<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>TEK STİL DERGİ</title>
        <link>https://www.tekstildergi.com/</link>
        <description>TEKSTİL GÜNDEMİ TEK ADRESTE</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Casper 105 servis noktasıyla Türkiye genelinde hizmet veriyor</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/casper-105-servis-noktasiyla-turkiye-genelinde-hizmet-veriyor-1996</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/casper-105-servis-noktasiyla-turkiye-genelinde-hizmet-veriyor-1996</guid>
                <description><![CDATA[Teknoloji ürünlerinde işlemci, ekran, depolama kapasitesi, tasarım ve fiyat satın alma kararının temel kriterleri arasında yer alıyor. Cihazların günlük ve profesyonel yaşamda kullanım alanının genişlemesiyle birlikte, arıza veya bakım durumunda teknik desteğe erişim ve cihazın yeniden kullanılabilir hale gelme süresi de kullanıcı deneyiminde önem kazanıyor. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Satış sonrası hizmetlerin teknoloji seçiminde öne çıkan başlıklardan biri haline geldiğini aktaran&nbsp;<strong>Casper Pazarlama ve Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Feray Karaman</strong>; “Bilgisayar ve tabletlerin iş, eğitim ve günlük yaşamda daha yoğun kullanılması, teknik desteğe hızlı erişimin önemini de artırıyor. Türkiye genelindeki 105 servis noktamızın yanı sıra 8 ilde 11 yıldır sürdürdüğümüz 1 Saatte Servis hizmetiyle kullanıcıların teknik desteğe erişim süresini kısaltmaya odaklanıyoruz” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>7 bin 983 cihaz 60 dakikadan kısa sürede teslim edildi</strong></span></p>

<p>Casper’ın 11 yıldır 8 ilde sunduğu 1 Saatte Servis hizmeti, koşulları uygun cihazlarda arıza tespiti, onarım ve test süreçlerinin bir saat içinde tamamlanmasını hedefliyor. Servise ulaşan cihazlarda öncelikle sorunun niteliği belirleniyor; ardından ilgili uzman ve iş istasyonu atanarak teknik süreç başlatılıyor. Geçmiş servis kayıtları ve dijital teknik yönlendirmelerden yararlanan ekipler, gerekli parçanın servis noktasında hazır bulunması halinde onarım işlemine doğrudan geçebiliyor. Sürecin sonunda gerçekleştirilen testlerle cihazın yeniden kullanıma hazır hale getirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Antalya, Konya ve Eskişehir’de sunulan hizmet kapsamında Haziran 2025-Haziran 2026 döneminde 7.983 cihaz 60 dakika dolmadan kullanıcıya teslim edildi. Aynı dönemde zaman hedefini karşılama oranı yüzde 93 olurken, ortalama onarım süresi 35-48 dakika arasında gerçekleşti. 4.108 dizüstü bilgisayar, 1.821 tablet, 1.324 akıllı telefon, 380 masaüstü bilgisayar ve 350 monitör bir saatten kısa sürede tamamlanan işlemler arasında yer aldı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Farklı ürün gruplarında 1 Saatte Servis imkanı</strong></span></p>

<p>1 Saatte Servis hizmetinden Casper logolu dizüstü ve masaüstü bilgisayarlar, tabletler, akıllı telefonlar, monitörler ve All-in-One bilgisayarlar yararlanabiliyor. Garanti süresi sona eren cihazlarda onarım işlemi ücretlendirilebilse de 1 Saatte Servis hizmeti için ayrıca ücret alınmıyor. Ağır fiziksel hasar veya uzun süreli teknik test gerektiren işlemlerde ise servis süresi 60 dakikayı aşabiliyor; bu durumlarda tahmini süre ve oluşabilecek maliyet işlem öncesinde kullanıcıyla paylaşılıyor.</p>

<p>Hızlı servis süreci, onarım işleminin yanı sıra kapsamlı bir teknik ekip ve parça planlamasına dayanıyor. Servis noktalarında talep olasılığına göre oluşturulan parça stokları, ihtiyaç duyulan bileşenin hazır bulunması halinde işleme doğrudan geçilmesini sağlıyor. Onarım sonrasında gerçekleştirilen testlerle cihazların teslim öncesindeki teknik kontrolleri tamamlanıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Servis ağı adresten alım ve teslim seçenekleriyle genişliyor</strong></span></p>

<p>Casper’ın Türkiye genelindeki 105 servis noktasından oluşan ağı, kullanıcıların teknik desteğe farklı kanallardan ulaşabilmesini sağlıyor. En yakın servis noktasına çağrı merkezi ve Casper’ın destek sayfası üzerinden ulaşılabilirken, cihazını servis noktasına götürmek istemeyen kullanıcılar için adresten alım seçenekleri de bulunuyor.</p>

<p>Türkiye genelinde sunulan ücretsiz JET Servis kapsamında cihaz, kargo kuryesi aracılığıyla kullanıcının evinden veya iş yerinden alınarak teknik servise ulaştırılıyor ve işlemler tamamlandıktan sonra aynı adrese teslim ediliyor. İstanbul ve Ankara’nın belirli bölgelerinde sunulan ücretli TURBO Servis ise adresten alım ve teslim sürecini moto kurye aracılığıyla gerçekleştiriyor. Böylece servis ağı, fiziksel noktalara erişimin yanında farklı teslim seçenekleriyle de tamamlanıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>Casper servislerinde başarılı onarım oranı yüzde 98’in üzerinde</strong></span></p>

<p>Casper’ın paylaştığı verilere göre onarılan cihazların yüzde 98,5’i ilk 60 gün içerisinde aynı arıza nedeniyle yeniden servise gelmiyor. Şirketin Haziran 2026 verilerinde bilgisayar kategorisindeki başarılı onarım oranı yüzde 98,28, genel başarılı onarım oranı ise yüzde 98,33 seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 18:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/casper-105-servis-noktasiyla-turkiye-genelinde-hizmet-veriyor-1789141187.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çiftçilerin Hesaplarına 4 Milyar 108 Milyon Liralık Destek Yatıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ciftcilerin-hesaplarina-4-milyar-108-milyon-liralik-destek-yatiyor-1995</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ciftcilerin-hesaplarina-4-milyar-108-milyon-liralik-destek-yatiyor-1995</guid>
                <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, üreticilere yönelik toplam 4 milyar 108 milyon 5 bin 938 liralık tarımsal destekleme ödemesinin bugün hesaplara aktarılacağını açıkladı. Ödemelerde en büyük payı 4 milyar 51 milyon 204 bin 220 lirayla buzağı desteği oluşturdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, üreticilere yönelik toplam 4 milyar 108 milyon 5 bin 938 liralık tarımsal destekleme ödemesinin bugün hesaplara aktarılacağını duyurdu.&nbsp;Tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve üreticilerin desteklenmesi amacıyla yürütülen programlar kapsamında çiftçilere 4,1 milyar lirayı aşan ödeme yapılacak.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>EN BÜYÜK PAY BUZAĞI DESTEĞİNE</strong></span></p>

<p>Açıklanan destek paketinde en büyük payı büyükbaş hayvancılık destekleri aldı. Bu kapsamda buzağı desteği için 4 milyar 51 milyon 204 bin 220 lira üreticilerin hesaplarına aktarılacak.&nbsp;Büyükbaş hayvancılık destekleri kapsamında malak yetiştiricilerine de 45 milyon 810 bin 800 liralık ödeme gerçekleştirilecek.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>BİTKİSEL ÜRETİME DE DESTEK VERİLECEK</strong></span></p>

<p>Bitkisel üretim kapsamında temel destek için 5 milyon 702 bin 714 lira ödeme yapılacak. Planlı üretim desteği kapsamında üreticilere aktarılacak tutar ise 5 milyon 288 bin 204 lira olarak açıklandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TOPLAM ÖDEME 4 MİLYAR 108 MİLYON LİRA</strong></span></p>

<p>Buzağı ve malak destekleri ile bitkisel üretim ve planlı üretim destekleri dahil olmak üzere çiftçilere bugün aktarılacak toplam tutar 4 milyar 108 milyon 5 bin 938 liraya ulaşacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ciftcilerin-hesaplarina-4-milyar-108-milyon-liralik-destek-yatiyor-1789132239.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sektörlerin Ciro Yarışında Temmuz Lideri Belli Oldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/sektorlerin-ciro-yarisinda-temmuz-lideri-belli-oldu-1994</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/sektorlerin-ciro-yarisinda-temmuz-lideri-belli-oldu-1994</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu’nun Temmuz 2026 verilerine göre sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerinin toplam cirosu yıllık bazda yüzde 30,2 arttı. Dört ana sektör arasında hem yıllık hem aylık ciro artışında ilk sırada yer alan inşaat sektörünün cirosu yıllık yüzde 35,8, aylık ise yüzde 9,2 yükseldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerinin toplam cirosu temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30,2 arttı. Dört ana sektör arasında en yüksek yıllık ciro artışı yüzde 35,8 ile inşaat sektöründe gerçekleşti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TOPLAM CİRO YÜZDE 30,2 ARTTI</strong></span></p>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Temmuz 2026 dönemine ilişkin ciro endeksleri açıklandı.&nbsp;Verilere göre sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerini kapsayan toplam ciro endeksi, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30,2 yükseldi. Sektörler ayrı ayrı değerlendirildiğinde yıllık bazda en yüksek artış inşaat sektöründe kaydedildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YILLIK ARTIŞTA İNŞAAT ZİRVEDE</strong></span></p>

<p>Temmuz ayında inşaat sektörü ciro endeksi yıllık bazda yüzde 35,8 arttı.&nbsp;Hizmet sektöründe ciro artışı yüzde 34,5 olurken, sanayi sektöründe yüzde 31,5, ticaret sektöründe ise yüzde 27,7 olarak gerçekleşti. Böylece dört ana sektör içerisinde yıllık ciro artışının lideri inşaat sektörü oldu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>AYLIK ARTIŞTA DA İNŞAAT ÖNE ÇIKTI</strong></span></p>

<p>Toplam ciro endeksi temmuz ayında haziran ayına göre yüzde 1,7 yükseldi.&nbsp;Sektörel bazda aylık değişimlere bakıldığında yine inşaat sektörü öne çıktı. İnşaat sektörünün cirosu bir önceki aya göre yüzde 9,2 arttı.</p>

<p>Aynı dönemde sanayi sektörünün cirosu yüzde 3,0, hizmet sektörünün cirosu ise yüzde 2,5 yükseldi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TİCARET SEKTÖRÜNDE DEĞİŞİM OLMADI</strong></span></p>

<p>Temmuz ayında ticaret sektörünün ciro endeksinde ise haziran ayına göre herhangi bir değişim kaydedilmedi. Böylece ticaret sektörü aylık ciro değişiminde diğer üç sektörün gerisinde kaldı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İNŞAAT İKİ AYRI VERİDE DE ZİRVEDE</strong></span></p>

<p>Temmuz verileriyle birlikte inşaat sektörü, dört ana sektör arasında hem yıllık hem de aylık ciro artışında ilk sırada yer aldı.&nbsp;İnşaat sektörünün cirosundaki yıllık yüzde 35,8’lik artışın yanı sıra aylık yüzde 9,2’lik yükseliş de sektördeki hareketliliği ortaya koydu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/sektorlerin-ciro-yarisinda-temmuz-lideri-belli-oldu-1789119658.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İSO Seçiminde 74 Oyun Hesabı Yeniden Yapılıyor: Dengeleri Kim Değiştirecek?</title>
                <category>İş dünyası</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/iso-seciminde-74-oyun-hesabi-yeniden-yapiliyor-dengeleri-kim-degistirecek-1993</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/iso-seciminde-74-oyun-hesabi-yeniden-yapiliyor-dengeleri-kim-degistirecek-1993</guid>
                <description><![CDATA[Gazeteci-Yazar Murat Çetin’in Tekstil Dergisi’nde yazdığı yazısında, İstanbul Sanayi Odası’nda 2022 seçimlerinde ortaya çıkan 74-56 oy farkının 26 Ekim’de yapılacak yeni seçimde nasıl şekilleneceğine dikkat çekildi. Bahçıvan’ın yarıştan çekilmesi, Ender Yılmaz’ın adaylığı ve Adnan Dalgakıran’ın yeniden sahaya çıkmasıyla İSO’da gözler sandık dengelerine çevrildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Sanayi Odası’nda 2022 yılında gerçekleştirilen başkanlık seçiminde Erdal Bahçıvan 74, Adnan Dalgakıran ise 56 oy aldı. İki aday arasındaki 18 oyluk fark, 26 Ekim’de yapılacak yeni seçim öncesinde yeniden gündeme geldi.&nbsp;Gazeteci-Yazar Murat Çetin’in kaleme aldığı yazıda, 2022 seçimindeki oy dağılımının yanı sıra sandalyelerde yaşanan değişimin seçim dengelerine etkisi ve yeni yarışın olası dinamikleri ele alındı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">2022’DE 18 OY FARK VARDI</span></strong></p>

<p>Murat Çetin’in yazısında yer verilen bilgilere göre, 2022 seçiminde Erdal Bahçıvan 74, Adnan Dalgakıran ise 56 oy aldı. İki aday arasındaki fark 18 oy olarak kayıtlara geçti. Ancak Çetin’in değerlendirmesinde, sandığa yaklaşıldığında ortaya çıkan tablonun ilk bakıştan farklı olduğu vurgulandı. Dokuz sandalyenin el değiştirmesiyle oy dengesi 65-65 seviyesine geldi. Bir sandalyenin daha değişmesi halinde ise başkanlığın el değiştirebileceği belirtildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">26 EKİM’DE YENİ YARIŞ</span></strong></p>

<p>İstanbul Sanayi Odası 26 Ekim’de yeniden sandık başına gidecek.&nbsp;Murat Çetin’in yazısında, bu seçimde önceki yarıştan farklı bir tablonun bulunduğuna dikkat çekiliyor. Erdal Bahçıvan’ın yarıştan çekildiği, yerine Ender Yılmaz’ın sahada olduğu belirtilirken, Adnan Dalgakıran’ın ise dört yıldır bu seçimi beklediği ifade ediliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“BAHÇIVAN’IN 74 OYU KİME GİDER?”</span></strong></p>

<p>Çetin’in yazısında, 2022 seçim sonuçları üzerinden “Bahçıvan’ın 74 oyu kime gider?” sorusunun sorulabileceği belirtiliyor. Ancak yazıda, söz konusu oyların herhangi bir adayın hanesine doğrudan yazılamayacağına dikkat çekiliyor. Bunun nedenleri arasında İSO meclis üyelerinin yeniden seçilecek olması, bazı isimlerin yerini koruması ve yeni isimlerin meclise girmesi gösteriliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SANDALYE DAĞILIMI DEĞİŞEBİLİR</span></strong></p>

<p>Murat Çetin’in değerlendirmesinde, meslek gruplarındaki ağırlıkların da yeni seçimde farklılaşabileceği belirtiliyor.&nbsp;Yazıda bazı ittifakların devam edebileceği, bazılarının ise sandıkta çözülebileceği ifade edilirken, bu nedenle Ender Yılmaz’ın hanesine geçmiş seçimden kalan 74 oyun peşinen yazılamayacağı vurgulanıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MİRAS OY DEĞİL, DENGE</span></strong></p>

<p>Çetin’in yazısında Bahçıvan döneminden kalan unsur yalnızca oy sayısıyla açıklanmıyor. Yazıda bu durum, “İlişki. Ağırlık. Denge. Yılların kurduğu temas.” ifadeleriyle aktarılıyor. Çetin, söz konusu tabloyu “Miras oy değil, oyu üreten düzen.” ifadesiyle değerlendiriyor.&nbsp;Bu çerçevede yeni seçim öncesinde Ender Yılmaz’ın mevcut ilişki ve dengeleri ne ölçüde taşıyabileceği, Adnan Dalgakıran’ın ise dört yıllık süreçte ne kadar alan açtığı soruları öne çıkıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEÇİMİN DÜĞÜMÜ 10 SANDALYEDE</span></strong></p>

<p>Gazeteci-Yazar Murat Çetin’in yazısında, İSO seçiminde ekonomik büyüklüklerin, ihracat rakamlarının, yatırımların ve gelecek vizyonunun yanı sıra meclis sandalye dağılımının belirleyici olabileceğine dikkat çekiliyor. Yazının son bölümünde seçimdeki kritik dengeye ilişkin, “İSO’da milyonlar konuşulur. İhracat rakamları sıralanır. Yatırımlar anlatılır. Vizyon çizilir. Sandık açıldığında ise… On sandalye konuşur.” ifadelerine yer veriliyor.&nbsp;26 Ekim’de yapılacak seçim öncesinde, 2022’deki oy ve sandalye dengelerinin yeni seçimde nasıl şekilleneceği merak konusu olmaya devam ediyor.</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/74-oyun-sahibi-kim-22"><span style="color:#c0392b"><strong>YAZININ TAMAMI BURADA</strong></span></a></p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-09-10%20at%2009_11_02.jpeg" style="height:622px; width:800px" /><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/iso-seciminde-74-oyun-hesabi-yeniden-yapiliyor-dengeleri-kim-degistirecek-1789114111.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Bolat: Türkiye Lojistikte Küresel Merkez Olacak</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bakan-bolat-turkiye-lojistikte-kuresel-merkez-olacak-1992</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/bakan-bolat-turkiye-lojistikte-kuresel-merkez-olacak-1992</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Tekirdağ Kapaklı’da Horoz Lojistik E-Ticaret Lojistik Kampüsü’nün açılışını gerçekleştirdi. 22 bin palet, 730 bin koli ve günlük 250 bin adet sevkiyat kapasitesine sahip tesisin e-ticaret ve e-ihracata katkı sağlaması hedeflenirken Bolat, Türkiye’nin lojistik ve taşımacılık hizmetleri ihracatında 2025 yılında dünyada 9’uncu sıraya yükseldiğini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Tekirdağ Kapaklı’da Horoz Lojistik E-Ticaret Lojistik Kampüsü’nün açılışını gerçekleştirdi. Türkiye’nin lojistik altyapısı ve e-ticaret ekosistemine katkı sağlaması hedeflenen tesisin 22 bin palet, 730 bin koli ve günlük 250 bin adet sevkiyat kapasitesine sahip olduğu belirtildi.&nbsp;Bolat, Tekirdağ’ın Trakya-Avrupa hattı üzerindeki stratejik konumuna dikkat çekerek, kentin Türkiye’nin üretim ve ihracat kapasitesinin güçlendirilmesinde önemli bir merkez olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEKİRDAĞ’DA E-TİCARET İÇİN YENİ LOJİSTİK KAMPÜSÜ</span></strong></p>

<p>Bakan Bolat, açılışını gerçekleştirdikleri modern tesisin otomasyon destekli altyapısıyla başta e-ticaret olmak üzere sanayicilerin artan lojistik ihtiyaçlarına hızlı, verimli ve sürdürülebilir çözümler sunacağını belirtti.&nbsp;Bolat, “Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu modern tesisin; 22.000 palet, 730 bin koli ve günlük 250 bin adet sevkiyat kapasitesiyle, otomasyon destekli altyapısı; başta e-ticaret olmak üzere sanayicilerimizin artan lojistik ihtiyaçlarına hızlı, verimli ve sürdürülebilir çözümler sunacak inşallah.” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HİZMET İHRACATI 124,9 MİLYAR DOLARA ULAŞTI</span></strong></p>

<p>Lojistik sektörünün Türkiye’nin hizmet ihracatında önemli bir güç haline geldiğini belirten Bolat, hizmet ihracatındaki artışa ilişkin rakamları paylaştı.&nbsp;Bolat, “2002 yılında 14 milyar dolar seviyesinde olan hizmet ihracatımız, 2025 yılında 124,9 milyar dolara yükseldi. Bunun 42,6 milyar doları, yani %34,1’i lojistik hizmetlerinden oluştu.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE LOJİSTİKTE DÜNYADA 9’UNCU SIRADA</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin stratejik konumu, genç ve nitelikli iş gücü, lojistik altyapısı ve hizmet kalitesine dikkat çeken Bolat, ülkenin lojistik ve taşımacılık hizmetleri ihracatındaki konumunu da açıkladı.&nbsp;Bolat, “Ülkemiz, sahip olduğu stratejik konum, genç ve nitelikli iş gücü, güçlü lojistik altyapısı ve hizmet kalitesi sayesinde 2025 yılında lojistik ve taşımacılık hizmetleri ihracatında dünyada 9’uncu sıraya yükseldi.” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">LOJİSTİK SEKTÖRÜNE 3,2 MİLYAR LİRALIK DESTEK</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı olarak lojistik ve taşımacılık sektörünün küresel rekabet gücünü artırmaya yönelik desteklerin sürdürüldüğünü belirten Bolat, 2022-2025 dönemindeki destek miktarını açıkladı.&nbsp;Bolat, “2022-2025 döneminde lojistik ve taşımacılık sektörümüze sağladığımız desteklerin toplamı 3,2 milyar TL’yi aştı. 2012 yılından bu yana hizmet sektörlerimize verdiğimiz toplam destek ise 31 milyar TL’nin üzerine çıktı.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ABD VE AVRUPA’DA LOJİSTİK AĞI OLUŞTURULUYOR</span></strong></p>

<p>Yurt Dışı Lojistik Dağıtım Ağları projesi kapsamında ABD ve Avrupa’da lojistik ağı oluşturulduğunu belirten Bolat, ihracatçıların ürünlerini küresel pazarlara daha hızlı ve güvenli ulaştırabilmeleri için altyapı çalışmalarının sürdüğünü söyledi.&nbsp;Bolat ayrıca geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen IGEXX 2026 İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi’nde uluslararası pazaryerleri ve firmalarla yapılan temasların yeni ticari iş birliklerine dönüşmesini ve daha fazla işletmenin küresel e-ticaret ekosistemine dahil olmasını temenni ettiğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ KAMPÜSÜN E-İHRACATA KATKI SAĞLAMASI HEDEFLENİYOR</span></strong></p>

<p>Tekirdağ’da açılan lojistik kampüsünün e-ihracat kapasitesine katkı sağlaması bekleniyor.&nbsp;Bolat, “Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu kampüsün, e-ihracat kapasitesini daha ileri taşıyacağına, Türk ürünlerinin dünya pazarlarındaki tüketicilere daha hızlı ulaşmasına ve ülkemizin e-ihracat hacminin artmasına katkı sağlayacağına inanıyorum.” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“TÜRKİYE LOJİSTİKTE KÜRESEL MERKEZ OLACAK”</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin üretim, ihracat, lojistik altyapı ve e-ticaret kapasitesinin birlikte büyütüleceğini belirten Bolat, Türkiye Yüzyılı vizyonuna ilişkin mesaj verdi.&nbsp;Bolat, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda; üretimimizi, ihracatımızı, lojistik altyapımızı ve e-ticaret kapasitemizi birlikte büyüterek Türkiye Yüzyılı’nı ticaretin ve ihracatın yüzyılı yapma hedefimize yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE’NİN LOJİSTİK MERKEZ OLMA HEDEFİ</span></strong></p>

<p>Küresel ticarette güzergâhların yeniden şekillendiğine ve lojistik maliyetlerle tedarik zincirlerinin rekabet gücünde belirleyici hale geldiğine dikkat çeken Bolat, Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki konumuna vurgu yaptı.</p>

<p>Bolat, “Bu dönemde, Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasında güvenilir, hızlı ve alternatif bir lojistik merkez olma potansiyelini daha da güçlendireceğiz.” dedi.</p>

<p>Bakan Bolat, yatırımın Tekirdağ, sanayiciler, ihracatçılar ve e-ticaret sektörü için hayırlı olmasını dileyerek, “Türkiye üretecek, Türkiye ihraç edecek, Türkiye lojistikte küresel merkez olacak.” ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/bakan-bolat-turkiye-lojistikte-kuresel-merkez-olacak-1789112896.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Faiz İndiriminin Önündeki Tek Engel Petrol Fiyatları Oldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/faiz-indiriminin-onundeki-tek-engel-petrol-fiyatlari-oldu-1991</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/faiz-indiriminin-onundeki-tek-engel-petrol-fiyatlari-oldu-1991</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası politika faizini yüzde 37’de sabit tutarken, karar metninde enflasyonun ana eğilimindeki gerilemeye ve iç talepteki zayıflığa dikkat çekti. Uzmanlar, petrol fiyatlarının düşmesi halinde ekim ayında 100 baz puanlık faiz indiriminin gündeme gelebileceğini, petrolün 102 dolar seviyesinde kalması halinde de indirim ihtimalinin yüksek olduğunu belirtiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yılın 6’ncı Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Gecelik vadede borç verme faiz oranı yüzde 40, borçlanma faiz oranı ise yüzde 35,5 seviyesinde bırakıldı.&nbsp;PPK karar metninde iç talepteki zayıflığın enflasyona olumlu katkısına ve enflasyonun ana eğilimindeki gerilemeye dikkat çekildi. Petrol fiyatlarındaki yükseliş ise enflasyon görünümü açısından yukarı yönlü risk olarak öne çıktı. Uzmanlar, petrol fiyatlarının düşmesi halinde ekim ayında faiz indiriminin güçlü bir ihtimal olduğunu belirtirken, petrol fiyatlarının 102 dolar seviyesinde kalması durumunda da 100 baz puanlık indirim beklentisini koruyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>VERİLERDE OLUMLU GÖRÜNÜM</strong></span></p>

<p>PPK metninde enflasyonun ana eğiliminin gerilediğine yönelik değerlendirme öne çıktı.&nbsp;Aylık dalgalanmalara karşın son dönemde enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergelerin enflasyonun ana eğiliminde gerilemeye işaret ettiği belirtildi. İktisadi faaliyete ilişkin veriler ve arz şoklarının yurt içi fiyatlara yansımasının sınırlı kalmasının da iç talepteki zayıf seyri teyit ettiği ifade edildi. Metindeki değerlendirmeler, TCMB’nin enflasyon görünümüne ilişkin daha olumlu bir tablo gördüğü şeklinde yorumlandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>PETROL FİYATLARI YUKARI YÖNLÜ RİSK OLUŞTURUYOR</strong></span></p>

<p>PPK metninde jeopolitik gelişmeler nedeniyle yüksek seyreden enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğu belirtildi.&nbsp;Brent petrol fiyatının mayıs ayından bu yana ilk kez 102 doların üzerine çıktığı dönemde açıklanan karar, politika faizinin yüzde 37’de tutulmasıyla sonuçlandı. Uzmanlara göre petrol fiyatlarındaki yükseliş, eylül ayında faiz indiriminin önündeki temel unsurlardan biri oldu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ATILIM MURAT: “TCMB’Yİ FAİZ İNDİRİMİNDE ENGELLEYEN TEK ŞEY PETROL FİYATLARI”</strong></span></p>

<p>TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atılım Murat, eylül PPK metninin makroekonomik iyileşmeleri kabul eden ancak ihtiyatlı yaklaşımı koruyan bir çerçeve sunduğunu belirtti.&nbsp;Murat, “Eylül PPK metni makroekonomik iyileşmeleri kabul eden ancak ihtiyatı elden bırakmayan bir çerçeve sunuyor. Ve ayrıca iç talep zayıflamasının, enflasyon eğiliminin hedefler doğrultusunda ilerlediğini teyit ediyor. Verilerdeki iyileşme vurgusu gelecekteki olası faiz indiriminin teorik zeminini hazırlıyor. Buna karşılık sıkılaşma tedbirinin metinde tutulması da enerji fiyatlarından dolayı yukarı yönlü risklerin vurgulanmaya devam etmesi, piyasadaki erken gevşeme beklentisinin önüne geçmeyi amaçlıyor. TCMB aceleci bir sinyal vermekten özenle kaçınıyor. İşler beklediğimiz gibi iyiye gidiyor diyor TCMB, ama benden hemen bir faiz indirimi de beklemeyin, tetikteyim, diyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Murat, petrol fiyatlarına ilişkin değerlendirmesinde ise “Enflasyon Raporu yayımlandığı gün Brent petrol 88 dolardı, bugün 102 dolar. Eğer bugün 88 dolar olsaydı TCMB kesinlikle 100 baz puan indirim yapardı. Metin oldukça güvercin, her şey istediği gibi ilerliyor TCMB’nin. Bir sıkıntı ABD Başkanı Trump’ın seçime kadar petrol fiyatlarının düşmeyeceğine yönelik açıklaması. Şayet Brent petrol ekim toplantısında 115-120 dolar seviyesinde olursa TCMB yine pas geçebilir. TCMB’yi faiz indiriminde engelleyen tek şey petrol fiyatları; onun dışında tüm göstergeler TCMB’nin istediği doğrultuda gidiyor.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>EKİMDE 100 BAZ PUANLIK İNDİRİM BEKLENTİSİ</strong></span></p>

<p>QNB Türkiye Baş Ekonomisti Erkin Işık, TCMB’nin enflasyonun ana eğilimindeki yavaşlama ve zayıf talebin fiyat baskılarını sınırlayıcı rolü konusunda daha olumlu değerlendirme yaptığını belirtti. Işık, “TCMB, enflasyonun ana eğilimindeki yavaşlama ve zayıf talebin fiyat baskılarını sınırlayıcı rolü konusunda daha olumlu bir değerlendirme yaparken, enerji fiyatlarına ilişkin riskleri de vurgulayarak temkinli yaklaşımını koruyor.” dedi.</p>

<p>Işık, faizlerin sabit tutulmasının enflasyon risklerine karşı temkinli duruşu yansıttığını belirterek, “Faiz kararlarına ilişkin yeni bir yönlendirme yapılmasa da enflasyon eğiliminde bozulma yaşanmaması ve enerji fiyatlarının bir miktar gerilemesi halinde, ekim toplantısında 100 baz puanlık bir indirim olasılığını yüksek görüyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İNANÇ SÖZER: “EKİM TOPLANTISINDA 100 BAZ PUANLIK SINIRLI BİR FAİZ İNDİRİMİ İÇİN ALAN OLUŞACAKTIR”</strong></span></p>

<p>EMCAP Advisory Yönetici Ortağı Dr. İnanç Sözer, Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutarak bekle-gör yaklaşımını sürdürdüğünü belirtti.&nbsp;Sözer, “Merkez Bankası, beklentilere paralel olarak politika faizini %37,0 seviyesinde sabit tutarken, 22 Ekim’de gerçekleştirilecek bir sonraki toplantıya ilişkin belirgin bir yönlendirme yapmayarak bekle-gör yaklaşımını sürdürdü. TL cinsi tasarruflardan dövize doğru belirgin bir yönelim yaşanmaması halinde, ekim toplantısında 100 baz puanlık sınırlı bir faiz indirimi için alan oluşacaktır.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>2027’DE ENFLASYON SINAVI</strong></span></p>

<p>Sözer, enflasyondaki düşüşün kalıcı hale gelmesinin önemine dikkat çekerek, 2027 yılına ilişkin değerlendirmesinde “Ancak asıl sınav 2027’de başlayacak. Baz etkisinin desteği azaldığında enflasyondaki düşüşün devam edip etmeyeceği, beklentilerin ne ölçüde iyileştiği ve fiyatlama davranışlarındaki katılığın kırılıp kırılmadığı daha net görülecek.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ALTUĞ ÖZASLAN: “FAİZ İNDİRİMİ SÜRECİNE YENİDEN BAŞLAYACAĞIZ”</strong></span></p>

<p>Nurol Portföy Yönetim Kurulu Danışmanı Dr. Altuğ Özaslan, petrol fiyatlarının 100 dolar seviyesine geldiği bir ortamda TCMB’nin faiz indirimine başlamasının daha güvercin algılanabileceğini belirtti.</p>

<p>Özaslan, “Brent petrol $100’e gelmişken TCMB’nin faiz indirimi sürecini yeniden başlatması olması gerekenden daha güvercin algılanırdı. Bu yüzden TCMB olması gerekeni yaparak faizi sabit tuttu.” dedi.</p>

<p>PPK metnini önceki toplantıya göre daha iyimser bulduğunu belirten Özaslan, “Baz etkisi sebebiyle eylül ayı enflasyonu açıklanınca yıllık enflasyonda gerileme göreceğiz. 22 Ekim’deki PPK itibarıyla, bugünkü şartlar devam ederse, faiz indirimi sürecine itidalli adımlarla yeniden başlayacağımızı ve seneyi %35 seviyesinde bir politika faizi ile kapatacağımızı düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>GÖZLER EKİM TOPLANTISINDA</strong></span></p>

<p>TCMB’nin politika faizini yüzde 37’de sabit tutmasının ardından piyasalarda gözler 22 Ekim’de yapılacak Para Politikası Kurulu toplantısına çevrildi. Uzmanların değerlendirmelerinde, enflasyon görünümünün olumlu seyretmesi ve enerji fiyatlarındaki risklerin sınırlanması halinde ekim ayında 100 baz puanlık faiz indirimi beklentisi öne çıktı. Petrol fiyatlarının yükselmesi halinde ise TCMB’nin temkinli duruşunu sürdürmesi ihtimali gündemde bulunuyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/faiz-indiriminin-onundeki-tek-engel-petrol-fiyatlari-oldu-1789108360.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İstanbul Kongre Turizminde Son 10 Yılın Zirvesine Çıktı</title>
                <category>İş dünyası</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/istanbul-kongre-turizminde-son-10-yilin-zirvesine-cikti-1990</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/istanbul-kongre-turizminde-son-10-yilin-zirvesine-cikti-1990</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul, uluslararası kongre turizminde son 10 yılın zirvesine çıktı. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, kentteki kongre sayısının yüzde 10 arttığını ve İstanbul’un Türkiye’nin toplam kongre turizmi başarısındaki payının yüzde 65’i geçtiğini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul, uluslararası kongre turizminde son 10 yılın zirvesine çıktı. Kentte düzenlenen kongrelerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 10 artarken, İstanbul’un Türkiye’nin toplam kongre turizmi başarısındaki payı yüzde 65’i geçti. Global seyahat endüstrisini bir araya getiren GlobeMeets B2B Networking Event 2026, “Sınırların Ötesinde Buluşma Noktası” mottosuyla Rixos Tersane İstanbul’da gerçekleştiriliyor.&nbsp;Etkinlikte 50’den fazla ülkeden 1000’in üzerinde alıcı seyahat acentesi, 200 katılımcı firma, 11 ülkenin resmi turizm ofisi ve 20’ye yakın global hava yolu şirketi olmak üzere 3 bini aşkın turizm profesyoneli bir araya geldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTANBUL KONGRE SIRALAMASINDA YÜKSELDİ</span></strong></p>

<p>Etkinliğin açılışında konuşan İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul’un küresel turizm ticareti ve kongre pazarındaki konumuna dikkat çekti. Avdagiç, İTO ve İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu olarak İstanbul’a uluslararası kongreler kazandırmak için yoğun çalışma yürüttüklerini belirterek, kentin dâhil olduğu ve katkı sunduğu 95 uluslararası etkinliğin başarıyla gerçekleştirildiğini söyledi.&nbsp;Avdagiç, “İstanbul’un uluslararası kongre şehirleri sıralamasında iki basamak birden yükselerek Avrupa’da 13’üncü, dünyada ise 18’inci sıraya yerleştiğini” açıkladı. Kentteki kongre sayısının bir önceki yıla göre yüzde 10 arttığını belirten Avdagiç, İstanbul’un Türkiye’nin toplam kongre turizmi başarısındaki payının yüzde 65’i geçtiğini ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İKİ KONGREDE 12 BİNDEN FAZLA YABANCI KATILIMCI</span></strong></p>

<p>İstanbul’un kongre turizminin kent ekonomisine sağladığı katkıya da dikkat çekildi.&nbsp;Avdagiç, yalnızca etkinlik günü İstanbul’da iki büyük organizasyonun eş zamanlı gerçekleştirildiğini belirtti. Bu organizasyonlarla birlikte kentin aynı anda 12 binin üzerinde yabancı uzman ve ziyaretçiye ev sahipliği yaptığını söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">25 BİNDEN FAZLA GÖRÜŞME HEDEFLENİYOR</span></strong></p>

<p>GlobeMeets 2026 kapsamında iki gün boyunca 11 bini aşkın planlı B2B randevunun gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Organizasyonda 15 binden fazla doğal temasla birlikte toplam 25 binin üzerinde görüşmenin yapılması bekleniyor.&nbsp;Etkinlik kapsamında 100 milyon Euro’yu aşan ticari iş hacminin oluşturulması hedefleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTANBUL’UN BİRLEŞTİRİCİ ROLÜNE VURGU</span></strong></p>

<p>İstanbul’un farklı medeniyetlerin ve denizlerin buluştuğu, farklı kültürlerin bir arada yaşadığı bir şehir olduğuna dikkat çeken Avdagiç, kentin birleştirici yönünü vurguladı. Avdagiç, “Bugün bütün dünyanın İstanbul’un bu bütünleştirici atmosferine ihtiyaç duyduğunu” ifade etti.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 09:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/istanbul-kongre-turizminde-son-10-yilin-zirvesine-cikti-1789106926.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yatırımcıların Merak Ettiği Altın Fiyatları... Gram ve Çeyrek Altın Ne Kadar?</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/yatirimcilarin-merak-ettigi-altin-fiyatlari-gram-ve-ceyrek-altin-ne-kadar-1989</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/yatirimcilarin-merak-ettigi-altin-fiyatlari-gram-ve-ceyrek-altin-ne-kadar-1989</guid>
                <description><![CDATA[Altın alım satımı yapacak vatandaşlar ile yatırımcıların yakından takip ettiği güncel altın fiyatları belli oldu. 11 Eylül 2026 Cuma günü gram altın 6.733,35 TL, çeyrek altın 11.007 TL, yarım altın ise 22.012 TL seviyesinden satılıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Altın alım satımı yapacak vatandaşlar ve yatırımcılar, güncel altın fiyatlarını yakından takip ediyor. Gram altın, çeyrek altın ve ons altının yanı sıra diğer altın türlerinin satış fiyatları da merak ediliyor.</p>

<p>11 Eylül 2026 Cuma gününün ilk saatlerinde güncel altın satış fiyatları belli oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GRAM ALTIN 6 BİN 733 LİRAYI AŞTI</span></strong></p>

<p>Günün ilk saatlerinde gram altının satış fiyatı 6.733,35 TL olarak kaydedildi.</p>

<p>Çeyrek altının satış fiyatı ise 11.007,00 TL oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YARIM ALTIN 22 BİN LİRAYI AŞTI</span></strong></p>

<p>Yarım altın 22.012,00 TL'den satışa sunulurken, tam altının satış fiyatı 44.275,17 TL olarak açıklandı.</p>

<p>Cumhuriyet altınının satış fiyatı ise 43.882,00 TL oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GREMSE ALTIN VE ONS ALTINDA SON DURUM</span></strong></p>

<p>Gremse altının satış fiyatı 111.027,47 TL olarak belirlenirken, ons altının satış fiyatı 4.303,84 dolar seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>11 EYLÜL GÜNCEL ALTIN SATIŞ FİYATLARI<br />
Gram altın satış fiyatı: 6.733,35 TL<br />
Çeyrek altın satış fiyatı: 11.007,00 TL<br />
Yarım altın satış fiyatı: 22.012,00 TL<br />
Tam altın satış fiyatı: 44.275,17 TL<br />
Cumhuriyet altını satış fiyatı: 43.882,00 TL<br />
Gremse altın satış fiyatı: 111.027,47 TL<br />
Ons altın satış fiyatı: 4.303,84 dolar</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 08:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/yatirimcilarin-merak-ettigi-altin-fiyatlari-gram-ve-ceyrek-altin-ne-kadar-1789105407.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Özgür Özel’e Erdoğan’a Yönelik Sözleri Nedeniyle 800 Bin TL Tazminat</title>
                <category>Gündem</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ozgur-ozele-erdogana-yonelik-sozleri-nedeniyle-800-bin-tl-tazminat-1988</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ozgur-ozele-erdogana-yonelik-sozleri-nedeniyle-800-bin-tl-tazminat-1988</guid>
                <description><![CDATA[Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözleri nedeniyle açılan davalarda toplam 800 bin TL manevi tazminata hükmedildi. Ankara 44. Asliye Mahkemesi, Özel’in üç farklı tarihteki konuşmaları nedeniyle 200 bin, 300 bin ve 300 bin TL olmak üzere toplam 800 bin TL tazminat ödemesine karar verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözleri nedeniyle aleyhine toplam 800 bin TL manevi tazminata hükmedildi.&nbsp;Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatı Hüseyin Aydın, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla Özgür Özel’in toplam 800 bin TL manevi tazminat ödeyeceğini duyurdu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜÇ FARKLI KONUŞMA İÇİN TAZMİNAT KARARI</span></strong></p>

<p>Hüseyin Aydın açıklamasında, “Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef olan mesnetsiz iddiaları ve hakaretamiz sözleri nedeniyle aleyhine toplam 800 bin TL manevi tazminata hükmedilmiştir” ifadelerini kullandı. Aydın’ın açıklamasına göre Ankara 44. Asliye Mahkemesi, Özgür Özel’in 13 Ağustos 2025 tarihinde Marmara Cezaevi çıkışında yaptığı konuşma nedeniyle 200 bin TL, aynı gün İstanbul Bayrampaşa’da gerçekleştirilen Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingi’ndeki konuşması nedeniyle 300 bin TL ve 18 Ağustos 2025 tarihinde Aydın’da yaptığı miting konuşması nedeniyle 300 bin TL manevi tazminata hükmetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÖZEL’İN BAYRAMPAŞA MİTİNGİNDEKİ SÖZLERİ</span></strong></p>

<p>Özgür Özel’in Bayrampaşa’daki mitingde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hitaben, “Tayyip Bey, 'turpun büyüğü heybede' diyorsun, heybede tutmayacağım, yarın 12.00’yi bekle” ifadelerini kullandığı aktarıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MARMARA CEZAEVİ ÇIKIŞINDA NE DEMİŞTİ?</span></strong></p>

<p>Özel, 13 Ağustos 2025’te Marmara Cezaevi çıkışında yaptığı açıklamada CHP’li Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun AK Parti’ye katılması üzerinden Erdoğan’ı eleştirdi.&nbsp;Özel’in Erdoğan’a yönelik sözleri şöyleydi: “Bu vakitten sonra gerçekten insanın yastığa başını koyup da uyumadan önce bir iç huzuru olur ya... Bu vakitten sonra nasıl yastığa başını koyup da 'Namusluyum, insanım, ben uyumaya hazırım' falan diyebilirsin, 'İç huzurum var' diyebilirsin?”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYDIN MİTİNGİNDEKİ SÖZLER DE DOSYADA</span></strong></p>

<p>Özgür Özel, 18 Ağustos 2025’te Aydın’da düzenlenen mitingde de Özlem Çerçioğlu’nun AK Parti’ye katılması üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştirdi.&nbsp;Özel bu konuşmasında, “Bir siyasi yankesiciyle, siyasi kapkaç olayıyla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı. Özel ayrıca Erdoğan’a, “Cesaretin varsa hodri meydan, Aydın seçimlerini yenileyelim” diye seslendi.&nbsp;Aynı konuşmada emekliler ve asgari ücretliler üzerinden de eleştirilerde bulunan Özel, “Tayyip Erdoğan emekliyi sevmez” ifadelerini kullandı. Mahkemenin kararıyla Özgür Özel’in söz konusu üç farklı konuşması nedeniyle toplam 800 bin TL manevi tazminat ödemesine hükmedildi.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 15:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ozgur-ozele-erdogana-yonelik-sozleri-nedeniyle-800-bin-tl-tazminat-1789045468.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Faiz Kararı Belli Oldu: Merkez Bankası Yüzde 37’de Devam Dedi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/faiz-karari-belli-oldu-merkez-bankasi-yuzde-37de-devam-dedi-1987</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/faiz-karari-belli-oldu-merkez-bankasi-yuzde-37de-devam-dedi-1987</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, eylül ayı Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Böylece faiz oranı üst üste beşinci toplantıda da değiştirilmezken, Merkez Bankası enflasyon görünümündeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu sürdüreceğini bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, eylül ayı faiz kararını açıkladı. Kurul, politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu.&nbsp;Böylece Merkez Bankası, üst üste beşinci toplantısında da politika faizinde değişikliğe gitmedi. Ekonomistlerin beklentisi de faizin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulacağı yönündeydi.&nbsp;Ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 35 olarak hesaplandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BİR SONRAKİ TOPLANTI 22 EKİM’DE</span></strong></p>

<p>Merkez Bankası, temmuz ayında gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu toplantısında da politika faizini yüzde 37’de sabit bırakmıştı.&nbsp;TCMB’nin bir sonraki faiz toplantısı 22 Ekim tarihinde gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YÜKSEK ENERJİ FİYATLARI ENFLASYON İÇİN RİSK OLUŞTURUYOR</span></strong></p>

<p>PPK karar metninde enflasyon görünümüne ilişkin değerlendirmelere yer verildi.&nbsp;Kurul karar metninde şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Aylık dalgalanmalara karşın son dönem enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergeler enflasyonun ana eğilimi, haziran ayındaki eğiliminin gerilediğine işaret etmektedir. İktisadi faaliyete ilişkin veriler ve arz şoklarının yurt içi fiyatlara yansımasının sınırlı bir miktar gerilediği görülmüştür.”</p>

<p>Karar metninde öncü verilerin ana eğilimde geçici bir yükselişe işaret ettiği belirtilirken, iç talepteki zayıf seyrin belirginleştiği ifade edildi.&nbsp;Kurul, jeopolitik gelişmeler nedeniyle yüksek seyreden enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“ENFLASYONDA KALICI BOZULMA OLURSA SIKIŞTIRACAĞIZ”</span></strong></p>

<p>Merkez Bankası, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini bildirdi.&nbsp;PPK karar metninde şu ifadelere yer verildi:&nbsp;“Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir.”&nbsp;Karar metninde politika faizine ilişkin adımların enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilim ve beklentiler dikkate alınarak belirleneceği ifade edildi.&nbsp;Kurul ayrıca enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşunun sıkılaştırılacağını açıkladı.&nbsp;“Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">LİKİDİTE KOŞULLARI YAKINDAN İZLENECEK</span></strong></p>

<p>Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler yaşanması halinde likidite koşullarının yakından izleneceği belirtildi.&nbsp;Karar metninde, parasal aktarım mekanizması ve makrofinansal istikrarı desteklemek amacıyla likidite yönetimi araçlarının etkili şekilde kullanılmaya devam edileceği kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ENFLASYON HEDEFİ YÜZDE 5</span></strong></p>

<p>Merkez Bankası, politika kararlarının enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleneceğini bildirdi.&nbsp;Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede almaya devam edeceğini ifade etti.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/faiz-karari-belli-oldu-merkez-bankasi-yuzde-37de-devam-dedi-1789039511.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye’nin Hazır Giyim İthalatı 7 Ayda 3 Milyar Dolara Dayandı</title>
                <category>Tekstil</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyenin-hazir-giyim-ithalati-7-ayda-3-milyar-dolara-dayandi-1986</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyenin-hazir-giyim-ithalati-7-ayda-3-milyar-dolara-dayandi-1986</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’nin hazır giyim ithalatı 2026’nın ilk yedi ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,3 artarak 2 milyar 953 milyon 197 bin dolara yükseldi. Böylece yedi aylık ithalat, 2022 yılının tamamında gerçekleşen 3 milyar 135,8 milyon dolarlık seviyenin yüzde 94’üne ulaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin hazır giyim ithalatında yükseliş 2026 yılında da devam etti. Yılın ilk yedi ayında gerçekleştirilen hazır giyim ithalatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,3 artarak 2 milyar 953 milyon 197 bin dolara ulaştı.&nbsp;Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2025’in ocak-temmuz döneminde 2 milyar 752 milyon 921 bin dolar olan hazır giyim ithalatı, 2026’nın aynı döneminde yaklaşık 200 milyon dolar arttı. Yedi aylık ithalatın ulaştığı seviye, 2022 yılının tamamındaki 3 milyar 135 milyon 784 bin dolarlık ithalata da oldukça yaklaştı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>2022’DEKİ YILLIK İTHALATIN YÜZDE 94’Ü 7 AYDA GERÇEKLEŞTİ</strong></span></p>

<p>Türkiye’nin 2022 yılında gerçekleştirdiği yıllık hazır giyim ithalatı 3 milyar 135 milyon 784 bin dolar seviyesinde bulunuyordu.&nbsp;2026’nın ilk yedi ayında gerçekleştirilen 2 milyar 953 milyon 197 bin dolarlık ithalat, dört yıl önceki yıllık toplamın yüzde 94’üne ulaştı. Böylece 2022 yılında 12 ayda gerçekleştirilen ithalatın neredeyse tamamına, 2026’nın yalnızca ilk yedi ayında yaklaşılmış oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İKİ YILDA 621 MİLYON DOLARLIK ARTIŞ</span></strong></p>

<p>Yedi aylık dönemler karşılaştırıldığında hazır giyim ithalatındaki yükseliş daha belirgin hale geldi.&nbsp;2024’ün ilk yedi ayında 2 milyar 331 milyon 797 bin dolar olan ithalat, 2025’in aynı döneminde 2 milyar 752 milyon 921 bin dolara yükseldi. 2026’nın ilk yedi ayında ise 2 milyar 953 milyon 197 bin dolara ulaştı.&nbsp;Böylece iki yıllık dönemde hazır giyim ithalatına 621,4 milyon dolar eklendi. 2024’ün aynı dönemine göre artış yüzde 26,7 olarak gerçekleşti. İthalattaki artış hızı ise 2026’da yavaşladı. 2025’in ilk yedi ayında yüzde 18,1 olan yıllık artış, 2026’nın aynı döneminde yüzde 7,3 seviyesinde kaldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İTHALATIN YÜZDE 58’İ 5 ÜLKEDEN</span></strong></p>

<p>2026’nın ilk yedi ayında gerçekleştirilen hazır giyim ithalatının yaklaşık yüzde 60’ı beş ülkeden yapıldı.&nbsp;Çin, 557 milyon dolarlık ithalatla ilk sırada yer aldı. Çin’i 493 milyon dolarla Bangladeş takip etti. Mısır’dan gerçekleştirilen hazır giyim ithalatı 268 milyon dolara ulaşırken, bu ülke üçüncü sırada yer aldı. Mısır’ın ardından 233 milyon dolarla İtalya ve 157 milyon dolarla Kamboçya geldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HAZIR GİYİM İTHALATI 2022’DEN BU YANA HER YIL ARTTI</span></strong></p>

<p>Yıllık veriler de hazır giyim ithalatındaki yükselişin son yıllarda devam ettiğini gösterdi.&nbsp;2022’de 3 milyar 135,8 milyon dolar olan hazır giyim ithalatı, 2023’te yüzde 20,4 artışla 3 milyar 775,3 milyon dolara yükseldi.&nbsp;İthalat 2024’te yüzde 17,4 artarak 4 milyar 431,3 milyon dolara, 2025’te ise yüzde 11,1 artışla 4 milyar 921,8 milyon dolara çıktı. Böylece 2022-2025 döneminde yıllık hazır giyim ithalatı yaklaşık 1,8 milyar dolar arttı.&nbsp;2026’nın ilk yedi ayında ortaya çıkan tablo da hazır giyim ithalatındaki yükselişin henüz tersine dönmediğini gösterdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turkiyenin-hazir-giyim-ithalati-7-ayda-3-milyar-dolara-dayandi-1789037294.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İhracat Hedefine 1,7 Milyar Dolar Kaldı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ihracat-hedefine-17-milyar-dolar-kaldi-1985</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ihracat-hedefine-17-milyar-dolar-kaldi-1985</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’nin ihracat pazarlarındaki talep koşulları ağustos ayında güç kazandı. İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi 52,7’ye yükselerek son 27 ayın en yüksek seviyesine ulaşırken, Türkiye’nin yıllıklandırılmış ihracatı 280,3 milyar dolara çıktı. 282 milyar dolarlık yıllık ihracat hedefiyle arasındaki fark ise 1,7 milyar dolara geriledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin ihracat pazarlarındaki talep koşulları ağustos ayında güç kazandı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ihracat pazarlarındaki talep koşullarında toparlanmanın ağustos ayında hızlandığını açıkladı.&nbsp;İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi, temmuz ayındaki 52,2 seviyesinden ağustosta 52,7’ye yükseldi. Böylece endeks üst üste dördüncü ay artış gösterirken, son 27 ayın en yüksek seviyesine ulaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ENDEKS 50 EŞİĞİNİN ÜZERİNDE SEYRİNİ SÜRDÜRDÜ</span></strong></p>

<p>Endeksin Ocak 2024’ten bu yana büyüme ile daralmayı ayıran 50 eşik değerinin üzerinde seyretmesi, ihracat pazarlarındaki talep koşullarının pozitif görünümünü koruduğunu ortaya koydu. Yılın ilk çeyreğinde ortalama 51,5, ikinci çeyreğinde ise 50,3 seviyesinde bulunan endeks, temmuz-ağustos döneminde ortalama 52,5’e yükseldi.&nbsp;Veriler, üçüncü çeyrekte Türkiye’nin ihracat yaptığı pazarlardaki talep koşullarının güç kazandığına işaret etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ABD VE AVRUPA PAZARLARINDA HAREKETLİLİK...</span></strong></p>

<p>Türkiye imalat sanayi ihracatından yaklaşık yüzde 6 pay alan ABD’de üretim artışının Nisan 2022’den bu yana en yüksek hızına ulaştığı bildirildi. Almanya ve Birleşik Krallık’ta ekonomik aktivite ikinci ay üst üste genişlerken, büyüme hızının temmuz ayına kıyasla arttığı kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ORTA DOĞU PAZARLARINDA TOPARLANMA...</span></strong></p>

<p>Orta Doğu pazarlarında da toparlanma eğilimi güçlendi.&nbsp;Birleşik Arap Emirlikleri’nde üretim artışı son 6 ayın, Suudi Arabistan’da ise son 7 ayın en yüksek seviyesine çıktı. Kuveyt’te büyümenin savaş öncesinden bu yana en güçlü seviyeye ulaştığı belirtildi. Katar ve Mısır’da ise üretimdeki gerilemenin devam ettiği kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YILLIK İHRACAT 280,3 MİLYAR DOLARA ULAŞTI</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin ağustos ayı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,1 artarak 23,5 milyar dolara yükseldi.&nbsp;Yıllıklandırılmış ihracat ise 280,3 milyar dolar olarak gerçekleşti. 282 milyar dolarlık yıllık ihracat hedefiyle mevcut seviye arasındaki fark 1,7 milyar dolara kadar geriledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BOLAT’TAN İHRACAT PERFORMANSI MESAJI</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, dış pazarlardaki talep koşullarındaki iyileşmenin yanı sıra ihracata yönelik destekler ve ticari diplomasi faaliyetlerinin katkısına dikkat çekti.&nbsp;Bolat, bu gelişmelerin etkisiyle ihracat performansındaki artışın önümüzdeki dönemde de sürmesinin beklendiğini ifade etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ihracat-hedefine-17-milyar-dolar-kaldi-1789032003.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye’nin Sanayi Üretimi Temmuzda Geriledi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyenin-sanayi-uretimi-temmuzda-geriledi-1984</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyenin-sanayi-uretimi-temmuzda-geriledi-1984</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’de sanayi üretimi temmuz ayında hem yıllık hem de aylık bazda geriledi. TÜİK verilerine göre sanayi üretim endeksi yıllık bazda yüzde 0,3, aylık bazda ise yüzde 1,0 azaldı. Aylık bazda madencilik, imalat sanayi ile elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme sektörlerinin tamamında düşüş kaydedildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de sanayi üretimi temmuz ayında düşüş kaydetti. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) temmuz ayına ilişkin sanayi üretim verilerine göre, sanayi üretim endeksi yıllık bazda yüzde 0,3, bir önceki aya göre ise yüzde 1,0 azaldı.&nbsp;Veriler, sanayi üretiminde hem yıllık hem de aylık bazda gerileme yaşandığını ortaya koydu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MADENCİLİK VE ELEKTRİK ÜRETİMİNDE DÜŞÜŞ</span></strong></p>

<p>Sanayinin alt sektörlerine bakıldığında, madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,8 düştü. Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektöründe ise yıllık bazda yüzde 5,6 azalış kaydedildi.&nbsp;İmalat sanayi ise yıllık bazda yüzde 0,3 artış göstererek diğer ana sektörlerden pozitif ayrıştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYLIK BAZDA TÜM ANA SEKTÖRLER GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Temmuz ayında sanayi üretimi bir önceki aya göre yüzde 1,0 azaldı. Aylık bazda madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 2,2, imalat sanayinde yüzde 0,8, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımında ise yüzde 2,2 düşüş gerçekleşti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HAZİRAN VERİLERİNE GÖRE GÖRÜNÜM DEĞİŞTİ</span></strong></p>

<p>Haziran ayında sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 1,4 gerilemiş, aylık bazda ise yüzde 0,1 artmıştı.&nbsp;Temmuz verileriyle birlikte sanayi üretimindeki yıllık daralmanın sürdüğü görülürken, aylık görünüm yeniden negatife döndü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜİK SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİNİ NASIL ÖLÇÜYOR?</span></strong></p>

<p>TÜİK’in sanayi üretim endeksi; madencilik ve taş ocakçılığı, imalat ile elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörlerindeki üretim hacminde meydana gelen değişimi ölçüyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turkiyenin-sanayi-uretimi-temmuzda-geriledi-1789026978.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Murat ÇETİN / 74 Oyun Sahibi Kim?</title>
                <category>Gündem</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/murat-cetin-74-oyun-sahibi-kim-1983</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/murat-cetin-74-oyun-sahibi-kim-1983</guid>
                <description><![CDATA[Murat ÇETİN yazdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>2022.<br />
<strong>Erdal Bahçıvan:</strong></p>

<p>74.<br />
Adnan Dalgakıran:<br />
56.<br />
Fark:<br />
18 oy.<br />
Rahat görünüyordu.<br />
Sandığa yaklaşınca tablo başka.<br />
Dokuz sandalye el değiştirir…<br />
65–65.<br />
Bir tane daha kayar…<br />
Başkanlık gider.<br />
Demek ki 18 oy fark, aslında&nbsp;10 sandalyelik bir dengeye&nbsp;dayanıyormuş.<br />
Şimdi takvim 2026.<br />
26 Ekim’de İSO yeniden sandığa gidiyor.<br />
Bahçıvan yarıştan çekildi.<br />
Yerine<strong>&nbsp;Ender Yılmaz&nbsp;</strong>sahada.<br />
<strong>Adnan Dalgakıran&nbsp;</strong>ise dört yıldır bugünü bekliyor.<br />
Eski sonuca bakıp:<br />
“Bahçıvan’ın 74 oyu kime gider?”<br />
diye sormak mümkün.<br />
Fakat o rakamın tapusu kimsenin cebinde değil.<br />
Meclis üyeleri de yeniden seçilecek.<br />
Bazı isimler yerini koruyacak.<br />
Yeni yüzler girecek.<br />
Meslek gruplarındaki ağırlıklar farklılaşacak.<br />
Kimi ittifak sürecek.<br />
Kimi sandıkta çözülecek.<br />
Dolayısıyla Ender Yılmaz’ın hanesine peşinen yazılacak&nbsp;<strong>74 oy</strong> bulunmuyor.<br />
Bahçıvan’dan kalan başka bir şey var:<br />
İlişki.<br />
Ağırlık.<br />
Denge.<br />
Yılların kurduğu temas.<br />
<strong>Miras oy değil, oyu üreten düzen.</strong><br />
Yılmaz bunu ne kadar taşıyabilecek?<br />
Dalgakıran dört yılda ne kadar alan açtı?<br />
Seçimin düğümü burada.<br />
İSO’da milyonlar konuşulur.<br />
İhracat rakamları sıralanır.<br />
Yatırımlar anlatılır.<br />
Vizyon çizilir.<br />
Sandık açıldığında ise…<br />
<strong>On sandalye konuşur.</strong></p>

<p>...</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/74-oyun-sahibi-kim-22"><span style="color:#c0392b"><strong>YAZININ TAMAMI BURADA</strong></span></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/murat-cetin-74-oyun-sahibi-kim-1789021968.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>iPhone lansmanı ikinci el pazarı hareketlendirdi</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/iphone-lansmani-ikinci-el-pazari-hareketlendirdi-1982</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/iphone-lansmani-ikinci-el-pazari-hareketlendirdi-1982</guid>
                <description><![CDATA[Teknoloji dünyasının heyecanla beklediği Apple iPhone 18 lansmanı yaklaşırken, gözler vitrine çıkacak sıfır modellerin yanı sıra hareketlenen ikinci el telefon pazarına çevrildi. Kullanıcıların yeni modellere geçiş sürecinde eski cihazlarını elden çıkarma refleksi, her eylül ayında ikinci el pazarında güçlü bir arz ve talep dalgası yaratıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>Türkiye’nin lider ilan ve alışveriş platformu&nbsp;sahibinden.com, ikinci el alışveriş verileri doğrultusunda, 2024 ve 2025 Apple lansman dönemlerinin ikinci el cep telefonu pazarına yansımalarını açıkladı. İlan adedi, ilan fiyatı, satış adedi ve alıcı adedinin açıklandığı veriler, her iki yılda da yeni telefon modellerinin tanıtılması ve satışa çıkmasının ardından ikinci el iPhone pazarındaki hareketin diğer markalardan belirgin biçimde ayrıştığını ortaya koydu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YENİ MODELLER TANITILDIKTAN SONRA İLAN ADEDİ YÜZDE 46 ARTTI</strong></span></p>

<p>İkinci el alışveriş verilerine göre, 2025 yılında yeni modellerin satışa sunulmasını izleyen dönemde&nbsp;sahibinden.com’da günlük girilen iPhone ilan adedi, lansman öncesi haftaya kıyasla yüzde 46 arttı.&nbsp;</p>

<p>Artış bazı günlerde yüzde 50’yi buldu. Aynı dönemde diğer marka telefonların ilanlarındaki artış yüzde 25 seviyesinde kaldı. Kullanıcılar yeni modele geçiş sürecinde kullanmadıkları cihazlarını aynı hafta içinde satışa çıkardı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>EYLÜLDE SATIŞLAR YÜZDE 26 ARTTI</strong></span></p>

<p>Lansman takvimi alıcı tarafında da karşılık buldu. Ağustos’tan eylül ayına ikinci el iPhone alıcıları yüzde 26 artarken, diğer markalarda bu oran yüzde 10 düzeyinde kaldı. Eylül ayında model yükseltmek isteyenlerle uygun fiyatlı cihaz arayanların aynı ilanlarda buluşmasıyla alıcı ilgisi bu yıl son yılların en yüksek seviyesine ulaştı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YENİ MODELE GEÇİŞTE BİR ALTERNATİF DE YENİLENMİŞ TELEFONLAR</strong></span></p>

<p>Yeni model lansmanları, sıfır ve ikinci el telefonların yanı sıra yenilenmiş cihazlara yönelik ilgiyi de artırıyor.&nbsp;sahibinden.com’un yenilenmiş elektronik platformu Yepy, kullanıcılarına Ticaret Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş yenileme merkezlerinde yenilenen, 12 ay garantili cihazları güvenle ve taksitli satın alma imkanı sunuyor. Yepy’de farklı marka ve modellerdeki yenilenmiş telefonlar, farklı bütçe ve ihtiyaçlara yönelik seçeneklerle kullanıcılarla buluşuyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 18:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/iphone-lansmani-ikinci-el-pazari-hareketlendirdi-1788967513.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İş Dünyasının Gerçek Tecrübeleri “Büyük Düşün” Kitabında Buluştu</title>
                <category>İş dünyası</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/is-dunyasinin-gercek-tecrubeleri-buyuk-dusun-kitabinda-bulustu-1981</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/is-dunyasinin-gercek-tecrubeleri-buyuk-dusun-kitabinda-bulustu-1981</guid>
                <description><![CDATA[İş insanı, yatırımcı ve yazar Ulaş Kayacan’ın iki yıllık çalışmasının ürünü olan “Büyük Düşün” okurlarla buluştu. İş dünyasındaki gerçek deneyimlerden yola çıkılarak hazırlanan kitap, girişimcilik, liderlik, vizyon ve aksiyon odağında bir yol haritası sunuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İş insanı, yatırımcı ve yazar Ulaş Kayacan’ın iki yıllık yoğun çalışmasının ürünü olan “Büyük Düşün” okurlarla buluştu.&nbsp;İş dünyasındaki gerçek deneyimlerden doğan eser, Kayacan’ın şirketlerini başarıya ulaştırmak amacıyla hazırladığı kapsamlı strateji ve yol haritalarının, şirkete özel bölümleri çıkarılarak yeniden düzenlenmesiyle kaleme alındı.</p>

<p>Kitap, Ekonomist dergisinin kıdemli editörü Özlem Bay Yılmaz’ın editörlüğünde yayına hazırlandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“BAŞARI ÖNCE ZİHİNDE BAŞLAR”</span></strong></p>

<p>Ulaş Kayacan, kitabın temel mesajını şu sözlerle ifade etti: “Başarı önce zihinde başlar. Büyük Düşün; çıtayı yükseltmenin, cesaretle risk almanın ve vizyonu aksiyonla buluşturmanın kitabıdır. Çünkü vizyon yönü, cesaret ilk adımı, aksiyon ise sonucu belirler. Amacım, geleceği seyreden değil, geleceği kuran insanların yetişmesine katkı sunmaktır.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞ DÜNYASININ ÖNDE GELEN İSİMLERİ KİTAPTA YER ALDI</span></strong></p>

<p>“Büyük Düşün”ün son bölümünde iş dünyasının önde gelen isimleri, başarı, liderlik, girişimcilik ve servet anlayışına ilişkin görüş ve tecrübelerini paylaşıyor.</p>

<p>Kitabın bu bölümünde yer alan isimler şöyle:</p>

<p>Mehmet T. Nane – Pegasus Airlines Yönetim Kurulu Başkanı<br />
Davut Doğan – Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı<br />
Süleyman Orakçıoğlu – Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı<br />
Mehmet Gür – Ortadoğu Holding Yönetim Kurulu Başkanı<br />
Meral İnci Zaim – Zaim AŞ Yönetim Kurulu Başkanı<br />
Vehbi Varlık – İnoksan Yönetim Kurulu Başkanı<br />
Faik Ulutaş – Mensa Sınai CEO’su<br />
İbrahim Yasubuğa – Süper Holding Onursal Başkanı</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞ DÜNYASINDAN GERÇEK DENEYİMLER</span></strong></p>

<p>İş dünyasının gerçek tecrübelerini çağın ekonomik ve teknolojik dönüşümüyle buluşturan “Büyük Düşün”, girişimcilere, yöneticilere ve hedeflerini büyütmek isteyenlere yönelik hazırlanmış bir çalışma olarak öne çıkıyor. Kitapta cesaret, vizyon ve aksiyon odağında iş dünyasına ilişkin deneyimler ve stratejiler bir araya getiriliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İKİ YILLIK ÇALIŞMANIN ÜRÜNÜ</span></strong></p>

<p>Ulaş Kayacan’ın iki yıllık yoğun çalışması sonucunda ortaya çıkan eser, şirketlerin başarıya ulaşması amacıyla hazırlanan strateji ve yol haritalarının genel bir çerçevede yeniden düzenlenmesiyle oluşturuldu.&nbsp;“Büyük Düşün”, iş dünyasında deneyimlerin paylaşılması ve girişimcilik anlayışının geliştirilmesine yönelik bir kaynak olarak okurlarla buluştu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1H6A3319.jpg" style="height:800px; width:534px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 17:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/is-dunyasinin-gercek-tecrubeleri-buyuk-dusun-kitabinda-bulustu-1788964130.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Brent Petrol Sıcak Temasların Ardından Dördüncü Günde De Yükselişini Sürdürdü</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/brent-petrol-sicak-temaslarin-ardindan-dorduncu-gunde-de-yukselisini-surdurdu-1980</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/brent-petrol-sicak-temaslarin-ardindan-dorduncu-gunde-de-yukselisini-surdurdu-1980</guid>
                <description><![CDATA[Orta Doğu’da tırmanan çatışmalar ve enerji altyapısına yönelik saldırılar nedeniyle Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,4 artışla 99,33 dolara yükselerek 100 dolar kritik sınırına dayandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Orta Doğu genelinde artan saldırıların küresel arz üzerindeki riskleri büyütmesiyle petrol fiyatları çarşamba günü yükselişini sürdürdü. Brent ham petrol vadeli kontratları yüzde 1,4 artışla 99,33 dolar seviyesine çıkarken, ABD Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) varil fiyatı da yüzde 1,4 yükselerek 94,34 dolara ulaştı. Böylece Brent petrol, kritik 100 dolar/varil eşiğine oldukça yaklaşmış oldu.</p>

<p>Altı aydır devam eden savaşta kalıcı bir çözüm sağlanacağına ilişkin beklentilerin zayıflaması ve çatışmaların yeniden alevlenmesi, fiyatları ağustos başından bu yana yaklaşık yüzde 25 yukarı taşıdı. Piyasalarda özellikle bölgedeki saldırıların enerji altyapısına ve petrol taşımacılığına zarar verme ihtimali yakından takip ediliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ORTA DOĞU’DA GERİLİM YENİDEN TIRMANDI</span></strong></p>

<p>Orta Doğu’daki çatışmalar salı günü daha da şiddetlendi. İran destekli Yemen’deki Husiler, Suudi Arabistan’ın çeşitli kentlerine saldırılar düzenledi. Böylece ABD’nin bölgedeki önemli müttefiklerinden Suudi Arabistan da çatışmaların daha fazla içine çekilmiş oldu. Yaşanan gelişmeler, petrol üretimi ve sevkiyatında yeni aksaklıklar yaşanabileceği endişesini artırdı.</p>

<p>Bölgedeki gerilim yalnızca Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki saldırılarla sınırlı kalmadı. ABD güçlerinin çok sayıda İran petrol tankerini hedef aldığı belirtilirken, İran da Ürdün’de bulunan bir ABD üssüne saldırı düzenledi. Karşılıklı saldırıların enerji piyasalarına yansımasıyla birlikte yatırımcıların petrol fiyatlarında daha yüksek bir risk primi talep ettiği görülüyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ANALİSTLER: RİSK PRİMİ YÜKSEK KALABİLİR</span></strong></p>

<p>ING analistleri, son gelişmelerin bölgedeki çatışmanın kısa sürede sona ereceğine yönelik beklentileri zayıflattığını belirtti. Analistler, barış görüşmelerinin yeniden başlamasının hâlâ uzak bir ihtimal olduğunu vurgularken, petrol piyasasının bu süreçte önemli bir risk primini fiyatlamaya devam edebileceği değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PETROL ARZINDA YENİ KESİNTİ KORKUSU</span></strong></p>

<p>Bölgede enerji altyapısına ve kritik deniz taşımacılığı güzergahlarına yönelik saldırılar, küresel petrol arzı açısından yeni riskler oluşturuyor. Suudi Arabistan’ın petrol ihracatının bir bölümünü Hürmüz Boğazı’ndan uzaklaştırdığı belirtilirken, krallığa yönelik saldırıların uzun sürmesi halinde ham petrolün küresel piyasalara ulaştırılması daha karmaşık hale gelebilir. Bu durum, zaten baskı altında olan petrol arzına yönelik endişeleri daha da artırıyor.</p>

<p>OCBC analistleri de son gelişmelerin petrol piyasası açısından ciddi bir risk oluşturduğuna dikkat çekti. Analistler, İran’ın Suudi Arabistan’daki enerji tesislerine yönelik saldırıları ve ardından beş İran tankerinin imha edilmesinin, petrol arzında yeni ve uzun süreli bir kesinti yaşanabileceğine ilişkin endişeleri güçlendirdiğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÖZLER ŞİMDİ YÜZ DOLAR SEVİYESİNDE</span></strong></p>

<p>Petrol piyasalarında bundan sonraki süreçte Orta Doğu’daki saldırıların seyri ve enerji sevkiyatının ne ölçüde etkilenebileceği belirleyici olacak. Brent petrolün 100 dolar sınırına dayanması, piyasaların bölgedeki gelişmelere ne kadar duyarlı hale geldiğini ortaya koyarken, çatışmaların genişlemesi durumunda fiyatların bu kritik seviyeyi aşabileceğine ilişkin beklentiler de güçleniyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/brent-petrol-sicak-temaslarin-ardindan-dorduncu-gunde-de-yukselisini-surdurdu-1788941770.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Enflasyon can yakıyor ama ekonomi politikasının tek hedefi gibi görmek yanlış</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/enflasyon-can-yakiyor-ama-ekonomi-politikasinin-tek-hedefi-gibi-gormek-yanlis-1979</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/enflasyon-can-yakiyor-ama-ekonomi-politikasinin-tek-hedefi-gibi-gormek-yanlis-1979</guid>
                <description><![CDATA[MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir’in MÜSİAD EXPO 2026 tanıtım toplantısındaki açıklamalarını aktaran Ekonomim Yazarı Vahap Munyar; yeni OVP değerlendirmelerinden sanayideki yüksek finansman maliyetlerine, sağlık ve gıda sektörleri için önerilen yeni başkanlık modellerinden Çin'e karşı ticari bariyer talebine kadar ekonomi gündemine dair öne çıkan mesajları köşesine taşıdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>MÜSİAD&nbsp;</strong>Genel Başkanı&nbsp;<strong>Burhan Özdemir,&nbsp;</strong>23-26 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) düzenleyecekleri&nbsp;<strong>“MÜSİAD EXPO 2026”</strong>yı anlatmak üzere düzenlediği sohbet toplantısında 1996 yılına uzandı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>MÜSİAD EXPO’nun ilki 1996 yılında İzmir Fuarı’nda gerçekleşmişti. O tarihten beri iki yılda bir MÜSİAD EXPO’yu düzenliyoruz. Bu yıl 114 ülkeden 50 bini aşkın katılımcı bekliyoruz. 50 bin katılımcının 8 bini yurt dışından gelecek.</strong></p>

<p><strong>Burhan Özdemir</strong>’e düzenlediği sohbet toplantısında MÜSİAD Genel Başkan Yardımcıları&nbsp;<strong>Muhammed Selim Başdemir, Fahrettin Oylum,&nbsp;</strong>Yönetim Kurulu Üyesi&nbsp;<strong>Mahmut Sefa Çelik&nbsp;</strong>eşlik etti.</p>

<p><strong>Özdemir</strong>’de MÜSİAD EXPO ile ilgili sunumu sonrası 6 Eylül 2026’da açıklanan ve aynı gün Resmi Gazete’de yayınlanan Orta Vadeli Program 2027-2029’la ilgili değerlendirmesini sorduk, yanıta şöyle girdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>OVP’de ilk kez nominal istikrar değil, piyasanın reel beklentileri öne çıktı. Daha gerçekçi veriler ortaya konuldu. Bu yılın yüzde 28.4 enflasyonla tamamlanması beklentisi, MÜSİAD’ın üye anketiyle uyumlu. Bizim ankette de yüzde 28.5 çıktı.</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h567q95gc/storage/files/images/2026/09/08/vahap1-rt9b.jpg" title="Enflasyon can yakıyor ama ekonomi politikasının tek hedefi gibi görmek yanlış - Resim : 1"><img alt="Enflasyon can yakıyor ama ekonomi politikasının tek hedefi gibi görmek yanlış - Resim : 1" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h567q95gc/storage/files/images/2026/09/08/vahap1-rt9b.jpg" style="height:567px; width:850px" /></a></strong></p>

<p>Enflasyonda tek hanenin 2029’da öngörülmesini de daha gerçekçi bulduklarını belirtti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>2027 yılında yüzde 21 enflasyon öngörülmesini de daha gerçekçi bulduk. Yeni dönem OVP’si genel olarak daha temkinli bir yaklaşımı yansıtıyor.</strong></p>

<p>Şu noktanın altını çizdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Bir yılda enflasyonun tek haneye düşeceği gibi bir hedef belirlenseydi, piyasa için öngörülemez durum devam ederdi. O nedenle en gerçekçi, en rasyonel OVP diye değerlendiriyoruz.</strong></p>

<p>OVP’deki büyüme hedeflerini irdeledi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>OVP’de bu yılki büyüme hedefi yüzde 3.3’e çekilirken</strong><strong>,</strong><strong>&nbsp;2027’de yüzde 4.2, 2028’de yüzde 4.6 ve 2029’da yüzde 5 öngörülüyor. Enflasyon düşürülürken büyüme nasıl yönetilecek?&nbsp;</strong>“Enflasyon düşerken büyüme olmaz”&nbsp;<strong>diye bir şey yok ama nasıl yönetilecek, tartışılmalı.</strong></p>

<p>Türkiye’nin sadece enflasyonla boğuşmadığına işaret etti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Enflasyon toplumun canını yakıyor, o nedenle gündemde ilk sırada yer alıyor ama&nbsp;<a href="https://www.ekonomim.com/ekonomi" target="_blank" title="ekonomi">ekonomi</a>&nbsp;programının tek hedefi haline gelmesi de doğru değil.&nbsp;</strong>“Enflasyon düşerse tüm problemler hallolur”&nbsp;<strong>bakışını doğru bulmuyorum.</strong></p>

<p>Ardından ekledi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;“Enflasyonu önemsemeyelim”&nbsp;<strong>demiyorum ancak tek hedef haline getirilmesini doğru bulmuyorum. Enflasyonu yaratan farklı kaynaklar var. Tüketim bunlardan biri. Ayrıca şokların, yatırım ile finansman koşullarının etkisi de var.</strong></p>

<p>Enflasyonla mücadele konusunda sanayi üretimine dikkat çekti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Enflasyonu düşürmek amacıyla üretimi soğutmak zorunda kalmamalıyız. Ülkemizin insanını ve sanayicisini enflasyonu düşürmek ve üretimi soğutmak gibi bir seçenek arasında bırakmayalım.</strong></p>

<p><strong>Burhan Özdemir,&nbsp;</strong>faizlerin yüksekliği konusundaki bir soruyu yanıtlarken şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Üretimi canlandırmak amacıyla faizleri indirmek tek başına doğru bir sonuç vermez. Önceki dönemlerde düşük&nbsp;<a href="https://www.ekonomim.com/finans/faiz" target="_blank" title="Faiz">faiz</a>&nbsp;ortamında sağlanan kredilerin önemli bölümü üretim yerine arsa ve servet birikimine yöneldi. Yani, geçmişte bu test edildi.</strong></p>

<p>Sanayicilerin bugün yüksek finansman maliyetleriyle karşı karşıya kalmasının nedenlerini geçmişte aramak gerektiğine vurgu yaptı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Kredi imkanlarının olduğu dönemlerde teknolojik dönüşüme ve özkaynakların güçlendirilmesine yeterince kaynak ayrılmadı.</strong></p>

<p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Erdal Bahçıvan,&nbsp;</strong>bir süredir uygulanan ekonomik programın,&nbsp;<strong>“erken sanayisizleşme”&nbsp;</strong>etkisine dikkat çekiyor.</p>

<p>MÜSİAD Başkanı&nbsp;<strong>Özdemir</strong>’in,&nbsp;<strong>“Enflasyonu düşürmek amacıyla üretimi soğutmak zorunda kalmamalıyız”&nbsp;</strong>mesajı da&nbsp;<strong>“erken sanayisizleşme”&nbsp;</strong>uyarısıyla örtüşüyor…</p>

<p>‘Savunma’yı örnek alalım, sağlık ve gıda sektörü için ‘başkanlık modeli’ne geçelim&nbsp;</p>

<p><strong>MÜSİAD&nbsp;</strong>Genel Başkanı&nbsp;<strong>Burhan Özdemir,&nbsp;</strong>savunma sanayisinde sağlanan başarıya, ulaşılan noktanın önemine dikkat çekti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Doğrudan Cumhurbaşkanımıza bağlı Savunma Sanayi Başkanlığı modelinin sağlanan başarıda büyük payı var. Ancak, savunma sanayi bugünkünün 3 katı büyüklüğe de ulaşsa, Türkiye’nin genel büyümesine etkisi, katkısı sınırlı kalır.</strong></p>

<p>Savunma sanayinde başarıya ulaştıran modelin başka sektörlere de uygulanmasını önerdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Sağlık ve gıda sektörü için de başkanlık modeline geçilmeli. Yani,&nbsp;</strong>“Gıda Endüstrisi Başkanlığı”&nbsp;<strong>ve&nbsp;</strong>“Sağlık Endüstrisi Başkanlığı”&nbsp;<strong>kurulmalı. Evet, bakanlıklar var ama her iki bakanlık da endüstri tarafına odaklanacak yapıda değil.</strong></p>

<p><strong>&nbsp;</strong>Teknoloji yoğun üretime geçişte gecikmenin maliyeti daha yüksek&nbsp;</p>

<p><strong>MÜSİAD&nbsp;</strong>Genel Başkanı&nbsp;<strong>Burhan Özdemir,&nbsp;</strong>sanayide yatırım kararlarının yalnızca kısa vadeli finansman koşullarıyla alınmaması gerektiğini belirtti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Sanayide yatırım kararları öngörülebilirlik, verimlilik ve teknolojik dönüşüm perspektifiyle ele alınmalı. Türkiye, önümüzdeki dönemde yapay zeka ve yeni teknolojilere daha fazla yatırım yapmalı.</strong></p>

<p>Teknolojiye, yapay zekaya bütün dünyanın para harcadığını vurguladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Bizim de harcamamız gerekiyor. Başkaları bu dönüşümden yüzde 20, 30, 40 etkilenirken biz yüzde 100 etkilenebiliriz. Çünkü, teknoloji yoğun üretime geçişte gecikmenin maliyeti çok daha yüksek olur. Bilmediğimiz şeyi tahminle yönetemeyiz.</strong></p>

<p>Ardından ekledi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Türkiye’nin rekabet gücü yalnızca maliyet avantajıyla değil, teknoloji,&nbsp;<a href="https://www.ekonomim.com/sozluk/ar-ge" target="_blank" title="Ar-Ge">Ar-Ge</a>, yazılım, tasarım, mühendislik ve verimlilik artışıyla şekillenecek.</strong></p>

<p>İhracatta imalat sanayinin payının yüzde 94 dolayında olmasının güçlü sanayi altyapısının kanıtı olduğuna işaret etti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Ancak, yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki payı</strong><strong>nın</strong><strong>&nbsp;yüzde 4.4 seviyesinde kalması, önümüzdeki dönüşümü net bir şekilde ortaya koymaktadır.</strong></p>

<p>70 ülkeden 400’ü aşkın nitelikli alım heyeti geliyor&nbsp;</p>

<p><strong>MÜSİAD&nbsp;</strong>Genel Başkanı&nbsp;<strong>Burhan Özdemir, “MÜSİAD EXPO 2026”</strong>nın 300’ü aşkın firmanın stantlarında dünya pazarlarıyla buluşmasına ortam hazırlayacağını bildirdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>MÜSİAD EXPO, yalnızca ürünlerin sergilendiği bir alan değil, yeni ortaklıkların kurulduğu, ihracat ağlarının genişletildiği ve sürdürülebilir küresel ticaret fırsatlarının inşa edildiği dinamik bir ekosistemdir.</strong></p>

<p>Fuar döneminde 70 ülkeden 400’ü aşkın nitelikli alım heyetinin üreticilerle, ihracatçılarla doğrudan masaya oturtulacağını vurguladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Organize edilecek ikili iş görüşmeleri ve ticari diplomasi temaslarıyla fuar kapsamında en az 5 milyar dolarlık somut ticaret hacmine ulaşmayı hedefliyoruz. Üreticimizin yeni pazarlara erişimini hızlandırmak en teme</strong><strong>l</strong><strong>&nbsp;gayemiz.</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;Her önüne gelenin istediği yatırımı yapmaması gerekir</p>

<p><strong>MÜSİAD&nbsp;</strong>Genel Başkanı&nbsp;<strong>Burhan Özdemir,&nbsp;</strong>3-4 aydır Türkiye’deki atıl kapasite üzerinde çalıştıklarını bildirdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Atıl kapasite hem fırsattır hem de dert yaratabilir. Atıl kapasite üretim maliyetlerine yansıyor. Yani, çok daha masraflı üretim yapılmasına yol açabiliyor.</strong></p>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yatırımlarla ilgili frenleyici tedbirlerle donatılması gerektiğini savundu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Her önüne gelenin istediği yatırım yapmasına müsaade edilmemeli. Yatırımcılar,&nbsp;</strong>“Kendi paramı harcıyorum”&nbsp;<strong>diyebilir. Ancak, o para son tahlilde ülkenin kaynağıdır. O kaynağı plan çerçevesinde değerlendirmek gerekir.</strong></p>

<p>Türkiye’nin sanayi envanterinin çıkarılması gerektiğinin altını çizdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Envanter çıktıktan sonra yatırımların doğru yönlendirilebileceği bilgiye sahip olunur.</strong></p>

<p><strong>&nbsp;</strong>Çin’e karşı ticari bariyer gerekiyor</p>

<p><strong>MÜSİAD&nbsp;</strong>Genel Başkanı&nbsp;<strong>Burhan Özdemir,&nbsp;</strong>Çin’in küresel ticaretteki ağırlığı üzerinde durdu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Çin’e karşı ticari bariyerler gerekiyor. Bu bariyerlerin belki enflasyona yukarı yönlü etkisi olabilir.</strong></p>

<p>Küresel gelişmelerin Türkiye’nin ihracatına etkilerini değerlendirdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının olumsuz yansımaları elbette oldu. Ancak, tekstil sektörüne sipariş dönüşü sağladı. Avrupalı alıcılar olası riskleri dikkate alarak siparişlerini Çin yerine Türkiye’ye kaydırdı.</strong></p>

<p><strong>Özdemir,&nbsp;</strong>küresel ticaret hacminde de önemli bir yavaşlama yaşandığına işaret etti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Bu ortamda Türkiye’nin yeni tedarik zincirlerindeki konumunu güçlendirmesi oldukça önemli. Küresel jeopolitik gelişmeler tedarik zincirlerini yeniden şekillendiriyor.</strong></p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/enflasyon-can-yakiyor-ama-ekonomi-politikasinin-tek-hedefi-gibi-gormek-yanlis-1788940288.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye Tekstil ve Hazır Giyim Rekabetinde Rakip Ülkelerin On Puan Gerisinde Kaldı</title>
                <category>Tekstil</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-tekstil-ve-hazir-giyim-rekabetinde-rakip-ulkelerin-on-puan-gerisinde-kaldi-1978</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-tekstil-ve-hazir-giyim-rekabetinde-rakip-ulkelerin-on-puan-gerisinde-kaldi-1978</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), yüksek faiz, ücret artışları ve kur-maliyet makası nedeniyle tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan rekabet gücü kaybına dikkat çekerek bütünleşik bir sanayi politikası çağrısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), sektörün rekabet gücündeki kayba dikkat çekerek üretim, istihdam, teknoloji, finansman ve marka politikasını tek çatı altında toplatacak bütünleşik bir sanayi politikası çağrısı yaptı. Yüksek faiz, ücret artışları ve kur-maliyet makasının rekabet gücünü aşındırdığını belirten TGSD Müşterek Başkanı Toygar Narbay, Türkiye'de sanayicinin sermayesini korumak için yüzde 13,6 FAVÖK üretmesi gerektiğini, rakiplerde bu oranın yüzde 3,6 olduğunu söyleyerek, “Daha üretime başlamadan 10 puan gerideyiz” dedi. TGSD Müşterek Başkanları Toygar Narbay ve Dr. Ümit Özüren, mevcut desteklerin istihdam çıkışını durdurmaya yetmeyeceğini, önlem alınmaması halinde istihdam sızıntısının süreceğini ifade etti.</p>

<p>Hazır giyimde maliyetlerin yaklaşık yüzde 40’ını büyük ölçüde döviz bazında fiyatlanan girdilerin oluşturduğunu belirten Narbay, kalan yüzde 60’ın ise işçilik, enerji, finansman ve genel giderler başta olmak üzere Türkiye’de oluşan maliyetlerden meydana geldiğini, yüksek yerli katma değer oranının mevcut kur-maliyet makası nedeniyle rekabetçiliği olumsuz etkilediğini vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ON MİLYAR DOLARLIK KAPASİTE KAYBEDİLEBİLİR</span></strong></p>

<p>2022-Ağustos 2026 döneminde ücretlerin 5,1, finansman maliyetlerinin 4,1, enflasyonun 3,8 katına çıktığını, buna karşılık döviz paritesindeki artışın 2,6 katta kaldığını belirten Narbay, bu farkın sektörün dolar bazındaki maliyetlerinde yaklaşık yüzde 30 artışa yol açtığını söyledi. Yerli maliyet oranı yüksek diğer ihracatçı sektörlerin de benzer baskıyla karşı karşıya olduğunu kaydetti.</p>

<p>Maliyet baskısının üretim ve istihdama da yansıdığını savunan Narbay, 2022-2026 döneminde tekstil ve hazır giyimde 364 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını söyledi. Sektörün makine yatırımlarının yaklaşık 6-6,5 milyar dolar, bina yatırımlarıyla birlikte toplam yatırım stokunun ise 10 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirten Narbay, üretimdeki daralmanın mevcut kapasitenin kaybedilmesi riskini artırdığını ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“YÜZDE 13,6 FAVÖK ÜRETEN SANAYİCİ YOK”</span></strong></p>

<p>Sanayinin önündeki en önemli sorunlardan birinin finansman maliyetleri olduğunu dile getiren Narbay, mevcut faiz koşullarında Türkiye’deki işletmelerin sermayelerini koruyabilmek için yüzde 13,6 FAVÖK üretmesi gerektiğini söyledi. Düşük enflasyon ve faiz ortamında çalışan rakip ülkelerde bu oranın yüzde 3,6 civarında olduğunu belirten Narbay, yaklaşık 10 puanlık farkın Türk ihracatçısını daha üretime başlamadan dezavantajlı hâle getirdiğini savundu.</p>

<p>Toygar Narbay, “Yüzde 13,6 FAVÖK ile çalışan sanayici olmadığına göre işletmeler sermayelerini kaybediyor veya borçluluklarını artırıyor” diyerek, yüksek risksiz finansal getirilerin sermayenin üretime yönelmesini de zorlaştırdığını dile getirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“ÜCRET 11 KAT, KUR 6,5 KAT ARTTI”</span></strong></p>

<p>TGSD’nin çalışmasına göre 2020-2026 döneminde ücretler yaklaşık 11 kat, tüketici fiyatları 9 kat artarken döviz kurundaki yükseliş 6,5 katta kaldı. Kurun enflasyonu kontrol altında tutmak amacıyla baskılanmasının üretim üzerindeki sonuçlarının da dikkate alınması gerektiğini savunan Narbay, “Ücretler 11 kat arttı ancak çalışanların refahında aynı ölçüde bir artış oluşmadı. Buna karşılık sanayinin rekabet gücü zayıfladı” dedi.</p>

<p>Narbay, Avrupa’nın düşük ve orta teknolojili üretimi üçüncü ülkelere kaydırmasının uzun vadede üretim ekosistemini zayıflattığını savundu. Türkiye’nin benzer bir sürece girmemesi için mevcut üretim kapasitesinin korunması gerektiğini aktardı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">23 ÜLKE ARASINDA MALİYETTE 18’İNCİ SIRADA</span></strong></p>

<p>TGSD’nin Türkiye’nin rekabet gücünü ölçmek amacıyla 23 rakip üretici ülkeyi sekiz ana ve 21 alt parametre üzerinden karşılaştırdığını belirtilen Narbay, mevcut maliyet yapısıyla Türkiye’nin 23 ülke arasında 18’inci sırada yer aldığını söyledi. Maliyet rekabeti yerine üretim kabiliyeti, erişim ve yaratılan değerin öne çıkarıldığı bir model uygulanması hâlinde ise Türkiye’nin ilk sıraya kadar yükselebileceğini savundu.</p>

<p>Nüfus artışındaki yavaşlamanın da sanayi için yapısal risk olduğunu belirten Narbay, geçmişte yılda yaklaşık 1 milyon kişi artan nüfusta son dört yıllık ortalamanın yaklaşık 350 bine gerilediğini söyledi. Bunun 14-15 yıl sonra çalışma hayatına girecek nüfusu etkileyeceğini kaydeden Narbay, “Bugün planlayarak yapmadığımız şeyi yarın refleksle yapmak zorunda kalırız” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ SANAYİ POLİTİKASI ÇAĞRISI VE YOL HARİTASI</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin sanayi politikası açısından yol ayrımında olduğunu söyleyen Narbay, mevcut eğilimin sürmesi hâlinde üretim kapasitesinde daralma, kalıcı pazar kayıpları ve istihdam sızıntısının devam edebileceğini belirtti. TGSD’nin yol haritasında kısa vade 2026-2028 dönemini kapsayan “stabilizasyon”, orta vade “değişim ve dönüşüm”, uzun vade ise “Türkiye Markası” olarak tanımlanıyor.</p>

<p>Kısa vadeli öneriler arasında net ihracata yüzde 10 döviz dönüşüm desteği, iş gücü desteklerinin bölgesel gelişmişlik seviyesine göre artırılması ve finansmana erişimin kolaylaştırılması bulunuyor. Orta vadede üretimin ürün segmentlerine göre yeniden konumlandırılması öneriliyor. Buna göre lüks ürünlerin Batı bölgelerinde, premium segmentin Orta Anadolu’da, orta segmentin Doğu Anadolu’da, ekonomik ürünlerin ise sınır bölgelerindeki üretim havzalarında üretilmesi öngörülüyor. TGSD ayrıca teşviklerin tek merkezden ve ortak bir sistem üzerinden yürütülmesini talep ediyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">19. İSTANBUL HAZIR GİYİM KONFERANSI'NDA MADE IN TÜRKİYE DAMGASI</span></strong></p>

<p>TGSD Müşterek Başkanı Dr. Ümit Özüren, 13-14 Ekim'de "Yeniden Tanımlanan Değer: Made in Türkiye" temasıyla düzenlenecek 19. İstanbul Hazır Giyim Konferansı'nda rekabet gücü, yeni pazarlar, sürdürülebilirlik, yapay zekâ, dijitalleşme ve üretim teknolojilerinin ele alınacağını söyledi. Özüren, “Made in Türkiye” kavramını inovasyon, teknoloji, tasarım, lojistik ve marka gücüyle yeniden tanımlamayı hedeflediklerini belirtti.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turkiye-tekstil-ve-hazir-giyim-rekabetinde-rakip-ulkelerin-on-puan-gerisinde-kaldi-1788939358.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan Görevini Bırakıyor</title>
                <category>Güncel</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/istanbul-sanayi-odasi-baskani-erdal-bahcivan-gorevini-birakiyor-1977</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/istanbul-sanayi-odasi-baskani-erdal-bahcivan-gorevini-birakiyor-1977</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, 2013 yılından bu yana sürdürdüğü görevine yeni dönemde aday olmayacağını açıklayarak oda seçimlerinde Ender Yılmaz’ı destekleyeceğini duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, 2013 yılından bu yana yürüttüğü görevini bırakma kararı aldığını kamuoyuna ilan etti. İSO Odakule’de düzenlenen basın toplantısında konuşan Bahçıvan, önümüzdeki dönem gerçekleştirilecek oda seçimlerinde yeniden başkan adayı olmayacağını belirtti. Görev süresini değerlendiren Bahçıvan, bu emaneti kendi iradesiyle ve doğru olduğuna inandığı bir zamanda devretme kararı aldığını vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KRİTİK SÜREÇLERDE SANAYİCİYE REHBERLİK EDİLDİ</span></strong></p>

<p>Görev dönemi boyunca ulusal ve küresel ölçekte pek çok krizle karşılaştıklarını aktaran Erdal Bahçıvan, finansal dalgalanmalar, kur şokları, Covid-19 salgını, küresel enerji krizi, bölgesel savaşlar, deprem felaketi ve yüksek enflasyon gibi zorlu süreçlerin aynı anda yaşandığını ifade etti. İSO’nun bu çalkantılı dönemde sanayicileri yalnız bırakmadığını belirten Bahçıvan, kurumun hizmet kapasitesini kesintisiz artırarak üretim dünyasına rehberlik ettiklerini söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜÇLÜ SANAYİ İÇİN DOĞRUYA DOĞRU YANLIŞA YANLIŞ DENDİ</span></strong></p>

<p>Başkanlık yaptığı on yılı aşkın süreçte ilkelere bağlı kaldıklarını dile getiren Bahçıvan, "Güçlü sanayi için doğruya doğru, yanlışa yanlış demek" anlayışıyla hareket ettiklerini kaydetti. Sanayicilerin sorunlarını kararlılıkla karar alıcılara taşıdıklarını belirten Bahçıvan, yapıcı bir tutum sergileyerek tüm eleştirileri somut çözüm önerileriyle sunduklarını ifade etti. Bahçıvan, en büyük gururlarının her koşulda susmamak ve İSO’nun sesini daha güvenilir kılmak olduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEÇİMLERDE ENDER YILMAZ'A DESTEK...</span></strong></p>

<p>Toplantının son bölümünde yaklaşan İSO seçimlerine değinen Erdal Bahçıvan, başkan adaylığını açıklayan Ender Yılmaz’a destek vereceklerini duyurdu. Yılmaz’ın vizyonuna ve tecrübesine güvendiklerini vurgulayan Bahçıvan, kendisinin İstanbul Sanayi Odası’nın köklü marka değerini ve sanayi vizyonunu çok daha ileri noktalara taşıyacağına yürekten inandığını söyledi.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 22:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/istanbul-sanayi-odasi-baskani-erdal-bahcivan-gorevini-birakiyor-1788896974.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İş Dünyasından Yeni OVP’ye Tam Destek Geldi</title>
                <category>İş dünyası</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/is-dunyasindan-yeni-ovpye-tam-destek-geldi-1976</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/is-dunyasindan-yeni-ovpye-tam-destek-geldi-1976</guid>
                <description><![CDATA[2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program, iş dünyası temsilcilerinden olumlu karşılık buldu. Sanayiciler üretim, yatırım, finansmana erişim ve ihracatın güçlendirilmesine yönelik adımları önemli bulurken, programdaki hedeflerin kararlılıkla uygulanması gerektiğine dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP), iş dünyası temsilcileri tarafından memnuniyetle karşılandı. Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran ve Girişimci İş Kadınları Derneği (ANGİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Gözde Diker, programın üretim, yatırım, finansman, ihracat ve girişimcilik açısından önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SANAYİNİN ÜRETİM VE İHRACAT KAPASİTESİNE VURGU</span></strong></p>

<p>Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, OVP'nin hazırlık sürecinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın başkanlığında gerçekleştirilen istişare toplantısına katıldıklarını ve reel sektörün beklentileri ile sanayicilerin sahada karşılaştığı sorunları aktarma fırsatı bulduklarını belirtti.</p>

<p>İş dünyasının görüşlerinin hazırlık sürecinde dikkate alınmasını ve sanayinin önceliklerinin OVP'ye yansımasını değerli bulduklarını ifade eden Ardıç, "Sürdürülebilir büyümenin temeli, sanayinin üretim ve ihracat kapasitesidir. Bu bakımdan, büyümenin program dönemi boyunca kademeli olarak yüzde 3,3'ten yüzde 5'e yükselmesinin hedeflenmesini ve bu patikanın imalat sanayimizin üretim ve ihracat kapasitesini güçlendirecek politikalarla desteklenmesini son derece kıymetli buluyoruz." dedi.</p>

<p>Ardıç, sürdürülebilir büyümenin beşeri ve fiziki altyapının geliştirilmesi, yeşil ve dijital dönüşümün hızlandırılması, Ar-Ge ve yenilik ekosisteminin güçlendirilmesi ve sanayide yüksek katma değerli dönüşümün desteklenmesi temelinde ele alınmasını önemli bulduklarını kaydetti.</p>

<p>Bu yaklaşımın Türkiye'nin büyüme modelini daha üretken, teknoloji yoğun ve ihracat odaklı bir yapıya taşıma iradesini yansıttığını belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İMALAT SANAYİİ GÜÇLENDİRME PROGRAMI ÖNE ÇIKIYOR</span></strong></p>

<p>Ardıç, OVP'nin önemli yeniliklerinden biri olan İmalat Sanayii Güçlendirme Programı'nın üretim kapasitesinin korunması, verimlilik ve teknoloji düzeyinin yükseltilmesi ve sanayinin küresel rekabet gücünün artırılması açısından önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Ardıç, "Finansman, enerji, nitelikli iş gücü, yeşil ve dijital dönüşüm, ihracat ve kamu alımlarını kapsayan bu bütüncül yaklaşımın, sanayimizin ölçek kazanmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Programın kapsadığı alanlar, sanayicilerimizin sahadaki öncelik ve ihtiyaçlarıyla da büyük ölçüde örtüşmektedir." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>OVP'de 2029 yılı için yüzde 5 büyüme, 450 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı ve tek haneli enflasyon hedeflerinin ortaya konulduğunu belirten Ardıç, bu hedeflere ulaşılması için sanayinin yatırım yapabilmesi, mevcut üretim kapasitesinin korunması ve küresel rekabet gücünün artırılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Ardıç, "OVP'nin başarısı, açıklanan hedeflerin sanayi yatırımlarına, üretim kapasitesine, verimlilik artışına, teknolojik dönüşüme ve ihracata ne ölçüde yansıdığıyla değerlendirilecek. ASO olarak, programın hedeflerinin somut uygulama araçlarına dönüştürülmesi sürecinde ilgili kurumlarımızla işbirliği içerisinde katkı sunmaya hazırız." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ATO'DAN FİNANSMANA ERİŞİM VURGUSU</span></strong></p>

<p>Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran da 2027-2029 dönemini kapsayan OVP'nin makroekonomik istikrarı güçlendirme, enflasyonla mücadelede kararlılık ve kamu maliyesinde disiplini esas alan yaklaşımıyla umut verici olduğunu belirtti.</p>

<p>Programın küresel belirsizliklerin, jeopolitik risklerin ve enerji fiyatlarındaki gelişmelerin Türkiye ekonomisine etkilerinin arttığı bir dönemde hazırlandığına dikkat çeken Baran, üç yıllık ekonomik yol haritasının iş dünyasının önünü görebilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Reel sektörün önemli gündem maddelerinden birinin finansmana erişim olduğunu belirten Baran, "OVP'de bu konuda somut mekanizmaların açıklanmasını memnuniyetle karşılıyoruz. İş dünyası olarak uzun süredir finansmana erişimin kolaylaştırılması, kredi kanallarının üretim, yatırım ve ihracata daha güçlü biçimde yönlendirilmesi ve özellikle KOBİ'lerimizin işletme sermayesi ihtiyaçlarının gözetilmesi gerektiğini dile getiriyoruz. Yeni OVP'de bu ihtiyaçların doğrudan karşılık bulmasını önemli görüyoruz. OVP'nin ortaya koyduğu hedeflerin, ülkenin geleceği açısından önemsiyoruz. Bundan sonraki süreçte belirleyici olan hedeflerin kararlılıkla uygulanması ve reform takviminin hayata geçirilmesi olacak." dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KADIN GİRİŞİMCİLER İÇİN DESTEK ÇAĞRISI</span></strong></p>

<p>Girişimci İş Kadınları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Gözde Diker ise OVP'nin küresel belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde Türkiye ekonomisi açısından önemli bir yol haritası sunduğunu belirtti.</p>

<p>Programda enflasyonla mücadele, sürdürülebilir büyüme, üretim, istihdam ve ihracata yönelik hedeflerin birlikte ele alınmasını değerli bulduklarını ifade eden Diker, "İş dünyası açısından öngörülebilirlik ve ekonomik istikrar, yatırım kararlarının ve uzun vadeli planlamanın temelini oluşturuyor. Programda ortaya konulan yaklaşımın üretime, yatırıma ve girişimcilik ekosistemine olumlu katkı sağlayacağına inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Kadın girişimcilerin ekonomik büyümenin güçlü bir parçası haline gelmesinin önemine dikkat çeken Diker, kadınların finansmana ve pazarlara erişiminin kolaylaştırılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Diker ayrıca kadınların teknoloji, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve ihracat alanlarında daha fazla yer almalarının desteklenmesi gerektiğini kaydetti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/is-dunyasindan-yeni-ovpye-tam-destek-geldi-1788877185.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tekstilde Yeni Dönem Başlıyor: Artık İnsan Hakları Da Denetlenecek</title>
                <category>Tekstil</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tekstilde-yeni-donem-basliyor-artik-insan-haklari-da-denetlenecek-1975</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/tekstilde-yeni-donem-basliyor-artik-insan-haklari-da-denetlenecek-1975</guid>
                <description><![CDATA[Küresel tekstil sektöründe sürdürülebilirlik kriterleri genişliyor. Textile Exchange tarafından yayımlanan yeni rehber ve uygulama araçlarıyla çalışanların ücretleri, çalışma saatleri, fazla mesai, iş sağlığı ve güvenliği gibi konuların denetimlerde daha yakından takip edilmesi planlanıyor. Yeni sistem 31 Aralık 2026’da devreye girecek, 2027 geçiş yılı olacak ve kapsama giren işletmeler için 2028 itibarıyla zorunlu hale gelecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel tekstil ve hazır giyim sektöründe sürdürülebilirlik kriterleri yeni bir boyut kazanıyor. Sürdürülebilir ve geri dönüştürülebilir hammadde kullanımının yaygınlaştırılması amacıyla çalışmalar yürüten Textile Exchange, şirketlerin yeni döneme hazırlanması için üç yeni insan hakları rehberi ve uygulama aracı yayımladı. Yeni sistemle birlikte denetimlerde yalnızca kullanılan hammaddenin geri dönüştürülmüş olup olmadığı ve çevresel şartların karşılanıp karşılanmadığına bakılmayacak. Üretimde çalışanların hangi koşullarda çalıştığı da daha yakından takip edilecek.&nbsp;Yeni sistemin 31 Aralık 2026’da devreye girmesi, 2027’nin ise geçiş yılı olması planlanıyor. Kapsama giren işletmeler açısından yeni standart 2028 itibarıyla zorunlu hale gelecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜCRET VE ÇALIŞMA SAATLERİ DE DENETLENECEK</span></strong></p>

<p>Yeni dönemin önemli başlıklarından birini çalışan hakları oluşturacak. Textile Exchange tarafından belirlenen kriterlere göre işletmelerden çalışanların karşılaşabileceği insan hakları risklerini belirlemeleri ve bu risklere yönelik önlemler almaları istenecek.</p>

<p>Denetimlerde iş sağlığı ve güvenliği, çalışanların korunması, çalışma koşulları, ücretler ve yan haklar dikkate alınacak. Aşırı çalışma saatlerinin ve fazla mesainin önlenmesi için şirketlerin aldığı önlemler de değerlendirilecek.</p>

<p>Böylece tekstil sektöründe sürdürülebilir üretim değerlendirmesine ürünün nasıl ve hangi hammaddeden üretildiğinin yanı sıra hangi çalışma koşullarında üretildiği de daha güçlü biçimde eklenecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ŞİRKETLERE YENİ HAZIRLIK ARAÇLARI SUNULDU</span></strong></p>

<p>Textile Exchange, şirketlerin yeni sisteme hazırlanabilmesi için yalnızca insan hakları rehberi yayımlamakla kalmadı.&nbsp;İşletmelerin kendi insan hakları risklerini belirleyebilmeleri amacıyla bir değerlendirme aracı hazırlanırken, şirketlerin insan haklarına ilişkin yazılı taahhüt ve çalışma kuralları oluşturabilmeleri için örnek bir metin de yayımlandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GRS VE RCS SİSTEMLERİ DE DEĞİŞECEK</span></strong></p>

<p>Yeni düzenleme, tekstil sektöründe yaygın olarak kullanılan Global Recycled Standard (GRS) ve Recycled Claim Standard (RCS) sistemlerini de kapsıyor. Bu standartların önümüzdeki dönemde Textile Exchange tarafından “Materials Matter Standard” adı verilen yeni yapı altında toplanması planlanıyor.&nbsp;Yeni sistem kapsamında yün, tiftik ve alpaka gibi hayvansal elyaflara yönelik mevcut standartların da aynı çatı altında bir araya getirilmesi öngörülüyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE’DE İLK ETKİ GERİ DÖNÜŞÜM SEKTÖRÜNDE GÖRÜLECEK</span></strong></p>

<p>Yeni düzenlemenin ilk aşamada Türkiye’deki her tekstil ve hazır giyim fabrikasını doğrudan kapsamaması bekleniyor. Değişikliğin Türkiye’deki ilk etkisinin tekstil geri dönüşümü, geri dönüştürülmüş elyaf ve hammadde üretimi yapan işletmelerde görülmesi bekleniyor.</p>

<p>Türkiye’de yeni sisteme geçiş hazırlıkları da başladı. Textile Exchange standartlarında sertifikasyon hizmeti veren ETKO, 19 Ağustos’ta yaptığı duyuruyla GRS ve RCS’den yeni sisteme geçiş takvimini sektörle paylaştı.</p>

<p>Buna göre 2027 geçiş yılı olacak. 31 Aralık 2027’den sonra mevcut GRS ve RCS sistemi yerine yeni standardın uygulanması planlanıyor.&nbsp;Türkiye’de kapsama giren üreticilerin sertifikalarını devam ettirebilmek için yeni şartlara uyum sağlamaları gerekecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AVRUPA VE ABD’YE ÜRETİM YAPANLAR İÇİN ÖNEMLİ</span></strong></p>

<p>Yeni düzenleme, küresel moda sektöründe son yıllarda hızlanan değişimin bir parçası olarak öne çıkıyor. Büyük moda markaları tedarikçilerinden yalnızca çevre ve geri dönüşüm konusunda değil, çalışan hakları konusunda da daha fazla güvence talep ediyor.</p>

<p>Yeni sistemde şirketlerin faaliyet gösterdikleri ülke ve sektöre göre karşı karşıya oldukları riskleri belirlemeleri ve bu riskleri azaltacak önlemler almaları istenecek.</p>

<p>Bu nedenle yeni dönemin özellikle Avrupa ve ABD’deki büyük moda markalarına üretim yapan Türk şirketleri açısından önem taşıması bekleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÇALIŞMA KOŞULLARI TEDARİKÇİ SEÇİMİNDE DAHA BELİRLEYİCİ OLABİLİR</span></strong></p>

<p>Sertifikalı üretimde çevresel kriterlerin yanı sıra ücret, çalışma süresi, fazla mesai ve iş güvenliği gibi sosyal şartların da daha görünür hale gelmesi bekleniyor.&nbsp;Bu değişiklikle birlikte çalışma koşullarının önümüzdeki dönemde küresel moda markalarının tedarikçi seçimlerinde daha fazla ağırlık kazanması öngörülüyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/tekstilde-yeni-donem-basliyor-artik-insan-haklari-da-denetlenecek-1788865293.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yarısı Bizden Kampanyasında Süre Uzatıldı: Yeni Tarih Belli Oldu</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/yarisi-bizden-kampanyasinda-sure-uzatildi-yeni-tarih-belli-oldu-1974</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/yarisi-bizden-kampanyasinda-sure-uzatildi-yeni-tarih-belli-oldu-1974</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yarısı Bizden kampanyasının süresinin 31 Aralık 2027’ye kadar uzatıldığını açıkladı. İstanbul’da hayata geçirilecek 15 bin kiralık sosyal konut için başvurular 14 Eylül 2026’da başlayacak. Kampanyadan yararlanmak isteyen riskli yapı sahipleri için başvuru süreci ve aranan şartlar da belli oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada Yarısı Bizden kampanyasının süresinin 31 Aralık 2027 tarihine kadar uzatıldığını duyurdu. Kampanya kapsamında riskli yapıların dönüştürülmesi ve vatandaşların depreme dayanıklı konutlara kavuşması hedeflenirken, İstanbul’da 15 bin kiralık sosyal konut için de yeni bir süreç başlatılıyor.&nbsp;Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“2027 Mart itibariyle anahtarlarımızı teslim etmeye başlayacağız. Bir de kiralık konut projemizi açıklamıştık. İstanbul'daki 100 bin sosyal konuta ek olarak 15 bin kiralık konutu hayata geçireceğiz. Ekim ayında ilk kurayı çekeceğiz. 14 Eylül'de başvurular başlıyor. Yarısı Bizden projemizin süresini 31 Aralık 2027 tarihine kadar uzatıyoruz. Kentsel Dönüşüm'den yararlanmak isteyen vatandaşlarımız Yarısı Bizden kampanyasından faydalanabilecekler.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>15 BİN KİRALIK KONUT İÇİN BAŞVURULAR 14 EYLÜL’DE</strong></span></p>

<p>İstanbul’da hayata geçirilecek 15 bin kiralık sosyal konut için başvurular 14 Eylül 2026’da başlayacak.&nbsp;İlk 1000 konut için kura çekiminin ise ekim ayında gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>BAKAN KURUM’DAN AÇIKLAMA</strong></span></p>

<p>Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasının ardından sosyal medya hesabından Yarısı Bizden kampanyası ve kiralık konut projesine ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>

<p>Kurum açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “İstanbullulara çifte müjdemiz var. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan kabine toplantımızın ardından açıkladı: Kiralık konutlarda başvuruları 14 Eylül'de alıyoruz. Evini dönüştürmek isteyenlerin faydalandığı ‘Yarısı Bizden’ projemizde de süreyi bir yıl daha uzatıyoruz. Hayırlı olsun.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YARISI BİZDEN KAMPANYASINDAN KİMLER YARARLANABİLECEK?</strong></span></p>

<p>Yarısı Bizden kampanyası kapsamında Türkiye genelinde riskli yapıların dönüşümünün desteklenmesi amaçlanıyor.&nbsp;Kampanyadan yararlanmak isteyen vatandaşların öncelikle yapılarını riskli olarak tespit ettirmesi gerekiyor. Ardından dönüşüm için gerekli çoğunluğun sağlanması ve belirlenen proje ile ruhsat işlemlerinin tamamlanması gerekiyor.</p>

<p>Kampanya kapsamında 81 ildeki riskli yapıların hak sahiplerinin destekten yararlanabileceği belirtiliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>BAŞVURU İÇİN E-DEVLET ŞARTI BULUNMUYOR</strong></span></p>

<p>Yarısı Bizden kampanyası için e-Devlet üzerinden ayrıca başvuru yapılmasına gerek bulunmuyor. Kat irtifakı kurulduktan sonra hak sahipliği tespiti için ilgili ilçe belediyesine başvuruluyor. Bakanlık tarafından belirlenen randevu tarihinde ise hak sahibiyle hibe taahhütnamesi ve kredi sözleşmesi imzalanıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YENİ YAPININ BÜYÜKLÜĞÜ İÇİN SINIR</strong></span></p>

<p>Yeni projede otopark ve sığınak alanları hariç olmak üzere yapı büyüklüğünün, eski yapının 1,5 katından fazla olamaması şartı bulunuyor.&nbsp;Risk tespiti ise Bakanlık tarafından yetkilendirilen lisanslı kuruluşların aldığı karot örnekleri üzerinden gerçekleştiriliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ALAN BAZLI DÖNÜŞÜMDE 875 BİN LİRA HİBE</strong></span></p>

<p>Alan bazlı dönüşüm kapsamında konut başına 875 bin lira hibe desteği veriliyor. Bunun yanı sıra TOKİ veya Emlak Konut tarafından inşaat desteği de sağlanabiliyor. Verilen 875 bin liralık hibe, bina maliyetinden düşülüyor. Geriye kalan borç ise uzun vadeli ve uygun ödeme koşullarıyla taksitlendiriliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>KAMPANYA 31 ARALIK 2027’YE KADAR DEVAM EDECEK</strong></span></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasıyla Yarısı Bizden kampanyasının süresi 31 Aralık 2027 tarihine kadar uzatıldı.&nbsp;İstanbul’daki 15 bin kiralık sosyal konut için başvurular ise 14 Eylül 2026’da başlayacak. İlk 1000 konut için kura çekiminin ekim ayında yapılması planlanıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/yarisi-bizden-kampanyasinda-sure-uzatildi-yeni-tarih-belli-oldu-1788864148.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dizel Benzine Fark Atıyor: Son Bir Yılda Makas Böyle Açıldı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/dizel-benzine-fark-atiyor-son-bir-yilda-makas-boyle-acildi-1973</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/dizel-benzine-fark-atiyor-son-bir-yilda-makas-boyle-acildi-1973</guid>
                <description><![CDATA[Küresel akaryakıt piyasasında dizel ile benzin arasındaki fiyat makası giderek açılıyor. Son üç ayda dünya genelinde dizel fiyatları yüzde 20’ye yakın artarken benzin yüzde 15,3 yükseldi. Türkiye’de ise aynı dönemde dizel yüzde 21, benzin yüzde 14,3 arttı. Dizeldeki yükselişin taşımacılık, tarım, sanayi ve tüketici fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceği belirtiliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel akaryakıt piyasasında benzin ile dizel arasındaki fiyat makası giderek açılıyor. Son üç aylık verilere göre dünya genelinde benzin fiyatları ortalama yüzde 15,3 artarken dizeldeki yükseliş yüzde 20 seviyesine ulaştı.&nbsp;Son bir yıllık tablo ise dizel ile benzin arasındaki ayrışmayı daha net ortaya koydu. Benzin fiyatları ortalama yüzde 19,38 artarken dizeldeki yükseliş yüzde 32,86 oldu. Ağustos sonu itibarıyla dünyada dizelin ortalama litre fiyatı 1,59 dolara yükseldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE’DE FARK 6,7 PUANA ULAŞTI</span></strong></p>

<p>Küresel piyasalardaki ayrışma Türkiye'de de dikkat çekti. 31 Ağustos itibarıyla Türkiye'de benzinin üç aylık fiyat artışı yüzde 14,3 olurken dizel yüzde 21 yükseldi.&nbsp;Böylece dizel, aynı dönemde benzinden 6,7 puan daha fazla zamlandı. Avrupa'nın bazı büyük ekonomilerinde de benzer bir tablo görüldü. Almanya'da üç aylık benzin fiyatı yüzde 12,2 artarken dizel yüzde 16,9 yükseldi. Fransa'da benzin yüzde 1,4 gerilerken dizel yüzde 3,9 arttı.&nbsp;Polonya'da benzin yüzde 2,7 yükselirken dizeldeki artış yüzde 11,3 oldu. Macaristan'da ise benzin yüzde 0,3 gerilerken dizel yüzde 10,7 arttı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİZEL NEDEN DAHA HIZLI YÜKSELİYOR?</span></strong></p>

<p>Dizelin benzinden daha hızlı yükselmesinin arkasında yakıtın ekonomideki kullanım alanı da bulunuyor. Benzin ağırlıklı olarak binek araçlarda kullanılırken dizel; kamyon, gemi, tren, traktör ve ağır iş makineleri başta olmak üzere taşımacılık, tarım ve sanayinin önemli yakıtlarından biri olarak öne çıkıyor. Bu nedenle dizel talebinin fiyat artışlarına karşı daha az esnek olduğu belirtiliyor. Taşımacılığın sürmesi, tarımsal faaliyetlerin devam etmesi ve üretimin kesintiye uğramaması gerektiği için dizel talebinde hızlı bir düşüş yaşanması zorlaşıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">RAFİNERİ KAPASİTESİ BASKI ALTINDA</span></strong></p>

<p>Son dönemdeki fiyat hareketlerinde ham petrol fiyatları ile rafine ürün fiyatları arasındaki ayrışma da dikkat çekiyor.&nbsp;Piyasalardaki temel sorunun yalnızca ham petrol arzı olmadığı, ham petrolü kullanılabilir yakıta dönüştüren rafineri kapasitesindeki sıkışıklığın da fiyatları etkilediği belirtiliyor. Bu durumun önemli göstergelerinden biri olan dizel “crack spread”i, rafine dizel fiyatı ile üretimde kullanılan ham petrol arasındaki farkı gösteriyor.&nbsp;ABD'de dizel crack spread'i ağustos ayında ilk kez varil başına 100 doların üzerine çıktı. 17 Ağustos'ta 102,20 dolara ulaşan gösterge, dizel piyasasındaki arz sıkışıklığının boyutunu ortaya koydu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ABD’DE DİZEL FİYATI REKOR KIRDI</span></strong></p>

<p>Eylül ayının başında ABD'de dizel fiyatı galon başına 5,82 dolara ulaşarak rekor kırdı. Rusya'daki rafinerilere yönelik Ukrayna saldırıları, İran savaşı ve Orta Doğu'daki arz ve taşımacılık sorunlarının dizel piyasasındaki sıkışıklığı artırdığı belirtiliyor. ABD'deki stokların da kritik seviyelere gerilemesi fiyatlar üzerindeki baskıyı artıran unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AVRUPA’DA RUSYA ETKİSİ HİSSEDİLİYOR</span></strong></p>

<p>Avrupa açısından ise dizel piyasasındaki sorunların daha yapısal bir görünüm kazandığı ifade ediliyor.&nbsp;Rusya'dan yapılan dizel ithalatının azalması, Avrupa'nın dış tedarikçilere bağımlılığını artırırken Orta Doğu'daki arz ve taşımacılık sorunları da piyasayı etkiliyor. Avrupa dizel piyasasında rafineri marjlarının yüksek kalması da dikkat çeken gelişmeler arasında bulunuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÇİN’DE TABLO FARKLI</span></strong></p>

<p>Küresel piyasadaki eğilim bütün ülkelerde aynı şekilde gerçekleşmiyor.&nbsp;Çin'de üç aylık dönemde benzin fiyatı yüzde 7,8, dizel fiyatı ise yüzde 8,4 geriledi. Endonezya'da ise benzin yüzde 28,7 artarken dizel yüzde 2,2 düştü. Bu veriler, dizeldeki hızlı yükselişin küresel ölçekte her ülkede aynı şekilde yaşanmadığını gösteriyor. Özellikle arz açığı bulunan büyük pazarlarda dizelin daha kırılgan bir ürün hâline geldiği belirtiliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİZELDEKİ ARTIŞ EKONOMİYİ DE ETKİLİYOR</span></strong></p>

<p>Dizel fiyatlarındaki yükseliş yalnızca akaryakıt pompalarına yansımıyor. Dizelin taşımacılık, tarım, sanayi ve lojistikte yoğun şekilde kullanılması nedeniyle maliyet artışının ekonominin farklı alanlarına da yayılabileceği değerlendiriliyor.&nbsp;Dizel fiyatlarının yükselmesi, taşımacılık maliyetlerinden gıda ve tüketim ürünlerinin fiyatlarına kadar geniş bir alanda baskı oluşturabiliyor. Önümüzdeki dönemde ham petrol fiyatlarının yanı sıra rafinerilerin ne kadar dizel üretebildiği ve bu ürünün ihtiyaç duyulan bölgelere ne ölçüde taşınabildiği önem kazanacak.&nbsp;Rafineri kesintileri ve lojistik sorunlarının devam etmesi hâlinde dizel fiyatlarının benzinden daha hızlı yükselmesinin küresel enflasyon açısından yeni bir risk oluşturabileceği belirtiliyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/dizel-benzine-fark-atiyor-son-bir-yilda-makas-boyle-acildi-1788863600.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hastalıklar Sınır Tanımıyor: Dünya Hayvan Sağlığı İçin İstanbul’da Buluştu</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/hastaliklar-sinir-tanimiyor-dunya-hayvan-sagligi-icin-istanbulda-bulustu-1972</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/hastaliklar-sinir-tanimiyor-dunya-hayvan-sagligi-icin-istanbulda-bulustu-1972</guid>
                <description><![CDATA[İklim değişikliği, hayvan hareketleri ve uluslararası ticaret sınır aşan hayvan hastalıklarının yayılımını hızlandırırken, hayvan sağlığının geleceği İstanbul’da masaya yatırıldı. 66 yıl sonra Türkiye’de düzenlenen 33. Dünya Buiatri Kongresi, 3 bin 560 katılımcıyı bir araya getirdi. Kongrede erken uyarı sistemlerinden aşılama ve dijital takibe, antimikrobiyal dirençten yapay zekâ kullanımına kadar birçok başlık ele alınıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya sığır ve ruminant sağlığı alanının önemli bilimsel buluşmalarından 33. Dünya Buiatri Kongresi, İstanbul’da düzenlenen törenle başladı. 6-10 Eylül tarihleri arasında devam edecek kongre, 66 yıl sonra Türkiye’de düzenleniyor.</p>

<p>Kongrenin açılışında Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Gümen, 33. Dünya Buiatri Kongresi Başkanı Prof. Dr. Hasan Batmaz, Dünya Buiatri Birliği Başkanı Prof. Dr. Arcangelo Gentile ve Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu bir araya geldi.</p>

<p>Açılış konuşmalarında sınır aşan hayvan hastalıklarının değişen seyri, iklim değişikliği, Tek Sağlık yaklaşımı, hayvan hareketlerinin kontrolü, dijital takip sistemleri ve yapay zekânın hayvan sağlığındaki yeni rolü öne çıktı.</p>

<p>Kongrede 55 davetli konuşmacı, 77 bilimsel oturumda bir araya geliyor. 220’si sözlü, 589’u poster olmak üzere toplam 809 bilimsel çalışma sunuluyor. Beş gün boyunca bilim insanları, veteriner hekimler, akademisyenler, öğrenciler ve sektör temsilcileri ruminant sağlığının güncel sorunlarını ve geleceğin çözüm modellerini değerlendirecek.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1788774224_KONGRE.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">VETERİNER İLAÇ VE AŞILARINDA KAREKODLU TAKİP HAZIRLIĞI</span></strong></p>

<p>Açılış konuşmasında insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan Tek Sağlık yaklaşımının önemine dikkat çeken Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Gümen, şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Artık insan sağlığını hayvan ve çevre sağlığından ayrı düşünemeyiz. Zoonotik hastalıklar ve antimikrobiyal direnç başta olmak üzere karşı karşıya olduğumuz riskler, Tek Sağlık yaklaşımını ortak yol haritamız haline getiriyor. Türkiye’de büyükbaş hayvan varlığı 2023’te 16,5 milyonken 2025’te 17,7 milyona, küçükbaş hayvan varlığı ise aynı dönemde 52,3 milyondan 57,9 milyona yükseldi. Ancak başarıyı yalnızca hayvan sayısıyla ölçmüyoruz; sağlıklı hayvan varlığını, hayvan başına verimliliği, hastalık ortaya çıkmadan önlemeyi, hayvan refahını ve güvenli gıda üretimini esas alıyoruz. Bu kapsamda aşı ve ilaç takip sistemlerimizin altyapısını karekod temelli takip sistemine dönüştürmek üzere çalışmalarımızı başlattık. Üretimden son kullanıma kadar daha etkin, güvenli ve gerçek zamanlı bir takip sağlayarak denetimi ve şeffaflığı güçlendirmeyi hedefliyoruz.”</p>

<p>Gümen, hayvancılıkta yapay zekâ kullanımının önemine ilişkin ise şu değerlendirmede bulundu:&nbsp;“Sensörlerle hastalıkları klinik belirtiler ortaya çıkmadan tespit etmek, salgınların hareketini önceden öngörmek ve milyonlarca genomik veriyi seleksiyon kararlarına dönüştürmek artık mümkün. Bu imkânı kullanmak bir tercih değil; buzağı kayıplarından antimikrobiyal dirence, verimlilikten emisyona kadar birçok sorunun çözümünde olmazsa olmazımızdır.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">30 YIL ÖNCE KURDUĞU HAYAL GERÇEK OLDU</span></strong></p>

<p>Dünya Buiatri Kongresi Başkanı Prof. Dr. Hasan Batmaz, kongrenin Türkiye’ye uzanan hikâyesinin kendisi için 30 yıl önce başladığını belirtti.</p>

<p>1996 yılında Edinburgh’da düzenlenen 19. Dünya Buiatri Kongresi’ne Türkiye’den katılan tek kişi olduğunu anlatan Batmaz, şunları söyledi: “Kongrenin atmosferini gördüğümde bir gün böyle bir organizasyonu Türkiye’de gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğimizi düşünmüştüm. Aradan 30 yıl geçti ve bugün 33. Dünya Buiatri Kongresi’ni İstanbul’da gerçekleştiriyoruz. Bu benim için çok özel bir an.”</p>

<p>Türkiye’nin coğrafi konumunun hayvan sağlığı açısından önemine dikkat çeken Batmaz, şöyle konuştu:&nbsp;“Küresel ısınma ve artan hareketlilik, enfeksiyon hastalıklarının yayılımını hızlandırıyor. Antimikrobiyal direnç ve gıda güvenliği de önümüzdeki en önemli sorunlar arasında. Veteriner hekimler bu gelişmelere kayıtsız kalmamalı. Aktif rol üstlenmeli ve geleceğe ilişkin planlarda sorumluluk almalıyız.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HASTALIKLAR SINIR TANIMIYOR</span></strong></p>

<p>Dünya Buiatri Birliği Başkanlığı görevini devretmeye hazırlanan Prof. Dr. Arcangelo Gentile, iklim değişikliği, uluslararası ticaret, hayvan hareketleri, savaşlar ve siyasi istikrarsızlıkların hayvan hastalıklarının yayılımını hızlandırdığına dikkat çekti.</p>

<p>Gentile, şu ifadeleri kullandı: “Hastalıklar ulusal sınırları tanımıyor. Yeni olan yalnızca hastalıkların farklı bölgelere ulaşması değil; coğrafi dağılımlarını değiştirme hızları, ölçekleri ve bazı durumlarda öngörülemez hale gelmeleri. Dünyanın bir bölgesindeki veteriner hizmetlerinin zayıflığı, çok kısa sürede dünyanın diğer bölgeleri için de bir riske dönüşebilir. Bu nedenle güçlü veteriner hizmetleri bir maliyet değil, yatırım olarak görülmeli. Hayvan sağlığı ortak bir sorumluluk.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEK SAĞLIK UYGULAMAYA GEÇMELİ</span></strong></p>

<p>Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, insan, hayvan ve çevre sağlığının birlikte ele alındığı Tek Sağlık yaklaşımının artık uygulamaya geçirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Eroğlu, şöyle konuştu:&nbsp;“2026 yılına geldiğimizde Tek Sağlık hâlâ bu tür programlarda konuşulan bir konu olarak devam ediyor. Artık bunun pratiğine geçmek gerekiyor. Türkiye’de bir Tek Sağlık Yasası çıkarılmasını ve ilgili bakanlıklarla kurumların çalışmalarını koordine edecek, doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı bir hastalık kontrol, yönetim ve önleme merkezinin oluşturulmasını gerekli görüyoruz. Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasındaki konumu nedeniyle hayvan hareketlerinin kontrolü ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi de bulaşıcı hastalıklarla mücadelede büyük önem taşıyor.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BİLİME VE MESLEĞE KATKI ÖDÜLLERİ VERİLDİ</span></strong></p>

<p>Kongrenin açılış töreninde buiatri ve veteriner hekimlik alanına bilimsel ve mesleki katkılarıyla öne çıkan isimlere ödülleri takdim edildi.&nbsp;Bilime Üstün Katkı Ödülü; University of Wisconsin–Madison Hayvan ve Süt Bilimleri Bölümü’nden Prof. Dr. Milo Wiltbank, University of Illinois Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Peter D. Constable, sığır besleme ve metabolizma alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Jesse P. Goff ile University of Zurich Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Swiss Institute of Allergy and Asthma Research (SIAF) Direktörü Prof. Dr. Cezmi Akdis’e verildi.</p>

<p>Mesleğe Üstün Katkı Ödülü kapsamında ise Dünya Buiatri Birliği Onursal Başkanı Prof. Dr. Walter Baumgartner ile Dünya Buiatri Birliği Başkanlığı görevini devretmeye hazırlanan Prof. Dr. Arcangelo Gentile ödüle layık görüldü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ETİYOPYA’DAN İSTANBUL’A UZANAN BRUSELLA ARAŞTIRMASI</span></strong></p>

<p>Kongrenin dikkat çeken ödüllerinden Gustav Rosenberger Memorial Fund Award, Etiyopya’da sığırlarda Brusella hastalığının tanısı, izlenmesi ve kontrolü üzerine çalışan genç veteriner hekim Lelti Miesho Berhe’ye verildi. Etiyopya’da milyonlarca kırsal aile için sığırların gıda, gelir ve tarımsal üretimin önemli bir parçası olduğuna dikkat çeken Berhe, veteriner hekimliği yalnızca hayvanların tedavisiyle sınırlı görmediğini, çalışmalarının toplumun refahına da katkı sunmasını hedeflediğini ifade etti.</p>

<p>Berhe, ödül kapsamında araştırmalarının bir bölümünü Bologna Üniversitesi’nde, Dünya Buiatri Birliği Başkanı Prof. Dr. Arcangelo Gentile ve ekibiyle sürdürecek.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/hastaliklar-sinir-tanimiyor-dunya-hayvan-sagligi-icin-istanbulda-bulustu-1788852489.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye’de İş Gücü Maliyeti Avrupa’nın 10 Katı Hızla Arttı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyede-is-gucu-maliyeti-avrupanin-10-kati-hizla-artti-1971</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyede-is-gucu-maliyeti-avrupanin-10-kati-hizla-artti-1971</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’de saatlik iş gücü maliyeti 2026’nın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 34 arttı. Avrupa Birliği genelindeki yüzde 3,6’lık artışın yaklaşık 10 katına ulaşan bu yükselişte ücret dışı maliyetlerdeki yüzde 42,9’luk artış da dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de iş gücü maliyetleri Avrupa’daki artış hızının oldukça üzerinde yükselmeye devam ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2026 yılı ikinci çeyreğine ilişkin açıkladığı verilere göre, saatlik iş gücü maliyeti bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 34 arttı.&nbsp;Söz konusu artış, Eurostat’ın yılın ilk çeyreğinde açıkladığı verilerde AB genelinde yüzde 3,6, Euro Bölgesi’nde ise yüzde 3,2 olarak duyurulan artış hızının yaklaşık 10 katına denk geliyor.</p>

<p>Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında en yüksek iş gücü maliyeti artışı yüzde 16,4 ile Macaristan’da görülürken, Türkiye’deki artış bu oranın iki katından fazla gerçekleşti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTİHDAM VE ÇALIŞILAN SAATLER DE ARTTI</span></strong></p>

<p>İş gücü maliyetlerindeki hızlı yükselişe rağmen şirketlerin istihdamı yüzde 1,7 artırdığı görüldü. Çalışılan saatlerdeki artış ise yüzde 2,7 olarak kaydedildi. Bu veriler, işletmelerin artan maliyetlere rağmen büyüme odaklarından vazgeçmediğini ortaya koydu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜCRET DIŞI MALİYETLERDE YÜZDE 42,9’LUK ARTIŞ</span></strong></p>

<p>Toplam iş gücü maliyeti yalnızca brüt ücretlerden oluşmuyor. Sosyal güvenlik ve işsizlik sigortası paylarının yanı sıra kıdem ve ihbar tazminatı karşılıkları da toplam maliyet içerisinde yer alıyor.&nbsp;Türkiye’de 2026 yılının ikinci çeyreğinde brüt ücretler yüzde 35,8 arttı. Ücret dışı maliyetlerdeki artış ise yüzde 42,9’a ulaştı. Avrupa’da ise ücret ve ücret dışı maliyetlerin birbirine paralel bir seyir izlediği belirtildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ŞİRKETLER İÇİN VERİMLİLİK VURGUSU</span></strong></p>

<p>Gilda&amp;Partners Consulting Kurucu Ortağı Jilda Bal, artan maliyetlerin ardından şirketlerin disiplinli bütçe planlamasına gitmesi gerektiğine dikkat çekti.&nbsp;Bal, rekabet gücünün maliyet artışının karşılığında üretilen değerle ölçüleceğini belirterek, iş süreçlerinin sadeleştirilmesi, teknolojinin etkin kullanılması ve verimliliğin bir iş stratejisi olarak ele alınmasının önemine işaret etti.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turkiyede-is-gucu-maliyeti-avrupanin-10-kati-hizla-artti-1788851348.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KOBİ’lere 75 Milyon Liraya Kadar Kredi Desteği Sağlanacak</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/kobilere-75-milyon-liraya-kadar-kredi-destegi-saglanacak-1970</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/kobilere-75-milyon-liraya-kadar-kredi-destegi-saglanacak-1970</guid>
                <description><![CDATA[KOSGEB tarafından yürütülen Küresel Rekabetçilik Destek Programı kapsamında KOBİ’lere 75 milyon liraya kadar kredi imkanı, 20 puanlık geri ödemesiz finansman desteği ve KGF kefaleti sağlanacak. Programa başvurular 30 Eylül’e kadar yapılabilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik yeni finansman desteği hayata geçiriliyor. KOSGEB eliyle yürütülen Küresel Rekabetçilik Destek Programı kapsamında işletmelere 75 milyon liraya kadar kredi imkanı, 20 puanlık geri ödemesiz finansman desteği ve KGF kefaleti sağlanacak.&nbsp;Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, KOBİ’lerin yüksek katma değerli üretim yapmalarını, uluslararası pazarlarda daha güçlü konuma ulaşmalarını ve sürdürülebilir büyümelerini destekleyecek programa ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KOBİ’LERE 75 MİLYON LİRAYA KADAR KREDİ İMKANI</span></strong></p>

<p>Bakan Kacır, program kapsamında sağlanacak desteklere ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Üreten, ihracat yapan ve dünyayla rekabet eden güçlü KOBİ'lerin, güçlü Türkiye'nin temeli olduğunu ifade eden Kacır, KOSGEB eliyle yürütülen Küresel Rekabetçilik Destek Programı ile işletmelerimizin yüksek katma değerli üretim yapmalarını, uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmalarını ve sürdürülebilir büyümelerini destekliyoruz. 75 milyon liraya kadar kredi imkanı, 20 puanlık geri ödemesiz finansman desteği ve KGF kefaleti desteği sağlayacağız."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HANGİ İŞLETMELER BAŞVURABİLECEK?</span></strong></p>

<p>Programa hızlı büyüyen ve ihracatını artıran işletmelerin yanı sıra AR-GE yatırımlarını artıran KOBİ’ler de başvurabilecek.&nbsp;Yüksek teknoloji alanında faaliyet gösteren orta ölçekli işletmeler ile HAMLE Programı kapsamında öncelikli ürünler listesinde yer alan ürünlere ilişkin faaliyet gösteren işletmeler de destek programından yararlanabilecek.</p>

<p>Turcorn 100 Programı kapsamındaki işletmeler de programa başvuru yapabilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PROGRAM 2025’TE YÜRÜRLÜĞE ALINDI</span></strong></p>

<p>Küresel Rekabetçilik Destek Programı'nın 2025 yılında yürürlüğe alındığını belirten Bakan Kacır, program kapsamında KOBİ’lere toplam 3 milyar lira finansmana erişim imkanı sağlandığını ifade etti. Kacır, daha fazla işletmenin küresel başarı hikayelerine ortak olmasını hedeflediklerini belirterek, "Şimdi daha fazla işletmemizi küresel başarı hikayelerine ortak olmaya davet ediyoruz" dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAŞVURULAR 30 EYLÜL’E KADAR</span></strong></p>

<p>Destek programından yararlanmak isteyen işletmeler başvurularını KOSGEB'in internet sitesi üzerinden gerçekleştirebilecek.&nbsp;Başvurular için son tarih 30 Eylül olarak açıklandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/kobilere-75-milyon-liraya-kadar-kredi-destegi-saglanacak-1788850867.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mehmet Nuri Ersoy ve Erhan Afyoncu Türkiye’nin Köklü Kültürel Birikimini Masaya Yatırdı</title>
                <category>Kültür-Sanat</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/mehmet-nuri-ersoy-ve-erhan-afyoncu-turkiyenin-koklu-kulturel-birikimini-masaya-yatirdi-1969</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/mehmet-nuri-ersoy-ve-erhan-afyoncu-turkiyenin-koklu-kulturel-birikimini-masaya-yatirdi-1969</guid>
                <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Millî Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu’yu makamında kabul ederek Türkiye’nin tarihî mirası ve ortak hafızanın korunması üzerine değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Prof. Dr. Erhan Afyoncu ile Bakanlıkta bir araya geldi. Görüşmede Türkiye’nin köklü tarihî ve kültürel mirası, ortak hafızanın gelecek nesillere aktarılmasının önemi ve bu alanda yürütülen çalışmalar ele alındı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE'NİN ORTAK HAFIZASI MASAYA YATIRILDI</span></strong></p>

<p>Görüşmede, ülkenin zengin tarihsel birikiminin korunması ve aktarılması adına yürütülen faaliyetler değerlendirildi. Bakan Ersoy, görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Millî Savunma Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Erhan Afyoncu ile Bakanlığımızda bir araya geldik. Tarih, kültür ve ortak hafızamız üzerine değerlendirmelerde bulunduğumuz nazik ziyaretleri için kıymetli hocamıza teşekkür ediyor, değerli çalışmalarında başarılar diliyorum." ifadelerini kullandı.</p>

<p>HABER MERKEZİ</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/mehmet-nuri-ersoy-ve-erhan-afyoncu-turkiyenin-koklu-kulturel-birikimini-masaya-yatirdi-1788849461.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kimya Sanayisi Küresel Pazar Yürüyüşünü İstanbul’dan Başlatıyor</title>
                <category>Gündem</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/kimya-sanayisi-kuresel-pazar-yuruyusunu-istanbuldan-baslatiyor-1968</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/kimya-sanayisi-kuresel-pazar-yuruyusunu-istanbuldan-baslatiyor-1968</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'nin ihracatında stratejik bir role sahip olan kimya sanayisi, uluslararası pazar payını ve iş birliği olanaklarını artırmak amacıyla 25-27 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek TURKCHEM Eurasia'da bir araya geliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin ağustos ayı ihracatı 23,47 milyar dolara ulaşırken, kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü de 2,70 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Ocak–Ağustos döneminde ise kimya sanayisinin ihracatı 22,77 milyar dolara yükseldi. Sektör, bu performansla Türkiye’nin toplam ihracatından yüzde 12,31 pay aldı. Farklı sektörlere hammadde ve ara girdi sağlayan kimya sanayisi; üretim, tedarik zinciri ve dış ticaret açısından Türkiye ekonomisinin stratejik yapı taşları arasında yer alıyor. Sektörün küresel rekabet gücünün artırılması ise yeni pazarlara erişim, uluslararası iş bağlantılarının geliştirilmesi ve ihracat kapasitesinin güçlendirilmesini kritik hale getiriyor.</p>

<p>​Bu ihtiyaç doğrultusunda, kimya sektörünün uluslararası ticaret hacmini ve iş birliği olanaklarını geliştirmeyi hedefleyen TURKCHEM Eurasia, 25-27 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Artkim Group tarafından düzenlenen fuar, kimya sanayisinin farklı alanlarında faaliyet gösteren üretici, tedarikçi, distribütör ve karar vericileri bir araya getirerek yeni ticari fırsatlar ve ihracat odaklı bağlantılar için önemli bir buluşma noktası oluşturmayı amaçlıyor.</p>

<p>​TURKCHEM Eurasia, Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenen şartlar kapsamında Prestijli Fuarlar Listesinde yer alıyor. Bu destek kapsamında katılımcı firmalar belirlenen şartlar dâhilinde fuar giderlerinin yarısına kadar destek alabiliyor.</p>

<p>​Artkim Group Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, TURKCHEM Eurasia’nın sektöre sunduğu fırsatları değerlendirerek, "Bakanlığımızın tanıdığı bu statü, uzun yıllardır ortaya koyduğumuz emeğin ve fuarın sektördeki konumunun önemli bir göstergesi. TURKCHEM Eurasia’yı yalnızca bir fuar olarak değil, firmaların yeni pazarlara ulaşabileceği, uluslararası iş bağlantıları kurabileceği ve ihracat potansiyelini geliştirebileceği önemli bir yatırım platformu olarak görüyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​KİMYA SANAYİSİNİN TÜM PAYDAŞLARI AYNI PLATFORMDA</strong></span></p>

<p>​TURKCHEM Eurasia’yı farklılaştıran en önemli unsurlardan biri, fuarın temsil ettiği her alt sektörün kendi çatı kuruluşuyla birlikte yer almasıdır. Bu yapı, kimya sanayisinin yalnızca üreticilerini değil, kimyasalları kullanan ve tedarik zincirinin farklı aşamalarında faaliyet gösteren sektörleri de aynı platformda buluşturuyor.</p>

<p>​Plastik ve polimer tarafında Türk plastik sanayisinin çatı kuruluşu PLASFED, üye dernekleri aracılığıyla sektörün geniş bir kesimini temsil ediyor. PLASFED’in desteği, kimya sanayisi ile kimyasalların en büyük hammadde alıcılarından biri olan plastik sanayisini doğrudan buluştururken, bölgesel ölçekte EGEPLASDER de Ege’deki plastik üreticilerini fuara taşıyor.</p>

<p>​İlaç ve yan sanayisi tarafında TİYSAT, kozmetik ve kişisel bakım kimyasalları alanında KÜAD, kimyasal lojistiği ve tank temizleme tarafında ise EFTCO’nun Türkiye’deki tek üyesi olan KTTD fuarı destekliyor. Mühendislik ve laboratuvar alanlarında Kimya Mühendisleri Odası ile Kimyagerler Derneği, kimya bilimi ve akademik alanda Türkiye Kimya Derneği, proses güvenliği ve iş sağlığı alanında İş Güvenliği Uzmanları Derneği, enerji verimliliği ve kojenerasyon çözümleriyle KOJENTÜRK, sanayici ve ihracatçı iş dünyası tarafında ise ASKON fuarın destekleyen kuruluşları arasında yer alıyor.</p>

<p>​Bu kapsamlı yapı, TURKCHEM Eurasia’nın kimya sektörünü alt segmentlere ayırmadan, üretimden lojistiğe, laboratuvar teknolojilerinden enerji verimliliğine kadar uzanan bütüncül bir ekosistem olarak ele aldığını ortaya koyuyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​ULUSLARARASI TİCARET VE İŞ BİRLİĞİ MERKEZİ</strong></span></p>

<p>​TURKCHEM Eurasia’nın uluslararası yapısını güçlendiren önemli iş birlikleri arasında Avrupa Kimyasal Distribütörleri Birliği FECC, İtalyan Ticaret ve Sanayi Odası ile Azerbaycan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu Ticaret Temsilcisi Ofisi yer alıyor. Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya arasındaki stratejik konumundan güç alan fuar, farklı pazarlardan üretici, distribütör, satın alma profesyoneli ve sektör temsilcilerini İstanbul’da bir araya getirmeyi amaçlıyor. Bir önceki edisyonunda 97 ülkeden 434’ün üzerinde katılımcı firmayı ve 13.897’nin üzerinde ziyaretçiyi ağırlayan TURKCHEM Eurasia’da ziyaretçilerin yüzde 32’sini yabancı profesyoneller oluşturdu. 2026 edisyonunda ise uluslararası katılımın ve yeni ticari iş birliklerinin daha da artırılması hedefleniyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​KÜRESEL REKABETTE STRATEJİK YATIRIM ADIMI</strong></span></p>

<p>​Sektör temsilcilerine fuar katılımının özellikle küresel rekabetin yoğunlaştığı dönemde stratejik önem taşıdığını vurgulayan Güler, "Kimya sanayisi, bugün yaklaşık 30 ana sektöre hammadde sağlayan stratejik bir yapı. Böyle bir ekosistemde yeni pazarlara ulaşmak, doğru iş ortaklarıyla bir araya gelmek ve tedarik zincirindeki konumunu güçlendirmek büyük önem taşıyor. TURKCHEM Eurasia, firmalara yıl boyunca farklı coğrafyalarda kurmaya çalışacakları bağlantıları üç gün içerisinde aynı çatı altında gerçekleştirme fırsatı sunuyor." dedi.</p>

<p>​TURKCHEM Eurasia 2026, 25-27 Kasım tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Kimya sektörünün üreticilerini, tedarikçilerini, distribütörlerini ve karar vericilerini bir araya getirecek organizasyon; yeni ticari fırsatlar, uluslararası iş birlikleri ve ihracat odaklı bağlantılar için önemli bir platform oluşturmayı hedefliyor.</p>

<p>​2002 yılından bu yana faaliyet gösteren Artkim Group, kimya ve üretim sanayilerine yönelik geliştirdiği uluslararası organizasyonlar ve sektörel platformlarla alanının önde gelen şirketleri arasında yer almaktadır. Kimya, boya, kozmetik, gıda, ilaç, poliüretan, kompozit, yapıştırıcı, teknik köpük, tekstil, yüzey işlem ve endüstriyel boyama teknolojileri gibi farklı sektörlere yönelik uluslararası standartlarda 12 ayrı ihtisas organizasyonu gerçekleştiren Artkim Group, 24 yıllık deneyimiyle sektör profesyonellerini bir araya getirmekte; firmaların ürün ve teknolojilerini tanıtmalarına, yeni pazarlara açılmalarına ve uluslararası iş bağlantıları geliştirmelerine katkı sağlamaktadır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/kimya-sanayisi-kuresel-pazar-yuruyusunu-istanbuldan-baslatiyor-1788847609.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>3D Üretimde Büyük Buluşma İçin Geri Sayım Başladı</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/3d-uretimde-buyuk-bulusma-icin-geri-sayim-basladi-1967</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/3d-uretimde-buyuk-bulusma-icin-geri-sayim-basladi-1967</guid>
                <description><![CDATA[Küresel eklemeli imalat pazarının 2025’te 30,5 milyar dolara ulaştığı belirtilirken, sektörün önemli buluşmalarından EXPO3D İstanbul için geri sayım başladı. 17-19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek organizasyonda 100’ün üzerinde firma, 120’den fazla marka ve 10 bini aşkın profesyonel ziyaretçinin buluşması hedefleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel eklemeli imalat pazarının 2025 yılında 30,5 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştığı belirtilirken, sektörün önemli buluşmalarından EXPO3D İstanbul için geri sayım başladı.</p>

<p>Türkiye’nin ilkleri arasında yer alan çalışmalar ile dünyada ses getiren 3D projeleri bir araya getirecek organizasyon, 17-19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek.&nbsp;Fuarda yenilikçi uygulamalar, ileri teknoloji çözümleri ve üretimin geleceğine yön veren projelerin sektör profesyonellerinin karşısına çıkarılması planlanıyor. Organizasyonda 100’ün üzerinde katılımcı firma, 120’den fazla marka ve 10 bini aşkın profesyonel ziyaretçinin buluşması hedefleniyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1788757259_Y__ld__r__m__nverdi.jpg" style="height:800px; width:533px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">120’DEN FAZLA MARKA, 100’Ü AŞKIN FİRMA EXPO3D’DE BULUŞACAK</span></strong></p>

<p>Savunma sanayiinden havacılığa, otomotivden medikal teknolojilere kadar farklı sektörlerde üretim anlayışını değiştiren yenilikçi 3D projeleri EXPO3D İstanbul’da aynı çatı altında buluşacak.&nbsp;Türkiye’de geliştirilen öncü çalışmaların yanı sıra dünya genelinde dikkat çeken uygulamalara yön veren teknolojiler, yeni nesil üretim sistemleri ve ileri malzeme çözümleri de fuarda sergilenecek.</p>

<p>Türkiye’nin eklemeli imalat, tasarım ve ileri üretim teknolojilerine odaklanan ilk ve tek ihtisas fuarı olarak tanımlanan EXPO3D İstanbul’da 100’ün üzerinde katılımcı firma ve 120’den fazla marka yer alacak.</p>

<p>3D yazıcı üreticilerinden ileri malzeme tedarikçilerine, yazılım geliştiricilerinden otomasyon firmalarına, tarama sistemlerinden son işlem teknolojilerine kadar geniş bir katılımcı profili fuarda yer alacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">3D BASKI PROTOTİPTEN NİHAİ ÜRÜNE TAŞINIYOR</span></strong></p>

<p>EXPO3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, fuara sayılı günler kala sektörün tüm paydaşlarını İstanbul’da buluşmaya davet ederek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“EXPO3D İstanbul’da eklemeli imalat teknolojilerinin ulaştığı son noktayı, yenilikçi uygulamalar ve ileri üretim çözümleri üzerinden ortaya koyacağız. Ziyaretçiler, 3D baskının prototiplemeden nihai ürün imalatına kadar ulaştığı seviyeyi yenilikçi uygulamalar üzerinden yakından görebilecek. Eklemeli imalat artık yalnızca yeni bir üretim yöntemi değil; tasarımdan nihai parçaya, bakım ve onarımdan tedarik zinciri yönetimine kadar sanayinin bütün süreçlerini dönüştüren stratejik bir üretim modeli. Küresel pazarın sekiz yıl içinde yaklaşık 5,5 kat büyümesinin beklenmesi de yaşanan dönüşümün boyutunu açıkça gösteriyor. Türkiye, güçlü sanayi altyapısı ve mühendislik kapasitesiyle bu pazarda bölgesel bir üretim ve teknoloji merkezi olabilir.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AKADEMİK BİLGİ SANAYİNİN ÜRETİM GÜCÜYLE BULUŞACAK</span></strong></p>

<p>EXPO3D İstanbul kapsamında Yıldız Teknik Üniversitesi’nin katkılarıyla 5. Uluslararası 3D Baskı ve Eklemeli İmalat Konferansı da düzenlenecek.&nbsp;Konferansta yeni nesil üretim yöntemleri, ileri malzemeler, endüstriyel uygulamalar ve sektördeki teknolojik gelişmeler uzman isimler tarafından ele alınacak.&nbsp;Organizasyonun, akademik bilgi birikimi ile sanayinin üretim gücünü bir araya getirmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÜRESEL EKLEMELİ İMALAT PAZARI BÜYÜYOR</span></strong></p>

<p>Metinde yer alan verilere göre küresel eklemeli imalat pazarının 2025 yılında 30,5 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştığı belirtiliyor. Pazarın 2033 yılında 169 milyar dolara ulaşmasının beklendiği ifade ediliyor.EXPO3D İstanbul’un da bu büyüyen sektörün farklı alanlarındaki teknoloji, üretim ve uygulamaları bir araya getirmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/3d-uretimde-buyuk-bulusma-icin-geri-sayim-basladi-1788788544.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Rönesans 11 Yıldır Dünyanın En Büyük 50 Müteahhidi Arasında</title>
                <category>İş dünyası</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ronesans-11-yildir-dunyanin-en-buyuk-50-muteahhidi-arasinda-1966</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ronesans-11-yildir-dunyanin-en-buyuk-50-muteahhidi-arasinda-1966</guid>
                <description><![CDATA[Rönesans Holding, Engineering News-Record’un 2026 “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” listesinde 11’inci kez dünyanın ilk 50 şirketi arasında yer aldı. 40’a yakın ülkede 1.000’i aşkın projeye imza atan şirket, bugüne kadar 50 milyar dolarlık uluslararası proje gelirine ulaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Rönesans Holding, Engineering News-Record’un (ENR) şirketlerin kendi ülkeleri dışındaki inşaat gelirlerini esas alarak hazırladığı “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” 2026 listesinde 11’inci kez dünyanın ilk 50 şirketi arasında yer aldı.</p>

<p>30 yılı aşkın küresel yolculuğunda 40’a yakın ülkede 1.000’i aşkın projeye imza atan Rönesans, bugüne kadar 50 milyar dolarlık uluslararası proje gelirine ulaştı.</p>

<p>ENR listesi şirketlerin toplam büyüklüğünden ziyade kendi ülkeleri dışında gerçekleştirdikleri inşaat faaliyetlerinden elde ettikleri gelire göre hazırlanıyor. Bu yönüyle liste, şirketlerin farklı ülkelerde iş yapabilme ve küresel pazarlarda rekabet edebilme gücünü ortaya koyuyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1788762395_Gotthard_Base_Tu__neli%20(1).jpeg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>50 MİLYAR DOLARLIK ULUSLARARASI PROJE GELİRİ</strong></span></p>

<p>Rönesans, 2006 yılında ENR listesine 86’ncı sıradan giriş yaptı. Şirket, 11 yıldır kesintisiz olarak dünyanın ilk 50 uluslararası müteahhidi arasında yer alıyor.</p>

<p>Uluslararası projelerinde Türkiye’de yerleşik 3.000 üretici ve 500 taşeron firmayla çalışan Rönesans, bu iş birlikleri kapsamında Türkiye’den yurt dışı projelerine 2 milyar dolarlık değer taşıdı.</p>

<p>Şirketin uluslararası projelerinde 3.500’ü mühendis ve mimar olmak üzere 28.853 Türk çalışan görev aldı. Bu projelerdeki toplam çalışan sayısı ise 271.888 olarak açıklandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>“11 YIL DEYİP GEÇMEMEK LAZIM”</strong></span></p>

<p>Rönesans Holding Onursal Başkanı aslen Malatyalı olan Dr. Erman Ilıcak, şirketin küresel yolculuğuna ilişkin değerlendirmesinde, “11 yıl deyip geçmemek lazım. Bu yılda dünya birkaç kez değişti. Pandemi oldu, savaşlar başladı, enerji krizi yaşandı, finansman koşulları değişti. Avrupa’dan Orta Doğu’ya, CIS ülkelerinden Afrika’ya kadar çalıştığımız coğrafyalarda neredeyse her yıl önümüze yeni bir denklem geldi.” dedi.</p>

<p>Ilıcak, şirketin değişen koşullara uyum sağlayarak yoluna devam ettiğini belirterek, “11 yıldır dünyanın en büyük 50 uluslararası müteahhidi arasındayız. Bu sürede dünya değişti, pazarlar değişti, biz de değiştik. Yeni ülkeler öğrendik, yeni ortaklıklar kurduk, yeni yetkinlikler geliştirdik. Ama bir şey değişmedi: Birlikte çalışma ve çözüm üretme</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1788762396_Windplan_Blauw_Ballast_Nedam_Ronesans_Holding.jpg" style="height:533px; width:800px" /> kültürümüz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DÜNYANIN ÖNEMLİ PROJELERİNDE RÖNESANS İMZASI</strong></span></p>

<p>Rönesans’ın uluslararası proje portföyünde farklı ülkelerde gerçekleştirilen önemli projeler bulunuyor.</p>

<p>Şirketin projeleri arasında Avrupa’nın en yüksek binası Lakhta Center, İsviçre Alpleri’nin altından geçen Gotthard Base Tüneli, Hollanda’nın en uzun karayolu tüneli Gaasperdammertunnel ve Türkmenistan’daki doğalgazdan benzin üretim tesisi yer alıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TÜRKİYE’NİN ÜRETİM GÜCÜNÜ DÜNYAYA TAŞIYOR</strong></span></p>

<p>Rönesans’ın uluslararası faaliyetlerinin Türkiye’deki üreticiler ve taşeronlar açısından da ekonomik katkı oluşturduğu belirtildi.</p>

<p>Uluslararası projelerinde Türkiye’de yerleşik yaklaşık 3.500 üretici ve taşeronla çalışan şirket, son 10 yılda bu iş birlikleri kapsamında 2 milyar doları aşan mal ve hizmet satın alımını yurt dışına gönderdi.</p>

<p>Bu çalışmalarla birlikte yalnızca müteahhitlik hizmetlerinin değil, Türkiye’nin mühendislik bilgisi, insan kaynağı, üretim kapasitesi ve hizmet ihracatının da farklı pazarlara taşındığı ifade edildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>AVRUPA’DAKİ BÜYÜME DEVAM EDİYOR</strong></span></p>

<p>Rönesans’ın küresel büyümesinde Avrupa önemli bir yer tutuyor. Şirket, 2009 yılında Avusturyalı PORR’un yüzde 10 hissesini satın alarak Avrupa’daki büyümesinin ilk adımlarından birini attı.</p>

<p>Bunu 2013’te Alpine Bau grubunun bir iştiraki, 2014’te Almanya’nın mühendislik şirketi Heitkamp ve 2015’te Hollanda’nın inşaat şirketlerinden Ballast Nedam’ın satın alınması izledi.</p>

<p>Rönesans’ın ENR sıralamasında Avrupa listesinde de yerini koruduğu bildirildi.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ronesans-11-yildir-dunyanin-en-buyuk-50-muteahhidi-arasinda-1788784340.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gençler İşe Hazırlanıyor! Peki İş Dünyası Onlara Hazır Mı?</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/gencler-ise-hazirlaniyor-peki-is-dunyasi-onlara-hazir-mi-1965</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/gencler-ise-hazirlaniyor-peki-is-dunyasi-onlara-hazir-mi-1965</guid>
                <description><![CDATA[INAN Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bahar Taşkın Öztürk, Özbekistan’ın Semerkant kentinde düzenlenen 12. IPU Genç Parlamenterler Küresel Konferansı’nda gençlerin ekonomik hakları ve istihdama erişimini değerlendirdi. Öztürk, genç işsizliğinin yalnızca beceri eksikliğiyle açıklanamayacağını belirterek iş dünyası, kamu ve kurumların çalışma hayatına geçiş sürecinde ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>INAN Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bahar Taşkın Öztürk, Özbekistan’ın Semerkant kentinde düzenlenen 12. IPU Genç Parlamenterler Küresel Konferansı’nda gençlerin ekonomik hakları ve istihdama erişimi üzerine konuştu. “Gençlerin Ekonomik Hakları ve Belirsiz Bir Gelecekte İstihdam” başlıklı oturumda konuşan Öztürk, gençlerin iş hayatına katılımının önündeki yapısal engellere, yapay zekânın başlangıç seviyesi işler üzerindeki etkisine ve bakım politikalarının kapsayıcı istihdam açısından önemine dikkat çekti.</p>

<p>Gençlerin çalışma hayatına hazır olup olmadığının tek başına sorgulanmaması gerektiğini belirten Öztürk, “İş dünyası gençlere hazır mı?” sorusunun da gündeme alınması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1788766966_Bahar_Tas__k__n_O__ztu__rk_2.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTİHDAM TEK BAŞINA EKONOMİK GÜVENCE SAĞLAMIYOR</span></strong></p>

<p>Konferansta paylaşılan verilere göre dünya genelindeki gençlerin yüzde 25’i ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Gençlerin işsiz kalma olasılığı yetişkinlere kıyasla yaklaşık 3,4 kat daha yüksek seyrederken, düşük ve alt-orta gelirli ülkelerde çalışan her 10 gençten yaklaşık 9’u kayıt dışı işlerde çalışıyor.</p>

<p>Bahar Taşkın Öztürk, genç istihdamının yalnızca işe yerleşme rakamlarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Gençlerin istihdama katılımını yalnızca işe yerleşme rakamlarıyla ölçemeyiz. Nasıl bir işte çalıştıklarına, ne kadar kazandıklarına, hangi sosyal güvencelere sahip olduklarına ve çalışma hayatında kalıp kalamadıklarına da bakmalıyız. Kurumların yetenek, potansiyel ve çeşitliliğe önem verdiklerini açıklaması kıymetli; ancak gerçek erişim, işe alım sonuçları değiştiğinde sağlanabilir. Niyetleri değil, gençlerin gerçekten kapıdan içeri girip giremediğini ölçmeliyiz.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YAPAY ZEKÂ GENÇLERİN DENEYİM KAZANMA YOLLARINI DEĞİŞTİRİYOR</span></strong></p>

<p>Yapay zekânın genç istihdamı üzerindeki etkilerine de değinen Öztürk, teknolojinin başlangıç seviyesi işleri tamamen ortadan kaldırmasının tek risk olmadığını söyledi. İlk taslakların hazırlanması, temel analiz, basit kodlama ve müşteri taleplerinin sınıflandırılması gibi genç çalışanların deneyim kazandığı görevlerin giderek daha fazla otomasyona devredildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Öztürk, “Yapay zekâ, başlangıç seviyesindeki işleri tümüyle ortadan kaldırmayabilir; ancak bu işlerin gerektirdiği yetkinlikleri ve öğrenme süreçlerini şimdiden değiştiriyor. Gençlerin deneyim kazandığı işleri otomatikleştiriyorsak, bu deneyimin nasıl kazanılacağını da yeniden tasarlamak zorundayız. Aksi hâlde gençler yalnızca ilk işlerini değil, ilk öğrenme fırsatlarını da kaybedebilir.” dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1788766964_Bahar_Tas__k__n_O__ztu__rk_1.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GENÇ KADINLARIN İSTİHDAMINDA BAKIM POLİTİKALARI ÖNE ÇIKIYOR</span></strong></p>

<p>Türkiye’de 15-24 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 23,3’ünün ne eğitimde ne de istihdamda bulunduğunu aktaran Öztürk, bu oranın genç kadınlarda yüzde 30,9’a yükseldiğini belirtti.&nbsp;Bakım hizmetlerinin yalnızca bir sosyal politika alanı değil, iş gücü piyasasının temel unsurlarından biri olarak görülmesi gerektiğini söyleyen Öztürk, anneliğe yönelik koruyucu düzenlemelerin önemini koruduğunu ifade etti.</p>

<p>Bakım politikalarının yalnızca kadınlar üzerinden tasarlanmasının bakım sorumluluğunun kim tarafından üstlenileceğine ilişkin mevcut eşitsizlikleri güçlendirebileceğini belirten Öztürk, bakım sisteminin daha geniş, erişilebilir ve eşitlikçi bir yapıya kavuşturulması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“UYUM TEK TARAFLI BİR SÖZLEŞME OLAMAZ”</span></strong></p>

<p>Gençlerin çalışma hayatına geçişini kolaylaştırmak için karar vericilere üç temel alanda çağrıda bulunan Öztürk; giriş pozisyonlarında deneyim şartlarının kaldırılmasını, ücretli staj ve ilk iş programlarının kamu ile işverenler tarafından birlikte desteklenmesini, sosyal koruma ve bakım altyapısının gençlerin günümüzdeki çalışma ve yaşam biçimleriyle uyumlu hâle getirilmesini önerdi.</p>

<p>Öztürk sözlerini şu ifadelerle tamamladı:&nbsp;“Uyum tek taraflı bir sözleşme olamaz. Gençlerin değişen dünyaya uyum sağlamasını beklerken hükümetlerin, işverenlerin ve kurumların da dönüşmesi gerekiyor. Başarıyı açıklamalarla değil; kimin işe alındığı, kimin işinde kalabildiği, ne kadar kazandığı ve kimin daha başlangıçta sistemin dışında kaldığı üzerinden değerlendirmeliyiz. Gençlerin yalnızca hazırlanmasını değil, geleceğin çalışma hayatına gerçekten katılabilmesini sağlamalıyız.”</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/gencler-ise-hazirlaniyor-peki-is-dunyasi-onlara-hazir-mi-1788781592.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>E-İhracatta Başarı İçin Teknoloji Yetmiyor! Şirketlere 5 Kritik Soru</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/e-ihracatta-basari-icin-teknoloji-yetmiyor-sirketlere-5-kritik-soru-1964</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/e-ihracatta-basari-icin-teknoloji-yetmiyor-sirketlere-5-kritik-soru-1964</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul’da düzenlenen IGEXX 2026’da konuşan Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, Türk şirketlerinin e-ihracatta yaptığı kritik hatalara dikkat çekti. Çiğdemli, bir pazaryerine ürün koymanın veya web sitesini İngilizceye çevirmenin tek başına e-ihracat anlamına gelmediğini belirterek şirketlere hedef pazarı analiz etme ve doğru iş modelini kurma çağrısı yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Toplam 6,1 trilyon dolarlık ticaret hacmini yöneten dünyanın önde gelen e-ticaret pazaryerleri, 3-5 Eylül tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi’nde (IGEXX 2026) bir araya geldi.&nbsp;Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) iş birliğiyle düzenlenen zirvede Amazon, Alibaba, Walmart Marketplace, eBay, TikTok Shop, SHEIN, Tmall ve JD.com’un da aralarında bulunduğu 50’ye yakın küresel e-ticaret platformu İstanbul’da buluştu. Zirve kapsamında düzenlenen panelde konuşan TOBB E-ticaret Meclis Üyesi ve Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, Türkiye’den dünyaya açılmak isteyen şirketlerin yaptığı hataları ve sürdürülebilir büyümenin kritik noktalarını anlattı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1788599298_gitex__1_.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“WEB SİTESİNİ İNGİLİZCE YAPMAK E-İHRACAT İÇİN YETERLİ DEĞİL”</span></strong></p>

<p>Ticimax olarak sahada yüzlerce şirketle çalıştıklarını ve binlerce şirketin ihtiyaçlarını dinlediklerini belirten Çiğdemli, e-ihracatta karşılaştığı en büyük yanılgının teknolojiyle işe başlamak olduğunu söyledi.&nbsp;“Benim gördüğüm en büyük hata, bir işletmenin iş modelinden önce teknolojiyi seçmesi” diyen Çiğdemli, Türkiye’de başarıyla çalışan bir e-ticaret modelinin aynı şekilde başka bir ülkeye taşınmasının sonuç vermeyebileceğine dikkat çekti. Çiğdemli, “Bir işletme yurt dışındaki bir pazaryerine ürünlerini koyduğunda ‘Ben e-ihracat yapıyorum’ zannediyor. Veya kendi web sitesini açıp dilini İngilizce yaptığında, döviz kurunu eklediğinde tamamen e-ihracata hazır olduğunu düşünüyor. Oysa Almanya’daki kullanıcının beklediği teslim süresi ve iade koşullarıyla Körfez ülkelerindeki tüketicinin alışkanlıkları ve ödeme yöntemleri birbirinden farklı” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">E-İHRACATA BAŞLAMADAN ÖNCE 5 SORU</span></strong></p>

<p>Şirketlerin teknoloji yatırımından önce hedef pazarın dinamiklerini çözmesi gerektiğini vurgulayan Çiğdemli, e-ihracata çıkmadan önce beş temel sorunun yanıtlanması gerektiğini belirtti.&nbsp;Bu sorular; hangi ülkeye satış yapılacağı, kime satış yapılacağı, hangi ödeme yönteminin kullanılacağı, ürünün kaç günde teslim edileceği ve iade sürecinin kaç günde tamamlanacağı olarak sıralandı. Çiğdemli, “Eğer bu soruların cevabını verebiliyorsak, cevaplar zaten hangi teknolojiyi kullanmamız gerektiğini söylüyor. Veremiyorsak sorun teknoloji değil, iş modelinin henüz belirlenmemiş olmasıdır” diye konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“YARIN OLMAK İSTEDİĞİNİZ ŞİRKET HANGİ ALTYAPIYI KULLANIYOR?”</span></strong></p>

<p>E-ticaret şirketlerinin teknoloji altyapısını yalnızca bugünkü ihtiyaçlarına göre seçmemesi gerektiğini belirten Çiğdemli, şirketlere üç-beş yıl sonrasını düşünerek hareket etmelerini önerdi.&nbsp;“Ben üç yıl sonra olmak istediğim yerde bulunan, benden beş kat büyük bir şirketi kendime örnek alıyorsam, ‘O şirket hangi altyapıyı kullanıyor?’ diye bakmam lazım” diyen Çiğdemli, teknoloji sağlayıcılarının sunduğu özelliklerden çok, bu özelliklerin gerçek şirketler tarafından nasıl kullanıldığına bakılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Yaklaşık 21 yıldır e-ticaret teknolojileri geliştirdiklerini belirten Çiğdemli, “Size yüzlerce özellik gösterebilirim. Broşürlerde veya web sitesinde ‘Bizde şu özellikler var’ diyebilirsiniz. Ama asıl soru şu; Müşteri bunları gerçekten kullanıyor mu ve o altyapıyla hedeflediği büyüklüğe ulaşabiliyor mu? Bence en iyi kriterlerden biri bu” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İKİNCİ ÜLKEYLE BİRLİKTE E-İHRACAT “MÜHENDİSLİK İŞİNE” DÖNÜŞÜYOR</span></strong></p>

<p>Tek bir ülkeye satış yapmanın görece daha kolay olduğunu ifade eden Çiğdemli, asıl sınavın ikinci ve üçüncü pazara açılırken başladığını söyledi. “Birinci ülke pazarlama, ikincisi artık mühendislik işi” diyen Çiğdemli, her yeni pazarın farklı sipariş, ödeme, lojistik, depo ve iade sistemleri anlamına geldiğine dikkat çekti.&nbsp;Çiğdemli, “Amerika’ya satış yapacağım, Amazon depolarını kullanacağım. Bunlara entegre olabiliyor muyum? Fransa’ya gireceğim; oranın kültürüne ve farklı ödeme sistemlerine uyum sağlayabiliyor muyum? Bunların hepsini sorgulamak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÜYÜDÜKÇE BİRİM TEKNOLOJİ MALİYETİ DÜŞMELİ</span></strong></p>

<p>Büyüme sürecinde gözden kaçırılan konulardan birinin teknoloji maliyetleri olduğunu söyleyen Çiğdemli, şirket hacmi büyüdükçe toplam teknoloji maliyetinin artmasının doğal olduğunu ancak birim maliyetin düşmesi gerektiğini belirtti. Çiğdemli, “Bu altyapıda büyüdükçe, satışım arttıkça maliyetim ne olacak? İşletmenin hacmi büyüdükçe birim fiyatının düşmesi lazım. Toplam maliyet elbette artacaktır ama birim fiyatları düşerek artmalı” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ALTYAPI DEĞİŞİKLİĞİ İÇİN 3 SİNYAL</span></strong></p>

<p>Çiğdemli’ye göre şirketlerin mevcut e-ticaret altyapılarının büyümelerine artık yetişemediğini gösteren üç temel sinyal bulunuyor.&nbsp;Bunlar, operasyonu yönetebilmek için sürekli daha fazla insana ihtiyaç duyulması, ihtiyaç duyulan özelleştirmelerin yapılamaması ve dönüşüm oranlarının yükselmemesi olarak sıralandı.</p>

<p>“Belirli bir hacme geldiniz ve kendinizi artık bir kalıbın içinde hissediyorsunuz. Bazı özelleştirmelere ihtiyacınız var ve altyapı sağlayıcınız ‘Ben bu kadarım’ diyorsa artık değiştirmeniz gerekiyor” diyen Çiğdemli, şirketin büyüme hızına ayak uydurabilen ve yeni ihtiyaçlara çözüm geliştirebilen altyapıların değiştirilmesine gerek olmadığını söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“KAZANAN ŞİRKET, DENEMİŞ OLAN ŞİRKETTİR”</span></strong></p>

<p>E-ihracatta teknolojinin ve doğru iş modelinin yanında cesaretin de kritik olduğunu belirten Çiğdemli, bunun kontrolsüz yatırım anlamına gelmediğini vurguladı. “Hiçbir fizibilite yapmadan, pazarı araştırmadan, ürün gerçekten uygun fiyata satılabilecek hale gelmeden para yakmaya başlarsanız çok sayıda başarısız işletme örneği görürsünüz. Fizibilitenin düzgün yapıldığı ve ürünlerin gerçekten kârlı biçimde satılabildiği noktada ise cesaretle gelen çok büyük başarılar gördük” dedi.</p>

<p>Türkiye’de şirketlerin e-ticarete girme konusunda önemli bir çekince yaşamadığını ancak aynı cesaretin e-ihracatta henüz oluşmadığını söyleyen Çiğdemli, şirketlere küçük ölçekli denemelerle yeni pazarlara açılma çağrısında bulundu.&nbsp;“Kazanan şirket, denemiş olan şirkettir. Çok fazla para yakmadan deneyin, test edin, farklı stratejiler uygulayın. Olmuyorsa geri dönersiniz. Ucuza geri dönmek başka bir şeydir; hiç cesaret etmemek başka bir şey. E-ihracatta başlamak, cesaret etmek ve ilerlemek değerli.”</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/e-ihracatta-basari-icin-teknoloji-yetmiyor-sirketlere-5-kritik-soru-1788777709.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Değişen Günlük Tempoyla Birlikte Takviye Edici Gıda Seçimi Yeniden Şekilleniyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/degisen-gunluk-tempoyla-birlikte-takviye-edici-gida-secimi-yeniden-sekilleniyor-1963</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/degisen-gunluk-tempoyla-birlikte-takviye-edici-gida-secimi-yeniden-sekilleniyor-1963</guid>
                <description><![CDATA[Sonbaharla birlikte günlük tempo, uyku ve beslenme düzeni yeniden şekillenirken takviye edici gıda seçiminde yaşa, içeriğe ve kullanım alışkanlığına uygun form büyük önem taşıyor. Wellcare; Omega 3, Kidsfer, Vitamin D3 ve NeuroGo ürünlerini sıvı, damla, sprey ve tablet alternatifleriyle sunuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sonbaharla birlikte günlük tempo ve alışkanlıklar yeniden şekillenirken, takviye edici gıda seçiminde içeriğin yanı sıra yaşa ve kullanım alışkanlığına uygun form da önem kazanıyor. Wellcare; Omega 3 Balık Yağı, Kidsfer, Vitamin D3 600 IU ve NeuroGo’yu sıvı, damla, sprey ve tablet alternatifleriyle farklı rutinlere uygun seçenekler olarak sunuyor.</p>

<p>​Günler kısalıyor, ajandalar yeniden doluyor, evde ve dışarıda geçirilen zaman farklı bir düzene oturuyor. Yaz aylarının daha esnek ritminden uzaklaşılırken uyku, öğün ve çalışma saatleri belirginleşiyor; günlük alışkanlıkların sürdürülebilir biçimde planlanması önem kazanıyor.</p>

<p>​Bu düzenin temelinde yeterli ve dengeli beslenme, düzenli uyku ve hareketli yaşam yer alıyor. Takviye edici gıda tercihinde ise yaş grubu, içerik, tavsiye edilen günlük porsiyon ve ürün formunun birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Wellcare, sıvıdan damlaya, spreyden tablete uzanan farklı form alternatifleriyle çeşitli yaş gruplarına ve kullanım alışkanlıklarına yönelik seçenekler sunuyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​SIVI FORMDA OMEGA 3 BALIK YAĞI ALTERNATİFLERİ</strong></span></p>

<p>​Wellcare Omega 3 Balık Yağı; karışık meyve, doğal mandalina ve doğal portakal aromalı sıvı form seçenekleriyle günlük rutine kolayca eklenebiliyor. Trigliserid formda Omega 3 içeren karışık meyve aromalı ve doğal mandalina aromalı ürünlerin 5 ml’lik porsiyonunda 1.490 mg toplam Omega 3, 740 mg EPA ve 520 mg DHA bulunuyor. Doğal portakal aromalı Wellcare Uniq DHA balık yağı ise 5 ml’lik porsiyonda; 1490 mg Omega 3, 1.100 mg DHA ve 230 mg EPA içeriyor. Koruyucu, tatlandırıcı, şeker, renklendirici ve gluten içermeyen ürünler IFOS onayına sahip. EPA ve DHA kalbin normal fonksiyonuna; DHA ise normal beyin fonksiyonlarının ve normal görme yetisinin korunmasına katkıda bulunuyor. Ürünün tavsiye edilen günlük porsiyonu 3-4 yaş grubu için 2,5 mL; 4-10 yaş grubu ve yetişkinler için ise 5 mL olarak belirtiliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​DEMİR DESTEĞİNDE DAMLA VE SIVI FORM SEÇENEĞİ</strong></span></p>

<p>​Patentli Lipofer mikroenkapsüle demir içeren Wellcare Kidsfer, damla ve sıvı olmak üzere iki farklı formda sunuluyor. Damla formun 1 mL’sinde 8,5 mg mikroenkapsüle demir bulunuyor ve 4-10 yaş grubu için günde 1 mL kullanılması tavsiye ediliyor. Tutti frutti aromalı sıvı form ise 1,25 mL’de 7,5 mg, 2,5 mL’de 15 mg demir içeriyor. Sıvı formun tavsiye edilen günlük porsiyonu 4-10 yaş grubu için 1,25 mL, 11 yaş ve üzeri için 2,5 mL olarak belirtiliyor. Her iki form da koruyucu, renklendirici ve gluten içermiyor. Demir; normal enerji oluşum metabolizmasına, kırmızı kan hücrelerinin ve hemoglobinin normal oluşumuna, vücutta normal oksijen taşınmasına ve bağışıklık sisteminin normal fonksiyonuna katkıda bulunuyor. Ayrıca yorgunluğun ve bitkinliğin azalmasına katkı sağlıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​TEK FISLA 600 IU D VİTAMİNİ VE D3K2 SPREY FORM</strong></span></p>

<p>​Sprey formuyla pratik bir kullanım sunan Wellcare Vitamin D3 600 IU, her fısta 600 IU D3 vitamini içeriyor. D vitamini; normal kemiklerin, normal kas fonksiyonunun ve normal dişlerin korunmasına katkıda bulunurken bağışıklık sisteminin normal fonksiyonuna katkıda bulunuyor. Gluten, koruyucu, renklendirici ve şeker içermeyen ürün, 30 mL’lik sprey formunda sunuluyor.</p>

<p>​Wellcare Vitamin D3K2 tek fısta 1000 IU D vitamini ve 25 mcg K2 vitamini içerir. D ve K vitamini normal kemiklerin korunmasına katkıda bulunurken, D vitamini normal kas fonksiyonunun korunmasına katkıda bulunuyor. Gluten, koruyucu, renklendirici ve şeker içermeyen Wellcare Vitamin D3K2 30 mL’lik sprey formunda sunuluyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​GÜNLÜK KULLANIM ALIŞKANLIĞINA GÖRE TABLET VEYA SIVI FORM</strong></span></p>

<p>​Wellcare NeuroGo ailesi, tablet ve kiraz aromalı sıvı form seçenekleriyle farklı kullanım tercihlerine yanıt veriyor. NeuroGo Tablet; sitikolin, fosfatidilserin, magnezyum L-treonat, ginkgo biloba ekstresi, B6 ve B12 vitaminlerini bir araya getiriyor. Ürünün 11 yaş ve üzeri için günde 1 veya 2 tablet kullanılması öneriliyor. NeuroGo Minies Sıvı ise sitikolin, fosfatidilserin ve B12 vitamini içeriyor. Kiraz aromalı sıvı formun tavsiye edilen günlük porsiyonu 4-10 yaş grubu için 5 mL, 11 yaş ve üzeri için 5 veya 10 mL olarak belirtiliyor. Her iki form da vegan kullanıma uygun ve gluten içermiyor.</p>

<p>​B6 ve B12 vitaminleri, sinir sisteminin normal işleyişine ve yorgunluğun ve bitkinliğin azalmasına katkıda bulunuyor. Takviye edici gıdaların yaş grupları göz önünde bulundurularak, etiket üzerindeki tavsiye edilen günlük porsiyon doğrultusunda kullanılması gerekiyor.</p>

<p>​Takviye edici gıdalar normal beslenmenin yerine geçmez; ilaç değildir ve hastalıkların önlenmesi veya tedavi edilmesi amacıyla kullanılmaz. Hamilelik ve emzirme dönemi ile hastalık veya ilaç kullanılması durumunda hekime danışılması önerilir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/degisen-gunluk-tempoyla-birlikte-takviye-edici-gida-secimi-yeniden-sekilleniyor-1788774735.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>IFCO Sonrası Kritik Soru: Fuar Kaç Sipariş Bıraktı?</title>
                <category>Güncel</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ifco-sonrasi-kritik-soru-fuar-kac-siparis-birakti-1962</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ifco-sonrasi-kritik-soru-fuar-kac-siparis-birakti-1962</guid>
                <description><![CDATA[IFCO’nun ardından gözler fuarın ziyaretçi sayısından çok sektöre bıraktığı iş hacmine çevrildi. Şubat ayında 29 bin 746 olan ziyaretçi sayısı ağustosta 12 bin 550’ye gerilerken, fuara 117 ülkeden 4 bin 525 yabancı profesyonel katıldı. Hazır giyimde artan maliyetler nedeniyle fiyat avantajının zayıfladığına dikkat çekilirken, Türkiye’nin Avrupa’ya yakınlığı, hızlı teslimat ve lojistik gücünün yeni rekabet alanları arasında öne çıktığı belirtildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci-yazar Murat Çetin, Tekstil Dergi’de kaleme aldığı “Erdal Bahçıvan Aday Olmayacak!” başlıklı yazısında, IFCO’nun ardından hazır giyim sektörünün fuardan elde ettiği ticari sonuçlara dikkat çekti. Çetin, fuardaki ziyaretçi sayısının yanı sıra yabancı profesyonellerin katılımı ve fuarın sektöre bırakacağı siparişlerin önemine vurgu yaptı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">IFCO’DA 117 ÜLKEDEN ZİYARETÇİ</span></strong></p>

<p>Murat Çetin’in yazısında yer verdiği bilgilere göre, IFCO’nun şubat ayındaki organizasyonunda 29 bin 746 ziyaretçi gelirken, ağustos ayındaki fuarda bu sayı 12 bin 550 olarak gerçekleşti.&nbsp;Ziyaretçi sayısındaki düşüşe karşın fuarın uluslararası niteliği dikkat çekti. Ağustos organizasyonuna 117 ülkeden 4 bin 525 yabancı profesyonel katıldı. Yabancı profesyonellerin toplam ziyaretçiler içindeki payı yüzde 36 oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ASLINDA ÖNEMLİ OLAN SİPARİŞ</span></strong></p>

<p>Çetin, yazısında İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan açısından artık ziyaretçi sayısından çok siparişlerin önem taşıdığına işaret etti. Yazıda, 117 ülkeden alıcının İstanbul’a getirilmesi, üreticilerle buluşturulması ve koleksiyonların tanıtılmasının ardından asıl önemli konunun bu temasların ticari sonuçlara dönüşmesi olduğu vurgulandı.&nbsp;Çetin, yazısında şu sorulara dikkat çekti: Kaç ziyaretçi sipariş verdi? Kaçı yeniden gelecek? Kaçı Türk markalarını kendi ülkelerine taşıyacak? Kaçı fabrikalara yeni iş bırakacak?</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“FUARIN DEĞERİNİ SİPARİŞ VERİR”</span></strong></p>

<p>Murat Çetin, fuarlarda ziyaretçi sayısının tek başına yeterli bir gösterge olmadığını belirterek, fuarın gerçek değerinin siparişlerle ortaya çıkacağını ifade etti. Çetin’in yazısında, 2027 yılında ağustos ayında düzenlenmesi planlanan fuarın eylül ayına taşınmasının da sektör takvimi açısından önem taşıdığı belirtildi.&nbsp;Hazır giyim sektörünün son üç yıldır pazar kaybı yaşadığına dikkat çekilen yazıda, yalnızca fuarın kalabalık geçmesinin sektör açısından yeterli olmadığı, asıl beklentinin yeni iş ve sipariş yaratılması olduğu aktarıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE’NİN FİYAT AVANTAJI ZAYIFLADI</span></strong></p>

<p>Murat Çetin yazısının devamında Türkiye’nin hazır giyim ihracatındaki rekabet koşullarına da değindi. Geçmişte Avrupa pazarlarına yakınlık ve düşük işçilik maliyetlerinin Türkiye açısından önemli avantajlar sağladığı belirtilen yazıda, işçilik ve enerji maliyetlerindeki artışın yanı sıra finansman koşullarının ağırlaşması ve kurun maliyetlerin gerisinde kalmasının fiyat avantajını zayıflattığı ifade edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ KOZ: COĞRAFİ KONUM</span></strong></p>

<p>Çetin, yazısında Şekib Avdagiç’in dikkat çektiği coğrafi avantaja da yer verdi.&nbsp;Küresel ticarette alıcıların yalnızca fiyatı değil, teslimat süresini, mesafeyi ve tedarikçinin güvenilirliğini de dikkate aldığına dikkat çekildi.Pandemi döneminde tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar ile savaşların ticaret yollarını değiştirmesi, üretimde yalnızca fiyatın belirleyici olmadığı bir tabloyu ortaya çıkardı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YAKINLIK, HIZ VE GÜVEN ÖNE ÇIKIYOR</span></strong></p>

<p>Yazıda Türkiye’nin Avrupa’ya yakınlığı, üretim kültürü, sanayi altyapısı ve lojistik kabiliyetinin önemli avantajlar olduğu belirtildi.&nbsp;Türkiye’nin siparişleri daha kısa sürede teslim edebilmesinin de rekabette öne çıkabilecek unsurlardan biri olduğu ifade edildi. Çetin’in değerlendirmesinde, Çin’in daha düşük maliyetlerle üretim yapabildiği, Bangladeş’in ise işçilik maliyetlerinde Türkiye’nin altında kaldığı belirtilirken, Türkiye’nin rekabette fiyatı taklit etmek yerine kendi avantajlarını öne çıkarması gerektiği vurgulandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">COĞRAFYA HÂLÂ TÜRKİYE’NİN ELİNDE</span></strong></p>

<p>Yazıda, artan işçilik, enerji ve finansman maliyetlerine rağmen Türkiye’nin Avrupa pazarına yakınlığının önemli bir avantaj olmaya devam ettiği vurgulandı.</p>

<p>Çetin’in yazısında bu durum, “Coğrafyamıza henüz zam gelmedi” ifadesiyle özetlendi.</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/erdal-bahcivan-aday-olmayacak-21"><span style="color:#c0392b"><strong>YAZININ TAMAMI BURADA</strong></span></a></p>

<p><span style="color:#c0392b"><strong><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-09-03%20at%2009_41_10.jpeg" style="height:691px; width:800px" /></strong></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ifco-sonrasi-kritik-soru-fuar-kac-siparis-birakti-1788696405.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cevdet Yılmaz: Enflasyon 2029’da Yüzde 9’a Düşürülecek</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/cevdet-yilmaz-enflasyon-2029da-yuzde-9a-dusurulecek-1961</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/cevdet-yilmaz-enflasyon-2029da-yuzde-9a-dusurulecek-1961</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ı (OVP) açıkladı. Programa göre 2026’da yüzde 3,3 büyüme, yüzde 28,4 enflasyon öngörülürken, 2029’da büyümenin yüzde 5’e, enflasyonun yüzde 9’a gerilemesi hedefleniyor. OVP, Resmi Gazete’de de yayımlandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin 3 yıllık yol haritası niteliğindeki Orta Vadeli Programı (OVP) Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen toplantıda açıkladı. 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program, Resmi Gazete’de de yayımlandı.<br />
Buna göre Cevdet Yılmaz, 2026’da yüzde 3,3 olmasını bekledikleri büyümenin kademeli olarak güçlenerek 2027’de yüzde 4,2’ye, 2028’de yüzde 4,6’ya ve 2029’da yüzde 5’e ulaşmasını öngördüklerini bildirdi.<br />
Yılmaz, 2026’da yüzde 28,4 olarak gerçekleşmesini öngördükleri enflasyonun ise 2027’de yüzde 21’e, 2028’de yüzde 13,5’e ve 2029’da yüzde 9’a gerilemesini hedeflediklerini belirtti.<br />
Yılmaz ayrıca OVP’nin seçimlerin zamanında yapılacağı varsayımıyla hazırlandığını belirterek, “Seçimi öne alacaksa Meclis’in takdirinde” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÜYÜME VE ENFLASYON TAHMİNLERİNDE GÜNCELLEME</span></strong></p>

<p>Yeni OVP’de 2026 yılı ekonomik büyüme tahminini önceki programdaki yüzde 3,8 seviyesinden yüzde 3,3’e düşürdüklerini belirten Yılmaz, sanayi büyümesi tahminini de yüzde 4,0’tan yüzde 2,3’e çektiklerini söyledi. Önceki OVP’de yüzde 16 olarak öngörülen 2026 yıl sonu TÜFE tahminini yeni programda yüzde 28,4’e yükselttiklerini kaydetti.<br />
Dış ticaret açığı tahminini 96 milyar dolardan 105 milyar dolara, enerji ithalatı beklentisini 63 milyar dolardan 71 milyar dolara yükselttiklerini, turizm gelirleri tahminini ise 68 milyar dolardan 65 milyar dolara düşürdüklerini açıkladı. Cari açığın GSYH’ye oranına ilişkin tahmini de yüzde 1,3’ten yüzde 2,6’ya yükselttiklerini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">REZERV ARTIŞI VE RİSK PRİMİNDEKİ İYİLEŞME</span></strong></p>

<p>Uygulanan ekonomi politikalarının meyvelerini verdiğini ifade eden Yılmaz, brüt rezervlerin 89,7 milyar dolarlık artışla 188,2 milyar dolar seviyesine yükseldiğini söyledi. Türkiye’nin risk priminin (CDS) 700 baz puan seviyelerinden 220’nin altına gerilediğini, bunun hem kamu hem de özel sektörün borçlanma maliyetlerini ve faiz yükünü önemli ölçüde hafiflettiğini belirtti.<br />
Savaşın enflasyona maliyetinin 7 puan olarak hesaplandığını kaydeden Yılmaz, Mayıs 2024’te yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyonun uygulanan politikalarla belirgin düşüş eğilimine girdiğini, ancak savaş koşullarının oluşturduğu arz yönlü baskılar nedeniyle geçici olarak yataylaştığını ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACATTA KATMA DEĞERLİ DÖNÜŞÜM</span></strong></p>

<p>Küresel talepteki yavaşlamaya rağmen yıllıklandırılmış ihracatın ağustos ayı itibarıyla 280 milyar dolar seviyesine ulaştığını belirten Yılmaz, orta ve yüksek teknolojili ürünlerin payının yüzde 40’tan yüzde 44,1 seviyesine çıktığını söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">2027-2029 HEDEFLERİ</span></strong></p>

<p>2026’da yüzde 3,3 olmasını bekledikleri büyümenin kademeli olarak güçlenerek 2027’de yüzde 4,2’ye, 2028’de yüzde 4,6’ya ve 2029’da yüzde 5’e ulaşmasını öngördüklerini tekrarlayan Yılmaz, enflasyonun 2027’de yüzde 21’e, 2028’de yüzde 13,5’e ve 2029’da yüzde 9’a gerilemesini hedeflediklerini bildirdi.<br />
İşsizlik tahmini 2027 yılı için yüzde 8,0, 2028 yılı için yüzde 7,8 ve 2029 yılı için yüzde 7,6 olarak belirlendi. Cari açığın GSYH’ye oranı tahmini ise 2027 yılı için yüzde 1,9, 2028 yılı için yüzde 1,8 ve 2029 yılı için yüzde 1,6 olarak belirlendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MERKEZ BANKASI BAŞKANI KARAHAN’IN DEĞERLENDİRMESİ</span></strong></p>

<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, enflasyon verilerinde son dönemde para politikasının etkileyebildiği alanlarda olumlu gelişmeler görüldüğünü belirtti. Soru-cevap bölümünde Karahan, “Önce pandemi ile başladı, daha sonra tedarik zincirlerinde yaşanan dönem dönem sıkıntılar, ardından ticaret savaşları ve bu yıl da gerçekleşen fiziksel savaş kaynaklı olarak artan enerji maliyetleri söz konusu. Bunun dışında, ulaştırma hizmetlerine yansıyan etkileri ve bu hizmetlerin gıdadan tutun birçok ürüne yansıyan etkileri de var. Savaşın beraberinde getirdiği dinamiklerin, gübre gibi birçok tarıma girdi teşkil eden kalemlerde yarattığı etkiyi görüyoruz” dedi.<br />
Karahan ayrıca, “Ciddi bir revizyon ama enflasyon görünümünde karamsarlığa sebep olacak bir revizyon olarak değerlendirmiyoruz. Enflasyon verilerine son dönemde, aylık verilere de baktığımızda bir katılık söz konusu. Ancak hizmet ve eğitimde önceki senelere göre daha olumlu bir görünüm söz konusu. Öte yandan buradaki yatay görünümün ulaştırma ve haberleşme kalemlerinden kaynaklandığını görüyoruz” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HAZİNE VE MALİYE BAKANI ŞİMŞEK’İN AÇIKLAMALARI</span></strong></p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, finansmana erişimi ve üretken kapasiteyi güçlü şekilde desteklediklerini belirterek, KOBİ kredilerinin toplam krediler içindeki payının yüzde 27’ye çıktığını söyledi.<br />
Şimşek, “OVP’lerin en önemli getirisi öngörülebilirliktir, bu çok önemli. Öngörülebilirlikte de artış var. Hedefler tartışılabilir ama bu programlar öngörülebilirliği artırdı. Kural bazlı yaklaşım esas oldu. Tamponları inşa ettik. Cari açıkta kırılganlığın azalmış olması bence çok değerlidir. 25 yıllık ortalamalara bakın. Altın hariç bakarsanız düzelme çok daha ciddi boyutlarda, yapısal olarak. KKM önemli bir koşullu yükümlülüktü, oradan çıkış önemliydi. Vatandaşlarımızın bütün bu şoklara rağmen geçmişe oranla döviz talebi, liraya olan güveni çok farklı bir noktada. Bunları programın kazanımları olarak görüyorum. Olay hedeflerin takibi şeklinde olmamalı” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YILMAZ’DAN ENFLASYON SORUSUNA YANIT</span></strong></p>

<p>EKONOMİ Gazetesi Ankara Temsilcisi Maruf Buzcugil’in sorusunu Cevdet Yılmaz şöyle yanıtladı: “Diğer ülkelerden niye daha fazla etkilendik diye bir soru oldu. Geçmişten gelen yüksek enflasyon oranı, ne yapılırsa yapılsın belli ölçüde mevcut sürece yansıyor. Düşük bazla bu sürece girenlerle yüksek enflasyonla girenler aynı şekilde enflasyondan etkilenmiyor. Geçmişin getirdiği atalet var, bunu unutmamak lazım. Dünya enflasyonundaki gelişmeyi de söyledim. Belki puan olarak yüksek gelmeyebilir ama geçmişe bakıldığında, oransal olarak baktığınızda ciddi bir etkilenme olduğunu görüyorsunuz.<br />
Enflasyonla mücadele neden bu kadar uzun sürdü sorusuna dair de iki şey söyleyebilirim. Bir tanesi şu ki dış konjonktür de hiç destek olmadı. Hep olumsuz sürprizlerle karşılaştık. Savaşlar, başka birtakım gelişmeler... Programlar yaşanırken kontrol edemediğiniz sürprizler her zaman olur. Bu bazen olumlu bir sürpriz, bazen olumsuz bir sürpriz olur. Doğrusu, son üç yılda olumlu bir sürpriz görmedik. Genelde olumsuz etkileyen hususlar oldu, mücadelemizi uzattı.<br />
Savaşın etkisi olmasa yüzde 31,5’lerden değil de yüzde 25 enflasyonlardan bahsediyor olacaktık. Bu çok farklı bir finansal atmosferi getirecekti. Tabii ki elimizde olmayan unsurlar olabilir. Bunlara karşı gerekli tedbirleri alıp yolumuza devam etmek zorundayız.<br />
İkinci söyleyeceğim de şudur: Biz bu programı yürütürken büyüme ve enflasyonla mücadele arasında denge kurmaya gayret ettik. Bir taraftan enflasyonu düşürürken, bir taraftan da büyümemizi ve sosyal refahı belli bir seviyede tutma gayreti içinde olduk. Bunun da bir miktar etkisi olduğunu söyleyebilirim.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">VERGİ DENETİMİ VE TASARRUF ADIMLARI</span></strong></p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Maliye Bakanlığı, yaptırım boyutu hariç izleme, denetleme ve raporlama boyutlarında çok güçlü bir fonksiyon icra ediyor ve sonuç alıyoruz. En çok vatandaşlarımızın sahada bize ilettiği hususlardan bir tanesi kamuda taşıt kullanımı konusu. 2025 yılında sözleşmesi sona eren kiralık araçlarda yenilenen sözleşmelerde yeniden kiralanan taşıtları yüzde 21 düşürdük. 2025 yılında diyelim ki 100 taşıtın kiralama sözleşmesi bitti, yenilerken onu 79 olarak yenilemişiz. Dolayısıyla burada çok güçlü bir tasarruf var.<br />
Doğru, yatırımlar boyutuyla bakarsanız sadece hizmet binalarını gözden geçirdik. Tespitlerimizde genelde mükellefe ‘Git lütfen düzelt’ diyoruz. Vergi Denetim Kurulu yeni ilkeler ortaya koydu. Önceden büyük veri analitiğini kullanarak tespitlerimizi mükelleflerimizle paylaşıyoruz. ‘Bakın tespitlerimiz bu, biz denetlemeden önce siz düzeltmek isterseniz buyurun düzeltin’ diyoruz.<br />
Her 100 büyük şirketin 31’ini denetliyoruz. Yani büyük şirketlerde denetim oranı 2026 yılı için konuşursak yüzde 31,3. 2024 yılında yüzde 11 civarındaydı.<br />
Vergi gelirlerinin milli gelirlere oranı 15,4. 2023’te 16,6’ya çıktı. 2026’da ise yüzde 17’nin üzerine çıktı. 2027’de yüzde 18 civarında.<br />
Dolaylı vergiler adil vergiler olarak görülmez. Vergide adaleti sağlamak için çok ciddi tedbir aldık. Bu sayede dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki payını azalttık. Bu pay 2023’te yüzde 65,5’e kadar çıkmıştı. 2026 için tahminimiz yüzde 60’ın bir tık altına kadar inebilir. Bu ciddi bir ilerleme, zor bir konjonktür.<br />
Bahane olarak sunmuyorum ama çok uzun yıllardır bakanlık yapan arkadaşlarınız olarak şunu söyleyeyim: Önceki dönemlere göre daha zorlu bir süreçle karşı karşıyayız. Küresel ticaretten, jeopolitik gerginlikten fiili çatışmalara kadar.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/cevdet-yilmaz-enflasyon-2029da-yuzde-9a-dusurulecek-1788695766.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hizmet İthalatı Artarken İhracatın Lokomotifi Seyahat Sektörü Oldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/hizmet-ithalati-artarken-ihracatin-lokomotifi-seyahat-sektoru-oldu-1960</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/hizmet-ithalati-artarken-ihracatin-lokomotifi-seyahat-sektoru-oldu-1960</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’nin hizmet ihracatı 2025 yılında yüzde 6,5 artış göstererek 124,9 milyar dolara ulaşırken, hizmet ithalatı ise yüzde 9,6 artarak 61,9 milyar dolar seviyesine yükseldi. Hizmet ihracatının neredeyse yarısını seyahat gelirleri oluşturdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin uluslararası hizmet ticaretindeki büyüme 2025 yılında da devam etti. Açıklanan uluslararası hizmet ticareti istatistiklerine göre, 2024 yılında 117,3 milyar dolar olan hizmet ihracatı, 2025’te yüzde 6,5 artarak 124,9 milyar dolara çıktı. Aynı dönemde hizmet ithalatındaki artış ihracatın üzerinde gerçekleşti. 2024 yılında 56,4 milyar dolar seviyesinde bulunan hizmet ithalatı, yüzde 9,6’lık yükselişle 61,9 milyar dolara ulaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEYAHAT HİZMETLERİ İHRACATIN LOKOMOTİFİ OLDU</span></strong></p>

<p>Hizmet ihracatının sektörel dağılımında seyahat hizmetleri yüzde 48,1’lik payla ilk sırada yer aldı. Seyahat hizmetlerini yüzde 34,1 ile taşımacılık, yüzde 6,3 ile diğer iş hizmetleri takip etti. Taşımacılık hizmetleri ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 3,5 artarak 42 milyar 571 milyon dolara yükseldi. Telekomünikasyon, bilgisayar ve bilgi hizmetlerinde ise dikkat çekici bir büyüme kaydedildi. Bu alandaki ihracat yüzde 25,3 artarak 6 milyar 724 milyon dolara ulaştı. Hizmet ithalatının yüzde 32’sini taşımacılık hizmetleri oluşturdu. Diğer iş hizmetlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 16,9, seyahat hizmetlerinin payı ise yüzde 14,5 olarak hesaplandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HİZMET TİCARETİNDE AB AĞIRLIĞI VE LİDER ÜLKELER</span></strong></p>

<p>Seyahat hizmetleri hariç değerlendirildiğinde, Türkiye’nin hizmet ticaretinde en önemli pazar Avrupa Birliği ülkeleri oldu. Türkiye, 2025 yılında AB ülkelerine 25 milyar 330 milyon dolarlık hizmet ihracatı gerçekleştirirken, aynı ülkelerden 24 milyar 733 milyon dolarlık hizmet ithal etti. AB ülkelerinin seyahat hariç toplam hizmet ihracatındaki payı yüzde 37,9, ithalattaki payı ise yüzde 45,3 olarak gerçekleşti. Seyahat hizmetleri hariç ülke bazında hizmet ihracatında ABD ilk sırada yer aldı. ABD’ye gerçekleştirilen hizmet ihracatı 8 milyar 338 milyon dolara ulaşırken, ülkenin toplam içindeki payı yüzde 12,9 oldu. ABD’yi yüzde 11,5 ile Almanya, yüzde 6,6 ile Birleşik Krallık takip etti. Hizmet ithalatında ise 6 milyar 667 milyon dolar ve yüzde 12,6’lık payla İrlanda ilk sırada yer aldı. İrlanda’nın ardından 4 milyar 797 milyon dolarla Birleşik Krallık ve 4 milyar 378 milyon dolarla ABD sıralandı.</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/hizmet-ithalati-artarken-ihracatin-lokomotifi-seyahat-sektoru-oldu-1788521505.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sanayici Nutuk Değil Somut Sonuç İstiyor!</title>
                <category>Güncel</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/sanayici-nutuk-degil-somut-sonuc-istiyor-1959</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/sanayici-nutuk-degil-somut-sonuc-istiyor-1959</guid>
                <description><![CDATA[Gazeteci Yazar Murat Çetin, Adnan Dalgakıran’ın İstanbul Sanayi Odası’na (İSO) yönelik itirazlarını ve değişim vizyonunu kaleme aldı. Çetin, Dalgakıran’ın amacının sadece koltuk değişimi olmadığını, kurumun çalışma biçimini ve verimliliğini baştan aşağı değiştirmek istediğini vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci Yazar Murat Çetin, Adnan Dalgakıran’ın İSO’ya yönelik itirazlarının koltuktan değil, mevcut işleyişten başladığını belirtti. Kur baskısı, yüksek faiz, pahalı finansman ve ağır maliyetleri herkesin bildiğini ifade eden Çetin, 20–25 milyon dolarlık bütçesi olan bir kurumun işinin bilinen sıkıntıları kürsüden tekrar okumak olamayacağını vurguladı. Çetin, hastalığın bilindiğini ve İSO’dan reçete beklendiğini belirterek, Dalgakıran’ın tarif ettiği odanın daha hızlı olacağını, takip edeceğini, sonuç isteyeceğini ve sanayicinin dosyasının koridorlarda yaşlanmayıp doğru makama ulaşacağını kaydetti. Çetin, sadece "İlettik." denilip kenara bırakılmayacağını, sonucunun sorulacağını ifade ederek sanayiciyi dinlemenin kıymetli olduğunu ancak odanın farkının kapı açmak olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÖNCE KENDİ VERİMLİLİĞİNİ ÖLÇECEKSİN!</span></strong></p>

<p>Dalgakıran’ın bir başka itirazının da iş dünyasının kendi içine yönelik olduğunu aktaran Murat Çetin, Ankara’ya dönüp "Verimsizsin." demenin kolay olduğunu belirterek odaların, birliklerin ve meslek örgütlerinin verimliliğini kimin ölçeceğini sordu. Dalgakıran’ın burada iğneyi önce kendi tarafına batırdığını ifade eden Çetin, kurumun düzeltilmesi, işleyişin hızlandırılması ve üyeye ne katıldığının ölçülmesi gerektiğini, ancak bundan sonra Ankara’nın karşısına geçilebileceğini kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SANAYİCİ NUTUK DEĞİL SONUÇ BEKLİYOR</span></strong></p>

<p>Murat Çetin, Dalgakıran’ın adaylığını sıradan bir koltuk değişikliğinden daha geniş tarif ettiğini ve İSO’nun A’dan Z’ye yeniden ele alınmasını istediğini vurguladı. Sanayicinin nutuk değil sonuç aradığını, dosyasının nereye gittiğini, kimin takip ettiğini ve neyin çözüldüğünü bilmek istediğini belirten Çetin, Dalgakıran’ın iddiasının da başkan olmak kadar İSO’nun çalışma biçimini değiştirmek olduğunu ifade etti.</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/erdal-bahcivan-aday-olmayacak-21"><span style="color:#c0392b"><strong>YAZININ TAMAMI BURADA</strong></span></a></p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-09-03%20at%2008_54_08.jpeg" style="height:666px; width:800px" /><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/sanayici-nutuk-degil-somut-sonuc-istiyor-1788521103.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye Ayakkabıda Dört Basamak Birden Geriledi: İhracatta 54 Milyon Çift Kayıp</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-ayakkabida-dort-basamak-birden-geriledi-ihracatta-54-milyon-cift-kayip-1958</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-ayakkabida-dort-basamak-birden-geriledi-ihracatta-54-milyon-cift-kayip-1958</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’nin ayakkabı sektöründe yaşadığı daralma küresel sıralamaya da yansıdı. 2025’te ayakkabı üretimi yüzde 14,1 azalarak 391 milyon çifte, ihracat ise yüzde 22,7 düşüşle 184 milyon çifte geriledi. Türkiye, dünya ayakkabı ihracat sıralamasında 6’ncılıktan 10’unculuğa düşerken, 2022’den bu yana üretimdeki kayıp 191 milyon çifte ulaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ayakkabı sektöründeki daralma Türkiye’nin küresel sıralamadaki konumuna da yansıdı. Türkiye’nin ayakkabı üretimi 2025 yılında yaklaşık yüzde 14 azalarak 391 milyon çifte gerilerken, dünya üretiminden aldığı pay yüzde 1,6 oldu.&nbsp;İhraç edilen ayakkabı miktarı da 184 milyon çifte düşerken Türkiye, dünya ayakkabı ihracat sıralamasında 6’ncılıktan 10’unculuğa geriledi. Portekiz Ayakkabı, Bileşen ve Deri Mamulleri Üreticileri Birliği APICCAPS tarafından hazırlanan ve 2025 verilerini kapsayan World Footwear Yearbook 2026, Türkiye’nin üretim ve ihracatta yaşadığı gerilemeyi ortaya koydu.&nbsp;APICCAPS tarafından 16’ncı kez yayımlanan yıllıkta, üretim, tüketim, ihracat ve ithalat açısından 84 pazar incelendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜRETİM 64 MİLYON ÇİFT AZALDI</span></strong></p>

<p>Rapora göre dünya ayakkabı üretimi 2025 yılında yalnızca yüzde 0,1 artarak 24,6 milyar çift seviyesinde kaldı. Küresel üretim yatay seyrederken Türkiye’de belirgin bir daralma yaşandı. Türkiye’nin 2024 yılında 455 milyon çift olan ayakkabı üretimi, 2025’te 391 milyon çifte düştü.&nbsp;Böylece Türkiye’nin yıllık üretim kaybı yaklaşık 64 milyon çift olurken düşüş oranı yüzde 14,1 olarak gerçekleşti. Türkiye üretim miktarı bakımından dünyadaki 8’inci sırasını korurken, dünya üretiminden aldığı pay yüzde 1,9’dan yüzde 1,6’ya geriledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACATTA DÖRT BASAMAK GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Türkiye açısından en dikkat çekici gerileme ise ihracatta yaşandı.&nbsp;World Footwear Yearbook verilerine göre Türkiye, 2024 yılında 238 milyon çift ayakkabı ihraç ederek dünya sıralamasında 6’ncı sırada bulunuyordu. 2025 yılında ise Türkiye’nin ayakkabı ihracatı 184 milyon çifte kadar geriledi.&nbsp;Bir yılda ihraç edilen ayakkabı miktarı 54 milyon çift azalırken, düşüş oranı yüzde 22,7 oldu. Türkiye’nin küresel ayakkabı ihracatından aldığı miktar payı da yüzde 1,6’dan yüzde 1,2’ye indi.&nbsp;Bu gerilemeyle birlikte Türkiye dünya ayakkabı ihracat sıralamasında 6’ncılıktan 10’unculuğa düştü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İTALYA TÜRKİYE’NİN ÖNÜNE GEÇTİ</span></strong></p>

<p>İtalya’nın 205 milyon çiftlik ihracatla Türkiye’nin önüne geçmesiyle Türkiye ilk 10’un son sırasında yer aldı. 2025 dünya ayakkabı ihracat sıralamasının ilk sırasında 9 milyar çift ve yüzde 61,2 payla Çin bulunurken, Vietnam 1,66 milyar çiftle ikinci, Endonezya ise 585 milyon çiftle üçüncü oldu.&nbsp;Almanya 365 milyon çiftle dördüncü sırada yer aldı. Almanya’yı Hindistan, Kamboçya, Belçika, Hollanda, İtalya ve Türkiye takip etti. İlk 10 ülke, dünya ayakkabı ihracatının yüzde 88’ini gerçekleştirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÜNYA YERİNDE SAYDI, TÜRKİYE YÜZDE 23 GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin ihracattaki kaybı, küresel pazardaki genel tabloyla karşılaştırıldığında daha belirgin hale geldi.&nbsp;Dünya ayakkabı ihracatı 2025 yılında miktar bazında yalnızca yüzde 0,1 gerilerken, Türkiye’nin ihracatındaki düşüş yüzde 22,7 oldu. Dünya ayakkabı ihracatının toplam değeri ise miktardaki yatay seyre rağmen yüzde 1,6 artarak 172 milyar dolara yükseldi.&nbsp;Küresel ortalama ihracat fiyatı da 2024’teki düşüşün ardından 2025 yılında çift başına 11,65 dolara çıktı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜÇ YILDA 191 MİLYON ÇİFTLİK KAYIP</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin son yıllardaki üretim rakamları da sektörün yaşadığı daralmanın boyutunu ortaya koydu.</p>

<p>APICCAPS verilerine göre Türkiye’nin ayakkabı üretimi 2022’de 582 milyon çift seviyesindeydi. Bu rakam 2023’te 502 milyon çifte, 2024’te 455 milyon çifte ve 2025’te 391 milyon çifte geriledi.</p>

<p>Böylece 2022’den 2025’e kadar üç yılda üretim yaklaşık 191 milyon çift azaldı. Üretimdeki toplam düşüş yüzde 33 olarak gerçekleşti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İÇ PAZARDA TÜKETİM DE GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Türkiye’de ayakkabı sektöründeki daralma iç pazardaki tüketim rakamlarına da yansıdı. 2025 yılında Türkiye’de toplam ayakkabı tüketimi 283 milyon çift olarak hesaplandı. 2024 yılında 294 milyon çift olan tüketim, bir yılda yaklaşık 11 milyon çift azaldı.&nbsp;Tüketimdeki düşüş yüzde 3,7 olarak gerçekleşirken Türkiye, 283 milyon çiftlik tüketimle dünyanın en büyük 15’inci ayakkabı pazarı oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#3498db">TÜRK AYAKKABISI KÜRESEL PAZARDA GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Üretim, ihracat ve tüketim rakamları birlikte değerlendirildiğinde Türkiye ayakkabı sektörünün 2025 yılında küresel pazardaki konumunda gerileme yaşadığı görüldü.</p>

<p>Özellikle ihracatta yaşanan yüzde 22,7’lik düşüş, Türkiye’nin dünya sıralamasında dört basamak birden gerilemesine neden oldu.</p>

<p>KAYNAK: EKONOMİM</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turkiye-ayakkabida-dort-basamak-birden-geriledi-ihracatta-54-milyon-cift-kayip-1788512118.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Japon Yendi Yaşanan Yükseliş Küresel Piyasaların Odak Noktası Oldu</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/japon-yendi-yasanan-yukselis-kuresel-piyasalarin-odak-noktasi-oldu-1957</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/japon-yendi-yasanan-yukselis-kuresel-piyasalarin-odak-noktasi-oldu-1957</guid>
                <description><![CDATA[Japonya'da faiz artırımı beklentilerinin güçlenmesiyle yen, dolar karşısında 157,6 seviyesine kadar yükseldi. Uzun süren değer kaybının ardından yeniden yatırımcıların ilgisini çeken yen; Japonya Merkez Bankasının olası faiz hamleleri, hükümetin kur müdahalesi sinyalleri ve Fed'in izleyeceği politikalar doğrultusunda şekilleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya'da faiz artırımı beklentilerinin güçlenmesiyle yen, dolar karşısında 157,6 seviyesine kadar yükseldi. Piyasa bir yandan Japonya Merkez Bankası'nın daha agresif sıkılaşma ihtimalini fiyatlarken, diğer yandan hükümetin olası kur müdahalesine ilişkin işaretleri izliyor. Japon yeni, uzun süren değer kaybının ardından yeniden yatırımcıların radarına girdi. Japonya Merkez Bankası’nın bu yıl faiz artırımlarını hızlandırabileceği beklentisi, para biriminin dolar karşısında 160 seviyesinin üzerinden 157,6 seviyesine kadar güçlenmesini sağladı. Yen yalnızca dolar karşısında değil, euro ve sterlin karşısında da değer kazanıyor.</p>

<p>Yendeki hareketin arkasında yalnızca para politikasına ilişkin beklentiler bulunmuyor. Yatırımcılar, Japon hükümetinin kur piyasasına yeniden müdahale edip etmeyeceğine ilişkin sinyalleri de yakından takip ediyor. Temmuz ve ağustos aylarında Japon ve ABD makamlarının gerçekleştirdiği nadir ortak müdahale sonrasında yen yaklaşık 155 seviyesine kadar güçlenmiş, ancak daha sonra yeniden 160 seviyesine yaklaşmıştı. Bu nedenle son hareket, piyasalarda yeni bir dönemin başlangıcı olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ŞAHİN CEPHE HALEN AZINLIKTA KALDI</span></strong></p>

<p>Japonya Merkez Bankası yönetim kurulundaki şahin üyelerden Hajime Takata’nın faiz politikasına ilişkin son mesajları da beklentileri hareketlendirdi. Takata, eylül ayında 50 baz puanlık bir faiz artışının veya ekim ayında art arda sıkılaştırma adımlarının mümkün olabileceğine işaret ediyor. Ancak Takata, kurul içerisindeki üç şahin üyeden biri ve hâlâ azınlıkta yer alıyor. Daha hızlı bir sıkılaşmadan yana olan Takata, politika faizinin nötr seviyeye doğru daha çabuk taşınmasını savunuyor. Eylül ayında faiz artırımı gelmesi, hazirandaki sıkılaştırmanın ardından Japonya Merkez Bankası’nın faiz artışlarının hızını artırması anlamına gelecek. Ancak piyasanın önemli bölümü, olası bir eylül artışının ardından bankanın özellikle zayıf iç tüketimin seyrini görmek için yılın geri kalanında bekleyeceğini düşünüyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EN ÖNEMLİ ENGEL FED OLARAK GÖRÜLÜYOR</span></strong></p>

<p>Yenin güçlenmesi, Japonya’nın uzun süredir mücadele ettiği zayıf para birimi sorununu tersine çevirebilecek bir hareket olarak görülüyor. Ancak ABD Merkez Bankası’nın (Fed) daha şahin bir çizgiye yönelmesi, yenin önündeki en önemli engellerden biri olarak değerlendiriliyor. Şahin Fed, ABD ile Japonya arasındaki faiz farkının hızlı kapanmasını önleyerek dolar/yen paritesinin yeniden 160-162 bandına yönelmesine neden olabilir. Dolayısıyla yen üzerindeki baskının kalıcı biçimde kırılması yalnızca Tokyo’nun faiz politikasına değil, Washington’daki para politikasına da bağlı olacak.</p>

<p>Öte yandan Japonya’nın 30 yıllık devlet tahvillerinin son ihracının başarılı geçmesi de tahvil piyasasında hafta boyunca yaşanan satış baskısının yarattığı endişeleri hafifletti. Bu gelişme, yenin güçlenmesine eşlik eden finansal istikrar açısından da piyasaya nefes aldırdı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">JAPON PARASI ÜÇ KRİTİK FAKTÖRÜ İZLİYOR</span></strong></p>

<p>Yen açısından yeni denklem üç başlıkta şekilleniyor: Japonya'da faiz artışı beklentisi, olası hükümet müdahalesi ve Fed'in faiz politikası. Japonya'nın daha hızlı sıkılaşması yene destek verirken, ABD'de faizlerin yüksek kalması bu kazanımları sınırlayabilir. Buna hükümetin yeniden müdahale ihtimali eklendiğinde, 160 seviyesinin psikolojik önemi daha da artıyor. Yatırımcılar için asıl soru ise yendeki son güçlenmenin geçici bir müdahale beklentisi mi, yoksa Japonya'nın uzun süredir devam eden düşük faiz döneminden çıkışının kalıcı bir sonucu mu olacağı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EURO ÜZERİNDE ENERJİ VE FED BASKISI SÜRÜYOR</span></strong></p>

<p>Yatırımcı için yenin popülaritesi artarken euro üzerinde ise aşağı yönlü baskı yaşanıyor. Yüksek enerji fiyatları ve daha şahin bir Fed beklentisi, euro/dolar paritesini aşağı çekiyor. 1,1565-1,1570 seviyesinin altında kalınması halinde paritenin 1,1520 bölgesine gerileyebileceği, ay sonunda ise 1,15 seviyesinin gündeme gelebileceği değerlendiriliyor. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, Avrupa Merkez Bankası'nın sıkılaşma beklentilerini de yukarı taşıyor. Piyasalar gelecek yaza kadar yaklaşık 80 baz puanlık ek faiz artışını fiyatlarken, analistler bu beklentinin gerçekleşme ihtimalini düşük buluyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/japon-yendi-yasanan-yukselis-kuresel-piyasalarin-odak-noktasi-oldu-1788511031.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD İle İran Savaşı Petrol Fiyatlarını Tırmandırdı! Hazine Gelir Kaybına Uğradı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/abd-ile-iran-savasi-petrol-fiyatlarini-tirmandirdi-hazine-gelir-kaybina-ugradi-1956</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/abd-ile-iran-savasi-petrol-fiyatlarini-tirmandirdi-hazine-gelir-kaybina-ugradi-1956</guid>
                <description><![CDATA[ABD ile İran arasında başlayan savaşın petrol fiyatlarını tırmandırması üzerine akaryakıt zamlarını sınırlamak amacıyla uygulanan vergi düzenlemesi Hazine'ye ağır bir yük getirdi. Ağustos sonu itibarıyla 280 milyar lirayı aşan gelir kaybının, yıl sonuna kadar 370 milyar liranın üzerine çıkması bekleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><br />
ABD ile İran arasında başlayan savaşın petrol fiyatlarını yukarı çekmesiyle birlikte, akaryakıt zamlarının vatandaşa yansımasını sınırlamak için devreye alınan vergi uygulaması Hazine’ye ağır bir fatura çıkardı. Hazine ve Maliye Bakanlığının vatandaşa olan etkiyi azaltmak amacıyla uyguladığı vergi düzenlemesinin yıl sonuna kadar yaratacağı gelir kaybının 370 milyar lirayı aşacağı hesaplandı. Savaşın ilerleyen dönemlerinde iç piyasada akaryakıt fiyatlarında yaşanan artışı önlemek amacıyla, vergide otomatik artışı öngören eşel mobil sisteminden dönemsel olarak vazgeçilmişti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AĞUSTOS AYI İTİBARIYLA KAYIP 280 MİLYAR LİRAYI AŞTI</span></strong></p>

<p>EKONOMİ’nin edindiği bilgilere göre Maliye’nin ağustos ayı sonu itibarıyla indirimler kaynaklı tahsilattan vazgeçtiği vergi tutarı 280 milyar lirayı aştı. Akaryakıt ürünlerinden alınan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) üzerinden ayrıca KDV de hesaplanırken, 280 milyar liranın üzerindeki tutar ÖTV ve KDV kalemlerindeki toplam kayıp olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YIL SONU BEKLENTİSİ 370 MİLYAR LİRA</span></strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Kararı ile yıl sonuna kadar ÖTV tutarlarına aylık belirli bir artış öngörülmüştü. O döneme kadar herhangi bir uygulama değişikliğine gidilmemesi halinde Maliye’nin 2026 yılı içinde akaryakıt kaynaklı toplam vergi kaybının 370 milyar lirayı aşması bekleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYLIK TAHSİLATLARDA DÜŞÜŞ YAŞANDI</span></strong></p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanlığının tahsil etmesi gerekenden daha az vergi toplamasına yol açan uygulamanın, güncel bütçe uygulamalarına olumsuz etkisi de yükseldi. Artan fiyatlara rağmen özellikle yılın ikinci çeyreğinde yapılan ÖTV tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 80’in üzerinde azaldı. Hazine ve Maliye Bakanlığı bu yılın tamamında bütçenin Petrol ve Doğalgaz Ürünleri kaleminden 656 milyar 454 milyon lira ÖTV geliri bekliyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/abd-ile-iran-savasi-petrol-fiyatlarini-tirmandirdi-hazine-gelir-kaybina-ugradi-1788509207.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yüksek Rekolte Üreticinin Yüzünü Güldürmedi! Fiyatlar Çakıldı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/yuksek-rekolte-ureticinin-yuzunu-guldurmedi-fiyatlar-cakildi-1955</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/yuksek-rekolte-ureticinin-yuzunu-guldurmedi-fiyatlar-cakildi-1955</guid>
                <description><![CDATA[Geçen yıl kuraklık, zirai don ve sel gibi felaketlerle boğuşan tarım sektörü, bu sezon yüksek rekolteye rağmen düşük fiyatlar ve artan maliyetler nedeniyle zor günler geçiriyor. Fındık, kuru üzüm, yeşil mercimek, sarımsak ve kayısıda fiyatların geçen yılın gerisinde kalması üzerine üretici temsilcileri müdahale çağrısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Geçen yıl kuraklık, zirai don ve sel gibi doğal afetlerle mücadele eden çiftçi, bu yıl yüksek rekolteye rağmen düşük fiyat engeliyle karşılaştı. Fındık, kuru üzüm, yeşil mercimek, sarımsak ve kayısıda üretici fiyatları geçen yılın altında kaldı. Mazot, gübre, işçilik ve diğer girdi maliyetleri son bir yılda en az yüzde 50 artarken, serbest piyasa ve kamu alım fiyatlarının beklentilerin gerisinde kalması üreticinin gelirini olumsuz etkiledi. Serbest piyasa fiyatlarının Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) alım fiyatının da altında seyretmesi, sektörde sıkıntı yarattı. Sektör oyuncuları, fiyatlar yükseldiğinde ithalata başvuran yetkililerin, fiyatlar düştüğünde de üreticinin mağdur olmaması için arz fazlası ürünleri piyasadan çekmesini, kota uygulamasının kaldırılmasını ve ödeme şartlarının iyileştirilmesini talep ediyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FINDIKTA SERBEST PİYASA TMO’NUN GERİSİNDE KALDI</span></strong></p>

<p>Geçen yıl zirai don nedeniyle rekoltesi yüzde 50’nin üzerinde gerileyen ve TMO'nun 200 lira alım fiyatı açıkladığı fındıkta, bu kez yüksek rekolte etkili oldu. Geçen yıl serbest piyasada bir ara kilosu 370 liraya kadar yükseldikten sonra 170-180 TL bandına gerileyen fındık, yeni sezonda da aynı seviyelerde işlem görüyor. TMO’nun bu yıl açıkladığı 250 liralık alım fiyatına karşın serbest piyasa 70-80 lira aşağıda kalırken, üreticinin 300 TL’lik beklentisi karşılanmadı. FİSKOBİRLİK ise fındık alım fiyatını üyeleri için 195 TL, üye olmayanlar için 185 TL olarak duyurdu. Üretici temsilcileri, piyasayı dengelemek adına fındığın emanete bırakılması çağrısında bulunuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KURU ÜZÜMDE ALIM FİYATLARI GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Geçen yıl 9 numara kuru üzümü 120 TL’den alan TARİŞ, bu sezon 80 lira avans fiyatı açıkladı. Geçen yılın 40 lira altında kalan bu fiyata karşın serbest piyasada ürün 60-65 liradan işlem görürken, üreticinin beklentisi en az 150 lira seviyesindeydi. Son bir yılda bağcılıktaki girdi maliyetlerinin yaklaşık yüzde 70 arttığını vurgulayan Manisa Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, “2023 yılında üretici ürününü 100-120 TL, 2025 yılında ise yaklaşık 120 TL seviyesinde sattı. 2026'ya gelmişiz, açıklanan fiyat 80 lira. Üstelik bu brüt rakam, bundan hangi kesintilerin yapılacağı da belli değil” dedi.</p>

<p>Tüccarın üzümü 65-70 TL seviyesinden aldığını belirten Yalvaç, “Devletin sezon başlamadan önce fiyat açıklaması ve alım noktalarını belirlemesi gerek. Üretici üzümünü kestiği anda ilaççısı, mazotçusu, gübrecisi ve işçisi parasını istiyor. Eylül sonu, ekim başı geldiğinde zaten çiftçinin elinde ürün kalmıyor. Ürününü satıp borçlarını ödüyor” ifadelerini kullandı. Yalvaç; karpuz, kayısı, salatalık, salçalık domates, kiraz ve erikte de benzer sorunların yaşandığını ekledi.</p>

<p>Rakiplerle mücadele için devlet desteğine işaret eden Yalvaç, “Mısır, İran, Özbekistan, Azerbaycan ve Hindistan gibi ülkelerde üretim maliyetleri bizden daha düşük. Türkiye'de 1 ton üzümün maliyeti yaklaşık 2.800-2.850 dolar. Rakip ülkelerde ise 1.700-1.750 dolar seviyesinde. Bu şartlarda dünya pazarında nasıl rekabet edeceğiz? Ürünü Kanada'ya, İngiltere'ye, Almanya'ya, Hollanda'ya nasıl satacağız? Üreticinin ayakta kalabilmesi için devlet desteğine ihtiyaç var. Devlet, üreticinin sürdürülebilirliği için sattığı ürünün kilosuna en az 15-20 lira prim vermeli. İster tüccara, ister işletmeye, ister TMO'ya, ister TARİŞ'e versin. Bu prim üreticinin hesabına yatmalı. Aksi halde çiftçi yanar” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YEŞİL MERCİMEK VE SARIMSAKTA DÜŞÜŞ MEYDANA GELDİ</span></strong></p>

<p>Yozgat'ta geçen yıl kilosu 45 TL olan yeşil mercimeğe tüccar bu yıl 18 ile 25 lira arasında fiyat verdi. Tepkiler üzerine TMO’nun ürünü 32 liradan alacağını açıklamasıyla piyasa 30 lira bandına yükseldi. 3 yıl önce kilosunu 60 liradan sattıkları ürünü 30 liraya satmakta zorlandıklarını belirten Sorgun Ziraat Odası Başkanı Fatih Özdemir, “Geçen yıl oluşan 45 lira alım fiyatlarına bu yıl ulaşılması hayal. Ekim alanları daralmasına rağmen TMO devreye girmeseydi fiyatlar hala 30 TL’nin altında olacaktı. Aynı durum ekmeklik buğdayda da geçerli TMO 16,5 lira verdi üretici ancak 14,5-15,5 liraya ürün satmakta zorlanıyor” değerlendirmesinde bulundu. Özdemir, düşüşün rekolteden değil, ithalat ve değerli TL kaynaklı olduğunu savundu.</p>

<p>Sarımsakta da Kastamonu, Gaziantep ve Maraş’ta yüksek verime rağmen fiyatlar geriledi. Geçen yıl 120-150 liradan satılan Taşköprü sarımsağı bu sezon 100-120 liraya, Gaziantep Araban’da ise 60 liradan satılan sarımsak 30-40 liraya düştü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAYISIDA REKOLTE DÜŞTÜ FİYAT YÜKSELMEDİ</span></strong></p>

<p>Malatya’da rekoltenin normal seviyenin yarısına gerileyerek 67 bin ton civarında kalmasına rağmen fiyatlar düştü. Geçen yıl 350-400 lira seviyesinde olan kayısı fiyatlarının şu anda 230-270 lira arasında değiştiğini belirten Malatya Yağızhan Ziraat Odası Başkanı Yunus Kılınç, “Geçen sene kayısımız yoktu, fiyat yükseldi. Ama bu yıl çiftçi kayısıyı satacağı yer bulamıyor. Birkaç tane ihracatçı var ve şu anda kayısı almıyorlar. Amaçları fiyatı düşürmek mi, yoksa dışarıya mı gönderemiyorlar, anlayamadık. Şu anda fiyat, maliyetine verilen bir fiyat” açıklamasını yaptı.</p>

<p>TMO'nun taban fiyat belirlemesi gerektiğini vurgulayan Kılınç, “TMO taban fiyat olarak 300 lira demeli ki kayısı değerinde satılsın. Şu anda 230-270 lira bandında giren kayısıya 250 lira fiyat açıklarsanız bunun ne anlamı var? Hiçbir anlamı yok” diye konuştu.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/yuksek-rekolte-ureticinin-yuzunu-guldurmedi-fiyatlar-cakildi-1788506442.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çekirdek Enflasyon Göstergeleri Merkez Bankasını Zorlayabilir</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/cekirdek-enflasyon-gostergeleri-merkez-bankasini-zorlayabilir-1954</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/cekirdek-enflasyon-gostergeleri-merkez-bankasini-zorlayabilir-1954</guid>
                <description><![CDATA[Ağustos ayında tüketici enflasyonu beklentilerin altında kalırken, çekirdek enflasyonun yıllık bazda yeniden yüzde 30'un üzerine çıkması dikkati çekti. Brent petrol fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle manşet enflasyon gerilese de çekirdek taraftaki katılık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının 19 Eylül'deki faiz kararı öncesinde hareket alanını sınırlandırıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tüketici enflasyonu ağustos ayında yüzde 2,47 ile piyasa beklentisi olan yüzde 2,64'ün altında gerçekleşti. Yıllık tüketici enflasyonu ise Temmuz ayındaki yüzde 31,51 seviyesinden ağustosta yüzde 30,01'e geriledi. Enflasyondaki düşüşte, Brent petrol fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle ulaştırma fiyatlarındaki gerileme ile eğitim, lokanta ve otel gibi alanlardaki fiyat artışlarının önceki yıllara göre göreceli yüksek olmaması etkili oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BEKLENTİNİN ÜZERİNDE KATKI SAĞLADI&nbsp;</span></strong></p>

<p>21 Eylül'deki Para Politikası Kurulu toplantısına hazırlanan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın en dikkatle takip ettiği ana göstergelerden biri olan çekirdek enflasyon rakamları ise beklentilerin üzerinde geldi. Akaryakıt fiyatlarındaki düşüşten doğrudan etkilenen ulaştırma grubundaki fiyatlar ağustosta yüzde 4,02 gerileyerek beklentilerin üzerinde katkı sağladı. Öte yandan petrol fiyatlarında olası bir yükselişte bu katkının tersine dönme ihtimali bulunuyor. İşlenmemiş gıda hariç gıda fiyatlarında yüzde 3,3 artış yaşanırken, yıllık enflasyon bu grupta yüzde 33,28'e yükseldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EYLÜL ENFLASYONUNA EĞİTİM ETKİSİ</span></strong></p>

<p>Çekirdek enflasyonu oluşturan b Grubu ve C Grubu endekslerindeki yükseliş dikkat çekti. B Grubu aylık yüzde 2,77 artışla yıllık bazda yüzde 29,22 seviyesine ulaştı. B Grubu endeksi işlenmiş gıda, enerji, alkollü içki ve tütün ile altını dışarıda bırakıyor. Tüm enerji, gıda ve tütün ürünlerini dışarıda bırakan C Grubu ise ağustosta yüzde 2,84 aylık artış kaydetti. C Grubu yıllık enflasyonu böylece yüzde 30,06 ile yeniden yüzde 30 sınırını aştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÇEKİRDEK ENFLASYONDA YILLIK YÜKSELİŞ</span></strong></p>

<p>Gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 3,3'lük artış dikkat çekerken; giyim ve ayakkabı grubunda yüzde 4,3'lük gerileme yaşandı. Konut grubundaki artış yüzde 2,75 seviyesinde kaldı. Eğitim grubunda ise okul sezonu öncesi özel okul ve kurs ücretlerindeki artışların etkisiyle aylık yüzde 11,34 gibi yüksek bir artış kaydedildi. Bu gruptaki yıllık enflasyon yüzde 60,37 seviyesine yükseldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MERKEZ BANKASININ 19 EYLÜL KARARI BEKLENİYOR</span></strong></p>

<p>Ağustos verilerinin ardından gözler TCMB'nin 19 Eylül'deki Para Politikası Kurulu toplantısına çevrildi. Enflasyonun ana eğilimindeki katılığın sürmesi ve çekirdek enflasyondaki katılık nedeniyle Merkez Bankasının faiz indirim döngüsüne başlamak için acele etmeyeceği, faiz indirimlerinin son çeyreğe veya 2025 yılı başına kalabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlar, ağustos enflasyonunun ardından eylül ayında da eğitim harcamalarının etkisiyle yüksek enflasyon beklendiğini belirtiyor.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/cekirdek-enflasyon-gostergeleri-merkez-bankasini-zorlayabilir-1788505882.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tüketici Fiyatlarında Düşüş Eğilimi Sürüyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tuketici-fiyatlarinda-dusus-egilimi-suruyor-1953</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/tuketici-fiyatlarinda-dusus-egilimi-suruyor-1953</guid>
                <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), ağustos ayında aylık bazda yüzde 2,47 artış kaydetti. Yıllık enflasyon ise düşüşünü sürdürerek yüzde 31,51 seviyesine geriledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>TÜİK, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ağustos ayı verilerini açıkladı. Yıllık enflasyon yüzde 31,51’e gerilerken, aylık enflasyon yüzde 2,47 olarak gerçekleşti. Böylece enflasyon aylık bazda son üç yılın en düşük seviyelerine işaret etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYLIK ARTIŞ YÜZDE İKİ NOKTA DÖRT YETMİŞ YEDİ OLDU</span></strong></p>

<p>Fiyat hareketlerinin üç yıldır en düşük seviyelerini gördüğü ağustos ayında, TÜFE’deki aylık artış yüzde 2,47 olurken yıllık bazdaki gerileme de sürdü. Yıllık enflasyon önceki aya göre düşerek yüzde 31,51 olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GIDA VE ULAŞTIRMADA ARTIŞ ORANLARI</span></strong></p>

<p>Yıllık enflasyon haritasına bakıldığında ana harcama grupları içinde TÜFE; ulaştırmada yüzde 33,51, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 33,28 ve konutta yüzde 28,77 olarak gerçekleşti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/tuketici-fiyatlarinda-dusus-egilimi-suruyor-1788504645.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ford Otosan Ağır Sanayide Ezber Bozan Bir Adım Attı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ford-otosan-agir-sanayide-ezber-bozan-bir-adim-atti-1952</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ford-otosan-agir-sanayide-ezber-bozan-bir-adim-atti-1952</guid>
                <description><![CDATA[Ford Otosan, Tohum Otizm Vakfı iş birliği ve İŞKUR desteğiyle başlattığı Destekli İstihdam Programı'nın Eskişehir Fabrikası’ndaki sonuçlarını iş dünyası temsilcileriyle paylaştı. Ağır ticari araç üretimi gibi yüksek disiplin gerektiren Kamyon Montaj alanında görev alan nöro-çeşitli çalışanlar, iş koçluğu ve doğru eşleştirme sayesinde yetkinliklerini artırarak sanayi üretimine aktif katkı sağlıyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye otomotiv sanayisinin lider şirketi Ford Otosan, Tohum Otizm Vakfı iş birliği ve İŞKUR desteğiyle hayata geçirdiği Destekli İstihdam Programı’nın Eskişehir Fabrikası’ndaki uygulamasını iş dünyasına tanıttı. IMPACT2030 Türkiye üyeleri ve iş dünyasından temsilcilerin katılımıyla gerçekleşen buluşmada, nöro-çeşitli bireylerin üretim ortamına kalıcı ve güvenli biçimde katılabileceği sahada gösterildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​AĞIR SANAYİDE KAPSAYICI ÇALIŞMA KÜLTÜRÜ</strong></span></p>

<p>​Programın Eskişehir ayağı, ağır ticari araç üretimi gibi yüksek disiplin, kalite ve güvenlik gerektiren bir sahada uygulanmasıyla öne çıkıyor. Ford Trucks’ın tek üretim merkezi olan fabrikada düzenlenen etkinlikte katılımcılar, modelin sosyal etkisinin yanı sıra üretim süreçlerine sunduğu somut katkıyı yerinde inceleme fırsatı buldu. Ford Otosan İnsan Kaynakları ve Dönüşüm Lideri Osman Özdemir’in ev sahipliğindeki etkinliğe İşkur Eskişehir İl Müdür Yardımcısı Ömer Gezer, Tohum Otizm Vakfı İstihdam ve Kariyer Direktörü Elif Karabulut ve IMPACT2030 Türkiye Başkanı Arzu Demirel katıldı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​ALT AYDA ALTI SÜREÇTE YETKİNLİK KAZANDILAR</strong></span></p>

<p>​1 Aralık 2025’te başlayan uygulama kapsamında bugün üç nöro-çeşitli çalışan, bir iş koçunun desteğiyle Kamyon Montaj alanında görev yapıyor. Projenin başında bir ila iki proseste görev alan çalışanların, altı ay içinde altı ve üzeri proseste yetkinlik kazanması, modelin üretim ortamında yarattığı etkiyi gözler önüne seriyor. Program; görev analizi, doğru pozisyon eşleştirmesi, iş koçluğu, ekip hazırlığı ve düzenli takip adımlarını bir arada sunarak bütüncül bir yapı sergiliyor.</p>

<p>​Etkinlikte konuşan Ford Otosan İnsan Kaynakları ve Dönüşüm Lideri Osman Özdemir, “Ford Otosan olarak kapsayıcı istihdamı sahada uygulanabilir, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir modele dönüştürmekten gurur duyuyoruz. Destekli İstihdam Programı’nı yalnızca bir istihdam projesi olarak değil; işin tasarımını, ekip kültürünü ve çalışma ortamını birlikte dönüştüren bir yaklaşım olarak ele alıyoruz. Eskişehir’de gördüğümüz sonuçlar, uygun destek mekanizmaları kurulduğunda nöro-çeşitli çalışma arkadaşlarımızın üretim süreçlerine kalıcı ve nitelikli katkılar sunabildiğini gösteriyor. Bu deneyimin sanayide kapsayıcı istihdam uygulamalarının yaygınlaşmasına katkı sağlamasını önemsiyoruz.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​UZMANLIK VE METODOLOJİ DESTEĞİ</strong></span></p>

<p>​Tohum Otizm Vakfı, programın uzmanlık ortağı olarak görev analizi, birey-iş eşleştirmesi, iş koçluğu ve takip süreçlerini yürütüyor. Modelin önemine değinen Tohum Otizm Vakfı İstihdam ve Kariyer Direktörü Elif Karabulut, “Destekli istihdam modelinde görev analizi, birey-iş eşleştirmesi, iş koçluğu, ekip hazırlığı ve düzenli izleme süreçlerini birlikte ele alıyoruz. Ford Otosan ile yürüttüğümüz bu uygulama, doğru destek mekanizmaları kurulduğunda nöro-çeşitli bireylerin üretim ortamında kalıcı ve nitelikli biçimde yer alabileceğini gösteren güçlü bir örnek sunuyor.” açıklamasında bulundu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 09:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ford-otosan-agir-sanayide-ezber-bozan-bir-adim-atti-1788502638.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Atıl Tersaneleri Ekonomiye Kazandıran Habaş 180 Metrelik Gemiyi Kızaktan İndirdi</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/atil-tersaneleri-ekonomiye-kazandiran-habas-180-metrelik-gemiyi-kizaktan-indirdi-1951</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/atil-tersaneleri-ekonomiye-kazandiran-habas-180-metrelik-gemiyi-kizaktan-indirdi-1951</guid>
                <description><![CDATA[HABAŞ, Yıldız Tersanesi'nde inşa ettiği 40 bin DWT taşıma kapasiteli, 180 metre uzunluğundaki dev genel kargo gemisi M/V Gülsel Hanım'ı törenle denize indirdi. Türkiye'de kızakta üretilen en büyük gemiler arasında yer alan M/V Gülsel Hanım, teknolojik altyapısı ve çevre dostu donanımıyla öne çıkıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>HABAŞ, bünyesine kattığı Yıldız Tersanesi'nde inşa ettiği 40 bin DWT taşıma kapasiteli genel kargo gemisi 'M/V Gülsel Hanım' için denize iniş töreni düzenledi. Şirketten yapılan açıklamaya göre HABAŞ, bünyesine kattığı Yıldız Tersanesi ve Çiçek Tersanesi'nde gemi inşa ve tamir faaliyetlerini sürdürüyor. Yıldız Tersanesi'nde inşa edilen genel kargo gemisi M/V Gülsel Hanım; 180 metre uzunluğa, 30 metre genişliğe ve 11 bin 500 ton ağırlığa sahip bulunuyor. Türkiye'de kızakta üretilen en büyük gemilerden biri olan M/V Gülsel Hanım, teknolojik altyapısı ve çevre dostu donanımıyla dikkat çekiyor. M/V Gülsel Hanım'ın eş gemisinin ise ekim ayında kızağa konulması hedefleniyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​MEHMET BAŞARAN: SANAYİ YOLCULUĞUMUZU DENİZCİLİK YATIRIMLARIYLA SÜRDÜRÜYORUZ</strong></span></p>

<p>​HABAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Başaran, geminin denize indirilmesi dolayısıyla düzenlenen törende yaptığı konuşmada grubun tarihçesine ve yatırımlarına değindi. Başaran, "Grubumuzun kurucusu Hamdi Başaran'ın 95 yıl önce başlattığı sanayi yolculuğunu denizcilik alanındaki yatırımlarla sürdürüyoruz. Yaklaşık 5 yıl önce Yıldız Tersanesi'ni, geçen yıl da Çiçek Tersanesi'ni satın aldık. Söz konusu yatırımlarla gemi inşa kapasitemizi artırdık ve gemi tamir faaliyetlerine başladık." ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​ATIL TERSANELER YENİDEN EKONOMİYE KAZANDIRILDI</strong></span></p>

<p>​Yatırımların arkasındaki temel motivasyona vurgu yapan Mehmet Başaran, "Atıl durumdaki tersaneleri yeniden ekonomiye kazandırmamızın arkasında Türkiye'ye ve Türk sanayisine karşı duyduğumuz sorumluluk bilinci bulunuyor." dedi. Geminin ismine dair duygusal detayı da paylaşan Başaran, geminin adını 2008 yılında hayatını kaybeden ablasından aldığını belirterek üretim sürecinde görev alan tedarikçilere ve HABAŞ çalışanlarına teşekkür etti.</p>

<p>KAYNAK: AA</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 08:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/atil-tersaneleri-ekonomiye-kazandiran-habas-180-metrelik-gemiyi-kizaktan-indirdi-1788501432.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İhracatın Sekiz Aylık Karnesi Açıklandı, Artış Yüzde 4 Oldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ihracatin-sekiz-aylik-karnesi-aciklandi-artis-yuzde-4-oldu-1950</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ihracatin-sekiz-aylik-karnesi-aciklandi-artis-yuzde-4-oldu-1950</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’nin ağustos ayı ihracatı yüzde 8,1 artışla 23,5 milyar dolara yükseldi. Ocak-ağustos dönemindeki mal ihracatı 185 milyar dolara, son 12 aylık ihracat ise 280,3 milyar dolara ulaştı. TİM Başkanı Mustafa Gültepe, ihracat artışının sürmesine rağmen yüksek maliyetlerin rekabet gücünü zorladığını belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin ağustos ayı ihracatı yüzde 8,1 artışla 23,5 milyar dolar oldu. 2026 yılının ocak-ağustos dönemindeki mal ihracatı 185 milyar dolara, son 12 aylık ihracat ise 280,3 milyar dolara ulaştı.&nbsp;Ağustos ayı ihracat verileri Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe tarafından Ankara’da açıklandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/Protokol(6).jpg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEKİZ AYLIK İHRACATTA YÜZDE 4 ARTIŞ</span></strong></p>

<p>TİM Başkanı Mustafa Gültepe, 2026 yılına 282 milyar dolarlık mal ve 128 milyar dolarlık hizmet ihracatı hedefiyle başladıklarını hatırlattı. Gültepe, “Genel Ticaret Sistemi (GTS) kayıtlarına göre, ağustos ayında yüzde 8,1 artışla, 23,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Ocak-Ağustos dönemindeki mal ihracatımız 185 milyar dolara, son 12 aylık ihracatımız ise 280,3 milyar dolara ulaştı. Sekiz aylık ihracatta yüzde 4, 12 aylık çevrimde yüzde 4,2 artıdayız.” dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/Mustafa%20G%C3%9CLTEPE(1).jpg" style="height:534px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">OTOMOTİV İHRACATTA ZİRVEDE</span></strong></p>

<p>Ağustos ayında 17 sektörün ihracatı artarken, 9 sektörde düşüş yaşandı.&nbsp;Sektörler sıralamasında otomotiv 2,8 milyar dolarla ilk sıradaki yerini korudu. Otomotivi 2,7 milyar dolarla kimyevi maddeler, 1,7 milyar dolarla elektrik-elektronik, 1,6 milyar dolarla mücevher ve 1,5 milyar dolarla çelik sektörü takip etti. İhracatını en fazla artıran sektörler ise yüzde 175 ile mücevher, yüzde 19 ile demir ve demir dışı metaller ile yüzde 16 ile elektrik-elektronik oldu.&nbsp;Gültepe, bu üç sektörün toplam ihracatında yaklaşık 1,5 milyar dolarlık artış gerçekleştiğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">43 İL İHRACATINI ARTIRDI</span></strong></p>

<p>TİM verilerine göre ağustos ayında 43 il ihracatını artırdı. Aynı dönemde 874 firma ise ilk kez ihracat gerçekleştirdi. Türkiye’nin ağustos ayında en fazla ihracat yaptığı ülkeler Almanya, ABD ve Birleşik Krallık olarak sıralandı.&nbsp;Gültepe, ağustos ayında parite nedeniyle yaklaşık 32,5 milyon dolarlık kayıp yaşandığını, birim ihracat değerinin ise 1,65 dolar olduğunu açıkladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“BÜYÜMENİN DİNAMOSU ÜRETİM VE İHRACAT OLMALI”</span></strong></p>

<p>Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekte yüzde 2,3 büyüdüğünü hatırlatan Gültepe, net ihracatın altı çeyrek sonra büyümeye 0,6 puanlık pozitif katkı verdiğini söyledi. Gültepe, “Net ihracattan gelen 0,6 puanlık katkı önümüzdeki dönem için bizi umutlandırdı. Biz her dönem ihracatın büyümenin dinamosu olmasını arzu ediyoruz.” dedi.&nbsp;İmalat sanayinin milli gelirdeki payının gerilemeye devam ettiğini belirten Gültepe, bu oranın 2022 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 23 iken 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 15,1’e indiğini ifade etti. Gültepe, “Dört yılda yaklaşık 8 puanlık bir kayıp var. Her fırsatta söylüyorum: Büyümenin en az yarısının üretim ve ihracattan gelmesi gerekiyor.” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“YÜKSEK MALİYETLER HIZIMIZI KESMEYE DEVAM EDİYOR”</span></strong></p>

<p>Gültepe, 2026’nın ilk yarısında küresel mal ticaretinin yüzde 12,5 arttığının tahmin edildiğini, aynı dönemde Türkiye’nin ihracat artışının ise yüzde 3,6 seviyesinde kaldığını belirtti.&nbsp;Gültepe, “En büyük pazarımız Avrupa’da beklenen toparlanmayı fırsata çevirebiliriz. Ama öncelikle rekabetçiliğimizi güçlendirecek hamleleri yapmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı. TİM ve ihracatçı birliklerinin yeni pazarlar ve müşteriler için çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Gültepe, ağustos ayında 7 ticaret heyeti, 1 alım heyeti, 8 fuar katılımı ve 3 Ur-Ge faaliyeti organize edildiğini söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SURİYE İLE TİCARET VURGUSU</span></strong></p>

<p>Gültepe, ağustos ayında gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında Suriye’nin ayrı bir yeri olduğunu belirterek, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile birlikte 200 kişilik heyetle Şam’da Türkiye-Suriye Ticaret Heyeti ve ikili iş görüşmelerinin gerçekleştirildiğini aktardı.&nbsp;Gültepe, “Türkiye ile Suriye arasında her alanda çok geniş iş birliği imkânı bulunuyor. Üretim ve ticaret altyapısının güçlenmesi, Suriye için ekonomik toparlanma, Türkiye için yatırım ve ihracat anlamına geliyor.” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ OVP’DE REKABET İSTİKRARI BEKLENTİSİ</span></strong></p>

<p>2027-2029 dönemini kapsayacak Yeni Orta Vadeli Program’ın pazar günü açıklanmasının beklendiğini hatırlatan Gültepe, yeni programda fiyat istikrarının yanı sıra rekabet istikrarının da öncelenmesini beklediklerini söyledi. Gültepe, “Yeni OVP’de fiyat istikrarının yanı sıra rekabet istikrarının da önceleneceğini umut ediyoruz. Bu beklentimizi Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında yapılan toplantıda dile getirdim. Rekabet istikrarının ihracatımız açısından öneminin altını çizdim.” dedi.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 17:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ihracatin-sekiz-aylik-karnesi-aciklandi-artis-yuzde-4-oldu-1788449606.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İSO Seçimlerinde Taşlar Yerinden Oynuyor!</title>
                <category>Güncel</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/iso-secimlerinde-taslar-yerinden-oynuyor-1949</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/iso-secimlerinde-taslar-yerinden-oynuyor-1949</guid>
                <description><![CDATA[TekStil Dergisi’nde gazeteci yazar Murat Çetin’in kaleme aldığı yazıda, İstanbul Sanayi Odası (İSO) başkanlık seçimine ilişkin dikkat çeken bir kulis bilgisi aktarıldı. Çetin, Erdal Bahçıvan’ın başkanlığa yeniden aday olmayacağını ve mevcut İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz’ı destekleyeceğini öne sürdü. Çetin, söz konusu bilginin resmî açıklamaya dayanmadığını da özellikle belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) başkanlık seçimi öncesinde dikkat çeken bir kulis bilgisi gündeme geldi.</p>

<p>Gazeteci yazar Murat Çetin, Tekstil Dergisi’nde yayımlanan yazısında İSO’daki başkanlık yarışına ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, Erdal Bahçıvan’ın yeniden aday olmayacağını ve Ender Yılmaz’ı destekleyeceğini öne sürdü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">2022’DEN SONRA YENİ TABLO</span></strong></p>

<p>Çetin’in yazısında, İSO’daki son seçim sürecinin 2022 yılındaki yarış üzerinden değerlendirildiği belirtildi.&nbsp;2022 seçiminde Erdal Bahçıvan 74, Adnan Dalgakıran ise 56 oy almıştı. Aradan geçen dört yılın ardından Dalgakıran’ın yeniden seçim sürecinde sahaya erken indiği, Bahçıvan’ın ise yeniden aday olacağının beklendiği aktarıldı.</p>

<p>Ancak mevcut İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz’ın Yönetim Kurulu Başkanlığına adaylığını açıklamasıyla yarışın yeni bir boyut kazandığı ifade edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAHÇIVAN İÇİN DİKKAT ÇEKEN KULİS</span></strong></p>

<p>Murat Çetin, yazısında aldığı bilgiye göre Erdal Bahçıvan’ın aday olmayacağını ve Ender Yılmaz’ı destekleyeceğini ileri sürdü. Çetin, bu bilginin resmî bir açıklama olmadığını ve elinde bunu belgeleyen bir evrak bulunmadığını da yazısında açıkça belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“ON ÜÇ YIL YETER” İDDİASI</span></strong></p>

<p>Bahçıvan’ın aday olmamasına ilişkin kulislerde farklı gerekçelerin konuşulduğu aktarıldı.&nbsp;Çetin’in yazısında, “On üç yıl yeter”, “Dalgakıran sahayı erken tuttu” ve “Seçim hesabını gördü” şeklindeki değerlendirmelerin kulislerde dile getirildiği belirtildi. Yazıda ayrıca kararın yalnızca seçim hesabıyla ilgili olmadığı yönünde başka bir ihtimalin de İSO koridorlarında konuşulduğu ifade edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÖZLER ENDER YILMAZ’A ÇEVRİLDİ</span></strong></p>

<p>Murat Çetin, mevcut tabloda 2022 yılındaki yarışın ardından Dalgakıran’ın karşısındaki ismin değiştiğini belirterek, Bahçıvan’ın koltuğuna artık Ender Yılmaz’ın talip olduğunu yazdı.&nbsp;Çetin ayrıca Bahçıvan’ın aday olmamasının seçim sürecindeki etkisinin sona erdiği anlamına gelmeyebileceğine dikkat çekti. Yazıda, Bahçıvan’ın bundan sonraki süreçteki ağırlığının, seçimde kimi destekleyeceği ve sonuç üzerindeki etkisi açısından önem taşıyabileceği değerlendirmesi yer aldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KULİSİN ALTINI ÇİZDİ</span></strong></p>

<p>Çetin, yazısında söz konusu bilgileri resmî bir karar olarak değil, kulis bilgisi olarak aktardığını belirterek, “Bugün elimde bunu belgeleyen bir evrak yok. O yüzden kulisi kulis olarak yazıyorum” ifadelerine yer verdi.</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/erdal-bahcivan-aday-olmayacak-21"><span style="color:#2980b9"><strong>YAZININ TAMAMI BURADA</strong></span></a></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-09-03%20at%2008_54_08%20(1).jpeg" style="height:564px; width:800px" /></strong></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 16:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/iso-secimlerinde-taslar-yerinden-oynuyor-1788444796.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Enflasyonda Ağustos Verisi Belli Oldu: Fiyatlar Yüzde 1,84 Arttı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/enflasyonda-agustos-verisi-belli-oldu-fiyatlar-yuzde-184-artti-1948</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/enflasyonda-agustos-verisi-belli-oldu-fiyatlar-yuzde-184-artti-1948</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), 2026 yılı ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 1,84 arttı. Yıllık enflasyon yüzde 31,51 olarak gerçekleşirken, konut grubundaki yıllık fiyat artışı yüzde 39,77’ye ulaştı. Aylık bazda en yüksek artış ise yüzde 4,82 ile ulaştırma grubunda kaydedildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), 2026 yılı ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 1,84 arttı. Yıllık enflasyon yüzde 31,51, on iki aylık ortalamalara göre artış ise yüzde 31,79 olarak kayıtlara geçti.&nbsp;TÜFE verilerine göre tüketici fiyatları, 2026 yılı ağustos ayında geçen yılın aralık ayına kıyasla yüzde 22,07 yükseldi. Fiyatlardaki artış, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 31,51 olarak gerçekleşti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KONUTTA YILLIK ARTIŞ YÜZDE 39,77</span></strong></p>

<p>Endekste en yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunda yıllık artış devam etti. Fiyatlar, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 33,79, ulaştırmada yüzde 35,08, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda ise yüzde 39,77 yükseldi.&nbsp;Bu grupların yıllık enflasyona katkısı gıda ve alkolsüz içeceklerde 8,12, ulaştırmada 5,94, konutta ise 5,01 yüzde puan olarak hesaplandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYLIK ARTIŞTA ULAŞTIRMA ÖNE ÇIKTI</span></strong></p>

<p>Ağustos ayında en yüksek aylık artış yüzde 4,82 ile ulaştırma grubunda görüldü. Konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlardaki artış yüzde 2,26 olurken, gıda ve alkolsüz içeceklerde fiyatlar yüzde 0,22 yükseldi.&nbsp;Söz konusu grupların aylık enflasyona katkısı ulaştırmada 0,82, konutta 0,27, gıda ve alkolsüz içeceklerde ise 0,06 yüzde puan oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">134 ALT SINIFTA FİYATLAR YÜKSELDİ</span></strong></p>

<p>Endeks kapsamındaki 174 alt sınıftan 134’ünde fiyat artışı yaşandı. Ağustos ayında 35 alt sınıfın endeksi gerilerken, 5 alt sınıfta herhangi bir değişiklik olmadı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÖZEL KAPSAMLI GÖSTERGEDE YILLIK ARTIŞ YÜZDE 30,68</span></strong></p>

<p>İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içecekler, tütün ve altın hariç tutularak hesaplanan özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B), ağustos ayında yüzde 1,84 arttı.&nbsp;Bu göstergedeki artış geçen yılın aralık ayına göre yüzde 20,97, yıllık bazda yüzde 30,68 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,12 olarak gerçekleşti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/enflasyonda-agustos-verisi-belli-oldu-fiyatlar-yuzde-184-artti-1788425023.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Murat ÇETİN / Erdal Bahçıvan Aday Olmayacak!</title>
                <category>Güncel</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/murat-cetin-erdal-bahcivan-aday-olmayacak-1947</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/murat-cetin-erdal-bahcivan-aday-olmayacak-1947</guid>
                <description><![CDATA[Murat ÇETİN yazdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İSO’da hesabı herkes 2022’den açıyordu.</p>

<p>Erdal Bahçıvan:<br />
74.<br />
Adnan Dalgakıran:<br />
56.</p>

<p>Aradan dört yıl geçti.</p>

<p>Bu defa Dalgakıran beklemedi.</p>

<p>Sahaya erken indi.</p>

<p>Bahçıvan’ın yeniden aday olacağına ise neredeyse kesin gözüyle bakılıyordu.</p>

<p>Derken…</p>

<p>Ender Yılmaz çıktı.</p>

<p>İSO’nun mevcut Meclis Başkanı, Yönetim Kurulu Başkanlığına adaylığını açıkladı.</p>

<p>Buradan sonrası resmî açıklama değil.</p>

<p>Kulis.</p>

<p>Hem de güçlü kulis.</p>

<p>Aldığım bilgi net:</p>

<p><strong>Erdal Bahçıvan aday olmayacak.</strong></p>

<p><strong>Ender Yılmaz’ı destekleyecek.</strong></p>

<p>Sebep?</p>

<p>Orası biraz karışık.</p>

<p>“On üç yıl yeter” diyen var.</p>

<p>“Dalgakıran sahayı erken tuttu” diyen var.</p>

<p>“Seçim hesabını gördü” diyen de.</p>

<p>İSO koridorlarında daha ağır bir ihtimal de konuşuluyor:</p>

<p>Kararın yalnız sandık hesabıyla alınmadığı…</p>

<p>Bahçıvan’ın önüne seçimden önce başka bir hesabın konulduğu söyleniyor.</p>

<p>Doğru mudur?</p>

<p>Bugün elimde bunu belgeleyen bir evrak yok.</p>

<p>O yüzden kulisi kulis olarak yazıyorum.</p>

<p>Ama iş dünyasında her mesaj yazıyla gelmez.</p>

<p>Bazen telefon çalmaz.</p>

<p>Tebligat çıkmaz.</p>

<p>Kimse açık açık bir şey söylemez.</p>

<p><strong>Mesaj yerine ulaşır.</strong></p>

<p><strong>Muhatap da ne denildiğini anlar.</strong></p>

<p>Şimdilik bildiğimiz şu:</p>

<p>2022’nin rövanşı beklenirken Dalgakıran’ın karşısındaki isim değişiyor.</p>

<p>Bahçıvan’ın koltuğuna artık Ender Yılmaz talip.</p>

<p>Fakat Bahçıvan adaylıktan çekilse de seçimden çekilmiş sayılmaz.</p>

<p>Çünkü koltuğa oturmayabilirsiniz…</p>

<p><strong>Kimin oturacağını etkilemeye devam edebilirsiniz.</strong></p>

<p>Bahçıvan’ın bundan sonraki ağırlığı da tam burada ölçülecek.</p>

<p><strong>Koltuğu bırakıyor olabilir.</strong></p>

<p><strong>Sandığı henüz bırakmış görünmüyor.</strong></p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-09-03%20at%2008_54_08%20(1).jpeg" /></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>KOLTUKTAN ÖNCE İSO’NUN İŞİ!</strong></span></p>

<p>Adnan Dalgakıran’ın İSO’ya itirazı koltuktan başlamıyor.</p>

<p>İşleyişten başlıyor.</p>

<p>Kur baskılı.</p>

<p>Faiz yüksek.</p>

<p>Finansman pahalı.</p>

<p>Maliyet ağır.</p>

<p>Bunları sanayici biliyor.</p>

<p>Esnaf biliyor.</p>

<p>Sokağa çıkıp ilk dükkâna sorsanız o da biliyor.</p>

<p>20–25 milyon dolarlık bütçesi olan bir kurumun işi, herkesin bildiği sıkıntıları tekrar tekrar kürsüden okumak olamaz.</p>

<p><strong>Hastalığı biliyoruz.</strong></p>

<p><strong>İSO’dan reçete bekleniyor.</strong></p>

<p>Dalgakıran’ın tarif ettiği oda daha hızlı olacak.</p>

<p>Takip edecek.</p>

<p>Sonuç isteyecek.</p>

<p>Sanayicinin dosyası koridorlarda yaşlanmayacak.</p>

<p>Doğru makama ulaşacak.</p>

<p>“İlettik.”</p>

<p>denilip kenara bırakılmayacak.</p>

<p>Sonucu sorulacak.</p>

<p>Çünkü sanayiciyi dinlemek elbette kıymetli.</p>

<p>Ama yalnız dinlemekle iş bitmiyor.</p>

<p>Kahvede de dinliyorlar.</p>

<p><strong>Odanın farkı, kapı açmasıdır.</strong></p>

<p>Dalgakıran’ın bir başka itirazı da iş dünyasının kendi içine.</p>

<p>Ankara’ya dönüp:</p>

<p>“Verimsizsin.”</p>

<p>demek kolay.</p>

<p>Peki odalar?</p>

<p>Birlikler?</p>

<p>Meslek örgütleri?</p>

<p>Onların verimliliğini kim ölçecek?</p>

<p>Dalgakıran burada iğneyi önce kendi tarafına batırıyor.</p>

<p>Kurumunu düzelt.</p>

<p>İşleyişini hızlandır.</p>

<p>Üyene ne kattığını ölç.</p>

<p>Sonra Ankara’nın karşısına geç.</p>

<p>Çünkü başkasına tuttuğun aynada…</p>

<p><strong>Kendi yüzün de görünür.</strong></p>

<p>Bu yüzden adaylığını sıradan bir koltuk değişikliğinden daha geniş tarif ediyor.</p>

<p>İSO’nun A’dan Z’ye yeniden ele alınmasını istiyor.</p>

<p>Sanayici de zaten nutuk aramıyor.</p>

<p>Sonuç arıyor.</p>

<p>Dosyası nereye gitti?</p>

<p>Kim takip etti?</p>

<p>Ne çözüldü?</p>

<p>Bunu bilmek istiyor.</p>

<p>Dalgakıran’ın iddiası da burada:</p>

<p><strong>Başkan olmak kadar, İSO’nun çalışma biçimini değiştirmek.</strong></p>

<p>...</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/erdal-bahcivan-aday-olmayacak-21"><span style="color:#c0392b"><strong>YAZININ DEVAMI BURADA&nbsp;</strong></span></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/murat-cetin-erdal-bahcivan-aday-olmayacak-1788416604.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gaye Erkan Hakkında Şok İddia: “Dua Et Babam Uyuyor, Yoksa Hepinizi Vururdu”</title>
                <category>Güncel</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/gaye-erkan-hakkinda-sok-iddia-dua-et-babam-uyuyor-yoksa-hepinizi-vururdu-1946</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/gaye-erkan-hakkinda-sok-iddia-dua-et-babam-uyuyor-yoksa-hepinizi-vururdu-1946</guid>
                <description><![CDATA[Eski Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan ve babası Erol Erkan hakkında Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu. Site Müdürü Ertuğrul Kara ile otel Genel Müdürü İlker Ali Şen’in savcılık ifadelerinde tehdit, hakaret ve ortak alanların kullanımıyla ilgili çeşitli iddialar yer aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Eski Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan ve babası Erol Erkan hakkında Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu.&nbsp;Çağdaş Turgut Reis Tatil Evleri Site Müdürü Ertuğrul Kara ile Swissotel Resort Bodrum Beach Otel Genel Müdürü İlker Ali Şen tarafından yapılan suç duyurusunda, Erkan ve babası hakkında çeşitli iddialar ileri sürüldü. Savcılığa verilen ifadelerde, site sakinleri, çalışanlar ve otel müşterileriyle ilgili yaşandığı öne sürülen olaylara ilişkin anlatımlar yer aldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">OTEL GENEL MÜDÜRÜNÜN İFADESİ...</span></strong></p>

<p>Swissotel Resort Bodrum Beach Otel Genel Müdürü İlker Ali Şen, Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadede, otelin bulunduğu kampüste 72 villanın yer aldığını ve 1 numaralı villada Erol Erkan ile kızı Hafize Gaye Erkan’ın yaşadığını belirtti.</p>

<p>Şen, ifadesinde Erkan ve kızının site sakinleri, personel ve otel misafirlerine yönelik sözlü ve fiziksel müdahalelerde bulunduğunu iddia etti.</p>

<p>Şen ayrıca çalışanlara yönelik tehdit içerdiğini öne sürdüğü sözleri şöyle aktardı:&nbsp;“Ben Maliye Bakanı olacağım, İçişleri Bakanı olacağım, sizi attırırım, sürdürürüm.”</p>

<p>İlker Ali Şen, ifadesinde otel müşterilerinin evcil hayvanlarına müdahale edildiğini, özel güvenlik personeline emir ve talimat verilmeye çalışıldığını ve bazı müşterilerin telefonla görüntülendiğini de iddia etti.</p>

<p>Şen, otelin şezlonglarından birinin üzerine, “10 dakika içinde döneceğim, eğer dönmemişsem bu yazıyı bir daha oku” şeklinde yazılar bırakıldığını da öne sürdü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“BİZİ TURİSTLERE VE MÜŞTERİLERİMİZE REZİL ETTİLER”</span></strong></p>

<p>İlker Ali Şen, ifadesinde yaşandığını öne sürdüğü olayların otelin müşterileri ve çalışanları üzerinde sorun oluşturduğunu belirterek şikâyetçi olduğunu ifade etti. Şen ayrıca Hafize Gaye Erkan’ın sabah, öğlen ve akşam öğünlerinde oğluna özel yemek hazırlanarak villasına teslim edilmesini istediğini iddia etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SİTE MÜDÜRÜNDEN “İTTİLER” İDDİASI</span></strong></p>

<p>Çağdaş Turgut Reis Tatil Evleri Sitesi’nde yaklaşık 3 yıldır site müdürü olarak görev yapan Ertuğrul Kara da savcılık ifadesinde çeşitli iddialarda bulundu.&nbsp;Kara, Erol Erkan ve Hafize Gaye Erkan’ın sitenin ortak alanı olduğunu belirttiği geçiş yolu, sahil yolu, iskeleler ve bahçe bölümlerine kamera yerleştirdiğini öne sürdü.</p>

<p>Söz konusu kameraların yüz tanıma ve fotoğraf çekme özelliğine sahip olduğunu bildiğini belirten Kara, site yönetiminin bilgisi ve rızası dışında ortak alanlara “özel mülktür, izinsiz girilmez” şeklinde tabelalar yerleştirildiğini de iddia etti.</p>

<p>Kara, bu tabelaları site yönetiminin ortak kararıyla kaldırmaya çalıştığı sırada Erol Erkan ve Hafize Gaye Erkan tarafından itildiğini öne sürerek, olayın kamera kayıtlarında görülebileceğini ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“DUA ET BABAM UYUYOR” İDDİASI</span></strong></p>

<p>Ertuğrul Kara, savcılık ifadesinde 18 Ağustos 2026 tarihinde Hafize Gaye Erkan ile sitenin ortak alanlarının kullanımı ve personelin özel işlerde çalıştırılması konusunda görüştüğünü belirtti. Kara, görüşme sırasında kendisine yönelik tehditte bulunulduğunu iddia ederek şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Dua et babam uyuyor, yoksa silahını çekip hepinizi vururdu, seni içeri attıracağım.” Kara, bu konuşmanın ofiste ve ikisi dışında kimsenin bulunmadığı sırada gerçekleştiğini ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SUÇ DUYURUSUNDA ÇEŞİTLİ İDDİALAR YER ALDI</span></strong></p>

<p>Ertuğrul Kara, site yönetimi adına sitenin huzur ve sükûnunu bozduğu ve kendisini tehdit ettiği iddiasıyla Erol Erkan ve Hafize Gaye Erkan’dan davacı ve şikâyetçi olduklarını belirtti.&nbsp;İlker Ali Şen de otel çalışanları ve müşterilerine yönelik olduğu öne sürülen davranışlar nedeniyle Erol Erkan ve Hafize Gaye Erkan’dan şikâyetçi olduğunu ifade etti. Savcılığa sunulan suç duyurusu ve ifadelerde yer alan iddiaların değerlendirilmesi ve hukuki sürecin sonucunun ilgili makamlarca belirlenmesi bekleniyor.</p>

<p><a href="https://www.ekonomim.com/gundem/tcmb-eski-baskani-gaye-erkan-dua-et-babam-uyuyor-yoksa-silahini-cekip-hepinizi-vururdu-haberi-915656"><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></a><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/gaye-erkan-hakkinda-sok-iddia-dua-et-babam-uyuyor-yoksa-hepinizi-vururdu-1788340979.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatyalı Sanayicilerin İSO Seçimindeki Rolü Merak Konusu Oldu</title>
                <category>Güncel</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/malatyali-sanayicilerin-iso-secimindeki-rolu-merak-konusu-oldu-1945</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/malatyali-sanayicilerin-iso-secimindeki-rolu-merak-konusu-oldu-1945</guid>
                <description><![CDATA[Gazeteci Yazar Murat Çetin, İstanbul Sanayi Odası Meclis Başkanlığına aday olan Malatyalı sanayici Mustafa Tecdelioğlu’nun seçim sürecini ve İstanbul’daki Malatyalı iş insanı ağının bu süreçte üstlenmesi gereken kritik rolü kaleme aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci Yazar Murat Çetin, kaleme aldığı yazısında İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Başkanlığına aday olan Malatyalı sanayici Mustafa Tecdelioğlu’nun seçim sürecini ve Malatyalı iş insanlarının bu süreçteki rolünü değerlendirdi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ŞİMDİ TELEFON REHBERİ KONUŞACAK</strong></span></p>

<p>Murat Çetin, İSO Meclis Başkanlığına aday olan Malatyalı sanayici Mustafa Tecdelioğlu'nun İSO'nun içinden gelen bir isim olduğunu belirterek, “Mustafa Tecdelioğlu İSO Meclis Başkanlığına aday. Malatyalı. Sanayici. İSO’nun içinden gelen bir isim. Buraya kadar güzel. Ama İstanbul Sanayi Odası’nda memleket hanesi oy pusulası sayılmaz. Soyadı kapıyı açabilir. Koltuğu ise ağırlık taşır. Tecdelioğlu’nun yapacağı belli. Kendisini anlatacak. Niçin aday olduğunu anlatacak. Meclis’i nasıl yöneteceğini anlatacak. 'Ben Malatyalıyım' diye dolaşmayacak. 'Ben bu makamı taşırım' diyecek” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DOĞRU CÜMLE: "MUSTAFA TECDELİOĞLU’NU DİNLENİZ Mİ?"</strong></span></p>

<p>Seçim sürecinde Malatyalı iş insanlarına ve kurumlara düşen görevlere değinen Çetin, “Malatyalılara düşen başka. MİAD var. İstanbul’da ciddi bir Malatyalı sanayici ağı var. İSO’nun farklı meslek gruplarında sözü geçen hemşerilerimiz var. İşte şimdi telefon rehberi açılacak. Ama yanlış cümle kurulmayacak. 'Bizim hemşeriye oy verin.' Ucuz. Doğru cümle şu: 'Mustafa Tecdelioğlu’nu dinlediniz mi?' Gerisini aday kendi halleder. Bir Malatyalı tekstilde kapı açar. Diğeri metalde. Öteki makinede. Bir başkası yıllardır aynı masaya oturduğu sanayiciyi arar. Hemşeri kapıyı açar. Aday içeride kendi ağırlığını koyar” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>KARARSIZI İKNA ETMEK SEÇİM KAZANDIRIR</strong></span></p>

<p>Seçim stratejisinde asıl gidilmesi gereken kesimin kararsızlar olduğunu vurgulayan Çetin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tecdelioğlu yalnız kendisine yakın isimlerle görüşürse de hata eder. Asıl gidilecek kapı kararsızın kapısı. Mesafeli olanın. 'Niçin Mustafa?' diye soranın. Hatta mümkünse karşı tarafta duranının. Çünkü dosttan oy almak rahatlatır. Kararsızı ikna etmek seçim kazandırır.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>EN KIYMETLİ AFİŞ TELEFON REHBERİNDE DURACAK</strong></span></p>

<p>İstanbul’daki Malatya gücünün sonucunun bu seçimde görüleceğini belirten Murat Çetin, “Malatyalılar yıllardır İstanbul’da güçlü. Bunu biliyoruz. Şimdi o gücün fotoğrafını değil… Neticesini göreceğiz. Kim kimin yanında poz verdi? Geçelim. Kim kimi aradı? Kim kimi ikna etti? İşte oraya bakalım. Mustafa Tecdelioğlu sahaya kendi birikimiyle çıkacak. Malatyalılar kapıyı açacak. Gerisini İSO Meclisi tartacak. Bu seçimde en kıymetli afiş duvara asılmayacak. Telefon rehberinde duracak” ifadelerini kullandı.</p>

<p><a href="https://www.malatyatime.com/makale/yangin-tek-hesap-uc-parca-78954"><span style="color:#c0392b"><strong>KAYNAK: MALATYA TİME</strong></span></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/malatyali-sanayicilerin-iso-secimindeki-rolu-merak-konusu-oldu-1788340063.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SGK Prim Borçlarında Milyarlarca Liralık İşlem: İlk Taksit Tahsilatı Belli Oldu</title>
                <category>Güncel</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/sgk-prim-borclarinda-milyarlarca-liralik-islem-ilk-taksit-tahsilati-belli-oldu-1944</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/sgk-prim-borclarinda-milyarlarca-liralik-islem-ilk-taksit-tahsilati-belli-oldu-1944</guid>
                <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 4 Haziran-31 Ağustos 2026 tarihleri arasında uygulanan SGK prim borçlarının tecil ve taksitlendirme düzenlemesinin sonuçlarını açıkladı. Düzenlemeye 148 bin 984 işveren ve 4/b’li sigortalı başvururken, 183,3 milyar liralık borç tecil edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, işverenler ile 4/b kapsamında sigortalı çalışanların SGK prim borçlarına yönelik uygulanan tecil ve taksitlendirme düzenlemesine ilişkin verileri açıkladı.&nbsp;4 Haziran-31 Ağustos 2026 tarihleri arasında uygulanan düzenlemeye toplam 148 bin 984 işveren ve 4/b’li sigortalı başvuruda bulundu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>183,3 MİLYAR LİRALIK BORÇ TECİL EDİLDİ</strong></span></p>

<p>Başvurular sonucunda toplam 183,3 milyar lira tutarındaki SGK borcu tecil edildi.&nbsp;Düzenleme kapsamında ilk taksit ödemelerinde ise 7,5 milyar lira tahsilat gerçekleştirildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İLK TAKSİTTE 7,5 MİLYAR LİRA TAHSİL EDİLDİ</strong></span></p>

<p>Bakan Işıkhan, uygulamayla işverenler ve sigortalılara prim borçlarının ödenmesinde kolaylık sağlandığını belirtti.&nbsp;Işıkhan, üretim ve istihdamın desteklenmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini ifade ederek, “İşverenler ile çalışanların yanında olmaya, üretim ve istihdamı desteklemeye devam edeceğiz” mesajını verdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 19:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/sgk-prim-borclarinda-milyarlarca-liralik-islem-ilk-taksit-tahsilati-belli-oldu-1788281960.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kredi Kartı Kullananlar Dikkat: Eylül Ayı Faiz Oranları Belli Oldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/kredi-karti-kullananlar-dikkat-eylul-ayi-faiz-oranlari-belli-oldu-1943</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/kredi-karti-kullananlar-dikkat-eylul-ayi-faiz-oranlari-belli-oldu-1943</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 1 Eylül 2026 itibarıyla kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranlarını açıkladı. Eylül ayında oranlarda değişiklik yapılmazken, kredi kartı faizleri ağustos ayındaki seviyelerini korudu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), kredi kartı işlemlerinde geçerli olacak azami faiz oranlarını 1 Eylül 2026 itibarıyla yeniden belirledi. Yeni dönemde oranlarda herhangi bir değişiklik yapılmazken, kredi kartı faizleri ağustos ayındaki seviyelerini korudu.</p>

<p>TCMB’nin tablosuna göre kredi kartı faizleri 2026 yılının başından bu yana aynı seviyelerde tutuluyor. Ocak ayından eylüle kadar referans oran ve TL kredi kartlarına uygulanan azami faiz oranlarında değişiklik bulunmuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BORÇ TUTARINA GÖRE FAİZ ORANLARI BELLİ OLDU</span></strong></p>

<p>Kredi kartı alışveriş borçlarında uygulanabilecek aylık azami akdi faiz, dönem borcunun büyüklüğüne göre belirlenmeye devam ediyor.&nbsp;Dönem borcu 30 bin TL’nin altında olan kredi kartlarında aylık azami akdi faiz oranı yüzde 3,25 olarak uygulanacak. Bu gruptaki azami gecikme faizi ise yüzde 3,55 seviyesinde kalacak. Dönem borcu 30 bin TL ile 180 bin TL arasında bulunan kredi kartlarında aylık azami akdi faiz oranı yüzde 3,75 olacak. Bu borç grubunda aylık azami gecikme faizi ise yüzde 4,05 olarak uygulanacak.</p>

<p>Dönem borcu 180 bin TL’nin üzerinde bulunan kredi kartlarında azami aylık akdi faiz yüzde 4,25, azami gecikme faizi ise yüzde 4,55 seviyesinde kaldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KURUMSAL KREDİ KARTLARINDA ORAN DEĞİŞMEDİ</span></strong></p>

<p>TCMB’nin düzenlemesine göre kurumsal kredi kartlarında dönem borcunun büyüklüğüne bakılmaksızın aynı oranlar uygulanıyor.&nbsp;Buna göre kurumsal kredi kartlarında aylık azami akdi faiz yüzde 4,25, azami gecikme faizi ise yüzde 4,55 olarak devam ediyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">NAKİT ÇEKİM VE KMH FAİZLERİ DE AYNI KALDI</span></strong></p>

<p>Kredi kartından gerçekleştirilen nakit çekim ve kullanım işlemlerinde de eylül ayında değişiklik yapılmadı.&nbsp;Bu işlemlerde aylık azami akdi faiz yüzde 4,25, azami gecikme faizi ise yüzde 4,55 olarak uygulanacak. Aynı üst sınırlar kredili mevduat hesapları (KMH) için de geçerli olacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/kredi-karti-kullananlar-dikkat-eylul-ayi-faiz-oranlari-belli-oldu-1788267622.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ömer Bolat: Türkiye Tarım Hasılasında Avrupa’da Birinci, Dünyada Yedinci Sırada</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/omer-bolat-turkiye-tarim-hasilasinda-avrupada-birinci-dunyada-yedinci-sirada-1942</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/omer-bolat-turkiye-tarim-hasilasinda-avrupada-birinci-dunyada-yedinci-sirada-1942</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul’da Foodist İstanbul Fuarı’nın açılışını Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile gerçekleştirdi. Türkiye’nin 83,2 milyar dolarlık tarımsal hasılayla Avrupa’da birinci, dünyada yedinci sırada olduğunu belirten Bolat, tarım ve gıda sektörünün 2025’te 32,6 milyar dolarlık ihracatla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdığını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul’da Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile birlikte Foodist İstanbul Fuarı’nın açılışını gerçekleştirdi.&nbsp;Bolat, Türkiye’nin tarım ve gıda sektöründeki üretim gücüne, ihracat kabiliyetine ve küresel ticaretteki konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TARIMSAL HASILADA AVRUPA’DA BİRİNCİ SIRADA</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin 83,2 milyar dolarlık tarımsal hasılayla Avrupa’da birinci, dünyada ise yedinci sırada olduğunu belirten Bolat, birçok tarım ürününde Türkiye’nin dünya pazarlarında lider konumda bulunduğunu ifade etti. Bolat, fındık, buğday unu, kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı ve bulgur başta olmak üzere birçok üründe Türkiye’nin dünya pazarlarında lider olduğunu belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TARIM VE GIDADA İHRACAT REKORU</span></strong></p>

<p>Tarım ve gıda sektörünün 2025 yılında 32,6 milyar dolarlık ihracata ulaştığını belirten Bolat, bu rakamın Cumhuriyet tarihinin ihracat rekoru olduğunu ifade etti.&nbsp;Bolat, sektörün dünyanın farklı noktalarında Türk ürünlerinin kalitesini ve Türkiye’nin üretim gücünü temsil ettiğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HEDEF DAHA GÜÇLÜ VE KATMA DEĞERLİ İHRACAT</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı olarak hedeflerinin güçlü üretim altyapısını daha yüksek katma değerli, markalı ve rekabetçi ürünlerle daha güçlü bir ihracata dönüştürmek olduğunu belirten Bolat, ihracatçıların önündeki teknik engellerin kaldırılması ve Türk gıda ürünlerinin ulaştığı pazarların genişletilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi. Bolat, ihracat desteklerinin de devam ettiğini belirterek 2026 yılında ihracatçılara sağlanan desteklerin 45 milyar liraya yükseltildiğini açıkladı.&nbsp;Fuarlardan TURQUALITY’ye, UR-GE projelerinden ticaret ve alım heyetlerine kadar geniş bir alanda firmaların desteklendiğini ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“KÜRESEL GIDA TİCARETİNDEKİ KONUMUMUZU DAHA DA GÜÇLENDİRECEĞİZ”</span></strong></p>

<p>Bakan Ömer Bolat, Türkiye’nin üretim ve ihracat hedeflerine ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Üreten Türkiye, ihraç eden Türkiye, dünyada söz sahibi olan Türkiye için, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda; üreticimiz, sanayicimiz ve ihracatçımızla omuz omuza çalışarak ülkemizin küresel gıda ticaretindeki konumunu daha da güçlendireceğiz.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FOODIST İSTANBUL’A ULUSLARARASI PLATFORM VURGUSU</span></strong></p>

<p>Foodist İstanbul Fuarı’nın sektör açısından önemine de değinen Bolat, fuarın Türkiye’nin gıda sektörünü dünya pazarlarıyla buluşturan güçlü ve uluslararası bir platforma dönüşmesini temenni etti.&nbsp;Bolat, fuarın sektör, ihracatçılar ve Türkiye için hayırlı ve bereketli olmasını diledi.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/omer-bolat-turkiye-tarim-hasilasinda-avrupada-birinci-dunyada-yedinci-sirada-1788261262.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye Plastik Atık Çalıştayı İstanbul&#039;da Başladı</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-plastik-atik-calistayi-istanbulda-basladi-1941</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-plastik-atik-calistayi-istanbulda-basladi-1941</guid>
                <description><![CDATA[Sıfır Atık Vakfı tarafından düzenlenen Türkiye Plastik Atık Çalıştayı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla İstanbul’da başladı. Yaklaşık 600 kişinin katıldığı dev organizasyonda, plastik kirliliğinin önlenmesinden atık ithalatının sınırlandırılmasına kadar pek çok kritik konu ele alınıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>“Atığı Azaltan, Kirliliği Önleyen Türkiye: Temiz Çevre, Güçlü Ekonomi, Güvenli Gıda, Sağlıklı Nesiller” temasıyla düzenlenen Türkiye Plastik Atık Çalıştayı, kamu, özel sektör, akademi, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarını aynı platformda buluşturdu. Yaklaşık 600 kişinin katıldığı çalıştayın açılışında Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Valisi Davut Gül, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez ile Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş konuşma yaptı.</p>

<p>Çalıştay kapsamında plastiklerin yalnızca atık aşaması değil, ham madde temininden ürün tasarımına, üretimden tüketime, yeniden kullanımdan toplama ve geri dönüşüme kadar tüm yaşam döngüsü değerlendirilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PLASTİK ATIK KÜRESEL ÖLÇEKTE ÖNEMLİ BİR TEHDİT</span></strong></p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, dünyanın önemli dönüşümlerin yaşandığı bir dönemden geçtiğini belirterek çevre kirliliği, atık sorunu ve iklim krizinin insanlığın karşı karşıya olduğu temel tehditler arasında bulunduğunu söyledi. Plastik kullanımındaki artışın çevre üzerindeki baskıyı giderek artırdığına dikkat çeken Ersoy, küresel ölçekte plastik atık yönetiminde ortak standartların geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Plastik üretiminin son 70 yıllık dönemde 460 milyon tonun üzerine çıktığını belirten Ersoy, plastik atık miktarının da 353 milyon tona ulaştığını söyledi. Ersoy, plastik atıkların yalnızca yüzde 9’unun nihai olarak geri dönüştürüldüğünü, önemli bir bölümünün ise yakıldığını, depolandığını veya çevreye karıştığını dile getirdi. Türkiye’nin de plastik atık yönetimi konusunda ilerlemesi gereken alanlar bulunduğunu belirten Ersoy, alternatif malzemelerin geliştirilmesi ve ikincil ham madde kullanımının artırılması dahil olmak üzere plastik döngüsünün bütün aşamalarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Ersoy, Sıfır Atık yaklaşımının Türkiye’de gelişmesine katkı sağlayan Emine Erdoğan’a da teşekkür etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PLASTİK SORUNUNU TÜRKİYE’NİN TAMAMIYLA BİRLİKTE ELE ALMALIYIZ</span></strong></p>

<p>Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ise plastiklerin tamamen hayatımızdan çıkarılmasının değil, nerede ve ne ölçüde kullanıldığının ve kullanım sonrasında nasıl yönetildiğinin asıl mesele olduğunu söyledi. Plastik kirliliğinin yalnızca denizler ve kıyılarla sınırlı olmadığını belirten Ağırbaş, tarımdan turizme, sanayiden ulaşıma kadar birçok alanda plastik atıklarla karşılaşıldığını ifade etti. Ağırbaş, "Plastik meselesini Türkiye’nin tamamını kapsayan bir şekilde ele almak zorundayız" diyerek, çözüm için bütün plastik döngüsünün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Çalıştay öncesinde Adana, Mersin, Muğla ve Antalya’da kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarıyla görüşmeler gerçekleştirildiğini belirten Ağırbaş, sahadaki sorunların bu toplantılardan elde edilen bilgilerle çalıştaya taşındığını aktardı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PLASTİK ATIK İTHALATI VE YAPTIRIMLAR DA GÜNDEMDE</span></strong></p>

<p>Plastik atık yönetiminde Türkiye’nin öncelikle kendi atığını etkin biçimde toplaması ve ekonomiye kazandırması gerektiğine dikkat çeken Ağırbaş, dışarıdan atık ithalatının da sonuçlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Mevzuat ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ağırbaş, ihtiyaç halinde plastik atık ithalatının sınırlandırılması veya yasaklanması gibi seçeneklerin de tartışılabileceğini belirtti.</p>

<p>Çevreyi plastik atıklarla kirletenlere yönelik daha ağır yaptırımların uygulanmasının da gündeme alınabileceğini kaydetti. Plastiklerin su yolları aracılığıyla farklı bölgelere ve ülkelere taşınabildiğini, zaman içerisinde mikroplastiklere dönüşebildiğini ifade eden Ağırbaş, plastik kirliliğinin çevre sorununun ötesinde gıda güvenliği, insan sağlığı, iklim ve ekonomi açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ON BEŞ TEMATİK MASADA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ GELİŞTİRİLECEK</span></strong></p>

<p>İki gün sürecek çalıştayda plastik döngüsü; atık, kirlilik, çevre, ekonomi, gıda güvenliği ve insan sağlığı olmak üzere altı temel başlık üzerinden değerlendirilecek. Çalışmalar dört ana tematik blok altında oluşturulan 15 masada yürütülecek.</p>

<p>İlk blokta plastik üretimi, tasarım ve ekonomik dönüşüm kapsamında sürdürülebilir ham madde, eko-tasarım, sürdürülebilir ambalajlar, kaynak verimliliği, temiz üretim, endüstriyel simbiyoz ve yeşil dönüşüm konuları ele alınacak. İkinci blokta plastik tüketimi, atık ve kirlilik başlıkları öne çıkacak. Tek kullanımlık plastikler, yeniden kullanım sistemleri, atıkların toplanması ve geri dönüşümü, turizm ve toplu yaşam alanlarında plastik yönetimi ile deniz ve iç sulardaki plastik kirliliği değerlendirilecek.</p>

<p>Üçüncü blokta plastiklerin gıda güvenliği, insan sağlığı ve toplumsal dönüşüm üzerindeki etkileri incelenecek. Tarımda plastik kullanımı, mikroplastikler, mikro ve nanoplastiklerin insan sağlığına etkileri, maruziyet ve risk değerlendirmesi ile toplumsal farkındalık konuları masaya yatırılacak. Dördüncü blokta ise yönetişim, finansman, veri ve gelecek vizyonu ele alınacak. Mevzuat ve denetim, yeşil finansman, yatırım mekanizmaları, veri ve izleme sistemleri, dijital dönüşüm, 2053 Türkiye Plastik Vizyonu ve uluslararası iş birliği başlıkları değerlendirilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">COP31 SÜRECİNE KATKI SAĞLAMASI BEKLENİYOR</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde gerçekleştirilen çalıştayın, ülkenin plastik kirliliğiyle mücadele yaklaşımının güçlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Çalıştaydan elde edilecek görüş ve öneriler doğrultusunda Tematik Masa Raporları, Türkiye Plastik Döngüsü Sonuç Raporu ve Sonuç Bildirisi hazırlanacak. Ayrıca ilgili kurumların görev alanlarına yönelik Bakanlık Bazlı Politika ve Değerlendirme Raporlarının oluşturulması planlanıyor.</p>

<p>Çalıştayın çıktılarının ulusal mevzuat ve strateji belgelerine katkı sağlaması, kurumlar arasındaki iş birliğini güçlendirmesi ve 2053 Türkiye Plastik Vizyonu doğrultusunda uygulanabilir bir yol haritasının oluşturulmasına zemin hazırlaması amaçlanıyor. Çok paydaşlı bir anlayışla düzenlenen Türkiye Plastik Atık Çalıştayı ile Türkiye’nin plastik kullanımını ve atık yönetimini yeniden ele alarak çevresel hedefleri ekonomik ve toplumsal politikalarla birlikte değerlendiren uzun vadeli bir yaklaşım ortaya koyması hedefleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/turkiye-plastik-atik-calistayi-istanbulda-basladi-1788182367.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜRK-İŞ Açıkladı: Açlık Sınırı 37 Bin Lirayı, Yoksulluk Sınırı 121 Bin Lirayı Aştı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turk-is-acikladi-aclik-siniri-37-bin-lirayi-yoksulluk-siniri-121-bin-lirayi-asti-1940</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turk-is-acikladi-aclik-siniri-37-bin-lirayi-yoksulluk-siniri-121-bin-lirayi-asti-1940</guid>
                <description><![CDATA[TÜRK-İŞ’in ağustos ayı araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcamasını ifade eden açlık sınırı 37 bin 388 liraya yükseldi. Yoksulluk sınırı 121 bin 786 liraya, bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 48 bin 305 liraya ulaştı. Mutfak enflasyonu yıllık yüzde 37,90 olarak hesaplandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>TÜRK-İŞ’in 2026 Ağustos ayı araştırmasının sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcamasını ifade eden açlık sınırı 37 bin 388 lira oldu.&nbsp;Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması 37 bin 388,30 TL olarak hesaplandı. Geçen yıl ağustos ayında 27 bin 111,17 TL olan açlık sınırında bir yıllık dönemde artış yaşandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YOKSULLUK SINIRI 121 BİN 786 LİRAYA ÇIKTI</span></strong></p>

<p>Dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı ağustosta 121 bin 786 TL olarak hesaplandı.&nbsp;Yoksulluk sınırı, Ağustos 2025’te 88 bin 309,98 TL seviyesindeydi. Böylece bir yıllık dönemde yoksulluk sınırı 33 bin 476 TL’den fazla arttı. Temmuz ayında ise yoksulluk sınırı 120 bin 325,30 TL olarak açıklanmıştı.&nbsp;Yoksulluk sınırı hesaplamasında gıdanın yanı sıra barınma, enerji, eğitim, ulaşım ve sağlık gibi zorunlu ihtiyaçlar da dikkate alınıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BEKÂR ÇALIŞANIN YAŞAMA MALİYETİ 48 BİN LİRAYI AŞTI</span></strong></p>

<p>Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ağustosta 48 bin 305,38 TL’ye yükseldi. Böylece tek bir çalışanın temel giderleri için gerekli aylık tutar 48 bin lirayı aşmış oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MUTFAK ENFLASYONU YILLIK YÜZDE 37,90</span></strong></p>

<p>Dört kişilik bir ailenin gıda harcaması ağustos ayında yüzde 1,21 arttı.&nbsp;12 aylık mutfak enflasyonu yüzde 37,90 olarak hesaplanırken, yıllık ortalama artış yüzde 40,33 oldu. Sekiz aylık yükseliş ise yüzde 24,03 seviyesine ulaştı. TÜRK-İŞ Açlık Sınırı Endeksi de ağustosta 1404,24 seviyesine çıktı. Endeks temmuz ayında 1387,40, Ağustos 2025’te ise 1018,25 seviyesindeydi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PATATES VE SOĞAN FİYATLARI YÜKSEK KALDI</span></strong></p>

<p>Araştırmaya göre ağustos ayında mevsimsel sebze ve meyve ucuzlaması gerçekleşmedi.&nbsp;Özellikle patates ve soğan fiyatları yüksek seviyelerini korudu. Sebzelerin ortalama kilogram fiyatı 113,23 TL, meyvelerin ortalama kilogram fiyatı ise 150,77 TL oldu. Meyve ve sebzenin ortalama kilogram fiyatı 119,41 TL olarak hesaplandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ET VE YUMURTA FİYATLARI ARTTI</span></strong></p>

<p>Dana kıyma, kuşbaşı ve tavuk fiyatlarında ağustos ayında artış görüldü. Kuzu eti fiyatlarında ise sınırlı bir gerileme yaşandı.&nbsp;Yumurta fiyatlarında da artış kaydedildi. Araştırmada bu değişimin okulların açılış dönemine yaklaşılmasıyla birlikte gerçekleştiği belirtildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYÇİÇEK YAĞI VE ÇAYDA ARTIŞ</span></strong></p>

<p>Ekmek fiyatı ağustos ayında değişmedi. Pirinç, un, makarna ve irmikte de belirgin bir fiyat hareketi görülmedi. Bulgur fiyatında sınırlı artış yaşanırken, yağ ürünlerinde genel olarak yükseliş kaydedildi.&nbsp;En yüksek artış ayçiçek yağında görüldü. Margarin, tereyağı ve zeytinyağı fiyatlarında da yükseliş yaşandı. Yeşil zeytin ve çay fiyatlarındaki artış ise ağustos ayında devam etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRK-İŞ’TEN YOKSULLUK SINIRI AÇIKLAMASI</span></strong></p>

<p>TÜRK-İŞ, yoksulluk sınırının bir ücret göstergesi olmadığını belirtti.&nbsp;Araştırmada açıklanan yoksulluk sınırının, dört kişilik bir hanenin gerekli toplam gelirini ifade ettiği belirtildi. Hesaplamaya gıda harcamalarının yanı sıra diğer zorunlu harcamalar da dahil ediliyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/turk-is-acikladi-aclik-siniri-37-bin-lirayi-yoksulluk-siniri-121-bin-lirayi-asti-1788172110.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İkinci Çeyrekte Ekonominin Tablosu Belli Oldu: Büyüme Yüzde 2,3</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ikinci-ceyrekte-ekonominin-tablosu-belli-oldu-buyume-yuzde-23-1939</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ikinci-ceyrekte-ekonominin-tablosu-belli-oldu-buyume-yuzde-23-1939</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye ekonomisi 2026 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3 büyüdü. Böylece kesintisiz büyüme serisi 24 çeyreğe ulaştı. Ekonomik faaliyetler içinde en yüksek büyüme yüzde 13,3 ile tarım, ormancılık ve balıkçılık sektöründe gerçekleşirken, inşaat sektörü yüzde 1,9 daraldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye ekonomisi, 2026 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3 büyüdü. Böylece ekonomide kesintisiz büyüme serisi 24 çeyreğe ulaştı.&nbsp;Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı nisan-haziran dönemine ilişkin gayrisafi yurt içi hasıla verilerini açıkladı. Buna göre GSYH, zincirlenmiş hacim endeksiyle geçen yılın aynı çeyreğine kıyasla yüzde 2,3 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH ise bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 yükseldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EKONOMİNİN BÜYÜKLÜĞÜ 19,9 TRİLYON LİRAYA ULAŞTI</span></strong></p>

<p>Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36 artarak 19 trilyon 869 milyar 747 milyon liraya çıktı.&nbsp;Ekonominin ikinci çeyrekteki büyüklüğü dolar bazında 438 milyar 347 milyon dolar olarak hesaplandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÜYÜMENİN LİDERİ TARIM OLDU</span></strong></p>

<p>Ekonomik faaliyetler içerisinde en güçlü büyüme yüzde 13,3 ile tarım, ormancılık ve balıkçılık sektöründe gerçekleşti. Bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 8,6, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 4 büyüdü.&nbsp;Diğer hizmet faaliyetlerinde yüzde 3,2, sanayide yüzde 2,4, finans ve sigorta faaliyetleri ile gayrimenkul sektöründe yüzde 2,1 artış kaydedildi. Mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 2; ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri ise yüzde 0,5 büyüdü.&nbsp;İnşaat sektöründe ise yüzde 1,9 daralma yaşandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HANE HALKI TÜKETİMİ ARTTI</span></strong></p>

<p>Yerleşik hane halklarının tüketim harcamaları, ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 3,5 yükseldi. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 1,8 azalırken gayrisafi sabit sermaye oluşumu yüzde 0,6 arttı.&nbsp;Aynı dönemde mal ve hizmet ihracatı yüzde 3,4, ithalat ise yüzde 6,4 geriledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞ GÜCÜ ÖDEMELERİ YÜZDE 36,7 ARTTI</span></strong></p>

<p>İş gücü ödemeleri, yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36,7 arttı. Net işletme artığı ve karma gelirdeki artış yüzde 38,7 olarak gerçekleşti.&nbsp;İş gücü ödemelerinin cari fiyatlarla gayrisafi katma değer içerisindeki payı yüzde 38,3’ten yüzde 38,1’e geriledi. Net işletme artığı ve karma gelirin payı ise yüzde 41,3’ten yüzde 41,6’ya yükseldi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/ikinci-ceyrekte-ekonominin-tablosu-belli-oldu-buyume-yuzde-23-1788166967.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ev Sahibi ve Kiracılar Dikkat: Kira Sözleşmelerinde E-Devlet Dönemi Başlıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ev-sahibi-ve-kiracilar-dikkat-kira-sozlesmelerinde-e-devlet-donemi-basliyor-1938</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ev-sahibi-ve-kiracilar-dikkat-kira-sozlesmelerinde-e-devlet-donemi-basliyor-1938</guid>
                <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı, kira sözleşmelerinin tamamının e-Devlet Kapısı üzerinden hazırlanmasını zorunlu hale getirmeye yönelik çalışma yürütüyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, vatandaşları kira sözleşmelerini e-Devlet üzerinden hazırlamaya davet ederken, uygulamanın bugüne kadar 81 ilin tamamında kullanıldığı ve 72 bin 581 kira sözleşmesinin onaylandığı bildirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından kira sözleşmelerinin e-Devlet Kapısı üzerinden hazırlanmasını zorunlu hale getirmeye yönelik çalışma yürütülüyor.&nbsp;Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de vatandaşları kira sözleşmelerini e-Devlet Kapısı üzerinden hazırlamaya davet etti. Şimşek, uygulama sayesinde sözleşme işlemlerinin mekândan bağımsız şekilde, zaman ve belge maliyeti olmadan daha hızlı, kolay ve güvenilir biçimde gerçekleştirilebileceğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İLK FAZ 4 KASIM 2024’TE BAŞLADI</span></strong></p>

<p>Bakanlık tarafından kira sözleşmelerinin e-Devlet üzerinden güvenilir şekilde hazırlanmasına yönelik hizmetin ilk fazı 4 Kasım 2024 tarihinde vatandaşların kullanımına sunuldu.&nbsp;Bu kapsamda taşınmaz sahibi gerçek kişi tarafından e-Devlet Kapısı'ndaki “kira sözleşmesi işlemleri” bölümü üzerinden hazırlanan sözleşmenin, kiracı ve varsa kefil tarafından yine e-Devlet üzerinden onaylanması sağlandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EMLAK DANIŞMANLARI DA SİSTEME DAHİL EDİLDİ</span></strong></p>

<p>Uygulamanın ikinci fazına 9 Mayıs 2025 tarihinde geçildi. Bu aşamayla birlikte emlak danışmanları ve yetkilendirilen kişilere de sözleşme hazırlama ve sözleşmeyi tarafların onayına sunma imkânı tanındı.&nbsp;Sözleşmenin tarafları arasında taşınmaz sahibi veya hissedar, kiracı ve varsa kefil bulunuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SÖZLEŞMELERDE HATA DÜZELTME İMKÂNI</span></strong></p>

<p>Hizmetin fonksiyonları kullanıcıların talepleri doğrultusunda geliştirilmeye devam ediyor. Bu kapsamda “hata düzeltme” ve “güncelleme” fonksiyonları da kullanıma sunuldu.&nbsp;Hazırlanan sözleşmelerde onay verilmesinin ardından 15 gün içinde yazım, rakam veya bilgi girişlerindeki maddi yanlışlıklar giderilebiliyor. “Güncelle” fonksiyonu ile sözleşmenin taraflarının iletişim bilgileri, kira tutarı ve ödemeye ilişkin bilgiler güncel tutulabiliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">72 BİN 581 KİRA SÖZLEŞMESİ ONAYLANDI</span></strong></p>

<p>Uygulama kapsamında kira sözleşmeleri için zaman damgalı “barkodlu belge” oluşturulabiliyor ve e-Devlet Kapısı üzerinden doğrulama işlemi yapılabiliyor.&nbsp;Bugüne kadar 72 bin 581 kira sözleşmesinin onaylandığı belirtilirken, uygulamanın 81 ilin tamamında kullanıldığı bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KİRA SÖZLEŞMELERİNİN KURUMLARA İLETİLMESİNE GEREK KALMIYOR</span></strong></p>

<p>Hizmetle birlikte vatandaşlar ve emlak işletmeleri bakımından olası mağduriyetlerin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Uygulamayla vatandaşların doğrulanmış ve şeffaf bilgilere erişebilmesi hedeflenirken, yetki belgesiz kira işlemlerine aracılık edilmesinin önüne geçilmesi ve kiralamaya konu taşınmazın sahipliğinin kontrol edilebilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Vatandaşlar, kira sözleşmelerini kurumlara iletme yükünden de kurtulurken, entegre hizmetlerle bürokrasinin azaltılması hedefleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“VATANDAŞLARIMIZI KİRA SÖZLEŞMESİ İŞLEMLERİNİ E-DEVLET KAPISI ÜZERİNDEN YAPMAYA DAVET EDİYORUZ”</span></strong></p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, e-Devlet Kapısı üzerinden vatandaşların kullanımına açılan “kira sözleşmesi işlemleri” uygulamasının ilgi gördüğünü belirtti.&nbsp;Şimşek, sistemi vatandaş odaklı hizmet anlayışı kapsamında devreye aldıklarını ifade etti.</p>

<p>Şimşek, şöyle konuştu: “Vatandaşlarımızı kira sözleşmesi işlemlerini e-Devlet Kapısı üzerinden yapmaya davet ediyoruz. Böylece, mekandan bağımsız, zaman ve belge maliyeti olmadan hızlı, kolay ve güvenilir şekilde sözleşme işlemleri yapılabilir.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ZORUNLULUK İÇİN ÇALIŞMA YÜRÜTÜLÜYOR</span></strong></p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bütün kira sözleşmelerinin e-Devlet üzerinden yapılmasını zorunlu hale getirecek bir çalışma da yürütülüyor.&nbsp;Uygulamanın vatandaşlar tarafından etkin şekilde kullanılması amacıyla sistem ekranlarının kullanıcı dostu olarak tasarlandığı, ayrıca “kira sözleşmesi işlemleri” giriş ekranında kullanım videosu ve kullanım kılavuzuna yer verildiği bildirildi.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 16:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/ev-sahibi-ve-kiracilar-dikkat-kira-sozlesmelerinde-e-devlet-donemi-basliyor-1788095662.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İstihdam Desteğinde Yeni Dönem Başladı: Süre 2028’e Uzatıldı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/istihdam-desteginde-yeni-donem-basladi-sure-2028e-uzatildi-1937</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/istihdam-desteginde-yeni-donem-basladi-sure-2028e-uzatildi-1937</guid>
                <description><![CDATA[İstihdamı Koruma Destek Programı’nın uygulama usul ve esaslarında önemli değişiklikler yapıldı. Destek süresi 2028 yıl sonuna kadar uzatılırken kredi desteğinin kapsamı genişletildi, azami destek puanı 15’e çıkarıldı ve başvuru süresine yeni bir esneklik getirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstihdamı Koruma Destek Programı’nın uygulama usul ve esaslarında değişikliğe gidildi. 28 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelikle destek mekanizmasının kapsamı, süresi, kredi limitleri ve başvuru şartlarında yeni düzenlemeler yapıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DESTEK SÜRESİ 2028’E UZATILDI</span></strong></p>

<p>Daha önce 2026 yılıyla sınırlı olan destek tarihleri, yapılan düzenlemeyle 2028 yıl sonuna kadar uzatıldı.</p>

<p>Önceki uygulamada istihdamın korunması gereken referans dönem 2025 Kasım-Aralık olarak belirlenmişti. Yeni düzenlemeyle referans dönem ile istihdamı koruma dönemi, altı aydan kısa olmamak şartıyla Bakanlık tarafından belirlenecek.</p>

<p>Referans döneminde ortalama prim gün sayısı sıfır olan veya sigortalı çalıştırmadığı hâlde beyanname vermeyen işyerleri ise program kapsamı dışında tutulacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BELİRLİ SEKTÖRLERDE 3 BİN 500 LİRALIK DESTEK SÜRECEK</span></strong></p>

<p>Tekstil ürünlerinin imalatı, giyim eşyalarının imalatı, deri ve ilgili ürünlerin imalatı, mobilya imalatı ile kot ve benzeri baskı düğmeleri ve fermuar imalatı alanlarında faaliyet gösteren işletmelere sağlanan destek tutarında değişiklik yapılmadı.</p>

<p>Bu işletmelere her 30 prim günü için aylık 3 bin 500 TL destek uygulanmaya devam edecek.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle söz konusu NACE kodlarında faaliyet gösteren işletmeler için SGK işyeri sicil numarasındaki işkolu koduna göre kayıtlı işyerleri esas alınacak. Destek tutarının hesaplanmasında ise kıstelyevm, yani gün bazlı orantısal hesaplama yöntemi uygulanacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KREDİ DESTEĞİNİN KAPSAMI GENİŞLETİLDİ</span></strong></p>

<p>Önceki düzenlemede kredi desteğinden yararlanmak için KOBİ statüsünde bulunma ve belirlenen sektörlerin dışında faaliyet gösterme şartları aranıyordu.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle hem KOBİ olma hem de belirtilen sektörlerin dışında kalma şartları kaldırıldı.</p>

<p>Böylece kredi desteğinin kapsamı genişletilmiş oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KREDİ LİMİTİ İKİ KATA KADAR ÇIKABİLECEK</span></strong></p>

<p>Kredi üst limitinin hesaplama yöntemi de değiştirildi.</p>

<p>Yeni sisteme göre üst limit, referans dönemindeki prime esas kazanç aylık ortalamasının, koruma dönemindeki ay sayısının altıda biriyle çarpılması üzerinden hesaplanacak.</p>

<p>Bakanlığın belirleyeceği teknik kriterleri sağlayan işletmeler için kredi limiti bir kat artırımlı uygulanabilecek. Böylece söz konusu işletmeler açısından kredi limiti iki kata kadar çıkabilecek.</p>

<p>Kredilerde uygulanabilecek azami destek puanı da 10’dan 15’e yükseltildi. Bu sınır içerisindeki destek puanı Bakanlık tarafından belirlenecek.</p>

<p>Bakanlık ayrıca işletmeleri sektör veya işletme ölçeğine göre gruplandırabilecek; kredi kullanımlarını toplam tutar, takvim, banka ve kredi türü bakımından sınırlandırabilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TAŞINAN İMALAT YATIRIMLARINA YENİ İMKÂN</span></strong></p>

<p>Birinci bölgeden dördüncü, beşinci veya altıncı bölgelere taşınan ve ilgili mevzuat şartlarını sağlayan imalat sanayi yatırımları için düzenlenen nakil yatırım teşvik belgesine sahip işletmelere de yeni bir imkân getirildi.</p>

<p>Bu işletmeler, ilave istihdam sayısının brüt asgari ücretin altı katıyla çarpımı kadar kredi kullanabilecek.</p>

<p>Ayrıca bu yatırımlar için 1 Haziran 2028 tarihine kadar tamamlama vizesi yapılabilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SON BAŞVURU TARİHİ İÇİN ESNEKLİK</span></strong></p>

<p>Daha önce 31 Mart 2027 olarak belirlenen programa son başvuru tarihi de değiştirildi.</p>

<p>Yeni düzenlemeye göre başvuru süresi, programın bitiş tarihi olan 31 Aralık 2028’den itibaren azami altı aya kadar uzatılabilecek.</p>

<p>Yönetmelik değişikliğiyle birlikte istihdam desteğinin süresi uzatılırken kredi desteğinin kapsamı ve limitleri genişletildi, destek puanında artışa gidildi ve başvuru sürecine ilişkin yeni düzenlemeler getirildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 17:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/istihdam-desteginde-yeni-donem-basladi-sure-2028e-uzatildi-1787925948.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İstihdamı Koruyan İmalatçı Sanayicilere Aylık Destek ve Kredi İmkânı Başladı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/istihdami-koruyan-imalatci-sanayicilere-aylik-destek-ve-kredi-imkani-basladi-1936</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/istihdami-koruyan-imalatci-sanayicilere-aylik-destek-ve-kredi-imkani-basladi-1936</guid>
                <description><![CDATA[İşletmeleri ve çalışanları yakından ilgilendiren İstihdamı Koruma Destek Programı’nda yeni dönem başladı. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenlemeye göre, imalat sanayisinde belirlenen sektörlerde istihdamını koruyan işletmelere aylık 3.500 TL’ye kadar doğrudan destek ve 36 aya kadar vadeli kredi imkânı sağlanacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İşletmeleri ve çalışanları yakından ilgilendiren İstihdamı Koruma Destek Programı’nda yeni dönem başladı. Programın uygulama esaslarında yapılan değişiklikler Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile KOSGEB tarafından yürütülen program kapsamında, istihdam seviyesini belirlenen kriterlere göre koruyan imalat sanayi işletmelerine yönelik desteklerin kapsamı ve ödeme sistemi yeniden düzenlendi. Yeni düzenlemeyle belirli sektörlerde faaliyet gösteren ve istihdamını koruyan işletmelere aylık 3.500 TL’ye kadar doğrudan destek sağlanabilecek. Bunun yanı sıra işletmeler için 36 aya kadar vadeli kredi desteğinin de önü açıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTİHDAMINI KORUYAN İŞLETMELERE DESTEK</span></strong></p>

<p>Programdan yararlanmak isteyen işletmelerin, Bakanlık tarafından belirlenecek referans dönemindeki ortalama aylık prim gün sayısını, en az 6 ay olarak belirlenecek koruma döneminde aylık bazda koruması gerekecek. Ödeme talep edilen aydaki prim gün sayısının referans dönemi ortalamasına eşit veya daha yüksek olması halinde işletmenin o ay istihdamını koruduğu kabul edilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEKSTİL, GİYİM, DERİ VE MOBİLYAYA AYLIK 3.500 TL</span></strong></p>

<p>Düzenlemeyle bazı imalat sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren işletmelere doğrudan destek verilmesi kararlaştırıldı. Destek kapsamına giren sektörler; tekstil ürünleri imalatı, giyim eşyaları imalatı, deri ve ilgili ürünlerin imalatı ile mobilya imalatı olarak belirlendi. Belirli düğme, çıtçıt, fermuar ve benzeri ürünlerin imalatını yapan işletmeler de destekten yararlanabilecek. İstihdamını koruyan işletmelere, koruma dönemi boyunca 30 prim günü karşılığında aylık 3.500 TL’ye kadar ödeme yapılabilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞLETMELERE 36 AYA KADAR KREDİ DESTEĞİ</span></strong></p>

<p>Yeni düzenlemenin dikkat çeken başlıklarından biri de işletmelere kredi desteği sağlanması oldu. İstihdamını koruyan işletmeler, istihdam maliyetleri dikkate alınarak belirlenecek limitler çerçevesinde kredi kullanabilecek. Destek, başvuru tarihinden sonra kullanılan krediler için uygulanacak. Kredilerde azami 6 ay anapara ödemesiz dönem ve 36 aya kadar vade imkanı bulunacak. Sağlanacak destek miktarı ise en fazla 15 destek puanına karşılık gelen tutarla sınırlı olacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAZI İŞLETMELERİN KREDİ LİMİTİ ARTIRILABİLECEK</span></strong></p>

<p>Kredi tutarı, işletmenin referans döneminde destek kapsamındaki iş yerleri için bildirilen prime esas toplam kazanç tutarının aylık ortalaması üzerinden hesaplanacak. Bakanlık tarafından belirlenen teknik kriterleri karşılayan işletmeler için hesaplanan kredi tutarı bir kat artırılabilecek. Teşvik belgesi bulunan işletmelerde ise hesaplama farklı şekilde yapılacak. Bu işletmeler için ilave istihdam sayısı ile başvuru yılının ocak ayında geçerli olan brüt asgari ücretin 6 katı dikkate alınacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAŞVURULAR ÇEVRİM İÇİ YAPILACAK</span></strong></p>

<p>Destek programına başvurular, oluşturulacak çevrim içi başvuru portalı üzerinden gerçekleştirilecek. Başvuru sırasında talep edilecek bilgi ve belgeler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile KOSGEB tarafından belirlenecek. Referans döneminde bildirilen ortalama prim gün sayısı sıfır olan iş yerleri programdan yararlanamayacak. Sigortalı çalıştırılmadığı için ilgili dönemlerde beyanname vermeyen işletmeler de destek kapsamı dışında tutulacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DESTEKLER VERGİ VE SGK BORÇLARINA MAHSUP EDİLEBİLECEK</span></strong></p>

<p>Destek ödemeleri, KOSGEB kayıtları ve sistem verileri üzerinden gerekli şartları karşıladığı belirlenen işletmelere yapılacak. KOSGEB tarafından gerçekleştirilecek ödemeler, SGK’nın ilgili banka hesabına veya işletmenin GO Dijital Cüzdan hesabına aktarılabilecek. Ödemelerin işletmelerin vergi dairesi ve SGK prim borçlarına mahsup edilmesine de imkan sağlanacak. Ancak aynı destek unsuru için hem KOSGEB hem de Bakanlık desteğinden aynı anda yararlanılamayacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAŞVURU SÜRESİ 6 AYI AŞAMAYACAK</span></strong></p>

<p>Programa ilişkin başvurular için son tarih Bakanlık veya KOSGEB tarafından belirlenecek. Belirlenecek başvuru süresi, programın yürütme tarihinden itibaren 6 ayı geçemeyecek.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/istihdami-koruyan-imalatci-sanayicilere-aylik-destek-ve-kredi-imkani-basladi-1787919504.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İmalat Sanayisine 250 Milyar Liralık Yeni Finansman Paketi Açıklanıyor</title>
                <category>Gündem</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/imalat-sanayisine-250-milyar-liralik-yeni-finansman-paketi-aciklaniyor-1935</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/imalat-sanayisine-250-milyar-liralik-yeni-finansman-paketi-aciklaniyor-1935</guid>
                <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, imalat sanayisine yönelik 250 milyar liralık yeni finansman paketinin 1 Eylül'de başvuruya açılacağını duyurdu. KOBİ'ler ve büyük ölçekli işletmelere 6 aya kadar ödemesiz, 36 aya kadar vadeli kredi imkanı sağlanırken, istihdamını koruyan firmaların finansman maliyetinin 12 puanı bakanlık tarafından karşılanacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İmalat Sanayi Finansman Desteği Tanıtım Programı'nda imalat sanayisine yönelik yeni finansman paketinin ayrıntılarını açıkladı. Toplam 250 milyar lira büyüklüğündeki finansman programına işletmeler 1 Eylül'den itibaren başvurabilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÜYÜK İŞLETMELER İÇİN KREDİ LİMİTİ 150 MİLYON LİRAYA ÇIKTI</span></strong></p>

<p>Yeni düzenleme kapsamında büyük işletmeler için kredi tutarı 50 milyon liradan 150 milyon liraya yükseltildi. Firmalara sağlanacak kredi limitleri ise iş gücü maliyetleriyle orantılı olarak belirlenecek. KOBİ'ler ve büyük ölçekli firmalar, 6 aya kadar ödemesiz ve 36 aya kadar vadeli finansman imkanından yararlanabilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SABİT MALİYETLİ KREDİLERDE ORAN YÜZDE 37</span></strong></p>

<p>Program kapsamında firmalara hem sabit hem de değişken maliyetli kredi seçeneği sunulacak. Sabit maliyetli krediler yüzde 37 sabit oranla kullandırılırken, değişken maliyetli kredilerde oran TLREF+1 olacak. İşletmelerin 2026 yılı Ocak-Haziran dönemindeki ortalama istihdam düzeylerini Temmuz-Aralık döneminde korumaları halinde kullandıkları kredilerin finansman maliyetinin 12 puanı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından karşılanacak. Böylece sabit maliyetli kredilerde yıllık finansman oranının yüzde 25'e kadar düşmesi öngörülüyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KOBİ'LERE KEFALET DESTEĞİ SAĞLANACAK</span></strong></p>

<p>Bakan Kacır, finansman programı kapsamında KOBİ'lere kefalet desteği de sunulacağını belirtti. Kacır, programın ayrıntılarına ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Büyük işletmeler için kredi tutarını 50 milyondan 150 milyon liraya yükselttik. Firmalarımız için belirlenecek kredi limitleri işgücü maliyetleriyle orantılı olacak. KOBİ’lerimiz ve büyük ölçekli firmalarımız, 6 aya kadar ödemesiz ve 36 aya kadar vadeli finansman imkanından; sabit maliyetli kredilerde yüzde 37 sabit, değişken maliyetli kredilerde ise TLREF+1 oranıyla yararlanabilecek."</p>

<p>Bakan Kacır açıklamasının devamında şunları söyledi:&nbsp;"2026 yılı Ocak-Haziran ortalama istihdam düzeylerini Temmuz-Aralık döneminde korumaları karşılığında, işletmelerimizin kullandıkları kredilerde finansman maliyetinin 12 puanını Bakanlık olarak biz karşılayacağız. Böylelikle sabit maliyetli kredilerde yıllık finansman oranı yüzde 25’e kadar düşmüş olacak. Finansman programı kapsamında KOBİ’lerimize kefalet desteği de sunacağız."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAŞVURULAR 1 EYLÜL'DE BAŞLAYACAK</span></strong></p>

<p>Toplam 250 milyar liralık finansman paketine işletmeler 1 Eylül'den itibaren başvurabilecek. Başvuruların ardından protokol imzalanan bankalar kredi değerlendirme süreçlerini yürütecek. Firmalar, değerlendirmelerin tamamlanmasının ardından kendilerine tahsis edilen finansmana erişebilecek.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/imalat-sanayisine-250-milyar-liralik-yeni-finansman-paketi-aciklaniyor-1787918271.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ömer Bolat’tan Halep Vurgusu: “Yeni Yatırımlara Ve Ortak Üretim Tesislerine”</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/omer-bolattan-halep-vurgusu-yeni-yatirimlara-ve-ortak-uretim-tesislerine-1934</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/omer-bolattan-halep-vurgusu-yeni-yatirimlara-ve-ortak-uretim-tesislerine-1934</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 63. Şam Uluslararası Fuarı kapsamında gerçekleştirdiği Suriye temasları çerçevesinde Halep’teki Şeyh Naccar Organize Sanayi Bölgesi’ni ziyaret etti. Türk ve Suriyeli iş insanlarıyla yuvarlak masa toplantısında bir araya gelen Bolat, Halep’in yeniden imarı, sanayi altyapısının güçlendirilmesi, yeni yatırımlar ve ortaklık fırsatları başta olmak üzere iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesini değerlendirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 63. Şam Uluslararası Fuarı kapsamında gerçekleştirilen Suriye temasları çerçevesinde Halep’te temaslarda bulundu.</p>

<p>Halep’teki Şeyh Naccar Organize Sanayi Bölgesi’ni ziyaret eden Bolat, ziyaretin ardından Türk ve Suriyeli iş insanlarıyla bir araya geldi.</p>

<p>Gerçekleştirilen yuvarlak masa toplantısında Türkiye ile Suriye arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesinden Halep’in yeniden imarına, sanayi altyapısının ayağa kaldırılmasından yeni yatırım ve ortaklık fırsatlarına kadar birçok konu ele alındı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HALEP’İN YENİDEN İMARI GÜNDEMDE</span></strong></p>

<p>Halep’in tarihi, üretim gücü ve ticaret kültürüyle Suriye ve bölge açısından önemli bir şehir olduğuna dikkat çekildi.</p>

<p>Bakan Bolat, Halep’in yeniden ayağa kalkmasının, fabrikaların yeniden üretime geçmesinin, çarşıların canlanmasının ve ticaret hayatının güçlenmesinin Suriye’nin ekonomik toparlanması ve bölgesel istikrar açısından önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Bolat, Türkiye’nin sahip olduğu üretim kapasitesi, tecrübesi ve güçlü iş dünyasıyla Suriye’nin yeniden yapılanma sürecine katkı sunmaya devam edeceğini ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ YATIRIM VE ORTAKLIK FIRSATLARI ELE ALINDI</span></strong></p>

<p>Türk ve Suriyeli iş insanlarının katıldığı toplantıda iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi için atılabilecek adımlar değerlendirildi.</p>

<p>Toplantıda yeni yatırım ve ortaklık fırsatlarının yanı sıra Halep’in sanayi altyapısının yeniden güçlendirilmesi ve üretim kapasitesinin artırılması konuları da gündeme geldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“YENİ YATIRIMLARA VE ORTAK ÜRETİM TESİSLERİNE DÖNÜŞECEK”</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, temasların gelecekte daha güçlü ekonomik ilişkilerin temelini oluşturacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“İnanıyorum ki bugün kurduğumuz her temas, gerçekleştirdiğimiz her görüşme ve attığımız her adım; yarın Halep’te daha güçlü ticari bağlara, yeni yatırımlara, ortak üretim tesislerine ve kalıcı ekonomik ortaklıklara dönüşecektir.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“TÜRKİYE OLARAK SURİYELİ KARDEŞLERİMİZİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin Suriye ile iş birliği ve ortak kalkınma vizyonu doğrultusunda hareket edeceğini belirten Bolat, Türkiye’nin üretim kapasitesi ve iş dünyasıyla sürece katkı sunacağını ifade etti.</p>

<p>Bolat, “Türkiye olarak, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu güçlü iş birliği ve ortak kalkınma vizyonu doğrultusunda; sahip olduğumuz üretim kapasitesi, tecrübemiz ve güçlü iş dünyamızla Suriyeli kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HEDEF HALEP’İ YENİDEN ÜRETİM VE TİCARET MERKEZİ YAPMAK</span></strong></p>

<p>Bolat, Türkiye ve Suriye iş dünyasının birlikte hareket etmesiyle Halep’in yeniden güçlü bir üretim ve ticaret merkezi hâline gelmesi için çalışmaların sürdürüleceğini belirtti.</p>

<p>Bolat, “Türkiye ve Suriye iş dünyasının el ele vermesiyle, Halep’in yeniden üretimin, ticaretin ve refahın güçlü merkezlerinden biri haline gelmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/omer-bolattan-halep-vurgusu-yeni-yatirimlara-ve-ortak-uretim-tesislerine-1787915055.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Esnaf Kredilerinde Yeni Dönem Başladı: Borcu Olan Da Kredi Kullanabilecek</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/esnaf-kredilerinde-yeni-donem-basladi-borcu-olan-da-kredi-kullanabilecek-1933</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/esnaf-kredilerinde-yeni-donem-basladi-borcu-olan-da-kredi-kullanabilecek-1933</guid>
                <description><![CDATA[Esnaf ve sanatkârların Halkbank üzerinden kullandığı Hazine faiz destekli kredilerde yeni düzenleme yürürlüğe girdi. Vergi veya SGK borcu bulunan esnaf için kredi imkânı korunurken, belirli şartlarda borcun kredi tutarının bir bölümünden tahsil edilmesinin önü açıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Esnaf ve sanatkârlara yönelik Hazine faiz destekli yatırım ve işletme kredilerinde önemli değişiklikler yapıldı. Cumhurbaşkanı Kararı, bugün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenlemeyle birlikte Türkiye Halk Bankası tarafından kullandırılan kredilerdeki borç şartları ve faiz indirim oranları yeniden belirlendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">VERGİ VE SGK BORCU OLAN ESNAFA KREDİ KAPISI AÇILDI</span></strong></p>

<p>Yeni düzenlemeye göre esnaf ve sanatkârların kredi kullandırımından en fazla 15 gün önce alınmış belgeyle, vergi dairelerine vadesi geçmiş borcu ve sosyal güvenlik prim borcu bulunmadığını ya da mevcut borcun yeniden yapılandırılmış veya taksitlendirilmiş olduğunu belgelemesi gerekiyor. Ancak bu şartı karşılayamayan esnaf için de kredi kullanma imkânı getirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BORCUN BİR KISMI KREDİDEN TAHSİL EDİLEBİLECEK</span></strong></p>

<p>Borçsuzluk şartını sağlayamayan esnafa kolaylık getiren karara göre banka, söz konusu borcun Hazine faiz destekli kredinin azami yüzde 25’ine denk gelen kısmını, öncelikli olarak ilgili tahsil dairelerine yatırabilecek. Bu kapsamda bir yıl içinde tahsil edilecek toplam tutarın 300 bin lirayı aşamayacağı bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FAİZ İNDİRİM ORANLARI YENİDEN BELİRLENDİ</span></strong></p>

<p>Kararla birlikte Hazine faiz desteği kapsamındaki bazı faiz indirim oranları düşürüldü. Buna göre; yüzde 50 faiz indirim oranı yüzde 40 olarak, yüzde 100 faiz indirim oranı yüzde 80 olarak, yüzde 60 faiz indirim oranı ise yüzde 48 olarak uygulanacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">UYGULAMANIN SÜRESİ BİR YIL UZATILDI</span></strong></p>

<p>Kararda ayrıca uygulamanın geçerlilik süresine ilişkin düzenlemeye yer verildi. Düzenlemede yer alan 31/12/2026 ibaresi 31/12/2027 olarak değiştirildi. Böylece Hazine faiz destekli esnaf kredisi uygulamasının süresi bir yıl daha uzatılmış oldu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/esnaf-kredilerinde-yeni-donem-basladi-borcu-olan-da-kredi-kullanabilecek-1787826563.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Murat ÇETİN / Daha Sanayileşmeden Sanayisizleşiyoruz!</title>
                <category>Güncel</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/murat-cetin-daha-sanayilesmeden-sanayisizlesiyoruz-1932</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/murat-cetin-daha-sanayilesmeden-sanayisizlesiyoruz-1932</guid>
                <description><![CDATA[Murat ÇETİN yazdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İSO Başkanı Erdal Bahçıvan dün Meclis kürsüsündeydi.</p>

<p>Aslında yeni bir dosya açmadı.</p>

<p>Temmuz ayında kapağını kaldırdığı dosyayı biraz daha açtı:</p>

<p><strong>Erken sanayisizleşme.</strong></p>

<p>O gün tehlikenin adını koymuştu.</p>

<p>Dün ise reçeteyi tartışmaya açtı:</p>

<p><strong>“Girişimci devlet.”</strong></p>

<p><strong>“Yeni nesil sanayi planlaması.”</strong></p>

<p>İşin düğümü burada:</p>

<p>Sanayisizleşmek için…</p>

<p>Önce sanayileşmek gerekmez mi?</p>

<p>Meğer gerekmiyormuş.</p>

<p>Gelişmiş ülkeler önce fabrikayı kurdu.</p>

<p>Üretti.</p>

<p>İhraç etti.</p>

<p>Teknolojisini geliştirdi.</p>

<p>Sermaye biriktirdi.</p>

<p>Zenginleşti.</p>

<p>Sonra hizmet ekonomisinin payı büyüdü.</p>

<p>Biz?</p>

<p><strong>Kestirmeden gidiyoruz.</strong></p>

<p>Sanayileşme yolculuğunu tamamlamadan sanayi sonrasına geçmeye çalışıyoruz.</p>

<p>Bahçıvan’ın itirazı turizme değil.</p>

<p>Finansa değil.</p>

<p>Yazılıma da değil.</p>

<p>İtirazı…</p>

<p><strong>Sıraya.</strong></p>

<p>Turizm büyüsün.</p>

<p>Finans büyüsün.</p>

<p>Yazılım büyüsün.</p>

<p>Teknoloji büyüsün.</p>

<p>Eyvallah.</p>

<p>Ama bunlar büyürken fabrika küçülüyorsa…</p>

<p>Ortada dönüşümden önce konuşulması gereken başka bir şey vardır:</p>

<p><strong>Üretim kaybı.</strong></p>

<p>Çünkü fabrikayı kapatmak kolay.</p>

<p>Makineyi satarsınız.</p>

<p>İşçiyi gönderirsiniz.</p>

<p>Kapıya kilidi vurursunuz.</p>

<p>Bitti.</p>

<p>Ama yılların üretim kültürünü…</p>

<p>Tedarik zincirini…</p>

<p>Ustayı…</p>

<p>Mühendisi…</p>

<p>İhracat bağlantısını…</p>

<p>Aynı hızla geri getiremezsiniz.</p>

<p>İşin ironik tarafı başka.</p>

<p>Yıllarca bize ne söylendi?</p>

<p>Devlet çekilsin.</p>

<p>Piyasa halleder.</p>

<p>Planlama eskide kaldı.</p>

<p>Sonra pandemi geldi.</p>

<p>Tedarik zinciri koptu.</p>

<p>Çip bulunamadı.</p>

<p>Enerji güvenlik meselesi oldu.</p>

<p>Bir baktık…</p>

<p>Amerika sanayisini destekliyor.</p>

<p>Avrupa stratejik üretimini koruyor.</p>

<p>Çin zaten planlamayı hiç bırakmamış.</p>

<p><strong>Dersi bize verdiler…<br />
Teneffüste müfredatı kendileri değiştirdiler.</strong></p>

<p>Bahçıvan’ın dün “girişimci devlet” derken anlatmak istediği de tam buraya oturuyor.</p>

<p>Devlet fabrika sahibi olsun demiyor.</p>

<p>Piyasanın yerine geçsin demiyor.</p>

<p>Yön göstersin.</p>

<p>Stratejik alanı seçsin.</p>

<p>Uzun vadeli finansmanı kursun.</p>

<p>Sanayicinin küresel yarışta arkasında dursun.</p>

<p>Çünkü bugün Türk sanayicisi yalnız yabancı firmayla yarışmıyor.</p>

<p><strong>O firmanın arkasındaki devletle de yarışıyor.</strong></p>

<p>Rakibine teşvik…</p>

<p>Kendi sanayicine nasihat…</p>

<p>Olmaz.</p>

<p>Sanayileştikten sonra hizmet ekonomisine geçerseniz…</p>

<p>Gelişmiş ülke olursunuz.</p>

<p>Daha sanayileşmenizi tamamlamadan fabrikadan vazgeçerseniz…</p>

<p>Sanayi sonrası toplum falan olmuyorsunuz.</p>

<p><strong>Daha sanayileşmeden sanayisizleşiyorsunuz.</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-08-27%20at%2009_34_06.jpeg" /></strong></p>

<p><strong>AVRUPA KÜÇÜLDÜ, BİZ DAHA ÇOK KÜÇÜLDÜK!</strong></p>

<p>Avrupa’nın hazır giyim pazarı küçülmüş.</p>

<p>2026’nın ilk beş ayında:</p>

<p><strong>Yüzde 11,9.</strong></p>

<p>Türkiye’den alım?</p>

<p><strong>Yüzde 15,8 düşmüş.</strong></p>

<p>Yani yağmur herkese yağmış…</p>

<p><strong>Biz biraz daha fazla ıslanmışız.</strong></p>

<p>Türkiye’nin Avrupa hazır giyim pazarındaki payı 2024’ün aynı döneminde yüzde 11’di.</p>

<p>2025’te yüzde 9,2.</p>

<p>2026’da:</p>

<p><strong>Yüzde 8,8.</strong></p>

<p>İki yılda 2,2 puan gitmiş.</p>

<p>Ama hâlâ üçüncüyüz.</p>

<p>Çin birinci.</p>

<p>Bangladeş ikinci.</p>

<p>Türkiye üçüncü.</p>

<p>Güzel.</p>

<p>Yalnız madalyanın arkasını da çevirelim.</p>

<p><strong>Kürsüdeki yerimiz duruyor…<br />
Pazardaki yerimiz küçülüyor.</strong></p>

<p>Daha enteresanı var.</p>

<p>Türkiye’nin Avrupa’ya sattığı hazır giyimde kilogram başına ihracat değeri:</p>

<p><strong>20,8 Euro.</strong></p>

<p>Avrupa’nın ortalama ithalat değeri:</p>

<p><strong>14,1 Euro.</strong></p>

<p>Yani ucuz mal satmıyoruz.</p>

<p>Katma değer var.</p>

<p>Kalite var.</p>

<p>Ürün var.</p>

<p>Fakat fiyat rekabetinde nefes daralıyor.</p>

<p>Kur geride.</p>

<p>Maliyet önde.</p>

<p>Rakip yanımızdan geçiyor.</p>

<p>Netice?</p>

<p><strong>Ürünü biz dikiyoruz…<br />
Müşteriyi başkası giydiriyor.</strong></p>

<p>Yıllarca bize:</p>

<p>“Katma değeri yükseltin.”</p>

<p>dediler.</p>

<p>Yükselttik.</p>

<p>Şimdi:</p>

<p>“Pahalı kaldınız.”</p>

<p>deniliyor.</p>

<p>İşin cilvesi burada.</p>

<p>Mal kötü değil.</p>

<p><strong>Hesap tutmuyor.</strong></p>

<p>Tekstilde fotoğraf biraz daha iyi.</p>

<p>Türkiye, Avrupa’nın birlik dışı tekstil ve hammadde ithalatında yüzde 17,6 payla Çin’in ardından ikinci sırada.</p>

<p>Üstelik payını çok az da olsa artırmış.</p>

<p>Fakat hazır giyimde alarm çalıyor.</p>

<p>Çünkü pazar küçüldüğünde herkes yara alabilir.</p>

<p>Ama siz pazardan daha hızlı küçülüyorsanız…</p>

<p>Mazereti yalnız Avrupa’da arayamazsınız.</p>

<p><strong>Mesele artık rekabet gücüdür.</strong></p>

<p>Üçüncülük güzel.</p>

<p>Madalyası da var.</p>

<p>Ama pazar payınız her yıl biraz daha eriyorsa…</p>

<p><strong>Tesellisi pahalıya geliyor.</strong></p>

<p>...</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/daha-sanayilesmeden-sanayisizlesiyoruz-20"><span style="color:#c0392b"><strong>YAZININ TAMAMI BURADA</strong></span></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/murat-cetin-daha-sanayilesmeden-sanayisizlesiyoruz-1787813552.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Şam’da Türk İş Dünyası İçin Yeni Fırsatlar! 40 Şirketle Ticaret Masası Kuruldu</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/samda-turk-is-dunyasi-icin-yeni-firsatlar-40-sirketle-ticaret-masasi-kuruldu-1931</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/samda-turk-is-dunyasi-icin-yeni-firsatlar-40-sirketle-ticaret-masasi-kuruldu-1931</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 63. Uluslararası Şam Fuarı ziyareti kapsamında Türkiye ile Suriye arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik önemli temaslarda bulunulduğunu açıkladı. Şam’da 40 Türk şirketi ve 200’e yakın katılımcıyla gerçekleştirilen toplantılarda ticaret, yatırım, ortak üretim ve yeni iş birliği fırsatları ele alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Şam’da Türkiye-Suriye ticari ilişkilerinde yeni bir dönemin kapılarını aralayacak önemli bir buluşma gerçekleştirildiğini açıkladı.&nbsp;Uluslararası Şam Fuarı ziyareti kapsamında, Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) organizasyonunda Suriye Genel Ticaret Heyeti Şam’da bir araya geldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">40 TÜRK ŞİRKETİ ŞAM’DA BULUŞTU</span></strong></p>

<p>Gerçekleştirilen programa 40 Türk şirketi ve 200’e yakın katılımcının katıldığı belirtildi.&nbsp;Türk ve Suriyeli iş insanları arasında gerçekleştirilen görüşmelerde ticaret ve yatırım imkânları, yeni iş birliği alanları ve ortaklık fırsatları kapsamlı şekilde değerlendirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HEDEF SADECE TİCARET HACMİNİ ARTIRMAK DEĞİL</span></strong></p>

<p>Bakan Bolat, hedefin yalnızca iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırmak olmadığını belirtti.&nbsp;Yeni dönemde karşılıklı yatırımların, ortak üretimin, teknoloji ve tecrübe paylaşımının yanı sıra şirketlerin üçüncü ülkelerde birlikte hareket etmesinin de güçlendirilmesinin amaçlandığı ifade edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRK İŞ DÜNYASINDAN SURİYE’NİN YENİDEN İMARINA DESTEK</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin üretim kapasitesi, tecrübesi ve lojistik imkânlarıyla Suriye’nin ekonomik toparlanması ve yeniden imar sürecine katkı sunmaya hazır olduğu belirtildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“GÜÇLÜ BİR BULUŞMAYA İMZA ATTIK”</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Şam’da, Türkiye-Suriye ticari ilişkilerinde yeni bir dönemin kapılarını aralayacak güçlü bir buluşmaya imza attık.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“YENİ İŞ BİRLİĞİ ALANLARINI DEĞERLENDİRDİK”</span></strong></p>

<p>Bolat, Türk ve Suriyeli iş insanlarıyla gerçekleştirilen görüşmelere ilişkin şöyle konuştu:&nbsp;“Türk ve Suriyeli iş insanlarımızla; ticaret ve yatırım imkânlarını, yeni iş birliği alanlarını ve ortaklık fırsatlarını kapsamlı şekilde değerlendirdik.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ORTAK ÜRETİM VE YATIRIM HEDEFİ</span></strong></p>

<p>Türkiye ve Suriye arasındaki ekonomik ilişkilerin yalnızca ticaretle sınırlı kalmaması, karşılıklı yatırımlar ve ortak üretim projeleriyle daha da geliştirilmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“TÜRK İŞ DÜNYAMIZ KATKI SUNMAYA HAZIR”</span></strong></p>

<p>Bolat, Türk iş dünyasının Suriye’nin ekonomik toparlanması ve yeniden imar sürecine katkı sunmaya hazır olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Türk iş dünyamız; güçlü üretim kapasitesi, köklü tecrübesi ve lojistik imkânlarıyla, kardeş Suriye’nin ekonomik toparlanması ve yeniden imar sürecinde önemli katkılar sunmaya hazırdır.”</p>

<p>Bakan Bolat, Şam’da gerçekleştirilen temasların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütüldüğünü belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“KALICI TİCARİ ORTAKLIKLARA KATKI SAĞLAYACAK”</span></strong></p>

<p>Bolat, temasların gelecekteki iş birliklerine katkı sağlayacağına inandığını belirterek şöyle konuştu:&nbsp;“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, bugün Şam’da kurduğumuz bu güçlü temasların; kalıcı ticari ortaklıklara, ortak yatırım ve üretim projelerine, iki ülkemizin refahına ve bölgemizin istikrarına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EKONOMİK İŞ BİRLİĞİ GELİŞTİRİLECEK</span></strong></p>

<p>Türkiye ile Suriye arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin karşılıklı kazanım ve ortak kalkınma anlayışıyla geliştirilmesinin hedeflendiği belirtildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“DAHA DA İLERİYE TAŞIYACAĞIZ”</span></strong></p>

<p>Bolat, Türkiye ile Suriye arasındaki ticari ilişkilerin geleceğine ilişkin açıklamasını şu sözlerle tamamladı:&nbsp;“Türkiye ile Suriye arasındaki ekonomik ve ticari iş birliğini, karşılıklı kazanım ve ortak kalkınma anlayışıyla daha da ileriye taşıyacağız.”</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 18:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/samda-turk-is-dunyasi-icin-yeni-firsatlar-40-sirketle-ticaret-masasi-kuruldu-1787758830.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Şeffaf Olmayan Ortak Alan Giderleri ve Fahiş Kira Talepleri Perakende Sektörünü Zorluyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/seffaf-olmayan-ortak-alan-giderleri-ve-fahis-kira-talepleri-perakende-sektorunu-zorluyor-1930</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/seffaf-olmayan-ortak-alan-giderleri-ve-fahis-kira-talepleri-perakende-sektorunu-zorluyor-1930</guid>
                <description><![CDATA[Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Temmuz ayı anket sonuçlarına göre markaların yüzde 77'si şeffaf olmayan ortak alan giderleri nedeniyle AVM yönetimleriyle ihtilaf yaşıyor. BMD Başkanı Sinan Öncel, mevzuat değişikliğine rağmen detaylı fatura paylaşılmadığını belirterek yüksek maliyetlerin perakendeciler için büyük risk oluşturduğunu ifade etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Markalar için yıllardır devam eden ve artık kronik bir sorun haline gelen fahiş kira artış taleplerinin yanı sıra üç yıl önce yapılan mevzuat değişikliğine rağmen, AVM’lerde şeffaf olmayan ortak alan giderleriyle ilgili taraflar arasındaki ihtilaf da devam ediyor. Markaların yüzde 77’sinin ortak alan giderleri konusunda AVM’lerle ihtilaflı olduğu ortaya çıktı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEMMUZ AYI ANKET SONUÇLARI AÇIKLANDI</span></strong></p>

<p>Çatısı altındaki 516 marka ile gıda dışı perakende sektörünün en önemli temsilcisi olan Birleşmiş Markalar Derneği (BMD), üyeleri arasında gerçekleştirdiği Temmuz ayı anketinin sonuçlarını açıkladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SATIŞLARDA SEKTÖREL MAZANİT VE TEMPO DEĞİŞİMİ</span></strong></p>

<p>Anketi değerlendiren BMD Başkanı Sinan Öncel, mayıs ve haziran aylarında canlı geçen hazır giyim ve ayakkabı satışlarının temmuzda hız kestiğini bildirdi. Sinan Öncel değerlendirmesinde, "Temmuzda kozmetik markalarımızın yüzde 86’sının adet satışları artarken, hazır giyim markalarımızın yüzde 54’ünün, ayakkabı markalarımızın ise yüzde 58’inin adet satışları düştü." diye konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İNDİRİMSİZ SATIŞ İMKÂNI NEREDEYSE KALMADI</span></strong></p>

<p>Sinan Öncel, hazır giyim başta olmak üzere gıda dışı perakendede indirim yapılmadan satış imkânı neredeyse kalmadığının altını çizdi. Özellikle hazır giyim ve ayakkabıda daha yüksek indirim ve daha düşük marj ile ciro artırabildiğini belirten Öncel, açıklamalarını şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Ciro artışı çoğu zaman enflasyonun altında kalıyor. Bugün tüketici uygun fiyatlı ürüne ulaşmakla birlikte, firmalar için orta ve uzun vadede büyük risk var. Çünkü maliyetler artarken kârlılık düşmeye devam ediyor. Uzun süredir yaşadığımız sorunun temelinde yüksek maliyet artışları yatıyor. Kira ve AVM’lerdeki şeffaf olmayan ortak alan giderleri en önemli maliyet kalemlerimizi oluşturuyor. 10 uzama yılını dolduran kontratlarda 2-3 kat kira artışı talebiyle karşılaşılırken üç yıl önce yapılan mevzuat değişikliğine rağmen ortak alan giderlerinde bir türlü şeffaflık sağlanamadı. Birçok AVM yönetimi detaylı hesap ve fatura paylaşmadığı için harcamaları net olarak göremiyoruz. Türkiye’deki AVM’lerde yaklaşık 14 milyon metrekare kiralanabilir alan bulunuyor. Her metrekare için ortalama 50 TL fazla ödeme yapılsa aylık 700 milyon, yıllık 8,4 milyar TL’lik bir maliyet ortaya çıkıyor. Temmuz anketimizde üyelerimize ortak alan giderleri konusunda AVM yönetimiyle ihtilaflarının olup olmadığını sorduk. Yanıt veren üyelerimizin yüzde 77’si, yani her dört markadan en az üçü, AVM yönetimiyle ihtilaflı olduğunu beyan ediyor. Üyelerimizin sadece yüzde 23’ünün AVM’lerle sorunu bulunmuyor. İhtilaf oranının yüksek olmasına rağmen sorunu yargıya taşıyan üyelerimizin oranının ise yüzde 6 düzeyinde kalması dikkat çekiyor."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YARGIYA TAŞINMA ORANININ DÜŞÜK KALMA NEDENİ</span></strong></p>

<p>Sinan Öncel, ortak alan giderleri ile ilgili ihtilafın yargıya taşınma oranının düşük kalmasında, markaların 10 uzama yılı sonrası AVM yönetimiyle kira artışlarıyla ilgili sorun yaşamak istememesinin etkili olduğunu sözlerine ekledi.</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/seffaf-olmayan-ortak-alan-giderleri-ve-fahis-kira-talepleri-perakende-sektorunu-zorluyor-1787741552.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Altın Üç Ayın Zirvesi Sonrası Dengelendi! Altın Yatırımcıları ABD Enflasyon Verisine Odaklandı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/altin-uc-ayin-zirvesi-sonrasi-dengelendi-altin-yatirimcilari-abd-enflasyon-verisine-odaklandi-1929</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/altin-uc-ayin-zirvesi-sonrasi-dengelendi-altin-yatirimcilari-abd-enflasyon-verisine-odaklandi-1929</guid>
                <description><![CDATA[Önceki seansta üç ayın en yüksek seviyesine ulaşan altın fiyatları, çarşamba günü yatay bir seyir izledi. Piyasalarda gözler ABD'den gelecek PCE enflasyon verisi ile Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole toplantısında yapacağı açıklamalara çevrildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Altın fiyatları, önceki seansta üç ayın en yüksek seviyesini görmesinin ardından çarşamba günü yatay bir seyir izledi. Piyasaların odağında ABD'nin açıklayacağı Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) enflasyon verisi ile Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole'da vereceği mesajlar bulunuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ALTINDA YÜKSELİŞ SONRASI SAKİN GÖRÜNÜM</span></strong></p>

<p>Spot altının ons fiyatı fazla değişmeyerek 4.652,39 dolar seviyesinde kaldı. Altın, ABD Hazinesi'nin uzun vadeli tahvillere yönelik geri alım programını artıracağını açıklamasının ardından başlayan yükselişini salı günü de sürdürerek mayıs ortasından bu yana en yüksek seviyesine ulaşmıştı. ABD altın vadeli işlemleri ise yüzde 0,3 yükselerek 4.709,20 dolara çıktı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÖZLER FED'İN ENFLASYON GÖSTERGESİNDE</span></strong></p>

<p>Yatırımcıların bugün odaklandığı başlıca veri, Fed'in para politikası kararlarında yakından izlediği temmuz ayı Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) fiyat endeksi olacak. Piyasalar ayrıca Fed Başkanı Kevin Warsh'ın cuma günü Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu'nda yapacağı konuşmaya çevrildi. Warsh'ın faiz politikasına ilişkin vereceği mesajların, eylül toplantısına yönelik beklentiler üzerinde etkili olması bekleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÜŞÜK ENFLASYON ALTINI DESTEKLEYEBİLİR</span></strong></p>

<p>Analistler, enflasyonun beklentilerin altında kalması ve Warsh'ın güvercin ya da dengeli bir mesaj vermesi halinde altın fiyatlarında yükselişin güç kazanabileceğine dikkat çekiyor. Böyle bir senaryoda reel faizlerin gerileyeceği beklentisinin artması, faiz getirisi sağlamayan altının yatırımcılar açısından cazibesini yükseltebilir. ABD'de son dönemde açıklanan istihdam verilerindeki zayıflama ve tüketici enflasyonunun beklentiler doğrultusunda gerçekleşmesi, eylül ayında faiz artışı beklentilerini sınırlamıştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PİYASALAR FED'DEN FAİZ KARARI BEKLİYOR</span></strong></p>

<p>CME FedWatch verilerine göre piyasalar, Fed'in gelecek ay faizleri sabit bırakma ihtimalini yüzde 63,6 olarak fiyatlıyor. Bu nedenle PCE verisi ve Jackson Hole'dan gelecek mesajların, önümüzdeki dönemde altının yönü açısından kritik olması bekleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HÜRMÜZ GELİŞMESİ DEĞERLİ METALLERİ ETKİLEDİ</span></strong></p>

<p>Jeopolitik gelişmeler de değerli metal piyasalarının seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor. İran'ın Hürmüz Boğazı'nın yönetimine ilişkin Umman ile görüşmeleri yeniden başlattığını açıklaması, petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu. Piyasalarda jeopolitik risklerin seyri ve petrol fiyatlarındaki hareketlerin yanı sıra dolar ve faiz beklentileri de altının yönü açısından yakından takip ediliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜMÜŞ PLATİN VE PALADYUM YÜKSELDİ</span></strong></p>

<p>Diğer değerli metallerde ise yükseliş öne çıktı. Spot gümüş yüzde 0,7 artışla 69,09 dolara, platin yüzde 0,6 yükselişle 1.869,22 dolara, paladyum ise yüzde 1,4 artışla 1.345,30 dolara çıktı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 09:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/altin-uc-ayin-zirvesi-sonrasi-dengelendi-altin-yatirimcilari-abd-enflasyon-verisine-odaklandi-1787725369.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye’nin AB Hazır Giyim Pazarındaki Payı Düşüşe Geçti</title>
                <category>Güncel</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyenin-ab-hazir-giyim-pazarindaki-payi-dususe-gecti-1928</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyenin-ab-hazir-giyim-pazarindaki-payi-dususe-gecti-1928</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa Birliği’nin hazır giyim ithalatı 2026’nın ilk 5 ayında daralırken, Türkiye’nin bu pazardaki payı yüzde 8,8’e geriledi. İHKİB raporuna göre yüksek maliyetler nedeniyle rekabet kaybı yaşayan Türk hazır giyim sektörü, pazarın genelinden daha fazla etkilendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği'nin hazır giyim ve konfeksiyon ithalatında yılın ilk 5 ayında belirgin bir daralma yaşandı. İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birlikleri (İHKİB) Ar-Ge ve Projeler Şubesi tarafından Eurostat verileriyle hazırlanan "Avrupa Birliği Hazır Giyim ve Tekstil Pazarında Türkiye’nin Yeri" raporuna göre, AB-27’nin hazır giyim ithalatı 2026’nın Ocak-Mayıs döneminde yüzde 11,9 azalarak 38,7 milyar Euro’ya geriledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE’DEN YAPILAN ALIMLAR YÜZDE 15,8 AZALDI</span></strong></p>

<p>Pazarda yaşanan genel daralmaya paralel olarak Türkiye’den yapılan alımlarda da düşüş görüldü. AB'nin Türkiye’den ithalatı aynı dönemde yüzde 15,8 düşerek 4,05 milyar Euro’dan 3,41 milyar Euro’ya indi. Türkiye, yüksek maliyetlerin yol açtığı rekabetçilik kaybı nedeniyle ana ihracat pazarındaki daralmadan pazarın genelinden daha fazla etkilendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜÇÜNCÜ BÜYÜK TEDARİKÇİ KONUMU KORUNDU</span></strong></p>

<p>Yaşanan gerilemeye rağmen Türkiye, 3,4 milyar Euro’luk satış rakamıyla Çin ve Bangladeş’in ardından AB’nin en büyük üçüncü hazır giyim tedarikçisi olmayı sürdürdü. Aynı dönemde Çin’den yapılan ithalat yüzde 10,1 azalarak 11,7 milyar Euro’ya, Bangladeş’ten yapılan ithalat ise yüzde 19 düşerek 7,4 milyar Euro’ya geriledi. AB’nin en büyük 10 hazır giyim tedarikçisinin tamamında ithalat rakamları düştü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PAZAR PAYINDA İKİ YILDA DİKKAT ÇEKEN GERİLEME</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin AB hazır giyim ithalatındaki pazar payı son iki yılda kademeli olarak geriledi. 2024’ün Ocak-Mayıs döneminde yüzde 11 seviyesinde olan pazar payı, 2025’in aynı döneminde yüzde 9,2’ye, 2026’nın ilk 5 ayında ise yüzde 8,8’e düştü. Böylece Türkiye iki yıllık süreçte 2,2 puanlık pazar payı kaybı yaşadı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEDARİKÇİ ÜLKELER ARASINDAKİ DENGELER DEĞİŞTİ</span></strong></p>

<p>İHKİB raporuna göre ilk 10 tedarikçi arasında Türkiye ile birlikte Bangladeş, Hindistan, Pakistan ve Kamboçya’nın pazar payı geriledi. Buna karşılık Çin, Vietnam, Fas, Tunus ve Myanmar ise pazar paylarını artırmayı başardı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>KİLOGRAM BAŞINA DÜŞEN DEĞER ARTIŞ GÖSTERDİ</strong></span></p>

<p>Türkiye’nin AB pazarı için birim fiyatı 2025 yılı geneli için 20,4 Euro olarak gerçekleşmişken, 2026’nın ilk 5 ayında 20,8 Euro’ya yükseldi. Türkiye bu değerle, AB'nin ilk 10 tedarikçisi arasında en yüksek birim fiyata sahip üçüncü ülke oldu. Sıralamanın zirvesinde Tunus, Fas ve Vietnam yer alırken; Türkiye'nin konumu düşük maliyetli tedarikçilerden ayrışarak daha yüksek katma değerli ürün segmentinde bulunduğunu gösterdi. Bu dönemde AB’nin hazır giyimde kg başına ortalama ithalat değeri 14,1 Euro seviyesindeydi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEKSTİL VE HAMMADDELERİNDE DAHA GÜÇLÜ SEYİR</span></strong></p>

<p>Hazır giyimdeki pazar kaybına karşın tekstil ve hammaddeleri sektöründe Türkiye pozisyonunu korudu. AB’nin Birlik dışından tekstil ithalatı yüzde 10,6 azalırken, Türkiye’den yapılan ithalat yüzde 9,8 düşüşle 1,3 milyar Euro oldu. Türkiye, Çin’in ardından ikinci büyük tekstil tedarikçisi konumunu sürdürürken, pazardaki payını yüzde 17,5’ten yüzde 17,6’ya çıkardı. Tekstilde birim fiyat ise yüzde 7,6 düşerek kilogram başına 3,7 Euro’ya geriledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EN BÜYÜK İTHALAT KALEMİ KADIN GİYİM OLDU</span></strong></p>

<p>AB’nin hazır giyim ithalatındaki en büyük payı kadın giyim oluşturdu. Kadın giyim ithalatı ilk beş ayda yüzde 11,8 düşerek 9,5 milyar Euro’ya indi. Erkek giyim yüzde 14 düşüşle 6,2 milyar Euro, hazır eşya ise yüzde 10,7 düşüşle 4,8 milyar Euro olarak kayıtlara geçti. Düşüş diğer alt gruplarda da devam etti; tişört ithalatı yüzde 13,4, örme giyim yüzde 13, dış giyim yüzde 13,4, iç giyim yüzde 16,1 ve bebek giyim yüzde 21,1 geriledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜMRÜK AVANTAJLARINA RAĞMEN REKABET BASKISI SÜRÜYOR</span></strong></p>

<p>Türkiye, Gümrük Birliği kapsamında sanayi ürünlerini A.TR belgesiyle AB'ye gümrüksüz ihraç edebilirken; rakip ülkelerden Bangladeş ve Myanmar EBA, Pakistan GSP+, Vietnam, Fas ve Tunus ise özel anlaşmalarla sıfır gümrük avantajından yararlanıyor. Çin yüzde 12, Hindistan ise yüzde 9,6 ile 12 arasında değişen gümrük vergileriyle mücadele ediyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 08:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/turkiyenin-ab-hazir-giyim-pazarindaki-payi-dususe-gecti-1787724057.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Murat ÇETİN / Gözbebeği Mi, Günah Keçisi Mi?</title>
                <category>Güncel</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/murat-cetin-gozbebegi-mi-gunah-kecisi-mi-1927</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/murat-cetin-gozbebegi-mi-gunah-kecisi-mi-1927</guid>
                <description><![CDATA[Murat ÇETİN yazdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Biz tekstille sanayileştik.</p>

<p>İpliği çevirdik.</p>

<p>Kumaşı dokuduk.</p>

<p>Konfeksiyonu öğrendik.</p>

<p>Dünyaya sattık.</p>

<p>Milyonlara ekmek verdik.</p>

<p>Yıllarca ihracatın yükünü taşıyan bu sektöre de boşuna <strong>“gözbebeğimiz”</strong> demedik.</p>

<p>IFCO’da Ticaret Bakanı <strong>Ömer Bolat’</strong>ın söyledikleri de aynı kıymetin altını çiziyordu:</p>

<p>“Tekstil ve giyim sektörünü göz ardı etmiyoruz, büyük önem veriyoruz.”</p>

<p>Eyvallah.</p>

<p>Sektör hâlâ devletin <strong>radarında.</strong></p>

<p>Destek konuşuluyor.</p>

<p>Fuarlara<strong> kaynak</strong> ayrılıyor.</p>

<p>İhracatta toparlanma bekleniyor.</p>

<p><strong>Kâğıt üzerindeki fotoğraf güzel.</strong></p>

<p>Fakat fabrikanın kapısından içeri girince fotoğrafın rengi değişiyor.</p>

<p>Finansman pahalı.</p>

<p>İşçilik pahalı.</p>

<p>Enerji pahalı.</p>

<p>Maliyet koşuyor.</p>

<p><strong>Kur arkasından geliyor.</strong></p>

<p>İSO Başkanı <strong>Erdal Bahçıvan’</strong>ın itirazı da tam burada başlıyor:</p>

<p>“Enflasyon uğruna Türkiye sanayisi feda ediliyor.”</p>

<p>İşte sektörün yaşadığı çelişki bu.</p>

<p>Bir tarafta:</p>

<p>“Gözbebeğimiz.”</p>

<p>Öbür tarafta:</p>

<p>“Feda ediliyoruz.”</p>

<p><strong>Gözbebeği dediğiniz sektörü koruyamazsanız, sıfat yerinde kalır; fabrika küçülür.</strong></p>

<p>Üstelik piyasa <strong>Ankara’nın takvimine</strong> göre hareket etmiyor.</p>

<p>Sipariş beklemiyor.</p>

<p>Rakip ülke beklemiyor.</p>

<p>Maliyet hiç beklemiyor.</p>

<p>Sanayiciye kalan ise sabretmek.</p>

<p>Peki nereye kadar?</p>

<p><strong>Enflasyon düşene kadar fabrika ayakta kalabilecek mi?</strong></p>

<p>Asıl mesele burada.</p>

<p>Bolat, sektörün itirazlarını dinledikten sonra bunları <strong>Ekonomi Koordinasyon Kurulu</strong>’na taşıyacağını söyledi.</p>

<p>Güzel.</p>

<p>Sanayici derdini Bakan’a anlattı.</p>

<p>Bakan ekonomi yönetimine anlatacak.</p>

<p>Ekonomi yönetimi değerlendirecek.</p>

<p>Sanayici de neticeyi bekleyecek.</p>

<p>Fakat o beklerken çark dönmek zorunda.</p>

<p>İşçi maaşını almak zorunda.</p>

<p>Sipariş zamanında çıkmak zorunda.</p>

<p>Kredi vadesi gününde gelmek zorunda.</p>

<p><strong>Bir tek maliyetin toplantı takvimi yok.</strong></p>

<p>Onun için sanayicinin Ankara’dan beklediği şey yeni bir<strong> tespit cümlesinden</strong> ziyade <strong>karar.</strong></p>

<p>Çünkü ne kadar güzel anlatılırsa anlatılsın…</p>

<p><strong>Fabrika toplantı tutanağıyla çalışmıyor.</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-08-20%20at%2016_15_57%20(1).jpeg" /></strong></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>MÜŞTERİ BİZDİK, TURİST OLDUK!</strong></span></p>

<p>Eskiden turist Türkiye’ye gelirdi.</p>

<p>Döviz bozdururdu.</p>

<p>Gömlek alırdı.</p>

<p>Ayakkabı alırdı.</p>

<p>Çanta alırdı.</p>

<p>Bavulunu doldururdu.</p>

<p>Biz sevinirdik.</p>

<p>Şimdi manzara tersine dönüyor.</p>

<p>Biz uçağa biniyoruz.</p>

<p>Avrupa’ya gidiyoruz.</p>

<p>Alışveriş yapıyoruz.</p>

<p>Bavulu dolduruyoruz.</p>

<p>Bu defa onlar seviniyor.</p>

<p><strong>Turist aynı.<br />
Bavul aynı.<br />
Yön değişti.</strong></p>

<p>Bu değişimin sebebini İTO Başkanı<strong> Şekib Avdagiç</strong> rakamlarla anlatıyor.</p>

<p>Yılın ilk altı ayında sepet kur yaklaşık yüzde 7 artarken, TÜFE ile ÜFE ortalaması yaklaşık yüzde 17 yükselmiş.</p>

<p>Aradaki fark:</p>

<p><strong>Yaklaşık 10 puan.</strong></p>

<p>Ekonomistler buna<strong> “kur-enflasyon makası”</strong> diyor.</p>

<p>Vatandaş ise makası başka türlü görüyor.</p>

<p>Etikete bakıyor.</p>

<p>Aynı ürünü Türkiye’de pahalı, başka ülkede daha makul buluyorsa kararını veriyor.</p>

<p>Ekonomi teorisi dinlemiyor.</p>

<p>Alışverişini yapıyor.</p>

<p>Avdagiç’in işaret ettiği asıl<strong> tehlike</strong> de burada.</p>

<p>Türklerin yurt dışındaki alışverişi hızla büyürken, yabancıların Türkiye’deki harcamaları aynı tempoyu yakalayamıyor.</p>

<p>Yani mesele yalnızca kur tablosundaki rakamlarla sınırlı kalmıyor.</p>

<p><strong>Doların yönü aynı.<br />
Müşterinin yönü değişiyor.</strong></p>

<p>Türkiye’nin yıllarca önemli bir avantajı vardı.</p>

<p>Ucuzluk üzerinden yürüyen bir avantaj da değildi bu.</p>

<p>Kaliteli ürünü makul fiyata sunabiliyorduk.</p>

<p>Şimdi ise iki kelime piyasada dolaşıyor:</p>

<p><strong>“Türkiye pahalı.”</strong></p>

<p>İşte asıl tehlike burada başlıyor.</p>

<p>Kur bugün yükselir, yarın geriler.</p>

<p>Enflasyon çıkar, sonra iner.</p>

<p>Makas açılır, zamanla kapanır.</p>

<p>Fakat bir ülkenin üzerine <strong>“pahalı”</strong> etiketi <strong>yapıştığında</strong> mesele rakamdan çıkar, algıya dönüşür.</p>

<p>Turiste TÜFE anlatamazsınız.</p>

<p>Kur politikası sunumu yapamazsınız.</p>

<p>Grafik gösteremezsiniz.</p>

<p><strong>Turist valizini alır, rotasını değiştirir.</strong></p>

<p>Bir zamanlar alışveriş için Türkiye’ye gelen müşteri gider.</p>

<p>Bu defa müşteri(!) biz oluruz.</p>

<p>Turist de onlar.</p>

<p>...</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/gozbebegi-mi-gunah-kecisi-mi-19"><strong><span style="color:#c0392b">YAZININ DEVAMI BURADA</span></strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 16:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/murat-cetin-gozbebegi-mi-gunah-kecisi-mi-1787233554.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ücretli Çalışan Sayısı Bir Yılda 402 Bin Arttı: En Fazla Artış İnşaatta</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ucretli-calisan-sayisi-bir-yilda-402-bin-artti-en-fazla-artis-insaatta-1926</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ucretli-calisan-sayisi-bir-yilda-402-bin-artti-en-fazla-artis-insaatta-1926</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’de sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerini kapsayan toplam ücretli çalışan sayısı, haziranda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,5 artarak 16 milyon 334 bin 751’e yükseldi. Yıllık bazda sanayide yüzde 1,1’lik gerileme yaşanırken, inşaat sektöründeki yüzde 7,1’lik artış dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de ücretli çalışan sayısındaki artış haziran ayında da devam etti.&nbsp;Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayına ilişkin ücretli çalışan verilerini açıkladı. Buna göre sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerini kapsayan toplam ücretli çalışan sayısında geçen yılın aynı dönemine kıyasla artış kaydedildi.&nbsp;Haziran 2025’te 15 milyon 932 bin 665 olan ücretli çalışan sayısı, Haziran 2026’da yüzde 2,5 artarak 16 milyon 334 bin 751’e ulaştı. Rakamlar, bir yıllık dönemde söz konusu sektörlerde ücretli çalışan sayısına yaklaşık 402 bin kişinin eklendiğini ortaya koydu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İNŞAAT İSTİHDAM ARTIŞINDA ÖNE ÇIKTI</span></strong></p>

<p>Sektörel dağılımda en güçlü artış inşaatta görüldü.&nbsp;İnşaat sektöründe ücretli çalışan sayısı yıllık bazda yüzde 7,1 artarken, ticaret ve hizmet sektörlerinde artış yüzde 3,5 olarak gerçekleşti. Sanayi sektöründe ise diğer sektörlerin aksine düşüş kaydedildi. Sanayide ücretli çalışan sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,1 geriledi.&nbsp;Haziran ayı itibarıyla sanayide 4 milyon 834 bin 50, inşaat sektöründe 2 milyon 34 bin 406, ticaret ve hizmet sektörlerinde ise 9 milyon 466 bin 295 kişi ücretli olarak çalıştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HER 10 ÜCRETLİ ÇALIŞANDAN YAKLAŞIK 6’SI TİCARET VE HİZMETLERDE</span></strong></p>

<p>Veriler, ücretli istihdamın ağırlığının ticaret ve hizmet sektörlerinde toplandığını gösterdi. Toplam 16,3 milyon ücretli çalışanın 9,4 milyondan fazlası bu grupta yer aldı.&nbsp;Ticaret ve hizmetler grubunun alt sektörleri incelendiğinde yıllık istihdam artışında ulaştırma ve depolama faaliyetleri yüzde 5,9 ile ilk sıraya yerleşti.&nbsp;Gayrimenkul faaliyetlerindeki artış ise yüzde 5,8 olarak kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYLIK VERİLERDE TÜM SEKTÖRLER ARTTI</span></strong></p>

<p>Ücretli çalışan sayısında yalnızca yıllık değil, aylık bazda da artış yaşandı. Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerinin toplamında çalışan sayısı mayıs ayına göre yüzde 1 yükseldi. Aylık değişimde de inşaat sektörü öne çıktı. Ücretli çalışan sayısı inşaatta yüzde 2, sanayide yüzde 0,9, ticaret ve hizmet sektörlerinde ise yüzde 0,8 arttı.<br />
Böylece yıllık bazda sanayide istihdam kaybı görülmesine rağmen, haziran ayındaki aylık veriler üç ana sektör grubunda da ücretli çalışan sayısının yükseldiğine işaret etti.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/ucretli-calisan-sayisi-bir-yilda-402-bin-artti-en-fazla-artis-insaatta-1786699346.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜİK Verilerine Göre Tarımda Üretici Fiyatları Yıllık Bazda Artış Gösterdi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tuik-verilerine-gore-tarimda-uretici-fiyatlari-yillik-bazda-artis-gosterdi-1925</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/tuik-verilerine-gore-tarimda-uretici-fiyatlari-yillik-bazda-artis-gosterdi-1925</guid>
                <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre Tarım-ÜFE temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 2,31, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 18,81 arttı. Yıllık bazda en yüksek artış yüzde 84,34 ile sebze, kavun-karpuz, kök ve yumrular grubunda gerçekleşti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), temmuz ayına ilişkin Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre Tarım-ÜFE, temmuz ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 2,31 yükseldi. Endeks, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 18,81, yılbaşına göre yüzde 10,22 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 35,12 artış kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEKTÖRLER BAZINDA FİYAT DEĞİŞİMLERİ</span></strong></p>

<p>Sektörler bazında değerlendirildiğinde, temmuz ayında bir önceki aya göre tarım ve avcılık ürünleri ile ilgili hizmetlerde yüzde 2,52 artış görüldü. Balıkçılık ve su ürünleri ile balıkçılık için destekleyici hizmetlerde yüzde 0,82 artış kaydedilirken, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde ise yüzde 1,66 düşüş yaşandı.&nbsp;Ana gruplar içerisinde tek yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 0,62 azalış gerçekleşirken; çok yıllık bitkisel ürünler yüzde 8,33, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünler ise yüzde 0,67 oranında arttı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEBZE VE KAVUN-KARPUZ GRUBUNDA REKOR ARTIŞ</span></strong></p>

<p>Yıllık değişimde en yüksek artış yüzde 84,34 ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular grubunda gerçekleşti. Aylık bazda ise en yüksek değişim tropikal ve subtropikal meyvelerde görüldü. Bu grupta fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 13,61 geriledi.&nbsp;Açıklanan veriler, tarım ürünlerinde üretici fiyatlarının yıllık bazda artışını sürdürdüğünü ortaya koyarken, ürün grupları arasındaki fiyat değişimlerinin ise önemli farklılıklar gösterdiğini gözler önüne serdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 14:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/tuik-verilerine-gore-tarimda-uretici-fiyatlari-yillik-bazda-artis-gosterdi-1786620728.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ağustos Ayının Kalanında Motorinden Alınan ÖTV Tamamen Sıfırlanıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/agustos-ayinin-kalaninda-motorinden-alinan-otv-tamamen-sifirlaniyor-1924</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/agustos-ayinin-kalaninda-motorinden-alinan-otv-tamamen-sifirlaniyor-1924</guid>
                <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, jeopolitik gelişmeler nedeniyle motorin fiyatlarında yaşanan artışın etkilerini sınırlamak amacıyla ağustos ayının kalanında motorinde ÖTV’nin sıfırlanacağını açıkladı. Bakan Şimşek, yıl sonuna kadar kademeli ÖTV uygulamasına geçileceğini duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, motorin fiyatlarında son dönemde yaşanan yüksek artışın vatandaş ve üreticiler üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla yeni bir uygulamanın hayata geçirileceğini açıkladı.&nbsp;Bakan Şimşek, Cumhurbaşkanı Kararı ile motorin için getirilen kademeli Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) uygulamasına ilişkin yaptığı değerlendirmede, ağustos ayının kalanında motorinden alınan ÖTV'nin sıfırlanacağını bildirdi. Şimşek, uygulamanın yalnızca akaryakıt fiyatlarındaki maliyet baskısını hafifletmeyi değil, aynı zamanda enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları üzerindeki olumsuz etkileri azaltmayı da amaçladığını belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALI ALAN DEZENFLASYON İÇİN KULLANILIYOR</span></strong></p>

<p>Bütçede harcama disiplini ve kayıt dışılıkla mücadele kapsamında oluşturulan mali alanın dezenflasyon sürecini desteklemek amacıyla kullanıldığını ifade eden Şimşek, motorin için yıl sonuna kadar kademeli ÖTV uygulamasına geçileceğini kaydetti.</p>

<p>Bakan Şimşek, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle motorin fiyatlarında yaşanan yüksek artışın tüketici ve üreticilere yansımasını sınırlamak için ağustos ayının kalanında motorinde ÖTV'yi sıfırlıyor ve yıl sonuna kadar kademeli uygulamaya geçiyoruz."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜRETİM VE ULAŞTIRMA MALİYETLERİ HEDEFLENİYOR</span></strong></p>

<p>Uygulamayla birlikte özellikle ulaştırma ve üretim maliyetleri üzerindeki akaryakıt kaynaklı baskının azaltılması hedeflenirken, hükümetin fiyat istikrarını sağlamaya yönelik politikalarının sürdürüleceği belirtildi.</p>

<p>Bakan Şimşek, kalıcı refah artışı ve daha adil gelir dağılımının ön koşulunun fiyat istikrarı olduğunu vurgulayarak, bu doğrultudaki politikalara kararlılıkla devam edileceğini dile getirdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/agustos-ayinin-kalaninda-motorinden-alinan-otv-tamamen-sifirlaniyor-1786618952.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Murat ÇETİN / Bu Koro Niye Birden Başladı?</title>
                <category>Güncel</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/murat-cetin-bu-koro-niye-birden-basladi-1923</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/murat-cetin-bu-koro-niye-birden-basladi-1923</guid>
                <description><![CDATA[Murat ÇETİN yazdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bir kişi konuşursa…</p>

<p>Görüş dersiniz.</p>

<p>İkincisi aynı yere dokunursa…</p>

<p>Tesadüf dersiniz.</p>

<p>Üçüncüsü de aynı sancıyı tarif ederse…</p>

<p>İnsan ister istemez soruyor:</p>

<p><strong>Bu koro niye birden başladı?</strong></p>

<p>İTO Başkanı Şekib Avdagiç…</p>

<p>Kur ile enflasyon arasındaki makası gösterdi.</p>

<p>Maliyet koşuyor.</p>

<p>Döviz arkadan geliyor.</p>

<p>İhracatçı dünyaya mal satıyor…</p>

<p>Kazancı yolda eriyor.</p>

<p>İSO Başkanı Erdal Bahçıvan…</p>

<p>“Sanayiye sahip çıkmak, Türkiye’ye sahip çıkmaktır” dedi.</p>

<p>Boşuna söylemedi.</p>

<p>Finansman pahalı.</p>

<p>Enerji ağır.</p>

<p>Rekabet sert.</p>

<p>Fabrikanın çarkı dönüyor ama sanayicinin hesabı dönmüyor.</p>

<p>MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir de finansmana erişimi, maliyet baskısını, iş dünyasının “bekle-gör” hâlini gündeme taşıdı.</p>

<p>Avdagiç makası gösterdi.</p>

<p>Bahçıvan fabrikayı.</p>

<p>Özdemir finansmanı.</p>

<p>Üçü başka kelime kullandı.</p>

<p><strong>Aynı yaraya bastı.</strong></p>

<p>Demek ki mesele mikrofonlarda değilmiş.</p>

<p><strong>Tezgâhtaymış.</strong></p>

<p>Grafikler düzelebilir.</p>

<p>Rakamlar güzelleşebilir.</p>

<p>Ama fabrika başka bir dil konuşuyorsa…</p>

<p>Orada durmak gerekir.</p>

<p>Çünkü bilanço alkış tutmaz.</p>

<p>Kasa nutuk dinlemez.</p>

<p>Koro yeni kurulmadı.</p>

<p>Nota dağıtılmadı.</p>

<p>Şef de yok.</p>

<p>Canı yanan…</p>

<p><strong>Aynı makamdan söylemeye başladı.</strong></p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-08-13%20at%2008_57_58%20(1).jpeg" /></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>AYNI KÜRSÜ, BAŞKA HESAP!</strong></span></p>

<p>25,6 milyar dolar.</p>

<p>Temmuz ihracatı.</p>

<p>Tarihi zirve.</p>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat açıkladı.</p>

<p>Alkış.</p>

<p>Ardından TİM Başkanı Mustafa Gültepe aldı mikrofonu.</p>

<p>Üç yıldır yüksek maliyetle boğuştuklarını, rekabet gücünün aşındığını anlattı.</p>

<p>Alkış biraz yavaşladı.</p>

<p>Garip mi?</p>

<p>Hiç.</p>

<p>Bolat kaç sattığımızı söylüyor.</p>

<p>Gültepe…</p>

<p><strong>Satarken ne kazandığımızı soruyor.</strong></p>

<p>Biri vitrindeki etikete bakıyor.</p>

<p>Öteki kasadaki hesaba.</p>

<p>İhracat artmış.</p>

<p>Güzel.</p>

<p>Peki kazanç?</p>

<p>İşte orada ses kısılıyor.</p>

<p>Çünkü dünyaya mal göndermek başarıdır.</p>

<p>Ama sanayicinin marifeti yalnızca satmak değildir.</p>

<p><strong>Sattığından para kazanmaktır.</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-08-13%20at%2008_57_59.jpeg" /></strong></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>STK DEDİĞİN BÖYLE OLUR!</strong></span></p>

<p>Bartın’da bir fabrika…</p>

<p>Kapanmanın eşiğinde.</p>

<p>Makineler susacak.</p>

<p>İnsanlar işsiz kalacak.</p>

<p>TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı devreye giriyor.</p>

<p>Yatırımcı?</p>

<p>Kendi yönetiminden.</p>

<p><strong>Adem Baklacı.</strong></p>

<p>Baklacı fabrikayı devralıyor.</p>

<p>Üretime yeniden hayat veriyor.</p>

<p>Hedef…</p>

<p><strong>Bin kişilik istihdam.</strong></p>

<p>Şimdi gelelim STK’cılığa.</p>

<p>Toplantı yaparsın.</p>

<p>Plaket verirsin.</p>

<p>Toplu fotoğrafta ön sıraya geçersin.</p>

<p>Sosyal medyada memleketi üç kere kurtarırsın.</p>

<p>Ertesi sabah…</p>

<p>...</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/bu-koro-niye-birden-basladi-18"><strong><span style="color:#c0392b">YAZININ TAMAMI BURADA</span></strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 09:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/murat-cetin-bu-koro-niye-birden-basladi-1786602007.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gümrüklerde Denetimler Sıkılaştı: 7 Ayda 8,9 Milyar Liralık İşlem Yapıldı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/gumruklerde-denetimler-sikilasti-7-ayda-89-milyar-liralik-islem-yapildi-1922</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/gumruklerde-denetimler-sikilasti-7-ayda-89-milyar-liralik-islem-yapildi-1922</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, 2026 yılının ilk 7 ayında gümrük ve dış ticaret işlemlerine yönelik gerçekleştirdiği denetimlerde toplam 8,9 milyar TL ek tahakkuk ve ceza kararı uyguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı, vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi, kamu gelirlerinin korunması ve dış ticaret işlemlerinin mevzuata uygun şekilde yürütülmesi amacıyla geçmiş dönem işlemlerine yönelik denetimlerini sürdürüyor. 2026 yılının ilk 7 ayında gerçekleştirilen denetimlerde toplam 8,9 milyar TL ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendi. Denetimlerde ortaya çıkan tutarın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 arttığı bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">19 BİN 638 GÜMRÜK BEYANNAMESİ İNCELENDİ</span></strong></p>

<p>Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda, ileri veri analitiği tekniklerinden de yararlanılarak riskli işlemler mercek altına alındı. 18 Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü bünyesindeki Kontrol Şubeleri tarafından yürütülen İkincil Kontrol Beyanname İncelemeleri kapsamında 3 bin 223 firmanın tescil ettirdiği 19 bin 638 gümrük beyannamesi incelendi. Yapılan incelemeler sonucunda 7,2 milyar TL ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">145 FİRMA DENETLENDİ</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı müfettişleri tarafından gerçekleştirilen Sonradan Kontrol Firma Denetimleri kapsamında ise 145 firma denetimden geçirildi. Bu denetimler sonucunda 1,7 milyar TL ek tahakkuk ve ceza kararı uygulandı. Böylece 2026 yılının ilk 7 ayında gerçekleştirilen ikincil kontrol ve sonradan kontrol denetimleri sonucunda toplam 8,9 milyar TL ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlenmiş oldu. Bakanlık, denetimlerin dış ticarette kurallara uygun hareket eden firmaların haklarının korunması, vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi ve kamu gelirlerinin güvence altına alınması amacıyla önümüzdeki dönemde de sürdürüleceğini bildirdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 15:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/gumruklerde-denetimler-sikilasti-7-ayda-89-milyar-liralik-islem-yapildi-1786536695.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Murat Çetin Türkiye Amerikan İş İnsanları Derneği Kamu İlişkileri Direktörlüğüne Getirildi</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/murat-cetin-turkiye-amerikan-is-insanlari-dernegi-kamu-iliskileri-direktorlugune-getirildi-1921</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/murat-cetin-turkiye-amerikan-is-insanlari-dernegi-kamu-iliskileri-direktorlugune-getirildi-1921</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Amerikan İş İnsanları Derneği (TABA), kadrosunu önemli bir isimle güçlendirdi; gazeteci yazar Murat Çetin, TABA Kamu İlişkileri Direktörlüğü görevine atandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Marky Medya ve Ajans Grubu Yönetim Kurulu Başkanı, Malatya Time imtiyaz sahibi ve genel yayın yönetmeni gazeteci yazar Murat Çetin, Türkiye Amerikan İş İnsanları Derneği’nde (TABA) Kamu İlişkileri Direktörlüğü görevine getirildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>MURAT ÇETİN'DEN TEŞEKKÜR AÇIKLAMASI...</strong></span></p>

<p>Yeni görevinin ardından açıklamada bulunan Murat Çetin, "Genel Başkanımız Süleyman Ecevit Sanlı’nın tensipleriyle, Türkiye Amerikan İş İnsanları Derneği’nde (TABA) Kamu İlişkileri Direktörlüğü görevi şahsıma uygun görüldü. Başta Genel Başkanımız Süleyman Ecevit Sanlı olmak üzere, teveccüh gösteren herkese teşekkür ederim." dedi.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 20:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/murat-cetin-turkiye-amerikan-is-insanlari-dernegi-kamu-iliskileri-direktorlugune-getirildi-1786470413.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye, Pakistan Ve Suudi Arabistan Arasında Yeni Dönem</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-pakistan-ve-suudi-arabistan-arasinda-yeni-donem-1920</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-pakistan-ve-suudi-arabistan-arasinda-yeni-donem-1920</guid>
                <description><![CDATA[SANKON Genel Başkanı Ferudun Cevahiroğlu, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan üçlü savunma anlaşmasının bölgesel güvenlik, savunma sanayii ve stratejik iş birliği açısından tarihi önem taşıdığını belirterek anlaşmaya tam destek verdiklerini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>SANAYİ ve Ticaret Konfederasyonu (SANKON) Genel Başkanı Ferudun Cevahiroğlu, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan üçlü savunma anlaşmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>Cevahiroğlu, üç ülke arasında imzalanan anlaşmayı memnuniyetle karşıladıklarını belirterek savunma sanayii, güvenlik, teknoloji, ortak üretim, askeri eğitim ve bölgesel istikrar alanlarında iş birliğinin daha da güçleneceğini ifade etti.</p>

<p>Cevahiroğlu, konuya ilişkin açıklamasında, “Türkiye Cumhuriyeti, Suudi Arabistan Krallığı ve Pakistan İslam Cumhuriyeti arasında imzalanan üçlü savunma anlaşmasını büyük bir memnuniyetle karşılıyor, ülkemizin güvenliği, bölgesel istikrar ve uluslararası iş birliği açısından tarihi bir adım olarak değerlendiriyoruz” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“TÜRKİYE’NİN KÜRESEL KONUMUNU GÜÇLENDİRECEKTİR”</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayiinde önemli bir ivme yakaladığını belirten Cevahiroğlu, elde edilen başarıların uluslararası ortaklıklarla desteklenmesinin Türkiye’nin küresel konumuna katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>SANKON Yönetim Kurulu olarak Türkiye’nin milli menfaatlerini esas alan stratejik adımları desteklediklerini vurgulayan Cevahiroğlu, şöyle devam etti:</p>

<p>“Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayiinde ortaya koyduğu büyük başarıların uluslararası alanda yeni ortaklıklarla taçlanması, ülkemizin küresel konumunu daha da güçlendirecektir. SANKON Yönetim Kurulu olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin milli menfaatlerini esas alan her türlü stratejik adımın yanında olduğumuzu ve bu tarihi anlaşmanın arkasında büyük bir kararlılıkla duracağımızı belirtmek istiyorum.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ERDOĞAN, ŞERİF VE BİN SELMAN’A TEŞEKKÜR</span></strong></p>

<p>Cevahiroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dış politika ve güvenlik alanındaki yaklaşımına destek verdiklerini belirterek Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’a teşekkür etti.</p>

<p>Üç ülke arasındaki stratejik ortaklığın daha geniş bir etki oluşturacağını ifade eden Cevahiroğlu, “İnanıyoruz ki Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında kurulan bu güçlü stratejik ortaklık yalnızca üç ülkenin değil, İslam dünyasının birlik ve beraberliğine, bölgesel güvenliğe, ekonomik kalkınmaya ve kalıcı barışa da önemli katkılar sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Cevahiroğlu, SANKON Yönetim Kurulu olarak Türkiye’nin milli güvenliğini, savunma sanayiindeki yükselişini ve dost ülkelerle geliştirilen stratejik iş birliklerini desteklemeye devam edeceklerini kaydetti.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/turkiye-pakistan-ve-suudi-arabistan-arasinda-yeni-donem-1786440728.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye&#039;de Sektörlerin Toplam Cirosu Haziran Ayında Yıllık Bazda Yüzde 25,8 Artış Gösterdi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyede-sektorlerin-toplam-cirosu-haziran-ayinda-yillik-bazda-yuzde-258-artis-gosterdi-1919</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyede-sektorlerin-toplam-cirosu-haziran-ayinda-yillik-bazda-yuzde-258-artis-gosterdi-1919</guid>
                <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerinin toplam cirosu haziranda yıllık bazda yüzde 25,8 artış gösterdi. Toplam ciroda aylık bazda yüzde 0,3'lük bir gerileme yaşanırken, sanayi sektöründeki aylık düşüş dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayına ilişkin ciro endeksleri verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan verilere göre sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerinin toplamından oluşan ciro endeksi, geçtiğimiz yılın aynı ayına kıyasla yüzde 25,8 oranında yükseldi. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış toplam ciro endeksi ise haziranda bir önceki aya göre yüzde 0,3 oranında gerileme kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SANAYİ SEKTÖRÜNDE AYLIK DÜŞÜŞ DİKKAT ÇEKTİ</span></strong></p>

<p>Sektörel detaylar incelendiğinde sanayi alanındaki takvim etkisinden arındırılmış ciro endeksi, yıllık bazda yüzde 26,7 artış sergiledi. Buna karşın sanayi cirosu aylık bazda yüzde 2,7’lik bir düşüş kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HİZMET VE İNŞAAT SEKTÖRLERİNDE YILLIK GÜÇLÜ YÜKSELİŞ</span></strong></p>

<p>İnşaat sektöründe ciro endeksi yıllık bazda yüzde 29,9 artarken, aylık bazda yüzde 0,7 oranında geriledi. Ticaret sektöründe takvim etkisinden arındırılmış ciro endeksi yıllık yüzde 23,5 yükseldi. Hizmet sektöründe ise ciro endeksindeki yıllık artış yüzde 31,3 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Açıklanan son veriler, haziran ayında ana sektörlerin tamamında yıllık bazda güçlü bir ciro artışı yaşandığını ortaya koyarken, aylık bazda ise özellikle sanayi sektöründeki geri çekilmeyi öne çıkardı.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/turkiyede-sektorlerin-toplam-cirosu-haziran-ayinda-yillik-bazda-yuzde-258-artis-gosterdi-1786440291.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TİM ve THY İhracatçılar İçi İndirim Protokolünü Yedinci Kez Yeniledi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tim-ve-thy-ihracatcilar-ici-indirim-protokolunu-yedinci-kez-yeniledi-1918</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/tim-ve-thy-ihracatcilar-ici-indirim-protokolunu-yedinci-kez-yeniledi-1918</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu verilerinin yanı sıra TİM ve THY iş birliğiyle yenilenen protokol kapsamında, Turkish Cargo Türk ihraç ürünlerini 30 ülkede 49 destinasyona ortalama yüzde 34 indirim avantajı ile taşıyacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ile Türk Hava Yolları’nın (THY) ihracatçıların ürünlerini pazarlara hızlı ve indirimli ulaştırmak için başlattıkları iş birliği devam ediyor. TİM ile THY’nin hava kargo markası Turkish Cargo, ihracatçılara indirimli kargo taşıma imkânı sunan protokolü yedinci kez yeniledi.</p>

<p>Protokol uyarınca Turkish Cargo, Türk ihraç ürünlerini 30 ülkede, 49 destinasyona ortalama yüzde 34 indirim avantajı ile taşıyacak. Genel kargo, bozulabilir kargo, farmasötik kargo, balık, et, meyve ve sebze gönderilerini kapsayan protokol, 1 Temmuz–31 Ekim 2026 tarihleri arasında geçerli olacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜLTEPE: HAVA KARGO TAŞIMACILIĞI REKABETÇİ İHRACAT İÇİN STRATEJİK ÖNEM TAŞIYOR</span></strong></p>

<p>TİM Başkanı Mustafa Gültepe, uygun maliyetli hava kargo taşımacılığının rekabetçi bir ihracat için stratejik önem taşıdığını vurguladı. Hava kargo taşımacılığında Türkiye’nin şanslı bir ülke olduğunu belirten Gültepe, "Arkamızda dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ve küresel hava kargonun devleri arasında yer alan THY gibi bir bayrak taşıyıcımız var. Turkish Cargo, ihracat yolculuğumuzda hep önemli bir paydaşımız oldu. Bugün, güçlü yol arkadaşlığımızı bir adım daha ileriye taşıyarak imzaladığımız yedinci iş birliği protokolüyle ihracatçımıza sunduğumuz paketi hem nicelik hem nitelik olarak daha da büyüttük. Protokolle uçuş ağımızı 30 ülkede 49 destinasyona çıkarıyoruz. Maliyetlerin ihracatçılarımızı zorladığı bu dönemde, protokolümüz ihracatçılarımızın önünü açıyor. Son 10 yılda toplam ihracatımız yüzde 78 artarken, hava kargoyla ihracatımız yüzde 150’lik bir artış kaydetti. Daha önceki altı protokol çerçevesinde yaklaşık 11 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Bu artıştaki katkısı için THY ailesine teşekkür ediyorum." dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PROF. ŞEKER: TÜRK İHRACATÇISININ PAZARLARA ERİŞİMİNİ ÖNCELİK OLARAK GÖRÜYORUZ</span></strong></p>

<p>THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker de, Türk ihracatçısının küresel pazarlara erişimini kolaylaştırmayı ve Türkiye’nin ihracat hedeflerini desteklemeyi bir öncelik olarak gördüklerini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Şeker, "Bu doğrultuda Türkiye İhracatçılar Meclisi ile yürüttüğümüz İhracat Kampanyası Protokolü’nü kampanya kapsamındaki destinasyon sayısını artırarak yedinci kez yeniledik. Yenilenen iş birliği sayesinde ihracatçılarımız, Çin, Hindistan, Endonezya, Vietnam, Pakistan, ABD gibi stratejik pazarların da olduğu 49 destinasyona neredeyse iç hat taşıma maliyetleriyle ürünlerini ulaştırabilecek. Doğru pazara doğru zamanda rekabetçi maliyetlerle ulaşan her bir ürünün, üreticilerimize yeni ticari fırsatlar sunarken ülkemizin ihracat gelirine de katkı sağlayacağına inanıyoruz. THY olarak ihracatçılarımızın küresel rekabetteki gücünü artırmaya ve ülkemizin ihracat hedeflerini desteklemeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/tim-ve-thy-ihracatcilar-ici-indirim-protokolunu-yedinci-kez-yeniledi-1786356859.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ankara Eylül Ayında Türkiye İle Balkan Ülkelerini Bir Araya Getirecek Zirveye Ev Sahipliği Yapacak</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ankara-eylul-ayinda-turkiye-ile-balkan-ulkelerini-bir-araya-getirecek-zirveye-ev-sahipligi-yapacak-1917</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ankara-eylul-ayinda-turkiye-ile-balkan-ulkelerini-bir-araya-getirecek-zirveye-ev-sahipligi-yapacak-1917</guid>
                <description><![CDATA[SANKON ile SATKON iş birliğinde 3-5 Eylül tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek "Balkan Ülkeleri Sağlık Turizmi ve Ekonomik İş Birliği Zirvesi" ile Türkiye ve Balkan ülkeleri arasında sağlık turizmi, ticaret, yatırım ve ekonomik iş birliğinin geliştirilmesi hedefleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Ticaret Konfederasyonu (SANKON) ile Uluslararası Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKON) iş birliğinde 3-5 Eylül tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek zirvede, Türkiye ile Balkan ülkeleri arasında sağlık turizmi, ticaret, yatırım ve ekonomik iş birliğinin geliştirilmesi ele alınacak.</p>

<p>SANKON ile SATKON iş birliğinde "Balkan Ülkeleri Sağlık Turizmi ve Ekonomik İş Birliği Zirvesi" düzenlenecek. Ankara’da 3, 4 ve 5 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek zirvenin, Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki dostluk ilişkilerinin geliştirilmesi, ekonomik kalkınmanın desteklenmesi ve sağlık alanındaki stratejik ortaklıkların güçlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p>SANKON Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ali Altuntaş, yaptığı yazılı açıklamada zirveye Balkan coğrafyasından geniş katılım beklendiğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BALKAN ÜLKELERİNDEN GENİŞ KATILIM BEKLENİYOR</span></strong></p>

<p>Altuntaş, "Zirveye Arnavutluk, Bosna Hersek, Bulgaristan, Karadağ, Kuzey Makedonya, Yunanistan, Sırbistan, Hırvatistan, Romanya ve Slovenya başta olmak üzere Balkan coğrafyasından çok sayıda hükümet temsilcisi, Balkan ülkelerinin Ankara büyükelçileri, iş insanları, akademisyenler, sağlık sektörü temsilcileri ve yatırımcılar katılım sağlayacak." dedi.</p>

<p>Zirvede Türk şirketlerini SANKON Genel Başkanı Ferudun Cevahiroğlu’nun, sağlık turizmi alanını ise SATKON Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Prof. Dr. Haşmet Mesut Özsoy’un temsil edeceğini aktaran Altuntaş, organizasyonun Türkiye-Balkanlar ilişkileri açısından önemli bir platform olacağını ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#3498db">YENİ BİR VİZYONUN BAŞLANGICI OLACAK</span></strong></p>

<p>Zirvenin yalnızca bir toplantı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Altuntaş, "Balkan Ülkeleri Sağlık Turizmi ve Ekonomik İş Birliği Zirvesi yalnızca bir toplantı değil; Balkanlar ile Türkiye arasında sağlık, ekonomi, yatırım, ticaret, ithalat ve ihracat ve insani iş birliğini geleceğe taşıyacak yeni bir vizyonun başlangıcı olacaktır." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SAĞLIK TURİZMİ, TİCARET VE YATIRIM MASADA OLACAK</span></strong></p>

<p>Altuntaş, zirvede sağlık turizminin geliştirilmesinin yanı sıra ortak yatırım projeleri, ticaret hacminin artırılması, karşılıklı ekonomik iş birlikleri, eğitim, teknoloji transferi ve sürdürülebilir kalkınma konularının görüşüleceğini kaydetti.</p>

<p>Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki tarihi ve kültürel bağlara dikkat çeken Altuntaş, "Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki tarihi ve kültürel bağların, güçlü ekonomik ortaklıklarla daha da pekişeceğine inanıyoruz." dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/ankara-eylul-ayinda-turkiye-ile-balkan-ulkelerini-bir-araya-getirecek-zirveye-ev-sahipligi-yapacak-1786355838.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜİK Haziran 2026 Sanayi Üretim Endeksi Verilerini Kamuoyuna Açıkladı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tuik-haziran-2026-sanayi-uretim-endeksi-verilerini-kamuoyuna-acikladi-1916</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/tuik-haziran-2026-sanayi-uretim-endeksi-verilerini-kamuoyuna-acikladi-1916</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Haziran 2026 verilerine göre, sanayi üretimi aylık bazda yüzde 0,1 oranında sınırlı bir artış gösterirken yıllık bazda yüzde 1,4 geriledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı haziran ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı. Verilere göre sanayi üretimi, haziranda yıllık bazda yüzde 1,4 gerilerken aylık bazda yüzde 0,1 arttı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ALT SEKTÖRLERDE YILLIK DEĞİŞİM</span></strong></p>

<p>Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, haziranda madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,6, imalat sanayi sektörü endeksi ise yüzde 1,5 azaldı. Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi ise yüzde 1,1 artış gösterdi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>AYLIK BAZDA PERFORMANS DENGESİ</strong></span></p>

<p>Sanayi üretiminin alt sektörleri aylık bazda değerlendirildiğinde, madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi yüzde 0,5 azaldı. İmalat sanayi sektörü endeksi bir önceki aya göre değişmezken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,5 yükseldi.</p>

<p>Böylece sanayi üretiminde haziran ayında aylık bazda sınırlı bir toparlanma görülürken, yıllık bazda düşüş devam etti.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/tuik-haziran-2026-sanayi-uretim-endeksi-verilerini-kamuoyuna-acikladi-1786354627.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Ömer Bolat İhracatçılar İçin Yeni Destek Paketlerini Duyurdu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bakan-omer-bolat-ihracatcilar-icin-yeni-destek-paketlerini-duyurdu-1915</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/bakan-omer-bolat-ihracatcilar-icin-yeni-destek-paketlerini-duyurdu-1915</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, temmuz ayında ihracatın %2,9 artarak 25 milyar 621 milyon dolara ulaştığını ve Cumhuriyet tarihinin en yüksek temmuz ayı ihracat rekorunun kırıldığını açıklarken ihracatçılara yönelik yeni finansman müjdelerini duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, İstanbul'da Türkiye İhracatçılar Meclisinde temmuz ayı dış ticaret verilerini kamuoyuyla paylaştı. Küresel ticaretteki zorlu koşullara rağmen Türkiye'nin büyümeye devam ettiğini vurgulayan Bakan Bolat, "Bugün İstanbul’da, Türkiye İhracatçılar Meclisimizde, Temmuz ayı dış ticaret verilerimizi kamuoyumuzla paylaştık. Küresel ticarette korumacılık eğilimlerinin güçlendiği, jeopolitik gerilimlerin arttığı ve enerji maliyetlerinin küresel ölçekte yükseldiği zorlu bir dönemde, Türkiye üretmeye, ihracat yapmaya ve büyümeye devam ediyor. Temmuz ayında ihracatımız, geçen yılın aynı ayına göre %2,9 artışla 25 milyar 621 milyon dolara ulaştı. Böylece Cumhuriyet tarihinin en yüksek Temmuz ayı ihracat rekorunu kırarken, tüm zamanların en yüksek ikinci aylık ihracatına imza attık. Mal ve hizmet ihracatımızın toplamının ise 401,1 milyar doların üzerine çıkmasıyla yıllıkta yeni bir ihracat rekoru olmuştur. Yılın ilk 7 ayında ihracatımız %3,4 artışla 161,6 milyar dolara yükseldi. Son 12 aylık dönemde ise yıllıklandırılmış ihracatımız 278,6 milyar dolara ulaşarak yükselişini sürdürdü" dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE GÜVENLİ LİMAN OLMA KONUMUNU PEKİŞTİRİYOR</span></strong></p>

<p>Türkiye ekonomisinin dayanıklılığına dikkat çeken Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Türkiye ekonomisi, küresel belirsizliklere rağmen büyümesini, istihdamını ve üretim gücünü korurken; güçlü üretim altyapısı, çeşitlenen ihracat pazarları ve dayanıklı tedarik zinciriyle bölgesinin güven ve istikrar merkezi olmayı sürdürmektedir. İhracatçılarımız yeni pazarlara açılarak küresel ticaretteki rekabet gücümüzü artırırken, Türkiye zorlu küresel şartlarda üretimin, ticaretin ve yatırımın güvenli limanlarından biri olma konumunu daha da pekiştirmektedir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/tim.jpg" style="height:532px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACATÇILARA YENİ FİNANSMAN VE KREDİ MÜJDELERİ GELDİ</span></strong></p>

<p>Açıklamasında ihracatçılara yönelik yeni destek adımlarını sıralayan Bakan Bolat, "Bugün ayrıca ihracat ailemize önemli müjdeler de verdik. Merkez Bankamızın ihracat reeskont kredilerinin günlük limiti 5 milyar TL’ye yükseltildi. Merkez Bankamızın ihracatta döviz dönüşüm prim desteği % 3 olarak, 6 ay süreyle daha 31 Ocak 2027 tarihine kadar uzatılmıştır. Eximbank, bu yıl sonuna kadar 59 milyar Dolar, ihracat reeskont kredisi, Türk Ticaret Bankası 100 milyar TL ihracat reeskont kredisi, ve İGE yılsonuna kadar 300 milyar TL’lik kefalet destekleriyle, üretim, yatırım ve ihracatın finansmanını daha da güçlendiriyoruz" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/ticaret(1).jpg" style="height:483px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HEDEF DÜNYA TİCARETİNDE DAHA GÜÇLÜ AKTÖR OLMAK</span></strong></p>

<p>Gelecek hedeflerine ilişkin mesajlar da veren Prof. Dr. Ömer Bolat, sözlerini şöyle tamamladı: "Hedefimiz; üreten, rekabet eden ve dünyaya daha fazla ihracat yapan Türkiye’dir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; Türkiye Yüzyılı vizyonuyla, yatırımı, üretimi, ihracatı ve istihdamı esas alan ekonomi politikalarımızı kararlılıkla sürdürecek; ülkemizi Yüce Allah’ın izniyle, küresel ticaretin en güçlü aktörlerinden biri haline getirmek için durmadan çalışmaya devam edeceğiz."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 19:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/bakan-omer-bolat-ihracatcilar-icin-yeni-destek-paketlerini-duyurdu-1785776577.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Haziran Ayında İşsizlik Oranı Yüzde 7,6 Seviyesine Geriledi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/haziran-ayinda-issizlik-orani-yuzde-76-seviyesine-geriledi-1914</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/haziran-ayinda-issizlik-orani-yuzde-76-seviyesine-geriledi-1914</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) haziran ayına ilişkin verilerine göre, mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak yüzde 7,6 seviyesine geriledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) haziran ayına ilişkin İşgücü İstatistikleri belli oldu. Verilere göre mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı, bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak yüzde 7,6 seviyesine geriledi. 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusta işsiz sayısı haziran ayında bir önceki aya göre 168 bin kişi azalarak 2 milyon 688 bin olarak hesaplandı. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,5, kadınlarda ise yüzde 9,8 oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTİHDAM 227 BİN KİŞİ ARTTI</span></strong></p>

<p>Mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre istihdam edilenlerin sayısı haziran ayında 227 bin kişi artarak 32 milyon 733 bine yükseldi. İstihdam oranı da 0,3 puanlık artışla yüzde 48,9 olarak gerçekleşti. İstihdam oranı erkeklerde yüzde 66,1, kadınlarda ise yüzde 32 olarak kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞGÜCÜNE KATILIM YÜZDE 52,9 OLDU</span></strong></p>

<p>Haziran ayında işgücü, bir önceki aya göre 58 bin kişi artarak 35 milyon 420 bine çıktı. İşgücüne katılma oranı ise 0,1 puan yükselerek yüzde 52,9 seviyesine ulaştı. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 70,7, kadınlarda yüzde 35,4 olarak tahmin edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GENÇ İŞSİZLİKTE DÜŞÜŞ YAŞANDI</span></strong></p>

<p>15-24 yaş grubundaki genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı, haziran ayında bir önceki aya göre 1,8 puan azalarak yüzde 12,8 oldu. Genç erkeklerde işsizlik oranı yüzde 10,4, genç kadınlarda ise yüzde 17,3 olarak hesaplandı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre, istihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların haftalık ortalama fiili çalışma süresi haziran ayında bir önceki aya göre 0,1 saat artarak 42,5 saat oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ATIL İŞGÜCÜ ORANI YÜZDE 28,8’E GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış atıl işgücü oranı yüzde 28,8 olarak gerçekleşti. Oran, bir önceki aya göre 2 puan geriledi. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 18,5, işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı ise yüzde 19,2 olarak tahmin edildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 20:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/07/haziran-ayinda-issizlik-orani-yuzde-76-seviyesine-geriledi-1785430941.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Perakende Sektörü Kârsızlık Döngüsüne Girerken Markalarda Ciro Artışı Enflasyona Yetişemiyor</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/perakende-sektoru-karsizlik-dongusune-girerken-markalarda-ciro-artisi-enflasyona-yetisemiyor-1913</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/perakende-sektoru-karsizlik-dongusune-girerken-markalarda-ciro-artisi-enflasyona-yetisemiyor-1913</guid>
                <description><![CDATA[Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) tarafından açıklanan Haziran ayı anket sonuçları, perakende sektörünün girdiği kârsızlık döngüsünü gözler önüne serdi; üye markaların yüzde 62'sinin yıllık ciro artışı enflasyon oranının altında kaldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cazip indirim kampanyaları ile nakit akışını döndürmeye çalışan markalarda ciro artışı enflasyonun hızına yetişemiyor. Yıllık TÜFE yüzde 32’nin üzerinde seyrederken BMD üyesi markaların yüzde 62’sinin ciro artışı yüzde 30’un altında kaldı. Çatısı altındaki 516 marka ile gıda dışı perakende sektörünün en önemli temsilcisi olan Birleşmiş Markalar Derneği (BMD), üyeleri arasında gerçekleştirdiği Haziran ayı anketinin sonuçlarını açıkladı.</p>

<p>Anketi değerlendiren BMD Başkanı Sinan Öncel, Mayıs ayında hazır giyim, ayakkabı, sağlık-kozmetik ve yemek kategorilerinde hem işlem adedi hem de harcama tutarında en yüksek aylık hacme ulaşıldığını hatırlattı. İndirim kampanyaları ve tatil alışverişinin etkisiyle hazır giyimde Haziran ayının da canlı geçtiğini bildiren Öncel, şu verileri paylaştı:</p>

<p>"Hazır giyim markalarımızın yüzde 57’si Mayıs’a göre Haziran’da adet satışını artırdı. Ayakkabı ve kozmetikte ise daralma dikkat çekiyor. Ayakkabı markalarımızın yüzde 60’ının, kozmetik markalarımızın ise yüzde 86’sının adet satışları azaldı. Genel tabloya baktığımızda ise markalarımızın yüzde 56’sının Haziran’da adet satışını artırdığını görüyoruz. Adet satışındaki artışa rağmen, markalarımızın yüzde 62’sinin Haziran ayı cirosunun Mayıs’ın altında kalması dikkat çekiyor. Sadece bu veri bile perakendenin nasıl bir kârsızlık döngüsüne girdiğini ortaya koyuyor. İlk altı aylık verilerde ise daha vahim bir tablo karşımıza çıkıyor. Anketimize katılan markaların yüzde 62’si, 2026’nın ilk yarısında, geçen yılın aynı dönemine göre ciro artışının yüzde 30’dan az olduğunu beyan ediyor."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">STOPAJ VE VERGİ İNDİRİMİ GİBİ RADİKAL ÖNLEMLERE İHTİYAÇ VAR</span></strong></p>

<p>Sinan Öncel, özellikle giyim ve ayakkabıda tüketiciyi harekete geçirebilmek için yüksek oranlı indirimler yapmak gerektiğinin altını çizdi. Kârsız satışların sektörde nakit sıkışıklığını artırdığını ve bu durumun yönetilmesi giderek zorlaşan bir risk oluşturduğunu vurgulayan Öncel, değerlendirmelerini şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>"Kârsızlık bir yana son zamanlarda birçok markamız zararı büyütmemek için verimsiz mağazaların kapatılması veya metrekarelerinin düşürülmesi gibi seçenekleri değerlendiriyor. Kapanan her mağaza, çalışanlarının çoğunu gençlerin oluşturduğu perakende sektöründe istihdam kaybı anlamına geliyor. Özetle her biri ülkemizin değeri olan markaların yanı sıra perakendenin genelini ilgilendiren ve sosyal boyutu da bulunan bir sorunla karşı karşıyayız. Uzun süredir yaşadığımız sorunun temelinde yüksek maliyet artışları yatıyor. Dolayısıyla daha fazla zaman kaybetmeden maliyetleri hızla düşürecek radikal adımlar atılmalı. Bu kapsamda belli bir süreyle kirada stopaj indiriminin yanı sıra, hazır giyim ve ayakkabı üretiminde kullanılan hammaddelerin ithalatında uygulanan gümrük vergisinin düşürülmesi sektöre nefes aldırabilir. Ayrıca artık kronik ve boğucu bir sorun haline gelen fahiş kira artış talepleri konusunda perakende sektörünün rahatlatılması gerekiyor. Önerimizin kabul edilmesi halinde sorunun büyük ölçüde aşılacağına inanıyorum."</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 19:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/07/perakende-sektoru-karsizlik-dongusune-girerken-markalarda-ciro-artisi-enflasyona-yetisemiyor-1785430802.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye Ucuz İşçilik Ülkesi Olmaktan Çıktı! Sektörün Önüne Master Plan Konuldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-ucuz-iscilik-ulkesi-olmaktan-cikti-sektorun-onune-master-plan-konuldu-1912</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-ucuz-iscilik-ulkesi-olmaktan-cikti-sektorun-onune-master-plan-konuldu-1912</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Pütürgeli hemşerimiz Mustafa Paşahan, Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi’ne hazır giyim sektörünün geleceğine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sektörün ucuz işçilik üzerinden Asya ülkeleriyle rekabet edemeyeceğini vurgulayan Paşahan, Türkiye’nin artık ucuz üretim ülkesi olmadığını belirterek katma değerli üretim, markalaşma ve Master Plan çağrısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Paşahan, Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi’ne verdiği demeçte hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün mevcut durumunu ve gelecek stratejilerini değerlendirdi. Orta ve uzun vadede katma değerli üretime odaklanmak zorunda olunduğuna dikkat çeken Paşahan, rekabet koşullarına ilişkin net mesajlar verdi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İHRACAT RAKAMLARINDA DÜŞÜŞ SEKTÖRÜ ZORLUYOR</strong></span></p>

<p>Katma değerli üretimin, istihdamın ve ihracatın Türkiye ekonomisi için stratejik önemde olduğunu belirten İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, sektörün zorlu bir süreçten geçtiğini ifade etti. Sektördeki gelişmeleri rakamlarla aktaran Paşahan, durum değerlendirmesinde şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>"İhracatımız, 2023'ün başından bu yana azalıyor. 2022 yılında 21,2 milyar dolarla en yüksek değerine ulaşan yıllık hazır giyim ihracatımız, 2025'te 16,8 milyar dolara geriledi. 2025'i, 2024'e göre yüzde 6,3 ekside tamamladık. Bu veriler bize üç yılda ihracatımızın oran olarak yüzde 21, değer bazında 4,4 milyar dolar daraldığını gösteriyor. Aynı süreçte artış trendine giren ithalatımız ise 4,5 milyar dolar seviyelerine ulaştı."</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İSTİHDAMDA KAN KAYBI VE CARİ FAZLA MESAJI</strong></span></p>

<p>İhracattaki düşüşe paralel olarak istihdam tarafında da ciddi kayıplar yaşandığına vurgu yapan Paşahan, sektörün Türkiye ekonomisindeki yerini şu sözlerle açıkladı:</p>

<p>"2022 yılının sonunda tekstille birlikte yaklaşık 1 milyon 223 bin olan istihdamımız, Mart 2026 itibarıyla 834 bine geriledi. İki sektörde yaklaşık 390 bin istihdam kaybettik. Bütün bu kayıplara rağmen 2025'te 12 milyar dolardan fazla cari fazla verdik. Bir başka ifade ile ülkemize 12 milyar dolardan fazla net döviz kazandırdık. Hazır giyimin en zor yılında gösterdiği performansın sergilediği gibi sektör daha olsa idi Türkiye 2025'i 92 milyar dolar açık yerine dış ticaret fazlasıyla kapatabilecekti. Bu veri bile hazır giyim endüstrisinin Türkiye ekonomisi için önemini yeterince ortaya koyuyor."</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>MISIR'A DEĞİL ÜLKEMİZE YATIRIM YAPMAK İSTİYORUZ</strong></span></p>

<p>Sektörün son üç yıldır yaşadığı sorunların temelinde yüksek enflasyon ve buna bağlı uygulanan ekonomi politikalarının yer aldığını savunan Paşahan, üretim maliyetleri ve yurt dışı eğilimleri hakkında değerlendirmelerde bulundu:&nbsp;"Sektörün üç yılı aşkın süredir yaşadığı sorunların temelinde enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan 'düşük kur yüksek faiz' politikası yatıyor. Türkiye'de Ocak 2022-Mayıs 2026 döneminde ÜFE yüzde 437, asgari ücretin işverene maliyeti yüzde 567 artarken, dolar kurundaki artış yüzde 235'te kaldı. Enflasyonla kur arasında 202 puanlık bir fark oluştu. Asgari ücretli bir çalışan için 2022'de işverene maliyeti 600 dolarken, bugün bin 500 dolara geldi. Rakip ülkelerde bu maliyet 250-350 dolar civarında seyrediyor. Yüksek maliyetler nedeniyle son yıllarda bazı firmalarımız, müşterilerinin de isteği doğrultusunda üretimlerini Mısır gibi ülkelere taşımak durumunda kalıyor. Diğer taraftan yine bazı çevrelerde üretimi Suriye'ye taşıma seçeneğinin konuşulduğunu görüyoruz. Biz Mısır'a, Suriye'ye ya da başka bir ülkeye gitmek yerine ülkemizde yatırım yapalım istiyoruz. Ancak mevcut teşvik sistemiyle sorunları çözemiyoruz. Bu nedenle doğrudan desteklerle asgari ücret maliyetinin 800-850 dolar seviyelerine indirilmesi gerekiyor."</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>SEKTÖRÜN GELECEĞİ İÇİN MASTER PLAN...</strong></span></p>

<p>Sektörün geleceğinin güvence altına alınması adına kamu desteği ve koordinasyonun hayati olduğunu belirten Paşahan, hazırlık süreçlerine dair şu çağrıyı yaptı: "Yeni süreçte başta kamu olmak üzere tüm paydaşlarla iş birliğini ve koordinasyonu güçlendirerek ortak bir hedefe odaklanmalıyız. Bu kapsamda hazır giyim sektörü için küresel ticaretin mevcut gerçeklerine uygun bir master plan hazırlanması gerekiyor. Avrupa Birliği'nin (AB) Hindistan ve MERCOSUR ülkeleri ile imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının (STA) önümüzdeki yıllarda sektöre vereceği zararları önlemek ve hazır giyimin Made in EU kapsamında kalması için ticaret diplomasisinin imkânlarını da sonuna kadar kullanmalıyız."</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>MARKA HİKÂYEMİZİN OLMASINI SAĞLAMALIYIZ</strong></span></p>

<p>İHKİB Başkanı Paşahan, Türkiye’nin küresel pazardaki duruşunu değiştirmesi gerektiğini belirterek hedeflerini şöyle ifade etti:&nbsp;"Orta ve uzun vadede ise katma değerli üretime odaklanmak durumundayız. Çünkü Türkiye artık ucuz üretim ülkesi değil. Ucuz işçilik üzerinden Asya ülkeleriyle rekabet edemeyiz. Biz oyunu fiyatla değil, değerle kazanacağız. Başka bir ifade ile biz satın alınabilir lüksün, hızın ve kalitenin adresi olacağız. Ancak kaliteli de olsa üretim tek başına yetmiyor. Bir marka hikâyemizin olması gerekiyor. Bu gerçekten hareketle seçim sürecinde sözünü verdiğimiz Markalaşma Komitemizi hızla kurduk. Komitemiz, Turkish Apparel algısının küresel ölçekte güçlendirilmesi, uluslararası pazarlarda agresif tanıtım ve iletişim, global alıcılarla doğrudan temas imkânlarını kullanarak markalarımızı küresel vitrine taşıyacak."</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİ GAZETESİ</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 19:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/07/turkiye-ucuz-iscilik-ulkesi-olmaktan-cikti-sektorun-onune-master-plan-konuldu-1785430418.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Otomotiv ve Tekstil Sektörünün Öncü Şirketi Yeni Sektör Açılımlarıyla Gücüne Güç Katıyor</title>
                <category>Gündem</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/otomotiv-ve-tekstil-sektorunun-oncu-sirketi-yeni-sektor-acilimlariyla-gucune-guc-katiyor-1911</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/otomotiv-ve-tekstil-sektorunun-oncu-sirketi-yeni-sektor-acilimlariyla-gucune-guc-katiyor-1911</guid>
                <description><![CDATA[2025 yılında 3,2 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşarak Türkiye üçüncüsü olan TGS Dış Ticaret A.Ş., 2026 yılı için gözünü 4,5 milyar dolarlık dev ihracat hedefine dikti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de alanında çeşitli ilklere imza atan TGS Dış Ticaret, birçok sektörün rekabetçilikte zorlandığı 2025’te 3,2 milyar dolarlık ihracatla Türkiye üçüncüsü oldu. TGS Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Leke, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından düzenlenen ve ihracatın şampiyonlarının açıklandığı törende, üçüncülük plaketini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı.</p>

<p>Serkan Leke, Türkiye’nin genel ihracatının 2025’te yatay bir seyir izlediğini hatırlattı. TGS Dış Ticaret’in ise iş ortaklarıyla birlikte 26 yıllık tarihinin en yüksek ihracat hacmine ulaştığını bildiren Leke, şöyle devam etti:&nbsp;“Küresel talebin yavaş seyrettiği, birçok sektörün rekabetçilikte zorlandığı bir yılda, ihracatımızı yüzde 26 arttırarak 3,2 milyar dolara çıkardık. Bu sonuç bize Türkiye 3’üncülüğünü getirdi. Böylece ülkemizde ihracat sıralamasında ilk üçe giren ilk dış ticaret sermaye şirketi olduk. Plaketimizi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden almaktan ayrıca gurur duyduk. Elbette ihracat bir takım oyunu. TGS Dış Ticaret’in başarısında sayıları ve sektör çeşitliliği giderek artan imalatçı firmalarımızın çok önemli katkısı var. Ben tüm iş ortaklarımıza teşekkür ediyorum. 2025 yılında başlayan ve devam eden iş görüşmelerinin de katkısıyla, bu yıl ihracat hacmimizi 4–4,5 milyar dolar seviyesine ulaştırmayı hedefliyoruz. İlk yarıyı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 artıda tamamladık. İkinci yarıda da güçlü bir performansla 2026 hedefimize ulaşacağımıza inanıyorum.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞ ORTAKLARIMIZ İÇİN ‘MAL BEDELİ PREFİNANSMANI’ MODELİNİ DEVREYE ALDIK</span></strong></p>

<p>Serkan Leke, ortaklık yapısında 2025 yılında gerçekleşen değişimle birlikte TGS Dış Ticaret’in finansal tablosunun daha da güçlendiğini hatırlattı. Bu değişimin ardından imalatçı firmalara farklı fırsatlar ve finansal çözümler sunmak üzere çalışmalara hız verdiklerini anlatan Leke, şunları söyledi: “Yönetim Kurulumuzun stratejik desteğiyle, sektörde yenilikçi, verimliliği artıran ve sürdürülebilir çözümler üretiyoruz. Hizmet verdiğimiz imalatçı firmaların ihracat süreçlerini kolaylaştıran, maliyetlerini azaltan ve finansmana erişimlerini kolaylaştıran projeleri devreye alıyoruz. Örneğin mikro ihracatta hızlı ve güvenli taşımacılık ağına sahip lojistik şirketleriyle imalatçı firmalarımıza fiyat avantajı ve hız kazandıracak iş birlikleri yapıyoruz. Bu iş birlikleri sayesinde imalatçı firmalarımıza maliyetleri düşürme imkânı sağlıyoruz. İhracatçılarımızın en önemli sorunlarından biri olan finansmana erişimi kolaylaştırmak için de ‘Mal Bedeli Prefinansmanı’ adını verdiğimiz modeli devreye aldık. Bu modelle firmalar mal bedelini erken tahsil edebilecekleri için üretim maliyetini düşürüp kapasiteyi artırma imkânı bulabiliyorlar. Firmalara KDV iadelerini erken alma konusunda uzun yıllardır destek oluyoruz. İmalatçı firma kendi imkânlarıyla KDV iadesini en iyi ihtimalle 3 ay sonra alabiliyor. Süre bazen 6 aya kadar çıkabiliyor. Biz bu süreci en fazla bir ayda tamamlıyoruz. Talep olması halinde kendi öz kaynaklarımızla süreyi 10 güne kadar indirebiliyoruz. Yeni dönemle birlikte limitleri artırdığımız bu prefinasman modelimizle üretici firmalara ciddi bir nakit avantajı sağlıyoruz.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YÜKSEK HACİMLİ İHRACATI OLAN FİRMALARA DAHA FAZLA AVANTAJ SAĞLAMAK İSTİYORUZ</strong></span></p>

<p>Serkan Leke, imalatçı firmalara sundukları hizmetleri çeşitlendirirken, portföylerini büyütüp çeşitlendirmek için de potansiyel ihracatçı firmalarla görüşmelerinin devam ettiğini söyledi. Halen aktif olarak 300’e yakın firmaya hizmet verdiklerini bildiren Leke, “Tekstil, hazır giyim ve otomobil başta olmak üzere toplamda 17 sektörden imalatçılarımızla çalışıyoruz. Firma sayısında tekstil ve hazır giyim önde olmakla birlikte toplam değer bazında toplam ihracatımızın yüzde 50-55’i otomotivden geliyor. Biz özellikle yüksek hacimli ihracatı olan sektörlerdeki firmalara daha fazla avantaj sağlamak istiyoruz. Farklı sektörlerdeki mevcut yapımızı yeni sektör açılımlarıyla güçlendirirken, katma değeri yüksek ve sürdürülebilir kârlılık potansiyeline sahip firmaları bünyemize dahil etmeyi önceliklendiriyoruz.” diye konuştu.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ</strong><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/07/otomotiv-ve-tekstil-sektorunun-oncu-sirketi-yeni-sektor-acilimlariyla-gucune-guc-katiyor-1782903982.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Fahiş Kira Artış Talepleri Markaların En Büyük Sorunu Haline Geldi</title>
                <category>Dünya</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/fahis-kira-artis-talepleri-markalarin-en-buyuk-sorunu-haline-geldi-1910</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/fahis-kira-artis-talepleri-markalarin-en-buyuk-sorunu-haline-geldi-1910</guid>
                <description><![CDATA[Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) ve Fast Company iş birliğiyle düzenlenen “Perakende Buluşması 2026” etkinliğinde perakende sektörünün liderleri, fahiş kira artışları, maliyet enflasyonu ve küresel marka olmanın önündeki sermaye engellerini masaya yatırdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Markalar Derneği’nin (BMD), Fast Company ile düzenlediği “Perakende Buluşması 2026” etkinliği, iş dünyasının ve perakendenin lider isimlerini bir araya getirdi. Toplantıda, BMD Başkanı Sinan Öncel ile Karaca Grubu Kurucusu Arif Karaca’nın da aralarında bulunduğu konuşmacılar, katılımcılarla deneyimlerini ve değerlendirmelerini paylaştılar. BMD Başkanı Sinan Öncel, konuşmasında yeme içme başta olmak üzere birçok sektörde maliyet enflasyonunun perakende sektörü için çok önemli bir sorun olduğunu vurguladı.</p>

<p>Yüksek maliyetler nedeniyle Türkiye’nin yabancılar için alışveriş cazibesini kaybettiğini belirten Öncel, “Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre, 2025’in ilk dört ayında 284 milyar lira olan yabancıların Türkiye’deki toplam kartlı harcaması, bu yılın aynı döneminde 229 milyar liraya düştü. Aynı dönemde yerli kartlarla yurt dışından yapılan harcamaların ise 227 milyar liradan 341 milyar liraya çıktığını görüyoruz. Yani yerli harcaması yurt dışına kayıyor.” diye konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PANDEMİDEN BU YANA DÜZENLİ ANKETLERLE MARKALI PERAKENDENİN NABZINI TUTUYORUZ</span></strong></p>

<p>BMD çatısı altında 214 üye ve 516 marka bulunduğunu bildiren Sinan Öncel, pandemiden bu yana her ay düzenli yaptıkları anketlerle sektörün nabzını tuttuklarını söyledi. Fahiş kira artış taleplerinin uzun zamandır markalar için bir numaralı sorun olduğunu vurgulayan Öncel, şöyle devam etti:</p>

<p>“Haziran 2022’de 100 bin lira kira ödediğimiz bir mağazanın kirası, o tarihte 6 bin 68 dolara denk düşüyordu. Aynı mağaza için bugün 11 bin 164 dolar karşılığı kira ödüyoruz. Bu tabloya rağmen, hâlâ yüzde 300-400’e varan fahiş kira artış talepleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Yüksek oranlı artışlar, kira/ciro oranlarına olumsuz yansıyor. 2024’te üyelerimizin yüzde 20’sinin kira ciro oranı yüzde 16 ve üzerindeyken, 2025’te bu oran yüzde 42’ye, 2026’nın ilk dört ayında ise yüzde 56’ya yükseldi. Perakendede ciddi kan kaybına neden olan bu konuyla ilgili gerekli yasal düzenlemenin yapılması konusunda Adalet, Hazine ve Maliye ve Ticaret Bakanlığımızla yakın görüşmelerimiz devam ediyor.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ARİF KARACA: TÜRKİYE’DE SERMAYE BİRİKİMİ OLMADIĞI İÇİN GLOBAL MARKA ÇIKARAMIYORUZ</span></strong></p>

<p>Karaca Grubu Kurucusu Arif Karaca da konuşmasında iş hayatındaki deneyimlerini ve markanın büyüme sürecindeki dönüm noktalarını anlattı. Karaca, iş hayatındaki en stratejik üç adımla ilgili şunları söyledi:</p>

<p>“Türkiye’de çok sık krizlerle karşılaştık ama biz o krizlerin hiçbirinde geri çekilmedik. Aksine krizlerin üstüne üstüne giderek hepsini fırsata dönüştürmeyi bildik. İthalatta başlattığımız ürün gamını geliştirmeyi iç piyasada yerli üretimle sürdürdük. Hem ithal ettiğimiz hem de içeride ürettiğimiz ürünleri farklılaştırdık. Üçüncü stratejik adımımız ise elektrikli ev aletleri işine geçişimiz oldu. Bugün ciromuzun önemli bir kısmını elektrikli ev aletleri oluşturuyor. Elbette bu büyüme sürecinde, birkaç kez batmanın eşiğine geldik. Çünkü dövizle aldığınız ürünü çekle senetle satıyorsunuz. Bir sabah kalkıyorsunuz devalüasyon olmuş, sermayeniz yarıya inmiş. Bu nedenle firmalar sermaye birikimi yapamıyor. Türkiye’de sermaye birikimi olamadığı için de global marka çıkaramıyoruz.”</p>

<p>Arif Karaca, en büyük hayalinin kurucusu olduğu şirketi global bir marka haline getirmek olduğunu sözlerine ekledi.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/07/fahis-kira-artis-talepleri-markalarin-en-buyuk-sorunu-haline-geldi-1782903307.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İSO Başkanı Erdal Bahçıvan Sanayicinin Oksijeni Finansmandır Diyerek Acil Kredi Paketi Çağrısında Bulundu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/iso-baskani-erdal-bahcivan-sanayicinin-oksijeni-finansmandir-diyerek-acil-kredi-paketi-cagrisinda-bulundu-1909</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/iso-baskani-erdal-bahcivan-sanayicinin-oksijeni-finansmandir-diyerek-acil-kredi-paketi-cagrisinda-bulundu-1909</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Sanayi Odası (İSO) haziran ayı meclis toplantısında kamu bankalarının genel müdürleriyle bir araya gelen İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, sanayicinin finansmana erişimde ciddi ölçüde oksijensiz kaldığını belirterek somut adımlar atılması ve özel bir kredi paketinin ivedilikle hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin haziran ayı olağan toplantısı “Sanayiye Sahip Çıkmak, Türkiye’ye Sahip Çıkmaktır Anlayışı Eşliğinde Sanayimizin Finansman Sorununu ve Çözümü Kamu Bankalarımızla Birlikte Değerlendirmek” ana gündemi ile Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. İSO Meclis Başkan Yardımcısı Yüksel Özyurt’un başkanlık ettiği, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıda BloombergHT Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen’in moderatörlüğünde Ziraat Bankası Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Alpaslan Çakar, Vakıfbank Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi Osman Arslan, Halkbank Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Recep Süleyman Özdil ve Türk Eximbank Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ali Güney gündeme yönelik değerlendirmelerini paylaştı. T.C. İstanbul Valisi Davut Gül ve T.C. Beyoğlu Kaymakamı A. Atakan Atasoy, İSO Yönetim Kurulu Üyeleri ve İSO Meclis Üyeleri’nin yer aldığı Meclis toplantısını basın mensupları da ilgiyle takip etti. &nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/meclis_ince_uzun_09-36423.jpg" style="height:300px; width:740px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YÜKSEK FAİZ VE AŞIRI TEMİNAT TALEPLERİ ÜRETİCİYİ ZORLUYOR</span></strong></p>

<p>İSO haziran ayı Meclis toplantısını açan İSO Meclis Başkan Yardımcısı Yüksel Özyurt, ana gündem maddesine ilişkin yaptığı konuşmada üyelerin son dönemde finansmana erişim konusunda yaşadığı zorluklara dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Üyelerimiz, özellikle son dönemde finansmana erişim konusunda zorlandıklarını ifade ediyor. Geldiğimiz noktada manyak üyemiz, bankaların krediyi ya çok pahalı verdiğini ya da hiç vermediğini sıkça dile getiriyor. Yüksek faiz oranları, kısa vadeli krediler ve aşırı teminat talepleri, üretim yapan firmalarımızı oldukça zorluyor. Elbette bankaların da kendi risk kuralları ve regülasyonları var. Bunu anlayışla karşılıyoruz. Ancak şunu juga biliyoruz ki kamu bankaları bu ekosistem içinde farklı bir misyona sahiptir. Kamu bankaları olarak sizlerden beklentimiz; piyasa koşullarını dikkate almakla birlikte, üretimi ve istihdamı önceleyen esnek ve çözüm odaklı bir yaklaşım sergilemenizdir. Piyasanın zaman zaman almaktan kaçındığı riskleri, ülke menfaatleri için üstlenmenizi, sizlerden beklenen en önemli görevlerden biri olarak görmek istiyoruz. Üyelerimiz, kamu bankalarının özel bankalardan çok da farklı davranmadığı yönünde bir algıya kapıldıklarını söylüyorlar. Bu algının doğru olup olmadığını sizlerden dinlemek istiyoruz. İhracatçılarımız, döviz işlemlerinde ve dış ticaret finansmanında limit sorunları yaşadıklarını belirtiyor. Firmalarımız; döviz alım-satım işlemlerinde ve dış ticaret finansmanında artan maliyetler ve sınırlı limitler nedeniyle rekabet güçlerini kaybetme endişesi taşımaktadır. Sadece KOBİ’lerimiz değil, büyük işletmelerimiz de işletme sermayesi ihtiyacını karşılamakta güçlük çekmektedir. Yeniden yapılandırma talepleri ise bazen katı prosedürler sebebiyle sonuçsuz kalabilmektedir. Bu sıkıntıları sadece şikâyet olarak iletmek istemiyorum. Aksine, sizlerle iş birliği içinde çözüm yolları aramak için buradayız. Şunu özellikle ifade etmek isterim ki geçmişte, pandemi döneminde ve deprem felaketlerinde kamu bankalarımızın dayanışma içinde olduğunu açık şekilde gördük. Şimdi de dezenflasyon ve ekonomik dengelenme sürecinin sonucu olarak artan maliyetlerle zorlanan sanayicimizin yanında olmanız gerektiğini söylemek istiyorum. Bu desteği sağlayacağınıza yürekten inanıyorum.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SANAYİCİNİN OKSİJENİ FİNANSMANDIR</span></strong></p>

<p>Açılış konuşmasını gerçekleştirmek üzere kürsüye davet edilen İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, üretimin zayıfladığı bir ekonomide dengeli bir kalkınmanın mümkün olamayacağını belirterek şu cümleleri kaydetti:&nbsp;“Bu çerçevede üretim hayatımızın ihtiyaçlarını kamuoyuyla ve karar alıcılarla paylaşmaya, sanayicimizin sesini duyurmaya, çözüm önerileri geliştirmeye ve nitelikli üretimi destekleyen politikalara katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tam bu noktada sanayimiz adına önemli bir çağrıda bulunmak istiyorum. Sanayicilerimiz için çok özel bir kredi paketine ivedilikle ihtiyaç duyuyoruz. Bu konuda gerekli adımların vakit kaybedilmeksizin atılmasını tüm sanayicimiz adına talep ediyoruz. Sanayicinin oksijeni finansmandır. Ve geldiğimiz noktada sanayicimizin ciddi ölçüde oksijensiz kaldığını görüyoruz. Üretmeye devam eden, istihdam yaratan, ihracat yapan ve ülkesine katma değer kazandıran sanayi kuruluşlarımız; yüksek finansman maliyetleri, krediye erişimde yaşanan güçlükler ve artan mali yükler karşısında adeta nefes almakta zorlanmaktadır. Bugün sektörümüzün ihtiyacı yalnızca iyi niyetli temenniler değildir. Sanayinin yeniden nefes almasını sağlayacak somut, etkili ve sonuç odaklı adımlara ihtiyaç duyuluyor. Çünkü oksijensiz kalan bir insan nasıl yaşamını sürdüremezse, finansmana erişemeyen bir sanayinin de yatırım yapması, üretimini geliştirmesi, teknolojiye yönelmesi ve küresel rekabette güç kazanması imkânsız. Şunu hiçbir zaman unutmamalıyız: Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesi, kalıcı refahı, nitelikli istihdamı ve küresel rekabet gücü ancak güçlü bir sanayi yapısıyla mümkündür. Üretimin zayıfladığı, yatırımların ertelendiği, teknolojik dönüşümün yavaşladığı ekonomide sağlıklı ve dengeli bir kalkınmadan söz edemeyiz. Üretimden uzaklaşan değil; üretimi teknolojiyle, verimlilikle, ihracatla, yeşil ve dijital dönüşümle güçlendiren bir kalkınma anlayışını stratejik önceliğimiz olarak görmek zorundayız. Ülkemiz sanayisinin geleceği konusunda duyarsız kalınırsa, özellikle geleneksel sektörlerimiz desteklenmek yerine kaderine terk edilirse bu Türkiye için çok ciddi sorunlar üretir. İşte bu sebeple biz İstanbul Sanayi Odası olarak ‘Sanayiye Sahip Çıkmak, Türkiye’ye Sahip Çıkmaktır’ diyoruz.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">REESKONT KREDİLERİNDEKİ LİMİTLER YÜKSELTİLMELİDİR</span></strong></p>

<p>Konuşmasının devamında sermaye piyasalarının ve alternatif finansman araçlarının önemine değinen Bahçıvan, Türk Eximbank kredilerinde yaşanan aksaklıkları vurgulayarak şunları söyledi:&nbsp;“Özellikle; özel sektör tahvilleri, girişim ve büyüme sermayesi fonları, menkul kıymetleştirme uygulamaları önümüzdeki dönemde daha fazla kullanılmalıdır. Bu noktada kamu bankalarının öncü ve katalizör rol üstlenmesi mümkündür. İzninizle burada bir parantez daha açmak istiyorum. Türk ihracatçısının zorlu küresel koşullarda en önemli destekçilerinden birisi şüphesiz ki Türk Eximbank tarafından sağlanan reeskont kredileridir. Ancak bu kredilerde limit, teminat ve peşin faiz uygulaması gibi sorunlar devam etmektedir. Özellikle günlük limitlerin düşük kalması ve firma başına kullanımın 60 milyon TL ile sınırlı olması; ihtiyaç duyulan kredilere erişimi 5-6 aya kadar geciktirmekte, bu da sanayicileri çok daha yüksek maliyetli, banka ve banka dışı farklı kredi kaynaklarına yöneltmektedir. Bu nedenle, günlük limitlerin yükseltilmesi ihracatçılarımıza çok önemli bir destek sağlayacaktır. Firmalar, faizini zaten peşin ödedikleri riskin yüzde 100 kadar fazlasına karşılık gelen bir teminat mektubu vermek zorunda kalıyor. Adeta boşluğa verilen bu teminat, hem teminat mektubu komisyon masrafının aşırı düzeyde artmasına hem de firmaların teminat limitlerinin yok yere azalmasına neden oluyor. Sonuç olarak Türk sanayisinin bugün ihtiyacı olan sadece daha uygun maliyetli kredi değil, bunun yanı sıra ve bundan daha önemli olarak; daha uzun vadeli sermaye, daha derin sermaye piyasaları, bankacılık sistemi ile entegre çalışan yeni nesil finansman araçlarıdır. Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşabilmek için sanayi, finans ve kamu politikalarının aynı stratejik vizyon etrafında buluşması da gerekmektedir.”<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/iso-baskani-erdal-bahcivan-sanayicinin-oksijeni-finansmandir-diyerek-acil-kredi-paketi-cagrisinda-bulundu-1782379164.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mustafa Paşahan Ekotürk TV Ekranlarında Hazır Giyim Sektörünü Değerlendirdi</title>
                <category>Güncel</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/mustafa-pasahan-ekoturk-tv-ekranlarinda-hazir-giyim-sektorunu-degerlendirdi-1908</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/mustafa-pasahan-ekoturk-tv-ekranlarinda-hazir-giyim-sektorunu-degerlendirdi-1908</guid>
                <description><![CDATA[Ekotürk TV’de yayınlanan Yönetim Katı programına konuk olan iş insanı ve sektör başkanı Mustafa Paşahan, hazır giyim üretimindeki son gelişmeleri değerlendirdi. Sektörün üç yıldır daralmasına rağmen 2025 yılında ülkeye 12 milyar dolardan fazla net döviz girdisi sağladığını belirten Paşahan, Türkiye'nin bu sektörden vazgeçemeyeceğini vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hazır giyim ve tekstil sektörünün önde gelen temsilcilerinden iş insanı Mustafa Paşahan, ekonomi ekranlarında sektörün nabzını tuttu. Ekotürk TV’de yayınlanan, Zeliha Saraç’ın hazırlayıp sunduğu “Yönetim Katı” programına canlı yayın konuğu olan Paşahan, hazır giyim üretimi ve ihracatındaki güncel gelişmeleri, rekabet gücünü ve geleceğe yönelik beklentileri masaya yatırdı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DARALMAYA RAĞMEN ON İKİ MİLYAR DOLARLIK KATKI</span></strong></p>

<p>Sektörün son dönemde karşı karşıya kaldığı küresel ve yerel zorluklara değinen Mustafa Paşahan, yaşanan tüm daramalara rağmen ekonomiye sağlanan katkının altını çizdi. Paşahan, hazır giyim üretiminin son üç yıldır daralma eğiliminde olmasına karşılık, 2025 yılında Türkiye’ye 12 milyar dolardan fazla net döviz girdisi sağlandığını ifade etti. Sektörün sürdürülebilir büyümesi için atılması gereken adımlara ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentilere dair de stratejik görüşlerini paylaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜLKE OLARAK HAZIR GİYİMDEN VAZGEÇEMEYİZ</span></strong></p>

<p>Hazır giyim sektörünün Türkiye ekonomisi için yapı taşlarından biri olduğunu belirten ve geleceğe olan inancını koruduğunu ifade eden Mustafa Paşahan, programda şu sözleri kaydetti:&nbsp;"Ben bu sektörün biteceğine inanmıyorum. Ülke olarak hazır giyimden vazgeçemeyiz."</p>

<p>Sektörün güncel görünümü, üretim kapasitesi ve ihracat potansiyeline yönelik detaylı analizlerin paylaşıldığı program, ekonomi ve iş dünyasında geniş yankı uyandırdı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/mustafa-pasahan-ekoturk-tv-ekranlarinda-hazir-giyim-sektorunu-degerlendirdi-1782294928.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye’nin Yaş Meyve Sebze İhracatı 22 Yılda Üç Katına Çıktı: Üretim Gücü Küresel Pazarlara Başarıyla Yansıtıldı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyenin-yas-meyve-sebze-ihracati-22-yilda-uc-katina-cikti-uretim-gucu-kuresel-pazarlara-basariyla-yansitildi-1907</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyenin-yas-meyve-sebze-ihracati-22-yilda-uc-katina-cikti-uretim-gucu-kuresel-pazarlara-basariyla-yansitildi-1907</guid>
                <description><![CDATA[Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği AR-GE birimi verilerine göre, Türkiye'nin yaş meyve sebze ihracatı son 22 yılda yüzde 175 artışla 1 milyon 337 bin tondan 3 milyon 669 bin tona ulaşırken, birim ihracat değeri de kilogram başına 0,58 dolardan 1,28 dolara yükseldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türk yaş meyve sebze sektörü, son 22 yılda üretim gücünü ihracata başarıyla yansıtarak dikkat çekici bir büyüme hikâyesi yazdı. Sektörün ihracatı yüzde 175 artış göstererek 1 milyon 337 bin tondan 3 milyon 669 bin tona yükseldi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği AR-GE biriminin Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden hazırladığı çalışmada; patates, kuru soğan, domates, hıyar, biber, karpuz, elma, şeftali-nektarin, kayısı, kiraz, portakal, mandalina, limon, incir, kivi, muz, üzüm, çilek ve nar gibi ürünlerin üretim ve ihracat performansları incelendi.</p>

<p>Türkiye’nin yaş meyve sebze üretiminin temelini oluşturan 20 ana üründe, 2002 yılında 34 milyon 292 bin ton olan üretim miktarı, 2024 itibarıyla yüzde 50 artarak 51 milyon 560 bin tona ulaştı. Ancak 2025 yılında etkisini gösteren iklim krizi nedeniyle üretimde yüzde 14’lük düşüş yaşandı ve toplam üretim 44 milyon 350 bin tona geriledi. Türk yaş meyve sebze sektörü, 2002 yılında 1 milyon 337 bin tonluk ihracat gerçekleştirirken, 2024 sonunda bu rakam yüzde 175’lik artışla 3 milyon 669 bin tona çıktı. 2002 yılında toplam üretimin yalnızca yüzde 3,8’i ihraç edilirken, bu oran 2024 yılında yüzde 7,1 seviyesine yükseldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"İHRACAT ÜRETİMDEN DAHA HIZLI BÜYÜDÜ"</span></strong></p>

<p>Cengiz Balık, sektörün son 22 yılda üretimden ihracata uzanan süreçte büyük bir dönüşüm yaşadığını belirterek, Türkiye’nin yaş meyve ve sebze üretimindeki gücünü uluslararası pazarlarda daha etkin hale getirdiğini ifade etti. Üretimdeki artışın ötesinde ihracatta çok daha güçlü bir ivme yakalandığını vurgulayan Balık, şu değerlendirmede bulundu:&nbsp;“2002-2024 döneminde üretimimiz yaklaşık yüzde 50 artarken, ihracatımız yüzde 175’in üzerinde büyüdü. Bu tablo, Türk yaş meyve sebze sektörünün artık yalnızca üretim yapan değil, küresel pazarlarda güçlü şekilde rekabet eden bir yapıya kavuştuğunu gösteriyor. Üretimdeki başarımızı ihracata dönüştürme yeteneğimiz her yıl daha da güçleniyor. 2025 yılında sektör ihracatımız 3 milyar 704 milyon dolara ulaştı. 2026 hedefimiz ise 4,5 milyar doların üzerine çıkmak.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MANDALİNA VE ELMADA SIÇRAMA</span></strong></p>

<p>İhracatta öne çıkan ürünlere de değinen Balık, son yılların yıldız ürününün mandalina olduğunu söyledi. Balık, mandalina ve elma ihracatındaki performansa ilişkin şunları kaydetti:&nbsp;“2002 yılında 247 bin ton olan mandalina ihracatımız, 2024’te 702 bin tona ulaştı. 2025’te ise 1 milyon ton sınırına yaklaştı. Yaklaşık dört katlık bu artış, uluslararası pazarlardaki başarımızın en somut göstergelerinden biri. Ürettiğimiz mandalinanın yüzde 45’ini ihraç ettik ve 913 milyon dolarlık döviz girdisi sağladık.”</p>

<p>2002 yılında 2 milyon 200 bin ton olan elma üretiminin 2024’te yüzde 101 artarak 4 milyon 420 bin tona çıktığını belirten Balık, 2002’de yalnızca 14 bin ton seviyesinde olan elma ihracatının, 2024 yılında 315 bin tona yükseldiğini, miktar bazında yüzde 2100’ü aşan bir artış yaşandığını söyledi. Ayrıca ortalama ihraç fiyatının yüzde 43 yükseldiğini ve elma ihracatından 190 milyon dolar gelir elde edildiğini aktardı. 2002 yılında neredeyse hiç ihracatı bulunmayan incir, kivi, çilek ve muzun da bugün önemli ihraç kalemleri arasında yer aldığına değinen Balık; incirde 23 bin ton, çilekte 20 bin 854 ton, kivide 7 bin 230 ton ve muzda 4 bin 679 ton ihracat seviyesine ulaşıldığını belirtti. Balık ayrıca limon, domates, kiraz, şeftali ve nektarin gibi ürünlerde de güçlü ihracat performansı yakalandığını kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KATMA DEĞERLİ ÜRETİM VE İKLİM KRİZİ</span></strong></p>

<p>Son 22 yılda yalnızca ihracat miktarlarının değil, birim ihracat değerlerinin de ciddi şekilde yükseldiğini vurgulayan Balık, Türk ürünlerinin küresel pazarda daha yüksek katma değer oluşturduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Birçok üründe kilogram başına ihracat değerimiz birkaç kat arttı. 2002 yılında 0,58 dolar/kg olan ortalama ihraç fiyatımız, 2024 sonunda 1,28 dolar/kg seviyesine yükseldi. Bu gelişme; kalite, gıda güvenliği, sürdürülebilirlik ve uluslararası standartlara uyum açısından önemli bir noktaya ulaştığımızı gösteriyor. Artık sadece daha fazla oyun satan değil, ürününü daha yüksek değerle pazarlayan bir sektör konumundayız.”</p>

<p>İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkisinin giderek daha belirgin hale geldiğini ifade eden Balık, sürdürülebilir büyüme için üretim altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü:&nbsp;“Don, kuraklık, aşırı sıcaklık ve düzensiz yağışlar üretimi doğrudan etkiliyor. Buna rağmen sektörümüz üretmeye, ihracat yapmaya ve ülkemize döviz kazandırmaya devam ediyor. Önümüzdeki süreçte su verimliliği, modern sulama sistemleri, tarımsal teknoloji yatırımları ve iklim dirençli üretim modelleri daha kritik hale gelecek.”</p>

<p>Balık, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, deneyimli üretici ve ihracatçı ağı sayesinde dünya pazarlarındaki büyümesini sürdüreceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:&nbsp;“Türkiye; iklim çeşitliliği, yüksek üretim kapasitesi ve lojistik avantajlarıyla dünyanın önde gelen yaş meyve sebze tedarikçileri arasında yer alıyor. Önümüzdeki dönemde ürün çeşitliliğimizi artırarak, yeni pazarlara açılarak ve katma değerli ihracata odaklanarak sektörümüzü daha da ileri taşıyacağız.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 16:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/turkiyenin-yas-meyve-sebze-ihracati-22-yilda-uc-katina-cikti-uretim-gucu-kuresel-pazarlara-basariyla-yansitildi-1782134204.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mali Alanda Hızlı Tedbirler Devreye Alındı: Bakan Şimşek Dezenflasyon Hedefi İçin Kararlılık Mesajı Verdi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/mali-alanda-hizli-tedbirler-devreye-alindi-bakan-simsek-dezenflasyon-hedefi-icin-kararlilik-mesaji-verdi-1906</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/mali-alanda-hizli-tedbirler-devreye-alindi-bakan-simsek-dezenflasyon-hedefi-icin-kararlilik-mesaji-verdi-1906</guid>
                <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, haziran ayında hanehalkının 12 ay sonrası enflasyon beklentilerinin bir önceki aya göre 3,4 puan iyileştiğini belirterek, enerji fiyatlarındaki normalleşmenin bu olumlu süreci destekleyeceğini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) açıkladığı "Sektörel Enflasyon Beklentisi" anket sonuçlarının ardından, sosyal medya hesabından önemli değerlendirmelerde bulundu. Bakan Şimşek, haziran ayında hanehalkının 12 ay sonrası enflasyon beklentilerinin bir önceki aya göre 3,4 puan iyileştiğini belirterek, jeopolitik gerilimlerin azalmasıyla enerji fiyatlarındaki normalleşmenin beklentilerdeki iyileşmeyi desteklemesini beklediklerini söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KARARLILIKLA ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYORUZ</span></strong></p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomi programı kapsamında atılan adımlara ve gelecek döneme ilişkin hedeflere değindiği açıklamasında şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatlarını artırması, kısa vadede enflasyon görünümü üzerinde baskı oluşturarak beklentileri olumsuz etkiledi. Programımız sayesinde oluşturduğumuz mali alanı kullanarak, beklentilerde kalıcı bir bozulmanın önüne geçmek amacıyla eşel mobil başta olmak üzere gerekli tedbirleri hızlı ve etkin biçimde devreye aldık. Haziran ayında hanehalkının 12 ay sonrası enflasyon beklentileri bir önceki aya göre 3,4 puan iyileşti. Jeopolitik gerilimlerin azalmasıyla enerji fiyatlarındaki normalleşmenin, beklentilerdeki iyileşmeyi desteklemesini bekliyoruz. Dezenflasyon hedefimiz doğrultusunda kararlılıkla çalışmayı sürdürüyoruz."</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/mali-alanda-hizli-tedbirler-devreye-alindi-bakan-simsek-dezenflasyon-hedefi-icin-kararlilik-mesaji-verdi-1782133137.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İstanbul İş Dünyasında Seçim Yarışı Başlıyor: Avdagiç Kararını Resmen Duyurdu</title>
                <category>Güncel</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/istanbul-is-dunyasinda-secim-yarisi-basliyor-avdagic-kararini-resmen-duyurdu-1905</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/istanbul-is-dunyasinda-secim-yarisi-basliyor-avdagic-kararini-resmen-duyurdu-1905</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, bir dönem daha başkanlığa aday olma kararını ilk kez katıldığı PAGEV Genişletilmiş Yönetim Kurulu Toplantısı'nda kamuoyuyla paylaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, bir dönem daha İTO Başkanlığına aday olma kararını ilk kez PAGEV Genişletilmiş Yönetim Kurulu Toplantısı’nda kamuoyuyla paylaştı. PAGEV Florya Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen toplantıya onur konuğu olarak katılan Avdagiç, plastik sektörünün önde gelen temsilcileriyle bir araya gelirken, PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu da Avdagiç’in yeniden adaylığını sektörün ortak aklını ve iradesini yansıtan bir tercih olarak değerlendirdi ve PAGEV’in desteğini açık şekilde ifade etti.</p>

<p>Toplantının açılışında Şekib Avdagiç’i "Evinize hoş geldiniz" sözleriyle karşılayan PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, bu ifadenin yalnızca Avdagiç’in PAGEV üyeliği ya da plastik ve kompozit sektöründen gelen bir isim olmasından kaynaklanmadığını vurguladı. Eroğlu, "Evinize hoş geldiniz. Bu ifade, yalnızca üyeliğinizin değil, iş dünyasına kattığınız değerin de bir karşılığıdır" dedi.</p>

<p>Şekib Avdagiç’in İstanbul Ticaret Odası’nda 68 No’lu Plastik ve Kauçuk Meslek Komitesi’nden seçilmesinin sektör açısından ayrı bir anlam taşıdığını belirten Eroğlu, plastik sektöründen gelen bir ismin İTO Başkanlığı görevini yürütmesinin, sektörün kurumsal gücünü ortaya koyduğunu ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEKTÖRÜN ORTAK SAĞDUYUSUNUN ADAYIDIR</span></strong></p>

<p>Yavuz Eroğlu, Şekib Avdagiç’in yeniden adaylığının plastik sektörünün ortak iradesi olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Sayın Başkanımızın 68 No’lu Plastik ve Kauçuk Meslek Komitemizden geliyor olması son derece kıymetlidir. Sektörümüzün ortak aklı ve sağduyusuyla, İstanbul Ticaret Odası seçimlerinde, bugüne kadar ortaya koyduğu çalışmaların karşılığı olarak kendisini başkan adayımız olarak görüyoruz. Liderliğinin devamının hem plastik sektörüne hem İstanbul iş dünyasına hem de ülke ekonomisine katkı sağlayacağına inanıyoruz."</p>

<p>Eroğlu, PAGEV’in önceki İTO seçimlerinde olduğu gibi bu süreçte de Avdagiç’i desteklemeyi sürdüreceğini belirterek, "Bu destek; güvenin, ortak üretim kültürünün ve vefanın bir sonucudur. Plastik sektörünün İTO’daki güçlü temsilinin korunması ve daha da güçlenmesi bizim için stratejik önemdedir" dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AVDAGİÇ ADAYLIĞINI İLK KEZ PAGEV’DE DUYURDU</span></strong></p>

<p>İTO Başkanı Şekib Avdagiç ise bir dönem daha başkanlığa aday olma kararını ilk kez bu toplantıda açıkladı. Avdagiç konuşmasında şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Bu dönemde hem içinde bulunduğumuz camialarla hem de büyüklerimizle istişare ederek, dostlarımızın görüşlerini alarak bir dönem daha aday olma kararıyla yola çıkmaya karar verdik. Bu bir ekip işidir; tek bir kişinin yürüyüşü değildir. Birbirini destekleyen, ülkesi, şehri ve sanayisi için üretmeye çalışan insanların ortak yürüyüşüdür."</p>

<p>PAGEV camiasına teşekkür eden Avdagiç, "Bizim için en önemli destek her zaman kendi camiamızdan geldi. Burada Yavuz Başkanımızın ve PAGEV’in yeri çok ayrıdır. Kendilerine teşekkür ediyorum" dedi. Avdagiç’in sözleri toplantıda sektör temsilcileri tarafından alkışlarla karşılandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PLASTİK SEKTÖRÜNDEN İTO BAŞKANLIĞINA UZANAN SÜREÇ</span></strong></p>

<p>Avitaş Kompozit Plastik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olan Şekib Avdagiç, üretim ve sanayinin içinden gelen bir isim olarak İstanbul Ticaret Odası’nda 68 No’lu Plastik ve Kauçuk Meslek Komitesi’nden meclise seçiliyor. Bu yönüyle plastik ve kauçuk sektörünü temsil eden bir komiteden İTO Başkanlığı görevine uzanan süreç, PAGEV ve sektör açısından önemli bir gurur kaynağı olarak değerlendiriliyor.&nbsp;PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, İTO Başkanının plastik ve kompozit sektöründen geliyor olmasının, sektörün İstanbul ekonomisindeki ağırlığını ve kurumsal etkisini açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PAGEV İLE İTO ARASINDA KÖKLÜ İŞ BİRLİĞİ</span></strong></p>

<p>Yavuz Eroğlu ayrıca PAGEV ile İstanbul Ticaret Odası arasındaki ilişkinin yalnızca seçim dönemleriyle sınırlı olmadığını, yıllara dayanan kurumsal güven ve ortak çalışma kültürüne dayandığını belirtti. Eroğlu, sektörün karşılaştığı sorunların çözümünde Şekib Avdagiç ve İTO’nun her zaman destekçi bir rol üstlendiğini vurguladı.</p>

<p><strong>KAYNAK: FUAR DERGİSİ</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 13:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/istanbul-is-dunyasinda-secim-yarisi-basliyor-avdagic-kararini-resmen-duyurdu-1781518549.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakanlık Bütçe Sonuçlarını Açıkladı: Giderler Artarken Gelirler Hızla Eridi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bakanlik-butce-sonuclarini-acikladi-giderler-artarken-gelirler-hizla-eridi-1904</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/bakanlik-butce-sonuclarini-acikladi-giderler-artarken-gelirler-hizla-eridi-1904</guid>
                <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, mayıs ayında merkezi yönetim bütçesi 298,2 milyar lira açık verirken, yılın ilk 5 ayındaki toplam bütçe açığı 1 trilyon 56 milyar 999 milyon liraya ulaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı, mayıs ayına ilişkin bütçe uygulama sonuçlarını açıkladı. Paylaşılan verilere göre, merkezi yönetim bütçesi mayısta 298,2 milyar TL açık verirken, faiz dışı açık ise 169,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Mayıs ayında bütçe gelirleri geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 18 azalarak 1 trilyon 86 milyar 168 milyon liraya geriledi. Buna karşılık bütçe giderleri de yüzde 27 yükselerek 1 trilyon 384 milyar 391 milyon liraya ulaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">OCAK-MAYIS DÖNEMİNDE GİDERLER YÜZDE 37 ARTTI</span></strong></p>

<p>Yılın ilk 5 ayını kapsayan ocak-mayıs döneminde de bütçedeki açık eğilimi devam etti. Bu dönemde bütçe gelirleri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33,9 artışla 6 trilyon 277 milyar 714 milyon liraya çıktı. Bütçe giderleri de aynı dönemde yüzde 37,4 yükselerek 7 trilyon 334 milyar 713 milyon lira oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BEŞ AYLIK TOPLAM AÇIK 1 TRİLYON LİRAYI GEÇTİ</span></strong></p>

<p>Bakanlığın bütçe uygulama sonuçları raporuna yansıyan verilere göre, merkezi yönetim bütçesi mayıs ayında yaşanan 298 milyar 223 milyon liralık açığın da eklenmesiyle birlikte, ocak-mayıs döneminde toplamda 1 trilyon 56 milyar 999 milyon lira açık vermiş oldu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/bakanlik-butce-sonuclarini-acikladi-giderler-artarken-gelirler-hizla-eridi-1781518046.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Evde Bakım Yardımı Alanlar Dikkat: Ödemeler Bugün İtibarıyla Başladı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/evde-bakim-yardimi-alanlar-dikkat-odemeler-bugun-itibariyla-basladi-1903</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/evde-bakim-yardimi-alanlar-dikkat-odemeler-bugun-itibariyla-basladi-1903</guid>
                <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlar ve ailelerine yönelik bu ay toplam 7,1 milyar lira tutarındaki Evde Bakım Yardımı ödemelerini hak sahiplerinin hesaplarına yatırmaya başladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlar ve ailelerine ekonomik destek sağlamak amacıyla bu ay toplam 7,1 milyar lira Evde Bakım Yardımı ödemesini hesaplara yatırmaya başladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlara ve ailelerine ekonomik destek sağlamak amacıyla bu ay toplam 7,1 milyar lira Evde Bakım Yardımı'nı hak sahiplerinin hesaplarına yatırmaya başladıklarını açıkladı.&nbsp;Bakan Göktaş, Evde Bakım Yardımı'nın 2006 yılından bu yana engelli bireylerin öncelikle aile ortamında desteklenmesi amacıyla hayata geçirilen önemli bir aile odaklı bakım hizmeti olduğunu vurguladı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DESTEK OLUYORUZ</strong></span></p>

<p>Bakanlık olarak engelli vatandaşların kendi yaşam alanlarında kalmalarına önem verdiklerini belirten Bakan Göktaş, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Engelli vatandaşlarımızın aile bütünlüklerini koruyarak evde bakım hizmeti almalarını öncelikli görüyoruz. Bu yardım ile engellilerin yaşadığı ortamdan ayrılmadan, ailesi veya yakınlarıyla birlikte yaşayarak aile birliğinin korunmasına ve güçlenmesine destek oluyoruz."</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/para(1).jpg" /></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>HAK SAHİBİ BAŞINA AYLIK 13 BİN 878 LİRA ÖDENİYOR</strong></span></p>

<p>Evde Bakım Yardımı kapsamında 2026 yılı ocak-temmuz döneminde hak sahibi başına aylık 13 bin 878 lira ödeme yapıldığını hatırlatan Bakan Göktaş, güncel verilere dair şu bilgileri kaydetti:&nbsp;"Evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlar ve aileleri için bu ay toplam 7,1 milyar lira Evde Bakım Yardımı'nı hesaplara yatırmaya başladık. Hali hazırda 516 bin vatandaşımız Evde Bakım Yardımı'ndan yararlanıyor. Ödemelerin tüm engelli vatandaşlarımıza ve ailelerine hayırlı olmasını diliyorum."</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/sahte_para_nasil_anlasilir_dolar(1).jpg" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ticaret Bakanlığından Kaçak Galericilere Ağır Darbe: Ceza Yağmuru Başladı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ticaret-bakanligindan-kacak-galericilere-agir-darbe-ceza-yagmuru-basladi-1902</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ticaret-bakanligindan-kacak-galericilere-agir-darbe-ceza-yagmuru-basladi-1902</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, yetki belgesi olmadan ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yapan gerçek ve tüzel kişilere bu yıl 108 milyon lirayı, toplamda ise 305 milyon lirayı aşan idari para cezası uygulandığını deklare etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı, yetki belgesi olmadan ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yapanlara bu yıl 108 milyon lirayı aşkın idari para cezası kesildiğini bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, oluşturduğu hacimle ülke ekonomisindeki önemi her geçen gün artan ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretinde kayıt dışı faaliyetlerin ve tüketici mağduriyetinin önüne geçilmesine yönelik çalışmalara aralıksız devam edildiği belirtildi.&nbsp;Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında, ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal edenlerin bakanlıktan yetki belgesi almaları gerektiğine işaret edilen açıklamada, bugüne kadar 84 bin 804 işletmeye ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yetki belgesi düzenlendiği aktarıldı. Açıklamada, bu alanda bakanlık tarafından düzenli inceleme ve denetim gerçekleştirildiğine dikkat çekilerek, yönetmelikle kural altına alındığı halde yetki belgesi olmadan ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretinde bulunduğu tespit edilen gerçek ve tüzel kişiler hakkında idari para cezası uygulandığı ifade edildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TEK BİR DENETİMDE MİLYONLARCA LİRALIK CEZA KESİLDİ</strong></span></p>

<p>Yönetmelik kapsamında son dönemde yapılan incelemeler neticesinde, yetki belgesi olmadan ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti faaliyetinde bulunduğu tespit edilen her bir gerçek ve tüzel kişi için 400 bin 680 lira ila 1 milyon 402 bin 380 lira arasında değişen tutarlarda olmak üzere 176 gerçek ve tüzel kişi hakkında 102 milyon lira idari para cezası uygulandığı bildirildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>BUGÜNE KADAR TOPLAM CEZA 305 MİLYON LİRAYI BULDU</strong></span></p>

<p>Denetimlerin kararlılıkla süreceğini vurgulayan bakanlık açıklamasında şu ifadelere yer verildi:&nbsp;"Bakanlığımızca yetki belgesi olmadan ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yaptığı tespit edilen gerçek ve tüzel kişiler hakkında 2026'da uygulanan idari para cezası tutarı 108 milyon lirayı geçti. Bugüne kadar uygulanan idari para cezası tutarı da 305 milyon liraya ulaşmıştır. Motorlu kara taşıtı ticaretinde kayıt dışı faaliyetlerin azaltılması, haksız ticari uygulamaların ve tüketici mağduriyetinin önüne geçilmesi, sektörde daha adil ve güvenli bir ortamın tesis edilmesi amacıyla çalışmalarımız ve denetimlerimiz kesintisiz devam edecek."</p>

<p><strong>KAYNAK: DİRİLİŞ POSTASI GAZETESİ&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/ticaret-bakanligindan-kacak-galericilere-agir-darbe-ceza-yagmuru-basladi-1781510581.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gram Altında Yaşanan Yüzde Yirmi Değer Kaybı Konut Ve Otomotiv Piyasalarını Kilitledi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/gram-altinda-yasanan-yuzde-yirmi-deger-kaybi-konut-ve-otomotiv-piyasalarini-kilitledi-1901</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/gram-altinda-yasanan-yuzde-yirmi-deger-kaybi-konut-ve-otomotiv-piyasalarini-kilitledi-1901</guid>
                <description><![CDATA[Yüksekten altın alıp enflasyonun da altında getiri sağlayan vatandaşlar, piyasanın gerilemesiyle birlikte beklemeye geçti. Son 2,5 ayın dibini gören gram altın, 7.811 TL zirvesinden bu yana yüzde 20 değer kaybetti. Yatırımcıların satış yapmak için beklediği 7 bin 500 liralık psikolojik sınır aşılamadığı için konut, arsa ve otomobil piyasalarında ticaret kilitlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yüksekten altın alıp enflasyonun da altında getiri sağlayan vatandaşlar, piyasanın gerilemesiyle birlikte beklemeye geçti. Son 2,5 ayın dibini gören gram altın, 7.811 TL zirvesinden bu yana yüzde 20 değer kaybetti. Yatırımcıların satış yapmak için beklediği 7 bin 500 liralık psikolojik sınır aşılamadığı için konut, arsa ve otomobil piyasalarında ticaret kilitledi. Geçtiğimiz aylarda tarihî zirvesine ulaşan altın, bugünlerde yatırımcısını tam anlamıyla bekleme moduna geçirdi. Son dönemde fiyatların gerilemesi ve altının enflasyonun dahi altında bir getiri sağlaması, yüksek fiyattan alım yapan vatandaşların zararına satış yapmasını engelliyor. Altında yükseliş beklentisi ise gayrimenkul ve otomobil satışlarını vurdu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KONUT TALEBİ VAR BEKLEYİŞ SÜRÜYOR</span></strong></p>

<p>Son 2,5 ayın dibini gören gram fiyatı, 200 günlük ortalamaya çekildi. Ocak ayında gram altında görülen 7.811 TL zirvesinden düşüşün boyutu eksi yüzde 20’ye vardı. Verilere göre, son bir yılda gram altın alanın maliyeti ortalama 5 bin 500 - 5.700 TL civarındayken, son iki ayda piyasaya girenlerin maliyeti ise 7 bin lirayı aşmış durumda. Bu maliyet tablosu sebebiyle bekleyenlerin sayısı oldukça fazla. Piyasada oluşan bu “beklenti ekonomisi”, yastıkaltı altın miktarını rekor seviyelere taşırken, gayrimenkul sektörünü olumsuz etkiliyor. Yatırımcının sermayesi altında kilitli kaldığı için piyasalarda gözle görülür bir durgunluk yaşanıyor. Gayrimenkul uzmanları, konut yatırımı yapan kesimin şu an sadece belli bir gelir seviyesinin üzerindeki insanlardan oluştuğunu belirterek durumu şu sözlerle özetliyor:&nbsp;“Asıl birikimini altında tutan yatırımcı hâlâ bekleyişte. Vatandaşın konut talebi bitmedi, sadece ertelendi. Altın yatırımcısı 7.500 lira olan psikolojik sınırı bekliyor. Bu rakamın geçilmesi durumunda yastıkaltındaki devasa sermaye bozulup doğrudan konuta veya arsaya yönelecektir.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İKİNCİ EL OTO PİYASASI DURMA NOKTASINDA</span></strong></p>

<p>Türkiye'den Kaan Zenginli'nin haberine göre, gayrimenkuldeki bu durgunluğun bir benzeri, otomotiv pazarında da derinden hissediliyor. Sermayenin güvenli limanda park etmesiyle birlikte özellikle ikinci el otomotiv piyasası neredeyse durma noktasına geldi. Sektördeki tıkanıklığı değerlendiren oto galerici Murat Aslan, vatandaşın zarar kapanmadan araç yenileme veya sıfır araç alma fikrini rafa kaldırdığını vurguluyor. Piyasada ciddi bir durgunluk olduğunu belirten Aslan şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“Şu an ikinci el piyasası neredeyse durma noktasına geldi. Tıkanıklığın ana sebebi tamamen altındaki fiyat beklentisi. İnsanlar altını yüksekten aldı, enflasyon karşısında da istediği getiriyi tam bulamadı. Gram fiyatı yatırımcının beklediği o psikolojik seviyeye ulaştığı gün, bayilerdeki ve ikinci el pazarındaki bu sessizlik yerini büyük bir satış patlamasına bırakacaktır”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÜŞÜŞÜ FIRSAT BİLEN ALIYOR</span></strong></p>

<p>Altın piyasasında yüksek maliyetli yatırımcının bekleyişi sürerken, madalyonun diğer yüzünde farklı bir hareketlilik yaşanıyor. Yaz aylarının ve düğün sezonunun yaklaşmasıyla birlikte, mevcut fiyat seviyelerini alım fırsatı olarak değerlendiren yeni bir kitle piyasaya giriş yaptı. Kuyumcularda “bozmaya gelenlerden” ziyade “almaya gelenlerin” yoğunluğu dikkat çekiyor. Kısacası, bir taraf zararına satmamak için yastıkaltındaki altını sıkı sıkıya tutarken, diğer taraf "düşükten toplama" stratejiyle altın talebini canlı tutmaya devam ediyor. Piyasada oluşan bu “satan yok ama alan var” dengesi, yastıkaltı birikimlerin neden rekor seviyede büyümeye devam ettiğini de gözler önüne seriyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/gram-altinda-yasanan-yuzde-yirmi-deger-kaybi-konut-ve-otomotiv-piyasalarini-kilitledi-1781446633.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Şimşek: Dezenflasyon Sürecinde Birkaç Aylık Gecikme Yaşanacak Ama Yoluna Girecek</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bakan-simsek-dezenflasyon-surecinde-birkac-aylik-gecikme-yasanacak-ama-yoluna-girecek-1900</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/bakan-simsek-dezenflasyon-surecinde-birkac-aylik-gecikme-yasanacak-ama-yoluna-girecek-1900</guid>
                <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel şoklara rağmen dezenflasyon sürecinin birkaç aylık gecikmeyle yoluna gireceğini belirterek; bütçe açığı, cari açık ve rezervler konusunda hiçbir endişeye mahal olmadığını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul Finans Merkezi'ndeki (İFM) Ziraat Kuleleri Oditoryumu'nda düzenlenen Türkiye Bankalar Birliği (TBB) 69. Genel Kurul Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulundu. Son yıllarda hem bankacılık sektörünün hem de Türk ekonomisinin çoklu şoklara karşı dirençli olduğunu ispat ettiğini söyleyen Şimşek, son 3 yıldır uyguladıkları program sayesinde sağlıklı politikaların uygulanmasının yanında tamponlar inşa ettiklerini, bunun tesadüf olmadığını dile getirdi.</p>

<p>Fiyat istikrarının sağlanmasının en kritik bileşen olduğunu belirten Şimşek, nihai hedefin sürdürülebilir yüksek büyüme ve daha adil gelir dağılımı olduğunu ifade etti. Politika önceliklerinde bir değişim olmadığının altını çizen Bakan Şimşek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve AK Parti hükümetinin önceliklerinin yatırım, istihdam, üretim ve ihracat olduğunu, yapısal dönüşümün odağında da bu 4 amacın bulunduğunu bildirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BİRKAÇ AYLIK GECİKMEYLE DEZENFLASYON SÜRECİ DEVAM EDECEK</span></strong></p>

<p>Bakan Şimşek, şokların dünyanın yeni normali haline geldiğine değinerek, fiyat istikrarına yönelik şu değerlendirmelerde bulundu:&nbsp;"Enflasyonun kalıcı bir şekilde tek haneye indirilmesi için maliye politikası ve yapısal reform ayağıyla en güçlü desteği vermeye, bunları önceliklendirmeye devam edeceğiz. İnanıyorum ki biraz gecikse de bunu başaracağız. Şoklar dönem dönem gecikmelere sebep olabilir. Bu şoklar bizim kontrolümüzde değil. Bunlar elbette bir bahane de değil. Bu şoklara rağmen önemli olan ilerlemedir. Ben hep altını çizmişimdir. Mükemmeliyetçilik ilerlemenin önündeki en büyük engeldir. Bizim için önemli olan gidişatın yönüdür. O anlamda baktığınız zaman birkaç aylık gecikmeyle dezenflasyon süreci tekrar devam edecek ve yoluna girecektir."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MAKRO FİNANSAL İSTİKRAR AÇISINDAN ENDİŞEYE MAHAL YOK</span></strong></p>

<p>ABD/İsrail-İran savaşı sonrasında enerji fiyatlarında yaşanan sert artışın vatandaşlara yansımaması için eşel mobil sistemini devreye aldıklarını ifade eden Şimşek, bu durumun bütçede oluşturulan mali alan sayesinde mümkün olduğunu vurguladı. Şimşek, bütçe dengesi ve cari açık verilerine ilişkin şunları kaydetti: "Son 3 ayda akaryakıtta ÖTV'yi neredeyse sıfırlamamıza rağmen bu sene bütçe açığı hedeflerini tutturacağız. Bu konuda bir endişeniz olmasın. Milli gelire oranla yüzde 3,5 bütçe açığı hedefimiz var. Çok büyük ihtimalle, eşel mobile rağmen, bundan daha iyi bir performansı ortaya koyacağız. Yani eşel mobil olmasa hedeflerin çok ötesinde bir başarı söz konusu olacaktı. Bu niye önemli? Çünkü şoklara karşı mali alan inşa ediyoruz."</p>

<p>"Yılı yüzde 3 veya altında cari açıkla kapatabiliriz. En büyük kırılganlık olarak görülen bu alanı bugün çok rahat yönetilebilir görüyorum. Bu nedenle makro finansal istikrar ve programın sonuçları açısından endişeye mahal yok."</p>

<p>2026 başından bu yana yıllıklandırılmış dış ticaret açığında ciddi bir bozulma olmadığını, büyük petrol şokuna rağmen aralık ayından bu yana yıllık dış ticaret açığındaki bozulmanın 1,5 milyar doların altında kaldığını belirten Şimşek, turizmde ve diğer kritik alanlarda da ciddi bir bozulma yaşanmadığını sözlerine ekledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">REZERVLERDE ENDİŞEYE MAHAL YOK</span></strong></p>

<p>Türkiye'nin yıllık brüt dış finansman ihtiyacının savaş şokuna rağmen yüzde 17 olarak gerçekleşmesini öngördüklerini ve bu seviyenin son derece yönetilebilir olduğunu belirten Şimşek, rezervlerdeki hareketlilik ve altın fiyatlarının etkisine dair şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Bu sene bu savaş olmasaydı brüt dış finansman ihtiyacının milli gelire oranı yüzde 15'in altına düşecekti. Savaşa rağmen bu oranın yüzde 17 olarak gerçekleşmesini öngörüyoruz. Bu son derece yönetilebilir bir seviyedir. Uzun yıllar boyunca milli gelirin yaklaşık yüzde 20'sine karşılık gelen brüt dış finansman ihtiyacını yönetmiş bir ülke, yüzde 17'lik bir oranı rahat yönetir. Benzer şekilde, Türkiye'nin brüt dış borç stokunun milli gelire oranının uzun vadeli ortalaması yaklaşık yüzde 44 seviyesindedir. Buna karşın, bu yıl savaş kaynaklı şoklara ve cari açıktaki artışa rağmen söz konusu oranın yüzde 32 civarında gerçekleşmesini bekliyoruz. Bu seviye hem tarihsel ortalamalarımızın belirgin şekilde altında hem de birçok gelişmekte olan ülkeye kıyasla oldukça makul bir düzeydedir."</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 18:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/bakan-simsek-dezenflasyon-surecinde-birkac-aylik-gecikme-yasanacak-ama-yoluna-girecek-1781278505.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Faiz Değişikliğine Gitmedi: Ek Sıkılaştırma Mesajı Öne Çıktı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-cumhuriyet-merkez-bankasi-faiz-degisikligine-gitmedi-ek-sikilastirma-mesaji-one-cikti-1899</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-cumhuriyet-merkez-bankasi-faiz-degisikligine-gitmedi-ek-sikilastirma-mesaji-one-cikti-1899</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutarken, enflasyonda kalıcı düşüş sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun kararlılıkla sürdürüleceğini ve gerekirse ek sıkılaştırma adımlarının atılabileceğini duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, merakla beklenen faiz kararını açıkladı. Banka, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 seviyesinde sabit tutma kararı aldı. Gecelik borç verme faizi yüzde 40, borçlanma faizi ise yüzde 35,5 seviyesinde değiştirilmeyerek korundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ENFLASYONDAKİ RİSKLER VE ENERJİ FİYATLARI TAKİPTE</span></strong></p>

<p>Kurul tarafından yapılan açıklamada, nisan ayında enerji fiyatlarının etkisiyle yükselen enflasyonun ana eğiliminin mayıs ayında bir miktar gerilediği belirtildi. Ancak jeopolitik gelişmelerin etkisiyle enerji fiyatlarında oynaklığın sürdüğü ve belirsizliklerin yüksek seyrettiği vurgulandı. Ekonomik faaliyete ilişkin de değerlendirmelerin yer aldığı açıklamada, ilk çeyrek verilerinin ekonomik faaliyette yavaşlamanın devam ettiğine işaret ettiği, iç talepteki zayıf görünümün de sürdüğü ifade edildi. Bu çerçevede enflasyon görünümüne yönelik risklerin yakından takip edildiği bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SIKI PARA POLİTİKASI DURUŞU KORUNACAK</span></strong></p>

<p>Fiyat istikrarı vurgusu yapan TCMB, enflasyonla mücadele konusunda kararlılık mesajı verdi. Banka, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun korunacağını belirterek şu ifadelere yer verdi:&nbsp;"Enflasyonda kalıcı düşüş sağlanana kadar sıkı para politikası kararlılıkla sürdürülecek. Gerekirse ek sıkılaştırma adımları atılabilecek."</p>

<p>Ayrıca kredi ve mevduat piyasalarındaki olası bozulmalara karşı makroihtiyati adımların devreye alınabileceği belirtilirken, Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti’nin beş iş günü içinde yayımlanacağı duyuruldu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 15:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/turkiye-cumhuriyet-merkez-bankasi-faiz-degisikligine-gitmedi-ek-sikilastirma-mesaji-one-cikti-1781267837.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Fabrikaların Kapanması Üretim Dünyasında Ciddi Bir Endişe Yol Açıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/fabrikalarin-kapanmasi-uretim-dunyasinda-ciddi-bir-endise-yol-aciyor-1898</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/fabrikalarin-kapanmasi-uretim-dunyasinda-ciddi-bir-endise-yol-aciyor-1898</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, imalat sanayisinde yaşanan daralmaya dikkat çekerek üretimi ve sanayiyi öncelikleyen yeni bir modelin hızla hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Son yıllarda ayakkabı sektöründe yüzlerce fabrika ve atölyenin kapandığını belirten İçten, istihdam kayıplarının önüne geçilmesi için çalışma mevzuatı dahil bütünsel bir yaklaşım çağrısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, Türkiye’nin daha fazla zaman kaybetmeden sanayiyi ve üretimi öncelikleyen bir modeli ortaya koyması gerektiğini söyledi. İlk çeyrek büyüme rakamlarını değerlendiren İçten, imalat sanayisindeki küçülme ve sektörün geleceği hakkında önemli açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYAKKABI SEKTÖRÜNDE YÜZLERCE FABRİKA KAPANDI</span></strong></p>

<p>Sektörün son yıllarda büyük bir kan kaybı yaşadığını ifade eden TASD Başkanı Berke İçten, mevcut durumu şu sözlerle özetledi:&nbsp;“Son üç dört yıldır özellikle imalat sanayinin daraldığı bir dönemden geçiyoruz. Ayakkabı bu süreçte en fazla kan kaybeden sektörlerin başında yer alıyor. 2023’ten bu yana yüzlerce fabrikamız ve atölyemiz kapanırken, en az 100 bin istihdam kaybı yaşadık. Oysa biz sanayi üretimini ekonomik bağımsızlığın ve ulusal güvenliğin bir unsuru, her fabrikayı ülkemiz için bir kale olarak görüyoruz. Ne yazık ki ayakkabı sektörümüz son üç dört yılda yüzlerce kalesini kaybetti. Hazır giyim ve tekstil gibi birçok sektörde de benzer bir tabloyla karşı karşıyayız.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÜRESEL REKABETTE ÇİN ÖRNEĞİ VE ÇALIŞMA GÜNLERİ</span></strong></p>

<p>İlk çeyrekteki yüzde 2,5’lik büyüme oranlarında sanayi ve ihracatın olumsuz etkisine değinen İçten, uluslararası rekabette yaşanan zorluklara dikkat çekti. Türkiye'nin üretim politikasında net bir karar vermesi gerektiğini belirten İçten, konuşmasını şöyle sürdürdü:&nbsp;“İlk çeyrekteki yüzde 2,5’lik büyümeye sanayinin ve ihracatın eksi yönde etki yaptığını görüyoruz. Dolayısıyla bizim artık ülke olarak bir konuda karar vermemiz gerekiyor: Biz imalat sanayinde üretime devam etmek istiyor muyuz, istemiyor muyuz? Trump yönetimindeki ABD ve Çin bugün sanayi üretimini ulusal güvenlik sorunu yaklaşımıyla ele alıyor ve tüm stratejilerini bu anlayışla kurguluyorlar. Ülkemizde ise imalat sanayimiz her geçen yıl biraz daha fazla güç kaybediyor. Çin’de işletmeler yılda 330-340 gün mesai yaparken biz 240 gün çalışıyoruz. Yani bizden zaten yüzde 30-40 daha fazla çalışan bir ülkenin rekabetiyle karşı karşıyayız.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÜTÜNSEL BİR YAKLAŞIM VE MEVZUAT REFORMU ŞART</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı tarafından alınan önlemlerin sektörde memnuniyetle karşılandığını dile getiren İçten, köklü çözümler için daha geniş kapsamlı adımların atılması gerektiğini savunarak şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Dolayısıyla bir an önce üretimi öncelikleyen bir modeli ortaya koymamız lazım. Ayakkabı sektörü özelinde Ticaret Bakanlığımızın aldığı önlemlerden büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Ama gelinen aşamada çalışma mevzuatı başta olmak üzere daha bütünsel bir yaklaşım ile konunun ele alınması gerekiyor.”</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/fabrikalarin-kapanmasi-uretim-dunyasinda-ciddi-bir-endise-yol-aciyor-1780314786.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tekstil ve Teknolojinin Öncü İsmi Hikmet Tanrıverdi Deneyimlerini ETC Creative Talks Platformunda Paylaşıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tekstil-ve-teknolojinin-oncu-ismi-hikmet-tanriverdi-deneyimlerini-etc-creative-talks-platformunda-paylasiyor-1897</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/tekstil-ve-teknolojinin-oncu-ismi-hikmet-tanriverdi-deneyimlerini-etc-creative-talks-platformunda-paylasiyor-1897</guid>
                <description><![CDATA[Tekstil, dış ticaret ve e-ihracat alanlarında 35 yılı aşkın girişimcilik ve yöneticilik deneyimine sahip olan Hikmet Tanrıverdi, ETC Creative Talks konuşmacı kadrosuna katıldı. Son dönemde yapay zekâ ve dijital dönüşüme odaklanan Tanrıverdi, kurumlara geleceğin iş modellerine dair güçlü bir perspektif sunacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin üretim, ihracat ve ticaret ekosisteminde uzun yıllardır öncü roller üstlenen iş insanı Hikmet Tanrıverdi, deneyimlerini paylaşmak üzere ETC Creative Talks platformunun konuşmacı kadrosuna dahil oldu. Sektördeki 35 yılı aşkın birikimiyle tanınan Tanrıverdi, iş dünyasının geleceğini şekillendiren kritik başlıkları ele alacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">35 YILLIK DENEYİM TEKNOLOJİ İLE BULUŞUYOR</span></strong></p>

<p>Bugüne kadar tekstil, dış ticaret ve e-ihracat gibi stratejik alanlarda önemli başarılara imza atan Hikmet Tanrıverdi, son yıllarda çalışmalarını dijitalleşme üzerine yoğunlaştırdı. Yapay zekâ, dijital dönüşüm ve şirketlerde verimlilik artışı gibi konuları odağına alan deneyimli yönetici, geleneksel ticaret unsurlarını modern teknolojiyle harmanlayan stratejiler geliştirmeye devam ediyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ NESİL İŞ MODELLERİ...</span></strong></p>

<p>Girişimcilikten e-ihracata uzanan geniş bir yelpazede tecrübe edinen Tanrıverdi, ETC Creative Talks bünyesinde kurumlara rehberlik edecek paylaşımlarda bulunacak. Deneyim temelli bakış açısıyla iş dünyasının dönüşüm sürecini değerlendiren Hikmet Tanrıverdi, firmaların geleceğe daha güçlü hazırlanabilmesi için gereken yeni nesil iş modellerini ve verimlilik esaslarını aktaracak. Fikirlerin deneyimle buluştuğu platformda, kurumsal başarı için stratejik yol haritaları sunulacak.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/05/tekstil-ve-teknolojinin-oncu-ismi-hikmet-tanriverdi-deneyimlerini-etc-creative-talks-platformunda-paylasiyor-1779346165.jpg"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
