<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>TEK STİL DERGİ</title>
        <link>https://www.tekstildergi.com/</link>
        <description>TEKSTİL GÜNDEMİ TEK ADRESTE</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Adnan Dalgakıran İSO Seçimleri Öncesi Sistem Eleştirisiyle Dikkat Çekti</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/adnan-dalgakiran-iso-secimleri-oncesi-sistem-elestirisiyle-dikkat-cekti-2060</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/adnan-dalgakiran-iso-secimleri-oncesi-sistem-elestirisiyle-dikkat-cekti-2060</guid>
                <description><![CDATA[Gazeteci Yazar Murat Çetin, İSO Başkan Adayı Adnan Dalgakıran ile gerçekleştirdiği diyaloğu kaleme aldı. Çetin, Dalgakıran’ın 18. kattaki kartlı geçiş sisteminden başkanlık süresi sınırına kadar odadaki yönetim anlayışına yönelttiği eleştirileri aktardı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci Yazar Murat Çetin, Adnan Dalgakıran’ın basın açıklaması sırasında kendisine yönelttiği soruyu ve aldığı yanıtları köşesine taşıdı. Çetin, Dalgakıran’a “Rakibiniz Ender Yılmaz mı, yoksa 13 yıldır oluşmuş sistem mi?” diye sorduğunu, Dalgakıran’ın ise isme girmeyerek Ender Yılmaz için “Arkadaşım.” dediğini aktardı. Dalgakıran’ın Erdal Bahçıvan’a teşekkür ettikten sonra gülerek “Odakule’de gömü mü var da birbirimizi yiyeceğiz?” dediğini belirten Çetin, durumu 18. kat detayıyla dikkat çekici bir çerçeveye taşıdı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">18. KATTAKİ KARTLI GEÇİŞ SİSTEMİ KALKACAK</span></strong></p>

<p>Yazısında Odakule'de gömü olmadığını ancak 18. katın bulunduğunu ifade eden Murat Çetin, Dalgakıran’ın aktardığı bilgilere göre Meclis üyelerinin yüzde 80’inin yönetimin bulunduğu bu kata çıkamadığını kaydetti. Çetin, Dalgakıran’ın “Öyle bir oda olur mu kardeşim?” diyerek duruma tepki gösterdiğini ve kartlı geçişin kalkacağını beyan ettiğini bildirdi. Aktarılan bilgilere göre Meclis üyesi yönetime ulaşacak, karar mekanizmasındaki ağırlığı artacak ve üyelere doğrudan “İSO’dan memnun musunuz?” sorusu yöneltilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ELEŞTİRİ VE İKİ DÖNEM BATIŞI</span></strong></p>

<p>Dalgakıran’ın eleştiri konusundaki sert tutumunu aktaran Çetin, Dalgakıran’ın “En ufak bir eleştiriyi hakaret gibi zannedenler… Bu mekanizmanın içinde biz olmayacağız.” dediğini belirtti. Çetin ayrıca, Dalgakıran’ın başkanlık süresinin en fazla iki dönem olması gerektiğini savunduğunu ve geçmişin faturasını yalnız Bahçıvan yönetimine kesmeyerek “Biz de oradaydık.” dediğini satırlarına taşıdı.</p>

<p>Murat Çetin, tüm bu anlatılanların iki kelimelik özetinin “Kültürel değişim” olduğunu vurgulayarak, Adnan Dalgakıran’ın rakibinin ismini vermediğini ancak tanımını ve tarifini yaptığını ifade etti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-09-24%20at%2010_56_36%20(1).jpeg" style="height:564px; width:800px" /></p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/rakibinin-adini-vermedi-tarifini-verdi-24"><strong>YAZININ TAMAMI BURADA</strong></a><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/adnan-dalgakiran-iso-secimleri-oncesi-sistem-elestirisiyle-dikkat-cekti-1790343110.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sermaye Piyasalarındaki Soruşturmada Tutuklu Sayısı 45&#039;e Yükseldi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/sermaye-piyasalarindaki-sorusturmada-tutuklu-sayisi-45e-yukseldi-2059</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/sermaye-piyasalarindaki-sorusturmada-tutuklu-sayisi-45e-yukseldi-2059</guid>
                <description><![CDATA[Sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin yürütülen dev soruşturmada adliyeye sevk edilen 21 şüpheliden 19'u tutuklandı. Tutuklananlar arasında eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci de yer alırken, dosyada toplam tutuklu sayısı 45'e yükseldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan 21 şüpheli, sağlık kontrollerinin ardından İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. Emniyette 18 şüphelinin işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÖZALTINA ALINAN 21 ŞÜPHELİ İÇİN TUTUKLAMA TALEBİ</span></strong></p>

<p>Savcılıkta ifade işlemleri tamamlanan Ali Rıza İncekara, Haldun Saffet İnal, Erkan Kilimci, Ayşe Seher Aydın, Enes Yazıcı, Feryal Köker, Müjdat Ede, Nilgün Sarıçalı, Oğuzhan Özerkaya, Onur Göğebakan, Orçun Berkay Kaya, Sezai Bekgöz, Ahmet Özcan, Mehmet Ziya Gökalp, Sibel Gökalp, Tamer Akbal, Abdullah Yusuf Yarız, Selim Dağbaşı, Özdemir Ataseven, Gökhan Ataseven ve Hamza Kablan tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DOSYADAKİ TUTUKLU SAYISI 45'E YÜKSELDİ</span></strong></p>

<p>Çıkarıldıkları mahkemece şüphelilerden Ayşe Seher Aydın, Enes Yazıcı, Feryal Köker, Müjdat Ede, Oğuzhan Özerkaya, Onur Göğebakan, Orçun Berkay Kaya ve Ahmet Özcan tutuklanırken; Nilgün Sarıçalı ve Sezai Bekgöz adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Hakimliğe sevk edilen diğer 11 şüphelinin de ifadelerinin ardından tutuklanmasıyla birlikte soruşturma kapsamındaki toplam tutuklu sayısı 45'e çıktı. Böylece adliyeye sevk edilen 21 kişiden 19'u tutuklanmış oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ESKİ MERKEZ BANKASI BAŞKAN YARDIMCISI DA TUTUKLANDI</span></strong></p>

<p>Soruşturma kapsamında tutuklanan isimler arasında dikkat çeken bir isim yer aldı. 2016-2018 yılları arasında Merkez Bankası Başkan Yardımcılığı görevini yürüten ve son olarak Tera'da yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan Erkan Kilimci de tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/sermaye-piyasalarindaki-sorusturmada-tutuklu-sayisi-45e-yukseldi-1790341853.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hyundai Leasing, Genişleyen Finansman Ağıyla İşletmelere Esnek Çözümler Sunuyor</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/hyundai-leasing-genisleyen-finansman-agiyla-isletmelere-esnek-cozumler-sunuyor-2058</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/hyundai-leasing-genisleyen-finansman-agiyla-isletmelere-esnek-cozumler-sunuyor-2058</guid>
                <description><![CDATA[Hyundai Motor Türkiye’nin kurumsal müşterilerine yönelik sunduğu Hyundai Leasing hizmetinin finansman ağı genişliyor. BNP Paribas Finansal Kiralama’nın da çözüm ortağı olması ile birlikte, tüzel kişiler ve vergi levhasına sahip gerçek kişiler, Hyundai modellerine yönelik finansman seçeneklerine daha geniş bir hizmet ağı üzerinden erişebilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hyundai Leasing kapsamında müşteriler, Hyundai modellerine 36 aya varan vade ve yüzde 100’e varan finansman imkanıyla sahip olabiliyor. Sistem; 12, 24 ve 36 ay vade seçenekleri, aylık sabit ödeme avantajı ve hızlı başvuru süreciyle işletmelere esnek bir finansman deneyimi sunuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BANKA KREDİ LİMİTLERİNİ ETKİLEMEYEN FİNANSAL AVANTAJLAR</span></strong></p>

<p>Banka kredi limitlerini etkilemeyen yapısının yanı sıra BSMV muafiyeti ve faiz giderlerinin muhasebeleştirilebilmesi gibi finansal avantajlar da kullanıcıların faydasına sunuluyor. Vade ve peşinat koşulları ise, başvuru sahibinin finansal uygunluğu doğrultusunda finansal kiralama şirketi tarafından değerlendirilerek, müşteriye özel farklı alternatifler oluşturulabiliyor. Vade sonunda da aracın mülkiyeti müşteriye devrediliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YETKİLİ SATICILARDA GEÇERLİ OLACAK</span></strong></p>

<p>Hyundai Leasing fırsatları, kampanyaya katılan Hyundai yetkili satıcılarında ve belirlenen modellerde geçerli olacak. Detaylı bilgiye Hyundai yetkili satıcılarından ulaşılabiliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/hyundai-leasing-genisleyen-finansman-agiyla-isletmelere-esnek-cozumler-sunuyor-1790337062.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Efor Holding, Efor Yatırım’daki payını yüzde 10,79’a yükseltti</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/efor-holding-efor-yatirimdaki-payini-yuzde-1079a-yukseltti-2057</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/efor-holding-efor-yatirimdaki-payini-yuzde-1079a-yukseltti-2057</guid>
                <description><![CDATA[Efor Holding, uzun vadeli yatırım hedefleri doğrultusunda Efor Yatırım paylarında gerçekleştirdiği toplam 1,6 milyar TL tutarındaki alımlarla şirketteki payını yüzde 6,58’den yüzde 10,79’a çıkardı. Pay alım planı kapsamında piyasa koşullarına bağlı olarak 31 Aralık 2026 tarihine kadar alımlara devam edilmesi planlanıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Efor Holding</strong><strong>, uzun vadeli yatırım hedefleri doğrultusunda Efor Yatırım paylarında gerçekleştirdiği toplam 1,6 milyar TL tutarındaki alımlarla&nbsp;şirketteki payını yüzde 6,58’den yüzde 10,79’a çıkardı. Pay alım planı kapsamında piyasa koşullarına bağlı olarak 31 Aralık 2026 tarihine kadar alımlara devam edilmesi planlanıyor.</strong></p>

<p>Efor Yatırım Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin ortaklarından Efor Holding A.Ş., Efor Yatırım’daki uzun vadeli yatırım yaklaşımını desteklemek ve şirketteki payını artırmak amacıyla pay alımlarına devam ediyor.&nbsp;Bu kapsamda Efor Holding, Efor Yatırım Sanayi Ticaret A.Ş.’deki payını artırmaya yönelik pay alım planı kapsamında yeni alımlar gerçekleştirdi. Borsa İstanbul Pay Piyasası’nda 18-24 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen işlemler sonucunda toplam&nbsp;91 milyon 836 bin 926 adet Efor Yatırım payı&nbsp;satın alındı. Gerçekleştirilen işlemlerin toplam bedeli&nbsp;1 milyar 600 milyon 233 bin 485,69 TL&nbsp;olurken, alımların ortalama fiyatı&nbsp;17,42 TL&nbsp;olarak gerçekleşti. Söz konusu işlemler sonucunda Efor Holding’in Efor Yatırım sermayesindeki payı&nbsp;yüzde 6,58’den yüzde 10,79’a&nbsp;yükseldi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Dört işlem gününde 91,8 milyon adet pay alımı</strong></span></p>

<p>Efor Holding tarafından gerçekleştirilen pay alımları dört işlem gününde tamamlandı. 18 Eylül’de&nbsp;55 milyon 70 bin 141 adet, 21 Eylül’de&nbsp;9 milyon 600 bin adet, 22 Eylül’de&nbsp;3 milyon adet&nbsp;ve 24 Eylül’de&nbsp;24 milyon 166 bin 785 adet Efor Yatırım payı satın alındı. Pay alımları sonucunda Efor Holding’in Efor Yatırım sermayesindeki payının yüzde 10 eşiğini aşması nedeniyle, ilgili mevzuat kapsamında gerekli özel durum açıklaması da gerçekleştirildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>2 milyar TL’lik pay alım planı</strong></span></p>

<p>Efor Holding tarafından daha önce kamuoyuna duyurulan pay alım planı kapsamında, piyasa koşullarına bağlı olarak azami 2 milyar TL tutarında Efor Yatırım payı alınması planlanıyor. 24 Eylül 2026 itibarıyla bu plan kapsamında 1,6 milyar TL tutarında alım gerçekleştirilmiş oldu.&nbsp;</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Efor Yatırım’daki pay oranı yüzde 10,79’a ulaştı</strong></span></p>

<p>Son işlemlerle birlikte Efor Holding’in Efor Yatırım’daki pay oranının yüzde 10 seviyesini aşması, grubun Efor Yatırım sermayesindeki payının artırılması yönündeki planın önemli bir aşamasını oluşturdu. Efor Holding tarafından gerçekleştirilen pay alımları, şirketin Efor Yatırım’daki mevcut ortaklık payının artırılmasına yönelik plan kapsamında gerçekleştiriliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Uzun vadeli yatırım yaklaşımı sermaye piyasalarına da taşınıyor</strong></span></p>

<p>Efor Holding’in Efor Yatırım pay alım planı, grubun yatırım yaptığı şirketlerde uzun vadeli değer yaratma yaklaşımının sermaye piyasalarındaki yansımalarından biri olarak öne çıkıyor. Holding; üretim, tarım, enerji ve sanayi alanlarında sürdürdüğü yatırımlarında büyüme, sürdürülebilirlik ve katma değer yaratmayı odağına alırken, Efor Yatırım’daki pay alımlarıyla şirketin uzun vadeli büyüme potansiyeline yönelik yatırım yaklaşımını da ortaya koyuyor. &nbsp;Efor Holding, uzun vadeli yatırım anlayışı doğrultusunda Türkiye’de üretim, yatırım, istihdam ve katma değer yaratmaya yönelik büyüme stratejisini sürdürürken, sermaye piyasalarındaki yatırımlarını da aynı perspektifle değerlendiriyor.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/efor-holding-efor-yatirimdaki-payini-yuzde-1079a-yukseltti-1790336990.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yerli ve Yabancı Markaların Yeni Sezon Tasarımları İstanbul Kongre Merkezinde Podyuma Çıktı</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/yerli-ve-yabanci-markalarin-yeni-sezon-tasarimlari-istanbul-kongre-merkezinde-podyuma-cikti-2056</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/yerli-ve-yabanci-markalarin-yeni-sezon-tasarimlari-istanbul-kongre-merkezinde-podyuma-cikti-2056</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Kongre Merkezi’nde 2026 yılında düzenlenen IFCO İstanbul Fashion Connection, moda dünyasının önde gelen firma ve tasarımcılarını bir araya getirirken, fuar kapsamında gerçekleştirilen defileler de büyük ilgi gördü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>2026 yılında İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen IFCO İstanbul Fashion Connection, yeni sezon koleksiyonlarının ve moda trendlerinin sergilendiği önemli organizasyonlardan biri oldu. Fuar kapsamında birbirinden şık defileler düzenlenirken; Fimka, Terzi Adem, Parkande, Queste ve Nagrada gibi sektörün dikkat çeken firmalarının yanı sıra, Endonezya başta olmak üzere yurt dışından gelen birçok ünlü tasarımcının özel tasarımları da podyumda sergilendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DEV PRODÜKSİYON DUMAN FASHION EVENTS İMZASI TAŞIDI</span></strong></p>

<p>IFCO kapsamında gerçekleştirilen defilelerin organizasyonu Duman Fashion Events tarafından üstlenildi. Organizasyonda 50 profesyonel manken podyumda görev alırken, defilelerin koreografi ve sahne yönetimini Serkan Duman ve Gökhan Duman gerçekleştirdi.</p>

<p>Moda organizasyonları ve defile prodüksiyonlarıyla dikkat çeken Duman Fashion Events ekibi, IFCO için hazırlanan kapsamlı prodüksiyonda yaklaşık 200 kişilik bir ekiple çalıştı. Mankenlerden sahne ekibine, backstage organizasyonundan teknik ekiplere kadar birçok farklı birimin görev aldığı prodüksiyon, fuar boyunca gerçekleştirilen defilelerle podyuma taşındı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HAZIRLIKLAR ŞUBAT AYI ORGANİZASYONLARI İÇİN SÜRÜYOR</span></strong></p>

<p>Serkan Duman, IFCO organizasyonuyla ilgili yaptığı açıklamada, hazırlık sürecinin yoğun ve kapsamlı geçtiğini belirterek, “Bu defile için yaklaşık 200 kişilik bir ekip büyük bir emek verdi. Fuarın ve bu prodüksiyonun her aşamasında ciddi bir çalışma gerçekleştirdik. Harcadığımız emeğin karşılığını podyuma en iyi şekilde yansıtmaya çalıştık. Başarılı bir organizasyon gerçekleştirdiğimize inanıyorum. IFCO’yu başarılı bir şekilde geride bıraktık ve şimdiden önümüzdeki Şubat ayında gerçekleşecek organizasyonlara hazırlanmaya başladık” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Serkan Duman ve Gökhan Duman’ın koreografisiyle gerçekleştirilen defilelerde, yerli ve yabancı markaların yeni sezon koleksiyonları profesyonel mankenler tarafından podyuma taşınırken, Duman Fashion Events’in üstlendiği prodüksiyon ve sahne çalışmaları IFCO’nun dikkat çeken organizasyonları arasında yer aldı. Duman Fashion Events ekibi, IFCO’nun ardından yeni sezon moda organizasyonları ve Şubat ayında gerçekleştirilecek defileler için hazırlıklarını sürdürüyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 14:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ifco-2026ya-serkan-duman-imzasi-1790336632.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Perakende Sektörü Eylül Ayında Yükselişe Geçen Tek Sektör Oldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/perakende-sektoru-eylul-ayinda-yukselise-gecen-tek-sektor-oldu-2055</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/perakende-sektoru-eylul-ayinda-yukselise-gecen-tek-sektor-oldu-2055</guid>
                <description><![CDATA[Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi eylül ayında perakende ticaret sektöründe yüzde 1,1 yükselirken, inşaat sektöründe yüzde 0,2 geriledi. Hizmet sektöründe ise endeks bir önceki aya göre değişim göstermedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi eylülde perakende ticaret sektöründe yüzde 1,1 yükselirken, inşaat sektöründe yüzde 0,2 geriledi. Hizmet sektöründe ise değişim yaşanmadı.</p>

<p>Eylül ayına ilişkin sektörel güven endekslerinde farklı yönlü hareketler görüldü. Hizmet sektöründe endeks, bir önceki aya göre değişmeyerek 111,9 seviyesinde kaldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PERAKENDEDE YÜZDE 1,1 ARTIŞ</span></strong></p>

<p>Perakende ticaret sektöründe güven endeksi, aylık bazda yüzde 1,1 artışla 111,3 değerine yükseldi. Böylece açıklanan üç sektör arasında güven endeksi artan tek sektör perakende ticaret oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İNŞAATTA SINIRLI DÜŞÜŞ</span></strong></p>

<p>İnşaat sektöründe ise güven endeksi bir önceki aya göre yüzde 0,2 azalarak 83,0 seviyesine geriledi.</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/perakende-sektoru-eylul-ayinda-yukselise-gecen-tek-sektor-oldu-1790251138.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan Hazır Giyim Sektörü İçin Yüzde 10 Döviz Desteği İstedi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ihkib-baskani-mustafa-pasahan-hazir-giyim-sektoru-icin-yuzde-10-doviz-destegi-istedi-2054</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ihkib-baskani-mustafa-pasahan-hazir-giyim-sektoru-icin-yuzde-10-doviz-destegi-istedi-2054</guid>
                <description><![CDATA[İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, Uluslararası Hazır Giyim Tedarik Zincirinin İkiz Dönüşümünde Türkiye konferansının açılışında konuşarak sektörün ihracattaki düşüşü durdurabilmesi için döviz dönüşüm desteğinin yüzde 10’a çıkarılmasını istedi. Taleplerin karşılanması halinde sektörün üç yıl içinde eski gücüne kavuşacağını belirten Paşahan, kritik teşvik ve destek çağrılarında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Paşahan, hazır giyim gibi dış ticaret fazlası veren sektörlerde döviz dönüşüm desteğinin yüzde 10’a çıkarılmasını istedi. Paşahan, talep ve beklentilerinin karşılanması halinde üç yıl içinde sektörü yeniden eski rekabetçi gücüne kavuşturabileceklerini söyledi.&nbsp;Türk moda endüstrisinin mevcut avantajlarına ikiz dönüşümü de eklemek için İHKİB tarafından geliştirilen ve İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) tarafından desteklenen Hazır Giyim Tedarik Zincirinde İkiz Dönüşüm Projesi’nde sona yaklaşıldı. Proje kapsamında düzenlenen “Uluslararası Hazır Giyim Tedarik Zincirinin İkiz Dönüşümünde Türkiye” başlıklı konferans İstanbul’da gerçekleştirildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İKİZ DÖNÜŞÜM KONUSUNDA ARTILARIMIZI VE EKSİLERİMİZİ BİLİYORUZ</strong></span></p>

<p>Yerli ve küresel markaların temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen konferansın açılışında konuşan İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, ikiz dönüşümün 20 yıldır temel önceliklerini oluşturduğunu hatırlattı. İkiz dönüşüm için 20 yılda 12 projeyi tamamladıklarını, üç projenin devam ettiğini bildiren Paşahan, şunları söyledi: “İSTKA tarafından desteklenen ve 29 Eylül’de kapanışını yapacağımız 14,5 milyon TL bütçeli ‘Hazır Giyim Tedarik Zincirinde İkiz Dönüşüm’ projemizin en önemli etkinliklerinden biri olan uluslararası konferansı geniş bir katılımla gerçekleştirdik. Bir yıl önce başlattığımız projede, ikiz dönüşümü bütüncül bir yaklaşımla ele aldık. Bu süreçte artılarımızı ve eksilerimizi görme fırsatı bulduk. Değerlendirilen tüm tesislerde ikiz dönüşüm konusunda belli bir altyapının olduğunu tespit ettik. Ancak örneğin dijital ürün pasaportuna hazırlık konusunda daha yolun başındayız. Bu tablo bize sektörde dijital ve yeşil uygulamaların ortak veri ve yönetişim yapısı altında yeterince bütünleşmediğini gösteriyor. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte üretim sahasından anlık veri toplama, sistemleri birbirine bağlama, çevresel veriyi dijitalleştirme, tedarik zinciri izlenebilirliği ve iklim risklerini yatırım kararlarına entegre etme kapasitesini güçlendirmeye odaklanacağız.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TÜM HAZIR GİYİM YATIRIMLARI 3 YIL BOYUNCA 6’INCI BÖLGE TEŞVİKLERİNDEN YARARLANMALI</strong></span></p>

<p>Moda endüstrisiyle ilgili güncel gelişmeleri de değerlendiren Paşahan, ihracatta 2023’le birlikte başlayan daralmanın, hız kesmekle birlikte bu yıl da devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Ocak-Ağustos döneminde yaklaşık 11 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini bildiren Paşahan, sözlerini şöyle sürdürdü:&nbsp;“Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,2 eksideyiz. Rekabetçiliğimizi geri alabilmemiz ve ihracatta aşağı yönlü gidişi durdurabilmemiz için pozitif ayrımcılık bekliyoruz. Çünkü biz, çok değil üç dört yıl öncesine kadar yıllık 18-19 milyar dolar dış ticaret fazlası veriyorduk. 2025 gibi zor bir yılda bile ülkemize 12,5 milyar dolar net döviz kazandırdık. Dolayısıyla pozitif ayrımcılığı fazlasıyla hak ediyoruz.</p>

<p>Bu kapsamda taleplerimizi bir kez daha paylaşmak istiyorum: Hazır giyim gibi dış ticaret fazlası veren sektörlerde döviz dönüşüm desteği yüzde 3’ten yüzde 10’a yükseltilmeli.&nbsp;Türkiye genelindeki hazır giyim yatırımları en az üç yıl boyunca 6. bölge teşviklerinden yararlandırılmalı. 4., 5. ve 6. bölgelerde süresi dolan veya dolmak üzere olan teşvik belgeleri için öncelikli ve acil olarak 10 yıl daha süre uzatımı sağlanmalı.&nbsp;Teşvik belgeli yatırımlarda asgari ücretin yüzde 50 fazlasına kadar ücret verilen personelin SGK primleri tam teşvik kapsamına alınmalı; emekli çalışan için ödenen SGK primi teşvikli yatırımlarda tamamen kaldırılmalı. Reeskont kredisi faiz oranları azami yüzde 15 olacak şekilde düzenlenmeli ve acil destek paketleri devreye alınmalı.&nbsp;ve 6. bölgelere taşınan yatırımlarda ikinci el makineler teşvik mevzuatı kapsamına dahil edilerek, bu hatlarda istihdam edilen tüm personel, doğrudan Sigorta Primi İşveren ve İşçi Hissesi desteklerinden faydalandırılmalı.”</p>

<p>Mustafa Paşahan, talep ve beklentilerinin karşılanması durumunda 2027’de hızlı bir toparlanma sağlayabileceklerini, 2030’da sektörü eski gücüne kavuşturabileceklerini sözlerine ekledi.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ihkib-baskani-mustafa-pasahan-hazir-giyim-sektoru-icin-yuzde-10-doviz-destegi-istedi-1790250722.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Vakko Yeni Sezon Koleksiyonu İle Zamansız Zarafetin Kapılarını Aralıyor</title>
                <category>Moda</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/vakko-yeni-sezon-koleksiyonu-ile-zamansiz-zarafetin-kapilarini-araliyor-2053</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/vakko-yeni-sezon-koleksiyonu-ile-zamansiz-zarafetin-kapilarini-araliyor-2053</guid>
                <description><![CDATA[Vakko, Sonbahar/Kış 2026–27 Koleksiyonu ile tarih, doğa ve mimarinin ilham veren atmosferini kadın ve erkek tasarımlarına taşıyor. Seçkin materyaller ve modern terzilik anlayışıyla şekillenen yeni sezon, zamansız şıklığın yeni hikâyesini moda tutkunlarıyla buluşturuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Vakko Sonbahar/Kış 2026–27 Koleksiyonu; tarih, doğa ve mimarinin ilham veren atmosferinden beslenen kadın ve erkek koleksiyonlarıyla sezonu karşılıyor. Zamansız silüetler, seçkin materyaller ve modern terzilik anlayışı, Vakko'nun köklü tasarım mirasını çağdaş bir bakış açısıyla yeniden yorumluyor.</p>

<p>Paris'in hemen dışında, tarihi dokusu ve zamana meydan okuyan bahçeleriyle öne çıkan özel bir yaşam alanından ilham alan Vakko Sonbahar/Kış 2026–27 Koleksiyonu; kadın ve erkek koleksiyonlarında zarafet ile doğallığı aynı estetik anlayışta buluşturuyor. Tarihi atmosferle modern yaşam arasında kurulan bu diyalog; zengin dokular, özenli renk geçişleri ve rafine silüetlerle yeni sezonun karakterini oluşturuyor.</p>

<p>Kadın ve erkek koleksiyonları, birbirini tamamlayan tasarım diliyle Vakko'nun zamansız stil yaklaşımını yansıtırken; ustalıkla işlenen materyaller, güçlü terzilik anlayışı ve fonksiyonel detaylarla günümüz gardırobuna modern bir yorum getiriyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790171770_8684653099592_01.jpg" style="height:800px; width:533px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KADIN KOLEKSİYONU</span></strong></p>

<p>Kadın Sonbahar/Kış 2026–27 Koleksiyonu, mevsimin ruhunu dört farklı stil hikâyesiyle yorumluyor. Doğanın dinginliğinden şehir yaşamının dinamizmine, zamansız klasiklerden günlük şıklığa uzanan koleksiyon; seçkin materyaller, incelikli işçilik ve modern silüetlerle Vakko kadınının güçlü stil anlayışına yeni bir bakış kazandırıyor. Sezon boyunca birbirini tamamlayan dört farklı tema; renklerin, dokuların ve terzilik ustalığının kusursuz birlikteliğini ortaya koyarken koleksiyonun bütüncül estetik yaklaşımını da yansıtıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790171913_8684653646338_01.jpg" style="height:800px; width:533px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SOFİSTİKE GÖRÜNÜMÜN KODLARI: TRENDY &amp; STYLISH</span></strong></p>

<p>Sezonun en güçlü görünümlerini bir araya getiren New-In, modern ve iddialı bir gardırobun temelini oluşturuyor. Olive tonlarının ton sür ton kullanımı; kaşmir, el boyaması süetler ve deri dokularla buluşurken, Fransız dantelleri, jakarlı trikolar ve kazayağı desenler koleksiyona rafine bir karakter kazandırıyor. Payetler, nopeli trikolar, degrade kumaşlar ve tüy detayları görünümü güçlü ama zarif bir ışıltıyla tamamlarken; mont-bermuda takımları, bol pantolonlar, uzun etekler ve katmanlı üstler sonbaharın sıcak renkleriyle çağdaş bir silüet oluşturuyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790171911_8684653246781_01.jpg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ZAMANA MEYDAN OKUYAN ŞIKLIK: TIMELESS SOPHISTICATION</span></strong></p>

<p>Forever &amp; Ever, Vakko'nun zamansız stil anlayışını sezonun rafine dokularıyla buluşturuyor. Kış beyazı, vanilya, bej, vizon, grej ve antrasitin yumuşak geçişleri; kaşmir, yün, ipek ve ekokürk gibi seçkin materyallerle hayat buluyor. İplik sarmalı pırıltılar, farklı triko yüzeyleri ve zarif dokular koleksiyona derinlik katarken; ekru zemin üzerindeki siyah çizgiler ile aynı tonlarda tasarlanan çanta ve ayakkabılar görünümü yalın ama etkileyici bir bütünlüğe taşıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790171900_8684652393417_02.jpg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ŞEHRİN RİTMİNDE MODERN ZARAFET: AUTUMN VIBES</span></strong></p>

<p>Şehir yaşamının dinamizmini sonbaharın doğal tonlarıyla buluşturan City Chic, sezonun en karakteristik stil hikâyelerinden birini oluşturuyor. Tabadan koyu kahverengiye uzanan toprak tonları; yosun yeşilleri, derin nefti, bordo, lacivert ve soğuk mavi geçişleriyle zenginleşiyor. Degrade efektler, patchwork detayları ve güçlü emprimeler koleksiyonun karakterini belirlerken; kadife, alpaka, kaşmir ve yün dokular sıcaklık ve konforu bir araya getiriyor. Süet ve deri çantalar, loafer'lar, çizmeler, botlar, şapkalar, eşarplar ve gavroşlar ise görünümü rafine dokunuşlarla tamamlıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790171903_8684652994300_01.jpg" style="height:800px; width:533px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜNLÜK ŞIKLIĞIN YENİ YORUMU: BEYOND CASUAL</span></strong></p>

<p>Active &amp; Attractive, sportif stil anlayışını Vakko'nun zarif estetiğiyle yeniden yorumluyor. Denim, renkli trikolar ve dantel detayları kırmızı vurgularla güçlü kontrastlar oluştururken; loungewear grubunda ekru, bej, gri, vizon ve kahvenin yumuşak birlikteliği öne çıkıyor. Kış marin etkisi lacivert ve beyazın zamansız uyumunu yeniden yorumlarken, spor kombinlerde öne çıkan etekler koleksiyona feminen bir yaklaşım kazandırıyor. Ekokürklü montlar, yelekler, botlar, çizmeler ve spor ayakkabılar ise sezonun fonksiyonel ve stil sahibi tamamlayıcıları arasında yer alıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790171912_8684653248280_01.jpg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ERKEK KOLEKSİYONU: MODERN TERZİLİĞİN YENİ YORUMU</span></strong></p>

<p>Vakko Erkek Sonbahar/Kış 2026–27 Koleksiyonu, samimi bir lüks anlayışıyla zarafet ve konforu bir araya getiriyor. Kaliteli kumaşlar ve usta işçilikle şekillenen koleksiyon, bireysel stil anlayışını destekleyen parçaları kusursuz bir bütünlük içerisinde sunuyor. Hafif yapıdaki blazer ceketler; deri, süet, kaşmir, yün ve ipek gibi seçkin materyallerle yeniden yorumlanırken, yakasız kesimler, safari etkisi ve metal düğme detayları klasik terziliğe çağdaş bir karakter kazandırıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790171789_8684653237819_20.jpg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KONFOR VE ŞIKLIĞIN DENGESİ</span></strong></p>

<p>Pantolon grubunda genişleyen kalıp ve kumaş çeşitliliği; teknik yün karışımları, yün-kaşmir, yün-ipek ve pamuk-kaşmir dokularıyla günlük kullanımda üst düzey konfor sunuyor. Büyük ceketler, yeni yorumlanan yakasız kabanlar ve kısa kaban-ceket silüetleri; dik yaka trikolar ve eşarplarla tamamlanarak koleksiyonun özgür ama rafine stil anlayışını öne çıkarıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790171800_8684653450928_20.jpg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DOĞAL TONLARLA GÜÇLENEN ZAMANSIZ STİL</span></strong></p>

<p>Sezonun renk paleti siyah ve lacivert gibi klasik tonların yanı sıra tütün, kahve, olive ve bordo tonlarıyla zenginleşiyor. Süet ve deri karışımlı loafer'lar, yeniden yorumlanan penny loafer modelleri ve güçlü dış giyim parçaları; koleksiyonun zamansız çizgisini modern detaylarla tamamlıyor.</p>

<p>Vakko Sonbahar/Kış 2026–27 Koleksiyonu; kadın ve erkek koleksiyonlarında ortak bir estetik anlayışla şekillenen, zamansız silüetleri, seçkin materyalleri ve kusursuz işçiliği bir araya getirerek modern yaşamın ritmine uyum sağlayan rafine bir gardırop sunuyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790171775_8684653158244_20.jpg" style="height:800px; width:533px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/vakko-yeni-sezon-koleksiyonu-ile-zamansiz-zarafetin-kapilarini-araliyor-1790250121.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türk ve Amerikan İş Dünyasının Liderleri Stratejik Ortaklıklar İçin Masaya Oturdu</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turk-ve-amerikan-is-dunyasinin-liderleri-stratejik-ortakliklar-icin-masaya-oturdu-2052</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turk-ve-amerikan-is-dunyasinin-liderleri-stratejik-ortakliklar-icin-masaya-oturdu-2052</guid>
                <description><![CDATA[ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya’nın ev sahipliğinde New York’ta düzenlenen 19. Türkiye Yatırım Konferansı CEO Yuvarlak Masa Toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşti. Dünyaca ünlü Amerikan şirketlerinin tepe yöneticileri ile Türk iş dünyasını bir araya getiren tarihi buluşmada, 100 milyar dolarlık ikili ticaret hedefine ulaşılması kararlılığı vurgulandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya’nın ev sahipliğinde, ABD Ticaret Odası ve Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) ile düzenlenen 19. Türkiye Yatırım Konferansı CEO Yuvarlak Masa Toplantısı, New York’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşti. Toplantı, dünya ekonomisine yön veren küresel Amerikan şirketlerinin tepe yöneticileri ile Türk iş dünyasının liderlerini bir araya getirdi. ABD-Türkiye arasındaki ilişkilerin 100. yılında, iki müttefik ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin derinleştirilmesine odaklanan kritik buluşmada, 100 milyar dolarlık ikili ticaret hedefine ulaşılması ve karşılıklı yatırımların hızlandırılması kararlılığı vurgulandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790190836_ABD_Turk_Is_Konseyi_Roundtable.jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİPLOMATİK İLİŞKİLERİN 100. YILINDA STRATEJİK ORTAKLIKLAR ELE ALINDI</span></strong></p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yıl dönümünde gerçekleşen üst düzey toplantı, iki ülke arasındaki ticari diplomasiye yeni bir ivme kazandırdı. New York’ta düzenlenen oturumda havacılık, savunma, teknoloji, enerji, küresel finans, sağlık, lojistik ve hızlı tüketim sektörlerinde faaliyet gösteren dev Amerikan şirketlerinin karar vericileri Türk özel sektörünün temsilcileriyle stratejik ortaklık fırsatlarını ele aldı. Havacılık ve savunma sanayi alanında Boeing, teknoloji alanında Microsoft ve Amazon, küresel finans alanında Mastercard ve J.P. Morgan, lojistik alanında FedEx ve otomotiv sektöründe Ford gibi küresel şirketlerin üst düzey yöneticileri toplantıda yer aldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790190837_Hamdi_Ulukaya.jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ YÜZYILIN EKONOMİK YOL HARİTASI BELİRLENİYOR</span></strong></p>

<p>Toplantıda, küresel tedarik zincirlerinin yeniden yapılandığı bu dönemde Türkiye’nin dinamik üretim altyapısı, stratejik lojistik konumu ve genç insan kaynağının Amerikan iş dünyası için sunduğu somut yatırım imkânları kapsamlı biçimde değerlendirildi. Kamu ve özel sektör liderleri arasındaki doğrudan diyaloğa imkân sağlayan buluşma, ileri imalat, dijital dönüşüm ve üçüncü ülkelerdeki ortak yatırımlar başta olmak üzere yeni yüzyılın ekonomik yol haritasına yön vermeyi hedefliyor.</p>

<p>ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya, toplantının ardından yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki köklü müttefikliğin en güçlü taşıyıcı sütunu, iki ülkenin özel sektörleri arasında kurulan güven ve ortak üretim iradesidir. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirdiğimiz bu üst düzey yuvarlak masa toplantısı, iki ülke yönetiminin işaret ettiği 100 milyar dolarlık ticaret vizyonunun sahadaki kararlı adımlarla nasıl gerçeğe dönüştüğünü bir kez daha ortaya koydu. ABD ve Türkiye arasındaki ilişkilerin 100. yılını kutladığımız bu dönemde, New York’ta küresel sermayeyi, ileri teknolojiyi ve Türk girişimcisinin eşsiz kabiliyetini aynı vizyonda buluşturmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Masada temsil edilen sektörlerin ortaya koyduğu somut yatırım iradesi yalnızca ikili ticaretimizi ikiye katlamakla kalmayacak, her iki toplumun ortak refahını, istihdamını ve inovasyon gücünü yeni yüzyıla taşıyacaktır."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turk-ve-amerikan-is-dunyasinin-liderleri-stratejik-ortakliklar-icin-masaya-oturdu-1790248843.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Doğtaş Sonbaharın Sıcak Renklerini ve Doğal Dokularını Evlere Taşıyor</title>
                <category>Moda</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/dogtas-sonbaharin-sicak-renklerini-ve-dogal-dokularini-evlere-tasiyor-2051</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/dogtas-sonbaharin-sicak-renklerini-ve-dogal-dokularini-evlere-tasiyor-2051</guid>
                <description><![CDATA[Yeni mevsimle birlikte yaşam alanlarında sıcak renkler, dokulu yüzeyler ve doğal tonlar daha fazla öne çıkıyor. Sonbaharın karakteristik renklerini farklı malzeme ve dokularla buluşturan Doğtaş, koleksiyonları ve tamamlayıcı parçalarıyla evin farklı alanlarında mevsimin ruhunu yansıtan bütünlüklü dekorasyon alternatifleri sunuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni mevsimle birlikte yaşam alanlarında sıcak renkler, dokulu yüzeyler ve doğal tonlar daha fazla öne çıkıyor. Sonbaharın karakteristik renklerini farklı malzeme ve dokularla buluşturan Doğtaş, koleksiyonları ve tamamlayıcı parçalarıyla evin farklı alanlarında mevsimin ruhunu yansıtan bütünlüklü dekorasyon alternatifleri sunuyor.</p>

<p>Sonbaharın gelişi, yaşam alanlarında da mevsime eşlik eden bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Günlerin kısalması ve evde geçirilen zamanın artmasıyla birlikte dekorasyonda daha sıcak renkler, dokunsal yüzeyler ve doğal malzemeler ön plana çıkıyor. 2026 sonbaharında tek tip görünümler yerine farklı renk, doku ve formların bir araya geldiği, daha kişisel ve katmanlı yaşam alanları dikkat çekiyor. Doğtaş koltuk takımlarından yemek ve yatak odalarına, berjer ve puflardan Doğtaş Home aksesuarlarına uzanan ürün seçenekleriyle sonbaharın dekorasyon eğilimlerini evin farklı bölümlerine taşıyor.</p>

<p>Kahve ve toprak tonları, sıcak turuncular, derin yeşiller ve mevsimin doğadan ilham alan renkleri sonbahar dekorasyonunun belirgin unsurları arasında yer alıyor. Bu renkleri yaşam alanlarına taşımanın yolu ise her zaman büyük değişikliklerden geçmiyor. Nötr tonlardaki ana mobilyaları daha güçlü renklere sahip tekli parçalar ve aksesuarlarla tamamlamak, mekânın havasını mevsime göre yenilemenin yollarından biri olarak öne çıkıyor. Haki, krem ve kahve tonlarını bir araya getiren Calista Koltuk Takımı, sonbaharın doğal renk paletini salonlara taşırken fitilli kadife dokusuyla görünüme derinlik kazandırıyor. Calista'nın doğal tonları, Doğtaş Home koleksiyonundaki sıcak tarçın tonlu Cinnamon koltuk şalı ve yalın formuyla öne çıkan Roya Dekoratif Vazo gibi küçük dokunuşlarla tamamlanabiliyor. Calmera Koleksiyonunun sıcak tonlardaki berjeri ve Fioren Berjerin yeşil tonu ise nötr renklerin hakim olduğu salonlarda tek bir parçayla güçlü bir vurgu yaratmaya olanak tanıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790229083_Fioren_Koltuk_01_grikart127.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FARKLI DOKULAR BİR ARAYA GELİYOR</span></strong></p>

<p>Sonbahar dekorasyonunda renk kadar kullanılan yüzeyler de mekânın karakterini belirliyor. Kadife ve şönil gibi belirgin dokuların daha yalın yüzeylerle birlikte kullanılması, aynı renk ailesinde dahi farklı katmanların oluşmasını sağlıyor. Koltuk ve berjerlerde kullanılan kumaşlardan halı ve tekstil ürünlerine kadar uzanan bu yaklaşım, yaşam alanına daha zengin ve güçlü bir görünüm kazandırıyor. Calista, Calmera, Fioren ve Moderna koleksiyonlarında öne çıkan farklı kumaş dokuları, bu katmanlı görünümü mobilyalar üzerinden oluşturmayı mümkün kılıyor. Ana oturma grubunun yanına farklı doku veya renkte bir berjer ya da puf eklemek, zeminde ise Austin Halı gibi dokulu bir parçaya yer vermek farklı yüzeylerin birbiriyle dengeli biçimde buluşmasını sağlıyor. Böylece aynı yaşam alanında mobilya, tekstil ve tamamlayıcı ürünler arasında daha katmanlı bir ilişki kurulabiliyor.</p>

<p>Sonbaharın doğal ve sıcak görünümü yalnızca salonlarla sınırlı kalmıyor. Ahşap yüzeylerin farklı tonlarla bir arada kullanıldığı yemek ve yatak odaları, mevsimin karakterini evin geneline taşımaya yardımcı oluyor. Özellikle ahşabın sıcak tonlarını nötr tekstiller ve dekoratif objelerle bir araya getirmek dengeli ve zamansız bir görünüm oluşturuyor. Sintra, Lunessa ve Moderna Yemek Odası koleksiyonları, ahşap yüzeyleri ve tamamlayıcı detaylarıyla sonbahar sofraları için güçlü bir arka plan yaratıyor. Konsol veya yemek masası üzerinde kullanılabilecek HILDA Vizon Obje Seti gibi doğal tonlardaki aksesuarlar da ahşabın sıcaklığını tamamlayarak mevsim etkisini küçük detaylara taşıyor. Yatak odalarında ise Sintra, Moderna ve Calmera koleksiyonları; ahşap, tekstil ve farklı yüzeylerin birlikteliğiyle sonbaharın sıcaklığını daha sakin bir yorumla yaşam alanlarına yansıtıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790229080_Calmera8.jpg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÜÇÜK DOKUNUŞLARLA MEVSİMİN HAVASINI YAKALAYIN</span></strong></p>

<p>Evin dekorasyonunu sonbahara uyarlamak için tüm mobilyaları değiştirmek yerine mevcut düzeni doğru tamamlayıcı parçalarla yeniden yorumlamak yeterli olabiliyor. Salonun bir köşesine eklenecek farklı renk veya dokudaki bir berjer, koltuk üzerine yerleştirilecek bir şal, zeminde dokulu bir halı ya da ahşap yüzeyleri tamamlayan dekoratif objeler, mevsim geçişlerinde yaşam alanının görünümünü kolayca yenileyebiliyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790229088_Moderna_2__Kuma___3.jpg" /><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/dogtas-sonbaharin-sicak-renklerini-ve-dogal-dokularini-evlere-tasiyor-1790247435.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Beymen Club Türkiye’nin İlk Lüks Outlet’i Florentia Village’da Kapılarını Açtı</title>
                <category>Güncel</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/beymen-club-turkiyenin-ilk-luks-outleti-florentia-villageda-kapilarini-acti-2050</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/beymen-club-turkiyenin-ilk-luks-outleti-florentia-villageda-kapilarini-acti-2050</guid>
                <description><![CDATA[Beymen Club, şehirli stil anlayışını ve özgün tasarımlarını Türkiye’nin ilk lüks designer outlet’i Florentia Village’a taşıdı. Mağaza ağını büyütmeye devam eden marka, 77. durağında moda tutkunlarına ilham veren bir alışveriş deneyimi sunuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Beymen Club, şehirli stil kodlarını ve özgün tasarım dilini Florentia Village’daki yeni mağazasına taşıdı. 434 metrekare brüt alana sahip Beymen Club mağazası; kadın ve erkek hazır giyimden ayakkabı, çanta ve aksesuarlara uzanan seçkisiyle moda tutkunlarını ağırlıyor. Yeni mağazanın açılmasıyla birlikte Beymen Club'ın toplam mağaza sayısı 77’ye ulaştı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790232604_magaza_gorsel_3.jpg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE’NİN İLK LÜKS DESIGNER OUTLET’İNDE YENİ DURAK</span></strong></p>

<p>Beymen Club, Türkiye genelindeki mağaza ağına yeni bir adres ekledi. Markanın şehirli ve zamansız stil anlayışını outlet alışveriş deneyimiyle bir araya getiren yeni mağazası, 17 Eylül’de Türkiye’nin ilk lüks designer outlet’i Florentia Village’da kapılarını açtı. Kısa sürede ziyaretçilerin ilgisini çeken Beymen Club, İhsaniye İstanbul Caddesi’nde zemin katta konumlanıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790232601_magaza_gorsel_1.jpg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ŞEHİRLİ STİL VE ÖZGÜN TASARIM BİR ARADA</span></strong></p>

<p>Beymen Club, markanın şehirli stil kodlarını ve özgün tasarım dilini yansıtan mağaza atmosferiyle ziyaretçilerini karşılıyor. Modern mağazacılık anlayışı ve ilham veren alışveriş deneyimini bir araya getiren mağaza, Beymen Club dünyasının yeni buluşma noktalarından biri olarak konumlanıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1790232603_magaza_gorsel_2.jpg" /></p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/beymen-club-turkiyenin-ilk-luks-outleti-florentia-villageda-kapilarini-acti-1790246816.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Murat ÇETİN / Rakibinin Adını Vermedi... Tarifini Verdi</title>
                <category>Güncel</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/murat-cetin-rakibinin-adini-vermedi-tarifini-verdi-2049</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/murat-cetin-rakibinin-adini-vermedi-tarifini-verdi-2049</guid>
                <description><![CDATA[Murat ÇETİN yazdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Basın açıklaması sırasında ben de<strong> Adnan Dalgakıran’</strong>a sordum:</p>

<p>“Rakibiniz Ender Yılmaz mı, yoksa 13 yıldır oluşmuş sistem mi?”</p>

<p>İsme girmedi.</p>

<p>Ender Yılmaz için:</p>

<p>“Arkadaşım.”</p>

<p>dedi.</p>

<p>Erdal Bahçıvan’a teşekkür etti.</p>

<p>Sonra güldü:</p>

<p><strong>“Odakule’de gömü mü var da birbirimizi yiyeceğiz?”</strong></p>

<p>Gömü yok.</p>

<p>Ama kat var.</p>

<p><strong>18. kat.</strong></p>

<p>Dalgakıran’ın söylediğine göre Meclis üyelerinin yüzde 80’i yönetimin bulunduğu kata çıkamıyor.</p>

<p>Kendi ifadesiyle:</p>

<p><strong>“Öyle bir oda olur mu kardeşim?”</strong></p>

<p>Kartlı geçiş kalkacak.</p>

<p>Meclis üyesi yönetime ulaşacak.</p>

<p><strong>Karar mekanizmasındaki ağırlığı da artacak.</strong></p>

<p>Üyelere de doğrudan sorulacak:</p>

<p>“İSO’dan memnun musunuz?”</p>

<p>Eleştiri konusunda daha sertti:</p>

<p>“En ufak bir eleştiriyi hakaret gibi zannedenler…<strong> Bu mekanizmanın içinde biz olmayacağız.”</strong></p>

<p>Bir de başkanlık süresi var.</p>

<p>En fazla <strong>iki dönem.</strong></p>

<p>Dalgakıran geçmişin faturasını yalnız Bahçıvan yönetimine de kesmedi:</p>

<p><strong>“Biz de oradaydık.”</strong></p>

<p>dedi.</p>

<p>Doğru.</p>

<p>Kendisi de o Meclis’in içindeydi.</p>

<p>Bütün bunları iki kelimeyle özetledi:</p>

<p><strong>“Kültürel değişim.”</strong></p>

<p>Eee Adnan Bey…</p>

<p>Ben rakibinizi sordum.</p>

<p>Siz 18. katı, iki dönemi, eleştiriyi, kurum kültürünü anlattınız.</p>

<p>İsmini vermediniz.</p>

<p><strong>Tarifini verdiniz.</strong></p>

<p>...</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/rakibinin-adini-vermedi-tarifini-verdi-24"><strong>YAZININ DEVAMI BURADA</strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/murat-cetin-rakibinin-adini-vermedi-tarifini-verdi-1790239788.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tarım Bakanlığı İfşa Etti! Vatandaşın Sağlığıyla Oynayanlar Belli Oldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tarim-bakanligi-ifsa-etti-vatandasin-sagligiyla-oynayanlar-belli-oldu-2048</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/tarim-bakanligi-ifsa-etti-vatandasin-sagligiyla-oynayanlar-belli-oldu-2048</guid>
                <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, halk sağlığını tehlikeye atan ve gıdada taklit-tağşiş yapan firmaların güncel listesini yayınladı. Yapılan denetimlerde kıymada tek tırnaklı hayvan eti, köfte ve sucukta kanatlı eti, zeytinyağında tohum yağı ve bitkisel ürünlerde ilaç etken maddesi gibi birçok usulsüzlük tespit edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşabilmesi için denetimlerini aralıksız sürdüren Tarım ve Orman Bakanlığı, uygunsuz üretim yapan firmaları ifşa etmeye devam ediyor. Zaman zaman güncellenen ve yenileri eklenen uygunsuz ürünler listesine yeni markalar ve firmalar girdi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>KIYMADA TEK TIRNAKLI ETİ VE SAKATAT SKANDALI</strong></span></p>

<p>Son yapılan laboratuvar testleri, sofralarımıza gelen tehlikenin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Mersin'de bir kasapta satılan çiğ kırmızı et kıymasında tek tırnaklı hayvan eti tespit edilirken, Bursa ve Diyarbakır gibi illerdeki bazı işletmelerin adana kebap ile lahmacun harçlarında kanatlı eti ve baş eti kullandığı belirlendi. Malatya'nın Yeşilyurt ilçesinde faaliyet gösteren bir yemek firmasının ise tavuklu rosto köftesinde sakatat (taşlık) bulunduğu ortaya çıktı. Dana köfte, sucuk ve çiğ lahmacun harcı gibi ürünlerde de yaygın olarak kanatlı eti kullanımına rastlandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ZEYTİNYAĞI, BAL VE BAHARATTA BÜYÜK OYUN</strong></span></p>

<p>Uygunsuzluklar sadece et ürünleriyle sınırlı kalmadı. Hatay, Balıkesir, Aydın ve İzmir başta olmak üzere pek çok bölgedeki zeytinyağı markasının natürel sızma zeytinyağı adı altında sattığı ürünlere daha ucuz tohum yağları karıştırdığı saptandı. Burdur'da üretilen süzme çiçek balında taklit ve tağşiş tespit edilirken, çeşitli baharat markalarının sumak ve kırmızı toz biber gibi ürünlerinde gıdada kullanımına izin verilmeyen boya maddelerine rastlandı. İstanbul'da üretilen bir safran ürününde ise yabancı madde saptandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>BİTKİSEL ÜRÜNLERDE İLAÇ ETKEN MADDESİ</strong></span></p>

<p>Zayıflama çayları, kahveler ve bitkisel karışımlı macunlar da denetimlere takıldı. İstanbul, Mersin ve Kocaeli'de satılan bitkisel detox çayları, kolajenli kahveler ve epimedyumlu bitkisel macunların içerisinde ilaç etken maddesi kullanıldığı belirlendi. Ayrıca Antalya'daki bir otelde sunulan cin cinsi alkollü içecekte gıdada kullanımına izin verilmeyen alkol tespit edildi.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/tarim-bakanligi-ifsa-etti-vatandasin-sagligiyla-oynayanlar-belli-oldu-1790235665.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye ve ABD Arasında Ticarette Yeni Hedef 50 Milyar Dolar</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-ve-abd-arasinda-ticarette-yeni-hedef-50-milyar-dolar-2047</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-ve-abd-arasinda-ticarette-yeni-hedef-50-milyar-dolar-2047</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, New York’ta düzenlenen 4. Türk-Amerikan İş Dünyası Buluşması’nda Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri değerlendirdi. Bolat, 2025’te 38,6 milyar dolara ulaşan ticaret hacminin iki yıl içinde 50 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, New York’ta düzenlenen 4. Türk-Amerikan İş Dünyası Buluşması’nda Türk ve Amerikan iş dünyasının temsilcileriyle bir araya geldi.&nbsp;Bolat, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallılar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve milletvekilleriyle birlikte ABD’nin farklı eyaletlerinden gelen iş insanlarıyla Türkiye-ABD ekonomik ve ticari ilişkilerini değerlendirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TİCARET VE YATIRIMLARIN ARTIRILMASI ELE ALINDI</span></strong></p>

<p>Toplantıda Türk ve Amerikan iş dünyaları arasındaki bağların geliştirilmesi, karşılıklı ticaret ve yatırımların artırılması ve yeni iş birliği alanlarının oluşturulmasına yönelik görüş alışverişinde bulunuldu. Bolat, Türkiye’nin üretim kapasitesi, lojistik altyapısı ve stratejik konumuyla küresel yatırımcılar için fırsatlar sunduğunu belirtti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/BAKAN%20BOLAT.jpg" style="height:534px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE-ABD TİCARETİNDE 50 MİLYAR DOLAR HEDEFİ</span></strong></p>

<p>Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ilk yarısında yüzde 2,5 büyüdüğünü belirten Bolat, ağustos ayı itibarıyla son 12 aylık mal ihracatının 280,3 milyar dolara ulaştığını ifade etti.&nbsp;Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerine özel önem verdiklerini belirten Bolat, 2025 yılında 38,6 milyar dolara ulaşan iki ülke arasındaki ticaret hacminin daha ileri seviyelere taşınmasının hedeflendiğini bildirdi. Bolat, Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacminin iki yıl içerisinde 50 milyar dolara ulaşmasının hedeflendiğini açıkladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ İŞ BİRLİĞİ ALANLARI GÜNDEMDE</span></strong></p>

<p>Enerji, savunma sanayii, otomotiv, makine, gıda, tekstil, dijital ekonomi ve yüksek teknoloji alanlarında yeni iş birlikleri için önemli bir potansiyel bulunduğunu belirten Bolat, iki ülkenin üretim, teknoloji, finans ve inovasyon alanlarındaki imkanlarının daha güçlü şekilde buluşturulmasının amaçlandığını kaydetti.&nbsp;Bolat, Türkiye’nin üretim ve ihracat gücü ile ABD’nin teknoloji, finans ve inovasyon kapasitesinin bir araya getirilerek iş insanlarının önünün açılması için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ASKON’A TEŞEKKÜR ETTİ</span></strong></p>

<p>Türkiye ile ABD arasında ekonomik köprü oluşturan ASKON üyelerine de teşekkür eden Bolat, Türk ürünlerinin, markalarının ve yatırım imkanlarının ABD’de temsil edilmesinde iş dünyasının önemine dikkat çekti. Bolat, programın düzenlenmesinde emeği geçen ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın ve yönetim kuruluna teşekkür etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turkiye-ve-abd-arasinda-ticarette-yeni-hedef-50-milyar-dolar-1790158542.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Vahap Munyar New York’ta Gündemi Yazdı: Türkiye Ve ABD Arasında Yeni Ticaret Hedefi</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/vahap-munyar-new-yorkta-gundemi-yazdi-turkiye-ve-abd-arasinda-yeni-ticaret-hedefi-2046</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/vahap-munyar-new-yorkta-gundemi-yazdi-turkiye-ve-abd-arasinda-yeni-ticaret-hedefi-2046</guid>
                <description><![CDATA[Gazeteci yazar Vahap Munyar, New York’ta gerçekleştirilen Türkiye-ABD İş Konseyi programından izlenimlerini ve iş dünyasındaki gelişmeleri kaleme aldı. Yazıda Ünlü & Co’nun İngiltere’deki iştirakini yatırım bankasına dönüştürmesi, Borsa İstanbul’a yabancı yatırımcı ilgisi ve Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacminin iki yıl içinde 50 milyar dolara çıkarılması hedefi ele alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DIŞ&nbsp;</strong>Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) bünyesinde bulunan, başkanlığını&nbsp;<strong>Murat Özyeğin</strong>’in yürüttüğü Türkiye-ABD İş Konseyi’nin&nbsp;<strong>“19. Türkiye Yatırım Konferansı”&nbsp;</strong>kapsamında New York Halk Kütüphanesi’nde düzenlenen resepsiyondayız.</p>

<p>Resepsiyonun katılımcıları arasında bulunan Ünlü &amp; CO Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su&nbsp;<strong>Mahmut Levent Ünlü</strong>’ye İngiltere’de yeni izin aldıkları yatırım bankasını anımsattım:</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw370h454q95gc/storage/files/images/2026/09/22/v1ic-91i6.jpg" title="Türkiye’de 4 yıl bekledi İngiltere’deki iştirakini yatırım bankası yaptı - Resim : 1"><img alt="Türkiye’de 4 yıl bekledi İngiltere’deki iştirakini yatırım bankası yaptı - Resim : 1" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw370h454q95gc/storage/files/images/2026/09/22/v1ic-91i6.jpg" style="height:454px; width:370px" /></a></p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Hayırlı olsun. İngiltere’de banka sahibi olmak, banka izni almak kolay iş değildir.</strong></p>

<p><strong>Mahmut Ünlü,&nbsp;</strong>teşekkür edip sürdürdü:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>İngiltere’de UNLU Securities UK Limited adlı iştirakimiz vardı. Aracı kurum statüsünde faaliyet gösteriyordu. Financial Conduct Authority (FCA) nezdindeki yetki kapsamını aldığımız izinlerle genişlettik. Yatırım bankası statüsüne geçtik.</strong></p>

<p>Şirketin adını da yatırım bankası statüsüne paralel şekilde değiştirdiklerini kaydetti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>İştirakimizin unvanı&nbsp;</strong>“UNLU Merchant Bank Limited”&nbsp;<strong>oldu…</strong></p>

<p>Bu noktada Türkiye’de de yatırım bankası kurmak üzere izin başvurusu yaptıklarını bildirdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Ülkemizde yatırım bankası kurmak üzere 4 yıldır izin bekliyorduk. İngiltere’deki iştirakimizi yatırım bankası statüsüne dönüştürüp, ülkemizdeki başvurumuzu geri çektik. Amacımız grubumuz bünyesinde bir yatırım bankası olmasıydı. Onu da İngiltere’de kurmuş olduk.</strong></p>

<p><strong>Mahmut L. Ünlü,&nbsp;</strong>Ünlü &amp; CO olarak Türkiye’de 30 yıldır faaliyetlerini sürdürdüklerini vurguladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Ülkemizde yatırım hizmetleri ve varlık yönetimi alanlarında oluşturduğumuz uzmanlığı, uluslararası erişimimizle tamamlayan uzun vadeli bir bölgesel büyüme stratejisi izliyoruz. İngiltere’deki faaliyetlerimizi bu doğrultuda adım adım büyüttük.</strong></p>

<p>İngiltere’de 2019’dan bu yana kurumsal müşterilerine yatırım hizmetleri sunduklarına işaret etti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>İngiltere’deki faaliyetimizi 2025 yılı itibariyle bireysel yatırımcıları da kapsayacak şekilde genişletmiştik. FCA nezdindeki sürecin tamamlanmasıyla&nbsp;</strong>“UNLU Merchant Bank”&nbsp;<strong>çatısı altında yeni bir döneme girdik.</strong></p>

<p><strong>“UNLU Merchant Bank”</strong>ın hedeflerini paylaştı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Uluslararası piyasalarda bireysel ve kurumsal müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarına daha kapsamlı finansal çözümler sunmayı; uluslararası yatırımcılar ve finans kurumlarıyla ilişkilerimizi daha da derinleştirmeyi hedefliyoruz.</strong></p>

<p>Şu noktanın altını çizdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Londra’da genişleyen varlığımız sayesinde Türkiye’deki şirket ve yatırımcıların küresel yatırım ve finansman ürünlerine erişimini kolaylaştırmayı, uluslararası yatırımcılarla kurduğumuz bağları derinleştirmeyi amaçlıyoruz.</strong></p>

<p>Şu mesajı özellikle verdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Amacımız, uluslararası sermaye akışlarının ülkemize yönelmesine daha etkin biçimde aracılık etmek.</strong></p>

<p>ABD’de de aracı kurum lisanslarının olduğuna vurgu yaptı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>ABD’deki şirketimizi 2017 yılında kurduk. Halka arzına aracılık ettiğimiz şirketlerin hisselerini yabancı yatırımcılara da pazarlamamız söz konusu olduğunda bir kurumdan aracılık hizmeti almamız gerekiyordu. 2017’de aldığımız lisansla kendimiz devreye girdik.</strong></p>

<p>Türkiye’de <a href="https://www.ekonomim.com/finans/haberler" target="_blank" title="finans">finans</a> piyasasının fon skandalıyla çalkalandığı bir dönemde İngiltere’deki şirketini yatırım bankasına dönüştürmesi, Ünlü &amp; CO’nun farkını ortaya koyuyor…</p>

<p><strong>Fon sancısı güveni sarsar&nbsp;ama yabancının Borsa&nbsp;İstanbul’a gelişini frenlemez</strong></p>

<p>&nbsp;<strong>ÜNLÜ&nbsp;</strong>&amp; CO Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su&nbsp;<strong>Mahmut Levent Ünlü</strong>’ye son günlerde yaşanan fon skandalını sordum, şu yanıtı verdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Tasfiye sürecinde yatırımcının ana parasına kavuşabilmesi kolay olmayacak. Çünkü, çok şişirilmiş değerler üzerinden yatırımlar yapılmış oldu. Şu anda ortada öyle bir değer yok.</strong></p>

<p>Yaşanan&nbsp;<strong>“fon sancısı”</strong>nın Türkiye’deki piyasalara güveni olumsuz etkileyeceğini belirtti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Bir güven kaybı söz konusu. Güveni yeniden sağlamak için ciddi bir çaba harcamak gerekecek.</strong></p>

<p>Borsa İstanbul’a beklenen yabancı yatırımcının fon skandalından nasıl etkileneceğini de sordum, yanıtladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Yabancı yatırımcı <a href="https://www.ekonomim.com/finans/borsa" target="_blank" title="borsa">Borsa</a> İstanbul’daki şirketlere yatırım yaparken titizlikle araştırma yapıyor. Dolayısıyla, yabancı yatırımcının Borsa İstanbul’a gelmesi konusunda çok büyük etkisi söz konusu olmaz.</strong></p>

<p><strong><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw742h235q95gc/storage/files/images/2026/09/22/v2-c1p9.jpg" title="Türkiye’de 4 yıl bekledi İngiltere’deki iştirakini yatırım bankası yaptı - Resim : 2"><img alt="Türkiye’de 4 yıl bekledi İngiltere’deki iştirakini yatırım bankası yaptı - Resim : 2" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw742h235q95gc/storage/files/images/2026/09/22/v2-c1p9.jpg" style="height:235px; width:742px" /></a></strong></p>

<p><strong>New York’ta aynı saatte&nbsp;iki büyük iş dünyası daveti&nbsp;düzenlemek mantıklı mıydı</strong></p>

<p>&nbsp;<strong>EYLÜL&nbsp;</strong>ayı başında Chobani’nin Kurucusu&nbsp;<strong>Hamdi Ulukaya</strong>’nın ekibinden davet geldi:</p>

<ul>
	<li><strong>Türkiye ile ABD arasındaki 100 yıllık dostluğu kutlamak üzere 21 Eylül 2026 Pazartesi günü New York’ta gerçekleştireceğimiz&nbsp;</strong>“100 Yıllık Dostluk”&nbsp;<strong>galasında sizi aramızda görmekten büyük mutluluk duyacağız.</strong></li>
	<li><strong>ABD Ticaret Odası bünyesindeki&nbsp;</strong>“ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı”,&nbsp;<strong>Chobani Kurucusu ve CEO’su Hamdi Ulukaya ev sahipliğinde; ABD ve Türkiye’den siyaset, diplomasi ve iş dünyasının üst düzey isimlerinin katılımıyla düzenlenecek bu tarihi galada, iki ülke arasındaki köklü bağları, iş dünyasının ortak vizyonunu ve gelecek yüzyıla uzanan stratejik işbirliğini birlikte kutlayacağız.</strong></li>
	<li><strong>Hamdi Ulukaya ve Louise Ulukaya imzasını taşıyan davetiyeyi ekte sunuyoruz.</strong></li>
	<li><strong>Kokteyl:&nbsp;</strong>18.30</li>
	<li><strong>Yemek ve Program:&nbsp;</strong>19.30</li>
	<li><strong>Mekan:&nbsp;</strong>Cipriani 42nd Street</li>
</ul>

<p>Davet mektubundan birkaç gün sonra Chobani’ye Türkiye’de danışmanlık hizmeti veren şirketten arkadaşlar aradı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;“100 Yıllık Dostluk”&nbsp;<strong>galası için sizi New York’ta ağırlamak isteriz.</strong></p>

<p>Bu davete şu yanıtı verdim:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Türkiye-ABD İş Konseyi’nin davetiyle aynı tarihlerde orada olacağım. Hamdi Ulukaya’nın davetine de elbette uğrarım.</strong></p>

<p>Danışmanlık şirketinden arkadaşlar geçen hafta mesaj gönderdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Sizleri New York’ta ağırlama davetimizi üzülerek iptal ediyoruz.</strong></p>

<p>Yanıtımı yineledim:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>New York’a TAİK’le gidiyorum,&nbsp;</strong>“100’üncü Yıl”&nbsp;<strong>galasına uğrarım.</strong></p>

<p>Başkanlığını&nbsp;<strong>Murat Özyeğin</strong>’in yürüttüğü TAİK’in davetiyle meslektaşlarım&nbsp;<strong>Hakan Çelik, Açıl Sezen, Hüseyin Erdoğan&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>Dilek Güngör</strong>’le New York’a geldik. TAİK’in davetlilerinden&nbsp;<strong>Adem Metan,&nbsp;</strong>Cumhurbaşkanı&nbsp;<strong>Recep Tayyip Erdoğan</strong>’a eşlik eden gazeteciler arasında yer aldı.</p>

<p>New York yolculuğumuz başlarken DEİK Kuzey Amerika Koordinatörü&nbsp;<strong>Ramazan Tepe,&nbsp;</strong>21-23 Eylül 2026’da, yani üç gün boyunca gerçekleşecek programı iletti.</p>

<p>TAİK, 21 Eylül 2026 Pazartesi akşamı 19.30’da son birkaç yıldır gelenek haline getirdiği New York Halk Kütüphanesi’ndeki daveti planlamıştı.</p>

<p><strong>Hakan Çelik</strong>’le 3 günlük programı izleme planımızı hazırlarken&nbsp;<strong>Hamdi Ulukaya</strong>’nın ABD’deki yakın danışmanına mesaj yazdım:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Hamdi Bey’in daveti TAİK’in galası ile çakışıyor. Saatinin erkene alınması söz konusu mu?</strong></p>

<p>Danışmandan bizi şaşırtan yanıt geldi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Hamdi Bey’in ev sahipliğindeki gala basına kapalı gerçekleşecek…</strong></p>

<p>TAİK’in galasına giderken Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı&nbsp;<strong>Rifat Hisarcıklıoğlu&nbsp;</strong>ile birlikte Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı&nbsp;<strong>Murat Kurum</strong>’un&nbsp;<strong>“COP31 Tanıtım Programı”</strong>na katılmak üzere New York’ta bulunan Ankara Ticaret Odası Başkanı&nbsp;<strong>Gürsel Baran</strong>’la haberleştik:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Hamdi Ulukaya’nın davetine gidiyoruz. Sonrasında TAİK’e de uğrayacağız.</strong></p>

<p>New York Halk Kütüphanesi’nde konukları DEİK Başkanı&nbsp;<strong>Nail Olpak&nbsp;</strong>karşıladı.&nbsp;<strong>Hamdi Ulukaya</strong>’nın davetine Cumhurbaşkanı&nbsp;<strong>Recep Tayyip Erdoğan</strong>’ın da katılması üzerine TAİK Başkanı&nbsp;<strong>Murat Özyeğin&nbsp;</strong>de önce oraya uğramıştı.</p>

<p>Bir süre sonra Ticaret Bakanı Prof.&nbsp;<strong>Ömer Bolat&nbsp;</strong>ile&nbsp;<strong>Murat Özyeğin,&nbsp;</strong>New York Halk Kütüphanesi’ne geldi. Konukları selamlama konuşmaları yapıldı.</p>

<p><strong>Hamdi Ulukaya</strong>’nın davetine Cumhurbaşkanı&nbsp;<strong>Erdoğan&nbsp;</strong>katılınca son anda gala basına açılmış, konuşması TV’lerden canlı verilmişti.</p>

<p>TAİK’in galasına sonlarına doğru Sanayi ve Teknoloji Bakanı&nbsp;<strong>Mehmet Fatih Kacır&nbsp;</strong>ile Merkez Bankası Başkanı&nbsp;<strong>Fatih Karahan&nbsp;</strong>da uğradı.</p>

<p>TAİK galasına geçen iki yıl katılan Hazine ve Maliye Bakanı&nbsp;<strong>Mehmet Şimşek&nbsp;</strong>ile <a href="https://www.ekonomim.com/sektorler/enerji" target="_blank" title="enerji">Enerji</a> ve Tabii Kaynaklar Bakanı&nbsp;<strong>Alparslan Bayraktar&nbsp;</strong>uğrayamadı.</p>

<p>Geçen 2-3 yıl TAİK galasının ABD’deki konukları arasında&nbsp;<strong>Hamdi Ulukaya&nbsp;</strong>da mutlaka yer alıyordu.</p>

<p>TAİK’in galasına katılan konuklar arasında gece boyunca şu soru <a href="https://www.ekonomim.com/gundem" target="_blank" title="gündem">gündem</a> oluşturdu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>New York’ta Türkiye için önemli olan iki organizasyon nasıl oldu da aynı saate denk getirildi? Hamdi Ulukaya, TAİK’in geleneksel galasını dikkate almadan mı kendi programını yaptı?</strong></p>

<p>Bu sorular arasında şu noktanın altını çizmek gerekiyor:</p>

<p><strong>Hamdi Ulukaya</strong>’nın ABD Ticaret Odası bünyesindeki&nbsp;<strong>“ABD-Türkiye İş Konseyi”&nbsp;</strong>Başkanı olması, Türkiye için büyük önem taşıyor…</p>

<p><strong>&nbsp;ABD ile aramızdaki&nbsp;ticaret iki yıl içinde&nbsp;50 milyar dolara ulaşır</strong></p>

<p>&nbsp;<strong>TİCARET&nbsp;</strong>Bakanı Prof.&nbsp;<strong>Ömer Bolat,&nbsp;</strong>TAİK’in New York Halk Kütüphanesi’nde gerçekleşen galasında ABD’nin Türkiye’nin ihracatında 3’üncü, ithalatında da 4’üncü büyük ticaret ortağı olduğunu belirtti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>İkili ticaret hacmimiz geçen yıl 38 milyar doları aştı. Bu yıl toplam ikili ticaretimizin yüzde 10’dan fazla artmasını ve 42-43 milyar dolara ulaşmasını bekliyoruz. Bu, iki yıl içerisinde ikili ticaretimizin 50 milyar dolara ulaşacağı anlamına geliyor.</strong></p>

<p>İki ülke arasındaki ticaret performansının ekonomik ilişkilerin derinliğini ve dayanıklılığını ortaya koyduğunu vurguladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>İşbirliği ticaretle sınırlı değil. Enerji, savunma ve teknoloji alanlarında işbirliğini derinleştirmeye devam ediyoruz. Karşılıklı yatırımlar da ümit verici rakamlara ulaşıyor.</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/vahap-munyar-new-yorkta-gundemi-yazdi-turkiye-ve-abd-arasinda-yeni-ticaret-hedefi-1790156439.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dar Gelirli Ailelere İl İl Destek Planı: Kira, Gıda Ve Enerji Masada</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/dar-gelirli-ailelere-il-il-destek-plani-kira-gida-ve-enerji-masada-2045</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/dar-gelirli-ailelere-il-il-destek-plani-kira-gida-ve-enerji-masada-2045</guid>
                <description><![CDATA[Gelir düzeyi düşük ailelere yönelik Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi (GETAD) için çalışmalar sürüyor. Ekim ayında tamamlanması beklenen çalışmayla hangi il ve ilçede hangi desteğe ihtiyaç duyulduğu belirlenecek. Sistemin 2027 yılında uygulamaya alınması planlanıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gelir düzeyi düşük ailelere yönelik yeni sosyal destek modeli için çalışmalar sürüyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından yürütülen çalışma ile bölgelere göre hangi desteklerin verileceği belirlenecek.&nbsp;Ekim ayında tamamlanması beklenen çalışmada, düşük gelirli ailelerin ihtiyaçları il ve ilçe bazında ele alınacak. GETAD kapsamında tüm ailelere aynı desteğin verilmesi yerine, ihtiyaçlara göre farklı destek modellerinin uygulanması planlanıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DESTEKLER İL VE İLÇEYE GÖRE BELİRLENECEK</strong></span></p>

<p>Edinilen bilgilere göre, GETAD kapsamında gelir düzeyi düşük ailelerin ihtiyaçları tek tek belirlenecek. AK Parti kaynakları, desteklerin bölgesel ihtiyaçlara göre değişebileceğini belirterek, “Tek tek il il, ilçe ilçe ihtiyaçlar belirleniyor. Gelir düzeyi düşük ailelerin tamamına aynı destekler sağlanmayacak, Antalya’da verilen destekle Hakkari’de verilen aynı olmayacak, ihtiyaçlar ve ailelerin bütçelerindeki ağırlığı çerçevesinde kimi yerde enerji, ısınma kimi yerde kira yardımı gibi ihtiyaçlarına göre belirlenecek.” değerlendirmesinde bulundu.&nbsp;Bu kapsamda bazı bölgelerde enerji ve ısınma, bazı bölgelerde kira, bazı bölgelerde ise gıda desteğinin öne çıkması planlanıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>GETAD 2027’DE UYGULAMAYA GİRECEK</strong></span></p>

<p>2027 bütçesinin Türkiye Büyük Millet Meclisi sürecinin tamamlanmasının ardından GETAD için bütçe planlaması yapılması bekleniyor. İhtiyaç duyulması halinde sistemin uygulanabilmesi için yasal düzenleme konusunda da adım atılacağı belirtiliyor.&nbsp;GETAD’ın 2027 yılında uygulamaya alınması planlanıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI ALANLAR DA KAPSAMDA</strong></span></p>

<p>Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi ile geliri belirli bir seviyenin altında bulunan hanelere gıda, kira ve ısınma gibi alanlarda destek sağlanması öngörülüyor. Sistemin, düşük emekli maaşı alan vatandaşlara yönelik destek mekanizması açısından da önem taşıması bekleniyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>SOSYAL YARDIM SİSTEMİ YENİDEN TASARLANACAK</strong></span></p>

<p>GETAD kapsamında mevcut sosyal yardım sisteminin aile odaklı, kapsayıcı ve fert başına asgari bir geliri sağlayacak şekilde yeniden tasarlanması hedefleniyor.&nbsp;Ekonomi yönetimi tarafından üzerinde çalışmaların sürdürüldüğü belirtilen sistem, sosyal yardım alanında yapısal bir değişiklik olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 12:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/dar-gelirli-ailelere-il-il-destek-plani-kira-gida-ve-enerji-masada-1790155952.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yatırım Tercihi Değişti: Altın Yükseldi, Gayrimenkul Geriledi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/yatirim-tercihi-degisti-altin-yukseldi-gayrimenkul-geriledi-2044</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/yatirim-tercihi-degisti-altin-yukseldi-gayrimenkul-geriledi-2044</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Hanehalkı Beklenti Anketi’ne göre eylül ayında yatırım tercihleri değişti. Altın alacağını belirtenlerin oranı yüzde 43’e yükselirken, ev, dükkân ve arsa gibi gayrimenkul alacağını söyleyenlerin oranı yüzde 33,6’ya geriledi. Hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi ise yüzde 45,60 oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hanehalkının yatırım tercihleri eylül ayında değişim gösterdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yayımladığı Hanehalkı Beklenti Anketi’ne göre altın alacağını belirtenlerin oranı yüzde 43’e yükselirken, ev, dükkân ve arsa gibi gayrimenkul yatırımı yapacağını belirtenlerin oranı yüzde 33,6’ya geriledi.&nbsp;Ankette hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi de yüzde 45,60 olarak kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ALTIN YATIRIM TERCİHİNDE İLK SIRADA</span></strong></p>

<p>Katılımcıların yatırım tercihleri arasında altın ilk sırada yer aldı. “Altın alırım” diyenlerin oranı bir önceki aya göre 1,7 puan artarak yüzde 43 oldu.&nbsp;Ev, dükkân ve arsa gibi gayrimenkul alacağını belirtenlerin oranı ise 3,5 puan azalarak yüzde 33,6’ya geriledi. Vadeli mevduata yatırım yapacağını belirtenlerin oranı yüzde 7,1’den yüzde 7,3’e yükseldi.&nbsp;Döviz alacağını belirtenlerin oranı yüzde 2,8’den yüzde 4,2’ye, borsada değerlendireceğini söyleyenlerin oranı yüzde 2,4’ten yüzde 3,2’ye çıktı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">12 AY SONRASI ENFLASYON BEKLENTİSİ YÜZDE 45,60</span></strong></p>

<p>Hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi eylül ayında bir önceki aya göre 0,02 puan artarak yüzde 45,60 seviyesinde gerçekleşti. Demografik kırılımlara göre erkeklerde enflasyon beklentisi yüzde 44,2’den yüzde 44,6’ya yükselirken, kadınlarda yüzde 47,4’ten yüzde 47’ye geriledi.&nbsp;18-39 yaş grubunda beklenti yüzde 43,9’dan yüzde 44,1’e çıkarken, 40-54 yaş grubunda yüzde 45,7’den yüzde 45,3’e geriledi. 55 yaş ve üzerindeki katılımcılarda ise yüzde 48,1’den yüzde 48,3’e yükseldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GIDA İLE YAKIT VE ENERJİ ÖNE ÇIKTI</span></strong></p>

<p>Hanehalkının son bir yıl içinde fiyatlarının en çok arttığını düşündüğü ve gelecek 12 ayda fiyatlarının en çok artmasını beklediği gruplarda gıda ile yakıt ve enerji öne çıktı. Gıdayı son bir yılda fiyatı en çok artan grup olarak değerlendirenlerin oranı yüzde 37,8 oldu.&nbsp;Yakıt ve enerjiyi en çok artan grup olarak değerlendirenlerin oranı ise yüzde 33,6’dan yüzde 36,2’ye yükseldi. Gelecek 12 ay için fiyatlarının en çok artmasını bekledikleri gruplarda da gıda yüzde 36,7 ile ilk sırada yer alırken, yakıt ve enerji yüzde 34,7 ile ikinci sırada bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KONUT FİYATI BEKLENTİSİ GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Gelecek 12 ay sonunda konut fiyatlarında beklenen artış oranı bir önceki aya göre 1,44 puan azalarak yüzde 30,69 oldu.&nbsp;Konut fiyatı beklentisi erkeklerde yüzde 30,4’ten yüzde 29,6’ya, kadınlarda ise yüzde 34,5’ten yüzde 32’ye geriledi. Gelir gruplarının tamamında da konut fiyatı beklentisinde düşüş görüldü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DOLAR BEKLENTİSİ 55,90 TL OLDU</span></strong></p>

<p>12 ay sonrası ABD doları kuru beklentisi bir önceki aya göre 1,43 TL artarak 55,90 TL olarak gerçekleşti.&nbsp;Erkeklerde dolar beklentisi 55,4 TL’den 56,8 TL’ye, kadınlarda ise 53,2 TL’den 54,7 TL’ye yükseldi. Yaş gruplarının tamamında da 12 ay sonrası dolar kuru beklentisi arttı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DÖVİZ VE BORSA TERCİHİNDE ARTIŞ</strong></span></p>

<p>Yatırım tercihlerinde döviz ve borsada değerlendirme yapacağını belirtenlerin oranında da artış görüldü.&nbsp;Döviz alacağını belirtenlerin oranı yüzde 4,2’ye, borsada değerlendireceğini söyleyenlerin oranı ise yüzde 3,2’ye yükseldi. TL’ye dayalı yatırım fonu alacağını belirtenlerin oranı yüzde 1,7’den yüzde 1,8’e çıktı.&nbsp;Buna karşılık araba alacağını belirtenlerin oranı yüzde 4,1’den yüzde 3,5’e, beyaz eşya ve mobilya gibi dayanıklı tüketim malları alacağını belirtenlerin oranı yüzde 0,9’dan yüzde 0,7’ye geriledi.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/yatirim-tercihi-degisti-altin-yukseldi-gayrimenkul-geriledi-1790155286.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hedef Yatırım Bankası’nın 2 Milyar TL’lik İşlemine MASAK Freni</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/hedef-yatirim-bankasinin-2-milyar-tllik-islemine-masak-freni-2043</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/hedef-yatirim-bankasinin-2-milyar-tllik-islemine-masak-freni-2043</guid>
                <description><![CDATA[Fon soruşturması kapsamında Hedef Yatırım Bankası’nın 40,9 milyon dolar karşılığında gerçekleştirmek istediği 2 milyar TL’lik işlem MASAK tarafından durduruldu. Hedef Yatırım Bankası ise işlemin yurt dışına para transferi olmadığını, Swissquote Bank Ltd. ile gerçekleştirilen aynı gün valörlü karşılıklı USD/TRY döviz swapı olduğunu açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Fon soruşturması kapsamında Hedef Holding bünyesindeki Hedef Yatırım Bankası’nın 2 milyar TL tutarındaki işlemi gündeme geldi.&nbsp;Edinilen bilgilere göre bankanın, yaklaşık 40,9 milyon dolar karşılığında İsviçre merkezli Swissquote adlı finansal kuruluşun Akbank nezdindeki muhabirlik hesabına 2 milyar TL göndermek istediği belirtildi. İşlemin mahiyetinin ise “swap işlemi” olarak bildirildiği aktarıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MASAK İŞLEMİ DURDURDU</span></strong></p>

<p>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile yapılan görüşmelerde, işleme karşılık gösterilen yaklaşık 40,9 milyon doların henüz hesaba geçmediği ve söz konusu tutarın ileri tarihli bir taahhüt niteliğinde olduğu ifade edildi.</p>

<p>Bu tespitlerin ardından Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun, Hedef Yatırım Bankası tarafından gerçekleştirilmek istenen 2 milyar TL’lik işlemi durdurduğu bildirildi. İşleme ilişkin inceleme ve değerlendirme sürecinin sürdüğü aktarıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HEDEF YATIRIM BANKASI’NDAN AÇIKLAMA</span></strong></p>

<p>Hedef Yatırım Bankası ise kamuoyuna yansıyan “yurt dışına 2 milyar TL transfer” ifadelerine itiraz etti. Bankanın KAP’a yansıyan açıklamasında işlemin olağan hazine faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilen aynı gün valörlü ve karşılıklı USD/TRY döviz swapı olduğu belirtildi.&nbsp;Banka açıklamasında şu ifadeler yer aldı:&nbsp;“Bankamızın 'yurt dışına 2 milyar TL transfer etmek istediği' yönünde yer alan haberler tamamen asılsızdır.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BANKA: “OLAĞAN HAZİNE FAALİYETİ”</span></strong></p>

<p>Hedef Yatırım Bankası, işlem kapsamında 2 milyar TL ödeme karşılığında yaklaşık 40,9 milyon dolar satın alındığını ve dolar tutarının aynı gün Takasbank nezdindeki hesabına geçeceğini açıkladı. Bankanın açıklamasına göre TL tutarı yurt dışına gönderilmiyor. Ödemenin Swissquote’un Türkiye’deki muhabir banka hesabına yapıldığı belirtildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“KARŞILIKSIZ BİR FON ÇIKIŞI SÖZ KONUSU DEĞİL”</span></strong></p>

<p>Hedef Yatırım Bankası açıklamasında işlemin karşılıksız bir fon çıkışı olmadığını belirterek şöyle dedi:&nbsp;“Karşılıksız bir fon çıkışı veya yurt dışına para transferi söz konusu değildir.”&nbsp;Banka ayrıca hazine işlemlerinde TL ve döviz bacaklarının gün içerisinde farklı zamanlarda sisteme girilmesinin veya hesaplara geçmesinin bankacılık operasyonlarının olağan bir parçası olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İNCELEME SÜRECİ DEVAM EDİYOR</span></strong></p>

<p>Hedef Yatırım Bankası işlemin niteliğine ilişkin açıklama yaparken, haber akışında MASAK’ın 2 milyar TL’lik işlemi durdurduğu bilgisi yer aldı.&nbsp;İşleme ilişkin inceleme ve değerlendirme sürecinin devam ettiği bildirildi.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/hedef-yatirim-bankasinin-2-milyar-tllik-islemine-masak-freni-1790066056.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Eylül Ayında Emeklinin Gözü Bankalarda: Promosyonlar 35 Bin TL’ye Kadar Çıkıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/eylul-ayinda-emeklinin-gozu-bankalarda-promosyonlar-35-bin-tlye-kadar-cikiyor-2042</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/eylul-ayinda-emeklinin-gozu-bankalarda-promosyonlar-35-bin-tlye-kadar-cikiyor-2042</guid>
                <description><![CDATA[Eylül 2026 itibarıyla bankaların emekli promosyon kampanyaları güncellendi. Maaşını başka bankaya taşıyan emeklilere sunulan nakit promosyonların yanı sıra ek ürün ve hizmet koşullarıyla toplam ödeme tutarları yükseliyor. Bankaların açıkladığı kampanyalarda tutarlar 35 bin TL’ye kadar çıkıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Emekli maaşını başka bankaya taşımayı düşünen vatandaşlar, Eylül 2026 itibarıyla bankaların sunduğu promosyon tutarlarını araştırıyor.&nbsp;Bankalar, maaş tutarına göre değişen nakit promosyonların yanı sıra kredi kartı kullanımı, otomatik fatura talimatı, sigorta ve farklı bankacılık ürünlerinin kullanımına bağlı ek ödemeler de sunuyor. Açıklanan kampanyalarda toplam ödeme tutarı bazı bankalarda 35 bin TL’ye kadar çıkıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ŞEKERBANK’TA ÖDEME 35 BİN TL’YE KADAR ÇIKIYOR</strong></span></p>

<p>Şekerbank, SGK emeklilerine maaş tutarlarına göre farklı oranlarda promosyon sunuyor.&nbsp;Maaşı 0-9.999 TL arasında olan emeklilere 23 bin TL, 10.000-14.999 TL arasında olanlara 26 bin TL, 15.000-19.999 TL arasında olanlara 32 bin TL, 20 bin TL ve üzerinde olanlara ise 35 bin TL’ye kadar ödeme imkânı sunuluyor. Ek ödemelerden yararlanmak için kampanya kapsamında belirtilen ürün ve hizmet koşullarının yerine getirilmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/sahte-para-nasil-anlasilir-687x4.jpg" /></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İŞ BANKASI’NDA 25 BİN TL’YE VARAN PROMOSYON</strong></span></p>

<p>İş Bankası, SGK emeklileri için 25 bin TL’ye varan emekli promosyonu kampanyasını duyurdu.&nbsp;Bankanın açıklamasında, emekli maaşını İş Bankası’na taşıyan veya ilk emekli maaş ödemesinde İş Bankası’nı tercih eden müşterilere 15 bin TL’ye varan nakit promosyon sunulduğu belirtildi. Bunun yanında 10 bin TL’ye varan ek promosyon fırsatı bulunuyor.&nbsp;İş Bankası kampanyasının 1-30 Eylül 2026 tarihleri arasında geçerli olduğu bildirildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/sahte_para_nasil_anlasilir_dolar.jpg" /></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YAPI KREDİ’DE 30 BİN TL’YE VARAN ÖDEME</strong></span></p>

<p>Yapı Kredi, SGK emekli aylığını üç yıl boyunca bankadan alma taahhüdü veren müşterilerine 30 bin TL’ye varan nakit promosyon fırsatı sunuyor. Bankanın açıkladığı koşullara göre temel promosyon tutarı maaş aralığına göre değişiyor. Buna ek olarak fatura talimatı ve kredi kartı harcaması gibi şartların yerine getirilmesi halinde ek ödüller alınabiliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DENİZBANK’TA 18 BİN TL’YE VARAN PROMOSYON</strong></span></p>

<p>DenizBank, emeklilere 18 bin TL’ye varan nakit promosyon fırsatı sunuyor.&nbsp;Bankanın açıklamasına göre yeni hesap açan, üç yıl boyunca maaş alma sözü veren ve belirlenen ürün ve hizmet koşullarını yerine getiren emekliler, maaş tutarlarına göre ek promosyonlardan yararlanabiliyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/para.jpeg" /></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>GARANTİ BBVA’DA 25 BİN TL’YE VARAN FIRSAT</strong></span></p>

<p>Garanti BBVA’nın 1-30 Eylül 2026 tarihleri arasında geçerli kampanyasında 25 bin TL’ye varan promosyon ve ödül fırsatı bulunuyor. Bankanın açıklamasına göre emeklilere 15 bin TL’ye kadar nakit promosyon sunulurken, belirli harcama, Avans Hesap ve yeni sigorta poliçesi koşullarıyla toplam ödül tutarı artırılabiliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>HALKBANK VE VAKIFBANK’TA 12 BİN TL’YE KADAR</strong></span></p>

<p>Halkbank ve VakıfBank, emekli maaşını taşıyan müşterilerine maaş aralığına göre 8 bin TL ile 12 bin TL arasında promosyon ödemesi sunuyor.&nbsp;Maaşı 10.000-15.000 TL arasında olanlara 8 bin TL, 15.000-20.000 TL arasında olanlara 10 bin TL, 20 bin TL ve üzerindeki maaşlara ise 12 bin TL promosyon ödeniyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/para.jpg" /></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ZİRAAT BANKASI’NDA 12 BİN TL’YE VARAN PROMOSYON</strong></span></p>

<p>Ziraat Bankası, SGK emekli maaşını bankadan alan müşterilerine maaş tutarına göre 12 bin TL’ye varan promosyon sunuyor. Maaşı 0-9.999,99 TL arasında olanlara 5 bin TL, 10.000-14.999,99 TL arasında olanlara 8 bin TL, 15.000-19.999,99 TL arasında olanlara 10 bin TL, 20 bin TL ve üzerinde olanlara ise 12 bin TL promosyon ödeniyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>AKBANK’TA 15 BİN TL’YE VARAN NAKİT PROMOSYON</strong></span></p>

<p>Akbank, 1-30 Eylül 2026 tarihleri arasında emekli maaşını bankaya taşıyan veya mevcut promosyon taahhüdünü yenileyen müşterilerine 15 bin TL’ye varan nakit promosyon sunuyor.&nbsp;Kampanyadan yararlanmak için üç yıl boyunca maaşın Akbank’tan alınacağının taahhüt edilmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/para4.jpg" /></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ING’DE TOPLAM 32 BİN TL’YE VARAN PROMOSYON</strong></span></p>

<p>ING, SGK emekli maaşını bankaya taşıyan müşterilerine maaş tutarına göre ek koşulsuz 15 bin TL’ye varan nakit promosyon sunuyor. Ek nakit promosyonlarla birlikte toplam ödeme tutarının 32 bin TL’ye kadar çıkabildiği belirtiliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>EMEKLİ PROMOSYONU BAŞVURUSU NASIL YAPILIYOR?</strong></span></p>

<p>Emekli promosyonu başvuruları bankaların şubeleri, mobil uygulamaları, internet bankacılığı veya bankaların belirlediği diğer kanallar üzerinden yapılabiliyor.&nbsp;Başvuru yöntemleri bankalara göre değişiklik gösterebildiği için emeklilerin başvuru öncesinde ilgili bankanın güncel kampanya koşullarını incelemesi gerekiyor. Maaşını başka bankaya taşımak isteyen emeklilerin ise öncelikle mevcut bankalarında devam eden bir promosyon taahhüdü bulunup bulunmadığını kontrol etmesi gerekiyor. Taahhüt süresi sona eren veya gerekli koşulları sağlayan emekliler yeni bankanın kampanyasına başvurabiliyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/para-tasarrufu.jpg" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/eylul-ayinda-emeklinin-gozu-bankalarda-promosyonlar-35-bin-tlye-kadar-cikiyor-1790062287.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İnsan Kaynakları Direktörleri artık ‘işin yönünü’ belirleme iddiasındaki liderler olacak</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/insan-kaynaklari-direktorleri-artik-isin-yonunu-belirleme-iddiasindaki-liderler-olacak-2041</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/insan-kaynaklari-direktorleri-artik-isin-yonunu-belirleme-iddiasindaki-liderler-olacak-2041</guid>
                <description><![CDATA[Egon Zehnder’in New York ofisinde finansal hizmetler biriminin liderlerinden biri olarak görev yapan Ayşe Güçlü Onur, şirketin Küresel İnsan Kaynakları Danışmanlığı Ekibinin liderliğine atandı. Onur’un New York’taki görevinin ise devam edeceği belirtildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DIŞ&nbsp;</strong>Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) bünyesindeki Türkiye-ABD İş Konseyi’nin davetiyle&nbsp;<strong>“19’uncu Yatırım Konferansı”&nbsp;</strong>kapsamındaki toplantıları izlemek üzere New York seyahatine hazırlanırken uluslararası danışmanlık şirketi Egon Zehnder’in Türkiye ofisinden bir mesaj geldi:</p>

<ul>
	<li><strong>Ayşe Güçlü Onur, Egon Zehnder’in&nbsp;</strong>“Küresel İnsan Kaynakları Danışmanlığı”&nbsp;<strong>ekibine liderlik edecek…</strong></li>
</ul>

<p>Hemen arşivden 7 Temmuz 2025 tarihli yazımı buldum, başlığı şöyleydi:</p>

<ul>
	<li><strong>New York’a transfer oldu, finans dünyası için&nbsp;</strong>‘yönetici avcılığı’&nbsp;<strong>yapacak…</strong></li>
</ul>

<p><strong>Ayşe Güçlü Onur,&nbsp;</strong>1 Mayıs 2019’da&nbsp;<strong>Murat Yeşildere</strong>’den devraldığı Egon Zehnder Türkiye Ofisi Başkanlığı dönemindeki başarılarıyla yürütürken grubun global CEO’su&nbsp;<strong>Francesco Buquicchio</strong>’dan 2024 yılı sonlarına doğru şu teklifi almıştı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>New York’taki ofisimiz çoğu ABD’li olan rakipleri karşısında hedeflediğimiz noktada değil. New York’taki ofisimizde görev almayı düşünür müsün?</strong></p>

<p>2008 yılı sonlarında&nbsp;<strong>Murat Yeşildere</strong>’nin ısrarlı teklifiyle Egon Zehnder Türkiye Ofisine danışman olarak adımını atan&nbsp;<strong>Ayşe Güçlü Onur,&nbsp;</strong>Ocak 2015’te global partnerler arasına katılmıştı.</p>

<p>Global CEO&nbsp;<strong>Francesco Buquicchio</strong>’nun teklifini eşi&nbsp;<strong>Renay Onur</strong>’la birlikte değerlendirmiş, çocuklarının eğitim dönemini dikkate alarak kabul etmişti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Egon Zehnder New York Ofisinde <a href="https://www.ekonomim.com/finans/haberler" target="_blank" title="finans">finans</a> sektörüyle ilgili işleri yönetecek birimin başındaki 5 kişiden biri olacağım. 15 Ağustos 2025’ten itibaren Egon Zehnder Türkiye bordrosundan çıkıp New York’un bordrosuna gireceğim. Global partnerlik zaten sürüyor.</strong></p>

<p>TAİK’in geçen yılki toplantılarını izlemek üzere New York’ta iken&nbsp;<strong>Ayşe Güçlü Onur</strong>’u yeni ofisinde ziyaret etmiştim. Egon Zehnder Türkiye Ofisinden yeni gelen mesajın sadece başlığını okuyup devamına bakmayınca şaşırdım:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>New York’a daha yeni taşınmıştı. Türkiye’ye mi dönüyor?</strong></p>

<p>New York’ta ilk işlerimden biri&nbsp;<strong>Ayşe Güçlü Onur</strong>’u ziyaret etmek oldu, sadece başlığı okuyarak aklıma takılan sorunun yanıtını aldım:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Egon Zehnder’in&nbsp;</strong>“Küresel İnsan Kaynakları Danışmanlığı Liderliği”&nbsp;<strong>benim için terfi oldu. New York’taki görevim de devam ediyor.</strong></p>

<p>New York’a taşınması öncesi İstanbul ofisindeki sohbetimizdeki sözlerini anımsadım:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>İyi ki 2008 yılında Egon Zehnder karşıma çıkmış. İyi ki İsviçre demokrasisinin işlediği bu aileye girmişim. Bu ailede yer almaktan çok mutluyum.</strong></p>

<p>New York’taki ofiste sohbet ederken Türkiye ofisinden gönderilen bülteni okumayı sürdürdüm:</p>

<ul>
	<li><strong>Stratejik yönetim ekiplerinin oluşturulması, değerlendirilmesi ve geliştirilmesi konularında uluslararası danışmanlık hizmetleri sunan Egon Zehnder, Ayşe Güçlü Onur’u&nbsp;</strong>“Küresel İnsan Kaynakları Danışmanlığı Ekibinin Liderliğine”&nbsp;<strong>atadı.</strong></li>
	<li><strong>Küresel olarak CHRO&nbsp;</strong>(Chief Human Resources Officer-İnsan Kaynakları Direktörü)&nbsp;<strong>ve insan kaynakları liderleriyle çalışan ekibin liderliğini üstlenecek Ayşe Güçlü Onur, organizasyonların liderlik, yetenek ve dönüşüm gündemine yön verilmesine katkı sunacak.</strong></li>
</ul>

<p><strong>Ayşe Güçlü Onur,&nbsp;</strong>sohbetimizde Egon Zehnder Türkiye Ofisinden ulaşan bültendeki şu mesajlarının altını bir kez daha çizdi:</p>

<ul>
	<li><strong>İnsan kaynaklarının şirketler içinde stratejik rolünü biliyoruz. Eskiden CHRO’lar, işi ne kadar iyi desteklediklerine göre değerlendirilirdi. Bugün ise başarılı olanlar işin yönünü belirleyen liderler.</strong></li>
	<li><strong>Amacımız, insan kaynakları liderlerinin kararlarını, yetenek stratejilerini ve kurum kültürünü doğrudan performans ve büyüme ile ilişkilendirmelerine yardımcı olmak. Egon Zehnder’de bu dönüşüme rehberlik edecek deneyim, uzmanlık ve küresel bakışa sahibiz.</strong></li>
</ul>

<p>Sonra şu bilgiyi aktardı:</p>

<ul>
	<li><strong>Egon Zehnder&nbsp;</strong>“Küresel İnsan Kaynakları Danışmanlığı Ekibi”,&nbsp;<strong>son 5 yılda dünya genelinde 1800’den fazla insan kaynakları projesini hayata geçirdi. Son 1 yılda 150’den fazla CHRO arama ve yerleştirme çalışmasını tamamladı.</strong></li>
</ul>

<p><strong>Ayşe Güçlü Onur,&nbsp;</strong>Egon Zehnder New York ofisinde finansal hizmetler biriminin 5 liderinden biri görevini sürdürüyor…</p>

<p>Ona,&nbsp;<strong>“Küresel İnsan Kaynakları Danışmanlığı Ekibi Liderliği”</strong>ni ekliyor…</p>

<p>Başarıları daim olsun…</p>

<p><strong>500’den fazla girişimci ve&nbsp;şirkete ‘ABD pazarına&nbsp;giriş’ hizmeti verdi</strong></p>

<p><strong>GEÇEN&nbsp;</strong>Haziran ayı sonlarına doğru TABA-AmCham Başkanı&nbsp;<strong>Süleyman Ecevit Sanlı&nbsp;</strong>ve Tekstil-Hammadde Komite Başkanı&nbsp;<strong>Mehmet Durdu Akan</strong>’ndan davet geldi:</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw273h310q95gc/storage/files/images/2026/09/21/v3-o8mg.jpg" title="İnsan Kaynakları Direktörleri artık ‘işin yönünü’ belirleme iddiasındaki liderler olacak - Resim : 2"><img alt="İnsan Kaynakları Direktörleri artık ‘işin yönünü’ belirleme iddiasındaki liderler olacak - Resim : 2" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw273h310q95gc/storage/files/images/2026/09/21/v3-o8mg.jpg" /></a></p>

<ul>
	<li><strong>Malatya’da Ticaret ve Sanayi Odası, MATEK-DER ve MİAD ile&nbsp;</strong>“ABD Pazarına Eyaletler Bazında Giriş Stratejileri: Fırsatlar ve Tehditler”&nbsp;<strong>başlıklı bir toplantı düzenliyoruz. Bir oturumu yönetmenizi bekliyoruz.</strong></li>
</ul>

<p>9 Temmuz 2026 günü Malatya’ya gittim, önerilen oturumu yönettim. Panelin konuşmacıları şöyleydi:</p>

<ul>
	<li><strong>Prof. Musa Pınar&nbsp;</strong>(TABA-AmCham Yüksek İstişare Kurulu Üyesi)</li>
	<li><strong>Tayfun Selen&nbsp;</strong>(TABA-AmCham Yüksek İstişare Kurulu Üyesi)</li>
	<li><strong>Peter Eyüp Ulu&nbsp;</strong>(TABA-AmCham New Jersey Temsilcisi)</li>
	<li><strong>Mehmet Durdu Akan&nbsp;</strong>(Tekstil-Hammadde Komite Başkanı)</li>
	<li><strong>Emine Şahin Karakaşlıoğlu&nbsp;</strong>(Avukat, Başkan Danışmanı)</li>
	<li><strong>Zeynep Sönmez İhtiyar&nbsp;</strong>(TABA-AmCham Üyesi)</li>
	<li><strong>İlhan Kubilay Geçkil&nbsp;</strong>(TABA-AmCham Üyesi)</li>
</ul>

<p>New Jersey’de kurucusu olduğu&nbsp;<strong>“ADA Business Strategies”&nbsp;</strong>adlı şirketiyle girişimcilere, şirketlere hizmet veren&nbsp;<strong>Zeynep Sönmez İhtiyar</strong>’ın öyküsü dikkatimi çekti, ayrıca anlatmasını rica ettim:</p>

<ul>
	<li><strong>İstanbul’da ABD Başkonsolosluğu vize bölümünde görev yaptıktan sonra 2008 yılında ABD’ye taşındım.</strong></li>
	<li><strong>New York’ta saygın bir hukuk bürosunda göçmenlik hukuku üzerine 7 yıldan fazla danışmanlık yaptım.</strong></li>
	<li><strong>2013 yılında New Jersey’de&nbsp;</strong>“ADA Business Strategies LLC”<strong>yi kurdum. Uzun süreli çalışma vizeleri ve göçmenlik üzerine danışmanlık veriyorum.</strong></li>
	<li><strong>E1, E2, ve L1 vize başvuru süreçleri, bu başvurular için iş planı hazırlanması, sektörel analizler, finansal planlama ve pazarlama stratejileri konularında uzmanlaştık.</strong></li>
	<li><strong>Kurucusu olduğum&nbsp;</strong>“ADA Business Strategies”&nbsp;<strong>ile bugüne kadar aralarında Türkiye’nin önde gelen markalarının da bulunduğu 500’den fazla şirket ve girişimciye hizmet verdik.</strong></li>
	<li><strong>Firmamız ABD Ticaret Bakanlığı’na bağlı&nbsp;</strong>“International Trade Administration”<strong>tarafından hazırlanan</strong>&nbsp;“U.S. Business Service Providers”<strong>&nbsp;listesinde yer alıyor.</strong></li>
	<li><strong>Merkezimiz New Jersey’de bulunuyor. Ayrıca Miami ve İstanbul’da irtibat ofisimiz faaliyet gösteriyor.</strong></li>
</ul>

<p>Şu noktanın altını ayrıca çizdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>ABD’de iş yapmak isteyen yatırımcı ve girişimciler için stratejik yol haritaları hazırlayarak, Amerika pazarına giriş ve sürdürülebilir büyüme süreçlerinde kapsamlı destek sağlıyoruz.</strong></p>

<p><strong>New York’taki&nbsp;toplantı dizisine ilk&nbsp;kez ‘siber güvenlik’ girdi</strong></p>

<p><strong>19 EYLÜL&nbsp;</strong>Cumartesi öğlene doğru New York’a indiğimizde 2 saate yakın pasaport kuyruğunda bekledik. Pasaport kuyruğunda Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü&nbsp;<strong>Onur Faydacı&nbsp;</strong>ile sohbet ettik.</p>

<p><strong><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw330h390q95gc/storage/files/images/2026/09/21/v1-tq9e.jpg" title="İnsan Kaynakları Direktörleri artık ‘işin yönünü’ belirleme iddiasındaki liderler olacak - Resim : 3"><img alt="İnsan Kaynakları Direktörleri artık ‘işin yönünü’ belirleme iddiasındaki liderler olacak - Resim : 3" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw330h390q95gc/storage/files/images/2026/09/21/v1-tq9e.jpg" /></a></strong></p>

<p><strong>Faydacı,&nbsp;</strong>Mastercard olarak&nbsp;<strong>“Siber Güvenlik Yuvarlak Masa Toplantısı”</strong>nın sponsorluğunu üstlendiklerini belirtti.&nbsp;<strong>Onur Faydacı&nbsp;</strong>ile sohbet sonrası Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Kuzey Amerika Koordinatörü&nbsp;<strong>Ramazan Tepe&nbsp;</strong>ve ekibinin hazırladığı bilgi notuna baktım:</p>

<ul>
	<li><strong>DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi’nin New York’taki&nbsp;</strong>“19’uncu Yatırımcı Konferansı”<strong>nın son etkinliği, AmCham Türkiye ve Mastercard işbirliğiyle&nbsp;</strong>“Siber Güvenlik Yuvarlak Masa Toplantısı”&nbsp;<strong>gerçekleştirilecek.</strong></li>
	<li><strong>Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal’ın katılımıyla gerçekleşecek toplantıda Türk ve Amerikan teknoloji ekosistemlerinin üst düzey temsilcileri bir araya gelecek.</strong></li>
	<li>“Siber Güvenlik Yuvarlık Masa Toplantısı”<strong>nda Türkiye’nin gelişen dijital ekosistemi, siber güvenlik ve dijital yönetişim alanındaki gelişmeler, kamu sektöründeki yapay zeka uygulamaları, işbirliği alanları değerlendirilecek.</strong></li>
</ul>

<p>Bilgi notundaki&nbsp;<strong>“işbirliği alanları”</strong>&nbsp;konusunu Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı&nbsp;<strong>Ümit Önal</strong>’a sordum:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>TAİK’in&nbsp;</strong>“Yatırımcı Konferansı”&nbsp;<strong>kapsamında ilk kez&nbsp;</strong>“Siber Güvenlik Yuvarlak Masa Toplantısı”&nbsp;<strong>düzenleniyor. Siber güvenlik konusunda ABD ile işbirliği söz konusu olur mu?</strong></p>

<p><strong>Ümit Önal,&nbsp;</strong>şu yanıtı verdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Başkanlığımız yeni kuruldu.&nbsp;</strong>“İşbirliği”&nbsp;<strong>yerine&nbsp;</strong>“ilk temas-tanışma”&nbsp;<strong>tanımı daha uygun olur.</strong></p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/insan-kaynaklari-direktorleri-artik-isin-yonunu-belirleme-iddiasindaki-liderler-olacak-1790060506.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Prof. Dr. Gaye Gencer: Fon Seçerken Sosyal Medyaya ve Yüksek Getiriye Aldanmayın</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/prof-dr-gaye-gencer-fon-secerken-sosyal-medyaya-ve-yuksek-getiriye-aldanmayin-2040</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/prof-dr-gaye-gencer-fon-secerken-sosyal-medyaya-ve-yuksek-getiriye-aldanmayin-2040</guid>
                <description><![CDATA[Yatırım fonlarında karar verirken yalnızca geçmiş getirilere odaklanılmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Gaye Gencer, “Yatırımcılar fon seçerken en çok getiriye odaklanıyor. Burada getiri ve riskin beraber değerlendirilmesi gerekiyor. Sosyal medya üzerinden söylenen her şeyi doğru kabul etmemek gerekiyor. Daha resmi ve güvenilir kanalların açıklamalarını takip edip aldığınız bilginin doğruluğunu teyit etmelisiniz” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>Yeditepe Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gaye Gencer, üniversitenin hazırlık okuluna yönelik düzenlenen Finansal Okuryazarlık Semineri’nde yatırım fonları ve finansal okuryazarlığın önemi hakkında değerlendirmelerde bulundu.<strong>&nbsp;</strong></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>‘Yüksek Getiriye Odaklanmak Doğru Değil’</strong></span></p>

<p>Yüksek getiri beklentisinin tek başına yatırım kararı için yeterli olmadığını belirten Gencer, özellikle piyasaların olumsuz koşullarında fon portföyündeki menkul kıymetlerin nasıl tepki verebileceğinin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Gencer, “Yüksek getiriyi baz alıp riske odaklanmadan yatırım yapmak doğru değil. Özellikle piyasaların olumsuz koşulları altında fon içindeki menkul kıymetlerin ne tepki vereceğine bakmak gerekiyor” diye konuştu.</p>

<p>Geçmiş performansın yatırımcıya önemli ipuçları verebileceğini ancak yatırım kararının yalnızca geçmiş getiriler üzerinden verilmemesi gerektiğini ifade eden Gencer, “Geçmişte portföyün nasıl bir performans gösterdiği, özellikle kriz veya daha istikrarsız dönemlerde nasıl bir performans gösterdiği gelecekte neler olabileceğiyle ilgili bize ipuçları verebilir. Ancak portföyde hangi menkul kıymetlerin bulunduğu ve bunların piyasa türbülanslarında nasıl tepki vereceğini öngörebilmek çok daha önemli” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>‘Makroekonomik Koşullar da Değerlendirilmeli’</strong></span></p>

<p>Fon seçiminde makroekonomik gelişmelerin de takip edilmesi gerektiğini belirten Gencer, faiz oranları, merkez bankalarının kararları, emtia fiyatları ve jeopolitik gelişmelerin yatırım araçlarının performansı üzerinde etkili olabileceğini söyledi.</p>

<p>Gencer, “Dünyadaki emtia fiyatlarındaki hareketler, faiz oranları, merkez bankalarının faiz kararlarının hisse senedi, bono ve tahvil piyasalarını nasıl etkileyeceği ve jeopolitik risklerin nasıl seyredeceği önemli. Bütün bunlara odaklanmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yatırım kararlarında yatırımcıların doğru bilgilendirilmesinin ve düzenlemelerin de önemli olduğunu vurgulayan Gencer, fonun risk düzeyinin yanı sıra portföydeki menkul kıymetlerin ve bu araçların ayrı ayrı taşıdığı risklerin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>‘Sosyal Medyadaki Her Bilgi Doğru Kabul Edilmemeli’</strong></span></p>

<p>Sosyal medyanın yatırım kararları üzerindeki etkisine de değinen Gencer, yatırımcıların bilgi kaynaklarını dikkatle seçmesi gerektiğini belirtti. Gencer, “Hangi hesapları ve kimleri takip ettiğiniz çok önemli. Edindiğiniz bilgiyi teyit etmeniz gerekiyor. Sosyal medya üzerinden söylenen her şeyi doğru kabul etmemek gerekiyor. Daha resmi ve güvenilir kanalların açıklamalarını takip edip aldığınız bilginin doğruluğunu teyit etmelisiniz” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>‘Finansal Okuryazarlık Oldukça Önemli’</strong></span></p>

<p>Türkiye’de finansal okuryazarlık düzeyinin artırılması gerektiğini ifade eden Gencer, finansal bilgi düzeyinin yükselmesinin yatırım kararlarının daha bilinçli verilmesine katkı sağlayacağını söyledi. Gencer, “İstatistiklere yansıyan rakamlara baktığımızda Türkiye’de maalesef finansal okuryazarlık oldukça düşük. Kadınlarda bu oran daha da düşük. Finansal okuryazarlığın artması, yatırım kararlarının daha rasyonel ve daha sağlıklı verilmesi açısından son derece önemli” diye konuştu.</p>

<p>Gençlere finansal okuryazarlıklarını geliştirmeleri çağrısında bulunan Gencer, üniversitelerde finans derslerinden yararlanılabileceğini, bunun yanı sıra FODER ve Cumhurbaşkanlığının finansal okuryazarlık platformunda sunulan çevrim içi eğitim ve sertifika programlarının takip edilebileceğini söyledi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Yeditepe’de Finansal Okuryazarlık Dersi</strong></span></p>

<p>Finansal okuryazarlığın geliştirilmesine yönelik yürütülen projeden de bahseden Gencer, Yeditepe Üniversitesi, British Council ve İngiltere’deki Nottingham Trent Üniversitesi iş birliğiyle çalışmaların sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Proje kapsamında Yeditepe Üniversitesi’nde bu yıl rektörlük seçmeli dersi olarak finansal okuryazarlık dersinin açıldığını aktaran Gencer, “Bu dersi İşletme ve Uluslararası Finans dışındaki bölüm öğrencileri finansal okuryazarlıklarını geliştirmek amacıyla alacaklar. Bu ders sayesinde öğrencilerin finansal okuryazarlıklarını geliştirmiş bireyler olarak üniversite eğitimlerini tamamlamalarını umuyoruz” dedi.</p>

<p><strong>&nbsp;</strong>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 19:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/prof-dr-gaye-gencer-fon-secerken-sosyal-medyaya-ve-yuksek-getiriye-aldanmayin-1790007053.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakanlık Riskli Firmaların Peşini Bırakmadı! Yılın İlk Sekiz Ayında Cezalar Yağdı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bakanlik-riskli-firmalarin-pesini-birakmadi-yilin-ilk-sekiz-ayinda-cezalar-yagdi-2039</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/bakanlik-riskli-firmalarin-pesini-birakmadi-yilin-ilk-sekiz-ayinda-cezalar-yagdi-2039</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, 2026 yılının ilk 8 ayında yürütülen dış ticaret denetimlerinde toplam 10,1 milyar liralık ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendiğini açıkladı. Kesilen ceza tutarı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 artış gösterdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı, vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi ile gümrük işlemlerinin mevzuata uygun yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen denetimlerin ilk 8 aylık sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında hem gümrük beyannameleri yeniden incelendi hem de riskli olduğu değerlendirilen firmalar mercek altına alındı. Denetimler sonucunda kesilen toplam ek tahakkuk ve ceza tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 artarak 10,1 milyar liraya ulaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">142 BİN 768 BEYANNAME YENİDEN İNCELENDİ</span></strong></p>

<p>Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlükleri bünyesindeki 18 Kontrol Şubesi tarafından yürütülen ikincil kontrol çalışmaları kapsamında 142 bin 768 gümrük beyannamesi ikinci kez incelenerek 717 inceleme raporu hazırlandı. Kontrollerde, 3 bin 606 firma tarafından tescil edilen 23 bin 132 beyannamede usulsüzlük tespit edildi. Bu beyannameler için toplam 8,3 milyar liralık ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendi. Söz konusu tutarın, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 37 yükseldiği bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">160 FİRMAYA SONRADAN KONTROL DENETİMİ</span></strong></p>

<p>Bakanlık müfettişleri, ileri veri analizi teknikleriyle riskli olduğu belirlenen firmalara yönelik sonradan kontrol denetimleri de gerçekleştirdi. Bu kapsamda denetlenen 160 firma için toplam 1,8 milyar liralık ek tahakkuk ve ceza kararı kesildi. Bu tutarda da geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 12 artış kaydedildi.</p>

<p>İki denetim çalışmasının toplamı sonucunda, ocak-ağustos dönemindeki toplam ek tahakkuk ve ceza kararı tutarı 10,1 milyar liraya ulaştı. Bakanlık, vergi kayıplarının önlenmesi ve kurallara uygun faaliyet gösteren firmaların haklarının korunması amacıyla dış ticaret işlemlerine yönelik denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/bakanlik-riskli-firmalarin-pesini-birakmadi-yilin-ilk-sekiz-ayinda-cezalar-yagdi-1789984614.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Beyaz Perdenin Büyüsü 75 İle Yayılıyor! Sinemaseverler Salonlara Akın Edecek</title>
                <category>Kültür-Sanat</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/beyaz-perdenin-buyusu-75-ile-yayiliyor-sinemaseverler-salonlara-akin-edecek-2038</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/beyaz-perdenin-buyusu-75-ile-yayiliyor-sinemaseverler-salonlara-akin-edecek-2038</guid>
                <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle düzenlenen Türkiye Sinema Festivali, 26-27 Eylül tarihlerinde 75 ilde yaklaşık 1.500 salonda gerçekleşecek. İki gün boyunca 17 yerli ve yabancı filmin biletleri 90 liradan satışa sunulacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, eylül ayının son hafta sonunda beyaz perdenin büyüsü etrafında buluşmaya hazırlanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün destekleriyle düzenlenen Türkiye Sinema Festivali, sinema kültürünü güçlendirmek ve sinema salonlarını desteklemek amacıyla ikinci kez gerçekleştirilecek. Festival, 26-27 Eylül tarihlerinde 75 ilde yaklaşık 1.500 salonda sinemaseverleri bir araya getirecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SİNEMA SALONLARINA VE İZLEYİCİYE GÜÇLÜ DESTEK</span></strong></p>

<p>Sinema Salonu Yatırımcıları Derneği (SİSAY) tarafından GNÇ ana sponsorluğunda hayata geçirilen festival, sinemanın yalnızca bir içerik değil, büyük perdede, karanlık salonda ve izleyicilerle birlikte deneyimlenen güçlü bir kültür ve sanat etkinliği olduğunu hatırlatmayı amaçlıyor. Etkinlik, sinema salonlarının sürdürülebilirliğine katkı sağlarken her yaştan sinemaseverin sinemaya erişimini de kolaylaştıracak. İki gün boyunca 17 yerli ve yabancı film, 90 liralık avantajlı bilet fiyatıyla izleyiciyle buluşacak. Biletler 21 Eylül itibarıyla satışa sunuldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAKAN ERSOY'DAN SİNEMA SALONLARINI DOLDURMA ÇAĞRISI</span></strong></p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, festivalin ikinci yılında daha geniş bir kapsamla düzenleneceğini sosyal medya hesabından duyurdu. Ersoy açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Bakanlığımızın destekleriyle, Sinema Salonu Yatırımcıları Derneği (SİSAY) tarafından GNÇ ana sponsorluğunda düzenlenen Türkiye Sinema Festivali, ikinci yılında daha geniş bir kapsamla sinemaseverlerle buluşacak. Geçen yıl ilk kez düzenlenen ve 780 binden fazla seyirciyi beyaz perde etrafında buluşturan festivali, bu yıl 26-27 Eylül tarihlerinde 75 ilimizde, yaklaşık 1.500 salonda gerçekleştireceğiz; 17 yerli ve yabancı filmi izleyiciyle buluşturacağız. İki gün boyunca tüm filmlerin biletleri 90 lira olacak; biletler bugünden itibaren satışa sunulacak. Başta gençlerimiz ve ailelerimiz olmak üzere tüm vatandaşlarımızı sinema salonlarımızı doldurmaya, ortak seyir heyecanını paylaşmaya ve bu kültür şölenine ortak olmaya davet ediyorum."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İLK YILINDA 780 BİNDEN FAZLA SEYİRCİYE ULAŞTI</span></strong></p>

<p>Geçtiğimiz yıl ilk kez 27-28 Eylül tarihlerinde düzenlenen festival, 780 binden fazla seyirciyi salonlara çekerek önemli bir başarıya imza atmıştı. Bu yıl ikinci kez düzenlenen etkinlik, daha geniş bir erişim ve daha güçlü bir programla izleyicilerin karşısına çıkıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GENİŞ FİLM SEÇKİSİ SİNEMASEVERLERİ BEKLİYOR</span></strong></p>

<p>Festival programında aile filmlerinden animasyonlara, macera yapımlarından büyük bütçeli gişe filmlerine kadar geniş bir seçki yer alacak. Gösterilecek yapımlar arasında Avengers: Endgame, Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Gün, Odyssey ve Oyuncak Hikâyesi 5 gibi filmler de bulunuyor. 26-27 Eylül tarihlerinde gerçekleşecek festivalin biletleri satışa sunuldu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/beyaz-perdenin-buyusu-75-ile-yayiliyor-sinemaseverler-salonlara-akin-edecek-1789983717.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Enflasyonun Altındaki Ciro Artışına Rağmen Markaların Büyüme İştahı Sürüyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/enflasyonun-altindaki-ciro-artisina-ragmen-markalarin-buyume-istahi-suruyor-2037</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/enflasyonun-altindaki-ciro-artisina-ragmen-markalarin-buyume-istahi-suruyor-2037</guid>
                <description><![CDATA[Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) ağustos ayı anket sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Gıda dışı perakendede markaların yüzde 76’sının yıllık ciro artışı enflasyonun altında kalmasına rağmen üyelerin yüzde 47’si yeni mağaza açıp istihdamı artırarak 2027’ye girmeyi hedefliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gıda dışı perakendede tüketiciyi ancak indirimli satışlarla harekete geçirebilen markaların yüzde 76’sının ağustostan ağustosa yıllık ciro artışı enflasyonun altında kalmasına rağmen sektörde büyüme iştahı devam ediyor. Çatısı altındaki 516 marka ile gıda dışı perakende sektörünün temsilcisi olan Birleşmiş Markalar Derneği (BMD), üyeleri arasında gerçekleştirdiği ağustos ayı anketinin sonuçlarını duyurdu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SATIŞLARDA İNDİRİM HAKİMİYETİ VE DÜŞEN KÂRLILIK</span></strong></p>

<p>Anketi değerlendiren BMD Başkanı Sinan Öncel, temmuz ayı ile kıyaslandığında ağustosta markaların yüzde 58’inin adet satışını artırdığını aktardı. Ağustos 2025’e göre ise BMD üyelerinin yüzde 57’sinin adet satışının azaldığına işaret eden Sinan Öncel, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Markalarımız için kira, enerji ve hammadde başta olmak üzere işletme maliyetleri artarken kârlılık düşmeye devam ediyor. Hazır giyim ve ayakkabı gibi gıda dışı perakendede neredeyse indirimsiz satış yapılamıyor."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALİYETLERİ DÜŞÜRECEK ÖNLEMLERİN DEVREYE ALINMASI GEREKİYOR</span></strong></p>

<p>BMD üyesi markaların yüzde 56’sının cironun en az yüzde 41’ini indirimli satışlardan elde ettiğini ve birçok marka için ciro artışının enflasyonun altında kaldığını vurgulayan Sinan Öncel, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:&nbsp;"Üyelerimizin yüzde 76’sı, yani her dört markadan üçü, ağustostan ağustosa yıllık yüzde 30’un altında ciro artışı sağlayabildi. Ciro artışı enflasyonun altında kalmasına rağmen, üyelerimizin büyüme iştahı devam ediyor. Ağustos anketinde markalarımızın altı aylık dönemde mağaza yatırımı ve istihdamla ilgili planlarını da ölçümledik. Üyelerimizin yüzde 47’si yeni mağaza açmayı ve istihdamını artırmayı, yüzde 32’si mevcut mağaza sayısını ve kadroyu korumayı, yüzde 21’i ise verimsiz mağazaları kapatarak istihdamını azaltmayı, yani 2027’ye girerken küçülmeyi planlıyor. Mevcut koşullarda markaların yaklaşık yarısının mağaza yatırımı yapmayı planlaması ekonomiye güven ve yatırım iştahının devam etmesi anlamında olumlu. Ancak her üç üyemizden birinin sadece pozisyonunu korumaya çalıştığını ve her beş üyemizden birinin küçülme hesapları yaptığını görmezden gelemeyiz. Biz bu durumu sektörde artan maliyetlere ve kârsızlığa karşı savunmacı bir döneme doğru gidişin sinyalleri olarak değerlendiriyoruz. BMD üyelerinin mağaza yatırımıyla ilgili planlarını ilk kez bir anketle ölçümlediğimiz için önceki dönemle kıyaslama yapamıyoruz. Ancak sektörde maliyetleri düşürecek önlemlerin geciktirilmesi halinde mağaza sayısını ve istihdamını azaltacak markaların oranının giderek artmasından endişe ediyoruz."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/enflasyonun-altindaki-ciro-artisina-ragmen-markalarin-buyume-istahi-suruyor-1789978033.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Orta Doğu’da Tansiyon Yüksek Ama Petrol Fiyatlarında Düşüş Başladı</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/orta-doguda-tansiyon-yuksek-ama-petrol-fiyatlarinda-dusus-basladi-2036</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/orta-doguda-tansiyon-yuksek-ama-petrol-fiyatlarinda-dusus-basladi-2036</guid>
                <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler toplantıları kapsamında ABD ve İran arasında diplomasiye şans verilebileceği beklentisi ve Suudi Arabistan’ın petrol sevkiyatlarındaki kısmi toparlanma petrol fiyatlarını düşürdü. Brent ham petrol ve ABD ham petrolü son bir haftanın en düşük seviyelerini gördü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Petrol, Birleşmiş Milletler toplantıları kapsamında bu hafta İran savaşında diplomasiye şans verilebileceği yönündeki umutlarla ve Yemen Husilerinin devam eden saldırılarına rağmen Suudi Arabistan’ın petrol sevkiyatlarında kısmi toparlanma yaşanmasıyla pazartesi günü bir haftadan uzun sürenin en düşük seviyesine geriledi. Brent ham petrol vadeli kontratları ve ABD ham petrolü (WTI), pazartesi günü erken işlemlerde 10 Eylül’den bu yana en düşük seviyelerini gördü. Brent, yüzde 2,08 düşüşle varil başına 101,71 dolara geriledi. Brent, cuma günü yüzde 0,91 değer kaybetmişti. WTI ise önceki seansta yüzde 1,58 gerilemesinin ardından 2,15 dolar veya yüzde 2,14 kayıpla varil başına 98,15 dolara indi.</p>

<p>KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer piyasadaki son durumu değerlendirdi:&nbsp;"ABD-İran savaşını tırmandırmayı önleyecek diplomatik bir yolun bu hafta ortaya çıkabileceği yönündeki umutlarla petrol fiyatlarından belirli bir risk priminin çekildiği görülüyor"</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİPLOMASİ RÜZGARI VE DİPLOMATİK TEMAS TEMASLARI</span></strong></p>

<p>İran ile ABD arasında pazar günü yeni tehditler karşılıklı olarak dile getirildi. Ancak ABD Başkanı Donald Trump, bu hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için New York’ta olması beklenen İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüşmeye açık olduğunu söyledi. El Cezire’nin cumartesi günü yayımladığı habere göre İran, ABD ile savaşı sona erdirmeyi amaçlayan müzakerelere yeniden başlamak için gerekli koşullarını arabuluculara iletti. Haberde, İran’ın güvenlik yetkilisi Muhsin Rızai’nin cumartesi günü verdiği röportajdaki açıklamalarına yer verildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HUSİ SALDIRILARI VE ÇİN’İN MÜDAHALESİ</span></strong></p>

<p>Ancak Orta Doğu’daki gerilim yüksek seviyesini korudu. İran destekli Yemen Husileri, cumartesi günü Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki “hassas” hedeflere füze ve insansız hava araçlarıyla saldırı düzenlediklerini açıkladı. Husiler ayrıca önemli bir petrol ihracat merkezi olan Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu kentinde bulunan bir Aramco tesisini de hedef aldıklarını bildirdi. Konuya ilişkin bilgi sahibi üç İranlı kaynağa göre Çin, Suudi Arabistan’ın saldırıların ardından Pekin’e yaptığı çağrının ardından İran’dan Husileri kontrol altına almasına yardımcı olmasını istedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SUUDİ ARABİSTAN’IN SEVKİYATLARI ARTTI</span></strong></p>

<p>Husilerin Saudi Aramco’nun Doğu-Batı petrol boru hattına yönelik saldırıları, devlet enerji şirketinin Yanbu üzerinden bazı sevkiyatları durdurmasının ardından bu ay ve gelecek ay Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı petrol ihracatını artırmasına neden oldu. Kpler’ın geçici verilerine göre bu durum, OPEC’in en büyük üreticisi Suudi Arabistan’ın ihracatının eylül ayında şu ana kadar günde 4 milyon varilin üzerine çıkmasını sağladı. Suudi Arabistan’ın ihracatı ağustos ayında günlük 2,4 milyon varile gerileyerek en az 2013’ten bu yana en düşük seviyeyi görmüştü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">JPMORGAN ANALİSTLERİNDEN PETROL AKIŞI DEĞERLENDİRMESİ</span></strong></p>

<p>Bloomberg'ün haberine göre JPMorgan analistleri 18 Eylül tarihli notlarında şu ifadelere yer verdi:&nbsp;"Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı boru hattındaki kesintiye rağmen Orta Doğu petrol akışları şaşırtıcı biçimde güçlü kalmaya devam ediyor"</p>

<p>Analistler, son 10 günde toplam petrol akışının günlük ortalama 17,1 milyon varil olduğunu ve bunun 2025 ortalamasının yalnızca günlük 6,1 milyon varil altında kaldığını belirtti.</p>

<p>JPMorgan analistleri değerlendirmelerinde ayrıca şunları kaydetti:&nbsp;"En dikkat çekici değişim Suudi Arabistan’dan geldi"</p>

<p>Uydu verilerine göre Suudi Arabistan’ın Hürmüz Boğazı üzerinden geçen petrol sevkiyatı son altı günde günlük ortalama 2,9 milyon varile yükseldi. Bu miktar ağustos ayında yalnızca günlük 700 bin varil seviyesindeydi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/orta-doguda-tansiyon-yuksek-ama-petrol-fiyatlarinda-dusus-basladi-1789977560.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye-ABD Ekonomik İlişkilerinde Yeni Dönem: Hedef 100 Milyar Dolar</title>
                <category>Güncel</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-abd-ekonomik-iliskilerinde-yeni-donem-hedef-100-milyar-dolar-2035</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-abd-ekonomik-iliskilerinde-yeni-donem-hedef-100-milyar-dolar-2035</guid>
                <description><![CDATA[Gazeteci Vahap Munyar, New York’ta düzenlenen 19. Türkiye Yatırım Konferansı’ndan bildirdi: Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) ev sahipliğinde gerçekleşen dev zirvede, Türkiye ile ABD arasındaki 100 milyar dolarlık ticaret hedefi ve stratejik yatırım ortaklıkları masaya yatırıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BAŞKANLIĞINI&nbsp;</strong>FİBA Holding Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Murat Özyeğin</strong>’in yürüttüğü Türkiye-ABD İş Konseyi’nin (TAİK) 19’uncusunu gerçekleştireceği&nbsp;<strong>“Ticari Diplomasi Trafiği”</strong>ni izlemek üzere New York’tayız.</p>

<p><strong>Nail Olpak</strong>’ın başkanlığını yürüttüğü Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) çatısı altındaki TAİK’in&nbsp;<strong>“Ticari Diplomasi Trafiği”</strong>nin ilk toplantısı bugün,&nbsp;<strong>Türkiye’nin Ekonomik Görünümü ve Yatırım Fırsatları”&nbsp;</strong>başlığıyla gerçekleşecek. Citi işbirliği ile gerçekleşecek toplantıya Hazine ve Maliye Bakanı&nbsp;<strong>Mehmet Şimşek&nbsp;</strong>ile Merkez Bankası Başkanı&nbsp;<strong>Fatih Karahan&nbsp;</strong>katılacak.</p>

<p>Concordia işbirliği ile gerçekleşecek&nbsp;<strong>“Sanayi ve İleri Teknoloji Yuvarlak Masa Toplantısı”</strong>nda Sanayi ve Teknoloji Bakanı&nbsp;<strong>Mehmet Fatih Kacır&nbsp;</strong>konuşacak.</p>

<p>Gün,&nbsp;Ticaret Bakanı Prof.&nbsp;<strong>Ömer Bolat, Mehmet Şimşek,&nbsp;</strong>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı&nbsp;<strong>Alparslan Bayraktar, Mehmet Fatih Kacır&nbsp;</strong>ile Türk ve Amerikan iş dünyasının önde gelen 400 temsilcisinin katılacağı&nbsp;<strong>“Türkiye Yatırım Konferansı Resepsiyonu”&nbsp;</strong>ile noktalanacak.</p>

<p>Yarın,&nbsp;American Turkish Business Roundtable (ATBR), Atlantic Concil Türkiye ve Franklin Templeton işbirliği ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı&nbsp;<strong>Alparslan Bayraktar</strong>’ın katıldığı&nbsp;<strong>“Enerji Yuvarlak Masa Toplantısı”&nbsp;</strong>yapılacak.</p>

<p>Citi ev sahipliğindeki&nbsp;<strong>"19. Türkiye Yatırım Konferansı Ana Oturumu”</strong>nda Ticaret Bakanı Prof.&nbsp;<strong>Ömer Bolat,&nbsp;</strong>Hazine ve Maliye Bakanı&nbsp;<strong>Mehmet Şimşek&nbsp;</strong>ve Merkez Bankası Başkanı&nbsp;<strong>Fatih Karahan,&nbsp;</strong>çok sayıda Amerikalı kurumsal yatırımcı, fon yöneticisi ve <a href="https://www.ekonomim.com/finans/haberler" target="_blank" title="finans">finans</a> kuruluşu temsilcisiyle buluşacak.</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw690h348q95gc/storage/files/images/2026/09/20/v1-hkkb.jpg" title="100 milyar dolarlık hedef, yeni nesil ekonomik ortaklık için yol haritası olacak - Resim : 1"><img alt="100 milyar dolarlık hedef, yeni nesil ekonomik ortaklık için yol haritası olacak - Resim : 1" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw690h348q95gc/storage/files/images/2026/09/20/v1-hkkb.jpg" /></a>Konferans dizisinin son günü 23 Eylül’de ABD Ticaret Odası, ABD-Türkiye İş Konseyi (USTBC) işbirliğinde gerçekleşecek&nbsp;<strong>“Başkanlık Yuvarlak Masa Toplantısı”</strong>nda Cumhurbaşkanı&nbsp;<strong>Recep Tayyip Erdoğan, “Fortune 100 şirketlerinin üst düzey yöneticileriyle”&nbsp;</strong>bir araya gelecek. Toplantıda bakanlar&nbsp;<strong>Ömer Bolat, Alparslan Bayraktar, Mehmet Fatih Kacır, Mehmet Şimşek, Hakan Fidan,&nbsp;</strong>Merkez Bankası Başkanı&nbsp;<strong>Fatih Karahan,&nbsp;</strong>DEİK Başkanı&nbsp;<strong>Nail Olpak,&nbsp;</strong>TAİK Başkanı&nbsp;<strong>Murat Özyeğin&nbsp;</strong>ile ABD Ticaret Odası, ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı&nbsp;<strong>Hamdi Ulukaya&nbsp;</strong>hazır bulunacak.</p>

<p>Konferansın son etkinliği AmCham Türkiye ve Mastercard işbirliğiyle Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı&nbsp;<strong>Ümit Önal</strong>’ın katılımıyla&nbsp;<strong>“Siber Güvenlik Yuvarlak Masa Toplantısı”</strong>&nbsp;olacak. Türkiye’nin gelişen dijital ekosistemi, siber güvenlik ve dijital yönetişim alanındaki gelişmeler, kamu sektöründeki yapay zeka uygulamaları ile güvenli ve dijital ekosisteme yön veren yeni teknolojiler, işbirliği alanları değerlendirilecek.</p>

<p>DEİK Başkanı&nbsp;<strong>Nail Olpak,&nbsp;</strong>Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinde ticaretin yanı sıra karşılıklı yatırımların, stratejik sektörlerde işbirliklerinin artırılmasının önemine vurgu yaptı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Cumhurbaşkanımı</strong><strong>z</strong><strong>&nbsp;Recep Tayyip Erdoğan i</strong><strong>l</strong><strong>e ABD Başkanı Donald Trump’ın ortaya koyduğu 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefini</strong><strong>,</strong><strong>&nbsp;iki ülke arasındaki ekonomik ortaklığın daha da ileri seviyeye taşınması için önemli bir yol haritası olarak değerlendiriyoruz.</strong></p>

<p>Küresel ticaretin, tedarik zincirlerinin ve yatırım kararlarının yeniden şekillendiği bir dönemden geçildiğini belirtti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Böyle bir ortamda Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, yetişmiş insan kaynağı, lojistik avantajları ve geniş bir coğrafyaya erişim imkanı, Amerikan şirketleri açısından önemli fırsatlar sunuyor.</strong></p>

<p>Şu soruları irdeledi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Artık sadece&nbsp;</strong>“Ne kadar ticaret yapıyoruz?”&nbsp;<strong>sorusunu değil,&nbsp;</strong>“Birlikte ne üretebilir, nereye yatırım yapılabilir ve hangi pazarlara birlikte açılabiliriz?”&nbsp;<strong>sorusunu daha fazla konuşmalıyız.</strong></p>

<p>Ardından ekledi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong><a href="https://www.ekonomim.com/sektorler/enerji" target="_blank" title="enerji">Enerji</a>, teknoloji, finans, ileri imalat ve dijital dönüşüm gibi stratejik alanlarda karşılıklı yatırımların artırılmasını ve Türk-Amerikan şirketlerinin üçüncü ülkelerde daha fazla ortak projeye imza atmasını önemsiyoruz.</strong></p>

<p>TAİK Başkanı&nbsp;<strong>Murat Özyeğin,&nbsp;</strong>Türkiye ve ABD iş dünyası arasında uzun vadeli ve karşılıklı faydaya dayalı işbirliklerinin gelişmesine katkı sağlamayı hedeflediklerine işaret etti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>New York’ta bu yıl 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimiz doğrultusunda, yalnızca ikili ticareti artırmaya değil, karşılıklı yatırımları ve üçüncü ülkelerde ortaklıkları güçlendirmeye de odaklanıyoruz.</strong></p>

<p>ABD Ticaret Odası ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı&nbsp;<strong>Hamdi Ulukaya,&nbsp;</strong>Türkiye ile ABD arasındaki diplomatik ilişkilerin 100’üncü yılının kutlanacağını anımsattı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>İki ülke yönetiminin ortaya koyduğu 100 milyar dolarlık ikili ticaret vizyonu, Türkiye ve Amerikan iş dünyasının ortak inancı, karşılıklı yatırımları ve sahadaki üretkenliği ile hızla gerçeğe dönüşüyor.</strong></p>

<p>New York’ta gerçekleşecek güçlü buluşmanın, küresel Amerikan şirketleri ile Türk özel sektörünün yenilikçi gücünü aynı vizyonda kenetleyeceğinin altını çizdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Küresel tedarik hatlarının ve stratejik yatırımların yeniden yapılandığı günümüz dünyasında, Türkiye dinamik altyapısı, genç yetenek havuzu ve eşsiz üretim kapasitesiyle uluslararası sermaye için en güvenilir ortaklardan biridir.</strong></p>

<p><strong>Ulukaya,&nbsp;</strong>bu yılki konferansla ilgili değerlendirmesini şöyle noktaladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>İki ülkenin öncü kurumlarıyla sadece ticaret hacmini artırmak değil, enerji, ileri teknoloji ve dijital dönüşüm gibi geleceği belirleyen alanlarda kalıcı ortaklıklar kurmak üzere bir araya geliyoruz. Türkiye ve ABD arasındaki ikinci yüzyılın ekonomik omurgasını inşaya kararlıyız.</strong></p>

<p>New York’taki&nbsp;<strong>“19. Türkiye Yatırım Konferansı”</strong>nın sponsorları da şöyle sıralandı:</p>

<ul>
	<li><strong>Borusan Holding, Çalık Holdi</strong><strong>n</strong><strong>g, Chobani, Fiba Holding, Kibar Holding, Koç Holding, Limak Holding, Sabancı Holding, Sahibinden, THY ve Türk Telekom.</strong></li>
</ul>

<p>Türkiye’de fonlarla ilgili operasyon, Financial Times ve Wall Street Journal gibi dünyaca ünlü <a href="https://www.ekonomim.com/ekonomi" target="_blank" title="ekonomi">ekonomi</a> medyasına,&nbsp;<strong>“skandal”&nbsp;</strong>olarak yansıdı…</p>

<p>New York’taki&nbsp;<strong>“19. Yatırımcı Konferansı”</strong>nda özellikle Hazine ve Maliye Bakanı&nbsp;<strong>Mehmet Şimşek</strong>’e yöneltilecek soruların başında&nbsp;<strong>“fon skandalı”&nbsp;</strong>yer alacak gibi görünüyor.</p>

<p>Buna karşın&nbsp;<strong>Nail Olpak, Murat Özyeğin&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>Hamdi Ulukaya</strong>’nın mesajları, ABD’li şirketlerle işbirliğinin daha da gelişeceğine dönük beklenti çıtasını yükseltiyor…</p>

<p><strong>İstanbul, uluslararası sanat&nbsp;dünyasının kalıcı buluşma&nbsp;noktaları arasına girecek</strong></p>

<p><strong>CONTEMPORARY&nbsp;</strong>İstanbul (CI) Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Ali Güreli,&nbsp;</strong>önce 23-27 Eylül 2026’da Tersane İstanbul’da gerçekleşecek&nbsp;<strong>“Contemporary İstanbul 21. Edisyonu”</strong>na katılımlarla ilgili bilgileri verdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>2006’dan buyana Akbank’ın ana partnerliğinde gerçekleşen&nbsp;</strong>“Contemporary İstanbul”<strong>&nbsp;bu yıl 16 farklı ülkeden 70 çağdaş sanat galerisini, 736 sanatçıyı ve 1372 eseri bir araya getiriyor.</strong></p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw265h373q95gc/storage/files/images/2026/09/20/v2-quwc.jpg" title="100 milyar dolarlık hedef, yeni nesil ekonomik ortaklık için yol haritası olacak - Resim : 2"><img alt="100 milyar dolarlık hedef, yeni nesil ekonomik ortaklık için yol haritası olacak - Resim : 2" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw265h373q95gc/storage/files/images/2026/09/20/v2-quwc.jpg" /></a></p>

<p>Şu noktanın altını çizdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>CI21, köklü galeriler ile yeni oluşumları, Türkiye’den ve dünyadan sanatçıları, koleksiyonerleri ve sanat profesyonellerini aynı çatı altında buluştururken, Focus Asia, Newcomers ve New Grounds bölümleriyle uluslararası altyapısı güçleniyor.</strong></p>

<p><strong>Ali Güreli, “Contemporary İstanbul”</strong>un 21 yıllık yolculuğunu ve İstanbul’un sanat dünyasındaki konumunu şöyle özetledi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>&nbsp;Sanat dünyasının geleceğini yalnızca nerede daha çok eser satıldığı değil, sanatçıların, galerilerin, koleksiyonerlerin ve fikirlerin nerede buluştuğu belirleyecek. İstanbul’un gücü de tam bu noktada öne çıkıyor.</strong></p>

<p>Şu nokta üzerinde durdu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Contemporary İstanbul”&nbsp;<strong>olarak 21 yıldır bu buluşma alanını büyütüyor, Türkiye sanat piyasasını uluslararası sanat dünyasıyla daha güçlü ilişkiler kurmaya açıyoruz. Bu yıl aramıza katılan yeni galeriler ve Focus Asia ile bu ağı yeni coğrafyalara taşıyoruz.</strong></p>

<p>Hedefleriyle ilgili şu mesajı aktardı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Hedefimiz, İstanbul’un uluslararası sanat dünyasının kalıcı buluşma noktalarından biri olmasına katkıda bulunmak.</strong></p>

<p><strong>Güreli,&nbsp;</strong>son 12 ayda sanat dünyasında nelerin değiştiği konusunu da irdeledi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Ukrayna ve Ortadoğu’daki savaş ve küresel siyasi gerilim; seyahat, eser taşımacılığı, sigorta ve <a href="https://www.ekonomim.com/sektorler/lojistik" target="_blank" title="lojistik">lojistik</a> maliyetlerini doğrudan etkiledi. Buna rağmen uluslararası sanat piyasası durmadı, daha temkinli ve daha planlı hareket etmeye başladı.</strong></p>

<p>Sanat dünyasının bölgemizdeki ağırlık merkezinin genişlediğini kaydetti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Doha ve Abu Dhabi’nin artan sanat ve müze yatırımları, İstanbul’un uzun süredir doğal olarak üstlendiği bölgesel sanat merkezi rolünün artık yeni ve güçlü aktörlerle paylaşılan, daha rekabetçi bir coğrafyada sürdürüleceğini gösteriyor.</strong></p>

<p>Bu noktada Suudi Arabistan’a dikkat çekti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Suudi Arabistan ise tüm ülkeye yayılan bir strateji ile bu yarışta hızla büyüyen bir ivme ile yerini alıyor.&nbsp;</strong>“Art Basel Qatar”,&nbsp;<strong>Doha’da Şubat 2026’da ilk edisyonunu gerçekleştirdi. Kasım 2026’da ise&nbsp;</strong>“Frieze Abu Dhabi”&nbsp;<strong>ilk kez düzenlenecek.</strong></p>

<p><strong>“Contemporary İstanbul”</strong>un 21 yıldır aralıksız ana sponsoru olan Akbank’ın Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Suzan Sabancı,&nbsp;</strong>çağdaş sanatın dünyaya yeni gözlerle bakmanın en güçlü yollarından biri olduğunu vurguladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>İstanbul da bu yeni bakışların buluştuğu, sanatın geleceğinin konuşulduğu önemli merkez olarak öne çıkıyor.&nbsp;</strong>“Contemporary İstanbul”&nbsp;<strong>21 yıldır dünyanın farklı coğrafyalarından sanatçılar, galeriler ve koleksiyonerleri buluşturup yaratıcı enerjiyi büyütüyor.</strong></p>

<p>Ardından ekledi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;“Contemporary İstanbul”<strong>un 21. Edisyonunun da İstanbul’un çağdaş sanat alanındaki iddiasını güçlendirecek, yeni keşiflere ve yeni hikayelere ilham verecek bir buluşma olacağına inanıyorum.</strong></p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turkiye-abd-ekonomik-iliskilerinde-yeni-donem-hedef-100-milyar-dolar-1789974940.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Altın Piyası Yeni Haftaya Hafif Yatay ve Aşağı Yönlü Başladı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/altin-piyasi-yeni-haftaya-hafif-yatay-ve-asagi-yonlu-basladi-2034</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/altin-piyasi-yeni-haftaya-hafif-yatay-ve-asagi-yonlu-basladi-2034</guid>
                <description><![CDATA[Yatırımcılar ve vatandaşlar haftanın ilk gününde güncel altın fiyatlarını yakından takip ediyor. Üç haftalık düşüş serisine ara veren ons altın yeni haftaya yatay bir seyirle başlarken, gram ve çeyrek altın satış fiyatları netleşti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler vatandaşlar tarafından yakından izlenirken, 21 Eylül 2026 Pazartesi gününün ilk saatlerinde piyasalardaki rakamlar belli oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÜRESEL PİYASALARDA ONS ALTININ SEYRİ</span></strong></p>

<p>Küresel piyasalarda altının ons fiyatı, geçtiğimiz haftayı yüzde 0,67 yükselişle 4.378 dolardan tamamlamıştı. Üç haftalık düşüş serisine ara veren altın, yeni haftanın ilk işlemlerinde ise hafif aşağı yönlü ve yatay bir seyir izliyor. Yeni haftada ons altın güne 4.360,15 dolar seviyesinden başladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GRAM VE ÇEYREK ALTINDA SON DURUM</span></strong></p>

<p>İç piyasada da vatandaşlar güne "Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?" sorularıyla başladı. Güne 6.849 TL seviyesinden başlayan gram altın 6.849,34 TL’den satılırken, çeyrek altın satış fiyatı ise 11.165,00 TL olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">21 EYLÜL 2026 GÜNCEL ALTIN SATIŞ FİYATLARI</span></strong></p>

<p>Piyasalarda işlem gören diğer altın türlerinde ise satış fiyatları şu şekilde listelendi:</p>

<p>Gram altın: 6.849,34 TL</p>

<p>Çeyrek altın: 11.165,00 TL</p>

<p>Yarım altın: 22.323,00 TL</p>

<p>Tam altın: 44.558,24 TL</p>

<p>Cumhuriyet altını: 44.502,00 TL</p>

<p>Gremse altın: 111.737,31 TL</p>

<p>Ons altın: 4.360,15 dolar</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/altin-piyasi-yeni-haftaya-hafif-yatay-ve-asagi-yonlu-basladi-1789974457.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Merter’de Moda Rüzgârı Esti: 8. Moda Haftası Görkemli Geçti</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/merterde-moda-ruzgari-esti-8-moda-haftasi-gorkemli-gecti-2033</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/merterde-moda-ruzgari-esti-8-moda-haftasi-gorkemli-gecti-2033</guid>
                <description><![CDATA[Moda ve tekstil dünyasının kalbi Merter, bu yıl 8. Merter Moda Haftası ile yine renkli ve görkemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı. MESİAD Başkanı Ufuk Muslu ve Yönetim Kurulu üyelerinin ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte, iddialı defileler ve ünlü isimlerin katılımıyla podyumda adeta görsel bir şölen yaşandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Moda ve tekstil dünyasının kalbi Merter, bu yıl&nbsp;<strong>8. Merter Moda Haftası</strong>&nbsp;ile yine renkli ve görkemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı.&nbsp;<strong>MESİAD Başkanı Ufuk Muslu</strong>&nbsp;ve Yönetim Kurulu üyelerinin ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte, iddialı defileler ve ünlü isimlerin katılımıyla podyumda adeta görsel bir şölen yaşandı.</p>

<p><strong>NES Prodüksiyon Neslihan Hacıoğlu</strong>&nbsp;imzasını taşıyan organizasyonun koreografisini ise başarılı koreograf&nbsp;<strong>Asil Çağıl&nbsp;</strong>üstlendi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Deneyimli İsimler ve Genç Yetenekler Aynı Podyumda</strong></span></p>

<p>Merter Moda Haftası;&nbsp;<strong>Demet Şener, Özge Ulusoy, Ece Gürsel</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Wilma Elles</strong>&nbsp;gibi usta isimleri ağırlarken, son yıllarda güzellik yarışmalarında derece alan genç mankenler de podyumdaki yerini aldı.&nbsp;<strong>Hazel Asil, Deniz Eser, Sıla Saraydemir, Ari Ünal</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Yağmur Karlı</strong>, deneyimli modellerle aynı podyumu paylaşarak gecenin en çok konuşulan isimleri arasına girdi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Podyumda “Beşi Bir Yerde” Rüzgârı</strong></span></p>

<p>Türkiye’yi çeşitli uluslararası organizasyonlarda temsil eden tescilli güzeller; enerjileri, zarafetleri ve şıklıklarıyla büyük beğeni topladı. Beş genç modelin yan yana geldiği anlar, defileyi izleyenlere adeta&nbsp;<em>”beşi bir yerde”</em>&nbsp;yorumunu yaptırdı. Böylesine prestijli bir organizasyonda yer almaktan gurur duyduklarını belirten modeller, etkinliğin kendileri için unutulmaz bir deneyim olduğunu vurguladı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Gözler Son Dönemin Taçlı Güzellerindeydi</strong></span></p>

<p>Defilelerin görkemli finalinde tüm bakışlar yeniden son dönemin tescilli güzellerine çevrildi. Genç modeller, sergiledikleri üstün performansla podyum dünyasına&nbsp;<em>”Biz de varız!”</em>&nbsp;mesajı verdi. Moda, güzellik ve genç enerjinin buluştuğu&nbsp;<strong>8. Merter Moda Haftası</strong>, hafızalarda iz bırakan finaliyle sona erdi.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 15:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/merterde-moda-ruzgari-esti-8-moda-haftasi-gorkemli-gecti-1789907950.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Fon Soruşturmasında Sınır Ötesi Para Transferleri ve Hesap Hareketleri İçin Düğmeye Basıldı</title>
                <category>Güncel</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/fon-sorusturmasinda-sinir-otesi-para-transferleri-ve-hesap-hareketleri-icin-dugmeye-basildi-2032</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/fon-sorusturmasinda-sinir-otesi-para-transferleri-ve-hesap-hareketleri-icin-dugmeye-basildi-2032</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fon soruşturmasında MASAK'tan yeni bir talep geldi. Başsavcılık; Pusula Finans Holding, Tera Yatırım, Hedef Holding ve Bulls Yatırım ile alt şirket yöneticilerinin 2024’ten bugüne kadarki yurt dışı kripto, para transferleri ve tüm hesap hareketlerinin ivedilikle incelenerek raporlanmasını istedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamı genişletilerek devam ediyor. Soruşturma çerçevesinde Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığından (MASAK) kritik bir finansal inceleme talep edildi.</p>

<p>Başsavcılık; Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bu kurumların alt şirketlerinde görev yapan yöneticilerin tüm finansal hareketlerinin detaylıca incelenmesini istedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">2024'TEN BUGÜNE TÜM HAREKETLER İSTENİYOR</span></strong></p>

<p>Soruşturma makamının talebi doğrultusunda, adı geçen şirketlerin yöneticilerine ait 2024 yılından bugüne kadar gerçekleştirilen tüm hesap hareketleri mercek altına alınacak. MASAK tarafından yürütülecek incelemelerin ardından elde edilecek bilgi ve belgelerin ivedilikle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi talep edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KRİPTO VE YURT DIŞI TRANSFERLER MERCEK ALTINDA</span></strong></p>

<p>Yürütülen soruşturmada özellikle şirket yöneticilerinin yurt dışına gerçekleştirdiği kripto varlık ile para transferleri, banka hesapları ve diğer finansal enstrümanlardaki hareketlilik öncelikli inceleme alanını oluşturuyor. MASAK tarafından hazırlanacak kapsamlı raporların, soruşturmanın finansal boyutuna ilişkin hukuki değerlendirmelerde kullanılacağı bildirildi.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/fon-sorusturmasinda-sinir-otesi-para-transferleri-ve-hesap-hareketleri-icin-dugmeye-basildi-1789906179.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TOKİ Yüzde 25 İndirim Kampanyasında Geri Sayım Başladı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/toki-yuzde-25-indirim-kampanyasinda-geri-sayim-basladi-2031</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/toki-yuzde-25-indirim-kampanyasinda-geri-sayim-basladi-2031</guid>
                <description><![CDATA[TOKİ’nin geri ödemeleri devam eden konut ve iş yerleri için düzenlediği yüzde 25 indirim kampanyası 22 Eylül’de başlıyor. Borcunun tamamını veya en az yüzde 25'ini peşin ödeyen hak sahiplerinin yararlanabileceği kampanyaya başvurular 19 Ekim’e kadar sürecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı TOKİ, vatandaşlardan gelen yoğun talep üzerine geri ödemeleri süren konut ve iş yerleri için yüzde 25 indirim kampanyasını hayata geçiriyor. Kampanya kapsamında kalan borç bakiyesini peşin kapatarak tapusunu almak isteyen alıcılara yüzde 25 indirim imkânı sağlanacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAŞVURULAR 22 EYLÜL'DE BAŞLIYOR</span></strong></p>

<p>Kampanyadan faydalanmak isteyen vatandaşlar, 22 Eylül Salı gününden itibaren 19 Ekim'e kadar satış işlemlerini gerçekleştirdikleri bankalara başvurabilecek. Alıcılar, borç kapatma tarihi itibarıyla hesaplanacak borç bakiyelerini de aynı tarihler arasında ilgili bankalardan öğrenebilecek.</p>

<p>Borcunun tamamını kapatamayacak konut ve iş yeri alıcılarına da kısmi ödeme imkânı tanınacak. Borç bakiyesinin yüzde 25'inden az olmamak şartıyla yapılacak peşin ödemelerde de yüzde 25 indirim uygulanacak. Kampanyadan yaklaşık 228 bin konut ve iş yeri sahibinin yararlanması öngörülüyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAMPANYADAN YARARLANMA ŞARTLARI</span></strong></p>

<p>Kampanyadan, geri ödeme taksitleri en geç Haziran 2025'in sonuna kadar başlamış konut ve iş yeri alıcıları faydalanabilecek. Başvuru tarihi itibarıyla borç kapatmanın yapılacağı aya ait taksitlerin ödenmiş olması, geriye dönük taksit ile emlak vergisi borcunun bulunmaması şartı aranacak. Kalan taksit sayısı 12 ay ve daha az olan alıcılar ise kampanyadan yararlanamayacak.</p>

<p>Kat mülkiyeti oluşmuş projelerde borcunu kapatan alıcılara tapuları teslim edilecek. Bu kapsamdaki vatandaşların bankaya başvururken ilgili belediyeden alacakları emlak beyan değerini gösteren belge ile DASK poliçesini yanlarında bulundurmaları gerekecek.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/toki-yuzde-25-indirim-kampanyasinda-geri-sayim-basladi-1789905407.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ağustosta Kurulan Şirket Sayısı Düşerken Kapanan Şirket Sayısı Geçen Yıla Göre Yükseldi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/agustosta-kurulan-sirket-sayisi-duserken-kapanan-sirket-sayisi-gecen-yila-gore-yukseldi-2030</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/agustosta-kurulan-sirket-sayisi-duserken-kapanan-sirket-sayisi-gecen-yila-gore-yukseldi-2030</guid>
                <description><![CDATA[TOBB'un ağustos ayı verilerine göre Türkiye’de kurulan şirket sayısı bir önceki aya kıyasla yüzde 3,4 gerileyerek 9 bin 212 olurken, kapanan şirket sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,3 artışla 2 bin 114'e yükseldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Ağustos 2026 dönemine ilişkin kurulan ve kapanan şirket istatistiklerini açıkladı. Verilere göre ağustosta 9 bin 212 şirket kurulurken, 2 bin 114 şirket faaliyetlerine son verdi. Yeni kurulan şirketlerin 8 bin 223’ünü limited, 989’unu anonim şirketler oluşturdu. Aynı dönemde 63 kooperatif ve bin 229 gerçek kişi ticari işletmesi kuruldu. Ağustosta kurulan şirket sayısı temmuz ayına göre yüzde 3,4 azalırken, geçen yılın aynı ayına göre değişmedi. Aylık karşılaştırmada kooperatif kuruluşları yüzde 38,2, gerçek kişi ticari işletmesi kuruluşları ise yüzde 15,7 geriledi. Kapanan şirket sayısı bir önceki aya göre yüzde 21,3 düşmesine rağmen, geçen yılın ağustos ayına kıyasla yüzde 11,3 yükseldi. Ağustosta ayrıca 71 kooperatif ve bin 91 gerçek kişi ticari işletmesi kapandı. Yıllık bazda kapanan kooperatif sayısı yüzde 14,5 azalırken, kapanan gerçek kişi ticari işletmesi sayısı aynı oranda arttı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ ŞİRKETLERİN YÜZDE 37,5’İ İSTANBUL’DA KURULDU</span></strong></p>

<p>Şirket kuruluşlarının illere dağılımında İstanbul ilk sırada yer aldı. Ağustosta kurulan şirketlerin yüzde 37,5’i İstanbul’da, yüzde 11,1’i Ankara’da, yüzde 5,7’si İzmir’de faaliyete başladı. Ardahan’da ise söz konusu ayda şirket kuruluşu gerçekleşmedi. Sektörel dağılımda toptan ve perakende ticaret öne çıktı. Kurulan şirket ve kooperatiflerin 3 bin 276’sı ticaret, bin 212’si inşaat, bin 155’i imalat sektöründe faaliyet göstermek üzere kuruldu. Gerçek kişi ticari işletmelerinde ise inşaat sektörü 548 kuruluşla ilk sırayı aldı. Bu sektörü 324 kuruluşla toptan ve perakende ticaret, 85 kuruluşla imalat izledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAPANISLARDA DA TİCARET İLK SIRADA YER ALDI</span></strong></p>

<p>Ağustosta kapanan şirket ve kooperatiflerin 717’si toptan ve perakende ticaret sektöründe faaliyet gösteriyordu. İmalat sektöründe 266, inşaat sektöründe ise 198 şirket ve kooperatif kapandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEKİZ AYDA 75 BİN 814 ŞİRKET KURULDU</span></strong></p>

<p>Ocak-ağustos döneminde kurulan şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,4 artarak 75 bin 814’e ulaştı. Bu dönemde kapanan şirket sayısı ise yüzde 1,1 azalarak 18 bin 284 oldu. İlk sekiz ayda kooperatif kuruluşları yüzde 22,5 düşüşle 979’a gerilerken, gerçek kişi ticari işletmesi kuruluşları yüzde 2,1 artışla 11 bin 542’ye yükseldi. Aynı dönemde kapanan kooperatif sayısı yüzde 9,3 azaldı. Kapanan gerçek kişi ticari işletmesi sayısı ise yüzde 9,6 artarak 11 bin 307’ye çıktı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">952 YABANCI ORTAKLI ŞİRKET KURULDU</span></strong></p>

<p>Ağustosta kurulan yabancı ortak sermayeli şirket sayısı 952 olarak kayıtlara geçti. Bunların 467’si Suriye, 56’sı İran ortaklı şirketlerden oluştu. Yabancı ortak sermayeli şirketlerde yabancı sermaye payı yüzde 79,5 olarak açıklandı. Yılın ilk sekiz ayında kurulan yabancı ortak sermayeli şirketlerin toplam sayısı ise 7 bin 339’a ulaştı. Ağustosta faaliyete geçen 63 kooperatifin 37’sini konut yapı, 19’unu işletme, 3’ünü tarımsal kalkınma kooperatifleri oluşturdu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/agustosta-kurulan-sirket-sayisi-duserken-kapanan-sirket-sayisi-gecen-yila-gore-yukseldi-1789739248.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çetin Cıvata Grubu Malatya’dan Başlayan Başarı Hikayesini Büyütmeye Devam Ediyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/cetin-civata-grubu-malatyadan-baslayan-basari-hikayesini-buyutmeye-devam-ediyor-2029</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/cetin-civata-grubu-malatyadan-baslayan-basari-hikayesini-buyutmeye-devam-ediyor-2029</guid>
                <description><![CDATA[Ekonomim yazarı Vahap Munyar, 1913 yılında Malatya’da küçük bir hırdavat dükkanıyla temelleri atılan ve günümüzde yıllık milyonlarca Euro ciroya ulaşan Tecdelioğlu Ailesi’nin köklü başarı öyküsünü kaleme aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SAMSUN</strong>’da yatılı öğrenci olarak liseyi bitiren&nbsp;<strong>Abdullah&nbsp;</strong>Bey (<strong>Tecdelioğlu</strong>), babadan kalma demirci ustalığının da etkisiyle 1913 yılında memleketi Malatya’da hırdavat dükkanı açtı. Çok geçmeden Birinci Dünya Savaşı sırasında askere gitti. Askerliği toplam 11 yıl sürdü.&nbsp;<strong>Kazım Karabekir</strong>’in yaverliğini de yaptı.</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h479q95gc/storage/files/images/2026/09/17/v1-twcq.jpg" title="75 cent’lik filmaşini alıp cıvata yapıyor 3-4 dolara ihraç ediyor - Resim : 1"><img alt="75 cent’lik filmaşini alıp cıvata yapıyor 3-4 dolara ihraç ediyor - Resim : 1" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h479q95gc/storage/files/images/2026/09/17/v1-twcq.jpg" /></a></p>

<p><em>Malatya’daki fabrikadan: Çetin Tecdelioğlu (sol başta),<br />
Nihat Tecdelioğlu (sağ başta), Mustafa Tecdelioğlu (sağdan ikinci)</em></p>

<p><strong>Abdullah&nbsp;</strong>Bey’in askere gittiği dönemlere dükkânı kapanıyor, dönünce yeniden işbaşı yapıyordu. Askerlik bitiminde yine Malatya’daki hırdavatçı dükkânında işe koyuldu. Zamanla yanına oğulları&nbsp;<strong>Nihat&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>Nevzat Tecdelioğlu</strong>’nu aldı. Oğullarıyla birlikte hırdavatçılık işi 1966 yılında vefatına kadar sürdü.</p>

<p><strong>Abdullah&nbsp;</strong>Bey’in vefatı sonrası&nbsp;<strong>Nihat Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>kardeşi&nbsp;<strong>Nevzat Tecdelioğlu</strong>’yla işlerini ayırdı, kendi hırdavatçı dükkanını açtı.&nbsp;<strong>Nihat Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>bir yandan hırdavatçılık yaparken, diğer taraftan üretime dönük radarını hep açık tuttu. Nitekim 1968-1969 döneminde bir eczacı arkadaşının yönlendirmesiyle İstanbul’daki Filiz İlaç’a ortak oldu.</p>

<p><strong>Nihat Tecdelioğlu</strong>’nun daha çok üretime dönük arayışları, DYO bayiliğinin de etkisiyle Yaşar Holding’in Pınar Süt, Tuborg, <a href="https://www.ekonomim.com/finans/altin" target="_blank" title="Altın">Altın</a> Yunus gibi yatırımlarını yaparken bayilerine hisse satışı zincirinin halkaları arasına girmesini de sağladı. Ancak o hisseler sembolik düzeyde kaldı.</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw280h222q95gc/storage/files/images/2026/09/17/v2-6n3w.jpg" title="75 cent’lik filmaşini alıp cıvata yapıyor 3-4 dolara ihraç ediyor - Resim : 2"><img alt="75 cent’lik filmaşini alıp cıvata yapıyor 3-4 dolara ihraç ediyor - Resim : 2" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw280h222q95gc/storage/files/images/2026/09/17/v2-6n3w.jpg" /></a>Derken 1970’li yıllarda Malatya’daki esnaflar bir araya gelip art arda un fabrikası, Merbolin boya fabrikası, mobilya fabrikası ve kireç fabrikası kurdu.&nbsp;<strong>Nihat Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>üretime dönük radarı hep açık olduğu için bu yatırımların da ortakları arasına girdi.</p>

<p><strong>Nihat Tecdelioğlu</strong>’nun hırdavatçı dükkanını ben de 1960’lı yılların sonları, 70’li yılların başlarında Malatya’daki oto elektrik-bobinaj ustası abim&nbsp;<strong>Kemal Munyar</strong>’ın yanında çıraklık yaptığım günlerden anımsıyorum. Cıvata ihtiyacı olduğunda abimin talimat sesi yükselirdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Tecdeli’ye git, o cıvataları al gel…</strong></p>

<p><strong>Nihat&nbsp;</strong>Bey, 1970’lerin ortalarında büyük oğlu&nbsp;<strong>Mustafa&nbsp;</strong>ile onun bir küçüğü&nbsp;<strong>Abdullah</strong>’ı İstanbul’a, Kadıköy Maarif Koleji’ne gönderdi. Bir-iki yıl sonra Malatya’da olaylar patlayınca İstanbul’a taşınma kararı aldı. İstanbul’da ilk aşamada bir un fabrikası kurmak için kolları sıvadı. Ortakları gönülsüz davranınca bir cıvata imalat atölyesi bulundu ve satın alındı.</p>

<p><strong>Nihat Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>İstanbul Topçular’daki 500 metrekarelik atölyede cıvata üretimini 3-4 yıl kadar ortaklarıyla birlikte sürdürdü. 1980’lerin başlarında ortaklarından ayrıldı, cıvata üretimine işin tek sahibi olarak devam etti.</p>

<p>1985 yılında büyük oğlu&nbsp;<strong>Mustafa Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>ODTÜ İnşaat Mühendisliğini bitirdi, bir inşaat şirketiyle aylık 5 bin dolarlık maaşla Libya’ya gitmeyi planlarken aile işine odaklanması için teklifini yaptı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Gel, 5 bin doları kendi fabrikamızda kazanırsın…</strong></p>

<p><strong>Mustafa Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>babasının sözünü dinledi, küçük kardeşi&nbsp;<strong>Çetin</strong>’in adını taşıyan Çetin Cıvata’nın pazarlama şirketini kurdu. Üretim de bu dönemde Topçular’daki 500 metrekarelik atölyeden Bayrampaşa’daki 1500 metrekarelik fabrikaya taşındı.</p>

<p>1990 yılında babası&nbsp;<strong>Nihat Tecdelioğlu&nbsp;</strong>kanser olunca Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlendi. Aynı yıl küçük kardeşi de Çetin Cıvata’da göreve başladı. Çatalca’daki mevcut fabrikanın bulunduğu alana ilk adım 4 bin metrekareyle atıldı.</p>

<p>Çatalca’daki tesisin büyüklüğü 60 bin metrekareye ulaşırken, 4 ayrı lokasyondaki yıllık üretim de yıllık 60 bin tonları gördü. Çetin Cıvata’nın ihracatı da 20 milyon <a href="https://www.ekonomim.com/finans/doviz/eur-trl-avro-turk-lirasi" target="_blank" title="euro">Euro</a>’yu aştı.</p>

<p>Geçen gün&nbsp;<strong>Mustafa Tecdelioğlu</strong>’nun ev sahipliğinde&nbsp;<strong>İbrahim Nalbant, Cem Şirolu&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>Çetin Tecdelioğlu</strong>’yla buluştuk.&nbsp;<strong>Mustafa Tecdelioğlu</strong>’ndan Çetin Cıvata’nın daha önce dinlediğim öyküsünü anlatmasını istedim. Öyküyle ilgili bilgilerimi tazelerken dönemin Çelik İhracatçıları Birliği Başkanı&nbsp;<strong>Adnan Aslan,&nbsp;</strong>Diler Holding Yönetim Kurulu Üyesi&nbsp;<strong>İbrahim Pektaş&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>Mustafa Tecdelioğlu</strong>’yla 2018 yılı Eylül ayı başlarındaki buluşmaya uzandım.</p>

<p><strong>İbrahim Pektaş, Mustafa Tecdelioğlu</strong>’na takılmıştı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Mustafa Bey’in işi iyi. Tonu 800 dolardan filmaşini alıyor, cıvata yapıp, tonu 3 bin 800 dolardan ihraç ediyor.</strong></p>

<p><strong>Adnan Aslan,&nbsp;</strong>sektörün kilo başı ihracat rakamlarından örnekler vermişti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>İnşaat demirinin kilosu 60 cent’e, yassı ürün 70 cent’e, boru 1 dolara ihraç ediliyor. Cıvata daha katma değerli bir ürün. O nedenle kilo başına ihracatı 3.8 doları buluyor.</strong></p>

<p><strong>Mustafa Tecdelioğlu</strong>’ndan bu verileri güncellemesini istedim, paylaştı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Filmaşinin tonu 750 <a href="https://www.ekonomim.com/finans/doviz/usd-trl-amerikan-dolari-turk-lirasi" target="_blank" title="dolar">dolar</a>. Sektörümüzün ortalama ihracat geliri ton başına 3 bin dolar dolayında. Bizde 4 bin dolara kadar çıkıyor. Filmaşin fabrikalarımızda özel işleniyor. İşlemenin de önemli maliyeti var.</strong></p>

<p>1913 yılında Malatya’da&nbsp;<strong>Abdullah&nbsp;</strong>Bey’in nalbur dükkanıyla çıktığı yolculukta rota, ikinci kuşakta&nbsp;<strong>(Nihat Tecdelioğlu)&nbsp;</strong>cıvata üretimine yöneldi. Üçüncü kuşak şirketi cıvata üretiminde Türkiye ikinciliğine taşıdı…</p>

<p>Çetin Cıvata Grubu, üçüncü ve dördüncü kuşağın kol kola girmesiyle daha büyük hedeflere doğru yol alıyor…</p>

<p><strong>Nalbur dükkanıyla çıktığı Malatya’ya cıvata fabrikasıyla döndü</strong></p>

<p>&nbsp;<strong>KENDİSİNİ “modern dilenci”&nbsp;</strong>olarak tanımlayan CHP eski milletvekili, eski bankacı rahmetli&nbsp;<strong>Mevlüt Aslanoğlu</strong>’nun Malatya’ya yatırıma yönlendirdiği ailelerden biri de&nbsp;<strong>Tecdelioğlu&nbsp;</strong>oldu.</p>

<p><strong>Mevlüt Aslanoğlu</strong>&nbsp;öncülük etti, Çetin Cıvata Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Mustafa Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>kardeşleri&nbsp;<strong>Abdullah&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>Çetin,&nbsp;</strong>birlikte karar verip babaları&nbsp;<strong>Nihat Tecdelioğlu&nbsp;</strong>adına Malatya’da bir ilköğretim okulu yaptırdı.</p>

<p>Böylece&nbsp;<strong>Tecdelioğlu&nbsp;</strong>Ailesi,&nbsp;<strong>Nihat&nbsp;</strong>Bey’in 1970’li yılların ikinci yarısında nalbur dükkanını kapatıp ayrıldığı Malatya’ya okul bağışıyla dönmüş oldu.</p>

<p>Rahmetli&nbsp;<strong>Mevlüt Aslanoğlu,&nbsp;</strong>okulla yetinmedi,&nbsp;<strong>Tecdelioğlu&nbsp;</strong>Ailesinin Malatya’ya bir de fabrika kurması için çaba harcadı. Çetin Cıvata’yı yöneten&nbsp;<strong>Mustafa&nbsp;</strong>ve<strong>&nbsp;Çetin Tecdelioğlu&nbsp;</strong>kardeşler, 2011 yılında Malatya OSB’deki fabrikanın ilk fazını devreye aldı. Malatya’daki fabrika da adım adım büyütüldü, 2016’da bugünkü 30 bin metrekarelik kapalı alana ulaştı.</p>

<p>6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin olumsuz etkisi sürse de Çetin Cıvata Grubu, Malatya’da üretimini sürdürüyor.</p>

<p><strong>Mustafa Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>Çetin Cıvata Grubu’nun dört ayrı lokasyonda üretimini sürdürdüğünü belirtti:</p>

<ul>
	<li><strong>Çatalca:&nbsp;</strong>60 bin metrekare</li>
	<li><strong>Malatya:&nbsp;</strong>30 bin metrekare</li>
	<li><strong>Hadımköy:&nbsp;</strong>2 bin 500 metrekare</li>
	<li><strong>Hadımköy:&nbsp;</strong>4 bin 500 metrekare<br />
	<br />
	3’ten 27 milimetreye kadar bağlantı elemanı üretiyor ciro 60 milyon Euro’yu buluyor</li>
</ul>

<p>&nbsp;<strong>ÇETİN&nbsp;</strong>Cıvata Grubu Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Mustafa Tecdeliolu</strong>’na ürün yelpazesini sordum, sayı vermek yerine şöyle tanımladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>3 milimetreden 27 milimetre kalınlığa kadar her türlü bağlantı elemanını üretiyoruz. Ürünlerimiz beyaz eşyadan otomotive, mobilyaya birçok sektörde kullanılıyor.</strong></p>

<p>Ciroyu sordum, hesapladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>60 milyon Euro dolayında ciromuz var.</strong></p>

<p>Ekonomide yaşanan sıkıntılı dönemin etkisini de şöyle ortaya koydu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Yıllık 60 bin tonluk üretimimiz vardı. Bu yılı muhtemelen yarısı düzeyinde üretimle kapatacağız.</strong></p>

<p><strong>&nbsp;&nbsp;Abdullah bilişime yöneldi Çetin Cıvata’da 4’üncü kuşak da görev aldı</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;<strong>MUSTAFA Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>kardeşlerinden&nbsp;<strong>Abdullah Tecdelioğlu</strong>’nun Boğaziçi Üniversitesi mezunu olduğunu belirtti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Abdullah, mezuniyeti sonrasında ortaklarıyla&nbsp;</strong>“Boğaziçi Bilgisayar”<strong>ı kurdu. Bilişim sektörüne odaklandı.</strong></p>

<p>Ailenin dördüncü kuşağını sordum, anlattı:</p>

<ul>
	<li><strong>Babamın adını taşıyan büyük oğlum Nihat, yönetim kurulu üyesi. Üretim ve ihracata bakıyor.</strong></li>
	<li><strong>Çetin’in oğlu Kerem, yönetim kurulu üyesi, satış ve pazarlamada görev aldı.</strong></li>
	<li><strong>Benim küçük oğlum Serhat, Hadımköy’deki tel çekme-somun fabrikasıyla ilgileniyor.</strong><br />
	&nbsp;</li>
	<li><strong>BESİAD’ın kurucusu MEV’de Başkan, İSO’da Meclis Başkanlığı adayı</strong></li>
</ul>

<p>&nbsp;<strong>MUSTAFA Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>işlerinin yanı sıra sektörün, iş dünyasının sivil toplum örgütlerinde de elini taşın altına koyduğunu belirtti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>2001 yılında Bağlantı Elemanları Sanayici ve İş İnsanları Derneği’ni (BESİAD) kurduk. Uzun süre başkanlık görevini yürüttüm. Çelik İhracatçıları Birliği’nin yönetim kurulunda görev aldım, Başkanvekilliği görevinde bulundum.</strong></p>

<p><strong><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw813h306q95gc/storage/files/images/2026/09/17/v3-selm.jpg" title="75 cent’lik filmaşini alıp cıvata yapıyor 3-4 dolara ihraç ediyor - Resim : 3"><img alt="75 cent’lik filmaşini alıp cıvata yapıyor 3-4 dolara ihraç ediyor - Resim : 3" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw813h306q95gc/storage/files/images/2026/09/17/v3-selm.jpg" /></a>Adnan Dalgakıran</strong>’la MAKFED’i kuran ekibin içinde yer aldığını kaydetti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>İhracatçı Birliklerinde ve Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde (TİM) kardeşim Çetin daha etkin görevler aldı. TİM’de Başkanvekili.</strong></p>

<p>Kendisini en fazla mutlu eden sivil toplum örgütü görevinin Malatya Eğitim Vakfı (MEV) Başkanlığı olduğunu vurguladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Burs verebildiğimiz öğrenci sayısı arttıkça daha çok mutlu oluyoruz. MEV’de ülkemizin gençlerinin eğitimine katkı vermeyi son derece önemsiyoruz.</strong></p>

<p>İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) Meclis Üyesi olduğunu anımsattı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Yeni dönemde İSO Meclis Başkanlığına aday oldum. Deneyimlerimle Meclis Başkanlık Divanı’nda İstanbul sanayisine katkı verebileceğime inanıyorum.</strong></p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/cetin-civata-grubu-malatyadan-baslayan-basari-hikayesini-buyutmeye-devam-ediyor-1789731749.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Siemens Buzdolaplarında Değişen İhtiyaçlara Uyum Sağlayan Esneklik: flexDoor</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/siemens-buzdolaplarinda-degisen-ihtiyaclara-uyum-saglayan-esneklik-flexdoor-2028</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/siemens-buzdolaplarinda-degisen-ihtiyaclara-uyum-saglayan-esneklik-flexdoor-2028</guid>
                <description><![CDATA[Siemens Ev Aletleri, buzdolaplarında sunduğu flexDoor özelliğiyle saklama alanlarını kullanıcı ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendiren esnek bir tasarım deneyimi sunuyor. Sağa ve sola kaydırılabilen, kolayca çıkarılıp farklı sıralara takılabilen kapı rafları; farklı boyut ve formlardaki ürünler için buzdolabı içindeki alanın daha verimli kullanılmasına olanak tanıyor. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Siemens Ev Aletleri, buzdolaplarında sunduğu&nbsp;</strong><strong>flexDoor&nbsp;</strong><strong>özelliğiyle saklama alanlarını kullanıcı ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendiren esnek bir tasarım deneyimi sunuyor. Sağa ve sola kaydırılabilen, kolayca çıkarılıp farklı sıralara takılabilen kapı rafları; farklı boyut ve formlardaki ürünler için buzdolabı içindeki alanın daha verimli kullanılmasına olanak tanıyor.&nbsp;</strong></p>

<p>Siemens&nbsp;flexDoor&nbsp;özelliğinin temelini, kullanıcının ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlenebilen kapı rafları oluşturuyor. Sağa ve sola kaydırılabilen raflar, buzdolabı kapısındaki alanın farklı ürün boyutlarına göre şekillendirilmesine imkân tanıyor. Rafların kolayca çıkarılarak farklı sıralara takılabilmesi ise saklama düzeninin sabit kalmak yerine kullanım alışkanlıklarına göre değişebilmesini sağlıyor. Farklı formlarda tasarlanan raf seçenekleri, çeşitli ürünlerin kendilerine uygun alanlarda saklanmasına yardımcı oluyor. Böylece Siemens, buzdolabının iç tasarımını yalnızca bir yerleşim alanı olarak değil, değişen ihtiyaçlara uyum sağlayabilen dinamik bir sistem olarak ele alıyor.</p>

<p>flexDoor, teknolojiyi yalnızca cihazın çalışma performansında değil, buzdolabının fiziksel tasarımında da görünür hale getiriyor. Siemens’in teknoloji ve tasarım anlayışını bir araya getiren&nbsp;flexDoor, buzdolabı içindeki alanların kullanım biçimini yeniden düşünerek esnek, dayanıklı ve kişiselleştirilebilir bir saklama deneyimi sunuyor. Böylece buzdolabının iç düzeni, değişen ihtiyaçlara ve günlük alışkanlıklara uyum sağlamak için yeniden şekilleniyor.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/siemens-buzdolaplarinda-degisen-ihtiyaclara-uyum-saglayan-esneklik-flexdoor-1789729649.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Şimşek’ten Borsa Ve Fon Piyasasına İlişkin Kritik Açıklama</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bakan-simsekten-borsa-ve-fon-piyasasina-iliskin-kritik-aciklama-2027</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/bakan-simsekten-borsa-ve-fon-piyasasina-iliskin-kritik-aciklama-2027</guid>
                <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, borsa ve fon piyasasında sistemik bir risk bulunmadığını belirterek, sorunlu alanın karantinaya alındığını ve riskin piyasa geneline yayılmaması için güçlü tedbirler uygulandığını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, borsa ve fon piyasasında yaşanan son gelişmelere ilişkin kritik değerlendirmelerde bulundu. Piyasada yaşanan sorunların sınırlı sayıda fonda gerçekleştiğini vurgulayan Bakan Şimşek, “Borsada ve fon piyasasında genele yayılan sistemik bir sorun yok. Piyasada yaşananlar sınırlı sayıda fonda gerçekleşti, sistemik bir risk söz konusu değil.” dedi.</p>

<p>Serbest fonlara ilişkin yapılan düzenlemelere değinen Şimşek, bu fonların dünyadaki uygulamalara kıyasla daha katı kurallara tabi hale getirildiğini söyledi. Şimşek, yeni fon rehberinde teminat sürecinin de güçlendirildiğini belirterek, “Geçiş süreçleri var. Piyasanın uyum sağlaması için geçiş süreçleri normaldir.” ifadesini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SORUNLU ALAN KARANTİNAYA ALINDI</span></strong></p>

<p>Piyasa geneline ilişkin rakamları paylaşan Bakan Şimşek, “2038 adet fon var, bunun 131'ine ilişkin adım atılmış, fon piyasasının yüzde 90'ı sağlıklı işliyor. Riskin piyasa geneline yayılmaması için güçlü tedbirler alındı. Sorunlu alanı karantinaya aldık, yatırımcıların birikimleri belli sürece yayılarak korunacak.” açıklamasını yaptı.</p>

<p>Tasarruf finansmanı şirketlerinin farklı bir alan olduğunu ifade eden Şimşek, “Emlak Katılım dün yatırımcıları korumaya yönelik bir süreç başlattı.” diye konuştu. Fon rehberiyle tedbirlerin alındığını kaydeden Şimşek, “Serbest fonlara ilişkin alan çok güçlü şekilde düzenlendi, benzer bir şeyin tekrarlanması çok düşük bir ihtimal.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>SPK’nın adımlarına dikkat çeken Şimşek, “Dün düşündüğümüz tedbirlerin çoğunu uygulamaya gerek kalmadı. SPK lisans iptalinden, suç duyurusuna kadar üzerine düşenleri yaptı, bundan sonrası adli makamların süreci, hiç bir ayrım gözetmeden yanlış yapanlar sonuçlarına katlanacak.” dedi. Piyasada güvenin devam ettiğini belirten Şimşek, likiditede ve varlık kalitesinde problem olmadığını ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÜRESEL ARZ ŞOKU VE ENFLASYON BEKLENTİSİ</span></strong></p>

<p>Dünya konjonktürü ve makroekonomik hedeflere ilişkin verileri de paylaşan Bakan Şimşek, “2026 için geçen yıl öngördüğümüz senaryo, savaş sonucu arz şokuyla çok farklı noktalara geldi.” dedi. Çoklu bir arz şokunun yaşandığını vurgulayan Şimşek, “Hürmüz'ün kapanması önemli ama Bab-ül Mendeb buna eklendi, boru hatları ve rafineriler vuruluyor, bu mazot gibi nihai ürünlere direkt yansıyor. Eşelmobil ile mücadele etmeye çalıştık ama gerçekçi olalım onun da sonu var, yılı yüzde 28-29 gibi bir seviyede enflasyonla tamamlayacağız, piyasa böyle bekliyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Cari açık ve bütçe hedeflerine değinen Şimşek, “Hep sürdürülebilir cari açık hedefledik, bu yıl da rahatlıkla yüzde 2'nin altı olurdu ama yüzde 2,6-2,7 gibi bir rakam olacak, bu yönetilebilir. Bu yıl bütçe açığını yüzde 3 olarak öngörüyoruz ama hedef yüzde 3,5'ti, 2027'de de temkinli davranarak açığı yüzde 3,5 olarak öngördük.” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SAVUNMA VE SOSYAL KONUT BÜTÇESİ ARTIRILDI</span></strong></p>

<p>Gelecek yılın bütçe önceliklerini aktaran Şimşek, “Gelecek yıl bazı alanları önceliklindendik, böyle bir dünya konjonktüründe savunma harcamalarını yüzde 229 artırıyoruz. Sosyal konut bütçesini yüzde 150 artırdık, sanayi altyapısı, OSB, sulama altyapısı gibi alanları da önceliklindendik ve bütçelerini artırdık.” bilgisini verdi.</p>

<p>Gelecek sene petrol ortalama fiyatının 75-76 dolara inmesi halinde gelir kaybının yaşanmayacağını söyleyen Şimşek, “Para politikası duruşunu bozmadan bütçe ve kamu imkanlarıyla sanayi sektörünü daha güçlü destekleyeceğiz. Bizim için istihdam, sanayi kapasitesinin korunması çok önemli.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<p>KAYNAK: EKONOMİM</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 14:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/bakan-simsekten-borsa-ve-fon-piyasasina-iliskin-kritik-aciklama-1789729539.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tera Yönetiminde Yeni Gelişme: Emre Tezmen ve Erkan Kilimci Ayrıldı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tera-yonetiminde-yeni-gelisme-emre-tezmen-ve-erkan-kilimci-ayrildi-2026</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/tera-yonetiminde-yeni-gelisme-emre-tezmen-ve-erkan-kilimci-ayrildi-2026</guid>
                <description><![CDATA[Tera Yatırım, Pusula Finans Holding’e ilişkin planlanan pay devir süreci kapsamında Emre Tezmen ve Erkan Kilimci’nin yönetim kurulu üyeliklerinden ayrıldığını açıkladı. Ayrılıkların, Ticaret Sicili nezdinde herhangi bir tescil işlemi yapılmadan gerçekleştiği bildirildi. Öte yandan Tezmen’in de aralarında bulunduğu 48 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı tedbiri uygulandığı açıklandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Pusula Finans Holding A.Ş. ve bağlı şirketlerine ilişkin planlanan pay devir süreci kapsamında yeni bir gelişme yaşandığını duyurdu.</p>

<p>Şirket tarafından yapılan açıklamada, daha önce Pusula Finans Holding Yönetim Kurulu üyeliklerine atandıkları kamuoyuna duyurulan Emre Tezmen ve Erkan Kilimci’nin görevlerinden ayrıldığı bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TİCARET SİCİLİ’NDE TESCİL YAPILMADAN AYRILDILAR</span></strong></p>

<p>Tera Yatırım tarafından yapılan açıklamada, Tezmen ve Kilimci’nin yönetim kurulu üyeliklerinden Ticaret Sicili nezdinde herhangi bir tescil işlemi gerçekleştirilmeden önce ayrıldıkları belirtildi.</p>

<p>Şirketin açıklaması şöyle:</p>

<p>"Şirketimiz tarafından daha önce kamuya yapılan özel durum açıklamalarında, Pusula Finans Holding A.Ş. ve bağlı şirketlerine ilişkin planlanan pay devir süreci kapsamında, Sayın Emre Tezmen ve Sayın Erkan Kilimci'nin Pusula Finans Holding A.Ş. Yönetim Kurulu üyeliklerine atandıkları kamuoyuna duyurulmuştu.</p>

<p>Bu kapsamda, Sayın Emre Tezmen ve Sayın Erkan Kilimci, söz konusu Yönetim Kurulu üyeliklerine ilişkin Ticaret Sicili nezdinde herhangi bir tescil işlemi gerçekleştirilmeden önce, Pusula Finans Holding A.Ş. Yönetim Kurulu üyeliklerinden ayrılmışlardır.</p>

<p>Söz konusu gelişme, Sermaye Piyasası Kurulu'nun II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği kapsamında yatırımcılarımızın ve kamuoyunun bilgisine sunulur."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEZMENDEN’İN DE ARALARINDA OLDUĞU 48 KİŞİYE YURT DIŞI YASAĞI</span></strong></p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında yeni kararlar açıklandı.</p>

<p>Başsavcılık tarafından yapılan açıklamaya göre, Tera Yatırım Teknolojisi Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile Katılımevim Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan'ın da aralarında bulunduğu toplam 48 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı tedbiri uygulandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YURT DIŞINA ÇIKIŞ YASAĞI GETİRİLEN İSİMLER</span></strong></p>

<p>Adliye kaynaklarından edinilen bilgiye göre tedbir uygulanan 48 kişinin isimleri şöyle sıralandı:</p>

<p>Ahmet Özcan, Ali Rıza İncekara, Alper Öztürk, Ayşe Seher Aydın, Berkan Gülen, Bülent Uygun, Büşra Alçelik, Celal Yarız, Emre Tezmen, Enes Furkan Çetinkaya, Enes Yazıcı, Enver Çevik, Erdin Özel, Erkan Kilimci, Feryal Köker, Furkan Baki, Gözde Hacıoğlu, Haldun Saffet İnal, Halil İbrahim Ege, İbrahim Bekci, İlhan Aygün, İsmail Ege, Kemal Akkaya, Lütfi Çetinel, Mehmet Erbey, Mehmet Salih Turhan, Mehmet Yıldırım, Muhammed Yarız, Murat Keçeci, Müjdat Ede, Mustafa Bor, Nilgül Sarıçalı, Oğuzhan Özerkaya, Onur Göğebakan, Orçun Berkay Kaya, Ömer Bedir Çetinel, Ramazan Erbey, Sabahattin Reha Şen, Salih Can Bülbül, Samet Çetinel, Selçuk Kahya, Serdar Turhan, Serhat Güven, Sezai Bekgöz, Sezer Gümüş, Şerifegül Yıldırım, Uğur Akkafa ve Yunus Emre Yıldırım.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PUSULA FİNANS HOLDİNG SÜRECİNDE YENİ GELİŞME</span></strong></p>

<p>Tera Grubu tarafından daha önce Pusula Finans Holding'in satın alınması konusunda mutabakata varıldığı ve pay devir sürecinin planlandığı açıklanmıştı.</p>

<p>Bu kapsamda Emre Tezmen'in Pusula Finans Holding'de yönetim kurulu üyesi ve yönetim kurulu başkanı olarak atandığı kamuoyuna duyurulmuştu.</p>

<p>Son açıklamayla birlikte Tezmen ve Erkan Kilimci'nin, söz konusu yönetim kurulu üyeliklerinden Ticaret Sicili'nde tescil işlemi yapılmadan önce ayrıldıkları bildirildi.</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/tera-yonetiminde-yeni-gelisme-emre-tezmen-ve-erkan-kilimci-ayrildi-1789729210.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Petrol Fiyatlarındaki Yükseliş Enflasyon Üzerinde Risk Oluşturmaya Devam Ediyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/petrol-fiyatlarindaki-yukselis-enflasyon-uzerinde-risk-olusturmaya-devam-ediyor-2025</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/petrol-fiyatlarindaki-yukselis-enflasyon-uzerinde-risk-olusturmaya-devam-ediyor-2025</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 10 Eylül tarihli Para Politikası Kurulu toplantı özetinde enflasyonun ana eğiliminde gerilemeye işaret ederken yüksek enerji fiyatlarının görünüm üzerinde yukarı yönlü risk oluşturmayı sürdürdüğünü bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 10 Eylül tarihli Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetini yayımladı. Yayımlanan özette enflasyonun ana eğiliminde gerilemeye işaret edilirken enerji fiyatlarının görünüm üzerinde yukarı yönlü risk oluşturmaya devam ettiği belirtildi. Kurul, son toplantısında politika faizini yüzde 37'de, gecelik borç verme faizini yüzde 40'ta ve gecelik borçlanma faizini yüzde 35,5'te sabit tutmuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EĞİTİM VE GIDA ENFLASYONU AŞAĞI ÇEKECEK</span></strong></p>

<p>TCMB, ana eğilimin ağustos ayındaki yükselişinde, geçen yıl eylülde tek seferde gerçekleşen vakıf üniversitesi ücret artışlarının bu yıl ağustos ve eylüle yayılmasının ve hac ücretlerinin kasımdan ağustosa kaymasının etkili olduğunu açıkladı. Bu takvim değişikliklerinin ağustos enflasyonunu yaklaşık 0,25 puan artırdığı, eylül enflasyonunu ise eğitim hizmetleri kaynaklı olarak mekanik biçimde aşağı çekeceği ifade edildi.</p>

<p>Öncü verilerin eylülde mevsimsellikten arındırılmış aylık hizmet enflasyonunda yavaşlamaya işaret ettiği, temel mal fiyatlarında ılımlı seyrin sürmesinin beklendiği kaydedildi. İlk verilerin, özellikle sebze fiyatlarındaki gerilemeyle gıda grubunda yıllık enflasyonun önemli ölçüde düşeceğine işaret ettiği belirtildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ENERJİ FİYATLARINDA YUKARI YÖNLÜ RİSK SÜRÜYOR</span></strong></p>

<p>Gıda ve eğitim tarafındaki olumlu beklentilere karşılık, yüksek enerji fiyatlarının akaryakıt ve tüp gaz üzerinden enerji grubu yıllık enflasyonunu yukarı çekmeye devam etmesi bekleniyor. TCMB, Brent petrolün ağustosta ortalama 91 dolar seviyesinde gerçekleştiğini, eylülün ilk 10 gününde ise ortalamanın 103 dolara yükseldiğini bildirdi. Hürmüz Boğazı kaynaklı gelişmelerin enerji fiyatlarında belirgin yükselişe yol açtığı, TTF doğal gaz fiyatlarındaki artışın da sürdüğü aktarıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SIKILAŞTIRMA MESAJI YİNELENDİ</span></strong></p>

<p>TCMB, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bozulma olması halinde para politikası duruşunun sıkılaştırılacağını yineledi ve yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu bir kez daha vurguladı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/petrol-fiyatlarindaki-yukselis-enflasyon-uzerinde-risk-olusturmaya-devam-ediyor-1789651692.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Samsung, IFA 2026’da düz tasarıma sahip yeni çamaşır makinelerini sergiledi</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/samsung-ifa-2026da-duz-tasarima-sahip-yeni-camasir-makinelerini-sergiledi-2024</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/samsung-ifa-2026da-duz-tasarima-sahip-yeni-camasir-makinelerini-sergiledi-2024</guid>
                <description><![CDATA[Samsung Electronics, daha önce seçili premium modellerinde sunduğu düz tasarım anlayışını yeni 24 inçlik önden yüklemeli çamaşır makinesi serisine taşıdığını duyurdu. Yeni modeller, IFA 2026 kapsamında Berlin’de düzenlenen Samsung Connect etkinliğinde sergilenerek, ziyaretçilere resmi lansman öncesinde ürünleri yakından inceleme fırsatı sunuldu. Samsung Electronics Dijital Ev Aletleri (DA) İş Birimi Müşteri Deneyimi Ekibi Lideri ve Başkan Yardımcısı Hyoung Min Park “Dünya genelinde giderek daha fazla sayıda kullanıcı ev aletlerinin yaşam alanlarıyla uyum içinde olmasını bekliyor. Samsung, düz tasarım anlayışını ürün yelpazesinde genişleterek zarif estetiği kullanım kolaylığıyla birleştiren dengeli bir tasarım deneyimi sunmayı hedefliyor” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Samsung’un kendine özgü düz tasarım anlayışını yeni 24 inçlik önden yüklemeli çamaşır makinesi serisine taşıması, şirketin ev aletleri portföyündeki tasarım yaklaşımının son adımını oluşturuyor. Samsung’un ön yüzeyde daha fazla çıkıntıya sahip önceki tasarımlarıyla karşılaştırıldığında, güncellenen tasarım daha düz bir ön yüzey ve daha bütünlüklü bir görünüm sunuyor. Böylece modern iç mekânlar ve yaşam alanlarıyla doğal bir uyum sağlayan, daha sade ve sofistike bir görünüm ortaya çıkıyor. Tasarım, estetiğin ötesinde günlük kullanım kolaylığını da artırıyor. Daha geniş açılma açısına sahip olan daha büyük kapak, çamaşırların yerleştirilmesi ve çıkarılması sırasında daha kolay erişim sağlayarak işi daha pratik hale getiriyor. Daha genel bir bakışla, yeni seri ve IFA’daki tanıtım, Samsung’un zarif tasarım deneyimlerini daha fazla tüketiciye ve yaşam alanına ulaştırma yönündeki kararlı çabalarını yansıtıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Günlük çamaşır ihtiyaçları için tasarlanan özellikler</strong></span></p>

<p>Yeni seri, yenilenen dış tasarımının yanı sıra daha önce belirli premium modellerde sunulan temel çamaşır teknolojilerini de bünyesinde barındırarak gelişmiş yıkama deneyimlerini daha fazla tüketiciyle buluşturuyor. Daha hızlı yıkama programlarına ve daha verimli çamaşır rutinlerine yönelik artan tüketici talebini karşılamak üzere seride, suyu tamburun her yerine püskürten Bubble Shot™&nbsp;özelliği yer alıyor. Bu özellik, etkili temizleme performansını korurken yıkama süresinin kısaltılmasına yardımcı olarak kullanıcılara daha pratik bir çamaşır yıkama deneyimi sunuyor. Seri ayrıca deterjanın daha hızlı çözünmesini ve kumaşlara daha eşit biçimde dağılmasını sağlayan Ecobubble™&nbsp;teknolojisiyle geliyor. Bu teknoloji, kullanıcıların düşük sıcaklıklarda bile çamaşırları etkili biçimde yıkarken enerji tasarrufu yapmasına yardımcı oluyor. Samsung’un yeni 24 inç çamaşır makinesi serisi, zarif bir dış tasarımı gelişmiş çamaşır teknolojileriyle birleştirerek farklı ev tiplerinde daha sezgisel bir çamaşır deneyimi sunuyor. Şirket, kullanıcı odaklı tasarım yaklaşımlarını ve teknolojilerini ev aletleri portföyü genelinde genişletmeye devam edecek.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 16:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/samsung-ifa-2026da-duz-tasarima-sahip-yeni-camasir-makinelerini-sergiledi-1789651144.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Adnan Dalgakıran İstanbul Sanayi Odası Başkanlığına Adaylığını Açıkladı</title>
                <category>Güncel</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/adnan-dalgakiran-istanbul-sanayi-odasi-baskanligina-adayligini-acikladi-2023</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/adnan-dalgakiran-istanbul-sanayi-odasi-baskanligina-adayligini-acikladi-2023</guid>
                <description><![CDATA[Adnan Dalgakıran, iş dünyasının temsilcileri ve İSO Meclis üyelerinin katıldığı toplantıda İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan adaylığını açıklayarak sekiz ana başlıktan oluşan yeni dönem vizyonunu kamuoyuyla paylaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Adayı Adnan Dalgakıran; iş dünyasının önde gelen sanayicileri, çok sayıda dernek ve ihracatçı birliği başkanı ile İSO Meclis üyelerinin katıldığı geniş katılımlı toplantıda adaylığını açıkladı. 150’den fazla kişinin bir araya geldiği toplantıda İSO’nun yeni dönem vizyonunu kamuoyuyla paylaşan Dalgakıran; Türk sanayisinin bir yandan yüksek maliyetler, finansmana erişim baskısı, daralan talep ve atıl kapasiteyle mücadele ederken diğer yandan teknoloji, yapay zeka, yeşil dönüşüm ve küresel ticaretteki değişimle karşı karşıya bulunduğunu belirterek yeni dönemde İSO’nun rolünün de bu değişime uygun biçimde yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Dünyada teknoloji, ticaret, enerji ve rekabetin kurallarının yeniden yazıldığını belirten Dalgakıran, “İSO’yu yeniden sanayicinin en güçlü kurumu yapmak için adayız. Sanayicimizin bugün yaşadığı sorunları biliyoruz. Satış zayıfladığında üretim yavaşlıyor, finansman pahalılaştığında yatırım duruyor, maliyet-fiyat dengesi bozulduğunda karlılık kayboluyor, atıl kapasite sermayeyi eritiyor. Artan maliyetler rekabet gücümüzü zayıflatırken doğru anlatılmayan ve doğru müşteriye ulaşmayan ürün değerini kaybediyor. Bu tablo bize yeni dönemde İSO’nun yalnızca bugünün sorunlarına değil, yarının koşullarına da hazırlanması gerektiğini gösteriyor” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BİRLİK VE ORTAK AKIL VURGUSU</span></strong></p>

<p>Programın ilk başlığını “Birlik” olarak açıklayan Dalgakıran, seçim sürecindeki farklılıkların seçim sonrasında geride bırakılması gerektiğini ifade etti. Dalgakıran, “Seçimde rakip olabiliriz; üretimde hepimiz aynı taraftayız” diyerek karar alma süreçlerinin meclis, meslek komiteleri, sektör temsilcileri ve üyelerin katılımıyla şekilleneceğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">VERİYE DAYALI SANAYİ RADARI GELİYOR</span></strong></p>

<p>Yeni dönemin ikinci ayağını oluşturan “Akıl” başlığı kapsamında Sanayi Strateji ve Rekabetçilik Merkezi kurulacağını duyuran Dalgakıran, küresel gelişmeleri izleyecek projeyi anlattı. Dalgakıran, “Silikon Vadisi’nden Shenzhen’a, Seul’den Avrupa’ya kadar dünyada sanayiyi değiştiren gelişmeleri 7 gün 24 saat izleyecek ve sanayicimize taşıyacağız. Sanayicimiz bir gelişmeyi rakibinden sonra değil, mümkün olduğunca önce görecek. İSO yalnızca bugünü değerlendiren değil, geleceği okuyarak üyesini hazırlayan bir kurum olacak” ifadelerini kullandı.</p>

<p>REKABET VE TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜM</p>

<p>Korumacı politikalara ve küresel rekabet baskısına dikkat çeken Dalgakıran, “Dünya ticaretinin kuralları hızla değişiyor. Çin baskısı ve yeni ticaret düzenine karşı politikalar üretmek zorundayız. Ticaret politikası araçlarının sanayicinin lehine kullanılması ve Türk sanayisinin korumacı dalgaya hazırlıklı olması için çalışacağız” dedi. Yapay zekanın fabrikalarda doğrudan verimlilik sağlayan bir araca dönüştürüleceğini ifade eden Dalgakıran, “Yapay zekayı fabrikanın verimlilik aracına dönüştüreceğiz” sözleriyle teknolojiye odaklanacaklarını kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PAZAR, FİNANSMAN VE ANKARA YAPILANMASI</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin jeostratejik konumunun değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Dalgakıran, “Jeostratejik konumumuzu siparişe ve yatırıma dönüştüreceğiz. Sanayicimizin yalnızca Türkiye’den ihracat yapmasına değil, dünyada büyümesine de yol açacağız. Markalaşma, şirket satın alma, yerinde üretim ve dağıtım ağlarını Türk tedarikçisine açacak bir yaklaşım geliştireceğiz” dedi.</p>

<p>Finansman sorunlarına çözüm getirmek amacıyla Sanayi Finansmanı ve Turnaround Masası kurulacağını açıklayan Dalgakıran, “Sanayicimizi finansman konusunda yalnız bırakmayacağız. Türkiye’deki imkanlarla sınırlı kalmayacağız; dünyadaki finansman fırsatlarına erişim konusunda da sanayicimize yol göstereceğiz” diye konuştu. Kamu ilişkilerini yürütmek üzere İSO Ankara Sanayi Destek ve Kamu İlişkileri yapılanmasının oluşturulacağını belirten Dalgakıran, “Doğru projeler ve doğru önerilerle karar masalarındaki yerimizi güçlendireceğiz. Ankara’da sanayicinin sorununu sonuca kadar takip edeceğiz. Üretimi ve yatırımı ekonomi gündeminin merkezine taşıyacağız” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRK SANAYİSİNİN ORTAK EVİ</span></strong></p>

<p>Son olarak Güç başlığı altında Yüksek İstişare Konseyi kurulacağını ifade eden Dalgakıran, “İSO, Türk sanayisinin ortak evi olacak. Sanayicimizin yıllar içinde oluşturduğu büyük bir bilgi ve tecrübe birikimi var. Bu birikimi yeni neslin dinamizmiyle ve kamunun tecrübesiyle aynı masada buluşturmak istiyoruz. Çünkü Türkiye’nin sanayide yeni bir sıçrama yapabilmesi ancak ortak akılla mümkün” değerlendirmesinde bulundu. Dalgakıran konuşmasını, “Bu hedefleri birlikte yazdık. İSO’nun gerçek gücü binasında ya da makamlarında değil; sanayicisinin tecrübesinde, üretme iradesinde ve ortak aklındadır. Yeni dönemde bu gücü yeniden harekete geçirmek istiyoruz. Birleştiren, dinleyen, dünyayı takip eden, veriye dayalı karar alan, sanayicisinin yanında duran ve çözüm üreten bir İSO için yola çıkıyoruz. En büyük gücümüz sanayicimizin tecrübesi, ortak aklı ve birlikteliği olacaktır” sözleriyle tamamladı.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 16:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/adnan-dalgakiran-istanbul-sanayi-odasi-baskanligina-adayligini-acikladi-1789650801.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erdal Bahçıvan’dan İstanbul OSB Başkanlarına teşekkür: “Sanayiden ve Üretmekten Asla Vazgeçmeyeceğiz”</title>
                <category>Güncel</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/erdal-bahcivandan-istanbul-osb-baskanlarina-tesekkur-sanayiden-ve-uretmekten-asla-vazgecmeyecegiz-2022</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/erdal-bahcivandan-istanbul-osb-baskanlarina-tesekkur-sanayiden-ve-uretmekten-asla-vazgecmeyecegiz-2022</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, 13 yıllık görevinin ardından oda seçimlerinde aday olmayacağını belirterek İstanbul’daki OSB başkanlarıyla teşekkür yemeğinde buluştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İstanbul’daki Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanlarıyla Odakule’de düzenlenen teşekkür yemeğinde bir araya geldi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın ev sahipliğinde, İSO Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Akar’ın da yer aldığı buluşmaya; Beylikdüzü OSB Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Keleşoğlu, Birlik OSB Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Telli, Biyoteknoloji İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ercan Varlıbaş, Dudullu OSB Yönetim Kurulu Başkanı Bahri Murat Önay, İkitelli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mutlu, Tuzla OSB Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bilal Hancı ve OSBÜK Denetim Kurulu Üyesi ve İstanbul Deri OSB Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Ünsal katıldı. İSO’daki 13 yıllık Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinin ardından 26 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilecek oda seçimlerinde aday olmayacağını açıklayan Erdal Bahçıvan, davette görevlerin geçici olduğunu ancak sanayiye ve üretime hizmet sevdasının hayat boyu süreceğini vurguladı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-09-17%20at%2009_55_15%20(1).jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"GÖREVLER NETİCEDE BİRER EMANETTİR"</span></strong></p>

<p>Görev süresi boyunca kendisine verilen kıymetli destekler için tüm OSB başkanlarına teşekkür eden İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"İnsan için en büyük gurur, başlarken değil, veda ederken dostlarıyla bir arada olabilmektir. Görevler neticede birer emanettir. İSO emanetini taşımak, hayatım boyunca gururla hatırlayacağım büyük bir vesile oldu. Bizler sanayiden, üretmekten keyif alan, dertleri çözmeyi kendimize görev edinen insanlarız. Kendi işimizin, ailemizin yanında alın terine, üretene ve bu ülke için değer yaratan sanayiciye katkı sunmak sivil toplum işlerinin en kıymetlisidir. O nedenle iyi ki sanayiciyiz. İyi ki sanayiciye hizmet etmek için bir aradayız. İSO gibi kurumlar; kolay kurulmuş ve kolaylıkla bu noktalara gelmiş kurumlar değil. Bu nedenle İSO’yu, kurumla aynı çizgi ve anlayışa sahip arkadaşlara emanet etmek ve geleceği taşımak bizim için başka bir sorumluluk. Seçimlerde başkan adaylığını açıklayan Ender Yılmaz arkadaşımızla yıllardan bu yana ve son dört yılda da Meclis Başkanı olarak birlikte görev yapıyoruz. Konumuyla, sanayiciliğiyle, kişiliğiyle, iş yapış şekliyle etiğiyle bu işi kaldırabilecek birisi olması da bana ayrı bir huzur veriyor. Görevler bitse de dostluğumuz ve sanayimize olan sevdamız devam edecek; bundan sonra da daha sık bir araya gelip dertleşmeye devam edeceğiz."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">OSB BAŞKANLARINDAN BAHÇIVAN'A TEŞEKKÜR VE DESTEK</span></strong></p>

<p>Davete katılan İstanbul OSB Başkanları ise duygularını şu sözlerle dile getirdi:</p>

<p><strong>Adnan Keleşoğlu (Beylikdüzü OSB YK Başkanı):</strong> "13 yıldır birlikte çalışıyoruz. Ne zaman bir sorunumuz olsa Erdal Başkan her zaman arkamızda durdu, Bakanlıklar nezdinde bize rehberlik etti. İnsanlığı ve sanayici birikimiyle her zaman örnek alacağımız bir liderdir."</p>

<p><strong>Şenol Telli (Birlik OSB YK Başkanı)</strong>: "Zarafeti, iletişime açık duruşu ve samimiyetiyle sanayi hayatımızda çok özel bir yere sahip. Bu ayrılık sadece şeklen ve statüsel bir ayrılıktır; zihnen ve kalben her zaman bizimle olacağını biliyoruz."</p>

<p><strong>Dr. Ercan Varlıbaş (Biyoteknoloji İhtisas OSB YK Başkanı): </strong>"Sayın Başkanımız nezaketi, seviyeli yaklaşımı ve verimli çalışma disipliniyle her zaman hatırlanacaktır. Birlikte olduğumuz dönemlerde verimli çalışmalar yaptık."</p>

<p><strong>Bahri Murat Önay (Dudullu OSB YK Başkanı):</strong> "Çok zor bir konjonktürde Sanayi Odası Başkanlığı yapmak ayrı bir sıkıntıydı ama Erdal Başkan bunu çok güzel idare etmesini bildi. İSO bu dönemde harika işlere imza attı."</p>

<p><strong>Mehmet Mutlu (İkitelli OSB YK Başkanı)</strong>: "Erdal Başkanımız engin tecrübesi ve vizyonuyla sanayimiz ve ülkemiz için çok kıymetli bir insan. Vaktinin birçoğunu bu işlere ayırdı. Faydalı olma noktasında da çok büyük işlere imza attı. Bu zorlu enflasyonist ortamda Başkan olarak kalmasını arzu ederdik ancak bu bir bayrak yarışı. Bundan sonra da farklı noktalarda ülkemize faydalı işler yapması taraftarıyım. Ülkemizin böyle sanayicilere ihtiyacı var. Kendisinin engin tecrübesini ve sanayiye olan faydasını yakından takip ediyoruz."</p>

<p><strong>Recep Bilal Hancı (Tuzla OSB YK Başkanı): </strong>"Mevzuat ve uygulama yönetmelikleri dahil olmak üzere OSB’lerimizin gelişimine sunduğu büyük katkılar için kendisine yürekten teşekkür ediyorum."</p>

<p><strong>Ömer Ünsal (OSBÜK Denetim Kurulu Üyesi / İstanbul Deri OSB YK Üyesi):</strong> "Aday olmaması sanayimiz için bir kayıptır ancak alt kademelere yol açması da onun ne kadar pozitif ve vizyoner olduğunu gösteriyor. İnandığı doğruları her koşulda açıkça söyleyen net duruşu için kendisine müteşekkiriz."</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ - İSTANBUL</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/erdal-bahcivandan-istanbul-osb-baskanlarina-tesekkur-sanayiden-ve-uretmekten-asla-vazgecmeyecegiz-1789628991.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Murat ÇETİN / Şehzade Rehberi Açtı!</title>
                <category>Güncel</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/murat-cetin-sehzade-rehberi-acti-2021</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/murat-cetin-sehzade-rehberi-acti-2021</guid>
                <description><![CDATA[Murat ÇETİN yazdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Erdal Bahçıvan 13 yılın ardından çekildi.</p>

<p>Giderken de işaretini verdi:</p>

<p><strong>Ender Yılmaz.</strong></p>

<p>Veliaht belli.</p>

<p>Şehzade sahada.</p>

<p>Yeni dönem deniyor.</p>

<p>Yeni vizyon deniyor.</p>

<p>Kulak kesildik.</p>

<p>Ender Yılmaz anlatıyor:</p>

<p>TOBB’la daha güçlü çalışacağız.</p>

<p>TİM’le iş birliğini artıracağız.</p>

<p>Sanayicinin sesini daha gür duyuracağız.</p>

<p>İyi de…</p>

<p>TOBB dün kurulmadı.</p>

<p>TİM de yıllardır orada.</p>

<p>İSO zaten bu masaların yabancısı değil.</p>

<p>Bahçıvan 13 yıl boyunca o kapıları çaldı, o temasları kurdu.</p>

<p>Şimdi Ender Yılmaz geliyor.</p>

<p>Rehber aynı.</p>

<p><strong>Yeni olan ne?</strong></p>

<p>İSO gibi bir kurumda sanayici temasın kendisinden çok neticesine bakar.</p>

<p>Kiminle görüştünüz?</p>

<p>Güzel.</p>

<p>Peki ne aldınız?</p>

<p>Hangi sorunu çözdünüz?</p>

<p>Hangi dosyayı sonuçlandırdınız?</p>

<p>Bahçıvan koltuğu bırakmış olabilir.</p>

<p>Telefon rehberi hâlâ masada.</p>

<p>Şehzadenin marifeti de rehberi açmak değil…</p>

<p><strong>o rehberden sonuç çıkarmak.</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-09-17%20at%2009_00_21.jpeg" /></strong></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İKİ YIL SANA, İKİ YIL BANA!</strong></span></p>

<p>İTO’nun Hazır Giyim ve Konfeksiyon Grubu…</p>

<p>On yedi bini aşkın üye.</p>

<p>Neredeyse başlı başına bir oda.</p>

<p>Seçim yaklaşırken iki isim karşı karşıyaydı:</p>

<p><strong>Gıyasettin Eyyüpkoca.</strong></p>

<p>Ramazan Çakıroğlu.</p>

<p>Rekabet bekleniyordu.</p>

<p>Sonra iki taraf birleşti.</p>

<p>...</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/sehzade-rehberi-acti-23"><u><span style="color:#2980b9"><strong>YAZININ DEVAMI BURADA</strong></span></u></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 09:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/murat-cetin-sehzade-rehberi-acti-1789625373.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Döner ve Köftede Yeni Dönem Başladı: Bakanlık Kuralları Baştan Yazdı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/doner-ve-koftede-yeni-donem-basladi-bakanlik-kurallari-bastan-yazdi-2020</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/doner-ve-koftede-yeni-donem-basladi-bakanlik-kurallari-bastan-yazdi-2020</guid>
                <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, döner, sucuk, köfte ve kıyma başta olmak üzere et ürünlerinin üretim ve etiketleme kurallarını yeniden düzenledi. Yeni düzenlemeyle dönerde fıstık, peynir, nişasta ve soya gibi dolgu maddelerinin kullanımına, köftede ise soya ve protein tozuna izin verilmeyecek. İşletmelere yeni şartlara uyum sağlamaları için 31 Mart 2027’ye kadar süre tanındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, et ürünlerinin üretim ve etiketleme kurallarını yeniden düzenledi.&nbsp;Türk Gıda Kodeksi Et, Hazırlanmış Et Karışımları ve Et Ürünleri Tebliği ile döner, sucuk, köfte ve kıyma başta olmak üzere et ürünlerinin içeriğine ve satışa sunulmasına ilişkin şartlar yeniden belirlendi. 16 Eylül 2026’da yayımlanarak yürürlüğe giren düzenleme, Malatya’da faaliyet gösteren ilgili üretici ve işletmeleri de kapsıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÖNERİN ÇEŞİDİ AÇIKÇA YAZILACAK</span></strong></p>

<p>Yeni düzenlemeyle döner; yaprak, kıyma ve yaprak-kıyma olmak üzere üç kategoride tanımlandı.&nbsp;Yaprak-kıyma dönerde yaprak et oranının en az yüzde 60 olması şartı getirildi. Döner üretiminde fıstık, peynir, nişasta ve soya ürünleri gibi dolgu maddeleri kullanılamayacak.&nbsp;Süt ve yumurta kaynaklı proteinler dışında dışarıdan eklenen azot kaynaklarına da izin verilmeyecek. Tüketicinin satın aldığı ürünün niteliğini anlayabilmesi için “yaprak”, “kıyma” veya “yaprak-kıyma” ifadeleri, ürün adıyla aynı renk ve puntoda belirtilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ETİKETLERDE “YÜZDE 100” İFADESİ KULLANILAMAYACAK</span></strong></p>

<p>Tebliğ kapsamındaki ürünlerin ambalajlarında veya markalarında “yüzde 100”, “yüzde 100 dana eti” ve “yüzde 100 göğüs eti” gibi ifadeler yer alamayacak.&nbsp;Bu yönde algı oluşturabilecek logo ve görseller de kullanılamayacak. Emülsifiye et ürünlerinde baş eti kullanılması halinde etikette “Baş eti içerir” ifadesinin bulunması gerekecek.&nbsp;Kullanılan hayvansal yağın hangi hayvan türüne ait olduğu da içindekiler bölümünde açıklanacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÖFTEDE SOYA VE PROTEİN TOZUNA İZİN YOK</span></strong></p>

<p>Kıymadan hazırlanan köfte, burger ve benzeri kırmızı et karışımlarında protein tozu ve soya ürünleri kullanılamayacak. Baharat ve galeta unundan kaynaklanan nişasta ile bitkisel proteinlerin toplam miktarı yüzde 5’i aşamayacak.&nbsp;Sucukta pH değerinin en fazla 5,4 olması şartı getirilirken, pastırma ve kavurma gibi ürünlerde nem, yağ ve tuz oranlarına ilişkin kriterler de yeniden düzenlendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KANATLI KIYMA SADECE DONDURULMUŞ SATILACAK</span></strong></p>

<p>Kanatlı kıyma ve bu kıymadan hazırlanan karışımlar yalnızca dondurulmuş olarak piyasaya sunulabilecek. Çiğ kanatlı eti ürünlerinin ambalajlarında ise “Pişirme sırasında merkezi sıcaklık en az 72 °C’ye ulaşmalıdır” uyarısı bulunacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞLETMELERE 31 MART 2027’YE KADAR SÜRE</span></strong></p>

<p>Yeni düzenleme kapsamında mevcut işletmelerin üretim ve etiketleme uygulamalarını 31 Mart 2027’ye kadar yeni şartlara uygun hale getirmesi gerekecek.&nbsp;Geçiş hükümleri kapsamında eski düzenlemelere uygun üretilmiş ve ambalajlanmış ürünler ise raf ömürleri sona erene kadar piyasada bulunabilecek.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 13:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/doner-ve-koftede-yeni-donem-basladi-bakanlik-kurallari-bastan-yazdi-1789554966.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Şimşek Savaşın Enflasyona Etkisini Açıkladı: En Az 7 Puan Daha Düşük Olurdu</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/simsek-savasin-enflasyona-etkisini-acikladi-en-az-7-puan-daha-dusuk-olurdu-2019</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/simsek-savasin-enflasyona-etkisini-acikladi-en-az-7-puan-daha-dusuk-olurdu-2019</guid>
                <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Orta Vadeli Program’da en bağlayıcı hedefin bütçe olduğunu belirterek, dezenflasyon sürecinin arzulanan hızda gitmediğini ve savaş olmaması halinde enflasyonun en az 7 puan daha düşük seyredeceğini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bloomberg HT-Habertürk ortak yayınında Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen'in sorularını yanıtladı. Canlı yayında ekonomi gündemine ilişkin kritik değerlendirmelerde bulunan Şimşek, Orta Vadeli Program (OVP) ve makroekonomik hedeflere dair önemli detaylar paylaştı.</p>

<p>Orta Vadeli Program'ın iki temel işlevi bulunduğunu belirten Şimşek, programın bir yandan politika taahhüdü niteliği taşıdığını, bütçe boyutuyla bağlayıcı olduğunu, diğer yandan ise özel sektör açısından bir yol haritası sunduğunu aktardı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DEZENFLASYON ARZULANAN HIZDA DEĞİL</span></strong></p>

<p>Ekonomi politikalarında son üç yıldır temel çerçevenin korunduğunu ifade eden Şimşek, öncelikli hedefin dezenflasyon olduğunu ancak sürecin istenilen hızda ilerlemediğini bildirdi. Dış faktörlerin enflasyon görünümü üzerindeki etkisine değinen Şimşek, "Bu sene savaş olmasaydı, enflasyon bugün itibarıyla en az 7 puan aşağıda olurdu." dedi.</p>

<p>Savaşın etkisinin yalnızca petrol ve doğal gaz fiyatlarıyla sınırlı kalmadığını belirten Şimşek, bütün emtia fiyatlarında artış yaşandığını ve bunun enflasyonu olumsuz etkilediğini vurguladı. Türkiye'de enflasyonun yüksek olması nedeniyle söz konusu etkinin görece daha güçlü hissedildiğini kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">OVP AÇISINDAN EN BAĞLAYICI HEDEF BÜTÇEDİR</span></strong></p>

<p>Ekonomik tahminlerin hazırlandıkları dönemin koşullarını yansıttığını dile getiren Bakan Şimşek, IMF'nin tahminlerini yılda dörde karşın Türkiye'nin yılda bir kez gözden geçirdiğini hatırlattı. Bütçenin önemine dikkat çeken Şimşek, "OVP açısından en bağlayıcı hedef bütçedir. Çünkü kamunun önemli ölçüde kontrolündedir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bütçe açığının milli gelire oranında hedeflere kıyasla daha iyi bir performans sergilendiğini belirten Şimşek, 2026 yılında eşel mobil sisteminin uygulanması nedeniyle ciddi miktarda kamu gelirinden feragat edildiğini aktardı. Buna rağmen bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,5'lik hedefin altında, yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÜYÜME BEKLENTİSİ YÜZDE 3,3</span></strong></p>

<p>Dışarıdan gelen şoka rağmen Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 3,3 büyümesinin beklendiğini ifade eden Şimşek, büyüme hedefindeki sapmanın yaşanan şokun büyüklüğüne kıyasla sınırlı kaldığını sözlerine ekledi.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/simsek-savasin-enflasyona-etkisini-acikladi-en-az-7-puan-daha-dusuk-olurdu-1789547669.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Savunma Sanayisinde Genç İstihdamı İçin Yeni Bir Eğitim Programı Başlıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/savunma-sanayisinde-genc-istihdami-icin-yeni-bir-egitim-programi-basliyor-2018</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/savunma-sanayisinde-genc-istihdami-icin-yeni-bir-egitim-programi-basliyor-2018</guid>
                <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, İŞKUR ile HAVELSAN arasında imzalanan protokol kapsamında 500 gencin eğitimine yaklaşık 45 milyon lira kaynak ayrıldığını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının artırılması ve gençlerin istihdamına katkı sağlanması amacıyla önemli bir iş birliğinin hayata geçirildiğini duyurdu.</p>

<p>Bu doğrultuda, KOVAN-Kurumsal Kaynak Planlama Uzmanı Yetiştirme Programı Protokolü İŞKUR ile HAVELSAN arasında imzalandı. Yürütülen programla, Türkiye açısından stratejik öneme sahip savunma sanayisinde nitelikli ve yetkin iş gücünün artırılması hedefleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">500 GENCE EĞİTİM DESTEĞİ</span></strong></p>

<p>Protokol kapsamında 500 gencin eğitimi için yaklaşık 45 milyon liralık kaynak ayrıldığını belirten Bakan Işıkhan, programın gençlerin mesleki bilgi ve yetkinliklerinin geliştirilmesine ve savunma sanayisinde ihtiyaç duyulan nitelikli insan kaynağının güçlendirilmesine katkı sağlayacağını söyledi.</p>

<p>Bakan Işıkhan, iş birliğiyle aynı zamanda gençlerin istihdamına katkı sunulacağını belirterek, savunma sanayisinin nitelikli insan kaynağının güçlendirilmesi yönündeki çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/savunma-sanayisinde-genc-istihdami-icin-yeni-bir-egitim-programi-basliyor-1789545560.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakanlık Eylül Ayı Sosyal ve Ekonomik Destek Ödemelerini Hesaplara Yatırdı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bakanlik-eylul-ayi-sosyal-ve-ekonomik-destek-odemelerini-hesaplara-yatirdi-2017</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/bakanlik-eylul-ayi-sosyal-ve-ekonomik-destek-odemelerini-hesaplara-yatirdi-2017</guid>
                <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocukların aile ortamında desteklenmesi ve eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması amacıyla eylül ayına ait 2 milyar 186 milyon liralık Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) ödemesinin hesaplara yatırıldığını bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, çocukların ailelerinin yanında desteklenmesi ve eğitim hayatlarında fırsat eşitliğinin sağlanması amacıyla yürütülen Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) ödemelerini hesaplara aktardı. Konuya ilişkin açıklama yapan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, eylül ayına ait bütçe detaylarını paylaştı.&nbsp;Çocuklara yönelik yürütülen çalışmalara özel bir önem verdiklerini vurgulayan Bakan Göktaş, çocukların farklı ihtiyaçlarını gözeterek sunulan hizmetleri çeşitlendirdiklerini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÇOCUKLARIN AİLE ORTAMINDA BÜYÜMESİ ÖNEM TAŞIYOR</span></strong></p>

<p>Çocukların kendi aile ortamlarında büyümelerinin toplumsal değerlerin korunmasındaki kritik rolüne dikkat çeken Bakan Göktaş, "Sosyal ve Ekonomik Destek" hizmetiyle çocukların hem ailelerinin yanında hem de kendi sosyal çevreleri içerisinde desteklendiğini ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EYLÜL AYI ÖDEMELERİ HESAPLARA YATIRILDI</span></strong></p>

<p>Bakanlık olarak çocukların geleceğe güvenle hazırlanması için çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Göktaş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Çocukların eğitimli, sağlıklı ve kendine güvenen birer fert olarak yetişmeleri, güvenli ve sevgi dolu bir aile ortamında büyümeleri için gayretle çalışıyoruz. Bu kapsamda, çocukların sosyal açıdan desteklenmesi ve eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması için eylül ayına ilişkin 2 milyar 186 milyon lira tutarındaki Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) ödemesini hesaplara yatırdık."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/bakanlik-eylul-ayi-sosyal-ve-ekonomik-destek-odemelerini-hesaplara-yatirdi-1789543666.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Booking Yasası Sektörü Hareketlendirdi! Çinli Dev Türkiye Pazarına Giriyor</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/booking-yasasi-sektoru-hareketlendirdi-cinli-dev-turkiye-pazarina-giriyor-2016</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/booking-yasasi-sektoru-hareketlendirdi-cinli-dev-turkiye-pazarina-giriyor-2016</guid>
                <description><![CDATA[TBMM gündemine gelen Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi, Booking.com gibi küresel devlerin iç pazara dönüşüne imkan tanırken Alibaba bünyesindeki Fliggy'nin de Türkiye’ye giriş yapmasını gündeme getirdi. Temsilcilik açma ve yüzde 17 komisyon sınırı gibi kurallar getiren düzenleme, yerli acentelerin tepkisini çekerken tüketici lehine rekabet ortamı sunmayı hedefliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM gündemine gelen yeni yasal düzenleme, yabancı dijital seyahat platformları için Türkiye’de yeni bir dönem başlatıyor. Booking.com gibi küresel şirketlerin iç pazarda yasal zeminde hizmet vermesine olanak tanıyacak kanun teklifiyle birlikte, Alibaba Grubu’nun seyahat platformu Fliggy de Türkiye pazarına girmek için hazırlık yapıyor. Yasa teklifi bir yandan küresel şirketlerin önünü açarken, diğer yandan Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) üyesi yerli acentelerin tepkisini çekiyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÇİN DEVİ TRENDYOL ALTYAPISIYLA GELİYOR</span></strong></p>

<p>Sektör kulislerine göre Fliggy, vize süreçlerindeki rahatlama ve Çin-Türkiye uçuşlarının artmasıyla Türkiye’yi önemli bir büyüme alanı olarak görüyor. Düzenlemenin yasalaşması halinde şirketin pazara hızlı bir giriş yapabileceği belirtiliyor. Alibaba’nın Türkiye’deki en büyük yatırımı olan Trendyol’un dijital altyapısı, fintek çözümleri ve geniş kullanıcı tabanı, Fliggy’nin en büyük avantajları arasında yer alıyor. Çinli grubun, Çin’den Türkiye’ye gelen yüksek harcama potansiyelli turistleri kendi platformuna yönlendirmenin yanı sıra Türkiye’de yerli turistlere de hizmet vermeyi hedeflediği ifade ediliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YERLİ ACENTELER REKABET EŞİTSİZLİĞİNDEN ENDİŞELİ</span></strong></p>

<p>Yabancı platformların pazara yeniden girecek olması yerli acentelerde kaygı oluşturuyor. Sektör temsilcileri, yabancı şirketlerin sadece lisans ve izin yükümlülükleriyle pazara girmesinin rekabet eşitliği sağlamayacağını savunuyor. Güçlü özkaynak, reklam bütçesi ve teknoloji altyapısına sahip küresel şirketlerin küçük ve orta ölçekli yerli acenteler üzerinde baskı kuracağı belirtiliyor. Vergi, ofis ve istihdam maliyetleriyle çalışan yerli firmalar, yabancı dijital temsilciliklerin avantajlı konuma geleceğini düşünüyor. Büyük platformların zamanla pazar lideri haline gelerek oteller ve acenteler üzerindeki komisyon baskısını artırmasından da endişe duyuluyor. Düzenlemeyi destekleyenler ise Fliggy gibi yeni oyuncuların girmesiyle tüketici lehine rekabetin güçleneceğini, fiyatların şeffaflaşacağını ve turizm gelirlerinin artacağını dile getiriyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PLATFORMLARA YÜZDE 17 KOMİSYON SINIRI VE TEMSİLCİ ŞARTI</span></strong></p>

<p>10 Ağustos 2026’da TBMM Başkanlığı’na sunulan "Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi" ile platformlar için yeni bir yasal çerçeve çiziliyor. Teklife göre platformların Türk Ticaret Kanunu’na göre kurulmuş bir sermaye şirketi statüsünde yasal temsilci ataması gerekecek. Şirketlerin Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan iki yıl süreli izin belgesi alması zorunlu tutulacak. Belge ücreti ilk yıl için 5 milyon TL olarak belirlenirken, tutarın her yıl yeniden değerleme oranında artırılması planlanıyor.</p>

<p>Platformların konaklama tesislerinden alabileceği komisyon KDV hariç yüzde 17 ile sınırlandırılacak ve uyuşmazlıklarda Türk mahkemeleri yetkili sayılacak. Yasa yürürlüğe girdikten sonra mevcut yabancı platformlara lisans başvurusu için üç ay süre tanınacak. Şartları yerine getirmeyenlerin erişimi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından engellenecek; şartları sağlayanlar ise Türkiye’deki kullanıcıların yurt içindeki tesislere rezervasyon yapmasına yeniden aracılık edebilecek.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 07:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/booking-yasasi-sektoru-hareketlendirdi-cinli-dev-turkiye-pazarina-giriyor-1789534625.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Avrupa Fintech Devinde Skandal: 27 Türk VIP Müşterinin Hassas Verileri Çalındı</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/avrupa-fintech-devinde-skandal-27-turk-vip-musterinin-hassas-verileri-calindi-2015</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/avrupa-fintech-devinde-skandal-27-turk-vip-musterinin-hassas-verileri-calindi-2015</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa’nın en büyük fintech şirketlerinden Revolut, gerçek bir devlet kurumunun e-posta alan adını kullanan siber saldırganlara 27’si Türk toplam 680 zengin müşterisinin pasaport, kimlik ve finansal verilerini kendi eliyle teslim etti. Saldırganların 10 bin Bitcoin fidye istediği olayda büyük bir güvenlik skandalı yaşanıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Dijital bankacılığın en büyük isimlerinden Revolut, alışılmışın dışında bir siber güvenlik skandalıyla karşı karşıya kaldı. Bu kez saldırganlar doğrudan şirket sistemlerine sızmak yerine son derece etkili bir sosyal mühendislik yöntemi kullandı. Gerçek bir devlet kurumunun e-posta alan adını ele geçiren hackerlar, resmi görünümlü bilgi talepleri oluşturarak Revolut çalışanlarını kandırmayı başardı. Şirket de bu talepleri resmi prosedür sanarak bazı VIP müşterilerine ait son derece hassas verileri doğrudan saldırganlara iletti.</p>

<p>​Olayın fark edilmesinin ardından şirket ilgili e-posta adresini engellediğini, durumu veri koruma makamlarına, finansal düzenleyicilere ve kolluk kuvvetlerine bildirdiğini açıkladı. Revolut yetkilileri, sistemlerinin ve müşterilerin paralarının güvende olduğunu belirtse de sızan verilerin niteliği krizin boyutunu büyütüyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​PASAPORTTAN BİTCOİN GEÇMİŞİNE KADAR HER VERİYE ULAŞTILAR</strong></span></p>

<p>​Etkilenen müşterilere yapılan bildirimlere göre saldırganların eline geçen bilgiler sadece hesap numaralarından ibaret değil. Çalınan veriler arasında pasaport veya ehliyet kopyaları, kimlik doğrulama selfieleri, ad-soyad, doğum tarihi, adres, telefon ve e-posta bilgileri yer alıyor. Bununla da sınırlı kalmayan sızıntıda IBAN ve hesap bilgileri, hesap özetleri, para çekme kayıtları ve tüm işlem geçmişi paylaşıldı. Kripto para kullanan müşterilerin Bitcoin hareketlerinin de bu listede yer alması, kimlik bilgileriyle birleştiğinde kişiye özel hedefli dolandırıcılık riskini en üst seviyeye çıkarıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​680 MÜŞTERİ ETKİLENDİ VE 27'Sİ TÜRK</strong></span></p>

<p>​Şirket ilk açıklamalarında yalnızca "sınırlı sayıda" müşterinin etkilendiğini söylese de Financial Times'ın yayımladığı habere göre toplam 680 müşteriye bilgilendirme yapıldı. İngiltere Bilgi Komiserliği Ofisi'nin (ICO) soruşturma başlattığı skandaldan 27 Türk zengin müşterinin de etkilendiği ortaya çıktı. Revolut'un etkilenen Türk kullanıcılarla doğrudan iletişime geçerek destek sağladığı bildirildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​780 MİLYON DOLARLIK DEVASA BİTCOİN FİDYESİ</strong></span></p>

<p>​Skandalın ikinci perdesi ise astronomik bir fidye talebiyle açıldı. Saldırıyı gerçekleştirdiğini iddia eden grup, sızdırılan verileri yayımlamamak karşılığında Revolut'tan 10 bin Bitcoin talep etti. Güncel piyasa değeriyle yaklaşık 780 milyon dolara denk gelen bu miktar ödenmezse, verilerin her gün parça parça yayımlanacağı tehdidinde bulunuldu. Şirket tarafı henüz bu fidye talebini resmi olarak doğrulamadı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​HACKERLAR İTALYAN POLİSİNİ DE HEDEF ALDIKLARINI İDDİA ETTİ</strong></span></p>

<p>​Olayın arka planına dair çarpıcı bir iddia da sosyal medyadan geldi. "IAmNotAVillain" kullanıcı adını kullanan bir kişi, Revolut operasyonunun yaklaşık altı ay sürdüğünü ve sahte bilgi taleplerinin İtalyan kolluk kuvvetlerine ait ele geçirilmiş sistemler üzerinden gönderildiğini öne sürdü. Aynı kaynak, İtalyan polisine ait sistemlerden de 147 GB veri elde ettiğini iddia etti ancak bu iddialar henüz bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı. Revolut hesabı bulunan kullanıcıların, adlarına yapılabilecek kimlik hırsızlığı girişimlerine karşı şirket e-postalarını yakından takip etmesi gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/avrupa-fintech-devinde-skandal-27-turk-vip-musterinin-hassas-verileri-calindi-1789472365.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çanakkale’de 700 Metrekarelik Yeni Kaleseramik Mağazası Törenle Hizmete Girdi</title>
                <category>Güncel</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/canakkalede-700-metrekarelik-yeni-kaleseramik-magazasi-torenle-hizmete-girdi-2014</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/canakkalede-700-metrekarelik-yeni-kaleseramik-magazasi-torenle-hizmete-girdi-2014</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye seramik sektörünün lider kuruluşu Kaleseramik, 69 yıllık üretim mirasının başladığı Çanakkale'de yetkili bayisi Öz Korkmaz İnşaat ile hayata geçirdiği 700 metrekarelik yeni satış noktasını üst düzey protokollü bir törenle hizmete sundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye seramik sektörünün lider kuruluşu Kaleseramik, 69 yıl önce başlayan üretim yolculuğunun simge kenti Çanakkale'de yeni bir yatırıma imza attı. Yetkili bayisi Öz Korkmaz İnşaat ile hayata geçirilen 700 metrekarelik yeni satış noktası, Çanakkale girişi Atikhisar Caddesi’nde düzenlenen törenle hizmete girdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YOĞUN KATILIMLI AÇILIŞ TÖRENİ</span></strong></p>

<p>Açılış törenine; TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Bodur Okyay ve Başkan Vekili Osman Okyay, Çanakkale Milletvekilleri Ayhan Gider ve İsmet Güneşhan, Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, önceki dönem valilerinden Güngör Azim Tuna, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, ilçe ve belde belediye başkanları, Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu, Biga TSO Başkanı Şadan Doğan, siyasi parti temsilcileri, iş insanları ve sivil toplum kuruluşu yöneticileri katıldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1789463232_T__rkiye_B__y__k_Millet_Meclisi_Ba__kan___Numan_Kurtulmu____2_.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ: "ÇANAKKALE'YE DEĞER KATAN BİR YATIRIM"</span></strong></p>

<p>Açılışta konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, kendisinin de çeyrek asırdır fahri bir Çanakkaleli olduğunu ifade ederek kentin tarihi değerine değindi. Açılışı yapılan showroom'un Çanakkale ekonomisine değer katan önemli bir yatırım olduğunu kaydeden Kurtulmuş, yatırımı hayata geçiren Öz Korkmaz Ailesini ve desteğini esirgemeyen Kale Grubu yönetimini kutladığını belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ZEYNEP BODUR OKYAY: "KÖKÜMÜZ VE KALBİMİZ HEP BURADA"</span></strong></p>

<p>Çanakkale'nin tarihi, tarımı, gıda sanayi, turizmi, üretim kültürü, yenilenebilir enerji kaynakları, üniversitesi ve stratejik konumuyla Türkiye için önemli bir il olduğunu vurgulayan Kale Grubu Başkanı ve CEO'su Zeynep Bodur Okyay, şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Çanakkale bizim için hiçbir zaman yalnızca bir şehir olmadı. Biz Çanakkale'de doğduk. Üretmeyi, paylaşmayı ve birlikte kalkınmanın değerini bu topraklarda öğrendik. 1957'de rahmetli babam İbrahim Bodur'un attığı o ilk adım, bugün Türkiye'nin lider, Avrupa'nın ve dünyanın sayılı seramik üreticilerinden biri olmamızın temelini oluşturdu. Çanakkale'den doğan Kale'nin kolları bugün dünyayı sarıyor; ama kökümüz burada, kalbimiz hep bu topraklar için atıyor."</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1789463232_Kale_Grubu_Ba__kan___ve_CEO_su_Zeynep_Bodur_Okyay.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÖZ KORKMAZ AİLESİNE TEŞEKKÜR</span></strong></p>

<p>Zeynep Bodur Okyay, yatırımı gerçekleştiren Öz Korkmaz ailesinin önemine değinerek konuşmasını şöyle sürdürdü: "2000'li yılların başından bu yana bizimle yürüyen Öz Korkmaz ailesiyle aramızdaki bağ, bir iş ilişkisinden çok daha fazlasını ifade ediyor. Bu yolculukta birbirimize duyduğumuz güveni, dayanışmayı ve ortak heyecanı her zaman koruduk. Sevgili Göksel'in bu mağazaya verdiği emeği ve gösterdiği özeni yakından takip ettim. Her detayı tek tek düşündü, en ince ayrıntısına kadar üzerine titredi. Öyle ki bu heyecanı beni, pazarlama ekibimizi de içine aldı ve ortaya çıkan sonuca bugün hep birlikte memnun olduk. Öz Korkmaz ailesine, başta tüm çocuklarını büyük bir özveri ile yetiştiren anneleri olmak üzere tüm aileye Kale markasına duydukları güven ve yıllara dayanan iş birlikleri için gönülden teşekkür ediyorum. Açılışını yaptığımız bu yeni mağazanın Öz Korkmaz ailesine, Grubumuza, Çanakkale'mize ve tüm hemşerilerimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">700 METREKARELİK MODERN MAĞAZA BÖLGEYE HİZMET VERECEK</span></strong></p>

<p>Çanakkale Seramik, Kalebodur, Kale ve T-One markalarının ürün gamını bir araya getiren 700 metrekarelik mağaza; evini yenilemek isteyen tüketicilerden mimar ve inşaat profesyonellerine kadar tüm yapı ve tasarım ihtiyaçlarına yanıt verecek.&nbsp;Mağazada, Kalebodur’un yenilikçi yüzey teknolojilerinden V-Intech, porselen plakanın gövdesine işleyen damar yapısıyla mekanlarda kesintisiz bir doğal taş estetiği sağlarken; ışık geçirgenliğine sahip Translucent yüzey teknolojisi ve yeni nesil cephe sistemleri de ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/canakkalede-700-metrekarelik-yeni-kaleseramik-magazasi-torenle-hizmete-girdi-1789469391.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bahçıvan Çekildi, Yılmaz Sahada: 18 Oy Farkı Neyi Değiştirir?</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bahcivan-cekildi-yilmaz-sahada-18-oy-farki-neyi-degistirir-2013</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/bahcivan-cekildi-yilmaz-sahada-18-oy-farki-neyi-degistirir-2013</guid>
                <description><![CDATA[Gazeteci Yazar Murat Çetin, İstanbul Sanayi Odasının 26 Ekim 2026’da yapılacak seçimleri öncesinde sandıktaki hassas oy dengelerini, Erdal Bahçıvan’ın çekilmesiyle Ender Yılmaz ile Adnan Dalgakıran arasında yaşanacak yarışı ve meclis yapısındaki kritik detayları kaleme aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci Yazar Murat Çetin, Tekstil Dergi'deki "74 Oyun Sahibi Kim?" başlıklı köşe yazısında, İstanbul Sanayi Odasının (İSO) yaklaşan seçimlerini ve sandıktaki oy hesaplarını değerlendirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SANDIKTAKİ DENGELER VE MATEMATİKSEL HESAPLAR</span></strong></p>

<p>Geçmiş seçim sonuçlarındaki farkın kritik yapısına dikkat çeken Çetin, durum analizinde şu ifadelere yer verdi:&nbsp;"Erdal Bahçıvan: 74. Adnan Dalgakıran: 56. Fark: 18 oy. Rahat görünüyordu. Sandığa yaklaşınca tablo başka. Dokuz sandalye el değiştirir… 65–65. Bir tane daha kayar… Başkanlık gider. Demek ki 18 oy fark, aslında 10 sandalyelik bir dengeye dayanıyormuş."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ ADAYLAR VE SEÇİM TAKVİMİ</span></strong></p>

<p>Seçim sürecindeki yeni dönemi ve adaylık durumlarını aktaran Çetin, yazısında şu değerlendirmelerde bulundu:&nbsp;"Şimdi takvim 2026. 26 Ekim’de İSO yeniden sandığa gidiyor. Bahçıvan yarıştan çekildi. Yerine Ender Yılmaz sahada. Adnan Dalgakıran ise dört yıldır bugünü bekliyor. Eski sonuca bakıp: 'Bahçıvan’ın 74 oyu kime gider?' diye sormak mümkün. Fakat o rakamın tapusu kimsenin cebinde değil."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MİRAS OY DEĞİL KURULAN DÜZEN</span></strong></p>

<p>Meclis yapısındaki olası değişimlere ve adayların durumuna değinen Çetin, sözlerini şöyle sürdürdü:&nbsp;"Meclis üyeleri de yeniden seçilecek. Bazı isimler yerini koruyacak. Yeni yüzler girecek. Meslek gruplarındaki ağırlıklar farklılaşacak. Kimi ittifak sürecek. Kimi sandıkta çözülecek. Dolayısıyla Ender Yılmaz’ın hanesine peşinen yazılacak 74 oy bulunmuyor. Bahçıvan’dan kalan başka bir şey var: İlişki. Ağırlık. Denge. Yılların kurduğu temas. Miras oy değil, oyu üreten düzen. Yılmaz bunu ne kadar taşıyabilecek? Dalgakıran dört yılda ne kadar alan açtı? Seçimin düğümü burada. İSO’da milyonlar konuşulur. İhracat rakamları sıralanır. Yatırımlar anlatılır. Vizyon çizilir. Sandık açıldığında ise… On sandalye konuşur."</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/74-oyun-sahibi-kim-22"><strong>YAZININ TAMAMI BURADA</strong></a><br />
<img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-09-10%20at%2009_11_02.jpeg" style="height:622px; width:800px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/bahcivan-cekildi-yilmaz-sahada-18-oy-farki-neyi-degistirir-1789466828.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ticaret Bakanlığı Okul Alışverişi Öncesi Aileleri Kaynağı Belirsiz Ürünler Konusunda Uyardı</title>
                <category>Güncel</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ticaret-bakanligi-okul-alisverisi-oncesi-aileleri-kaynagi-belirsiz-urunler-konusunda-uyardi-2012</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ticaret-bakanligi-okul-alisverisi-oncesi-aileleri-kaynagi-belirsiz-urunler-konusunda-uyardi-2012</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde okul alışverişi yapacak ailelere kritik uyarılarda bulunarak kaynağı belirsiz ürünlerden uzak durulmasını ve alışveriş fişlerinin mutlaka saklanmasını istedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde kırtasiye alışverişi yapacak ailelere yönelik uyarılarda bulundu. Çocukların sağlığının ve tüketici haklarının korunması için ürün bilgilerinin dikkatle kontrol edilmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAKANLIKTAN AİLELERE KRİTİK UYARILAR</span></strong></p>

<p>Bakanlığın açıklamasında, satın alınacak ürünlerde üretici veya ithalatçı bilgilerinin bulunmasına dikkat çekildi. Kullanım talimatları, yaş uyarıları ve gerekli işaretlerin de alışveriş sırasında incelenmesi gerektiği ifade edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜVENİLİR SATIŞ NOKTALARI VE FİŞ VURGUSU</span></strong></p>

<p>Tüketicilere, kaynağı ve ürün bilgileri belli olmayan şüpheli ürünlerden uzak durmaları, güvenilir satış noktalarını tercih etmeleri ve alışverişlerine ilişkin fiş ve belgeleri mutlaka almaları tavsiye edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DENETİMLER KARARLILIKLA SÜRDÜRÜLÜYOR</span></strong></p>

<p>Bakanlık, çocukların sağlığını ve tüketicilerin haklarını korumaya yönelik denetimlerin kararlılıkla sürdürüldüğünü bildirdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ticaret-bakanligi-okul-alisverisi-oncesi-aileleri-kaynagi-belirsiz-urunler-konusunda-uyardi-1789465528.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sigortacılıkta Ezber Bozan İş Modelinden Malatya Sanayisinin Unutulmaz Liderine</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/sigortacilikta-ezber-bozan-is-modelinden-malatya-sanayisinin-unutulmaz-liderine-2011</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/sigortacilikta-ezber-bozan-is-modelinden-malatya-sanayisinin-unutulmaz-liderine-2011</guid>
                <description><![CDATA[Vahap Munyar, kasko ve trafik sigortasında yedek parça maliyetlerini düşüren Genel Servis’in 32 yıllık girişimcilik serüvenini ve Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın efsanevi başkanı Abdurrahman Yavuz’un iz bırakan hizmetlerini kaleme aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CEM Yalın,&nbsp;</strong>İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’ndeki eğitimi sonrası ABD’de Florida Institute of Technology’de eğitim gördü. Florida’daki eğitimi sırasında 1985 yılında bir oto yedek parça firmasında çalıştı. Eğitimini tamamladıktan sonra yine ABD’de yedek parça deposunda 1 yıl kadar görev yaptı.</p>

<p><strong><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw690h433q95gc/storage/files/images/2026/09/14/v3-9vho.jpg" title="Sigortacılara, ‘oto parçasını daha uygun alma yolu var’ mektubuyla farklı kapı açtı - Resim : 1"><img alt="Sigortacılara, ‘oto parçasını daha uygun alma yolu var’ mektubuyla farklı kapı açtı - Resim : 1" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw690h433q95gc/storage/files/images/2026/09/14/v3-9vho.jpg" style="height:433px; width:690px" /></a></strong></p>

<p><em>Berke Öztürk (sol başta), Cem Yalın (sağdan ikinci), Seda Öncel Arıcı (sağ başta)</em></p>

<p><strong>Cem Yalın,&nbsp;</strong>ABD’de sonra bir süre Almanya ve İsviçre’de yaşadı. Sonra Türkiye’ye döndü. Bir süre ailesinin yan sanayi işinde çalıştı. Derken Gebze’de kurulup zamanla üretime de geçen şirkette genel müdürlük görevini üstlendi.</p>

<p>12-13 yıl görev yaptıktan sonra hiç sigorta şirketleriyle bağlantısı yokken, farklı adım atmak amacıyla Türkiye’deki sigorta şirketlerinin yöneticilerine birer mektup gönderdi:</p>

<p><strong>Kasko ve trafik sigortası kapsamında hasarlı araçların tamiri sırasında yedek parçaları aslında pahalı almış oluyorsunuz. O yedek parçaları daha uygun fiyata almanızın bir yolu var.</strong></p>

<p><strong>Cem Yalın</strong>’a ilk yanıt veren dönemin Güneş Sigorta Genel Müdürü&nbsp;<strong>Mehmet Aydoğdu&nbsp;</strong>oldu.&nbsp;<strong>Yalın</strong>’a ikinci mektup da dönemin Şeker Sigorta Yönetim Kurulu Üyesi&nbsp;<strong>Yurdal Sert</strong>’ten ulaştı.</p>

<p><strong>Yalın,&nbsp;</strong>sigorta sektöründen iki önemli isimden ulaşan yanıtlar üzerine 1994 yılında şirket kurmak üzere kolları sıvadı.&nbsp;<strong>Yalın</strong>’ın hedeflediği iş modeli şöyleydi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Kasko ve trafik sigortası kapsamında tamiri gereken hasarlı araçlar için doğrudan sigorta şirketleriyle bağlantılı kendi şirketleri devreye girecek. Bu şirket yedek parçayı doğrudan ana tedarikçiden alarak daha uygun fiyatı tutturacaktı.</strong></p>

<p>Kurdukları ilk iki şirketin işleri hayal ettiği şekilde yürümedi. Bunun üzerine 1998 yılında dönemin Genel Sigorta Genel Müdürü&nbsp;<strong>Hulusi Taşkıran</strong>’ın kapısını çaldı. İş modelini anlattı. İş modeli&nbsp;<strong>Taşkıran</strong>’ın aklına yattı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Birlikte şirket kuralım ama biz küçük pay sahibi olmayı kabul etmeyiz.</strong></p>

<p><strong>Cem Yalın</strong>’ın kasko ve trafik sigortalarına dönük yeni iş modeli çabaları sürerken başta babası olmak üzere ailesinin şu yorumuyla karşılaştı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Ne işin var sigortacılarla. Yedek parça işiyle devam et.</strong></p>

<p>Derken&nbsp;<strong>Hulusi Taşkıran,&nbsp;</strong>1999 yılında&nbsp;<strong>Cem Yalın</strong>’la yeniden buluşma istedi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Sizinle bu işi yapmaya varız. Ancak, Genel Sigorta ve Çukurova Grubu şirketleri için münhasırlık istiyoruz.</strong></p>

<p>Bu kez&nbsp;<strong>Cem Yalın&nbsp;</strong>çekimser davranan taraf oldu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Bu iş modeline güvenim sarsıldı. Bu işe sermaye koyamayacağım.</strong></p>

<p>Model Genel Sigorta yönetiminin aklına iyiden iyiye yatmış olacak ki,&nbsp;<strong>Cem Yalın</strong>’a oldukça cazip teklif sunuldu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Sermayeyi Genel Sigorta koyacak. Yatırımı beraber yapacağız. İlk tamirhaneyi de Çukurova Ziraat’in Bayrampaşa’daki arazisinde açacağız.</strong></p>

<p>Böylece&nbsp;<strong>“Genel Servis”&nbsp;</strong>başlangıçta Maslak’taki bir tamirhanede yola koyuldu ama kısa süre sonra Bayrampaşa’ya geçti.</p>

<p>Genel Sigorta ortaklığıyla kurulan&nbsp;<strong>“Genel Servis”</strong>te işler 2007 yılına kadar rayında gitti. 2000-2001 döneminde Çukurova Grubu’na ait Pamukbank’a el konulması sonrasında grubun finansal şirketlerinin yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) geçti. TMSF’nin yönetim atadığı şirketler arasında Genel Sigorta da yer aldı.</p>

<p><strong>Cem Yalın,&nbsp;</strong>ortaklıkları döneminde Genel Sigorta’nın temettüsünü aksatmadı. 2007 yılında Genel Sigorta’nın Mapfre’ye satılmasıyla birlikte&nbsp;<strong>Yalın</strong>’da&nbsp;<strong>“Biz sigorta tarafında sahipsiz kaldık”&nbsp;</strong>hissi oluştu.</p>

<p>2011 yılında Maphre ile Genel Servis arasında ortaklık görüşmesi gündeme geldi.&nbsp;<strong>Yalın,&nbsp;</strong>Genel Sigorta ile ortaklık oranlarını anımsattı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Yüzde 50-50 ortaklığımız söz konusuydu…</strong></p>

<p>Maphre yönetimi de globaldeki yaklaşımlarını ortaya koydu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Bizim dünyadaki iş modelimizde genelde bu tür ortaklıklar yok…</strong></p>

<p>2012 yılında Maphre tarafı kararını verdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Biz yüzde 51 pay isteriz. Globalde bir&nbsp;<a href="https://www.ekonomim.com/sektorler/otomotiv" target="_blank" title="otomotiv">otomotiv</a>&nbsp;akademimiz var.&nbsp;</strong>“Genel Servis”<strong>i onların çizeceği yol haritasına göre dizayn edelim.</strong></p>

<p>Maphre ile&nbsp;<strong>Cem Yalın,&nbsp;</strong>2023 yılında ortaklığı sonlandırma kararı aldı. 2024 yılında da ayrılık gerçekleşti.</p>

<p>Geçenlerde Genel Servis’in Dudullu’daki merkezinde kurucusu&nbsp;<strong>Cem Yalın</strong>’la sohbet ettim.&nbsp;<strong>Yalın,&nbsp;</strong>2024’te başlayan yeni dönem için şu noktanın altını çizdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Yeni dönemde Axa Sigorta elimizden tuttu. Aslında Axa ile geçmişte,&nbsp;</strong>“Bize de Genel Servis benzeri bir yapı kurun, yüzde 50-50 ortak olalım”&nbsp;<strong>teklifiyle gelmişti. O dönemde gerçekleşmedi. Maphre ile ortaklık bittiği anda Axa yönetimi aradı.</strong></p>

<p>Axa’nın ardından Allianz ve Anadolu Sigorta ile de çalışmaya başladıklarını bildirdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Birlikte iş yaptığımız sigorta şirketleri arasında 10 yıl ortağımız olan Maphre de yer alıyor. Ayda 1200 araç onarım kapasitemiz var ama şu anda 3’te biri düzeyinde çalışıyoruz. Şube sayısını çok hızlı olmayan bir tempoda artırmayı düşünüyoruz.</strong></p>

<p><strong>Cem Yalın,&nbsp;</strong>otomotiv yedek parçası işi yaparken 32 yıl önce sigorta şirketlerinin yöneticilerine gönderdiği,&nbsp;<strong>“Kasko ve trafik sigortası kapsamında hasarlı araçlar için gereken yedek parçayı daha uygun bedelle alma şansınız var”&nbsp;</strong>mektubuyla farklı bir kapı açtı…</p>

<p>Genel Servis şimdi, 5 şube, toplam 25 bin metrekarelik alanda 120 personelle farklı sigorta şirketlerine hizmet veriyor…</p>

<p><strong>&nbsp;Malatya’dan TOBB&nbsp;Yönetim Kuruluna&nbsp;giren ilk&nbsp;başkandı&nbsp;</strong></p>

<p><strong>MALATYA&nbsp;</strong>Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreterliğinden 1983 yılı sonlarında emekli olan&nbsp;<strong>Abdurrahman Yavuz,&nbsp;</strong>aynı günlerde oda seçimlerine katıldı ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlendi.</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw268h346q95gc/storage/files/images/2026/09/14/v2-3tbm.jpg" title="Sigortacılara, ‘oto parçasını daha uygun alma yolu var’ mektubuyla farklı kapı açtı - Resim : 2"><img alt="Sigortacılara, ‘oto parçasını daha uygun alma yolu var’ mektubuyla farklı kapı açtı - Resim : 2" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw268h346q95gc/storage/files/images/2026/09/14/v2-3tbm.jpg" style="height:346px; width:268px" /></a>Beyaz eşya ticareti, tekstil ve gıda sektörlerinde faaliyet gösteren&nbsp;<strong>Abdurrahman Yavuz,&nbsp;</strong>1984 yılı Ocak ayında önderlik yaptığı kalabalık bir heyetle Ankara’ya gidip bir hafta boyunca başta dönemin Başbakanı&nbsp;<strong>Turgut Özal&nbsp;</strong>olmak üzere bakanlar ve bürokratlarla görüşmeleriyle dikkatleri çekti.</p>

<p><strong>Abdurrahman Yavuz&nbsp;</strong>başkanlığındaki heyet Ankara’da özellikle Organize Sanayi Bölgesi konusunda önemli çalışmalar yaptı, Malatya’ya da görüşmelerden oldukça memnun döndü.</p>

<p><strong>Abdurrahman Yavuz</strong>’un başkanlığı döneminde Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın o günler için fark yaratan faaliyetlerinden biri de ilk defa eğitim amaçlı bir ihracat seminerinin düzenlenmesi oldu.&nbsp;<strong>Yavuz,&nbsp;</strong>seminerdeki konuşmasında şu mesajları verdi:</p>

<ul>
	<li><strong>İlimiz ekonomisinin geliştirilmesi için üretimin ve ihracat hızının artırılması gerekir. İhracat işlemleri daha önce ilimiz dışında yapılırken son zamanlarda kısmen ilimizden yapılmaya başlandı. Bu hususta en büyük eksikliğimiz eleman yetersizliğidir.</strong></li>
	<li><strong>Bu arada devlet her türlü tarım ürünlerine teşvik edici kolaylıklar verdiği halde kuru kayısı bu teşviklerin dışında kalmaktadır. Kuru kayısı, vergi iadesi kapsamına alınmalıdır.</strong></li>
</ul>

<p><strong>Abdurrahman Yavuz&nbsp;</strong>başkanlığındaki Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın girişimleri ile&nbsp;<strong>“Kayısı Birlik”&nbsp;</strong>kurulması konusu 1984 yılı Eylül ayında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) hazırladığı&nbsp;<strong>“Türkiye’nin Sorunları Raporu”</strong>na girdi, Başbakan&nbsp;<strong>Turgut Özal</strong>’a sunuldu.</p>

<p>Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın İnönü Üniversitesi’yle kurmak üzere adımlarını attığı&nbsp;<strong>“sanayi işbirliği merkezi”</strong>yle ilgili karar, 3 Temmuz 1987 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak kayıtlara geçti.</p>

<p>1988 yılı Mayıs ayı sonunda yapılan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği seçimli genel kurulunda Malatya için bir ilk yaşandı. Dönemin Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Abdurrahman Yavuz,&nbsp;</strong>TOBB yönetim kuruluna girdi.</p>

<p>1991 yılı Eylül ayında dönemin Malatya Valisi&nbsp;<strong>Oğuz Kaan Köksal,&nbsp;</strong>Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı&nbsp;<strong>Abdurrahman Yavuz,&nbsp;</strong>Ticaret Borsası Başkanı&nbsp;<strong>Ramazan Meral</strong>’den oluşan heyet, Ankara’da çeşitli görüşmeler yaptı. Bu görüşmeler sonrası şu bilgiler paylaşıldı:</p>

<ul>
	<li><strong>Kayısı Birliğin kurulması için gerekli hazırlıklara başlandı.</strong></li>
	<li><strong>Malatya OSB için ek ödenek sorunu aşıldı.</strong></li>
</ul>

<p><strong>Abdurrahman Yavuz</strong>’un görevdeki son döneminde, 1995 yılı ortalarında Malatya OSB’nin yüzde 90 doluluğa ulaşması sonrası, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası tarafından 2. OSB’nin kurulması için çalışmalara başlanması ve yüzde 30 hisse ile ortak olunarak müteşebbis heyetinde de Odanın temsil edilmesi kararlaştırıldı.</p>

<p>Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın çabaları sonucu Havalimanı yolunda, Özal Köyü’ne kadar olan, yüzde 15’i Hazine, yüzde 10’u özel mülkiyet, geri kalanı da mera olan 3 bin dönüm arazide 2. OSB’nin kurulması çalışmaları başladı, konu Maliye Bakanlığı’na intikal ettirildi. Birkaç ay içinde de 150’den fazla sanayi tesisi için yer tahsisi müracaatı yapıldı.</p>

<p>Malatya Girişim Grubu ve Gürbaşlar Grubu Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Adnan Başdemir,</strong>&nbsp;geçen Pazar sabahı ortak yazışma gruplarından birinde&nbsp;<strong>Abdurrahman Yavuz</strong>’un vefat haberini paylaştı:</p>

<ul>
	<li><strong>Malatya’nın ticaret ve sanayi hayatına uzun yıllar boyu önemli hizmetlerde bulunan Abdurrahman Yavuz vefat etti.</strong></li>
</ul>

<p><strong>Adnan Başdemir, Abdurrahman Yavuz</strong>’un Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı döneminden bir fotoğrafı ile son halini şu mesajla gönderdi:</p>

<ul>
	<li><strong>Kimse gençliğine, yakışıklılığına, zenginliğine, makamına güvenmesin. İbret alalım…</strong></li>
</ul>

<p><strong>Abdurrahman Yavuz</strong>’un vefatı üzerine&nbsp;<strong>Nezir Kızılkaya</strong>’nın&nbsp;<strong>“Bir Asrın Tanığı, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası”&nbsp;</strong>kitabından 1983-1995 dönemini yeniden okudum.</p>

<p><strong>Abdurrahman&nbsp;</strong>Bey’e Allah’tan rahmet diliyorum…</p>

<p>Mekanı cennet olsun…</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/sigortacilikta-ezber-bozan-is-modelinden-malatya-sanayisinin-unutulmaz-liderine-1789463505.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türk Hazır Giyim Sektörü İkiz Dönüşümle Küresel Pazara Damga Vuracak</title>
                <category>Tekstil</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turk-hazir-giyim-sektoru-ikiz-donusumle-kuresel-pazara-damga-vuracak-2010</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turk-hazir-giyim-sektoru-ikiz-donusumle-kuresel-pazara-damga-vuracak-2010</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Paşahan, Türk moda endüstrisinin ucuz işçilik odaklı rekabet yerine ikiz dönüşüm ve markalaşmaya odaklandığını belirterek, oyunu fiyatla değil katma değerle kazanacaklarını ifade etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Paşahan, Türk moda endüstrisinin fiyat odaklı rekabet yerine ikiz dönüşüm ve markalaşmayla katma değerli üretime odaklandığını bildirdi. Paşahan, "Fiyatta zorlandığımız rekabetçilik kilidini ikiz dönüşüm ve markalarımızla açacağız." dedi.</p>

<p>Türk moda endüstrisinin mevcut avantajlarına ikiz dönüşümü de eklemek için İHKİB tarafından geliştirilen projelerden birinde daha sona yaklaşıldı. İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) tarafından desteklenen 14,5 milyon lira bütçeli, "Hazır Giyim Tedarik Zincirinde İkiz Dönüşüm Projesi"nin bir yıllık uygulama süreci, yerli ve yabancı markaların temsilcilerinin de katılımıyla 24 Eylül’de düzenlenecek uluslararası konferansla büyük ölçüde tamamlanacak.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İHKİB DDM YEŞİL DÖNÜŞÜME DE DESTEK VERECEK</strong></span></p>

<p>İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, Türk moda endüstrisinin sanayileşmede ve ihracatta olduğu gibi ikiz dönüşümde de ilklere imza atarak birçok sektöre ilham verdiğini söyledi. Paşahan, şöyle devam etti:&nbsp;"İkiz dönüşüm 20 yıldır temel önceliğimizi oluşturuyor. Bu konuda bakanlıklarımızla, Avrupa Birliği’yle (AB), üniversitelerimizle ve İSTKA gibi ulusal paydaşlarımızla iş birlikleri yapıyor, projeler geliştiriyoruz. 20 yılda, 12 projeyi tamamladık; üç projemiz devam ediyor. Projelerimiz için AB’den bugüne kadar 37 milyon euro hibe desteği almaya hak kazandık. İSTKA tarafından desteklenen 14,5 milyon TL bütçeli 'Hazır Giyim Tedarik Zincirinde İkiz Dönüşüm' Projemizin en önemli etkinliklerinden biri olan uluslararası konferansımızı 24 Eylül’de gerçekleştireceğiz. Bir yıl önce başlattığımız projede, ikiz dönüşümü bütüncül bir yaklaşımla ele aldık. Klasik bir kapasite geliştirme çalışmasının ötesinde kurumsal ikiz dönüşüm altyapısı kurmayı, rekabet dinamiklerini yeniden çizen ve uzun vadeli çarpan etkisi yaratan üst düzey bir hizmet çatısı oluşturmayı hedefledik. Proje kapsamında İHKİB Dijital Dönüşüm Merkezi’ni (DDM) yeşil dönüşüm konusunda da sektöre hizmet verecek yapıya dönüştürdük. İHKİB DDM, Model fabrika statüsü ile kazanımlarını yeşil dönüşüm alanlarıyla birleştirerek sektörümüze eksiksiz hizmet verecek. Ayrıca İkiz Dönüşüm Konseyi ve Hizmet Masaları Ağını sektörümüze kazandırdık. İkiz Dönüşüm Konseyi, yeşil ve dijital dönüşüm konusunda sektörümüzün ihtiyaç duyacağı bilgilendirme ve yönlendirme faaliyetleri ile bu amaca yönelik kapsamlı bir rapor hazırlayacak. Hizmet Masaları Ağı ise firma özelinde ihtiyaç duyulan fon ve desteklere kolayca ulaşılmasına yönelik ortak bir mekanizma geliştirecek."</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>HAZIR GİYİM GİBİ NET İHRACATÇI SEKTÖRLERE ÖZEL DESTEK GEREKİYOR</strong></span></p>

<p>Türk hazır giyim endüstrisiyle ilgili güncel gelişmeleri de değerlendiren Paşahan, yüksek maliyetler nedeniyle ihracatta 2023 yılında başlayan gerilemenin, hız kesmekle birlikte bu yıl da devam ettiğini bildirdi. Paşahan, sözlerini şöyle noktaladı:&nbsp;"Sekiz aylık dönemde yüzde 2,2 daralan ihracatımız yaklaşık 11 milyar dolar seviyesinde kalırken, yedi ayda yüzde 7,3 artan ithalat ise 3 milyar dolara yaklaştı. Bu tabloyu kısa vadede tersine çevirebilmemiz için hazır giyim gibi net ihracatçı sektörlere özel destekler gerekiyor. Orta ve uzun vadede ise katma değerli üretime odaklanmak durumundayız. Çünkü Türkiye artık ucuz üretim ülkesi değil. Ucuz işçilik üzerinden Asya ülkeleriyle rekabet edemeyiz. Biz oyunu fiyatla değil, değerle kazanacağız. Avrupa’da üretim ve tedarik zinciri kökten dönüşüyor. 'Kullan at' devri kapanıyor. Döngüsel, sürdürülebilir, daha uzun ömürlü ve akıllı üretim dönemi başlıyor. Daha az adetli, daha nitelikli, daha uzun ömürlü ve yüksek fiyatlı ürünleri üreteceğimiz hızlı bir dönüşümün içine girdik. Biz artık satın alınabilir lüksün, hızın ve kalitenin adresi olacağız. Fiyatta zorlandığımız rekabetçilik kilidini ikiz dönüşüm ve markalarımızla açacağız."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turk-hazir-giyim-sektoru-ikiz-donusumle-kuresel-pazara-damga-vuracak-1789462171.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İnsansız Depolar Şirketlerin Büyüme Hedeflerini Yeniden Belirliyor</title>
                <category>Güncel</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/insansiz-depolar-sirketlerin-buyume-hedeflerini-yeniden-belirliyor-2009</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/insansiz-depolar-sirketlerin-buyume-hedeflerini-yeniden-belirliyor-2009</guid>
                <description><![CDATA[Yerli mühendislik ve yazılım gücüyle karanlık depo sistemleri geliştiren Akdenizrack, otomatik depolama alanına 50 milyon TL yatırım yaptı. Şirket, geliştirdiği akıllı depo projelerinin katkısıyla 2026 yılında yüzde 40 büyüme hedefliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de depo yatırımlarının odağı, yalnızca daha fazla ürün depolayabilmekten çıkıp aynı alanı daha hızlı ve daha az insan müdahalesiyle yönetebilmeye doğru kayıyor. E-ticaretin büyümesiyle hızlanan bu dönüşüm, yüksek işçilik ve metrekare maliyetleriyle birlikte otomatik depolama sistemlerine olan ilgiyi de artırıyor. Akdenizrack, bu değişimin Türkiye’deki karşılığını yerli mühendislik ve yazılım altyapısıyla geliştirdiği "karanlık depo" sistemleriyle büyütmeye hazırlanıyor.&nbsp;Akdenizrack, otomatik depolama teknolojisinin geliştirilmesi için 50 milyon TL yatırım yaptı. Yaklaşık bir yıllık Ar-Ge çalışmasının ardından geliştirilen sistemde Akdenizrack’in mühendislik ve yazılım ekipleri görev aldı. Şirketin bugün 55 mühendisten oluşan teknik kadrosuna 70 kişilik saha ekibi eşlik ediyor.</p>

<p>Akdenizrack Yönetim Kurulu Başkanı Saniye Kurt, şirketin otomasyon alanındaki dönüşümünü şöyle anlatıyor: "Kendi yazılım ekibimizle yaklaşık bir yıllık AR-GE çalışmamızın ardından ürün ortaya çıktı. Geçen yıl 12 milyon dolar olan ciromuzu bu yıl akıllı depo projelerimizin katkısıyla yüzde 40 artırmayı hedefliyoruz. Bu yıl bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz karanlık depo projelerinin hacmi 17 milyon dolar. Bu depo projelerinin Türkiye’de yaygınlaşmasıyla birlikte ihracat ve iç pazarın payımızın yüzde 50, yüzde 50 olmasını planlıyoruz."</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1789455928_Saniye_Kurt_Dikey.JPG.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYNI ALANDA DAHA FAZLA DEPOLAMA</span></strong></p>

<p>Akdenizrack’in geliştirdiği sistemin temelinde, depolama alanının yalnızca raf kapasitesi üzerinden değil, operasyonun tamamı üzerinden verimli kullanılması bulunuyor. Robotik sistemler ürünlerin depoya alınmasından sevkiyata hazırlanmasına kadar geçen süreçte insan müdahalesini azaltırken, depo içerisindeki hareketlerin de yazılım üzerinden yönetilmesini sağlıyor. Sistemin mevcut depo yönetim yazılımlarıyla entegre çalışabildiğini belirten şirket, sipariş geldiğinde ürünün konumunu belirleyen yazılımın robotik sisteme ilgili ürünü alarak bantlara ve sevkiyat hattına yönlendirme komutu verdiğini aktarıyor. Böylece siparişten sevkiyata kadar olan süreçte insan müdahalesi minimuma indiriliyor.</p>

<p>Bu yapı özellikle ürün çeşidinin yüksek olduğu depolarda önem kazanıyor. Sistem, binlerce farklı ürünün bulunduğu yapılarda hangi ürünün hangi şubeye gönderileceği, hangi şubenin daha fazla sipariş verdiği, ürünlerin hangi sırayla konumlandırılması gerektiği ve sezonluk ürünlerin önceliği gibi verileri değerlendirerek depo içindeki trafiği sürekli güncelliyor. Trafik yönetimi de şirketin üzerinde yoğunlaştığı Ar-Ge alanlarından biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DEPOLAMA YÜKSEKLİĞİ 40 METREYE ÇIKABİLİYOR</span></strong></p>

<p>Otomatik sistemlerin ekonomik karşılığını yalnızca işçilik tasarrufu oluşturmuyor. Depolama yüksekliğinin artması, aynı metrekare içerisinde daha fazla ürün tutulmasına imkan sağlıyor.&nbsp;Akdenizrack’in sistemlerinde depolama yüksekliği 40 metreye kadar çıkabiliyor. Forkliftlerin erişim yüksekliği ise yaklaşık 15 metreyle sınırlı. Şirketin devam eden projelerinden birinde ulaşılan yükseklik 27 metre. Saniye Kurt, sistemin alan kullanımına etkisini şöyle açıklıyor: "Hızın öne çıktığı akıllı depoların bir diğer avantajı ise mevcut alanın daha verimli kullanılması. Sistemlerde depolama yüksekliği 40 metreye kadar çıkabiliyor. Forkliftlerin erişim yüksekliği yaklaşık 15 metre ile sınırlı. Bizim şu anda devam eden projelerimizin birinde ise 27 metre yüksekliğe ulaştık. Bu sistem sayesinde koridorlar daralıp, depolama yükseklikleri artıyor. Daha fazla alan verimli kullanılıyor."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YATIRIMIN GERİ DÖNÜŞÜ VARDİYA SAYISIYLA DEĞİŞİYOR</span></strong></p>

<p>Akdenizrack’in hesaplamalarına göre otomatik depolama sisteminin yatırım geri dönüş süresi, işletmenin çalışma modeline göre değişiyor. Üç vardiyalı çalışan bir fabrikada sistem yaklaşık 1,5 yılda, tek vardiyalı bir işletmede ise yaklaşık dört yılda kendini amorti edebiliyor. Şirket, yabancı teknoloji sağlayıcılarına kıyasla daha düşük yatırım maliyetinin bu süreyi kısaltan unsurlardan biri olduğunu belirtiyor.&nbsp;Bu nedenle otomatik depolama yatırımı, yalnızca yeni bir teknoloji yatırımı olarak değil; işçilik, forklift kullanımı, depo alanı ve operasyon hızını birlikte etkileyen bir kapasite yatırımı olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İNSANSIZ DEPO REKABET AVANTAJINDAN ZORUNLULUĞA DÖNÜŞÜYOR</span></strong></p>

<p>Türkiye’de otomatik depolamaya yönelik ilginin temelinde yalnızca teknoloji merakı bulunmuyor. Yükselen işçilik maliyetleri, metrekare başına artan depolama maliyetleri ve tüketicinin daha hızlı teslimat beklentisi, insan müdahalesini azaltan sistemleri işletmeler açısından giderek daha önemli hale getiriyor. Şirket, pandemi sonrasında e-ticaretin hızlanmasıyla birlikte Türkiye’de otomatik depo ihtiyacının arttığını, buna karşın bu sistemlerin önemli bölümünün yurtdışından tedarik edildiğini gözlemleyerek kendi çözümünü geliştirme kararı aldı. Amaç, Avrupa’daki çözümlere kıyasla daha ulaşılabilir maliyetlerle Türkiye’de geliştirilen otomatik depolama teknolojisini yaygınlaştırmak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE’DE ÜRETİLEN PARÇALARIN PAYI ARTACAK</span></strong></p>

<p>Akdenizrack’in otomatik depolama yatırımı yalnızca yazılım ve robotik sistemlerle sınırlı değil. Şirket, teknolojinin üretim tarafında da yerlilik oranını artırmaya hazırlanıyor.&nbsp;Bugün otomatik depolama sisteminin beş ana bileşeninden dördü Türkiye’de üretilebiliyor. Yurtdışından tedarik edilen crane ve asansörlerin Türkiye’de üretilmesine yönelik çalışmalar ise şirketin 2027 gündeminde bulunuyor. Üretim altyapısının büyütülmesi ve yazılım yatırımlarının artırılması da bu dönemin öncelikleri arasında yer alıyor. Saniye Kurt, otomatik depolama sistemlerinde Türkiye’deki üretim kabiliyetinin artırılmasının hem teknolojiye erişim hem de satış sonrası hizmetler açısından önem taşıdığını belirterek, "Yerli üretim tarafında altyapımızı daha da güçlendirmek istiyoruz. Özellikle bugün yurtdışından tedarik ettiğimiz crane ve asansörleri de Türkiye’de üretilebilir hale getirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AKDENİZRACK’İN BÜYÜME ROTASI DEĞİŞİYOR</span></strong></p>

<p>1999 yılında İkitelli’de Temesist’te sektöre adım atan Saniye Kurt’un yönetimindeki Akdenizrack, bugün 55 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Şirketin satışlarının yüzde 80’i ihracat, yüzde 20’si iç pazardan oluşuyor.&nbsp;Şirket, 2026’da akıllı depo projelerinin katkısıyla yüzde 40 büyümeyi hedeflerken, Türkiye’de otomatik depolama sistemlerinin yaygınlaşmasıyla ihracat ve iç pazarın payını yüzde 50–50 seviyesine taşımayı planlıyor. Saniye Kurt, şirketin yeni teknoloji alanındaki yönünü şöyle özetliyor: "Geçmişte söz konusu sistemler ağırlıklı olarak İspanya, Almanya ve Japonya’dan tedarik edildi. Bizim hedefimiz, Türkiye’de akıllı depo kurulumlarını artırmak ve klasik – yarı otomatik depo kurulumunda yurt dışında yakaladığımız büyüme ivmesini, bu yeni nesil depolama teknolojileriyle iç pazara da taşımak."</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/insansiz-depolar-sirketlerin-buyume-hedeflerini-yeniden-belirliyor-1789461502.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Binlerce Öğrenciye Destek Kapısı Yeniden Açılıyor</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/binlerce-ogrenciye-destek-kapisi-yeniden-aciliyor-2008</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/binlerce-ogrenciye-destek-kapisi-yeniden-aciliyor-2008</guid>
                <description><![CDATA[Rönesans Eğitim Vakfı, 2026-2027 eğitim öğretim yılı burs başvurularının 15 Eylül itibarıyla başlayacağını duyurdu. Bugüne kadar 15 bin öğrenciye ulaşan vakıf, gençlere hem maddi imkan hem de çok yönlü gelişim desteği sunuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Rönesans Eğitim Vakfı (REV), eğitimde fırsat eşitliğini desteklemek amacıyla yürüttüğü Burs Programı için 2026-2027 eğitim öğretim yılı başvurularını açıyor. Bugüne kadar 15 bin öğrenciye burs sağlayan REV, maddi desteğin yanı sıra sunduğu kişisel ve mesleki gelişim fırsatlarıyla da gençleri eğitim yolculukları boyunca destekliyor.</p>

<p>Eğitimde fırsat eşitliğinin güçlendirilmesine katkı sağlamak amacıyla yürütülen programdan yararlanmak isteyen öğrenciler, başvurularını 15 Eylül-15 Ekim tarihleri arasında Vakfın çevrim içi başvuru sistemi üzerinden gerçekleştirebilecek. Burs programı kapsamında destek almaya hak kazanan üniversite öğrencilerine ekim-haziran dönemini kapsayan toplam 9 ay boyunca burs ödemesi yapılıyor.</p>

<p>Bilginin üstünlüğüne olan inancıyla çalışmalarını sürdüren Rönesans Eğitim Vakfı; eğitimin farklı kademelerindeki çocukların ve gençlerin eğitim ve kişisel gelişimlerini destekleyen projeler hayata geçiriyor. Eğitimde fırsat eşitsizliklerinin azaltılmasına odaklanan Vakıf, burs ve eğitim programlarıyla Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda daha eşitlikçi ve kapsayıcı bir geleceğe katkı sunmayı amaçlıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GENÇLERE BURSUN ÖTESİNDE GELİŞİM DESTEĞİ</span></strong></p>

<p>Bugüne kadar 15 bin öğrenciye burs sağlayan ve bursiyerlerinin yüzde 50’si kız öğrencilerden oluşan REV Burs Programı, maddi eğitim desteği sağlamanın yanı sıra, tasarlanan online eğitim platformu ve gönüllülük çalışmalarıyla, gençlerin kişisel gelişimlerini de destekleyecek şekilde çok yönlü fırsatlar sunuyor. Her yıl burs programına katılan yüzlerce genç, kişisel gelişimleri için farklı alanlarda online eğitimler alırken, yaptıkları gönüllülük çalışmaları ile içinde yaşadıkları topluma da sosyal fayda sağlıyor. Burs programı farklılıkları gözeten kapsayıcı yaklaşımıyla gençlerin kendilerini geliştirmelerine ve geleceğe daha güçlü hazırlanmalarına katkıda bulunmayı hedefliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAŞVURULAR 15 EKİM’E KADAR DEVAM EDECEK</span></strong></p>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı REV Burs Programı’na başvurular 15 Eylül-15 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilebilecek. Öğrenciler başvuru koşulları ve sürece ilişkin bilgilere basvuru.revakademi.org adresinden ulaşarak, başvurularını çevrim içi olarak tamamlayabilecek.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/binlerce-ogrenciye-destek-kapisi-yeniden-aciliyor-1789460697.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sigortasız Yola Çıkan Sürücüleri Ağır Cezalar Ve Trafikten Men Bekliyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/sigortasiz-yola-cikan-suruculeri-agir-cezalar-ve-trafikten-men-bekliyor-2007</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/sigortasiz-yola-cikan-suruculeri-agir-cezalar-ve-trafikten-men-bekliyor-2007</guid>
                <description><![CDATA[Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi bu aydan itibaren geçerli olacak zorunlu trafik sigortası primlerini açıklarken, primlerde yaklaşık yüzde 2 oranında artış yaşandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Zorunlu trafik sigortasında yeni primler belli oldu. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından yayımlanan verilere göre, bu aydan itibaren geçerli olacak prim oranları açıklandı. Verilere göre İstanbul'da otomobil sahibi olmak isteyen bir kişi, aracını dördüncü basamaktan sigorta yaptırdığında 19 bin 405 lira ödemeden trafiğe çıkamayacak. Trafik sigortası yaptırmadan yola çıkılması ve polis tarafından yakalanması durumunda ceza kesilerek aracın bağlanması gerekecek.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​PRİMLER NE KADAR OLDU?</strong></span></p>

<p>​Trafik sigortası primlerine yaklaşık yüzde 2 oranında zam geldi. İstanbul'daki sıfırıncı basamakta bulunan içten yanmalı motora sahip riskli sürücünün primi 58 bin 214 lira olurken, riski en düşük olan 8'inci basamaktaki sürücünün primi 9 bin 702 lira oldu. Başka bir deyişle, riskli ile risksiz sürücü arasındaki fark yüzde 500 civarında gerçekleşti. Ankara'da ise sıfırıncı basamakta bulunan içten yanmalı motora sahip riskli sürücünün primi 56 bin 566 lira, riski en düşük olan 8'inci basamaktaki sürücünün primi ise 9 bin 428 lira olarak belirlendi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​CEZA KESİLİP TRAFİKTEN MEN EDİLİYOR</strong></span></p>

<p>​2026 yılı itibarıyla bin 246 lira ceza ve eksiklik giderilinceye kadar araç trafikten men edilme uygulaması yapılıyor. Trafik polisleri inisiyatif kullanarak yakalanma anında ceza kesip, aracın bağlanmaması için sürücülerden trafik sigortası poliçelerini hemen yaptırmalarını isteyebiliyor. Trafik kazasına karışılması halinde ise poliçe olmadığı için 2 bin 39 lira ceza kesiliyor ve karşı tarafa verilen hasar ödeniyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​GECİKEN HER AY İÇİN EK YÜZDE 5 ÖDEME ÇIKIYOR</strong></span></p>

<p>​Zorunlu trafik sigortasını zamanında yaptırmamak veya yenilememek, gecikilen her 30 gün için poliçe primine yüzde 5 oranında sürprim (gecikme zammı) uygulanmasına neden oluyor. Bu artış oranı maksimum yüzde 50'ye kadar çıkabiliyor. 0'ncı basamak en riskli sürücü grubu olarak kabul ediliyor ve bu gruptaki zorunlu trafik sigortası primine yüzde 200 oranında zam (sürprim) uygulanıyor.</p>

<p>KAYNAK: NTV</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/sigortasiz-yola-cikan-suruculeri-agir-cezalar-ve-trafikten-men-bekliyor-1789455552.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD Tahvil Faizindeki Yükseliş Altın Fiyatlarını Baskılamaya Devam Ediyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/abd-tahvil-faizindeki-yukselis-altin-fiyatlarini-baskilamaya-devam-ediyor-2006</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/abd-tahvil-faizindeki-yukselis-altin-fiyatlarini-baskilamaya-devam-ediyor-2006</guid>
                <description><![CDATA[Altın fiyatları, bir aydan uzun sürenin en düşük seviyesine gerilemesinin ardından Fed'in açıklayacağı faiz kararı öncesinde 4 bin 300 dolar seviyesinde yatay seyrediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Altın fiyatları salı günü yatay bir seyir izlerken yatırımcıların odağında ABD Merkez Bankası’nın (Fed) açıklayacağı faiz kararı bulunuyor. Spot altın, önceki seansta 7 Ağustos’tan bu yana en düşük seviyesini görmesinin ardından yüzde 0,1’den daha az değişimle 4 bin 300,96 dolar seviyesinde işlem gördü. ABD altın vadeli işlemleri ise yüzde 0,3 düşüşle 4 bin 341,10 dolara geriledi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​PİYASALAR 25 BAZ PUANLIK FAİZ ARTIŞINI FİYATLIYOR</strong></span></p>

<p>​Fed, iki günlük toplantısının ardından faiz kararını çarşamba günü saat 18.00 GMT’de açıklayacak. Finans piyasalarında Fed’in politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına yükseltmesi güçlü şekilde fiyatlanıyor. Ancak piyasalar açısından asıl belirleyici gelişmenin faiz kararından çok Fed Başkanı Kevin Warsh’ın gelecekteki para politikasına ilişkin mesajları olması bekleniyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​FAİZ ARTIŞLARININ DEVAMI ALTINI BASKILAYABİLİR</strong></span></p>

<p>​IG piyasa analisti Tony Sycamore, Warsh’ın faiz artışını nasıl çerçeveleyeceğinin altın fiyatları açısından kritik olduğunu belirtti. Sycamore, "Faiz artışlarının toplantıdan toplantıya devam edecek bir sıkılaşma döngüsünün başlangıcı olarak sunulması halinde bu, altın başta olmak üzere riskli varlıklar üzerinde baskı oluşturabilir." ifadelerini kullandı. Buna karşılık, daha ölçülü bir faiz politikasına işaret edilmesinin altın fiyatlarını ve risk iştahını destekleyebileceği değerlendiriliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​YÜKSEK FAİZ ALTININ CAZİBESİNİ AZALTAN FAKTÖRLER ARASINDA</strong></span></p>

<p>​Altın, enflasyon ve jeopolitik risklere karşı güvenli liman olarak öne çıkarken, yüksek faiz ortamı değerli metal üzerinde baskı oluşturuyor. Bunun temel nedeni, faiz getirisi bulunmayan altını elde tutmanın fırsat maliyetinin faizlerin yükselmesiyle birlikte artması olarak gösteriliyor. ABD’de ağustos ayında tüketici fiyatlarının hızlanması ve çekirdek enflasyonun dört ayın en yüksek artışını kaydetmesi de Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentileri doğrudan etkiliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​ABD TAHVİL FAİZİNDE KRİTİK EŞİK AŞILDI</strong></span></p>

<p>​Altın fiyatları üzerinde baskı oluşturan bir diğer gelişme ise ABD tahvil faizlerindeki yükseliş oldu. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi pazartesi günü yüzde 5 seviyesine çıkarak Ekim 2023’ten bu yana ilk kez bu psikolojik eşiği aştı. Analistler, yüzde 5 seviyesinin aşılmasının ABD ekonomisi ve hisse senedi piyasaları açısından da önemli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​ORTADOĞU GERİLİMİ PETROL FİYATLARINI DESTEKLİYOR</strong></span></p>

<p>​Jeopolitik cephede ise Yemen’de İran yanlısı Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik yeni saldırıları öne çıktı. Kızıldeniz kıyısında yeni saldırı hazırlıkları yapılırken, petrol arzında yaşanabilecek kesintilere ilişkin endişeler enerji fiyatlarını destekledi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 09:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/abd-tahvil-faizindeki-yukselis-altin-fiyatlarini-baskilamaya-devam-ediyor-1789452701.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye Genelinde Her Gün Yüzlerce Esnaf Kepenk Kapatmak Zorunda Kalıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-genelinde-her-gun-yuzlerce-esnaf-kepenk-kapatmak-zorunda-kaliyor-2005</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-genelinde-her-gun-yuzlerce-esnaf-kepenk-kapatmak-zorunda-kaliyor-2005</guid>
                <description><![CDATA[Dev marketler ve internet alışverişlerinin gölgesinde fiyat rekabetine yenik düşen küçük esnaf kepenk indirmeye devam ediyor. TESK verilerine göre bu yılın Ocak-Ağustos döneminde açılan işyeri sayısı yüzde 8 azalarak 193 bine gerilerken, kapanan işyeri sayısı ise yüzde 11,2 artışla 82 bin 669’a yükseldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sayıları giderek artan dev marketler ve indirim marketleriyle fiyat rekabetinde zorlanan esnaf, internet alışverişlerinin de yaygınlaşmasıyla birlikte ayakta kalmakta güçlük çekiyor. Tüketicilerin değişen alışveriş alışkanlıkları küçük ölçekli ticarethaneleri doğrudan etkilerken, yeni dükkan açma iştahı azalıyor, mevcut işletmeler ise kepenk kapatmak zorunda kalıyor. Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) tarafından açıklanan veriler, ticari hayattaki zayıflama eğilimini net bir şekilde gözler önüne seriyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AÇILAN İŞYERİ SAYISINDA DÜŞÜŞ SÜRÜYOR</span></strong></p>

<p>TESK verilerine göre, geçen yılın Ocak-Ağustos döneminde 209 bin 991 olan açılan esnaf işyeri sayısı, bu yılın aynı döneminde yüzde 7,99’luk azalışla 193 bin 222’ye geriledi. Yılbaşından bu yana yalnızca Haziran ayında açılan işyeri sayısı geçen yılın üzerine çıkabildi. Geçen yıl Haziran’da 22 bin 286 olan sayı, bu yıl yüzde 10,01 artışla 25 bin 178 oldu. Diğer aylarda ise düşüş hakim oldu. Açılan işyeri sayısı Mart’ta yüzde 12,7 azalarak 22 bin 333’e, Mayıs’ta yüzde 29,24 azalarak 19 bin 414’e, Temmuz’da yüzde 15,16 azalarak 23 bin 396’ya ve Ağustos’ta yüzde 7,54 azalarak 23 bin 387’ye geriledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAPANAN İŞYERİ SAYISINDA ÇİFT HANELİ ARTIŞ</span></strong></p>

<p>Yeni açılan işletmelerdeki gerilemeye karşın, kapanan işyeri sayısındaki çift haneli artış dikkat çekiyor. Ocak-Ağustos döneminde kapanan dükkan sayısı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11,26 artarak 74 bin 300’den 82 bin 669’a yükseldi. Kapanışlar Ocak’ta yüzde 1,47 artışla 12 bin 736, Şubat’ta yüzde 26,08 artışla 11 bin 617, Mart’ta yüzde 11,54 artışla 9 bin 802 ve Nisan’da yüzde 24,31 artışla 11 bin 699 olarak gerçekleşti. Mayıs’ta yüzde 20,77 düşüşle 7 bin 234’e inen kapanan işyeri sayısı, Haziran’da yüzde 38,61’lik rekor artışla 10 bin 304’e ulaştı. Temmuz’da yüzde 4,44 artışla 9 bin 767, Ağustos’ta ise yüzde 12,96 artışla 9 bin 510 kepenk kapatıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜNDE ORTALAMA 344 ESNAF KEPENK KAPATIYOR</span></strong></p>

<p>Açıklanan istatistiklere göre, bu yılın ilk sekiz ayında Türkiye genelinde günlük ortalama 805 yeni işyeri kurulurken, 344 esnaf ise faaliyetlerine son verdi. Geçen yıla oranla aylık ortalama açılan esnaf işyeri sayısı 26 bin 248 seviyesinden 24 bin 152’ye gerilerken, aylık ortalama kapanan işyeri sayısı 9 bin 287’den 10 bin 333’e yükselmiş oldu.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 08:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turkiye-genelinde-her-gun-yuzlerce-esnaf-kepenk-kapatmak-zorunda-kaliyor-1789449579.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>81 İlde Harekete Geçildi: Gençleri ve Çocukları Koruyacak Genelge Gönderildi</title>
                <category>Güncel</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/81-ilde-harekete-gecildi-gencleri-ve-cocuklari-koruyacak-genelge-gonderildi-2004</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/81-ilde-harekete-gecildi-gencleri-ve-cocuklari-koruyacak-genelge-gonderildi-2004</guid>
                <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, çocukları, gençleri ve aileleri hedef alan müstehcen ve suç içerikli faaliyetlere karşı 81 ildeki 175 ağır ceza Cumhuriyet başsavcılığına genelge gönderildiğini açıkladı. Genelgede ihbarların hızlı değerlendirilmesi, dijital delillerin korunması ve gerekli durumlarda içerik çıkarma ile erişim engelleme tedbirlerinin uygulanması istendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, çocukları, gençleri ve aileleri her türlü istismar, müstehcenlik, suç ve zararlı içerikten korumaya yönelik yeni bir adım atıldığını açıkladı. Gürlek, 81 ildeki 175 ağır ceza Cumhuriyet başsavcılığına konuya ilişkin genelge gönderildiğini bildirdi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>81 İLDEKİ 175 BAŞSAVCILIĞA GENELGE</strong></span></p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya konulan 2026-2035 Aile Ve Nüfus On Yılı vizyonu doğrultusunda aile, çocuk ve gençlerin korunmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti.&nbsp;Gürlek, bu kapsamda 81 ildeki 175 ağır ceza Cumhuriyet başsavcılığına “Ailenin, Gençlerin Ve Toplumun Genel Ahlaka Aykırı Ve Olumsuz Etkileyen İçerik Ve Oluşumlardan Korunması” konulu genelge gönderildiğini açıkladı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DİJİTAL DELİLLER KORUMA ALTINA ALINACAK</strong></span></p>

<p>Genelgede, çocukları ve gençleri hedef alan müstehcen ve suç içerikli faaliyetlere ilişkin ihbarların gecikmeksizin değerlendirilmesi istendi. Bakan Gürlek, başsavcılıklara yönelik talepleri şöyle açıkladı: “Başsavcılıklarımızdan çocukları ve gençleri hedef alan müstehcen ve suç içerikli faaliyetlere ilişkin ihbarların gecikmeksizin değerlendirilmesini, dijital delillerin derhal tespit edilerek muhafaza altına alınmasını, gerekli hallerde içerik çıkarma ve erişim engelleme tedbirlerinin uygulanmasını, organize yapı şüphesinde örgütlü suç hükümlerinin devreye alınmasını, suçtan gelir elde edildiğine dair emare bulunması halinde eş zamanlı mali soruşturma yürütülmesini, mağdur çocukların ikincil örselenmesini önleyecek koruyucu tedbirlerin eksiksiz uygulanmasını, ilgili kurumlarla güçlü ve sürekli koordinasyon sağlanmasını istedik.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>“GELECEĞİMİZİ KORUYACAĞIZ”</strong></span></p>

<p>Çocukların üstün yararının tartışmaya açık olmadığını vurgulayan Gürlek, aile kurumunu, gençlerin geleceğini ve toplum düzenini hedef alan suç yapılanmalarına müsamaha gösterilmeyeceğini ifade etti.&nbsp;Gürlek, “Aile kurumunu, gençlerimizin geleceğini ve toplum düzenimizi hedef alan hiçbir suç yapılanmasına müsamaha göstermeyeceğiz. Dijital mecralarda da fiziki dünyada da hukuk devletinin gereğini kararlılıkla yerine getireceğiz. Ailemizi koruyacağız. Çocuklarımızı koruyacağız. Geleceğimizi koruyacağız.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>CİNSİYETSİZLEŞTİRME İDDİASI DA ARAŞTIRILACAK</strong></span></p>

<p>Genelgede ayrıca çocukları ve gençleri cinsiyetsizleştirmeye teşvik ettiği değerlendirilen faaliyetlerin arkasındaki amaç ve kullanılan yöntemlerin araştırılması istendi.&nbsp;Çeşitli suçlarla bağlantı tespit edilmesi halinde ise derhal adli işlem başlatılması gerektiği belirtildi.</p>

<p><strong>KAYNAK: DİRİLİŞ POSTASI GAZETESİ&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 19:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/81-ilde-harekete-gecildi-gencleri-ve-cocuklari-koruyacak-genelge-gonderildi-1789403654.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Borsa Haftayı Yükselişle Tamamlarken İki Hisseden Yüzde 40&#039;ın Üzerinde Prim Geldi</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/borsa-haftayi-yukselisle-tamamlarken-iki-hisseden-yuzde-40in-uzerinde-prim-geldi-2003</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/borsa-haftayi-yukselisle-tamamlarken-iki-hisseden-yuzde-40in-uzerinde-prim-geldi-2003</guid>
                <description><![CDATA[BIST 100 Endeksi geçtiğimiz haftayı yüzde 2,85 yükselişle tamamlarken, 24 hisse yüzde 15’in üzerinde getiri sağladı; alıcıların artan işlemleriyle birlikte iki hissenin yüzde 40’ın üzerindeki primi dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>BIST 100 Endeksi geçtiğimiz haftayı yüzde 2,85 primle kapatırken alıcıların artan işlemleri piyasaya hakim oldu. Haftalık bazda 375 hissenin değer kazanması tabana yayılan iyimserliği gösterirken, 24 hisse yüzde 15’in üzerinde getiri elde etti. Yükselen Çelik’in yüzde 59,70 ve Beşiktaş Futbol’un yüzde 41,50 oranındaki performansı ise listenin ilk iki sırasında yer almalarını sağladı. İlgi sanayi ve gayrimenkul yatırım ortaklığı sektörlerindeki hisselerde yoğunlaşırken, çıkışlar yatırımcısına kazandırdı. Ancak fiyatı artanlara yatırım yaparken ekrandaki yukarı okların cazibesine kapılmadan önce o firmaların temel rasyolarının da mutlaka incelenmesi gerektiği ve çıkışların bilançolarla desteklenen kalıcı bir büyüme olup olmadığına bakılması gerektiği göz ardı edilmemeli.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FİYATLAMANIN ARKATINDAKİ GERÇEKLER</span></strong></p>

<p>Haftanın en güçlü çıkışını sergileyen Yükselen Çelik, beş gün boyunca tavandan işlem gördü. Geçtiğimiz mayısta test ettiği 7,53 TL’nin ardından sürekli düşen hisse, son günlerdeki yoğun ilgiyle birlikte yüzde 59,70 yükselerek 4,20 TL’ye çıktı. Özel bir haber akışı bulunmayan şirket, altı aylık dönemde zarardan döndü ve 54,3 milyon TL kâr açıkladı.</p>

<p>Beşiktaş Futbol ise haftayı yüzde 41,50 kazançla tamamladı. Büyük ortak ağustosta gerçekleştirdiği satışlarla birlikte payını yüzde 68,51 seviyesinden yüzde 60,12’ye düşürdü. Ortak satışı sonrasında 4 Eylül’den itibaren hisseye gelen beklenmedik talep, haftanın üç gününde fiyatın tavan olmasına yol açtı. Hissede zaman zaman benzer hareketlenmeler yaşanıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SERMAYE ADIMLARI HIZ KAZANDI</span></strong></p>

<p>Sasa, Kasım 2022’deki tarihi zirvesi 10,28 TL’nin ardından günümüze kadar sürekli geriledi. Arada gerçekleştirdiği yukarı atakları trend değişimine yol açmazken, geçtiğimiz hafta yüzde 23,14 yükseldi. Ağustosta satışlarını yüzde 30,2 artırarak 155 milyon dolara çıkaran firma, tahsisli sermaye artırımı yoluyla 7,18 milyar TL fon temin edecek.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/borsa-haftayi-yukselisle-tamamlarken-iki-hisseden-yuzde-40in-uzerinde-prim-geldi-1789391400.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Petrol Fiyatlarındaki Sıçrama ve Faiz Beklentisi Altın Piyasalarını Baskı Altına Aldı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/petrol-fiyatlarindaki-sicrama-ve-faiz-beklentisi-altin-piyasalarini-baski-altina-aldi-2002</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/petrol-fiyatlarindaki-sicrama-ve-faiz-beklentisi-altin-piyasalarini-baski-altina-aldi-2002</guid>
                <description><![CDATA[Petrol fiyatlarının yüzde 2’nin üzerinde değer kazanmasıyla tırmanan enflasyon kaygıları ve ABD Merkez Bankası’nın bu hafta faiz artırabileceği yönündeki güçlü beklentiler altın fiyatlarının gerilemesine yol açtı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Altın fiyatları, petrol fiyatlarının yüzde 2’nin üzerinde yükselmesiyle güçlenen enflasyon endişeleri ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu hafta faiz artırabileceği beklentisiyle geriledi. Piyasalarda Fed’in faiz artırma ihtimali yüzde 86,5’e yükseldi. Spot altın yüzde 0,3 gerileyerek 4 bin 334,31 dolara düşerken, ABD altın vadeli kontratlarında da yüzde 0,8’lik düşüş görüldü ve fiyat 4 bin 375 dolara indi. Altın, geçen hafta üçüncü haftalık düşüşünü kaydetmişti. Yeni haftada ise yükselen enerji fiyatları ve faiz beklentileri değerli metal üzerinde baskı oluşturdu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>PİYASA ANALİSTLERİNDEN KRİTİK DEĞERLENDİRME</strong></span></p>

<p>KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, yükselen enerji fiyatlarının yanı sıra Fed ve Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) toplantıları öncesinde artan faiz beklentilerinin altın fiyatlarını baskıladığını belirtti. Waterer, "Buna karşın jeopolitik risklerin ve para politikalarına ilişkin belirsizliklerin devam etmesi halinde altındaki düşüşlerin güvenli liman arayan yatırımcılardan alım getirebileceğine" işaret etti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>FED VE BOJ İÇİN FAİZ ARTIŞI BEKLENTİSİ GÜÇLENDİ</strong></span></p>

<p>ABD’de geçen hafta açıklanan enflasyon verileri, ağustos ayında tüketici fiyatlarının hızlandığını gösterdi. Çekirdek enflasyon göstergelerinden birinde de dört ayın en yüksek artışı kaydedildi. Verilerin ardından piyasalarda Fed’in bu haftaki toplantısında faiz artıracağı beklentisi belirgin biçimde güçlendi. CME FedWatch verilerine göre yatırımcılar, Fed’in salı ve çarşamba günlerindeki toplantısında faiz artırma ihtimalini yüzde 86,5 olarak fiyatlıyor. Bu oran, geçen haftaki enflasyon verileri açıklanmadan önce yaklaşık yüzde 67 seviyesindeydi. Japonya Merkez Bankası’nın da cuma günü faiz artırması bekleniyor. Kalıcı enflasyon ve dirençli ekonomik büyüme, büyük merkez bankalarının faiz artışlarına devam edebileceği beklentisini güçlendiriyor. Enerji fiyatlarındaki yükseliş ve Orta Doğu’daki gerilimin devam etmesi de küresel enflasyon görünümü üzerindeki baskıyı artırıyor. Altın, geleneksel olarak enflasyona karşı korunma aracı olarak görülse de yüksek faiz ortamı faiz getirisi sağlamayan değerli metalin cazibesini azaltıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>PETROL VE DİĞER DEĞERLİ METALLERDE SON DURUM</strong></span></p>

<p>Petrol fiyatları haftaya yüzde 2’nin üzerinde yükselişle başladı. Suudi Arabistan’a yönelik yeni Husiler saldırıları ve İran’ın Körfez’deki gemilere yönelik saldırıları arz endişelerini artırdı. Suudi Arabistan’daki önemli bir petrol boru hattının kapanması da piyasadaki arz baskısını güçlendirdi. İran ile Körfez ülkeleri arasında yapılması planlanan toplantının ertelenmesi ise Orta Doğu’daki diplomatik çabaların zayıfladığına ilişkin endişeleri artırdı.</p>

<p>Diğer değerli metallerde de aşağı yönlü hareket görüldü. Spot gümüş yüzde 0,7 düşüşle 64,02 dolara geriledi. Platin 1.796,90 dolar seviyesinde yatay seyrederken, paladyum 1.298,80 dolar civarında fazla değişmedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/petrol-fiyatlarindaki-sicrama-ve-faiz-beklentisi-altin-piyasalarini-baski-altina-aldi-1789386769.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tekstilin durumu ortada, belirsizlikler bitince ata toprağına bir şey düşünürüz</title>
                <category>Tekstil</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tekstilin-durumu-ortada-belirsizlikler-bitince-ata-topragina-bir-sey-dusunuruz-2001</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/tekstilin-durumu-ortada-belirsizlikler-bitince-ata-topragina-bir-sey-dusunuruz-2001</guid>
                <description><![CDATA[Ekonomim yazarı Vahap Munyar'ın kaleme aldığı yazıda, Türk tekstil ve denim sektörünün simge markalarından Orta Anadolu’nun Kayseri’deki fabrikasını kapatma kararı aldığı aktarıldı. Karamancı Holding bünyesindeki 73 yıllık dev tesisin üretimi durdurmasını değerlendiren Adil Sani Konukoğlu ve Ahmet Çalık gibi sektör temsilcileri, küresel maliyetler ile pazar daralmasının sanayiye yansımalarını ve sektörün geleceğini yorumladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İŞ&nbsp;</strong>dünyasının önde gelen isimlerinin bir dönem ilk sıralarına girmek için yarıştığı İstanbul Gelir Vergisi rekortmenleri listesine 2003 yılında o günler için sürpriz sayılacak bir isim 9’uncu sıradan girmişti:</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw400h723q95gc/storage/files/images/2026/09/13/v1-hyac.jpg" title="Tekstilin durumu ortada, belirsizlikler bitince ata toprağına bir şey düşünürüz - Resim : 1"><img alt="Tekstilin durumu ortada, belirsizlikler bitince ata toprağına bir şey düşünürüz - Resim : 1" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw400h723q95gc/storage/files/images/2026/09/13/v1-hyac.jpg" style="height:723px; width:400px" /></a></p>

<ul>
	<li><strong>Mehmet Fatih Karamancı…</strong></li>
</ul>

<p>Hürriyet’ten arkadaşlarımız Orta Anadolu Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>M. Fatih Karamancı</strong>’yla buluşup, öyküsünü kaleme aldı.&nbsp;<strong>Fatih Karamancı,&nbsp;</strong>önce vergi rekortmenleri listesi konusuna girdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Ben yıllardır İstanbul’da en yüksek gelir vergisi ödeyenler listesinde iyi noktalarda varım. Ancak, ismimi hep gizli tuttum. Bu yıl gizli tutmamaya karar verdim. Hepsi bu. Ayrıca ilk 50’de bizim gruptan 4 kişi var.</strong></p>

<p><strong>Fatih Karamancı,&nbsp;</strong>18 Ağustos 2003 tarihli Hürriyet’te yayınlanan röportajda Orta Anadolu’nun öyküsünü anlattı:</p>

<ul>
	<li><strong>Orta Anadolu 1953’te kurulmuş. O tarihte bizim aile yüzde 25 hisseye sahipmiş. O zaman Türkiye’nin her tarafında devlet şirketleri kurulurken Kayseri’de kurulan iki özel şirketten biri Orta Anadolu, diğeri de Birlik Mensucat.</strong></li>
	<li><strong>Her ikisi de Kayseri’nin ileri gelen tüccarlarının kurduğu fabrikalar. Tabi, çok ortaklı olmanın faydaları yanında zorlukları da var. Sonuçta gün gelmiş, şirket atıl kalmış.</strong></li>
	<li><strong>1981 yılında şirketin sermayeye ihtiyacı oldu. Biz o tarihe kadar çok değişik bir sektördeydik. Süperlit adlı boru şirketimiz vardı. Zaten içinde olduğumuz Orta Doğu’nun tamamını satın aldık.</strong></li>
	<li><strong>Biraz şansın, biraz da ikna kabiliyetimizin yardımıyla Levi’s Grubuyla 1983’lerde çalışmaya başladık. Aile şirketlerinin çabuk karar verebilme, gerektiğinde daha fazla risk alabilme rahatlığı, bazı grupların önüne geçmemizi sağladı.</strong></li>
</ul>

<p>Yönetim Kurulu Başkanlığını&nbsp;<strong>Fatih Karamancı</strong>’nın yürüttüğü Karamancı Holding’e bağlı Orta Anadolu, 11 Eylül 2026 günü müşterilerine ve iş ortaklarına duyuru yayınladı:</p>

<ul>
	<li><strong>Kayseri üretim tesislerinin kapanması…</strong></li>
	<li><strong>1953 yılında kurulan Orta Anadolu Ticaret ve Sanayi İşletmesi T.A.Ş, endüstriyel üretimde öncü bir rol oynamış ve 1986 yılından bu yana dünyanın en ikonik küresel markalarına yüksek kaliteli denim tedarik etmektedir.</strong></li>
	<li><strong>Son yıllarda küresel tekstil sektörü, küresel talebin zayıflaması, işletme ve finansman maliyetlerinin artması, tedarik zinciri dalgalanmaları ve değişen ticaret dinamikleri de dahil olmak üzere ciddi zorluklarla karşı karşıya kaldı.</strong></li>
	<li><strong>Maliyet düşürme girişimleri, operasyonel verimlilik önlemleri ve yeniden yapılandırma değerlendirmeleri gibi kapsamlı çabalarımıza rağmen, maalesef işletme modelinin bu ekonomik koşullar altında artık sürdürülebilir olmadığı sonucuna varılmıştır.</strong></li>
	<li><strong>Yönetim Kurulumuz Kayseri tesislerimizdeki faaliyetleri durdurma yönünde son derece zor bir karar almıştır. Üretim faaliyetlerimiz 11 Eylül 2026’dan itibaren askıya alınmış olup, tüm üretim tesislerimiz, 12 Ekim 2026 tarihinden itibaren kapatılacaktır.</strong></li>
	<li><strong>Bu süreç boyunca, mevcut ticari yükümlülüklerimizi sorumlu, şeffaf ve kurumsal değerlerimizle uyumlu bir şekilde yerine getirmek için tüm paydaşlarımızla yakın işbirliği içinde çalışacağımızı özellikle vurgulamak isteriz.</strong></li>
</ul>

<p>Orta Anadolu’nun bu duyurusu üzerine bir taraftan arşive girip Hürriyet Gazetesi’nde yayınlanan haberleri taradım, diğer taraftan&nbsp;<strong>Fatih Karamancı</strong>’ya mesaj yazdım:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Fatih Bey, denim kumaşında bir dönem Türkiye’de ilk sıralardaydınız. Şimdi tekstilden tümüyle çıkıyorsunuz anlaşılan?</strong></p>

<p>Şu kısa yanıtı verdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Aynen… Tekstilin durumunu en iyi bilenlerdensin…</strong></p>

<p>Konuyu biraz daha açmaya çalıştım:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Kayseri’deki fabrikayı ne yapacaksınız? Başka sektöre mi gireceksiniz? Boru işi nasıl gidiyor?</strong></p>

<p>Yanıt yine kısa geldi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Daha erken bir soru ama belirsizlikler bitince düşüneceğiz. Sonuçta ata toprağı.</strong></p>

<p>Bu kez Kayseri’deki üretim bantlarını merak ettim:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Üretim bantları ne olacak? Satacak mısınız?</strong></p>

<p>Bu soruyu da erken buldu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Bu soru için de erken ama denim üretmeyeceğiz artık…</strong></p>

<p><strong>Fatih Karamancı&nbsp;</strong>ile kısa yazışma sonrası Hürriyet’te 18 Ağustos 2003’te yayınlanan röportaja yeniden döndüm. Başlığı şöyleydi:</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw400h319q95gc/storage/files/images/2026/09/13/v2-6tk3.jpg" title="Tekstilin durumu ortada, belirsizlikler bitince ata toprağına bir şey düşünürüz - Resim : 2"><img alt="Tekstilin durumu ortada, belirsizlikler bitince ata toprağına bir şey düşünürüz - Resim : 2" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw400h319q95gc/storage/files/images/2026/09/13/v2-6tk3.jpg" style="height:319px; width:400px" /></a></p>

<ul>
	<li><strong>Çıraklığını yapmadığın işin ağalığını süremezsin…</strong></li>
</ul>

<p>Röportajın giriş cümlesinde Orta Anadolu’nun o günlerdeki konumu şöyle anlatılmıştı:</p>

<ul>
	<li><strong>Türkiye’nin denim devi Orta Anadolu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Karamancı, üç kuşak önce iplikle başlayan üretimi dünya devlerine&nbsp;</strong>“anahtar teslim jean”&nbsp;<strong>aşamasına taşıdı. Çorlu’da Levi’s, GAP, Calvin Klein, Lee, Wrangler ve Diesel’e denim konfeksiyon üretiyor.</strong></li>
</ul>

<p>Röportajda Karamancı Holding’in işlerinin bulunduğu nokta şöyle özetlenmişti:</p>

<ul>
	<li><strong>400 milyon dolar cirolu ve 4 bin kişinin çalıştığı Karamancı Holding, inşaat, tekstil-konfeksiyon, boru ve enerji sektörlerinde faaliyet gösteriyor. Holdingin başında Demir Karamancı var. Oğulları M. Fatih ve Murat Karamancı da yardımcıları. Süperlit Boru ve Orta Anadolu’nun Yönetim Kurulu Başkanlığını Mehmet Fatih Karamancı yürütüyor.</strong></li>
</ul>

<p>Türkiye’nin denim devlerinden, dünyada da önemli yere sahip Orta Anadolu’nun üretimi durdurma noktasına gelmesi, ülkemizde bu dönemin sanayideki büyük kayıpları arasında yerini alıyor…</p>

<p>Orta Anadolu’nun sektörden çekilmesinden&nbsp;<a href="https://www.ekonomim.com/ekonomi" target="_blank" title="ekonomi">ekonomi</a>&nbsp;yönetimi dahil tüm tarafların ders çıkarması gerekiyor…</p>

<p><strong>Bizde de kapasite&nbsp;3’te 1’e düştü, bu&nbsp;sonuç iyi olmadı</strong></p>

<p>&nbsp;<strong>ORTA&nbsp;</strong>Anadolu’nun üretimi durdurma kararını Türkiye’nin yine önde gelen denim üreticilerinde Sanko Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Adil Sani Konukoğlu</strong>’na sordum:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Başkan, Orta Anadolu, üretimi tümüyle durdurma kararı aldı. Sizde durum nasıl?</strong></p>

<p>Gaziantep Sanayi Odası Meclis Başkanı, TOBB’da da Türkiye Tekstil Sanayi Meclis Başkanlığı görevini yürüten&nbsp;<strong>Adil Konukoğlu,&nbsp;</strong>şu yanıtı verdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Tekstil sektöründe çok firma kapasite küçültüyor, konfeksiyon firmaları bir bir kapanıyor. Bu da otomatik olarak bizlere de yansıyor.</strong></p>

<p>Sanko’nun da denimde kapasite kullanım oranının 3’te 1’e düştüğünü belirtti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Şimdilik böyle devam ediyoruz. Hayırlısı olsun bakalım.</strong></p>

<p>Orta Anadolu’nun üretimi durdurmasının üzücü olduğunu vurguladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Yılların firması… Sektöründe önde gelen bir firma… Böyle sonuçlanması iyi olmadı…</strong></p>

<p><strong>Denim sanayisinin itibarlı&nbsp;kuruluşlarından biridir,&nbsp;sektöre katkısı büyüktür</strong></p>

<p>&nbsp;<strong>ORTA&nbsp;</strong>Anadolu’nun üretimi durdurmasını yine Türkiye’nin önde gelen denim üreticilerinden Çalık Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Ahmet Çalık</strong>’a da sordum.&nbsp;<strong>Çalık,&nbsp;</strong>şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Orta Anadolu, Türk tekstil ve denim sanayisinin köklü ve itibarlı kuruluşlarından biridir. Uzun yıllar boyunca sektörümüze sağladığı katkılar, oluşturduğu üretim kültürü ve bıraktığı değerli miras her zaman saygıyla anılacaktır.</strong></p>

<p><strong>Çalık</strong>’a Çalık Denim’in üretim temposunu da sordum, denimin Çalık Grubu’nun doğduğu ve sanayide ilk adımlarını attığı temel iş kollarından biri olduğunu belirtti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Çalık Denim olarak Malatya’daki güçlü üretim altyapımız, teknolojimiz, ürün geliştirme kabiliyetimiz ve kalite anlayışımızla premium denim kumaş üretimindeki faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz.</strong></p>

<p>Denim üretimini yalnızca kumaş üretimi olarak görmediklerini vurguladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Pamuktan ipliğe, dokumadan terbiye ve ürün geliştirmeye kadar uzanan değer zincirinin tamamında katma değer yaratmayı, müşterilerimize yenilikçi, kaliteli ve rekabetçi ürünler sunmayı temel sorumluluğumuz olarak görüyoruz.</strong></p>

<p>Küresel tekstil sektörünün önemli bir dönüşümden geçtiğinin ve rekabet koşullarının giderek zorlaştığının farkında olduklarını bildirdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Ancak, Türkiye’nin tekstil ve denim alanındaki bilgi birikimine, üretim kabiliyetine ve geleceğine güveniyoruz.</strong></p>

<p>Önümüzdeki dönemi uzun vadeli ve stratejik bir bakış açısıyla değerlendirdiklerini kaydetti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Müşterilerimize, çalışanlarımıza ve tüm paydaşlarımıza karşı sorumluluklarımızı gözeterek; Çalık Denim’in premium denim alanındaki güçlü konumunu daha ileri taşımaya, üretmeye ve ülkemiz için değer oluşturmaya devam edeceğiz.</strong></p>

<p><strong>O Vali olmasaydı&nbsp;Malatya’ya yatırım&nbsp;yapmaktan vazgeçerdim</strong></p>

<p>&nbsp;<strong>ORTA&nbsp;</strong>Anadolu’nun Kayseri’de üretimi durdurma kararı üzerine arşivde tarama yaparken, Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Fatih Karamancı&nbsp;</strong>ile 2021 yılı Kasım ayının ilk günlerinde New York’ta yaptığımız sohbeti içeren yazıma baktım.</p>

<p>Akbank Yönetim Kurulu Başkanı, The American Turkish Society (ATS) Eş Başkanı&nbsp;<strong>Suzan Sabancı</strong>’nın davetiyle gittiğim New York’ta&nbsp;<strong>Fatih Karamancı&nbsp;</strong>ve Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>İzzet Garih</strong>’le buluşmuştum.&nbsp;<strong>Karamancı,&nbsp;</strong>cep telefonundan Malatya’daki Süperlit Boru Fabrikasının canlı görüntüsünü göstermişti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Memleketindeki fabrikamızın maşallahı var. Tam kapasite çalışıyor. Nükleer santrale de boru veriyoruz. İhracat pazarlarımız arasına Avustralya ve ABD’yi de ekledik. 60’tan fazla ülkeye boru ihraç ediyoruz.</strong></p>

<p>İşlerin durgun olduğu günleri anımsatınca şu bilgiyi vermişti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Malatya’daki fabrikamız bir ara toplam 2 yıl kapalı kaldı.</strong></p>

<p>Sonra da Malatya’daki fabrikayı yaptırdıkları 2011 yılına dönmüştü:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>O dönemde Malatya’da Vali Ulvi Saran’dı. Eğer Ulvi Bey olmasaydı, Malatya’ya boru fabrikası yatırımı yapmazdık. Ulvi Bey, OSB’de bir yatırımcının devrettiği 60 bin metrekarelik en büyük alanı almamızın önünü açmıştı.</strong></p>

<p><a href="https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/tekstilin-durumu-ortada-belirsizlikler-bitince-ata-topragina-bir-sey-dusunuruz/917951"><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/tekstilin-durumu-ortada-belirsizlikler-bitince-ata-topragina-bir-sey-dusunuruz-1789376649.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜİK Temmuz Ayı Üretim Rakamlarını Açıkladı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tuik-temmuz-ayi-uretim-rakamlarini-acikladi-2000</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/tuik-temmuz-ayi-uretim-rakamlarini-acikladi-2000</guid>
                <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre temmuz ayında tavuk eti, yumurta ve toplanan inek sütü miktarı yıllık bazda yükseliş gösterdi. Tavuk yumurtası üretiminde yaşanan yüzde 17,2'lik artış ayın en dikkat çekici verisi oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), temmuz ayına ilişkin kümes hayvancılığı ile süt ve süt ürünleri üretim verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan verilere göre tavuk eti üretimi, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 5,5 artarak 251 bin 861 tona ulaştı. Kesilen tavuk sayısı ise yüzde 1,8’lik artışla 133 milyon 407 bin adet olarak kayıtlara geçti. Tavuk yumurtası üretimi yıllık bazda yüzde 17,2 yükselerek 1 milyar 904 milyon 42 bin adet seviyesine çıktı. Yılın ilk 7 aylık döneminde ise tavuk eti üretimi yüzde 1,1 artışla 1 milyon 621 bin 395 tona, yumurta üretimi yüzde 18,4 artışla 13 milyar 88 milyon 637 bin adede ulaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TOPLANAN İNEK SÜTÜ 987 BİN TONU AŞTI</span></strong></p>

<p>Ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarı temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,4 artarak 987 bin 634 tona yükseldi. Ocak-temmuz döneminde toplanan süt miktarı ise yüzde 1,9 artışla 6 milyon 841 bin 125 ton seviyesinde gerçekleşti. Temmuz ayında inek peyniri üretimi yüzde 2,9 artarak 72 bin 77 tona, ayran ve kefir üretimi yüzde 5,6 yükselişle 103 bin 171 tona ulaştı. Yoğurt üretimi yüzde 3,5 artışla 140 bin 86 ton, içme sütü üretimi ise yüzde 2,6 artışla 130 bin 610 ton oldu. Tereyağı ve sadeyağ üretimi ise yüzde 0,1 azalarak 8 bin 954 tona geriledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYLIK VERİLERDEKİ DEĞİŞİM DİKKAT ÇEKTİ</span></strong></p>

<p>Aylık veriler incelendiğinde tavuk eti üretimi haziran ayına göre yüzde 8,4, yumurta üretimi ise yüzde 3,5 artış gösterdi. Aynı dönemde toplanan inek sütü miktarında yüzde 0,8, içme sütü üretiminde ise yüzde 6,6 oranında düşüş kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/tuik-temmuz-ayi-uretim-rakamlarini-acikladi-1789375707.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan İmzayı Attı! Kamu Yatırımlarında Sıkı Tasarruf Dönemi Başlıyor</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/cumhurbaskani-erdogan-imzayi-atti-kamu-yatirimlarinda-siki-tasarruf-donemi-basliyor-1999</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/cumhurbaskani-erdogan-imzayi-atti-kamu-yatirimlarinda-siki-tasarruf-donemi-basliyor-1999</guid>
                <description><![CDATA[Resmî Gazete’de yayımlanan 2027-2029 Dönemi Kamu Yatırım Programı Hazırlıkları Genelgesi ile kamu yatırımlarında tasarruf ve mali disiplin ön plana çıkarıldı. 2027 yılı yatırımlarında devam eden ve kısa sürede tamamlanabilecek projelere ağırlık verilecek, zorunlu durumlar dışında programa yeni proje alınmayacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>2027 yılı kamu yatırımlarında öncelik, devam eden ve kısa sürede tamamlanabilecek projelere verilecek. Zorunlu durumlar dışında programa yeni proje alınmayacak.&nbsp;2027-2029 Dönemi Kamu Yatırım Programı Hazırlıkları Genelgesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlandı. Genelgeyle kamu yatırımlarında tasarruf, mali disiplin ve kaynakların etkin kullanımı ön plana çıkarıldı. Yatırım ödeneklerinin sürdürülebilir büyümeye en yüksek katkıyı sağlayacak alanlara yönlendirilmesi istendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÖNCELİK DEVAM EDEN YATIRIMLARDA</span></strong></p>

<p>2027 Yılı Kamu Yatırım Programı hazırlanırken On İkinci Kalkınma Planı ile 2027-2029 Dönemi Orta Vadeli Program’da belirlenen politika ve hedefler esas alınacak. Ödenek tahsisinde devam eden, öncelikli ve kısa sürede tamamlanarak hizmete açılabilecek projelere ağırlık verilecek. Ekonomik ve sosyal altyapıyı güçlendirecek yatırımlar öncelikli olarak değerlendirilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ZORUNLU OLMADIKÇA YENİ PROJE YOK</span></strong></p>

<p>Tasarruf tedbirleri kapsamında zorunlu durumlar dışında 2027 Yılı Kamu Yatırım Programı’na yeni proje alınmayacak. Vatandaşların acil ihtiyaçlarını karşılamayan veya ekonomide katma değer artışına doğrudan katkı sunmayan yatırım teklifleri programa dahil edilmeyecek.&nbsp;Yeni yatırımlar yerine mevcut kamu tesislerinin daha etkin kullanılması, bakım ve onarım ihtiyaçlarının giderilmesi hedeflenecek. Genelgenin ekinde kamu kurumlarının yatırım tekliflerinde izleyeceği usulleri içeren hazırlama rehberi ile kurumların yatırım tavanlarına ilişkin tablolar da yayımlandı.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 17:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/cumhurbaskani-erdogan-imzayi-atti-kamu-yatirimlarinda-siki-tasarruf-donemi-basliyor-1789309342.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türk kuru inciri tek yön gemi biletiyle 28 Eylül’de ihracat yolculuğuna çıkıyor</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turk-kuru-inciri-tek-yon-gemi-biletiyle-28-eylulde-ihracat-yolculuguna-cikiyor-1998</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turk-kuru-inciri-tek-yon-gemi-biletiyle-28-eylulde-ihracat-yolculuguna-cikiyor-1998</guid>
                <description><![CDATA[Cennet meyvesi kuru incirin 2026 ürünü yeni mahsul ihracat yolculuğu için ilk yükleme/ihraç tarihi 28 Eylül 2026 Pazartesi olarak belirlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, yeni sezon öncesinde kuru incirde kalite ve gıda güvenliği arttırmak amacıyla yoğun bir mesai verdiklerini dile getirdi.</p>

<p>Üreticilere örnek olması ve sergi yerlerinden aflatoksinli kuru incirlerin seçilerek ayıklanabilmesi amaçlı üretim bölgelerindeki muhtarlar aracılığıyla taşınabilir UV el lambaları Aydın ve İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlükleri koordinasyonunda dağıttıklarını aktaran Gabay, “Sağlıklı hasat ve kurutma sağlanabilmesi için yine Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonun kurutma kerevetleri ve üretici bilgilendirme broşürleri dağıttık. Türkiye’nin en prestijli ürünlerinden kuru incirde güzel bir sezon geçirmek adına yoğun mesai veriyoruz” dedi.</p>

<p>Türkiye’nin 2025/26 sezonununda 15 Ekim 2025-08 Eylül 2026 tarihleri arasında 2025 ürünü 55 bin ton kuru incir ihraç ederek 343 milyon dolar döviz geliri elde ettiği bilgisini veren Gabay şöyle devam etti; “Sezon sonunda 350 milyon doları aşacağımıza inanıyoruz. 2026-27 sezonunda kuru incir ihracatında 60 bin tonun üzerine çıkmayı hedefliyoruz.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Uzakdoğu’nun payı yüzde 16’ya yükseldi</strong></span></p>

<p>Türkiye’nin kuru incir ihraç ettiği pazarlarla ilgili bilgi veren Başkan Gabay, Avrupa Birliği’nin 17 bin 775 ton kuru incir talebiyle yüzde 32 pay aldığını ve liderliğini sürdürdüğüne işaret etti. Gabay; “Amerika kıtasına yaklaşık 16 bin ton kuru incir ihraç ettik. Uzakdoğu ülkelerine ihracatımız yüzde 29’luk artışla 7 bin tondan 8 bin 795 tona yükseldi. Uzakdoğu ülkelerinin ihracatımızdaki payı yüzde 13’ten yüzde 16’ya çıktı. Hindistan, Çin, Japonya gibi ülkelerde yaptığımız tanıtım çalışmalarının meyvelerini aldığımızı görüyoruz. Uzakdoğu pazarında hedefimiz ihracatımızın yüzde 25’ini bu ülkelere yapabilir konuma gelmek” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kuru incir ihracatında Amerika Birleşik Devletleri 58 milyon dolarlık tutarla zirvedeki yerini korurken, ikinci sırada 44,5 milyon dolarla Almanya ve üçüncü sırada 44 milyon dolarla Fransa yer aldı. Türkiye’den kuru incir talebini yüzde 249’luk artışla 5 milyon dolardan 17,7 milyon dolara çıkaran Çin, Türkiye’nin en çok kuru incir ihraç ettiği ülkeler sıralamasında dördüncü sıraya tırmandı. Kanada 13,5 milyon dolarlık kuru incir ihracatıyla beşinci oldu.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turk-kuru-inciri-tek-yon-gemi-biletiyle-28-eylulde-ihracat-yolculuguna-cikiyor-1789309122.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Casper 105 servis noktasıyla Türkiye genelinde hizmet veriyor</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/casper-105-servis-noktasiyla-turkiye-genelinde-hizmet-veriyor-1996</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/casper-105-servis-noktasiyla-turkiye-genelinde-hizmet-veriyor-1996</guid>
                <description><![CDATA[Teknoloji ürünlerinde işlemci, ekran, depolama kapasitesi, tasarım ve fiyat satın alma kararının temel kriterleri arasında yer alıyor. Cihazların günlük ve profesyonel yaşamda kullanım alanının genişlemesiyle birlikte, arıza veya bakım durumunda teknik desteğe erişim ve cihazın yeniden kullanılabilir hale gelme süresi de kullanıcı deneyiminde önem kazanıyor. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Satış sonrası hizmetlerin teknoloji seçiminde öne çıkan başlıklardan biri haline geldiğini aktaran&nbsp;<strong>Casper Pazarlama ve Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Feray Karaman</strong>; “Bilgisayar ve tabletlerin iş, eğitim ve günlük yaşamda daha yoğun kullanılması, teknik desteğe hızlı erişimin önemini de artırıyor. Türkiye genelindeki 105 servis noktamızın yanı sıra 8 ilde 11 yıldır sürdürdüğümüz 1 Saatte Servis hizmetiyle kullanıcıların teknik desteğe erişim süresini kısaltmaya odaklanıyoruz” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>7 bin 983 cihaz 60 dakikadan kısa sürede teslim edildi</strong></span></p>

<p>Casper’ın 11 yıldır 8 ilde sunduğu 1 Saatte Servis hizmeti, koşulları uygun cihazlarda arıza tespiti, onarım ve test süreçlerinin bir saat içinde tamamlanmasını hedefliyor. Servise ulaşan cihazlarda öncelikle sorunun niteliği belirleniyor; ardından ilgili uzman ve iş istasyonu atanarak teknik süreç başlatılıyor. Geçmiş servis kayıtları ve dijital teknik yönlendirmelerden yararlanan ekipler, gerekli parçanın servis noktasında hazır bulunması halinde onarım işlemine doğrudan geçebiliyor. Sürecin sonunda gerçekleştirilen testlerle cihazın yeniden kullanıma hazır hale getirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Antalya, Konya ve Eskişehir’de sunulan hizmet kapsamında Haziran 2025-Haziran 2026 döneminde 7.983 cihaz 60 dakika dolmadan kullanıcıya teslim edildi. Aynı dönemde zaman hedefini karşılama oranı yüzde 93 olurken, ortalama onarım süresi 35-48 dakika arasında gerçekleşti. 4.108 dizüstü bilgisayar, 1.821 tablet, 1.324 akıllı telefon, 380 masaüstü bilgisayar ve 350 monitör bir saatten kısa sürede tamamlanan işlemler arasında yer aldı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Farklı ürün gruplarında 1 Saatte Servis imkanı</strong></span></p>

<p>1 Saatte Servis hizmetinden Casper logolu dizüstü ve masaüstü bilgisayarlar, tabletler, akıllı telefonlar, monitörler ve All-in-One bilgisayarlar yararlanabiliyor. Garanti süresi sona eren cihazlarda onarım işlemi ücretlendirilebilse de 1 Saatte Servis hizmeti için ayrıca ücret alınmıyor. Ağır fiziksel hasar veya uzun süreli teknik test gerektiren işlemlerde ise servis süresi 60 dakikayı aşabiliyor; bu durumlarda tahmini süre ve oluşabilecek maliyet işlem öncesinde kullanıcıyla paylaşılıyor.</p>

<p>Hızlı servis süreci, onarım işleminin yanı sıra kapsamlı bir teknik ekip ve parça planlamasına dayanıyor. Servis noktalarında talep olasılığına göre oluşturulan parça stokları, ihtiyaç duyulan bileşenin hazır bulunması halinde işleme doğrudan geçilmesini sağlıyor. Onarım sonrasında gerçekleştirilen testlerle cihazların teslim öncesindeki teknik kontrolleri tamamlanıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Servis ağı adresten alım ve teslim seçenekleriyle genişliyor</strong></span></p>

<p>Casper’ın Türkiye genelindeki 105 servis noktasından oluşan ağı, kullanıcıların teknik desteğe farklı kanallardan ulaşabilmesini sağlıyor. En yakın servis noktasına çağrı merkezi ve Casper’ın destek sayfası üzerinden ulaşılabilirken, cihazını servis noktasına götürmek istemeyen kullanıcılar için adresten alım seçenekleri de bulunuyor.</p>

<p>Türkiye genelinde sunulan ücretsiz JET Servis kapsamında cihaz, kargo kuryesi aracılığıyla kullanıcının evinden veya iş yerinden alınarak teknik servise ulaştırılıyor ve işlemler tamamlandıktan sonra aynı adrese teslim ediliyor. İstanbul ve Ankara’nın belirli bölgelerinde sunulan ücretli TURBO Servis ise adresten alım ve teslim sürecini moto kurye aracılığıyla gerçekleştiriyor. Böylece servis ağı, fiziksel noktalara erişimin yanında farklı teslim seçenekleriyle de tamamlanıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Casper servislerinde başarılı onarım oranı yüzde 98’in üzerinde</strong></span></p>

<p>Casper’ın paylaştığı verilere göre onarılan cihazların yüzde 98,5’i ilk 60 gün içerisinde aynı arıza nedeniyle yeniden servise gelmiyor. Şirketin Haziran 2026 verilerinde bilgisayar kategorisindeki başarılı onarım oranı yüzde 98,28, genel başarılı onarım oranı ise yüzde 98,33 seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 18:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/casper-105-servis-noktasiyla-turkiye-genelinde-hizmet-veriyor-1789141187.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çiftçilerin Hesaplarına 4 Milyar 108 Milyon Liralık Destek Yatıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ciftcilerin-hesaplarina-4-milyar-108-milyon-liralik-destek-yatiyor-1995</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ciftcilerin-hesaplarina-4-milyar-108-milyon-liralik-destek-yatiyor-1995</guid>
                <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, üreticilere yönelik toplam 4 milyar 108 milyon 5 bin 938 liralık tarımsal destekleme ödemesinin bugün hesaplara aktarılacağını açıkladı. Ödemelerde en büyük payı 4 milyar 51 milyon 204 bin 220 lirayla buzağı desteği oluşturdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, üreticilere yönelik toplam 4 milyar 108 milyon 5 bin 938 liralık tarımsal destekleme ödemesinin bugün hesaplara aktarılacağını duyurdu.&nbsp;Tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve üreticilerin desteklenmesi amacıyla yürütülen programlar kapsamında çiftçilere 4,1 milyar lirayı aşan ödeme yapılacak.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>EN BÜYÜK PAY BUZAĞI DESTEĞİNE</strong></span></p>

<p>Açıklanan destek paketinde en büyük payı büyükbaş hayvancılık destekleri aldı. Bu kapsamda buzağı desteği için 4 milyar 51 milyon 204 bin 220 lira üreticilerin hesaplarına aktarılacak.&nbsp;Büyükbaş hayvancılık destekleri kapsamında malak yetiştiricilerine de 45 milyon 810 bin 800 liralık ödeme gerçekleştirilecek.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>BİTKİSEL ÜRETİME DE DESTEK VERİLECEK</strong></span></p>

<p>Bitkisel üretim kapsamında temel destek için 5 milyon 702 bin 714 lira ödeme yapılacak. Planlı üretim desteği kapsamında üreticilere aktarılacak tutar ise 5 milyon 288 bin 204 lira olarak açıklandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TOPLAM ÖDEME 4 MİLYAR 108 MİLYON LİRA</strong></span></p>

<p>Buzağı ve malak destekleri ile bitkisel üretim ve planlı üretim destekleri dahil olmak üzere çiftçilere bugün aktarılacak toplam tutar 4 milyar 108 milyon 5 bin 938 liraya ulaşacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ciftcilerin-hesaplarina-4-milyar-108-milyon-liralik-destek-yatiyor-1789132239.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sektörlerin Ciro Yarışında Temmuz Lideri Belli Oldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/sektorlerin-ciro-yarisinda-temmuz-lideri-belli-oldu-1994</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/sektorlerin-ciro-yarisinda-temmuz-lideri-belli-oldu-1994</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu’nun Temmuz 2026 verilerine göre sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerinin toplam cirosu yıllık bazda yüzde 30,2 arttı. Dört ana sektör arasında hem yıllık hem aylık ciro artışında ilk sırada yer alan inşaat sektörünün cirosu yıllık yüzde 35,8, aylık ise yüzde 9,2 yükseldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerinin toplam cirosu temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30,2 arttı. Dört ana sektör arasında en yüksek yıllık ciro artışı yüzde 35,8 ile inşaat sektöründe gerçekleşti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TOPLAM CİRO YÜZDE 30,2 ARTTI</strong></span></p>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Temmuz 2026 dönemine ilişkin ciro endeksleri açıklandı.&nbsp;Verilere göre sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerini kapsayan toplam ciro endeksi, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30,2 yükseldi. Sektörler ayrı ayrı değerlendirildiğinde yıllık bazda en yüksek artış inşaat sektöründe kaydedildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YILLIK ARTIŞTA İNŞAAT ZİRVEDE</strong></span></p>

<p>Temmuz ayında inşaat sektörü ciro endeksi yıllık bazda yüzde 35,8 arttı.&nbsp;Hizmet sektöründe ciro artışı yüzde 34,5 olurken, sanayi sektöründe yüzde 31,5, ticaret sektöründe ise yüzde 27,7 olarak gerçekleşti. Böylece dört ana sektör içerisinde yıllık ciro artışının lideri inşaat sektörü oldu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>AYLIK ARTIŞTA DA İNŞAAT ÖNE ÇIKTI</strong></span></p>

<p>Toplam ciro endeksi temmuz ayında haziran ayına göre yüzde 1,7 yükseldi.&nbsp;Sektörel bazda aylık değişimlere bakıldığında yine inşaat sektörü öne çıktı. İnşaat sektörünün cirosu bir önceki aya göre yüzde 9,2 arttı.</p>

<p>Aynı dönemde sanayi sektörünün cirosu yüzde 3,0, hizmet sektörünün cirosu ise yüzde 2,5 yükseldi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TİCARET SEKTÖRÜNDE DEĞİŞİM OLMADI</strong></span></p>

<p>Temmuz ayında ticaret sektörünün ciro endeksinde ise haziran ayına göre herhangi bir değişim kaydedilmedi. Böylece ticaret sektörü aylık ciro değişiminde diğer üç sektörün gerisinde kaldı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İNŞAAT İKİ AYRI VERİDE DE ZİRVEDE</strong></span></p>

<p>Temmuz verileriyle birlikte inşaat sektörü, dört ana sektör arasında hem yıllık hem de aylık ciro artışında ilk sırada yer aldı.&nbsp;İnşaat sektörünün cirosundaki yıllık yüzde 35,8’lik artışın yanı sıra aylık yüzde 9,2’lik yükseliş de sektördeki hareketliliği ortaya koydu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/sektorlerin-ciro-yarisinda-temmuz-lideri-belli-oldu-1789119658.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İSO Seçiminde 74 Oyun Hesabı Yeniden Yapılıyor: Dengeleri Kim Değiştirecek?</title>
                <category>İş dünyası</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/iso-seciminde-74-oyun-hesabi-yeniden-yapiliyor-dengeleri-kim-degistirecek-1993</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/iso-seciminde-74-oyun-hesabi-yeniden-yapiliyor-dengeleri-kim-degistirecek-1993</guid>
                <description><![CDATA[Gazeteci-Yazar Murat Çetin’in Tekstil Dergisi’nde yazdığı yazısında, İstanbul Sanayi Odası’nda 2022 seçimlerinde ortaya çıkan 74-56 oy farkının 26 Ekim’de yapılacak yeni seçimde nasıl şekilleneceğine dikkat çekildi. Bahçıvan’ın yarıştan çekilmesi, Ender Yılmaz’ın adaylığı ve Adnan Dalgakıran’ın yeniden sahaya çıkmasıyla İSO’da gözler sandık dengelerine çevrildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Sanayi Odası’nda 2022 yılında gerçekleştirilen başkanlık seçiminde Erdal Bahçıvan 74, Adnan Dalgakıran ise 56 oy aldı. İki aday arasındaki 18 oyluk fark, 26 Ekim’de yapılacak yeni seçim öncesinde yeniden gündeme geldi.&nbsp;Gazeteci-Yazar Murat Çetin’in kaleme aldığı yazıda, 2022 seçimindeki oy dağılımının yanı sıra sandalyelerde yaşanan değişimin seçim dengelerine etkisi ve yeni yarışın olası dinamikleri ele alındı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">2022’DE 18 OY FARK VARDI</span></strong></p>

<p>Murat Çetin’in yazısında yer verilen bilgilere göre, 2022 seçiminde Erdal Bahçıvan 74, Adnan Dalgakıran ise 56 oy aldı. İki aday arasındaki fark 18 oy olarak kayıtlara geçti. Ancak Çetin’in değerlendirmesinde, sandığa yaklaşıldığında ortaya çıkan tablonun ilk bakıştan farklı olduğu vurgulandı. Dokuz sandalyenin el değiştirmesiyle oy dengesi 65-65 seviyesine geldi. Bir sandalyenin daha değişmesi halinde ise başkanlığın el değiştirebileceği belirtildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">26 EKİM’DE YENİ YARIŞ</span></strong></p>

<p>İstanbul Sanayi Odası 26 Ekim’de yeniden sandık başına gidecek.&nbsp;Murat Çetin’in yazısında, bu seçimde önceki yarıştan farklı bir tablonun bulunduğuna dikkat çekiliyor. Erdal Bahçıvan’ın yarıştan çekildiği, yerine Ender Yılmaz’ın sahada olduğu belirtilirken, Adnan Dalgakıran’ın ise dört yıldır bu seçimi beklediği ifade ediliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“BAHÇIVAN’IN 74 OYU KİME GİDER?”</span></strong></p>

<p>Çetin’in yazısında, 2022 seçim sonuçları üzerinden “Bahçıvan’ın 74 oyu kime gider?” sorusunun sorulabileceği belirtiliyor. Ancak yazıda, söz konusu oyların herhangi bir adayın hanesine doğrudan yazılamayacağına dikkat çekiliyor. Bunun nedenleri arasında İSO meclis üyelerinin yeniden seçilecek olması, bazı isimlerin yerini koruması ve yeni isimlerin meclise girmesi gösteriliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SANDALYE DAĞILIMI DEĞİŞEBİLİR</span></strong></p>

<p>Murat Çetin’in değerlendirmesinde, meslek gruplarındaki ağırlıkların da yeni seçimde farklılaşabileceği belirtiliyor.&nbsp;Yazıda bazı ittifakların devam edebileceği, bazılarının ise sandıkta çözülebileceği ifade edilirken, bu nedenle Ender Yılmaz’ın hanesine geçmiş seçimden kalan 74 oyun peşinen yazılamayacağı vurgulanıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MİRAS OY DEĞİL, DENGE</span></strong></p>

<p>Çetin’in yazısında Bahçıvan döneminden kalan unsur yalnızca oy sayısıyla açıklanmıyor. Yazıda bu durum, “İlişki. Ağırlık. Denge. Yılların kurduğu temas.” ifadeleriyle aktarılıyor. Çetin, söz konusu tabloyu “Miras oy değil, oyu üreten düzen.” ifadesiyle değerlendiriyor.&nbsp;Bu çerçevede yeni seçim öncesinde Ender Yılmaz’ın mevcut ilişki ve dengeleri ne ölçüde taşıyabileceği, Adnan Dalgakıran’ın ise dört yıllık süreçte ne kadar alan açtığı soruları öne çıkıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEÇİMİN DÜĞÜMÜ 10 SANDALYEDE</span></strong></p>

<p>Gazeteci-Yazar Murat Çetin’in yazısında, İSO seçiminde ekonomik büyüklüklerin, ihracat rakamlarının, yatırımların ve gelecek vizyonunun yanı sıra meclis sandalye dağılımının belirleyici olabileceğine dikkat çekiliyor. Yazının son bölümünde seçimdeki kritik dengeye ilişkin, “İSO’da milyonlar konuşulur. İhracat rakamları sıralanır. Yatırımlar anlatılır. Vizyon çizilir. Sandık açıldığında ise… On sandalye konuşur.” ifadelerine yer veriliyor.&nbsp;26 Ekim’de yapılacak seçim öncesinde, 2022’deki oy ve sandalye dengelerinin yeni seçimde nasıl şekilleneceği merak konusu olmaya devam ediyor.</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/74-oyun-sahibi-kim-22"><span style="color:#c0392b"><strong>YAZININ TAMAMI BURADA</strong></span></a></p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-09-10%20at%2009_11_02.jpeg" style="height:622px; width:800px" /><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/iso-seciminde-74-oyun-hesabi-yeniden-yapiliyor-dengeleri-kim-degistirecek-1789114111.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Bolat: Türkiye Lojistikte Küresel Merkez Olacak</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bakan-bolat-turkiye-lojistikte-kuresel-merkez-olacak-1992</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/bakan-bolat-turkiye-lojistikte-kuresel-merkez-olacak-1992</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Tekirdağ Kapaklı’da Horoz Lojistik E-Ticaret Lojistik Kampüsü’nün açılışını gerçekleştirdi. 22 bin palet, 730 bin koli ve günlük 250 bin adet sevkiyat kapasitesine sahip tesisin e-ticaret ve e-ihracata katkı sağlaması hedeflenirken Bolat, Türkiye’nin lojistik ve taşımacılık hizmetleri ihracatında 2025 yılında dünyada 9’uncu sıraya yükseldiğini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Tekirdağ Kapaklı’da Horoz Lojistik E-Ticaret Lojistik Kampüsü’nün açılışını gerçekleştirdi. Türkiye’nin lojistik altyapısı ve e-ticaret ekosistemine katkı sağlaması hedeflenen tesisin 22 bin palet, 730 bin koli ve günlük 250 bin adet sevkiyat kapasitesine sahip olduğu belirtildi.&nbsp;Bolat, Tekirdağ’ın Trakya-Avrupa hattı üzerindeki stratejik konumuna dikkat çekerek, kentin Türkiye’nin üretim ve ihracat kapasitesinin güçlendirilmesinde önemli bir merkez olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEKİRDAĞ’DA E-TİCARET İÇİN YENİ LOJİSTİK KAMPÜSÜ</span></strong></p>

<p>Bakan Bolat, açılışını gerçekleştirdikleri modern tesisin otomasyon destekli altyapısıyla başta e-ticaret olmak üzere sanayicilerin artan lojistik ihtiyaçlarına hızlı, verimli ve sürdürülebilir çözümler sunacağını belirtti.&nbsp;Bolat, “Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu modern tesisin; 22.000 palet, 730 bin koli ve günlük 250 bin adet sevkiyat kapasitesiyle, otomasyon destekli altyapısı; başta e-ticaret olmak üzere sanayicilerimizin artan lojistik ihtiyaçlarına hızlı, verimli ve sürdürülebilir çözümler sunacak inşallah.” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HİZMET İHRACATI 124,9 MİLYAR DOLARA ULAŞTI</span></strong></p>

<p>Lojistik sektörünün Türkiye’nin hizmet ihracatında önemli bir güç haline geldiğini belirten Bolat, hizmet ihracatındaki artışa ilişkin rakamları paylaştı.&nbsp;Bolat, “2002 yılında 14 milyar dolar seviyesinde olan hizmet ihracatımız, 2025 yılında 124,9 milyar dolara yükseldi. Bunun 42,6 milyar doları, yani %34,1’i lojistik hizmetlerinden oluştu.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE LOJİSTİKTE DÜNYADA 9’UNCU SIRADA</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin stratejik konumu, genç ve nitelikli iş gücü, lojistik altyapısı ve hizmet kalitesine dikkat çeken Bolat, ülkenin lojistik ve taşımacılık hizmetleri ihracatındaki konumunu da açıkladı.&nbsp;Bolat, “Ülkemiz, sahip olduğu stratejik konum, genç ve nitelikli iş gücü, güçlü lojistik altyapısı ve hizmet kalitesi sayesinde 2025 yılında lojistik ve taşımacılık hizmetleri ihracatında dünyada 9’uncu sıraya yükseldi.” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">LOJİSTİK SEKTÖRÜNE 3,2 MİLYAR LİRALIK DESTEK</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı olarak lojistik ve taşımacılık sektörünün küresel rekabet gücünü artırmaya yönelik desteklerin sürdürüldüğünü belirten Bolat, 2022-2025 dönemindeki destek miktarını açıkladı.&nbsp;Bolat, “2022-2025 döneminde lojistik ve taşımacılık sektörümüze sağladığımız desteklerin toplamı 3,2 milyar TL’yi aştı. 2012 yılından bu yana hizmet sektörlerimize verdiğimiz toplam destek ise 31 milyar TL’nin üzerine çıktı.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ABD VE AVRUPA’DA LOJİSTİK AĞI OLUŞTURULUYOR</span></strong></p>

<p>Yurt Dışı Lojistik Dağıtım Ağları projesi kapsamında ABD ve Avrupa’da lojistik ağı oluşturulduğunu belirten Bolat, ihracatçıların ürünlerini küresel pazarlara daha hızlı ve güvenli ulaştırabilmeleri için altyapı çalışmalarının sürdüğünü söyledi.&nbsp;Bolat ayrıca geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen IGEXX 2026 İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi’nde uluslararası pazaryerleri ve firmalarla yapılan temasların yeni ticari iş birliklerine dönüşmesini ve daha fazla işletmenin küresel e-ticaret ekosistemine dahil olmasını temenni ettiğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ KAMPÜSÜN E-İHRACATA KATKI SAĞLAMASI HEDEFLENİYOR</span></strong></p>

<p>Tekirdağ’da açılan lojistik kampüsünün e-ihracat kapasitesine katkı sağlaması bekleniyor.&nbsp;Bolat, “Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu kampüsün, e-ihracat kapasitesini daha ileri taşıyacağına, Türk ürünlerinin dünya pazarlarındaki tüketicilere daha hızlı ulaşmasına ve ülkemizin e-ihracat hacminin artmasına katkı sağlayacağına inanıyorum.” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“TÜRKİYE LOJİSTİKTE KÜRESEL MERKEZ OLACAK”</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin üretim, ihracat, lojistik altyapı ve e-ticaret kapasitesinin birlikte büyütüleceğini belirten Bolat, Türkiye Yüzyılı vizyonuna ilişkin mesaj verdi.&nbsp;Bolat, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda; üretimimizi, ihracatımızı, lojistik altyapımızı ve e-ticaret kapasitemizi birlikte büyüterek Türkiye Yüzyılı’nı ticaretin ve ihracatın yüzyılı yapma hedefimize yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE’NİN LOJİSTİK MERKEZ OLMA HEDEFİ</span></strong></p>

<p>Küresel ticarette güzergâhların yeniden şekillendiğine ve lojistik maliyetlerle tedarik zincirlerinin rekabet gücünde belirleyici hale geldiğine dikkat çeken Bolat, Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki konumuna vurgu yaptı.</p>

<p>Bolat, “Bu dönemde, Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasında güvenilir, hızlı ve alternatif bir lojistik merkez olma potansiyelini daha da güçlendireceğiz.” dedi.</p>

<p>Bakan Bolat, yatırımın Tekirdağ, sanayiciler, ihracatçılar ve e-ticaret sektörü için hayırlı olmasını dileyerek, “Türkiye üretecek, Türkiye ihraç edecek, Türkiye lojistikte küresel merkez olacak.” ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/bakan-bolat-turkiye-lojistikte-kuresel-merkez-olacak-1789112896.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Faiz İndiriminin Önündeki Tek Engel Petrol Fiyatları Oldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/faiz-indiriminin-onundeki-tek-engel-petrol-fiyatlari-oldu-1991</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/faiz-indiriminin-onundeki-tek-engel-petrol-fiyatlari-oldu-1991</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası politika faizini yüzde 37’de sabit tutarken, karar metninde enflasyonun ana eğilimindeki gerilemeye ve iç talepteki zayıflığa dikkat çekti. Uzmanlar, petrol fiyatlarının düşmesi halinde ekim ayında 100 baz puanlık faiz indiriminin gündeme gelebileceğini, petrolün 102 dolar seviyesinde kalması halinde de indirim ihtimalinin yüksek olduğunu belirtiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yılın 6’ncı Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Gecelik vadede borç verme faiz oranı yüzde 40, borçlanma faiz oranı ise yüzde 35,5 seviyesinde bırakıldı.&nbsp;PPK karar metninde iç talepteki zayıflığın enflasyona olumlu katkısına ve enflasyonun ana eğilimindeki gerilemeye dikkat çekildi. Petrol fiyatlarındaki yükseliş ise enflasyon görünümü açısından yukarı yönlü risk olarak öne çıktı. Uzmanlar, petrol fiyatlarının düşmesi halinde ekim ayında faiz indiriminin güçlü bir ihtimal olduğunu belirtirken, petrol fiyatlarının 102 dolar seviyesinde kalması durumunda da 100 baz puanlık indirim beklentisini koruyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>VERİLERDE OLUMLU GÖRÜNÜM</strong></span></p>

<p>PPK metninde enflasyonun ana eğiliminin gerilediğine yönelik değerlendirme öne çıktı.&nbsp;Aylık dalgalanmalara karşın son dönemde enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergelerin enflasyonun ana eğiliminde gerilemeye işaret ettiği belirtildi. İktisadi faaliyete ilişkin veriler ve arz şoklarının yurt içi fiyatlara yansımasının sınırlı kalmasının da iç talepteki zayıf seyri teyit ettiği ifade edildi. Metindeki değerlendirmeler, TCMB’nin enflasyon görünümüne ilişkin daha olumlu bir tablo gördüğü şeklinde yorumlandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>PETROL FİYATLARI YUKARI YÖNLÜ RİSK OLUŞTURUYOR</strong></span></p>

<p>PPK metninde jeopolitik gelişmeler nedeniyle yüksek seyreden enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğu belirtildi.&nbsp;Brent petrol fiyatının mayıs ayından bu yana ilk kez 102 doların üzerine çıktığı dönemde açıklanan karar, politika faizinin yüzde 37’de tutulmasıyla sonuçlandı. Uzmanlara göre petrol fiyatlarındaki yükseliş, eylül ayında faiz indiriminin önündeki temel unsurlardan biri oldu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ATILIM MURAT: “TCMB’Yİ FAİZ İNDİRİMİNDE ENGELLEYEN TEK ŞEY PETROL FİYATLARI”</strong></span></p>

<p>TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atılım Murat, eylül PPK metninin makroekonomik iyileşmeleri kabul eden ancak ihtiyatlı yaklaşımı koruyan bir çerçeve sunduğunu belirtti.&nbsp;Murat, “Eylül PPK metni makroekonomik iyileşmeleri kabul eden ancak ihtiyatı elden bırakmayan bir çerçeve sunuyor. Ve ayrıca iç talep zayıflamasının, enflasyon eğiliminin hedefler doğrultusunda ilerlediğini teyit ediyor. Verilerdeki iyileşme vurgusu gelecekteki olası faiz indiriminin teorik zeminini hazırlıyor. Buna karşılık sıkılaşma tedbirinin metinde tutulması da enerji fiyatlarından dolayı yukarı yönlü risklerin vurgulanmaya devam etmesi, piyasadaki erken gevşeme beklentisinin önüne geçmeyi amaçlıyor. TCMB aceleci bir sinyal vermekten özenle kaçınıyor. İşler beklediğimiz gibi iyiye gidiyor diyor TCMB, ama benden hemen bir faiz indirimi de beklemeyin, tetikteyim, diyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Murat, petrol fiyatlarına ilişkin değerlendirmesinde ise “Enflasyon Raporu yayımlandığı gün Brent petrol 88 dolardı, bugün 102 dolar. Eğer bugün 88 dolar olsaydı TCMB kesinlikle 100 baz puan indirim yapardı. Metin oldukça güvercin, her şey istediği gibi ilerliyor TCMB’nin. Bir sıkıntı ABD Başkanı Trump’ın seçime kadar petrol fiyatlarının düşmeyeceğine yönelik açıklaması. Şayet Brent petrol ekim toplantısında 115-120 dolar seviyesinde olursa TCMB yine pas geçebilir. TCMB’yi faiz indiriminde engelleyen tek şey petrol fiyatları; onun dışında tüm göstergeler TCMB’nin istediği doğrultuda gidiyor.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>EKİMDE 100 BAZ PUANLIK İNDİRİM BEKLENTİSİ</strong></span></p>

<p>QNB Türkiye Baş Ekonomisti Erkin Işık, TCMB’nin enflasyonun ana eğilimindeki yavaşlama ve zayıf talebin fiyat baskılarını sınırlayıcı rolü konusunda daha olumlu değerlendirme yaptığını belirtti. Işık, “TCMB, enflasyonun ana eğilimindeki yavaşlama ve zayıf talebin fiyat baskılarını sınırlayıcı rolü konusunda daha olumlu bir değerlendirme yaparken, enerji fiyatlarına ilişkin riskleri de vurgulayarak temkinli yaklaşımını koruyor.” dedi.</p>

<p>Işık, faizlerin sabit tutulmasının enflasyon risklerine karşı temkinli duruşu yansıttığını belirterek, “Faiz kararlarına ilişkin yeni bir yönlendirme yapılmasa da enflasyon eğiliminde bozulma yaşanmaması ve enerji fiyatlarının bir miktar gerilemesi halinde, ekim toplantısında 100 baz puanlık bir indirim olasılığını yüksek görüyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İNANÇ SÖZER: “EKİM TOPLANTISINDA 100 BAZ PUANLIK SINIRLI BİR FAİZ İNDİRİMİ İÇİN ALAN OLUŞACAKTIR”</strong></span></p>

<p>EMCAP Advisory Yönetici Ortağı Dr. İnanç Sözer, Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutarak bekle-gör yaklaşımını sürdürdüğünü belirtti.&nbsp;Sözer, “Merkez Bankası, beklentilere paralel olarak politika faizini %37,0 seviyesinde sabit tutarken, 22 Ekim’de gerçekleştirilecek bir sonraki toplantıya ilişkin belirgin bir yönlendirme yapmayarak bekle-gör yaklaşımını sürdürdü. TL cinsi tasarruflardan dövize doğru belirgin bir yönelim yaşanmaması halinde, ekim toplantısında 100 baz puanlık sınırlı bir faiz indirimi için alan oluşacaktır.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>2027’DE ENFLASYON SINAVI</strong></span></p>

<p>Sözer, enflasyondaki düşüşün kalıcı hale gelmesinin önemine dikkat çekerek, 2027 yılına ilişkin değerlendirmesinde “Ancak asıl sınav 2027’de başlayacak. Baz etkisinin desteği azaldığında enflasyondaki düşüşün devam edip etmeyeceği, beklentilerin ne ölçüde iyileştiği ve fiyatlama davranışlarındaki katılığın kırılıp kırılmadığı daha net görülecek.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ALTUĞ ÖZASLAN: “FAİZ İNDİRİMİ SÜRECİNE YENİDEN BAŞLAYACAĞIZ”</strong></span></p>

<p>Nurol Portföy Yönetim Kurulu Danışmanı Dr. Altuğ Özaslan, petrol fiyatlarının 100 dolar seviyesine geldiği bir ortamda TCMB’nin faiz indirimine başlamasının daha güvercin algılanabileceğini belirtti.</p>

<p>Özaslan, “Brent petrol $100’e gelmişken TCMB’nin faiz indirimi sürecini yeniden başlatması olması gerekenden daha güvercin algılanırdı. Bu yüzden TCMB olması gerekeni yaparak faizi sabit tuttu.” dedi.</p>

<p>PPK metnini önceki toplantıya göre daha iyimser bulduğunu belirten Özaslan, “Baz etkisi sebebiyle eylül ayı enflasyonu açıklanınca yıllık enflasyonda gerileme göreceğiz. 22 Ekim’deki PPK itibarıyla, bugünkü şartlar devam ederse, faiz indirimi sürecine itidalli adımlarla yeniden başlayacağımızı ve seneyi %35 seviyesinde bir politika faizi ile kapatacağımızı düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>GÖZLER EKİM TOPLANTISINDA</strong></span></p>

<p>TCMB’nin politika faizini yüzde 37’de sabit tutmasının ardından piyasalarda gözler 22 Ekim’de yapılacak Para Politikası Kurulu toplantısına çevrildi. Uzmanların değerlendirmelerinde, enflasyon görünümünün olumlu seyretmesi ve enerji fiyatlarındaki risklerin sınırlanması halinde ekim ayında 100 baz puanlık faiz indirimi beklentisi öne çıktı. Petrol fiyatlarının yükselmesi halinde ise TCMB’nin temkinli duruşunu sürdürmesi ihtimali gündemde bulunuyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/faiz-indiriminin-onundeki-tek-engel-petrol-fiyatlari-oldu-1789108360.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İstanbul Kongre Turizminde Son 10 Yılın Zirvesine Çıktı</title>
                <category>İş dünyası</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/istanbul-kongre-turizminde-son-10-yilin-zirvesine-cikti-1990</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/istanbul-kongre-turizminde-son-10-yilin-zirvesine-cikti-1990</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul, uluslararası kongre turizminde son 10 yılın zirvesine çıktı. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, kentteki kongre sayısının yüzde 10 arttığını ve İstanbul’un Türkiye’nin toplam kongre turizmi başarısındaki payının yüzde 65’i geçtiğini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul, uluslararası kongre turizminde son 10 yılın zirvesine çıktı. Kentte düzenlenen kongrelerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 10 artarken, İstanbul’un Türkiye’nin toplam kongre turizmi başarısındaki payı yüzde 65’i geçti. Global seyahat endüstrisini bir araya getiren GlobeMeets B2B Networking Event 2026, “Sınırların Ötesinde Buluşma Noktası” mottosuyla Rixos Tersane İstanbul’da gerçekleştiriliyor.&nbsp;Etkinlikte 50’den fazla ülkeden 1000’in üzerinde alıcı seyahat acentesi, 200 katılımcı firma, 11 ülkenin resmi turizm ofisi ve 20’ye yakın global hava yolu şirketi olmak üzere 3 bini aşkın turizm profesyoneli bir araya geldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTANBUL KONGRE SIRALAMASINDA YÜKSELDİ</span></strong></p>

<p>Etkinliğin açılışında konuşan İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul’un küresel turizm ticareti ve kongre pazarındaki konumuna dikkat çekti. Avdagiç, İTO ve İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu olarak İstanbul’a uluslararası kongreler kazandırmak için yoğun çalışma yürüttüklerini belirterek, kentin dâhil olduğu ve katkı sunduğu 95 uluslararası etkinliğin başarıyla gerçekleştirildiğini söyledi.&nbsp;Avdagiç, “İstanbul’un uluslararası kongre şehirleri sıralamasında iki basamak birden yükselerek Avrupa’da 13’üncü, dünyada ise 18’inci sıraya yerleştiğini” açıkladı. Kentteki kongre sayısının bir önceki yıla göre yüzde 10 arttığını belirten Avdagiç, İstanbul’un Türkiye’nin toplam kongre turizmi başarısındaki payının yüzde 65’i geçtiğini ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İKİ KONGREDE 12 BİNDEN FAZLA YABANCI KATILIMCI</span></strong></p>

<p>İstanbul’un kongre turizminin kent ekonomisine sağladığı katkıya da dikkat çekildi.&nbsp;Avdagiç, yalnızca etkinlik günü İstanbul’da iki büyük organizasyonun eş zamanlı gerçekleştirildiğini belirtti. Bu organizasyonlarla birlikte kentin aynı anda 12 binin üzerinde yabancı uzman ve ziyaretçiye ev sahipliği yaptığını söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">25 BİNDEN FAZLA GÖRÜŞME HEDEFLENİYOR</span></strong></p>

<p>GlobeMeets 2026 kapsamında iki gün boyunca 11 bini aşkın planlı B2B randevunun gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Organizasyonda 15 binden fazla doğal temasla birlikte toplam 25 binin üzerinde görüşmenin yapılması bekleniyor.&nbsp;Etkinlik kapsamında 100 milyon Euro’yu aşan ticari iş hacminin oluşturulması hedefleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTANBUL’UN BİRLEŞTİRİCİ ROLÜNE VURGU</span></strong></p>

<p>İstanbul’un farklı medeniyetlerin ve denizlerin buluştuğu, farklı kültürlerin bir arada yaşadığı bir şehir olduğuna dikkat çeken Avdagiç, kentin birleştirici yönünü vurguladı. Avdagiç, “Bugün bütün dünyanın İstanbul’un bu bütünleştirici atmosferine ihtiyaç duyduğunu” ifade etti.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 09:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/istanbul-kongre-turizminde-son-10-yilin-zirvesine-cikti-1789106926.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yatırımcıların Merak Ettiği Altın Fiyatları... Gram ve Çeyrek Altın Ne Kadar?</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/yatirimcilarin-merak-ettigi-altin-fiyatlari-gram-ve-ceyrek-altin-ne-kadar-1989</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/yatirimcilarin-merak-ettigi-altin-fiyatlari-gram-ve-ceyrek-altin-ne-kadar-1989</guid>
                <description><![CDATA[Altın alım satımı yapacak vatandaşlar ile yatırımcıların yakından takip ettiği güncel altın fiyatları belli oldu. 11 Eylül 2026 Cuma günü gram altın 6.733,35 TL, çeyrek altın 11.007 TL, yarım altın ise 22.012 TL seviyesinden satılıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Altın alım satımı yapacak vatandaşlar ve yatırımcılar, güncel altın fiyatlarını yakından takip ediyor. Gram altın, çeyrek altın ve ons altının yanı sıra diğer altın türlerinin satış fiyatları da merak ediliyor.</p>

<p>11 Eylül 2026 Cuma gününün ilk saatlerinde güncel altın satış fiyatları belli oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GRAM ALTIN 6 BİN 733 LİRAYI AŞTI</span></strong></p>

<p>Günün ilk saatlerinde gram altının satış fiyatı 6.733,35 TL olarak kaydedildi.</p>

<p>Çeyrek altının satış fiyatı ise 11.007,00 TL oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YARIM ALTIN 22 BİN LİRAYI AŞTI</span></strong></p>

<p>Yarım altın 22.012,00 TL'den satışa sunulurken, tam altının satış fiyatı 44.275,17 TL olarak açıklandı.</p>

<p>Cumhuriyet altınının satış fiyatı ise 43.882,00 TL oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GREMSE ALTIN VE ONS ALTINDA SON DURUM</span></strong></p>

<p>Gremse altının satış fiyatı 111.027,47 TL olarak belirlenirken, ons altının satış fiyatı 4.303,84 dolar seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>11 EYLÜL GÜNCEL ALTIN SATIŞ FİYATLARI<br />
Gram altın satış fiyatı: 6.733,35 TL<br />
Çeyrek altın satış fiyatı: 11.007,00 TL<br />
Yarım altın satış fiyatı: 22.012,00 TL<br />
Tam altın satış fiyatı: 44.275,17 TL<br />
Cumhuriyet altını satış fiyatı: 43.882,00 TL<br />
Gremse altın satış fiyatı: 111.027,47 TL<br />
Ons altın satış fiyatı: 4.303,84 dolar</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 08:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/yatirimcilarin-merak-ettigi-altin-fiyatlari-gram-ve-ceyrek-altin-ne-kadar-1789105407.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Özgür Özel’e Erdoğan’a Yönelik Sözleri Nedeniyle 800 Bin TL Tazminat</title>
                <category>Gündem</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ozgur-ozele-erdogana-yonelik-sozleri-nedeniyle-800-bin-tl-tazminat-1988</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ozgur-ozele-erdogana-yonelik-sozleri-nedeniyle-800-bin-tl-tazminat-1988</guid>
                <description><![CDATA[Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözleri nedeniyle açılan davalarda toplam 800 bin TL manevi tazminata hükmedildi. Ankara 44. Asliye Mahkemesi, Özel’in üç farklı tarihteki konuşmaları nedeniyle 200 bin, 300 bin ve 300 bin TL olmak üzere toplam 800 bin TL tazminat ödemesine karar verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözleri nedeniyle aleyhine toplam 800 bin TL manevi tazminata hükmedildi.&nbsp;Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatı Hüseyin Aydın, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla Özgür Özel’in toplam 800 bin TL manevi tazminat ödeyeceğini duyurdu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜÇ FARKLI KONUŞMA İÇİN TAZMİNAT KARARI</span></strong></p>

<p>Hüseyin Aydın açıklamasında, “Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef olan mesnetsiz iddiaları ve hakaretamiz sözleri nedeniyle aleyhine toplam 800 bin TL manevi tazminata hükmedilmiştir” ifadelerini kullandı. Aydın’ın açıklamasına göre Ankara 44. Asliye Mahkemesi, Özgür Özel’in 13 Ağustos 2025 tarihinde Marmara Cezaevi çıkışında yaptığı konuşma nedeniyle 200 bin TL, aynı gün İstanbul Bayrampaşa’da gerçekleştirilen Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingi’ndeki konuşması nedeniyle 300 bin TL ve 18 Ağustos 2025 tarihinde Aydın’da yaptığı miting konuşması nedeniyle 300 bin TL manevi tazminata hükmetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÖZEL’İN BAYRAMPAŞA MİTİNGİNDEKİ SÖZLERİ</span></strong></p>

<p>Özgür Özel’in Bayrampaşa’daki mitingde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hitaben, “Tayyip Bey, 'turpun büyüğü heybede' diyorsun, heybede tutmayacağım, yarın 12.00’yi bekle” ifadelerini kullandığı aktarıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MARMARA CEZAEVİ ÇIKIŞINDA NE DEMİŞTİ?</span></strong></p>

<p>Özel, 13 Ağustos 2025’te Marmara Cezaevi çıkışında yaptığı açıklamada CHP’li Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun AK Parti’ye katılması üzerinden Erdoğan’ı eleştirdi.&nbsp;Özel’in Erdoğan’a yönelik sözleri şöyleydi: “Bu vakitten sonra gerçekten insanın yastığa başını koyup da uyumadan önce bir iç huzuru olur ya... Bu vakitten sonra nasıl yastığa başını koyup da 'Namusluyum, insanım, ben uyumaya hazırım' falan diyebilirsin, 'İç huzurum var' diyebilirsin?”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYDIN MİTİNGİNDEKİ SÖZLER DE DOSYADA</span></strong></p>

<p>Özgür Özel, 18 Ağustos 2025’te Aydın’da düzenlenen mitingde de Özlem Çerçioğlu’nun AK Parti’ye katılması üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştirdi.&nbsp;Özel bu konuşmasında, “Bir siyasi yankesiciyle, siyasi kapkaç olayıyla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı. Özel ayrıca Erdoğan’a, “Cesaretin varsa hodri meydan, Aydın seçimlerini yenileyelim” diye seslendi.&nbsp;Aynı konuşmada emekliler ve asgari ücretliler üzerinden de eleştirilerde bulunan Özel, “Tayyip Erdoğan emekliyi sevmez” ifadelerini kullandı. Mahkemenin kararıyla Özgür Özel’in söz konusu üç farklı konuşması nedeniyle toplam 800 bin TL manevi tazminat ödemesine hükmedildi.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 15:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ozgur-ozele-erdogana-yonelik-sozleri-nedeniyle-800-bin-tl-tazminat-1789045468.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Faiz Kararı Belli Oldu: Merkez Bankası Yüzde 37’de Devam Dedi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/faiz-karari-belli-oldu-merkez-bankasi-yuzde-37de-devam-dedi-1987</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/faiz-karari-belli-oldu-merkez-bankasi-yuzde-37de-devam-dedi-1987</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, eylül ayı Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Böylece faiz oranı üst üste beşinci toplantıda da değiştirilmezken, Merkez Bankası enflasyon görünümündeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu sürdüreceğini bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, eylül ayı faiz kararını açıkladı. Kurul, politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu.&nbsp;Böylece Merkez Bankası, üst üste beşinci toplantısında da politika faizinde değişikliğe gitmedi. Ekonomistlerin beklentisi de faizin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulacağı yönündeydi.&nbsp;Ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 35 olarak hesaplandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BİR SONRAKİ TOPLANTI 22 EKİM’DE</span></strong></p>

<p>Merkez Bankası, temmuz ayında gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu toplantısında da politika faizini yüzde 37’de sabit bırakmıştı.&nbsp;TCMB’nin bir sonraki faiz toplantısı 22 Ekim tarihinde gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YÜKSEK ENERJİ FİYATLARI ENFLASYON İÇİN RİSK OLUŞTURUYOR</span></strong></p>

<p>PPK karar metninde enflasyon görünümüne ilişkin değerlendirmelere yer verildi.&nbsp;Kurul karar metninde şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Aylık dalgalanmalara karşın son dönem enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergeler enflasyonun ana eğilimi, haziran ayındaki eğiliminin gerilediğine işaret etmektedir. İktisadi faaliyete ilişkin veriler ve arz şoklarının yurt içi fiyatlara yansımasının sınırlı bir miktar gerilediği görülmüştür.”</p>

<p>Karar metninde öncü verilerin ana eğilimde geçici bir yükselişe işaret ettiği belirtilirken, iç talepteki zayıf seyrin belirginleştiği ifade edildi.&nbsp;Kurul, jeopolitik gelişmeler nedeniyle yüksek seyreden enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“ENFLASYONDA KALICI BOZULMA OLURSA SIKIŞTIRACAĞIZ”</span></strong></p>

<p>Merkez Bankası, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini bildirdi.&nbsp;PPK karar metninde şu ifadelere yer verildi:&nbsp;“Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir.”&nbsp;Karar metninde politika faizine ilişkin adımların enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilim ve beklentiler dikkate alınarak belirleneceği ifade edildi.&nbsp;Kurul ayrıca enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşunun sıkılaştırılacağını açıkladı.&nbsp;“Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">LİKİDİTE KOŞULLARI YAKINDAN İZLENECEK</span></strong></p>

<p>Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler yaşanması halinde likidite koşullarının yakından izleneceği belirtildi.&nbsp;Karar metninde, parasal aktarım mekanizması ve makrofinansal istikrarı desteklemek amacıyla likidite yönetimi araçlarının etkili şekilde kullanılmaya devam edileceği kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ENFLASYON HEDEFİ YÜZDE 5</span></strong></p>

<p>Merkez Bankası, politika kararlarının enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleneceğini bildirdi.&nbsp;Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede almaya devam edeceğini ifade etti.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/faiz-karari-belli-oldu-merkez-bankasi-yuzde-37de-devam-dedi-1789039511.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye’nin Hazır Giyim İthalatı 7 Ayda 3 Milyar Dolara Dayandı</title>
                <category>Tekstil</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyenin-hazir-giyim-ithalati-7-ayda-3-milyar-dolara-dayandi-1986</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyenin-hazir-giyim-ithalati-7-ayda-3-milyar-dolara-dayandi-1986</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’nin hazır giyim ithalatı 2026’nın ilk yedi ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,3 artarak 2 milyar 953 milyon 197 bin dolara yükseldi. Böylece yedi aylık ithalat, 2022 yılının tamamında gerçekleşen 3 milyar 135,8 milyon dolarlık seviyenin yüzde 94’üne ulaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin hazır giyim ithalatında yükseliş 2026 yılında da devam etti. Yılın ilk yedi ayında gerçekleştirilen hazır giyim ithalatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,3 artarak 2 milyar 953 milyon 197 bin dolara ulaştı.&nbsp;Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2025’in ocak-temmuz döneminde 2 milyar 752 milyon 921 bin dolar olan hazır giyim ithalatı, 2026’nın aynı döneminde yaklaşık 200 milyon dolar arttı. Yedi aylık ithalatın ulaştığı seviye, 2022 yılının tamamındaki 3 milyar 135 milyon 784 bin dolarlık ithalata da oldukça yaklaştı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>2022’DEKİ YILLIK İTHALATIN YÜZDE 94’Ü 7 AYDA GERÇEKLEŞTİ</strong></span></p>

<p>Türkiye’nin 2022 yılında gerçekleştirdiği yıllık hazır giyim ithalatı 3 milyar 135 milyon 784 bin dolar seviyesinde bulunuyordu.&nbsp;2026’nın ilk yedi ayında gerçekleştirilen 2 milyar 953 milyon 197 bin dolarlık ithalat, dört yıl önceki yıllık toplamın yüzde 94’üne ulaştı. Böylece 2022 yılında 12 ayda gerçekleştirilen ithalatın neredeyse tamamına, 2026’nın yalnızca ilk yedi ayında yaklaşılmış oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İKİ YILDA 621 MİLYON DOLARLIK ARTIŞ</span></strong></p>

<p>Yedi aylık dönemler karşılaştırıldığında hazır giyim ithalatındaki yükseliş daha belirgin hale geldi.&nbsp;2024’ün ilk yedi ayında 2 milyar 331 milyon 797 bin dolar olan ithalat, 2025’in aynı döneminde 2 milyar 752 milyon 921 bin dolara yükseldi. 2026’nın ilk yedi ayında ise 2 milyar 953 milyon 197 bin dolara ulaştı.&nbsp;Böylece iki yıllık dönemde hazır giyim ithalatına 621,4 milyon dolar eklendi. 2024’ün aynı dönemine göre artış yüzde 26,7 olarak gerçekleşti. İthalattaki artış hızı ise 2026’da yavaşladı. 2025’in ilk yedi ayında yüzde 18,1 olan yıllık artış, 2026’nın aynı döneminde yüzde 7,3 seviyesinde kaldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İTHALATIN YÜZDE 58’İ 5 ÜLKEDEN</span></strong></p>

<p>2026’nın ilk yedi ayında gerçekleştirilen hazır giyim ithalatının yaklaşık yüzde 60’ı beş ülkeden yapıldı.&nbsp;Çin, 557 milyon dolarlık ithalatla ilk sırada yer aldı. Çin’i 493 milyon dolarla Bangladeş takip etti. Mısır’dan gerçekleştirilen hazır giyim ithalatı 268 milyon dolara ulaşırken, bu ülke üçüncü sırada yer aldı. Mısır’ın ardından 233 milyon dolarla İtalya ve 157 milyon dolarla Kamboçya geldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HAZIR GİYİM İTHALATI 2022’DEN BU YANA HER YIL ARTTI</span></strong></p>

<p>Yıllık veriler de hazır giyim ithalatındaki yükselişin son yıllarda devam ettiğini gösterdi.&nbsp;2022’de 3 milyar 135,8 milyon dolar olan hazır giyim ithalatı, 2023’te yüzde 20,4 artışla 3 milyar 775,3 milyon dolara yükseldi.&nbsp;İthalat 2024’te yüzde 17,4 artarak 4 milyar 431,3 milyon dolara, 2025’te ise yüzde 11,1 artışla 4 milyar 921,8 milyon dolara çıktı. Böylece 2022-2025 döneminde yıllık hazır giyim ithalatı yaklaşık 1,8 milyar dolar arttı.&nbsp;2026’nın ilk yedi ayında ortaya çıkan tablo da hazır giyim ithalatındaki yükselişin henüz tersine dönmediğini gösterdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turkiyenin-hazir-giyim-ithalati-7-ayda-3-milyar-dolara-dayandi-1789037294.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İhracat Hedefine 1,7 Milyar Dolar Kaldı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ihracat-hedefine-17-milyar-dolar-kaldi-1985</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ihracat-hedefine-17-milyar-dolar-kaldi-1985</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’nin ihracat pazarlarındaki talep koşulları ağustos ayında güç kazandı. İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi 52,7’ye yükselerek son 27 ayın en yüksek seviyesine ulaşırken, Türkiye’nin yıllıklandırılmış ihracatı 280,3 milyar dolara çıktı. 282 milyar dolarlık yıllık ihracat hedefiyle arasındaki fark ise 1,7 milyar dolara geriledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin ihracat pazarlarındaki talep koşulları ağustos ayında güç kazandı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ihracat pazarlarındaki talep koşullarında toparlanmanın ağustos ayında hızlandığını açıkladı.&nbsp;İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi, temmuz ayındaki 52,2 seviyesinden ağustosta 52,7’ye yükseldi. Böylece endeks üst üste dördüncü ay artış gösterirken, son 27 ayın en yüksek seviyesine ulaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ENDEKS 50 EŞİĞİNİN ÜZERİNDE SEYRİNİ SÜRDÜRDÜ</span></strong></p>

<p>Endeksin Ocak 2024’ten bu yana büyüme ile daralmayı ayıran 50 eşik değerinin üzerinde seyretmesi, ihracat pazarlarındaki talep koşullarının pozitif görünümünü koruduğunu ortaya koydu. Yılın ilk çeyreğinde ortalama 51,5, ikinci çeyreğinde ise 50,3 seviyesinde bulunan endeks, temmuz-ağustos döneminde ortalama 52,5’e yükseldi.&nbsp;Veriler, üçüncü çeyrekte Türkiye’nin ihracat yaptığı pazarlardaki talep koşullarının güç kazandığına işaret etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ABD VE AVRUPA PAZARLARINDA HAREKETLİLİK...</span></strong></p>

<p>Türkiye imalat sanayi ihracatından yaklaşık yüzde 6 pay alan ABD’de üretim artışının Nisan 2022’den bu yana en yüksek hızına ulaştığı bildirildi. Almanya ve Birleşik Krallık’ta ekonomik aktivite ikinci ay üst üste genişlerken, büyüme hızının temmuz ayına kıyasla arttığı kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ORTA DOĞU PAZARLARINDA TOPARLANMA...</span></strong></p>

<p>Orta Doğu pazarlarında da toparlanma eğilimi güçlendi.&nbsp;Birleşik Arap Emirlikleri’nde üretim artışı son 6 ayın, Suudi Arabistan’da ise son 7 ayın en yüksek seviyesine çıktı. Kuveyt’te büyümenin savaş öncesinden bu yana en güçlü seviyeye ulaştığı belirtildi. Katar ve Mısır’da ise üretimdeki gerilemenin devam ettiği kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YILLIK İHRACAT 280,3 MİLYAR DOLARA ULAŞTI</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin ağustos ayı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,1 artarak 23,5 milyar dolara yükseldi.&nbsp;Yıllıklandırılmış ihracat ise 280,3 milyar dolar olarak gerçekleşti. 282 milyar dolarlık yıllık ihracat hedefiyle mevcut seviye arasındaki fark 1,7 milyar dolara kadar geriledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BOLAT’TAN İHRACAT PERFORMANSI MESAJI</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, dış pazarlardaki talep koşullarındaki iyileşmenin yanı sıra ihracata yönelik destekler ve ticari diplomasi faaliyetlerinin katkısına dikkat çekti.&nbsp;Bolat, bu gelişmelerin etkisiyle ihracat performansındaki artışın önümüzdeki dönemde de sürmesinin beklendiğini ifade etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ihracat-hedefine-17-milyar-dolar-kaldi-1789032003.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye’nin Sanayi Üretimi Temmuzda Geriledi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyenin-sanayi-uretimi-temmuzda-geriledi-1984</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyenin-sanayi-uretimi-temmuzda-geriledi-1984</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’de sanayi üretimi temmuz ayında hem yıllık hem de aylık bazda geriledi. TÜİK verilerine göre sanayi üretim endeksi yıllık bazda yüzde 0,3, aylık bazda ise yüzde 1,0 azaldı. Aylık bazda madencilik, imalat sanayi ile elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme sektörlerinin tamamında düşüş kaydedildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de sanayi üretimi temmuz ayında düşüş kaydetti. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) temmuz ayına ilişkin sanayi üretim verilerine göre, sanayi üretim endeksi yıllık bazda yüzde 0,3, bir önceki aya göre ise yüzde 1,0 azaldı.&nbsp;Veriler, sanayi üretiminde hem yıllık hem de aylık bazda gerileme yaşandığını ortaya koydu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MADENCİLİK VE ELEKTRİK ÜRETİMİNDE DÜŞÜŞ</span></strong></p>

<p>Sanayinin alt sektörlerine bakıldığında, madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,8 düştü. Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektöründe ise yıllık bazda yüzde 5,6 azalış kaydedildi.&nbsp;İmalat sanayi ise yıllık bazda yüzde 0,3 artış göstererek diğer ana sektörlerden pozitif ayrıştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYLIK BAZDA TÜM ANA SEKTÖRLER GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Temmuz ayında sanayi üretimi bir önceki aya göre yüzde 1,0 azaldı. Aylık bazda madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 2,2, imalat sanayinde yüzde 0,8, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımında ise yüzde 2,2 düşüş gerçekleşti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HAZİRAN VERİLERİNE GÖRE GÖRÜNÜM DEĞİŞTİ</span></strong></p>

<p>Haziran ayında sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 1,4 gerilemiş, aylık bazda ise yüzde 0,1 artmıştı.&nbsp;Temmuz verileriyle birlikte sanayi üretimindeki yıllık daralmanın sürdüğü görülürken, aylık görünüm yeniden negatife döndü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜİK SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİNİ NASIL ÖLÇÜYOR?</span></strong></p>

<p>TÜİK’in sanayi üretim endeksi; madencilik ve taş ocakçılığı, imalat ile elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörlerindeki üretim hacminde meydana gelen değişimi ölçüyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turkiyenin-sanayi-uretimi-temmuzda-geriledi-1789026978.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Murat ÇETİN / 74 Oyun Sahibi Kim?</title>
                <category>Gündem</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/murat-cetin-74-oyun-sahibi-kim-1983</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/murat-cetin-74-oyun-sahibi-kim-1983</guid>
                <description><![CDATA[Murat ÇETİN yazdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>2022.<br />
<strong>Erdal Bahçıvan:</strong></p>

<p>74.<br />
Adnan Dalgakıran:<br />
56.<br />
Fark:<br />
18 oy.<br />
Rahat görünüyordu.<br />
Sandığa yaklaşınca tablo başka.<br />
Dokuz sandalye el değiştirir…<br />
65–65.<br />
Bir tane daha kayar…<br />
Başkanlık gider.<br />
Demek ki 18 oy fark, aslında&nbsp;10 sandalyelik bir dengeye&nbsp;dayanıyormuş.<br />
Şimdi takvim 2026.<br />
26 Ekim’de İSO yeniden sandığa gidiyor.<br />
Bahçıvan yarıştan çekildi.<br />
Yerine<strong>&nbsp;Ender Yılmaz&nbsp;</strong>sahada.<br />
<strong>Adnan Dalgakıran&nbsp;</strong>ise dört yıldır bugünü bekliyor.<br />
Eski sonuca bakıp:<br />
“Bahçıvan’ın 74 oyu kime gider?”<br />
diye sormak mümkün.<br />
Fakat o rakamın tapusu kimsenin cebinde değil.<br />
Meclis üyeleri de yeniden seçilecek.<br />
Bazı isimler yerini koruyacak.<br />
Yeni yüzler girecek.<br />
Meslek gruplarındaki ağırlıklar farklılaşacak.<br />
Kimi ittifak sürecek.<br />
Kimi sandıkta çözülecek.<br />
Dolayısıyla Ender Yılmaz’ın hanesine peşinen yazılacak&nbsp;<strong>74 oy</strong> bulunmuyor.<br />
Bahçıvan’dan kalan başka bir şey var:<br />
İlişki.<br />
Ağırlık.<br />
Denge.<br />
Yılların kurduğu temas.<br />
<strong>Miras oy değil, oyu üreten düzen.</strong><br />
Yılmaz bunu ne kadar taşıyabilecek?<br />
Dalgakıran dört yılda ne kadar alan açtı?<br />
Seçimin düğümü burada.<br />
İSO’da milyonlar konuşulur.<br />
İhracat rakamları sıralanır.<br />
Yatırımlar anlatılır.<br />
Vizyon çizilir.<br />
Sandık açıldığında ise…<br />
<strong>On sandalye konuşur.</strong></p>

<p>...</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/74-oyun-sahibi-kim-22"><span style="color:#c0392b"><strong>YAZININ TAMAMI BURADA</strong></span></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/murat-cetin-74-oyun-sahibi-kim-1789021968.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>iPhone lansmanı ikinci el pazarı hareketlendirdi</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/iphone-lansmani-ikinci-el-pazari-hareketlendirdi-1982</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/iphone-lansmani-ikinci-el-pazari-hareketlendirdi-1982</guid>
                <description><![CDATA[Teknoloji dünyasının heyecanla beklediği Apple iPhone 18 lansmanı yaklaşırken, gözler vitrine çıkacak sıfır modellerin yanı sıra hareketlenen ikinci el telefon pazarına çevrildi. Kullanıcıların yeni modellere geçiş sürecinde eski cihazlarını elden çıkarma refleksi, her eylül ayında ikinci el pazarında güçlü bir arz ve talep dalgası yaratıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>Türkiye’nin lider ilan ve alışveriş platformu&nbsp;sahibinden.com, ikinci el alışveriş verileri doğrultusunda, 2024 ve 2025 Apple lansman dönemlerinin ikinci el cep telefonu pazarına yansımalarını açıkladı. İlan adedi, ilan fiyatı, satış adedi ve alıcı adedinin açıklandığı veriler, her iki yılda da yeni telefon modellerinin tanıtılması ve satışa çıkmasının ardından ikinci el iPhone pazarındaki hareketin diğer markalardan belirgin biçimde ayrıştığını ortaya koydu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YENİ MODELLER TANITILDIKTAN SONRA İLAN ADEDİ YÜZDE 46 ARTTI</strong></span></p>

<p>İkinci el alışveriş verilerine göre, 2025 yılında yeni modellerin satışa sunulmasını izleyen dönemde&nbsp;sahibinden.com’da günlük girilen iPhone ilan adedi, lansman öncesi haftaya kıyasla yüzde 46 arttı.&nbsp;</p>

<p>Artış bazı günlerde yüzde 50’yi buldu. Aynı dönemde diğer marka telefonların ilanlarındaki artış yüzde 25 seviyesinde kaldı. Kullanıcılar yeni modele geçiş sürecinde kullanmadıkları cihazlarını aynı hafta içinde satışa çıkardı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>EYLÜLDE SATIŞLAR YÜZDE 26 ARTTI</strong></span></p>

<p>Lansman takvimi alıcı tarafında da karşılık buldu. Ağustos’tan eylül ayına ikinci el iPhone alıcıları yüzde 26 artarken, diğer markalarda bu oran yüzde 10 düzeyinde kaldı. Eylül ayında model yükseltmek isteyenlerle uygun fiyatlı cihaz arayanların aynı ilanlarda buluşmasıyla alıcı ilgisi bu yıl son yılların en yüksek seviyesine ulaştı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YENİ MODELE GEÇİŞTE BİR ALTERNATİF DE YENİLENMİŞ TELEFONLAR</strong></span></p>

<p>Yeni model lansmanları, sıfır ve ikinci el telefonların yanı sıra yenilenmiş cihazlara yönelik ilgiyi de artırıyor.&nbsp;sahibinden.com’un yenilenmiş elektronik platformu Yepy, kullanıcılarına Ticaret Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş yenileme merkezlerinde yenilenen, 12 ay garantili cihazları güvenle ve taksitli satın alma imkanı sunuyor. Yepy’de farklı marka ve modellerdeki yenilenmiş telefonlar, farklı bütçe ve ihtiyaçlara yönelik seçeneklerle kullanıcılarla buluşuyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 18:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/iphone-lansmani-ikinci-el-pazari-hareketlendirdi-1788967513.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İş Dünyasının Gerçek Tecrübeleri “Büyük Düşün” Kitabında Buluştu</title>
                <category>İş dünyası</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/is-dunyasinin-gercek-tecrubeleri-buyuk-dusun-kitabinda-bulustu-1981</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/is-dunyasinin-gercek-tecrubeleri-buyuk-dusun-kitabinda-bulustu-1981</guid>
                <description><![CDATA[İş insanı, yatırımcı ve yazar Ulaş Kayacan’ın iki yıllık çalışmasının ürünü olan “Büyük Düşün” okurlarla buluştu. İş dünyasındaki gerçek deneyimlerden yola çıkılarak hazırlanan kitap, girişimcilik, liderlik, vizyon ve aksiyon odağında bir yol haritası sunuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İş insanı, yatırımcı ve yazar Ulaş Kayacan’ın iki yıllık yoğun çalışmasının ürünü olan “Büyük Düşün” okurlarla buluştu.&nbsp;İş dünyasındaki gerçek deneyimlerden doğan eser, Kayacan’ın şirketlerini başarıya ulaştırmak amacıyla hazırladığı kapsamlı strateji ve yol haritalarının, şirkete özel bölümleri çıkarılarak yeniden düzenlenmesiyle kaleme alındı.</p>

<p>Kitap, Ekonomist dergisinin kıdemli editörü Özlem Bay Yılmaz’ın editörlüğünde yayına hazırlandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“BAŞARI ÖNCE ZİHİNDE BAŞLAR”</span></strong></p>

<p>Ulaş Kayacan, kitabın temel mesajını şu sözlerle ifade etti: “Başarı önce zihinde başlar. Büyük Düşün; çıtayı yükseltmenin, cesaretle risk almanın ve vizyonu aksiyonla buluşturmanın kitabıdır. Çünkü vizyon yönü, cesaret ilk adımı, aksiyon ise sonucu belirler. Amacım, geleceği seyreden değil, geleceği kuran insanların yetişmesine katkı sunmaktır.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞ DÜNYASININ ÖNDE GELEN İSİMLERİ KİTAPTA YER ALDI</span></strong></p>

<p>“Büyük Düşün”ün son bölümünde iş dünyasının önde gelen isimleri, başarı, liderlik, girişimcilik ve servet anlayışına ilişkin görüş ve tecrübelerini paylaşıyor.</p>

<p>Kitabın bu bölümünde yer alan isimler şöyle:</p>

<p>Mehmet T. Nane – Pegasus Airlines Yönetim Kurulu Başkanı<br />
Davut Doğan – Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı<br />
Süleyman Orakçıoğlu – Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı<br />
Mehmet Gür – Ortadoğu Holding Yönetim Kurulu Başkanı<br />
Meral İnci Zaim – Zaim AŞ Yönetim Kurulu Başkanı<br />
Vehbi Varlık – İnoksan Yönetim Kurulu Başkanı<br />
Faik Ulutaş – Mensa Sınai CEO’su<br />
İbrahim Yasubuğa – Süper Holding Onursal Başkanı</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞ DÜNYASINDAN GERÇEK DENEYİMLER</span></strong></p>

<p>İş dünyasının gerçek tecrübelerini çağın ekonomik ve teknolojik dönüşümüyle buluşturan “Büyük Düşün”, girişimcilere, yöneticilere ve hedeflerini büyütmek isteyenlere yönelik hazırlanmış bir çalışma olarak öne çıkıyor. Kitapta cesaret, vizyon ve aksiyon odağında iş dünyasına ilişkin deneyimler ve stratejiler bir araya getiriliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İKİ YILLIK ÇALIŞMANIN ÜRÜNÜ</span></strong></p>

<p>Ulaş Kayacan’ın iki yıllık yoğun çalışması sonucunda ortaya çıkan eser, şirketlerin başarıya ulaşması amacıyla hazırlanan strateji ve yol haritalarının genel bir çerçevede yeniden düzenlenmesiyle oluşturuldu.&nbsp;“Büyük Düşün”, iş dünyasında deneyimlerin paylaşılması ve girişimcilik anlayışının geliştirilmesine yönelik bir kaynak olarak okurlarla buluştu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1H6A3319.jpg" style="height:800px; width:534px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 17:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/is-dunyasinin-gercek-tecrubeleri-buyuk-dusun-kitabinda-bulustu-1788964130.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Brent Petrol Sıcak Temasların Ardından Dördüncü Günde De Yükselişini Sürdürdü</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/brent-petrol-sicak-temaslarin-ardindan-dorduncu-gunde-de-yukselisini-surdurdu-1980</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/brent-petrol-sicak-temaslarin-ardindan-dorduncu-gunde-de-yukselisini-surdurdu-1980</guid>
                <description><![CDATA[Orta Doğu’da tırmanan çatışmalar ve enerji altyapısına yönelik saldırılar nedeniyle Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,4 artışla 99,33 dolara yükselerek 100 dolar kritik sınırına dayandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Orta Doğu genelinde artan saldırıların küresel arz üzerindeki riskleri büyütmesiyle petrol fiyatları çarşamba günü yükselişini sürdürdü. Brent ham petrol vadeli kontratları yüzde 1,4 artışla 99,33 dolar seviyesine çıkarken, ABD Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) varil fiyatı da yüzde 1,4 yükselerek 94,34 dolara ulaştı. Böylece Brent petrol, kritik 100 dolar/varil eşiğine oldukça yaklaşmış oldu.</p>

<p>Altı aydır devam eden savaşta kalıcı bir çözüm sağlanacağına ilişkin beklentilerin zayıflaması ve çatışmaların yeniden alevlenmesi, fiyatları ağustos başından bu yana yaklaşık yüzde 25 yukarı taşıdı. Piyasalarda özellikle bölgedeki saldırıların enerji altyapısına ve petrol taşımacılığına zarar verme ihtimali yakından takip ediliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ORTA DOĞU’DA GERİLİM YENİDEN TIRMANDI</span></strong></p>

<p>Orta Doğu’daki çatışmalar salı günü daha da şiddetlendi. İran destekli Yemen’deki Husiler, Suudi Arabistan’ın çeşitli kentlerine saldırılar düzenledi. Böylece ABD’nin bölgedeki önemli müttefiklerinden Suudi Arabistan da çatışmaların daha fazla içine çekilmiş oldu. Yaşanan gelişmeler, petrol üretimi ve sevkiyatında yeni aksaklıklar yaşanabileceği endişesini artırdı.</p>

<p>Bölgedeki gerilim yalnızca Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki saldırılarla sınırlı kalmadı. ABD güçlerinin çok sayıda İran petrol tankerini hedef aldığı belirtilirken, İran da Ürdün’de bulunan bir ABD üssüne saldırı düzenledi. Karşılıklı saldırıların enerji piyasalarına yansımasıyla birlikte yatırımcıların petrol fiyatlarında daha yüksek bir risk primi talep ettiği görülüyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ANALİSTLER: RİSK PRİMİ YÜKSEK KALABİLİR</span></strong></p>

<p>ING analistleri, son gelişmelerin bölgedeki çatışmanın kısa sürede sona ereceğine yönelik beklentileri zayıflattığını belirtti. Analistler, barış görüşmelerinin yeniden başlamasının hâlâ uzak bir ihtimal olduğunu vurgularken, petrol piyasasının bu süreçte önemli bir risk primini fiyatlamaya devam edebileceği değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PETROL ARZINDA YENİ KESİNTİ KORKUSU</span></strong></p>

<p>Bölgede enerji altyapısına ve kritik deniz taşımacılığı güzergahlarına yönelik saldırılar, küresel petrol arzı açısından yeni riskler oluşturuyor. Suudi Arabistan’ın petrol ihracatının bir bölümünü Hürmüz Boğazı’ndan uzaklaştırdığı belirtilirken, krallığa yönelik saldırıların uzun sürmesi halinde ham petrolün küresel piyasalara ulaştırılması daha karmaşık hale gelebilir. Bu durum, zaten baskı altında olan petrol arzına yönelik endişeleri daha da artırıyor.</p>

<p>OCBC analistleri de son gelişmelerin petrol piyasası açısından ciddi bir risk oluşturduğuna dikkat çekti. Analistler, İran’ın Suudi Arabistan’daki enerji tesislerine yönelik saldırıları ve ardından beş İran tankerinin imha edilmesinin, petrol arzında yeni ve uzun süreli bir kesinti yaşanabileceğine ilişkin endişeleri güçlendirdiğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÖZLER ŞİMDİ YÜZ DOLAR SEVİYESİNDE</span></strong></p>

<p>Petrol piyasalarında bundan sonraki süreçte Orta Doğu’daki saldırıların seyri ve enerji sevkiyatının ne ölçüde etkilenebileceği belirleyici olacak. Brent petrolün 100 dolar sınırına dayanması, piyasaların bölgedeki gelişmelere ne kadar duyarlı hale geldiğini ortaya koyarken, çatışmaların genişlemesi durumunda fiyatların bu kritik seviyeyi aşabileceğine ilişkin beklentiler de güçleniyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/brent-petrol-sicak-temaslarin-ardindan-dorduncu-gunde-de-yukselisini-surdurdu-1788941770.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Enflasyon can yakıyor ama ekonomi politikasının tek hedefi gibi görmek yanlış</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/enflasyon-can-yakiyor-ama-ekonomi-politikasinin-tek-hedefi-gibi-gormek-yanlis-1979</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/enflasyon-can-yakiyor-ama-ekonomi-politikasinin-tek-hedefi-gibi-gormek-yanlis-1979</guid>
                <description><![CDATA[MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir’in MÜSİAD EXPO 2026 tanıtım toplantısındaki açıklamalarını aktaran Ekonomim Yazarı Vahap Munyar; yeni OVP değerlendirmelerinden sanayideki yüksek finansman maliyetlerine, sağlık ve gıda sektörleri için önerilen yeni başkanlık modellerinden Çin'e karşı ticari bariyer talebine kadar ekonomi gündemine dair öne çıkan mesajları köşesine taşıdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>MÜSİAD&nbsp;</strong>Genel Başkanı&nbsp;<strong>Burhan Özdemir,&nbsp;</strong>23-26 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) düzenleyecekleri&nbsp;<strong>“MÜSİAD EXPO 2026”</strong>yı anlatmak üzere düzenlediği sohbet toplantısında 1996 yılına uzandı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>MÜSİAD EXPO’nun ilki 1996 yılında İzmir Fuarı’nda gerçekleşmişti. O tarihten beri iki yılda bir MÜSİAD EXPO’yu düzenliyoruz. Bu yıl 114 ülkeden 50 bini aşkın katılımcı bekliyoruz. 50 bin katılımcının 8 bini yurt dışından gelecek.</strong></p>

<p><strong>Burhan Özdemir</strong>’e düzenlediği sohbet toplantısında MÜSİAD Genel Başkan Yardımcıları&nbsp;<strong>Muhammed Selim Başdemir, Fahrettin Oylum,&nbsp;</strong>Yönetim Kurulu Üyesi&nbsp;<strong>Mahmut Sefa Çelik&nbsp;</strong>eşlik etti.</p>

<p><strong>Özdemir</strong>’de MÜSİAD EXPO ile ilgili sunumu sonrası 6 Eylül 2026’da açıklanan ve aynı gün Resmi Gazete’de yayınlanan Orta Vadeli Program 2027-2029’la ilgili değerlendirmesini sorduk, yanıta şöyle girdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>OVP’de ilk kez nominal istikrar değil, piyasanın reel beklentileri öne çıktı. Daha gerçekçi veriler ortaya konuldu. Bu yılın yüzde 28.4 enflasyonla tamamlanması beklentisi, MÜSİAD’ın üye anketiyle uyumlu. Bizim ankette de yüzde 28.5 çıktı.</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h567q95gc/storage/files/images/2026/09/08/vahap1-rt9b.jpg" title="Enflasyon can yakıyor ama ekonomi politikasının tek hedefi gibi görmek yanlış - Resim : 1"><img alt="Enflasyon can yakıyor ama ekonomi politikasının tek hedefi gibi görmek yanlış - Resim : 1" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h567q95gc/storage/files/images/2026/09/08/vahap1-rt9b.jpg" style="height:567px; width:850px" /></a></strong></p>

<p>Enflasyonda tek hanenin 2029’da öngörülmesini de daha gerçekçi bulduklarını belirtti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>2027 yılında yüzde 21 enflasyon öngörülmesini de daha gerçekçi bulduk. Yeni dönem OVP’si genel olarak daha temkinli bir yaklaşımı yansıtıyor.</strong></p>

<p>Şu noktanın altını çizdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Bir yılda enflasyonun tek haneye düşeceği gibi bir hedef belirlenseydi, piyasa için öngörülemez durum devam ederdi. O nedenle en gerçekçi, en rasyonel OVP diye değerlendiriyoruz.</strong></p>

<p>OVP’deki büyüme hedeflerini irdeledi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>OVP’de bu yılki büyüme hedefi yüzde 3.3’e çekilirken</strong><strong>,</strong><strong>&nbsp;2027’de yüzde 4.2, 2028’de yüzde 4.6 ve 2029’da yüzde 5 öngörülüyor. Enflasyon düşürülürken büyüme nasıl yönetilecek?&nbsp;</strong>“Enflasyon düşerken büyüme olmaz”&nbsp;<strong>diye bir şey yok ama nasıl yönetilecek, tartışılmalı.</strong></p>

<p>Türkiye’nin sadece enflasyonla boğuşmadığına işaret etti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Enflasyon toplumun canını yakıyor, o nedenle gündemde ilk sırada yer alıyor ama&nbsp;<a href="https://www.ekonomim.com/ekonomi" target="_blank" title="ekonomi">ekonomi</a>&nbsp;programının tek hedefi haline gelmesi de doğru değil.&nbsp;</strong>“Enflasyon düşerse tüm problemler hallolur”&nbsp;<strong>bakışını doğru bulmuyorum.</strong></p>

<p>Ardından ekledi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;“Enflasyonu önemsemeyelim”&nbsp;<strong>demiyorum ancak tek hedef haline getirilmesini doğru bulmuyorum. Enflasyonu yaratan farklı kaynaklar var. Tüketim bunlardan biri. Ayrıca şokların, yatırım ile finansman koşullarının etkisi de var.</strong></p>

<p>Enflasyonla mücadele konusunda sanayi üretimine dikkat çekti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Enflasyonu düşürmek amacıyla üretimi soğutmak zorunda kalmamalıyız. Ülkemizin insanını ve sanayicisini enflasyonu düşürmek ve üretimi soğutmak gibi bir seçenek arasında bırakmayalım.</strong></p>

<p><strong>Burhan Özdemir,&nbsp;</strong>faizlerin yüksekliği konusundaki bir soruyu yanıtlarken şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Üretimi canlandırmak amacıyla faizleri indirmek tek başına doğru bir sonuç vermez. Önceki dönemlerde düşük&nbsp;<a href="https://www.ekonomim.com/finans/faiz" target="_blank" title="Faiz">faiz</a>&nbsp;ortamında sağlanan kredilerin önemli bölümü üretim yerine arsa ve servet birikimine yöneldi. Yani, geçmişte bu test edildi.</strong></p>

<p>Sanayicilerin bugün yüksek finansman maliyetleriyle karşı karşıya kalmasının nedenlerini geçmişte aramak gerektiğine vurgu yaptı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Kredi imkanlarının olduğu dönemlerde teknolojik dönüşüme ve özkaynakların güçlendirilmesine yeterince kaynak ayrılmadı.</strong></p>

<p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Erdal Bahçıvan,&nbsp;</strong>bir süredir uygulanan ekonomik programın,&nbsp;<strong>“erken sanayisizleşme”&nbsp;</strong>etkisine dikkat çekiyor.</p>

<p>MÜSİAD Başkanı&nbsp;<strong>Özdemir</strong>’in,&nbsp;<strong>“Enflasyonu düşürmek amacıyla üretimi soğutmak zorunda kalmamalıyız”&nbsp;</strong>mesajı da&nbsp;<strong>“erken sanayisizleşme”&nbsp;</strong>uyarısıyla örtüşüyor…</p>

<p>‘Savunma’yı örnek alalım, sağlık ve gıda sektörü için ‘başkanlık modeli’ne geçelim&nbsp;</p>

<p><strong>MÜSİAD&nbsp;</strong>Genel Başkanı&nbsp;<strong>Burhan Özdemir,&nbsp;</strong>savunma sanayisinde sağlanan başarıya, ulaşılan noktanın önemine dikkat çekti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Doğrudan Cumhurbaşkanımıza bağlı Savunma Sanayi Başkanlığı modelinin sağlanan başarıda büyük payı var. Ancak, savunma sanayi bugünkünün 3 katı büyüklüğe de ulaşsa, Türkiye’nin genel büyümesine etkisi, katkısı sınırlı kalır.</strong></p>

<p>Savunma sanayinde başarıya ulaştıran modelin başka sektörlere de uygulanmasını önerdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Sağlık ve gıda sektörü için de başkanlık modeline geçilmeli. Yani,&nbsp;</strong>“Gıda Endüstrisi Başkanlığı”&nbsp;<strong>ve&nbsp;</strong>“Sağlık Endüstrisi Başkanlığı”&nbsp;<strong>kurulmalı. Evet, bakanlıklar var ama her iki bakanlık da endüstri tarafına odaklanacak yapıda değil.</strong></p>

<p><strong>&nbsp;</strong>Teknoloji yoğun üretime geçişte gecikmenin maliyeti daha yüksek&nbsp;</p>

<p><strong>MÜSİAD&nbsp;</strong>Genel Başkanı&nbsp;<strong>Burhan Özdemir,&nbsp;</strong>sanayide yatırım kararlarının yalnızca kısa vadeli finansman koşullarıyla alınmaması gerektiğini belirtti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Sanayide yatırım kararları öngörülebilirlik, verimlilik ve teknolojik dönüşüm perspektifiyle ele alınmalı. Türkiye, önümüzdeki dönemde yapay zeka ve yeni teknolojilere daha fazla yatırım yapmalı.</strong></p>

<p>Teknolojiye, yapay zekaya bütün dünyanın para harcadığını vurguladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Bizim de harcamamız gerekiyor. Başkaları bu dönüşümden yüzde 20, 30, 40 etkilenirken biz yüzde 100 etkilenebiliriz. Çünkü, teknoloji yoğun üretime geçişte gecikmenin maliyeti çok daha yüksek olur. Bilmediğimiz şeyi tahminle yönetemeyiz.</strong></p>

<p>Ardından ekledi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Türkiye’nin rekabet gücü yalnızca maliyet avantajıyla değil, teknoloji,&nbsp;<a href="https://www.ekonomim.com/sozluk/ar-ge" target="_blank" title="Ar-Ge">Ar-Ge</a>, yazılım, tasarım, mühendislik ve verimlilik artışıyla şekillenecek.</strong></p>

<p>İhracatta imalat sanayinin payının yüzde 94 dolayında olmasının güçlü sanayi altyapısının kanıtı olduğuna işaret etti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Ancak, yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki payı</strong><strong>nın</strong><strong>&nbsp;yüzde 4.4 seviyesinde kalması, önümüzdeki dönüşümü net bir şekilde ortaya koymaktadır.</strong></p>

<p>70 ülkeden 400’ü aşkın nitelikli alım heyeti geliyor&nbsp;</p>

<p><strong>MÜSİAD&nbsp;</strong>Genel Başkanı&nbsp;<strong>Burhan Özdemir, “MÜSİAD EXPO 2026”</strong>nın 300’ü aşkın firmanın stantlarında dünya pazarlarıyla buluşmasına ortam hazırlayacağını bildirdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>MÜSİAD EXPO, yalnızca ürünlerin sergilendiği bir alan değil, yeni ortaklıkların kurulduğu, ihracat ağlarının genişletildiği ve sürdürülebilir küresel ticaret fırsatlarının inşa edildiği dinamik bir ekosistemdir.</strong></p>

<p>Fuar döneminde 70 ülkeden 400’ü aşkın nitelikli alım heyetinin üreticilerle, ihracatçılarla doğrudan masaya oturtulacağını vurguladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Organize edilecek ikili iş görüşmeleri ve ticari diplomasi temaslarıyla fuar kapsamında en az 5 milyar dolarlık somut ticaret hacmine ulaşmayı hedefliyoruz. Üreticimizin yeni pazarlara erişimini hızlandırmak en teme</strong><strong>l</strong><strong>&nbsp;gayemiz.</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;Her önüne gelenin istediği yatırımı yapmaması gerekir</p>

<p><strong>MÜSİAD&nbsp;</strong>Genel Başkanı&nbsp;<strong>Burhan Özdemir,&nbsp;</strong>3-4 aydır Türkiye’deki atıl kapasite üzerinde çalıştıklarını bildirdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Atıl kapasite hem fırsattır hem de dert yaratabilir. Atıl kapasite üretim maliyetlerine yansıyor. Yani, çok daha masraflı üretim yapılmasına yol açabiliyor.</strong></p>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yatırımlarla ilgili frenleyici tedbirlerle donatılması gerektiğini savundu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Her önüne gelenin istediği yatırım yapmasına müsaade edilmemeli. Yatırımcılar,&nbsp;</strong>“Kendi paramı harcıyorum”&nbsp;<strong>diyebilir. Ancak, o para son tahlilde ülkenin kaynağıdır. O kaynağı plan çerçevesinde değerlendirmek gerekir.</strong></p>

<p>Türkiye’nin sanayi envanterinin çıkarılması gerektiğinin altını çizdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Envanter çıktıktan sonra yatırımların doğru yönlendirilebileceği bilgiye sahip olunur.</strong></p>

<p><strong>&nbsp;</strong>Çin’e karşı ticari bariyer gerekiyor</p>

<p><strong>MÜSİAD&nbsp;</strong>Genel Başkanı&nbsp;<strong>Burhan Özdemir,&nbsp;</strong>Çin’in küresel ticaretteki ağırlığı üzerinde durdu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Çin’e karşı ticari bariyerler gerekiyor. Bu bariyerlerin belki enflasyona yukarı yönlü etkisi olabilir.</strong></p>

<p>Küresel gelişmelerin Türkiye’nin ihracatına etkilerini değerlendirdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının olumsuz yansımaları elbette oldu. Ancak, tekstil sektörüne sipariş dönüşü sağladı. Avrupalı alıcılar olası riskleri dikkate alarak siparişlerini Çin yerine Türkiye’ye kaydırdı.</strong></p>

<p><strong>Özdemir,&nbsp;</strong>küresel ticaret hacminde de önemli bir yavaşlama yaşandığına işaret etti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Bu ortamda Türkiye’nin yeni tedarik zincirlerindeki konumunu güçlendirmesi oldukça önemli. Küresel jeopolitik gelişmeler tedarik zincirlerini yeniden şekillendiriyor.</strong></p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/enflasyon-can-yakiyor-ama-ekonomi-politikasinin-tek-hedefi-gibi-gormek-yanlis-1788940288.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye Tekstil ve Hazır Giyim Rekabetinde Rakip Ülkelerin On Puan Gerisinde Kaldı</title>
                <category>Tekstil</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-tekstil-ve-hazir-giyim-rekabetinde-rakip-ulkelerin-on-puan-gerisinde-kaldi-1978</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-tekstil-ve-hazir-giyim-rekabetinde-rakip-ulkelerin-on-puan-gerisinde-kaldi-1978</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), yüksek faiz, ücret artışları ve kur-maliyet makası nedeniyle tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan rekabet gücü kaybına dikkat çekerek bütünleşik bir sanayi politikası çağrısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), sektörün rekabet gücündeki kayba dikkat çekerek üretim, istihdam, teknoloji, finansman ve marka politikasını tek çatı altında toplatacak bütünleşik bir sanayi politikası çağrısı yaptı. Yüksek faiz, ücret artışları ve kur-maliyet makasının rekabet gücünü aşındırdığını belirten TGSD Müşterek Başkanı Toygar Narbay, Türkiye'de sanayicinin sermayesini korumak için yüzde 13,6 FAVÖK üretmesi gerektiğini, rakiplerde bu oranın yüzde 3,6 olduğunu söyleyerek, “Daha üretime başlamadan 10 puan gerideyiz” dedi. TGSD Müşterek Başkanları Toygar Narbay ve Dr. Ümit Özüren, mevcut desteklerin istihdam çıkışını durdurmaya yetmeyeceğini, önlem alınmaması halinde istihdam sızıntısının süreceğini ifade etti.</p>

<p>Hazır giyimde maliyetlerin yaklaşık yüzde 40’ını büyük ölçüde döviz bazında fiyatlanan girdilerin oluşturduğunu belirten Narbay, kalan yüzde 60’ın ise işçilik, enerji, finansman ve genel giderler başta olmak üzere Türkiye’de oluşan maliyetlerden meydana geldiğini, yüksek yerli katma değer oranının mevcut kur-maliyet makası nedeniyle rekabetçiliği olumsuz etkilediğini vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ON MİLYAR DOLARLIK KAPASİTE KAYBEDİLEBİLİR</span></strong></p>

<p>2022-Ağustos 2026 döneminde ücretlerin 5,1, finansman maliyetlerinin 4,1, enflasyonun 3,8 katına çıktığını, buna karşılık döviz paritesindeki artışın 2,6 katta kaldığını belirten Narbay, bu farkın sektörün dolar bazındaki maliyetlerinde yaklaşık yüzde 30 artışa yol açtığını söyledi. Yerli maliyet oranı yüksek diğer ihracatçı sektörlerin de benzer baskıyla karşı karşıya olduğunu kaydetti.</p>

<p>Maliyet baskısının üretim ve istihdama da yansıdığını savunan Narbay, 2022-2026 döneminde tekstil ve hazır giyimde 364 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını söyledi. Sektörün makine yatırımlarının yaklaşık 6-6,5 milyar dolar, bina yatırımlarıyla birlikte toplam yatırım stokunun ise 10 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirten Narbay, üretimdeki daralmanın mevcut kapasitenin kaybedilmesi riskini artırdığını ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“YÜZDE 13,6 FAVÖK ÜRETEN SANAYİCİ YOK”</span></strong></p>

<p>Sanayinin önündeki en önemli sorunlardan birinin finansman maliyetleri olduğunu dile getiren Narbay, mevcut faiz koşullarında Türkiye’deki işletmelerin sermayelerini koruyabilmek için yüzde 13,6 FAVÖK üretmesi gerektiğini söyledi. Düşük enflasyon ve faiz ortamında çalışan rakip ülkelerde bu oranın yüzde 3,6 civarında olduğunu belirten Narbay, yaklaşık 10 puanlık farkın Türk ihracatçısını daha üretime başlamadan dezavantajlı hâle getirdiğini savundu.</p>

<p>Toygar Narbay, “Yüzde 13,6 FAVÖK ile çalışan sanayici olmadığına göre işletmeler sermayelerini kaybediyor veya borçluluklarını artırıyor” diyerek, yüksek risksiz finansal getirilerin sermayenin üretime yönelmesini de zorlaştırdığını dile getirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“ÜCRET 11 KAT, KUR 6,5 KAT ARTTI”</span></strong></p>

<p>TGSD’nin çalışmasına göre 2020-2026 döneminde ücretler yaklaşık 11 kat, tüketici fiyatları 9 kat artarken döviz kurundaki yükseliş 6,5 katta kaldı. Kurun enflasyonu kontrol altında tutmak amacıyla baskılanmasının üretim üzerindeki sonuçlarının da dikkate alınması gerektiğini savunan Narbay, “Ücretler 11 kat arttı ancak çalışanların refahında aynı ölçüde bir artış oluşmadı. Buna karşılık sanayinin rekabet gücü zayıfladı” dedi.</p>

<p>Narbay, Avrupa’nın düşük ve orta teknolojili üretimi üçüncü ülkelere kaydırmasının uzun vadede üretim ekosistemini zayıflattığını savundu. Türkiye’nin benzer bir sürece girmemesi için mevcut üretim kapasitesinin korunması gerektiğini aktardı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">23 ÜLKE ARASINDA MALİYETTE 18’İNCİ SIRADA</span></strong></p>

<p>TGSD’nin Türkiye’nin rekabet gücünü ölçmek amacıyla 23 rakip üretici ülkeyi sekiz ana ve 21 alt parametre üzerinden karşılaştırdığını belirtilen Narbay, mevcut maliyet yapısıyla Türkiye’nin 23 ülke arasında 18’inci sırada yer aldığını söyledi. Maliyet rekabeti yerine üretim kabiliyeti, erişim ve yaratılan değerin öne çıkarıldığı bir model uygulanması hâlinde ise Türkiye’nin ilk sıraya kadar yükselebileceğini savundu.</p>

<p>Nüfus artışındaki yavaşlamanın da sanayi için yapısal risk olduğunu belirten Narbay, geçmişte yılda yaklaşık 1 milyon kişi artan nüfusta son dört yıllık ortalamanın yaklaşık 350 bine gerilediğini söyledi. Bunun 14-15 yıl sonra çalışma hayatına girecek nüfusu etkileyeceğini kaydeden Narbay, “Bugün planlayarak yapmadığımız şeyi yarın refleksle yapmak zorunda kalırız” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ SANAYİ POLİTİKASI ÇAĞRISI VE YOL HARİTASI</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin sanayi politikası açısından yol ayrımında olduğunu söyleyen Narbay, mevcut eğilimin sürmesi hâlinde üretim kapasitesinde daralma, kalıcı pazar kayıpları ve istihdam sızıntısının devam edebileceğini belirtti. TGSD’nin yol haritasında kısa vade 2026-2028 dönemini kapsayan “stabilizasyon”, orta vade “değişim ve dönüşüm”, uzun vade ise “Türkiye Markası” olarak tanımlanıyor.</p>

<p>Kısa vadeli öneriler arasında net ihracata yüzde 10 döviz dönüşüm desteği, iş gücü desteklerinin bölgesel gelişmişlik seviyesine göre artırılması ve finansmana erişimin kolaylaştırılması bulunuyor. Orta vadede üretimin ürün segmentlerine göre yeniden konumlandırılması öneriliyor. Buna göre lüks ürünlerin Batı bölgelerinde, premium segmentin Orta Anadolu’da, orta segmentin Doğu Anadolu’da, ekonomik ürünlerin ise sınır bölgelerindeki üretim havzalarında üretilmesi öngörülüyor. TGSD ayrıca teşviklerin tek merkezden ve ortak bir sistem üzerinden yürütülmesini talep ediyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">19. İSTANBUL HAZIR GİYİM KONFERANSI'NDA MADE IN TÜRKİYE DAMGASI</span></strong></p>

<p>TGSD Müşterek Başkanı Dr. Ümit Özüren, 13-14 Ekim'de "Yeniden Tanımlanan Değer: Made in Türkiye" temasıyla düzenlenecek 19. İstanbul Hazır Giyim Konferansı'nda rekabet gücü, yeni pazarlar, sürdürülebilirlik, yapay zekâ, dijitalleşme ve üretim teknolojilerinin ele alınacağını söyledi. Özüren, “Made in Türkiye” kavramını inovasyon, teknoloji, tasarım, lojistik ve marka gücüyle yeniden tanımlamayı hedeflediklerini belirtti.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turkiye-tekstil-ve-hazir-giyim-rekabetinde-rakip-ulkelerin-on-puan-gerisinde-kaldi-1788939358.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan Görevini Bırakıyor</title>
                <category>Güncel</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/istanbul-sanayi-odasi-baskani-erdal-bahcivan-gorevini-birakiyor-1977</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/istanbul-sanayi-odasi-baskani-erdal-bahcivan-gorevini-birakiyor-1977</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, 2013 yılından bu yana sürdürdüğü görevine yeni dönemde aday olmayacağını açıklayarak oda seçimlerinde Ender Yılmaz’ı destekleyeceğini duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, 2013 yılından bu yana yürüttüğü görevini bırakma kararı aldığını kamuoyuna ilan etti. İSO Odakule’de düzenlenen basın toplantısında konuşan Bahçıvan, önümüzdeki dönem gerçekleştirilecek oda seçimlerinde yeniden başkan adayı olmayacağını belirtti. Görev süresini değerlendiren Bahçıvan, bu emaneti kendi iradesiyle ve doğru olduğuna inandığı bir zamanda devretme kararı aldığını vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KRİTİK SÜREÇLERDE SANAYİCİYE REHBERLİK EDİLDİ</span></strong></p>

<p>Görev dönemi boyunca ulusal ve küresel ölçekte pek çok krizle karşılaştıklarını aktaran Erdal Bahçıvan, finansal dalgalanmalar, kur şokları, Covid-19 salgını, küresel enerji krizi, bölgesel savaşlar, deprem felaketi ve yüksek enflasyon gibi zorlu süreçlerin aynı anda yaşandığını ifade etti. İSO’nun bu çalkantılı dönemde sanayicileri yalnız bırakmadığını belirten Bahçıvan, kurumun hizmet kapasitesini kesintisiz artırarak üretim dünyasına rehberlik ettiklerini söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜÇLÜ SANAYİ İÇİN DOĞRUYA DOĞRU YANLIŞA YANLIŞ DENDİ</span></strong></p>

<p>Başkanlık yaptığı on yılı aşkın süreçte ilkelere bağlı kaldıklarını dile getiren Bahçıvan, "Güçlü sanayi için doğruya doğru, yanlışa yanlış demek" anlayışıyla hareket ettiklerini kaydetti. Sanayicilerin sorunlarını kararlılıkla karar alıcılara taşıdıklarını belirten Bahçıvan, yapıcı bir tutum sergileyerek tüm eleştirileri somut çözüm önerileriyle sunduklarını ifade etti. Bahçıvan, en büyük gururlarının her koşulda susmamak ve İSO’nun sesini daha güvenilir kılmak olduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEÇİMLERDE ENDER YILMAZ'A DESTEK...</span></strong></p>

<p>Toplantının son bölümünde yaklaşan İSO seçimlerine değinen Erdal Bahçıvan, başkan adaylığını açıklayan Ender Yılmaz’a destek vereceklerini duyurdu. Yılmaz’ın vizyonuna ve tecrübesine güvendiklerini vurgulayan Bahçıvan, kendisinin İstanbul Sanayi Odası’nın köklü marka değerini ve sanayi vizyonunu çok daha ileri noktalara taşıyacağına yürekten inandığını söyledi.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 22:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/istanbul-sanayi-odasi-baskani-erdal-bahcivan-gorevini-birakiyor-1788896974.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İş Dünyasından Yeni OVP’ye Tam Destek Geldi</title>
                <category>İş dünyası</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/is-dunyasindan-yeni-ovpye-tam-destek-geldi-1976</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/is-dunyasindan-yeni-ovpye-tam-destek-geldi-1976</guid>
                <description><![CDATA[2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program, iş dünyası temsilcilerinden olumlu karşılık buldu. Sanayiciler üretim, yatırım, finansmana erişim ve ihracatın güçlendirilmesine yönelik adımları önemli bulurken, programdaki hedeflerin kararlılıkla uygulanması gerektiğine dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP), iş dünyası temsilcileri tarafından memnuniyetle karşılandı. Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran ve Girişimci İş Kadınları Derneği (ANGİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Gözde Diker, programın üretim, yatırım, finansman, ihracat ve girişimcilik açısından önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SANAYİNİN ÜRETİM VE İHRACAT KAPASİTESİNE VURGU</span></strong></p>

<p>Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, OVP'nin hazırlık sürecinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın başkanlığında gerçekleştirilen istişare toplantısına katıldıklarını ve reel sektörün beklentileri ile sanayicilerin sahada karşılaştığı sorunları aktarma fırsatı bulduklarını belirtti.</p>

<p>İş dünyasının görüşlerinin hazırlık sürecinde dikkate alınmasını ve sanayinin önceliklerinin OVP'ye yansımasını değerli bulduklarını ifade eden Ardıç, "Sürdürülebilir büyümenin temeli, sanayinin üretim ve ihracat kapasitesidir. Bu bakımdan, büyümenin program dönemi boyunca kademeli olarak yüzde 3,3'ten yüzde 5'e yükselmesinin hedeflenmesini ve bu patikanın imalat sanayimizin üretim ve ihracat kapasitesini güçlendirecek politikalarla desteklenmesini son derece kıymetli buluyoruz." dedi.</p>

<p>Ardıç, sürdürülebilir büyümenin beşeri ve fiziki altyapının geliştirilmesi, yeşil ve dijital dönüşümün hızlandırılması, Ar-Ge ve yenilik ekosisteminin güçlendirilmesi ve sanayide yüksek katma değerli dönüşümün desteklenmesi temelinde ele alınmasını önemli bulduklarını kaydetti.</p>

<p>Bu yaklaşımın Türkiye'nin büyüme modelini daha üretken, teknoloji yoğun ve ihracat odaklı bir yapıya taşıma iradesini yansıttığını belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İMALAT SANAYİİ GÜÇLENDİRME PROGRAMI ÖNE ÇIKIYOR</span></strong></p>

<p>Ardıç, OVP'nin önemli yeniliklerinden biri olan İmalat Sanayii Güçlendirme Programı'nın üretim kapasitesinin korunması, verimlilik ve teknoloji düzeyinin yükseltilmesi ve sanayinin küresel rekabet gücünün artırılması açısından önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Ardıç, "Finansman, enerji, nitelikli iş gücü, yeşil ve dijital dönüşüm, ihracat ve kamu alımlarını kapsayan bu bütüncül yaklaşımın, sanayimizin ölçek kazanmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Programın kapsadığı alanlar, sanayicilerimizin sahadaki öncelik ve ihtiyaçlarıyla da büyük ölçüde örtüşmektedir." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>OVP'de 2029 yılı için yüzde 5 büyüme, 450 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı ve tek haneli enflasyon hedeflerinin ortaya konulduğunu belirten Ardıç, bu hedeflere ulaşılması için sanayinin yatırım yapabilmesi, mevcut üretim kapasitesinin korunması ve küresel rekabet gücünün artırılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Ardıç, "OVP'nin başarısı, açıklanan hedeflerin sanayi yatırımlarına, üretim kapasitesine, verimlilik artışına, teknolojik dönüşüme ve ihracata ne ölçüde yansıdığıyla değerlendirilecek. ASO olarak, programın hedeflerinin somut uygulama araçlarına dönüştürülmesi sürecinde ilgili kurumlarımızla işbirliği içerisinde katkı sunmaya hazırız." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ATO'DAN FİNANSMANA ERİŞİM VURGUSU</span></strong></p>

<p>Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran da 2027-2029 dönemini kapsayan OVP'nin makroekonomik istikrarı güçlendirme, enflasyonla mücadelede kararlılık ve kamu maliyesinde disiplini esas alan yaklaşımıyla umut verici olduğunu belirtti.</p>

<p>Programın küresel belirsizliklerin, jeopolitik risklerin ve enerji fiyatlarındaki gelişmelerin Türkiye ekonomisine etkilerinin arttığı bir dönemde hazırlandığına dikkat çeken Baran, üç yıllık ekonomik yol haritasının iş dünyasının önünü görebilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Reel sektörün önemli gündem maddelerinden birinin finansmana erişim olduğunu belirten Baran, "OVP'de bu konuda somut mekanizmaların açıklanmasını memnuniyetle karşılıyoruz. İş dünyası olarak uzun süredir finansmana erişimin kolaylaştırılması, kredi kanallarının üretim, yatırım ve ihracata daha güçlü biçimde yönlendirilmesi ve özellikle KOBİ'lerimizin işletme sermayesi ihtiyaçlarının gözetilmesi gerektiğini dile getiriyoruz. Yeni OVP'de bu ihtiyaçların doğrudan karşılık bulmasını önemli görüyoruz. OVP'nin ortaya koyduğu hedeflerin, ülkenin geleceği açısından önemsiyoruz. Bundan sonraki süreçte belirleyici olan hedeflerin kararlılıkla uygulanması ve reform takviminin hayata geçirilmesi olacak." dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KADIN GİRİŞİMCİLER İÇİN DESTEK ÇAĞRISI</span></strong></p>

<p>Girişimci İş Kadınları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Gözde Diker ise OVP'nin küresel belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde Türkiye ekonomisi açısından önemli bir yol haritası sunduğunu belirtti.</p>

<p>Programda enflasyonla mücadele, sürdürülebilir büyüme, üretim, istihdam ve ihracata yönelik hedeflerin birlikte ele alınmasını değerli bulduklarını ifade eden Diker, "İş dünyası açısından öngörülebilirlik ve ekonomik istikrar, yatırım kararlarının ve uzun vadeli planlamanın temelini oluşturuyor. Programda ortaya konulan yaklaşımın üretime, yatırıma ve girişimcilik ekosistemine olumlu katkı sağlayacağına inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Kadın girişimcilerin ekonomik büyümenin güçlü bir parçası haline gelmesinin önemine dikkat çeken Diker, kadınların finansmana ve pazarlara erişiminin kolaylaştırılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Diker ayrıca kadınların teknoloji, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve ihracat alanlarında daha fazla yer almalarının desteklenmesi gerektiğini kaydetti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/is-dunyasindan-yeni-ovpye-tam-destek-geldi-1788877185.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tekstilde Yeni Dönem Başlıyor: Artık İnsan Hakları Da Denetlenecek</title>
                <category>Tekstil</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tekstilde-yeni-donem-basliyor-artik-insan-haklari-da-denetlenecek-1975</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/tekstilde-yeni-donem-basliyor-artik-insan-haklari-da-denetlenecek-1975</guid>
                <description><![CDATA[Küresel tekstil sektöründe sürdürülebilirlik kriterleri genişliyor. Textile Exchange tarafından yayımlanan yeni rehber ve uygulama araçlarıyla çalışanların ücretleri, çalışma saatleri, fazla mesai, iş sağlığı ve güvenliği gibi konuların denetimlerde daha yakından takip edilmesi planlanıyor. Yeni sistem 31 Aralık 2026’da devreye girecek, 2027 geçiş yılı olacak ve kapsama giren işletmeler için 2028 itibarıyla zorunlu hale gelecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel tekstil ve hazır giyim sektöründe sürdürülebilirlik kriterleri yeni bir boyut kazanıyor. Sürdürülebilir ve geri dönüştürülebilir hammadde kullanımının yaygınlaştırılması amacıyla çalışmalar yürüten Textile Exchange, şirketlerin yeni döneme hazırlanması için üç yeni insan hakları rehberi ve uygulama aracı yayımladı. Yeni sistemle birlikte denetimlerde yalnızca kullanılan hammaddenin geri dönüştürülmüş olup olmadığı ve çevresel şartların karşılanıp karşılanmadığına bakılmayacak. Üretimde çalışanların hangi koşullarda çalıştığı da daha yakından takip edilecek.&nbsp;Yeni sistemin 31 Aralık 2026’da devreye girmesi, 2027’nin ise geçiş yılı olması planlanıyor. Kapsama giren işletmeler açısından yeni standart 2028 itibarıyla zorunlu hale gelecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜCRET VE ÇALIŞMA SAATLERİ DE DENETLENECEK</span></strong></p>

<p>Yeni dönemin önemli başlıklarından birini çalışan hakları oluşturacak. Textile Exchange tarafından belirlenen kriterlere göre işletmelerden çalışanların karşılaşabileceği insan hakları risklerini belirlemeleri ve bu risklere yönelik önlemler almaları istenecek.</p>

<p>Denetimlerde iş sağlığı ve güvenliği, çalışanların korunması, çalışma koşulları, ücretler ve yan haklar dikkate alınacak. Aşırı çalışma saatlerinin ve fazla mesainin önlenmesi için şirketlerin aldığı önlemler de değerlendirilecek.</p>

<p>Böylece tekstil sektöründe sürdürülebilir üretim değerlendirmesine ürünün nasıl ve hangi hammaddeden üretildiğinin yanı sıra hangi çalışma koşullarında üretildiği de daha güçlü biçimde eklenecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ŞİRKETLERE YENİ HAZIRLIK ARAÇLARI SUNULDU</span></strong></p>

<p>Textile Exchange, şirketlerin yeni sisteme hazırlanabilmesi için yalnızca insan hakları rehberi yayımlamakla kalmadı.&nbsp;İşletmelerin kendi insan hakları risklerini belirleyebilmeleri amacıyla bir değerlendirme aracı hazırlanırken, şirketlerin insan haklarına ilişkin yazılı taahhüt ve çalışma kuralları oluşturabilmeleri için örnek bir metin de yayımlandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GRS VE RCS SİSTEMLERİ DE DEĞİŞECEK</span></strong></p>

<p>Yeni düzenleme, tekstil sektöründe yaygın olarak kullanılan Global Recycled Standard (GRS) ve Recycled Claim Standard (RCS) sistemlerini de kapsıyor. Bu standartların önümüzdeki dönemde Textile Exchange tarafından “Materials Matter Standard” adı verilen yeni yapı altında toplanması planlanıyor.&nbsp;Yeni sistem kapsamında yün, tiftik ve alpaka gibi hayvansal elyaflara yönelik mevcut standartların da aynı çatı altında bir araya getirilmesi öngörülüyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE’DE İLK ETKİ GERİ DÖNÜŞÜM SEKTÖRÜNDE GÖRÜLECEK</span></strong></p>

<p>Yeni düzenlemenin ilk aşamada Türkiye’deki her tekstil ve hazır giyim fabrikasını doğrudan kapsamaması bekleniyor. Değişikliğin Türkiye’deki ilk etkisinin tekstil geri dönüşümü, geri dönüştürülmüş elyaf ve hammadde üretimi yapan işletmelerde görülmesi bekleniyor.</p>

<p>Türkiye’de yeni sisteme geçiş hazırlıkları da başladı. Textile Exchange standartlarında sertifikasyon hizmeti veren ETKO, 19 Ağustos’ta yaptığı duyuruyla GRS ve RCS’den yeni sisteme geçiş takvimini sektörle paylaştı.</p>

<p>Buna göre 2027 geçiş yılı olacak. 31 Aralık 2027’den sonra mevcut GRS ve RCS sistemi yerine yeni standardın uygulanması planlanıyor.&nbsp;Türkiye’de kapsama giren üreticilerin sertifikalarını devam ettirebilmek için yeni şartlara uyum sağlamaları gerekecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AVRUPA VE ABD’YE ÜRETİM YAPANLAR İÇİN ÖNEMLİ</span></strong></p>

<p>Yeni düzenleme, küresel moda sektöründe son yıllarda hızlanan değişimin bir parçası olarak öne çıkıyor. Büyük moda markaları tedarikçilerinden yalnızca çevre ve geri dönüşüm konusunda değil, çalışan hakları konusunda da daha fazla güvence talep ediyor.</p>

<p>Yeni sistemde şirketlerin faaliyet gösterdikleri ülke ve sektöre göre karşı karşıya oldukları riskleri belirlemeleri ve bu riskleri azaltacak önlemler almaları istenecek.</p>

<p>Bu nedenle yeni dönemin özellikle Avrupa ve ABD’deki büyük moda markalarına üretim yapan Türk şirketleri açısından önem taşıması bekleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÇALIŞMA KOŞULLARI TEDARİKÇİ SEÇİMİNDE DAHA BELİRLEYİCİ OLABİLİR</span></strong></p>

<p>Sertifikalı üretimde çevresel kriterlerin yanı sıra ücret, çalışma süresi, fazla mesai ve iş güvenliği gibi sosyal şartların da daha görünür hale gelmesi bekleniyor.&nbsp;Bu değişiklikle birlikte çalışma koşullarının önümüzdeki dönemde küresel moda markalarının tedarikçi seçimlerinde daha fazla ağırlık kazanması öngörülüyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/tekstilde-yeni-donem-basliyor-artik-insan-haklari-da-denetlenecek-1788865293.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yarısı Bizden Kampanyasında Süre Uzatıldı: Yeni Tarih Belli Oldu</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/yarisi-bizden-kampanyasinda-sure-uzatildi-yeni-tarih-belli-oldu-1974</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/yarisi-bizden-kampanyasinda-sure-uzatildi-yeni-tarih-belli-oldu-1974</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yarısı Bizden kampanyasının süresinin 31 Aralık 2027’ye kadar uzatıldığını açıkladı. İstanbul’da hayata geçirilecek 15 bin kiralık sosyal konut için başvurular 14 Eylül 2026’da başlayacak. Kampanyadan yararlanmak isteyen riskli yapı sahipleri için başvuru süreci ve aranan şartlar da belli oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada Yarısı Bizden kampanyasının süresinin 31 Aralık 2027 tarihine kadar uzatıldığını duyurdu. Kampanya kapsamında riskli yapıların dönüştürülmesi ve vatandaşların depreme dayanıklı konutlara kavuşması hedeflenirken, İstanbul’da 15 bin kiralık sosyal konut için de yeni bir süreç başlatılıyor.&nbsp;Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“2027 Mart itibariyle anahtarlarımızı teslim etmeye başlayacağız. Bir de kiralık konut projemizi açıklamıştık. İstanbul'daki 100 bin sosyal konuta ek olarak 15 bin kiralık konutu hayata geçireceğiz. Ekim ayında ilk kurayı çekeceğiz. 14 Eylül'de başvurular başlıyor. Yarısı Bizden projemizin süresini 31 Aralık 2027 tarihine kadar uzatıyoruz. Kentsel Dönüşüm'den yararlanmak isteyen vatandaşlarımız Yarısı Bizden kampanyasından faydalanabilecekler.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>15 BİN KİRALIK KONUT İÇİN BAŞVURULAR 14 EYLÜL’DE</strong></span></p>

<p>İstanbul’da hayata geçirilecek 15 bin kiralık sosyal konut için başvurular 14 Eylül 2026’da başlayacak.&nbsp;İlk 1000 konut için kura çekiminin ise ekim ayında gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>BAKAN KURUM’DAN AÇIKLAMA</strong></span></p>

<p>Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasının ardından sosyal medya hesabından Yarısı Bizden kampanyası ve kiralık konut projesine ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>

<p>Kurum açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “İstanbullulara çifte müjdemiz var. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan kabine toplantımızın ardından açıkladı: Kiralık konutlarda başvuruları 14 Eylül'de alıyoruz. Evini dönüştürmek isteyenlerin faydalandığı ‘Yarısı Bizden’ projemizde de süreyi bir yıl daha uzatıyoruz. Hayırlı olsun.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YARISI BİZDEN KAMPANYASINDAN KİMLER YARARLANABİLECEK?</strong></span></p>

<p>Yarısı Bizden kampanyası kapsamında Türkiye genelinde riskli yapıların dönüşümünün desteklenmesi amaçlanıyor.&nbsp;Kampanyadan yararlanmak isteyen vatandaşların öncelikle yapılarını riskli olarak tespit ettirmesi gerekiyor. Ardından dönüşüm için gerekli çoğunluğun sağlanması ve belirlenen proje ile ruhsat işlemlerinin tamamlanması gerekiyor.</p>

<p>Kampanya kapsamında 81 ildeki riskli yapıların hak sahiplerinin destekten yararlanabileceği belirtiliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>BAŞVURU İÇİN E-DEVLET ŞARTI BULUNMUYOR</strong></span></p>

<p>Yarısı Bizden kampanyası için e-Devlet üzerinden ayrıca başvuru yapılmasına gerek bulunmuyor. Kat irtifakı kurulduktan sonra hak sahipliği tespiti için ilgili ilçe belediyesine başvuruluyor. Bakanlık tarafından belirlenen randevu tarihinde ise hak sahibiyle hibe taahhütnamesi ve kredi sözleşmesi imzalanıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YENİ YAPININ BÜYÜKLÜĞÜ İÇİN SINIR</strong></span></p>

<p>Yeni projede otopark ve sığınak alanları hariç olmak üzere yapı büyüklüğünün, eski yapının 1,5 katından fazla olamaması şartı bulunuyor.&nbsp;Risk tespiti ise Bakanlık tarafından yetkilendirilen lisanslı kuruluşların aldığı karot örnekleri üzerinden gerçekleştiriliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ALAN BAZLI DÖNÜŞÜMDE 875 BİN LİRA HİBE</strong></span></p>

<p>Alan bazlı dönüşüm kapsamında konut başına 875 bin lira hibe desteği veriliyor. Bunun yanı sıra TOKİ veya Emlak Konut tarafından inşaat desteği de sağlanabiliyor. Verilen 875 bin liralık hibe, bina maliyetinden düşülüyor. Geriye kalan borç ise uzun vadeli ve uygun ödeme koşullarıyla taksitlendiriliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>KAMPANYA 31 ARALIK 2027’YE KADAR DEVAM EDECEK</strong></span></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasıyla Yarısı Bizden kampanyasının süresi 31 Aralık 2027 tarihine kadar uzatıldı.&nbsp;İstanbul’daki 15 bin kiralık sosyal konut için başvurular ise 14 Eylül 2026’da başlayacak. İlk 1000 konut için kura çekiminin ekim ayında yapılması planlanıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/yarisi-bizden-kampanyasinda-sure-uzatildi-yeni-tarih-belli-oldu-1788864148.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dizel Benzine Fark Atıyor: Son Bir Yılda Makas Böyle Açıldı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/dizel-benzine-fark-atiyor-son-bir-yilda-makas-boyle-acildi-1973</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/dizel-benzine-fark-atiyor-son-bir-yilda-makas-boyle-acildi-1973</guid>
                <description><![CDATA[Küresel akaryakıt piyasasında dizel ile benzin arasındaki fiyat makası giderek açılıyor. Son üç ayda dünya genelinde dizel fiyatları yüzde 20’ye yakın artarken benzin yüzde 15,3 yükseldi. Türkiye’de ise aynı dönemde dizel yüzde 21, benzin yüzde 14,3 arttı. Dizeldeki yükselişin taşımacılık, tarım, sanayi ve tüketici fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceği belirtiliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel akaryakıt piyasasında benzin ile dizel arasındaki fiyat makası giderek açılıyor. Son üç aylık verilere göre dünya genelinde benzin fiyatları ortalama yüzde 15,3 artarken dizeldeki yükseliş yüzde 20 seviyesine ulaştı.&nbsp;Son bir yıllık tablo ise dizel ile benzin arasındaki ayrışmayı daha net ortaya koydu. Benzin fiyatları ortalama yüzde 19,38 artarken dizeldeki yükseliş yüzde 32,86 oldu. Ağustos sonu itibarıyla dünyada dizelin ortalama litre fiyatı 1,59 dolara yükseldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE’DE FARK 6,7 PUANA ULAŞTI</span></strong></p>

<p>Küresel piyasalardaki ayrışma Türkiye'de de dikkat çekti. 31 Ağustos itibarıyla Türkiye'de benzinin üç aylık fiyat artışı yüzde 14,3 olurken dizel yüzde 21 yükseldi.&nbsp;Böylece dizel, aynı dönemde benzinden 6,7 puan daha fazla zamlandı. Avrupa'nın bazı büyük ekonomilerinde de benzer bir tablo görüldü. Almanya'da üç aylık benzin fiyatı yüzde 12,2 artarken dizel yüzde 16,9 yükseldi. Fransa'da benzin yüzde 1,4 gerilerken dizel yüzde 3,9 arttı.&nbsp;Polonya'da benzin yüzde 2,7 yükselirken dizeldeki artış yüzde 11,3 oldu. Macaristan'da ise benzin yüzde 0,3 gerilerken dizel yüzde 10,7 arttı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİZEL NEDEN DAHA HIZLI YÜKSELİYOR?</span></strong></p>

<p>Dizelin benzinden daha hızlı yükselmesinin arkasında yakıtın ekonomideki kullanım alanı da bulunuyor. Benzin ağırlıklı olarak binek araçlarda kullanılırken dizel; kamyon, gemi, tren, traktör ve ağır iş makineleri başta olmak üzere taşımacılık, tarım ve sanayinin önemli yakıtlarından biri olarak öne çıkıyor. Bu nedenle dizel talebinin fiyat artışlarına karşı daha az esnek olduğu belirtiliyor. Taşımacılığın sürmesi, tarımsal faaliyetlerin devam etmesi ve üretimin kesintiye uğramaması gerektiği için dizel talebinde hızlı bir düşüş yaşanması zorlaşıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">RAFİNERİ KAPASİTESİ BASKI ALTINDA</span></strong></p>

<p>Son dönemdeki fiyat hareketlerinde ham petrol fiyatları ile rafine ürün fiyatları arasındaki ayrışma da dikkat çekiyor.&nbsp;Piyasalardaki temel sorunun yalnızca ham petrol arzı olmadığı, ham petrolü kullanılabilir yakıta dönüştüren rafineri kapasitesindeki sıkışıklığın da fiyatları etkilediği belirtiliyor. Bu durumun önemli göstergelerinden biri olan dizel “crack spread”i, rafine dizel fiyatı ile üretimde kullanılan ham petrol arasındaki farkı gösteriyor.&nbsp;ABD'de dizel crack spread'i ağustos ayında ilk kez varil başına 100 doların üzerine çıktı. 17 Ağustos'ta 102,20 dolara ulaşan gösterge, dizel piyasasındaki arz sıkışıklığının boyutunu ortaya koydu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ABD’DE DİZEL FİYATI REKOR KIRDI</span></strong></p>

<p>Eylül ayının başında ABD'de dizel fiyatı galon başına 5,82 dolara ulaşarak rekor kırdı. Rusya'daki rafinerilere yönelik Ukrayna saldırıları, İran savaşı ve Orta Doğu'daki arz ve taşımacılık sorunlarının dizel piyasasındaki sıkışıklığı artırdığı belirtiliyor. ABD'deki stokların da kritik seviyelere gerilemesi fiyatlar üzerindeki baskıyı artıran unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AVRUPA’DA RUSYA ETKİSİ HİSSEDİLİYOR</span></strong></p>

<p>Avrupa açısından ise dizel piyasasındaki sorunların daha yapısal bir görünüm kazandığı ifade ediliyor.&nbsp;Rusya'dan yapılan dizel ithalatının azalması, Avrupa'nın dış tedarikçilere bağımlılığını artırırken Orta Doğu'daki arz ve taşımacılık sorunları da piyasayı etkiliyor. Avrupa dizel piyasasında rafineri marjlarının yüksek kalması da dikkat çeken gelişmeler arasında bulunuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÇİN’DE TABLO FARKLI</span></strong></p>

<p>Küresel piyasadaki eğilim bütün ülkelerde aynı şekilde gerçekleşmiyor.&nbsp;Çin'de üç aylık dönemde benzin fiyatı yüzde 7,8, dizel fiyatı ise yüzde 8,4 geriledi. Endonezya'da ise benzin yüzde 28,7 artarken dizel yüzde 2,2 düştü. Bu veriler, dizeldeki hızlı yükselişin küresel ölçekte her ülkede aynı şekilde yaşanmadığını gösteriyor. Özellikle arz açığı bulunan büyük pazarlarda dizelin daha kırılgan bir ürün hâline geldiği belirtiliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİZELDEKİ ARTIŞ EKONOMİYİ DE ETKİLİYOR</span></strong></p>

<p>Dizel fiyatlarındaki yükseliş yalnızca akaryakıt pompalarına yansımıyor. Dizelin taşımacılık, tarım, sanayi ve lojistikte yoğun şekilde kullanılması nedeniyle maliyet artışının ekonominin farklı alanlarına da yayılabileceği değerlendiriliyor.&nbsp;Dizel fiyatlarının yükselmesi, taşımacılık maliyetlerinden gıda ve tüketim ürünlerinin fiyatlarına kadar geniş bir alanda baskı oluşturabiliyor. Önümüzdeki dönemde ham petrol fiyatlarının yanı sıra rafinerilerin ne kadar dizel üretebildiği ve bu ürünün ihtiyaç duyulan bölgelere ne ölçüde taşınabildiği önem kazanacak.&nbsp;Rafineri kesintileri ve lojistik sorunlarının devam etmesi hâlinde dizel fiyatlarının benzinden daha hızlı yükselmesinin küresel enflasyon açısından yeni bir risk oluşturabileceği belirtiliyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/dizel-benzine-fark-atiyor-son-bir-yilda-makas-boyle-acildi-1788863600.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hastalıklar Sınır Tanımıyor: Dünya Hayvan Sağlığı İçin İstanbul’da Buluştu</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/hastaliklar-sinir-tanimiyor-dunya-hayvan-sagligi-icin-istanbulda-bulustu-1972</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/hastaliklar-sinir-tanimiyor-dunya-hayvan-sagligi-icin-istanbulda-bulustu-1972</guid>
                <description><![CDATA[İklim değişikliği, hayvan hareketleri ve uluslararası ticaret sınır aşan hayvan hastalıklarının yayılımını hızlandırırken, hayvan sağlığının geleceği İstanbul’da masaya yatırıldı. 66 yıl sonra Türkiye’de düzenlenen 33. Dünya Buiatri Kongresi, 3 bin 560 katılımcıyı bir araya getirdi. Kongrede erken uyarı sistemlerinden aşılama ve dijital takibe, antimikrobiyal dirençten yapay zekâ kullanımına kadar birçok başlık ele alınıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya sığır ve ruminant sağlığı alanının önemli bilimsel buluşmalarından 33. Dünya Buiatri Kongresi, İstanbul’da düzenlenen törenle başladı. 6-10 Eylül tarihleri arasında devam edecek kongre, 66 yıl sonra Türkiye’de düzenleniyor.</p>

<p>Kongrenin açılışında Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Gümen, 33. Dünya Buiatri Kongresi Başkanı Prof. Dr. Hasan Batmaz, Dünya Buiatri Birliği Başkanı Prof. Dr. Arcangelo Gentile ve Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu bir araya geldi.</p>

<p>Açılış konuşmalarında sınır aşan hayvan hastalıklarının değişen seyri, iklim değişikliği, Tek Sağlık yaklaşımı, hayvan hareketlerinin kontrolü, dijital takip sistemleri ve yapay zekânın hayvan sağlığındaki yeni rolü öne çıktı.</p>

<p>Kongrede 55 davetli konuşmacı, 77 bilimsel oturumda bir araya geliyor. 220’si sözlü, 589’u poster olmak üzere toplam 809 bilimsel çalışma sunuluyor. Beş gün boyunca bilim insanları, veteriner hekimler, akademisyenler, öğrenciler ve sektör temsilcileri ruminant sağlığının güncel sorunlarını ve geleceğin çözüm modellerini değerlendirecek.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1788774224_KONGRE.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">VETERİNER İLAÇ VE AŞILARINDA KAREKODLU TAKİP HAZIRLIĞI</span></strong></p>

<p>Açılış konuşmasında insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan Tek Sağlık yaklaşımının önemine dikkat çeken Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Gümen, şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Artık insan sağlığını hayvan ve çevre sağlığından ayrı düşünemeyiz. Zoonotik hastalıklar ve antimikrobiyal direnç başta olmak üzere karşı karşıya olduğumuz riskler, Tek Sağlık yaklaşımını ortak yol haritamız haline getiriyor. Türkiye’de büyükbaş hayvan varlığı 2023’te 16,5 milyonken 2025’te 17,7 milyona, küçükbaş hayvan varlığı ise aynı dönemde 52,3 milyondan 57,9 milyona yükseldi. Ancak başarıyı yalnızca hayvan sayısıyla ölçmüyoruz; sağlıklı hayvan varlığını, hayvan başına verimliliği, hastalık ortaya çıkmadan önlemeyi, hayvan refahını ve güvenli gıda üretimini esas alıyoruz. Bu kapsamda aşı ve ilaç takip sistemlerimizin altyapısını karekod temelli takip sistemine dönüştürmek üzere çalışmalarımızı başlattık. Üretimden son kullanıma kadar daha etkin, güvenli ve gerçek zamanlı bir takip sağlayarak denetimi ve şeffaflığı güçlendirmeyi hedefliyoruz.”</p>

<p>Gümen, hayvancılıkta yapay zekâ kullanımının önemine ilişkin ise şu değerlendirmede bulundu:&nbsp;“Sensörlerle hastalıkları klinik belirtiler ortaya çıkmadan tespit etmek, salgınların hareketini önceden öngörmek ve milyonlarca genomik veriyi seleksiyon kararlarına dönüştürmek artık mümkün. Bu imkânı kullanmak bir tercih değil; buzağı kayıplarından antimikrobiyal dirence, verimlilikten emisyona kadar birçok sorunun çözümünde olmazsa olmazımızdır.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">30 YIL ÖNCE KURDUĞU HAYAL GERÇEK OLDU</span></strong></p>

<p>Dünya Buiatri Kongresi Başkanı Prof. Dr. Hasan Batmaz, kongrenin Türkiye’ye uzanan hikâyesinin kendisi için 30 yıl önce başladığını belirtti.</p>

<p>1996 yılında Edinburgh’da düzenlenen 19. Dünya Buiatri Kongresi’ne Türkiye’den katılan tek kişi olduğunu anlatan Batmaz, şunları söyledi: “Kongrenin atmosferini gördüğümde bir gün böyle bir organizasyonu Türkiye’de gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğimizi düşünmüştüm. Aradan 30 yıl geçti ve bugün 33. Dünya Buiatri Kongresi’ni İstanbul’da gerçekleştiriyoruz. Bu benim için çok özel bir an.”</p>

<p>Türkiye’nin coğrafi konumunun hayvan sağlığı açısından önemine dikkat çeken Batmaz, şöyle konuştu:&nbsp;“Küresel ısınma ve artan hareketlilik, enfeksiyon hastalıklarının yayılımını hızlandırıyor. Antimikrobiyal direnç ve gıda güvenliği de önümüzdeki en önemli sorunlar arasında. Veteriner hekimler bu gelişmelere kayıtsız kalmamalı. Aktif rol üstlenmeli ve geleceğe ilişkin planlarda sorumluluk almalıyız.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HASTALIKLAR SINIR TANIMIYOR</span></strong></p>

<p>Dünya Buiatri Birliği Başkanlığı görevini devretmeye hazırlanan Prof. Dr. Arcangelo Gentile, iklim değişikliği, uluslararası ticaret, hayvan hareketleri, savaşlar ve siyasi istikrarsızlıkların hayvan hastalıklarının yayılımını hızlandırdığına dikkat çekti.</p>

<p>Gentile, şu ifadeleri kullandı: “Hastalıklar ulusal sınırları tanımıyor. Yeni olan yalnızca hastalıkların farklı bölgelere ulaşması değil; coğrafi dağılımlarını değiştirme hızları, ölçekleri ve bazı durumlarda öngörülemez hale gelmeleri. Dünyanın bir bölgesindeki veteriner hizmetlerinin zayıflığı, çok kısa sürede dünyanın diğer bölgeleri için de bir riske dönüşebilir. Bu nedenle güçlü veteriner hizmetleri bir maliyet değil, yatırım olarak görülmeli. Hayvan sağlığı ortak bir sorumluluk.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEK SAĞLIK UYGULAMAYA GEÇMELİ</span></strong></p>

<p>Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, insan, hayvan ve çevre sağlığının birlikte ele alındığı Tek Sağlık yaklaşımının artık uygulamaya geçirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Eroğlu, şöyle konuştu:&nbsp;“2026 yılına geldiğimizde Tek Sağlık hâlâ bu tür programlarda konuşulan bir konu olarak devam ediyor. Artık bunun pratiğine geçmek gerekiyor. Türkiye’de bir Tek Sağlık Yasası çıkarılmasını ve ilgili bakanlıklarla kurumların çalışmalarını koordine edecek, doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı bir hastalık kontrol, yönetim ve önleme merkezinin oluşturulmasını gerekli görüyoruz. Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasındaki konumu nedeniyle hayvan hareketlerinin kontrolü ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi de bulaşıcı hastalıklarla mücadelede büyük önem taşıyor.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BİLİME VE MESLEĞE KATKI ÖDÜLLERİ VERİLDİ</span></strong></p>

<p>Kongrenin açılış töreninde buiatri ve veteriner hekimlik alanına bilimsel ve mesleki katkılarıyla öne çıkan isimlere ödülleri takdim edildi.&nbsp;Bilime Üstün Katkı Ödülü; University of Wisconsin–Madison Hayvan ve Süt Bilimleri Bölümü’nden Prof. Dr. Milo Wiltbank, University of Illinois Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Peter D. Constable, sığır besleme ve metabolizma alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Jesse P. Goff ile University of Zurich Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Swiss Institute of Allergy and Asthma Research (SIAF) Direktörü Prof. Dr. Cezmi Akdis’e verildi.</p>

<p>Mesleğe Üstün Katkı Ödülü kapsamında ise Dünya Buiatri Birliği Onursal Başkanı Prof. Dr. Walter Baumgartner ile Dünya Buiatri Birliği Başkanlığı görevini devretmeye hazırlanan Prof. Dr. Arcangelo Gentile ödüle layık görüldü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ETİYOPYA’DAN İSTANBUL’A UZANAN BRUSELLA ARAŞTIRMASI</span></strong></p>

<p>Kongrenin dikkat çeken ödüllerinden Gustav Rosenberger Memorial Fund Award, Etiyopya’da sığırlarda Brusella hastalığının tanısı, izlenmesi ve kontrolü üzerine çalışan genç veteriner hekim Lelti Miesho Berhe’ye verildi. Etiyopya’da milyonlarca kırsal aile için sığırların gıda, gelir ve tarımsal üretimin önemli bir parçası olduğuna dikkat çeken Berhe, veteriner hekimliği yalnızca hayvanların tedavisiyle sınırlı görmediğini, çalışmalarının toplumun refahına da katkı sunmasını hedeflediğini ifade etti.</p>

<p>Berhe, ödül kapsamında araştırmalarının bir bölümünü Bologna Üniversitesi’nde, Dünya Buiatri Birliği Başkanı Prof. Dr. Arcangelo Gentile ve ekibiyle sürdürecek.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/hastaliklar-sinir-tanimiyor-dunya-hayvan-sagligi-icin-istanbulda-bulustu-1788852489.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye’de İş Gücü Maliyeti Avrupa’nın 10 Katı Hızla Arttı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyede-is-gucu-maliyeti-avrupanin-10-kati-hizla-artti-1971</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyede-is-gucu-maliyeti-avrupanin-10-kati-hizla-artti-1971</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’de saatlik iş gücü maliyeti 2026’nın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 34 arttı. Avrupa Birliği genelindeki yüzde 3,6’lık artışın yaklaşık 10 katına ulaşan bu yükselişte ücret dışı maliyetlerdeki yüzde 42,9’luk artış da dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de iş gücü maliyetleri Avrupa’daki artış hızının oldukça üzerinde yükselmeye devam ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2026 yılı ikinci çeyreğine ilişkin açıkladığı verilere göre, saatlik iş gücü maliyeti bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 34 arttı.&nbsp;Söz konusu artış, Eurostat’ın yılın ilk çeyreğinde açıkladığı verilerde AB genelinde yüzde 3,6, Euro Bölgesi’nde ise yüzde 3,2 olarak duyurulan artış hızının yaklaşık 10 katına denk geliyor.</p>

<p>Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında en yüksek iş gücü maliyeti artışı yüzde 16,4 ile Macaristan’da görülürken, Türkiye’deki artış bu oranın iki katından fazla gerçekleşti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTİHDAM VE ÇALIŞILAN SAATLER DE ARTTI</span></strong></p>

<p>İş gücü maliyetlerindeki hızlı yükselişe rağmen şirketlerin istihdamı yüzde 1,7 artırdığı görüldü. Çalışılan saatlerdeki artış ise yüzde 2,7 olarak kaydedildi. Bu veriler, işletmelerin artan maliyetlere rağmen büyüme odaklarından vazgeçmediğini ortaya koydu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜCRET DIŞI MALİYETLERDE YÜZDE 42,9’LUK ARTIŞ</span></strong></p>

<p>Toplam iş gücü maliyeti yalnızca brüt ücretlerden oluşmuyor. Sosyal güvenlik ve işsizlik sigortası paylarının yanı sıra kıdem ve ihbar tazminatı karşılıkları da toplam maliyet içerisinde yer alıyor.&nbsp;Türkiye’de 2026 yılının ikinci çeyreğinde brüt ücretler yüzde 35,8 arttı. Ücret dışı maliyetlerdeki artış ise yüzde 42,9’a ulaştı. Avrupa’da ise ücret ve ücret dışı maliyetlerin birbirine paralel bir seyir izlediği belirtildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ŞİRKETLER İÇİN VERİMLİLİK VURGUSU</span></strong></p>

<p>Gilda&amp;Partners Consulting Kurucu Ortağı Jilda Bal, artan maliyetlerin ardından şirketlerin disiplinli bütçe planlamasına gitmesi gerektiğine dikkat çekti.&nbsp;Bal, rekabet gücünün maliyet artışının karşılığında üretilen değerle ölçüleceğini belirterek, iş süreçlerinin sadeleştirilmesi, teknolojinin etkin kullanılması ve verimliliğin bir iş stratejisi olarak ele alınmasının önemine işaret etti.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turkiyede-is-gucu-maliyeti-avrupanin-10-kati-hizla-artti-1788851348.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KOBİ’lere 75 Milyon Liraya Kadar Kredi Desteği Sağlanacak</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/kobilere-75-milyon-liraya-kadar-kredi-destegi-saglanacak-1970</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/kobilere-75-milyon-liraya-kadar-kredi-destegi-saglanacak-1970</guid>
                <description><![CDATA[KOSGEB tarafından yürütülen Küresel Rekabetçilik Destek Programı kapsamında KOBİ’lere 75 milyon liraya kadar kredi imkanı, 20 puanlık geri ödemesiz finansman desteği ve KGF kefaleti sağlanacak. Programa başvurular 30 Eylül’e kadar yapılabilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik yeni finansman desteği hayata geçiriliyor. KOSGEB eliyle yürütülen Küresel Rekabetçilik Destek Programı kapsamında işletmelere 75 milyon liraya kadar kredi imkanı, 20 puanlık geri ödemesiz finansman desteği ve KGF kefaleti sağlanacak.&nbsp;Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, KOBİ’lerin yüksek katma değerli üretim yapmalarını, uluslararası pazarlarda daha güçlü konuma ulaşmalarını ve sürdürülebilir büyümelerini destekleyecek programa ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KOBİ’LERE 75 MİLYON LİRAYA KADAR KREDİ İMKANI</span></strong></p>

<p>Bakan Kacır, program kapsamında sağlanacak desteklere ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Üreten, ihracat yapan ve dünyayla rekabet eden güçlü KOBİ'lerin, güçlü Türkiye'nin temeli olduğunu ifade eden Kacır, KOSGEB eliyle yürütülen Küresel Rekabetçilik Destek Programı ile işletmelerimizin yüksek katma değerli üretim yapmalarını, uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmalarını ve sürdürülebilir büyümelerini destekliyoruz. 75 milyon liraya kadar kredi imkanı, 20 puanlık geri ödemesiz finansman desteği ve KGF kefaleti desteği sağlayacağız."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HANGİ İŞLETMELER BAŞVURABİLECEK?</span></strong></p>

<p>Programa hızlı büyüyen ve ihracatını artıran işletmelerin yanı sıra AR-GE yatırımlarını artıran KOBİ’ler de başvurabilecek.&nbsp;Yüksek teknoloji alanında faaliyet gösteren orta ölçekli işletmeler ile HAMLE Programı kapsamında öncelikli ürünler listesinde yer alan ürünlere ilişkin faaliyet gösteren işletmeler de destek programından yararlanabilecek.</p>

<p>Turcorn 100 Programı kapsamındaki işletmeler de programa başvuru yapabilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PROGRAM 2025’TE YÜRÜRLÜĞE ALINDI</span></strong></p>

<p>Küresel Rekabetçilik Destek Programı'nın 2025 yılında yürürlüğe alındığını belirten Bakan Kacır, program kapsamında KOBİ’lere toplam 3 milyar lira finansmana erişim imkanı sağlandığını ifade etti. Kacır, daha fazla işletmenin küresel başarı hikayelerine ortak olmasını hedeflediklerini belirterek, "Şimdi daha fazla işletmemizi küresel başarı hikayelerine ortak olmaya davet ediyoruz" dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAŞVURULAR 30 EYLÜL’E KADAR</span></strong></p>

<p>Destek programından yararlanmak isteyen işletmeler başvurularını KOSGEB'in internet sitesi üzerinden gerçekleştirebilecek.&nbsp;Başvurular için son tarih 30 Eylül olarak açıklandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/kobilere-75-milyon-liraya-kadar-kredi-destegi-saglanacak-1788850867.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mehmet Nuri Ersoy ve Erhan Afyoncu Türkiye’nin Köklü Kültürel Birikimini Masaya Yatırdı</title>
                <category>Kültür-Sanat</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/mehmet-nuri-ersoy-ve-erhan-afyoncu-turkiyenin-koklu-kulturel-birikimini-masaya-yatirdi-1969</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/mehmet-nuri-ersoy-ve-erhan-afyoncu-turkiyenin-koklu-kulturel-birikimini-masaya-yatirdi-1969</guid>
                <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Millî Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu’yu makamında kabul ederek Türkiye’nin tarihî mirası ve ortak hafızanın korunması üzerine değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Prof. Dr. Erhan Afyoncu ile Bakanlıkta bir araya geldi. Görüşmede Türkiye’nin köklü tarihî ve kültürel mirası, ortak hafızanın gelecek nesillere aktarılmasının önemi ve bu alanda yürütülen çalışmalar ele alındı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE'NİN ORTAK HAFIZASI MASAYA YATIRILDI</span></strong></p>

<p>Görüşmede, ülkenin zengin tarihsel birikiminin korunması ve aktarılması adına yürütülen faaliyetler değerlendirildi. Bakan Ersoy, görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Millî Savunma Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Erhan Afyoncu ile Bakanlığımızda bir araya geldik. Tarih, kültür ve ortak hafızamız üzerine değerlendirmelerde bulunduğumuz nazik ziyaretleri için kıymetli hocamıza teşekkür ediyor, değerli çalışmalarında başarılar diliyorum." ifadelerini kullandı.</p>

<p>HABER MERKEZİ</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/mehmet-nuri-ersoy-ve-erhan-afyoncu-turkiyenin-koklu-kulturel-birikimini-masaya-yatirdi-1788849461.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kimya Sanayisi Küresel Pazar Yürüyüşünü İstanbul’dan Başlatıyor</title>
                <category>Gündem</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/kimya-sanayisi-kuresel-pazar-yuruyusunu-istanbuldan-baslatiyor-1968</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/kimya-sanayisi-kuresel-pazar-yuruyusunu-istanbuldan-baslatiyor-1968</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'nin ihracatında stratejik bir role sahip olan kimya sanayisi, uluslararası pazar payını ve iş birliği olanaklarını artırmak amacıyla 25-27 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek TURKCHEM Eurasia'da bir araya geliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin ağustos ayı ihracatı 23,47 milyar dolara ulaşırken, kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü de 2,70 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Ocak–Ağustos döneminde ise kimya sanayisinin ihracatı 22,77 milyar dolara yükseldi. Sektör, bu performansla Türkiye’nin toplam ihracatından yüzde 12,31 pay aldı. Farklı sektörlere hammadde ve ara girdi sağlayan kimya sanayisi; üretim, tedarik zinciri ve dış ticaret açısından Türkiye ekonomisinin stratejik yapı taşları arasında yer alıyor. Sektörün küresel rekabet gücünün artırılması ise yeni pazarlara erişim, uluslararası iş bağlantılarının geliştirilmesi ve ihracat kapasitesinin güçlendirilmesini kritik hale getiriyor.</p>

<p>​Bu ihtiyaç doğrultusunda, kimya sektörünün uluslararası ticaret hacmini ve iş birliği olanaklarını geliştirmeyi hedefleyen TURKCHEM Eurasia, 25-27 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Artkim Group tarafından düzenlenen fuar, kimya sanayisinin farklı alanlarında faaliyet gösteren üretici, tedarikçi, distribütör ve karar vericileri bir araya getirerek yeni ticari fırsatlar ve ihracat odaklı bağlantılar için önemli bir buluşma noktası oluşturmayı amaçlıyor.</p>

<p>​TURKCHEM Eurasia, Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenen şartlar kapsamında Prestijli Fuarlar Listesinde yer alıyor. Bu destek kapsamında katılımcı firmalar belirlenen şartlar dâhilinde fuar giderlerinin yarısına kadar destek alabiliyor.</p>

<p>​Artkim Group Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, TURKCHEM Eurasia’nın sektöre sunduğu fırsatları değerlendirerek, "Bakanlığımızın tanıdığı bu statü, uzun yıllardır ortaya koyduğumuz emeğin ve fuarın sektördeki konumunun önemli bir göstergesi. TURKCHEM Eurasia’yı yalnızca bir fuar olarak değil, firmaların yeni pazarlara ulaşabileceği, uluslararası iş bağlantıları kurabileceği ve ihracat potansiyelini geliştirebileceği önemli bir yatırım platformu olarak görüyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​KİMYA SANAYİSİNİN TÜM PAYDAŞLARI AYNI PLATFORMDA</strong></span></p>

<p>​TURKCHEM Eurasia’yı farklılaştıran en önemli unsurlardan biri, fuarın temsil ettiği her alt sektörün kendi çatı kuruluşuyla birlikte yer almasıdır. Bu yapı, kimya sanayisinin yalnızca üreticilerini değil, kimyasalları kullanan ve tedarik zincirinin farklı aşamalarında faaliyet gösteren sektörleri de aynı platformda buluşturuyor.</p>

<p>​Plastik ve polimer tarafında Türk plastik sanayisinin çatı kuruluşu PLASFED, üye dernekleri aracılığıyla sektörün geniş bir kesimini temsil ediyor. PLASFED’in desteği, kimya sanayisi ile kimyasalların en büyük hammadde alıcılarından biri olan plastik sanayisini doğrudan buluştururken, bölgesel ölçekte EGEPLASDER de Ege’deki plastik üreticilerini fuara taşıyor.</p>

<p>​İlaç ve yan sanayisi tarafında TİYSAT, kozmetik ve kişisel bakım kimyasalları alanında KÜAD, kimyasal lojistiği ve tank temizleme tarafında ise EFTCO’nun Türkiye’deki tek üyesi olan KTTD fuarı destekliyor. Mühendislik ve laboratuvar alanlarında Kimya Mühendisleri Odası ile Kimyagerler Derneği, kimya bilimi ve akademik alanda Türkiye Kimya Derneği, proses güvenliği ve iş sağlığı alanında İş Güvenliği Uzmanları Derneği, enerji verimliliği ve kojenerasyon çözümleriyle KOJENTÜRK, sanayici ve ihracatçı iş dünyası tarafında ise ASKON fuarın destekleyen kuruluşları arasında yer alıyor.</p>

<p>​Bu kapsamlı yapı, TURKCHEM Eurasia’nın kimya sektörünü alt segmentlere ayırmadan, üretimden lojistiğe, laboratuvar teknolojilerinden enerji verimliliğine kadar uzanan bütüncül bir ekosistem olarak ele aldığını ortaya koyuyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​ULUSLARARASI TİCARET VE İŞ BİRLİĞİ MERKEZİ</strong></span></p>

<p>​TURKCHEM Eurasia’nın uluslararası yapısını güçlendiren önemli iş birlikleri arasında Avrupa Kimyasal Distribütörleri Birliği FECC, İtalyan Ticaret ve Sanayi Odası ile Azerbaycan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu Ticaret Temsilcisi Ofisi yer alıyor. Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya arasındaki stratejik konumundan güç alan fuar, farklı pazarlardan üretici, distribütör, satın alma profesyoneli ve sektör temsilcilerini İstanbul’da bir araya getirmeyi amaçlıyor. Bir önceki edisyonunda 97 ülkeden 434’ün üzerinde katılımcı firmayı ve 13.897’nin üzerinde ziyaretçiyi ağırlayan TURKCHEM Eurasia’da ziyaretçilerin yüzde 32’sini yabancı profesyoneller oluşturdu. 2026 edisyonunda ise uluslararası katılımın ve yeni ticari iş birliklerinin daha da artırılması hedefleniyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​KÜRESEL REKABETTE STRATEJİK YATIRIM ADIMI</strong></span></p>

<p>​Sektör temsilcilerine fuar katılımının özellikle küresel rekabetin yoğunlaştığı dönemde stratejik önem taşıdığını vurgulayan Güler, "Kimya sanayisi, bugün yaklaşık 30 ana sektöre hammadde sağlayan stratejik bir yapı. Böyle bir ekosistemde yeni pazarlara ulaşmak, doğru iş ortaklarıyla bir araya gelmek ve tedarik zincirindeki konumunu güçlendirmek büyük önem taşıyor. TURKCHEM Eurasia, firmalara yıl boyunca farklı coğrafyalarda kurmaya çalışacakları bağlantıları üç gün içerisinde aynı çatı altında gerçekleştirme fırsatı sunuyor." dedi.</p>

<p>​TURKCHEM Eurasia 2026, 25-27 Kasım tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Kimya sektörünün üreticilerini, tedarikçilerini, distribütörlerini ve karar vericilerini bir araya getirecek organizasyon; yeni ticari fırsatlar, uluslararası iş birlikleri ve ihracat odaklı bağlantılar için önemli bir platform oluşturmayı hedefliyor.</p>

<p>​2002 yılından bu yana faaliyet gösteren Artkim Group, kimya ve üretim sanayilerine yönelik geliştirdiği uluslararası organizasyonlar ve sektörel platformlarla alanının önde gelen şirketleri arasında yer almaktadır. Kimya, boya, kozmetik, gıda, ilaç, poliüretan, kompozit, yapıştırıcı, teknik köpük, tekstil, yüzey işlem ve endüstriyel boyama teknolojileri gibi farklı sektörlere yönelik uluslararası standartlarda 12 ayrı ihtisas organizasyonu gerçekleştiren Artkim Group, 24 yıllık deneyimiyle sektör profesyonellerini bir araya getirmekte; firmaların ürün ve teknolojilerini tanıtmalarına, yeni pazarlara açılmalarına ve uluslararası iş bağlantıları geliştirmelerine katkı sağlamaktadır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/kimya-sanayisi-kuresel-pazar-yuruyusunu-istanbuldan-baslatiyor-1788847609.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>3D Üretimde Büyük Buluşma İçin Geri Sayım Başladı</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/3d-uretimde-buyuk-bulusma-icin-geri-sayim-basladi-1967</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/3d-uretimde-buyuk-bulusma-icin-geri-sayim-basladi-1967</guid>
                <description><![CDATA[Küresel eklemeli imalat pazarının 2025’te 30,5 milyar dolara ulaştığı belirtilirken, sektörün önemli buluşmalarından EXPO3D İstanbul için geri sayım başladı. 17-19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek organizasyonda 100’ün üzerinde firma, 120’den fazla marka ve 10 bini aşkın profesyonel ziyaretçinin buluşması hedefleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel eklemeli imalat pazarının 2025 yılında 30,5 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştığı belirtilirken, sektörün önemli buluşmalarından EXPO3D İstanbul için geri sayım başladı.</p>

<p>Türkiye’nin ilkleri arasında yer alan çalışmalar ile dünyada ses getiren 3D projeleri bir araya getirecek organizasyon, 17-19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek.&nbsp;Fuarda yenilikçi uygulamalar, ileri teknoloji çözümleri ve üretimin geleceğine yön veren projelerin sektör profesyonellerinin karşısına çıkarılması planlanıyor. Organizasyonda 100’ün üzerinde katılımcı firma, 120’den fazla marka ve 10 bini aşkın profesyonel ziyaretçinin buluşması hedefleniyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1788757259_Y__ld__r__m__nverdi.jpg" style="height:800px; width:533px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">120’DEN FAZLA MARKA, 100’Ü AŞKIN FİRMA EXPO3D’DE BULUŞACAK</span></strong></p>

<p>Savunma sanayiinden havacılığa, otomotivden medikal teknolojilere kadar farklı sektörlerde üretim anlayışını değiştiren yenilikçi 3D projeleri EXPO3D İstanbul’da aynı çatı altında buluşacak.&nbsp;Türkiye’de geliştirilen öncü çalışmaların yanı sıra dünya genelinde dikkat çeken uygulamalara yön veren teknolojiler, yeni nesil üretim sistemleri ve ileri malzeme çözümleri de fuarda sergilenecek.</p>

<p>Türkiye’nin eklemeli imalat, tasarım ve ileri üretim teknolojilerine odaklanan ilk ve tek ihtisas fuarı olarak tanımlanan EXPO3D İstanbul’da 100’ün üzerinde katılımcı firma ve 120’den fazla marka yer alacak.</p>

<p>3D yazıcı üreticilerinden ileri malzeme tedarikçilerine, yazılım geliştiricilerinden otomasyon firmalarına, tarama sistemlerinden son işlem teknolojilerine kadar geniş bir katılımcı profili fuarda yer alacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">3D BASKI PROTOTİPTEN NİHAİ ÜRÜNE TAŞINIYOR</span></strong></p>

<p>EXPO3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, fuara sayılı günler kala sektörün tüm paydaşlarını İstanbul’da buluşmaya davet ederek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“EXPO3D İstanbul’da eklemeli imalat teknolojilerinin ulaştığı son noktayı, yenilikçi uygulamalar ve ileri üretim çözümleri üzerinden ortaya koyacağız. Ziyaretçiler, 3D baskının prototiplemeden nihai ürün imalatına kadar ulaştığı seviyeyi yenilikçi uygulamalar üzerinden yakından görebilecek. Eklemeli imalat artık yalnızca yeni bir üretim yöntemi değil; tasarımdan nihai parçaya, bakım ve onarımdan tedarik zinciri yönetimine kadar sanayinin bütün süreçlerini dönüştüren stratejik bir üretim modeli. Küresel pazarın sekiz yıl içinde yaklaşık 5,5 kat büyümesinin beklenmesi de yaşanan dönüşümün boyutunu açıkça gösteriyor. Türkiye, güçlü sanayi altyapısı ve mühendislik kapasitesiyle bu pazarda bölgesel bir üretim ve teknoloji merkezi olabilir.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AKADEMİK BİLGİ SANAYİNİN ÜRETİM GÜCÜYLE BULUŞACAK</span></strong></p>

<p>EXPO3D İstanbul kapsamında Yıldız Teknik Üniversitesi’nin katkılarıyla 5. Uluslararası 3D Baskı ve Eklemeli İmalat Konferansı da düzenlenecek.&nbsp;Konferansta yeni nesil üretim yöntemleri, ileri malzemeler, endüstriyel uygulamalar ve sektördeki teknolojik gelişmeler uzman isimler tarafından ele alınacak.&nbsp;Organizasyonun, akademik bilgi birikimi ile sanayinin üretim gücünü bir araya getirmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÜRESEL EKLEMELİ İMALAT PAZARI BÜYÜYOR</span></strong></p>

<p>Metinde yer alan verilere göre küresel eklemeli imalat pazarının 2025 yılında 30,5 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştığı belirtiliyor. Pazarın 2033 yılında 169 milyar dolara ulaşmasının beklendiği ifade ediliyor.EXPO3D İstanbul’un da bu büyüyen sektörün farklı alanlarındaki teknoloji, üretim ve uygulamaları bir araya getirmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/3d-uretimde-buyuk-bulusma-icin-geri-sayim-basladi-1788788544.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Rönesans 11 Yıldır Dünyanın En Büyük 50 Müteahhidi Arasında</title>
                <category>İş dünyası</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ronesans-11-yildir-dunyanin-en-buyuk-50-muteahhidi-arasinda-1966</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ronesans-11-yildir-dunyanin-en-buyuk-50-muteahhidi-arasinda-1966</guid>
                <description><![CDATA[Rönesans Holding, Engineering News-Record’un 2026 “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” listesinde 11’inci kez dünyanın ilk 50 şirketi arasında yer aldı. 40’a yakın ülkede 1.000’i aşkın projeye imza atan şirket, bugüne kadar 50 milyar dolarlık uluslararası proje gelirine ulaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Rönesans Holding, Engineering News-Record’un (ENR) şirketlerin kendi ülkeleri dışındaki inşaat gelirlerini esas alarak hazırladığı “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” 2026 listesinde 11’inci kez dünyanın ilk 50 şirketi arasında yer aldı.</p>

<p>30 yılı aşkın küresel yolculuğunda 40’a yakın ülkede 1.000’i aşkın projeye imza atan Rönesans, bugüne kadar 50 milyar dolarlık uluslararası proje gelirine ulaştı.</p>

<p>ENR listesi şirketlerin toplam büyüklüğünden ziyade kendi ülkeleri dışında gerçekleştirdikleri inşaat faaliyetlerinden elde ettikleri gelire göre hazırlanıyor. Bu yönüyle liste, şirketlerin farklı ülkelerde iş yapabilme ve küresel pazarlarda rekabet edebilme gücünü ortaya koyuyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1788762395_Gotthard_Base_Tu__neli%20(1).jpeg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>50 MİLYAR DOLARLIK ULUSLARARASI PROJE GELİRİ</strong></span></p>

<p>Rönesans, 2006 yılında ENR listesine 86’ncı sıradan giriş yaptı. Şirket, 11 yıldır kesintisiz olarak dünyanın ilk 50 uluslararası müteahhidi arasında yer alıyor.</p>

<p>Uluslararası projelerinde Türkiye’de yerleşik 3.000 üretici ve 500 taşeron firmayla çalışan Rönesans, bu iş birlikleri kapsamında Türkiye’den yurt dışı projelerine 2 milyar dolarlık değer taşıdı.</p>

<p>Şirketin uluslararası projelerinde 3.500’ü mühendis ve mimar olmak üzere 28.853 Türk çalışan görev aldı. Bu projelerdeki toplam çalışan sayısı ise 271.888 olarak açıklandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>“11 YIL DEYİP GEÇMEMEK LAZIM”</strong></span></p>

<p>Rönesans Holding Onursal Başkanı aslen Malatyalı olan Dr. Erman Ilıcak, şirketin küresel yolculuğuna ilişkin değerlendirmesinde, “11 yıl deyip geçmemek lazım. Bu yılda dünya birkaç kez değişti. Pandemi oldu, savaşlar başladı, enerji krizi yaşandı, finansman koşulları değişti. Avrupa’dan Orta Doğu’ya, CIS ülkelerinden Afrika’ya kadar çalıştığımız coğrafyalarda neredeyse her yıl önümüze yeni bir denklem geldi.” dedi.</p>

<p>Ilıcak, şirketin değişen koşullara uyum sağlayarak yoluna devam ettiğini belirterek, “11 yıldır dünyanın en büyük 50 uluslararası müteahhidi arasındayız. Bu sürede dünya değişti, pazarlar değişti, biz de değiştik. Yeni ülkeler öğrendik, yeni ortaklıklar kurduk, yeni yetkinlikler geliştirdik. Ama bir şey değişmedi: Birlikte çalışma ve çözüm üretme</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1788762396_Windplan_Blauw_Ballast_Nedam_Ronesans_Holding.jpg" style="height:533px; width:800px" /> kültürümüz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DÜNYANIN ÖNEMLİ PROJELERİNDE RÖNESANS İMZASI</strong></span></p>

<p>Rönesans’ın uluslararası proje portföyünde farklı ülkelerde gerçekleştirilen önemli projeler bulunuyor.</p>

<p>Şirketin projeleri arasında Avrupa’nın en yüksek binası Lakhta Center, İsviçre Alpleri’nin altından geçen Gotthard Base Tüneli, Hollanda’nın en uzun karayolu tüneli Gaasperdammertunnel ve Türkmenistan’daki doğalgazdan benzin üretim tesisi yer alıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TÜRKİYE’NİN ÜRETİM GÜCÜNÜ DÜNYAYA TAŞIYOR</strong></span></p>

<p>Rönesans’ın uluslararası faaliyetlerinin Türkiye’deki üreticiler ve taşeronlar açısından da ekonomik katkı oluşturduğu belirtildi.</p>

<p>Uluslararası projelerinde Türkiye’de yerleşik yaklaşık 3.500 üretici ve taşeronla çalışan şirket, son 10 yılda bu iş birlikleri kapsamında 2 milyar doları aşan mal ve hizmet satın alımını yurt dışına gönderdi.</p>

<p>Bu çalışmalarla birlikte yalnızca müteahhitlik hizmetlerinin değil, Türkiye’nin mühendislik bilgisi, insan kaynağı, üretim kapasitesi ve hizmet ihracatının da farklı pazarlara taşındığı ifade edildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>AVRUPA’DAKİ BÜYÜME DEVAM EDİYOR</strong></span></p>

<p>Rönesans’ın küresel büyümesinde Avrupa önemli bir yer tutuyor. Şirket, 2009 yılında Avusturyalı PORR’un yüzde 10 hissesini satın alarak Avrupa’daki büyümesinin ilk adımlarından birini attı.</p>

<p>Bunu 2013’te Alpine Bau grubunun bir iştiraki, 2014’te Almanya’nın mühendislik şirketi Heitkamp ve 2015’te Hollanda’nın inşaat şirketlerinden Ballast Nedam’ın satın alınması izledi.</p>

<p>Rönesans’ın ENR sıralamasında Avrupa listesinde de yerini koruduğu bildirildi.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ronesans-11-yildir-dunyanin-en-buyuk-50-muteahhidi-arasinda-1788784340.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gençler İşe Hazırlanıyor! Peki İş Dünyası Onlara Hazır Mı?</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/gencler-ise-hazirlaniyor-peki-is-dunyasi-onlara-hazir-mi-1965</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/gencler-ise-hazirlaniyor-peki-is-dunyasi-onlara-hazir-mi-1965</guid>
                <description><![CDATA[INAN Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bahar Taşkın Öztürk, Özbekistan’ın Semerkant kentinde düzenlenen 12. IPU Genç Parlamenterler Küresel Konferansı’nda gençlerin ekonomik hakları ve istihdama erişimini değerlendirdi. Öztürk, genç işsizliğinin yalnızca beceri eksikliğiyle açıklanamayacağını belirterek iş dünyası, kamu ve kurumların çalışma hayatına geçiş sürecinde ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>INAN Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bahar Taşkın Öztürk, Özbekistan’ın Semerkant kentinde düzenlenen 12. IPU Genç Parlamenterler Küresel Konferansı’nda gençlerin ekonomik hakları ve istihdama erişimi üzerine konuştu. “Gençlerin Ekonomik Hakları ve Belirsiz Bir Gelecekte İstihdam” başlıklı oturumda konuşan Öztürk, gençlerin iş hayatına katılımının önündeki yapısal engellere, yapay zekânın başlangıç seviyesi işler üzerindeki etkisine ve bakım politikalarının kapsayıcı istihdam açısından önemine dikkat çekti.</p>

<p>Gençlerin çalışma hayatına hazır olup olmadığının tek başına sorgulanmaması gerektiğini belirten Öztürk, “İş dünyası gençlere hazır mı?” sorusunun da gündeme alınması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1788766966_Bahar_Tas__k__n_O__ztu__rk_2.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTİHDAM TEK BAŞINA EKONOMİK GÜVENCE SAĞLAMIYOR</span></strong></p>

<p>Konferansta paylaşılan verilere göre dünya genelindeki gençlerin yüzde 25’i ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Gençlerin işsiz kalma olasılığı yetişkinlere kıyasla yaklaşık 3,4 kat daha yüksek seyrederken, düşük ve alt-orta gelirli ülkelerde çalışan her 10 gençten yaklaşık 9’u kayıt dışı işlerde çalışıyor.</p>

<p>Bahar Taşkın Öztürk, genç istihdamının yalnızca işe yerleşme rakamlarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Gençlerin istihdama katılımını yalnızca işe yerleşme rakamlarıyla ölçemeyiz. Nasıl bir işte çalıştıklarına, ne kadar kazandıklarına, hangi sosyal güvencelere sahip olduklarına ve çalışma hayatında kalıp kalamadıklarına da bakmalıyız. Kurumların yetenek, potansiyel ve çeşitliliğe önem verdiklerini açıklaması kıymetli; ancak gerçek erişim, işe alım sonuçları değiştiğinde sağlanabilir. Niyetleri değil, gençlerin gerçekten kapıdan içeri girip giremediğini ölçmeliyiz.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YAPAY ZEKÂ GENÇLERİN DENEYİM KAZANMA YOLLARINI DEĞİŞTİRİYOR</span></strong></p>

<p>Yapay zekânın genç istihdamı üzerindeki etkilerine de değinen Öztürk, teknolojinin başlangıç seviyesi işleri tamamen ortadan kaldırmasının tek risk olmadığını söyledi. İlk taslakların hazırlanması, temel analiz, basit kodlama ve müşteri taleplerinin sınıflandırılması gibi genç çalışanların deneyim kazandığı görevlerin giderek daha fazla otomasyona devredildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Öztürk, “Yapay zekâ, başlangıç seviyesindeki işleri tümüyle ortadan kaldırmayabilir; ancak bu işlerin gerektirdiği yetkinlikleri ve öğrenme süreçlerini şimdiden değiştiriyor. Gençlerin deneyim kazandığı işleri otomatikleştiriyorsak, bu deneyimin nasıl kazanılacağını da yeniden tasarlamak zorundayız. Aksi hâlde gençler yalnızca ilk işlerini değil, ilk öğrenme fırsatlarını da kaybedebilir.” dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1788766964_Bahar_Tas__k__n_O__ztu__rk_1.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GENÇ KADINLARIN İSTİHDAMINDA BAKIM POLİTİKALARI ÖNE ÇIKIYOR</span></strong></p>

<p>Türkiye’de 15-24 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 23,3’ünün ne eğitimde ne de istihdamda bulunduğunu aktaran Öztürk, bu oranın genç kadınlarda yüzde 30,9’a yükseldiğini belirtti.&nbsp;Bakım hizmetlerinin yalnızca bir sosyal politika alanı değil, iş gücü piyasasının temel unsurlarından biri olarak görülmesi gerektiğini söyleyen Öztürk, anneliğe yönelik koruyucu düzenlemelerin önemini koruduğunu ifade etti.</p>

<p>Bakım politikalarının yalnızca kadınlar üzerinden tasarlanmasının bakım sorumluluğunun kim tarafından üstlenileceğine ilişkin mevcut eşitsizlikleri güçlendirebileceğini belirten Öztürk, bakım sisteminin daha geniş, erişilebilir ve eşitlikçi bir yapıya kavuşturulması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“UYUM TEK TARAFLI BİR SÖZLEŞME OLAMAZ”</span></strong></p>

<p>Gençlerin çalışma hayatına geçişini kolaylaştırmak için karar vericilere üç temel alanda çağrıda bulunan Öztürk; giriş pozisyonlarında deneyim şartlarının kaldırılmasını, ücretli staj ve ilk iş programlarının kamu ile işverenler tarafından birlikte desteklenmesini, sosyal koruma ve bakım altyapısının gençlerin günümüzdeki çalışma ve yaşam biçimleriyle uyumlu hâle getirilmesini önerdi.</p>

<p>Öztürk sözlerini şu ifadelerle tamamladı:&nbsp;“Uyum tek taraflı bir sözleşme olamaz. Gençlerin değişen dünyaya uyum sağlamasını beklerken hükümetlerin, işverenlerin ve kurumların da dönüşmesi gerekiyor. Başarıyı açıklamalarla değil; kimin işe alındığı, kimin işinde kalabildiği, ne kadar kazandığı ve kimin daha başlangıçta sistemin dışında kaldığı üzerinden değerlendirmeliyiz. Gençlerin yalnızca hazırlanmasını değil, geleceğin çalışma hayatına gerçekten katılabilmesini sağlamalıyız.”</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/gencler-ise-hazirlaniyor-peki-is-dunyasi-onlara-hazir-mi-1788781592.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>E-İhracatta Başarı İçin Teknoloji Yetmiyor! Şirketlere 5 Kritik Soru</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/e-ihracatta-basari-icin-teknoloji-yetmiyor-sirketlere-5-kritik-soru-1964</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/e-ihracatta-basari-icin-teknoloji-yetmiyor-sirketlere-5-kritik-soru-1964</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul’da düzenlenen IGEXX 2026’da konuşan Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, Türk şirketlerinin e-ihracatta yaptığı kritik hatalara dikkat çekti. Çiğdemli, bir pazaryerine ürün koymanın veya web sitesini İngilizceye çevirmenin tek başına e-ihracat anlamına gelmediğini belirterek şirketlere hedef pazarı analiz etme ve doğru iş modelini kurma çağrısı yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Toplam 6,1 trilyon dolarlık ticaret hacmini yöneten dünyanın önde gelen e-ticaret pazaryerleri, 3-5 Eylül tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi’nde (IGEXX 2026) bir araya geldi.&nbsp;Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) iş birliğiyle düzenlenen zirvede Amazon, Alibaba, Walmart Marketplace, eBay, TikTok Shop, SHEIN, Tmall ve JD.com’un da aralarında bulunduğu 50’ye yakın küresel e-ticaret platformu İstanbul’da buluştu. Zirve kapsamında düzenlenen panelde konuşan TOBB E-ticaret Meclis Üyesi ve Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, Türkiye’den dünyaya açılmak isteyen şirketlerin yaptığı hataları ve sürdürülebilir büyümenin kritik noktalarını anlattı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1788599298_gitex__1_.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“WEB SİTESİNİ İNGİLİZCE YAPMAK E-İHRACAT İÇİN YETERLİ DEĞİL”</span></strong></p>

<p>Ticimax olarak sahada yüzlerce şirketle çalıştıklarını ve binlerce şirketin ihtiyaçlarını dinlediklerini belirten Çiğdemli, e-ihracatta karşılaştığı en büyük yanılgının teknolojiyle işe başlamak olduğunu söyledi.&nbsp;“Benim gördüğüm en büyük hata, bir işletmenin iş modelinden önce teknolojiyi seçmesi” diyen Çiğdemli, Türkiye’de başarıyla çalışan bir e-ticaret modelinin aynı şekilde başka bir ülkeye taşınmasının sonuç vermeyebileceğine dikkat çekti. Çiğdemli, “Bir işletme yurt dışındaki bir pazaryerine ürünlerini koyduğunda ‘Ben e-ihracat yapıyorum’ zannediyor. Veya kendi web sitesini açıp dilini İngilizce yaptığında, döviz kurunu eklediğinde tamamen e-ihracata hazır olduğunu düşünüyor. Oysa Almanya’daki kullanıcının beklediği teslim süresi ve iade koşullarıyla Körfez ülkelerindeki tüketicinin alışkanlıkları ve ödeme yöntemleri birbirinden farklı” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">E-İHRACATA BAŞLAMADAN ÖNCE 5 SORU</span></strong></p>

<p>Şirketlerin teknoloji yatırımından önce hedef pazarın dinamiklerini çözmesi gerektiğini vurgulayan Çiğdemli, e-ihracata çıkmadan önce beş temel sorunun yanıtlanması gerektiğini belirtti.&nbsp;Bu sorular; hangi ülkeye satış yapılacağı, kime satış yapılacağı, hangi ödeme yönteminin kullanılacağı, ürünün kaç günde teslim edileceği ve iade sürecinin kaç günde tamamlanacağı olarak sıralandı. Çiğdemli, “Eğer bu soruların cevabını verebiliyorsak, cevaplar zaten hangi teknolojiyi kullanmamız gerektiğini söylüyor. Veremiyorsak sorun teknoloji değil, iş modelinin henüz belirlenmemiş olmasıdır” diye konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“YARIN OLMAK İSTEDİĞİNİZ ŞİRKET HANGİ ALTYAPIYI KULLANIYOR?”</span></strong></p>

<p>E-ticaret şirketlerinin teknoloji altyapısını yalnızca bugünkü ihtiyaçlarına göre seçmemesi gerektiğini belirten Çiğdemli, şirketlere üç-beş yıl sonrasını düşünerek hareket etmelerini önerdi.&nbsp;“Ben üç yıl sonra olmak istediğim yerde bulunan, benden beş kat büyük bir şirketi kendime örnek alıyorsam, ‘O şirket hangi altyapıyı kullanıyor?’ diye bakmam lazım” diyen Çiğdemli, teknoloji sağlayıcılarının sunduğu özelliklerden çok, bu özelliklerin gerçek şirketler tarafından nasıl kullanıldığına bakılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Yaklaşık 21 yıldır e-ticaret teknolojileri geliştirdiklerini belirten Çiğdemli, “Size yüzlerce özellik gösterebilirim. Broşürlerde veya web sitesinde ‘Bizde şu özellikler var’ diyebilirsiniz. Ama asıl soru şu; Müşteri bunları gerçekten kullanıyor mu ve o altyapıyla hedeflediği büyüklüğe ulaşabiliyor mu? Bence en iyi kriterlerden biri bu” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İKİNCİ ÜLKEYLE BİRLİKTE E-İHRACAT “MÜHENDİSLİK İŞİNE” DÖNÜŞÜYOR</span></strong></p>

<p>Tek bir ülkeye satış yapmanın görece daha kolay olduğunu ifade eden Çiğdemli, asıl sınavın ikinci ve üçüncü pazara açılırken başladığını söyledi. “Birinci ülke pazarlama, ikincisi artık mühendislik işi” diyen Çiğdemli, her yeni pazarın farklı sipariş, ödeme, lojistik, depo ve iade sistemleri anlamına geldiğine dikkat çekti.&nbsp;Çiğdemli, “Amerika’ya satış yapacağım, Amazon depolarını kullanacağım. Bunlara entegre olabiliyor muyum? Fransa’ya gireceğim; oranın kültürüne ve farklı ödeme sistemlerine uyum sağlayabiliyor muyum? Bunların hepsini sorgulamak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÜYÜDÜKÇE BİRİM TEKNOLOJİ MALİYETİ DÜŞMELİ</span></strong></p>

<p>Büyüme sürecinde gözden kaçırılan konulardan birinin teknoloji maliyetleri olduğunu söyleyen Çiğdemli, şirket hacmi büyüdükçe toplam teknoloji maliyetinin artmasının doğal olduğunu ancak birim maliyetin düşmesi gerektiğini belirtti. Çiğdemli, “Bu altyapıda büyüdükçe, satışım arttıkça maliyetim ne olacak? İşletmenin hacmi büyüdükçe birim fiyatının düşmesi lazım. Toplam maliyet elbette artacaktır ama birim fiyatları düşerek artmalı” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ALTYAPI DEĞİŞİKLİĞİ İÇİN 3 SİNYAL</span></strong></p>

<p>Çiğdemli’ye göre şirketlerin mevcut e-ticaret altyapılarının büyümelerine artık yetişemediğini gösteren üç temel sinyal bulunuyor.&nbsp;Bunlar, operasyonu yönetebilmek için sürekli daha fazla insana ihtiyaç duyulması, ihtiyaç duyulan özelleştirmelerin yapılamaması ve dönüşüm oranlarının yükselmemesi olarak sıralandı.</p>

<p>“Belirli bir hacme geldiniz ve kendinizi artık bir kalıbın içinde hissediyorsunuz. Bazı özelleştirmelere ihtiyacınız var ve altyapı sağlayıcınız ‘Ben bu kadarım’ diyorsa artık değiştirmeniz gerekiyor” diyen Çiğdemli, şirketin büyüme hızına ayak uydurabilen ve yeni ihtiyaçlara çözüm geliştirebilen altyapıların değiştirilmesine gerek olmadığını söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“KAZANAN ŞİRKET, DENEMİŞ OLAN ŞİRKETTİR”</span></strong></p>

<p>E-ihracatta teknolojinin ve doğru iş modelinin yanında cesaretin de kritik olduğunu belirten Çiğdemli, bunun kontrolsüz yatırım anlamına gelmediğini vurguladı. “Hiçbir fizibilite yapmadan, pazarı araştırmadan, ürün gerçekten uygun fiyata satılabilecek hale gelmeden para yakmaya başlarsanız çok sayıda başarısız işletme örneği görürsünüz. Fizibilitenin düzgün yapıldığı ve ürünlerin gerçekten kârlı biçimde satılabildiği noktada ise cesaretle gelen çok büyük başarılar gördük” dedi.</p>

<p>Türkiye’de şirketlerin e-ticarete girme konusunda önemli bir çekince yaşamadığını ancak aynı cesaretin e-ihracatta henüz oluşmadığını söyleyen Çiğdemli, şirketlere küçük ölçekli denemelerle yeni pazarlara açılma çağrısında bulundu.&nbsp;“Kazanan şirket, denemiş olan şirkettir. Çok fazla para yakmadan deneyin, test edin, farklı stratejiler uygulayın. Olmuyorsa geri dönersiniz. Ucuza geri dönmek başka bir şeydir; hiç cesaret etmemek başka bir şey. E-ihracatta başlamak, cesaret etmek ve ilerlemek değerli.”</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/e-ihracatta-basari-icin-teknoloji-yetmiyor-sirketlere-5-kritik-soru-1788777709.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Değişen Günlük Tempoyla Birlikte Takviye Edici Gıda Seçimi Yeniden Şekilleniyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/degisen-gunluk-tempoyla-birlikte-takviye-edici-gida-secimi-yeniden-sekilleniyor-1963</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/degisen-gunluk-tempoyla-birlikte-takviye-edici-gida-secimi-yeniden-sekilleniyor-1963</guid>
                <description><![CDATA[Sonbaharla birlikte günlük tempo, uyku ve beslenme düzeni yeniden şekillenirken takviye edici gıda seçiminde yaşa, içeriğe ve kullanım alışkanlığına uygun form büyük önem taşıyor. Wellcare; Omega 3, Kidsfer, Vitamin D3 ve NeuroGo ürünlerini sıvı, damla, sprey ve tablet alternatifleriyle sunuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sonbaharla birlikte günlük tempo ve alışkanlıklar yeniden şekillenirken, takviye edici gıda seçiminde içeriğin yanı sıra yaşa ve kullanım alışkanlığına uygun form da önem kazanıyor. Wellcare; Omega 3 Balık Yağı, Kidsfer, Vitamin D3 600 IU ve NeuroGo’yu sıvı, damla, sprey ve tablet alternatifleriyle farklı rutinlere uygun seçenekler olarak sunuyor.</p>

<p>​Günler kısalıyor, ajandalar yeniden doluyor, evde ve dışarıda geçirilen zaman farklı bir düzene oturuyor. Yaz aylarının daha esnek ritminden uzaklaşılırken uyku, öğün ve çalışma saatleri belirginleşiyor; günlük alışkanlıkların sürdürülebilir biçimde planlanması önem kazanıyor.</p>

<p>​Bu düzenin temelinde yeterli ve dengeli beslenme, düzenli uyku ve hareketli yaşam yer alıyor. Takviye edici gıda tercihinde ise yaş grubu, içerik, tavsiye edilen günlük porsiyon ve ürün formunun birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Wellcare, sıvıdan damlaya, spreyden tablete uzanan farklı form alternatifleriyle çeşitli yaş gruplarına ve kullanım alışkanlıklarına yönelik seçenekler sunuyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​SIVI FORMDA OMEGA 3 BALIK YAĞI ALTERNATİFLERİ</strong></span></p>

<p>​Wellcare Omega 3 Balık Yağı; karışık meyve, doğal mandalina ve doğal portakal aromalı sıvı form seçenekleriyle günlük rutine kolayca eklenebiliyor. Trigliserid formda Omega 3 içeren karışık meyve aromalı ve doğal mandalina aromalı ürünlerin 5 ml’lik porsiyonunda 1.490 mg toplam Omega 3, 740 mg EPA ve 520 mg DHA bulunuyor. Doğal portakal aromalı Wellcare Uniq DHA balık yağı ise 5 ml’lik porsiyonda; 1490 mg Omega 3, 1.100 mg DHA ve 230 mg EPA içeriyor. Koruyucu, tatlandırıcı, şeker, renklendirici ve gluten içermeyen ürünler IFOS onayına sahip. EPA ve DHA kalbin normal fonksiyonuna; DHA ise normal beyin fonksiyonlarının ve normal görme yetisinin korunmasına katkıda bulunuyor. Ürünün tavsiye edilen günlük porsiyonu 3-4 yaş grubu için 2,5 mL; 4-10 yaş grubu ve yetişkinler için ise 5 mL olarak belirtiliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​DEMİR DESTEĞİNDE DAMLA VE SIVI FORM SEÇENEĞİ</strong></span></p>

<p>​Patentli Lipofer mikroenkapsüle demir içeren Wellcare Kidsfer, damla ve sıvı olmak üzere iki farklı formda sunuluyor. Damla formun 1 mL’sinde 8,5 mg mikroenkapsüle demir bulunuyor ve 4-10 yaş grubu için günde 1 mL kullanılması tavsiye ediliyor. Tutti frutti aromalı sıvı form ise 1,25 mL’de 7,5 mg, 2,5 mL’de 15 mg demir içeriyor. Sıvı formun tavsiye edilen günlük porsiyonu 4-10 yaş grubu için 1,25 mL, 11 yaş ve üzeri için 2,5 mL olarak belirtiliyor. Her iki form da koruyucu, renklendirici ve gluten içermiyor. Demir; normal enerji oluşum metabolizmasına, kırmızı kan hücrelerinin ve hemoglobinin normal oluşumuna, vücutta normal oksijen taşınmasına ve bağışıklık sisteminin normal fonksiyonuna katkıda bulunuyor. Ayrıca yorgunluğun ve bitkinliğin azalmasına katkı sağlıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​TEK FISLA 600 IU D VİTAMİNİ VE D3K2 SPREY FORM</strong></span></p>

<p>​Sprey formuyla pratik bir kullanım sunan Wellcare Vitamin D3 600 IU, her fısta 600 IU D3 vitamini içeriyor. D vitamini; normal kemiklerin, normal kas fonksiyonunun ve normal dişlerin korunmasına katkıda bulunurken bağışıklık sisteminin normal fonksiyonuna katkıda bulunuyor. Gluten, koruyucu, renklendirici ve şeker içermeyen ürün, 30 mL’lik sprey formunda sunuluyor.</p>

<p>​Wellcare Vitamin D3K2 tek fısta 1000 IU D vitamini ve 25 mcg K2 vitamini içerir. D ve K vitamini normal kemiklerin korunmasına katkıda bulunurken, D vitamini normal kas fonksiyonunun korunmasına katkıda bulunuyor. Gluten, koruyucu, renklendirici ve şeker içermeyen Wellcare Vitamin D3K2 30 mL’lik sprey formunda sunuluyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​GÜNLÜK KULLANIM ALIŞKANLIĞINA GÖRE TABLET VEYA SIVI FORM</strong></span></p>

<p>​Wellcare NeuroGo ailesi, tablet ve kiraz aromalı sıvı form seçenekleriyle farklı kullanım tercihlerine yanıt veriyor. NeuroGo Tablet; sitikolin, fosfatidilserin, magnezyum L-treonat, ginkgo biloba ekstresi, B6 ve B12 vitaminlerini bir araya getiriyor. Ürünün 11 yaş ve üzeri için günde 1 veya 2 tablet kullanılması öneriliyor. NeuroGo Minies Sıvı ise sitikolin, fosfatidilserin ve B12 vitamini içeriyor. Kiraz aromalı sıvı formun tavsiye edilen günlük porsiyonu 4-10 yaş grubu için 5 mL, 11 yaş ve üzeri için 5 veya 10 mL olarak belirtiliyor. Her iki form da vegan kullanıma uygun ve gluten içermiyor.</p>

<p>​B6 ve B12 vitaminleri, sinir sisteminin normal işleyişine ve yorgunluğun ve bitkinliğin azalmasına katkıda bulunuyor. Takviye edici gıdaların yaş grupları göz önünde bulundurularak, etiket üzerindeki tavsiye edilen günlük porsiyon doğrultusunda kullanılması gerekiyor.</p>

<p>​Takviye edici gıdalar normal beslenmenin yerine geçmez; ilaç değildir ve hastalıkların önlenmesi veya tedavi edilmesi amacıyla kullanılmaz. Hamilelik ve emzirme dönemi ile hastalık veya ilaç kullanılması durumunda hekime danışılması önerilir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/degisen-gunluk-tempoyla-birlikte-takviye-edici-gida-secimi-yeniden-sekilleniyor-1788774735.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>IFCO Sonrası Kritik Soru: Fuar Kaç Sipariş Bıraktı?</title>
                <category>Güncel</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ifco-sonrasi-kritik-soru-fuar-kac-siparis-birakti-1962</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ifco-sonrasi-kritik-soru-fuar-kac-siparis-birakti-1962</guid>
                <description><![CDATA[IFCO’nun ardından gözler fuarın ziyaretçi sayısından çok sektöre bıraktığı iş hacmine çevrildi. Şubat ayında 29 bin 746 olan ziyaretçi sayısı ağustosta 12 bin 550’ye gerilerken, fuara 117 ülkeden 4 bin 525 yabancı profesyonel katıldı. Hazır giyimde artan maliyetler nedeniyle fiyat avantajının zayıfladığına dikkat çekilirken, Türkiye’nin Avrupa’ya yakınlığı, hızlı teslimat ve lojistik gücünün yeni rekabet alanları arasında öne çıktığı belirtildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci-yazar Murat Çetin, Tekstil Dergi’de kaleme aldığı “Erdal Bahçıvan Aday Olmayacak!” başlıklı yazısında, IFCO’nun ardından hazır giyim sektörünün fuardan elde ettiği ticari sonuçlara dikkat çekti. Çetin, fuardaki ziyaretçi sayısının yanı sıra yabancı profesyonellerin katılımı ve fuarın sektöre bırakacağı siparişlerin önemine vurgu yaptı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">IFCO’DA 117 ÜLKEDEN ZİYARETÇİ</span></strong></p>

<p>Murat Çetin’in yazısında yer verdiği bilgilere göre, IFCO’nun şubat ayındaki organizasyonunda 29 bin 746 ziyaretçi gelirken, ağustos ayındaki fuarda bu sayı 12 bin 550 olarak gerçekleşti.&nbsp;Ziyaretçi sayısındaki düşüşe karşın fuarın uluslararası niteliği dikkat çekti. Ağustos organizasyonuna 117 ülkeden 4 bin 525 yabancı profesyonel katıldı. Yabancı profesyonellerin toplam ziyaretçiler içindeki payı yüzde 36 oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ASLINDA ÖNEMLİ OLAN SİPARİŞ</span></strong></p>

<p>Çetin, yazısında İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan açısından artık ziyaretçi sayısından çok siparişlerin önem taşıdığına işaret etti. Yazıda, 117 ülkeden alıcının İstanbul’a getirilmesi, üreticilerle buluşturulması ve koleksiyonların tanıtılmasının ardından asıl önemli konunun bu temasların ticari sonuçlara dönüşmesi olduğu vurgulandı.&nbsp;Çetin, yazısında şu sorulara dikkat çekti: Kaç ziyaretçi sipariş verdi? Kaçı yeniden gelecek? Kaçı Türk markalarını kendi ülkelerine taşıyacak? Kaçı fabrikalara yeni iş bırakacak?</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“FUARIN DEĞERİNİ SİPARİŞ VERİR”</span></strong></p>

<p>Murat Çetin, fuarlarda ziyaretçi sayısının tek başına yeterli bir gösterge olmadığını belirterek, fuarın gerçek değerinin siparişlerle ortaya çıkacağını ifade etti. Çetin’in yazısında, 2027 yılında ağustos ayında düzenlenmesi planlanan fuarın eylül ayına taşınmasının da sektör takvimi açısından önem taşıdığı belirtildi.&nbsp;Hazır giyim sektörünün son üç yıldır pazar kaybı yaşadığına dikkat çekilen yazıda, yalnızca fuarın kalabalık geçmesinin sektör açısından yeterli olmadığı, asıl beklentinin yeni iş ve sipariş yaratılması olduğu aktarıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE’NİN FİYAT AVANTAJI ZAYIFLADI</span></strong></p>

<p>Murat Çetin yazısının devamında Türkiye’nin hazır giyim ihracatındaki rekabet koşullarına da değindi. Geçmişte Avrupa pazarlarına yakınlık ve düşük işçilik maliyetlerinin Türkiye açısından önemli avantajlar sağladığı belirtilen yazıda, işçilik ve enerji maliyetlerindeki artışın yanı sıra finansman koşullarının ağırlaşması ve kurun maliyetlerin gerisinde kalmasının fiyat avantajını zayıflattığı ifade edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ KOZ: COĞRAFİ KONUM</span></strong></p>

<p>Çetin, yazısında Şekib Avdagiç’in dikkat çektiği coğrafi avantaja da yer verdi.&nbsp;Küresel ticarette alıcıların yalnızca fiyatı değil, teslimat süresini, mesafeyi ve tedarikçinin güvenilirliğini de dikkate aldığına dikkat çekildi.Pandemi döneminde tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar ile savaşların ticaret yollarını değiştirmesi, üretimde yalnızca fiyatın belirleyici olmadığı bir tabloyu ortaya çıkardı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YAKINLIK, HIZ VE GÜVEN ÖNE ÇIKIYOR</span></strong></p>

<p>Yazıda Türkiye’nin Avrupa’ya yakınlığı, üretim kültürü, sanayi altyapısı ve lojistik kabiliyetinin önemli avantajlar olduğu belirtildi.&nbsp;Türkiye’nin siparişleri daha kısa sürede teslim edebilmesinin de rekabette öne çıkabilecek unsurlardan biri olduğu ifade edildi. Çetin’in değerlendirmesinde, Çin’in daha düşük maliyetlerle üretim yapabildiği, Bangladeş’in ise işçilik maliyetlerinde Türkiye’nin altında kaldığı belirtilirken, Türkiye’nin rekabette fiyatı taklit etmek yerine kendi avantajlarını öne çıkarması gerektiği vurgulandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">COĞRAFYA HÂLÂ TÜRKİYE’NİN ELİNDE</span></strong></p>

<p>Yazıda, artan işçilik, enerji ve finansman maliyetlerine rağmen Türkiye’nin Avrupa pazarına yakınlığının önemli bir avantaj olmaya devam ettiği vurgulandı.</p>

<p>Çetin’in yazısında bu durum, “Coğrafyamıza henüz zam gelmedi” ifadesiyle özetlendi.</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/erdal-bahcivan-aday-olmayacak-21"><span style="color:#c0392b"><strong>YAZININ TAMAMI BURADA</strong></span></a></p>

<p><span style="color:#c0392b"><strong><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-09-03%20at%2009_41_10.jpeg" style="height:691px; width:800px" /></strong></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ifco-sonrasi-kritik-soru-fuar-kac-siparis-birakti-1788696405.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cevdet Yılmaz: Enflasyon 2029’da Yüzde 9’a Düşürülecek</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/cevdet-yilmaz-enflasyon-2029da-yuzde-9a-dusurulecek-1961</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/cevdet-yilmaz-enflasyon-2029da-yuzde-9a-dusurulecek-1961</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ı (OVP) açıkladı. Programa göre 2026’da yüzde 3,3 büyüme, yüzde 28,4 enflasyon öngörülürken, 2029’da büyümenin yüzde 5’e, enflasyonun yüzde 9’a gerilemesi hedefleniyor. OVP, Resmi Gazete’de de yayımlandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin 3 yıllık yol haritası niteliğindeki Orta Vadeli Programı (OVP) Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen toplantıda açıkladı. 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program, Resmi Gazete’de de yayımlandı.<br />
Buna göre Cevdet Yılmaz, 2026’da yüzde 3,3 olmasını bekledikleri büyümenin kademeli olarak güçlenerek 2027’de yüzde 4,2’ye, 2028’de yüzde 4,6’ya ve 2029’da yüzde 5’e ulaşmasını öngördüklerini bildirdi.<br />
Yılmaz, 2026’da yüzde 28,4 olarak gerçekleşmesini öngördükleri enflasyonun ise 2027’de yüzde 21’e, 2028’de yüzde 13,5’e ve 2029’da yüzde 9’a gerilemesini hedeflediklerini belirtti.<br />
Yılmaz ayrıca OVP’nin seçimlerin zamanında yapılacağı varsayımıyla hazırlandığını belirterek, “Seçimi öne alacaksa Meclis’in takdirinde” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÜYÜME VE ENFLASYON TAHMİNLERİNDE GÜNCELLEME</span></strong></p>

<p>Yeni OVP’de 2026 yılı ekonomik büyüme tahminini önceki programdaki yüzde 3,8 seviyesinden yüzde 3,3’e düşürdüklerini belirten Yılmaz, sanayi büyümesi tahminini de yüzde 4,0’tan yüzde 2,3’e çektiklerini söyledi. Önceki OVP’de yüzde 16 olarak öngörülen 2026 yıl sonu TÜFE tahminini yeni programda yüzde 28,4’e yükselttiklerini kaydetti.<br />
Dış ticaret açığı tahminini 96 milyar dolardan 105 milyar dolara, enerji ithalatı beklentisini 63 milyar dolardan 71 milyar dolara yükselttiklerini, turizm gelirleri tahminini ise 68 milyar dolardan 65 milyar dolara düşürdüklerini açıkladı. Cari açığın GSYH’ye oranına ilişkin tahmini de yüzde 1,3’ten yüzde 2,6’ya yükselttiklerini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">REZERV ARTIŞI VE RİSK PRİMİNDEKİ İYİLEŞME</span></strong></p>

<p>Uygulanan ekonomi politikalarının meyvelerini verdiğini ifade eden Yılmaz, brüt rezervlerin 89,7 milyar dolarlık artışla 188,2 milyar dolar seviyesine yükseldiğini söyledi. Türkiye’nin risk priminin (CDS) 700 baz puan seviyelerinden 220’nin altına gerilediğini, bunun hem kamu hem de özel sektörün borçlanma maliyetlerini ve faiz yükünü önemli ölçüde hafiflettiğini belirtti.<br />
Savaşın enflasyona maliyetinin 7 puan olarak hesaplandığını kaydeden Yılmaz, Mayıs 2024’te yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyonun uygulanan politikalarla belirgin düşüş eğilimine girdiğini, ancak savaş koşullarının oluşturduğu arz yönlü baskılar nedeniyle geçici olarak yataylaştığını ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACATTA KATMA DEĞERLİ DÖNÜŞÜM</span></strong></p>

<p>Küresel talepteki yavaşlamaya rağmen yıllıklandırılmış ihracatın ağustos ayı itibarıyla 280 milyar dolar seviyesine ulaştığını belirten Yılmaz, orta ve yüksek teknolojili ürünlerin payının yüzde 40’tan yüzde 44,1 seviyesine çıktığını söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">2027-2029 HEDEFLERİ</span></strong></p>

<p>2026’da yüzde 3,3 olmasını bekledikleri büyümenin kademeli olarak güçlenerek 2027’de yüzde 4,2’ye, 2028’de yüzde 4,6’ya ve 2029’da yüzde 5’e ulaşmasını öngördüklerini tekrarlayan Yılmaz, enflasyonun 2027’de yüzde 21’e, 2028’de yüzde 13,5’e ve 2029’da yüzde 9’a gerilemesini hedeflediklerini bildirdi.<br />
İşsizlik tahmini 2027 yılı için yüzde 8,0, 2028 yılı için yüzde 7,8 ve 2029 yılı için yüzde 7,6 olarak belirlendi. Cari açığın GSYH’ye oranı tahmini ise 2027 yılı için yüzde 1,9, 2028 yılı için yüzde 1,8 ve 2029 yılı için yüzde 1,6 olarak belirlendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MERKEZ BANKASI BAŞKANI KARAHAN’IN DEĞERLENDİRMESİ</span></strong></p>

<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, enflasyon verilerinde son dönemde para politikasının etkileyebildiği alanlarda olumlu gelişmeler görüldüğünü belirtti. Soru-cevap bölümünde Karahan, “Önce pandemi ile başladı, daha sonra tedarik zincirlerinde yaşanan dönem dönem sıkıntılar, ardından ticaret savaşları ve bu yıl da gerçekleşen fiziksel savaş kaynaklı olarak artan enerji maliyetleri söz konusu. Bunun dışında, ulaştırma hizmetlerine yansıyan etkileri ve bu hizmetlerin gıdadan tutun birçok ürüne yansıyan etkileri de var. Savaşın beraberinde getirdiği dinamiklerin, gübre gibi birçok tarıma girdi teşkil eden kalemlerde yarattığı etkiyi görüyoruz” dedi.<br />
Karahan ayrıca, “Ciddi bir revizyon ama enflasyon görünümünde karamsarlığa sebep olacak bir revizyon olarak değerlendirmiyoruz. Enflasyon verilerine son dönemde, aylık verilere de baktığımızda bir katılık söz konusu. Ancak hizmet ve eğitimde önceki senelere göre daha olumlu bir görünüm söz konusu. Öte yandan buradaki yatay görünümün ulaştırma ve haberleşme kalemlerinden kaynaklandığını görüyoruz” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HAZİNE VE MALİYE BAKANI ŞİMŞEK’İN AÇIKLAMALARI</span></strong></p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, finansmana erişimi ve üretken kapasiteyi güçlü şekilde desteklediklerini belirterek, KOBİ kredilerinin toplam krediler içindeki payının yüzde 27’ye çıktığını söyledi.<br />
Şimşek, “OVP’lerin en önemli getirisi öngörülebilirliktir, bu çok önemli. Öngörülebilirlikte de artış var. Hedefler tartışılabilir ama bu programlar öngörülebilirliği artırdı. Kural bazlı yaklaşım esas oldu. Tamponları inşa ettik. Cari açıkta kırılganlığın azalmış olması bence çok değerlidir. 25 yıllık ortalamalara bakın. Altın hariç bakarsanız düzelme çok daha ciddi boyutlarda, yapısal olarak. KKM önemli bir koşullu yükümlülüktü, oradan çıkış önemliydi. Vatandaşlarımızın bütün bu şoklara rağmen geçmişe oranla döviz talebi, liraya olan güveni çok farklı bir noktada. Bunları programın kazanımları olarak görüyorum. Olay hedeflerin takibi şeklinde olmamalı” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YILMAZ’DAN ENFLASYON SORUSUNA YANIT</span></strong></p>

<p>EKONOMİ Gazetesi Ankara Temsilcisi Maruf Buzcugil’in sorusunu Cevdet Yılmaz şöyle yanıtladı: “Diğer ülkelerden niye daha fazla etkilendik diye bir soru oldu. Geçmişten gelen yüksek enflasyon oranı, ne yapılırsa yapılsın belli ölçüde mevcut sürece yansıyor. Düşük bazla bu sürece girenlerle yüksek enflasyonla girenler aynı şekilde enflasyondan etkilenmiyor. Geçmişin getirdiği atalet var, bunu unutmamak lazım. Dünya enflasyonundaki gelişmeyi de söyledim. Belki puan olarak yüksek gelmeyebilir ama geçmişe bakıldığında, oransal olarak baktığınızda ciddi bir etkilenme olduğunu görüyorsunuz.<br />
Enflasyonla mücadele neden bu kadar uzun sürdü sorusuna dair de iki şey söyleyebilirim. Bir tanesi şu ki dış konjonktür de hiç destek olmadı. Hep olumsuz sürprizlerle karşılaştık. Savaşlar, başka birtakım gelişmeler... Programlar yaşanırken kontrol edemediğiniz sürprizler her zaman olur. Bu bazen olumlu bir sürpriz, bazen olumsuz bir sürpriz olur. Doğrusu, son üç yılda olumlu bir sürpriz görmedik. Genelde olumsuz etkileyen hususlar oldu, mücadelemizi uzattı.<br />
Savaşın etkisi olmasa yüzde 31,5’lerden değil de yüzde 25 enflasyonlardan bahsediyor olacaktık. Bu çok farklı bir finansal atmosferi getirecekti. Tabii ki elimizde olmayan unsurlar olabilir. Bunlara karşı gerekli tedbirleri alıp yolumuza devam etmek zorundayız.<br />
İkinci söyleyeceğim de şudur: Biz bu programı yürütürken büyüme ve enflasyonla mücadele arasında denge kurmaya gayret ettik. Bir taraftan enflasyonu düşürürken, bir taraftan da büyümemizi ve sosyal refahı belli bir seviyede tutma gayreti içinde olduk. Bunun da bir miktar etkisi olduğunu söyleyebilirim.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">VERGİ DENETİMİ VE TASARRUF ADIMLARI</span></strong></p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Maliye Bakanlığı, yaptırım boyutu hariç izleme, denetleme ve raporlama boyutlarında çok güçlü bir fonksiyon icra ediyor ve sonuç alıyoruz. En çok vatandaşlarımızın sahada bize ilettiği hususlardan bir tanesi kamuda taşıt kullanımı konusu. 2025 yılında sözleşmesi sona eren kiralık araçlarda yenilenen sözleşmelerde yeniden kiralanan taşıtları yüzde 21 düşürdük. 2025 yılında diyelim ki 100 taşıtın kiralama sözleşmesi bitti, yenilerken onu 79 olarak yenilemişiz. Dolayısıyla burada çok güçlü bir tasarruf var.<br />
Doğru, yatırımlar boyutuyla bakarsanız sadece hizmet binalarını gözden geçirdik. Tespitlerimizde genelde mükellefe ‘Git lütfen düzelt’ diyoruz. Vergi Denetim Kurulu yeni ilkeler ortaya koydu. Önceden büyük veri analitiğini kullanarak tespitlerimizi mükelleflerimizle paylaşıyoruz. ‘Bakın tespitlerimiz bu, biz denetlemeden önce siz düzeltmek isterseniz buyurun düzeltin’ diyoruz.<br />
Her 100 büyük şirketin 31’ini denetliyoruz. Yani büyük şirketlerde denetim oranı 2026 yılı için konuşursak yüzde 31,3. 2024 yılında yüzde 11 civarındaydı.<br />
Vergi gelirlerinin milli gelirlere oranı 15,4. 2023’te 16,6’ya çıktı. 2026’da ise yüzde 17’nin üzerine çıktı. 2027’de yüzde 18 civarında.<br />
Dolaylı vergiler adil vergiler olarak görülmez. Vergide adaleti sağlamak için çok ciddi tedbir aldık. Bu sayede dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki payını azalttık. Bu pay 2023’te yüzde 65,5’e kadar çıkmıştı. 2026 için tahminimiz yüzde 60’ın bir tık altına kadar inebilir. Bu ciddi bir ilerleme, zor bir konjonktür.<br />
Bahane olarak sunmuyorum ama çok uzun yıllardır bakanlık yapan arkadaşlarınız olarak şunu söyleyeyim: Önceki dönemlere göre daha zorlu bir süreçle karşı karşıyayız. Küresel ticaretten, jeopolitik gerginlikten fiili çatışmalara kadar.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/cevdet-yilmaz-enflasyon-2029da-yuzde-9a-dusurulecek-1788695766.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hizmet İthalatı Artarken İhracatın Lokomotifi Seyahat Sektörü Oldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/hizmet-ithalati-artarken-ihracatin-lokomotifi-seyahat-sektoru-oldu-1960</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/hizmet-ithalati-artarken-ihracatin-lokomotifi-seyahat-sektoru-oldu-1960</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’nin hizmet ihracatı 2025 yılında yüzde 6,5 artış göstererek 124,9 milyar dolara ulaşırken, hizmet ithalatı ise yüzde 9,6 artarak 61,9 milyar dolar seviyesine yükseldi. Hizmet ihracatının neredeyse yarısını seyahat gelirleri oluşturdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin uluslararası hizmet ticaretindeki büyüme 2025 yılında da devam etti. Açıklanan uluslararası hizmet ticareti istatistiklerine göre, 2024 yılında 117,3 milyar dolar olan hizmet ihracatı, 2025’te yüzde 6,5 artarak 124,9 milyar dolara çıktı. Aynı dönemde hizmet ithalatındaki artış ihracatın üzerinde gerçekleşti. 2024 yılında 56,4 milyar dolar seviyesinde bulunan hizmet ithalatı, yüzde 9,6’lık yükselişle 61,9 milyar dolara ulaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEYAHAT HİZMETLERİ İHRACATIN LOKOMOTİFİ OLDU</span></strong></p>

<p>Hizmet ihracatının sektörel dağılımında seyahat hizmetleri yüzde 48,1’lik payla ilk sırada yer aldı. Seyahat hizmetlerini yüzde 34,1 ile taşımacılık, yüzde 6,3 ile diğer iş hizmetleri takip etti. Taşımacılık hizmetleri ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 3,5 artarak 42 milyar 571 milyon dolara yükseldi. Telekomünikasyon, bilgisayar ve bilgi hizmetlerinde ise dikkat çekici bir büyüme kaydedildi. Bu alandaki ihracat yüzde 25,3 artarak 6 milyar 724 milyon dolara ulaştı. Hizmet ithalatının yüzde 32’sini taşımacılık hizmetleri oluşturdu. Diğer iş hizmetlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 16,9, seyahat hizmetlerinin payı ise yüzde 14,5 olarak hesaplandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HİZMET TİCARETİNDE AB AĞIRLIĞI VE LİDER ÜLKELER</span></strong></p>

<p>Seyahat hizmetleri hariç değerlendirildiğinde, Türkiye’nin hizmet ticaretinde en önemli pazar Avrupa Birliği ülkeleri oldu. Türkiye, 2025 yılında AB ülkelerine 25 milyar 330 milyon dolarlık hizmet ihracatı gerçekleştirirken, aynı ülkelerden 24 milyar 733 milyon dolarlık hizmet ithal etti. AB ülkelerinin seyahat hariç toplam hizmet ihracatındaki payı yüzde 37,9, ithalattaki payı ise yüzde 45,3 olarak gerçekleşti. Seyahat hizmetleri hariç ülke bazında hizmet ihracatında ABD ilk sırada yer aldı. ABD’ye gerçekleştirilen hizmet ihracatı 8 milyar 338 milyon dolara ulaşırken, ülkenin toplam içindeki payı yüzde 12,9 oldu. ABD’yi yüzde 11,5 ile Almanya, yüzde 6,6 ile Birleşik Krallık takip etti. Hizmet ithalatında ise 6 milyar 667 milyon dolar ve yüzde 12,6’lık payla İrlanda ilk sırada yer aldı. İrlanda’nın ardından 4 milyar 797 milyon dolarla Birleşik Krallık ve 4 milyar 378 milyon dolarla ABD sıralandı.</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/hizmet-ithalati-artarken-ihracatin-lokomotifi-seyahat-sektoru-oldu-1788521505.jpg"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
