Bu Koro Niye Birden Başladı?
13 Ağustos 2026, Perşembe 09:06
Bir kişi konuşursa…
Görüş dersiniz.
İkincisi aynı yere dokunursa…
Tesadüf dersiniz.
Üçüncüsü de aynı sancıyı tarif ederse…
İnsan ister istemez soruyor:
Bu koro niye birden başladı?
İTO Başkanı Şekib Avdagiç…
Kur ile enflasyon arasındaki makası gösterdi.
Maliyet koşuyor.
Döviz arkadan geliyor.
İhracatçı dünyaya mal satıyor…
Kazancı yolda eriyor.
İSO Başkanı Erdal Bahçıvan…
“Sanayiye sahip çıkmak, Türkiye’ye sahip çıkmaktır” dedi.
Boşuna söylemedi.
Finansman pahalı.
Enerji ağır.
Rekabet sert.
Fabrikanın çarkı dönüyor ama sanayicinin hesabı dönmüyor.
MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir de finansmana erişimi, maliyet baskısını, iş dünyasının “bekle-gör” hâlini gündeme taşıdı.
Avdagiç makası gösterdi.
Bahçıvan fabrikayı.
Özdemir finansmanı.
Üçü başka kelime kullandı.
Aynı yaraya bastı.
Demek ki mesele mikrofonlarda değilmiş.
Tezgâhtaymış.
Grafikler düzelebilir.
Rakamlar güzelleşebilir.
Ama fabrika başka bir dil konuşuyorsa…
Orada durmak gerekir.
Çünkü bilanço alkış tutmaz.
Kasa nutuk dinlemez.
Koro yeni kurulmadı.
Nota dağıtılmadı.
Şef de yok.
Canı yanan…
Aynı makamdan söylemeye başladı.
.jpeg)
AYNI KÜRSÜ, BAŞKA HESAP!
25,6 milyar dolar.
Temmuz ihracatı.
Tarihi zirve.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat açıkladı.
Alkış.
Ardından TİM Başkanı Mustafa Gültepe aldı mikrofonu.
Üç yıldır yüksek maliyetle boğuştuklarını, rekabet gücünün aşındığını anlattı.
Alkış biraz yavaşladı.
Garip mi?
Hiç.
Bolat kaç sattığımızı söylüyor.
Gültepe…
Satarken ne kazandığımızı soruyor.
Biri vitrindeki etikete bakıyor.
Öteki kasadaki hesaba.
İhracat artmış.
Güzel.
Peki kazanç?
İşte orada ses kısılıyor.
Çünkü dünyaya mal göndermek başarıdır.
Ama sanayicinin marifeti yalnızca satmak değildir.
Sattığından para kazanmaktır.

STK DEDİĞİN BÖYLE OLUR!
Bartın’da bir fabrika…
Kapanmanın eşiğinde.
Makineler susacak.
İnsanlar işsiz kalacak.
TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı devreye giriyor.
Yatırımcı?
Kendi yönetiminden.
Adem Baklacı.
Baklacı fabrikayı devralıyor.
Üretime yeniden hayat veriyor.
Hedef…
Bin kişilik istihdam.
Şimdi gelelim STK’cılığa.
Toplantı yaparsın.
Plaket verirsin.
Toplu fotoğrafta ön sıraya geçersin.
Sosyal medyada memleketi üç kere kurtarırsın.
Ertesi sabah…
Hayat kaldığı yerden devam eder.
Süleyman Ecevit Sanlı başka bir yol seçmiş.
Kapanacak fabrikaya yatırımcı bulmuş.
Adem Baklacı da lafın ucundan değil…
İşin ucundan tutmuş.
Sonuç?
Bir imza.
Bir yatırım.
Bin umut.
STK’nın açılımını herkes bilir.
Asıl mesele…
İçini neyle doldurduğundur.

İSO’DA RÖVANŞ KOKUSU!
2022…
İSO’da sandık kuruldu.
Erdal Bahçıvan 74.
Adnan Dalgakıran 56.
Bahçıvan kazandı.
Dalgakıran kaybetti.
Ama 56 oy…
Öyle çantaya koyup eve götürülecek bir rakam değil.
Şimdi 2026.
İSO kulislerinde yine Dalgakıran’ın adı dolaşıyor.
Henüz adaylığını ilan etmiş değil.
Ama Bahçıvan’ın karşısına yeniden çıkacağı konuşuluyor.
Olur mu?
Göreceğiz.
Fakat 2022’nin hesabı ortada.
74’e 56.
Aradan dört yıl geçti.
Sanayi değişti.
Ekonomi değişti.
Dengeler değişti.
Şimdi sıra sandıkta.
Bahçıvan koltuğunu korumaya…
Dalgakıran rövanşı almaya hazırlanırsa…
İSO’da bu seçim yalnızca başkanı belirlemez.
Dört yıl önce kapanmayan hesabı da kapatır.

TEZGÂHIN SESİ:
Kürsü konuşur.
Sandık hesabını görür.
Tezgâh ise ikisine de aldırmaz.
Çünkü iş dünyasında sözün kıymeti…
İşe dönüştüğü kadardır.
Gerisi kürsüde kalır.
Bereketle kalın…


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.