrafta ön sıraya geçersin.</p>

<p>Sosyal medyada memleketi üç kere kurtarırsın.</p>

<p>Ertesi sabah…</p>

<p>...</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/bu-koro-niye-birden-basladi-18"><strong><span style="color:#c0392b">YAZININ TAMAMI BURADA</span></strong></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/gumruklerde-denetimler-sikilasti-7-ayda-89-milyar-liralik-islem-yapildi-1922</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 15:09:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Gümrüklerde Denetimler Sıkılaştı: 7 Ayda 8,9 Milyar Liralık İşlem Yapıldı</h1>
                        <h2>Ticaret Bakanlığı, 2026 yılının ilk 7 ayında gümrük ve dış ticaret işlemlerine yönelik gerçekleştirdiği denetimlerde toplam 8,9 milyar TL ek tahakkuk ve ceza kararı uyguladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/gumruklerde-denetimler-sikilasti-7-ayda-89-milyar-liralik-islem-yapildi-1786536695.jpg">
                        <figcaption>Gümrüklerde Denetimler Sıkılaştı: 7 Ayda 8,9 Milyar Liralık İşlem Yapıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ticaret Bakanlığı, vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi, kamu gelirlerinin korunması ve dış ticaret işlemlerinin mevzuata uygun şekilde yürütülmesi amacıyla geçmiş dönem işlemlerine yönelik denetimlerini sürdürüyor. 2026 yılının ilk 7 ayında gerçekleştirilen denetimlerde toplam 8,9 milyar TL ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendi. Denetimlerde ortaya çıkan tutarın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 arttığı bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">19 BİN 638 GÜMRÜK BEYANNAMESİ İNCELENDİ</span></strong></p>

<p>Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda, ileri veri analitiği tekniklerinden de yararlanılarak riskli işlemler mercek altına alındı. 18 Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü bünyesindeki Kontrol Şubeleri tarafından yürütülen İkincil Kontrol Beyanname İncelemeleri kapsamında 3 bin 223 firmanın tescil ettirdiği 19 bin 638 gümrük beyannamesi incelendi. Yapılan incelemeler sonucunda 7,2 milyar TL ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">145 FİRMA DENETLENDİ</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı müfettişleri tarafından gerçekleştirilen Sonradan Kontrol Firma Denetimleri kapsamında ise 145 firma denetimden geçirildi. Bu denetimler sonucunda 1,7 milyar TL ek tahakkuk ve ceza kararı uygulandı. Böylece 2026 yılının ilk 7 ayında gerçekleştirilen ikincil kontrol ve sonradan kontrol denetimleri sonucunda toplam 8,9 milyar TL ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlenmiş oldu. Bakanlık, denetimlerin dış ticarette kurallara uygun hareket eden firmaların haklarının korunması, vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi ve kamu gelirlerinin güvence altına alınması amacıyla önümüzdeki dönemde de sürdürüleceğini bildirdi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/murat-cetin-turkiye-amerikan-is-insanlari-dernegi-kamu-iliskileri-direktorlugune-getirildi-1921</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 20:45:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Murat Çetin Türkiye Amerikan İş İnsanları Derneği Kamu İlişkileri Direktörlüğüne Getirildi</h1>
                        <h2>Türkiye Amerikan İş İnsanları Derneği (TABA), kadrosunu önemli bir isimle güçlendirdi; gazeteci yazar Murat Çetin, TABA Kamu İlişkileri Direktörlüğü görevine atandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/murat-cetin-turkiye-amerikan-is-insanlari-dernegi-kamu-iliskileri-direktorlugune-getirildi-1786470413.jpg">
                        <figcaption>Murat Çetin Türkiye Amerikan İş İnsanları Derneği Kamu İlişkileri Direktörlüğüne Getirildi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Marky Medya ve Ajans Grubu Yönetim Kurulu Başkanı, Malatya Time imtiyaz sahibi ve genel yayın yönetmeni gazeteci yazar Murat Çetin, Türkiye Amerikan İş İnsanları Derneği’nde (TABA) Kamu İlişkileri Direktörlüğü görevine getirildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>MURAT ÇETİN'DEN TEŞEKKÜR AÇIKLAMASI...</strong></span></p>

<p>Yeni görevinin ardından açıklamada bulunan Murat Çetin, "Genel Başkanımız Süleyman Ecevit Sanlı’nın tensipleriyle, Türkiye Amerikan İş İnsanları Derneği’nde (TABA) Kamu İlişkileri Direktörlüğü görevi şahsıma uygun görüldü. Başta Genel Başkanımız Süleyman Ecevit Sanlı olmak üzere, teveccüh gösteren herkese teşekkür ederim." dedi.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-pakistan-ve-suudi-arabistan-arasinda-yeni-donem-1920</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye, Pakistan Ve Suudi Arabistan Arasında Yeni Dönem</h1>
                        <h2>SANKON Genel Başkanı Ferudun Cevahiroğlu, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan üçlü savunma anlaşmasının bölgesel güvenlik, savunma sanayii ve stratejik iş birliği açısından tarihi önem taşıdığını belirterek anlaşmaya tam destek verdiklerini açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/turkiye-pakistan-ve-suudi-arabistan-arasinda-yeni-donem-1786440728.jpg">
                        <figcaption>Türkiye, Pakistan Ve Suudi Arabistan Arasında Yeni Dönem</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>SANAYİ ve Ticaret Konfederasyonu (SANKON) Genel Başkanı Ferudun Cevahiroğlu, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan üçlü savunma anlaşmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>Cevahiroğlu, üç ülke arasında imzalanan anlaşmayı memnuniyetle karşıladıklarını belirterek savunma sanayii, güvenlik, teknoloji, ortak üretim, askeri eğitim ve bölgesel istikrar alanlarında iş birliğinin daha da güçleneceğini ifade etti.</p>

<p>Cevahiroğlu, konuya ilişkin açıklamasında, “Türkiye Cumhuriyeti, Suudi Arabistan Krallığı ve Pakistan İslam Cumhuriyeti arasında imzalanan üçlü savunma anlaşmasını büyük bir memnuniyetle karşılıyor, ülkemizin güvenliği, bölgesel istikrar ve uluslararası iş birliği açısından tarihi bir adım olarak değerlendiriyoruz” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“TÜRKİYE’NİN KÜRESEL KONUMUNU GÜÇLENDİRECEKTİR”</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayiinde önemli bir ivme yakaladığını belirten Cevahiroğlu, elde edilen başarıların uluslararası ortaklıklarla desteklenmesinin Türkiye’nin küresel konumuna katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>SANKON Yönetim Kurulu olarak Türkiye’nin milli menfaatlerini esas alan stratejik adımları desteklediklerini vurgulayan Cevahiroğlu, şöyle devam etti:</p>

<p>“Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayiinde ortaya koyduğu büyük başarıların uluslararası alanda yeni ortaklıklarla taçlanması, ülkemizin küresel konumunu daha da güçlendirecektir. SANKON Yönetim Kurulu olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin milli menfaatlerini esas alan her türlü stratejik adımın yanında olduğumuzu ve bu tarihi anlaşmanın arkasında büyük bir kararlılıkla duracağımızı belirtmek istiyorum.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ERDOĞAN, ŞERİF VE BİN SELMAN’A TEŞEKKÜR</span></strong></p>

<p>Cevahiroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dış politika ve güvenlik alanındaki yaklaşımına destek verdiklerini belirterek Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’a teşekkür etti.</p>

<p>Üç ülke arasındaki stratejik ortaklığın daha geniş bir etki oluşturacağını ifade eden Cevahiroğlu, “İnanıyoruz ki Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında kurulan bu güçlü stratejik ortaklık yalnızca üç ülkenin değil, İslam dünyasının birlik ve beraberliğine, bölgesel güvenliğe, ekonomik kalkınmaya ve kalıcı barışa da önemli katkılar sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Cevahiroğlu, SANKON Yönetim Kurulu olarak Türkiye’nin milli güvenliğini, savunma sanayiindeki yükselişini ve dost ülkelerle geliştirilen stratejik iş birliklerini desteklemeye devam edeceklerini kaydetti.<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyede-sektorlerin-toplam-cirosu-haziran-ayinda-yillik-bazda-yuzde-258-artis-gosterdi-1919</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye'de Sektörlerin Toplam Cirosu Haziran Ayında Yıllık Bazda Yüzde 25,8 Artış Gösterdi</h1>
                        <h2>TÜİK verilerine göre sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerinin toplam cirosu haziranda yıllık bazda yüzde 25,8 artış gösterdi. Toplam ciroda aylık bazda yüzde 0,3'lük bir gerileme yaşanırken, sanayi sektöründeki aylık düşüş dikkat çekti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/turkiyede-sektorlerin-toplam-cirosu-haziran-ayinda-yillik-bazda-yuzde-258-artis-gosterdi-1786440291.jpg">
                        <figcaption>Türkiye'de Sektörlerin Toplam Cirosu Haziran Ayında Yıllık Bazda Yüzde 25,8 Artış Gösterdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayına ilişkin ciro endeksleri verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan verilere göre sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerinin toplamından oluşan ciro endeksi, geçtiğimiz yılın aynı ayına kıyasla yüzde 25,8 oranında yükseldi. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış toplam ciro endeksi ise haziranda bir önceki aya göre yüzde 0,3 oranında gerileme kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SANAYİ SEKTÖRÜNDE AYLIK DÜŞÜŞ DİKKAT ÇEKTİ</span></strong></p>

<p>Sektörel detaylar incelendiğinde sanayi alanındaki takvim etkisinden arındırılmış ciro endeksi, yıllık bazda yüzde 26,7 artış sergiledi. Buna karşın sanayi cirosu aylık bazda yüzde 2,7’lik bir düşüş kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HİZMET VE İNŞAAT SEKTÖRLERİNDE YILLIK GÜÇLÜ YÜKSELİŞ</span></strong></p>

<p>İnşaat sektöründe ciro endeksi yıllık bazda yüzde 29,9 artarken, aylık bazda yüzde 0,7 oranında geriledi. Ticaret sektöründe takvim etkisinden arındırılmış ciro endeksi yıllık yüzde 23,5 yükseldi. Hizmet sektöründe ise ciro endeksindeki yıllık artış yüzde 31,3 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Açıklanan son veriler, haziran ayında ana sektörlerin tamamında yıllık bazda güçlü bir ciro artışı yaşandığını ortaya koyarken, aylık bazda ise özellikle sanayi sektöründeki geri çekilmeyi öne çıkardı.<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tim-ve-thy-ihracatcilar-ici-indirim-protokolunu-yedinci-kez-yeniledi-1918</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>TİM ve THY İhracatçılar İçi İndirim Protokolünü Yedinci Kez Yeniledi</h1>
                        <h2>Türkiye İstatistik Kurumu verilerinin yanı sıra TİM ve THY iş birliğiyle yenilenen protokol kapsamında, Turkish Cargo Türk ihraç ürünlerini 30 ülkede 49 destinasyona ortalama yüzde 34 indirim avantajı ile taşıyacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/tim-ve-thy-ihracatcilar-ici-indirim-protokolunu-yedinci-kez-yeniledi-1786356859.jpg">
                        <figcaption>TİM ve THY İhracatçılar İçi İndirim Protokolünü Yedinci Kez Yeniledi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ile Türk Hava Yolları’nın (THY) ihracatçıların ürünlerini pazarlara hızlı ve indirimli ulaştırmak için başlattıkları iş birliği devam ediyor. TİM ile THY’nin hava kargo markası Turkish Cargo, ihracatçılara indirimli kargo taşıma imkânı sunan protokolü yedinci kez yeniledi.</p>

<p>Protokol uyarınca Turkish Cargo, Türk ihraç ürünlerini 30 ülkede, 49 destinasyona ortalama yüzde 34 indirim avantajı ile taşıyacak. Genel kargo, bozulabilir kargo, farmasötik kargo, balık, et, meyve ve sebze gönderilerini kapsayan protokol, 1 Temmuz–31 Ekim 2026 tarihleri arasında geçerli olacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜLTEPE: HAVA KARGO TAŞIMACILIĞI REKABETÇİ İHRACAT İÇİN STRATEJİK ÖNEM TAŞIYOR</span></strong></p>

<p>TİM Başkanı Mustafa Gültepe, uygun maliyetli hava kargo taşımacılığının rekabetçi bir ihracat için stratejik önem taşıdığını vurguladı. Hava kargo taşımacılığında Türkiye’nin şanslı bir ülke olduğunu belirten Gültepe, "Arkamızda dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ve küresel hava kargonun devleri arasında yer alan THY gibi bir bayrak taşıyıcımız var. Turkish Cargo, ihracat yolculuğumuzda hep önemli bir paydaşımız oldu. Bugün, güçlü yol arkadaşlığımızı bir adım daha ileriye taşıyarak imzaladığımız yedinci iş birliği protokolüyle ihracatçımıza sunduğumuz paketi hem nicelik hem nitelik olarak daha da büyüttük. Protokolle uçuş ağımızı 30 ülkede 49 destinasyona çıkarıyoruz. Maliyetlerin ihracatçılarımızı zorladığı bu dönemde, protokolümüz ihracatçılarımızın önünü açıyor. Son 10 yılda toplam ihracatımız yüzde 78 artarken, hava kargoyla ihracatımız yüzde 150’lik bir artış kaydetti. Daha önceki altı protokol çerçevesinde yaklaşık 11 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Bu artıştaki katkısı için THY ailesine teşekkür ediyorum." dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PROF. ŞEKER: TÜRK İHRACATÇISININ PAZARLARA ERİŞİMİNİ ÖNCELİK OLARAK GÖRÜYORUZ</span></strong></p>

<p>THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker de, Türk ihracatçısının küresel pazarlara erişimini kolaylaştırmayı ve Türkiye’nin ihracat hedeflerini desteklemeyi bir öncelik olarak gördüklerini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Şeker, "Bu doğrultuda Türkiye İhracatçılar Meclisi ile yürüttüğümüz İhracat Kampanyası Protokolü’nü kampanya kapsamındaki destinasyon sayısını artırarak yedinci kez yeniledik. Yenilenen iş birliği sayesinde ihracatçılarımız, Çin, Hindistan, Endonezya, Vietnam, Pakistan, ABD gibi stratejik pazarların da olduğu 49 destinasyona neredeyse iç hat taşıma maliyetleriyle ürünlerini ulaştırabilecek. Doğru pazara doğru zamanda rekabetçi maliyetlerle ulaşan her bir ürünün, üreticilerimize yeni ticari fırsatlar sunarken ülkemizin ihracat gelirine de katkı sağlayacağına inanıyoruz. THY olarak ihracatçılarımızın küresel rekabetteki gücünü artırmaya ve ülkemizin ihracat hedeflerini desteklemeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ankara-eylul-ayinda-turkiye-ile-balkan-ulkelerini-bir-araya-getirecek-zirveye-ev-sahipligi-yapacak-1917</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ankara Eylül Ayında Türkiye İle Balkan Ülkelerini Bir Araya Getirecek Zirveye Ev Sahipliği Yapacak</h1>
                        <h2>SANKON ile SATKON iş birliğinde 3-5 Eylül tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek "Balkan Ülkeleri Sağlık Turizmi ve Ekonomik İş Birliği Zirvesi" ile Türkiye ve Balkan ülkeleri arasında sağlık turizmi, ticaret, yatırım ve ekonomik iş birliğinin geliştirilmesi hedefleniyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/ankara-eylul-ayinda-turkiye-ile-balkan-ulkelerini-bir-araya-getirecek-zirveye-ev-sahipligi-yapacak-1786355838.jpg">
                        <figcaption>Ankara Eylül Ayında Türkiye İle Balkan Ülkelerini Bir Araya Getirecek Zirveye Ev Sahipliği Yapacak</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Sanayi ve Ticaret Konfederasyonu (SANKON) ile Uluslararası Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKON) iş birliğinde 3-5 Eylül tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek zirvede, Türkiye ile Balkan ülkeleri arasında sağlık turizmi, ticaret, yatırım ve ekonomik iş birliğinin geliştirilmesi ele alınacak.</p>

<p>SANKON ile SATKON iş birliğinde "Balkan Ülkeleri Sağlık Turizmi ve Ekonomik İş Birliği Zirvesi" düzenlenecek. Ankara’da 3, 4 ve 5 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek zirvenin, Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki dostluk ilişkilerinin geliştirilmesi, ekonomik kalkınmanın desteklenmesi ve sağlık alanındaki stratejik ortaklıkların güçlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p>SANKON Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ali Altuntaş, yaptığı yazılı açıklamada zirveye Balkan coğrafyasından geniş katılım beklendiğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BALKAN ÜLKELERİNDEN GENİŞ KATILIM BEKLENİYOR</span></strong></p>

<p>Altuntaş, "Zirveye Arnavutluk, Bosna Hersek, Bulgaristan, Karadağ, Kuzey Makedonya, Yunanistan, Sırbistan, Hırvatistan, Romanya ve Slovenya başta olmak üzere Balkan coğrafyasından çok sayıda hükümet temsilcisi, Balkan ülkelerinin Ankara büyükelçileri, iş insanları, akademisyenler, sağlık sektörü temsilcileri ve yatırımcılar katılım sağlayacak." dedi.</p>

<p>Zirvede Türk şirketlerini SANKON Genel Başkanı Ferudun Cevahiroğlu’nun, sağlık turizmi alanını ise SATKON Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Prof. Dr. Haşmet Mesut Özsoy’un temsil edeceğini aktaran Altuntaş, organizasyonun Türkiye-Balkanlar ilişkileri açısından önemli bir platform olacağını ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#3498db">YENİ BİR VİZYONUN BAŞLANGICI OLACAK</span></strong></p>

<p>Zirvenin yalnızca bir toplantı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Altuntaş, "Balkan Ülkeleri Sağlık Turizmi ve Ekonomik İş Birliği Zirvesi yalnızca bir toplantı değil; Balkanlar ile Türkiye arasında sağlık, ekonomi, yatırım, ticaret, ithalat ve ihracat ve insani iş birliğini geleceğe taşıyacak yeni bir vizyonun başlangıcı olacaktır." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SAĞLIK TURİZMİ, TİCARET VE YATIRIM MASADA OLACAK</span></strong></p>

<p>Altuntaş, zirvede sağlık turizminin geliştirilmesinin yanı sıra ortak yatırım projeleri, ticaret hacminin artırılması, karşılıklı ekonomik iş birlikleri, eğitim, teknoloji transferi ve sürdürülebilir kalkınma konularının görüşüleceğini kaydetti.</p>

<p>Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki tarihi ve kültürel bağlara dikkat çeken Altuntaş, "Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki tarihi ve kültürel bağların, güçlü ekonomik ortaklıklarla daha da pekişeceğine inanıyoruz." dedi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tuik-haziran-2026-sanayi-uretim-endeksi-verilerini-kamuoyuna-acikladi-1916</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>TÜİK Haziran 2026 Sanayi Üretim Endeksi Verilerini Kamuoyuna Açıkladı</h1>
                        <h2>Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Haziran 2026 verilerine göre, sanayi üretimi aylık bazda yüzde 0,1 oranında sınırlı bir artış gösterirken yıllık bazda yüzde 1,4 geriledi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/tuik-haziran-2026-sanayi-uretim-endeksi-verilerini-kamuoyuna-acikladi-1786354627.jpg">
                        <figcaption>TÜİK Haziran 2026 Sanayi Üretim Endeksi Verilerini Kamuoyuna Açıkladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı haziran ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı. Verilere göre sanayi üretimi, haziranda yıllık bazda yüzde 1,4 gerilerken aylık bazda yüzde 0,1 arttı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ALT SEKTÖRLERDE YILLIK DEĞİŞİM</span></strong></p>

<p>Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, haziranda madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,6, imalat sanayi sektörü endeksi ise yüzde 1,5 azaldı. Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi ise yüzde 1,1 artış gösterdi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>AYLIK BAZDA PERFORMANS DENGESİ</strong></span></p>

<p>Sanayi üretiminin alt sektörleri aylık bazda değerlendirildiğinde, madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi yüzde 0,5 azaldı. İmalat sanayi sektörü endeksi bir önceki aya göre değişmezken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,5 yükseldi.</p>

<p>Böylece sanayi üretiminde haziran ayında aylık bazda sınırlı bir toparlanma görülürken, yıllık bazda düşüş devam etti.<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bakan-omer-bolat-ihracatcilar-icin-yeni-destek-paketlerini-duyurdu-1915</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 19:47:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bakan Ömer Bolat İhracatçılar İçin Yeni Destek Paketlerini Duyurdu</h1>
                        <h2>Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, temmuz ayında ihracatın %2,9 artarak 25 milyar 621 milyon dolara ulaştığını ve Cumhuriyet tarihinin en yüksek temmuz ayı ihracat rekorunun kırıldığını açıklarken ihracatçılara yönelik yeni finansman müjdelerini duyurdu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/bakan-omer-bolat-ihracatcilar-icin-yeni-destek-paketlerini-duyurdu-1785776577.jpg">
                        <figcaption>Bakan Ömer Bolat İhracatçılar İçin Yeni Destek Paketlerini Duyurdu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, İstanbul'da Türkiye İhracatçılar Meclisinde temmuz ayı dış ticaret verilerini kamuoyuyla paylaştı. Küresel ticaretteki zorlu koşullara rağmen Türkiye'nin büyümeye devam ettiğini vurgulayan Bakan Bolat, "Bugün İstanbul’da, Türkiye İhracatçılar Meclisimizde, Temmuz ayı dış ticaret verilerimizi kamuoyumuzla paylaştık. Küresel ticarette korumacılık eğilimlerinin güçlendiği, jeopolitik gerilimlerin arttığı ve enerji maliyetlerinin küresel ölçekte yükseldiği zorlu bir dönemde, Türkiye üretmeye, ihracat yapmaya ve büyümeye devam ediyor. Temmuz ayında ihracatımız, geçen yılın aynı ayına göre %2,9 artışla 25 milyar 621 milyon dolara ulaştı. Böylece Cumhuriyet tarihinin en yüksek Temmuz ayı ihracat rekorunu kırarken, tüm zamanların en yüksek ikinci aylık ihracatına imza attık. Mal ve hizmet ihracatımızın toplamının ise 401,1 milyar doların üzerine çıkmasıyla yıllıkta yeni bir ihracat rekoru olmuştur. Yılın ilk 7 ayında ihracatımız %3,4 artışla 161,6 milyar dolara yükseldi. Son 12 aylık dönemde ise yıllıklandırılmış ihracatımız 278,6 milyar dolara ulaşarak yükselişini sürdürdü" dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE GÜVENLİ LİMAN OLMA KONUMUNU PEKİŞTİRİYOR</span></strong></p>

<p>Türkiye ekonomisinin dayanıklılığına dikkat çeken Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Türkiye ekonomisi, küresel belirsizliklere rağmen büyümesini, istihdamını ve üretim gücünü korurken; güçlü üretim altyapısı, çeşitlenen ihracat pazarları ve dayanıklı tedarik zinciriyle bölgesinin güven ve istikrar merkezi olmayı sürdürmektedir. İhracatçılarımız yeni pazarlara açılarak küresel ticaretteki rekabet gücümüzü artırırken, Türkiye zorlu küresel şartlarda üretimin, ticaretin ve yatırımın güvenli limanlarından biri olma konumunu daha da pekiştirmektedir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/tim.jpg" style="height:532px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACATÇILARA YENİ FİNANSMAN VE KREDİ MÜJDELERİ GELDİ</span></strong></p>

<p>Açıklamasında ihracatçılara yönelik yeni destek adımlarını sıralayan Bakan Bolat, "Bugün ayrıca ihracat ailemize önemli müjdeler de verdik. Merkez Bankamızın ihracat reeskont kredilerinin günlük limiti 5 milyar TL’ye yükseltildi. Merkez Bankamızın ihracatta döviz dönüşüm prim desteği % 3 olarak, 6 ay süreyle daha 31 Ocak 2027 tarihine kadar uzatılmıştır. Eximbank, bu yıl sonuna kadar 59 milyar Dolar, ihracat reeskont kredisi, Türk Ticaret Bankası 100 milyar TL ihracat reeskont kredisi, ve İGE yılsonuna kadar 300 milyar TL’lik kefalet destekleriyle, üretim, yatırım ve ihracatın finansmanını daha da güçlendiriyoruz" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/ticaret(1).jpg" style="height:483px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HEDEF DÜNYA TİCARETİNDE DAHA GÜÇLÜ AKTÖR OLMAK</span></strong></p>

<p>Gelecek hedeflerine ilişkin mesajlar da veren Prof. Dr. Ömer Bolat, sözlerini şöyle tamamladı: "Hedefimiz; üreten, rekabet eden ve dünyaya daha fazla ihracat yapan Türkiye’dir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; Türkiye Yüzyılı vizyonuyla, yatırımı, üretimi, ihracatı ve istihdamı esas alan ekonomi politikalarımızı kararlılıkla sürdürecek; ülkemizi Yüce Allah’ın izniyle, küresel ticaretin en güçlü aktörlerinden biri haline getirmek için durmadan çalışmaya devam edeceğiz."</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/haziran-ayinda-issizlik-orani-yuzde-76-seviyesine-geriledi-1914</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 20:00:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Haziran Ayında İşsizlik Oranı Yüzde 7,6 Seviyesine Geriledi</h1>
                        <h2>Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) haziran ayına ilişkin verilerine göre, mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak yüzde 7,6 seviyesine geriledi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/07/haziran-ayinda-issizlik-orani-yuzde-76-seviyesine-geriledi-1785430941.jpg">
                        <figcaption>Haziran Ayında İşsizlik Oranı Yüzde 7,6 Seviyesine Geriledi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) haziran ayına ilişkin İşgücü İstatistikleri belli oldu. Verilere göre mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı, bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak yüzde 7,6 seviyesine geriledi. 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusta işsiz sayısı haziran ayında bir önceki aya göre 168 bin kişi azalarak 2 milyon 688 bin olarak hesaplandı. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,5, kadınlarda ise yüzde 9,8 oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTİHDAM 227 BİN KİŞİ ARTTI</span></strong></p>

<p>Mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre istihdam edilenlerin sayısı haziran ayında 227 bin kişi artarak 32 milyon 733 bine yükseldi. İstihdam oranı da 0,3 puanlık artışla yüzde 48,9 olarak gerçekleşti. İstihdam oranı erkeklerde yüzde 66,1, kadınlarda ise yüzde 32 olarak kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞGÜCÜNE KATILIM YÜZDE 52,9 OLDU</span></strong></p>

<p>Haziran ayında işgücü, bir önceki aya göre 58 bin kişi artarak 35 milyon 420 bine çıktı. İşgücüne katılma oranı ise 0,1 puan yükselerek yüzde 52,9 seviyesine ulaştı. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 70,7, kadınlarda yüzde 35,4 olarak tahmin edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GENÇ İŞSİZLİKTE DÜŞÜŞ YAŞANDI</span></strong></p>

<p>15-24 yaş grubundaki genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı, haziran ayında bir önceki aya göre 1,8 puan azalarak yüzde 12,8 oldu. Genç erkeklerde işsizlik oranı yüzde 10,4, genç kadınlarda ise yüzde 17,3 olarak hesaplandı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre, istihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların haftalık ortalama fiili çalışma süresi haziran ayında bir önceki aya göre 0,1 saat artarak 42,5 saat oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ATIL İŞGÜCÜ ORANI YÜZDE 28,8’E GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış atıl işgücü oranı yüzde 28,8 olarak gerçekleşti. Oran, bir önceki aya göre 2 puan geriledi. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 18,5, işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı ise yüzde 19,2 olarak tahmin edildi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/perakende-sektoru-karsizlik-dongusune-girerken-markalarda-ciro-artisi-enflasyona-yetisemiyor-1913</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 19:56:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Perakende Sektörü Kârsızlık Döngüsüne Girerken Markalarda Ciro Artışı Enflasyona Yetişemiyor</h1>
                        <h2>Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) tarafından açıklanan Haziran ayı anket sonuçları, perakende sektörünün girdiği kârsızlık döngüsünü gözler önüne serdi; üye markaların yüzde 62'sinin yıllık ciro artışı enflasyon oranının altında kaldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/07/perakende-sektoru-karsizlik-dongusune-girerken-markalarda-ciro-artisi-enflasyona-yetisemiyor-1785430802.jpg">
                        <figcaption>Perakende Sektörü Kârsızlık Döngüsüne Girerken Markalarda Ciro Artışı Enflasyona Yetişemiyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Cazip indirim kampanyaları ile nakit akışını döndürmeye çalışan markalarda ciro artışı enflasyonun hızına yetişemiyor. Yıllık TÜFE yüzde 32’nin üzerinde seyrederken BMD üyesi markaların yüzde 62’sinin ciro artışı yüzde 30’un altında kaldı. Çatısı altındaki 516 marka ile gıda dışı perakende sektörünün en önemli temsilcisi olan Birleşmiş Markalar Derneği (BMD), üyeleri arasında gerçekleştirdiği Haziran ayı anketinin sonuçlarını açıkladı.</p>

<p>Anketi değerlendiren BMD Başkanı Sinan Öncel, Mayıs ayında hazır giyim, ayakkabı, sağlık-kozmetik ve yemek kategorilerinde hem işlem adedi hem de harcama tutarında en yüksek aylık hacme ulaşıldığını hatırlattı. İndirim kampanyaları ve tatil alışverişinin etkisiyle hazır giyimde Haziran ayının da canlı geçtiğini bildiren Öncel, şu verileri paylaştı:</p>

<p>"Hazır giyim markalarımızın yüzde 57’si Mayıs’a göre Haziran’da adet satışını artırdı. Ayakkabı ve kozmetikte ise daralma dikkat çekiyor. Ayakkabı markalarımızın yüzde 60’ının, kozmetik markalarımızın ise yüzde 86’sının adet satışları azaldı. Genel tabloya baktığımızda ise markalarımızın yüzde 56’sının Haziran’da adet satışını artırdığını görüyoruz. Adet satışındaki artışa rağmen, markalarımızın yüzde 62’sinin Haziran ayı cirosunun Mayıs’ın altında kalması dikkat çekiyor. Sadece bu veri bile perakendenin nasıl bir kârsızlık döngüsüne girdiğini ortaya koyuyor. İlk altı aylık verilerde ise daha vahim bir tablo karşımıza çıkıyor. Anketimize katılan markaların yüzde 62’si, 2026’nın ilk yarısında, geçen yılın aynı dönemine göre ciro artışının yüzde 30’dan az olduğunu beyan ediyor."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">STOPAJ VE VERGİ İNDİRİMİ GİBİ RADİKAL ÖNLEMLERE İHTİYAÇ VAR</span></strong></p>

<p>Sinan Öncel, özellikle giyim ve ayakkabıda tüketiciyi harekete geçirebilmek için yüksek oranlı indirimler yapmak gerektiğinin altını çizdi. Kârsız satışların sektörde nakit sıkışıklığını artırdığını ve bu durumun yönetilmesi giderek zorlaşan bir risk oluşturduğunu vurgulayan Öncel, değerlendirmelerini şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>"Kârsızlık bir yana son zamanlarda birçok markamız zararı büyütmemek için verimsiz mağazaların kapatılması veya metrekarelerinin düşürülmesi gibi seçenekleri değerlendiriyor. Kapanan her mağaza, çalışanlarının çoğunu gençlerin oluşturduğu perakende sektöründe istihdam kaybı anlamına geliyor. Özetle her biri ülkemizin değeri olan markaların yanı sıra perakendenin genelini ilgilendiren ve sosyal boyutu da bulunan bir sorunla karşı karşıyayız. Uzun süredir yaşadığımız sorunun temelinde yüksek maliyet artışları yatıyor. Dolayısıyla daha fazla zaman kaybetmeden maliyetleri hızla düşürecek radikal adımlar atılmalı. Bu kapsamda belli bir süreyle kirada stopaj indiriminin yanı sıra, hazır giyim ve ayakkabı üretiminde kullanılan hammaddelerin ithalatında uygulanan gümrük vergisinin düşürülmesi sektöre nefes aldırabilir. Ayrıca artık kronik ve boğucu bir sorun haline gelen fahiş kira artış talepleri konusunda perakende sektörünün rahatlatılması gerekiyor. Önerimizin kabul edilmesi halinde sorunun büyük ölçüde aşılacağına inanıyorum."</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-ucuz-iscilik-ulkesi-olmaktan-cikti-sektorun-onune-master-plan-konuldu-1912</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 19:51:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye Ucuz İşçilik Ülkesi Olmaktan Çıktı! Sektörün Önüne Master Plan Konuldu</h1>
                        <h2>İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Pütürgeli hemşerimiz Mustafa Paşahan, Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi’ne hazır giyim sektörünün geleceğine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sektörün ucuz işçilik üzerinden Asya ülkeleriyle rekabet edemeyeceğini vurgulayan Paşahan, Türkiye’nin artık ucuz üretim ülkesi olmadığını belirterek katma değerli üretim, markalaşma ve Master Plan çağrısında bulundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/07/turkiye-ucuz-iscilik-ulkesi-olmaktan-cikti-sektorun-onune-master-plan-konuldu-1785430418.jpg">
                        <figcaption>Türkiye Ucuz İşçilik Ülkesi Olmaktan Çıktı! Sektörün Önüne Master Plan Konuldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Paşahan, Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi’ne verdiği demeçte hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün mevcut durumunu ve gelecek stratejilerini değerlendirdi. Orta ve uzun vadede katma değerli üretime odaklanmak zorunda olunduğuna dikkat çeken Paşahan, rekabet koşullarına ilişkin net mesajlar verdi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İHRACAT RAKAMLARINDA DÜŞÜŞ SEKTÖRÜ ZORLUYOR</strong></span></p>

<p>Katma değerli üretimin, istihdamın ve ihracatın Türkiye ekonomisi için stratejik önemde olduğunu belirten İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, sektörün zorlu bir süreçten geçtiğini ifade etti. Sektördeki gelişmeleri rakamlarla aktaran Paşahan, durum değerlendirmesinde şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>"İhracatımız, 2023'ün başından bu yana azalıyor. 2022 yılında 21,2 milyar dolarla en yüksek değerine ulaşan yıllık hazır giyim ihracatımız, 2025'te 16,8 milyar dolara geriledi. 2025'i, 2024'e göre yüzde 6,3 ekside tamamladık. Bu veriler bize üç yılda ihracatımızın oran olarak yüzde 21, değer bazında 4,4 milyar dolar daraldığını gösteriyor. Aynı süreçte artış trendine giren ithalatımız ise 4,5 milyar dolar seviyelerine ulaştı."</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İSTİHDAMDA KAN KAYBI VE CARİ FAZLA MESAJI</strong></span></p>

<p>İhracattaki düşüşe paralel olarak istihdam tarafında da ciddi kayıplar yaşandığına vurgu yapan Paşahan, sektörün Türkiye ekonomisindeki yerini şu sözlerle açıkladı:</p>

<p>"2022 yılının sonunda tekstille birlikte yaklaşık 1 milyon 223 bin olan istihdamımız, Mart 2026 itibarıyla 834 bine geriledi. İki sektörde yaklaşık 390 bin istihdam kaybettik. Bütün bu kayıplara rağmen 2025'te 12 milyar dolardan fazla cari fazla verdik. Bir başka ifade ile ülkemize 12 milyar dolardan fazla net döviz kazandırdık. Hazır giyimin en zor yılında gösterdiği performansın sergilediği gibi sektör daha olsa idi Türkiye 2025'i 92 milyar dolar açık yerine dış ticaret fazlasıyla kapatabilecekti. Bu veri bile hazır giyim endüstrisinin Türkiye ekonomisi için önemini yeterince ortaya koyuyor."</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>MISIR'A DEĞİL ÜLKEMİZE YATIRIM YAPMAK İSTİYORUZ</strong></span></p>

<p>Sektörün son üç yıldır yaşadığı sorunların temelinde yüksek enflasyon ve buna bağlı uygulanan ekonomi politikalarının yer aldığını savunan Paşahan, üretim maliyetleri ve yurt dışı eğilimleri hakkında değerlendirmelerde bulundu:&nbsp;"Sektörün üç yılı aşkın süredir yaşadığı sorunların temelinde enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan 'düşük kur yüksek faiz' politikası yatıyor. Türkiye'de Ocak 2022-Mayıs 2026 döneminde ÜFE yüzde 437, asgari ücretin işverene maliyeti yüzde 567 artarken, dolar kurundaki artış yüzde 235'te kaldı. Enflasyonla kur arasında 202 puanlık bir fark oluştu. Asgari ücretli bir çalışan için 2022'de işverene maliyeti 600 dolarken, bugün bin 500 dolara geldi. Rakip ülkelerde bu maliyet 250-350 dolar civarında seyrediyor. Yüksek maliyetler nedeniyle son yıllarda bazı firmalarımız, müşterilerinin de isteği doğrultusunda üretimlerini Mısır gibi ülkelere taşımak durumunda kalıyor. Diğer taraftan yine bazı çevrelerde üretimi Suriye'ye taşıma seçeneğinin konuşulduğunu görüyoruz. Biz Mısır'a, Suriye'ye ya da başka bir ülkeye gitmek yerine ülkemizde yatırım yapalım istiyoruz. Ancak mevcut teşvik sistemiyle sorunları çözemiyoruz. Bu nedenle doğrudan desteklerle asgari ücret maliyetinin 800-850 dolar seviyelerine indirilmesi gerekiyor."</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>SEKTÖRÜN GELECEĞİ İÇİN MASTER PLAN...</strong></span></p>

<p>Sektörün geleceğinin güvence altına alınması adına kamu desteği ve koordinasyonun hayati olduğunu belirten Paşahan, hazırlık süreçlerine dair şu çağrıyı yaptı: "Yeni süreçte başta kamu olmak üzere tüm paydaşlarla iş birliğini ve koordinasyonu güçlendirerek ortak bir hedefe odaklanmalıyız. Bu kapsamda hazır giyim sektörü için küresel ticaretin mevcut gerçeklerine uygun bir master plan hazırlanması gerekiyor. Avrupa Birliği'nin (AB) Hindistan ve MERCOSUR ülkeleri ile imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının (STA) önümüzdeki yıllarda sektöre vereceği zararları önlemek ve hazır giyimin Made in EU kapsamında kalması için ticaret diplomasisinin imkânlarını da sonuna kadar kullanmalıyız."</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>MARKA HİKÂYEMİZİN OLMASINI SAĞLAMALIYIZ</strong></span></p>

<p>İHKİB Başkanı Paşahan, Türkiye’nin küresel pazardaki duruşunu değiştirmesi gerektiğini belirterek hedeflerini şöyle ifade etti:&nbsp;"Orta ve uzun vadede ise katma değerli üretime odaklanmak durumundayız. Çünkü Türkiye artık ucuz üretim ülkesi değil. Ucuz işçilik üzerinden Asya ülkeleriyle rekabet edemeyiz. Biz oyunu fiyatla değil, değerle kazanacağız. Başka bir ifade ile biz satın alınabilir lüksün, hızın ve kalitenin adresi olacağız. Ancak kaliteli de olsa üretim tek başına yetmiyor. Bir marka hikâyemizin olması gerekiyor. Bu gerçekten hareketle seçim sürecinde sözünü verdiğimiz Markalaşma Komitemizi hızla kurduk. Komitemiz, Turkish Apparel algısının küresel ölçekte güçlendirilmesi, uluslararası pazarlarda agresif tanıtım ve iletişim, global alıcılarla doğrudan temas imkânlarını kullanarak markalarımızı küresel vitrine taşıyacak."</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİ GAZETESİ</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/otomotiv-ve-tekstil-sektorunun-oncu-sirketi-yeni-sektor-acilimlariyla-gucune-guc-katiyor-1911</link>
            <category>Gündem</category>
            <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Otomotiv ve Tekstil Sektörünün Öncü Şirketi Yeni Sektör Açılımlarıyla Gücüne Güç Katıyor</h1>
                        <h2>2025 yılında 3,2 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşarak Türkiye üçüncüsü olan TGS Dış Ticaret A.Ş., 2026 yılı için gözünü 4,5 milyar dolarlık dev ihracat hedefine dikti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/07/otomotiv-ve-tekstil-sektorunun-oncu-sirketi-yeni-sektor-acilimlariyla-gucune-guc-katiyor-1782903982.jpg">
                        <figcaption>Otomotiv ve Tekstil Sektörünün Öncü Şirketi Yeni Sektör Açılımlarıyla Gücüne Güç Katıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye’de alanında çeşitli ilklere imza atan TGS Dış Ticaret, birçok sektörün rekabetçilikte zorlandığı 2025’te 3,2 milyar dolarlık ihracatla Türkiye üçüncüsü oldu. TGS Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Leke, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından düzenlenen ve ihracatın şampiyonlarının açıklandığı törende, üçüncülük plaketini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı.</p>

<p>Serkan Leke, Türkiye’nin genel ihracatının 2025’te yatay bir seyir izlediğini hatırlattı. TGS Dış Ticaret’in ise iş ortaklarıyla birlikte 26 yıllık tarihinin en yüksek ihracat hacmine ulaştığını bildiren Leke, şöyle devam etti:&nbsp;“Küresel talebin yavaş seyrettiği, birçok sektörün rekabetçilikte zorlandığı bir yılda, ihracatımızı yüzde 26 arttırarak 3,2 milyar dolara çıkardık. Bu sonuç bize Türkiye 3’üncülüğünü getirdi. Böylece ülkemizde ihracat sıralamasında ilk üçe giren ilk dış ticaret sermaye şirketi olduk. Plaketimizi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden almaktan ayrıca gurur duyduk. Elbette ihracat bir takım oyunu. TGS Dış Ticaret’in başarısında sayıları ve sektör çeşitliliği giderek artan imalatçı firmalarımızın çok önemli katkısı var. Ben tüm iş ortaklarımıza teşekkür ediyorum. 2025 yılında başlayan ve devam eden iş görüşmelerinin de katkısıyla, bu yıl ihracat hacmimizi 4–4,5 milyar dolar seviyesine ulaştırmayı hedefliyoruz. İlk yarıyı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 artıda tamamladık. İkinci yarıda da güçlü bir performansla 2026 hedefimize ulaşacağımıza inanıyorum.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞ ORTAKLARIMIZ İÇİN ‘MAL BEDELİ PREFİNANSMANI’ MODELİNİ DEVREYE ALDIK</span></strong></p>

<p>Serkan Leke, ortaklık yapısında 2025 yılında gerçekleşen değişimle birlikte TGS Dış Ticaret’in finansal tablosunun daha da güçlendiğini hatırlattı. Bu değişimin ardından imalatçı firmalara farklı fırsatlar ve finansal çözümler sunmak üzere çalışmalara hız verdiklerini anlatan Leke, şunları söyledi: “Yönetim Kurulumuzun stratejik desteğiyle, sektörde yenilikçi, verimliliği artıran ve sürdürülebilir çözümler üretiyoruz. Hizmet verdiğimiz imalatçı firmaların ihracat süreçlerini kolaylaştıran, maliyetlerini azaltan ve finansmana erişimlerini kolaylaştıran projeleri devreye alıyoruz. Örneğin mikro ihracatta hızlı ve güvenli taşımacılık ağına sahip lojistik şirketleriyle imalatçı firmalarımıza fiyat avantajı ve hız kazandıracak iş birlikleri yapıyoruz. Bu iş birlikleri sayesinde imalatçı firmalarımıza maliyetleri düşürme imkânı sağlıyoruz. İhracatçılarımızın en önemli sorunlarından biri olan finansmana erişimi kolaylaştırmak için de ‘Mal Bedeli Prefinansmanı’ adını verdiğimiz modeli devreye aldık. Bu modelle firmalar mal bedelini erken tahsil edebilecekleri için üretim maliyetini düşürüp kapasiteyi artırma imkânı bulabiliyorlar. Firmalara KDV iadelerini erken alma konusunda uzun yıllardır destek oluyoruz. İmalatçı firma kendi imkânlarıyla KDV iadesini en iyi ihtimalle 3 ay sonra alabiliyor. Süre bazen 6 aya kadar çıkabiliyor. Biz bu süreci en fazla bir ayda tamamlıyoruz. Talep olması halinde kendi öz kaynaklarımızla süreyi 10 güne kadar indirebiliyoruz. Yeni dönemle birlikte limitleri artırdığımız bu prefinasman modelimizle üretici firmalara ciddi bir nakit avantajı sağlıyoruz.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YÜKSEK HACİMLİ İHRACATI OLAN FİRMALARA DAHA FAZLA AVANTAJ SAĞLAMAK İSTİYORUZ</strong></span></p>

<p>Serkan Leke, imalatçı firmalara sundukları hizmetleri çeşitlendirirken, portföylerini büyütüp çeşitlendirmek için de potansiyel ihracatçı firmalarla görüşmelerinin devam ettiğini söyledi. Halen aktif olarak 300’e yakın firmaya hizmet verdiklerini bildiren Leke, “Tekstil, hazır giyim ve otomobil başta olmak üzere toplamda 17 sektörden imalatçılarımızla çalışıyoruz. Firma sayısında tekstil ve hazır giyim önde olmakla birlikte toplam değer bazında toplam ihracatımızın yüzde 50-55’i otomotivden geliyor. Biz özellikle yüksek hacimli ihracatı olan sektörlerdeki firmalara daha fazla avantaj sağlamak istiyoruz. Farklı sektörlerdeki mevcut yapımızı yeni sektör açılımlarıyla güçlendirirken, katma değeri yüksek ve sürdürülebilir kârlılık potansiyeline sahip firmaları bünyemize dahil etmeyi önceliklendiriyoruz.” diye konuştu.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ</strong><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/fahis-kira-artis-talepleri-markalarin-en-buyuk-sorunu-haline-geldi-1910</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Fahiş Kira Artış Talepleri Markaların En Büyük Sorunu Haline Geldi</h1>
                        <h2>Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) ve Fast Company iş birliğiyle düzenlenen “Perakende Buluşması 2026” etkinliğinde perakende sektörünün liderleri, fahiş kira artışları, maliyet enflasyonu ve küresel marka olmanın önündeki sermaye engellerini masaya yatırdı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/07/fahis-kira-artis-talepleri-markalarin-en-buyuk-sorunu-haline-geldi-1782903307.jpg">
                        <figcaption>Fahiş Kira Artış Talepleri Markaların En Büyük Sorunu Haline Geldi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Birleşmiş Markalar Derneği’nin (BMD), Fast Company ile düzenlediği “Perakende Buluşması 2026” etkinliği, iş dünyasının ve perakendenin lider isimlerini bir araya getirdi. Toplantıda, BMD Başkanı Sinan Öncel ile Karaca Grubu Kurucusu Arif Karaca’nın da aralarında bulunduğu konuşmacılar, katılımcılarla deneyimlerini ve değerlendirmelerini paylaştılar. BMD Başkanı Sinan Öncel, konuşmasında yeme içme başta olmak üzere birçok sektörde maliyet enflasyonunun perakende sektörü için çok önemli bir sorun olduğunu vurguladı.</p>

<p>Yüksek maliyetler nedeniyle Türkiye’nin yabancılar için alışveriş cazibesini kaybettiğini belirten Öncel, “Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre, 2025’in ilk dört ayında 284 milyar lira olan yabancıların Türkiye’deki toplam kartlı harcaması, bu yılın aynı döneminde 229 milyar liraya düştü. Aynı dönemde yerli kartlarla yurt dışından yapılan harcamaların ise 227 milyar liradan 341 milyar liraya çıktığını görüyoruz. Yani yerli harcaması yurt dışına kayıyor.” diye konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PANDEMİDEN BU YANA DÜZENLİ ANKETLERLE MARKALI PERAKENDENİN NABZINI TUTUYORUZ</span></strong></p>

<p>BMD çatısı altında 214 üye ve 516 marka bulunduğunu bildiren Sinan Öncel, pandemiden bu yana her ay düzenli yaptıkları anketlerle sektörün nabzını tuttuklarını söyledi. Fahiş kira artış taleplerinin uzun zamandır markalar için bir numaralı sorun olduğunu vurgulayan Öncel, şöyle devam etti:</p>

<p>“Haziran 2022’de 100 bin lira kira ödediğimiz bir mağazanın kirası, o tarihte 6 bin 68 dolara denk düşüyordu. Aynı mağaza için bugün 11 bin 164 dolar karşılığı kira ödüyoruz. Bu tabloya rağmen, hâlâ yüzde 300-400’e varan fahiş kira artış talepleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Yüksek oranlı artışlar, kira/ciro oranlarına olumsuz yansıyor. 2024’te üyelerimizin yüzde 20’sinin kira ciro oranı yüzde 16 ve üzerindeyken, 2025’te bu oran yüzde 42’ye, 2026’nın ilk dört ayında ise yüzde 56’ya yükseldi. Perakendede ciddi kan kaybına neden olan bu konuyla ilgili gerekli yasal düzenlemenin yapılması konusunda Adalet, Hazine ve Maliye ve Ticaret Bakanlığımızla yakın görüşmelerimiz devam ediyor.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ARİF KARACA: TÜRKİYE’DE SERMAYE BİRİKİMİ OLMADIĞI İÇİN GLOBAL MARKA ÇIKARAMIYORUZ</span></strong></p>

<p>Karaca Grubu Kurucusu Arif Karaca da konuşmasında iş hayatındaki deneyimlerini ve markanın büyüme sürecindeki dönüm noktalarını anlattı. Karaca, iş hayatındaki en stratejik üç adımla ilgili şunları söyledi:</p>

<p>“Türkiye’de çok sık krizlerle karşılaştık ama biz o krizlerin hiçbirinde geri çekilmedik. Aksine krizlerin üstüne üstüne giderek hepsini fırsata dönüştürmeyi bildik. İthalatta başlattığımız ürün gamını geliştirmeyi iç piyasada yerli üretimle sürdürdük. Hem ithal ettiğimiz hem de içeride ürettiğimiz ürünleri farklılaştırdık. Üçüncü stratejik adımımız ise elektrikli ev aletleri işine geçişimiz oldu. Bugün ciromuzun önemli bir kısmını elektrikli ev aletleri oluşturuyor. Elbette bu büyüme sürecinde, birkaç kez batmanın eşiğine geldik. Çünkü dövizle aldığınız ürünü çekle senetle satıyorsunuz. Bir sabah kalkıyorsunuz devalüasyon olmuş, sermayeniz yarıya inmiş. Bu nedenle firmalar sermaye birikimi yapamıyor. Türkiye’de sermaye birikimi olamadığı için de global marka çıkaramıyoruz.”</p>

<p>Arif Karaca, en büyük hayalinin kurucusu olduğu şirketi global bir marka haline getirmek olduğunu sözlerine ekledi.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/iso-baskani-erdal-bahcivan-sanayicinin-oksijeni-finansmandir-diyerek-acil-kredi-paketi-cagrisinda-bulundu-1909</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İSO Başkanı Erdal Bahçıvan Sanayicinin Oksijeni Finansmandır Diyerek Acil Kredi Paketi Çağrısında Bulundu</h1>
                        <h2>İstanbul Sanayi Odası (İSO) haziran ayı meclis toplantısında kamu bankalarının genel müdürleriyle bir araya gelen İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, sanayicinin finansmana erişimde ciddi ölçüde oksijensiz kaldığını belirterek somut adımlar atılması ve özel bir kredi paketinin ivedilikle hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/iso-baskani-erdal-bahcivan-sanayicinin-oksijeni-finansmandir-diyerek-acil-kredi-paketi-cagrisinda-bulundu-1782379164.jpg">
                        <figcaption>İSO Başkanı Erdal Bahçıvan Sanayicinin Oksijeni Finansmandır Diyerek Acil Kredi Paketi Çağrısında Bulundu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin haziran ayı olağan toplantısı “Sanayiye Sahip Çıkmak, Türkiye’ye Sahip Çıkmaktır Anlayışı Eşliğinde Sanayimizin Finansman Sorununu ve Çözümü Kamu Bankalarımızla Birlikte Değerlendirmek” ana gündemi ile Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. İSO Meclis Başkan Yardımcısı Yüksel Özyurt’un başkanlık ettiği, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıda BloombergHT Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen’in moderatörlüğünde Ziraat Bankası Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Alpaslan Çakar, Vakıfbank Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi Osman Arslan, Halkbank Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Recep Süleyman Özdil ve Türk Eximbank Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ali Güney gündeme yönelik değerlendirmelerini paylaştı. T.C. İstanbul Valisi Davut Gül ve T.C. Beyoğlu Kaymakamı A. Atakan Atasoy, İSO Yönetim Kurulu Üyeleri ve İSO Meclis Üyeleri’nin yer aldığı Meclis toplantısını basın mensupları da ilgiyle takip etti. &nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/meclis_ince_uzun_09-36423.jpg" style="height:300px; width:740px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YÜKSEK FAİZ VE AŞIRI TEMİNAT TALEPLERİ ÜRETİCİYİ ZORLUYOR</span></strong></p>

<p>İSO haziran ayı Meclis toplantısını açan İSO Meclis Başkan Yardımcısı Yüksel Özyurt, ana gündem maddesine ilişkin yaptığı konuşmada üyelerin son dönemde finansmana erişim konusunda yaşadığı zorluklara dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Üyelerimiz, özellikle son dönemde finansmana erişim konusunda zorlandıklarını ifade ediyor. Geldiğimiz noktada manyak üyemiz, bankaların krediyi ya çok pahalı verdiğini ya da hiç vermediğini sıkça dile getiriyor. Yüksek faiz oranları, kısa vadeli krediler ve aşırı teminat talepleri, üretim yapan firmalarımızı oldukça zorluyor. Elbette bankaların da kendi risk kuralları ve regülasyonları var. Bunu anlayışla karşılıyoruz. Ancak şunu juga biliyoruz ki kamu bankaları bu ekosistem içinde farklı bir misyona sahiptir. Kamu bankaları olarak sizlerden beklentimiz; piyasa koşullarını dikkate almakla birlikte, üretimi ve istihdamı önceleyen esnek ve çözüm odaklı bir yaklaşım sergilemenizdir. Piyasanın zaman zaman almaktan kaçındığı riskleri, ülke menfaatleri için üstlenmenizi, sizlerden beklenen en önemli görevlerden biri olarak görmek istiyoruz. Üyelerimiz, kamu bankalarının özel bankalardan çok da farklı davranmadığı yönünde bir algıya kapıldıklarını söylüyorlar. Bu algının doğru olup olmadığını sizlerden dinlemek istiyoruz. İhracatçılarımız, döviz işlemlerinde ve dış ticaret finansmanında limit sorunları yaşadıklarını belirtiyor. Firmalarımız; döviz alım-satım işlemlerinde ve dış ticaret finansmanında artan maliyetler ve sınırlı limitler nedeniyle rekabet güçlerini kaybetme endişesi taşımaktadır. Sadece KOBİ’lerimiz değil, büyük işletmelerimiz de işletme sermayesi ihtiyacını karşılamakta güçlük çekmektedir. Yeniden yapılandırma talepleri ise bazen katı prosedürler sebebiyle sonuçsuz kalabilmektedir. Bu sıkıntıları sadece şikâyet olarak iletmek istemiyorum. Aksine, sizlerle iş birliği içinde çözüm yolları aramak için buradayız. Şunu özellikle ifade etmek isterim ki geçmişte, pandemi döneminde ve deprem felaketlerinde kamu bankalarımızın dayanışma içinde olduğunu açık şekilde gördük. Şimdi de dezenflasyon ve ekonomik dengelenme sürecinin sonucu olarak artan maliyetlerle zorlanan sanayicimizin yanında olmanız gerektiğini söylemek istiyorum. Bu desteği sağlayacağınıza yürekten inanıyorum.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SANAYİCİNİN OKSİJENİ FİNANSMANDIR</span></strong></p>

<p>Açılış konuşmasını gerçekleştirmek üzere kürsüye davet edilen İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, üretimin zayıfladığı bir ekonomide dengeli bir kalkınmanın mümkün olamayacağını belirterek şu cümleleri kaydetti:&nbsp;“Bu çerçevede üretim hayatımızın ihtiyaçlarını kamuoyuyla ve karar alıcılarla paylaşmaya, sanayicimizin sesini duyurmaya, çözüm önerileri geliştirmeye ve nitelikli üretimi destekleyen politikalara katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tam bu noktada sanayimiz adına önemli bir çağrıda bulunmak istiyorum. Sanayicilerimiz için çok özel bir kredi paketine ivedilikle ihtiyaç duyuyoruz. Bu konuda gerekli adımların vakit kaybedilmeksizin atılmasını tüm sanayicimiz adına talep ediyoruz. Sanayicinin oksijeni finansmandır. Ve geldiğimiz noktada sanayicimizin ciddi ölçüde oksijensiz kaldığını görüyoruz. Üretmeye devam eden, istihdam yaratan, ihracat yapan ve ülkesine katma değer kazandıran sanayi kuruluşlarımız; yüksek finansman maliyetleri, krediye erişimde yaşanan güçlükler ve artan mali yükler karşısında adeta nefes almakta zorlanmaktadır. Bugün sektörümüzün ihtiyacı yalnızca iyi niyetli temenniler değildir. Sanayinin yeniden nefes almasını sağlayacak somut, etkili ve sonuç odaklı adımlara ihtiyaç duyuluyor. Çünkü oksijensiz kalan bir insan nasıl yaşamını sürdüremezse, finansmana erişemeyen bir sanayinin de yatırım yapması, üretimini geliştirmesi, teknolojiye yönelmesi ve küresel rekabette güç kazanması imkânsız. Şunu hiçbir zaman unutmamalıyız: Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesi, kalıcı refahı, nitelikli istihdamı ve küresel rekabet gücü ancak güçlü bir sanayi yapısıyla mümkündür. Üretimin zayıfladığı, yatırımların ertelendiği, teknolojik dönüşümün yavaşladığı ekonomide sağlıklı ve dengeli bir kalkınmadan söz edemeyiz. Üretimden uzaklaşan değil; üretimi teknolojiyle, verimlilikle, ihracatla, yeşil ve dijital dönüşümle güçlendiren bir kalkınma anlayışını stratejik önceliğimiz olarak görmek zorundayız. Ülkemiz sanayisinin geleceği konusunda duyarsız kalınırsa, özellikle geleneksel sektörlerimiz desteklenmek yerine kaderine terk edilirse bu Türkiye için çok ciddi sorunlar üretir. İşte bu sebeple biz İstanbul Sanayi Odası olarak ‘Sanayiye Sahip Çıkmak, Türkiye’ye Sahip Çıkmaktır’ diyoruz.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">REESKONT KREDİLERİNDEKİ LİMİTLER YÜKSELTİLMELİDİR</span></strong></p>

<p>Konuşmasının devamında sermaye piyasalarının ve alternatif finansman araçlarının önemine değinen Bahçıvan, Türk Eximbank kredilerinde yaşanan aksaklıkları vurgulayarak şunları söyledi:&nbsp;“Özellikle; özel sektör tahvilleri, girişim ve büyüme sermayesi fonları, menkul kıymetleştirme uygulamaları önümüzdeki dönemde daha fazla kullanılmalıdır. Bu noktada kamu bankalarının öncü ve katalizör rol üstlenmesi mümkündür. İzninizle burada bir parantez daha açmak istiyorum. Türk ihracatçısının zorlu küresel koşullarda en önemli destekçilerinden birisi şüphesiz ki Türk Eximbank tarafından sağlanan reeskont kredileridir. Ancak bu kredilerde limit, teminat ve peşin faiz uygulaması gibi sorunlar devam etmektedir. Özellikle günlük limitlerin düşük kalması ve firma başına kullanımın 60 milyon TL ile sınırlı olması; ihtiyaç duyulan kredilere erişimi 5-6 aya kadar geciktirmekte, bu da sanayicileri çok daha yüksek maliyetli, banka ve banka dışı farklı kredi kaynaklarına yöneltmektedir. Bu nedenle, günlük limitlerin yükseltilmesi ihracatçılarımıza çok önemli bir destek sağlayacaktır. Firmalar, faizini zaten peşin ödedikleri riskin yüzde 100 kadar fazlasına karşılık gelen bir teminat mektubu vermek zorunda kalıyor. Adeta boşluğa verilen bu teminat, hem teminat mektubu komisyon masrafının aşırı düzeyde artmasına hem de firmaların teminat limitlerinin yok yere azalmasına neden oluyor. Sonuç olarak Türk sanayisinin bugün ihtiyacı olan sadece daha uygun maliyetli kredi değil, bunun yanı sıra ve bundan daha önemli olarak; daha uzun vadeli sermaye, daha derin sermaye piyasaları, bankacılık sistemi ile entegre çalışan yeni nesil finansman araçlarıdır. Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşabilmek için sanayi, finans ve kamu politikalarının aynı stratejik vizyon etrafında buluşması da gerekmektedir.”<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/mustafa-pasahan-ekoturk-tv-ekranlarinda-hazir-giyim-sektorunu-degerlendirdi-1908</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Mustafa Paşahan Ekotürk TV Ekranlarında Hazır Giyim Sektörünü Değerlendirdi</h1>
                        <h2>Ekotürk TV’de yayınlanan Yönetim Katı programına konuk olan iş insanı ve sektör başkanı Mustafa Paşahan, hazır giyim üretimindeki son gelişmeleri değerlendirdi. Sektörün üç yıldır daralmasına rağmen 2025 yılında ülkeye 12 milyar dolardan fazla net döviz girdisi sağladığını belirten Paşahan, Türkiye'nin bu sektörden vazgeçemeyeceğini vurguladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/mustafa-pasahan-ekoturk-tv-ekranlarinda-hazir-giyim-sektorunu-degerlendirdi-1782294928.jpg">
                        <figcaption>Mustafa Paşahan Ekotürk TV Ekranlarında Hazır Giyim Sektörünü Değerlendirdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Hazır giyim ve tekstil sektörünün önde gelen temsilcilerinden iş insanı Mustafa Paşahan, ekonomi ekranlarında sektörün nabzını tuttu. Ekotürk TV’de yayınlanan, Zeliha Saraç’ın hazırlayıp sunduğu “Yönetim Katı” programına canlı yayın konuğu olan Paşahan, hazır giyim üretimi ve ihracatındaki güncel gelişmeleri, rekabet gücünü ve geleceğe yönelik beklentileri masaya yatırdı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DARALMAYA RAĞMEN ON İKİ MİLYAR DOLARLIK KATKI</span></strong></p>

<p>Sektörün son dönemde karşı karşıya kaldığı küresel ve yerel zorluklara değinen Mustafa Paşahan, yaşanan tüm daramalara rağmen ekonomiye sağlanan katkının altını çizdi. Paşahan, hazır giyim üretiminin son üç yıldır daralma eğiliminde olmasına karşılık, 2025 yılında Türkiye’ye 12 milyar dolardan fazla net döviz girdisi sağlandığını ifade etti. Sektörün sürdürülebilir büyümesi için atılması gereken adımlara ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentilere dair de stratejik görüşlerini paylaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜLKE OLARAK HAZIR GİYİMDEN VAZGEÇEMEYİZ</span></strong></p>

<p>Hazır giyim sektörünün Türkiye ekonomisi için yapı taşlarından biri olduğunu belirten ve geleceğe olan inancını koruduğunu ifade eden Mustafa Paşahan, programda şu sözleri kaydetti:&nbsp;"Ben bu sektörün biteceğine inanmıyorum. Ülke olarak hazır giyimden vazgeçemeyiz."</p>

<p>Sektörün güncel görünümü, üretim kapasitesi ve ihracat potansiyeline yönelik detaylı analizlerin paylaşıldığı program, ekonomi ve iş dünyasında geniş yankı uyandırdı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyenin-yas-meyve-sebze-ihracati-22-yilda-uc-katina-cikti-uretim-gucu-kuresel-pazarlara-basariyla-yansitildi-1907</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 16:12:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye’nin Yaş Meyve Sebze İhracatı 22 Yılda Üç Katına Çıktı: Üretim Gücü Küresel Pazarlara Başarıyla Yansıtıldı</h1>
                        <h2>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği AR-GE birimi verilerine göre, Türkiye'nin yaş meyve sebze ihracatı son 22 yılda yüzde 175 artışla 1 milyon 337 bin tondan 3 milyon 669 bin tona ulaşırken, birim ihracat değeri de kilogram başına 0,58 dolardan 1,28 dolara yükseldi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/turkiyenin-yas-meyve-sebze-ihracati-22-yilda-uc-katina-cikti-uretim-gucu-kuresel-pazarlara-basariyla-yansitildi-1782134204.jpg">
                        <figcaption>Türkiye’nin Yaş Meyve Sebze İhracatı 22 Yılda Üç Katına Çıktı: Üretim Gücü Küresel Pazarlara Başarıyla Yansıtıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türk yaş meyve sebze sektörü, son 22 yılda üretim gücünü ihracata başarıyla yansıtarak dikkat çekici bir büyüme hikâyesi yazdı. Sektörün ihracatı yüzde 175 artış göstererek 1 milyon 337 bin tondan 3 milyon 669 bin tona yükseldi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği AR-GE biriminin Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden hazırladığı çalışmada; patates, kuru soğan, domates, hıyar, biber, karpuz, elma, şeftali-nektarin, kayısı, kiraz, portakal, mandalina, limon, incir, kivi, muz, üzüm, çilek ve nar gibi ürünlerin üretim ve ihracat performansları incelendi.</p>

<p>Türkiye’nin yaş meyve sebze üretiminin temelini oluşturan 20 ana üründe, 2002 yılında 34 milyon 292 bin ton olan üretim miktarı, 2024 itibarıyla yüzde 50 artarak 51 milyon 560 bin tona ulaştı. Ancak 2025 yılında etkisini gösteren iklim krizi nedeniyle üretimde yüzde 14’lük düşüş yaşandı ve toplam üretim 44 milyon 350 bin tona geriledi. Türk yaş meyve sebze sektörü, 2002 yılında 1 milyon 337 bin tonluk ihracat gerçekleştirirken, 2024 sonunda bu rakam yüzde 175’lik artışla 3 milyon 669 bin tona çıktı. 2002 yılında toplam üretimin yalnızca yüzde 3,8’i ihraç edilirken, bu oran 2024 yılında yüzde 7,1 seviyesine yükseldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"İHRACAT ÜRETİMDEN DAHA HIZLI BÜYÜDÜ"</span></strong></p>

<p>Cengiz Balık, sektörün son 22 yılda üretimden ihracata uzanan süreçte büyük bir dönüşüm yaşadığını belirterek, Türkiye’nin yaş meyve ve sebze üretimindeki gücünü uluslararası pazarlarda daha etkin hale getirdiğini ifade etti. Üretimdeki artışın ötesinde ihracatta çok daha güçlü bir ivme yakalandığını vurgulayan Balık, şu değerlendirmede bulundu:&nbsp;“2002-2024 döneminde üretimimiz yaklaşık yüzde 50 artarken, ihracatımız yüzde 175’in üzerinde büyüdü. Bu tablo, Türk yaş meyve sebze sektörünün artık yalnızca üretim yapan değil, küresel pazarlarda güçlü şekilde rekabet eden bir yapıya kavuştuğunu gösteriyor. Üretimdeki başarımızı ihracata dönüştürme yeteneğimiz her yıl daha da güçleniyor. 2025 yılında sektör ihracatımız 3 milyar 704 milyon dolara ulaştı. 2026 hedefimiz ise 4,5 milyar doların üzerine çıkmak.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MANDALİNA VE ELMADA SIÇRAMA</span></strong></p>

<p>İhracatta öne çıkan ürünlere de değinen Balık, son yılların yıldız ürününün mandalina olduğunu söyledi. Balık, mandalina ve elma ihracatındaki performansa ilişkin şunları kaydetti:&nbsp;“2002 yılında 247 bin ton olan mandalina ihracatımız, 2024’te 702 bin tona ulaştı. 2025’te ise 1 milyon ton sınırına yaklaştı. Yaklaşık dört katlık bu artış, uluslararası pazarlardaki başarımızın en somut göstergelerinden biri. Ürettiğimiz mandalinanın yüzde 45’ini ihraç ettik ve 913 milyon dolarlık döviz girdisi sağladık.”</p>

<p>2002 yılında 2 milyon 200 bin ton olan elma üretiminin 2024’te yüzde 101 artarak 4 milyon 420 bin tona çıktığını belirten Balık, 2002’de yalnızca 14 bin ton seviyesinde olan elma ihracatının, 2024 yılında 315 bin tona yükseldiğini, miktar bazında yüzde 2100’ü aşan bir artış yaşandığını söyledi. Ayrıca ortalama ihraç fiyatının yüzde 43 yükseldiğini ve elma ihracatından 190 milyon dolar gelir elde edildiğini aktardı. 2002 yılında neredeyse hiç ihracatı bulunmayan incir, kivi, çilek ve muzun da bugün önemli ihraç kalemleri arasında yer aldığına değinen Balık; incirde 23 bin ton, çilekte 20 bin 854 ton, kivide 7 bin 230 ton ve muzda 4 bin 679 ton ihracat seviyesine ulaşıldığını belirtti. Balık ayrıca limon, domates, kiraz, şeftali ve nektarin gibi ürünlerde de güçlü ihracat performansı yakalandığını kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KATMA DEĞERLİ ÜRETİM VE İKLİM KRİZİ</span></strong></p>

<p>Son 22 yılda yalnızca ihracat miktarlarının değil, birim ihracat değerlerinin de ciddi şekilde yükseldiğini vurgulayan Balık, Türk ürünlerinin küresel pazarda daha yüksek katma değer oluşturduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Birçok üründe kilogram başına ihracat değerimiz birkaç kat arttı. 2002 yılında 0,58 dolar/kg olan ortalama ihraç fiyatımız, 2024 sonunda 1,28 dolar/kg seviyesine yükseldi. Bu gelişme; kalite, gıda güvenliği, sürdürülebilirlik ve uluslararası standartlara uyum açısından önemli bir noktaya ulaştığımızı gösteriyor. Artık sadece daha fazla oyun satan değil, ürününü daha yüksek değerle pazarlayan bir sektör konumundayız.”</p>

<p>İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkisinin giderek daha belirgin hale geldiğini ifade eden Balık, sürdürülebilir büyüme için üretim altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü:&nbsp;“Don, kuraklık, aşırı sıcaklık ve düzensiz yağışlar üretimi doğrudan etkiliyor. Buna rağmen sektörümüz üretmeye, ihracat yapmaya ve ülkemize döviz kazandırmaya devam ediyor. Önümüzdeki süreçte su verimliliği, modern sulama sistemleri, tarımsal teknoloji yatırımları ve iklim dirençli üretim modelleri daha kritik hale gelecek.”</p>

<p>Balık, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, deneyimli üretici ve ihracatçı ağı sayesinde dünya pazarlarındaki büyümesini sürdüreceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:&nbsp;“Türkiye; iklim çeşitliliği, yüksek üretim kapasitesi ve lojistik avantajlarıyla dünyanın önde gelen yaş meyve sebze tedarikçileri arasında yer alıyor. Önümüzdeki dönemde ürün çeşitliliğimizi artırarak, yeni pazarlara açılarak ve katma değerli ihracata odaklanarak sektörümüzü daha da ileri taşıyacağız.”</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/mali-alanda-hizli-tedbirler-devreye-alindi-bakan-simsek-dezenflasyon-hedefi-icin-kararlilik-mesaji-verdi-1906</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Mali Alanda Hızlı Tedbirler Devreye Alındı: Bakan Şimşek Dezenflasyon Hedefi İçin Kararlılık Mesajı Verdi</h1>
                        <h2>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, haziran ayında hanehalkının 12 ay sonrası enflasyon beklentilerinin bir önceki aya göre 3,4 puan iyileştiğini belirterek, enerji fiyatlarındaki normalleşmenin bu olumlu süreci destekleyeceğini açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/mali-alanda-hizli-tedbirler-devreye-alindi-bakan-simsek-dezenflasyon-hedefi-icin-kararlilik-mesaji-verdi-1782133137.jpg">
                        <figcaption>Mali Alanda Hızlı Tedbirler Devreye Alındı: Bakan Şimşek Dezenflasyon Hedefi İçin Kararlılık Mesajı Verdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) açıkladığı "Sektörel Enflasyon Beklentisi" anket sonuçlarının ardından, sosyal medya hesabından önemli değerlendirmelerde bulundu. Bakan Şimşek, haziran ayında hanehalkının 12 ay sonrası enflasyon beklentilerinin bir önceki aya göre 3,4 puan iyileştiğini belirterek, jeopolitik gerilimlerin azalmasıyla enerji fiyatlarındaki normalleşmenin beklentilerdeki iyileşmeyi desteklemesini beklediklerini söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KARARLILIKLA ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYORUZ</span></strong></p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomi programı kapsamında atılan adımlara ve gelecek döneme ilişkin hedeflere değindiği açıklamasında şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatlarını artırması, kısa vadede enflasyon görünümü üzerinde baskı oluşturarak beklentileri olumsuz etkiledi. Programımız sayesinde oluşturduğumuz mali alanı kullanarak, beklentilerde kalıcı bir bozulmanın önüne geçmek amacıyla eşel mobil başta olmak üzere gerekli tedbirleri hızlı ve etkin biçimde devreye aldık. Haziran ayında hanehalkının 12 ay sonrası enflasyon beklentileri bir önceki aya göre 3,4 puan iyileşti. Jeopolitik gerilimlerin azalmasıyla enerji fiyatlarındaki normalleşmenin, beklentilerdeki iyileşmeyi desteklemesini bekliyoruz. Dezenflasyon hedefimiz doğrultusunda kararlılıkla çalışmayı sürdürüyoruz."</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/istanbul-is-dunyasinda-secim-yarisi-basliyor-avdagic-kararini-resmen-duyurdu-1905</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 13:12:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İstanbul İş Dünyasında Seçim Yarışı Başlıyor: Avdagiç Kararını Resmen Duyurdu</h1>
                        <h2>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, bir dönem daha başkanlığa aday olma kararını ilk kez katıldığı PAGEV Genişletilmiş Yönetim Kurulu Toplantısı'nda kamuoyuyla paylaştı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/istanbul-is-dunyasinda-secim-yarisi-basliyor-avdagic-kararini-resmen-duyurdu-1781518549.jpg">
                        <figcaption>İstanbul İş Dünyasında Seçim Yarışı Başlıyor: Avdagiç Kararını Resmen Duyurdu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, bir dönem daha İTO Başkanlığına aday olma kararını ilk kez PAGEV Genişletilmiş Yönetim Kurulu Toplantısı’nda kamuoyuyla paylaştı. PAGEV Florya Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen toplantıya onur konuğu olarak katılan Avdagiç, plastik sektörünün önde gelen temsilcileriyle bir araya gelirken, PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu da Avdagiç’in yeniden adaylığını sektörün ortak aklını ve iradesini yansıtan bir tercih olarak değerlendirdi ve PAGEV’in desteğini açık şekilde ifade etti.</p>

<p>Toplantının açılışında Şekib Avdagiç’i "Evinize hoş geldiniz" sözleriyle karşılayan PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, bu ifadenin yalnızca Avdagiç’in PAGEV üyeliği ya da plastik ve kompozit sektöründen gelen bir isim olmasından kaynaklanmadığını vurguladı. Eroğlu, "Evinize hoş geldiniz. Bu ifade, yalnızca üyeliğinizin değil, iş dünyasına kattığınız değerin de bir karşılığıdır" dedi.</p>

<p>Şekib Avdagiç’in İstanbul Ticaret Odası’nda 68 No’lu Plastik ve Kauçuk Meslek Komitesi’nden seçilmesinin sektör açısından ayrı bir anlam taşıdığını belirten Eroğlu, plastik sektöründen gelen bir ismin İTO Başkanlığı görevini yürütmesinin, sektörün kurumsal gücünü ortaya koyduğunu ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEKTÖRÜN ORTAK SAĞDUYUSUNUN ADAYIDIR</span></strong></p>

<p>Yavuz Eroğlu, Şekib Avdagiç’in yeniden adaylığının plastik sektörünün ortak iradesi olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Sayın Başkanımızın 68 No’lu Plastik ve Kauçuk Meslek Komitemizden geliyor olması son derece kıymetlidir. Sektörümüzün ortak aklı ve sağduyusuyla, İstanbul Ticaret Odası seçimlerinde, bugüne kadar ortaya koyduğu çalışmaların karşılığı olarak kendisini başkan adayımız olarak görüyoruz. Liderliğinin devamının hem plastik sektörüne hem İstanbul iş dünyasına hem de ülke ekonomisine katkı sağlayacağına inanıyoruz."</p>

<p>Eroğlu, PAGEV’in önceki İTO seçimlerinde olduğu gibi bu süreçte de Avdagiç’i desteklemeyi sürdüreceğini belirterek, "Bu destek; güvenin, ortak üretim kültürünün ve vefanın bir sonucudur. Plastik sektörünün İTO’daki güçlü temsilinin korunması ve daha da güçlenmesi bizim için stratejik önemdedir" dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AVDAGİÇ ADAYLIĞINI İLK KEZ PAGEV’DE DUYURDU</span></strong></p>

<p>İTO Başkanı Şekib Avdagiç ise bir dönem daha başkanlığa aday olma kararını ilk kez bu toplantıda açıkladı. Avdagiç konuşmasında şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Bu dönemde hem içinde bulunduğumuz camialarla hem de büyüklerimizle istişare ederek, dostlarımızın görüşlerini alarak bir dönem daha aday olma kararıyla yola çıkmaya karar verdik. Bu bir ekip işidir; tek bir kişinin yürüyüşü değildir. Birbirini destekleyen, ülkesi, şehri ve sanayisi için üretmeye çalışan insanların ortak yürüyüşüdür."</p>

<p>PAGEV camiasına teşekkür eden Avdagiç, "Bizim için en önemli destek her zaman kendi camiamızdan geldi. Burada Yavuz Başkanımızın ve PAGEV’in yeri çok ayrıdır. Kendilerine teşekkür ediyorum" dedi. Avdagiç’in sözleri toplantıda sektör temsilcileri tarafından alkışlarla karşılandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PLASTİK SEKTÖRÜNDEN İTO BAŞKANLIĞINA UZANAN SÜREÇ</span></strong></p>

<p>Avitaş Kompozit Plastik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olan Şekib Avdagiç, üretim ve sanayinin içinden gelen bir isim olarak İstanbul Ticaret Odası’nda 68 No’lu Plastik ve Kauçuk Meslek Komitesi’nden meclise seçiliyor. Bu yönüyle plastik ve kauçuk sektörünü temsil eden bir komiteden İTO Başkanlığı görevine uzanan süreç, PAGEV ve sektör açısından önemli bir gurur kaynağı olarak değerlendiriliyor.&nbsp;PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, İTO Başkanının plastik ve kompozit sektöründen geliyor olmasının, sektörün İstanbul ekonomisindeki ağırlığını ve kurumsal etkisini açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PAGEV İLE İTO ARASINDA KÖKLÜ İŞ BİRLİĞİ</span></strong></p>

<p>Yavuz Eroğlu ayrıca PAGEV ile İstanbul Ticaret Odası arasındaki ilişkinin yalnızca seçim dönemleriyle sınırlı olmadığını, yıllara dayanan kurumsal güven ve ortak çalışma kültürüne dayandığını belirtti. Eroğlu, sektörün karşılaştığı sorunların çözümünde Şekib Avdagiç ve İTO’nun her zaman destekçi bir rol üstlendiğini vurguladı.</p>

<p><strong>KAYNAK: FUAR DERGİSİ</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bakanlik-butce-sonuclarini-acikladi-giderler-artarken-gelirler-hizla-eridi-1904</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bakanlık Bütçe Sonuçlarını Açıkladı: Giderler Artarken Gelirler Hızla Eridi</h1>
                        <h2>Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, mayıs ayında merkezi yönetim bütçesi 298,2 milyar lira açık verirken, yılın ilk 5 ayındaki toplam bütçe açığı 1 trilyon 56 milyar 999 milyon liraya ulaştı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/bakanlik-butce-sonuclarini-acikladi-giderler-artarken-gelirler-hizla-eridi-1781518046.jpg">
                        <figcaption>Bakanlık Bütçe Sonuçlarını Açıkladı: Giderler Artarken Gelirler Hızla Eridi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Hazine ve Maliye Bakanlığı, mayıs ayına ilişkin bütçe uygulama sonuçlarını açıkladı. Paylaşılan verilere göre, merkezi yönetim bütçesi mayısta 298,2 milyar TL açık verirken, faiz dışı açık ise 169,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Mayıs ayında bütçe gelirleri geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 18 azalarak 1 trilyon 86 milyar 168 milyon liraya geriledi. Buna karşılık bütçe giderleri de yüzde 27 yükselerek 1 trilyon 384 milyar 391 milyon liraya ulaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">OCAK-MAYIS DÖNEMİNDE GİDERLER YÜZDE 37 ARTTI</span></strong></p>

<p>Yılın ilk 5 ayını kapsayan ocak-mayıs döneminde de bütçedeki açık eğilimi devam etti. Bu dönemde bütçe gelirleri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33,9 artışla 6 trilyon 277 milyar 714 milyon liraya çıktı. Bütçe giderleri de aynı dönemde yüzde 37,4 yükselerek 7 trilyon 334 milyar 713 milyon lira oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BEŞ AYLIK TOPLAM AÇIK 1 TRİLYON LİRAYI GEÇTİ</span></strong></p>

<p>Bakanlığın bütçe uygulama sonuçları raporuna yansıyan verilere göre, merkezi yönetim bütçesi mayıs ayında yaşanan 298 milyar 223 milyon liralık açığın da eklenmesiyle birlikte, ocak-mayıs döneminde toplamda 1 trilyon 56 milyar 999 milyon lira açık vermiş oldu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/evde-bakim-yardimi-alanlar-dikkat-odemeler-bugun-itibariyla-basladi-1903</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Evde Bakım Yardımı Alanlar Dikkat: Ödemeler Bugün İtibarıyla Başladı</h1>
                        <h2>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlar ve ailelerine yönelik bu ay toplam 7,1 milyar lira tutarındaki Evde Bakım Yardımı ödemelerini hak sahiplerinin hesaplarına yatırmaya başladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler">
                        <figcaption>Evde Bakım Yardımı Alanlar Dikkat: Ödemeler Bugün İtibarıyla Başladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlar ve ailelerine ekonomik destek sağlamak amacıyla bu ay toplam 7,1 milyar lira Evde Bakım Yardımı ödemesini hesaplara yatırmaya başladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlara ve ailelerine ekonomik destek sağlamak amacıyla bu ay toplam 7,1 milyar lira Evde Bakım Yardımı'nı hak sahiplerinin hesaplarına yatırmaya başladıklarını açıkladı.&nbsp;Bakan Göktaş, Evde Bakım Yardımı'nın 2006 yılından bu yana engelli bireylerin öncelikle aile ortamında desteklenmesi amacıyla hayata geçirilen önemli bir aile odaklı bakım hizmeti olduğunu vurguladı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DESTEK OLUYORUZ</strong></span></p>

<p>Bakanlık olarak engelli vatandaşların kendi yaşam alanlarında kalmalarına önem verdiklerini belirten Bakan Göktaş, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Engelli vatandaşlarımızın aile bütünlüklerini koruyarak evde bakım hizmeti almalarını öncelikli görüyoruz. Bu yardım ile engellilerin yaşadığı ortamdan ayrılmadan, ailesi veya yakınlarıyla birlikte yaşayarak aile birliğinin korunmasına ve güçlenmesine destek oluyoruz."</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/para(1).jpg" /></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>HAK SAHİBİ BAŞINA AYLIK 13 BİN 878 LİRA ÖDENİYOR</strong></span></p>

<p>Evde Bakım Yardımı kapsamında 2026 yılı ocak-temmuz döneminde hak sahibi başına aylık 13 bin 878 lira ödeme yapıldığını hatırlatan Bakan Göktaş, güncel verilere dair şu bilgileri kaydetti:&nbsp;"Evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlar ve aileleri için bu ay toplam 7,1 milyar lira Evde Bakım Yardımı'nı hesaplara yatırmaya başladık. Hali hazırda 516 bin vatandaşımız Evde Bakım Yardımı'ndan yararlanıyor. Ödemelerin tüm engelli vatandaşlarımıza ve ailelerine hayırlı olmasını diliyorum."</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/sahte_para_nasil_anlasilir_dolar(1).jpg" /></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ticaret-bakanligindan-kacak-galericilere-agir-darbe-ceza-yagmuru-basladi-1902</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ticaret Bakanlığından Kaçak Galericilere Ağır Darbe: Ceza Yağmuru Başladı</h1>
                        <h2>Ticaret Bakanlığı, yetki belgesi olmadan ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yapan gerçek ve tüzel kişilere bu yıl 108 milyon lirayı, toplamda ise 305 milyon lirayı aşan idari para cezası uygulandığını deklare etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/ticaret-bakanligindan-kacak-galericilere-agir-darbe-ceza-yagmuru-basladi-1781510581.jpg">
                        <figcaption>Ticaret Bakanlığından Kaçak Galericilere Ağır Darbe: Ceza Yağmuru Başladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ticaret Bakanlığı, yetki belgesi olmadan ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yapanlara bu yıl 108 milyon lirayı aşkın idari para cezası kesildiğini bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, oluşturduğu hacimle ülke ekonomisindeki önemi her geçen gün artan ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretinde kayıt dışı faaliyetlerin ve tüketici mağduriyetinin önüne geçilmesine yönelik çalışmalara aralıksız devam edildiği belirtildi.&nbsp;Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında, ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal edenlerin bakanlıktan yetki belgesi almaları gerektiğine işaret edilen açıklamada, bugüne kadar 84 bin 804 işletmeye ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yetki belgesi düzenlendiği aktarıldı. Açıklamada, bu alanda bakanlık tarafından düzenli inceleme ve denetim gerçekleştirildiğine dikkat çekilerek, yönetmelikle kural altına alındığı halde yetki belgesi olmadan ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretinde bulunduğu tespit edilen gerçek ve tüzel kişiler hakkında idari para cezası uygulandığı ifade edildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TEK BİR DENETİMDE MİLYONLARCA LİRALIK CEZA KESİLDİ</strong></span></p>

<p>Yönetmelik kapsamında son dönemde yapılan incelemeler neticesinde, yetki belgesi olmadan ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti faaliyetinde bulunduğu tespit edilen her bir gerçek ve tüzel kişi için 400 bin 680 lira ila 1 milyon 402 bin 380 lira arasında değişen tutarlarda olmak üzere 176 gerçek ve tüzel kişi hakkında 102 milyon lira idari para cezası uygulandığı bildirildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>BUGÜNE KADAR TOPLAM CEZA 305 MİLYON LİRAYI BULDU</strong></span></p>

<p>Denetimlerin kararlılıkla süreceğini vurgulayan bakanlık açıklamasında şu ifadelere yer verildi:&nbsp;"Bakanlığımızca yetki belgesi olmadan ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yaptığı tespit edilen gerçek ve tüzel kişiler hakkında 2026'da uygulanan idari para cezası tutarı 108 milyon lirayı geçti. Bugüne kadar uygulanan idari para cezası tutarı da 305 milyon liraya ulaşmıştır. Motorlu kara taşıtı ticaretinde kayıt dışı faaliyetlerin azaltılması, haksız ticari uygulamaların ve tüketici mağduriyetinin önüne geçilmesi, sektörde daha adil ve güvenli bir ortamın tesis edilmesi amacıyla çalışmalarımız ve denetimlerimiz kesintisiz devam edecek."</p>

<p><strong>KAYNAK: DİRİLİŞ POSTASI GAZETESİ&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/gram-altinda-yasanan-yuzde-yirmi-deger-kaybi-konut-ve-otomotiv-piyasalarini-kilitledi-1901</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Gram Altında Yaşanan Yüzde Yirmi Değer Kaybı Konut Ve Otomotiv Piyasalarını Kilitledi</h1>
                        <h2>Yüksekten altın alıp enflasyonun da altında getiri sağlayan vatandaşlar, piyasanın gerilemesiyle birlikte beklemeye geçti. Son 2,5 ayın dibini gören gram altın, 7.811 TL zirvesinden bu yana yüzde 20 değer kaybetti. Yatırımcıların satış yapmak için beklediği 7 bin 500 liralık psikolojik sınır aşılamadığı için konut, arsa ve otomobil piyasalarında ticaret kilitlendi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/gram-altinda-yasanan-yuzde-yirmi-deger-kaybi-konut-ve-otomotiv-piyasalarini-kilitledi-1781446633.jpg">
                        <figcaption>Gram Altında Yaşanan Yüzde Yirmi Değer Kaybı Konut Ve Otomotiv Piyasalarını Kilitledi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yüksekten altın alıp enflasyonun da altında getiri sağlayan vatandaşlar, piyasanın gerilemesiyle birlikte beklemeye geçti. Son 2,5 ayın dibini gören gram altın, 7.811 TL zirvesinden bu yana yüzde 20 değer kaybetti. Yatırımcıların satış yapmak için beklediği 7 bin 500 liralık psikolojik sınır aşılamadığı için konut, arsa ve otomobil piyasalarında ticaret kilitledi. Geçtiğimiz aylarda tarihî zirvesine ulaşan altın, bugünlerde yatırımcısını tam anlamıyla bekleme moduna geçirdi. Son dönemde fiyatların gerilemesi ve altının enflasyonun dahi altında bir getiri sağlaması, yüksek fiyattan alım yapan vatandaşların zararına satış yapmasını engelliyor. Altında yükseliş beklentisi ise gayrimenkul ve otomobil satışlarını vurdu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KONUT TALEBİ VAR BEKLEYİŞ SÜRÜYOR</span></strong></p>

<p>Son 2,5 ayın dibini gören gram fiyatı, 200 günlük ortalamaya çekildi. Ocak ayında gram altında görülen 7.811 TL zirvesinden düşüşün boyutu eksi yüzde 20’ye vardı. Verilere göre, son bir yılda gram altın alanın maliyeti ortalama 5 bin 500 - 5.700 TL civarındayken, son iki ayda piyasaya girenlerin maliyeti ise 7 bin lirayı aşmış durumda. Bu maliyet tablosu sebebiyle bekleyenlerin sayısı oldukça fazla. Piyasada oluşan bu “beklenti ekonomisi”, yastıkaltı altın miktarını rekor seviyelere taşırken, gayrimenkul sektörünü olumsuz etkiliyor. Yatırımcının sermayesi altında kilitli kaldığı için piyasalarda gözle görülür bir durgunluk yaşanıyor. Gayrimenkul uzmanları, konut yatırımı yapan kesimin şu an sadece belli bir gelir seviyesinin üzerindeki insanlardan oluştuğunu belirterek durumu şu sözlerle özetliyor:&nbsp;“Asıl birikimini altında tutan yatırımcı hâlâ bekleyişte. Vatandaşın konut talebi bitmedi, sadece ertelendi. Altın yatırımcısı 7.500 lira olan psikolojik sınırı bekliyor. Bu rakamın geçilmesi durumunda yastıkaltındaki devasa sermaye bozulup doğrudan konuta veya arsaya yönelecektir.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İKİNCİ EL OTO PİYASASI DURMA NOKTASINDA</span></strong></p>

<p>Türkiye'den Kaan Zenginli'nin haberine göre, gayrimenkuldeki bu durgunluğun bir benzeri, otomotiv pazarında da derinden hissediliyor. Sermayenin güvenli limanda park etmesiyle birlikte özellikle ikinci el otomotiv piyasası neredeyse durma noktasına geldi. Sektördeki tıkanıklığı değerlendiren oto galerici Murat Aslan, vatandaşın zarar kapanmadan araç yenileme veya sıfır araç alma fikrini rafa kaldırdığını vurguluyor. Piyasada ciddi bir durgunluk olduğunu belirten Aslan şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“Şu an ikinci el piyasası neredeyse durma noktasına geldi. Tıkanıklığın ana sebebi tamamen altındaki fiyat beklentisi. İnsanlar altını yüksekten aldı, enflasyon karşısında da istediği getiriyi tam bulamadı. Gram fiyatı yatırımcının beklediği o psikolojik seviyeye ulaştığı gün, bayilerdeki ve ikinci el pazarındaki bu sessizlik yerini büyük bir satış patlamasına bırakacaktır”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÜŞÜŞÜ FIRSAT BİLEN ALIYOR</span></strong></p>

<p>Altın piyasasında yüksek maliyetli yatırımcının bekleyişi sürerken, madalyonun diğer yüzünde farklı bir hareketlilik yaşanıyor. Yaz aylarının ve düğün sezonunun yaklaşmasıyla birlikte, mevcut fiyat seviyelerini alım fırsatı olarak değerlendiren yeni bir kitle piyasaya giriş yaptı. Kuyumcularda “bozmaya gelenlerden” ziyade “almaya gelenlerin” yoğunluğu dikkat çekiyor. Kısacası, bir taraf zararına satmamak için yastıkaltındaki altını sıkı sıkıya tutarken, diğer taraf "düşükten toplama" stratejiyle altın talebini canlı tutmaya devam ediyor. Piyasada oluşan bu “satan yok ama alan var” dengesi, yastıkaltı birikimlerin neden rekor seviyede büyümeye devam ettiğini de gözler önüne seriyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bakan-simsek-dezenflasyon-surecinde-birkac-aylik-gecikme-yasanacak-ama-yoluna-girecek-1900</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 18:32:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bakan Şimşek: Dezenflasyon Sürecinde Birkaç Aylık Gecikme Yaşanacak Ama Yoluna Girecek</h1>
                        <h2>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel şoklara rağmen dezenflasyon sürecinin birkaç aylık gecikmeyle yoluna gireceğini belirterek; bütçe açığı, cari açık ve rezervler konusunda hiçbir endişeye mahal olmadığını açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/bakan-simsek-dezenflasyon-surecinde-birkac-aylik-gecikme-yasanacak-ama-yoluna-girecek-1781278505.jpg">
                        <figcaption>Bakan Şimşek: Dezenflasyon Sürecinde Birkaç Aylık Gecikme Yaşanacak Ama Yoluna Girecek</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul Finans Merkezi'ndeki (İFM) Ziraat Kuleleri Oditoryumu'nda düzenlenen Türkiye Bankalar Birliği (TBB) 69. Genel Kurul Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulundu. Son yıllarda hem bankacılık sektörünün hem de Türk ekonomisinin çoklu şoklara karşı dirençli olduğunu ispat ettiğini söyleyen Şimşek, son 3 yıldır uyguladıkları program sayesinde sağlıklı politikaların uygulanmasının yanında tamponlar inşa ettiklerini, bunun tesadüf olmadığını dile getirdi.</p>

<p>Fiyat istikrarının sağlanmasının en kritik bileşen olduğunu belirten Şimşek, nihai hedefin sürdürülebilir yüksek büyüme ve daha adil gelir dağılımı olduğunu ifade etti. Politika önceliklerinde bir değişim olmadığının altını çizen Bakan Şimşek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve AK Parti hükümetinin önceliklerinin yatırım, istihdam, üretim ve ihracat olduğunu, yapısal dönüşümün odağında da bu 4 amacın bulunduğunu bildirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BİRKAÇ AYLIK GECİKMEYLE DEZENFLASYON SÜRECİ DEVAM EDECEK</span></strong></p>

<p>Bakan Şimşek, şokların dünyanın yeni normali haline geldiğine değinerek, fiyat istikrarına yönelik şu değerlendirmelerde bulundu:&nbsp;"Enflasyonun kalıcı bir şekilde tek haneye indirilmesi için maliye politikası ve yapısal reform ayağıyla en güçlü desteği vermeye, bunları önceliklendirmeye devam edeceğiz. İnanıyorum ki biraz gecikse de bunu başaracağız. Şoklar dönem dönem gecikmelere sebep olabilir. Bu şoklar bizim kontrolümüzde değil. Bunlar elbette bir bahane de değil. Bu şoklara rağmen önemli olan ilerlemedir. Ben hep altını çizmişimdir. Mükemmeliyetçilik ilerlemenin önündeki en büyük engeldir. Bizim için önemli olan gidişatın yönüdür. O anlamda baktığınız zaman birkaç aylık gecikmeyle dezenflasyon süreci tekrar devam edecek ve yoluna girecektir."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MAKRO FİNANSAL İSTİKRAR AÇISINDAN ENDİŞEYE MAHAL YOK</span></strong></p>

<p>ABD/İsrail-İran savaşı sonrasında enerji fiyatlarında yaşanan sert artışın vatandaşlara yansımaması için eşel mobil sistemini devreye aldıklarını ifade eden Şimşek, bu durumun bütçede oluşturulan mali alan sayesinde mümkün olduğunu vurguladı. Şimşek, bütçe dengesi ve cari açık verilerine ilişkin şunları kaydetti: "Son 3 ayda akaryakıtta ÖTV'yi neredeyse sıfırlamamıza rağmen bu sene bütçe açığı hedeflerini tutturacağız. Bu konuda bir endişeniz olmasın. Milli gelire oranla yüzde 3,5 bütçe açığı hedefimiz var. Çok büyük ihtimalle, eşel mobile rağmen, bundan daha iyi bir performansı ortaya koyacağız. Yani eşel mobil olmasa hedeflerin çok ötesinde bir başarı söz konusu olacaktı. Bu niye önemli? Çünkü şoklara karşı mali alan inşa ediyoruz."</p>

<p>"Yılı yüzde 3 veya altında cari açıkla kapatabiliriz. En büyük kırılganlık olarak görülen bu alanı bugün çok rahat yönetilebilir görüyorum. Bu nedenle makro finansal istikrar ve programın sonuçları açısından endişeye mahal yok."</p>

<p>2026 başından bu yana yıllıklandırılmış dış ticaret açığında ciddi bir bozulma olmadığını, büyük petrol şokuna rağmen aralık ayından bu yana yıllık dış ticaret açığındaki bozulmanın 1,5 milyar doların altında kaldığını belirten Şimşek, turizmde ve diğer kritik alanlarda da ciddi bir bozulma yaşanmadığını sözlerine ekledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">REZERVLERDE ENDİŞEYE MAHAL YOK</span></strong></p>

<p>Türkiye'nin yıllık brüt dış finansman ihtiyacının savaş şokuna rağmen yüzde 17 olarak gerçekleşmesini öngördüklerini ve bu seviyenin son derece yönetilebilir olduğunu belirten Şimşek, rezervlerdeki hareketlilik ve altın fiyatlarının etkisine dair şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Bu sene bu savaş olmasaydı brüt dış finansman ihtiyacının milli gelire oranı yüzde 15'in altına düşecekti. Savaşa rağmen bu oranın yüzde 17 olarak gerçekleşmesini öngörüyoruz. Bu son derece yönetilebilir bir seviyedir. Uzun yıllar boyunca milli gelirin yaklaşık yüzde 20'sine karşılık gelen brüt dış finansman ihtiyacını yönetmiş bir ülke, yüzde 17'lik bir oranı rahat yönetir. Benzer şekilde, Türkiye'nin brüt dış borç stokunun milli gelire oranının uzun vadeli ortalaması yaklaşık yüzde 44 seviyesindedir. Buna karşın, bu yıl savaş kaynaklı şoklara ve cari açıktaki artışa rağmen söz konusu oranın yüzde 32 civarında gerçekleşmesini bekliyoruz. Bu seviye hem tarihsel ortalamalarımızın belirgin şekilde altında hem de birçok gelişmekte olan ülkeye kıyasla oldukça makul bir düzeydedir."</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-cumhuriyet-merkez-bankasi-faiz-degisikligine-gitmedi-ek-sikilastirma-mesaji-one-cikti-1899</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 15:34:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Faiz Değişikliğine Gitmedi: Ek Sıkılaştırma Mesajı Öne Çıktı</h1>
                        <h2>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutarken, enflasyonda kalıcı düşüş sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun kararlılıkla sürdürüleceğini ve gerekirse ek sıkılaştırma adımlarının atılabileceğini duyurdu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/turkiye-cumhuriyet-merkez-bankasi-faiz-degisikligine-gitmedi-ek-sikilastirma-mesaji-one-cikti-1781267837.jpg">
                        <figcaption>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Faiz Değişikliğine Gitmedi: Ek Sıkılaştırma Mesajı Öne Çıktı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, merakla beklenen faiz kararını açıkladı. Banka, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 seviyesinde sabit tutma kararı aldı. Gecelik borç verme faizi yüzde 40, borçlanma faizi ise yüzde 35,5 seviyesinde değiştirilmeyerek korundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ENFLASYONDAKİ RİSKLER VE ENERJİ FİYATLARI TAKİPTE</span></strong></p>

<p>Kurul tarafından yapılan açıklamada, nisan ayında enerji fiyatlarının etkisiyle yükselen enflasyonun ana eğiliminin mayıs ayında bir miktar gerilediği belirtildi. Ancak jeopolitik gelişmelerin etkisiyle enerji fiyatlarında oynaklığın sürdüğü ve belirsizliklerin yüksek seyrettiği vurgulandı. Ekonomik faaliyete ilişkin de değerlendirmelerin yer aldığı açıklamada, ilk çeyrek verilerinin ekonomik faaliyette yavaşlamanın devam ettiğine işaret ettiği, iç talepteki zayıf görünümün de sürdüğü ifade edildi. Bu çerçevede enflasyon görünümüne yönelik risklerin yakından takip edildiği bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SIKI PARA POLİTİKASI DURUŞU KORUNACAK</span></strong></p>

<p>Fiyat istikrarı vurgusu yapan TCMB, enflasyonla mücadele konusunda kararlılık mesajı verdi. Banka, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun korunacağını belirterek şu ifadelere yer verdi:&nbsp;"Enflasyonda kalıcı düşüş sağlanana kadar sıkı para politikası kararlılıkla sürdürülecek. Gerekirse ek sıkılaştırma adımları atılabilecek."</p>

<p>Ayrıca kredi ve mevduat piyasalarındaki olası bozulmalara karşı makroihtiyati adımların devreye alınabileceği belirtilirken, Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti’nin beş iş günü içinde yayımlanacağı duyuruldu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/fabrikalarin-kapanmasi-uretim-dunyasinda-ciddi-bir-endise-yol-aciyor-1898</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Fabrikaların Kapanması Üretim Dünyasında Ciddi Bir Endişe Yol Açıyor</h1>
                        <h2>Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, imalat sanayisinde yaşanan daralmaya dikkat çekerek üretimi ve sanayiyi öncelikleyen yeni bir modelin hızla hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Son yıllarda ayakkabı sektöründe yüzlerce fabrika ve atölyenin kapandığını belirten İçten, istihdam kayıplarının önüne geçilmesi için çalışma mevzuatı dahil bütünsel bir yaklaşım çağrısında bulundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/fabrikalarin-kapanmasi-uretim-dunyasinda-ciddi-bir-endise-yol-aciyor-1780314786.jpg">
                        <figcaption>Fabrikaların Kapanması Üretim Dünyasında Ciddi Bir Endişe Yol Açıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, Türkiye’nin daha fazla zaman kaybetmeden sanayiyi ve üretimi öncelikleyen bir modeli ortaya koyması gerektiğini söyledi. İlk çeyrek büyüme rakamlarını değerlendiren İçten, imalat sanayisindeki küçülme ve sektörün geleceği hakkında önemli açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYAKKABI SEKTÖRÜNDE YÜZLERCE FABRİKA KAPANDI</span></strong></p>

<p>Sektörün son yıllarda büyük bir kan kaybı yaşadığını ifade eden TASD Başkanı Berke İçten, mevcut durumu şu sözlerle özetledi:&nbsp;“Son üç dört yıldır özellikle imalat sanayinin daraldığı bir dönemden geçiyoruz. Ayakkabı bu süreçte en fazla kan kaybeden sektörlerin başında yer alıyor. 2023’ten bu yana yüzlerce fabrikamız ve atölyemiz kapanırken, en az 100 bin istihdam kaybı yaşadık. Oysa biz sanayi üretimini ekonomik bağımsızlığın ve ulusal güvenliğin bir unsuru, her fabrikayı ülkemiz için bir kale olarak görüyoruz. Ne yazık ki ayakkabı sektörümüz son üç dört yılda yüzlerce kalesini kaybetti. Hazır giyim ve tekstil gibi birçok sektörde de benzer bir tabloyla karşı karşıyayız.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÜRESEL REKABETTE ÇİN ÖRNEĞİ VE ÇALIŞMA GÜNLERİ</span></strong></p>

<p>İlk çeyrekteki yüzde 2,5’lik büyüme oranlarında sanayi ve ihracatın olumsuz etkisine değinen İçten, uluslararası rekabette yaşanan zorluklara dikkat çekti. Türkiye'nin üretim politikasında net bir karar vermesi gerektiğini belirten İçten, konuşmasını şöyle sürdürdü:&nbsp;“İlk çeyrekteki yüzde 2,5’lik büyümeye sanayinin ve ihracatın eksi yönde etki yaptığını görüyoruz. Dolayısıyla bizim artık ülke olarak bir konuda karar vermemiz gerekiyor: Biz imalat sanayinde üretime devam etmek istiyor muyuz, istemiyor muyuz? Trump yönetimindeki ABD ve Çin bugün sanayi üretimini ulusal güvenlik sorunu yaklaşımıyla ele alıyor ve tüm stratejilerini bu anlayışla kurguluyorlar. Ülkemizde ise imalat sanayimiz her geçen yıl biraz daha fazla güç kaybediyor. Çin’de işletmeler yılda 330-340 gün mesai yaparken biz 240 gün çalışıyoruz. Yani bizden zaten yüzde 30-40 daha fazla çalışan bir ülkenin rekabetiyle karşı karşıyayız.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÜTÜNSEL BİR YAKLAŞIM VE MEVZUAT REFORMU ŞART</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı tarafından alınan önlemlerin sektörde memnuniyetle karşılandığını dile getiren İçten, köklü çözümler için daha geniş kapsamlı adımların atılması gerektiğini savunarak şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Dolayısıyla bir an önce üretimi öncelikleyen bir modeli ortaya koymamız lazım. Ayakkabı sektörü özelinde Ticaret Bakanlığımızın aldığı önlemlerden büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Ama gelinen aşamada çalışma mevzuatı başta olmak üzere daha bütünsel bir yaklaşım ile konunun ele alınması gerekiyor.”</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tekstil-ve-teknolojinin-oncu-ismi-hikmet-tanriverdi-deneyimlerini-etc-creative-talks-platformunda-paylasiyor-1897</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Thu, 21 May 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Tekstil ve Teknolojinin Öncü İsmi Hikmet Tanrıverdi Deneyimlerini ETC Creative Talks Platformunda Paylaşıyor</h1>
                        <h2>Tekstil, dış ticaret ve e-ihracat alanlarında 35 yılı aşkın girişimcilik ve yöneticilik deneyimine sahip olan Hikmet Tanrıverdi, ETC Creative Talks konuşmacı kadrosuna katıldı. Son dönemde yapay zekâ ve dijital dönüşüme odaklanan Tanrıverdi, kurumlara geleceğin iş modellerine dair güçlü bir perspektif sunacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/05/tekstil-ve-teknolojinin-oncu-ismi-hikmet-tanriverdi-deneyimlerini-etc-creative-talks-platformunda-paylasiyor-1779346165.jpg">
                        <figcaption>Tekstil ve Teknolojinin Öncü İsmi Hikmet Tanrıverdi Deneyimlerini ETC Creative Talks Platformunda Paylaşıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye’nin üretim, ihracat ve ticaret ekosisteminde uzun yıllardır öncü roller üstlenen iş insanı Hikmet Tanrıverdi, deneyimlerini paylaşmak üzere ETC Creative Talks platformunun konuşmacı kadrosuna dahil oldu. Sektördeki 35 yılı aşkın birikimiyle tanınan Tanrıverdi, iş dünyasının geleceğini şekillendiren kritik başlıkları ele alacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">35 YILLIK DENEYİM TEKNOLOJİ İLE BULUŞUYOR</span></strong></p>

<p>Bugüne kadar tekstil, dış ticaret ve e-ihracat gibi stratejik alanlarda önemli başarılara imza atan Hikmet Tanrıverdi, son yıllarda çalışmalarını dijitalleşme üzerine yoğunlaştırdı. Yapay zekâ, dijital dönüşüm ve şirketlerde verimlilik artışı gibi konuları odağına alan deneyimli yönetici, geleneksel ticaret unsurlarını modern teknolojiyle harmanlayan stratejiler geliştirmeye devam ediyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ NESİL İŞ MODELLERİ...</span></strong></p>

<p>Girişimcilikten e-ihracata uzanan geniş bir yelpazede tecrübe edinen Tanrıverdi, ETC Creative Talks bünyesinde kurumlara rehberlik edecek paylaşımlarda bulunacak. Deneyim temelli bakış açısıyla iş dünyasının dönüşüm sürecini değerlendiren Hikmet Tanrıverdi, firmaların geleceğe daha güçlü hazırlanabilmesi için gereken yeni nesil iş modellerini ve verimlilik esaslarını aktaracak. Fikirlerin deneyimle buluştuğu platformda, kurumsal başarı için stratejik yol haritaları sunulacak.<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/uretici-olmayan-ihracatcilar-da-kurumlar-vergisi-muafiyeti-kapsamina-alinmak-istiyor-1896</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:39:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Üretici Olmayan İhracatçılar Da Kurumlar Vergisi Muafiyeti Kapsamına Alınmak İstiyor</h1>
                        <h2>DIŞYÖNDER Başkanı Dr. Hakan Çınar, TBMM'ye sunulan kanun teklifindeki kurumlar vergisi indiriminin ihracatçılar için tek başına yeterli olmadığını belirtti. Yüksek işçilik maliyetleri ve kur baskısı nedeniyle emek yoğun sektörlerde rekabet gücünün azaldığına dikkat çeken Çınar, vergi avantajlarının aracı ihracatçılar, lojistik sektörü ve gümrük müşavirlerini de kapsayacak şekilde genişletilmesini talep etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/05/uretici-olmayan-ihracatcilar-da-kurumlar-vergisi-muafiyeti-kapsamina-alinmak-istiyor-1779104502.jpg">
                        <figcaption>Üretici Olmayan İhracatçılar Da Kurumlar Vergisi Muafiyeti Kapsamına Alınmak İstiyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>DIŞYÖNDER Başkanı Dr. Hakan Çınar, 5 Mayıs 2026 tarihinde TBMM'ye sunulan kanun teklifinde yer alan ihracatçı kurumlara yönelik vergi indirimlerini değerlendirdi. İmal ettikleri malları doğrudan ihraç eden şirketlerin kurumlar vergisi oranının yüzde 9'a indirilmesinin maliyet rekabeti açısından katkı sağlayacağını belirten Çınar, mevcut ekonomik koşullarda bu adımın yeterli olmadığını ve çok daha fazla iyileştirmeye ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KUR ETKİSİNİ ORTADAN KALDIRMAYA YETMEZ</span></strong></p>

<p>Yalnızca kurumlar vergisi üzerinden yapılacak bir düzenlemenin, ihracatçıların içinde bulunduğu sıkıntıları çözmeye yetmeyeceğini vurgulayan Dr. Hakan Çınar, şu değerlendirmelerde bulundu:&nbsp;“Küresel rekabette bu düzenleme elbette ihracatçılara fayda sağlayacaktır. Ancak yalnızca Kurumlar Vergisi ile sağlanan bu iyileşme, bugün ihracatçılarımızın içinde olduğu sıkıntıdan kurtulmaları için yeterli değil. Doğrudan maliyet unsuru olan ücretlerden alınan gelir vergisi ve SGK gibi kalemlerde de çok ciddi iyileşmeler sağlanması zaruri. Kurumlar vergisi firmalar kâr elde edebildikleri sürece önemli ama unutmamak gerekir ki, işletmlerin evvela kâr elde edebilir hale gelmesini sağlamak gerekiyor. Kur etkisi ihracatçılar için halen önemli bir unsur oluşturmaya devam ediyor. Yüksek işçilik giderleri ile bilhassa emek yoğun sektörlerde rekabet, halen kurun etkisi alında ve gün geçtikçe de etkisi yükseliyor. Türk şirketlerinin üretimi farklı ülkelere taşımasına yönelik konuları tartışırken, Autoliv gibi ülkemizde yüksek istihdam sağlayan bazı yabancı sermayeli firmaların da çıkma kararı daha fazla endişe uyandırıyor. Otomotiv sektörü gibi yüksek katma değerli sektörlerde dahi bunun oluyor olması, ihracatçıların yaşadıkları rekabet sıkıntısını ortaya koymak için yeterli olsa gerek. Dolayısı ile maliyetlerin düşürülmesi yönünde kurumlar vergisi iyileştirmelerinden çok daha fazlasının olması gerektiğinin artık farkına varılması gerek.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TRANSİT TİCARETTE SAĞLANAN AVANTAJ DA YETERLİ DEĞİL</span></strong></p>

<p>Meclise sunulan teklifte transit ticarete yönelik getirilen istisnalara da değinen Çınar, kararın olumlu bir gelişme olduğunu fakat sınırlarının esnetilmesi gerektiğini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Transit ticarete yönelik getirilecek olan %95'lik, İstanbul Finans Merkezi'ne yönelik uygulanacak olan %100'lük kurumlar vergisi istisna oranları elbette gayet pozitif bir gelişme ve bilhassa yabancı yatırımcıların ilgisini arttıracaktır. Ancak bu kararın yalnızca transit ticaret kapsamında yurt dışından satın alınan malların yurt içine sokulmadan bir başka ülkeye satışları ile sınırlı tutulmaması daha doğru olurdu. Türkiye üzerinden geçirilecek olan transit ticaret işlemlerini de bu kapsama almak ve Türkiye üzerinden işlemlerin yürütülmesi, lojistik sektörüne ve ülke ekonomisine katkı sağlayacaktır.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜRETİCİ OLMAYAN İHRACATÇILAR İLE İHRACATA HİZMET VEREN TÜM İŞLETMELER BU KAPSAMDA YER ALMALI</span></strong></p>

<p>Vergi avantajlarının tüm dış ticaret ekosistemine yayılması gerektiğini savunan Dr. Hakan Çınar, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:&nbsp;“Kurumlar vergirisi avantajını yalnızca üretim yapan firmalarla sınırlı tutmamak gerekiyor. Aracı ihracatçılar ile hizmet sektöründe yer alan lojistik ve gümrük müşavirliği hizmeti veren firmaların da bu kapsama alınması, topyekün bir ihracat hamlesine dönüşür ve maliyet avantajları sağlar. Örneğin ben de gümrük müşaviriyim ve sadece dış ticaretçilere hizmet veriyorum, ihracatçıdan farklı değerlendirilmemem gerekiyor. Umuyorum Kanun yapıcılar bu hususları da göz önünde bulundururlar.”</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ayakkabi-sektorunde-ithalat-firtinasi-dindi-ama-ihracattaki-kan-kaybi-durdurulamiyor-1895</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ayakkabı Sektöründe İthalat Fırtınası Dindi Ama İhracattaki Kan Kaybı Durdurulamıyor</h1>
                        <h2>Ticaret Bakanlığının hamleleriyle ayakkabı ithalatı miktar ve değer bazında büyük düşüş yaşarken, ihracattaki gerilemenin önüne geçilemiyor. Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği Başkanı Berke İçten, üretim maliyetlerini yüzde 25 azaltacak yedi sekiz kritik malzemede gümrük vergisinin sıfırlanmasını talep ederek, bu adımın küresel markaları Türkiye'ye çekeceğini belirtti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/05/ayakkabi-sektorunde-ithalat-firtinasi-dindi-ama-ihracattaki-kan-kaybi-durdurulamiyor-1779104051.jpg">
                        <figcaption>Ayakkabı Sektöründe İthalat Fırtınası Dindi Ama İhracattaki Kan Kaybı Durdurulamıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ticaret Bakanlığının aldığı önlemler sayesinde ayakkabıda ithalat fırtınası dindirilirken, ihracatta 2023 yılıyla birlikte başlayan kan kaybı bir türlü durdurulamıyor. 2026’nın ilk çeyreğinde Türkiye’nin ayakkabı ihracatı miktar bazında yüzde 36,5, değer olarak yüzde 19,4 azaldı. Türkiye, ocak-mart döneminde 255 million dolar karşılığında 29,8 milyon çift ayakkabı ihraç etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEKTÖR SON ÜÇ YILDIR REKABETÇİLİKTE ZORLANIYOR</span></strong></p>

<p>Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, yüksek üretim maliyetleri nedeniyle ayakkabı sektörünün son üç yıldır rekabetçilikte zorlandığını söyledi. 2021’de 550 milyon dolar cari fazla veren sektörün, 2025’i 650 milyon dolar açıkla kapattığını hatırlatan İçten, şunları söyledi:&nbsp;“TASD’nin yoğun girişimleri sonucunda Ticaret Bakanlığımız 2025’in başından itibaren sektörün elini rahatlatmak için çeşitli düzenlemelere imza attı. Bu kapsamda ayakkabı ithalatına uygulanan ilave gümrük vergisi yüzde 30’dan yüzde 40’a çıkarıldı. Ardından posta ve hızlı kargo taşımacılığı yoluyla ayakkabı ithalatı kısıtlandı. Önlemler sayesinde 2026’nın ilk çeyreğinde ayakkabı ithalatı geçen yılın aynı dönemine göre miktar bazında yüzde 35,2, değer olarak yüzde 24,1 azaldı. Türkiye, bu yılın ilk çeyreğinde 387 milyon dolar karşılığında 15,6 milyon çift ayakkabı ithalatı gerçekleştirdi. İthalatı frenleyen önlemler için Ticaret Bakanlığımıza bir kez daha şükranlarımızı sunuyoruz. Ancak ihracattaki kan kaybı, dördüncü yılda da devam ediyor. 2026’nın ilk çeyreğinde ayakkabı ihracatımız miktar bazında yüzde 36,5, değer olarak yüzde 19,4 azaldı. Ocak-Mart döneminde 255 milyon dolar karşılığında, 29,8 milyon çift ayakkabı ihracatı gerçekleştirdik. İthalattaki yüksek oranlı daralmaya rağmen ilk çeyrekte 132 milyon dolarlık dış ticaret açığı verdik.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEKTÖRE REKABETÇİLİĞİNİ KAZANDIRACAK ÖNLEMLER HIZLA DEVREYE ALINMALI</span></strong></p>

<p>Berke İçten, ihracattaki kan kaybının daha fazla büyümemesi için sektöre rekabetçiliğini kazandıracak önlemlerin hızla devreye alınması gerektiğini söyledi. Ticaret Bakanlığının 2026’ya girerken ayakkabı imalatında kullanılan mikrofiber suni deri ithalatında ilave gümrük vergisini sıfırlamasının sektör için çok önemli bir adım olduğunu belirten İçten, şöyle devam etti: “Bakanlığımız bu kararla, ‘devlet ayakkabı sektörünü gözden çıkardı’ diyenlere karşı çok net ve güçlü bir mesaj vermiş oldu. Ancak rahat bir nefes alabilmemiz için PU suni deriler, tabanlar ve air file kumaşlar gibi yedi sekiz malzemede daha gümrük vergisinin sıfırlanması gerekiyor. En kısa zamanda bu malzemelerle ilgili bir çalışma yapılacağını ümit ediyoruz. Sadece bu talebimizin karşılanması halinde üretim maliyetlerimiz yüzde 25 azalacağı için sektörü daha rekabetçi bir konuma taşıyabiliriz. Böyle bir adım Asya’daki üretimlerinin bir bölümünü Türkiye’ye kaydırmak için zemin yoklayan uluslararası markaların ülkemize gelme konusundaki motivasyonunu artırabilir.”</p>

<p>Berke İçten taleplerinin karşılanması halinde yılın ikinci yarısından itibaren ihracatta ibrenin yeniden yukarıya dönebileceğini sözlerine ekledi.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-hazir-giyimde-fiyat-odakli-rekabetten-vazgecip-kaliteyle-fark-yaratacak-1894</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 11 May 2026 13:13:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye Hazır Giyimde Fiyat Odaklı Rekabetten Vazgeçip Kaliteyle Fark Yaratacak</h1>
                        <h2>İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, hazır giyim sektörünün ucuz üretim merkezi olma kimliğinden sıyrılarak "satın alınabilir lüksün adresi" olacağını açıkladı. Yüksek maliyetler ve istihdam kayıpları sonrası strateji değişikliğine giden sektör; sürdürülebilirlik, hız ve markalaşma odaklı yeni bir döneme giriyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/05/turkiye-hazir-giyimde-fiyat-odakli-rekabetten-vazgecip-kaliteyle-fark-yaratacak-1778494739.jpg">
                        <figcaption>Türkiye Hazır Giyimde Fiyat Odaklı Rekabetten Vazgeçip Kaliteyle Fark Yaratacak</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB), nisan ayındaki genel kurulun ardından yeni yönetimle birlikte sektörün rekabet gücünü artıracak yol haritasını kamuoyuyla paylaştı. İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, sektörün fiyat odaklı rekabet yerine markalaşma ve katma değerli üretime odaklanacağını belirterek, Türkiye’nin artık ucuz üretim ülkesi olmayacağının altını çizdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HAZIR GİYİM EKONOMİK VE SOSYAL HAYATIN SİGORTASIDIR</span></strong></p>

<p>Sektörün Türkiye ekonomisi için taşıdığı stratejik öneme değinen Paşahan, son yıllarda yaşanan kayıpları şu sözlerle ifade etti: “Rekabetçilikle ilgili sorunlar nedeniyle ihracatta üç yılda 4,4 milyar dolarlık kayıp yaşadık. İthalat 4,5 milyar dolar seviyelerine ulaştı. İhracattaki düşüş ve ithalattaki artışa paralel olarak istihdamda ciddi kayıplarımız oldu. 2022 yılının sonunda tekstille birlikte yaklaşık 1 milyon 223 bin olan istihdamımız, Şubat 2026 itibarıyla 838 bine geriledi. İki sektörde üç yılda yaklaşık 400 bin istihdam kaybettik. Bütün bu kayıplara rağmen 2025’te 12 milyar dolar cari fazla verdik.”</p>

<p>Hazır giyimin sosyal hayattaki rolüne de dikkat çeken Paşahan, “Hazır giyim üretimi ve ihracatı bir ticari faaliyet olmanın ötesinde özellikle kadınların istihdama katılması ve tersine göç başta olmak üzere sosyal hayatımızda da önemli bir misyon üstleniyor. İstihdamımızın yüzde 55’inden fazlasını kadınlar oluşturuyor” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALİYET ARTIŞLARI VE TEŞVİK TALEPLERİ</span></strong></p>

<p>Sektörün yaşadığı sorunların temelinde yüksek maliyetlerin yattığını vurgulayan Paşahan, mevcut teşvik sisteminin yetersiz kaldığını belirtti. Paşahan, çözüm önerilerini şöyle sıraladı:&nbsp;“Türkiye’de Ocak 2022-Nisan 2026 döneminde dolar kuru yüzde 230, ÜFE yüzde 370 artarken, asgari ücretin işverene maliyetindeki artış yüzde 567 oldu. Asgari ücretli bir çalışanın 2022’de işverene maliyeti 600 dolarken, bugün bin 500 dolara geldi. Biz doğrudan desteklerle asgari ücret maliyetinin 800-850 dolar seviyelerine indirilmesini istiyoruz. Bu beklentimiz karşılanabilirse yeniden üç yıl önceki rekabet gücümüze erişebiliriz.”</p>

<p>Ayrıca istihdam desteğinin 6 bin liraya çıkarılması, döviz dönüşüm desteğinin yüzde 10’a yükseltilmesi ve ihracatçının finansmana yüzde 15’in altında bir maliyetle erişebilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SATIN ALINABİLİR LÜKSÜN YENİ ADRESİ TÜRKİYE</span></strong></p>

<p>Avrupa’daki tedarik zincirinin kökten değiştiğini belirten Paşahan, Türkiye’nin bu dönüşümde "anahtar envanter üreticisi" olarak konumlanacağını ifade etti:&nbsp;“Türkiye artık ucuz üretim ülkesi değil. Biz oyunu fiyatla değil, değerle kazanacağız. Avrupa’da üretim ve tedarik zinciri kökten dönüşüyor. Kullan at devri kapanıyor. Döngüsel, sürdürülebilir, daha uzun ömürlü ve akıllı üretim dönemi başlıyor. Biz bu konuda avantajlıyız. Daha az adetli, daha nitelikli, daha uzun ömürlü ve yüksek fiyatlı ürünleri üreteceğimiz hızlı bir dönüşümün içine girdik. Özetle biz artık satın alınabilir lüksün, hızın ve kalitenin adresi olacağız.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">STRATEJİK MASTER PLAN ZORUNLULUĞU</span></strong></p>

<p>Küresel ticaretin gerçeklerine uygun bir master planın hazırlanması gerektiğini savunan Paşahan, ticaret diplomasisinin önemine değinerek, “Avrupa Birliği’nin Hindistan ve MERCOSUR ülkeleri ile imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının önümüzdeki yıllarda sektöre vereceği zararları önlemek ve hazır giyimin Made in EU kapsamında kalması için ticaret diplomasisinin imkânlarını sonuna kadar kullanmalıyız” diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ekonominin-gozu-bu-rakamlarda-merkez-bankasi-rezervleri-bir-haftada-ne-kadar-azaldi-1893</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Fri, 08 May 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ekonominin Gözü Bu Rakamlarda: Merkez Bankası Rezervleri Bir Haftada Ne Kadar Azaldı?</h1>
                        <h2>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın paylaştığı son verilere göre, toplam rezervler 1 Mayıs haftasında bir önceki haftaya göre 5 milyar 569 milyon dolar azalarak 165 milyar 483 milyon dolara geriledi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/05/ekonominin-gozu-bu-rakamlarda-merkez-bankasi-rezervleri-bir-haftada-ne-kadar-azaldi-1778232290.jpg">
                        <figcaption>Ekonominin Gözü Bu Rakamlarda: Merkez Bankası Rezervleri Bir Haftada Ne Kadar Azaldı?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), haftalık para ve banka istatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan verilere göre, Merkez Bankasının toplam rezervlerinde 1 Mayıs haftası itibarıyla dikkat çekici bir düşüş kaydedildi. Bir önceki hafta 171 milyar 52 milyon dolar seviyesinde bulunan toplam rezervler, 5 milyar 569 milyon dolarlık azalışla 165 milyar 483 milyon dolar seviyesine çekildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DÖVİZ REZERVLERİNDE 4 MİLYAR DOLARI AŞAN GERİLEME</strong></span></p>

<p>Verilerin detayları incelendiğinde, düşüşün büyük bir kısmının brüt döviz rezervlerinden kaynaklandığı görüldü. 24 Nisan haftasında 60 milyar 951 milyon dolar olan brüt döviz rezervleri, 4 milyar 351 milyon dolarlık bir kayıpla 56 milyar 600 milyon dolara indi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ALTIN REZERVLERİ DE AŞAĞI YÖNLÜ HAREKET ETTİ</strong></span></p>

<p>Aynı dönem içerisinde altın rezervlerinde de düşüş eğilimi devam etti. Bir önceki hafta 110 milyar 101 milyon dolar olan altın rezervleri, 1 milyar 218 milyon dolarlık azalış göstererek 108 milyar 883 milyon dolara geriledi. Bu verilerle birlikte Merkez Bankasının hem döviz hem de altın kalemlerinde eş zamanlı bir geri çekilme yaşanmış oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ihkib-baskani-pasahan-kuresel-rekabet-gucunu-artiracak-stratejileri-acikladi-1892</link>
            <category>İş dünyası</category>
            <pubDate>Thu, 07 May 2026 18:43:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İHKİB Başkanı Paşahan Küresel Rekabet Gücünü Artıracak Stratejileri Açıkladı</h1>
                        <h2>İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla düzenlenen Vizyon 100 İstanbul Zirvesi’nde hazır giyim sektörünün ihracat hedeflerini ve küresel rekabet gücünü artırmaya yönelik çözüm önerilerini paylaştı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/05/ihkib-baskani-pasahan-kuresel-rekabet-gucunu-artiracak-stratejileri-acikladi-1778168841.jpg">
                        <figcaption>İHKİB Başkanı Paşahan Küresel Rekabet Gücünü Artıracak Stratejileri Açıkladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB), Vizyon 100 İstanbul Zirvesi’ne katılarak sektörün geleceğine ışık tuttu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın teşrifleriyle düzenlenen organizasyonda, hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün Türkiye ekonomisindeki rolü ve gelecek vizyonu ele alındı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/08-2022/686931279_18585977989028957_6068353872947624948_n.jpg" style="height:546px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÜRESEL REKABET VE İHRACAT HEDEFLERİ ELE ALINDI</span></strong></p>

<p>Zirve kapsamında değerlendirmelerde bulunan İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, sektörün mevcut durumunu analiz ederek ihracat hedeflerine ulaşma yolunda atılması gereken adımları paylaştı. Kamu ve özel sektör temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, üretim kapasitesinin geliştirilmesi ve uluslararası pazarlarda Türkiye’nin konumunun nasıl güçlendirileceği üzerine verimli istişareler yapıldı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME İÇİN GÜÇ BİRLİĞİ YAPILIYOR</strong></span></p>

<p>Etkinlikte Türkiye ekonomisine yüksek katma değer sağlayan sektörlerin sürdürülebilir büyüme stratejileri ön plana çıktı. Başkan Mustafa Paşahan, sektörün geleceğine yönelik stratejik görüş ve önerilerini bizzat Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a aktardı. İHKİB tarafından yapılan açıklamada, zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen Vizyon 100 danışma ve organizasyon kurullarına teşekkür edildi.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ihkib-baskani-mustafa-pasahan-hazir-giyimde-yeni-donemi-baslatiyor-1891</link>
            <category>İş dünyası</category>
            <pubDate>Thu, 07 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan Hazır Giyimde Yeni Dönemi Başlatıyor</h1>
                        <h2>İHKİB’in nisan ayında seçilen yeni yönetimi, hazır giyim sektörüne rekabet gücünü yeniden kazandıracak stratejik yol haritasını tamamladı. Başkan Mustafa Paşahan, yeni dönem projelerini ve sektörel dönüşüm planlarını 11 Mayıs’ta düzenlenecek basın toplantısıyla kamuoyuna duyuracak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/05/ihkib-baskani-mustafa-pasahan-hazir-giyimde-yeni-donemi-baslatiyor-1778153719.jpg">
                        <figcaption>İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan Hazır Giyimde Yeni Dönemi Başlatıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB), nisan ayındaki genel kurulun ardından göreve gelen yeni yönetimle birlikte kolları sıvadı. İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan liderliğindeki yeni yönetim, Türk hazır giyim sektörüne küresel pazarda rekabetçiliğini geri kazandırmayı hedefleyen kapsamlı bir yol haritası belirledi. Paşahan, nisan ayında görevi devraldıktan sonra üzerinde titizlikle çalışılan bu stratejiyi ve uygulama aşamasına geçen projeleri ilk kez paylaşacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÖNÜŞÜM YOLCULUĞU İÇİN GERİ SAYIM</span></strong></p>

<p>11 Mayıs Pazartesi günü Mandarin Oriental Bosphorus Hotel’de düzenlenecek olan basın toplantısında, sektörü geleceğe taşıyacak olan yeni nesil ihracat modelleri ve güncel ekonomik değerlendirmeler masaya yatırılacak. Mustafa Paşahan, basın mensuplarıyla bir araya gelerek birliğin yeni dönem hedeflerini detaylandıracak. Program, sabah saat 10.00’da yapılacak kahvaltının ardından saat 10.30’daki resmi açıklamalarla devam edecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÜNYA MODA OTORİTELERİ BİR ARAYA GELİYOR</span></strong></p>

<p>Basın toplantısının ardından saat 14.00’te ise sektörün tüm paydaşlarını buluşturan önemli bir etkinlik gerçekleştirilecek. “Türk Hazır Giyim Endüstrisinin Dönüşüm Yolculuğu” başlıklı networking etkinliğine, TİM Başkanı Mustafa Gültepe ile Euratex Başkanı Mario Jorge Machado gibi sektörün en etkili isimleri katılacak. İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan’ın ev sahipliğinde yapılacak bu buluşmada, Türk hazır giyiminin dünya pazarındaki konumu ve dönüşüm süreci tartışılacak.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/mustafa-gultepe-ikinci-donem-icin-adayligini-acikladi-1890</link>
            <category>İş dünyası</category>
            <pubDate>Thu, 07 May 2026 14:11:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Mustafa Gültepe İkinci Dönem İçin Adaylığını Açıkladı</h1>
                        <h2>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, haziran ayında yapılacak genel kurul öncesi ikinci dönem adaylığını duyurdu. İhracatçı birlikleri ve Sektörler Konseyi’nin tam desteğini alan Gültepe, Türkiye’yi ihracatta dünyanın ilk 10 ülkesinden biri yapma vizyonuyla yola devam edeceklerini belirtti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/05/mustafa-gultepe-ikinci-donem-icin-adayligini-acikladi-1778152487.jpg">
                        <figcaption>Mustafa Gültepe İkinci Dönem İçin Adaylığını Açıkladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde haziran ayında gerçekleştirilecek seçimli genel kurul için heyecan artarken, mevcut başkan Mustafa Gültepe yeniden aday olduğunu açıkladı. İhracatçı birlikleri ve Sektörler Konseyi’nin desteğiyle düzenlenen basın toplantısında konuşan Gültepe, geride kalan dört yıllık süreci değerlendirirken gelecek döneme dair yol haritasını paylaştı. Küresel belirsizliklerin ve maliyet baskılarının gölgesinde ihracat gemisini rotasında tuttuklarını ifade eden Gültepe, Türkiye’nin üretim potansiyeline olan güvenini vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÜRESEL FIRTINALARIN ORTASINDA ZORLU YOLCULUK</span></strong></p>

<p>Mustafa Gültepe, ilk başkanlık döneminde dünyada yaşanan savaşlar ve ekonomik krizlerin ticareti derinden etkilediğini belirterek süreci şu sözlerle özetledi:&nbsp;“Kuzeyimizde dört yıldır devam eden Ukrayna Savaşı, güneyimizde İsrail’in Gazze’yi işgali, Suriye’de iç savaş ve rejim değişikliği, İran savaşı ve korumacılık eğilimleri küresel ticareti derinden etkiledi. İhracatçılar olarak bu gelişmelerin yansımalarını dolayı şekilde hissettik. Global ölçekte belirsizlikler artarken, ülkemizde 2023’ün ikinci yarısından itibaren uygulanmaya başlanan enflasyonla mücadele programı nedeniyle büyük bir maliyet baskısıyla karşı karşıya kaldık. Enflasyonla kur arasındaki farkın açılmasıyla birlikte dünyanın en pahalı ülkelerinden biri olduk. Hazır giyim, tekstil, deri, mobilya başta olmak üzere birçok sektörde rekabetçiliğimiz zayıfladı. Özetle küresel fırtınaların ortasında dört yıl boyunca zorlu bir yolculuk yaptık. Tüm olumsuzluklara rağmen üretime ve ihracata devam ettik.”</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/08-2022/TOPLU.JPG" style="height:313px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACATTA İLK 10 ÜLKE VİZYONU</span></strong></p>

<p>Gelecek dört yılın Türkiye’nin küresel ligde yükselme dönemi olacağını kaydeden Gültepe, Türkiye’nin çok daha üst sıraları hak ettiğini söyledi. Cumhuriyetin ikinci yüzyılına büyük hedeflerle başladıklarını dile getiren Gültepe, şunları kaydetti: “Türkiye bu coğrafyanın en önemli üretim üssü. Bazılarında küresel oyuncu, hatta lider olduğumuz 26 sektörümüzle mal ihracatı gerçekleştiriyoruz. Hizmet ihracatında da önde gelen ülkeler arasında yer alıyoruz. Mevcut potansiyelimizle çok daha üst sıralarda olmayı hak ediyoruz. İşte bu inançla Cumhuriyetimizin ikinci 100 yılına Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma vizyonu ve hedefiyle başladık. Stratejimizi ve oyun planlarımızı bu hedef doğrultusunda kurguladık. Önümüzdeki dört yılın sonunda hedefimize biraz daha yaklaşmış olacağız.”</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/08-2022/TOPLU1.JPG" style="height:327px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YAPISAL DÖNÜŞÜM VE HIZLANMA DÖNEMİ</span></strong></p>

<p>Yeni dönemde yüksek teknoloji ve markalaşmanın ön planda olacağını belirten Gültepe, yapısal dönüşümün temellerini attıklarını ifade etti. İkinci dört yılın hızlanma dönemi olacağını vurgulayan TİM Başkanı, sözlerini şöyle tamamladı:&nbsp;“İlk dört yılda yapısal dönüşümün temellerini güçlendirdik. İkinci dört yıl ise Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma hedefine giden yolculuğumuzda hızlanma dönemi olacak. Sadece tonaj olarak ihracatı arttırarak bu hedefe ulaşamayacağımızı biliyoruz. Katma değerli ihracatı artırmak için yüksek teknolojiyi, Ar-Ge’yi, inovasyonu, tasarımı, markalaşmayı ve ikiz dönüşümü kaldıraç olarak kullanacağız. İkiz dönüşümü küresel rekabette ülkemiz için avantaja dönüştüreceğiz. Küresel pazarlarda kartlar yeniden dağıtılıp, oyunun kuralları baştan yazılırken ticaret diplomasisini yoğunlaştırmalıyız. ‘İşimiz üretim gücümüz ihracat’ sloganıyla çalışmaya devam edip küresel ihracattan aldığımız payı daha yukarıya taşıyacağız.”</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ithib-baskan-yardimcisi-ahmet-oksuz-turkiye-ihracatcilar-meclisi-yarisinda-tarafini-secti-1889</link>
            <category>İş dünyası</category>
            <pubDate>Wed, 06 May 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İTHİB Başkan Yardımcısı Ahmet Öksüz Türkiye İhracatçılar Meclisi Yarışında Tarafını Seçti</h1>
                        <h2>Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin haziran ayında gerçekleşecek seçimli genel kurulu öncesinde kulisler hareketlendi. Sektör kurulları ve birlik başkanları Mustafa Gültepe ismi üzerinde mutabık kalırken, İTHİB Başkan Yardımcısı Ahmet Öksüz de Gültepe'ye olan desteğini resmen duyurdu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/05/ithib-baskan-yardimcisi-ahmet-oksuz-turkiye-ihracatcilar-meclisi-yarisinda-tarafini-secti-1778070293.jpg">
                        <figcaption>İTHİB Başkan Yardımcısı Ahmet Öksüz Türkiye İhracatçılar Meclisi Yarışında Tarafını Seçti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan ihracat dünyasında haziran ayı heyecanı yaşanıyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) yeni dönem yönetiminin belirleneceği seçimli genel kurul toplantısı için geri sayım devam ederken, sektör temsilcileri arasındaki tablo netleşmeye başladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAŞKANLAR MUSTAFA GÜLTEPE İSMİNDE BİRLEŞTİ</span></strong></p>

<p>İhracat ailesinin birliğini koruma ve yeni dönemde güçlü bir temsiliyet sağlama hedefiyle hareket eden birlik başkanları, yaptıkları istişareler sonucunda Mustafa Gültepe ismi etrafında kenetlendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İTHİB CEPZESİNDEN RESMİ DESTEK AÇIKLAMASI</span></strong></p>

<p>Sürecin en önemli desteklerinden biri de tekstil sektörünün güçlü temsilcilerinden geldi. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkan Yardımcısı Ahmet Öksüz, Mustafa Gültepe'ye olan desteklerini açık bir dille ifade etti. Öksüz, haziran ayındaki genel kurulun ihracat camiası için hayırlı olmasını dileyerek Gültepe ile yol yürüyeceklerini belirtti.</p>

<p><strong>KAYNAK: FUAR DERGİSİ</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ihracat-hedeflerine-dijital-destek-havayolu-gumruk-beyan-sistemi-operasyonel-verimliligi-artiracak-1888</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Wed, 06 May 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İhracat Hedeflerine Dijital Destek: Havayolu Gümrük Beyan Sistemi Operasyonel Verimliliği Artıracak</h1>
                        <h2>Ticaret Bakanlığı, Havayolu Gümrük Beyan Sistemi'ni 4 Mayıs 2026 itibarıyla tüm uluslararası havalimanlarında kullanıma açtı. Havayolu beyanlarını tamamen dijital ortama taşıyan sistemle, yılda yaklaşık 10 milyon sayfa kağıt tasarrufu hedefleniyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/05/gumruklerde-dijital-devrim-basladi-havayolu-tasimaciliginda-kagit-donemi-sona-erdi-1778060268.jpg">
                        <figcaption>İhracat Hedeflerine Dijital Destek: Havayolu Gümrük Beyan Sistemi Operasyonel Verimliliği Artıracak</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ticaret Bakanlığı tarafından geliştirilen Havayolu Gümrük Beyan Sistemi (HGBS), 4 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla uluslararası uçuş trafiği bulunan tüm havalimanlarında devreye alındı. Yeni sistemle birlikte havayolu taşımacılığına ilişkin gümrük işlemlerinde dijital dönüşüm süreci hızlanacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ELEKTRONİK ORTAMDA UÇTAN UCA DİJİTAL SÜREÇ</span></strong></p>

<p>Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, Havayolu Beyan Formu ve ek belgelerin artık tamamen elektronik ortamda gümrük idarelerine iletileceği belirtildi. Bu adımla birlikte gümrük işlemlerinin uçtan uca dijital bir yapıya kavuşacağı ifade edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAĞITSIZ İŞLEM ALTYAPISI İLE OPERASYONEL VERİMLİLİK</span></strong></p>

<p>Yeni uygulama sayesinde kağıtsız işlem altyapısına geçiş sağlanırken, manuel işlem yükünün azaltılması, uygulama birliğinin temin edilmesi ve veri güvenliğinin artırılması hedefleniyor. Sistemle birlikte hem kamu idareleri hem de özel sektör paydaşları için zaman ve maliyet tasarrufu sağlanması amaçlanıyor. Ayrıca ticaretin kolaylaştırılması, gümrük işlemlerinde etkinlik ve güvenliğin artırılması hedeflerinin bu dijital dönüşümle destekleneceği vurgulandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YILLIK 10 MİLYON SAYFA KAĞIT TASARRUFU ÖNGÖRÜLÜYOR</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Havayolu Gümrük Beyan Sistemi sayesinde kağıt kullanımı büyük ölçüde ortadan kalkacak. 2025 yılı dış hat uçuş sayıları baz alındığında, her bir sefer için düzenlenen Havayolu Beyan Formu ve ek belgeler kapsamında yıllık yaklaşık 10 milyon sayfa kağıt tasarrufu yapılması planlanıyor. Çevresel sürdürülebilirliğe katkı sunacak olan bu dijitalleşme hamlesi ile kamu hizmetlerinde verimlilik artırılacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİJİTAL DÖNÜŞÜM HAMLESİ SÜRECEK</span></strong></p>

<p>Bakanlık, dijital dönüşüm çalışmalarıyla gümrük süreçlerini hızlandırmaya ve Türkiye’nin ihracat odaklı büyüme hedeflerini desteklemeye devam edeceğini bildirdi.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/savaslara-karsi-ortak-akil-aramak-icin-300-lider-istanbula-geliyor-1887</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Tue, 05 May 2026 21:23:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Savaşlara Karşı Ortak Akıl Aramak İçin 300 Lider İstanbul’a Geliyor</h1>
                        <h2>Marmara Grubu Vakfı tarafından İHKİB iş birliğiyle 11-13 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi, 48 ülkeden 300 önemli ismi İstanbul’da buluşturarak küresel barış, enerji jeopolitiği ve ekonomik iş birliklerini mercek altına alacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/05/savaslara-karsi-ortak-akil-aramak-icin-300-lider-istanbula-geliyor-1778005548.jpg">
                        <figcaption>Savaşlara Karşı Ortak Akıl Aramak İçin 300 Lider İstanbul’a Geliyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye’nin uluslararası alandaki en prestijli sivil toplum organizasyonlarından biri olan Avrasya Ekonomi Zirvesi için geri sayım başladı. Marmara Grubu Vakfı (MGV) tarafından bu yıl 29’uncusu düzenlenecek olan zirve, 11-13 Mayıs tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek. İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) iş birliğiyle düzenlenen organizasyon, 48 ülkeden siyasetçiler, diplomatlar, akademisyenler, inanç önderleri ve iş insanlarından oluşan yaklaşık 300 kişilik seçkin bir katılımcı grubuna ev sahipliği yapacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MODA ENDÜSTRİSİNİN GÜCÜ DÜNYAYA TANITILACAK</span></strong></p>

<p>Etkinliğin tanıtım toplantısında konuşan İHKİB Başkan Yardımcısı Selçuk Mehmet Kaya, zirvenin sadece ekonomik bir platform değil, aynı zamanda insanlık için fırsat ve tehditlerin ele alındığı bir merkez olduğunu vurguladı. Kaya, organizasyonun sektör için önemine dair şu ifadeleri kullandı:<br />
“Biz bu organizasyonu aynı zamanda moda endüstrimizin gücünü dünyaya tanıtan bir etkinlik olarak görüyoruz. Hazır giyim katma değerli üretimi, istihdamı ve ihracatı ile Türkiye ekonomisi için stratejik önem taşıyor. Üretimde marka ülke ve aynı zamanda küresel oyuncuyuz. Rekabetçilik konusunda son üç yıldır yaşadığımız sorunlara rağmen küresel hazır giyim ihracatının yaklaşık yüzde 3’ünü gerçekleştiriyoruz. Dünyanın yedinci, Avrupa Birliği’nin (AB) üçüncü büyük tedarikçisiyiz. Önümüzdeki dönemde sürdürülebilir üretim, dijital dönüşüm ve tasarım odaklı katma değer, sektörümüzün rekabet gücünü belirleyen en kritik unsurlar olacak. Yeşil mutabakat ve karbon ayak izi gibi kriterlere uyum sağlayarak, sadece üretimde değil sürdürülebilirlikte de öncü ülke kimliğimizi güçlendireceğiz. Türkiye’yi hazır giyimde yalnızca güçlü bir üretici değil, aynı zamanda küresel ölçekte markaları olan, trend belirleyen bir moda merkezi haline getireceğiz.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÜRESEL KRİZLERE KARŞI ORTAK AKIL VURGUSU</span></strong></p>

<p>Marmara Grubu Vakfı Başkanı Dr. Akkan Suver ise dünyayı giderek daha kırılgan hale getiren savaşlar ve göç hareketlerine dikkat çekti. Zirvenin barış ve demokrasi ekseninde bir yol haritası sunacağını belirten Suver, konuşmasında şu sözlere yer verdi:<br />
“Avrasya Ekonomi Zirvesi ile biz barış, demokrasi, ekonomik iş birliği ve toplumsal kapsayıcılık ekseninde yeni perspektifler geliştirmeyi hedefliyoruz. 29 yıldır ülkelerinde kritik görevler üstlenmiş siyasetçileri, akademisyenleri, iş insanlarını, inanç önderlerini ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini bir araya getiriyoruz. Bu yıl düzenleyeceğimiz zirve, değişen güç dengelerini anlamak ve daha adil bir gelecek vizyonu oluşturabilmemiz için önemli bir platform olacak. Zirvede savaşların ve bölgesel çatışmaların yanı sıra kadınların barış ve diplomasi süreçlerindeki rolüne özel bir vurgu yapacağız. Enerji jeopolitiği, küresel ekonomik kırılganlıklar, güvenlik mimarisi ve demokratik kurumların dayanıklılığı, Avrupa Birliği’nin (AB) dönüşümü ve Türkiye’nin bu süreçteki konumunu çok boyutlu bir perspektifle ele alacağız. Su ve yeşil kaynakların hızla tükenmesi de zirvenin ana temalarından biri olacak. Yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve insani boyutları olan küresel bir tehdit haline gelen sorunla ilgili somut önerileri ve altyapı çözümlerini konuşacağız.”<br />
İstanbul Moda Akademisi (İMA) Direktörü Cemal Beyazıt’ın ev sahipliğinde düzenlenen basın toplantısı ile duyurulan zirve, üç gün boyunca küresel meselelere çözüm arayacak.<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/birlesmis-markalar-dernegi-anneler-gunu-haftasinda-6-milyar-liralik-ek-ciro-bekliyor-1886</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Tue, 05 May 2026 21:00:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Birleşmiş Markalar Derneği Anneler Günü Haftasında 6 Milyar Liralık Ek Ciro Bekliyor</h1>
                        <h2>Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel, Anneler Günü dolayısıyla perakende sektöründe yaşanacak hareketliliğe dair beklentilerini açıkladı. Bu yıl Anneler Günü haftasında hediyelik kategorilerinde yapılacak kartlı harcamaların bir önceki haftaya göre 6 milyar liralık bir artışla 150 milyar lira seviyesine ulaşması tahmin ediliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/05/birlesmis-markalar-dernegi-anneler-gunu-haftasinda-6-milyar-liralik-ek-ciro-bekliyor-1778004110.jpg">
                        <figcaption>Birleşmiş Markalar Derneği Anneler Günü Haftasında 6 Milyar Liralık Ek Ciro Bekliyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Markalı perakende sektörü, satışların durağan seyrettiği bir dönemde Anneler Günü alışverişiyle moral bulmaya hazırlanıyor. Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel, dini bayramların ve özel günlerin perakende sektörü için kritik bir önem taşıdığını belirtti. Bu özel gün kapsamında en çok çiçek, mücevher, takı, kozmetik, giyim, elektronik eşya ve küçük ev aletleri kategorilerinde yoğunluk yaşanması bekleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KARTLI HARCAMALARDA 150 MİLYAR LİRALIK TAHMİN</span></strong></p>

<p>Geçtiğimiz yılın verileriyle bu yılki beklentileri kıyaslayan BMD Başkanı Sinan Öncel, Merkez Bankası rakamlarına dikkat çekti. 2025 yılı verilerine göre Anneler Günü haftasında belirli kategorilerde 4,7 milyar liralık bir artış yaşandığını ifade eden Öncel, bu yılki öngörülerini paylaştı. Bu yıl hediyelik kategorilerinde kartlı harcamaların bir önceki haftaya kıyasla 6 milyar liralık bir ek hacim oluşturması ve toplamda 150 milyar liralık bir ciroya ulaşması hedefleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MAĞAZALARDA EN YOĞUN GÜN 9 MAYIS CUMARTESİ</span></strong></p>

<p>Online alışverişlerde siparişlerin şimdiden başladığı belirtilirken, fizikli mağazalarda asıl yoğunluğun 9 Mayıs Cumartesi günü yaşanacağı öngörülüyor. BMD verilerine göre, Cumartesi günü mücevher, takı ve kozmetik ürünlerinin adet satışlarında yüzde 100’lük bir artış beklenirken; giyim, aksesuar ve küçük ev aletlerinde bu artışın yüzde 25-30 dolaylarında olması tahmin ediliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BMD BAŞKANI SİNAN ÖNCEL’İN DEĞERLENDİRMELERİ</span></strong></p>

<p>BMD Başkanı Sinan Öncel, sektörün mevcut durumunu ve beklentilerini şu sözlerle aktardı:&nbsp;“İndirimlere rağmen markalı perakendede adet satışlarında sınırlı bir artışın olduğu, cirolardaki artışın ise enflasyonun gerisinde kaldığı bir dönemden geçiyoruz. Bu zorlu süreçte dini bayramlar ve özel günler için hediyelik alışverişi belli kategorilere kısmen de olsa nefes alma imkânı sağlıyor. Anneler günü en çok hediyelik alışverişin yapıldığı özel günler arasında ilk sırada yer alıyor. Bu özel günde hediyelik olarak çiçeğin yanı sıra en çok mücevher, takı, kozmetik, giyim, elektronik eşya ve küçük ev aletleri tercih ediliyor.”<br />
Öncel, kampanyalar ve satış projeksiyonları hakkında ise şunları söyledi: “Markalarımız her yıl olduğu gibi bu yıl da Anneler Gününe özel, farklı segmentlere hitap eden kampanyalar ve avantajlı teklifler hazırladı. Hediyelik için online alışverişi tercih edenler siparişlerini vermeye başladı. Fiziki mağazalarda ise alışverişin büyük bölümünün 9 Mayıs Cumartesi günü gerçekleşmesini bekliyoruz. 9 Mayıs’ta mücevher, takı ve kozmetik ürünlerinin adet satışlarında yüzde 100, giyim, aksesuar ve küçük ev aletlerinde ise yüzde 25-30 civarında bir artış olacağını öngörüyoruz.”</p>

<p>HABER MERKEZİ-İSTANBUL<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-ihracatta-tum-zamanlarin-en-yuksek-nisan-ayi-rekoruna-imza-atti-1885</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Tue, 05 May 2026 20:56:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye İhracatta Tüm Zamanların En Yüksek Nisan Ayı Rekoruna İmza Attı</h1>
                        <h2>Türkiye, 2026 yılı Nisan ayında 25,4 milyar dolarlık dış satım gerçekleştirerek Cumhuriyet tarihinin en yüksek nisan ayı ihracat rakamına ulaştı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe tarafından Ordu’da açıklanan verilere göre, geçtiğimiz yılın aynı ayına oranla yüzde 22,3’lük bir artış yakalanırken, 12 aylık toplam ihracat 275,8 milyar dolara yükseldi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/05/turkiye-ihracatta-tum-zamanlarin-en-yuksek-nisan-ayi-rekoruna-imza-atti-1778003926.jpg">
                        <figcaption>Türkiye İhracatta Tüm Zamanların En Yüksek Nisan Ayı Rekoruna İmza Attı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Nisan ayı ihracat verileri, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe tarafından Ordu’da düzenlenen toplantıyla kamuoyuna duyuruldu. Verilere göre Türkiye, Nisan ayında 25,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek önemli bir başarıya imza attı. 2026 yılının ilk dört aylık döneminde toplam ihracat 88,6 milyar dolara ulaşırken, son 12 aylık ihracat hacmi ise 275,8 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACATIN LİDERİ YİNE OTOMOTİV SEKTÖRÜ</span></strong></p>

<p>Nisan ayında 26 sektörün tamamı ihracatını artırmayı başarırken, otomotiv sektörü 3,9 milyar dolarlık performansı ile listenin ilk sırasındaki yerini korudu. Otomotiv sektörünü 3,1 milyar dolarla kimyevi maddeler, 1,8 milyar dolarla elektrik-elektronik sektörü takip etti. Hazır giyim 1 milyar 451 milyon dolar, çelik sektörü ise 1 milyar 438 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. En çok ihracat yapan iller sıralamasında ise İstanbul, Kocaeli, Bursa, Ankara ve İzmir başı çekti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÖRFEZ BÖLGESİNDE TİCARİ İBRE YUKARI DÖNDÜ</span></strong></p>

<p>Mart ayında İran-İsrail gerilimi nedeniyle daralma yaşanan Körfez ülkelerine yapılan ihracat, Nisan ayında yeniden yükselişe geçti. Bölge ülkelerine yapılan satışlar yüzde 15,6 artışla 2 milyar 365 milyon dolara ulaştı. Özellikle Birleşik Arap Emirlikleri’ne yapılan ihracattaki 300 milyon dolarlık artış dikkat çekti. En çok ihracat yapılan ülkeler ise Almanya, ABD, İtalya, Birleşik Krallık ve İspanya olarak sıralandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TİM BAŞKANI MUSTAFA GÜLTEPE’NİN AÇIKLAMALARI...</span></strong></p>

<p>TİM Başkanı Mustafa Gültepe, elde edilen başarıyı şu sözlerle değerlendirdi:&nbsp;“Genel Ticaret Sistemi (GTS) kayıtlarına göre, nisan ayında 25,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. 2025’in aynı ayına göre yüzde 22,3 artıdayız. Böylece bugüne kadarki en yüksek nisan ayı ihracatına imza atmış olduk. Aynı zamanda tüm zamanların en yüksek ikinci aylık ihracat performansını gerçekleştirdik. İlk dört aylık ihracatımız 88,6 milyar dolara, 12 aylık ihracatımızsa 275,8 milyar dolara yükseldi. Dört aylık ihracatta yüzde 3, 12 aylık ihracatta yüzde 4,2 artıdayız. Takvimin de etkisiyle nisan ayında 26 sektörümüzün tamamı ihracatını artırdı.”<br />
Gültepe, yıl sonu hedeflerine dair inancını ise şu ifadelerle dile getirdi:&nbsp;“Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programını memnuniyetle karşıladık. Yabancı yatırımların Türkiye’ye çekilmesi konusundaki kararlılığı son derece kıymetli buluyoruz. Kurumlar vergisi indirimi başta olmak üzere üretim ve ihracat için sağlanan destekler nedeniyle Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı sunuyorum. Biz tüm gücümüzle üretmeye ve ihracata devam ediyoruz. Tüm zorluklara rağmen 2026’yı 282 milyar dolarlık hedefin üzerinde tamamlayacağımıza inanıyorum.”</p>

<p>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/enflasyonda-nisan-raporu-aciklandi-yillik-oran-yuzde-32-seviyesine-geriledi-1884</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 04 May 2026 15:13:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Enflasyonda Nisan Raporu Açıklandı: Yıllık Oran Yüzde 32 Seviyesine Geriledi</h1>
                        <h2>TÜİK, 2026 yılı Nisan ayı enflasyon verilerini açıkladı. Tüketici fiyatları aylık bazda yüzde 4,18 artış gösterirken, yıllık enflasyon yüzde 32,37’ye gerileyerek düşüş eğilimini sürdürdü. Fiyat artışlarının lokomotifi ise yüzde 46,60'lık yıllık yükselişle konut grubu oldu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/05/enflasyonda-nisan-raporu-aciklandi-yillik-oran-yuzde-32-seviyesine-geriledi-1777896882.jpg">
                        <figcaption>Enflasyonda Nisan Raporu Açıklandı: Yıllık Oran Yüzde 32 Seviyesine Geriledi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan 2026 dönemine ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan verilere göre, tüketici fiyatları bir önceki aya göre yüzde 4,18 oranında bir artış kaydetti. Bu sonuçla birlikte yılbaşına göre toplam artış yüzde 14,64, on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 32,43 olarak hesaplandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YILLIK ENFLASYONDA DÜŞÜŞ TRENDİ DEVAM EDİYOR</strong></span></p>

<p>Veriler, yıllık enflasyondaki kademeli düşüşün sürdüğünü ortaya koydu. 2024 yılının Nisan ayında yüzde 69,80 olan yıllık enflasyonun, 2025 yılının aynı döneminde yüzde 37,86’ya, 2026 yılının Nisan ayında ise yüzde 32,37 seviyesine gerilemiş olması dikkat çekti. Geçmiş yılların verileriyle yapılan kıyaslama, fiyat artış hızındaki ivme kaybını gözler önüne serdi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>KONUT VE ULAŞTIRMA FİYATLARI ZİRVEYİ BIRAKMIYOR</strong></span></p>

<p>Ana harcama grupları incelendiğinde, yıllık bazda en yüksek artışın yaşandığı kalem yüzde 46,60 ile konut, su, elektrik ve gaz grubu oldu. Bu grubu yüzde 35,06 ile ulaştırma ve yüzde 34,55 ile gıda ve alkolsüz içecekler takip etti. Nisan ayı özelinde bakıldığında da konut grubu yüzde 7,99’luk aylık artışla fiyatı en çok yükselen grup olarak ilk sırada yer aldı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>FİYAT ARTIŞLARI PİYASANIN GENELİNE YAYILDI</strong></span></p>

<p>Endeks kapsamında değerlendirilen 174 alt harcama kaleminden 147’sinde fiyat artışı yaşanırken, 19 kalemde düşüş gözlendi, 8 kalemde ise fiyatlar değişmedi. Değişken kalemlerin hariç tutulduğu çekirdek enflasyon göstergelerinde ise yıllık artış yüzde 30,51 olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-tekstil-sektoru-181-ulkeye-ihracat-yaparak-22-milyar-dolar-gelir-sagladi-1883</link>
            <category>Tekstil</category>
            <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye Tekstil Sektörü 181 Ülkeye İhracat Yaparak 2,2 Milyar Dolar Gelir Sağladı</h1>
                        <h2>Türkiye tekstil ve ham maddeleri sektörü, 2026 yılının ilk çeyreğinde 181 ülke ve serbest bölgeye toplam 2,2 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirirken; Avrupa Birliği en büyük pazar olma özelliğini sürdürdü.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/turkiye-tekstil-sektoru-181-ulkeye-ihracat-yaparak-22-milyar-dolar-gelir-sagladi-1777462416.jpg">
                        <figcaption>Türkiye Tekstil Sektörü 181 Ülkeye İhracat Yaparak 2,2 Milyar Dolar Gelir Sağladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye tekstil ve ham maddeleri sektörü, 2026 yılının ilk üç ayında küresel ticaret ağını genişleterek 181 ülke ve serbest bölgeye ulaşmayı başardı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlenen bilgilere göre, sektör temsilcileri ocak-mart döneminde toplam 600 bin 430 ton ürün satışı gerçekleştirerek ekonomiye 2 milyar 235 milyon 437 bin dolarlık katkı sundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACAT RAKAMLARINDA SINIRLI GERİLEME</span></strong></p>

<p>Sektörün 2026 yılı ilk çeyrek performansı, geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında bir miktar düşüş kaydetti. Dış satım hacmi değer bazında yüzde 8, miktar bazında ise yüzde 10 oranında geriledi. Ürün grupları bazında en büyük payı 1 milyar 376 milyon 515 bin dolarla kumaş alırken, iplik ihracatından 570 milyon 371 bin dolar, elyaf ihracatından ise 288 milyon 561 bin dolar gelir elde edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AVRUPA BİRLİĞİ LİDERLİĞİNİ KORUMAYA DEVAM EDİYOR</span></strong></p>

<p>Türk tekstilinin en güçlü pazarı geleneksel olarak Avrupa Birliği (AB) olmaya devam etti. Toplam satışın yüzde 39’unu kapsayan AB ülkelerine yapılan ihracat 872 milyon 880 bin dolar olarak gerçekleşti. Afrika ülkeleri 343 milyon 517 bin dolarla ikinci sırada yer alırken, Amerika ülkelerine yapılan ihracatın yüzde 17,2 oranında artarak 187 milyon 861 bin dolara yükselmesi sektör için umut verici bir gelişme olarak kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EN ÇOK İHRACAT YAPILAN ÜLKELER</span></strong></p>

<p>Ülke bazlı sıralamada Avrupa’nın moda ve tekstil devleri ilk sıraları paylaştı. İtalya 187 milyon 8 bin dolarlık alımla zirvede yer alırken, İtalya’yı 144 milyon 133 bin dolarla İngiltere ve 143 milyon 390 bin dolarla İspanya takip etti. Bölgesel performanslarda ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi, 447 milyon 858 bin dolarlık ihracat rakamıyla sektörün en önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>HABER MERKEZİ-İSTANBUL<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/gibden-mukelleflere-son-uyari-elektronik-ortamda-odeme-icin-sure-daraliyor-1882</link>
            <category>Genel</category>
            <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>GİB’den Mükelleflere Son Uyarı: Elektronik Ortamda Ödeme İçin Süre Daralıyor</h1>
                        <h2>2025 hesap dönemine ait kurumlar vergisi beyanname verme ve ödeme süreci yarın mesai bitimiyle sona eriyor; düzenli ödeme yapan mükellefler için yüzde 5 vergi indirimi avantajı devam ediyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/gibden-mukelleflere-son-uyari-elektronik-ortamda-odeme-icin-sure-daraliyor-1777453747.jpg">
                        <figcaption>GİB’den Mükelleflere Son Uyarı: Elektronik Ortamda Ödeme İçin Süre Daralıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kurumlar vergisi mükellefleri için 2025 hesap dönemine ilişkin beyan ve ödeme maratonunda sona gelindi. Mükelleflerin yasal yükümlülüklerini yerine getirmeleri için belirlenen yasal süre, yarın mesai bitimiyle birlikte doluyor. Yetkililer, son gün yaşanabilecek sistem yoğunluklarına karşı işlemlerin erkene alınması konusunda uyarılarda bulunuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BEYANNAMELER İÇİN SON ÇAĞRI</span></strong></p>

<p>2025 yılı faaliyetlerine ilişkin kurumlar vergisi beyannamelerinin yarın gün sonuna kadar elektronik ortamda gönderilmesi gerekiyor. Tahakkuk eden vergilerin ödemesi de yine aynı süre zarfında tamamlanacak. Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar ise, beyanname verdikleri ayın son gününe kadar ödeme işlemlerini gerçekleştirebilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİJİTAL KANALLARDAN KOLAY ÖDEME İMKANI</span></strong></p>

<p>Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), mükelleflerin işlemlerini hızlıca halledebilmesi için geniş bir ödeme ağı sunuyor. Ödemeler; Dijital Vergi Dairesi, GİB mobil uygulaması, anlaşmalı bankaların internet ve mobil şubeleri ile PTT şubeleri üzerinden yapılabiliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BELGE VE EKLERİN SİSTEME YÜKLENMESİ ZORUNLU</span></strong></p>

<p>Beyanname verme sürecinde sadece rakamsal bildirimler yeterli görülmüyor. Mükelleflerin; bilanço, gelir tablosu, işletme hesabı özeti ve temel mali tabloları beyannamelerine eklemeleri gerekiyor. Ayrıca AR-GE merkezi, tasarım merkezi ve sınai mülkiyet hakkı gibi istisnalardan yararlanan kurumların, destekleyici belgelerini sisteme yüklemesi şart koşuluyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">UYUMLU MÜKELLEFE YÜZDE 5 İNDİRİM AVANTAJI</span></strong></p>

<p>Vergi borcunu düzenli ödeyen ve şartları sağlayan kurumlar için yüzde 5 oranında vergi indirimi fırsatı sürüyor. Bu indirimden yararlanabilmek için beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki iki yıla dair beyannamelerin zamanında verilmiş olması, vergilerin eksiksiz ödenmesi ve vadesi geçmiş borcun bulunmaması gerekiyor.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ</strong><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ticaret-bakanligi-tasinmaz-satisinda-yeni-yonetmeligi-resmi-gazetede-yayimladi-1881</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ticaret Bakanlığı Taşınmaz Satışında Yeni Yönetmeliği Resmi Gazete’de Yayımladı</h1>
                        <h2>Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan yeni yönetmelikle, taşınmaz satışlarında bedelin mülkiyet devriyle eş zamanlı el değiştirmesini sağlayacak "güvenli ödeme sistemi" hayata geçiyor; sistemle gayrimenkul ticaretinde dolandırıcılık risklerinin sıfırlanması hedefleniyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/ticaret-bakanligi-tasinmaz-satisinda-yeni-yonetmeligi-resmi-gazetede-yayimladi-1777452231.jpg">
                        <figcaption>Ticaret Bakanlığı Taşınmaz Satışında Yeni Yönetmeliği Resmi Gazete’de Yayımladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ticaret Bakanlığı, gayrimenkul alım-satım işlemlerinde tarafların haklarını korumak ve suiistimallerin önüne geçmek amacıyla hazırladığı "Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" metnini Resmi Gazete'de yayımladı. Yeni düzenleme ile taşınmaz satış bedellerinin ödenmesine yönelik teknik ve idari süreçlerde köklü değişikliğe gidildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BEDEL VE TAPU EŞ ZAMANLI EL DEĞİŞTİRECEK</span></strong></p>

<p>Yeni düzenlemenin en dikkat çekici maddesini "Güvenli Ödeme Sistemi" oluşturuyor. Taşınmaz satış bedelinin bir kısmının veya tamamının nakit, havale veya EFT gibi yöntemlerle ödenmesi durumunda bu sistem devreye girecek. Sistem, satış bedeli ile taşınmaz mülkiyetinin tapuda eş zamanlı olarak el değiştirmesini garanti altına alacak şekilde tasarlandı. Kredi kullanılarak yapılan satışlarda ise kredi tutarı haricindeki tüm ödemelerin bu sistem üzerinden yapılması zorunlu hale getirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YETKİ BELGELERİNDE TADİL SÜRECİ KOLAYLAŞTI</span></strong></p>

<p>Yönetmelik kapsamında emlak işletmelerinin yetki belgelerini güncelleme süreçlerinde de bürokrasi azaltıldı. Yapılan değişikliklere göre, işletme bilgilerinde değişiklik olması durumunda 10 gün içinde Bilgi Sistemi üzerinden başvuru yapılacak ve il müdürlükleri bu başvuruları 10 gün içinde sonuçlandıracak. İşletme adresi, ticaret ünvanı veya işletme adı değişikliği durumunda, ana işletmeye bağlı sözleşmeli işletmelerin yetki belgeleri herhangi bir başvuruya gerek kalmaksızın otomatik olarak güncellenecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">1 TEMMUZ 2026’YA KADAR GEÇİŞ SÜRECİ</span></strong></p>

<p>Güvenli ödeme sisteminin kullanımı için sektör temsilcilerine hazırlık payı bırakıldı. Yönetmeliğe eklenen geçici maddeye göre, sistemin kullanımı 1 Temmuz 2026 tarihine kadar zorunlu olmayacak. Ticaret Bakanlığı, uygulama sürecini gözlemleyerek bu zorunluluk tarihini 3 aya kadar uzatabilecek. Ödeme sisteminin kurulması ve hizmet bedellerine ilişkin detaylar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın görüşü alınarak Ticaret Bakanlığı tarafından ilan edilecek.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyede-issizlik-orani-mart-ayinda-yuzde-81-seviyesine-geriledi-1880</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye’de İşsizlik Oranı Mart Ayında Yüzde 8,1 Seviyesine Geriledi</h1>
                        <h2>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2026 yılı Mart ayında işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,3 puan azalarak yüzde 8,1’e gerilerken, istihdam edilenlerin sayısı 32 milyon 425 bin kişiye yükseldi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/turkiyede-issizlik-orani-mart-ayinda-yuzde-81-seviyesine-geriledi-1777451871.jpg">
                        <figcaption>Türkiye’de İşsizlik Oranı Mart Ayında Yüzde 8,1 Seviyesine Geriledi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Mart ayına ilişkin işgücü istatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Verilere göre, mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı bir önceki aya kıyasla 0,3 puanlık bir azalış göstererek yüzde 8,1 seviyesine indi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞSİZ SAYISI 3 MİLYONUN ALTINA GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Mart ayında Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki işsiz sayısı, bir önceki aya göre 96 bin kişi azalarak 2 milyon 873 bin kişi olarak kayıtlara geçti. Cinsiyet bazlı analizlerde işsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,8; kadınlarda ise yüzde 10,7 olarak tahmin edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTİHDAM EDİLENLERİN SAYISI 32 MİLYONUN ÜZERİNDE</span></strong></p>

<p>İstihdam tarafındaki büyüme ivmesi Mart ayında da gücünü korudu. İstihdam edilenlerin sayısı, bir önceki aya göre 226 bin kişi artışla 32 milyon 425 bin kişiye ulaştı. İstihdam oranı ise 0,3 puanlık artışla yüzde 48,5 olarak gerçekleşti. Bu oran erkeklerde yüzde 66,0, kadınlarda ise yüzde 31,5 oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞGÜCÜNE KATILIMDA ARTIŞ SÜRÜYOR</span></strong></p>

<p>İşgücü, Mart ayında 129 bin kişi artarak 35 milyon 298 bin kişiye, işgücüne katılma oranı ise yüzde 52,8’e yükseldi. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 70,8; kadınlarda ise yüzde 35,3 seviyesinde görüldü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GENÇ İŞSİZLİĞİNDE DÜŞÜŞ TRENDİ</span></strong></p>

<p>15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı, bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak yüzde 15,3’e geriledi. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 12,8, kadınlarda ise yüzde 20,4 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ATIL İŞGÜCÜ VE ÇALIŞMA SÜRELERİ</span></strong></p>

<p>Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı, Mart ayında 1,6 puan artarak yüzde 31,5’e yükseldi. Diğer yandan, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi, bir önceki aya göre 0,8 saat azalarak 41,7 saat olarak gerçekleşti.<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/timde-secim-heyecani-basladi-baskan-gultepe-yeni-donem-planlarini-anlatacak-1879</link>
            <category>Gündem</category>
            <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>TİM’de Seçim Heyecanı Başladı: Başkan Gültepe Yeni Dönem Planlarını Anlatacak</h1>
                        <h2>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, haziran ayında gerçekleştirilecek seçimli genel kurul öncesinde ikinci dönem adaylığına ilişkin kararını 6 Mayıs Çarşamba günü düzenleyeceği basın toplantısıyla kamuoyuna açıklayacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/timde-secim-heyecani-basladi-baskan-gultepe-yeni-donem-planlarini-anlatacak-1777451053.jpg">
                        <figcaption>TİM’de Seçim Heyecanı Başladı: Başkan Gültepe Yeni Dönem Planlarını Anlatacak</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İş dünyasında merakla beklenen Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) seçimleri için geri sayım başladı. Haziran ayında yapılacak olan seçimli genel kurul öncesinde, mevcut başkan Mustafa Gültepe’nin nasıl bir yol izleyeceği netlik kazanıyor. Gültepe, ihracat dünyasının önde gelen isimleriyle birlikte düzenleyeceği toplantıda adaylık konusundaki nihai kararını paylaşacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ADAYLIK KARARI BASIN TOPLANTISIYLA NETLEŞECEK</span></strong></p>

<p>TİM Başkanı Mustafa Gültepe, ikinci dönem için yeniden aday olup olmayacağına dair kararını, birlik başkanları ve ihracat ailesinin temsilcilerinin katılımıyla duyuracak.&nbsp;</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ DÖNEM PROJELERİ VE GÜNCEL DEĞERLENDİRMELER</span></strong></p>

<p>Basın mensuplarıyla bir araya gelecek olan Mustafa Gültepe, sadece adaylık kararını açıklamakla kalmayıp, yeni döneme dair stratejik projelerini de kamuoyuna sunacak.&nbsp;</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PROGRAM DETAYLARI BELLİ OLDU</span></strong></p>

<p>06 Mayıs 2026 Çarşamba günü gerçekleştirilecek olan program, saat 10.00’da kahvaltı ile başlayacak. Ardından saat 10.30’da başlayacak basın toplantısında Mustafa Gültepe, beklenen açıklamasını yaparak soruları yanıtlayacak.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/hizmet-ihracatinin-yeni-kaptani-prof-dr-murat-seker-oldu-1878</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 18:33:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hizmet İhracatının Yeni Kaptanı Prof. Dr. Murat Şeker Oldu</h1>
                        <h2>Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) seçimli genel kurulunda, Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. adına katılan Prof. Dr. Murat Şeker yeni başkan seçildi. Tek liste ile gidilen ve tüm oyları alan Şeker, hizmet ihracatını küresel ölçekte rekabetçi bir yapıya kavuşturmak için üç temel eksende yoğunlaşacaklarını duyurdu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/hizmet-ihracatinin-yeni-kaptani-prof-dr-murat-seker-oldu-1777390506.jpg">
                        <figcaption>Hizmet İhracatının Yeni Kaptanı Prof. Dr. Murat Şeker Oldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB), gerçekleştirdiği seçimli genel kurulla yeni yönetim kurulunu belirledi. Tek liste ile gerçekleştirilen seçimlerde, geçerli oyların tamamını alan ve Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. adına listesini sunan Prof. Dr. Murat Şeker, HİB'in yeni başkanı oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ YÖNETİM KURULU BELİRLENDİ</span></strong></p>

<p>Yeni yönetim kurulunda havacılıktan sağlığa, turizmden yazılıma kadar pek çok sektörün öncü isimleri yer aldı. Yönetim kadrosu; Prof. Dr. Murat Şeker, Hediye Güral, Vehbi Serkan Kaptan, Turgay Yaman, Mustafa Eröğüt, Murat Baykara, Prof. Dr. Orhan Gazi Yiğitbaşı, İlhan Bağören, Fatih Volkan Kazova, Fatih Aksoy ve Kemal Yamankaradeniz isimlerinden oluştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">STRATEJİK BİR ZORUNLULUK VURGUSU</span></strong></p>

<p>Seçim sonuçlarının ardından açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Murat Şeker, eski başkan Şekib Avdagiç ve ekibine teşekkür ederek bayrağı devraldı. Hizmet ihracatının Türkiye ekonomisi için kritik rolüne değinen Şeker, "Bugün geldiğimiz noktada hizmet ihracatı artık bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur" dedi. Şeker, küresel rekabetin hızlandığı bu dönemde başarının ancak birlikte hareket etmekle mümkün olacağını ifade ederek, "Bizler de bu anlayışla; dayanışmayı güçlendiren, iş birliğini artıran ve sektörlerimizin rekabet gücünü ileri taşıyan bir yaklaşımı esas alacağız" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜÇ TEMEL EKSENDE BÜYÜME HEDEFİ</span></strong></p>

<p>Yeni dönemde izleyecekleri stratejinin detaylarını paylaşan Şeker, hizmet ihracatını katma değeri yüksek ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturacaklarını belirtti. Bu doğrultuda üç ana başlığa odaklanacaklarını ifade eden Şeker, önceliklerini şöyle sıraladı: "Bu eksenlerden birincisi; küresel pazarlarda derinleşme ve çeşitlenme. İkincisi; katma değerli hizmet üretimi ve markalaşma. Üçüncüsü ise dijitalleşme ve insan kaynağı."</p>

<p>Başkan Şeker, yönetim anlayışlarında şeffaflık ve katılımcılığın esas olacağını vurgulayarak, Ticaret Bakanlığı ve diğer kamu kurumlarıyla olan güçlü iş birliğini daha da ileriye taşıyacaklarını sözlerine ekledi.</p>

<p><strong>KAYNAK: FUAR DERGİSİ</strong><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-ekonomi-modeli-kuresel-soklara-karsi-yeni-destek-paketleriyle-gucleniyor-1877</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 18:20:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye Ekonomi Modeli Küresel Şoklara Karşı Yeni Destek Paketleriyle Güçleniyor</h1>
                        <h2>Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında toplanarak küresel belirsizliklere karşı alınacak tedbirleri belirledi. Toplantıda; yüksek teknolojili üretimden KOBİ desteklerine, enerji arz güvenliğinden İstanbul Finans Merkezi’nin küresel rolüne kadar birçok stratejik başlık karara bağlandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/turkiye-ekonomi-modeli-kuresel-soklara-karsi-yeni-destek-paketleriyle-gucleniyor-1777389796.jpg">
                        <figcaption>Türkiye Ekonomi Modeli Küresel Şoklara Karşı Yeni Destek Paketleriyle Güçleniyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Küresel ekonomide jeopolitik gerginliklerin tırmandığı bir dönemde, Türkiye ekonomi yönetimi iç ve dış şoklara karşı dayanıklılığı artırmak üzere Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda (EKK) bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen 2026 yılının dördüncü toplantısında, makrofinansal istikrarın korunması ve yatırım ortamının iyileştirilmesi hedeflendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÜRESEL RİSKLERE KARŞI EŞEL MOBİL VE STRATEJİK STOK ÖNLEMİ</span></strong></p>

<p>Toplantı sonrası yapılan açıklamada, bölgedeki savaşın etkilerini en aza indirmek için somut adımların atıldığı belirtildi. "Artan petrol fiyatlarına yönelik eşel mobil sistemi geçici olarak uygulamaya alınmış, gübre başta olmak üzere kritik tarımsal girdilere yönelik dış ticaret tedbirleri getirilmiş ve stratejik stok yönetimi güçlendirilmiştir." denilen açıklamada, ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştıracak kefalet limitlerinin artırıldığı da ifade edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YÜKSEK TEKNOLOJİ VE SAVUNMA SANAYİSİNE ÖNCELİK</span></strong></p>

<p>Yeşil ve dijital dönüşüm odaklı yeni sanayi politikalarının önceliklendirildiği kurulda; Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi ve HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı ile stratejik yatırımların desteklendiği vurgulandı. Özellikle savunma sanayisinin yerli imkanlarla geliştirilmesi ve Ar-Ge çalışmalarının teşvik edilmesi noktasında kararlılık mesajı verildi. KOBİ’lerin rekabet gücünü artırmak amacıyla KOSGEB aracılığıyla sunulan finansman imkanları da masadaki önemli başlıklar arasında yer aldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTANBUL FİNANS MERKEZİ VE YATIRIMCI DOSTU DÜZENLEMELER</span></strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “Türkiye Yüzyılında Yatırımlar İçin Güçlü Merkez Programı” toplantının odak noktasını oluşturdu. Program kapsamında hayata geçirilecek “Tek Durak Büro” uygulamasıyla bürokrasinin sadeleştirilmesi ve İstanbul Finans Merkezi’nin (İFM) dünyanın önde gelen merkezlerinden biri olması hedefleniyor. Ayrıca kamu bankalarının yurt dışında şube açarak küresel piyasalardan daha fazla pay alması için yürütülen çalışmalar da kurul üyeleri tarafından değerlendirildi.</p>

<p>KAYNAK: EKONOMİM<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bakan-simsek-turkiye-yuzyili-icin-yeni-yatirim-stratejisini-acikladi-1876</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 19:10:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bakan Şimşek Türkiye Yüzyılı İçin Yeni Yatırım Stratejisini Açıkladı</h1>
                        <h2>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez" programı ile vergi mimarisinde dünya devleriyle yarışacak bir sistemin temellerini attıklarını duyurdu. Yatırımcıya 20 yıllık öngörülebilirlik vaat eden yeni yol haritasında; ihracatçıya vergi indirimi, transit ticarette tam istisna ve bürokrasiyi sıfırlayan VIP hizmet modeli öne çıkıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/bakan-simsek-turkiye-yuzyili-icin-yeni-yatirim-stratejisini-acikladi-1777306374.jpg">
                        <figcaption>Bakan Şimşek Türkiye Yüzyılı İçin Yeni Yatırım Stratejisini Açıkladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez" vizyonu kapsamında ekonomi yönetiminin yeni yol haritasını kamuoyuyla paylaştı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Şimşek, Türkiye’yi bölgesel bir finans ve ticaret üssü haline getirecek radikal adımları detaylandırdı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EKONOMİDE REFORM YILI: 2026</span></strong></p>

<p>Bakan Şimşek, önümüzdeki dönemi yapısal adımların hızlanacağı bir süreç olarak tanımlayarak, "2026'yı reform yılı olarak belirledik ve kapsamlı yapısal adımların gündemimizde olduğunu vurguluyoruz. Bunlar arasında değer zincirini yukarı çıkaran sanayi dönüşümü, yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm, demir yolları gibi verimliliği artıran altyapı yatırımları, vergi reformları, kamu maliyesi ve yönetişim reformları yer alıyor." dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TRANSİT TİCARETTE VERGİ SIFIRLANIYOR</span></strong></p>

<p>İstanbul Finans Merkezini (İFM) küresel bir çekim noktası haline getirmeyi hedeflediklerini belirten Şimşek, transit ticaretle ilgili yeni düzenlemeyi şu sözlerle aktardı: "İlk destek, transit ticarette sıfır kurumlar vergisi. Şirket İstanbul Finans Merkezinde yerleşikse transit ticaret tamamen vergisiz olacak. Yani yüzde 100 vergi istisnası sağlanacak. İstanbul Finans Merkezi dışında ise yüzde 95 vergi istisnası uygulanacak. Peki bu alanda öncü müyüz? Hayır. Bu düzenleme Türkiye'nin çerçevesini Singapur, Hong Kong ve Hollanda ile uyumlu hale getiriyor. Rekabetçi 'transit ticaret' merkezi oluşturmaya çalışıyoruz."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACATÇIYA TEK HANELİ VERGİ AVANTAJI</span></strong></p>

<p>İmalat ve ihracat odaklı büyümeyi desteklemek amacıyla kurumlar vergisinde ciddi bir indirime gidildiğini kaydeden Şimşek, "İhracatçılar için kurumlar vergisi oranını düşürme konusunda radikal bir adım attık. Standart kurumlar vergisi oranımız yüzde 25. Normal ihracatçılar bundan sonra bu oranda önemli bir indirimden yararlanacak ve oran yüzde 14'e inecek. Eğer üretici ihracatçıysanız, kurumlar vergisi tek haneye düşecek, bu oran yüzde 9 olacak." açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YATIRIMCIYA VIP HİZMET VE TEK DURAK OFİS</span></strong></p>

<p>Bürokratik süreçleri hızlandırmak için yeni bir kurumsal yapı kurulduğunu ifade eden Bakan Şimşek, şu değerlendirmeyi yaptı: "Yatırım süreçlerini basitleştiriyoruz. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisini yatırımcılar için tek durak ofise dönüştürüyoruz. Bürokrasiyi azaltacak ve yatırımcılar için VIP hizmetler sunacağız. Bunun içinde şirket kuruluşu, çalışma ve ikamet izinleri, vergi ve sosyal güvenlik işlemleri, arazi tahsisi, yatırım teşvikleri ve çevresel onaylar yer alıyor. Bu hizmetleri sunan her birimden temsilciler olacak. Bunlar bir masa etrafında toplanmış gibi hızlı ve anında yanıt verecek."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÜRESEL YETENEKLERE 20 YILLIK MUAFİYET</span></strong></p>

<p>Yetenekli bireyleri ve sermayeyi Türkiye’ye çekmek için hazırlanan paketin kapsamını anlatan Şimşek, "Vergi mimarisinde küresel ölçekte en üst ligde yer almak istiyoruz ve 20 yıllık öngörülebilirlik sağlıyoruz. Bu sıradan bir teşvik paketi değil. Bu tam anlamıyla bir ekonomik konumlanma stratejisi. Uygulamada yatırımcı odaklı, hızlı ve kolay giriş imkanı sağlayan, VIP hizmetlerle desteklenen bir sistem öngörüyoruz. Nihai hedef ise ülkeyi bölgesel ölçekte önemli bir finans ve ticaret merkezi haline getirmek." diyerek sunumunu tamamladı.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/yapi-sektorunde-316-milyar-dolarlik-ihracat-rotasi-cizildi-1875</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 18:53:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yapı Sektöründe 31,6 Milyar Dolarlık İhracat Rotası Çizildi</h1>
                        <h2>İstanbul’da 48’inci kez kapılarını açan Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, sektörün küresel hedeflerini vitrine çıkardı. TİM Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu, yapı malzemeleri sektörünün 2026 yılı için 31,6 milyar dolarlık devasa bir ihracat hedefi belirlediğini açıklarken; fuarın ilk gününde yaşanan yoğun ilgi ve yeni vergi teşviklerinin sektöre sunduğu fırsatlar dikkat çekti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/yapi-sektorunde-316-milyar-dolarlik-ihracat-rotasi-cizildi-1777305334.jpg">
                        <figcaption>Yapı Sektöründe 31,6 Milyar Dolarlık İhracat Rotası Çizildi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye’nin yapı ve inşaat dünyasını küresel aktörlerle buluşturan Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, 48’inci edisyonuyla Beylikdüzü’nde kapılarını açtı. Yarım asra yaklaşan geçmişiyle dikkat çeken fuar, bu yıl ihracat vizyonu ve stratejik büyüme hedefleriyle sektörün geleceğine ışık tutuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FUARA İLK GÜNDEN REKOR İLGİ</span></strong></p>

<p>Fuarın açılış gününde oluşan yoğunluğu değerlendiren TİM Başkan Vekili ve İDDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, ilginin beklenenin üzerinde olduğunu ifade etti. Tecdelioğlu, “Fuarın daha ilk gününde, hafta başı olmasına rağmen ciddi bir yoğunluk söz konusu. Girişte kuyruklar oluşmuş durumda; hatta Beylikdüzü’nden itibaren yoğun trafik yaşanıyor. Bu ilgi bizleri hem memnun ediyor hem de gururlandırıyor.” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACATTA 2026 HEDEFLERİ NETLEŞTİ</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin küresel pazardaki iddiasını rakamlarla ortaya koyan Tecdelioğlu, sektörel sürdürülebilirliğe vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin yapı malzemeleri sektörü için 2026 yılında 31,6 milyar dolarlık ihracat hedefi ve dünya ihracatından yüzde 3'lük pay hedefi belirlenmiş durumda. Yarım asra yaklaşan, 48 yıllık köklü bir yapı ve yapı malzemeleri fuarından bahsediyoruz. Bu süreklilik, Türkiye açısından önemli bir sürdürülebilirlik göstergesi.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ALIM HEYETLERİ İLE ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ</span></strong></p>

<p>Ziyaretçi hedefinin bu yıl 50 binin üzerine çıkarıldığını belirten Tecdelioğlu, uluslararası katılımın önemine değindi: “Geçtiğimiz yıl 400’e yakın firma katılımıyla 40 binin üzerinde ziyaretçi ağırlanmıştı. Bu yıl ise hedefimiz 50 binin üzerine çıkmak. Fuar kapsamında iki önemli B2B alım heyeti programı bulunuyor. Bunlardan ilki, fuar organizatörünün düzenlediği; 170 firmadan 500’e yakın katılımcının yer aldığı geniş çaplı bir organizasyon. Diğeri ise ihracatçılar birliğinin, özellikle iskele ve kalıp sektörüne yönelik olarak organize ettiği, 75 firmanın katıldığı bir alım heyeti programı. Bu çalışmalar sayesinde 20’den fazla ülkeden profesyonel alıcıyı fuarımıza getirdik. Bu alıcılar, Türkiye’deki üretici, sanayici ve ihracatçılarla bir araya gelerek iş birlikleri geliştiriyor.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEKTÖRLER ARASI SİNERJİ: HIRDAVAT VE YAPI BİR ARADA</span></strong></p>

<p>Bu yıl hırdavat bölümünün fuara entegre edilmesinin verimliliği artırdığını söyleyen Tecdelioğlu, “Geçtiğimiz yıllarda bağımsız olarak düzenlenen hırdavat bölümü de bu yıl yapı fuarı kapsamına dahil edildi. Bu entegrasyonun fuara olumlu katkı sağladığını görüyoruz. Çünkü yapı sektörü ile hırdavat sektörü birbirini tamamlayan alanlar. Kaba inşaattan ince işlere, izolasyondan çatı sistemlerine kadar pek çok alanda hırdavat ürünleri önemli bir rol oynuyor. Bu nedenle, sektörlerin aynı çatı altında buluşması sinerji sağladı.” açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜRETİCİYE VERGİ DESTEĞİ REKABET GÜCÜNÜ ARTIRACAK</span></strong></p>

<p>Yeni teşvik paketlerinin Türkiye’yi bir yatırım merkezi haline getireceğini belirten Tecdelioğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: “Açıklanan teşvik paketleri kapsamında imalatçı ve ihracatçılara yönelik kurumlar vergisi indirimi sektör tarafından memnuniyetle karşılandı. Vergi oranının %9’a düşürülmesi, rekabet gücümüzü artıracak önemli bir adım. Türkiye’nin güvenilir bir üretim ve ticaret merkezi olması, uluslararası yatırımları da beraberinde getiriyor. Nitekim son dönemde birçok global firmanın Türkiye’de yatırım yaptığını görüyoruz.”</p>

<p><strong>KAYNAK: FUAR DERGİSİ</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/kuresel-ekonomik-dalgalanmaya-karsi-ihracatciya-nefes-aldiracak-kritik-karar-resmi-gazetede-1874</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Küresel Ekonomik Dalgalanmaya Karşı İhracatçıya Nefes Aldıracak Kritik Karar Resmi Gazete'de</h1>
                        <h2>Ticaret Bakanlığı, küresel ölçekte yaşanan olağandışı gelişmeleri dikkate alarak Dahilde İşleme Rejimi kapsamında ihracatçılara yönelik önemli bir esneklik sağladı. Yayımlanan yeni tebliğ ile taahhüt hesabı henüz kapatılmamış belgelere, belirli şartlar dahilinde ek süre imkanı tanındı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/kuresel-ekonomik-dalgalanmaya-karsi-ihracatciya-nefes-aldiracak-kritik-karar-resmi-gazetede-1777289255.jpg">
                        <figcaption>Küresel Ekonomik Dalgalanmaya Karşı İhracatçıya Nefes Aldıracak Kritik Karar Resmi Gazete'de</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ticaret Bakanlığı tarafından iletilen yazıda, "Dahilde İşleme Rejimi Tebliği (İhracat: 2006/12)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (İhracat: 2026/2)"in 17 Nisan 2026 tarihli ve 33227 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği ifade edildi. Yapılan bu düzenleme, küresel piyasalardaki zorluklara karşı ihracatçının elini güçlendirmeyi hedefliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TAAHHÜT HESABI KAPATILMAMIŞ BELGELERE EK SÜRE</span></strong></p>

<p>Anılan tebliğ değişikliği ile Dahilde İşleme Rejimi Tebliği’nin geçici 37'nci maddesine altıncı fıkra eklendi. Bu düzenleme uyarınca, ihracat taahhüt hesabı henüz kapatılmamış olan dahilde işleme izin belgeleri ve izinlerine yönelik yeni bir başvuru hakkı doğdu. Bakanlığa, fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içerisinde müracaat edilmesi kaydıyla, uygun görülen tarihten itibaren 3 ayı geçmemek üzere orijinal sürenin yarısı kadar ek süre verilebilecek. Belirli altın ve kıymetli eşya kategorisindeki (7108, 7112.91, 7113.19 tarife pozisyonları) izinler ise bu kapsamın dışında tutuldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KIYMETLİ MADENLER İÇİN ÖZEL DÜZENLEME</span></strong></p>

<p>Mezkûr maddeye eklenen yedinci fıkra ile 7108, 7112.91 ve 7113.19 tarife pozisyonundaki eşyalar için düzenlenmiş ve taahhüt hesabı kapatılmamış izinlere de kolaylık sağlandı. Bu kapsamdaki izinler için 6 ay içinde başvurulması durumunda, müracaatın uygun görüldüğü tarihten itibaren 1 ayı geçmemek üzere, orijinal sürenin yarısı kadar ilave süre imkanı sunulduğu aktarıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTİSNAİ DÜZENLEME İLE İHRACATÇIYA DESTEK</span></strong></p>

<p>Düzenlemenin, küresel ölçekteki olağandışı gelişmeler göz önünde bulundurularak istisnai bir şekilde hayata geçirildiği bildirildi. Yeni hükümlerin, düzenlendikleri tarihe bakılmaksızın halihazırda taahhüt hesabı kapatılmamış tüm dahilde işleme izin belgelerini ve izinlerini kapsaması dikkat çekti. Yetkililer, ihracatçıların taahhütlerini öngörülen süreler içerisinde tamamlayabilmek için gerekli çaba ve hassasiyeti göstermelerinin büyük ehemmiyet arz ettiğini vurguladı.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/istanbul-kimyevi-maddeler-ve-mamulleri-ihracatcilari-birliginde-vefa-ibrahim-araci-donemi-basladi-1873</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 19:11:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinde Vefa İbrahim Aracı Dönemi Başladı</h1>
                        <h2>İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Olağan Seçimli Genel Kurulu’nda yapılan oylama sonucunda Vefa İbrahim Aracı, 302 oy alarak birliğin yeni başkanı seçildi. Aracı, seçim sonrası yaptığı açıklamada tüm üyelerle birlikte çözüm odaklı bir yönetim anlayışı sergileyeceklerini vurguladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/istanbul-kimyevi-maddeler-ve-mamulleri-ihracatcilari-birliginde-vefa-ibrahim-araci-donemi-basladi-1776961026.jpg">
                        <figcaption>İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinde Vefa İbrahim Aracı Dönemi Başladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB), yeni dönem yöneticilerini belirlemek üzere Olağan Seçimli Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. Kimya sektörünün temsilcilerini bir araya getiren genel kurulda, sektörün geleceğine yön verecek yeni yönetim kurulu ve başkanlık seçimi yapıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEK LİSTE İLE GÜVEN TAZELEDİ</span></strong></p>

<p>Seçimlere tek liste ile gidilen genel kurulda, katılımcı üyelerin desteğini alan Vefa İbrahim Aracı dikkat çekici bir sonuç elde etti. Sandıktan çıkan 302 oy ile İKMİB Başkanlığına seçilen Aracı, sektörün ihracat hedeflerine ulaşması için yürütülecek yeni stratejilerin de sinyalini verdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÇÖZÜM ODAKLI YÖNETİM ANLAYIŞI</span></strong></p>

<p>Seçimin ardından tebrikleri kabul eden yeni başkan Vefa İbrahim Aracı, tüm üyeleri kapsayan birleştirici bir yönetim tarzı benimseyeceklerini ifade etti. İKMİB Başkanı Vefa İbrahim Aracı, yeni döneme dair vizyonunu şu sözlerle paylaştı:&nbsp;"Tüm üyelerimizle birlikte çözüm odaklı bir yönetim anlayışıyla ilerleyeceğiz."</p>

<p>Genel kurul, yeni yönetimin tebrik edilmesi ve hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/gumus-fiyatlari-ekonomik-temellerden-koptu-commerzbanktan-dikkat-ceken-analiz-1872</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 22:08:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Gümüş Fiyatları Ekonomik Temellerden Koptu: Commerzbank'tan Dikkat Çeken Analiz</h1>
                        <h2>Commerzbank, gümüş fiyatlarının ekonomik temellerden ziyade altının yükseliş trendine bağlı olarak şiştiğini belirterek, metalin gerçek değerinin 40 dolar seviyelerinde olması gerektiğine dikkat çekti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/gumus-fiyatlari-ekonomik-temellerden-koptu-commerzbanktan-dikkat-ceken-analiz-1776885199.jpg">
                        <figcaption>Gümüş Fiyatları Ekonomik Temellerden Koptu: Commerzbank'tan Dikkat Çeken Analiz</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Commerzbank tarafından yayımlanan güncel analiz notunda, gümüş fiyatlarının mevcut durumu mercek altına alındı. Banka analizinde, değerli metalin ekonomik verilerle desteklenmeyen, olması gerekenden daha yüksek bir seviyede işlem gördüğü vurgulandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EKONOMİK TEMELLERDEN KOPUŞ</span></strong></p>

<p>Gümüşün son dönemdeki performansını değerlendiren banka, bu yükselişin tahvil getirileri veya ABD doları gibi makroekonomik verilerle açıklanmasının güç olduğunu kaydetti. Gümüşün ekonomik temellerden ziyade altındaki genel yükseliş eğilimine eklemlenerek değer kazandığı ifade edildi. Analizde, piyasadaki asıl belirleyicinin altın ile gümüş arasındaki tarihsel bağ olduğu dile getirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"GERÇEK DEĞER 40 DOLAR SEVİYESİNDE OLMALI"</span></strong></p>

<p>Commerzbank Döviz ve Emtia Araştırmaları Başkanı Thu Lan Nguyen, gümüşün piyasa fiyatı ile temel değeri arasındaki farka ilişkin net rakamlar verdi. Nguyen, "Gümüşün ons başına gerçek değerinin ekonomik temellere dayalı olarak 40 dolar seviyelerinde olması gerektiğini" ifade etti. Mevcut fiyatlamaların bu seviyenin çok üzerinde olduğunu belirten Nguyen, altının sunduğu ivmenin fiyatları yukarıda tutmaya yettiğini aktardı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YILLIK ARTIŞ YÜZDE 137'YE ULAŞTI</span></strong></p>

<p>Altının küresel belirsizliklere karşı bir güvenli liman olarak görülmesi, gümüş piyasasını da doğrudan yukarı çekiyor. 22 Nisan saat 17.58 itibarıyla ons gümüş, yüzde 1,3 artışla 77,7 dolardan işlem görerek bankanın işaret ettiği temel değerin oldukça üzerinde seyrediyor. Veriler, gümüşün yıllık bazda yüzde 137 oranında bir artış sergilediğini ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ramazan-bayrami-hazir-giyim-ve-ayakkabi-sektorune-can-suyu-oldu-1871</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 22:00:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ramazan Bayramı Hazır Giyim ve Ayakkabı Sektörüne Can Suyu Oldu</h1>
                        <h2>2026 yılının ilk iki ayında satış adetleri düşen markalı perakende sektörü, mart ayında Ramazan Bayramı’nın etkisiyle nefes aldı. BMD verilerine göre hazır giyim markalarının yüzde 86’sı satışlarını artırırken, Merkez Bankası verileri de giyim ve ayakkabı harcamalarında yüzde 40'ın üzerinde bir artış yaşandığını doğruladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/ramazan-bayrami-hazir-giyim-ve-ayakkabi-sektorune-can-suyu-oldu-1776884565.jpg">
                        <figcaption>Ramazan Bayramı Hazır Giyim ve Ayakkabı Sektörüne Can Suyu Oldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İndirim kampanyalarına rağmen 2026’nın ilk iki ayında adet satışı daralan markalı perakende, mart ayında Ramazan Bayramı alışverişinin etkisiyle canlanan alışveriş sayesinde moral buldu. Ramazan Bayramı özellikle hazır giyim ve ayakkabı markalarına nefes aldırdı. Çatısı altındaki 514 marka ile gıda dışı perakende sektörünün en önemli temsilcisi olan Birleşmiş Markalar Derneği (BMD), üyeleri arasında gerçekleştirdiği mart ayı anketinin sonuçlarını açıkladı.</p>

<p>Anketi değerlendiren BMD Başkanı Sinan Öncel, 2026’nın ilk iki ayında markalı perakendede satış grafiğinin aşağı yönlü seyrettiğini hatırlattı. Mart ayında ise Ramazan Bayramı alışverişinin etkisiyle özellikle hazır giyim ve ayakkabı satışlarında önemli bir canlanma olduğunu bildiren Öncel, şunları söyledi:&nbsp;“BMD üyesi markaların yüzde 79’u şubata göre mart ayında adet satışlarını artırdı. Aynı dönemde cirosunu artıran üyelerimizin oranı yüzde 87 oldu. Gerçekçi bir değerlendirme yapabilmek için biz cirodan çok adet satışına bakıyoruz. Mart ayında her beş markadan hemen hemen dördünün adet satışını artırması önemli. Özellikle hazır giyim ve ayakkabı markalarımız açısından mart ayının verimli geçtiğini söyleyebilirim. Hatırlanacağı üzere indirimlere rağmen hazır giyim ve ayakkabı markalarımızın satışları dört aydır daralıyordu. Hatta şubat ayında hazır giyim ve ayakkabıda son üç yılın en düşük işlem adedi gerçekleşmişti. Ramazan bayramı alışverişinin etkisiyle martta ibrenin yeniden yukarı döndüğünü görüyoruz. Geçen ay hazır giyim markalarımızın yüzde 86’sı, ayakkabı markalarımızın ise yüzde 82’si adet satışlarını artırdı. Giyim markalarımızın yüzde 36’sının, ayakkabı markalarımızın ise yüzde 21’inin adet satışlarında yüzde 40 ve üzerinde artış olması sektöre moral verdi. Merkez Bankası verilerinde de anketimize paralel bir sonuç dikkat çekiyor. Merkez Bankası’na göre, martta giyim ve ayakkabı satışlarında kartlı işlem adedinin yüzde 40,6, harcama tutarının ise yüzde 41,3 arttığını görüyoruz. Artışta bayram alışverişinin yanı sıra şubata göre mart ayının üç gün daha uzun olmasının etkisini görmezden gelemeyiz. Yine de her şeye rağmen bayramın hazır giyim ve ayakkabı markalarımıza nefes aldırdığını söyleyebiliriz.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KİRA MALİYETLERİ YAPISAL BİR SORUNA DÖNÜŞTÜ</span></strong></p>

<p>Sinan Öncel, mart ayı anketinde üye markaların son iki yıldaki kira/ciro oranlarındaki değişimi de ölçümlediklerini bildirdi. Kira artışlarının perakendeciler üzerindeki yüküne dikkat çeken Öncel, şu verileri paylaştı:&nbsp;“2024’te üyelerimizin yüzde 80’nin kira/ciro oranı yüzde 15 ve altındaydı. Bu oran, 2025’te yüzde 58’e geriledi. Aynı dönemde kira/ciro oranı yüzde 10’un altında olan üyelerimiz oranı yüzde 34’ten yüzde 20’ye düştü. Kira/ciro oranı yüzde 20’nin üzerinde olan üyelerimizin oranı ise yüzde 5’ten yüzde 17’ye çıktı. Bu tablo kiraların markalı perakende için nasıl bir yapısal soruna dönüştüğünü net bir şekilde ortaya koyuyor.”</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tekstil-duayeni-mahmut-calik-vefat-etti-1870</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 23:40:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Tekstil Duayeni Mahmut Çalık Vefat Etti</h1>
                        <h2>Tekstil sektörünün köklü ismi ve Çalık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık'ın babası Mahmut Çalık, İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede vefat etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/tekstil-duayeni-mahmut-calik-vefat-etti-1776631323.jpg">
                        <figcaption>Tekstil Duayeni Mahmut Çalık Vefat Etti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Tekstil sektörünün köklü isimlerinden iş insanı Mahmut Çalık, İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​TEKSTİL SEKTÖRÜNÜN KÖKLÜ İSMİYDİ</strong></span></p>

<p>​Türkiye'nin önde gelen sanayicilerinden olan ve bir tekstil duayeni olarak da anılan Mahmut Çalık, 1932 yılında Malatya'nın Yeşilyurt ilçesinde doğdu. Kökeni 1880'lere dayanan tekstilci bir ailenin çocuğu olan Mahmut Çalık, 1972 yılında İpaş İplik Fabrikası'nı, ilerleyen yıllarda ise Anateks, Malatya İplik, Anateks Anadolu, Malatya Boya ve Emprime fabrikalarını kurdu. Malatya'ya bölgenin ilk sanayi tesislerini kazandıran girişimciliği ve dürüst, çalışkan, özverili kişiliği ile Türk sanayisinin öncü isimleri arasında yer aldı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​BAŞARILARI ÖDÜLLERLE TAÇLANDI</strong></span></p>

<p>​Bu başarılarının yansıması olarak, Ege Üniversitesi tarafından 2010 yılında düzenlenen Uluslararası Tekstil Sempozyumu'nda "Duayen Tekstilci Ödülü" Mahmut Çalık'a verildi. Doğduğu topraklara ve ülkesine hizmeti öncelikli bir vazife olarak gören Mahmut Çalık, hayırsever kişiliği ile de topluma fayda sağlama hedefiyle çalıştı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​EĞİTİM VE SAĞLIK ALANINDA BÜYÜK İZLER BIRAKTI</strong></span></p>

<p>​Malatya'nın gelişmesi için sanayinin yanı sıra toplumsal hayata da yatırım yaptı. 1993 yılında rahmetli babasının adına yaptırdığı Malatya Hasan Çalık Hastanesi'ni ve 2012 yılında açılan Mahmut Çalık Eğitim Kompleksi'ni Malatya'ya kazandırdı. 1999 yılında Devlet Üstün Hizmet Madalyası'na layık görülen Mahmut Çalık'a, aynı zamanda 2012 yılında Malatya İnönü Üniversitesi tarafından "Fahri Doktora" unvanı takdim edilmiştir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/berke-icten-turkiyedeki-ayakkabi-uretiminde-fahis-fiyat-artislarina-isyan-etti-1869</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 16:36:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Berke İçten Türkiye'deki Ayakkabı Üretiminde Fahiş Fiyat Artışlarına İsyan Etti</h1>
                        <h2>Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği Başkanı Berke İçten, İran savaşı bahanesiyle yan sanayi ürünlerine yapılan yüzde 40'a varan zamların sektörü durma noktasına getirdiğini belirterek, hammadde ithalatındaki vergilerin acilen kaldırılması çağrısında bulundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/berke-icten-turkiyedeki-ayakkabi-uretiminde-fahis-fiyat-artislarina-isyan-etti-1776606006.jpg">
                        <figcaption>Berke İçten Türkiye'deki Ayakkabı Üretiminde Fahiş Fiyat Artışlarına İsyan Etti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, ayakkabı sektörünün karşı karşıya kaldığı maliyet krizine dair kritik açıklamalarda bulundu. İran savaşı nedeniyle hammadde fiyatlarındaki artışı bahane eden fırsatçıların, taban ve suni deri gibi ürünlere fahiş zamlar yaptığını belirten İçten, bu durumun küresel rekabetçiliği bitirdiğini vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÜNYADA YÜZDE 10 BİZDE YÜZDE 40 ARTTI</span></strong></p>

<p>Savaşın hammadde üzerindeki gerçek etkisinin dünya genelinde yüzde 10 seviyesinde olduğunu ifade eden Berke İçten, Türkiye'deki durumu şu sözlerle özetledi:&nbsp;“İran savaşı nedeniyle hammadde fiyatlarında yüzde 10 gibi bir artışın olduğunu hepimiz biliyoruz. Fiyatlardaki bu artış, Çin’de üreticiye ayakkabı tabanında çift başına 5-10 centlik bir maliyet yükü getiriyor. İtalya’da da hemen hemen aynı düzeyde bir maliyet artışı oluyor. Türkiye’de ise taban ve suni deri fiyatlarında yüzde 30-40 oranında artışlar konuşuluyor. Bu fahiş fiyat artışı nedeniyle rakip ülkelerde tabanda 5-10 cent düzeyinde olan çift başına maliyet farkı, Türkiye’de 1-1,5 dolar seviyesine kadar çıkıyor.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">REKABETÇİLİK VE İSTİHDAM KAYBI DERİNLEŞİYOR</span></strong></p>

<p>Ayakkabı sektörünün son üç yılda adet bazında yüzde 50 ihracat kaybı yaşadığını ve istihdamının önemli bir bölümünü kaybettiğini hatırlatan İçten, ölçüsüz ve ticaret etiği ile bağdaşmayan keyfi zamların bu süreci daha da zorlaştırdığını belirtti. Avrupalı markaların üretimlerini Türkiye'ye kaydırmak istediği bir dönemde fiyat vermekte zorlandıklarını ifade eden İçten, büyük bir fırsatın kaçma riskiyle karşı karşıya olunduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İTHALAT VERGİLERİ KALDIRILMALI</span></strong></p>

<p>Sektöre nefes aldırmak için Ticaret Bakanlığına çözüm önerisi sunan İçten, şu çağrıda bulundu: “Dolayısıyla Ticaret Bakanlığımızdan taban ve suni deri başta olmak üzere ayakkabı üretiminde kullanılan belirli ürünlerin ithalatında uygulanan vergi, referans fiyat ve anti damping gibi tüm önlemlerin bir süre için tamamen kaldırmasını bekliyoruz. Zor dönemlerimizde her zaman sektörün yanında olan Bakanlığımızın bu konuda da hızlı bir düzenleme yaparak sektöre nefes aldıracağına inanıyoruz.”<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/amerikadan-gelen-supheli-kargo-istanbul-havalimaninda-takibe-takildi-1868</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Amerika'dan Gelen Şüpheli Kargo İstanbul Havalimanı'nda Takibe Takıldı</h1>
                        <h2>Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerince Kapıkule Gümrük Kapısı ve İstanbul Havalimanı'nda düzenlenen iki ayrı operasyonda, piyasa değeri 378 milyon TL olan toplam 420 kilo uyuşturucu madde ele geçirildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/amerikadan-gelen-supheli-kargo-istanbul-havalimaninda-takibe-takildi-1776602402.jpg">
                        <figcaption>Amerika'dan Gelen Şüpheli Kargo İstanbul Havalimanı'nda Takibe Takıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekipleri, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yürüttüğü titiz çalışmalar sonucunda Edirne ve İstanbul’da iki büyük operasyona imza attı. Operasyonlar neticesinde piyasa değeri yaklaşık 378 milyon 107 bin Türk lirası olan toplam 420 kilo uyuşturucu madde ele geçirilerek imha edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAPIKULE’DE 280 KİLO UYUŞTURUCU ELE GEÇİRİLDİ</span></strong></p>

<p>İlk operasyon, Türkiye’ye giriş yapmak üzere Kapıkule Gümrük Kapısı’na gelen TIR cinsi bir araca yönelik gerçekleştirildi. Risk analizleri doğrultusunda takibe alınan araçta yapılan detaylı kontroller sonucunda 280 kilo esrar cinsi uyuşturucu madde ele geçirildi. Ekiplerin dikkatli incelemesi sayesinde zehir tacirlerinin planı sınırda bozuldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTANBUL HAVALİMANI’NDA 140 KİLO UYUŞTURUCU TESPİT EDİLDİ</span></strong></p>

<p>İkinci operasyonun adresi ise İstanbul Havalimanı oldu. Amerika Birleşik Devletleri çıkışlı bir kargo gönderisi şüpheli bulunarak incelemeye alındı. Gümrükler Muhafaza ekiplerince yapılan kontroller neticesinde, gönderi içerisine gizlenmiş 140 kilo esrar cinsi uyuşturucu madde tespit edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KARARLILIKLA SÜRÜYOR</span></strong></p>

<p>Gerçekleştirilen iki operasyon sonucunda toplamda 420 kilo uyuşturucu madde piyasaya sürülmeden engellendi. Gümrükler Muhafaza ekiplerinin yürüttüğü bu çalışmaların, terörizmin finansmanı ve kara para aklamanın önlenmesi açısından kritik önem taşıdığı vurgulandı. Uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelenin 2026 yılında da kesintisiz ve kararlı şekilde devam edeceği ifade edildi.</p>

<p>Olaylara ilişkin olarak Edirne ve Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından geniş kapsamlı soruşturma başlatıldığı bildirildi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/su-urunleri-ve-hayvansal-mamuller-sektorunde-basari-gosteren-firmalar-odullerini-aldi-1867</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektöründe Başarı Gösteren Firmalar Ödüllerini Aldı</h1>
                        <h2>İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB), 2025 yılının ihracat şampiyonlarını açıkladı. İhracatın zirvesinde Pak Tavuk yer alırken, sektörün toplam ihracatı 4 milyar doları aşarak büyük bir başarıya imza attı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/su-urunleri-ve-hayvansal-mamuller-sektorunde-basari-gosteren-firmalar-odullerini-aldi-1776429281.jpg">
                        <figcaption>Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektöründe Başarı Gösteren Firmalar Ödüllerini Aldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB), 2025 yılında sergiledikleri yüksek ihracat performansıyla ülke ekonomisine değer katan üyelerini ödüllendirdi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Dış Ticaret Kompleksi’nde gerçekleştirilen törende, birlik bünyesinde en fazla ihracat yapan ilk 10 firma ile 6 alt sektörde liderlik koltuğuna oturan isimler ilan edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACATIN LİDERİ PAK TAVUK OLDU</span></strong></p>

<p>Birlik genelinde gerçekleştirilen değerlendirmeler sonucunda en fazla ihracat yapan firma unvanını Pak Tavuk kazandı. Listenin ikinci sırasında Kemal Balıkçılık yer alırken, üçüncülüğü Şenpiliç göğüsledi. İlk 10'da yer alan diğer önemli firmalar ise Banvit Bandırma, Orallar Zirai Ürünler, Hastavuk Gıda, Dardanel, Fokacı Su Ürünleri, Ak Gıda Sanayi ve Parlak Su Ürünleri olarak açıklandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEKTÖREL BAZDA BAŞARI TABLOSU NETLEŞTİ</span></strong></p>

<p>Altı farklı kategoride yapılan değerlendirmede ise kendi alanında ihracat lideri olan firmalar şu şekilde sıralandı:</p>

<p>Beyaz Et: Banvit</p>

<p>Su Ürünleri: Kemal Balıkçılık</p>

<p>Yumurta: Pak Tavuk</p>

<p>Süt ve Süt Ürünleri: Ak Gıda</p>

<p>Kırmızı Et: Rapak Sanayi Ürünleri</p>

<p>Arı Ürünleri: Altıparmak Gıda (Balparmak)</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"İHRACAT STRATEJİK BİR GÜÇTÜR"</span></strong></p>

<p>Törene katılan Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Erkan Alkan, ihracatın sadece ticari bir faaliyet olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:&nbsp;“İhracat aynı zamanda ülkemizin bayrağını farklı coğrafyalarda dalgalandırmaktır. İhracatçılarımız Türk gıda sektörünün gücünü tüm dünyaya gösteriyor.”</p>

<p>Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Hüseyin Akbaş ise su ürünleri sektörünün geçtiğimiz yıl 2,25 milyar dolar ihracat yaptığını ve 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 20’lik bir artış yaşandığını kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACAT HACMİ YÜZDE 61 ARTTI</span></strong></p>

<p>İSHİB Başkanı Müjdat Sezer, sektörün 2018 yılından bu yana büyük bir ivme kazandığını ifade etti. Sezer, ihracat rakamlarına ilişkin şu verileri paylaştı:&nbsp;“2018 yılında 2,2-2,5 milyar dolar seviyesinde olan ihracatımız, yüzde 61 artışla 4 milyar doların üzerine çıktı. İstanbul Birliği özelinde ise ihracatımız 1,1 milyar dolar seviyesine ulaştı.”</p>

<p>Sezer ayrıca Japonya, Rusya ve Avrupa Birliği gibi pazarlarda güçlendiklerini, artık kalite ve sürdürülebilirlik odaklı bir küresel konuma ulaştıklarını belirtti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ticaret-bakanligi-misir-ithalatinda-gumruk-vergisini-dusurdu-1866</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 15:09:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ticaret Bakanlığı Mısır İthalatında Gümrük Vergisini Düşürdü</h1>
                        <h2>Ticaret Bakanlığı, mısırda arz güvenliğini sağlamak ve fiyat istikrarını korumak amacıyla 31 Temmuz 2026'ya kadar geçerli olacak 3 milyon tonluk ithalat kontenjanı açtı. Kararla birlikte mısır ithalatında gümrük vergisi geçici olarak yüzde 5’e düşürüldü.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/ticaret-bakanligi-misir-ithalatinda-gumruk-vergisini-dusurdu-1776427849.jpg">
                        <figcaption>Ticaret Bakanlığı Mısır İthalatında Gümrük Vergisini Düşürdü</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ankara’da 17 Nisan 2026 tarihinde yapılan açıklamaya göre, Ticaret Bakanlığı gıda ürünlerinin temel girdisi olan mısırda stratejik bir adım attı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın talebiyle hayata geçirilen düzenleme, özellikle kanatlı hayvan eti üretimi ve yem sektöründeki arz sıkıntılarını önlemeyi amaçlıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜÇ MİLYON TONLUK İTHALAT KONTENJANI</span></strong></p>

<p>Yeni düzenleme kapsamında, 20 Nisan ile 31 Temmuz 2026 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 3 milyon ton mısır ithalatı için yüzde 5 gümrük vergili tarife kontenjanı tanımlandı. Kararın, uluslararası piyasalardaki fiyat hareketleri ve sektördeki artan talep karşısında piyasa dengesini korumak adına alındığı bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HASAT DÖNEMİNDE VERGİLER YENİDEN YÜKSELECEK</span></strong></p>

<p>Yerli üreticinin mağdur olmaması için uygulamanın bitiş tarihi hasat dönemi dikkate alınarak belirlendi. Bakanlık, 1 Ağustos 2026 tarihinden itibaren mısır ithalatında uygulanan gümrük vergisinin tekrar yüzde 130 seviyesine çıkarılacağını duyurdu. Bu sayede ithalatın sadece ihtiyaç duyulan ara dönemle sınırlı kalması sağlanacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAKANLIKTAN PİYASA TAKİBİ VURGUSU</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, kurumlar arası koordinasyonun önemine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:&nbsp;"Piyasalar yakından takip edilmekte ve arz-talep dengesinin korunması için gerekli adımlar kurumlar arası koordinasyonla atılmaktadır. Hem üretici hem de tüketici refahı gözetilmekte ve spekülatif fiyat hareketlerine karşı tedbirler sürdürülmektedir."</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ureticiye-toplamda-12-milyar-813-milyon-liralik-odeme-yapilacak-1865</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Üreticiye Toplamda 12 Milyar 813 Milyon Liralık Ödeme Yapılacak</h1>
                        <h2>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 12 milyar 813 milyon liralık tarımsal destekleme ödemesinin bugün saat 18.00 itibarıyla çiftçilerin hesaplarına aktarılmaya başlanacağını açıkladı. Ödemelerden T.C. kimlik numarasının son hanesi 6 ve 8 olan üreticiler öncelikli olarak yararlanacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/ureticiye-toplamda-12-milyar-813-milyon-liralik-odeme-yapilacak-1776426199.jpg">
                        <figcaption>Üreticiye Toplamda 12 Milyar 813 Milyon Liralık Ödeme Yapılacak</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, üreticilerin merakla beklediği tarımsal destekleme ödemelerine dair müjdeyi verdi. Bakan Yumaklı, toplamda 12 milyar 813 milyon 973 bin liralık kaynağın bugün itibarıyla çiftçilerin hesaplarına aktarılacağını duyurdu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜRETİM GÜCÜNÜ ARTIRACAK DESTEK KALEMLERİ AÇIKLANDI</span></strong></p>

<p>Bakanlık tarafından paylaşılan verilere göre, ödemelerin aslan payını planlı üretim desteği oluşturuyor. Kırsal kalkınmayı teşvik etmek ve üretim verimliliğini artırmak amacıyla sağlanan desteklerin dağılımı şu şekilde gerçekleşti:</p>

<p>Planlı Üretim Desteği: 12 milyar 771 milyon 632 bin TL</p>

<p>Kırsal Kalkınma Yatırım Desteği: 42 milyon 341 bin TL</p>

<p>Toplam ödeme tutarının çiftçilerin üretim gücüne doğrudan katkı sağlaması ve kırsal kalkınma hamlelerini hızlandırması hedefleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÖDEMELERDE T.C. KİMLİK NUMARASI DETAYI</span></strong></p>

<p>Üreticilerin ödemeleri ne zaman alabileceğine dair detaylar da netleşti. Yapılan açıklamaya göre, T.C. kimlik numarasının son hanesi “6” ve “8” olan üreticiler, destek ödemelerini bugün saat 18.00’den itibaren banka hesaplarında görebilecekler. Planlı üretim ve kırsal kalkınma yatırımları kapsamındaki ödemeler, belirlenen gruptaki üreticilere eş zamanlı olarak yatırılacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAKAN YUMAKLI: EMEĞİ DESTEKLERLE BULUŞTURUYORUZ</span></strong></p>

<p>Üretimi artırmaya yönelik politikaların kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Bakan İbrahim Yumaklı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:&nbsp;“Tohumu toprakla, emeği desteklerle buluşturmaya devam ediyoruz.”</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/yabanci-yatirimcinin-konut-talebi-dususte-ruslar-zirvedeki-yerini-korumaya-devam-ediyor-1864</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yabancı Yatırımcının Konut Talebi Düşüşte: Ruslar Zirvedeki Yerini Korumaya Devam Ediyor</h1>
                        <h2>TÜİK, Mart 2026 dönemine ait konut ve iş yeri satış istatistiklerini yayımladı. Veriler, konut piyasasında ipotekli satışların yüzde 35,9 oranında artarak lokomotif görevi gördüğünü, ancak ikinci el ve yabancılara yapılan satışlarda düşüş eğiliminin sürdüğünü ortaya koydu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/yabanci-yatirimcinin-konut-talebi-dususte-ruslar-zirvedeki-yerini-korumaya-devam-ediyor-1776423351.jpg">
                        <figcaption>Yabancı Yatırımcının Konut Talebi Düşüşte: Ruslar Zirvedeki Yerini Korumaya Devam Ediyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mart 2026 dönemine ilişkin konut ve iş yeri satış verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan istatistiklere göre, Türkiye genelinde konut satışlarındaki hareketlilik devam ederken, özellikle kredi destekli ipotekli satışlardaki belirgin artış piyasanın ana gündem maddesi oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İLK EL KONUT SATIŞLARI YÜKSELİŞE GEÇTİ</span></strong></p>

<p>Mart ayında ilk el konut satışları, geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 1,3 oranında artış göstererek 35 bin 725 rakamına ulaştı. Buna karşın, piyasanın büyük bir kısmını kapsayan ikinci el konut satışlarında yüzde 3,6’lık bir gerileme yaşandı ve toplamda 77 bin 642 konut el değiştirdi. Toplam satışlar içinde ilk el konutların payı yüzde 31,5 seviyesinde gerçekleşirken, ikinci el satışların payı yüzde 68,5 olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İPOTEKLİ SATIŞLARDA DİKKAT ÇEKİCİ YÜKSELİŞ</span></strong></p>

<p>Finansman tarafında ise ipotekli satışlardaki artış hızı dikkat çekti. Mart ayında ipotekli satışlar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35,9 gibi yüksek bir oranda artarak 25 bin 978’e yükseldi. Bu tür satışların toplam içindeki payı yüzde 22,9’a çıkarken, diğer yöntemlerle yapılan satış türlerinde yüzde 9,6 oranında bir azalış görüldü. Arındırılmış veriler ise konut satışlarında genel bir zayıflama eğiliminin sürdüğüne işaret etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YABANCILARA SATIŞLARDA GERİLEME DEVAM EDİYOR</span></strong></p>

<p>Yabancılara yönelik konut satışları düşüş trendini Mart ayında da bozmadı. Satışlar yüzde 20 oranında azalarak bin 353 seviyesine indi. Yabancı alımlarının toplam satışlar içindeki payı yüzde 1,2’de kalırken, ülke bazında Rusya Federasyonu vatandaşları 229 konutla zirvede yer aldı. Rusya’yı 130 konutla İran ve 84 konutla Almanya vatandaşları takip etti. Ocak-Mart dönemindeki toplam yabancı satışı ise geçen yıla göre yüzde 14,9 azaldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞ YERİ PİYASASINDA KREDİLİ İŞLEMLER REKOR KIRDI</span></strong></p>

<p>İş yeri satış istatistikleri de konut piyasasıyla benzer bir tablo sergiledi. İlk el iş yeri satışları yüzde 5,4, ikinci el satışlar ise yüzde 12,3 oranında düştü. Ancak ipotekli iş yeri satışları yüzde 60,1 gibi çarpıcı bir artışla 698’e ulaştı. Diğer yöntemlerle yapılan iş yeri satışları ise yüzde 12,6 oranında azalarak 12 bin 801 olarak gerçekleşti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tim-baskani-mustafa-gultepe-kayinpederini-son-yolculuguna-ugurladi-1863</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 17:23:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>TİM Başkanı Mustafa Gültepe Kayınpederini Son Yolculuğuna Uğurladı</h1>
                        <h2>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe'nin kayınpederi İbrahim İrhan vefat etti. Merhum İrhan, bugün Trabzon’da düzenlenen cenaze töreninin ardından dualarla son yolculuğuna uğurlandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/tim-baskani-mustafa-gultepe-kayinpederini-son-yolculuguna-ugurladi-1776349614.jpg">
                        <figcaption>TİM Başkanı Mustafa Gültepe Kayınpederini Son Yolculuğuna Uğurladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe’nin kayınpederi İbrahim İrhan hayatını kaybetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TRABZON’DA CENAZE TÖRENİ DÜZENLENDİ</span></strong></p>

<p>Merhum İbrahim İrhan’ın cenazesi, 16 Nisan Perşembe günü (bugün) Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Kavala Mahallesi’ne getirildi. Burada bulunan Bilal-i Habeşi Camii’nde ikindi namazını müteakip cenaze töreni gerçekleştirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DUALARLA DEFNEDİLDİ</span></strong></p>

<p>Cenaze namazının ardından İbrahim İrhan, aile yakınları ve sevenlerinin katılımıyla dualar eşliğinde toprağa verildi. TİM Başkanı Mustafa Gültepe, bu acı gününde taziyeleri kabul etti. Merhuma Allah’tan rahmet; başta TİM Başkanı Mustafa Gültepe olmak üzere tüm yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dileriz.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tekstil-dunyasinin-aci-kaybi-is-insani-alaattin-sengoz-vefat-etti-1862</link>
            <category>İş dünyası</category>
            <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Tekstil Dünyasının Acı Kaybı: İş İnsanı Alaattin Şengöz Vefat Etti</h1>
                        <h2>İstanbul’da Şengözler Tekstil firmasının sahibi ve Malatyalı İş Adamları Derneği (MİAD) üyesi Alaattin Şengöz, geçirdiği trafik kazasının ardından iki aydır süren yaşam mücadelesini kaybederek vefat etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/tekstil-dunyasinin-aci-kaybi-is-insani-alaattin-sengoz-vefat-etti-1776320652.jpg">
                        <figcaption>Tekstil Dünyasının Acı Kaybı: İş İnsanı Alaattin Şengöz Vefat Etti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İş dünyasının sevilen isimlerinden, tekstil sektörünün öncü kuruluşlarından Şengözler Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nin sahibi Alaattin Şengöz, hayata gözlerini yumdu. Aynı zamanda Malatyalı İş Adamları Derneği (MİAD) üyesi olan Şengöz’ün vefatı, ailesi ve sevenleri arasında büyük bir üzüntüye neden oldu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İKİ AY SÜREN YAŞAM MÜCADELESİ...</strong></span></p>

<p>Talihsiz bir trafik kazası geçiren iş insanı Alaattin Şengöz, kazanın ardından hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınmıştı. Yaklaşık iki aydır yoğun bakım ünitesinde yaşam mücadelesi veren Şengöz, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>SEVENLERİ YASTA</strong></span></p>

<p>Hem İstanbul hem de Malatya’da tanınan ve sevilen Şengöz’ün vefat haberi üzerine iş dünyasından çok sayıda taziye mesajı yayımlandı. Malatya Time ailesi olarak da merhum Alaattin Şengöz’e Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı dileriz.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/isvicre-ile-ticaret-yapmak-isteyenler-dikkat-kayitlar-basladi-1861</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İsviçre İle Ticaret Yapmak İsteyenler Dikkat: Kayıtlar Başladı</h1>
                        <h2>Ticaret Bakanlığı, iş dünyasını bilgilendirmek amacıyla düzenlediği elektronik sohbet toplantılarında bu hafta "İsviçre Pazarına Giriş" konusunu masaya yatırıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/isvicre-ile-ticaret-yapmak-isteyenler-dikkat-kayitlar-basladi-1776165580.jpg">
                        <figcaption>İsviçre İle Ticaret Yapmak İsteyenler Dikkat: Kayıtlar Başladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ticaret Bakanlığı, dış ticaret hacmini artırmak ve iş dünyasını yeni pazarlar hakkında bilgilendirmek amacıyla "Ticaret Müşavirlerimizle Elektronik Sohbet Toplantıları" serisine devam ediyor. Bu kapsamda, 16 Nisan 2026 Perşembe günü gerçekleştirilecek olan toplantının odağında İsviçre pazarı yer alıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSVİÇRE PAZARI TÜM YÖNLERİYLE ELE ALINACAK</span></strong></p>

<p>Bakanlık tarafından yapılan duyuruda, "İsviçre: İsviçre Pazarına Giriş" konulu e-sohbet etkinliğinin saat 15.00 ile 16.30 arasında yapılacağı belirtildi. İş dünyasının temsilcilerini, görev yaptıkları ülkelerdeki pazar dinamikleri hakkında bilgilendirmeyi amaçlayan Ticaret Müşavir ve Ataşeleri, tecrübelerini katılımcılarla paylaşacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KATILIM İÇİN KAYIT OLUŞTURULMASI GEREKİYOR</span></strong></p>

<p>Söz konusu etkinlik, dijital platform Zoom üzerinden video konferans yöntemiyle gerçekleştirilecek. Toplantıya katılım sağlamak isteyen sektör temsilcilerinin ve iş insanlarının, Video Konferans Takvimi bağlantısı üzerinden kayıt oluşturmaları gerektiği aktarıldı. Kayıt işlemini tamamlayan katılımcılar, İsviçre pazarına giriş stratejileri ve ticaret fırsatları hakkında merak ettikleri soruları doğrudan müşavirlere yöneltme imkanı bulacak.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-corap-ihracatinda-dunya-ikinciligini-kimseye-kaptirmadi-1860</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye Çorap İhracatında Dünya İkinciliğini Kimseye Kaptırmadı</h1>
                        <h2>Türkiye, 2025 yılında gerçekleştirdiği 1 milyar 156 milyon dolarlık çorap ihracatı ile küresel pazardaki yüzde 7,5’lik payını koruyarak Çin'in ardından dünya ikincisi oldu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/turkiye-corap-ihracatinda-dunya-ikinciligini-kimseye-kaptirmadi-1776165029.jpg">
                        <figcaption>Türkiye Çorap İhracatında Dünya İkinciliğini Kimseye Kaptırmadı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) tarafından hazırlanan “Türkiye Çorap İhracat Raporu” verilerine göre, Türk çorap sanayisi küresel zorluklara rağmen stratejik önemini koruyor. 2025 yılında Türkiye'nin çorap ihracatı 1 milyar 156 milyon dolar seviyesinde gerçekleşirken, sektörün toplam hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı içindeki payı yüzde 6,2’ye yükseldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÜNYA İKİNCİLİĞİ TESCİLLENDİ</span></strong></p>

<p>Küresel ölçekte bakıldığında Türkiye, 1,2 milyar dolarlık hacmi ve yüzde 7,5’lik pazar payı ile dünya çorap ihracatında ikinci sıradaki yerini sağlamlaştırdı. Listenin başında 7,1 milyar dolarla Çin yer alırken, Almanya 893 milyon dolarla üçüncü sırada bulunuyor. Özellikle Avrupa pazarında liderliğini sürdüren Türkiye; Fransa pazarında yüzde 25,6 payla birinci, Almanya ve İngiltere pazarlarında ise ikinci en büyük tedarikçi konumunda yer alıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PAMUKLU ÇORAP LOKOMOTİF, SENTETİK YÜKSELİŞTE</span></strong></p>

<p>Ürün bazlı veriler incelendiğinde, pamuklu çoraplar 700,8 milyon dolarlık ihracatla toplam hacmin yüzde 60,6’sını oluşturarak lokomotif görevini sürdürdü. Ancak asıl dikkat çeken büyüme katma değerli ürün grubunda yaşandı. Sentetik liflerden uzun çorapların ihracatı son beş yılda yüzde 69,9 artışla 197,6 milyon dolara ulaştı. Yünlü çoraplarda da son beş yılda yüzde 39,9’luk bir büyüme kaydedilerek 21,3 milyon dolarlık ihracat yapıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ALTERNATİF PAZARLARDA REKOR ARTIŞ</span></strong></p>

<p>Geleneksel pazarlardaki durağanlığa karşın Türkiye, yeni pazarlarda önemli ivmeler yakaladı. En büyük pazar olan Almanya’ya 218 milyon dolarlık satış yapılırken; İspanya’da yüzde 53,7, ABD’de yüzde 24,4 ve İtalya’da yüzde 37,4 oranındaki artışlar dikkat çekti. Sektör temsilcileri, hızlı sipariş altyapısı ve Avrupa’ya yakınlık avantajının bu başarıda kilit rol oynadığını vurguluyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/kumes-hayvanciliginda-yillik-artis-surerken-aylik-bazda-uretim-dustu-1859</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kümes Hayvancılığında Yıllık Artış Sürerken Aylık Bazda Üretim Düştü</h1>
                        <h2>Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre kümes hayvancılığı üretimi Şubat ayında yıllık bazda yükselirken, bir önceki aya kıyasla hem tavuk eti hem de yumurta üretiminde düşüş kaydedildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/kumes-hayvanciliginda-yillik-artis-surerken-aylik-bazda-uretim-dustu-1776162789.jpg">
                        <figcaption>Kümes Hayvancılığında Yıllık Artış Sürerken Aylık Bazda Üretim Düştü</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Şubat ayı kümes hayvancılığı üretimi verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan verilere göre, Türkiye’de Şubat ayında tavuk eti üretimi 227 bin 793 ton olarak gerçekleşti. Aynı dönemde tavuk yumurtası üretimi ise 1 milyar 820 milyon 97 bin adet seviyesinde kayıtlara geçti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YILLIK BAZDA YÜKSELİŞ EĞİLİMİ SÜRÜYOR</span></strong></p>

<p>Şubat ayı verileri, geçen yılın aynı dönemine göre sektörde önemli bir büyüme yaşandığını ortaya koydu. Buna göre tavuk yumurtası üretimi yüzde 17,6, kesilen tavuk sayısı yüzde 5,9 ve tavuk eti üretimi yüzde 4,4 oranında arttı. Yılın ilk iki ayını kapsayan Ocak-Şubat döneminde de bu artış eğilimi korundu. İki aylık süreçte yumurta üretimi yüzde 16,3, kesilen tavuk sayısı yüzde 4,4 ve tavuk eti üretimi yüzde 3,3 yükseldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYLIK VERİLERDE SINIRLI DÜŞÜŞ GÖZLENDİ</span></strong></p>

<p>Uzun vadeli büyüme sürerken, aylık bazdaki rakamlar üretimde sınırlı bir gerilemeye işaret etti. Ocak ayında 238 bin 794 ton olan tavuk eti üretimi, Şubat ayında yüzde 4,6 azalarak 227 bin 793 tona indi. Tavuk yumurtası üretimi de aynı şekilde bir önceki aya göre yüzde 4,3 düşüş göstererek 1 milyar 902 milyon 299 bin adetten 1 milyar 820 milyon 97 bin adede geriledi.</p>

<p>Sektör temsilcileri ve uzmanlar, aylık bazda görülen bu düşüşün temelinde mevsimsel etkilerin ve işletmelerin üretim planlamalarının olabileceğini belirtiyor. Genel tablo, kümes hayvancılığı sektörünün kısa vadeli dalgalanmalara rağmen büyüme rotasında ilerlediğini gösteriyor.<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/milyonlarca-surucuyu-ilgilendiren-karar-ticari-araclarda-yaz-lastigi-donemi-basliyor-1858</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 13:29:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Milyonlarca Sürücüyü İlgilendiren Karar: Ticari Araçlarda Yaz Lastiği Dönemi Başlıyor</h1>
                        <h2>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından ticari araçlar için zorunlu kılınan kış lastiği uygulaması, 15 Nisan 2026 tarihi itibarıyla sona eriyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/milyonlarca-surucuyu-ilgilendiren-karar-ticari-araclarda-yaz-lastigi-donemi-basliyor-1776162652.jpg">
                        <figcaption>Milyonlarca Sürücüyü İlgilendiren Karar: Ticari Araçlarda Yaz Lastiği Dönemi Başlıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından ticari araçlar için zorunlu tutulan, özel araç sahiplerine ise güvenli sürüş açısından önerilen kış lastiği uygulaması 15 Nisan 2026 itibarıyla sona eriyor. 15 Kasım 2025 tarihinde başlayan uygulama kapsamında şehirler arası yük ve yolcu taşıyan ticari araçlarda zorunlu olan kış lastikleri, yerini yaz lastiklerine bırakacak.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>RESMİ ZORUNLULUK YARIN TAMAMALANIYOR</strong></span></p>

<p>Karayolları Trafik Kanunu çerçevesinde illerin iklim şartları dikkate alınarak belirlenen kış lastiği zorunluluğu, yarın itibarıyla resmen tamamlanıyor. Bu tarihten sonra ticari araçlar için kış lastiği kullanımı zorunlu olmaktan çıkacak. Mevsimsel değişimle birlikte yollardaki güvenlik standartlarının korunması hedefleniyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YAZ LASTİĞİNE GEÇİŞİN ÖNEMİ</strong></span></p>

<p>Uzmanlar, mevsime uygun lastik kullanımının hem güvenlik hem de yakıt tasarrufu açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Kış lastikleriyle yaz aylarında yola devam edilmesinin fren mesafesini uzattığı ve lastik aşınmasını artırdığı belirtiliyor. Her ne kadar özel araçlar için zorunluluk bulunmasa da uzmanlar, sürücülerin hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte yaz lastiğine geçiş yapmasını öneriyor. Bu değişimin sürüş konforunu artırdığı ve olası kazaların önüne geçilmesinde etkili olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-ile-avrupa-birligi-arasindaki-ticari-iliskiler-masaya-yatirildi-1857</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 17:01:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye İle Avrupa Birliği Arasındaki Ticari İlişkiler Masaya Yatırıldı</h1>
                        <h2>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AB üyesi ülkelerin büyükelçileri ve AB Türkiye Delegasyonu temsilcileriyle bir araya gelerek ticari ilişkileri değerlendirdi. Toplantıda, Gümrük Birliği kapsamındaki ürünlerin netleştirilmesi, otomotiv sektörünün beklentileri, vize sorunları ve yeşil dönüşüm süreçleri kapsamlı bir şekilde ele alındı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/turkiye-ile-avrupa-birligi-arasindaki-ticari-iliskiler-masaya-yatirildi-1776089317.jpg">
                        <figcaption>Türkiye İle Avrupa Birliği Arasındaki Ticari İlişkiler Masaya Yatırıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin büyükelçileri ve AB Türkiye Delegasyonu temsilcileriyle çalışma toplantısında buluştu. Toplantıda Türkiye ile AB arasındaki ticari ve ekonomik ilişkiler tüm boyutlarıyla ele alınırken, sanayi ve ticaret dünyasının öncelikli beklentileri diplomatik temsilcilere aktarıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SANAYİMİZİN BEKLENTİLERİNİ VURGULADIK</span></strong></p>

<p>Bakan Bolat, Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan Sanayi Hızlandırma Yasası Taslağı'ndaki güncellemeleri değerlendirdi. Bakan Bolat, toplantıya ilişkin şu bilgileri paylaştı:&nbsp;“Avrupa Komisyonu’nun Sanayi Hızlandırma Yasası Taslağı'nda ‘AB menşe’ kriterinin Gümrük Birliği’ni kapsayacak şekilde yasal zemine kavuşmasından duyduğumuz memnuniyeti dile getirdik. Bununla birlikte, başta otomotiv sektörü olmak üzere derin ticari entegrasyonumuz dikkate alınarak, taslak ekindeki birkaç belirsiz ifadenin giderilmesinin ve düzenlemenin Gümrük Birliği kapsamındaki tüm ürünleri içerecek şekilde netleştirilerek, özellikle otomotiv sektörü başta olmak üzere sanayimizin beklentilerini karşılayacak şekilde düzenlenmesinin, Türkiye-AB gümrük birliği ile AB’nin rekabetçiliği açısından da vazgeçilmez olduğunu vurguladık.”</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/bakan(1).jpg" style="height:534px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">VİZE VE YEŞİL DÖNÜŞÜM TALEPLERİ GÜNDEMDE</span></strong></p>

<p>Toplantının bir diğer önemli gündem maddesi ise iş dünyasının karşılaştığı bürokratik engeller ve küresel ticaretin yeni standartları oldu. Bakan Bolat, diyalog mekanizmalarının etkinliğine dikkat çekerek şunları kaydetti:&nbsp;“Toplantıda, ayrıca, AB’nin yeşil dönüşüm kapsamındaki uygulamaları ile sınırda karbon düzenlemesi kapsamındaki düzenlemelerinin de bu alanda oluşturulan diyalog kapsamında iyileştirilmesine yönelik taleplerimizi ve özellikle transit geçişler ve iş insanlarımızın vize konusundaki ilave iyileştirmeye dönük beklentilerini aktarma imkânı bulduk.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞ BİRLİĞİ KARARLILIKLA SÜRECEK</span></strong></p>

<p>Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olan Avrupa Birliği ile olan bağların kuvvetlendirilmesi gerektiğini ifade eden Bolat, mevcut diyalog kanallarının açık tutulacağını belirtti. Bolat, “Ülkemizin en büyük ticaret ortağı olan AB ile karşılıklı iş birliğini derinleştirmeye ve diyalog mekanizmalarımızı etkin bir şekilde işletmeye kararlılıkla devam edeceğiz” diyerek toplantıyı sonlandırdı.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/perakende-sektorunde-rekor-artis-ticaret-satis-hacmi-yillik-bazda-yuzde-4-buyudu-1856</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Perakende Sektöründe Rekor Artış: Ticaret Satış Hacmi Yıllık Bazda Yüzde 4 Büyüdü</h1>
                        <h2>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Şubat 2026 dönemine ait Ticaret Satış Hacim Endeksi verilerini kamuoyuyla paylaştı. Yıllık bazda yüzde 4 artış gösteren ticaret hacminde, perakende sektörünün yüzde 15,6’lık yükselişi damga vururken; otomotiv ve toptan ticaret kalemlerinde düşüş kaydedildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/perakende-sektorunde-rekor-artis-ticaret-satis-hacmi-yillik-bazda-yuzde-4-buyudu-1776081999.jpg">
                        <figcaption>Perakende Sektöründe Rekor Artış: Ticaret Satış Hacmi Yıllık Bazda Yüzde 4 Büyüdü</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), merakla beklenen Şubat 2026 dönemine ilişkin Ticaret Satış Hacim Endeksi verilerini yayımladı. Açıklanan rakamlar, Türkiye ekonomisinin genel ticaret hacminde yıllık bazda pozitif bir seyir izlediğini ancak sektörler arasında belirgin farklılıklar yaşandığını gösterdi. Verilere göre toplam ticaret satış hacmi, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 4,0 oranında artış kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PERAKENDE TİCARETTE DİKKAT ÇEKEN PERFORMANS</span></strong></p>

<p>Yıllık verilerin alt kalemleri incelendiğinde, en çarpıcı büyüme perakende ticaret sektöründe yaşandı. Perakende ticaret satış hacmi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,6 artarak ticaret hacmindeki genel yükselişin ana motoru oldu. Buna karşılık, motorlu kara taşıtları ve motosikletlerin ticareti ile onarımında yüzde 1,5, toptan ticarette ise yüzde 0,1 oranında sınırlı gerilemeler yaşandığı görüldü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYLIK BAZDA SINIRLI YAVAŞLAMA</span></strong></p>

<p>Ticaret satış hacmi, yıllık bazdaki artışın aksine aylık bazda bir önceki aya göre yüzde 0,6 oranında azalış gösterdi. Şubat ayında aylık bazda en sert düşüş motorlu taşıt ticareti grubunda yaşandı. Bu alandaki ticaret hacmi yüzde 5,5 gerilerken, perakende ticaret de aylık bazda yüzde 0,2 oranında küçük bir düşüş yaşadı. Toptan ticaret ise aylık bazda yüzde 0,2 oranında hafif bir artış sergiledi.</p>

<p>TÜİK tarafından paylaşılan veriler, özellikle perakende sektöründe yıllık bazda güçlü bir canlılığın devam ettiğini, ancak genel ticaret hacminin Şubat ayında bir önceki aya göre sınırlı bir yavaşlama dönemine girdiğini ortaya koydu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/otomotiv-sektoru-ihracatta-zirveyi-birakmadi-ilk-ceyrekte-99-milyar-dolarlik-gelir-elde-edildi-1855</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 12:48:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Otomotiv Sektörü İhracatta Zirveyi Bırakmadı: İlk Çeyrekte 9,9 Milyar Dolarlık Gelir Elde Edildi</h1>
                        <h2>Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), 2026 yılının ilk üç ayına dair verileri paylaştı. Toplam üretim ve ihracat adetlerinde düşüş yaşanmasına rağmen, otomotiv sektörü 9,9 milyar dolarlık ihracat geliriyle Türkiye’nin ihracat lideri olmayı sürdürürken, üretimde en güçlü performansı ticari araç grubu sergiledi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/otomotiv-sektoru-ihracatta-zirveyi-birakmadi-ilk-ceyrekte-99-milyar-dolarlik-gelir-elde-edildi-1776073871.jpg">
                        <figcaption>Otomotiv Sektörü İhracatta Zirveyi Bırakmadı: İlk Çeyrekte 9,9 Milyar Dolarlık Gelir Elde Edildi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), 2026 yılının ocak-mart dönemini kapsayan üretim, ihracat ve pazar verilerini kamuoyuyla paylaştı. Veriler, otomotiv sanayisinde otomobil grubunda bir daralma yaşanırken, ticari araçların hem üretim hem de iç pazarda lokomotif görevi gördüğünü ortaya koydu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜRETİM RAKAMLARINDA TİCARİ ARAÇ FARKI</span></strong></p>

<p>Yılın ilk çeyreğinde toplam otomotiv üretimi, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7 oranında azalarak 321 bin 856 adet olarak gerçekleşti. Bu dönemde otomobil üretimi yüzde 18’lik sert bir düşüşle 181 bin 364 seviyesine geriledi. Traktör üretimi de eklendiğinde toplam rakam 327 bin 16 adet oldu. Üretim bandının en dikkat çekici verisi ise ticari araçlardan geldi. Ticari araç üretimi yüzde 14 artarken; ağır ticarilerde yüzde 20, hafif ticarilerde ise yüzde 13 oranında yükseliş kaydedildi. Sektörün genel kapasite kullanım oranı ise yüzde 60 olarak ölçüldü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACAT GELİRLERİ ADET BAZINDAKİ DÜŞÜŞE DİRENDİ</span></strong></p>

<p>İhracat tarafında adet bazında yüzde 15’lik bir kayıpla 215 bin 323 adede gerileme yaşansa da, döviz girdisi artmaya devam etti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre otomotiv, yüzde 18 pay ile ihracat liderliğini korudu. Toplam ihracat geliri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 artışla 9,9 milyar dolara ulaştı. Bu süreçte otomobil ihracatı yüzde 29 gerilerken, ticari araç ihracatı yüzde 5, traktör ihracatı ise yüzde 12 artış gösterdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İÇ PAZARDA OTOMOBİL DÜŞTÜ TİCARİ BÜYÜDÜ</span></strong></p>

<p>2026’nın ilk çeyreğinde toplam otomotiv pazarı yüzde 4 daralarak 274 bin 346 adet seviyesinde kaldı. Otomobil pazarı yüzde 6 düşüşle 210 bin 688 adede inerken, ticari araç segmentinde büyüme eğilimi sürdü. Toplam ticari araç pazarı yüzde 3, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 4 oranında büyüme kaydetti. Ağır ticari araç pazarı ise bu dönemi yüzde 6 oranında daralmayla kapattı.<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ticaret-bakanligi-dugmeye-basti-yemek-siparis-platformlarinda-gizli-ucret-donemi-sona-erdi-1854</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ticaret Bakanlığı Düğmeye Bastı: Yemek Sipariş Platformlarında Gizli Ücret Dönemi Sona Erdi</h1>
                        <h2>Ticaret Bakanlığı, yemek sipariş platformları ile restoranlar arasındaki ticari ilişkileri yeniden düzenleyerek şeffaflık dönemini başlattı. Yeni kurallarla birlikte platformlar sundukları hizmetlerin maliyetlerini ayrıntılı olarak göstermek zorunda kalırken, restoranlardan alınan "ek aracılık ücretleri" tamamen kaldırıldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/ticaret-bakanligi-dugmeye-basti-yemek-siparis-platformlarinda-gizli-ucret-donemi-sona-erdi-1776071776.jpg">
                        <figcaption>Ticaret Bakanlığı Düğmeye Bastı: Yemek Sipariş Platformlarında Gizli Ücret Dönemi Sona Erdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, elektronik ticaret alanında güven ortamını güçlendirmek amacıyla yemek sipariş platformlarına yönelik kapsamlı bir düzenleme hayata geçirildi. Yeni kurallar çerçevesinde, platformların restoranlardan tahsil ettiği tüm bedeller artık şeffaf ve izlenebilir bir yapıya kavuşuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALİYETLER AYRINTILI ŞEKİLDE TAKİP EDİLEBİLECEK</span></strong></p>

<p>Düzenleme kapsamında işletmeler; komisyon, lojistik, reklam ve görünürlük gibi hizmetlere ilişkin tüm maliyetleri satıcı panelleri üzerinden açık biçimde takip edebilecek. Bu sayede restoranların ticari planlama süreçlerinde daha öngörülebilir ve sağlıklı kararlar alması hedefleniyor. Ayrıca, sipariş onay sürecinde tüketicilere de oluşabilecek maliyetlere ilişkin genel bilgilendirme yapılacak. Bu adımın; platform, restoran ve tüketici üçgeninde güveni artırması bekleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EK ÜCRET TALEBİNE SON VERİLDİ</span></strong></p>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte, siparişin alınması, restorana iletilmesi ve ödeme altyapısı gibi temel aracılık hizmetleri için ek ücret talep edilmesi uygulamasına son verildi. Buna göre platformlar, işin doğası gereği sunulması gereken temel hizmetler için restoranlardan ilave bedel isteyemeyecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">REKLAM VE KAMPANYA KATILIMI İSTEĞE BAĞLI</span></strong></p>

<p>Düzenleme, restoranların kampanya, indirim ve reklam çalışmalarına katılımını da tamamen isteğe bağlı hale getirdi. Bu uygulamalara katılmayan işletmelere herhangi bir yaptırım uygulanamayacak. Ayrıca platformlar tarafından sunulacak ek hizmetlerin ve ücretlerin, kampanya öncesinde açık ve net şekilde bildirilmesi zorunlu tutuldu. Ticaret Bakanlığı, özellikle sosyal medya üzerinden artan şikayetlerin dikkate alındığını belirterek, bu adımın sektörel güveni pekiştireceğini açıkladı.<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bornovada-tekstil-muhendislerinden-guclu-mesaj-1853</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bornova’da tekstil mühendislerinden güçlü mesaj</h1>
                        <h2>Bornova Belediyesi, 18. Genel Kurulu’nu İzmir’de gerçekleştiren Tekstil Mühendisleri Odası’nın özel buluşmasına ev sahipliği yaptı. Akademisyenler, sektör temsilcileri, oda yöneticileri ve belediye başkanlarının bir araya geldiği gecede dayanışma mesajları verildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/bornovada-tekstil-muhendislerinden-guclu-mesaj-1775992674.webp">
                        <figcaption>Bornova’da tekstil mühendislerinden güçlü mesaj</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>&nbsp;</p>

<p>Dokuz Eylül Üniversitesi Tekstil Mühendisliği mezunu olan&nbsp;Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, ev sahipliği yaptığı buluşmada konuştu, öğrencilik yıllarına dair anlattığı anılarla salonda sıcak bir atmosfer oluşturdu. Başkan Eşki, “O günler hayatımızın en güzel dönemleriydi. Hocalarımızla, arkadaşlarımızla kurduğumuz bağlar hala devam ediyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Başkan Eşki: “Dayanışmayı büyüteceğiz!”</strong></span></p>

<p>Eşki, konuşmasında üniversite yıllarına dair paylaştığı anekdotlarla geceye farklı bir renk kattı. Aynı evde yaşadıkları, birlikte eğitim aldıkları ve gençlik yıllarında birlikte siyaset yaptıkları arkadaşlıklarını anlatan Eşki, bu ilişkilerin bugün de güçlü şekilde devam ettiğini ifade etti.</p>

<p>Eşki, konuşmasının devamında dayanışma vurgusunu ön plana çıkararak, Tekstil Mühendisleri Odası’nın her zaman yanında olacaklarını belirtti. “Odadaki yönetici arkadaşlarımızın ihtiyaç duyduğu her noktada yanlarında olmaktan büyük mutluluk duyacağız” diyen Eşki, meslek örgütlerinin güçlenmesinde birlikteliğin önemine dikkat çekti. Ayrıca bir sonraki organizasyon için Bayraklı Belediyesi’nin ev sahipliği yapacağı sözünü vererek alkış aldı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İrfan Önal: “Odamızın yetkinliği artmalı”</strong></span></p>

<p>Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal ise konuşmasında daha çok mesleki yapının güçlendirilmesine odaklandı. Tekstil mühendisi kimliğiyle değerlendirmelerde bulunan Önal, “Odamız, bazı eksiklikler giderildiğinde çok daha güçlü ve yetkin bir yapıya kavuşacaktır” diyerek, meslek örgütlerinin yasal altyapısının önemine dikkat çekti. Dokuz Eylül Üniversitesi mezunu iki tekstil mühendisi olarak komşu ilçelerde belediye başkanlığı yaptıklarını hatırlatan Önal, kamu yönetimi ile meslek örgütleri arasındaki bağın güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Dayanışma çağrısında da bulunan Önal, “Bu tür organizasyonlar yalnızca bir araya gelmek değil, aynı zamanda ortak akıl üretmek için de önemli fırsatlar sunuyor. Bu birlikteliği büyütmeliyiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Aykut Üstün: “15 yıllık emek, yeni döneme devrediliyor”</strong></span></p>

<p>Tekstil Mühendisleri Odası 17. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Aykut Üstün ise konuşmasında hem duygusal hem de değerlendirme içeren mesajlar verdi. Uzun yıllar süren görev sürecinin ardından bayrağı yeni yönetime devretmeye hazırlandıklarını belirten Üstün, bu sürecin kendileri için büyük bir deneyim olduğunu ifade etti.</p>

<p>“On beş yıl boyunca odamızda aktif görev aldım. Bu süreçte çok değerli anılar biriktirdik, önemli çalışmalar gerçekleştirdik” diyen Üstün, özellikle bu yıl düzenlenen genel kurulun geniş katılımına dikkat çekti. Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen meslektaşlarla güçlü bir birliktelik sağlandığını vurgulayan Üstün, “Denizli’den, İstanbul’dan, Bursa’dan gelen arkadaşlarımızla çok verimli bir genel kurul gerçekleştirdik” dedi.</p>

<p>Konuşmasının sonunda oda çalışmalarına destek vermeye devam edeceklerini belirten Üstün, bugüne kadar emeği geçen tüm yönetici ve üyelere teşekkür etti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Ünal Şen’den teşekkür ve veda niteliğinde mesaj</strong></span></p>

<p>17. Dönem Genel Sekreteri Ünal Şen ise kısa ama anlamlı bir konuşma yaptı. Organizasyona ev sahipliği yapanlara teşekkür eden Şen, birlik ve beraberlik içinde geçen sürecin önemine değindi. “Sayın Ömer Başkanımıza bizleri ağırladığı için teşekkür ediyorum” diyen Şen, katılımcılara iyi dileklerini ileterek konuşmasını tamamladı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/yas-meyve-sebze-ihracatinda-ilk-ceyrekte-1-milyar-dolar-asildi-1852</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yaş meyve sebze ihracatında ilk çeyrekte 1 milyar dolar aşıldı</h1>
                        <h2>Türk ihracatçıları, yaş meyve sebze sektöründe 2026 yılının ilk çeyreğinde başarılı bir grafik ortaya koydu. 2025 yılını ocak-mart döneminde 821 milyon dolar olan yaş meyve sebze ihracatı 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 30’luk artışla 1 milyar 70 milyon dolara ulaştı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/yas-meyve-sebze-ihracatinda-ilk-ceyrekte-1-milyar-dolar-asildi-1775992616.webp">
                        <figcaption>Yaş meyve sebze ihracatında ilk çeyrekte 1 milyar dolar aşıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>&nbsp;</p>

<p>2026 yılının ilk çeyreğinde meyve sebze mamulleri ihracatıysa yüzde 6’lık azalışla 542 milyon dolardan 510 milyon dolara indi.</p>

<p>Yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatı toplamda yüzde 16’lık artışla 1 milyar 364 milyon dolardan 1 milyar 580 milyon dolara çıktı.</p>

<p>Türkiye’nin 2025 yılında 6 milyar 291 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihraç ettiğini, bu ihracatın yüzde 20’sinin Ege Bölgesi’nden yapıldığı bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılının ilk çeyreğindeki performansının mutluluk verici olduğunu dile getirdi.</p>

<p>2026 yılı sonu ihracat hedeflerinin 7 milyar doları aşmak olduğunu paylaşan Uçak, “İlk çeyrekteki performansımız bu hedefi aşacak potansiyele sahip olduğumuzu gösteriyor. 2026 yılında yağışlar geçen yıllara göre çok daha iyi oldu. İklim koşullarında olumsuzluk yaşamadığımız takdirde ürünlerimizde güzel rekoltelere ulaşıp ihracat hedeflerimizi tutturabiliriz” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Mandalina, domates ve biber ihracatın zirvesinde&nbsp;</strong></span></p>

<p>2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ürünlerin 333 milyon dolarlık tutarla Mandalina, 159 milyon dolarla domates ve 152 milyon dolarla biber olduğunu ifad eden Uçak şöyle devam etti: “limon ihracatımız 121 milyon dolar, nar ihracatımız 71 milyon dolar oldu. Portakal ihracatından 57 milyon dolar, greyfurt ihracatından 33 milyon dolar, kabak ihracatından 30 milyon dolar, kornişon ihracatından 29 milyon dolar ve kuru soğan ihracatından 8,5 milyon dolar döviz geliri elde ettik. İlk 10 ürünün tamamında ihracatımızı artırmayı başardık. En çok ihracat yaptığımız ülkeler 263 milyon dolarda Rusya Federasyonu, 127 milyon dolarla Irak ve 122 milyon dolarla Romanya oldu. Bu ülkeleri 75 milyon dolarlık ihracatla Almanya, 74 milyon dolarlık ihracatla Ukrayna izledi.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Ege Bölgesi’ndeki ihracat artışı yüzde 11 oldu</strong></span></p>

<p>Yaş meyve sebze ihracatında Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin performansı hakkında da bilgi veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılının ilk çeyreğinde ihracatlarının yüzde 11’lik artışla 50 milyon dolardan 68 milyon dolara çıktığını dile getirdi.</p>

<p>Ege Bölgesi’nden yapılan yaş meyve sebze ihracatında ilk sırada 28,5 milyon dolarla domatesin yer aldığı bilgisini veren Başkan Uçak, “Mandalina ihracatımız 12 milyon dolar, biber ihracatımız 6,5 milyon dolar oldu. En çok ihracat yaptığımız ülkeler Rusya Federasyonu, Polonya ve Ukrayna şeklinde sıralandı” ifadelerini kullandı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/restoran-sektorunde-dijitallesme-ve-finansman-sorunlari-masaya-yatirildi-1851</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 08:35:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Restoran Sektöründe Dijitalleşme ve Finansman Sorunları Masaya Yatırıldı</h1>
                        <h2>İstanbul Ticaret Odası Restoran ve Yiyecek İçecek Hizmetleri Meslek Komitesi tarafından düzenlenen toplantıda; kayıt dışı tesislerle mücadele, yemek kartlarının amacı dışında kullanımı ve gıda güvenliği gibi sektörü doğrudan etkileyen hayati konular kapsamlı bir şekilde ele alındı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/restoran-sektorunde-dijitallesme-ve-finansman-sorunlari-masaya-yatirildi-1775972401.jpg">
                        <figcaption>Restoran Sektöründe Dijitalleşme ve Finansman Sorunları Masaya Yatırıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Restoran ve Yiyecek İçecek Hizmetleri Meslek Komitesi, sektörün güncel sorunlarını ve çözüm önerilerini tartışmak üzere bir çalışma toplantısı gerçekleştirdi. İTO Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Doğan Salman’ın başkanlık ettiği toplantıya, İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar, komite üyeleri ve çok sayıda sektör temsilcisi katılım sağladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAYIT DIŞI ÜRETİM VE GIDA GÜVENLİĞİ ÖNCELİKLİ GÜNDEM</span></strong></p>

<p>Toplantının en önemli başlıklarından birini, toplu yemek hizmetleri sektöründe yetkisi olmadığı halde faaliyet gösteren tesisler oluşturdu. Gıda güvenliğini tehlikeye atan bu yapılarla mücadele ve kayıt dışı ekonominin önüne geçilmesi konusunda fikir birliğine varıldı. Katılımcılar, denetimlerin sıkılaştırılması ve halk sağlığının korunması için atılacak adımları değerlendirdi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/image_1775972091376.jpg" style="height:532px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEKTÖRDE DİJİTALLEŞME VE NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ HAMLESİ</span></strong></p>

<p>Yiyecek ve içecek sektörünün modernleşme süreci de masadaki yerini aldı. Üretim süreçlerinin dijitalleşmesi ve sürdürülebilirlik ilkelerine uyum sağlanması noktasında yeni stratejiler geliştirildi. Ayrıca, sektörün en büyük sorunlarından biri olan nitelikli iş gücüne ulaşım ve finansmana erişim imkanları hakkında çözüm önerileri sunuldu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/image_1775972110530.jpg" style="height:510px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YEMEK KARTLARI VE KOMİSYON ORANLARI TARTIŞILDI</span></strong></p>

<p>Sektör temsilcileri, işletme maliyetlerini doğrudan etkileyen komisyon oranları ve yemek kartlarının kullanım amacından sapması konularında yaşadıkları mağduriyetleri dile getirdi. Yemek kartlarının sadece yeme-içme hizmetlerinde kullanılması ve suistimallerin önlenmesi için yapılacak düzenlemeler hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/egenin-moda-sahnesinde-sampiyon-belli-oldu-halit-tiryaki-birincilik-kursusune-cikti-1850</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 18:01:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ege’nin Moda Sahnesinde Şampiyon Belli Oldu! Halit Tiryaki Birincilik Kürsüsüne Çıktı</h1>
                        <h2>Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği tarafından bu yıl 20. kez düzenlenen EİB Moda Tasarım Yarışması’nda birincilik ipini Halit Tiryaki göğüsledi. Genç tasarımcıları üretim ve ihracat ekosistemine dahil eden köklü organizasyon, Türk moda endüstrisinin küresel rekabetteki tasarım gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/egenin-moda-sahnesinde-sampiyon-belli-oldu-halit-tiryaki-birincilik-kursusune-cikti-1775833371.jpg">
                        <figcaption>Ege’nin Moda Sahnesinde Şampiyon Belli Oldu! Halit Tiryaki Birincilik Kürsüsüne Çıktı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>EİB Moda Tasarım Yarışması’nda birinciliği Halit Tiryaki kazanırken, yarışmanın 20. yılında elde edilen başarılar ve genç tasarımcıların sektöre kazandırılması dikkat çekti. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği tarafından düzenlenen EİB Moda Tasarım Yarışması, 20 yıllık geçmişiyle Türk moda endüstrisine önemli katkılar sunmaya devam ediyor. Bu süreçte toplam 200 tasarımcı final heyecanı yaşarken, katılımcıların önemli bir bölümü sektörde aktif rol üstlendi.</p>

<p>Yarışmanın 20. yılı kapsamında düzenlenen final defilesi ve ödül töreni, Grand Hyatt İzmir-İstinye Park’ta gerçekleştirildi. Finalde birinciliği Halit Tiryaki elde ederken, Bilgenur Nehir Demir ikinci, Huriye Kızkut ise üçüncü oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TASARIM KATMA DEĞERİN TEMELİDİR</span></strong></p>

<p>Törende konuşan Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe, hazır giyim sektöründe rekabetin yalnızca üretim maliyetleriyle değil, tasarım gücüyle şekillendiğini vurguladı. Gültepe, “Günümüzde tüketiciler yalnızca bir ürün değil, aynı zamanda bir hikâye ve kimlik satın alıyor. Katma değerin temelinde tasarım yer alıyor. Türkiye fiyat rekabetinde dezavantajlı bir konumda, bu nedenle tasarım, markalaşma ve dönüşüm odaklı bir strateji hayati önem taşıyor” dedi. Genç tasarımcılara seslenen Gültepe, “Sektörün geleceğinde kilit rol oynuyorsunuz. Yalnızca trendleri takip etmeyin, aynı zamanda trendleri belirleyen isimler olun. Özgünlük, cesaret ve güçlü bir anlatım diliyle kendi kültürel değerlerinizden beslenerek uluslararası bir dil geliştirmelisiniz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">20 YILLIK GURUR VE SEKTÖRE ENTEGRASYON</span></strong></p>

<p>Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, yarışmanın 20. yılına ulaşmasının kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtti. Sertbaş, “Yarışmamız yalnızca ödül veren bir organizasyon değil, aynı zamanda tasarımcıları üretim ve ihracat ekosistemine entegre eden önemli bir platformdur. Katılan tasarımcılarımızın büyük bir bölümü sektörde aktif olarak yer almaya devam ediyor” diye konuştu.</p>

<p>Ticaret Bakanlığı’nın desteğine de değinen Sertbaş, “Genç tasarımcılarımızın yurt dışında eğitim alma fırsatı bulması, sektöre nitelikli insan kaynağı kazandırma açısından kritiktir. Küresel talepteki daralma ve maliyet baskıları, tasarımın önemini artırdı. Gelecekte moda endüstrisi sürdürülebilirlik, teknoloji ve fonksiyonellik ekseninde şekillenecek” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GENÇ YETENEKLERİN GELİŞİM SÜRECİ</span></strong></p>

<p>EİB Moda Tasarım Yarışması Komitesi ve Jüri Başkanı Tuğba Hazar ise temel amaçlarının genç yetenekleri keşfederek sektöre kazandırmak olduğunu ifade etti. Hazar, “Yarışma yalnızca bir rekabet ortamı değil, aynı zamanda bir gelişim süreci sunuyor. Finalde sergilenen tasarımların her biri uzun bir emeğin ve yaratıcı sürecin ürünüdür” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>20 yıllık geçmişiyle EİB Moda Tasarım Yarışması, genç yetenekleri moda dünyasına kazandırmaya devam ederken, Türk moda endüstrisinin tasarım gücünü artıran önemli bir platform olmayı sürdürüyor.<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/e-ticaret-hacmi-uc-trilyon-lirayi-asti-ihracatta-yapay-zeka-destekli-yeni-donem-basliyor-1849</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 17:50:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>E-Ticaret Hacmi Üç Trilyon Lirayı Aştı! İhracatta Yapay Zekâ Destekli Yeni Dönem Başlıyor</h1>
                        <h2>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul’da düzenlenen "Yapay Zekâ Çağında E-ticaretin Lojistiği Konferansı"nda Türkiye’nin ticaret ve lojistik vizyonunu paylaştı. Lojistik hizmet ihracatında dünyanın ilk 10 ülkesi arasına giren Türkiye’nin e-ticaret hacminin 3 trilyon TL’yi aştığını belirten Bolat, 2026 yılı için belirlenen yeni ihracat hedeflerini ve finansman desteklerini müjdeledi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/e-ticaret-hacmi-uc-trilyon-lirayi-asti-ihracatta-yapay-zeka-destekli-yeni-donem-basliyor-1775832799.jpg">
                        <figcaption>E-Ticaret Hacmi Üç Trilyon Lirayı Aştı! İhracatta Yapay Zekâ Destekli Yeni Dönem Başlıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yapay zekâ teknolojilerinin ticaret ve lojistik süreçlerini köklü şekilde dönüştürdüğü bir dönemde, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul’da sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Küresel ticaretteki jeopolitik gelişmelere rağmen Türkiye’nin kararlılıkla yoluna devam ettiğini ifade eden Bakan Bolat, ekonomik verilere ve sektörel gelişmelere dair önemli açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HİZMET İHRACATINDA HEDEFLER AŞILDI</span></strong></p>

<p>Bakan Bolat, ihracat rakamlarındaki artışa dikkat çekerek, “2026 yılı Mart ayı itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatımız %3 artışla 271,3 milyar dolara ulaşırken, hizmetler ihracatımızda da güçlü performansımız sürmektedir. 2002 yılında 14 milyar dolar olan hizmet ihracatımızı, 2025 yılında 122,6 milyar dolara yükselterek hedefimizi aşmış bulunuyoruz. 2026 yılı için hizmet ihracatı hedefimizi 128 milyar dolar olarak belirledik. Lojistik hizmet ihracatımız 2023’te 38,3 milyar dolardan, 2025’te 42,4 milyar dolara yükselmiştir. Türkiye bugün lojistik hizmet ihracatında dünyada 9. sırada yer almaktadır” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">E-TİCARET HACMİ 3 TRİLYON LİRAYI AŞTI</span></strong></p>

<p>E-ticaretin ticaretin en dinamik alanı olduğunu vurgulayan Bolat, bürokrasiyi azaltan yeni düzenlemeleri şu sözlerle duyurdu:&nbsp;“2024 yılında e-ticaret hacmimiz %61,7 artışla 3 trilyon TL’yi aşmış, genel ticaret içindeki payı %19,1’e yükselmiştir. E-ihracatın önünü açmak amacıyla Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi limitlerini 15.000 Avrodan 30.000 Avroya, 300 kg’dan 600 kg’a çıkardık. Gümrük süreçlerini sadeleştirerek bürokrasiyi azaltıyor, firmalarımızın daha hızlı ihracat yapmasını sağlıyoruz. Ayrıca Kolay İhracat Platformu (KİP) ve E-Kolay İhracat Platformu (E-KİP) ile firmalarımıza yapay zekâ destekli rehberlik sunarak yeni pazarlara erişimlerini kolaylaştırıyoruz.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACATÇIYA VE LOJİSTİK SEKTÖRÜNE MİLYARLIK DESTEK</span></strong></p>

<p>Bakanlık olarak sağlanan finansman desteklerine değinen Bakan Bolat, 2026 yılı hedeflerini paylaştı:&nbsp;“Ticaret Bakanlığı olarak ihracatçımızın ve lojistik sektörümüzün yanında olmaya devam ediyoruz. 2025 yılında 22.686 ihracatçımıza 25,5 milyar TL destek sağladık. 2026 yılı için mal ihracatçılarımıza 32,8 milyar TL destek sunmayı hedefliyoruz. Hizmet ihracatına yönelik destek bütçemizi 2026 yılı için 12 milyar TL’ye çıkardık. 2025 yılında sağlanan 7,4 milyar TL’lik hizmet desteğinin 1,6 milyar TL’sini lojistik sektörümüze tahsis ettik. Türk Eximbank’ın 2026 yılı destek hedefi 59 milyar dolar, İGE A.Ş. bugüne kadar 228,2 milyar TL kefalet sağladı, Türk Ticaret Bankası’nın 2026 finansman hedefi 100 milyar TL olarak belirlenmiştir.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">STRATEJİK KORİDORLARLA TÜRKİYE MERKEZ KONUMDA</span></strong></p>

<p>Orta Koridor, Zengezur Koridoru ve Kalkınma Yolu gibi projelerin önemine vurgu yapan Bakan Bolat, sözlerini şöyle tamamladı:&nbsp;“Bu tablo, Türkiye’nin yalnızca mal üreten değil; lojistik hizmet üreten, ticareti taşıyan ve küresel bağlantıları güçlendiren bir merkez haline geldiğinin en açık göstergesidir. Orta Koridor, Zengezur Koridoru ve Kalkınma Yolu gibi stratejik projelerle ülkemizi Avrupa ile Asya arasında güvenli ve sürdürülebilir bir lojistik merkez haline getirme hedefi doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın #TürkiyeYüzyılı vizyonu doğrultusunda; ticaretimizi, lojistik altyapımızı ve e-ihracat kapasitemizi daha ileriye taşımaya kararlılıkla devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyorum.”<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/dijital-donusumde-sifir-gecikmeli-yonetim-donemi-basliyor-1848</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 17:46:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Dijital Dönüşümde Sıfır Gecikmeli Yönetim Dönemi Başlıyor</h1>
                        <h2>Türkiye’nin 5G ihalesinin, yalnızca spektrum tahsisi değil; yatırım, yerlileşme ve dijital rekabet gücü açısından da önemli bir eşik olduğu bilgisini paylaşan BCG Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Burak Tansan, “1 Nisan 2026 itibarıyla başlayan yeni dönem, operatörleri hem altyapı yatırımı hem de yerli ürün kullanımı açısından daha iddialı bir lige taşıyacak. Bu yönüyle ihalenin, kısa vadede kamu gelirine, orta vadede ise üretkenlik, yatırım ve teknoloji kapasitesine katkısı büyük olacak.” ifadelerini kullandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/dijital-donusumde-sifir-gecikmeli-yonetim-donemi-basliyor-1775832507.jpg">
                        <figcaption>Dijital Dönüşümde Sıfır Gecikmeli Yönetim Dönemi Başlıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>5G teknolojisinin faydasının sadece hız artışıyla sınırlı olmadığını belirten Tansan, bu teknolojinin küresel ekonomideki stratejik önemine değindi. Tansan, “5G küresel ekonomide hem yeni kullanım alanları yaratmasıyla hem de mevcut sektörleri hızlandırmasıyla çarpan etkisine sahip. Özellikle üretim ve lojistik gibi Türkiye’nin güçlü olduğu alanlarda operasyonel verimlilik ile yeni iş modellerini aynı anda tetikleyebilecek teknolojiyi sunuyor. Daha düşük gecikme, daha yüksek kapasite ve aynı anda çok daha fazla cihazı bağlayabilme kabiliyeti; üretimde otomasyonu, lojistikte gerçek zamanlı görünürlüğü, sağlıkta uzaktan hizmetleri ve dijital kamu uygulamalarını ileri taşıyor. BCG araştırmasına göre 5G uygulamaları küresel ölçekte şimdiden 1 trilyon doların üzerinde ekonomik etki yarattı. 2035’e kadar kümülatif katkının 18,2 trilyon dolara yaklaşması bekleniyor” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SIFIR GECİKMELİ YÖNETİM MODELİNE GEÇİŞ BAŞLIYOR</span></strong></p>

<p>5G’de ticarileşmenin dönüşümün temel itici gücü olduğunu vurgulayan Tansan, Türkiye’de bağlantı yaygınlığının artmasıyla dijital dönüşümün her alanda hızlanacağını öngörüyor. Geriye dönük analiz döneminin kapanmaya başladığını ifade eden Tansan, şu açıklamayı yaptı:&nbsp;“5G ile işletmeler, bir sorun yaşanmadan önce tahminleme yapabilecek ve tedarik zincirindeki bir aksamaya milisaniyeler içinde tepki verebilecek. Bu, ‘sıfır gecikmeli yönetim’ modeline geçiş demek.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">VERİ VE YAPAY ZEKA TEK BİR DİJİTAL EKONOMİDE BİRLEŞECEK</span></strong></p>

<p>BCG Türkiye Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon Sektörü Lideri Seçkin Akar, mobil bağlantının toplumsal etkilerine vurgu yaparak şunları söyledi:&nbsp;“Mobil teknolojiler sayesinde 2 milyardan fazla kişi finansal hizmetlere erişim sağladı; mobil sağlık uygulamaları ise gelişmekte olan ülkelerde aşılama gibi temel göstergelerde yüzde 20’den fazla iyileşme yarattı. 5G ile birlikte bu etki, bireysel kullanımın ötesine geçerek endüstriyel uygulamalar, nesnelerin interneti ve akıllı altyapılarla daha da derinleşiyor. Önümüzdeki dönemde ise 6G ile bağlantı, veri ve yapay zekânın birleştiği çok daha entegre bir dijital ekonomi göreceğiz.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ASIL EKONOMİK SIÇRAMA CİHAZ OLGUNLUĞUNA BAĞLI</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin 5G geçişinde cihaz tarafındaki hızın önemine dikkat çeken Akar, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:&nbsp;“Asıl ekonomik sıçrama, şebeke ile cihazın eş zamanlı olgunlaşmasıyla gerçekleşecek. Hem bireysel kullanıcıların hem de şirketlerin 5G uyumlu cihazlara daha hızlı erişimi; operatörlerin yatırım geri dönüşünü desteklerken, yerli uygulama, servis ve donanım ekosistemi için de yeni fırsatlar yaratacak.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">6G İLE YAPAY ZEKA ODAKLI YENİ KATMAN</span></strong></p>

<p>6G lansmanlarının 2029 sonu veya 2030 başında başlamasının beklendiğini belirten Akar, yapay zekanın veri merkezleri ile olan ilişkisinin yeniden tanımlanacağını ifade ederek şu sözleri ekledi:&nbsp;“6G, yapay zekâyı yalnızca daha hızlı taşımayacak; edge ile veri merkezi arasındaki iş bölümünü yeniden tanımlayacak. Gerçek zamanlı AI deneyimleri kaynağa yakın hızlanırken, ağır model iş yükleri veri merkezi tarafında çok daha ölçeklenebilir hale gelecek.”</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/hurmuz-bogazi-alarm-veriyor-bakan-simsek-jeopolitik-soklarin-ekonomik-faturasini-acikladi-1847</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 17:41:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hürmüz Boğazı Alarm Veriyor! Bakan Şimşek Jeopolitik Şokların Ekonomik Faturasını Açıkladı</h1>
                        <h2>Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nin (UEZ) açılışında konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İran savaşının ülke ekonomisine etkilerine dair yaptığı konuşmada, “Türkiye olarak dayanıklı olduğumuzu geçen yıl ispatladık, bu yıl da ispatlayacağız. Şokları programla atlattık. Enerjide o bölgeye olan bağımlılığımız çok az. Bizim makroekonomik şoklara olan dayanıklılığımız daha yüksek. Özel ve kamu borçluluğunun toplamına baktığımızda da geçmişe oranla düşük. Bu nedenle bu şoku da atlatacağız.” dedi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/mehmet-simsekten-uezde-guclu-ekonomi-vurgusu-soklara-karsi-hazirlikliyiz-program-calisiyor-1775832098.webp">
                        <figcaption>Hürmüz Boğazı Alarm Veriyor! Bakan Şimşek Jeopolitik Şokların Ekonomik Faturasını Açıkladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İş ve ekonomi dünyasının kalbinin attığı Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026) başladı. 2012 yılından bu yana Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenlenen UEZ, bu yıl 15’inci kez Türkiye ve dünyanın saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırlıyor. “Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası” temasıyla düzenlenen zirvenin ana sponsorluğunu Tera Finans Grubu üstleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ŞOKLARI ÖNEMLİ KAYIPLAR YAŞAMADAN PROGRAMLA ATLATTIK</span></strong></p>

<p>Zirvenin ana konuşmacısı olan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde Türkiye ekonomisinin şoklara karşı dirençli olduğunu belirtti. İran savaşının etkilerine değinen Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:&nbsp;“Bu büyük bir şok. Geçmişe oranla baktığınızda, bugünkü savaşın enerji piyasalarına etkisi çok büyük. Hürmüz Boğazı çok kritik bir geçiş noktası. Sadece petrol değil, gübre ve doğalgaz açısından da öyle. Geçmiş benzer savaş ve şoklarla karşılaştırdığımız zaman, petrol ve doğalgazda artışın çok fazla olduğunu görürsünüz. Ateşkes sürse dahi maalesef bir miktar küresel ve Türkiye ekonomisi açısından tahribat söz konusu. Enflasyon yukarı yönlü, büyüme aşağı yönlü, tedarikte sorunlar devam edecek. Bunun farkındayız. Çok daha kalıcı etkiler doğurduğunun farkındayız. Savaşın getirdiği yıkım ve rehabilitasyon biraz zaman alacak. Jeopolitik olarak ne bölge ne de dünya eskisine dönmeyecek. Türkiye olarak dayanıklı olduğumuzu geçen yıl ispatladık, bu yıl da ispatlayacağız. Bu şokları önemli kayıplar yaşamadan programla atlattık. Program kendini kanıtladı, kendi rüştünü ispat etti.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE DEZENFLASYONDA KARARLI OLDUĞUNU ORTAYA KOYUYOR</span></strong></p>

<p>Bakan Şimşek, savaşın ekonomik veriler üzerindeki olası etkilerini rakamlarla açıklayarak programın rayından çıkmayacağını vurguladı:&nbsp;“Programın raydan çıkmasını engelleyeceğiz. Fiyat istikrarı ve mali disiplin konusunda gerekeni yapacağız. Bu savaşın etkilerini rakama dökecek olursak; yılbaşından itibaren petrol fiyatı yılın tamamı için 81 dolar öngörülüyor. Bunu baz alırsak bizim enflasyon 3 puan yüksek seyredebilir. Cari açık bir puan yükselir, onu yönetebiliriz. Büyüme yarım puan veya bir puan düşebilir. Benim buradaki mesajım şu: Bütün bu etkiler yönetilebilir. Dolayısıyla programı rayından çıkarmaz. Programı etkiler ama rayından çıkarmaz. Bu önemli bir şok ama bu şoku yönetilebilir görüyoruz. Türkiye dezenflasyonda kararlı olduğunu ortaya koyuyor. 65’lerden 30’lara düştü. Hedefimiz 20’lerin altıydı.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ABD ÇİN’İN GÜCÜNÜ TANIMADIĞI İÇİN PİŞMAN OLDU</span></strong></p>

<p>Birleşik Krallık Eski Dışişleri ve Maliye Bakanı Lord Philip Hammond ise teknolojik dönüşümün küresel güç dengelerini nasıl değiştirdiğini anlattı. Hammond, 2015 yılındaki gözlemlerini şu sözlerle paylaştı:&nbsp;“2015 yılında ben mesela bireysel olarak şuna şahit oldum. ABD, Çin’in ekonomik bir oyuncu olarak gücünü tanımadığı için çok pişman oldu. Çünkü gerçekten bu çok çok büyük, önemli sonuçları olacak bir stratejik hataydı. Özellikle de daha sofistike teknolojilere erişim açısından… Bu konuda bir pişmanlık yaşadılar. Ama maalesef çok geç olmuştu. Çünkü Çin dünyanın en önemli teknoloji merkezlerinden ve kuvvet merkezlerinden biri oldu.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GELECEĞE DAİR YÖN BELİRLEYECEK LİDERLER BİR ARADA</span></strong></p>

<p>Zirvenin açılışında konuşan Capital, Ekonomist ve StartUp Dergileri Yayın Direktörü Sedef Seçkin Büyük, dünyanın öngörülebilir bir yapıdan uzaklaştığını belirterek, “Jeopolitik fay hatları derinleşiyor, ticaret blokları sertleşiyor. Artık mesele sadece değişime uyum sağlamak değil; belirsizliği yönetmek ve yön tayin edebilmek” dedi. RePie Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. M. Emre Çamlıbel ise şirketlerin gündeminde artık dayanıklılık, risk azaltma ve çeşitlendirme kavramlarının olduğunu ifade etti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/sermaye-sadece-getiri-degil-ongorulebilir-bir-ortam-ariyor-1846</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 17:39:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sermaye Sadece Getiri Değil, Öngörülebilir Bir Ortam Arıyor</h1>
                        <h2>Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nin (UEZ 2026) ilk panelinde konuşan Garanti BBVA Baş Ekonomisti Seda Güler Mert, Sıcak çatışma ortamına çok yakın bir noktada bulunuyoruz. Savaş sadece risk primini etkileyen bir katman değil, lojistik ve hammadde tedariği gibi konuları da etkiliyor. Sermaye en yüksek getiriyi arayacak ancak daha öngörülebilir bir ortam arıyor.” dedi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/sermaye-sadece-getiri-degil-ongorulebilir-bir-ortam-ariyor-1775831947.webp">
                        <figcaption>Sermaye Sadece Getiri Değil, Öngörülebilir Bir Ortam Arıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>2012 yılından bu yana Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026), bu yıl 15’inci kez Türkiye ve dünyanın saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırlıyor. Bu yıl “Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası” temasıyla düzenlenen zirvenin ana sponsorluğunu Tera Finans Grubu üstleniyor. Zirvenin ilk panelinde küresel ekonomideki gelişmeler ele alındı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GLOBAL EKONOMİDE YENİ DENGELER VE TÜRKİYE</span></strong></p>

<p>TEPAV Ekonomik ve Yapısal Politikalar Merkezi Direktörü Dr. Burcu Aydın moderatörlüğünde, Garanti BBVA sponsorluğunda gerçekleştirilen panelde, Türkiye’nin parasal sıkılaşma süreci değerlendirildi. Dr. Burcu Aydın, merkez bankasının son üç yıldır bu süreçte olduğunu belirterek, “Savaş öncesi dönemde yüzde 30’un üzerinde seyreden enflasyonun, bu yılki hedeflerle birlikte hem hane halkı hem de reel sektör üzerinde belirleyici bir baskı unsuru haline geldiğini” ifade etti. Aydın, merkez bankasının faiz artışları ve rezerv satışlarıyla şekillenen bir politika setine yöneldiğini vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜÇ ÜLKEDE BİRDEN REJİM DEĞİŞİMİ GEREKİYOR</span></strong></p>

<p>TED Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Kasım Han, küresel ölçekte yaşanan ayrışmaya dikkat çekti. İran savaşında kalıcı bir barışın zor olduğunu dile getiren Han, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Ama kalıcı barış nasıl olur derseniz, size çok net olarak söyleyeyim. Üç ülkede birden rejim değişimi gerekiyor. ABD’de, İsrail’de ve İran’da. Bu üç ülkenin üçünde de rejim değişmeden bu bölgede kalıcı bir barış tesis edilmesi pek bir imkan dahilinde değil.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MERKEZ BANKASI TEK BAŞINA DÜNYAYI KURTARAMAZ</span></strong></p>

<p>Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hakan Kara, merkez bankalarının enflasyon hedeflerinde eskisi kadar katı olmadığını belirterek şöyle konuştu:</p>

<p>“Merkez bankası tek başına dünyayı kurtaramaz. Maliye politikası ve diğer politika alanları da en az para politikası kadar belirleyici. Enflasyon konusunda çok iyimser değilim ancak dayanıklılık ve şokları absorbe etme kapasitesi açısından daha olumlu bir noktadayım. Belirsizliklerin azalmasıyla birlikte Türkiye’nin yeniden not artışı sürecine girebileceğini öngörüyorum.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SERMAYE ÖNGÖRÜLEBİLİR ORTAM ARIYOR</span></strong></p>

<p>Garanti BBVA Baş Ekonomisti Seda Güler Mert, küreselleşmenin şekil değiştirdiğini ve jeopolitik partnerlerin ticaret partnerlerini belirlediğini ifade etti. Mert, “Sermaye en yüksek getiriyi arayacak ancak daha öngörülebilir bir ortam arıyor. Sanayide üretim kapasitesinin olması, nitelikli insan kaynağının olması, özel sektörün dayanıklılığı bize fırsatlar sunuyor. Ancak belirsizlikleri daha da azaltırsak sermaye akışının artacağını düşünüyorum” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÜNYA TİCARETİNİN DARALMASI HERKESİN ALEYHİNE</span></strong></p>

<p>Koç Üniversitesi’nden Prof. Dr. Kamil Yılmaz ise ABD ve Çin arasındaki ayrışmanın dünya ekonomisini yaklaşık yüzde 4 daralttığını belirterek, “Uzun vadede dünya ticaretinin daralması herkesin aleyhine. Türkiye’nin coğrafi konumu, Avrupa’ya Gümrük Birliği ile entegrasyonu önemli. Biz yine Gümrük Birliği konusunda adımlar atmak zorundayız” ifadelerini kullandı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-ve-moritanya-arasinda-yeni-bir-ticari-donem-basliyor-1845</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 15:26:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye Ve Moritanya Arasında Yeni Bir Ticari Dönem Başlıyor</h1>
                        <h2>Ticaret Bakanlığı, Moritanya’nın başkenti Nuakşot’ta ilk kez düzenlenecek olan "Moritanya-Türkiye Ticaret Fuarı (MAURITURK EXPO)" için duyuru yaptı. 27-29 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek fuar, Türk imalatçılarına Batı Afrika pazarına doğrudan giriş imkânı sunacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/turkiye-ve-moritanya-arasinda-yeni-bir-ticari-donem-basliyor-1775565446.jpg">
                        <figcaption>Türkiye Ve Moritanya Arasında Yeni Bir Ticari Dönem Başlıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Nuakşot Ticaret Müşavirliği'nden alınan bilgilere dayanılarak, Türkiye ve Moritanya arasındaki ticari ilişkileri güçlendirecek stratejik bir adım atıldığı belirtildi. Moritanya’nın başkenti Nuakşot’taki Sheraton Oteli, 27-29 Nisan 2026 tarihleri arasında tarihi bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İLK KEZ DÜZENLENECEK STRATEJİK BULUŞMA</span></strong></p>

<p>Bölgede ilk kez gerçekleştirilecek olan Moritanya-Türkiye Ticaret Fuarı (MAURITURK EXPO), iki ülke iş insanları arasında yeni ticari ortaklıkların tesis edilmesi açısından seçkin bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Fuar kapsamında Türk firmaları, imalat gücünü sergileme ve bölgedeki potansiyel alıcılarla bir araya gelme şansı yakalayacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BATI AFRİKA PAZARINA DOĞRUDAN ERİŞİM</span></strong></p>

<p>Organizasyonun sadece Moritanya ile sınırlı kalmayacağı, Türk imalatçılarının tüm Batı Afrika pazarlarına doğrudan erişimine zemin hazırlayacağı vurgulanıyor. Fuar süresince çeşitli sektörlerden ürünlerin sergilenmesinin yanı sıra, iş insanları arasında somut iş birliklerine kapı aralayacak ikili iş görüşmelerinin (B2B) düzenlenmesi de planlanıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TİCARİ ORTAKLIKLAR İÇİN SEÇKİN FIRSAT</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı, söz konusu fuarın Türkiye’nin ihracat vizyonu açısından önemli bir basamak olduğunu belirterek, imalatçıların bu platformu Batı Afrika pazarında kalıcı yer edinmek adına bir kaldıraç olarak kullanabileceğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ihracat-yapmak-isteyenler-icin-ucretsiz-egitim-firsati-basliyor-1844</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İhracat Yapmak İsteyenler İçin Ücretsiz Eğitim Fırsatı Başlıyor</h1>
                        <h2>Ticaret Bakanlığı, ihracatın geliştirilmesi ve tabana yayılması amacıyla "Ticaret Bakanlığı İhracat Süreçleri ve Devlet Destekleri Eğitim Programı" düzenliyor. 28-30 Nisan tarihleri arasında çevrimiçi gerçekleşecek olan programa katılım ücretsiz olup, başarı sağlayanlara dijital katılım belgesi verilecek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/ihracat-yapmak-isteyenler-icin-ucretsiz-egitim-firsati-basliyor-1775563276.jpg">
                        <figcaption>İhracat Yapmak İsteyenler İçin Ücretsiz Eğitim Fırsatı Başlıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye İhracatçılar Meclisinden (TİM) alınan bilgilere göre, Ticaret Bakanlığı tarafından iş çevrelerini bilgilendirmek amacıyla 2011 yılından bu yana sürdürülen dış ticaret seminerleri, 2026 yılında da yeni ismiyle devam ediyor. İş dünyasının ihracat destekleri hakkında doğru bilgiye ulaşmasını hedefleyen eğitimler, "Ticaret Bakanlığı İhracat Süreçleri ve Devlet Destekleri Eğitim Programı" adı altında gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EĞİTİM PROGRAMI ÇEVRİMİÇİ DÜZENLENECEK</span></strong></p>

<p>Türkiye genelindeki tüm iş çevrelerinin katılımına açık olan eğitim programı, 28-29-30 Nisan 2026 tarihlerinde dijital platformlar üzerinden yürütülecek. İhracatın geliştirilmesi açısından büyük önem taşıyan bu program kapsamında, katılımcılara bakanlığın sunduğu güncel devlet destekleri ve ihracat süreçleri detaylı bir şekilde aktarılacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİJİTAL KATILIM BELGESİ VERİLECEK</span></strong></p>

<p>Eğitim sürecini yakından takip eden katılımcılar için belgelendirme imkanı da sunuluyor. Belirlenen takvim çerçevesinde eğitimin en az üçte ikilik kısmına katılım sağlayan kişiler adına "Dijital Katılım Belgesi" düzenlenecek. Bu belgenin gönderilebilmesi için başvuru esnasında verilen bilgilerin hatasız olması gerekiyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SON BAŞVURU TARİHİ 26 NİSAN</span></strong></p>

<p>Tamamen ücretsiz olan bu programa dahil olmak isteyen ilgililerin en geç 26 Nisan 2026 tarihine kadar kayıt işlemlerini tamamlamaları gerekiyor. Başvuru sonrası herhangi bir onay e-postası gönderilmeyecek olup, sisteme giriş için gerekli olan katılım linkleri 27 Nisan 2026 tarihinde katılımcıların e-posta adreslerine iletilecek. Yetkililer, kayıt sırasında kullanılan e-posta adresi ile toplantıya giriş yapılan adresin aynı olması gerektiği konusunda uyarıda bulundu.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tekstil-gunleri-bostanli-pazar-yerinde-kapilarini-aciyor-1843</link>
            <category>Tekstil</category>
            <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>“Tekstil Günleri” Bostanlı Pazar Yeri’nde kapılarını açıyor!</h1>
                        <h2>Karşıyaka Belediyesi iştiraki Kent A.Ş. tarafından düzenlenen “Tekstil Günleri”, 11 Nisan Cumartesi günü Bostanlı Pazar Yeri’nde kapılarını açıyor. Bu haftadan itibaren her cumartesi tüketicilerle buluşacak etkinlik için stant başvuruları da devam ediyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/tekstil-gunleri-bostanli-pazar-yerinde-kapilarini-aciyor-1775562582.webp">
                        <figcaption>“Tekstil Günleri” Bostanlı Pazar Yeri’nde kapılarını açıyor!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Karşıyaka Belediyesi, kentin en hareketli noktalarından biri olan Bostanlı Pazar Yeri’ni, her cumartesi “Tekstil Günleri” ile halkın hizmetine açmaya hazırlanıyor. Belediye iştiraki Kent A.Ş.’nin düzenlediği organizasyon, 11 Nisan’da birbirinden renkli stantlarla İzmirlileri ağırlamaya başlayacak. Esnaf ve üreticiler tarafından kadın-erkek-çocuk giyim, iç giyim, denim ürünler, spor giyim, ev tekstili, pet tekstili, ayakkabı ve çanta gibi aksesuarların satışa sunulacağı pazar alanı, saat 08.00’den itibaren ziyaret edilebilecek.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>HEM ÜRETİCİ HEM TÜKETİCİ KAZANACAK</strong></span></p>

<p>Uygun fiyatlarla kaliteli alışveriş imkanı yaratmayı ve bölge ekonomisine canlılık kazandırmayı hedefleyen proje, aynı zamanda Kent A.Ş. bünyesindeki hizmetlerin güçlendirilmesine katkı sağlayacak.&nbsp;Diğer yandan, Tekstil Günleri’nde satış yapmak isteyenler için stant başvuruları da devam edecek. Firmalar, Karşıyaka Belediyesi Ana Hizmet Binası’ndaki Kent A.Ş. irtibat ofisine müracaatta bulunabilecek.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ihkib-seciminde-ortak-akil-ve-dayanisma-ruhu-kazandi-1842</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 19:32:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İHKİB Seçiminde Ortak Akıl ve Dayanışma Ruhu Kazandı</h1>
                        <h2>İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (İHKİB) Olağan Genel Kurulu’nda yapılan seçimi Mustafa Paşahan kazandı. Geçerli oyların büyük çoğunluğunu alarak başkanlık koltuğuna oturan Paşahan, sektörün rekabetçiliğini artırmak ve katma değerli ihracatı güçlendirmek için çalışacaklarını vurguladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/ihkib-seciminde-ortak-akil-ve-dayanisma-ruhu-kazandi-1775493411.jpg">
                        <figcaption>İHKİB Seçiminde Ortak Akıl ve Dayanışma Ruhu Kazandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türk hazır giyim sektörünün amiral gemisi İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (İHKİB) Başkanlığına Mustafa Paşahan seçildi. İHKİB Olağan Genel Kurulu’nda iki adayın yarıştığı seçimde, Mustafa Paşahan’ın listesi, geçerli bin 766 oyun, 948’ini alarak yarışı önde tamamladı. &nbsp;</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DAYANIŞMA ve BİRLİK RUHU KAZANDI</span></strong></p>

<p>Mustafa Paşahan sonuçların açıklanmasının ardından yaptığı değerlendirmede, İHKİB’in geleneklerine ve demokratik kültürüne yakışır olgunlukla bir genel kurul gerçekleştirdiklerini söyledi. Genel kurula katılarak oy kullanan tüm delegelere teşekkür eden Paşahan, şöyle devam etti:</p>

<p>“Bu seçimin kaybedeni yok. Bu seçimi ortak akıl, dayanışma ve birlik ruhu kazandı. Seçimin asıl kazananı ise hazır giyim sektörümüz oldu. Ben bu görevi bir bayrak değişimi olarak görüyorum. Yönetim Kurulumuzdaki arkadaşlarımızla birlikte daha güçlü bir sektör, daha yüksek katma değer, daha fazla ihracat için hız kesmeden çalışmaya devam edeceğiz. Bir yandan halen devam eden projelerimizi tamamlarken, diğer taraftan yeni projelerle sektörümüzün rekabetçiliğini güçlendireceğiz. KOBİ’lerimizden ihracatçılarımıza, genç girişimcilerden kadın istihdamına, dijital dönüşümden sürdürülebilir üretime kadar her alanda somut adımlar atacağız. Sektörümüzün rekabetçiliğini mutlaka geri alacağız. Hazır giyim katma değerli üretimin, ihracatın ve istihdamın lokomotifi olmaya devam edecek.”</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/mustafa%20pa%C5%9Fahan(1).jpg" style="height:800px; width:579px" /></p>

<p><strong>İHKİB’de 4 yıl süreyle görev yapacak yeni Yönetim Kurulu ile Denetim Kurulu’nun asil ve yedek üyeleri şöyle:</strong></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İHKİB YÖNETİM KURULU</strong></span></p>

<p><strong>BAŞKAN &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;</strong></p>

<p>MUSTAFA PAŞAHAN &nbsp; ZEVİGAS HAZIR GİYİM İNŞAAT SAN. VE TİC. AŞ &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;</p>

<p><strong>ASİL ÜYELER</strong></p>

<p>TALU TEKSTİL SAN. VE TİC. AŞ</p>

<p>ÖZAK TEKS. KONF. SAN. VE TİC. AŞ</p>

<p>İPEKYOL GİY. SAN. PAZ. VE TİC. AŞ</p>

<p>FORE ULUSLARARASI PAZ. VE TİC. AŞ</p>

<p>SERVET GİYİM SAN. VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.</p>

<p>SETRE GİYİM TEKS. SAN. VE TİC. AŞ</p>

<p>KİĞILI GİYİM TİC. AŞ</p>

<p>ONATEKS TEKS. DIŞ TİC. VE PAZ. LTD. ŞTİ.</p>

<p>AKADEMİ TEKS. SAN. VE TİC. AŞ</p>

<p>GELİŞİM TEKSTİL SAN. VE TİC. AŞ</p>

<p><strong>YEDEK ÜYELER</strong></p>

<p>YÜKSEL GRUP TEKSTİL SAN. VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.</p>

<p>CROSS TEKS. SAN. VE TİC. AŞ</p>

<p>İDETEKS GİYİM SAN. AŞ</p>

<p>OKAN TEKSTİL TİC. VE SAN. AŞ</p>

<p>ASOS DIŞ TİC. AŞ</p>

<p>GÜLSEN TEKS. SAN. VE TİC. AŞ</p>

<p>BOLERO ÇORAP İPLİK VE TEKS. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.</p>

<p>KARDEM TEKS. SAN. VE TİC. AŞ</p>

<p>MATİAT İNTERNATIONAL TRADİNG VE LOJİSTİK LTD. ŞTİ.</p>

<p>TGS DIŞ TİC. AŞ</p>

<p><strong>DENETİM KURULU</strong></p>

<p><strong>ASİL ÜYELER</strong></p>

<p>JAKAMEN TEKS. ÜRN. GİYİM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.</p>

<p>İNVİDİA MODA TEKS. SAN. VE TİC. AŞ</p>

<p>FRT FIRAT GRUP TEKS. ÜRN. İML. SAN. İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.</p>

<p><strong>YEDEK ÜYELER</strong></p>

<p>MEHMETOĞLU TEKSTİL SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.</p>

<p>ERBOS ÇORAP TEKS. SAN. VE DIŞ TİC. AŞ</p>

<p>YZC DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ihkib-seciminde-sonuc-net-pasahan-130-oy-farkla-baskan-1841</link>
            <category>Gündem</category>
            <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 17:57:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İHKİB SEÇİMİNDE SONUÇ NET: PAŞAHAN 130 OY FARKLA BAŞKAN</h1>
                        <h2>İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği seçiminde Mustafa Paşahan 948 oy alarak başkan seçildi. Rakibi Timur Bozdemir ise 818 oyda kaldı. Seçimde fark 130 oy olurken, Paşahan yaklaşık yüzde 7,9’luk farkla ipi göğüsledi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/ihkib-seciminde-sonuc-net-pasahan-130-oy-farkla-baskan-1775487721.jpg">
                        <figcaption>İHKİB SEÇİMİNDE SONUÇ NET: PAŞAHAN 130 OY FARKLA BAŞKAN</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>&nbsp;</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEÇİM SONUCU NETLEŞTİ</span></strong></p>

<p>İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nde gerçekleştirilen seçim tamamlandı. Sandıktan çıkan sonuca göre Mustafa Paşahan 948 oy alırken, Timur Bozdemir 818 oyda kaldı. Toplam 1.766 oyun kullanıldığı seçimde fark 130 oy olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YÜZDE 7,9’LUK FARK</span></strong></p>

<p>Seçim sonuçlarına göre Mustafa Paşahan, rakibine karşı yaklaşık yüzde 7,9’luk bir fark elde etti. Bu sonuç, sektörün tercihinin net bir şekilde ortaya çıktığını gösterdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PAŞAHAN: “BUGÜN BİRLİK KAZANDI”</span></strong></p>

<p>Seçim sonrası konuşan Mustafa Paşahan, sonuçları yalnızca bir zafer olarak değil, sektörün ortak iradesi olarak değerlendirdi.</p>

<p>Paşahan konuşmasında şu ifadeleri kullandı:&nbsp;</p>

<p>“Bugün bir seçim yaptık ama aslında çok daha fazlasını yaşadık.<br />
Bugün birlik kazandı, beraberlik kazandı.<br />
Bu sonuç sadece bir ismin değil, sektörün tamamının iradesidir.</p>

<p>Bu süreçte emeği geçen tüm adaylara, yönetimlere ve genel kurulumuza katılan tüm üyelerimize teşekkür ediyorum.<br />
Hep birlikte sektörümüz için çalışmaya devam edeceğiz.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ DÖNEM BAŞLIYOR</span></strong></p>

<p>Başkanlığa seçilen Mustafa Paşahan’ın önümüzdeki dönemde ihracatın artırılması, sektörün rekabet gücünün yeniden kazanılması ve yeni pazar açılımlarına odaklanması bekleniyor. Seçimle birlikte İHKİB’de yeni dönem resmen başlamış oldu.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ihkib-seciminde-sonuc-net-mustafa-pasahan-baskan-secildi-1840</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 17:24:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İHKİB SEÇİMİNDE SONUÇ NET: MUSTAFA PAŞAHAN BAŞKAN SEÇİLDİ</h1>
                        <h2>İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nde yapılan seçimde sandıktan Mustafa Paşahan çıktı. Sektörün yakından takip ettiği yarışta Paşahan, başkanlık görevine seçildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/ihkib-seciminde-sonuc-net-mustafa-pasahan-baskan-secildi-1775485559.jpg">
                        <figcaption>İHKİB SEÇİMİNDE SONUÇ NET: MUSTAFA PAŞAHAN BAŞKAN SEÇİLDİ</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nde gerçekleştirilen seçim süreci tamamlandı. Sektörün uzun süredir gündeminde olan başkanlık yarışında, sandıktan çıkan isim Mustafa Paşahan oldu. Böylece Paşahan, İHKİB’in yeni başkanı olarak göreve başladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEKTÖRÜN MERAKLA BEKLEDİĞİ YARIŞ SONUÇLANDI</span></strong></p>

<p>Hazır giyim ve tekstil sektörünün önemli temsilcilerinin oy kullandığı seçim, yüksek ilgi ve katılımla gerçekleşti. Seçim sürecinde adayların sektör vizyonu, saha tecrübesi ve çözüm önerileri ön plana çıkarken, nihai kararı sandık belirledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PAŞAHAN DÖNEMİ BAŞLIYOR</span></strong></p>

<p>Daha önce İHKİB Başkan Vekilliği görevini yürüten Mustafa Paşahan’ın, başkanlık sürecinde sektöre yönelik projeleri ve mevcut çalışmaların devamı merakla bekleniyor. Özellikle ihracatın artırılması, yeni pazar arayışları ve sektörün rekabet gücünün yeniden güçlendirilmesi başlıkları öncelikli gündem olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DETAYLAR İLERLEYEN SAATLERDE</span></strong></p>

<p>Seçim sonuçlarına ilişkin detaylı oy dağılımı, yönetim kurulu listesi ve yeni döneme ilişkin yol haritasının ilerleyen saatlerde netleşmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/butcedeki-enerji-yuku-azalirken-vatandasin-enflasyon-yuku-artiyor-1839</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bütçedeki Enerji Yükü Azalırken Vatandaşın Enflasyon Yükü Artıyor</h1>
                        <h2>Elektrik ve doğal gaz fiyatlarına yapılan nisan ayı zamları, enflasyon rakamlarını doğrudan yukarı taşıyacak. Meskenlerdeki yüzde 25'lik artış ve devreye alınan kademeli tarife sistemiyle birlikte yüksek tüketim yapan haneleri çok daha yüklü faturalar bekliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/butcedeki-enerji-yuku-azalirken-vatandasin-enflasyon-yuku-artiyor-1775476343.jpg">
                        <figcaption>Bütçedeki Enerji Yükü Azalırken Vatandaşın Enflasyon Yükü Artıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve BOTAŞ tarafından yapılan son açıklamalarla birlikte elektrik ve doğal gaz fiyatlarında köklü bir değişikliğe gidildi. Yapılan zamlar sadece faturaları değil, nisan ayı enflasyon verilerini de doğrudan etkileyecek. Uzmanlar, kademeli tarife ve dolaylı etkilerle birlikte enflasyon üzerindeki baskının beklenenden daha yüksek olabileceği konusunda uyarıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MESKENLERDE YÜZDE 25 ZAM VE KADEMELİ DÖNEM</span></strong></p>

<p>Yeni düzenlemeye göre mesken aboneleri için doğal gaz satış fiyatı ortalama yüzde 25 oranında artırıldı. Elektrikte de benzer bir tablo hakim; mesken grubu için yüzde 25, sanayi grubu için ise yüzde 5,8 oranında artış yapıldı. En dikkat çekici değişiklik ise doğal gazda haneler için başlatılan kademeli fiyatlandırma sistemi oldu. Bu sistemle birlikte, belirlenen eşiklerin üzerinde tüketim yapan haneler, normal tarifeye oranla yüzde 70 daha yüksek bir fiyatla karşı karşıya kalacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ENFLASYON SEPETİNDEKİ AĞIRLIK VE DOĞRUDAN ETKİ</span></strong></p>

<p>Reuters tarafından paylaşılan verilere göre, enerji kalemlerine yapılan bu zamların nisan ayı enflasyonu üzerinde doğrudan 0,6 puanlık bir yükseltici etki yapması bekleniyor. Enflasyon sepetinde hane elektriğinin yüzde 1,27, doğal gazın ise yüzde 1,08 oranında ağırlığı bulunuyor. Ancak uzmanlar, kademeli sistemin getirdiği karmaşıklık ve sanayideki enerji maliyetlerinin ürün fiyatlarına yansımasıyla bu etkinin daha da artabileceğini belirtiyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SÜBVANSİYON YÜKÜ AZALTILIYOR</span></strong></p>

<p>Hükümet, uzun süredir bütçe üzerinde ağır bir yük oluşturan enerji sübvansiyonlarını kademeli olarak azaltmayı hedefliyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, konuya ilişkin daha önceki değerlendirmelerinde şu ifadeleri kullanmıştı:&nbsp;"Geçen yıl elektrik ve doğal gaz destekleri için yaklaşık 650 milyar lira harcama yapıldı."</p>

<p>Bakan Bayraktar ayrıca, doğal gaz abonelerinin yaklaşık yüzde 12-13'lük bir kısmının yüksek tüketim nedeniyle yeni tarifeden etkileneceğini ifade etmişti. Yeni sistemle birlikte bu yılki destek bütçesi 305 milyar liraya düşürülürken, jeopolitik risklerin enerji fiyatlarını kalıcı olarak artırması durumunda bu rakamın tekrar yukarı yönlü revize edilebileceği öngörülüyor.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bakan-goktas-85-milyar-liralik-destek-hesaplara-yatiyor-1838</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bakan Göktaş: 8,5 Milyar Liralık Destek Hesaplara Yatıyor</h1>
                        <h2>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, nisan ayı kapsamında toplam 8,5 milyar lira tutarındaki yaşlı ve engelli aylıklarının vatandaşların hesaplarına yatırılmaya başlandığını duyurdu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/bakan-goktas-85-milyar-liralik-destek-hesaplara-yatiyor-1775469173.jpg">
                        <figcaption>Bakan Göktaş: 8,5 Milyar Liralık Destek Hesaplara Yatıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, engelli ve yaşlı bireylerin toplumsal hayata tam katılımını sağlamak adına yürütülen çalışmaların kesintisiz devam ettiğini açıkladı. Bakan Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada nisan ayı ödemelerinin başladığını belirterek, sosyal yardım programlarının kapsayıcılığına dikkat çekti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İNSAN ODAKLI VE HAK TEMELLİ POLİTİKA VURGUSU</strong></span></p>

<p>Bakan Göktaş, eğitimden sağlığa kadar her alanda engelli ve yaşlı vatandaşların yanında olduklarını ifade etti. Hizmetlerin belirli bir strateji çerçevesinde yürütüldüğünü kaydeden Göktaş, şu değerlendirmelerde bulundu: “Engelli ve yaşlı bireylerin sosyal hayatın her alanına tam katılım sağlamaları ve bağımsız bir yaşam sürmelerine destek olmak amacıyla çalışmalarımız aralıksız sürüyor. Tüm hizmetler insan odaklı ve hak temelli politikalar çerçevesinde yürütülüyor.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>NİSAN AYI ÖDEME DETAYLARI BELLİ OLDU</strong></span></p>

<p>Kapsayıcı sosyal yardım programlarının geliştirilmeye devam ettiğini vurgulayan Bakan Göktaş, nisan ayı için ayrılan bütçenin detaylarını paylaştı. Göktaş, ödemelere ilişkin rakamları şu sözlerle aktardı:&nbsp;“Bu doğrultuda nisan ayı için yaklaşık 4 milyar 736 milyon lira yaşlı aylığı ve yaklaşık 3 milyar 766 milyon lira engelli aylığı olmak üzere toplam 8,5 milyar lira tutarındaki yaşlı aylığı ve engelli aylıklarını hesaplara yatırmaya başladık. Ödemelerin tüm vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum.”</p>

<p>Ödemelerin başladığını belirten Bakan Göktaş, bu yardımların vatandaşların ekonomik ve sosyal yaşamlarına katkı sunmasını hedeflediklerini sözlerine ekledi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/motorine-7-lira-67-kurus-zam-bekleniyor-1837</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 12:46:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Motorine 7 Lira 67 Kuruş Zam Bekleniyor</h1>
                        <h2>Küresel piyasalarda brent petrolün 110 doları aşması ve döviz kurundaki hareketlilik akaryakıt fiyatlarını vurdu; 7 Nisan Salı gece yarısından itibaren motorine 7,67 TL, benzine ise 0,57 TL zam gelmesi bekleniyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/motorine-tam-7-lira-67-kurus-zam-bekleniyor-1775468928.jpg">
                        <figcaption>Motorine 7 Lira 67 Kuruş Zam Bekleniyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Milyonlarca araç sahibinin gözü kulağı akaryakıt istasyonlarındaki tabelalara kilitlendi. Küresel piyasalarda brent petrol fiyatlarının 110 doları geçmesi ve döviz kurlarındaki yukarı yönlü hareketlilik, pompa fiyatlarını doğrudan etkilemeye devam ediyor. Sektör kaynaklarından alınan bilgilere göre, nisan ayına zam haberiyle giren sürücüler için yeni bir fiyat artışı dalgası daha kapıda bekliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MOTORİNE REKOR ZAM BEKLENTİSİ</span></strong></p>

<p>Sektör temsilcilerinden edinilen bilgiye göre; motorin (mazot) litre fiyatına gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere artış yansıması öngörülüyor. 7 Nisan Salı gece yarısı itibarıyla geçerli olacak şekilde motorine 7,67 TL, benzine ise 0,57 TL'lik zam yapılması gündemde. Eğer bu beklentiler gerçekleşirse, motorin fiyatları tarihinin en yüksek seviyelerini görerek yeni bir rekor kıracak. Akaryakıtta dalgalı seyir sürerken, son olarak 2 Nisan gece yarısı itibarıyla LPG otogazda 4,27 TL'lik bir fiyat artışı yaşanmıştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">6 NİSAN PAZARTESİ GÜNCEL FİYAT LİSTESİ</span></strong></p>

<p>Zam öncesinde 6 Nisan Pazartesi günü itibarıyla büyükşehirlerdeki güncel akaryakıt fiyatları ise şu şekilde listeleniyor:</p>

<p>İSTANBUL AVRUPA YAKASI</p>

<p>Benzin: 62,60 TL</p>

<p>Motorin: 77,47 TL</p>

<p>LPG: 34,99 TL</p>

<p>İSTANBUL ANADOLU YAKASI</p>

<p>Benzin: 62,45 TL</p>

<p>Motorin: 77,32 TL</p>

<p>LPG: 34,29 TL</p>

<p>ANKARA</p>

<p>Benzin: 63,57 TL</p>

<p>Motorin: 78,60 TL</p>

<p>LPG: 34,87 TL</p>

<p>İZMİR</p>

<p>Benzin: 63,85 TL</p>

<p>Motorin: 78,87 TL</p>

<p>LPG: 34,79 TL</p>

<p>Yeni zamların yansımasıyla birlikte özellikle motorin fiyatlarının 80 TL sınırına dayanması bekleniyor. Araç sahipleri, brent petroldeki yükselişin devam etmesi durumunda yeni artışların da yaşanabileceğinden endişe ediyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/sandik-gelmeden-biten-secim-1836</link>
            <category>Güncel</category>
            <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 19:54:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sandık Gelmeden Biten Seçim</h1>
                        <h2>Murat ÇETİN yazdı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/sandik-gelmeden-biten-secim-1775408264.jpg">
                        <figcaption>Sandık Gelmeden Biten Seçim</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Tekstil konuşmaz.</p>

<p><strong>Bakmaz.</strong></p>

<p>Kumaşa bakar.<br />
Dikişe bakar.<br />
Adama bakar.</p>

<p>Şimdi bakıyor.</p>

<p>İki isim.</p>

<p><strong>Mustafa Paşahan.<br />
Timur Bozdemir.</strong></p>

<p>Biri anlatıyor.</p>

<p>Biri anlatıyor gibi yapıyor.</p>

<p>Biri sahada.</p>

<p>Biri sahayı anlatıyor.</p>

<p>Fark burada başlıyor.</p>

<p>Paşahan…</p>

<p>Tezgâhtan.</p>

<p>İpliğin ucunu tutmuş.<br />
Kumaşın kokusunu biliyor.</p>

<p>Bozdemir…</p>

<p>Sözden.</p>

<p>Cümle kuruyor.<br />
Ama sahaya değmiyor.</p>

<p>Şimdi en kritik yer:</p>

<p><strong>Paşahan başkan değil.<br />
Vekil.</strong></p>

<p>Yani…</p>

<p>...</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/sandik-gelmeden-biten-secim-17"><span style="color:#c0392b"><strong>YAZININ DEVAMI BURADA</strong></span></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/pazarlama-ekipleri-turist-gibi-gelip-yerli-ureticiyi-zorluyor-1835</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 20:41:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Pazarlama Ekipleri Turist Gibi Gelip Yerli Üreticiyi Zorluyor</h1>
                        <h2>EBSO Meclis Başkanı İbrahim Gökçüoğlu, vize muafiyetini fırsat bilen Çinli ekiplerin Türkiye’de haksız rekabet yarattığını ve yabancı alıcıların yerli üreticinin içinden geçtiği zorlu süreci "acımasız" fiyat teklifleriyle istismar ettiğini açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/pazarlama-ekipleri-turist-gibi-gelip-yerli-ureticiyi-zorluyor-1775324557.jpg">
                        <figcaption>Pazarlama Ekipleri Turist Gibi Gelip Yerli Üreticiyi Zorluyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Meclis Başkanı İbrahim Gökçüoğlu, makine imalat sektörünün hem iç pazarda hem de yurt dışında karşı karşıya kaldığı büyük tehditlere dikkat çekti. Gökçüoğlu, özellikle Çinli ekiplerin vize serbestisinden faydalanarak Türkiye pazarına girmesinin ve yabancı yatırımcıların fiyat baskısının yerli sanayiciyi nefessiz bıraktığını vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YERLİ ÜRETİCİYE FİYAT KISKACI</span></strong></p>

<p>Piyasadaki durgunluğu ve nakit sıkışıklığını fırsat bilen yabancı alıcıların, yerli makine üreticilerine standart dışı fiyatlar teklif ettiğini belirten Gökçüoğlu, süreci şu sözlerle aktardı:&nbsp;“Son birkaç aydır Türkiye’de yerleşik özellikle yabancı firmalar yerli üreticilerin sıkıntı ve sıkışıklıklarını bilerek alacakları makinalar için kendilerine fiyat bildirip dibin dibine gelerek masaya oturuyorlar. Piyasadaki almayacakları, standartları ve iş sağlığı güvenliği şartları gereği işletmelerine sokamayacakları Çin makinelerinin fiyatlarını öne sürerek, durgun piyasada, tabiri caizse acımasızca fiyatı aşağı çektirip ve çok avantajlı alımlar yapıyorlar.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">VİZE MUAFİYETİ HAKSIZ REKABETE DÖNÜŞTÜ</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin sanayi gücünü koruması için imalatçıların desteklenmesi gerektiğini ifade eden EBSO Meclis Başkanı, vize serbestisinin ardından Çinli ekiplerin saha faaliyetlerine değindi. Gökçüoğlu, vizenin kaldırılmasının ardından turist gibi Türkiye’ye gelen Çinli pazarlama ve montaj ekiplerinin iç pazarda haksız rekabet oluşturduklarını vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SANAYİ KASLARI ZAYIFLIYOR</span></strong></p>

<p>İmalatçı kesimin yurt içinde Çin’in baskısı, yurt dışında ise maliyetin altındaki teklifler nedeniyle ciddi sıkıntı yaşadığını söyleyen Gökçüoğlu, "Türkiye’nin sanayi kaslarının zayıflamaması için imalatçı kesime özel etkin desteklere ihtiyaç var" diyerek yetkililere çağrıda bulundu.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/murat-cetin-tekstil-konusuyor-vekil-ama-sahada-1834</link>
            <category>İş dünyası</category>
            <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 19:55:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Murat ÇETİN / Tekstil Konuşuyor: Vekil Ama Sahada</h1>
                        <h2>Murat ÇETİN yazdı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/murat-cetin-tekstil-konusuyor-vekil-ama-sahada-1775235430.jpg">
                        <figcaption>Murat ÇETİN / Tekstil Konuşuyor: Vekil Ama Sahada</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Tekstil susmaz.</p>

<p>Sussa…<br />
ihracat susar.</p>

<p>İhracat susarsa…<br />
şehir susar.</p>

<p>Bugün konuşan tekstil değil.<br />
Bugün konuşan kriz.</p>

<p>Maliyet yukarı.<br />
Kur aşağı.<br />
Faiz tepede.</p>

<p>Denge yok.</p>

<p>Sorduk.</p>

<p>MESİAD Başkanı<strong> Ufuk Muslu</strong>’ya:</p>

<p><strong>“Bu seçim neden farklı?”</strong></p>

<p>Durmadı.</p>

<p>“Çünkü piyasa daraldı” dedi.<br />
“Artık herkes fark istiyor.”</p>

<p>Bir soru daha:</p>

<p><strong>“İHKİB ne yapar?”</strong></p>

<p>Burada herkesin bildiğini sandığı ama bilmediği gerçek çıktı ortaya.</p>

<p><strong>İHKİB faiz indirmez.<br />
Kur belirlemez.<br />
Enflasyon düşürmez.</strong></p>

<p>Peki?</p>

<p><strong>Anlatır.<br />
Taşır.<br />
Zorlar.<br />
Takip eder.</strong></p>

<p>Yani…</p>

<p><strong>Çözüm dağıtan değil,<br />
çözümü zorlayan yer.</strong></p>

<p>Geldik meselenin merkezine.</p>

<p>İsim.</p>

<p><strong>Mustafa Paşahan.</strong></p>

<p>Ama önce şu:</p>

<p><strong>Paşahan başkan değil.<br />
Başkan vekili.</strong></p>

<p>Yani…</p>

<p>İmza onda değil.<br />
Ama yük omzunda.</p>

<p>Soruluyor:</p>

<p>“Niye değiştirmedi?”</p>

<p>Yanlış soru.</p>

<p>Direksiyon onda değilken<br />
niye yolu değiştirmedin diye sorulmaz.</p>

<p>Muslu burada net:</p>

<p><strong>“Ulaşılabilir.”</strong></p>

<p>Kısa bir kelime.</p>

<p>Ama sektörde en pahalı şey bu.</p>

<p>Telefon açıyor.<br />
Geri dönüyor.<br />
Dinliyor.<br />
Taşıyor.<br />
Takip ediyor.</p>

<p>Bu slogan değil.</p>

<p>Bu saha.</p>

<p>Somut başlıklar:</p>

<p><strong>Yeşil pasaport.<br />
Kargo krizi.<br />
Krediye erişim.<br />
İhracat statüsü.</strong></p>

<p>Masada.</p>

<p>Ve takipte.</p>

<p>Karşı cephe?</p>

<p>Daha sert.<br />
Daha yüksek ses.</p>

<p>Ama…</p>

<p><strong>Ses başka, çözüm başka.</strong></p>

<p>Muslu’nun cümlesi:</p>

<p><strong>“Sürekli kötü demekle çözüm olmaz.”</strong></p>

<p>Çünkü sektör bugün şunu arıyor:</p>

<p><strong>Temsil değil, refleks.<br />
Söz değil, temas.<br />
Eleştiri değil, takip.</strong></p>

<p>Ve en kritik yer:</p>

<p><strong>“Tezgâh kazanır.”</strong></p>

<p>Şimdi sadeleştirelim.</p>

<p>Paşahan bugün ne?</p>

<p><strong>Vekil.</strong></p>

<p>Ama nasıl?</p>

<p><strong>Sahada.</strong></p>

<p>Yarın ne olabilir?</p>

<p>Başkan.</p>

<p>Peki o zaman?</p>

<p><strong>Yetki artı saha, eşittir etki.</strong></p>

<p>Bu yüzden mesele basit:</p>

<p>Bu seçim isim seçimi değil.</p>

<p><strong>Okuma seçimi.</strong></p>

<p>Tezgâhı bilen mi yönetecek…</p>

<p>yoksa<br />
tezgâha uzaktan bakan mı?</p>

<p>Cevap sandıkta değil.</p>

<p><strong>Sahada.</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/image_1775234977386.jpg" /></strong></p>

<p><strong>TEKSTİL ÜRETİYOR AMA KAZANAMIYOR</strong></p>

<p>Tekstil çalışıyor.</p>

<p>Ama kazanmıyor.</p>

<p>Üretiyor.<br />
İhraç ediyor.<br />
Koşturuyor.</p>

<p>Ama değeri başkası alıyor.</p>

<p>İşte mesele burada başlıyor.</p>

<p>Sorduk.</p>

<p>OTİAD Başkanı <strong>Allam Çiftçi’</strong>ye:</p>

<p><strong>“Sektör ne yaşıyor?”</strong></p>

<p>Cevap net:</p>

<p><strong>“Sorun sadece maliyet değil, yapı.”</strong></p>

<p>Evet.</p>

<p>Maliyet arttı.<br />
Kur geride kaldı.<br />
Sipariş azaldı.</p>

<p>Ama Çiftçi başka bir kapıyı açıyor:</p>

<p><strong>“Bu iş sadece fiyat meselesi değil.”</strong></p>

<p>Çünkü Türkiye üretimde güçlü.</p>

<p>Hatta açık söylüyor:</p>

<p><strong>“Çin’den sonra en büyük üreticiyiz.”</strong></p>

<p>Ama sonra ekliyor:</p>

<p><strong>“İstediğimiz yerde değiliz.”</strong></p>

<p>Neden?</p>

<p>Çünkü üretim var…<br />
ama <strong>marka yok.</strong></p>

<p>İşte yazının kırıldığı yer burası:</p>

<p><strong>“Marka Bakanlığına ihtiyacımız var.”</strong></p>

<p>Bu cümle sıradan değil.</p>

<p>Bu, sektörün yıllardır söyleyip<br />
devletten duyamadığı cümle.</p>

<p>Çiftçi burada daha da ileri gidiyor:</p>

<p>Moda haftası.<br />
Akademi.<br />
Uluslararası trend çalışmaları.</p>

<p>Yani diyor ki:</p>

<p><strong>“Sadece üretimle büyüyemezsiniz.”</strong></p>

<p>Çünkü dünya artık şöyle çalışıyor:</p>

<p>Üreten kazanmaz.<br />
<strong>Marka olan kazanır.</strong></p>

<p>Bir adım daha:</p>

<p><strong>“Bizim payımız yüzde bir.”</strong></p>

<p>Hedef?</p>

<p><strong>Yüzde beş.</strong></p>

<p>Ne demek bu?</p>

<p>Bugün yirmi beş milyar dolar.</p>

<p>Yarın?</p>

<p><strong>Yüz milyar dolar.</strong></p>

<p>Potansiyel var mı?</p>

<p>Çiftçi net:</p>

<p><strong>“Var.”</strong></p>

<p>Neden?</p>

<p>Coğrafya.<br />
Hız.<br />
Know-how.</p>

<p>Ama eksik olan ne?</p>

<p><strong>Strateji.</strong></p>

<p>Bir başka kritik ayrım:</p>

<p>Sektör tek değil.</p>

<p><strong>Sanayi üretimi ayrı.<br />
Marka ayrı.<br />
Fast fashion ayrı.</strong></p>

<p>Hepsini aynı sepete koyarsan…</p>

<p><strong>yanlış teşhis koyarsın.</strong></p>

<p>Gelelim seçime.</p>

<p>Çiftçi burada farklı bir yerden giriyor.</p>

<p>Ne diyor?</p>

<p><strong>“Bu sadece seçim değil.”</strong></p>

<p>Ama…</p>

<p>Dünyanın sonu da değil.</p>

<p>Yani ne yapıyor?</p>

<p>Gerilimi değil,<br />
<strong>dengeyi anlatıyor.</strong></p>

<p>Ve sonra net bir tercih koyuyor:</p>

<p><strong>Mustafa Paşahan.</strong></p>

<p>Ama neden?</p>

<p>Bu kez Muslu’daki gibi “ulaşılabilirlik” değil.</p>

<p>Başka bir gerekçe:</p>

<p><strong>“Birlikte çalıştık, gördük.”</strong></p>

<p>Fuarlar.<br />
B2B organizasyonlar.<br />
Yeşil dönüşüm projeleri.</p>

<p>Yani destek duygusal değil.</p>

<p><strong>Tecrübeye dayalı.</strong></p>

<p>Ve en kritik cümle:</p>

<p><strong>“Tek başına kimse çözemez.”</strong></p>

<p>Bu çok önemli.</p>

<p>Çünkü ilk defa biri şunu açık söylüyor:</p>

<p>Ne başkan…<br />
ne birlik…</p>

<p><strong>tek başına yeterli değil.</strong></p>

<p>Çözüm nerede?</p>

<p><strong>Devlet artı, sektör artı, vizyon.</strong></p>

<p>Ama yine de şu sorunun cevabı veriliyor:</p>

<p><strong>“Kim öne çıkıyor?”</strong></p>

<p>Cevap:</p>

<p><strong>“Güven veren.”</strong></p>

<p>Ve o güvenin adresi olarak yine aynı isim:</p>

<p><strong>Mustafa Paşahan.</strong></p>

<p>Ama bu kez gerekçe farklı:</p>

<p><strong>Üretimden geliyor.<br />
Dünyayı biliyor.<br />
Markayla çalışıyor.</strong></p>

<p>Yani…</p>

<p>Sadece konuşan değil,<br />
<strong>yapan tarafta.</strong></p>

<p>Sonuç?</p>

<p>Tekstil bugün şunu tartışıyor:</p>

<p>Üretmeye devam mı…</p>

<p>yoksa<br />
<strong>değer üretmeye geçiş mi?</strong></p>

<p>Bu seçim de aslında bunu soruyor.</p>

<p>Kim yönetecek?</p>

<p>Sadece üretimi bilen mi…</p>

<p>yoksa<br />
<strong>üretimi değere çevirebilen mi?</strong></p>

<p>Cevap yine sandıkta değil.</p>

<p><strong>Stratejide.</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/image_1775234990174.jpg" /></strong></p>

<p><strong>İHRACAT ARTIYOR… AMA İHRACATÇI KAZANAMIYOR</strong></p>

<p>Rakam geldi.</p>

<p><strong>21,9 milyar dolar.</strong></p>

<p>Mart ayı ihracatı.</p>

<p>Kağıt üstünde güçlü.<br />
Kürsüde anlatınca gururlu.</p>

<p>Ama sahaya in…</p>

<p>Başka hikâye.</p>

<p>Mustafa Gültepe açıkladı:</p>

<p><strong>İlk çeyrek: 63,3 milyar dolar.<br />
12 ay: 271,3 milyar dolar.</strong></p>

<p>Bir de ekledi:</p>

<p><strong>“Yüzde 3,1 eksideyiz.”</strong></p>

<p>Şimdi dur.</p>

<p>Bir cümle kur:</p>

<p>İhracat var.<br />
Ama artmıyor.</p>

<p>Artıyor gibi.<br />
Ama ekside.</p>

<p>İşte Türkiye özeti bu.</p>

<p>Otomotiv lider.</p>

<p><strong>3,3 milyar dolar.</strong></p>

<p>Kimya peşinde.<br />
Çelik arkada.<br />
Elektrik elektronik sırada.<br />
Hazır giyim…</p>

<p><strong>Nefes almaya çalışıyor.</strong></p>

<p>Ama asıl veri nerede biliyor musun?</p>

<p><strong>26 sektörün 18’i düşmüş.</strong></p>

<p>Yani…</p>

<p>Çoğunluk geride.</p>

<p>Şimdi daha net konuşalım.</p>

<p>İhracat artıyor mu?</p>

<p>Evet.</p>

<p>İhracatçı kazanıyor mu?</p>

<p><strong>...</strong></p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/tekstil-konusuyor-vekil-ama-sahada-16"><strong>YAZININ DEVAMI BURADA&nbsp;</strong></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/dis-ticarette-revize-bolgesel-konvansiyon-donemi-resmen-yururluge-girdi-1833</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 17:46:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Dış Ticarette Revize Bölgesel Konvansiyon Dönemi Resmen Yürürlüğe Girdi</h1>
                        <h2>Türkiye İhracatçılar Meclisi, Avrupa-Akdeniz coğrafyasındaki ticaret kurallarını belirleyen Revize Bölgesel Konvansiyon'un yürürlüğe girdiğini duyurarak, telafi edici vergi süreçlerindeki değişikliklerin ihracatçıların maliyet yönetimi için kritik önem taşıdığını bildirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/dis-ticarette-revize-bolgesel-konvansiyon-donemi-resmen-yururluge-girdi-1775227711.jpg">
                        <figcaption>Dış Ticarette Revize Bölgesel Konvansiyon Dönemi Resmen Yürürlüğe Girdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından paylaşılan bilgilendirmeye göre, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü’nün yazısına atfen önemli bir güncelleme yapıldı. 1 Ocak 2012 tarihinde yürürlüğe giren Pan-Avrupa-Akdeniz tercihli menşe kurallarına dair Bölgesel Konvansiyon, Ortak Komite’nin aldığı karar doğrultusunda tadil edilerek "Revize Bölgesel Konvansiyon" adını aldı. Söz konusu değişiklikleri içeren 10694 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile uygulama yönetmeliği, Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak iç hukukumuzdaki yerini aldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GERİ ÖDEME YASAĞINDA ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİK</span></strong></p>

<p>Yeni düzenleme ile birlikte ihracat süreçlerinde menşe ve geri ödeme yasağına ilişkin uygulamalarda esneklik sağlandı. Revize Bölgesel Konvansiyon kapsamında, 50 ila 63’üncü fasıllar arasındaki ürünlerin bünyesine giren girdiler haricindeki eşya için geri ödeme yasağı kaldırıldı. Bu durum, ilgili ülke gruplarıyla yapılan ticari ilişkilerde Telafi Edici Vergi (TEV) ödeme yükümlülüğünün doğup doğmadığına dair yeni kriterleri beraberinde getirdi. İhracat Genel Müdürlüğü, hangi koşullarda vergi yükümlülüğünün oluşacağına dair değerlendirmelerini Bölge Müdürlüklerine iletti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALİYET VE FİYATLANDIRMA İÇİN KRİTİK UYARI</span></strong></p>

<p>Yetkililer, ihracatçı firmaların uluslararası yükümlülükler kapsamındaki vergi süreçlerine hakim olmalarının, rekabetçi fiyatlandırma ve maliyet yönetimi üzerinde doğrudan etkili olduğunu vurguladı. Yapılan bilgilendirmede, "Telafi edici vergiye ilişkin eksik bilgilendirme sebebiyle hatalı maliyet ve fiyatlandırma yapılmamasının büyük önem arz ettiği ifade edilmektedir." denilerek firmaların güncel mevzuata uyum sağlaması gerektiği hatırlatıldı.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/deri-ihracatcilarinda-guven-karaca-donemi-1832</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 16:37:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Deri İhracatçılarında Güven Karaca Dönemi...</h1>
                        <h2>İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin (İDMİB) Olağan Genel Kurulu’nda mevcut Başkan Güven Karaca, sektörün önde gelen dernek, vakıf ve temsilcilerinin tam desteğini alarak yeniden başkanlık koltuğuna oturdu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/deri-ihracatcilarinda-guven-karaca-donemi-1775223580.jpg">
                        <figcaption>Deri İhracatçılarında Güven Karaca Dönemi...</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB), Olağan Genel Kurulu'nu gerçekleştirdi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Dış Ticaret Kompleksi’nde düzenlenen genel kurula sektörün tüm paydaşları yoğun katılım sağladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEKTÖRDEN TAM DESTEK ALDI</span></strong></p>

<p>Genel kurul kapsamında yapılan seçimlerde, mevcut Başkan Güven Karaca güven tazeleyerek yeniden başkanlığa seçildi. Karaca’nın adaylığına; sektörde faaliyet gösteren 6 dernek, 2 vakıf ve çok sayıda sektör temsilcisi güçlü bir destek verdi. Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından Karaca, bir dönem daha İDMİB’in liderliğini üstlenmiş oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TİM DIŞ TİCARET KOMPLEKSİ'NDE SEÇİM HEYECANI</span></strong></p>

<p>Demokratik bir ortamda geçen seçim süreci, deri sektörünün birliğini ve beraberliğini gözler önüne serdi. Katılımcılar, deri ve deri mamulleri ihracatının geleceği için istikrarın önemine vurgu yaptı. Yeniden seçilen Güven Karaca, sektör temsilcilerine gösterdikleri dayanışma ve güvenden ötürü teşekkürlerini sundu.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/vergi-duzenlemesinde-yeni-donem-sans-oyunlari-gider-kabul-edilmiyor-1831</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Vergi Düzenlemesinde Yeni Dönem: Şans Oyunları Gider Kabul Edilmiyor</h1>
                        <h2>TBMM'de kabul edilen kanunla, her türlü şans ve bahis oyunlarına ilişkin verilen ilan ve reklam giderleri, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin ticari kazanç tespitinde artık gider olarak yazılamayacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/vergi-duzenlemesinde-yeni-donem-sans-oyunlari-gider-kabul-edilmiyor-1775210543.jpg">
                        <figcaption>Vergi Düzenlemesinde Yeni Dönem: Şans Oyunları Gider Kabul Edilmiyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile Gelir Vergisi Kanunu'nda önemli bir değişikliğe gidildi. Yeni düzenlemeye göre, her türlü şans ve bahis oyunlarına ilişkin verilen ilan ve reklam giderleri, gelir vergisi mükelleflerinin ticari kazancının tespitinde gider olarak kabul edilmeyecek.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>KURUMLAR VERGİSİNDE DE GEÇERLİ</strong></span></p>

<p>Söz konusu düzenleme sadece bireysel mükellefleri değil, şirketleri de kapsıyor. Kurumlar Vergisi Kanunu'nda yapılan değişiklikle de kurum kazancının tespitinde şans ve bahis oyunlarına ait ilan ve reklam harcamaları gider kaleminden çıkarıldı.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-mart-ayinda-219-milyar-dolarlik-ihracat-gerceklestirdi-1830</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 12:47:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye Mart Ayında 21,9 Milyar Dolarlık İhracat Gerçekleştirdi</h1>
                        <h2>Türkiye’nin mart ayı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,4 azalarak 21,9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bölgesel çatışmaların gölgesinde kalan dış ticarette, Körfez ülkelerine yapılan satışlarda yaşanan büyük düşüş dikkat çekerken; otomotiv sektörü liderliğini korumaya devam etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/turkiye-mart-ayinda-219-milyar-dolarlik-ihracat-gerceklestirdi-1775123707.jpg">
                        <figcaption>Türkiye Mart Ayında 21,9 Milyar Dolarlık İhracat Gerçekleştirdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye’nin mart ayı ihracat verileri, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe tarafından Van’da kamuoyuna açıklandı. Genel Ticaret Sistemi (GTS) kayıtlarına göre mart ayı ihracatı 21,9 milyar dolar oldu. Bu rakamla birlikte 2026 yılının ilk çeyrek ihracatı 63,3 milyar dolara ulaşırken, son 12 aylık toplam dış satım 271,3 milyar dolar olarak kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEKTÖREL LİDERLİK YİNE OTOMOTİVDE</span></strong></p>

<p>Mart ayında 26 sektörden 18’inde ihracat daralması yaşandı. Sektörler sıralamasında otomotiv, 3,3 milyar dolarla ilk sıradaki yerini korudu. Otomotivi 3 milyar dolarla kimyevi maddeler, 1,6 milyar dolarla çelik, 1,5 milyar dolarla elektrik elektronik ve 1,2 milyar dolarla hazır giyim sektörleri takip etti. En çok ihracat yapan iller ise İstanbul, Kocaeli, Ankara, Bursa ve İzmir olarak sıralandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/Protokol_2.jpg" style="height:469px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÖRFEZ PAZARINDA SAVAŞIN ETKİSİ HİSSEDİLDİ</span></strong></p>

<p>İran-İsrail geriliminden olumsuz etkilenen Körfez ülkelerine yapılan ihracat, mart ayında yüzde 37 oranında bir düşüşle 1 milyar 371 milyon dolara geriledi. TİM Başkanı Mustafa Gültepe, bölge ülkelerine ihracatta sadece bir ayda 815 milyon dolarlık kayıp yaşandığını belirterek şu bilgileri paylaştı:&nbsp;“Mart ayında Körfez ülkelerine ihracatımız yüzde 37 düşüşle 1 milyar 371 milyon dolara geriledi. Sadece bir ayda bölge ülkelerine ihracatta 815 milyon dolarlık kaybımız var. Geçen ay Umman dışındaki tüm bölge ülkelerine ihracatımız düştü. Irak’ta yüzde 30, BAE’de yüzde 48, İran’da yüzde 41, Suudi Arabistan’da yüzde 29, Katar’da yüzde 83, Kuveyt’te yüzde 70, Bahreyn’de yüzde 81’e yakın kayıp var. Savaş en çok mücevher, hububat, otomotiv, kimya ve mobilya sektörlerimizi etkiledi. İhracat ailesi olarak bu zor koşullarda bölgeyle iletişimimizi daha da güçlendirmeliyiz. Lojistik kanallarımızı esneterek, ilişkilerimizi diri tutmalıyız. Bu konuda, gerek ilgili bakanlıklarımız gerekse TİM Lojistik Kurulumuz süreci yakından takip ediyor. İhracatçılarımızın sorunlarını çözüme kavuşturabilmek için var gücümüzle çalışıyoruz.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACATÇILAR İÇİN YENİ DESTEK TALEBİ</span></strong></p>

<p>Artan maliyetler ve hammadde fiyatlarının rekabetçiliği zorlaştırdığını ifade eden Gültepe, pazar çeşitlendirme çalışmalarının sürdüğünü belirterek şunları söyledi: “Bu zor koşullarda rekabetçiliğimizi güçlendirmek çok daha önemli hale geldi. Dolayısıyla, yeni desteklerin hızla devreye alınması gerekiyor. Doğru adımlarla birlikte, kalıcı başarılara hep birlikte ulaşabiliriz. Biz de TİM olarak ihracatçı birliklerimizle beraber pazar çeşitlendirmesi faaliyetlerimize aralıksız devam ediyoruz. Mart ayında Rusya, İngiltere ve Gana’nın da aralarında bulunduğu 8 ülkede ticaret heyeti düzenledik. Nisan’da da yoğun bir takvimimiz var. Güney Afrika, Kanada ve Romanya dahil 20 ülkeye heyet gerçekleştireceğiz. Her zaman söylediğimiz gibi işimiz üretim, gücümüz ihracat.”</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/kadin-eli-degen-ihracat-60-milyar-dolar-sinirini-gecti-1829</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kadın Eli Değen İhracat 60 Milyar Dolar Sınırını Geçti</h1>
                        <h2>Ticaret Bakanlığı’nın veri odaklı analizine göre, kadınların ihracattaki katkısı 2013 yılından bu yana yaklaşık iki kat artarak 60,1 milyar dolara ulaştı. Teknoloji yoğun üretimden yönetim kademelerine kadar her alanda varlık gösteren kadınlar, Türkiye’nin dış ticaret hacminin yüzde 23,5’ini sırtladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/kadin-eli-degen-ihracat-60-milyar-dolar-sinirini-gecti-1775120691.jpg">
                        <figcaption>Kadın Eli Değen İhracat 60 Milyar Dolar Sınırını Geçti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan kapsamlı analiz çalışması, kadınların ihracattaki rolünü veri odaklı bir şekilde ortaya koydu. Açıklanan verilere göre, kadın çalışanların ihracata katkısı 2013 yılına göre yaklaşık iki kat artarak 60,1 milyar dolara ulaştı. Bu artışla birlikte kadınların toplam ihracattaki payı yüzde 23,5 seviyesine çıktı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEKNOLOJİ VE KATMA DEĞERLİ ÜRETİMDE KADIN İMZASI</span></strong></p>

<p>Analizde öne çıkan bir diğer önemli başlık ise teknoloji yoğun ihracat oldu. Orta yüksek ve yüksek teknoloji ihracatında kadınların katkısı, 2013 yılına kıyasla yüzde 176 oranında artarak 22,2 milyar dolara yükseldi. Bu durum, kadınların sadece emek gücüyle değil, aynı zamanda katma değeri yüksek üretim alanlarında da etkin rol üstlendiğini gösteriyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">STRATEJİK YÖNETİMDE KADINLARIN PAYI ARTIYOR</span></strong></p>

<p>Karar verici pozisyonlardaki kadınların ihracattaki payı da dikkat çekici seviyelere ulaştı. Verilere göre, bu alandaki kadın katkısı yüzde 72 artış göstererek 29,6 milyar dolara çıktı. Bu gelişme, kadınların yalnızca üretim süreçlerinde değil, yönetim ve stratejik karar mekanizmalarında da giderek daha fazla yer aldığını somut bir şekilde ortaya koyuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GELECEK POLİTİKALARI İÇİN VERİ TEMELLİ ZEMİN</span></strong></p>

<p>Bakanlık tarafından hazırlanan çalışma, mevcut durumu analiz etmenin yanı sıra geleceğe yönelik politika geliştirme süreçlerine de veri temelli bir zemin sunuyor. Kadın girişimciliğinin ve istihdamının ihracat üzerindeki etkisinin çok boyutlu şekilde ele alındığı çalışma, ekonomik planlamalara katkı sağlamayı hedefliyor.</p>

<p>Yetkililer, söz konusu analiz çalışmasının kadınların ihracattaki görünürlüğünü artıracağını belirterek şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Söz konusu analiz çalışması kadınların ihracattaki görünürlüğünü artıracak ve ekonomik büyüme stratejilerinde önemli bir referans niteliği taşıyacak."</p>

<p>Çalışmaya, bakanlığın resmi internet sitesi üzerinden erişim sağlanabiliyor.</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/a101-2-nisanda-forklift-ve-kamyonet-satacak-1828</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>A101 2 Nisan’da Forklift ve Kamyonet Satacak</h1>
                        <h2>Türkiye’nin 81 ilinde ve tüm ilçelerinde 13.500’ü aşkın marketiyle hizmet veren, 1.200’den fazla tedarikçisiyle perakende sektörünün öncü markalarından A101, 2 Nisan Perşembe günü teknolojik ürünlerini avantajlı fiyatlarla tüketiciyle buluşturacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/a101-2-nisanda-forklift-ve-kamyonet-satacak-1775120481.webp">
                        <figcaption>A101 2 Nisan’da Forklift ve Kamyonet Satacak</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye’nin en yaygın market ağlarından biri olan A101, ürün çeşitliliğini iş makineleri ve ulaşım araçlarıyla genişletmeye devam ediyor. Yeni kampanya döneminde profesyonel kullanım ve günlük yaşam için sunulan seçenekler, fiyat performans dengesiyle dikkat topluyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İŞ DÜNYASINA ÖZEL ÇÖZÜMLER VE MOBİLİTE ARAÇLARI</strong></span></p>

<p>Perakende devinin bu haftaki en dikkat çekici ürünleri sanayi ve lojistik sektörüne hitap ediyor. Dolphin markasına ait 3 ton kapasiteli ve yaklaşık 4,7 metre yüksekliğe ulaşabilen Elektrikli Alp Pro Forklift 1.299.000 TL, aynı özelliklere sahip Dizel Prestige Pro Forklift ise 1.049.000 TL fiyat etiketiyle alıcı bekliyor. Ticari taşıma kapasitesi sunan Volta VMP1 4 Tekerlekli Elektrikli Kamyonet ise 249.990 TL’den satışa sunuluyor.</p>

<p>Bireysel ulaşımda ise Revolt RSX4 125 CC Maxi Scooter 59.990 TL, Apec 125 CC Benzinli Motosiklet ise 39.990 TL fiyatlarıyla mobilite kategorisinde yerini alıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>AKILLI TELEVİZYONLARDA GÜNCEL TEKNOLOJİ</strong></span></p>

<p>Görüntüleme sistemlerinde geniş ekran deneyimi arayanlar için iFFALCON ve Toshiba markaları ön plana çıkıyor. iFFALCON 55” UHD Smart Google TV 22.999 TL, daha kompakt bir seçenek olan 32” FHD QLED TV ise 8.999 TL’den listeleniyor. Toshiba cephesinde ise 65” 4K UHD Vidaa TV 29.999 TL, 50” versiyonu ise 17.999 TL fiyatıyla teknoloji meraklılarına sunuluyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>EV VE MUTFAKTA KOLAYLIK SAĞLAYAN ÜRÜNLER</strong></span></p>

<p>Beyaz eşya ve küçük ev aletlerinde de zengin bir içerik mevcut. SEG BM 6001X Inox Bulaşık Makinesi 14.999 TL, Flavel büro tipi buzdolabı ise 6.999 TL’den satışa çıkıyor. Mutfak grubunda Onvo blender seti 1.899 TL, Kiwi çay makinesi 1.599 TL ve kahve öğütücü 679 TL gibi fiyatlarla yer alıyor. Temizlik kategorisinde ise Philips şarjlı dik süpürge 11.499 TL, Regal kablolu dik süpürge ise 1.599 TL’lik fiyatıyla ev işlerini kolaylaştırmayı hedefliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-celik-uretiminde-yukselis-suruyor-ham-celik-uretimi-3-milyon-tonu-asti-1827</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye Çelik Üretiminde Yükseliş Sürüyor: Ham Çelik Üretimi 3 Milyon Tonu Aştı</h1>
                        <h2>Türkiye Çelik Üreticileri Derneği tarafından açıklanan şubat ayı verilerine göre ham çelik üretimi yüzde 3,4 artarak 3 milyon ton seviyesine ulaştı. İç piyasada tüketim çift haneli büyürken, ihracatta miktar bazındaki artışa rağmen değer bazında yaşanan gerileme ve ithalattaki yükseliş dış ticaret dengesini etkiledi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/turkiye-celik-uretiminde-yukselis-suruyor-ham-celik-uretimi-3-milyon-tonu-asti-1775040210.jpg">
                        <figcaption>Türkiye Çelik Üretiminde Yükseliş Sürüyor: Ham Çelik Üretimi 3 Milyon Tonu Aştı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye çelik sektörüne ilişkin şubat ayı verileri, Türkiye Çelik Üreticileri Derneği tarafından kamuoyuyla paylaşıldı. Açıklanan rakamlara göre, ham çelik üretimi 2025 yılının aynı dönemine kıyasla yüzde 3,4 artış göstererek 3 milyon ton seviyesine yükseldi. Yılın ilk iki aylık döneminde ise toplam üretim yüzde 4,7 artışla 6,4 milyon ton olarak kayıtlara geçti. Bu veriler, üretim tarafında yukarı yönlü seyrin sürdüğünü ortaya koydu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">NİHAİ MAMUL TÜKETİMİNDE ÇİFT HANELİ ARTIŞ</span></strong></p>

<p>İç piyasa göstergelerinden biri olan nihai mamul tüketimi şubat ayında yıllık bazda yüzde 11,3 artarak 3,2 milyon tona ulaştı. Ocak-şubat döneminde ise tüketim yüzde 4,1 artışla 6,7 milyon ton seviyesine çıktı. Bu artış, iç talepteki hareketliliğin sektör genelindeki üretim ve ithalat dengesine doğrudan yansıdığını gösterdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACAT MİKTAR ARKARKEN DEĞER GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Çelik ihracatı şubat ayında miktar bazında yüzde 8,6 artarak 1,1 milyon ton seviyesine çıktı. Buna karşılık değer bazında yüzde 9,2 azalışla 714,8 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yılın ilk iki ayında ise ihracat miktar bazında yüzde 13,5 düşüşle 2 milyon tona, değer bazında ise yüzde 15,2 gerileyerek 1,3 milyar dolara indi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İTHALATTA ARTIŞ DİKKAT ÇEKTİ</span></strong></p>

<p>İthalat verileri şubat ayında artış eğilimi gösterdi. Miktar bazında yüzde 9 artarak 1,5 milyon tona ulaşırken, değer bazında yüzde 7,2 artışla 1 milyar dolar seviyesine çıktı. Ocak-şubat döneminde ise ithalat, geçen yılın aynı dönemine göre miktar bazında yüzde 10,8, değer bazında ise yüzde 11,7 oranında geriledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KARŞILAMA ORANI GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Dış ticaret dengesinde ihracatın ithalatı karşılama oranındaki düşüş öne çıktı. Geçen yılın ilk iki ayında yüzde 72,5 olan oran, 2026’nın aynı döneminde yüzde 69,7 seviyesine geriledi. Bu tablo, ihracat ve ithalat arasındaki dengenin ithalat lehine değiştiğine işaret etti.<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/kurumlar-vergisi-icin-kritik-surec-basladi-son-gun-30-nisan-1826</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kurumlar Vergisi İçin Kritik Süreç Başladı: Son Gün 30 Nisan</h1>
                        <h2>Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, 2025 yılı kazançlarına ilişkin kurumlar vergisi beyannamelerinin 30 Nisan 2026 tarihine kadar verilebileceğini duyurdu. Belirlenen şartları taşıyan uyumlu mükellefler için yüzde 5 vergi indirimi fırsatı sunulurken, ödemelerin dijital kanallar üzerinden kolayca yapılabileceği belirtildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/kurumlar-vergisi-icin-kritik-surec-basladi-son-gun-30-nisan-1775039865.jpg">
                        <figcaption>Kurumlar Vergisi İçin Kritik Süreç Başladı: Son Gün 30 Nisan</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı takvimine göre, kurumlar vergisi mükellefleri için 2025 yılı kazançlarına ilişkin beyanname verme süreci resmen başladı. Mükellefler, beyannamelerini 30 Nisan 2026 tarihine kadar elektronik ortamda gönderebilecek. Tahakkuk eden vergilerin ödemeleri de yine aynı süre içerisinde tamamlanacak.</p>

<p>Kurumlar vergisi mükellefleri için kritik bir döneme girilirken, herhangi bir cezai işlemle karşılaşılmaması adına belirlenen yasal sürelere uyulması büyük önem taşıyor. Yetkililer, işlemlerin son günlere bırakılmaması konusunda uyarılarda bulunuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">VERGİYE UYUMLU MÜKELLEFLERE YÜZDE 5 İNDİRİM</span></strong></p>

<p>Vergi sistemine düzenli katılım sağlayan ve yükümlülüklerini yerine getiren mükellefler için önemli bir teşvik mekanizması devreye alındı. Belirlenen şartları sağlayan mükellefler, hesaplanan vergi tutarı üzerinden yüzde 5 oranında indirimden yararlanma hakkına sahip olacak. Bu avantajdan faydalanmak isteyenlerin; vadesi geçmiş borcunun bulunmaması ve beyannamelerini yasal süresi içinde teslim etmiş olması gerekiyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİJİTAL KANALLARLA HIZLI VE PRATİK ÖDEME</span></strong></p>

<p>Vergi ödeme süreçleri, gelişen teknolojik altyapı sayesinde artık çok daha hızlı gerçekleştirilebiliyor. Mükellefler, ödeme işlemlerini Gelir İdaresi Başkanlığı’nın resmi internet sitesi, Dijital Vergi Dairesi veya GİB mobil uygulaması üzerinden kolayca yapabiliyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra, anlaşmalı bankaların şubeleri, internet bankacılığı hizmetleri ve PTT iş yerleri aracılığıyla da ödemeler kabul ediliyor. Olası yoğunlukların önüne geçilmesi amacıyla mükelleflerin beyanname ve ödeme işlemlerini erken tamamlaması tavsiye ediliyor.<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/mart-ayi-enflasyon-rakamlariyla-yeni-kira-zam-siniri-netlesiyor-1825</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Mart Ayı Enflasyon Rakamlarıyla Yeni Kira Zam Sınırı Netleşiyor</h1>
                        <h2>Nisan ayında kira sözleşmesini yenileyecek milyonlarca vatandaş, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanacak mart ayı enflasyon verilerine kilitlendi. 3 Nisan Cuma günü saat 10.00’da duyurulacak rakamlar, konut ve iş yerlerinde uygulanacak azami kira artış oranını belirleyecek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/mart-ayi-enflasyon-rakamlariyla-yeni-kira-zam-siniri-netlesiyor-1775038972.jpg">
                        <figcaption>Mart Ayı Enflasyon Rakamlarıyla Yeni Kira Zam Sınırı Netleşiyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye genelinde konut ve iş yeri kiralarında uygulanacak artış oranı için kritik süreçte sona gelindi. Nisan ayında kira sözleşmesini yenileyecek vatandaşlar, açıklanacak mart ayı enflasyon rakamlarına odaklandı. Kira artış oranı, her ay düzenli olarak açıklanan enflasyon verileri doğrultusunda yeniden belirleniyor.</p>

<p>Nisan ayı kira artış oranını belirleyecek olan mart ayı enflasyon verileri, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 3 Nisan 2026 Cuma günü saat 10.00’da kamuoyuyla paylaşılacak. Açıklanacak veriyle birlikte, nisan ayında uygulanabilecek azami kira zam oranı da netleşmiş olacak.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TÜFE VERİSİ YASAL ÜST SINIRI BELİRLİYOR</strong></span></p>

<p>Türkiye’de konut kiralarında artış oranı, TÜİK’in açıkladığı 12 aylık ortalama Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisine göre belirleniyor. Bu oran, ev sahipleri için yasal üst sınır niteliği taşıyor. Mevzuat gereği kiraya yapılacak artış bu oranı geçemiyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İŞ YERİ KİRALARINDA SÖZLEŞME DETAYI ÖNEMLİ</strong></span></p>

<p>İş yeri kiralarında ise kira artış oranı, taraflar arasında yapılan sözleşmeye bağlı olarak değişebiliyor. Sözleşmede TÜFE’ye endeksli bir artış maddesi bulunuyorsa, yine 12 aylık ortalama TÜFE verisi esas alınıyor. Sözleşme serbestisi çerçevesinde belirlenen bu maddeler, iş dünyası için de maliyet kalemlerini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Nisan ayı yaklaşırken, özellikle büyük şehirlerde kira artışının bütçelere etkisi yakından takip ediliyor. Açıklanacak enflasyon verisiyle birlikte yeni dönemin kira zam oranı da kesinlik kazanacak.</p>

<p><strong>KAYNAK: MHA</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/hazine-ve-maliye-bakanligindan-gonullu-uyum-cagrisi-beyannamelerinizi-eksiksiz-ve-zamaninda-verin-1824</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 20:10:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hazine ve Maliye Bakanlığından Gönüllü Uyum Çağrısı: Beyannamelerinizi Eksiksiz ve Zamanında Verin</h1>
                        <h2>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, gelir vergisi beyan döneminin sonuna yaklaşılırken mükelleflere kritik bir çağrıda bulundu. Kayıt dışı faaliyetlerin tespiti için yapay zekâ teknolojilerinden yararlandıklarını belirten Bakan Şimşek, vergi adaleti ve kamu maliyesinin sürdürülebilirliği için beyannamelerin eksiksiz verilmesinin önemine dikkat çekti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/03/hazine-ve-maliye-bakanligindan-gonullu-uyum-cagrisi-beyannamelerinizi-eksiksiz-ve-zamaninda-verin-1774890741.jpg">
                        <figcaption>Hazine ve Maliye Bakanlığından Gönüllü Uyum Çağrısı: Beyannamelerinizi Eksiksiz ve Zamanında Verin</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, gelir vergisi beyan dönemine ilişkin önemli açıklamalarda bulunarak mükellefleri yasal yükümlülüklerini yerine getirmeye davet etti. Vergi dairesine gitmeden dijital kanallar üzerinden beyanname verilmesini sağlayan sistemlerin önemini hatırlatan Bakan Şimşek, sürecin son aşamasına girildiğini vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YAPAY ZEKÂ İLE ETKİN DENETİM</span></strong></p>

<p>Kayıt dışı ekonomiyle mücadelede teknolojik imkânların en üst seviyede kullanıldığını belirten Bakan Şimşek, denetim kapasitesinin artırıldığını ifade etti. Şimşek, konuyla ilgili şu bilgileri paylaştı:&nbsp;“Gelir vergisi beyan döneminin sonuna yaklaşılırken, mükelleflerimizi beyannamelerini eksiksiz ve zamanında vermeye davet ediyoruz. Yapay zekâ destekli çalışmalarla kayıt dışı faaliyetlere ilişkin tespit ve denetim kapasitemizi önemli ölçüde artırıyoruz.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÖNÜLLÜ UYUM VE VERGİ ADALETİ</span></strong></p>

<p>Bakan Şimşek, kamu maliyesinin sürdürülebilir bir yapıya kavuşması için mükelleflerin beyan süreçlerine gönüllü katılımının kritik bir rol oynadığını söyledi. Vergi adaletinin sağlanmasının temel öncelikleri arasında yer aldığını kaydeden Şimşek, açıklamasını şöyle tamamladı:&nbsp;“Vergi adaleti ve kamu maliyesinin sürdürülebilirliği için gönüllü uyum büyük önem taşıyor.”</p>

<p><strong>KAYNAK: BAKANLIK</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/gumruk-kapilarinda-dijital-donusum-donemi-basliyor-bekleme-maliyetleri-en-aza-indirilecek-1823</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 20:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Gümrük Kapılarında Dijital Dönüşüm Dönemi Başlıyor: Bekleme Maliyetleri En Aza İndirilecek</h1>
                        <h2>Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, gümrük kapılarında yaşanan beklemeleri sona erdirmek ve maliyetleri düşürmek amacıyla kapsamlı bir çalışma başlattı. On İkinci Kalkınma Planı hedefleri doğrultusunda yürütülen çalışma ile gümrük süreçlerinin dijitalleşmesi, altyapının iyileştirilmesi ve insan kaynağı kapasitesinin artırılması hedeflenirken, sektör temsilcilerinin görüşlerine başvuruluyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/03/gumruk-kapilarinda-dijital-donusum-donemi-basliyor-bekleme-maliyetleri-en-aza-indirilecek-1774890426.jpg">
                        <figcaption>Gümrük Kapılarında Dijital Dönüşüm Dönemi Başlıyor: Bekleme Maliyetleri En Aza İndirilecek</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye İhracatçılar Meclisinden alınan yazıda, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Sektörler ve Kamu Yatırımları Genel Müdürlüğünden alınan yazıya atfen, gümrük kapılarının geliştirilmesinin ülkemizin rekabet gücünü artıran ve kalkınma hedeflerine doğrudan katkı sağlayan önemli politika alanlarından biri olduğu ifade edilmektedir. Temel politika belgelerinde yer alan hedefler doğrultusunda, gümrük işlemlerinde etkinlik ve verimliliğin artırılması amacıyla yeni bir süreç başlatıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">STRATEJİK BELGELERDE GÜMRÜK VURGUSU</span></strong></p>

<p>On İkinci Kalkınma Planı (2024-2028), Orta Vadeli Program ve 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı gibi temel belgelerde; gümrük kapılarında yaşanan beklemeler nedeniyle artan maliyetlerin azaltılması, mevzuat ve altyapı unsurlarının iyileştirilmesi amaçlanıyor. Bu doğrultuda bilgi ve iletişim teknolojilerinden azami ölçüde yararlanılması, gümrük idarelerinin bilgi işlem altyapısının geliştirilmesi ve hizmetlerin yeşil dönüşüme uygun hale getirilmesine yönelik politika ve tedbirler önceliklendiriliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ TESPİT EDİLİYOR</span></strong></p>

<p>Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından yürütülen çalışma kapsamında kara gümrük kapılarının fiziki altyapı, teknolojik donanım, insan kaynakları ve kurumsal yapılanma açısından mevcut durumunun değerlendirilmesi hedefleniyor.&nbsp;</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SON TARİH ON ÜÇ NİSAN</span></strong></p>

<p>Dış ticaret erbabının ve ilgili paydaşların sürece katkı sağlaması amacıyla hazırlanan anket çalışmasına erişim, paylaşılan bağlantı veya QR kod aracılığıyla sağlanabiliyor. Söz konusu çalışmanın 13 Nisan 2026 tarihine kadar doldurulmasının beklendiği ifade edilmektedir. Elde edilecek veriler, Türkiye’nin gümrük hizmetlerinin daha verimli ve şeffaf bir yapıya kavuşturulması için temel oluşturacak.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-istatistik-kurumu-mart-ayi-ekonomik-guven-endeksi-verilerini-acikladi-1822</link>
            <category>Genel</category>
            <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye İstatistik Kurumu Mart Ayı Ekonomik Güven Endeksi Verilerini Açıkladı</h1>
                        <h2>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Mart 2026 verilerine göre, ekonomik güven endeksi bir önceki aya kıyasla yüzde 2,8 oranında azalarak 97,9 seviyesine geriledi. Tüm alt bileşenlerde yaşanan eş zamanlı düşüş, hem tüketici hem de reel sektör tarafında ekonomik beklentilerin zayıfladığını ortaya koydu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/03/turkiye-istatistik-kurumu-mart-ayi-ekonomik-guven-endeksi-verilerini-acikladi-1774868455.jpg">
                        <figcaption>Türkiye İstatistik Kurumu Mart Ayı Ekonomik Güven Endeksi Verilerini Açıkladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><br />
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Mart 2026 ekonomik güven endeksi verileri, ekonomiye ilişkin genel güven algısında düşüş yaşandığını ortaya koydu. Açıklanan verilere göre ekonomik güven endeksi, bir önceki aya kıyasla yüzde 2,8 oranında azalarak 97,9 seviyesine geriledi. Ekonomik güven endeksini oluşturan alt bileşenlerin tamamında mart ayında düşüş kaydedildi. Bu durum, hem tüketici hem de reel sektör tarafında beklentilerin zayıfladığına işaret etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ALT ENDEKSLERDE DÜŞÜŞ GÖZLENDİ</span></strong></p>

<p>TÜİK verilerine göre alt endekslerdeki değişimler şu şekilde gerçekleşti: Tüketici Güven Endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,8 oranında azalarak 85 seviyesine düştü. Bu veri, hane halkının ekonomik beklentilerinde sınırlı da olsa gerileme yaşandığını gösterdi. Reel Kesim (İmalat Sanayi) Güven Endeksi ise yüzde 3,9 oranında düşüşle 100 seviyesine geriledi. Sanayi tarafındaki bu gerileme, üretim ve yatırım beklentilerinde zayıflamaya işaret etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEKTÖREL GÜVEN ALGISI ZAYIFLADI</span></strong></p>

<p>İnşaat Sektörü Güven Endeksi, yüzde 3,9 oranında azalışla 80,6 seviyesine indi. Sektördeki düşüş, yeni proje ve talep beklentilerinin zayıfladığını ortaya koydu. Perakende Ticaret Sektörü Güven Endeksi ise yüzde 2 oranında azalarak 113,6 değerini aldı. Tüketim eğilimlerine bağlı olarak sektörde sınırlı bir gerileme gözlendi. Hizmet Sektörü Güven Endeksi de yüzde 0,5 oranında sınırlı bir düşüşle 113,2 seviyesine geriledi. Hizmet sektöründe görece yatay ancak negatif bir seyir izlendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BEKLENTİLERDE TEMKİNLİ GÖRÜNÜM</span></strong></p>

<p>Mart ayı verileri, ekonomik güvenin tüm ana sektörlerde eş zamanlı olarak zayıfladığını ortaya koyarken, endeksin 100 eşik değerinin altına yaklaşması genel ekonomik beklentiler açısından temkinli bir görünüm oluşturdu. Sektör temsilcileri ve hane halkı nezdinde ölçülen bu veriler, önümüzdeki döneme ilişkin ekonomik aktivite tahminlerinde önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/resmi-gazetede-yayimlandi-hisse-senedi-yogun-fonlarda-vergi-avantaji-basliyor-1821</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 10:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Resmi Gazete’de Yayımlandı: Hisse Senedi Yoğun Fonlarda Vergi Avantajı Başlıyor</h1>
                        <h2>Yatırım fonlarından elde edilen kazançlara yönelik stopaj oranları Resmi Gazete’de yayımlanan kararla yeniden belirlendi. Yeni düzenleme, özellikle uzun vadeli yatırımları teşvik ederken belirli fon türlerinde iki yılı aşan yatırımlara vergi muafiyeti getiriyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/03/resmi-gazetede-yayimlandi-hisse-senedi-yogun-fonlarda-vergi-avantaji-basliyor-1774595313.jpg">
                        <figcaption>Resmi Gazete’de Yayımlandı: Hisse Senedi Yoğun Fonlarda Vergi Avantajı Başlıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanan yeni düzenlemeyle birlikte, yatırım fonlarından elde edilen kazançlara uygulanan stopaj oranlarında kapsamlı bir değişikliğe gidildi. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yürütülen çalışma doğrultusunda, sermaye piyasalarının derinleşmesi ve uzun süreli yatırımların desteklenmesi hedefleniyor. Yapılan düzenlemeyle birlikte yatırımcıların elde tutma sürelerine göre uygulanan vergi yükü yeniden şekillendirildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>UZUN VADELİ YATIRIMCIYA VERGİ MUAFİYETİ</strong></span></p>

<p>Yeni düzenlemenin en dikkat çekici maddesi, uzun vadeli yatırımları teşvik eden vergi avantajı oldu. Buna göre; hisse senedi yoğun fonlar, girişim sermayesi yatırım fonları ve gayrimenkul yatırım fonlarına yönelik stopaj oranları güncellendi. İki yıldan uzun süreyle elde tutulan bu yatırım araçlarından sağlanan kazançlarda stopaj oranı yüzde sıfır olarak uygulanacak. Bu adımın, tasarrufların daha uzun süre piyasada kalmasını sağlaması bekleniyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DİĞER FONLARDA MEVCUT ORAN KORUNUYOR</strong></span></p>

<p>Düzenleme kapsamında, vergi avantajı tanınan özel fon türlerinin dışındaki diğer yatırım fonları için de oranlar netleşti. Bu fonlardan elde edilen kazançlarda mevcut tevkifat oranı yüzde 17,5 olarak uygulanmaya devam edecek. Böylece yatırım araçları arasındaki vergi dengesi korunmuş oldu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>SERBEST FONLAR İÇİN YENİ ADIM</strong></span></p>

<p>Karar ile birlikte Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu (TEFAS) dışında kalan serbest fonlara yönelik de önemli bir düzenleme yapıldı. TEFAS’ta işlem görmeyen hisse senedi yoğun serbest fonların katılma paylarından elde edilen kazançlar, yeni vergi sistemi içerisine dahil edildi. Bu sayede fon piyasasındaki vergi adaleti ve denetim alanının genişletilmesi amaçlanıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-ve-kazakistan-arasinda-yeni-ticaret-kopruleri-kuruluyor-1820</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 17:23:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye ve Kazakistan Arasında Yeni Ticaret Köprüleri Kuruluyor</h1>
                        <h2>Türkiye ile Kazakistan arasındaki ticari ilişkileri güçlendirecek olan Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) 14. Dönem Toplantısı nisan ayında gerçekleştirilecek. Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda yapılacak toplantı öncesinde, firmaların Kazakistan pazarında yaşadığı sorunlar ve çözüm önerileri toplanmaya başlandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/03/turkiye-ve-kazakistan-arasinda-yeni-ticaret-kopruleri-kuruluyor-1774535230.jpg">
                        <figcaption>Türkiye ve Kazakistan Arasında Yeni Ticaret Köprüleri Kuruluyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye İhracatçılar Meclisinden alınan bilgiye göre, Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye-Kazakistan Hükümetlerarası Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) 14. Dönem Toplantısı'nın hazırlık süreci başladı. Nisan ayı içerisinde yapılması planlanan bu kritik toplantı, iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin geleceği açısından büyük önem taşıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FİRMALARIN SORUN VE TALEPLERİ TOPLANIYOR</span></strong></p>

<p>Toplantı gündeminin oluşturulması kapsamında, Türk firmalarının Kazakistan pazarına girişte karşılaştıkları engeller, çözüm bekleyen sorunlar ve stratejik talepler değerlendirmeye alınacak. Ticaret Bakanlığı, sahada aktif olan ihracatçıların görüşlerini alarak müzakere masasında somut adımlar atmayı hedefliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SON BAŞVURU TARİHİ 27 MART</span></strong></p>

<p>İhracatçı firmaların toplantıya sunulmasında yarar gördüğü hususlar ve pazar analizlerine dair katkılarını, belirlenen form aracılığıyla iletmeleri bekleniyor. Söz konusu bildirimlerin 27 Mart 2026 tarihi saat 16:00'ya kadar ilgili mail adresine (<a href="http://ihkibarge@itkib.org.tr"><span style="color:#c0392b"><strong>ihkibarge@itkib.org.tr</strong></span></a>) ulaştırılması gerektiği bildirildi.</p>

<p>Toplantı sonucunda elde edilecek veriler, Türkiye'nin Kazakistan ile olan dış ticaret hacminin artırılması ve lojistikten gümrüğe kadar pek çok alanda iyileştirme sağlanması için yol haritası oluşturacak.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ihkib-secimlerinde-sadece-kesinlesmis-listede-yer-alanlar-oy-kullanacak-1819</link>
            <category>Genel</category>
            <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 17:13:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İHKİB Seçimlerinde Sadece Kesinleşmiş Listede Yer Alanlar Oy Kullanacak</h1>
                        <h2>İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (İHKİB) 2025 yılı Olağan Genel Kurul ve Organ Seçimleri öncesinde sandık kurulu listesi kesinleşti. İlçe Seçim Kurulu tarafından onaylanan 3 bin 42 kişilik hazirun listesine kurumun resmi internet sitesi üzerinden ulaşılabilecek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/03/ihkib-secimlerinde-sadece-kesinlesmis-listede-yer-alanlar-oy-kullanacak-1774534779.jpg">
                        <figcaption>İHKİB Seçimlerinde Sadece Kesinleşmiş Listede Yer Alanlar Oy Kullanacak</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılı Olağan Genel Kurul ve Organ Seçimlerine ilişkin süreçte kritik bir aşama geride kaldı. Birliğin seçimli genel kurulu öncesinde hazırlanan ve askıya çıkarılan sandık kurulu listesi, yetkili seçim kurulu tarafından onaylanarak kesinleşti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEÇİM KURULU LİSTEYİ ONAYLADI</span></strong></p>

<p>20.03.2026 ile 22.03.2026 tarihleri arasında askıda kalan sandık kurulu listesi, 3. İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı’nın 23.03.2026 tarih ve 2026/20 sayılı kararı doğrultusunda incelendi. Yapılan incelemeler neticesinde listenin toplamda 3 bin 42 üyeden oluştuğu resmi makamlarca onaylanmış oldu. Onaylı ve kesinleşmiş listeye <span style="color:#c0392b"><a href="https://www.ihkib.org.tr/belgeler/aski-listesi"><strong>https://www.ihkib.org.tr/belgeler/aski-listesi</strong></a>&nbsp;&nbsp;</span>adresinden ulaşılabiliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SADECE LİSTEDE YER ALANLAR OY KULLANABİLECEK</span></strong></p>

<p>Seçim prosedürlerine ilişkin yapılan bilgilendirmede, genel kurul günü giriş ve oy kullanma haklarına dair sınırlar net bir şekilde çizildi. Genel Kurul gününde sadece kesinleşmiş hazirun listesinde kimlik bilgileri yer alan firma temsilcilerinin Genel Kurula giriş ve oy kullanma hakkı bulunacak. Kesinleşmiş listede yer almayan isimlerin seçim alanına girişine veya oy sandığına erişimine izin verilmeyecek.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/avrupanin-en-buyuk-ayakkabi-fuari-aymod-kapilarini-acti-sektor-temsilcileri-taleplerini-siraladi-1818</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 16:53:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Avrupa'nın En Büyük Ayakkabı Fuarı Aymod Kapılarını Açtı: Sektör Temsilcileri Taleplerini Sıraladı</h1>
                        <h2>Avrupa’nın en büyük ayakkabı moda fuarı olan AYMOD’un açılışında konuşan TASD Başkanı Berke İçten, küresel markaların Türkiye’de üretimlerini artırmak istediğini ancak yüksek yan sanayi maliyetleri nedeniyle tereddüt yaşadıklarını belirterek, hammadde ithalatındaki vergilerin kaldırılması çağrısında bulundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/03/avrupanin-en-buyuk-ayakkabi-fuari-aymod-kapilarini-acti-sektor-temsilcileri-taleplerini-siraladi-1774446971.jpg">
                        <figcaption>Avrupa'nın En Büyük Ayakkabı Fuarı Aymod Kapılarını Açtı: Sektör Temsilcileri Taleplerini Sıraladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, küresel markaların ülkemizde üretimlerini artırmak istediğini, ancak yüksek yan sanayi maliyetleri nedeniyle tereddüt ettiklerini söyledi. İçten, hammadde ve yan sanayi ithalatında verginin kaldırılması halinde üretim maliyetlerinin en az yüzde 25 ucuzlayacağını bildirdi.</p>

<p>&nbsp;TASD tarafından düzenlenen ve alanında Avrupa’nın en büyük organizasyonu olan Uluslararası AYMOD Ayakkabı Moda Fuarı başladı. 74’üncüsü düzenlenen fuarın açılış töreninde konuşan Berke İçten, rekabetçilikle ilgili sorunlar nedeniyle ayakkabı sektörünün son üç yılda adet bazında yüzde 50 ihracat kaybı yaşadığını hatırlattı. Üç yıl önce 350 bine ulaşan istihdamın da yüzde 35-40’ını kaybettiklerini belirten İçten, şöyle devam etti:&nbsp;&nbsp;“Rekabetçilikle ilgili sorunlarımız devam ederken şimdi bir de savaş gerçeğiyle karşı karşıyayız. Savaş nedeniyle enerji ve lojistik maliyetlerinde hızlı bir artış yaşanıyor. Diğer taraftan, Avrupalı ve ABD’li markalar için Türkiye ‘yakından tedarik merkezi’ ve güvenli üretici kimliğiyle öne çıkıyor. Pandemi dönemindekine benzer bir şekilde Asya’daki siparişlerin bir kısmı ülkemize kayabilir. Savaştan bağımsız olarak küresel markalar Türkiye’deki üretimlerini artırmak istiyor. Ancak yüksek maliyetler markaların ülkemizde üretim yapma motivasyonunu azaltıyor. Dolayısıyla her türlü hammadde ve yan sanayiye erişimimizin önündeki engellerin kaldırılması gerekiyor. 2026’ya girerken ayakkabı imalatında kullanılan mikrofiber suni deri ithalatında ilave gümrük vergisi sıfırlanmıştı. Karar için Ticaret Bakanımız Ömer Bolat’a ve ekibine şükranlarımızı sunuyorum. Gümrük vergisinin sıfırlanmasını beklediğimiz PU suni deri ve airfile kumaş gibi yedi-sekiz kalem malzeme var. Bu malzemelerle ilgili de en kısa zamanda bir çalışma yapılacağını ümit ediyoruz. Hammadde ve yan sanayi ürünlerinin ithalatında vergilerin kaldırılması halinde üretim maliyetlerimizin en az yüzde 25 ucuzlayacağını söyleyebilirim. Biz maliyetleri düşürmenin yollarını ararken son günlerde taban ve suni deri başta olmak üzere yan sanayide fiyatların artmaya başladığını görüyoruz. Savaşı bahane eden bu kriz fırsatçılarına karşı devletimizin gerekli önlemleri bir an önce almasını bekliyoruz.”</p>

<p>&nbsp;<img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/TASD%20BA%C5%9EKANI%20BERKE%20%C4%B0%C3%87TEN.jpg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÜYÜME KOMPOZİSYONUNDA ‘MAKAS DEĞİŞİKLİĞİ’ YAPILMASI GEREKİYOR</span></strong></p>

<p>Berke İçten, savaş nedeniyle artan petrol fiyatları ve navlun maliyetleri nedeniyle 2026 yılı için öngörülen enflasyon hedefinden uzaklaşılma riskinin arttığına dikkat çekti. İçten, “Reel kur endeksinin en azından mevcut seviyesini koruyabilmesi için kurun enflasyona paralel artması büyük önem arz ediyor. Büyüme kompozisyonunda da iç talepten dış talebe doğru bir ‘makas değişikliği’ gerekiyor.” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">&nbsp;MAHMUT GÜRCAN: ÖNLEMLERİMİZİ ALMAYA DEVAM EDECEĞİZ</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan da konuşmasında Türkiye ekonomisinin son 22 çeyrektir güçlü büyüme performansını sürdürdüğünü söyledi. Bu güçlü performansta ihracatın katkısına dikkat çeken Gürcan, şöyle devam etti:&nbsp;&nbsp;“İhracatımız 2025’te yüzde 4,4 artarak 273,3 milyar dolara ulaştı Bulunduğumuz şartlarda ihracatımızın artması son derece önemli. Deri ve ayakkabı sektörü de, köklü üretim geleneği, güçlü sanayi altyapısı, tasarım kapasitesi ile Türkiye’nin önemli ihracatçı sektörleri arasında yer alıyor. 200 ülke ve bölgeye ürün satan sektörümüz, 2025 yılında 1,8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Deri ve ayakkabı ihracatımızda bir daralma olduğunu hep beraber tespit ettik. Gerek artan küresel risk algısı ve uluslararası konjonktürde yaşanan belirsizlikler, gerekse önde gelen ihracat pazarlarında ortaya çıkan talep daralmaları deri ve ayakkabı sektörümüz açısından zor yılları beraberinde getirdi. Bo zorlukları aşmak için önlemlerimizi alıyoruz.”</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/T%C4%B0CARET%20BAKAN%20YARDIMCISI%20MAHMUT%20G%C3%9CRCAN.jpg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MUSTAFA GÜLTEPE: TÜM SEKTÖRLERİMİZ GÜÇLÜ OLMALI</span></strong></p>

<p>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe de konuşmasında Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın en önemli üretim merkezi olduğunu söyledi. Bu büyük üretim potansiyelinin verdiği özgüvenle Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma hedefiyle çalıştıklarını belirten Gültepe, şöyle devam etti:&nbsp;“2025’te 273 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirdik. Bu elbette çok büyük bir başarı. Ama ihracattaki bu artışı daha çok üç sektörün katkısıyla elde ettiğimizi unutmamalıyız. Biz ihracatta sürdürülebilir büyüme için 27 sektörümüzün tamamını oyuna dahil etmek istiyoruz. Bir gerçeği de unutmamalıyız. Ülke olarak zor bir coğrafyadayız. Dolayısıyla güçlü olmak zorundayız. Tüm sektörlerimiz güçlü olmalı. Sanayi üzerindeki yükün artık alınması gerekiyor. Özellikle emek yoğun sektörlerde daha fazla desteğe ihtiyacımız var.”</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/T%C4%B0M%20BA%C5%9EKANI%20MUSTAFA%20G%C3%9CLTEPE.jpg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;<br />
<strong><span style="color:#2980b9">ERDAL BAHÇIVAN: SANAYİCİ VE İHRACATÇININ DAYANMA GÜCÜ KALMADI</span></strong></p>

<p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan ise, Türkiye’nin enflasyonla mücade etmek ve finansal istikrarı sağlamak için bir program yürüttüğünü hatırlattı. Enflasyonla mücadelede en büyük fedakarlığı sanayicilerin üstlendiğini belirten Bahçıvan, “Sanayiciler, yoğun bir sabır ve mücadeleyle dayanma gücü gösterdi. Fakat içine girdiğimiz durum bu programla ilgili değerlendirmelerimizi tekrar gözden geçirmemiz gerektiğini ortaya koyuyor. Artık sanayici ve ihracatçı üzerinden enflasyonla mücadele edecek gücümüz kalmadı.” dedi.</p>

<p>&nbsp;<strong><span style="color:#2980b9">AYMOD’U 5 BİNİ YABANCI, 20 BİN KİŞİNİN ZİYARET ETMESİ BEKLENİYOR</span></strong></p>

<p>İstanbul Fuar Merkezi’nde 26 bin metrekare alanda düzenlenen AYMOD’a 25’i yabancı 200’ü aşkın firma katılıyor. Alanında Avrupa’nın en büyüğü olan AYMOD’u 5 bini yabancı, yaklaşık 20 bin profesyonelin ziyaret etmesi bekleniyor. TASD önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da Ticaret Bakanlığının desteğiyle VIP alım heyeti programı düzenledi. Heyet kapsamında İstanbul’a gelen yaklaşık 600 nitelikli alıcının seyahat ve konaklama giderleri TASD tarafından karşılandı. AYMOD, 28 Mart Cumartesi akşamına kadar açık kalacak.</p>

<p><strong>&nbsp;HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ekonomi-koordinasyon-kurulu-kritik-gundemle-toplandi-1817</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 16:50:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ekonomi Koordinasyon Kurulu Kritik Gündemle Toplandı</h1>
                        <h2>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında toplanan Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK), Türkiye'nin makroekonomik hedeflerini ve küresel gelişmelerin olası etkilerini değerlendirdi. Toplantı sonrası açıklama yapan Bakan Vedat Işıkhan, yatırım ve istihdam odaklı çalışmaların kararlılıkla süreceğini belirtti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/03/ekonomi-koordinasyon-kurulu-kritik-gundemle-toplandi-1774360470.jpg">
                        <figcaption>Ekonomi Koordinasyon Kurulu Kritik Gündemle Toplandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ankara'da ekonomi yönetiminin en üst düzeyi bir araya gelerek Türkiye'nin ekonomi rotasını belirleyen önemli başlıkları görüştü. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısında, ülkenin genel ekonomik tablosu kapsamlı bir şekilde analiz edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER ANALİZ EDİLDİ</span></strong></p>

<p>Toplantıda, Türkiye ekonomisinin temel taşlarını oluşturan makroekonomik veriler incelenirken, küresel piyasalarda yaşanan hareketliliğin iç piyasaya yansımaları ele alındı. Dünya genelindeki gelişmelerin yerel ekonomiye olası etkilerine karşı alınabilecek önlemler ve hazırlanan tedbir paketleri kurul üyeleri tarafından değerlendirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAKAN IŞIKHAN: İSTİHDAM ODAKLI ÇALIŞMALAR SÜRECEK</span></strong></p>

<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, toplantının içeriğine ve önümüzdeki dönemin yol haritasına dair şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz başkanlığında Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantımızı gerçekleştirdik. Bugünkü toplantımızda; makroekonomik göstergeleri ele aldık. Küresel alanda yaşanan gelişmelerin olası etkilerini ve alınabilecek tedbirleri değerlendirdik. Önümüzdeki süreçte; yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı çalışmalarımızı kurumlarımız ve paydaşlarımızla sürdürmeye devam edeceğiz.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜRETİM VE İHRACAT HEDEFİ</span></strong></p>

<p>Yeni dönem stratejilerinde üretimin artırılması ve ihracatın desteklenmesi temel öncelik olarak belirlendi. Bakanlıklar ve ilgili tüm paydaş kurumların koordinasyon içinde çalışarak ekonomik istikrarın korunması yönünde adımlar atacağı vurgulandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/image_1774360348527.jpg" style="height:654px; width:800px" /><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/suruculerin-gozu-kulagi-gece-yarisinda-benzin-ve-motorinde-indirim-kapida-1816</link>
            <category>Ekonomi</category>
            <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 16:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sürücülerin Gözü Kulağı Gece Yarısında: Benzin Ve Motorinde İndirim Kapıda</h1>
                        <h2>ABD, İran ve İsrail arasındaki çatışmalar brent petrol fiyatlarını yukarı çekerken, akaryakıt sektöründen sürücüleri sevindirecek haber geldi. 25 Mart Çarşamba günü itibarıyla motorin ve benzin fiyatlarında hissedilir bir indirime gidilmesi bekleniyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/03/suruculerin-gozu-kulagi-gece-yarisinda-benzin-ve-motorinde-indirim-kapida-1774357779.jpg">
                        <figcaption>Sürücülerin Gözü Kulağı Gece Yarısında: Benzin Ve Motorinde İndirim Kapıda</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Orta Doğu’da tırmanan gerilim küresel enerji piyasalarını sarsmaya devam ediyor. ABD, İran ve İsrail arasındaki karşılıklı saldırılar brent petrolün varil fiyatını doğrudan yükseltirken, enerji altyapılarına yönelik tehditler ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler fiyat artışını tetikleyen başlıca unsurlar oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GECE YARISI İNDİRİM GELİYOR</span></strong></p>

<p>Küresel piyasalardaki bu yükselişe rağmen, sektör kaynaklarından alınan bilgiye göre yurt içinde akaryakıt fiyatlarında aşağı yönlü bir hareket bekleniyor. 24 Mart Salı'yı 25 Mart Çarşamba'ya bağlayan gece itibarıyla motorin fiyatında litre başına 3,70 lira, benzinde ise 2,20 lira indirim uygulanması öngörülüyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/akayaryakit-1-1774350380-353-x750.jpeg" style="height:800px; width:473px" /></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.tekstildergi.com/haber/moda-dunyasinin-gelecegi-istanbul-moda-akademisinde-yeniden-kurgulaniyor-1815</link>
            <category>Dünya</category>
            <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 20:17:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Moda Dünyasının Geleceği İstanbul Moda Akademisinde Yeniden Kurgulanıyor</h1>
                        <h2>İstanbul Moda Akademisi (İMA), 25–26 Mart 2026 tarihlerinde düzenleyeceği İMA Fashion Talks 2026 ile moda, teknoloji ve medyayı aynı potada eritiyor. Sektörün önde gelen isimlerini bir araya getiren etkinlik, yapay zekadan sürdürülebilirliğe kadar modanın geleceğini şekillendiren kritik başlıkları kapsamlı bir çerçevede ele alıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/03/moda-dunyasinin-gelecegi-istanbul-moda-akademisinde-yeniden-kurgulaniyor-1774286522.jpg">
                        <figcaption>Moda Dünyasının Geleceği İstanbul Moda Akademisinde Yeniden Kurgulanıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstanbul Moda Akademisi (İMA), modayı sadece estetik bir üretim alanı olarak değil; teknoloji, veri ve kültürel dönüşümlerle beslenen çok katmanlı bir ekosistem olarak tanımlıyor. Bu vizyon doğrultusunda hayata geçirilen İMA Fashion Talks 2026, 25–26 Mart tarihlerinde kapılarını açarak sektörün geleceğine ışık tutmaya hazırlanıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MODANIN GELECEĞİ ÇOK BOYUTLU DÖNÜŞÜMLE ŞEKİLLENİYOR</span></strong></p>

<p>Moda endüstrisi, tasarım süreçlerinden tüketici davranışlarına kadar geniş bir alanda değişim geçiriyor. İMA Fashion Talks 2026; yapay zekâ, görsel kültür, zanaat ve üretim teknolojileri ekseninde bu dönüşümü mercek altına alıyor. Tasarımcılar, teknoloji girişimleri ve akademisyenler, iki gün boyunca disiplinler arası iş birliklerinin önemini vurgularken, moda üretiminin nasıl veri odaklı bir yapıya evrildiğini katılımcılarla paylaşıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEKTÖRÜN ÖNDE GELEN İSİMLERİ AYNI PLATFORMDA</span></strong></p>

<p>Etkinliğin konuşmacı kadrosu, moda ve medya dünyasının en etkili figürlerini bir araya getiriyor. Programda; Adnan Bakkal, Ali Kiremitçioğlu, Anıl Can, Ayşe Ege, Baki Özçelik, Başak Kocabıyıkoğlu, Bediz Yıldırım, Bünyamin Yevlal, Bünyamin Yılmaz, Cem Kaprol, Ceylin Türkkan, Ece Sükan, Feride Tansuğ, Füsun Demircan, Gül Ağış, İsmail Kutlu, Kerem Kadiroğlu, Koray Parlak, Mehmet Kaya, Mehtap Elaidi, Merve Aydıner, Mina Dilber, Nihan Peker, Özgecan Üstgül, Özlem Kaya, Özgür Masur, Seda Domaniç, Serli Gazer, Sertaç Ersayın, Şansım Adalı, Tuğba Ansen ve Yaren Doğanyılmaz gibi isimler yer alıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DENEYİM ALANLARI VE YENİ NESİL ÜRETİM ARAÇLARI</span></strong></p>

<p>Teorik tartışmaların ötesine geçmeyi hedefleyen etkinlikte, özel workshop ve deneyim alanları kuruluyor. Katılımcılar, yeni nesil üretim araçlarını ve teknolojileri birebir deneyimleme imkânı bularak moda eğitimi ile sektör pratikleri arasındaki bağı güçlendiriyor. İMA, uluslararası standartlardaki eğitim modelini bu tür etkinliklerle destekleyerek yaratıcı endüstrilerde sürdürülebilir değer oluşturma misyonunu sürdürüyor.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
            </channel>
</rss>
