<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>TEK STİL DERGİ</title>
        <link>https://www.tekstildergi.com/</link>
        <description>TEKSTİL GÜNDEMİ TEK ADRESTE</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Gayrimenkul Satışlarında Yeni Sistem 1 Aralık Tarihinde Başlıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/gayrimenkul-satislarinda-yeni-sistem-1-aralik-tarihinde-basliyor-2064</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/gayrimenkul-satislarinda-yeni-sistem-1-aralik-tarihinde-basliyor-2064</guid>
                <description><![CDATA[Taşınmaz satışlarında alıcı ve satıcıların sahtecilik riskinden korunması amacıyla getirilen Güvenli Ödeme Sistemi'nin zorunlu uygulama başlangıç tarihi, teknik entegrasyon süreçlerinin tamamlanması amacıyla 1 Aralık 2026 olarak yeniden belirlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Taşınmaz satışlarında alıcı ve satıcı tarafların dolandırıcılık ve sahtecilik riskine maruz kalmaması, kayıt dışılığın azaltılması ve para transferinin güvenli bir ortamda gerçekleştirilmesi amaçları doğrultusunda Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelikte 29 Nisan 2026’da değişiklik yapıldı. Yapılan düzenlemeyle taşınmaz satışlarında ödemenin bir kısmının veya tamamının nakit, havale veya elektronik fon transferi ile yapılması halinde satış bedelinin, taşınmaz mülkiyeti ile bedelin eş zamanlı el değiştirmesini sağlayan Güvenli Ödeme Sistemi üzerinden yapılması öngörüldü.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ZORUNLU UYGULAMA TARİHİ 1 ARALIK 2026 OLDU</strong></span></p>

<p>Sistemin tüm unsurlarıyla etkin, güvenli ve kesintisiz bir şekilde işleyebilmesi, ilgili paydaşlar arasındaki teknik altyapı ve entegrasyon süreçlerinin tamamlanması, uygulamada yaşanabilecek teknik ve operasyonel sorunların önlenmesi amacıyla Yönetmelik değişikliğine gidildi. Yapılacak değişiklikle sistemin zorunlu uygulama başlangıç tarihi 1 Aralık 2026 olarak yeniden belirlendi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>BANKALAR VE TKGM ARASINDA ENTEGRATÖR DÖNEMİ</strong></span></p>

<p>Sistemin uygulamaya alınması için gerekli teknik çalışmalar Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü (TKGM) ile iş birliği halinde sürdürülüyor. Bu kapsamda TKGM bilgi sistemleri ile bankalar arasında veri paylaşımına ilişkin teknik altyapı hazırlanırken bankaların teknik altyapılarını oluşturmalarına ilişkin çalışmalar devam ediyor. Ayrıca verilerin paylaşımının ve teknik altyapının kurulmasının kolaylaştırılması ve hızlandırılması amacıyla bir entegratörün belirlenmesi yönünde de değişiklik gerçekleştirildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>PİLOT UYGULAMA BAŞLATILACAK</strong></span></p>

<p>Banka altyapılarının hazır hale gelmesinin ardından Sisteme yönelik bir pilot uygulamanın başlatılması öngörülüyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: BAKANLIK</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 17:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/gayrimenkul-satislarinda-yeni-sistem-1-aralik-tarihinde-basliyor-1790605844.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Adnan Dalgakıran İSO Seçimleri Öncesi Sistem Eleştirisiyle Dikkat Çekti</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/adnan-dalgakiran-iso-secimleri-oncesi-sistem-elestirisiyle-dikkat-cekti-2060</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/adnan-dalgakiran-iso-secimleri-oncesi-sistem-elestirisiyle-dikkat-cekti-2060</guid>
                <description><![CDATA[Gazeteci Yazar Murat Çetin, İSO Başkan Adayı Adnan Dalgakıran ile gerçekleştirdiği diyaloğu kaleme aldı. Çetin, Dalgakıran’ın 18. kattaki kartlı geçiş sisteminden başkanlık süresi sınırına kadar odadaki yönetim anlayışına yönelttiği eleştirileri aktardı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci Yazar Murat Çetin, Adnan Dalgakıran’ın basın açıklaması sırasında kendisine yönelttiği soruyu ve aldığı yanıtları köşesine taşıdı. Çetin, Dalgakıran’a “Rakibiniz Ender Yılmaz mı, yoksa 13 yıldır oluşmuş sistem mi?” diye sorduğunu, Dalgakıran’ın ise isme girmeyerek Ender Yılmaz için “Arkadaşım.” dediğini aktardı. Dalgakıran’ın Erdal Bahçıvan’a teşekkür ettikten sonra gülerek “Odakule’de gömü mü var da birbirimizi yiyeceğiz?” dediğini belirten Çetin, durumu 18. kat detayıyla dikkat çekici bir çerçeveye taşıdı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">18. KATTAKİ KARTLI GEÇİŞ SİSTEMİ KALKACAK</span></strong></p>

<p>Yazısında Odakule'de gömü olmadığını ancak 18. katın bulunduğunu ifade eden Murat Çetin, Dalgakıran’ın aktardığı bilgilere göre Meclis üyelerinin yüzde 80’inin yönetimin bulunduğu bu kata çıkamadığını kaydetti. Çetin, Dalgakıran’ın “Öyle bir oda olur mu kardeşim?” diyerek duruma tepki gösterdiğini ve kartlı geçişin kalkacağını beyan ettiğini bildirdi. Aktarılan bilgilere göre Meclis üyesi yönetime ulaşacak, karar mekanizmasındaki ağırlığı artacak ve üyelere doğrudan “İSO’dan memnun musunuz?” sorusu yöneltilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ELEŞTİRİ VE İKİ DÖNEM BATIŞI</span></strong></p>

<p>Dalgakıran’ın eleştiri konusundaki sert tutumunu aktaran Çetin, Dalgakıran’ın “En ufak bir eleştiriyi hakaret gibi zannedenler… Bu mekanizmanın içinde biz olmayacağız.” dediğini belirtti. Çetin ayrıca, Dalgakıran’ın başkanlık süresinin en fazla iki dönem olması gerektiğini savunduğunu ve geçmişin faturasını yalnız Bahçıvan yönetimine kesmeyerek “Biz de oradaydık.” dediğini satırlarına taşıdı.</p>

<p>Murat Çetin, tüm bu anlatılanların iki kelimelik özetinin “Kültürel değişim” olduğunu vurgulayarak, Adnan Dalgakıran’ın rakibinin ismini vermediğini ancak tanımını ve tarifini yaptığını ifade etti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-09-24%20at%2010_56_36%20(1).jpeg" style="height:564px; width:800px" /></p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/rakibinin-adini-vermedi-tarifini-verdi-24"><strong>YAZININ TAMAMI BURADA</strong></a><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/adnan-dalgakiran-iso-secimleri-oncesi-sistem-elestirisiyle-dikkat-cekti-1790343110.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sermaye Piyasalarındaki Soruşturmada Tutuklu Sayısı 45&#039;e Yükseldi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/sermaye-piyasalarindaki-sorusturmada-tutuklu-sayisi-45e-yukseldi-2059</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/sermaye-piyasalarindaki-sorusturmada-tutuklu-sayisi-45e-yukseldi-2059</guid>
                <description><![CDATA[Sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin yürütülen dev soruşturmada adliyeye sevk edilen 21 şüpheliden 19'u tutuklandı. Tutuklananlar arasında eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci de yer alırken, dosyada toplam tutuklu sayısı 45'e yükseldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan 21 şüpheli, sağlık kontrollerinin ardından İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. Emniyette 18 şüphelinin işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÖZALTINA ALINAN 21 ŞÜPHELİ İÇİN TUTUKLAMA TALEBİ</span></strong></p>

<p>Savcılıkta ifade işlemleri tamamlanan Ali Rıza İncekara, Haldun Saffet İnal, Erkan Kilimci, Ayşe Seher Aydın, Enes Yazıcı, Feryal Köker, Müjdat Ede, Nilgün Sarıçalı, Oğuzhan Özerkaya, Onur Göğebakan, Orçun Berkay Kaya, Sezai Bekgöz, Ahmet Özcan, Mehmet Ziya Gökalp, Sibel Gökalp, Tamer Akbal, Abdullah Yusuf Yarız, Selim Dağbaşı, Özdemir Ataseven, Gökhan Ataseven ve Hamza Kablan tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DOSYADAKİ TUTUKLU SAYISI 45'E YÜKSELDİ</span></strong></p>

<p>Çıkarıldıkları mahkemece şüphelilerden Ayşe Seher Aydın, Enes Yazıcı, Feryal Köker, Müjdat Ede, Oğuzhan Özerkaya, Onur Göğebakan, Orçun Berkay Kaya ve Ahmet Özcan tutuklanırken; Nilgün Sarıçalı ve Sezai Bekgöz adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Hakimliğe sevk edilen diğer 11 şüphelinin de ifadelerinin ardından tutuklanmasıyla birlikte soruşturma kapsamındaki toplam tutuklu sayısı 45'e çıktı. Böylece adliyeye sevk edilen 21 kişiden 19'u tutuklanmış oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ESKİ MERKEZ BANKASI BAŞKAN YARDIMCISI DA TUTUKLANDI</span></strong></p>

<p>Soruşturma kapsamında tutuklanan isimler arasında dikkat çeken bir isim yer aldı. 2016-2018 yılları arasında Merkez Bankası Başkan Yardımcılığı görevini yürüten ve son olarak Tera'da yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan Erkan Kilimci de tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/sermaye-piyasalarindaki-sorusturmada-tutuklu-sayisi-45e-yukseldi-1790341853.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Perakende Sektörü Eylül Ayında Yükselişe Geçen Tek Sektör Oldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/perakende-sektoru-eylul-ayinda-yukselise-gecen-tek-sektor-oldu-2055</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/perakende-sektoru-eylul-ayinda-yukselise-gecen-tek-sektor-oldu-2055</guid>
                <description><![CDATA[Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi eylül ayında perakende ticaret sektöründe yüzde 1,1 yükselirken, inşaat sektöründe yüzde 0,2 geriledi. Hizmet sektöründe ise endeks bir önceki aya göre değişim göstermedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi eylülde perakende ticaret sektöründe yüzde 1,1 yükselirken, inşaat sektöründe yüzde 0,2 geriledi. Hizmet sektöründe ise değişim yaşanmadı.</p>

<p>Eylül ayına ilişkin sektörel güven endekslerinde farklı yönlü hareketler görüldü. Hizmet sektöründe endeks, bir önceki aya göre değişmeyerek 111,9 seviyesinde kaldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PERAKENDEDE YÜZDE 1,1 ARTIŞ</span></strong></p>

<p>Perakende ticaret sektöründe güven endeksi, aylık bazda yüzde 1,1 artışla 111,3 değerine yükseldi. Böylece açıklanan üç sektör arasında güven endeksi artan tek sektör perakende ticaret oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İNŞAATTA SINIRLI DÜŞÜŞ</span></strong></p>

<p>İnşaat sektöründe ise güven endeksi bir önceki aya göre yüzde 0,2 azalarak 83,0 seviyesine geriledi.</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/perakende-sektoru-eylul-ayinda-yukselise-gecen-tek-sektor-oldu-1790251138.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan Hazır Giyim Sektörü İçin Yüzde 10 Döviz Desteği İstedi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ihkib-baskani-mustafa-pasahan-hazir-giyim-sektoru-icin-yuzde-10-doviz-destegi-istedi-2054</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ihkib-baskani-mustafa-pasahan-hazir-giyim-sektoru-icin-yuzde-10-doviz-destegi-istedi-2054</guid>
                <description><![CDATA[İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, Uluslararası Hazır Giyim Tedarik Zincirinin İkiz Dönüşümünde Türkiye konferansının açılışında konuşarak sektörün ihracattaki düşüşü durdurabilmesi için döviz dönüşüm desteğinin yüzde 10’a çıkarılmasını istedi. Taleplerin karşılanması halinde sektörün üç yıl içinde eski gücüne kavuşacağını belirten Paşahan, kritik teşvik ve destek çağrılarında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Paşahan, hazır giyim gibi dış ticaret fazlası veren sektörlerde döviz dönüşüm desteğinin yüzde 10’a çıkarılmasını istedi. Paşahan, talep ve beklentilerinin karşılanması halinde üç yıl içinde sektörü yeniden eski rekabetçi gücüne kavuşturabileceklerini söyledi.&nbsp;Türk moda endüstrisinin mevcut avantajlarına ikiz dönüşümü de eklemek için İHKİB tarafından geliştirilen ve İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) tarafından desteklenen Hazır Giyim Tedarik Zincirinde İkiz Dönüşüm Projesi’nde sona yaklaşıldı. Proje kapsamında düzenlenen “Uluslararası Hazır Giyim Tedarik Zincirinin İkiz Dönüşümünde Türkiye” başlıklı konferans İstanbul’da gerçekleştirildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İKİZ DÖNÜŞÜM KONUSUNDA ARTILARIMIZI VE EKSİLERİMİZİ BİLİYORUZ</strong></span></p>

<p>Yerli ve küresel markaların temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen konferansın açılışında konuşan İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, ikiz dönüşümün 20 yıldır temel önceliklerini oluşturduğunu hatırlattı. İkiz dönüşüm için 20 yılda 12 projeyi tamamladıklarını, üç projenin devam ettiğini bildiren Paşahan, şunları söyledi: “İSTKA tarafından desteklenen ve 29 Eylül’de kapanışını yapacağımız 14,5 milyon TL bütçeli ‘Hazır Giyim Tedarik Zincirinde İkiz Dönüşüm’ projemizin en önemli etkinliklerinden biri olan uluslararası konferansı geniş bir katılımla gerçekleştirdik. Bir yıl önce başlattığımız projede, ikiz dönüşümü bütüncül bir yaklaşımla ele aldık. Bu süreçte artılarımızı ve eksilerimizi görme fırsatı bulduk. Değerlendirilen tüm tesislerde ikiz dönüşüm konusunda belli bir altyapının olduğunu tespit ettik. Ancak örneğin dijital ürün pasaportuna hazırlık konusunda daha yolun başındayız. Bu tablo bize sektörde dijital ve yeşil uygulamaların ortak veri ve yönetişim yapısı altında yeterince bütünleşmediğini gösteriyor. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte üretim sahasından anlık veri toplama, sistemleri birbirine bağlama, çevresel veriyi dijitalleştirme, tedarik zinciri izlenebilirliği ve iklim risklerini yatırım kararlarına entegre etme kapasitesini güçlendirmeye odaklanacağız.”</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TÜM HAZIR GİYİM YATIRIMLARI 3 YIL BOYUNCA 6’INCI BÖLGE TEŞVİKLERİNDEN YARARLANMALI</strong></span></p>

<p>Moda endüstrisiyle ilgili güncel gelişmeleri de değerlendiren Paşahan, ihracatta 2023’le birlikte başlayan daralmanın, hız kesmekle birlikte bu yıl da devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Ocak-Ağustos döneminde yaklaşık 11 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini bildiren Paşahan, sözlerini şöyle sürdürdü:&nbsp;“Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,2 eksideyiz. Rekabetçiliğimizi geri alabilmemiz ve ihracatta aşağı yönlü gidişi durdurabilmemiz için pozitif ayrımcılık bekliyoruz. Çünkü biz, çok değil üç dört yıl öncesine kadar yıllık 18-19 milyar dolar dış ticaret fazlası veriyorduk. 2025 gibi zor bir yılda bile ülkemize 12,5 milyar dolar net döviz kazandırdık. Dolayısıyla pozitif ayrımcılığı fazlasıyla hak ediyoruz.</p>

<p>Bu kapsamda taleplerimizi bir kez daha paylaşmak istiyorum: Hazır giyim gibi dış ticaret fazlası veren sektörlerde döviz dönüşüm desteği yüzde 3’ten yüzde 10’a yükseltilmeli.&nbsp;Türkiye genelindeki hazır giyim yatırımları en az üç yıl boyunca 6. bölge teşviklerinden yararlandırılmalı. 4., 5. ve 6. bölgelerde süresi dolan veya dolmak üzere olan teşvik belgeleri için öncelikli ve acil olarak 10 yıl daha süre uzatımı sağlanmalı.&nbsp;Teşvik belgeli yatırımlarda asgari ücretin yüzde 50 fazlasına kadar ücret verilen personelin SGK primleri tam teşvik kapsamına alınmalı; emekli çalışan için ödenen SGK primi teşvikli yatırımlarda tamamen kaldırılmalı. Reeskont kredisi faiz oranları azami yüzde 15 olacak şekilde düzenlenmeli ve acil destek paketleri devreye alınmalı.&nbsp;ve 6. bölgelere taşınan yatırımlarda ikinci el makineler teşvik mevzuatı kapsamına dahil edilerek, bu hatlarda istihdam edilen tüm personel, doğrudan Sigorta Primi İşveren ve İşçi Hissesi desteklerinden faydalandırılmalı.”</p>

<p>Mustafa Paşahan, talep ve beklentilerinin karşılanması durumunda 2027’de hızlı bir toparlanma sağlayabileceklerini, 2030’da sektörü eski gücüne kavuşturabileceklerini sözlerine ekledi.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ihkib-baskani-mustafa-pasahan-hazir-giyim-sektoru-icin-yuzde-10-doviz-destegi-istedi-1790250722.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tarım Bakanlığı İfşa Etti! Vatandaşın Sağlığıyla Oynayanlar Belli Oldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tarim-bakanligi-ifsa-etti-vatandasin-sagligiyla-oynayanlar-belli-oldu-2048</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/tarim-bakanligi-ifsa-etti-vatandasin-sagligiyla-oynayanlar-belli-oldu-2048</guid>
                <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, halk sağlığını tehlikeye atan ve gıdada taklit-tağşiş yapan firmaların güncel listesini yayınladı. Yapılan denetimlerde kıymada tek tırnaklı hayvan eti, köfte ve sucukta kanatlı eti, zeytinyağında tohum yağı ve bitkisel ürünlerde ilaç etken maddesi gibi birçok usulsüzlük tespit edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşabilmesi için denetimlerini aralıksız sürdüren Tarım ve Orman Bakanlığı, uygunsuz üretim yapan firmaları ifşa etmeye devam ediyor. Zaman zaman güncellenen ve yenileri eklenen uygunsuz ürünler listesine yeni markalar ve firmalar girdi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>KIYMADA TEK TIRNAKLI ETİ VE SAKATAT SKANDALI</strong></span></p>

<p>Son yapılan laboratuvar testleri, sofralarımıza gelen tehlikenin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Mersin'de bir kasapta satılan çiğ kırmızı et kıymasında tek tırnaklı hayvan eti tespit edilirken, Bursa ve Diyarbakır gibi illerdeki bazı işletmelerin adana kebap ile lahmacun harçlarında kanatlı eti ve baş eti kullandığı belirlendi. Malatya'nın Yeşilyurt ilçesinde faaliyet gösteren bir yemek firmasının ise tavuklu rosto köftesinde sakatat (taşlık) bulunduğu ortaya çıktı. Dana köfte, sucuk ve çiğ lahmacun harcı gibi ürünlerde de yaygın olarak kanatlı eti kullanımına rastlandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ZEYTİNYAĞI, BAL VE BAHARATTA BÜYÜK OYUN</strong></span></p>

<p>Uygunsuzluklar sadece et ürünleriyle sınırlı kalmadı. Hatay, Balıkesir, Aydın ve İzmir başta olmak üzere pek çok bölgedeki zeytinyağı markasının natürel sızma zeytinyağı adı altında sattığı ürünlere daha ucuz tohum yağları karıştırdığı saptandı. Burdur'da üretilen süzme çiçek balında taklit ve tağşiş tespit edilirken, çeşitli baharat markalarının sumak ve kırmızı toz biber gibi ürünlerinde gıdada kullanımına izin verilmeyen boya maddelerine rastlandı. İstanbul'da üretilen bir safran ürününde ise yabancı madde saptandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>BİTKİSEL ÜRÜNLERDE İLAÇ ETKEN MADDESİ</strong></span></p>

<p>Zayıflama çayları, kahveler ve bitkisel karışımlı macunlar da denetimlere takıldı. İstanbul, Mersin ve Kocaeli'de satılan bitkisel detox çayları, kolajenli kahveler ve epimedyumlu bitkisel macunların içerisinde ilaç etken maddesi kullanıldığı belirlendi. Ayrıca Antalya'daki bir otelde sunulan cin cinsi alkollü içecekte gıdada kullanımına izin verilmeyen alkol tespit edildi.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/tarim-bakanligi-ifsa-etti-vatandasin-sagligiyla-oynayanlar-belli-oldu-1790235665.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dar Gelirli Ailelere İl İl Destek Planı: Kira, Gıda Ve Enerji Masada</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/dar-gelirli-ailelere-il-il-destek-plani-kira-gida-ve-enerji-masada-2045</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/dar-gelirli-ailelere-il-il-destek-plani-kira-gida-ve-enerji-masada-2045</guid>
                <description><![CDATA[Gelir düzeyi düşük ailelere yönelik Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi (GETAD) için çalışmalar sürüyor. Ekim ayında tamamlanması beklenen çalışmayla hangi il ve ilçede hangi desteğe ihtiyaç duyulduğu belirlenecek. Sistemin 2027 yılında uygulamaya alınması planlanıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gelir düzeyi düşük ailelere yönelik yeni sosyal destek modeli için çalışmalar sürüyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından yürütülen çalışma ile bölgelere göre hangi desteklerin verileceği belirlenecek.&nbsp;Ekim ayında tamamlanması beklenen çalışmada, düşük gelirli ailelerin ihtiyaçları il ve ilçe bazında ele alınacak. GETAD kapsamında tüm ailelere aynı desteğin verilmesi yerine, ihtiyaçlara göre farklı destek modellerinin uygulanması planlanıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DESTEKLER İL VE İLÇEYE GÖRE BELİRLENECEK</strong></span></p>

<p>Edinilen bilgilere göre, GETAD kapsamında gelir düzeyi düşük ailelerin ihtiyaçları tek tek belirlenecek. AK Parti kaynakları, desteklerin bölgesel ihtiyaçlara göre değişebileceğini belirterek, “Tek tek il il, ilçe ilçe ihtiyaçlar belirleniyor. Gelir düzeyi düşük ailelerin tamamına aynı destekler sağlanmayacak, Antalya’da verilen destekle Hakkari’de verilen aynı olmayacak, ihtiyaçlar ve ailelerin bütçelerindeki ağırlığı çerçevesinde kimi yerde enerji, ısınma kimi yerde kira yardımı gibi ihtiyaçlarına göre belirlenecek.” değerlendirmesinde bulundu.&nbsp;Bu kapsamda bazı bölgelerde enerji ve ısınma, bazı bölgelerde kira, bazı bölgelerde ise gıda desteğinin öne çıkması planlanıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>GETAD 2027’DE UYGULAMAYA GİRECEK</strong></span></p>

<p>2027 bütçesinin Türkiye Büyük Millet Meclisi sürecinin tamamlanmasının ardından GETAD için bütçe planlaması yapılması bekleniyor. İhtiyaç duyulması halinde sistemin uygulanabilmesi için yasal düzenleme konusunda da adım atılacağı belirtiliyor.&nbsp;GETAD’ın 2027 yılında uygulamaya alınması planlanıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI ALANLAR DA KAPSAMDA</strong></span></p>

<p>Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi ile geliri belirli bir seviyenin altında bulunan hanelere gıda, kira ve ısınma gibi alanlarda destek sağlanması öngörülüyor. Sistemin, düşük emekli maaşı alan vatandaşlara yönelik destek mekanizması açısından da önem taşıması bekleniyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>SOSYAL YARDIM SİSTEMİ YENİDEN TASARLANACAK</strong></span></p>

<p>GETAD kapsamında mevcut sosyal yardım sisteminin aile odaklı, kapsayıcı ve fert başına asgari bir geliri sağlayacak şekilde yeniden tasarlanması hedefleniyor.&nbsp;Ekonomi yönetimi tarafından üzerinde çalışmaların sürdürüldüğü belirtilen sistem, sosyal yardım alanında yapısal bir değişiklik olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 12:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/dar-gelirli-ailelere-il-il-destek-plani-kira-gida-ve-enerji-masada-1790155952.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yatırım Tercihi Değişti: Altın Yükseldi, Gayrimenkul Geriledi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/yatirim-tercihi-degisti-altin-yukseldi-gayrimenkul-geriledi-2044</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/yatirim-tercihi-degisti-altin-yukseldi-gayrimenkul-geriledi-2044</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Hanehalkı Beklenti Anketi’ne göre eylül ayında yatırım tercihleri değişti. Altın alacağını belirtenlerin oranı yüzde 43’e yükselirken, ev, dükkân ve arsa gibi gayrimenkul alacağını söyleyenlerin oranı yüzde 33,6’ya geriledi. Hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi ise yüzde 45,60 oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hanehalkının yatırım tercihleri eylül ayında değişim gösterdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yayımladığı Hanehalkı Beklenti Anketi’ne göre altın alacağını belirtenlerin oranı yüzde 43’e yükselirken, ev, dükkân ve arsa gibi gayrimenkul yatırımı yapacağını belirtenlerin oranı yüzde 33,6’ya geriledi.&nbsp;Ankette hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi de yüzde 45,60 olarak kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ALTIN YATIRIM TERCİHİNDE İLK SIRADA</span></strong></p>

<p>Katılımcıların yatırım tercihleri arasında altın ilk sırada yer aldı. “Altın alırım” diyenlerin oranı bir önceki aya göre 1,7 puan artarak yüzde 43 oldu.&nbsp;Ev, dükkân ve arsa gibi gayrimenkul alacağını belirtenlerin oranı ise 3,5 puan azalarak yüzde 33,6’ya geriledi. Vadeli mevduata yatırım yapacağını belirtenlerin oranı yüzde 7,1’den yüzde 7,3’e yükseldi.&nbsp;Döviz alacağını belirtenlerin oranı yüzde 2,8’den yüzde 4,2’ye, borsada değerlendireceğini söyleyenlerin oranı yüzde 2,4’ten yüzde 3,2’ye çıktı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">12 AY SONRASI ENFLASYON BEKLENTİSİ YÜZDE 45,60</span></strong></p>

<p>Hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi eylül ayında bir önceki aya göre 0,02 puan artarak yüzde 45,60 seviyesinde gerçekleşti. Demografik kırılımlara göre erkeklerde enflasyon beklentisi yüzde 44,2’den yüzde 44,6’ya yükselirken, kadınlarda yüzde 47,4’ten yüzde 47’ye geriledi.&nbsp;18-39 yaş grubunda beklenti yüzde 43,9’dan yüzde 44,1’e çıkarken, 40-54 yaş grubunda yüzde 45,7’den yüzde 45,3’e geriledi. 55 yaş ve üzerindeki katılımcılarda ise yüzde 48,1’den yüzde 48,3’e yükseldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GIDA İLE YAKIT VE ENERJİ ÖNE ÇIKTI</span></strong></p>

<p>Hanehalkının son bir yıl içinde fiyatlarının en çok arttığını düşündüğü ve gelecek 12 ayda fiyatlarının en çok artmasını beklediği gruplarda gıda ile yakıt ve enerji öne çıktı. Gıdayı son bir yılda fiyatı en çok artan grup olarak değerlendirenlerin oranı yüzde 37,8 oldu.&nbsp;Yakıt ve enerjiyi en çok artan grup olarak değerlendirenlerin oranı ise yüzde 33,6’dan yüzde 36,2’ye yükseldi. Gelecek 12 ay için fiyatlarının en çok artmasını bekledikleri gruplarda da gıda yüzde 36,7 ile ilk sırada yer alırken, yakıt ve enerji yüzde 34,7 ile ikinci sırada bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KONUT FİYATI BEKLENTİSİ GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Gelecek 12 ay sonunda konut fiyatlarında beklenen artış oranı bir önceki aya göre 1,44 puan azalarak yüzde 30,69 oldu.&nbsp;Konut fiyatı beklentisi erkeklerde yüzde 30,4’ten yüzde 29,6’ya, kadınlarda ise yüzde 34,5’ten yüzde 32’ye geriledi. Gelir gruplarının tamamında da konut fiyatı beklentisinde düşüş görüldü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DOLAR BEKLENTİSİ 55,90 TL OLDU</span></strong></p>

<p>12 ay sonrası ABD doları kuru beklentisi bir önceki aya göre 1,43 TL artarak 55,90 TL olarak gerçekleşti.&nbsp;Erkeklerde dolar beklentisi 55,4 TL’den 56,8 TL’ye, kadınlarda ise 53,2 TL’den 54,7 TL’ye yükseldi. Yaş gruplarının tamamında da 12 ay sonrası dolar kuru beklentisi arttı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DÖVİZ VE BORSA TERCİHİNDE ARTIŞ</strong></span></p>

<p>Yatırım tercihlerinde döviz ve borsada değerlendirme yapacağını belirtenlerin oranında da artış görüldü.&nbsp;Döviz alacağını belirtenlerin oranı yüzde 4,2’ye, borsada değerlendireceğini söyleyenlerin oranı ise yüzde 3,2’ye yükseldi. TL’ye dayalı yatırım fonu alacağını belirtenlerin oranı yüzde 1,7’den yüzde 1,8’e çıktı.&nbsp;Buna karşılık araba alacağını belirtenlerin oranı yüzde 4,1’den yüzde 3,5’e, beyaz eşya ve mobilya gibi dayanıklı tüketim malları alacağını belirtenlerin oranı yüzde 0,9’dan yüzde 0,7’ye geriledi.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/yatirim-tercihi-degisti-altin-yukseldi-gayrimenkul-geriledi-1790155286.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Eylül Ayında Emeklinin Gözü Bankalarda: Promosyonlar 35 Bin TL’ye Kadar Çıkıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/eylul-ayinda-emeklinin-gozu-bankalarda-promosyonlar-35-bin-tlye-kadar-cikiyor-2042</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/eylul-ayinda-emeklinin-gozu-bankalarda-promosyonlar-35-bin-tlye-kadar-cikiyor-2042</guid>
                <description><![CDATA[Eylül 2026 itibarıyla bankaların emekli promosyon kampanyaları güncellendi. Maaşını başka bankaya taşıyan emeklilere sunulan nakit promosyonların yanı sıra ek ürün ve hizmet koşullarıyla toplam ödeme tutarları yükseliyor. Bankaların açıkladığı kampanyalarda tutarlar 35 bin TL’ye kadar çıkıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Emekli maaşını başka bankaya taşımayı düşünen vatandaşlar, Eylül 2026 itibarıyla bankaların sunduğu promosyon tutarlarını araştırıyor.&nbsp;Bankalar, maaş tutarına göre değişen nakit promosyonların yanı sıra kredi kartı kullanımı, otomatik fatura talimatı, sigorta ve farklı bankacılık ürünlerinin kullanımına bağlı ek ödemeler de sunuyor. Açıklanan kampanyalarda toplam ödeme tutarı bazı bankalarda 35 bin TL’ye kadar çıkıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ŞEKERBANK’TA ÖDEME 35 BİN TL’YE KADAR ÇIKIYOR</strong></span></p>

<p>Şekerbank, SGK emeklilerine maaş tutarlarına göre farklı oranlarda promosyon sunuyor.&nbsp;Maaşı 0-9.999 TL arasında olan emeklilere 23 bin TL, 10.000-14.999 TL arasında olanlara 26 bin TL, 15.000-19.999 TL arasında olanlara 32 bin TL, 20 bin TL ve üzerinde olanlara ise 35 bin TL’ye kadar ödeme imkânı sunuluyor. Ek ödemelerden yararlanmak için kampanya kapsamında belirtilen ürün ve hizmet koşullarının yerine getirilmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/sahte-para-nasil-anlasilir-687x4.jpg" /></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İŞ BANKASI’NDA 25 BİN TL’YE VARAN PROMOSYON</strong></span></p>

<p>İş Bankası, SGK emeklileri için 25 bin TL’ye varan emekli promosyonu kampanyasını duyurdu.&nbsp;Bankanın açıklamasında, emekli maaşını İş Bankası’na taşıyan veya ilk emekli maaş ödemesinde İş Bankası’nı tercih eden müşterilere 15 bin TL’ye varan nakit promosyon sunulduğu belirtildi. Bunun yanında 10 bin TL’ye varan ek promosyon fırsatı bulunuyor.&nbsp;İş Bankası kampanyasının 1-30 Eylül 2026 tarihleri arasında geçerli olduğu bildirildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/sahte_para_nasil_anlasilir_dolar.jpg" /></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YAPI KREDİ’DE 30 BİN TL’YE VARAN ÖDEME</strong></span></p>

<p>Yapı Kredi, SGK emekli aylığını üç yıl boyunca bankadan alma taahhüdü veren müşterilerine 30 bin TL’ye varan nakit promosyon fırsatı sunuyor. Bankanın açıkladığı koşullara göre temel promosyon tutarı maaş aralığına göre değişiyor. Buna ek olarak fatura talimatı ve kredi kartı harcaması gibi şartların yerine getirilmesi halinde ek ödüller alınabiliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DENİZBANK’TA 18 BİN TL’YE VARAN PROMOSYON</strong></span></p>

<p>DenizBank, emeklilere 18 bin TL’ye varan nakit promosyon fırsatı sunuyor.&nbsp;Bankanın açıklamasına göre yeni hesap açan, üç yıl boyunca maaş alma sözü veren ve belirlenen ürün ve hizmet koşullarını yerine getiren emekliler, maaş tutarlarına göre ek promosyonlardan yararlanabiliyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/para.jpeg" /></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>GARANTİ BBVA’DA 25 BİN TL’YE VARAN FIRSAT</strong></span></p>

<p>Garanti BBVA’nın 1-30 Eylül 2026 tarihleri arasında geçerli kampanyasında 25 bin TL’ye varan promosyon ve ödül fırsatı bulunuyor. Bankanın açıklamasına göre emeklilere 15 bin TL’ye kadar nakit promosyon sunulurken, belirli harcama, Avans Hesap ve yeni sigorta poliçesi koşullarıyla toplam ödül tutarı artırılabiliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>HALKBANK VE VAKIFBANK’TA 12 BİN TL’YE KADAR</strong></span></p>

<p>Halkbank ve VakıfBank, emekli maaşını taşıyan müşterilerine maaş aralığına göre 8 bin TL ile 12 bin TL arasında promosyon ödemesi sunuyor.&nbsp;Maaşı 10.000-15.000 TL arasında olanlara 8 bin TL, 15.000-20.000 TL arasında olanlara 10 bin TL, 20 bin TL ve üzerindeki maaşlara ise 12 bin TL promosyon ödeniyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/para.jpg" /></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ZİRAAT BANKASI’NDA 12 BİN TL’YE VARAN PROMOSYON</strong></span></p>

<p>Ziraat Bankası, SGK emekli maaşını bankadan alan müşterilerine maaş tutarına göre 12 bin TL’ye varan promosyon sunuyor. Maaşı 0-9.999,99 TL arasında olanlara 5 bin TL, 10.000-14.999,99 TL arasında olanlara 8 bin TL, 15.000-19.999,99 TL arasında olanlara 10 bin TL, 20 bin TL ve üzerinde olanlara ise 12 bin TL promosyon ödeniyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>AKBANK’TA 15 BİN TL’YE VARAN NAKİT PROMOSYON</strong></span></p>

<p>Akbank, 1-30 Eylül 2026 tarihleri arasında emekli maaşını bankaya taşıyan veya mevcut promosyon taahhüdünü yenileyen müşterilerine 15 bin TL’ye varan nakit promosyon sunuyor.&nbsp;Kampanyadan yararlanmak için üç yıl boyunca maaşın Akbank’tan alınacağının taahhüt edilmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/para4.jpg" /></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ING’DE TOPLAM 32 BİN TL’YE VARAN PROMOSYON</strong></span></p>

<p>ING, SGK emekli maaşını bankaya taşıyan müşterilerine maaş tutarına göre ek koşulsuz 15 bin TL’ye varan nakit promosyon sunuyor. Ek nakit promosyonlarla birlikte toplam ödeme tutarının 32 bin TL’ye kadar çıkabildiği belirtiliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>EMEKLİ PROMOSYONU BAŞVURUSU NASIL YAPILIYOR?</strong></span></p>

<p>Emekli promosyonu başvuruları bankaların şubeleri, mobil uygulamaları, internet bankacılığı veya bankaların belirlediği diğer kanallar üzerinden yapılabiliyor.&nbsp;Başvuru yöntemleri bankalara göre değişiklik gösterebildiği için emeklilerin başvuru öncesinde ilgili bankanın güncel kampanya koşullarını incelemesi gerekiyor. Maaşını başka bankaya taşımak isteyen emeklilerin ise öncelikle mevcut bankalarında devam eden bir promosyon taahhüdü bulunup bulunmadığını kontrol etmesi gerekiyor. Taahhüt süresi sona eren veya gerekli koşulları sağlayan emekliler yeni bankanın kampanyasına başvurabiliyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/para-tasarrufu.jpg" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/eylul-ayinda-emeklinin-gozu-bankalarda-promosyonlar-35-bin-tlye-kadar-cikiyor-1790062287.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakanlık Riskli Firmaların Peşini Bırakmadı! Yılın İlk Sekiz Ayında Cezalar Yağdı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bakanlik-riskli-firmalarin-pesini-birakmadi-yilin-ilk-sekiz-ayinda-cezalar-yagdi-2039</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/bakanlik-riskli-firmalarin-pesini-birakmadi-yilin-ilk-sekiz-ayinda-cezalar-yagdi-2039</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, 2026 yılının ilk 8 ayında yürütülen dış ticaret denetimlerinde toplam 10,1 milyar liralık ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendiğini açıkladı. Kesilen ceza tutarı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 artış gösterdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı, vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi ile gümrük işlemlerinin mevzuata uygun yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen denetimlerin ilk 8 aylık sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında hem gümrük beyannameleri yeniden incelendi hem de riskli olduğu değerlendirilen firmalar mercek altına alındı. Denetimler sonucunda kesilen toplam ek tahakkuk ve ceza tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 artarak 10,1 milyar liraya ulaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">142 BİN 768 BEYANNAME YENİDEN İNCELENDİ</span></strong></p>

<p>Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlükleri bünyesindeki 18 Kontrol Şubesi tarafından yürütülen ikincil kontrol çalışmaları kapsamında 142 bin 768 gümrük beyannamesi ikinci kez incelenerek 717 inceleme raporu hazırlandı. Kontrollerde, 3 bin 606 firma tarafından tescil edilen 23 bin 132 beyannamede usulsüzlük tespit edildi. Bu beyannameler için toplam 8,3 milyar liralık ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendi. Söz konusu tutarın, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 37 yükseldiği bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">160 FİRMAYA SONRADAN KONTROL DENETİMİ</span></strong></p>

<p>Bakanlık müfettişleri, ileri veri analizi teknikleriyle riskli olduğu belirlenen firmalara yönelik sonradan kontrol denetimleri de gerçekleştirdi. Bu kapsamda denetlenen 160 firma için toplam 1,8 milyar liralık ek tahakkuk ve ceza kararı kesildi. Bu tutarda da geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 12 artış kaydedildi.</p>

<p>İki denetim çalışmasının toplamı sonucunda, ocak-ağustos dönemindeki toplam ek tahakkuk ve ceza kararı tutarı 10,1 milyar liraya ulaştı. Bakanlık, vergi kayıplarının önlenmesi ve kurallara uygun faaliyet gösteren firmaların haklarının korunması amacıyla dış ticaret işlemlerine yönelik denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/bakanlik-riskli-firmalarin-pesini-birakmadi-yilin-ilk-sekiz-ayinda-cezalar-yagdi-1789984614.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Enflasyonun Altındaki Ciro Artışına Rağmen Markaların Büyüme İştahı Sürüyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/enflasyonun-altindaki-ciro-artisina-ragmen-markalarin-buyume-istahi-suruyor-2037</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/enflasyonun-altindaki-ciro-artisina-ragmen-markalarin-buyume-istahi-suruyor-2037</guid>
                <description><![CDATA[Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) ağustos ayı anket sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Gıda dışı perakendede markaların yüzde 76’sının yıllık ciro artışı enflasyonun altında kalmasına rağmen üyelerin yüzde 47’si yeni mağaza açıp istihdamı artırarak 2027’ye girmeyi hedefliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gıda dışı perakendede tüketiciyi ancak indirimli satışlarla harekete geçirebilen markaların yüzde 76’sının ağustostan ağustosa yıllık ciro artışı enflasyonun altında kalmasına rağmen sektörde büyüme iştahı devam ediyor. Çatısı altındaki 516 marka ile gıda dışı perakende sektörünün temsilcisi olan Birleşmiş Markalar Derneği (BMD), üyeleri arasında gerçekleştirdiği ağustos ayı anketinin sonuçlarını duyurdu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SATIŞLARDA İNDİRİM HAKİMİYETİ VE DÜŞEN KÂRLILIK</span></strong></p>

<p>Anketi değerlendiren BMD Başkanı Sinan Öncel, temmuz ayı ile kıyaslandığında ağustosta markaların yüzde 58’inin adet satışını artırdığını aktardı. Ağustos 2025’e göre ise BMD üyelerinin yüzde 57’sinin adet satışının azaldığına işaret eden Sinan Öncel, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Markalarımız için kira, enerji ve hammadde başta olmak üzere işletme maliyetleri artarken kârlılık düşmeye devam ediyor. Hazır giyim ve ayakkabı gibi gıda dışı perakendede neredeyse indirimsiz satış yapılamıyor."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALİYETLERİ DÜŞÜRECEK ÖNLEMLERİN DEVREYE ALINMASI GEREKİYOR</span></strong></p>

<p>BMD üyesi markaların yüzde 56’sının cironun en az yüzde 41’ini indirimli satışlardan elde ettiğini ve birçok marka için ciro artışının enflasyonun altında kaldığını vurgulayan Sinan Öncel, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:&nbsp;"Üyelerimizin yüzde 76’sı, yani her dört markadan üçü, ağustostan ağustosa yıllık yüzde 30’un altında ciro artışı sağlayabildi. Ciro artışı enflasyonun altında kalmasına rağmen, üyelerimizin büyüme iştahı devam ediyor. Ağustos anketinde markalarımızın altı aylık dönemde mağaza yatırımı ve istihdamla ilgili planlarını da ölçümledik. Üyelerimizin yüzde 47’si yeni mağaza açmayı ve istihdamını artırmayı, yüzde 32’si mevcut mağaza sayısını ve kadroyu korumayı, yüzde 21’i ise verimsiz mağazaları kapatarak istihdamını azaltmayı, yani 2027’ye girerken küçülmeyi planlıyor. Mevcut koşullarda markaların yaklaşık yarısının mağaza yatırımı yapmayı planlaması ekonomiye güven ve yatırım iştahının devam etmesi anlamında olumlu. Ancak her üç üyemizden birinin sadece pozisyonunu korumaya çalıştığını ve her beş üyemizden birinin küçülme hesapları yaptığını görmezden gelemeyiz. Biz bu durumu sektörde artan maliyetlere ve kârsızlığa karşı savunmacı bir döneme doğru gidişin sinyalleri olarak değerlendiriyoruz. BMD üyelerinin mağaza yatırımıyla ilgili planlarını ilk kez bir anketle ölçümlediğimiz için önceki dönemle kıyaslama yapamıyoruz. Ancak sektörde maliyetleri düşürecek önlemlerin geciktirilmesi halinde mağaza sayısını ve istihdamını azaltacak markaların oranının giderek artmasından endişe ediyoruz."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/enflasyonun-altindaki-ciro-artisina-ragmen-markalarin-buyume-istahi-suruyor-1789978033.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Altın Piyası Yeni Haftaya Hafif Yatay ve Aşağı Yönlü Başladı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/altin-piyasi-yeni-haftaya-hafif-yatay-ve-asagi-yonlu-basladi-2034</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/altin-piyasi-yeni-haftaya-hafif-yatay-ve-asagi-yonlu-basladi-2034</guid>
                <description><![CDATA[Yatırımcılar ve vatandaşlar haftanın ilk gününde güncel altın fiyatlarını yakından takip ediyor. Üç haftalık düşüş serisine ara veren ons altın yeni haftaya yatay bir seyirle başlarken, gram ve çeyrek altın satış fiyatları netleşti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler vatandaşlar tarafından yakından izlenirken, 21 Eylül 2026 Pazartesi gününün ilk saatlerinde piyasalardaki rakamlar belli oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÜRESEL PİYASALARDA ONS ALTININ SEYRİ</span></strong></p>

<p>Küresel piyasalarda altının ons fiyatı, geçtiğimiz haftayı yüzde 0,67 yükselişle 4.378 dolardan tamamlamıştı. Üç haftalık düşüş serisine ara veren altın, yeni haftanın ilk işlemlerinde ise hafif aşağı yönlü ve yatay bir seyir izliyor. Yeni haftada ons altın güne 4.360,15 dolar seviyesinden başladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GRAM VE ÇEYREK ALTINDA SON DURUM</span></strong></p>

<p>İç piyasada da vatandaşlar güne "Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?" sorularıyla başladı. Güne 6.849 TL seviyesinden başlayan gram altın 6.849,34 TL’den satılırken, çeyrek altın satış fiyatı ise 11.165,00 TL olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">21 EYLÜL 2026 GÜNCEL ALTIN SATIŞ FİYATLARI</span></strong></p>

<p>Piyasalarda işlem gören diğer altın türlerinde ise satış fiyatları şu şekilde listelendi:</p>

<p>Gram altın: 6.849,34 TL</p>

<p>Çeyrek altın: 11.165,00 TL</p>

<p>Yarım altın: 22.323,00 TL</p>

<p>Tam altın: 44.558,24 TL</p>

<p>Cumhuriyet altını: 44.502,00 TL</p>

<p>Gremse altın: 111.737,31 TL</p>

<p>Ons altın: 4.360,15 dolar</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/altin-piyasi-yeni-haftaya-hafif-yatay-ve-asagi-yonlu-basladi-1789974457.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TOKİ Yüzde 25 İndirim Kampanyasında Geri Sayım Başladı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/toki-yuzde-25-indirim-kampanyasinda-geri-sayim-basladi-2031</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/toki-yuzde-25-indirim-kampanyasinda-geri-sayim-basladi-2031</guid>
                <description><![CDATA[TOKİ’nin geri ödemeleri devam eden konut ve iş yerleri için düzenlediği yüzde 25 indirim kampanyası 22 Eylül’de başlıyor. Borcunun tamamını veya en az yüzde 25'ini peşin ödeyen hak sahiplerinin yararlanabileceği kampanyaya başvurular 19 Ekim’e kadar sürecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı TOKİ, vatandaşlardan gelen yoğun talep üzerine geri ödemeleri süren konut ve iş yerleri için yüzde 25 indirim kampanyasını hayata geçiriyor. Kampanya kapsamında kalan borç bakiyesini peşin kapatarak tapusunu almak isteyen alıcılara yüzde 25 indirim imkânı sağlanacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAŞVURULAR 22 EYLÜL'DE BAŞLIYOR</span></strong></p>

<p>Kampanyadan faydalanmak isteyen vatandaşlar, 22 Eylül Salı gününden itibaren 19 Ekim'e kadar satış işlemlerini gerçekleştirdikleri bankalara başvurabilecek. Alıcılar, borç kapatma tarihi itibarıyla hesaplanacak borç bakiyelerini de aynı tarihler arasında ilgili bankalardan öğrenebilecek.</p>

<p>Borcunun tamamını kapatamayacak konut ve iş yeri alıcılarına da kısmi ödeme imkânı tanınacak. Borç bakiyesinin yüzde 25'inden az olmamak şartıyla yapılacak peşin ödemelerde de yüzde 25 indirim uygulanacak. Kampanyadan yaklaşık 228 bin konut ve iş yeri sahibinin yararlanması öngörülüyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAMPANYADAN YARARLANMA ŞARTLARI</span></strong></p>

<p>Kampanyadan, geri ödeme taksitleri en geç Haziran 2025'in sonuna kadar başlamış konut ve iş yeri alıcıları faydalanabilecek. Başvuru tarihi itibarıyla borç kapatmanın yapılacağı aya ait taksitlerin ödenmiş olması, geriye dönük taksit ile emlak vergisi borcunun bulunmaması şartı aranacak. Kalan taksit sayısı 12 ay ve daha az olan alıcılar ise kampanyadan yararlanamayacak.</p>

<p>Kat mülkiyeti oluşmuş projelerde borcunu kapatan alıcılara tapuları teslim edilecek. Bu kapsamdaki vatandaşların bankaya başvururken ilgili belediyeden alacakları emlak beyan değerini gösteren belge ile DASK poliçesini yanlarında bulundurmaları gerekecek.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/toki-yuzde-25-indirim-kampanyasinda-geri-sayim-basladi-1789905407.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ağustosta Kurulan Şirket Sayısı Düşerken Kapanan Şirket Sayısı Geçen Yıla Göre Yükseldi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/agustosta-kurulan-sirket-sayisi-duserken-kapanan-sirket-sayisi-gecen-yila-gore-yukseldi-2030</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/agustosta-kurulan-sirket-sayisi-duserken-kapanan-sirket-sayisi-gecen-yila-gore-yukseldi-2030</guid>
                <description><![CDATA[TOBB'un ağustos ayı verilerine göre Türkiye’de kurulan şirket sayısı bir önceki aya kıyasla yüzde 3,4 gerileyerek 9 bin 212 olurken, kapanan şirket sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,3 artışla 2 bin 114'e yükseldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Ağustos 2026 dönemine ilişkin kurulan ve kapanan şirket istatistiklerini açıkladı. Verilere göre ağustosta 9 bin 212 şirket kurulurken, 2 bin 114 şirket faaliyetlerine son verdi. Yeni kurulan şirketlerin 8 bin 223’ünü limited, 989’unu anonim şirketler oluşturdu. Aynı dönemde 63 kooperatif ve bin 229 gerçek kişi ticari işletmesi kuruldu. Ağustosta kurulan şirket sayısı temmuz ayına göre yüzde 3,4 azalırken, geçen yılın aynı ayına göre değişmedi. Aylık karşılaştırmada kooperatif kuruluşları yüzde 38,2, gerçek kişi ticari işletmesi kuruluşları ise yüzde 15,7 geriledi. Kapanan şirket sayısı bir önceki aya göre yüzde 21,3 düşmesine rağmen, geçen yılın ağustos ayına kıyasla yüzde 11,3 yükseldi. Ağustosta ayrıca 71 kooperatif ve bin 91 gerçek kişi ticari işletmesi kapandı. Yıllık bazda kapanan kooperatif sayısı yüzde 14,5 azalırken, kapanan gerçek kişi ticari işletmesi sayısı aynı oranda arttı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ ŞİRKETLERİN YÜZDE 37,5’İ İSTANBUL’DA KURULDU</span></strong></p>

<p>Şirket kuruluşlarının illere dağılımında İstanbul ilk sırada yer aldı. Ağustosta kurulan şirketlerin yüzde 37,5’i İstanbul’da, yüzde 11,1’i Ankara’da, yüzde 5,7’si İzmir’de faaliyete başladı. Ardahan’da ise söz konusu ayda şirket kuruluşu gerçekleşmedi. Sektörel dağılımda toptan ve perakende ticaret öne çıktı. Kurulan şirket ve kooperatiflerin 3 bin 276’sı ticaret, bin 212’si inşaat, bin 155’i imalat sektöründe faaliyet göstermek üzere kuruldu. Gerçek kişi ticari işletmelerinde ise inşaat sektörü 548 kuruluşla ilk sırayı aldı. Bu sektörü 324 kuruluşla toptan ve perakende ticaret, 85 kuruluşla imalat izledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAPANISLARDA DA TİCARET İLK SIRADA YER ALDI</span></strong></p>

<p>Ağustosta kapanan şirket ve kooperatiflerin 717’si toptan ve perakende ticaret sektöründe faaliyet gösteriyordu. İmalat sektöründe 266, inşaat sektöründe ise 198 şirket ve kooperatif kapandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEKİZ AYDA 75 BİN 814 ŞİRKET KURULDU</span></strong></p>

<p>Ocak-ağustos döneminde kurulan şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,4 artarak 75 bin 814’e ulaştı. Bu dönemde kapanan şirket sayısı ise yüzde 1,1 azalarak 18 bin 284 oldu. İlk sekiz ayda kooperatif kuruluşları yüzde 22,5 düşüşle 979’a gerilerken, gerçek kişi ticari işletmesi kuruluşları yüzde 2,1 artışla 11 bin 542’ye yükseldi. Aynı dönemde kapanan kooperatif sayısı yüzde 9,3 azaldı. Kapanan gerçek kişi ticari işletmesi sayısı ise yüzde 9,6 artarak 11 bin 307’ye çıktı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">952 YABANCI ORTAKLI ŞİRKET KURULDU</span></strong></p>

<p>Ağustosta kurulan yabancı ortak sermayeli şirket sayısı 952 olarak kayıtlara geçti. Bunların 467’si Suriye, 56’sı İran ortaklı şirketlerden oluştu. Yabancı ortak sermayeli şirketlerde yabancı sermaye payı yüzde 79,5 olarak açıklandı. Yılın ilk sekiz ayında kurulan yabancı ortak sermayeli şirketlerin toplam sayısı ise 7 bin 339’a ulaştı. Ağustosta faaliyete geçen 63 kooperatifin 37’sini konut yapı, 19’unu işletme, 3’ünü tarımsal kalkınma kooperatifleri oluşturdu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/agustosta-kurulan-sirket-sayisi-duserken-kapanan-sirket-sayisi-gecen-yila-gore-yukseldi-1789739248.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çetin Cıvata Grubu Malatya’dan Başlayan Başarı Hikayesini Büyütmeye Devam Ediyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/cetin-civata-grubu-malatyadan-baslayan-basari-hikayesini-buyutmeye-devam-ediyor-2029</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/cetin-civata-grubu-malatyadan-baslayan-basari-hikayesini-buyutmeye-devam-ediyor-2029</guid>
                <description><![CDATA[Ekonomim yazarı Vahap Munyar, 1913 yılında Malatya’da küçük bir hırdavat dükkanıyla temelleri atılan ve günümüzde yıllık milyonlarca Euro ciroya ulaşan Tecdelioğlu Ailesi’nin köklü başarı öyküsünü kaleme aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SAMSUN</strong>’da yatılı öğrenci olarak liseyi bitiren&nbsp;<strong>Abdullah&nbsp;</strong>Bey (<strong>Tecdelioğlu</strong>), babadan kalma demirci ustalığının da etkisiyle 1913 yılında memleketi Malatya’da hırdavat dükkanı açtı. Çok geçmeden Birinci Dünya Savaşı sırasında askere gitti. Askerliği toplam 11 yıl sürdü.&nbsp;<strong>Kazım Karabekir</strong>’in yaverliğini de yaptı.</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h479q95gc/storage/files/images/2026/09/17/v1-twcq.jpg" title="75 cent’lik filmaşini alıp cıvata yapıyor 3-4 dolara ihraç ediyor - Resim : 1"><img alt="75 cent’lik filmaşini alıp cıvata yapıyor 3-4 dolara ihraç ediyor - Resim : 1" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h479q95gc/storage/files/images/2026/09/17/v1-twcq.jpg" /></a></p>

<p><em>Malatya’daki fabrikadan: Çetin Tecdelioğlu (sol başta),<br />
Nihat Tecdelioğlu (sağ başta), Mustafa Tecdelioğlu (sağdan ikinci)</em></p>

<p><strong>Abdullah&nbsp;</strong>Bey’in askere gittiği dönemlere dükkânı kapanıyor, dönünce yeniden işbaşı yapıyordu. Askerlik bitiminde yine Malatya’daki hırdavatçı dükkânında işe koyuldu. Zamanla yanına oğulları&nbsp;<strong>Nihat&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>Nevzat Tecdelioğlu</strong>’nu aldı. Oğullarıyla birlikte hırdavatçılık işi 1966 yılında vefatına kadar sürdü.</p>

<p><strong>Abdullah&nbsp;</strong>Bey’in vefatı sonrası&nbsp;<strong>Nihat Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>kardeşi&nbsp;<strong>Nevzat Tecdelioğlu</strong>’yla işlerini ayırdı, kendi hırdavatçı dükkanını açtı.&nbsp;<strong>Nihat Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>bir yandan hırdavatçılık yaparken, diğer taraftan üretime dönük radarını hep açık tuttu. Nitekim 1968-1969 döneminde bir eczacı arkadaşının yönlendirmesiyle İstanbul’daki Filiz İlaç’a ortak oldu.</p>

<p><strong>Nihat Tecdelioğlu</strong>’nun daha çok üretime dönük arayışları, DYO bayiliğinin de etkisiyle Yaşar Holding’in Pınar Süt, Tuborg, <a href="https://www.ekonomim.com/finans/altin" target="_blank" title="Altın">Altın</a> Yunus gibi yatırımlarını yaparken bayilerine hisse satışı zincirinin halkaları arasına girmesini de sağladı. Ancak o hisseler sembolik düzeyde kaldı.</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw280h222q95gc/storage/files/images/2026/09/17/v2-6n3w.jpg" title="75 cent’lik filmaşini alıp cıvata yapıyor 3-4 dolara ihraç ediyor - Resim : 2"><img alt="75 cent’lik filmaşini alıp cıvata yapıyor 3-4 dolara ihraç ediyor - Resim : 2" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw280h222q95gc/storage/files/images/2026/09/17/v2-6n3w.jpg" /></a>Derken 1970’li yıllarda Malatya’daki esnaflar bir araya gelip art arda un fabrikası, Merbolin boya fabrikası, mobilya fabrikası ve kireç fabrikası kurdu.&nbsp;<strong>Nihat Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>üretime dönük radarı hep açık olduğu için bu yatırımların da ortakları arasına girdi.</p>

<p><strong>Nihat Tecdelioğlu</strong>’nun hırdavatçı dükkanını ben de 1960’lı yılların sonları, 70’li yılların başlarında Malatya’daki oto elektrik-bobinaj ustası abim&nbsp;<strong>Kemal Munyar</strong>’ın yanında çıraklık yaptığım günlerden anımsıyorum. Cıvata ihtiyacı olduğunda abimin talimat sesi yükselirdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Tecdeli’ye git, o cıvataları al gel…</strong></p>

<p><strong>Nihat&nbsp;</strong>Bey, 1970’lerin ortalarında büyük oğlu&nbsp;<strong>Mustafa&nbsp;</strong>ile onun bir küçüğü&nbsp;<strong>Abdullah</strong>’ı İstanbul’a, Kadıköy Maarif Koleji’ne gönderdi. Bir-iki yıl sonra Malatya’da olaylar patlayınca İstanbul’a taşınma kararı aldı. İstanbul’da ilk aşamada bir un fabrikası kurmak için kolları sıvadı. Ortakları gönülsüz davranınca bir cıvata imalat atölyesi bulundu ve satın alındı.</p>

<p><strong>Nihat Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>İstanbul Topçular’daki 500 metrekarelik atölyede cıvata üretimini 3-4 yıl kadar ortaklarıyla birlikte sürdürdü. 1980’lerin başlarında ortaklarından ayrıldı, cıvata üretimine işin tek sahibi olarak devam etti.</p>

<p>1985 yılında büyük oğlu&nbsp;<strong>Mustafa Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>ODTÜ İnşaat Mühendisliğini bitirdi, bir inşaat şirketiyle aylık 5 bin dolarlık maaşla Libya’ya gitmeyi planlarken aile işine odaklanması için teklifini yaptı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Gel, 5 bin doları kendi fabrikamızda kazanırsın…</strong></p>

<p><strong>Mustafa Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>babasının sözünü dinledi, küçük kardeşi&nbsp;<strong>Çetin</strong>’in adını taşıyan Çetin Cıvata’nın pazarlama şirketini kurdu. Üretim de bu dönemde Topçular’daki 500 metrekarelik atölyeden Bayrampaşa’daki 1500 metrekarelik fabrikaya taşındı.</p>

<p>1990 yılında babası&nbsp;<strong>Nihat Tecdelioğlu&nbsp;</strong>kanser olunca Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlendi. Aynı yıl küçük kardeşi de Çetin Cıvata’da göreve başladı. Çatalca’daki mevcut fabrikanın bulunduğu alana ilk adım 4 bin metrekareyle atıldı.</p>

<p>Çatalca’daki tesisin büyüklüğü 60 bin metrekareye ulaşırken, 4 ayrı lokasyondaki yıllık üretim de yıllık 60 bin tonları gördü. Çetin Cıvata’nın ihracatı da 20 milyon <a href="https://www.ekonomim.com/finans/doviz/eur-trl-avro-turk-lirasi" target="_blank" title="euro">Euro</a>’yu aştı.</p>

<p>Geçen gün&nbsp;<strong>Mustafa Tecdelioğlu</strong>’nun ev sahipliğinde&nbsp;<strong>İbrahim Nalbant, Cem Şirolu&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>Çetin Tecdelioğlu</strong>’yla buluştuk.&nbsp;<strong>Mustafa Tecdelioğlu</strong>’ndan Çetin Cıvata’nın daha önce dinlediğim öyküsünü anlatmasını istedim. Öyküyle ilgili bilgilerimi tazelerken dönemin Çelik İhracatçıları Birliği Başkanı&nbsp;<strong>Adnan Aslan,&nbsp;</strong>Diler Holding Yönetim Kurulu Üyesi&nbsp;<strong>İbrahim Pektaş&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>Mustafa Tecdelioğlu</strong>’yla 2018 yılı Eylül ayı başlarındaki buluşmaya uzandım.</p>

<p><strong>İbrahim Pektaş, Mustafa Tecdelioğlu</strong>’na takılmıştı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Mustafa Bey’in işi iyi. Tonu 800 dolardan filmaşini alıyor, cıvata yapıp, tonu 3 bin 800 dolardan ihraç ediyor.</strong></p>

<p><strong>Adnan Aslan,&nbsp;</strong>sektörün kilo başı ihracat rakamlarından örnekler vermişti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>İnşaat demirinin kilosu 60 cent’e, yassı ürün 70 cent’e, boru 1 dolara ihraç ediliyor. Cıvata daha katma değerli bir ürün. O nedenle kilo başına ihracatı 3.8 doları buluyor.</strong></p>

<p><strong>Mustafa Tecdelioğlu</strong>’ndan bu verileri güncellemesini istedim, paylaştı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Filmaşinin tonu 750 <a href="https://www.ekonomim.com/finans/doviz/usd-trl-amerikan-dolari-turk-lirasi" target="_blank" title="dolar">dolar</a>. Sektörümüzün ortalama ihracat geliri ton başına 3 bin dolar dolayında. Bizde 4 bin dolara kadar çıkıyor. Filmaşin fabrikalarımızda özel işleniyor. İşlemenin de önemli maliyeti var.</strong></p>

<p>1913 yılında Malatya’da&nbsp;<strong>Abdullah&nbsp;</strong>Bey’in nalbur dükkanıyla çıktığı yolculukta rota, ikinci kuşakta&nbsp;<strong>(Nihat Tecdelioğlu)&nbsp;</strong>cıvata üretimine yöneldi. Üçüncü kuşak şirketi cıvata üretiminde Türkiye ikinciliğine taşıdı…</p>

<p>Çetin Cıvata Grubu, üçüncü ve dördüncü kuşağın kol kola girmesiyle daha büyük hedeflere doğru yol alıyor…</p>

<p><strong>Nalbur dükkanıyla çıktığı Malatya’ya cıvata fabrikasıyla döndü</strong></p>

<p>&nbsp;<strong>KENDİSİNİ “modern dilenci”&nbsp;</strong>olarak tanımlayan CHP eski milletvekili, eski bankacı rahmetli&nbsp;<strong>Mevlüt Aslanoğlu</strong>’nun Malatya’ya yatırıma yönlendirdiği ailelerden biri de&nbsp;<strong>Tecdelioğlu&nbsp;</strong>oldu.</p>

<p><strong>Mevlüt Aslanoğlu</strong>&nbsp;öncülük etti, Çetin Cıvata Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Mustafa Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>kardeşleri&nbsp;<strong>Abdullah&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>Çetin,&nbsp;</strong>birlikte karar verip babaları&nbsp;<strong>Nihat Tecdelioğlu&nbsp;</strong>adına Malatya’da bir ilköğretim okulu yaptırdı.</p>

<p>Böylece&nbsp;<strong>Tecdelioğlu&nbsp;</strong>Ailesi,&nbsp;<strong>Nihat&nbsp;</strong>Bey’in 1970’li yılların ikinci yarısında nalbur dükkanını kapatıp ayrıldığı Malatya’ya okul bağışıyla dönmüş oldu.</p>

<p>Rahmetli&nbsp;<strong>Mevlüt Aslanoğlu,&nbsp;</strong>okulla yetinmedi,&nbsp;<strong>Tecdelioğlu&nbsp;</strong>Ailesinin Malatya’ya bir de fabrika kurması için çaba harcadı. Çetin Cıvata’yı yöneten&nbsp;<strong>Mustafa&nbsp;</strong>ve<strong>&nbsp;Çetin Tecdelioğlu&nbsp;</strong>kardeşler, 2011 yılında Malatya OSB’deki fabrikanın ilk fazını devreye aldı. Malatya’daki fabrika da adım adım büyütüldü, 2016’da bugünkü 30 bin metrekarelik kapalı alana ulaştı.</p>

<p>6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin olumsuz etkisi sürse de Çetin Cıvata Grubu, Malatya’da üretimini sürdürüyor.</p>

<p><strong>Mustafa Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>Çetin Cıvata Grubu’nun dört ayrı lokasyonda üretimini sürdürdüğünü belirtti:</p>

<ul>
	<li><strong>Çatalca:&nbsp;</strong>60 bin metrekare</li>
	<li><strong>Malatya:&nbsp;</strong>30 bin metrekare</li>
	<li><strong>Hadımköy:&nbsp;</strong>2 bin 500 metrekare</li>
	<li><strong>Hadımköy:&nbsp;</strong>4 bin 500 metrekare<br />
	<br />
	3’ten 27 milimetreye kadar bağlantı elemanı üretiyor ciro 60 milyon Euro’yu buluyor</li>
</ul>

<p>&nbsp;<strong>ÇETİN&nbsp;</strong>Cıvata Grubu Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Mustafa Tecdeliolu</strong>’na ürün yelpazesini sordum, sayı vermek yerine şöyle tanımladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>3 milimetreden 27 milimetre kalınlığa kadar her türlü bağlantı elemanını üretiyoruz. Ürünlerimiz beyaz eşyadan otomotive, mobilyaya birçok sektörde kullanılıyor.</strong></p>

<p>Ciroyu sordum, hesapladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>60 milyon Euro dolayında ciromuz var.</strong></p>

<p>Ekonomide yaşanan sıkıntılı dönemin etkisini de şöyle ortaya koydu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Yıllık 60 bin tonluk üretimimiz vardı. Bu yılı muhtemelen yarısı düzeyinde üretimle kapatacağız.</strong></p>

<p><strong>&nbsp;&nbsp;Abdullah bilişime yöneldi Çetin Cıvata’da 4’üncü kuşak da görev aldı</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;<strong>MUSTAFA Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>kardeşlerinden&nbsp;<strong>Abdullah Tecdelioğlu</strong>’nun Boğaziçi Üniversitesi mezunu olduğunu belirtti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Abdullah, mezuniyeti sonrasında ortaklarıyla&nbsp;</strong>“Boğaziçi Bilgisayar”<strong>ı kurdu. Bilişim sektörüne odaklandı.</strong></p>

<p>Ailenin dördüncü kuşağını sordum, anlattı:</p>

<ul>
	<li><strong>Babamın adını taşıyan büyük oğlum Nihat, yönetim kurulu üyesi. Üretim ve ihracata bakıyor.</strong></li>
	<li><strong>Çetin’in oğlu Kerem, yönetim kurulu üyesi, satış ve pazarlamada görev aldı.</strong></li>
	<li><strong>Benim küçük oğlum Serhat, Hadımköy’deki tel çekme-somun fabrikasıyla ilgileniyor.</strong><br />
	&nbsp;</li>
	<li><strong>BESİAD’ın kurucusu MEV’de Başkan, İSO’da Meclis Başkanlığı adayı</strong></li>
</ul>

<p>&nbsp;<strong>MUSTAFA Tecdelioğlu,&nbsp;</strong>işlerinin yanı sıra sektörün, iş dünyasının sivil toplum örgütlerinde de elini taşın altına koyduğunu belirtti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>2001 yılında Bağlantı Elemanları Sanayici ve İş İnsanları Derneği’ni (BESİAD) kurduk. Uzun süre başkanlık görevini yürüttüm. Çelik İhracatçıları Birliği’nin yönetim kurulunda görev aldım, Başkanvekilliği görevinde bulundum.</strong></p>

<p><strong><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw813h306q95gc/storage/files/images/2026/09/17/v3-selm.jpg" title="75 cent’lik filmaşini alıp cıvata yapıyor 3-4 dolara ihraç ediyor - Resim : 3"><img alt="75 cent’lik filmaşini alıp cıvata yapıyor 3-4 dolara ihraç ediyor - Resim : 3" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw813h306q95gc/storage/files/images/2026/09/17/v3-selm.jpg" /></a>Adnan Dalgakıran</strong>’la MAKFED’i kuran ekibin içinde yer aldığını kaydetti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>İhracatçı Birliklerinde ve Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde (TİM) kardeşim Çetin daha etkin görevler aldı. TİM’de Başkanvekili.</strong></p>

<p>Kendisini en fazla mutlu eden sivil toplum örgütü görevinin Malatya Eğitim Vakfı (MEV) Başkanlığı olduğunu vurguladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Burs verebildiğimiz öğrenci sayısı arttıkça daha çok mutlu oluyoruz. MEV’de ülkemizin gençlerinin eğitimine katkı vermeyi son derece önemsiyoruz.</strong></p>

<p>İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) Meclis Üyesi olduğunu anımsattı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Yeni dönemde İSO Meclis Başkanlığına aday oldum. Deneyimlerimle Meclis Başkanlık Divanı’nda İstanbul sanayisine katkı verebileceğime inanıyorum.</strong></p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/cetin-civata-grubu-malatyadan-baslayan-basari-hikayesini-buyutmeye-devam-ediyor-1789731749.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Şimşek’ten Borsa Ve Fon Piyasasına İlişkin Kritik Açıklama</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bakan-simsekten-borsa-ve-fon-piyasasina-iliskin-kritik-aciklama-2027</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/bakan-simsekten-borsa-ve-fon-piyasasina-iliskin-kritik-aciklama-2027</guid>
                <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, borsa ve fon piyasasında sistemik bir risk bulunmadığını belirterek, sorunlu alanın karantinaya alındığını ve riskin piyasa geneline yayılmaması için güçlü tedbirler uygulandığını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, borsa ve fon piyasasında yaşanan son gelişmelere ilişkin kritik değerlendirmelerde bulundu. Piyasada yaşanan sorunların sınırlı sayıda fonda gerçekleştiğini vurgulayan Bakan Şimşek, “Borsada ve fon piyasasında genele yayılan sistemik bir sorun yok. Piyasada yaşananlar sınırlı sayıda fonda gerçekleşti, sistemik bir risk söz konusu değil.” dedi.</p>

<p>Serbest fonlara ilişkin yapılan düzenlemelere değinen Şimşek, bu fonların dünyadaki uygulamalara kıyasla daha katı kurallara tabi hale getirildiğini söyledi. Şimşek, yeni fon rehberinde teminat sürecinin de güçlendirildiğini belirterek, “Geçiş süreçleri var. Piyasanın uyum sağlaması için geçiş süreçleri normaldir.” ifadesini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SORUNLU ALAN KARANTİNAYA ALINDI</span></strong></p>

<p>Piyasa geneline ilişkin rakamları paylaşan Bakan Şimşek, “2038 adet fon var, bunun 131'ine ilişkin adım atılmış, fon piyasasının yüzde 90'ı sağlıklı işliyor. Riskin piyasa geneline yayılmaması için güçlü tedbirler alındı. Sorunlu alanı karantinaya aldık, yatırımcıların birikimleri belli sürece yayılarak korunacak.” açıklamasını yaptı.</p>

<p>Tasarruf finansmanı şirketlerinin farklı bir alan olduğunu ifade eden Şimşek, “Emlak Katılım dün yatırımcıları korumaya yönelik bir süreç başlattı.” diye konuştu. Fon rehberiyle tedbirlerin alındığını kaydeden Şimşek, “Serbest fonlara ilişkin alan çok güçlü şekilde düzenlendi, benzer bir şeyin tekrarlanması çok düşük bir ihtimal.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>SPK’nın adımlarına dikkat çeken Şimşek, “Dün düşündüğümüz tedbirlerin çoğunu uygulamaya gerek kalmadı. SPK lisans iptalinden, suç duyurusuna kadar üzerine düşenleri yaptı, bundan sonrası adli makamların süreci, hiç bir ayrım gözetmeden yanlış yapanlar sonuçlarına katlanacak.” dedi. Piyasada güvenin devam ettiğini belirten Şimşek, likiditede ve varlık kalitesinde problem olmadığını ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÜRESEL ARZ ŞOKU VE ENFLASYON BEKLENTİSİ</span></strong></p>

<p>Dünya konjonktürü ve makroekonomik hedeflere ilişkin verileri de paylaşan Bakan Şimşek, “2026 için geçen yıl öngördüğümüz senaryo, savaş sonucu arz şokuyla çok farklı noktalara geldi.” dedi. Çoklu bir arz şokunun yaşandığını vurgulayan Şimşek, “Hürmüz'ün kapanması önemli ama Bab-ül Mendeb buna eklendi, boru hatları ve rafineriler vuruluyor, bu mazot gibi nihai ürünlere direkt yansıyor. Eşelmobil ile mücadele etmeye çalıştık ama gerçekçi olalım onun da sonu var, yılı yüzde 28-29 gibi bir seviyede enflasyonla tamamlayacağız, piyasa böyle bekliyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Cari açık ve bütçe hedeflerine değinen Şimşek, “Hep sürdürülebilir cari açık hedefledik, bu yıl da rahatlıkla yüzde 2'nin altı olurdu ama yüzde 2,6-2,7 gibi bir rakam olacak, bu yönetilebilir. Bu yıl bütçe açığını yüzde 3 olarak öngörüyoruz ama hedef yüzde 3,5'ti, 2027'de de temkinli davranarak açığı yüzde 3,5 olarak öngördük.” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SAVUNMA VE SOSYAL KONUT BÜTÇESİ ARTIRILDI</span></strong></p>

<p>Gelecek yılın bütçe önceliklerini aktaran Şimşek, “Gelecek yıl bazı alanları önceliklindendik, böyle bir dünya konjonktüründe savunma harcamalarını yüzde 229 artırıyoruz. Sosyal konut bütçesini yüzde 150 artırdık, sanayi altyapısı, OSB, sulama altyapısı gibi alanları da önceliklindendik ve bütçelerini artırdık.” bilgisini verdi.</p>

<p>Gelecek sene petrol ortalama fiyatının 75-76 dolara inmesi halinde gelir kaybının yaşanmayacağını söyleyen Şimşek, “Para politikası duruşunu bozmadan bütçe ve kamu imkanlarıyla sanayi sektörünü daha güçlü destekleyeceğiz. Bizim için istihdam, sanayi kapasitesinin korunması çok önemli.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<p>KAYNAK: EKONOMİM</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 14:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/bakan-simsekten-borsa-ve-fon-piyasasina-iliskin-kritik-aciklama-1789729539.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tera Yönetiminde Yeni Gelişme: Emre Tezmen ve Erkan Kilimci Ayrıldı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tera-yonetiminde-yeni-gelisme-emre-tezmen-ve-erkan-kilimci-ayrildi-2026</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/tera-yonetiminde-yeni-gelisme-emre-tezmen-ve-erkan-kilimci-ayrildi-2026</guid>
                <description><![CDATA[Tera Yatırım, Pusula Finans Holding’e ilişkin planlanan pay devir süreci kapsamında Emre Tezmen ve Erkan Kilimci’nin yönetim kurulu üyeliklerinden ayrıldığını açıkladı. Ayrılıkların, Ticaret Sicili nezdinde herhangi bir tescil işlemi yapılmadan gerçekleştiği bildirildi. Öte yandan Tezmen’in de aralarında bulunduğu 48 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı tedbiri uygulandığı açıklandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Pusula Finans Holding A.Ş. ve bağlı şirketlerine ilişkin planlanan pay devir süreci kapsamında yeni bir gelişme yaşandığını duyurdu.</p>

<p>Şirket tarafından yapılan açıklamada, daha önce Pusula Finans Holding Yönetim Kurulu üyeliklerine atandıkları kamuoyuna duyurulan Emre Tezmen ve Erkan Kilimci’nin görevlerinden ayrıldığı bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TİCARET SİCİLİ’NDE TESCİL YAPILMADAN AYRILDILAR</span></strong></p>

<p>Tera Yatırım tarafından yapılan açıklamada, Tezmen ve Kilimci’nin yönetim kurulu üyeliklerinden Ticaret Sicili nezdinde herhangi bir tescil işlemi gerçekleştirilmeden önce ayrıldıkları belirtildi.</p>

<p>Şirketin açıklaması şöyle:</p>

<p>"Şirketimiz tarafından daha önce kamuya yapılan özel durum açıklamalarında, Pusula Finans Holding A.Ş. ve bağlı şirketlerine ilişkin planlanan pay devir süreci kapsamında, Sayın Emre Tezmen ve Sayın Erkan Kilimci'nin Pusula Finans Holding A.Ş. Yönetim Kurulu üyeliklerine atandıkları kamuoyuna duyurulmuştu.</p>

<p>Bu kapsamda, Sayın Emre Tezmen ve Sayın Erkan Kilimci, söz konusu Yönetim Kurulu üyeliklerine ilişkin Ticaret Sicili nezdinde herhangi bir tescil işlemi gerçekleştirilmeden önce, Pusula Finans Holding A.Ş. Yönetim Kurulu üyeliklerinden ayrılmışlardır.</p>

<p>Söz konusu gelişme, Sermaye Piyasası Kurulu'nun II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği kapsamında yatırımcılarımızın ve kamuoyunun bilgisine sunulur."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEZMENDEN’İN DE ARALARINDA OLDUĞU 48 KİŞİYE YURT DIŞI YASAĞI</span></strong></p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında yeni kararlar açıklandı.</p>

<p>Başsavcılık tarafından yapılan açıklamaya göre, Tera Yatırım Teknolojisi Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile Katılımevim Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan'ın da aralarında bulunduğu toplam 48 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı tedbiri uygulandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YURT DIŞINA ÇIKIŞ YASAĞI GETİRİLEN İSİMLER</span></strong></p>

<p>Adliye kaynaklarından edinilen bilgiye göre tedbir uygulanan 48 kişinin isimleri şöyle sıralandı:</p>

<p>Ahmet Özcan, Ali Rıza İncekara, Alper Öztürk, Ayşe Seher Aydın, Berkan Gülen, Bülent Uygun, Büşra Alçelik, Celal Yarız, Emre Tezmen, Enes Furkan Çetinkaya, Enes Yazıcı, Enver Çevik, Erdin Özel, Erkan Kilimci, Feryal Köker, Furkan Baki, Gözde Hacıoğlu, Haldun Saffet İnal, Halil İbrahim Ege, İbrahim Bekci, İlhan Aygün, İsmail Ege, Kemal Akkaya, Lütfi Çetinel, Mehmet Erbey, Mehmet Salih Turhan, Mehmet Yıldırım, Muhammed Yarız, Murat Keçeci, Müjdat Ede, Mustafa Bor, Nilgül Sarıçalı, Oğuzhan Özerkaya, Onur Göğebakan, Orçun Berkay Kaya, Ömer Bedir Çetinel, Ramazan Erbey, Sabahattin Reha Şen, Salih Can Bülbül, Samet Çetinel, Selçuk Kahya, Serdar Turhan, Serhat Güven, Sezai Bekgöz, Sezer Gümüş, Şerifegül Yıldırım, Uğur Akkafa ve Yunus Emre Yıldırım.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PUSULA FİNANS HOLDİNG SÜRECİNDE YENİ GELİŞME</span></strong></p>

<p>Tera Grubu tarafından daha önce Pusula Finans Holding'in satın alınması konusunda mutabakata varıldığı ve pay devir sürecinin planlandığı açıklanmıştı.</p>

<p>Bu kapsamda Emre Tezmen'in Pusula Finans Holding'de yönetim kurulu üyesi ve yönetim kurulu başkanı olarak atandığı kamuoyuna duyurulmuştu.</p>

<p>Son açıklamayla birlikte Tezmen ve Erkan Kilimci'nin, söz konusu yönetim kurulu üyeliklerinden Ticaret Sicili'nde tescil işlemi yapılmadan önce ayrıldıkları bildirildi.</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/tera-yonetiminde-yeni-gelisme-emre-tezmen-ve-erkan-kilimci-ayrildi-1789729210.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Petrol Fiyatlarındaki Yükseliş Enflasyon Üzerinde Risk Oluşturmaya Devam Ediyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/petrol-fiyatlarindaki-yukselis-enflasyon-uzerinde-risk-olusturmaya-devam-ediyor-2025</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/petrol-fiyatlarindaki-yukselis-enflasyon-uzerinde-risk-olusturmaya-devam-ediyor-2025</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 10 Eylül tarihli Para Politikası Kurulu toplantı özetinde enflasyonun ana eğiliminde gerilemeye işaret ederken yüksek enerji fiyatlarının görünüm üzerinde yukarı yönlü risk oluşturmayı sürdürdüğünü bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 10 Eylül tarihli Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetini yayımladı. Yayımlanan özette enflasyonun ana eğiliminde gerilemeye işaret edilirken enerji fiyatlarının görünüm üzerinde yukarı yönlü risk oluşturmaya devam ettiği belirtildi. Kurul, son toplantısında politika faizini yüzde 37'de, gecelik borç verme faizini yüzde 40'ta ve gecelik borçlanma faizini yüzde 35,5'te sabit tutmuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EĞİTİM VE GIDA ENFLASYONU AŞAĞI ÇEKECEK</span></strong></p>

<p>TCMB, ana eğilimin ağustos ayındaki yükselişinde, geçen yıl eylülde tek seferde gerçekleşen vakıf üniversitesi ücret artışlarının bu yıl ağustos ve eylüle yayılmasının ve hac ücretlerinin kasımdan ağustosa kaymasının etkili olduğunu açıkladı. Bu takvim değişikliklerinin ağustos enflasyonunu yaklaşık 0,25 puan artırdığı, eylül enflasyonunu ise eğitim hizmetleri kaynaklı olarak mekanik biçimde aşağı çekeceği ifade edildi.</p>

<p>Öncü verilerin eylülde mevsimsellikten arındırılmış aylık hizmet enflasyonunda yavaşlamaya işaret ettiği, temel mal fiyatlarında ılımlı seyrin sürmesinin beklendiği kaydedildi. İlk verilerin, özellikle sebze fiyatlarındaki gerilemeyle gıda grubunda yıllık enflasyonun önemli ölçüde düşeceğine işaret ettiği belirtildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ENERJİ FİYATLARINDA YUKARI YÖNLÜ RİSK SÜRÜYOR</span></strong></p>

<p>Gıda ve eğitim tarafındaki olumlu beklentilere karşılık, yüksek enerji fiyatlarının akaryakıt ve tüp gaz üzerinden enerji grubu yıllık enflasyonunu yukarı çekmeye devam etmesi bekleniyor. TCMB, Brent petrolün ağustosta ortalama 91 dolar seviyesinde gerçekleştiğini, eylülün ilk 10 gününde ise ortalamanın 103 dolara yükseldiğini bildirdi. Hürmüz Boğazı kaynaklı gelişmelerin enerji fiyatlarında belirgin yükselişe yol açtığı, TTF doğal gaz fiyatlarındaki artışın da sürdüğü aktarıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SIKILAŞTIRMA MESAJI YİNELENDİ</span></strong></p>

<p>TCMB, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bozulma olması halinde para politikası duruşunun sıkılaştırılacağını yineledi ve yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu bir kez daha vurguladı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/petrol-fiyatlarindaki-yukselis-enflasyon-uzerinde-risk-olusturmaya-devam-ediyor-1789651692.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Döner ve Köftede Yeni Dönem Başladı: Bakanlık Kuralları Baştan Yazdı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/doner-ve-koftede-yeni-donem-basladi-bakanlik-kurallari-bastan-yazdi-2020</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/doner-ve-koftede-yeni-donem-basladi-bakanlik-kurallari-bastan-yazdi-2020</guid>
                <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, döner, sucuk, köfte ve kıyma başta olmak üzere et ürünlerinin üretim ve etiketleme kurallarını yeniden düzenledi. Yeni düzenlemeyle dönerde fıstık, peynir, nişasta ve soya gibi dolgu maddelerinin kullanımına, köftede ise soya ve protein tozuna izin verilmeyecek. İşletmelere yeni şartlara uyum sağlamaları için 31 Mart 2027’ye kadar süre tanındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, et ürünlerinin üretim ve etiketleme kurallarını yeniden düzenledi.&nbsp;Türk Gıda Kodeksi Et, Hazırlanmış Et Karışımları ve Et Ürünleri Tebliği ile döner, sucuk, köfte ve kıyma başta olmak üzere et ürünlerinin içeriğine ve satışa sunulmasına ilişkin şartlar yeniden belirlendi. 16 Eylül 2026’da yayımlanarak yürürlüğe giren düzenleme, Malatya’da faaliyet gösteren ilgili üretici ve işletmeleri de kapsıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÖNERİN ÇEŞİDİ AÇIKÇA YAZILACAK</span></strong></p>

<p>Yeni düzenlemeyle döner; yaprak, kıyma ve yaprak-kıyma olmak üzere üç kategoride tanımlandı.&nbsp;Yaprak-kıyma dönerde yaprak et oranının en az yüzde 60 olması şartı getirildi. Döner üretiminde fıstık, peynir, nişasta ve soya ürünleri gibi dolgu maddeleri kullanılamayacak.&nbsp;Süt ve yumurta kaynaklı proteinler dışında dışarıdan eklenen azot kaynaklarına da izin verilmeyecek. Tüketicinin satın aldığı ürünün niteliğini anlayabilmesi için “yaprak”, “kıyma” veya “yaprak-kıyma” ifadeleri, ürün adıyla aynı renk ve puntoda belirtilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ETİKETLERDE “YÜZDE 100” İFADESİ KULLANILAMAYACAK</span></strong></p>

<p>Tebliğ kapsamındaki ürünlerin ambalajlarında veya markalarında “yüzde 100”, “yüzde 100 dana eti” ve “yüzde 100 göğüs eti” gibi ifadeler yer alamayacak.&nbsp;Bu yönde algı oluşturabilecek logo ve görseller de kullanılamayacak. Emülsifiye et ürünlerinde baş eti kullanılması halinde etikette “Baş eti içerir” ifadesinin bulunması gerekecek.&nbsp;Kullanılan hayvansal yağın hangi hayvan türüne ait olduğu da içindekiler bölümünde açıklanacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÖFTEDE SOYA VE PROTEİN TOZUNA İZİN YOK</span></strong></p>

<p>Kıymadan hazırlanan köfte, burger ve benzeri kırmızı et karışımlarında protein tozu ve soya ürünleri kullanılamayacak. Baharat ve galeta unundan kaynaklanan nişasta ile bitkisel proteinlerin toplam miktarı yüzde 5’i aşamayacak.&nbsp;Sucukta pH değerinin en fazla 5,4 olması şartı getirilirken, pastırma ve kavurma gibi ürünlerde nem, yağ ve tuz oranlarına ilişkin kriterler de yeniden düzenlendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KANATLI KIYMA SADECE DONDURULMUŞ SATILACAK</span></strong></p>

<p>Kanatlı kıyma ve bu kıymadan hazırlanan karışımlar yalnızca dondurulmuş olarak piyasaya sunulabilecek. Çiğ kanatlı eti ürünlerinin ambalajlarında ise “Pişirme sırasında merkezi sıcaklık en az 72 °C’ye ulaşmalıdır” uyarısı bulunacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞLETMELERE 31 MART 2027’YE KADAR SÜRE</span></strong></p>

<p>Yeni düzenleme kapsamında mevcut işletmelerin üretim ve etiketleme uygulamalarını 31 Mart 2027’ye kadar yeni şartlara uygun hale getirmesi gerekecek.&nbsp;Geçiş hükümleri kapsamında eski düzenlemelere uygun üretilmiş ve ambalajlanmış ürünler ise raf ömürleri sona erene kadar piyasada bulunabilecek.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 13:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/doner-ve-koftede-yeni-donem-basladi-bakanlik-kurallari-bastan-yazdi-1789554966.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Savunma Sanayisinde Genç İstihdamı İçin Yeni Bir Eğitim Programı Başlıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/savunma-sanayisinde-genc-istihdami-icin-yeni-bir-egitim-programi-basliyor-2018</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/savunma-sanayisinde-genc-istihdami-icin-yeni-bir-egitim-programi-basliyor-2018</guid>
                <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, İŞKUR ile HAVELSAN arasında imzalanan protokol kapsamında 500 gencin eğitimine yaklaşık 45 milyon lira kaynak ayrıldığını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının artırılması ve gençlerin istihdamına katkı sağlanması amacıyla önemli bir iş birliğinin hayata geçirildiğini duyurdu.</p>

<p>Bu doğrultuda, KOVAN-Kurumsal Kaynak Planlama Uzmanı Yetiştirme Programı Protokolü İŞKUR ile HAVELSAN arasında imzalandı. Yürütülen programla, Türkiye açısından stratejik öneme sahip savunma sanayisinde nitelikli ve yetkin iş gücünün artırılması hedefleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">500 GENCE EĞİTİM DESTEĞİ</span></strong></p>

<p>Protokol kapsamında 500 gencin eğitimi için yaklaşık 45 milyon liralık kaynak ayrıldığını belirten Bakan Işıkhan, programın gençlerin mesleki bilgi ve yetkinliklerinin geliştirilmesine ve savunma sanayisinde ihtiyaç duyulan nitelikli insan kaynağının güçlendirilmesine katkı sağlayacağını söyledi.</p>

<p>Bakan Işıkhan, iş birliğiyle aynı zamanda gençlerin istihdamına katkı sunulacağını belirterek, savunma sanayisinin nitelikli insan kaynağının güçlendirilmesi yönündeki çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/savunma-sanayisinde-genc-istihdami-icin-yeni-bir-egitim-programi-basliyor-1789545560.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakanlık Eylül Ayı Sosyal ve Ekonomik Destek Ödemelerini Hesaplara Yatırdı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bakanlik-eylul-ayi-sosyal-ve-ekonomik-destek-odemelerini-hesaplara-yatirdi-2017</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/bakanlik-eylul-ayi-sosyal-ve-ekonomik-destek-odemelerini-hesaplara-yatirdi-2017</guid>
                <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocukların aile ortamında desteklenmesi ve eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması amacıyla eylül ayına ait 2 milyar 186 milyon liralık Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) ödemesinin hesaplara yatırıldığını bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, çocukların ailelerinin yanında desteklenmesi ve eğitim hayatlarında fırsat eşitliğinin sağlanması amacıyla yürütülen Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) ödemelerini hesaplara aktardı. Konuya ilişkin açıklama yapan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, eylül ayına ait bütçe detaylarını paylaştı.&nbsp;Çocuklara yönelik yürütülen çalışmalara özel bir önem verdiklerini vurgulayan Bakan Göktaş, çocukların farklı ihtiyaçlarını gözeterek sunulan hizmetleri çeşitlendirdiklerini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÇOCUKLARIN AİLE ORTAMINDA BÜYÜMESİ ÖNEM TAŞIYOR</span></strong></p>

<p>Çocukların kendi aile ortamlarında büyümelerinin toplumsal değerlerin korunmasındaki kritik rolüne dikkat çeken Bakan Göktaş, "Sosyal ve Ekonomik Destek" hizmetiyle çocukların hem ailelerinin yanında hem de kendi sosyal çevreleri içerisinde desteklendiğini ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EYLÜL AYI ÖDEMELERİ HESAPLARA YATIRILDI</span></strong></p>

<p>Bakanlık olarak çocukların geleceğe güvenle hazırlanması için çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Göktaş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Çocukların eğitimli, sağlıklı ve kendine güvenen birer fert olarak yetişmeleri, güvenli ve sevgi dolu bir aile ortamında büyümeleri için gayretle çalışıyoruz. Bu kapsamda, çocukların sosyal açıdan desteklenmesi ve eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması için eylül ayına ilişkin 2 milyar 186 milyon lira tutarındaki Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) ödemesini hesaplara yatırdık."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/bakanlik-eylul-ayi-sosyal-ve-ekonomik-destek-odemelerini-hesaplara-yatirdi-1789543666.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bahçıvan Çekildi, Yılmaz Sahada: 18 Oy Farkı Neyi Değiştirir?</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bahcivan-cekildi-yilmaz-sahada-18-oy-farki-neyi-degistirir-2013</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/bahcivan-cekildi-yilmaz-sahada-18-oy-farki-neyi-degistirir-2013</guid>
                <description><![CDATA[Gazeteci Yazar Murat Çetin, İstanbul Sanayi Odasının 26 Ekim 2026’da yapılacak seçimleri öncesinde sandıktaki hassas oy dengelerini, Erdal Bahçıvan’ın çekilmesiyle Ender Yılmaz ile Adnan Dalgakıran arasında yaşanacak yarışı ve meclis yapısındaki kritik detayları kaleme aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci Yazar Murat Çetin, Tekstil Dergi'deki "74 Oyun Sahibi Kim?" başlıklı köşe yazısında, İstanbul Sanayi Odasının (İSO) yaklaşan seçimlerini ve sandıktaki oy hesaplarını değerlendirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SANDIKTAKİ DENGELER VE MATEMATİKSEL HESAPLAR</span></strong></p>

<p>Geçmiş seçim sonuçlarındaki farkın kritik yapısına dikkat çeken Çetin, durum analizinde şu ifadelere yer verdi:&nbsp;"Erdal Bahçıvan: 74. Adnan Dalgakıran: 56. Fark: 18 oy. Rahat görünüyordu. Sandığa yaklaşınca tablo başka. Dokuz sandalye el değiştirir… 65–65. Bir tane daha kayar… Başkanlık gider. Demek ki 18 oy fark, aslında 10 sandalyelik bir dengeye dayanıyormuş."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ ADAYLAR VE SEÇİM TAKVİMİ</span></strong></p>

<p>Seçim sürecindeki yeni dönemi ve adaylık durumlarını aktaran Çetin, yazısında şu değerlendirmelerde bulundu:&nbsp;"Şimdi takvim 2026. 26 Ekim’de İSO yeniden sandığa gidiyor. Bahçıvan yarıştan çekildi. Yerine Ender Yılmaz sahada. Adnan Dalgakıran ise dört yıldır bugünü bekliyor. Eski sonuca bakıp: 'Bahçıvan’ın 74 oyu kime gider?' diye sormak mümkün. Fakat o rakamın tapusu kimsenin cebinde değil."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MİRAS OY DEĞİL KURULAN DÜZEN</span></strong></p>

<p>Meclis yapısındaki olası değişimlere ve adayların durumuna değinen Çetin, sözlerini şöyle sürdürdü:&nbsp;"Meclis üyeleri de yeniden seçilecek. Bazı isimler yerini koruyacak. Yeni yüzler girecek. Meslek gruplarındaki ağırlıklar farklılaşacak. Kimi ittifak sürecek. Kimi sandıkta çözülecek. Dolayısıyla Ender Yılmaz’ın hanesine peşinen yazılacak 74 oy bulunmuyor. Bahçıvan’dan kalan başka bir şey var: İlişki. Ağırlık. Denge. Yılların kurduğu temas. Miras oy değil, oyu üreten düzen. Yılmaz bunu ne kadar taşıyabilecek? Dalgakıran dört yılda ne kadar alan açtı? Seçimin düğümü burada. İSO’da milyonlar konuşulur. İhracat rakamları sıralanır. Yatırımlar anlatılır. Vizyon çizilir. Sandık açıldığında ise… On sandalye konuşur."</p>

<p><a href="https://www.tekstildergi.com/makale/74-oyun-sahibi-kim-22"><strong>YAZININ TAMAMI BURADA</strong></a><br />
<img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-09-10%20at%2009_11_02.jpeg" style="height:622px; width:800px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/bahcivan-cekildi-yilmaz-sahada-18-oy-farki-neyi-degistirir-1789466828.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sigortacılıkta Ezber Bozan İş Modelinden Malatya Sanayisinin Unutulmaz Liderine</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/sigortacilikta-ezber-bozan-is-modelinden-malatya-sanayisinin-unutulmaz-liderine-2011</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/sigortacilikta-ezber-bozan-is-modelinden-malatya-sanayisinin-unutulmaz-liderine-2011</guid>
                <description><![CDATA[Vahap Munyar, kasko ve trafik sigortasında yedek parça maliyetlerini düşüren Genel Servis’in 32 yıllık girişimcilik serüvenini ve Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın efsanevi başkanı Abdurrahman Yavuz’un iz bırakan hizmetlerini kaleme aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CEM Yalın,&nbsp;</strong>İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’ndeki eğitimi sonrası ABD’de Florida Institute of Technology’de eğitim gördü. Florida’daki eğitimi sırasında 1985 yılında bir oto yedek parça firmasında çalıştı. Eğitimini tamamladıktan sonra yine ABD’de yedek parça deposunda 1 yıl kadar görev yaptı.</p>

<p><strong><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw690h433q95gc/storage/files/images/2026/09/14/v3-9vho.jpg" title="Sigortacılara, ‘oto parçasını daha uygun alma yolu var’ mektubuyla farklı kapı açtı - Resim : 1"><img alt="Sigortacılara, ‘oto parçasını daha uygun alma yolu var’ mektubuyla farklı kapı açtı - Resim : 1" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw690h433q95gc/storage/files/images/2026/09/14/v3-9vho.jpg" style="height:433px; width:690px" /></a></strong></p>

<p><em>Berke Öztürk (sol başta), Cem Yalın (sağdan ikinci), Seda Öncel Arıcı (sağ başta)</em></p>

<p><strong>Cem Yalın,&nbsp;</strong>ABD’de sonra bir süre Almanya ve İsviçre’de yaşadı. Sonra Türkiye’ye döndü. Bir süre ailesinin yan sanayi işinde çalıştı. Derken Gebze’de kurulup zamanla üretime de geçen şirkette genel müdürlük görevini üstlendi.</p>

<p>12-13 yıl görev yaptıktan sonra hiç sigorta şirketleriyle bağlantısı yokken, farklı adım atmak amacıyla Türkiye’deki sigorta şirketlerinin yöneticilerine birer mektup gönderdi:</p>

<p><strong>Kasko ve trafik sigortası kapsamında hasarlı araçların tamiri sırasında yedek parçaları aslında pahalı almış oluyorsunuz. O yedek parçaları daha uygun fiyata almanızın bir yolu var.</strong></p>

<p><strong>Cem Yalın</strong>’a ilk yanıt veren dönemin Güneş Sigorta Genel Müdürü&nbsp;<strong>Mehmet Aydoğdu&nbsp;</strong>oldu.&nbsp;<strong>Yalın</strong>’a ikinci mektup da dönemin Şeker Sigorta Yönetim Kurulu Üyesi&nbsp;<strong>Yurdal Sert</strong>’ten ulaştı.</p>

<p><strong>Yalın,&nbsp;</strong>sigorta sektöründen iki önemli isimden ulaşan yanıtlar üzerine 1994 yılında şirket kurmak üzere kolları sıvadı.&nbsp;<strong>Yalın</strong>’ın hedeflediği iş modeli şöyleydi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Kasko ve trafik sigortası kapsamında tamiri gereken hasarlı araçlar için doğrudan sigorta şirketleriyle bağlantılı kendi şirketleri devreye girecek. Bu şirket yedek parçayı doğrudan ana tedarikçiden alarak daha uygun fiyatı tutturacaktı.</strong></p>

<p>Kurdukları ilk iki şirketin işleri hayal ettiği şekilde yürümedi. Bunun üzerine 1998 yılında dönemin Genel Sigorta Genel Müdürü&nbsp;<strong>Hulusi Taşkıran</strong>’ın kapısını çaldı. İş modelini anlattı. İş modeli&nbsp;<strong>Taşkıran</strong>’ın aklına yattı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Birlikte şirket kuralım ama biz küçük pay sahibi olmayı kabul etmeyiz.</strong></p>

<p><strong>Cem Yalın</strong>’ın kasko ve trafik sigortalarına dönük yeni iş modeli çabaları sürerken başta babası olmak üzere ailesinin şu yorumuyla karşılaştı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Ne işin var sigortacılarla. Yedek parça işiyle devam et.</strong></p>

<p>Derken&nbsp;<strong>Hulusi Taşkıran,&nbsp;</strong>1999 yılında&nbsp;<strong>Cem Yalın</strong>’la yeniden buluşma istedi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Sizinle bu işi yapmaya varız. Ancak, Genel Sigorta ve Çukurova Grubu şirketleri için münhasırlık istiyoruz.</strong></p>

<p>Bu kez&nbsp;<strong>Cem Yalın&nbsp;</strong>çekimser davranan taraf oldu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Bu iş modeline güvenim sarsıldı. Bu işe sermaye koyamayacağım.</strong></p>

<p>Model Genel Sigorta yönetiminin aklına iyiden iyiye yatmış olacak ki,&nbsp;<strong>Cem Yalın</strong>’a oldukça cazip teklif sunuldu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Sermayeyi Genel Sigorta koyacak. Yatırımı beraber yapacağız. İlk tamirhaneyi de Çukurova Ziraat’in Bayrampaşa’daki arazisinde açacağız.</strong></p>

<p>Böylece&nbsp;<strong>“Genel Servis”&nbsp;</strong>başlangıçta Maslak’taki bir tamirhanede yola koyuldu ama kısa süre sonra Bayrampaşa’ya geçti.</p>

<p>Genel Sigorta ortaklığıyla kurulan&nbsp;<strong>“Genel Servis”</strong>te işler 2007 yılına kadar rayında gitti. 2000-2001 döneminde Çukurova Grubu’na ait Pamukbank’a el konulması sonrasında grubun finansal şirketlerinin yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) geçti. TMSF’nin yönetim atadığı şirketler arasında Genel Sigorta da yer aldı.</p>

<p><strong>Cem Yalın,&nbsp;</strong>ortaklıkları döneminde Genel Sigorta’nın temettüsünü aksatmadı. 2007 yılında Genel Sigorta’nın Mapfre’ye satılmasıyla birlikte&nbsp;<strong>Yalın</strong>’da&nbsp;<strong>“Biz sigorta tarafında sahipsiz kaldık”&nbsp;</strong>hissi oluştu.</p>

<p>2011 yılında Maphre ile Genel Servis arasında ortaklık görüşmesi gündeme geldi.&nbsp;<strong>Yalın,&nbsp;</strong>Genel Sigorta ile ortaklık oranlarını anımsattı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Yüzde 50-50 ortaklığımız söz konusuydu…</strong></p>

<p>Maphre yönetimi de globaldeki yaklaşımlarını ortaya koydu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Bizim dünyadaki iş modelimizde genelde bu tür ortaklıklar yok…</strong></p>

<p>2012 yılında Maphre tarafı kararını verdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Biz yüzde 51 pay isteriz. Globalde bir&nbsp;<a href="https://www.ekonomim.com/sektorler/otomotiv" target="_blank" title="otomotiv">otomotiv</a>&nbsp;akademimiz var.&nbsp;</strong>“Genel Servis”<strong>i onların çizeceği yol haritasına göre dizayn edelim.</strong></p>

<p>Maphre ile&nbsp;<strong>Cem Yalın,&nbsp;</strong>2023 yılında ortaklığı sonlandırma kararı aldı. 2024 yılında da ayrılık gerçekleşti.</p>

<p>Geçenlerde Genel Servis’in Dudullu’daki merkezinde kurucusu&nbsp;<strong>Cem Yalın</strong>’la sohbet ettim.&nbsp;<strong>Yalın,&nbsp;</strong>2024’te başlayan yeni dönem için şu noktanın altını çizdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Yeni dönemde Axa Sigorta elimizden tuttu. Aslında Axa ile geçmişte,&nbsp;</strong>“Bize de Genel Servis benzeri bir yapı kurun, yüzde 50-50 ortak olalım”&nbsp;<strong>teklifiyle gelmişti. O dönemde gerçekleşmedi. Maphre ile ortaklık bittiği anda Axa yönetimi aradı.</strong></p>

<p>Axa’nın ardından Allianz ve Anadolu Sigorta ile de çalışmaya başladıklarını bildirdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Birlikte iş yaptığımız sigorta şirketleri arasında 10 yıl ortağımız olan Maphre de yer alıyor. Ayda 1200 araç onarım kapasitemiz var ama şu anda 3’te biri düzeyinde çalışıyoruz. Şube sayısını çok hızlı olmayan bir tempoda artırmayı düşünüyoruz.</strong></p>

<p><strong>Cem Yalın,&nbsp;</strong>otomotiv yedek parçası işi yaparken 32 yıl önce sigorta şirketlerinin yöneticilerine gönderdiği,&nbsp;<strong>“Kasko ve trafik sigortası kapsamında hasarlı araçlar için gereken yedek parçayı daha uygun bedelle alma şansınız var”&nbsp;</strong>mektubuyla farklı bir kapı açtı…</p>

<p>Genel Servis şimdi, 5 şube, toplam 25 bin metrekarelik alanda 120 personelle farklı sigorta şirketlerine hizmet veriyor…</p>

<p><strong>&nbsp;Malatya’dan TOBB&nbsp;Yönetim Kuruluna&nbsp;giren ilk&nbsp;başkandı&nbsp;</strong></p>

<p><strong>MALATYA&nbsp;</strong>Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreterliğinden 1983 yılı sonlarında emekli olan&nbsp;<strong>Abdurrahman Yavuz,&nbsp;</strong>aynı günlerde oda seçimlerine katıldı ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlendi.</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw268h346q95gc/storage/files/images/2026/09/14/v2-3tbm.jpg" title="Sigortacılara, ‘oto parçasını daha uygun alma yolu var’ mektubuyla farklı kapı açtı - Resim : 2"><img alt="Sigortacılara, ‘oto parçasını daha uygun alma yolu var’ mektubuyla farklı kapı açtı - Resim : 2" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw268h346q95gc/storage/files/images/2026/09/14/v2-3tbm.jpg" style="height:346px; width:268px" /></a>Beyaz eşya ticareti, tekstil ve gıda sektörlerinde faaliyet gösteren&nbsp;<strong>Abdurrahman Yavuz,&nbsp;</strong>1984 yılı Ocak ayında önderlik yaptığı kalabalık bir heyetle Ankara’ya gidip bir hafta boyunca başta dönemin Başbakanı&nbsp;<strong>Turgut Özal&nbsp;</strong>olmak üzere bakanlar ve bürokratlarla görüşmeleriyle dikkatleri çekti.</p>

<p><strong>Abdurrahman Yavuz&nbsp;</strong>başkanlığındaki heyet Ankara’da özellikle Organize Sanayi Bölgesi konusunda önemli çalışmalar yaptı, Malatya’ya da görüşmelerden oldukça memnun döndü.</p>

<p><strong>Abdurrahman Yavuz</strong>’un başkanlığı döneminde Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın o günler için fark yaratan faaliyetlerinden biri de ilk defa eğitim amaçlı bir ihracat seminerinin düzenlenmesi oldu.&nbsp;<strong>Yavuz,&nbsp;</strong>seminerdeki konuşmasında şu mesajları verdi:</p>

<ul>
	<li><strong>İlimiz ekonomisinin geliştirilmesi için üretimin ve ihracat hızının artırılması gerekir. İhracat işlemleri daha önce ilimiz dışında yapılırken son zamanlarda kısmen ilimizden yapılmaya başlandı. Bu hususta en büyük eksikliğimiz eleman yetersizliğidir.</strong></li>
	<li><strong>Bu arada devlet her türlü tarım ürünlerine teşvik edici kolaylıklar verdiği halde kuru kayısı bu teşviklerin dışında kalmaktadır. Kuru kayısı, vergi iadesi kapsamına alınmalıdır.</strong></li>
</ul>

<p><strong>Abdurrahman Yavuz&nbsp;</strong>başkanlığındaki Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın girişimleri ile&nbsp;<strong>“Kayısı Birlik”&nbsp;</strong>kurulması konusu 1984 yılı Eylül ayında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) hazırladığı&nbsp;<strong>“Türkiye’nin Sorunları Raporu”</strong>na girdi, Başbakan&nbsp;<strong>Turgut Özal</strong>’a sunuldu.</p>

<p>Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın İnönü Üniversitesi’yle kurmak üzere adımlarını attığı&nbsp;<strong>“sanayi işbirliği merkezi”</strong>yle ilgili karar, 3 Temmuz 1987 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak kayıtlara geçti.</p>

<p>1988 yılı Mayıs ayı sonunda yapılan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği seçimli genel kurulunda Malatya için bir ilk yaşandı. Dönemin Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Abdurrahman Yavuz,&nbsp;</strong>TOBB yönetim kuruluna girdi.</p>

<p>1991 yılı Eylül ayında dönemin Malatya Valisi&nbsp;<strong>Oğuz Kaan Köksal,&nbsp;</strong>Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı&nbsp;<strong>Abdurrahman Yavuz,&nbsp;</strong>Ticaret Borsası Başkanı&nbsp;<strong>Ramazan Meral</strong>’den oluşan heyet, Ankara’da çeşitli görüşmeler yaptı. Bu görüşmeler sonrası şu bilgiler paylaşıldı:</p>

<ul>
	<li><strong>Kayısı Birliğin kurulması için gerekli hazırlıklara başlandı.</strong></li>
	<li><strong>Malatya OSB için ek ödenek sorunu aşıldı.</strong></li>
</ul>

<p><strong>Abdurrahman Yavuz</strong>’un görevdeki son döneminde, 1995 yılı ortalarında Malatya OSB’nin yüzde 90 doluluğa ulaşması sonrası, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası tarafından 2. OSB’nin kurulması için çalışmalara başlanması ve yüzde 30 hisse ile ortak olunarak müteşebbis heyetinde de Odanın temsil edilmesi kararlaştırıldı.</p>

<p>Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın çabaları sonucu Havalimanı yolunda, Özal Köyü’ne kadar olan, yüzde 15’i Hazine, yüzde 10’u özel mülkiyet, geri kalanı da mera olan 3 bin dönüm arazide 2. OSB’nin kurulması çalışmaları başladı, konu Maliye Bakanlığı’na intikal ettirildi. Birkaç ay içinde de 150’den fazla sanayi tesisi için yer tahsisi müracaatı yapıldı.</p>

<p>Malatya Girişim Grubu ve Gürbaşlar Grubu Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Adnan Başdemir,</strong>&nbsp;geçen Pazar sabahı ortak yazışma gruplarından birinde&nbsp;<strong>Abdurrahman Yavuz</strong>’un vefat haberini paylaştı:</p>

<ul>
	<li><strong>Malatya’nın ticaret ve sanayi hayatına uzun yıllar boyu önemli hizmetlerde bulunan Abdurrahman Yavuz vefat etti.</strong></li>
</ul>

<p><strong>Adnan Başdemir, Abdurrahman Yavuz</strong>’un Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı döneminden bir fotoğrafı ile son halini şu mesajla gönderdi:</p>

<ul>
	<li><strong>Kimse gençliğine, yakışıklılığına, zenginliğine, makamına güvenmesin. İbret alalım…</strong></li>
</ul>

<p><strong>Abdurrahman Yavuz</strong>’un vefatı üzerine&nbsp;<strong>Nezir Kızılkaya</strong>’nın&nbsp;<strong>“Bir Asrın Tanığı, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası”&nbsp;</strong>kitabından 1983-1995 dönemini yeniden okudum.</p>

<p><strong>Abdurrahman&nbsp;</strong>Bey’e Allah’tan rahmet diliyorum…</p>

<p>Mekanı cennet olsun…</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/sigortacilikta-ezber-bozan-is-modelinden-malatya-sanayisinin-unutulmaz-liderine-1789463505.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sigortasız Yola Çıkan Sürücüleri Ağır Cezalar Ve Trafikten Men Bekliyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/sigortasiz-yola-cikan-suruculeri-agir-cezalar-ve-trafikten-men-bekliyor-2007</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/sigortasiz-yola-cikan-suruculeri-agir-cezalar-ve-trafikten-men-bekliyor-2007</guid>
                <description><![CDATA[Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi bu aydan itibaren geçerli olacak zorunlu trafik sigortası primlerini açıklarken, primlerde yaklaşık yüzde 2 oranında artış yaşandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Zorunlu trafik sigortasında yeni primler belli oldu. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından yayımlanan verilere göre, bu aydan itibaren geçerli olacak prim oranları açıklandı. Verilere göre İstanbul'da otomobil sahibi olmak isteyen bir kişi, aracını dördüncü basamaktan sigorta yaptırdığında 19 bin 405 lira ödemeden trafiğe çıkamayacak. Trafik sigortası yaptırmadan yola çıkılması ve polis tarafından yakalanması durumunda ceza kesilerek aracın bağlanması gerekecek.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​PRİMLER NE KADAR OLDU?</strong></span></p>

<p>​Trafik sigortası primlerine yaklaşık yüzde 2 oranında zam geldi. İstanbul'daki sıfırıncı basamakta bulunan içten yanmalı motora sahip riskli sürücünün primi 58 bin 214 lira olurken, riski en düşük olan 8'inci basamaktaki sürücünün primi 9 bin 702 lira oldu. Başka bir deyişle, riskli ile risksiz sürücü arasındaki fark yüzde 500 civarında gerçekleşti. Ankara'da ise sıfırıncı basamakta bulunan içten yanmalı motora sahip riskli sürücünün primi 56 bin 566 lira, riski en düşük olan 8'inci basamaktaki sürücünün primi ise 9 bin 428 lira olarak belirlendi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​CEZA KESİLİP TRAFİKTEN MEN EDİLİYOR</strong></span></p>

<p>​2026 yılı itibarıyla bin 246 lira ceza ve eksiklik giderilinceye kadar araç trafikten men edilme uygulaması yapılıyor. Trafik polisleri inisiyatif kullanarak yakalanma anında ceza kesip, aracın bağlanmaması için sürücülerden trafik sigortası poliçelerini hemen yaptırmalarını isteyebiliyor. Trafik kazasına karışılması halinde ise poliçe olmadığı için 2 bin 39 lira ceza kesiliyor ve karşı tarafa verilen hasar ödeniyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​GECİKEN HER AY İÇİN EK YÜZDE 5 ÖDEME ÇIKIYOR</strong></span></p>

<p>​Zorunlu trafik sigortasını zamanında yaptırmamak veya yenilememek, gecikilen her 30 gün için poliçe primine yüzde 5 oranında sürprim (gecikme zammı) uygulanmasına neden oluyor. Bu artış oranı maksimum yüzde 50'ye kadar çıkabiliyor. 0'ncı basamak en riskli sürücü grubu olarak kabul ediliyor ve bu gruptaki zorunlu trafik sigortası primine yüzde 200 oranında zam (sürprim) uygulanıyor.</p>

<p>KAYNAK: NTV</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/sigortasiz-yola-cikan-suruculeri-agir-cezalar-ve-trafikten-men-bekliyor-1789455552.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD Tahvil Faizindeki Yükseliş Altın Fiyatlarını Baskılamaya Devam Ediyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/abd-tahvil-faizindeki-yukselis-altin-fiyatlarini-baskilamaya-devam-ediyor-2006</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/abd-tahvil-faizindeki-yukselis-altin-fiyatlarini-baskilamaya-devam-ediyor-2006</guid>
                <description><![CDATA[Altın fiyatları, bir aydan uzun sürenin en düşük seviyesine gerilemesinin ardından Fed'in açıklayacağı faiz kararı öncesinde 4 bin 300 dolar seviyesinde yatay seyrediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Altın fiyatları salı günü yatay bir seyir izlerken yatırımcıların odağında ABD Merkez Bankası’nın (Fed) açıklayacağı faiz kararı bulunuyor. Spot altın, önceki seansta 7 Ağustos’tan bu yana en düşük seviyesini görmesinin ardından yüzde 0,1’den daha az değişimle 4 bin 300,96 dolar seviyesinde işlem gördü. ABD altın vadeli işlemleri ise yüzde 0,3 düşüşle 4 bin 341,10 dolara geriledi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​PİYASALAR 25 BAZ PUANLIK FAİZ ARTIŞINI FİYATLIYOR</strong></span></p>

<p>​Fed, iki günlük toplantısının ardından faiz kararını çarşamba günü saat 18.00 GMT’de açıklayacak. Finans piyasalarında Fed’in politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına yükseltmesi güçlü şekilde fiyatlanıyor. Ancak piyasalar açısından asıl belirleyici gelişmenin faiz kararından çok Fed Başkanı Kevin Warsh’ın gelecekteki para politikasına ilişkin mesajları olması bekleniyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​FAİZ ARTIŞLARININ DEVAMI ALTINI BASKILAYABİLİR</strong></span></p>

<p>​IG piyasa analisti Tony Sycamore, Warsh’ın faiz artışını nasıl çerçeveleyeceğinin altın fiyatları açısından kritik olduğunu belirtti. Sycamore, "Faiz artışlarının toplantıdan toplantıya devam edecek bir sıkılaşma döngüsünün başlangıcı olarak sunulması halinde bu, altın başta olmak üzere riskli varlıklar üzerinde baskı oluşturabilir." ifadelerini kullandı. Buna karşılık, daha ölçülü bir faiz politikasına işaret edilmesinin altın fiyatlarını ve risk iştahını destekleyebileceği değerlendiriliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​YÜKSEK FAİZ ALTININ CAZİBESİNİ AZALTAN FAKTÖRLER ARASINDA</strong></span></p>

<p>​Altın, enflasyon ve jeopolitik risklere karşı güvenli liman olarak öne çıkarken, yüksek faiz ortamı değerli metal üzerinde baskı oluşturuyor. Bunun temel nedeni, faiz getirisi bulunmayan altını elde tutmanın fırsat maliyetinin faizlerin yükselmesiyle birlikte artması olarak gösteriliyor. ABD’de ağustos ayında tüketici fiyatlarının hızlanması ve çekirdek enflasyonun dört ayın en yüksek artışını kaydetmesi de Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentileri doğrudan etkiliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​ABD TAHVİL FAİZİNDE KRİTİK EŞİK AŞILDI</strong></span></p>

<p>​Altın fiyatları üzerinde baskı oluşturan bir diğer gelişme ise ABD tahvil faizlerindeki yükseliş oldu. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi pazartesi günü yüzde 5 seviyesine çıkarak Ekim 2023’ten bu yana ilk kez bu psikolojik eşiği aştı. Analistler, yüzde 5 seviyesinin aşılmasının ABD ekonomisi ve hisse senedi piyasaları açısından da önemli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​ORTADOĞU GERİLİMİ PETROL FİYATLARINI DESTEKLİYOR</strong></span></p>

<p>​Jeopolitik cephede ise Yemen’de İran yanlısı Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik yeni saldırıları öne çıktı. Kızıldeniz kıyısında yeni saldırı hazırlıkları yapılırken, petrol arzında yaşanabilecek kesintilere ilişkin endişeler enerji fiyatlarını destekledi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 09:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/abd-tahvil-faizindeki-yukselis-altin-fiyatlarini-baskilamaya-devam-ediyor-1789452701.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye Genelinde Her Gün Yüzlerce Esnaf Kepenk Kapatmak Zorunda Kalıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-genelinde-her-gun-yuzlerce-esnaf-kepenk-kapatmak-zorunda-kaliyor-2005</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-genelinde-her-gun-yuzlerce-esnaf-kepenk-kapatmak-zorunda-kaliyor-2005</guid>
                <description><![CDATA[Dev marketler ve internet alışverişlerinin gölgesinde fiyat rekabetine yenik düşen küçük esnaf kepenk indirmeye devam ediyor. TESK verilerine göre bu yılın Ocak-Ağustos döneminde açılan işyeri sayısı yüzde 8 azalarak 193 bine gerilerken, kapanan işyeri sayısı ise yüzde 11,2 artışla 82 bin 669’a yükseldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sayıları giderek artan dev marketler ve indirim marketleriyle fiyat rekabetinde zorlanan esnaf, internet alışverişlerinin de yaygınlaşmasıyla birlikte ayakta kalmakta güçlük çekiyor. Tüketicilerin değişen alışveriş alışkanlıkları küçük ölçekli ticarethaneleri doğrudan etkilerken, yeni dükkan açma iştahı azalıyor, mevcut işletmeler ise kepenk kapatmak zorunda kalıyor. Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) tarafından açıklanan veriler, ticari hayattaki zayıflama eğilimini net bir şekilde gözler önüne seriyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AÇILAN İŞYERİ SAYISINDA DÜŞÜŞ SÜRÜYOR</span></strong></p>

<p>TESK verilerine göre, geçen yılın Ocak-Ağustos döneminde 209 bin 991 olan açılan esnaf işyeri sayısı, bu yılın aynı döneminde yüzde 7,99’luk azalışla 193 bin 222’ye geriledi. Yılbaşından bu yana yalnızca Haziran ayında açılan işyeri sayısı geçen yılın üzerine çıkabildi. Geçen yıl Haziran’da 22 bin 286 olan sayı, bu yıl yüzde 10,01 artışla 25 bin 178 oldu. Diğer aylarda ise düşüş hakim oldu. Açılan işyeri sayısı Mart’ta yüzde 12,7 azalarak 22 bin 333’e, Mayıs’ta yüzde 29,24 azalarak 19 bin 414’e, Temmuz’da yüzde 15,16 azalarak 23 bin 396’ya ve Ağustos’ta yüzde 7,54 azalarak 23 bin 387’ye geriledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAPANAN İŞYERİ SAYISINDA ÇİFT HANELİ ARTIŞ</span></strong></p>

<p>Yeni açılan işletmelerdeki gerilemeye karşın, kapanan işyeri sayısındaki çift haneli artış dikkat çekiyor. Ocak-Ağustos döneminde kapanan dükkan sayısı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11,26 artarak 74 bin 300’den 82 bin 669’a yükseldi. Kapanışlar Ocak’ta yüzde 1,47 artışla 12 bin 736, Şubat’ta yüzde 26,08 artışla 11 bin 617, Mart’ta yüzde 11,54 artışla 9 bin 802 ve Nisan’da yüzde 24,31 artışla 11 bin 699 olarak gerçekleşti. Mayıs’ta yüzde 20,77 düşüşle 7 bin 234’e inen kapanan işyeri sayısı, Haziran’da yüzde 38,61’lik rekor artışla 10 bin 304’e ulaştı. Temmuz’da yüzde 4,44 artışla 9 bin 767, Ağustos’ta ise yüzde 12,96 artışla 9 bin 510 kepenk kapatıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜNDE ORTALAMA 344 ESNAF KEPENK KAPATIYOR</span></strong></p>

<p>Açıklanan istatistiklere göre, bu yılın ilk sekiz ayında Türkiye genelinde günlük ortalama 805 yeni işyeri kurulurken, 344 esnaf ise faaliyetlerine son verdi. Geçen yıla oranla aylık ortalama açılan esnaf işyeri sayısı 26 bin 248 seviyesinden 24 bin 152’ye gerilerken, aylık ortalama kapanan işyeri sayısı 9 bin 287’den 10 bin 333’e yükselmiş oldu.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 08:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turkiye-genelinde-her-gun-yuzlerce-esnaf-kepenk-kapatmak-zorunda-kaliyor-1789449579.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Petrol Fiyatlarındaki Sıçrama ve Faiz Beklentisi Altın Piyasalarını Baskı Altına Aldı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/petrol-fiyatlarindaki-sicrama-ve-faiz-beklentisi-altin-piyasalarini-baski-altina-aldi-2002</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/petrol-fiyatlarindaki-sicrama-ve-faiz-beklentisi-altin-piyasalarini-baski-altina-aldi-2002</guid>
                <description><![CDATA[Petrol fiyatlarının yüzde 2’nin üzerinde değer kazanmasıyla tırmanan enflasyon kaygıları ve ABD Merkez Bankası’nın bu hafta faiz artırabileceği yönündeki güçlü beklentiler altın fiyatlarının gerilemesine yol açtı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Altın fiyatları, petrol fiyatlarının yüzde 2’nin üzerinde yükselmesiyle güçlenen enflasyon endişeleri ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu hafta faiz artırabileceği beklentisiyle geriledi. Piyasalarda Fed’in faiz artırma ihtimali yüzde 86,5’e yükseldi. Spot altın yüzde 0,3 gerileyerek 4 bin 334,31 dolara düşerken, ABD altın vadeli kontratlarında da yüzde 0,8’lik düşüş görüldü ve fiyat 4 bin 375 dolara indi. Altın, geçen hafta üçüncü haftalık düşüşünü kaydetmişti. Yeni haftada ise yükselen enerji fiyatları ve faiz beklentileri değerli metal üzerinde baskı oluşturdu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>PİYASA ANALİSTLERİNDEN KRİTİK DEĞERLENDİRME</strong></span></p>

<p>KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, yükselen enerji fiyatlarının yanı sıra Fed ve Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) toplantıları öncesinde artan faiz beklentilerinin altın fiyatlarını baskıladığını belirtti. Waterer, "Buna karşın jeopolitik risklerin ve para politikalarına ilişkin belirsizliklerin devam etmesi halinde altındaki düşüşlerin güvenli liman arayan yatırımcılardan alım getirebileceğine" işaret etti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>FED VE BOJ İÇİN FAİZ ARTIŞI BEKLENTİSİ GÜÇLENDİ</strong></span></p>

<p>ABD’de geçen hafta açıklanan enflasyon verileri, ağustos ayında tüketici fiyatlarının hızlandığını gösterdi. Çekirdek enflasyon göstergelerinden birinde de dört ayın en yüksek artışı kaydedildi. Verilerin ardından piyasalarda Fed’in bu haftaki toplantısında faiz artıracağı beklentisi belirgin biçimde güçlendi. CME FedWatch verilerine göre yatırımcılar, Fed’in salı ve çarşamba günlerindeki toplantısında faiz artırma ihtimalini yüzde 86,5 olarak fiyatlıyor. Bu oran, geçen haftaki enflasyon verileri açıklanmadan önce yaklaşık yüzde 67 seviyesindeydi. Japonya Merkez Bankası’nın da cuma günü faiz artırması bekleniyor. Kalıcı enflasyon ve dirençli ekonomik büyüme, büyük merkez bankalarının faiz artışlarına devam edebileceği beklentisini güçlendiriyor. Enerji fiyatlarındaki yükseliş ve Orta Doğu’daki gerilimin devam etmesi de küresel enflasyon görünümü üzerindeki baskıyı artırıyor. Altın, geleneksel olarak enflasyona karşı korunma aracı olarak görülse de yüksek faiz ortamı faiz getirisi sağlamayan değerli metalin cazibesini azaltıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>PETROL VE DİĞER DEĞERLİ METALLERDE SON DURUM</strong></span></p>

<p>Petrol fiyatları haftaya yüzde 2’nin üzerinde yükselişle başladı. Suudi Arabistan’a yönelik yeni Husiler saldırıları ve İran’ın Körfez’deki gemilere yönelik saldırıları arz endişelerini artırdı. Suudi Arabistan’daki önemli bir petrol boru hattının kapanması da piyasadaki arz baskısını güçlendirdi. İran ile Körfez ülkeleri arasında yapılması planlanan toplantının ertelenmesi ise Orta Doğu’daki diplomatik çabaların zayıfladığına ilişkin endişeleri artırdı.</p>

<p>Diğer değerli metallerde de aşağı yönlü hareket görüldü. Spot gümüş yüzde 0,7 düşüşle 64,02 dolara geriledi. Platin 1.796,90 dolar seviyesinde yatay seyrederken, paladyum 1.298,80 dolar civarında fazla değişmedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/petrol-fiyatlarindaki-sicrama-ve-faiz-beklentisi-altin-piyasalarini-baski-altina-aldi-1789386769.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜİK Temmuz Ayı Üretim Rakamlarını Açıkladı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tuik-temmuz-ayi-uretim-rakamlarini-acikladi-2000</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/tuik-temmuz-ayi-uretim-rakamlarini-acikladi-2000</guid>
                <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre temmuz ayında tavuk eti, yumurta ve toplanan inek sütü miktarı yıllık bazda yükseliş gösterdi. Tavuk yumurtası üretiminde yaşanan yüzde 17,2'lik artış ayın en dikkat çekici verisi oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), temmuz ayına ilişkin kümes hayvancılığı ile süt ve süt ürünleri üretim verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan verilere göre tavuk eti üretimi, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 5,5 artarak 251 bin 861 tona ulaştı. Kesilen tavuk sayısı ise yüzde 1,8’lik artışla 133 milyon 407 bin adet olarak kayıtlara geçti. Tavuk yumurtası üretimi yıllık bazda yüzde 17,2 yükselerek 1 milyar 904 milyon 42 bin adet seviyesine çıktı. Yılın ilk 7 aylık döneminde ise tavuk eti üretimi yüzde 1,1 artışla 1 milyon 621 bin 395 tona, yumurta üretimi yüzde 18,4 artışla 13 milyar 88 milyon 637 bin adede ulaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TOPLANAN İNEK SÜTÜ 987 BİN TONU AŞTI</span></strong></p>

<p>Ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarı temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,4 artarak 987 bin 634 tona yükseldi. Ocak-temmuz döneminde toplanan süt miktarı ise yüzde 1,9 artışla 6 milyon 841 bin 125 ton seviyesinde gerçekleşti. Temmuz ayında inek peyniri üretimi yüzde 2,9 artarak 72 bin 77 tona, ayran ve kefir üretimi yüzde 5,6 yükselişle 103 bin 171 tona ulaştı. Yoğurt üretimi yüzde 3,5 artışla 140 bin 86 ton, içme sütü üretimi ise yüzde 2,6 artışla 130 bin 610 ton oldu. Tereyağı ve sadeyağ üretimi ise yüzde 0,1 azalarak 8 bin 954 tona geriledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYLIK VERİLERDEKİ DEĞİŞİM DİKKAT ÇEKTİ</span></strong></p>

<p>Aylık veriler incelendiğinde tavuk eti üretimi haziran ayına göre yüzde 8,4, yumurta üretimi ise yüzde 3,5 artış gösterdi. Aynı dönemde toplanan inek sütü miktarında yüzde 0,8, içme sütü üretiminde ise yüzde 6,6 oranında düşüş kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/tuik-temmuz-ayi-uretim-rakamlarini-acikladi-1789375707.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çiftçilerin Hesaplarına 4 Milyar 108 Milyon Liralık Destek Yatıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ciftcilerin-hesaplarina-4-milyar-108-milyon-liralik-destek-yatiyor-1995</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ciftcilerin-hesaplarina-4-milyar-108-milyon-liralik-destek-yatiyor-1995</guid>
                <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, üreticilere yönelik toplam 4 milyar 108 milyon 5 bin 938 liralık tarımsal destekleme ödemesinin bugün hesaplara aktarılacağını açıkladı. Ödemelerde en büyük payı 4 milyar 51 milyon 204 bin 220 lirayla buzağı desteği oluşturdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, üreticilere yönelik toplam 4 milyar 108 milyon 5 bin 938 liralık tarımsal destekleme ödemesinin bugün hesaplara aktarılacağını duyurdu.&nbsp;Tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve üreticilerin desteklenmesi amacıyla yürütülen programlar kapsamında çiftçilere 4,1 milyar lirayı aşan ödeme yapılacak.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>EN BÜYÜK PAY BUZAĞI DESTEĞİNE</strong></span></p>

<p>Açıklanan destek paketinde en büyük payı büyükbaş hayvancılık destekleri aldı. Bu kapsamda buzağı desteği için 4 milyar 51 milyon 204 bin 220 lira üreticilerin hesaplarına aktarılacak.&nbsp;Büyükbaş hayvancılık destekleri kapsamında malak yetiştiricilerine de 45 milyon 810 bin 800 liralık ödeme gerçekleştirilecek.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>BİTKİSEL ÜRETİME DE DESTEK VERİLECEK</strong></span></p>

<p>Bitkisel üretim kapsamında temel destek için 5 milyon 702 bin 714 lira ödeme yapılacak. Planlı üretim desteği kapsamında üreticilere aktarılacak tutar ise 5 milyon 288 bin 204 lira olarak açıklandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TOPLAM ÖDEME 4 MİLYAR 108 MİLYON LİRA</strong></span></p>

<p>Buzağı ve malak destekleri ile bitkisel üretim ve planlı üretim destekleri dahil olmak üzere çiftçilere bugün aktarılacak toplam tutar 4 milyar 108 milyon 5 bin 938 liraya ulaşacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ciftcilerin-hesaplarina-4-milyar-108-milyon-liralik-destek-yatiyor-1789132239.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sektörlerin Ciro Yarışında Temmuz Lideri Belli Oldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/sektorlerin-ciro-yarisinda-temmuz-lideri-belli-oldu-1994</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/sektorlerin-ciro-yarisinda-temmuz-lideri-belli-oldu-1994</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu’nun Temmuz 2026 verilerine göre sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerinin toplam cirosu yıllık bazda yüzde 30,2 arttı. Dört ana sektör arasında hem yıllık hem aylık ciro artışında ilk sırada yer alan inşaat sektörünün cirosu yıllık yüzde 35,8, aylık ise yüzde 9,2 yükseldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerinin toplam cirosu temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30,2 arttı. Dört ana sektör arasında en yüksek yıllık ciro artışı yüzde 35,8 ile inşaat sektöründe gerçekleşti.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TOPLAM CİRO YÜZDE 30,2 ARTTI</strong></span></p>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Temmuz 2026 dönemine ilişkin ciro endeksleri açıklandı.&nbsp;Verilere göre sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerini kapsayan toplam ciro endeksi, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30,2 yükseldi. Sektörler ayrı ayrı değerlendirildiğinde yıllık bazda en yüksek artış inşaat sektöründe kaydedildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YILLIK ARTIŞTA İNŞAAT ZİRVEDE</strong></span></p>

<p>Temmuz ayında inşaat sektörü ciro endeksi yıllık bazda yüzde 35,8 arttı.&nbsp;Hizmet sektöründe ciro artışı yüzde 34,5 olurken, sanayi sektöründe yüzde 31,5, ticaret sektöründe ise yüzde 27,7 olarak gerçekleşti. Böylece dört ana sektör içerisinde yıllık ciro artışının lideri inşaat sektörü oldu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>AYLIK ARTIŞTA DA İNŞAAT ÖNE ÇIKTI</strong></span></p>

<p>Toplam ciro endeksi temmuz ayında haziran ayına göre yüzde 1,7 yükseldi.&nbsp;Sektörel bazda aylık değişimlere bakıldığında yine inşaat sektörü öne çıktı. İnşaat sektörünün cirosu bir önceki aya göre yüzde 9,2 arttı.</p>

<p>Aynı dönemde sanayi sektörünün cirosu yüzde 3,0, hizmet sektörünün cirosu ise yüzde 2,5 yükseldi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TİCARET SEKTÖRÜNDE DEĞİŞİM OLMADI</strong></span></p>

<p>Temmuz ayında ticaret sektörünün ciro endeksinde ise haziran ayına göre herhangi bir değişim kaydedilmedi. Böylece ticaret sektörü aylık ciro değişiminde diğer üç sektörün gerisinde kaldı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İNŞAAT İKİ AYRI VERİDE DE ZİRVEDE</strong></span></p>

<p>Temmuz verileriyle birlikte inşaat sektörü, dört ana sektör arasında hem yıllık hem de aylık ciro artışında ilk sırada yer aldı.&nbsp;İnşaat sektörünün cirosundaki yıllık yüzde 35,8’lik artışın yanı sıra aylık yüzde 9,2’lik yükseliş de sektördeki hareketliliği ortaya koydu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/sektorlerin-ciro-yarisinda-temmuz-lideri-belli-oldu-1789119658.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Bolat: Türkiye Lojistikte Küresel Merkez Olacak</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bakan-bolat-turkiye-lojistikte-kuresel-merkez-olacak-1992</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/bakan-bolat-turkiye-lojistikte-kuresel-merkez-olacak-1992</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Tekirdağ Kapaklı’da Horoz Lojistik E-Ticaret Lojistik Kampüsü’nün açılışını gerçekleştirdi. 22 bin palet, 730 bin koli ve günlük 250 bin adet sevkiyat kapasitesine sahip tesisin e-ticaret ve e-ihracata katkı sağlaması hedeflenirken Bolat, Türkiye’nin lojistik ve taşımacılık hizmetleri ihracatında 2025 yılında dünyada 9’uncu sıraya yükseldiğini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Tekirdağ Kapaklı’da Horoz Lojistik E-Ticaret Lojistik Kampüsü’nün açılışını gerçekleştirdi. Türkiye’nin lojistik altyapısı ve e-ticaret ekosistemine katkı sağlaması hedeflenen tesisin 22 bin palet, 730 bin koli ve günlük 250 bin adet sevkiyat kapasitesine sahip olduğu belirtildi.&nbsp;Bolat, Tekirdağ’ın Trakya-Avrupa hattı üzerindeki stratejik konumuna dikkat çekerek, kentin Türkiye’nin üretim ve ihracat kapasitesinin güçlendirilmesinde önemli bir merkez olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEKİRDAĞ’DA E-TİCARET İÇİN YENİ LOJİSTİK KAMPÜSÜ</span></strong></p>

<p>Bakan Bolat, açılışını gerçekleştirdikleri modern tesisin otomasyon destekli altyapısıyla başta e-ticaret olmak üzere sanayicilerin artan lojistik ihtiyaçlarına hızlı, verimli ve sürdürülebilir çözümler sunacağını belirtti.&nbsp;Bolat, “Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu modern tesisin; 22.000 palet, 730 bin koli ve günlük 250 bin adet sevkiyat kapasitesiyle, otomasyon destekli altyapısı; başta e-ticaret olmak üzere sanayicilerimizin artan lojistik ihtiyaçlarına hızlı, verimli ve sürdürülebilir çözümler sunacak inşallah.” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HİZMET İHRACATI 124,9 MİLYAR DOLARA ULAŞTI</span></strong></p>

<p>Lojistik sektörünün Türkiye’nin hizmet ihracatında önemli bir güç haline geldiğini belirten Bolat, hizmet ihracatındaki artışa ilişkin rakamları paylaştı.&nbsp;Bolat, “2002 yılında 14 milyar dolar seviyesinde olan hizmet ihracatımız, 2025 yılında 124,9 milyar dolara yükseldi. Bunun 42,6 milyar doları, yani %34,1’i lojistik hizmetlerinden oluştu.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE LOJİSTİKTE DÜNYADA 9’UNCU SIRADA</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin stratejik konumu, genç ve nitelikli iş gücü, lojistik altyapısı ve hizmet kalitesine dikkat çeken Bolat, ülkenin lojistik ve taşımacılık hizmetleri ihracatındaki konumunu da açıkladı.&nbsp;Bolat, “Ülkemiz, sahip olduğu stratejik konum, genç ve nitelikli iş gücü, güçlü lojistik altyapısı ve hizmet kalitesi sayesinde 2025 yılında lojistik ve taşımacılık hizmetleri ihracatında dünyada 9’uncu sıraya yükseldi.” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">LOJİSTİK SEKTÖRÜNE 3,2 MİLYAR LİRALIK DESTEK</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı olarak lojistik ve taşımacılık sektörünün küresel rekabet gücünü artırmaya yönelik desteklerin sürdürüldüğünü belirten Bolat, 2022-2025 dönemindeki destek miktarını açıkladı.&nbsp;Bolat, “2022-2025 döneminde lojistik ve taşımacılık sektörümüze sağladığımız desteklerin toplamı 3,2 milyar TL’yi aştı. 2012 yılından bu yana hizmet sektörlerimize verdiğimiz toplam destek ise 31 milyar TL’nin üzerine çıktı.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ABD VE AVRUPA’DA LOJİSTİK AĞI OLUŞTURULUYOR</span></strong></p>

<p>Yurt Dışı Lojistik Dağıtım Ağları projesi kapsamında ABD ve Avrupa’da lojistik ağı oluşturulduğunu belirten Bolat, ihracatçıların ürünlerini küresel pazarlara daha hızlı ve güvenli ulaştırabilmeleri için altyapı çalışmalarının sürdüğünü söyledi.&nbsp;Bolat ayrıca geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen IGEXX 2026 İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi’nde uluslararası pazaryerleri ve firmalarla yapılan temasların yeni ticari iş birliklerine dönüşmesini ve daha fazla işletmenin küresel e-ticaret ekosistemine dahil olmasını temenni ettiğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ KAMPÜSÜN E-İHRACATA KATKI SAĞLAMASI HEDEFLENİYOR</span></strong></p>

<p>Tekirdağ’da açılan lojistik kampüsünün e-ihracat kapasitesine katkı sağlaması bekleniyor.&nbsp;Bolat, “Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu kampüsün, e-ihracat kapasitesini daha ileri taşıyacağına, Türk ürünlerinin dünya pazarlarındaki tüketicilere daha hızlı ulaşmasına ve ülkemizin e-ihracat hacminin artmasına katkı sağlayacağına inanıyorum.” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“TÜRKİYE LOJİSTİKTE KÜRESEL MERKEZ OLACAK”</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin üretim, ihracat, lojistik altyapı ve e-ticaret kapasitesinin birlikte büyütüleceğini belirten Bolat, Türkiye Yüzyılı vizyonuna ilişkin mesaj verdi.&nbsp;Bolat, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda; üretimimizi, ihracatımızı, lojistik altyapımızı ve e-ticaret kapasitemizi birlikte büyüterek Türkiye Yüzyılı’nı ticaretin ve ihracatın yüzyılı yapma hedefimize yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE’NİN LOJİSTİK MERKEZ OLMA HEDEFİ</span></strong></p>

<p>Küresel ticarette güzergâhların yeniden şekillendiğine ve lojistik maliyetlerle tedarik zincirlerinin rekabet gücünde belirleyici hale geldiğine dikkat çeken Bolat, Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki konumuna vurgu yaptı.</p>

<p>Bolat, “Bu dönemde, Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasında güvenilir, hızlı ve alternatif bir lojistik merkez olma potansiyelini daha da güçlendireceğiz.” dedi.</p>

<p>Bakan Bolat, yatırımın Tekirdağ, sanayiciler, ihracatçılar ve e-ticaret sektörü için hayırlı olmasını dileyerek, “Türkiye üretecek, Türkiye ihraç edecek, Türkiye lojistikte küresel merkez olacak.” ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/bakan-bolat-turkiye-lojistikte-kuresel-merkez-olacak-1789112896.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Faiz İndiriminin Önündeki Tek Engel Petrol Fiyatları Oldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/faiz-indiriminin-onundeki-tek-engel-petrol-fiyatlari-oldu-1991</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/faiz-indiriminin-onundeki-tek-engel-petrol-fiyatlari-oldu-1991</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası politika faizini yüzde 37’de sabit tutarken, karar metninde enflasyonun ana eğilimindeki gerilemeye ve iç talepteki zayıflığa dikkat çekti. Uzmanlar, petrol fiyatlarının düşmesi halinde ekim ayında 100 baz puanlık faiz indiriminin gündeme gelebileceğini, petrolün 102 dolar seviyesinde kalması halinde de indirim ihtimalinin yüksek olduğunu belirtiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yılın 6’ncı Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Gecelik vadede borç verme faiz oranı yüzde 40, borçlanma faiz oranı ise yüzde 35,5 seviyesinde bırakıldı.&nbsp;PPK karar metninde iç talepteki zayıflığın enflasyona olumlu katkısına ve enflasyonun ana eğilimindeki gerilemeye dikkat çekildi. Petrol fiyatlarındaki yükseliş ise enflasyon görünümü açısından yukarı yönlü risk olarak öne çıktı. Uzmanlar, petrol fiyatlarının düşmesi halinde ekim ayında faiz indiriminin güçlü bir ihtimal olduğunu belirtirken, petrol fiyatlarının 102 dolar seviyesinde kalması durumunda da 100 baz puanlık indirim beklentisini koruyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>VERİLERDE OLUMLU GÖRÜNÜM</strong></span></p>

<p>PPK metninde enflasyonun ana eğiliminin gerilediğine yönelik değerlendirme öne çıktı.&nbsp;Aylık dalgalanmalara karşın son dönemde enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergelerin enflasyonun ana eğiliminde gerilemeye işaret ettiği belirtildi. İktisadi faaliyete ilişkin veriler ve arz şoklarının yurt içi fiyatlara yansımasının sınırlı kalmasının da iç talepteki zayıf seyri teyit ettiği ifade edildi. Metindeki değerlendirmeler, TCMB’nin enflasyon görünümüne ilişkin daha olumlu bir tablo gördüğü şeklinde yorumlandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>PETROL FİYATLARI YUKARI YÖNLÜ RİSK OLUŞTURUYOR</strong></span></p>

<p>PPK metninde jeopolitik gelişmeler nedeniyle yüksek seyreden enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğu belirtildi.&nbsp;Brent petrol fiyatının mayıs ayından bu yana ilk kez 102 doların üzerine çıktığı dönemde açıklanan karar, politika faizinin yüzde 37’de tutulmasıyla sonuçlandı. Uzmanlara göre petrol fiyatlarındaki yükseliş, eylül ayında faiz indiriminin önündeki temel unsurlardan biri oldu.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ATILIM MURAT: “TCMB’Yİ FAİZ İNDİRİMİNDE ENGELLEYEN TEK ŞEY PETROL FİYATLARI”</strong></span></p>

<p>TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atılım Murat, eylül PPK metninin makroekonomik iyileşmeleri kabul eden ancak ihtiyatlı yaklaşımı koruyan bir çerçeve sunduğunu belirtti.&nbsp;Murat, “Eylül PPK metni makroekonomik iyileşmeleri kabul eden ancak ihtiyatı elden bırakmayan bir çerçeve sunuyor. Ve ayrıca iç talep zayıflamasının, enflasyon eğiliminin hedefler doğrultusunda ilerlediğini teyit ediyor. Verilerdeki iyileşme vurgusu gelecekteki olası faiz indiriminin teorik zeminini hazırlıyor. Buna karşılık sıkılaşma tedbirinin metinde tutulması da enerji fiyatlarından dolayı yukarı yönlü risklerin vurgulanmaya devam etmesi, piyasadaki erken gevşeme beklentisinin önüne geçmeyi amaçlıyor. TCMB aceleci bir sinyal vermekten özenle kaçınıyor. İşler beklediğimiz gibi iyiye gidiyor diyor TCMB, ama benden hemen bir faiz indirimi de beklemeyin, tetikteyim, diyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Murat, petrol fiyatlarına ilişkin değerlendirmesinde ise “Enflasyon Raporu yayımlandığı gün Brent petrol 88 dolardı, bugün 102 dolar. Eğer bugün 88 dolar olsaydı TCMB kesinlikle 100 baz puan indirim yapardı. Metin oldukça güvercin, her şey istediği gibi ilerliyor TCMB’nin. Bir sıkıntı ABD Başkanı Trump’ın seçime kadar petrol fiyatlarının düşmeyeceğine yönelik açıklaması. Şayet Brent petrol ekim toplantısında 115-120 dolar seviyesinde olursa TCMB yine pas geçebilir. TCMB’yi faiz indiriminde engelleyen tek şey petrol fiyatları; onun dışında tüm göstergeler TCMB’nin istediği doğrultuda gidiyor.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>EKİMDE 100 BAZ PUANLIK İNDİRİM BEKLENTİSİ</strong></span></p>

<p>QNB Türkiye Baş Ekonomisti Erkin Işık, TCMB’nin enflasyonun ana eğilimindeki yavaşlama ve zayıf talebin fiyat baskılarını sınırlayıcı rolü konusunda daha olumlu değerlendirme yaptığını belirtti. Işık, “TCMB, enflasyonun ana eğilimindeki yavaşlama ve zayıf talebin fiyat baskılarını sınırlayıcı rolü konusunda daha olumlu bir değerlendirme yaparken, enerji fiyatlarına ilişkin riskleri de vurgulayarak temkinli yaklaşımını koruyor.” dedi.</p>

<p>Işık, faizlerin sabit tutulmasının enflasyon risklerine karşı temkinli duruşu yansıttığını belirterek, “Faiz kararlarına ilişkin yeni bir yönlendirme yapılmasa da enflasyon eğiliminde bozulma yaşanmaması ve enerji fiyatlarının bir miktar gerilemesi halinde, ekim toplantısında 100 baz puanlık bir indirim olasılığını yüksek görüyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İNANÇ SÖZER: “EKİM TOPLANTISINDA 100 BAZ PUANLIK SINIRLI BİR FAİZ İNDİRİMİ İÇİN ALAN OLUŞACAKTIR”</strong></span></p>

<p>EMCAP Advisory Yönetici Ortağı Dr. İnanç Sözer, Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutarak bekle-gör yaklaşımını sürdürdüğünü belirtti.&nbsp;Sözer, “Merkez Bankası, beklentilere paralel olarak politika faizini %37,0 seviyesinde sabit tutarken, 22 Ekim’de gerçekleştirilecek bir sonraki toplantıya ilişkin belirgin bir yönlendirme yapmayarak bekle-gör yaklaşımını sürdürdü. TL cinsi tasarruflardan dövize doğru belirgin bir yönelim yaşanmaması halinde, ekim toplantısında 100 baz puanlık sınırlı bir faiz indirimi için alan oluşacaktır.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>2027’DE ENFLASYON SINAVI</strong></span></p>

<p>Sözer, enflasyondaki düşüşün kalıcı hale gelmesinin önemine dikkat çekerek, 2027 yılına ilişkin değerlendirmesinde “Ancak asıl sınav 2027’de başlayacak. Baz etkisinin desteği azaldığında enflasyondaki düşüşün devam edip etmeyeceği, beklentilerin ne ölçüde iyileştiği ve fiyatlama davranışlarındaki katılığın kırılıp kırılmadığı daha net görülecek.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>ALTUĞ ÖZASLAN: “FAİZ İNDİRİMİ SÜRECİNE YENİDEN BAŞLAYACAĞIZ”</strong></span></p>

<p>Nurol Portföy Yönetim Kurulu Danışmanı Dr. Altuğ Özaslan, petrol fiyatlarının 100 dolar seviyesine geldiği bir ortamda TCMB’nin faiz indirimine başlamasının daha güvercin algılanabileceğini belirtti.</p>

<p>Özaslan, “Brent petrol $100’e gelmişken TCMB’nin faiz indirimi sürecini yeniden başlatması olması gerekenden daha güvercin algılanırdı. Bu yüzden TCMB olması gerekeni yaparak faizi sabit tuttu.” dedi.</p>

<p>PPK metnini önceki toplantıya göre daha iyimser bulduğunu belirten Özaslan, “Baz etkisi sebebiyle eylül ayı enflasyonu açıklanınca yıllık enflasyonda gerileme göreceğiz. 22 Ekim’deki PPK itibarıyla, bugünkü şartlar devam ederse, faiz indirimi sürecine itidalli adımlarla yeniden başlayacağımızı ve seneyi %35 seviyesinde bir politika faizi ile kapatacağımızı düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>GÖZLER EKİM TOPLANTISINDA</strong></span></p>

<p>TCMB’nin politika faizini yüzde 37’de sabit tutmasının ardından piyasalarda gözler 22 Ekim’de yapılacak Para Politikası Kurulu toplantısına çevrildi. Uzmanların değerlendirmelerinde, enflasyon görünümünün olumlu seyretmesi ve enerji fiyatlarındaki risklerin sınırlanması halinde ekim ayında 100 baz puanlık faiz indirimi beklentisi öne çıktı. Petrol fiyatlarının yükselmesi halinde ise TCMB’nin temkinli duruşunu sürdürmesi ihtimali gündemde bulunuyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/faiz-indiriminin-onundeki-tek-engel-petrol-fiyatlari-oldu-1789108360.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yatırımcıların Merak Ettiği Altın Fiyatları... Gram ve Çeyrek Altın Ne Kadar?</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/yatirimcilarin-merak-ettigi-altin-fiyatlari-gram-ve-ceyrek-altin-ne-kadar-1989</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/yatirimcilarin-merak-ettigi-altin-fiyatlari-gram-ve-ceyrek-altin-ne-kadar-1989</guid>
                <description><![CDATA[Altın alım satımı yapacak vatandaşlar ile yatırımcıların yakından takip ettiği güncel altın fiyatları belli oldu. 11 Eylül 2026 Cuma günü gram altın 6.733,35 TL, çeyrek altın 11.007 TL, yarım altın ise 22.012 TL seviyesinden satılıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Altın alım satımı yapacak vatandaşlar ve yatırımcılar, güncel altın fiyatlarını yakından takip ediyor. Gram altın, çeyrek altın ve ons altının yanı sıra diğer altın türlerinin satış fiyatları da merak ediliyor.</p>

<p>11 Eylül 2026 Cuma gününün ilk saatlerinde güncel altın satış fiyatları belli oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GRAM ALTIN 6 BİN 733 LİRAYI AŞTI</span></strong></p>

<p>Günün ilk saatlerinde gram altının satış fiyatı 6.733,35 TL olarak kaydedildi.</p>

<p>Çeyrek altının satış fiyatı ise 11.007,00 TL oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YARIM ALTIN 22 BİN LİRAYI AŞTI</span></strong></p>

<p>Yarım altın 22.012,00 TL'den satışa sunulurken, tam altının satış fiyatı 44.275,17 TL olarak açıklandı.</p>

<p>Cumhuriyet altınının satış fiyatı ise 43.882,00 TL oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GREMSE ALTIN VE ONS ALTINDA SON DURUM</span></strong></p>

<p>Gremse altının satış fiyatı 111.027,47 TL olarak belirlenirken, ons altının satış fiyatı 4.303,84 dolar seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>11 EYLÜL GÜNCEL ALTIN SATIŞ FİYATLARI<br />
Gram altın satış fiyatı: 6.733,35 TL<br />
Çeyrek altın satış fiyatı: 11.007,00 TL<br />
Yarım altın satış fiyatı: 22.012,00 TL<br />
Tam altın satış fiyatı: 44.275,17 TL<br />
Cumhuriyet altını satış fiyatı: 43.882,00 TL<br />
Gremse altın satış fiyatı: 111.027,47 TL<br />
Ons altın satış fiyatı: 4.303,84 dolar</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 08:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/yatirimcilarin-merak-ettigi-altin-fiyatlari-gram-ve-ceyrek-altin-ne-kadar-1789105407.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Faiz Kararı Belli Oldu: Merkez Bankası Yüzde 37’de Devam Dedi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/faiz-karari-belli-oldu-merkez-bankasi-yuzde-37de-devam-dedi-1987</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/faiz-karari-belli-oldu-merkez-bankasi-yuzde-37de-devam-dedi-1987</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, eylül ayı Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Böylece faiz oranı üst üste beşinci toplantıda da değiştirilmezken, Merkez Bankası enflasyon görünümündeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu sürdüreceğini bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, eylül ayı faiz kararını açıkladı. Kurul, politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu.&nbsp;Böylece Merkez Bankası, üst üste beşinci toplantısında da politika faizinde değişikliğe gitmedi. Ekonomistlerin beklentisi de faizin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulacağı yönündeydi.&nbsp;Ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 35 olarak hesaplandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BİR SONRAKİ TOPLANTI 22 EKİM’DE</span></strong></p>

<p>Merkez Bankası, temmuz ayında gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu toplantısında da politika faizini yüzde 37’de sabit bırakmıştı.&nbsp;TCMB’nin bir sonraki faiz toplantısı 22 Ekim tarihinde gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YÜKSEK ENERJİ FİYATLARI ENFLASYON İÇİN RİSK OLUŞTURUYOR</span></strong></p>

<p>PPK karar metninde enflasyon görünümüne ilişkin değerlendirmelere yer verildi.&nbsp;Kurul karar metninde şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Aylık dalgalanmalara karşın son dönem enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergeler enflasyonun ana eğilimi, haziran ayındaki eğiliminin gerilediğine işaret etmektedir. İktisadi faaliyete ilişkin veriler ve arz şoklarının yurt içi fiyatlara yansımasının sınırlı bir miktar gerilediği görülmüştür.”</p>

<p>Karar metninde öncü verilerin ana eğilimde geçici bir yükselişe işaret ettiği belirtilirken, iç talepteki zayıf seyrin belirginleştiği ifade edildi.&nbsp;Kurul, jeopolitik gelişmeler nedeniyle yüksek seyreden enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“ENFLASYONDA KALICI BOZULMA OLURSA SIKIŞTIRACAĞIZ”</span></strong></p>

<p>Merkez Bankası, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini bildirdi.&nbsp;PPK karar metninde şu ifadelere yer verildi:&nbsp;“Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir.”&nbsp;Karar metninde politika faizine ilişkin adımların enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilim ve beklentiler dikkate alınarak belirleneceği ifade edildi.&nbsp;Kurul ayrıca enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşunun sıkılaştırılacağını açıkladı.&nbsp;“Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">LİKİDİTE KOŞULLARI YAKINDAN İZLENECEK</span></strong></p>

<p>Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler yaşanması halinde likidite koşullarının yakından izleneceği belirtildi.&nbsp;Karar metninde, parasal aktarım mekanizması ve makrofinansal istikrarı desteklemek amacıyla likidite yönetimi araçlarının etkili şekilde kullanılmaya devam edileceği kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ENFLASYON HEDEFİ YÜZDE 5</span></strong></p>

<p>Merkez Bankası, politika kararlarının enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleneceğini bildirdi.&nbsp;Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede almaya devam edeceğini ifade etti.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/faiz-karari-belli-oldu-merkez-bankasi-yuzde-37de-devam-dedi-1789039511.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İhracat Hedefine 1,7 Milyar Dolar Kaldı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ihracat-hedefine-17-milyar-dolar-kaldi-1985</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ihracat-hedefine-17-milyar-dolar-kaldi-1985</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’nin ihracat pazarlarındaki talep koşulları ağustos ayında güç kazandı. İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi 52,7’ye yükselerek son 27 ayın en yüksek seviyesine ulaşırken, Türkiye’nin yıllıklandırılmış ihracatı 280,3 milyar dolara çıktı. 282 milyar dolarlık yıllık ihracat hedefiyle arasındaki fark ise 1,7 milyar dolara geriledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin ihracat pazarlarındaki talep koşulları ağustos ayında güç kazandı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ihracat pazarlarındaki talep koşullarında toparlanmanın ağustos ayında hızlandığını açıkladı.&nbsp;İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi, temmuz ayındaki 52,2 seviyesinden ağustosta 52,7’ye yükseldi. Böylece endeks üst üste dördüncü ay artış gösterirken, son 27 ayın en yüksek seviyesine ulaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ENDEKS 50 EŞİĞİNİN ÜZERİNDE SEYRİNİ SÜRDÜRDÜ</span></strong></p>

<p>Endeksin Ocak 2024’ten bu yana büyüme ile daralmayı ayıran 50 eşik değerinin üzerinde seyretmesi, ihracat pazarlarındaki talep koşullarının pozitif görünümünü koruduğunu ortaya koydu. Yılın ilk çeyreğinde ortalama 51,5, ikinci çeyreğinde ise 50,3 seviyesinde bulunan endeks, temmuz-ağustos döneminde ortalama 52,5’e yükseldi.&nbsp;Veriler, üçüncü çeyrekte Türkiye’nin ihracat yaptığı pazarlardaki talep koşullarının güç kazandığına işaret etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ABD VE AVRUPA PAZARLARINDA HAREKETLİLİK...</span></strong></p>

<p>Türkiye imalat sanayi ihracatından yaklaşık yüzde 6 pay alan ABD’de üretim artışının Nisan 2022’den bu yana en yüksek hızına ulaştığı bildirildi. Almanya ve Birleşik Krallık’ta ekonomik aktivite ikinci ay üst üste genişlerken, büyüme hızının temmuz ayına kıyasla arttığı kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ORTA DOĞU PAZARLARINDA TOPARLANMA...</span></strong></p>

<p>Orta Doğu pazarlarında da toparlanma eğilimi güçlendi.&nbsp;Birleşik Arap Emirlikleri’nde üretim artışı son 6 ayın, Suudi Arabistan’da ise son 7 ayın en yüksek seviyesine çıktı. Kuveyt’te büyümenin savaş öncesinden bu yana en güçlü seviyeye ulaştığı belirtildi. Katar ve Mısır’da ise üretimdeki gerilemenin devam ettiği kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YILLIK İHRACAT 280,3 MİLYAR DOLARA ULAŞTI</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin ağustos ayı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,1 artarak 23,5 milyar dolara yükseldi.&nbsp;Yıllıklandırılmış ihracat ise 280,3 milyar dolar olarak gerçekleşti. 282 milyar dolarlık yıllık ihracat hedefiyle mevcut seviye arasındaki fark 1,7 milyar dolara kadar geriledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BOLAT’TAN İHRACAT PERFORMANSI MESAJI</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, dış pazarlardaki talep koşullarındaki iyileşmenin yanı sıra ihracata yönelik destekler ve ticari diplomasi faaliyetlerinin katkısına dikkat çekti.&nbsp;Bolat, bu gelişmelerin etkisiyle ihracat performansındaki artışın önümüzdeki dönemde de sürmesinin beklendiğini ifade etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ihracat-hedefine-17-milyar-dolar-kaldi-1789032003.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye’nin Sanayi Üretimi Temmuzda Geriledi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyenin-sanayi-uretimi-temmuzda-geriledi-1984</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyenin-sanayi-uretimi-temmuzda-geriledi-1984</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’de sanayi üretimi temmuz ayında hem yıllık hem de aylık bazda geriledi. TÜİK verilerine göre sanayi üretim endeksi yıllık bazda yüzde 0,3, aylık bazda ise yüzde 1,0 azaldı. Aylık bazda madencilik, imalat sanayi ile elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme sektörlerinin tamamında düşüş kaydedildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de sanayi üretimi temmuz ayında düşüş kaydetti. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) temmuz ayına ilişkin sanayi üretim verilerine göre, sanayi üretim endeksi yıllık bazda yüzde 0,3, bir önceki aya göre ise yüzde 1,0 azaldı.&nbsp;Veriler, sanayi üretiminde hem yıllık hem de aylık bazda gerileme yaşandığını ortaya koydu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MADENCİLİK VE ELEKTRİK ÜRETİMİNDE DÜŞÜŞ</span></strong></p>

<p>Sanayinin alt sektörlerine bakıldığında, madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,8 düştü. Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektöründe ise yıllık bazda yüzde 5,6 azalış kaydedildi.&nbsp;İmalat sanayi ise yıllık bazda yüzde 0,3 artış göstererek diğer ana sektörlerden pozitif ayrıştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYLIK BAZDA TÜM ANA SEKTÖRLER GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Temmuz ayında sanayi üretimi bir önceki aya göre yüzde 1,0 azaldı. Aylık bazda madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 2,2, imalat sanayinde yüzde 0,8, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımında ise yüzde 2,2 düşüş gerçekleşti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HAZİRAN VERİLERİNE GÖRE GÖRÜNÜM DEĞİŞTİ</span></strong></p>

<p>Haziran ayında sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 1,4 gerilemiş, aylık bazda ise yüzde 0,1 artmıştı.&nbsp;Temmuz verileriyle birlikte sanayi üretimindeki yıllık daralmanın sürdüğü görülürken, aylık görünüm yeniden negatife döndü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜİK SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİNİ NASIL ÖLÇÜYOR?</span></strong></p>

<p>TÜİK’in sanayi üretim endeksi; madencilik ve taş ocakçılığı, imalat ile elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörlerindeki üretim hacminde meydana gelen değişimi ölçüyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turkiyenin-sanayi-uretimi-temmuzda-geriledi-1789026978.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Brent Petrol Sıcak Temasların Ardından Dördüncü Günde De Yükselişini Sürdürdü</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/brent-petrol-sicak-temaslarin-ardindan-dorduncu-gunde-de-yukselisini-surdurdu-1980</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/brent-petrol-sicak-temaslarin-ardindan-dorduncu-gunde-de-yukselisini-surdurdu-1980</guid>
                <description><![CDATA[Orta Doğu’da tırmanan çatışmalar ve enerji altyapısına yönelik saldırılar nedeniyle Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,4 artışla 99,33 dolara yükselerek 100 dolar kritik sınırına dayandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Orta Doğu genelinde artan saldırıların küresel arz üzerindeki riskleri büyütmesiyle petrol fiyatları çarşamba günü yükselişini sürdürdü. Brent ham petrol vadeli kontratları yüzde 1,4 artışla 99,33 dolar seviyesine çıkarken, ABD Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) varil fiyatı da yüzde 1,4 yükselerek 94,34 dolara ulaştı. Böylece Brent petrol, kritik 100 dolar/varil eşiğine oldukça yaklaşmış oldu.</p>

<p>Altı aydır devam eden savaşta kalıcı bir çözüm sağlanacağına ilişkin beklentilerin zayıflaması ve çatışmaların yeniden alevlenmesi, fiyatları ağustos başından bu yana yaklaşık yüzde 25 yukarı taşıdı. Piyasalarda özellikle bölgedeki saldırıların enerji altyapısına ve petrol taşımacılığına zarar verme ihtimali yakından takip ediliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ORTA DOĞU’DA GERİLİM YENİDEN TIRMANDI</span></strong></p>

<p>Orta Doğu’daki çatışmalar salı günü daha da şiddetlendi. İran destekli Yemen’deki Husiler, Suudi Arabistan’ın çeşitli kentlerine saldırılar düzenledi. Böylece ABD’nin bölgedeki önemli müttefiklerinden Suudi Arabistan da çatışmaların daha fazla içine çekilmiş oldu. Yaşanan gelişmeler, petrol üretimi ve sevkiyatında yeni aksaklıklar yaşanabileceği endişesini artırdı.</p>

<p>Bölgedeki gerilim yalnızca Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki saldırılarla sınırlı kalmadı. ABD güçlerinin çok sayıda İran petrol tankerini hedef aldığı belirtilirken, İran da Ürdün’de bulunan bir ABD üssüne saldırı düzenledi. Karşılıklı saldırıların enerji piyasalarına yansımasıyla birlikte yatırımcıların petrol fiyatlarında daha yüksek bir risk primi talep ettiği görülüyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ANALİSTLER: RİSK PRİMİ YÜKSEK KALABİLİR</span></strong></p>

<p>ING analistleri, son gelişmelerin bölgedeki çatışmanın kısa sürede sona ereceğine yönelik beklentileri zayıflattığını belirtti. Analistler, barış görüşmelerinin yeniden başlamasının hâlâ uzak bir ihtimal olduğunu vurgularken, petrol piyasasının bu süreçte önemli bir risk primini fiyatlamaya devam edebileceği değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PETROL ARZINDA YENİ KESİNTİ KORKUSU</span></strong></p>

<p>Bölgede enerji altyapısına ve kritik deniz taşımacılığı güzergahlarına yönelik saldırılar, küresel petrol arzı açısından yeni riskler oluşturuyor. Suudi Arabistan’ın petrol ihracatının bir bölümünü Hürmüz Boğazı’ndan uzaklaştırdığı belirtilirken, krallığa yönelik saldırıların uzun sürmesi halinde ham petrolün küresel piyasalara ulaştırılması daha karmaşık hale gelebilir. Bu durum, zaten baskı altında olan petrol arzına yönelik endişeleri daha da artırıyor.</p>

<p>OCBC analistleri de son gelişmelerin petrol piyasası açısından ciddi bir risk oluşturduğuna dikkat çekti. Analistler, İran’ın Suudi Arabistan’daki enerji tesislerine yönelik saldırıları ve ardından beş İran tankerinin imha edilmesinin, petrol arzında yeni ve uzun süreli bir kesinti yaşanabileceğine ilişkin endişeleri güçlendirdiğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÖZLER ŞİMDİ YÜZ DOLAR SEVİYESİNDE</span></strong></p>

<p>Petrol piyasalarında bundan sonraki süreçte Orta Doğu’daki saldırıların seyri ve enerji sevkiyatının ne ölçüde etkilenebileceği belirleyici olacak. Brent petrolün 100 dolar sınırına dayanması, piyasaların bölgedeki gelişmelere ne kadar duyarlı hale geldiğini ortaya koyarken, çatışmaların genişlemesi durumunda fiyatların bu kritik seviyeyi aşabileceğine ilişkin beklentiler de güçleniyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/brent-petrol-sicak-temaslarin-ardindan-dorduncu-gunde-de-yukselisini-surdurdu-1788941770.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Enflasyon can yakıyor ama ekonomi politikasının tek hedefi gibi görmek yanlış</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/enflasyon-can-yakiyor-ama-ekonomi-politikasinin-tek-hedefi-gibi-gormek-yanlis-1979</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/enflasyon-can-yakiyor-ama-ekonomi-politikasinin-tek-hedefi-gibi-gormek-yanlis-1979</guid>
                <description><![CDATA[MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir’in MÜSİAD EXPO 2026 tanıtım toplantısındaki açıklamalarını aktaran Ekonomim Yazarı Vahap Munyar; yeni OVP değerlendirmelerinden sanayideki yüksek finansman maliyetlerine, sağlık ve gıda sektörleri için önerilen yeni başkanlık modellerinden Çin'e karşı ticari bariyer talebine kadar ekonomi gündemine dair öne çıkan mesajları köşesine taşıdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>MÜSİAD&nbsp;</strong>Genel Başkanı&nbsp;<strong>Burhan Özdemir,&nbsp;</strong>23-26 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) düzenleyecekleri&nbsp;<strong>“MÜSİAD EXPO 2026”</strong>yı anlatmak üzere düzenlediği sohbet toplantısında 1996 yılına uzandı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>MÜSİAD EXPO’nun ilki 1996 yılında İzmir Fuarı’nda gerçekleşmişti. O tarihten beri iki yılda bir MÜSİAD EXPO’yu düzenliyoruz. Bu yıl 114 ülkeden 50 bini aşkın katılımcı bekliyoruz. 50 bin katılımcının 8 bini yurt dışından gelecek.</strong></p>

<p><strong>Burhan Özdemir</strong>’e düzenlediği sohbet toplantısında MÜSİAD Genel Başkan Yardımcıları&nbsp;<strong>Muhammed Selim Başdemir, Fahrettin Oylum,&nbsp;</strong>Yönetim Kurulu Üyesi&nbsp;<strong>Mahmut Sefa Çelik&nbsp;</strong>eşlik etti.</p>

<p><strong>Özdemir</strong>’de MÜSİAD EXPO ile ilgili sunumu sonrası 6 Eylül 2026’da açıklanan ve aynı gün Resmi Gazete’de yayınlanan Orta Vadeli Program 2027-2029’la ilgili değerlendirmesini sorduk, yanıta şöyle girdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>OVP’de ilk kez nominal istikrar değil, piyasanın reel beklentileri öne çıktı. Daha gerçekçi veriler ortaya konuldu. Bu yılın yüzde 28.4 enflasyonla tamamlanması beklentisi, MÜSİAD’ın üye anketiyle uyumlu. Bizim ankette de yüzde 28.5 çıktı.</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h567q95gc/storage/files/images/2026/09/08/vahap1-rt9b.jpg" title="Enflasyon can yakıyor ama ekonomi politikasının tek hedefi gibi görmek yanlış - Resim : 1"><img alt="Enflasyon can yakıyor ama ekonomi politikasının tek hedefi gibi görmek yanlış - Resim : 1" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h567q95gc/storage/files/images/2026/09/08/vahap1-rt9b.jpg" style="height:567px; width:850px" /></a></strong></p>

<p>Enflasyonda tek hanenin 2029’da öngörülmesini de daha gerçekçi bulduklarını belirtti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>2027 yılında yüzde 21 enflasyon öngörülmesini de daha gerçekçi bulduk. Yeni dönem OVP’si genel olarak daha temkinli bir yaklaşımı yansıtıyor.</strong></p>

<p>Şu noktanın altını çizdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Bir yılda enflasyonun tek haneye düşeceği gibi bir hedef belirlenseydi, piyasa için öngörülemez durum devam ederdi. O nedenle en gerçekçi, en rasyonel OVP diye değerlendiriyoruz.</strong></p>

<p>OVP’deki büyüme hedeflerini irdeledi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>OVP’de bu yılki büyüme hedefi yüzde 3.3’e çekilirken</strong><strong>,</strong><strong>&nbsp;2027’de yüzde 4.2, 2028’de yüzde 4.6 ve 2029’da yüzde 5 öngörülüyor. Enflasyon düşürülürken büyüme nasıl yönetilecek?&nbsp;</strong>“Enflasyon düşerken büyüme olmaz”&nbsp;<strong>diye bir şey yok ama nasıl yönetilecek, tartışılmalı.</strong></p>

<p>Türkiye’nin sadece enflasyonla boğuşmadığına işaret etti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Enflasyon toplumun canını yakıyor, o nedenle gündemde ilk sırada yer alıyor ama&nbsp;<a href="https://www.ekonomim.com/ekonomi" target="_blank" title="ekonomi">ekonomi</a>&nbsp;programının tek hedefi haline gelmesi de doğru değil.&nbsp;</strong>“Enflasyon düşerse tüm problemler hallolur”&nbsp;<strong>bakışını doğru bulmuyorum.</strong></p>

<p>Ardından ekledi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;“Enflasyonu önemsemeyelim”&nbsp;<strong>demiyorum ancak tek hedef haline getirilmesini doğru bulmuyorum. Enflasyonu yaratan farklı kaynaklar var. Tüketim bunlardan biri. Ayrıca şokların, yatırım ile finansman koşullarının etkisi de var.</strong></p>

<p>Enflasyonla mücadele konusunda sanayi üretimine dikkat çekti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Enflasyonu düşürmek amacıyla üretimi soğutmak zorunda kalmamalıyız. Ülkemizin insanını ve sanayicisini enflasyonu düşürmek ve üretimi soğutmak gibi bir seçenek arasında bırakmayalım.</strong></p>

<p><strong>Burhan Özdemir,&nbsp;</strong>faizlerin yüksekliği konusundaki bir soruyu yanıtlarken şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Üretimi canlandırmak amacıyla faizleri indirmek tek başına doğru bir sonuç vermez. Önceki dönemlerde düşük&nbsp;<a href="https://www.ekonomim.com/finans/faiz" target="_blank" title="Faiz">faiz</a>&nbsp;ortamında sağlanan kredilerin önemli bölümü üretim yerine arsa ve servet birikimine yöneldi. Yani, geçmişte bu test edildi.</strong></p>

<p>Sanayicilerin bugün yüksek finansman maliyetleriyle karşı karşıya kalmasının nedenlerini geçmişte aramak gerektiğine vurgu yaptı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Kredi imkanlarının olduğu dönemlerde teknolojik dönüşüme ve özkaynakların güçlendirilmesine yeterince kaynak ayrılmadı.</strong></p>

<p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Erdal Bahçıvan,&nbsp;</strong>bir süredir uygulanan ekonomik programın,&nbsp;<strong>“erken sanayisizleşme”&nbsp;</strong>etkisine dikkat çekiyor.</p>

<p>MÜSİAD Başkanı&nbsp;<strong>Özdemir</strong>’in,&nbsp;<strong>“Enflasyonu düşürmek amacıyla üretimi soğutmak zorunda kalmamalıyız”&nbsp;</strong>mesajı da&nbsp;<strong>“erken sanayisizleşme”&nbsp;</strong>uyarısıyla örtüşüyor…</p>

<p>‘Savunma’yı örnek alalım, sağlık ve gıda sektörü için ‘başkanlık modeli’ne geçelim&nbsp;</p>

<p><strong>MÜSİAD&nbsp;</strong>Genel Başkanı&nbsp;<strong>Burhan Özdemir,&nbsp;</strong>savunma sanayisinde sağlanan başarıya, ulaşılan noktanın önemine dikkat çekti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Doğrudan Cumhurbaşkanımıza bağlı Savunma Sanayi Başkanlığı modelinin sağlanan başarıda büyük payı var. Ancak, savunma sanayi bugünkünün 3 katı büyüklüğe de ulaşsa, Türkiye’nin genel büyümesine etkisi, katkısı sınırlı kalır.</strong></p>

<p>Savunma sanayinde başarıya ulaştıran modelin başka sektörlere de uygulanmasını önerdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Sağlık ve gıda sektörü için de başkanlık modeline geçilmeli. Yani,&nbsp;</strong>“Gıda Endüstrisi Başkanlığı”&nbsp;<strong>ve&nbsp;</strong>“Sağlık Endüstrisi Başkanlığı”&nbsp;<strong>kurulmalı. Evet, bakanlıklar var ama her iki bakanlık da endüstri tarafına odaklanacak yapıda değil.</strong></p>

<p><strong>&nbsp;</strong>Teknoloji yoğun üretime geçişte gecikmenin maliyeti daha yüksek&nbsp;</p>

<p><strong>MÜSİAD&nbsp;</strong>Genel Başkanı&nbsp;<strong>Burhan Özdemir,&nbsp;</strong>sanayide yatırım kararlarının yalnızca kısa vadeli finansman koşullarıyla alınmaması gerektiğini belirtti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Sanayide yatırım kararları öngörülebilirlik, verimlilik ve teknolojik dönüşüm perspektifiyle ele alınmalı. Türkiye, önümüzdeki dönemde yapay zeka ve yeni teknolojilere daha fazla yatırım yapmalı.</strong></p>

<p>Teknolojiye, yapay zekaya bütün dünyanın para harcadığını vurguladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Bizim de harcamamız gerekiyor. Başkaları bu dönüşümden yüzde 20, 30, 40 etkilenirken biz yüzde 100 etkilenebiliriz. Çünkü, teknoloji yoğun üretime geçişte gecikmenin maliyeti çok daha yüksek olur. Bilmediğimiz şeyi tahminle yönetemeyiz.</strong></p>

<p>Ardından ekledi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Türkiye’nin rekabet gücü yalnızca maliyet avantajıyla değil, teknoloji,&nbsp;<a href="https://www.ekonomim.com/sozluk/ar-ge" target="_blank" title="Ar-Ge">Ar-Ge</a>, yazılım, tasarım, mühendislik ve verimlilik artışıyla şekillenecek.</strong></p>

<p>İhracatta imalat sanayinin payının yüzde 94 dolayında olmasının güçlü sanayi altyapısının kanıtı olduğuna işaret etti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Ancak, yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki payı</strong><strong>nın</strong><strong>&nbsp;yüzde 4.4 seviyesinde kalması, önümüzdeki dönüşümü net bir şekilde ortaya koymaktadır.</strong></p>

<p>70 ülkeden 400’ü aşkın nitelikli alım heyeti geliyor&nbsp;</p>

<p><strong>MÜSİAD&nbsp;</strong>Genel Başkanı&nbsp;<strong>Burhan Özdemir, “MÜSİAD EXPO 2026”</strong>nın 300’ü aşkın firmanın stantlarında dünya pazarlarıyla buluşmasına ortam hazırlayacağını bildirdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>MÜSİAD EXPO, yalnızca ürünlerin sergilendiği bir alan değil, yeni ortaklıkların kurulduğu, ihracat ağlarının genişletildiği ve sürdürülebilir küresel ticaret fırsatlarının inşa edildiği dinamik bir ekosistemdir.</strong></p>

<p>Fuar döneminde 70 ülkeden 400’ü aşkın nitelikli alım heyetinin üreticilerle, ihracatçılarla doğrudan masaya oturtulacağını vurguladı:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Organize edilecek ikili iş görüşmeleri ve ticari diplomasi temaslarıyla fuar kapsamında en az 5 milyar dolarlık somut ticaret hacmine ulaşmayı hedefliyoruz. Üreticimizin yeni pazarlara erişimini hızlandırmak en teme</strong><strong>l</strong><strong>&nbsp;gayemiz.</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;Her önüne gelenin istediği yatırımı yapmaması gerekir</p>

<p><strong>MÜSİAD&nbsp;</strong>Genel Başkanı&nbsp;<strong>Burhan Özdemir,&nbsp;</strong>3-4 aydır Türkiye’deki atıl kapasite üzerinde çalıştıklarını bildirdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Atıl kapasite hem fırsattır hem de dert yaratabilir. Atıl kapasite üretim maliyetlerine yansıyor. Yani, çok daha masraflı üretim yapılmasına yol açabiliyor.</strong></p>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yatırımlarla ilgili frenleyici tedbirlerle donatılması gerektiğini savundu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Her önüne gelenin istediği yatırım yapmasına müsaade edilmemeli. Yatırımcılar,&nbsp;</strong>“Kendi paramı harcıyorum”&nbsp;<strong>diyebilir. Ancak, o para son tahlilde ülkenin kaynağıdır. O kaynağı plan çerçevesinde değerlendirmek gerekir.</strong></p>

<p>Türkiye’nin sanayi envanterinin çıkarılması gerektiğinin altını çizdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Envanter çıktıktan sonra yatırımların doğru yönlendirilebileceği bilgiye sahip olunur.</strong></p>

<p><strong>&nbsp;</strong>Çin’e karşı ticari bariyer gerekiyor</p>

<p><strong>MÜSİAD&nbsp;</strong>Genel Başkanı&nbsp;<strong>Burhan Özdemir,&nbsp;</strong>Çin’in küresel ticaretteki ağırlığı üzerinde durdu:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Çin’e karşı ticari bariyerler gerekiyor. Bu bariyerlerin belki enflasyona yukarı yönlü etkisi olabilir.</strong></p>

<p>Küresel gelişmelerin Türkiye’nin ihracatına etkilerini değerlendirdi:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının olumsuz yansımaları elbette oldu. Ancak, tekstil sektörüne sipariş dönüşü sağladı. Avrupalı alıcılar olası riskleri dikkate alarak siparişlerini Çin yerine Türkiye’ye kaydırdı.</strong></p>

<p><strong>Özdemir,&nbsp;</strong>küresel ticaret hacminde de önemli bir yavaşlama yaşandığına işaret etti:</p>

<p>-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Bu ortamda Türkiye’nin yeni tedarik zincirlerindeki konumunu güçlendirmesi oldukça önemli. Küresel jeopolitik gelişmeler tedarik zincirlerini yeniden şekillendiriyor.</strong></p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/enflasyon-can-yakiyor-ama-ekonomi-politikasinin-tek-hedefi-gibi-gormek-yanlis-1788940288.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dizel Benzine Fark Atıyor: Son Bir Yılda Makas Böyle Açıldı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/dizel-benzine-fark-atiyor-son-bir-yilda-makas-boyle-acildi-1973</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/dizel-benzine-fark-atiyor-son-bir-yilda-makas-boyle-acildi-1973</guid>
                <description><![CDATA[Küresel akaryakıt piyasasında dizel ile benzin arasındaki fiyat makası giderek açılıyor. Son üç ayda dünya genelinde dizel fiyatları yüzde 20’ye yakın artarken benzin yüzde 15,3 yükseldi. Türkiye’de ise aynı dönemde dizel yüzde 21, benzin yüzde 14,3 arttı. Dizeldeki yükselişin taşımacılık, tarım, sanayi ve tüketici fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceği belirtiliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel akaryakıt piyasasında benzin ile dizel arasındaki fiyat makası giderek açılıyor. Son üç aylık verilere göre dünya genelinde benzin fiyatları ortalama yüzde 15,3 artarken dizeldeki yükseliş yüzde 20 seviyesine ulaştı.&nbsp;Son bir yıllık tablo ise dizel ile benzin arasındaki ayrışmayı daha net ortaya koydu. Benzin fiyatları ortalama yüzde 19,38 artarken dizeldeki yükseliş yüzde 32,86 oldu. Ağustos sonu itibarıyla dünyada dizelin ortalama litre fiyatı 1,59 dolara yükseldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE’DE FARK 6,7 PUANA ULAŞTI</span></strong></p>

<p>Küresel piyasalardaki ayrışma Türkiye'de de dikkat çekti. 31 Ağustos itibarıyla Türkiye'de benzinin üç aylık fiyat artışı yüzde 14,3 olurken dizel yüzde 21 yükseldi.&nbsp;Böylece dizel, aynı dönemde benzinden 6,7 puan daha fazla zamlandı. Avrupa'nın bazı büyük ekonomilerinde de benzer bir tablo görüldü. Almanya'da üç aylık benzin fiyatı yüzde 12,2 artarken dizel yüzde 16,9 yükseldi. Fransa'da benzin yüzde 1,4 gerilerken dizel yüzde 3,9 arttı.&nbsp;Polonya'da benzin yüzde 2,7 yükselirken dizeldeki artış yüzde 11,3 oldu. Macaristan'da ise benzin yüzde 0,3 gerilerken dizel yüzde 10,7 arttı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİZEL NEDEN DAHA HIZLI YÜKSELİYOR?</span></strong></p>

<p>Dizelin benzinden daha hızlı yükselmesinin arkasında yakıtın ekonomideki kullanım alanı da bulunuyor. Benzin ağırlıklı olarak binek araçlarda kullanılırken dizel; kamyon, gemi, tren, traktör ve ağır iş makineleri başta olmak üzere taşımacılık, tarım ve sanayinin önemli yakıtlarından biri olarak öne çıkıyor. Bu nedenle dizel talebinin fiyat artışlarına karşı daha az esnek olduğu belirtiliyor. Taşımacılığın sürmesi, tarımsal faaliyetlerin devam etmesi ve üretimin kesintiye uğramaması gerektiği için dizel talebinde hızlı bir düşüş yaşanması zorlaşıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">RAFİNERİ KAPASİTESİ BASKI ALTINDA</span></strong></p>

<p>Son dönemdeki fiyat hareketlerinde ham petrol fiyatları ile rafine ürün fiyatları arasındaki ayrışma da dikkat çekiyor.&nbsp;Piyasalardaki temel sorunun yalnızca ham petrol arzı olmadığı, ham petrolü kullanılabilir yakıta dönüştüren rafineri kapasitesindeki sıkışıklığın da fiyatları etkilediği belirtiliyor. Bu durumun önemli göstergelerinden biri olan dizel “crack spread”i, rafine dizel fiyatı ile üretimde kullanılan ham petrol arasındaki farkı gösteriyor.&nbsp;ABD'de dizel crack spread'i ağustos ayında ilk kez varil başına 100 doların üzerine çıktı. 17 Ağustos'ta 102,20 dolara ulaşan gösterge, dizel piyasasındaki arz sıkışıklığının boyutunu ortaya koydu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ABD’DE DİZEL FİYATI REKOR KIRDI</span></strong></p>

<p>Eylül ayının başında ABD'de dizel fiyatı galon başına 5,82 dolara ulaşarak rekor kırdı. Rusya'daki rafinerilere yönelik Ukrayna saldırıları, İran savaşı ve Orta Doğu'daki arz ve taşımacılık sorunlarının dizel piyasasındaki sıkışıklığı artırdığı belirtiliyor. ABD'deki stokların da kritik seviyelere gerilemesi fiyatlar üzerindeki baskıyı artıran unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AVRUPA’DA RUSYA ETKİSİ HİSSEDİLİYOR</span></strong></p>

<p>Avrupa açısından ise dizel piyasasındaki sorunların daha yapısal bir görünüm kazandığı ifade ediliyor.&nbsp;Rusya'dan yapılan dizel ithalatının azalması, Avrupa'nın dış tedarikçilere bağımlılığını artırırken Orta Doğu'daki arz ve taşımacılık sorunları da piyasayı etkiliyor. Avrupa dizel piyasasında rafineri marjlarının yüksek kalması da dikkat çeken gelişmeler arasında bulunuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÇİN’DE TABLO FARKLI</span></strong></p>

<p>Küresel piyasadaki eğilim bütün ülkelerde aynı şekilde gerçekleşmiyor.&nbsp;Çin'de üç aylık dönemde benzin fiyatı yüzde 7,8, dizel fiyatı ise yüzde 8,4 geriledi. Endonezya'da ise benzin yüzde 28,7 artarken dizel yüzde 2,2 düştü. Bu veriler, dizeldeki hızlı yükselişin küresel ölçekte her ülkede aynı şekilde yaşanmadığını gösteriyor. Özellikle arz açığı bulunan büyük pazarlarda dizelin daha kırılgan bir ürün hâline geldiği belirtiliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİZELDEKİ ARTIŞ EKONOMİYİ DE ETKİLİYOR</span></strong></p>

<p>Dizel fiyatlarındaki yükseliş yalnızca akaryakıt pompalarına yansımıyor. Dizelin taşımacılık, tarım, sanayi ve lojistikte yoğun şekilde kullanılması nedeniyle maliyet artışının ekonominin farklı alanlarına da yayılabileceği değerlendiriliyor.&nbsp;Dizel fiyatlarının yükselmesi, taşımacılık maliyetlerinden gıda ve tüketim ürünlerinin fiyatlarına kadar geniş bir alanda baskı oluşturabiliyor. Önümüzdeki dönemde ham petrol fiyatlarının yanı sıra rafinerilerin ne kadar dizel üretebildiği ve bu ürünün ihtiyaç duyulan bölgelere ne ölçüde taşınabildiği önem kazanacak.&nbsp;Rafineri kesintileri ve lojistik sorunlarının devam etmesi hâlinde dizel fiyatlarının benzinden daha hızlı yükselmesinin küresel enflasyon açısından yeni bir risk oluşturabileceği belirtiliyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/dizel-benzine-fark-atiyor-son-bir-yilda-makas-boyle-acildi-1788863600.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye’de İş Gücü Maliyeti Avrupa’nın 10 Katı Hızla Arttı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyede-is-gucu-maliyeti-avrupanin-10-kati-hizla-artti-1971</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyede-is-gucu-maliyeti-avrupanin-10-kati-hizla-artti-1971</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’de saatlik iş gücü maliyeti 2026’nın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 34 arttı. Avrupa Birliği genelindeki yüzde 3,6’lık artışın yaklaşık 10 katına ulaşan bu yükselişte ücret dışı maliyetlerdeki yüzde 42,9’luk artış da dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de iş gücü maliyetleri Avrupa’daki artış hızının oldukça üzerinde yükselmeye devam ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2026 yılı ikinci çeyreğine ilişkin açıkladığı verilere göre, saatlik iş gücü maliyeti bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 34 arttı.&nbsp;Söz konusu artış, Eurostat’ın yılın ilk çeyreğinde açıkladığı verilerde AB genelinde yüzde 3,6, Euro Bölgesi’nde ise yüzde 3,2 olarak duyurulan artış hızının yaklaşık 10 katına denk geliyor.</p>

<p>Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında en yüksek iş gücü maliyeti artışı yüzde 16,4 ile Macaristan’da görülürken, Türkiye’deki artış bu oranın iki katından fazla gerçekleşti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTİHDAM VE ÇALIŞILAN SAATLER DE ARTTI</span></strong></p>

<p>İş gücü maliyetlerindeki hızlı yükselişe rağmen şirketlerin istihdamı yüzde 1,7 artırdığı görüldü. Çalışılan saatlerdeki artış ise yüzde 2,7 olarak kaydedildi. Bu veriler, işletmelerin artan maliyetlere rağmen büyüme odaklarından vazgeçmediğini ortaya koydu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜCRET DIŞI MALİYETLERDE YÜZDE 42,9’LUK ARTIŞ</span></strong></p>

<p>Toplam iş gücü maliyeti yalnızca brüt ücretlerden oluşmuyor. Sosyal güvenlik ve işsizlik sigortası paylarının yanı sıra kıdem ve ihbar tazminatı karşılıkları da toplam maliyet içerisinde yer alıyor.&nbsp;Türkiye’de 2026 yılının ikinci çeyreğinde brüt ücretler yüzde 35,8 arttı. Ücret dışı maliyetlerdeki artış ise yüzde 42,9’a ulaştı. Avrupa’da ise ücret ve ücret dışı maliyetlerin birbirine paralel bir seyir izlediği belirtildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ŞİRKETLER İÇİN VERİMLİLİK VURGUSU</span></strong></p>

<p>Gilda&amp;Partners Consulting Kurucu Ortağı Jilda Bal, artan maliyetlerin ardından şirketlerin disiplinli bütçe planlamasına gitmesi gerektiğine dikkat çekti.&nbsp;Bal, rekabet gücünün maliyet artışının karşılığında üretilen değerle ölçüleceğini belirterek, iş süreçlerinin sadeleştirilmesi, teknolojinin etkin kullanılması ve verimliliğin bir iş stratejisi olarak ele alınmasının önemine işaret etti.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/turkiyede-is-gucu-maliyeti-avrupanin-10-kati-hizla-artti-1788851348.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KOBİ’lere 75 Milyon Liraya Kadar Kredi Desteği Sağlanacak</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/kobilere-75-milyon-liraya-kadar-kredi-destegi-saglanacak-1970</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/kobilere-75-milyon-liraya-kadar-kredi-destegi-saglanacak-1970</guid>
                <description><![CDATA[KOSGEB tarafından yürütülen Küresel Rekabetçilik Destek Programı kapsamında KOBİ’lere 75 milyon liraya kadar kredi imkanı, 20 puanlık geri ödemesiz finansman desteği ve KGF kefaleti sağlanacak. Programa başvurular 30 Eylül’e kadar yapılabilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik yeni finansman desteği hayata geçiriliyor. KOSGEB eliyle yürütülen Küresel Rekabetçilik Destek Programı kapsamında işletmelere 75 milyon liraya kadar kredi imkanı, 20 puanlık geri ödemesiz finansman desteği ve KGF kefaleti sağlanacak.&nbsp;Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, KOBİ’lerin yüksek katma değerli üretim yapmalarını, uluslararası pazarlarda daha güçlü konuma ulaşmalarını ve sürdürülebilir büyümelerini destekleyecek programa ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KOBİ’LERE 75 MİLYON LİRAYA KADAR KREDİ İMKANI</span></strong></p>

<p>Bakan Kacır, program kapsamında sağlanacak desteklere ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Üreten, ihracat yapan ve dünyayla rekabet eden güçlü KOBİ'lerin, güçlü Türkiye'nin temeli olduğunu ifade eden Kacır, KOSGEB eliyle yürütülen Küresel Rekabetçilik Destek Programı ile işletmelerimizin yüksek katma değerli üretim yapmalarını, uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmalarını ve sürdürülebilir büyümelerini destekliyoruz. 75 milyon liraya kadar kredi imkanı, 20 puanlık geri ödemesiz finansman desteği ve KGF kefaleti desteği sağlayacağız."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HANGİ İŞLETMELER BAŞVURABİLECEK?</span></strong></p>

<p>Programa hızlı büyüyen ve ihracatını artıran işletmelerin yanı sıra AR-GE yatırımlarını artıran KOBİ’ler de başvurabilecek.&nbsp;Yüksek teknoloji alanında faaliyet gösteren orta ölçekli işletmeler ile HAMLE Programı kapsamında öncelikli ürünler listesinde yer alan ürünlere ilişkin faaliyet gösteren işletmeler de destek programından yararlanabilecek.</p>

<p>Turcorn 100 Programı kapsamındaki işletmeler de programa başvuru yapabilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PROGRAM 2025’TE YÜRÜRLÜĞE ALINDI</span></strong></p>

<p>Küresel Rekabetçilik Destek Programı'nın 2025 yılında yürürlüğe alındığını belirten Bakan Kacır, program kapsamında KOBİ’lere toplam 3 milyar lira finansmana erişim imkanı sağlandığını ifade etti. Kacır, daha fazla işletmenin küresel başarı hikayelerine ortak olmasını hedeflediklerini belirterek, "Şimdi daha fazla işletmemizi küresel başarı hikayelerine ortak olmaya davet ediyoruz" dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAŞVURULAR 30 EYLÜL’E KADAR</span></strong></p>

<p>Destek programından yararlanmak isteyen işletmeler başvurularını KOSGEB'in internet sitesi üzerinden gerçekleştirebilecek.&nbsp;Başvurular için son tarih 30 Eylül olarak açıklandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/kobilere-75-milyon-liraya-kadar-kredi-destegi-saglanacak-1788850867.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>E-İhracatta Başarı İçin Teknoloji Yetmiyor! Şirketlere 5 Kritik Soru</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/e-ihracatta-basari-icin-teknoloji-yetmiyor-sirketlere-5-kritik-soru-1964</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/e-ihracatta-basari-icin-teknoloji-yetmiyor-sirketlere-5-kritik-soru-1964</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul’da düzenlenen IGEXX 2026’da konuşan Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, Türk şirketlerinin e-ihracatta yaptığı kritik hatalara dikkat çekti. Çiğdemli, bir pazaryerine ürün koymanın veya web sitesini İngilizceye çevirmenin tek başına e-ihracat anlamına gelmediğini belirterek şirketlere hedef pazarı analiz etme ve doğru iş modelini kurma çağrısı yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Toplam 6,1 trilyon dolarlık ticaret hacmini yöneten dünyanın önde gelen e-ticaret pazaryerleri, 3-5 Eylül tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi’nde (IGEXX 2026) bir araya geldi.&nbsp;Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) iş birliğiyle düzenlenen zirvede Amazon, Alibaba, Walmart Marketplace, eBay, TikTok Shop, SHEIN, Tmall ve JD.com’un da aralarında bulunduğu 50’ye yakın küresel e-ticaret platformu İstanbul’da buluştu. Zirve kapsamında düzenlenen panelde konuşan TOBB E-ticaret Meclis Üyesi ve Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, Türkiye’den dünyaya açılmak isteyen şirketlerin yaptığı hataları ve sürdürülebilir büyümenin kritik noktalarını anlattı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/1788599298_gitex__1_.jpeg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“WEB SİTESİNİ İNGİLİZCE YAPMAK E-İHRACAT İÇİN YETERLİ DEĞİL”</span></strong></p>

<p>Ticimax olarak sahada yüzlerce şirketle çalıştıklarını ve binlerce şirketin ihtiyaçlarını dinlediklerini belirten Çiğdemli, e-ihracatta karşılaştığı en büyük yanılgının teknolojiyle işe başlamak olduğunu söyledi.&nbsp;“Benim gördüğüm en büyük hata, bir işletmenin iş modelinden önce teknolojiyi seçmesi” diyen Çiğdemli, Türkiye’de başarıyla çalışan bir e-ticaret modelinin aynı şekilde başka bir ülkeye taşınmasının sonuç vermeyebileceğine dikkat çekti. Çiğdemli, “Bir işletme yurt dışındaki bir pazaryerine ürünlerini koyduğunda ‘Ben e-ihracat yapıyorum’ zannediyor. Veya kendi web sitesini açıp dilini İngilizce yaptığında, döviz kurunu eklediğinde tamamen e-ihracata hazır olduğunu düşünüyor. Oysa Almanya’daki kullanıcının beklediği teslim süresi ve iade koşullarıyla Körfez ülkelerindeki tüketicinin alışkanlıkları ve ödeme yöntemleri birbirinden farklı” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">E-İHRACATA BAŞLAMADAN ÖNCE 5 SORU</span></strong></p>

<p>Şirketlerin teknoloji yatırımından önce hedef pazarın dinamiklerini çözmesi gerektiğini vurgulayan Çiğdemli, e-ihracata çıkmadan önce beş temel sorunun yanıtlanması gerektiğini belirtti.&nbsp;Bu sorular; hangi ülkeye satış yapılacağı, kime satış yapılacağı, hangi ödeme yönteminin kullanılacağı, ürünün kaç günde teslim edileceği ve iade sürecinin kaç günde tamamlanacağı olarak sıralandı. Çiğdemli, “Eğer bu soruların cevabını verebiliyorsak, cevaplar zaten hangi teknolojiyi kullanmamız gerektiğini söylüyor. Veremiyorsak sorun teknoloji değil, iş modelinin henüz belirlenmemiş olmasıdır” diye konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“YARIN OLMAK İSTEDİĞİNİZ ŞİRKET HANGİ ALTYAPIYI KULLANIYOR?”</span></strong></p>

<p>E-ticaret şirketlerinin teknoloji altyapısını yalnızca bugünkü ihtiyaçlarına göre seçmemesi gerektiğini belirten Çiğdemli, şirketlere üç-beş yıl sonrasını düşünerek hareket etmelerini önerdi.&nbsp;“Ben üç yıl sonra olmak istediğim yerde bulunan, benden beş kat büyük bir şirketi kendime örnek alıyorsam, ‘O şirket hangi altyapıyı kullanıyor?’ diye bakmam lazım” diyen Çiğdemli, teknoloji sağlayıcılarının sunduğu özelliklerden çok, bu özelliklerin gerçek şirketler tarafından nasıl kullanıldığına bakılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Yaklaşık 21 yıldır e-ticaret teknolojileri geliştirdiklerini belirten Çiğdemli, “Size yüzlerce özellik gösterebilirim. Broşürlerde veya web sitesinde ‘Bizde şu özellikler var’ diyebilirsiniz. Ama asıl soru şu; Müşteri bunları gerçekten kullanıyor mu ve o altyapıyla hedeflediği büyüklüğe ulaşabiliyor mu? Bence en iyi kriterlerden biri bu” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İKİNCİ ÜLKEYLE BİRLİKTE E-İHRACAT “MÜHENDİSLİK İŞİNE” DÖNÜŞÜYOR</span></strong></p>

<p>Tek bir ülkeye satış yapmanın görece daha kolay olduğunu ifade eden Çiğdemli, asıl sınavın ikinci ve üçüncü pazara açılırken başladığını söyledi. “Birinci ülke pazarlama, ikincisi artık mühendislik işi” diyen Çiğdemli, her yeni pazarın farklı sipariş, ödeme, lojistik, depo ve iade sistemleri anlamına geldiğine dikkat çekti.&nbsp;Çiğdemli, “Amerika’ya satış yapacağım, Amazon depolarını kullanacağım. Bunlara entegre olabiliyor muyum? Fransa’ya gireceğim; oranın kültürüne ve farklı ödeme sistemlerine uyum sağlayabiliyor muyum? Bunların hepsini sorgulamak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÜYÜDÜKÇE BİRİM TEKNOLOJİ MALİYETİ DÜŞMELİ</span></strong></p>

<p>Büyüme sürecinde gözden kaçırılan konulardan birinin teknoloji maliyetleri olduğunu söyleyen Çiğdemli, şirket hacmi büyüdükçe toplam teknoloji maliyetinin artmasının doğal olduğunu ancak birim maliyetin düşmesi gerektiğini belirtti. Çiğdemli, “Bu altyapıda büyüdükçe, satışım arttıkça maliyetim ne olacak? İşletmenin hacmi büyüdükçe birim fiyatının düşmesi lazım. Toplam maliyet elbette artacaktır ama birim fiyatları düşerek artmalı” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ALTYAPI DEĞİŞİKLİĞİ İÇİN 3 SİNYAL</span></strong></p>

<p>Çiğdemli’ye göre şirketlerin mevcut e-ticaret altyapılarının büyümelerine artık yetişemediğini gösteren üç temel sinyal bulunuyor.&nbsp;Bunlar, operasyonu yönetebilmek için sürekli daha fazla insana ihtiyaç duyulması, ihtiyaç duyulan özelleştirmelerin yapılamaması ve dönüşüm oranlarının yükselmemesi olarak sıralandı.</p>

<p>“Belirli bir hacme geldiniz ve kendinizi artık bir kalıbın içinde hissediyorsunuz. Bazı özelleştirmelere ihtiyacınız var ve altyapı sağlayıcınız ‘Ben bu kadarım’ diyorsa artık değiştirmeniz gerekiyor” diyen Çiğdemli, şirketin büyüme hızına ayak uydurabilen ve yeni ihtiyaçlara çözüm geliştirebilen altyapıların değiştirilmesine gerek olmadığını söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“KAZANAN ŞİRKET, DENEMİŞ OLAN ŞİRKETTİR”</span></strong></p>

<p>E-ihracatta teknolojinin ve doğru iş modelinin yanında cesaretin de kritik olduğunu belirten Çiğdemli, bunun kontrolsüz yatırım anlamına gelmediğini vurguladı. “Hiçbir fizibilite yapmadan, pazarı araştırmadan, ürün gerçekten uygun fiyata satılabilecek hale gelmeden para yakmaya başlarsanız çok sayıda başarısız işletme örneği görürsünüz. Fizibilitenin düzgün yapıldığı ve ürünlerin gerçekten kârlı biçimde satılabildiği noktada ise cesaretle gelen çok büyük başarılar gördük” dedi.</p>

<p>Türkiye’de şirketlerin e-ticarete girme konusunda önemli bir çekince yaşamadığını ancak aynı cesaretin e-ihracatta henüz oluşmadığını söyleyen Çiğdemli, şirketlere küçük ölçekli denemelerle yeni pazarlara açılma çağrısında bulundu.&nbsp;“Kazanan şirket, denemiş olan şirkettir. Çok fazla para yakmadan deneyin, test edin, farklı stratejiler uygulayın. Olmuyorsa geri dönersiniz. Ucuza geri dönmek başka bir şeydir; hiç cesaret etmemek başka bir şey. E-ihracatta başlamak, cesaret etmek ve ilerlemek değerli.”</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/e-ihracatta-basari-icin-teknoloji-yetmiyor-sirketlere-5-kritik-soru-1788777709.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Değişen Günlük Tempoyla Birlikte Takviye Edici Gıda Seçimi Yeniden Şekilleniyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/degisen-gunluk-tempoyla-birlikte-takviye-edici-gida-secimi-yeniden-sekilleniyor-1963</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/degisen-gunluk-tempoyla-birlikte-takviye-edici-gida-secimi-yeniden-sekilleniyor-1963</guid>
                <description><![CDATA[Sonbaharla birlikte günlük tempo, uyku ve beslenme düzeni yeniden şekillenirken takviye edici gıda seçiminde yaşa, içeriğe ve kullanım alışkanlığına uygun form büyük önem taşıyor. Wellcare; Omega 3, Kidsfer, Vitamin D3 ve NeuroGo ürünlerini sıvı, damla, sprey ve tablet alternatifleriyle sunuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sonbaharla birlikte günlük tempo ve alışkanlıklar yeniden şekillenirken, takviye edici gıda seçiminde içeriğin yanı sıra yaşa ve kullanım alışkanlığına uygun form da önem kazanıyor. Wellcare; Omega 3 Balık Yağı, Kidsfer, Vitamin D3 600 IU ve NeuroGo’yu sıvı, damla, sprey ve tablet alternatifleriyle farklı rutinlere uygun seçenekler olarak sunuyor.</p>

<p>​Günler kısalıyor, ajandalar yeniden doluyor, evde ve dışarıda geçirilen zaman farklı bir düzene oturuyor. Yaz aylarının daha esnek ritminden uzaklaşılırken uyku, öğün ve çalışma saatleri belirginleşiyor; günlük alışkanlıkların sürdürülebilir biçimde planlanması önem kazanıyor.</p>

<p>​Bu düzenin temelinde yeterli ve dengeli beslenme, düzenli uyku ve hareketli yaşam yer alıyor. Takviye edici gıda tercihinde ise yaş grubu, içerik, tavsiye edilen günlük porsiyon ve ürün formunun birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Wellcare, sıvıdan damlaya, spreyden tablete uzanan farklı form alternatifleriyle çeşitli yaş gruplarına ve kullanım alışkanlıklarına yönelik seçenekler sunuyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​SIVI FORMDA OMEGA 3 BALIK YAĞI ALTERNATİFLERİ</strong></span></p>

<p>​Wellcare Omega 3 Balık Yağı; karışık meyve, doğal mandalina ve doğal portakal aromalı sıvı form seçenekleriyle günlük rutine kolayca eklenebiliyor. Trigliserid formda Omega 3 içeren karışık meyve aromalı ve doğal mandalina aromalı ürünlerin 5 ml’lik porsiyonunda 1.490 mg toplam Omega 3, 740 mg EPA ve 520 mg DHA bulunuyor. Doğal portakal aromalı Wellcare Uniq DHA balık yağı ise 5 ml’lik porsiyonda; 1490 mg Omega 3, 1.100 mg DHA ve 230 mg EPA içeriyor. Koruyucu, tatlandırıcı, şeker, renklendirici ve gluten içermeyen ürünler IFOS onayına sahip. EPA ve DHA kalbin normal fonksiyonuna; DHA ise normal beyin fonksiyonlarının ve normal görme yetisinin korunmasına katkıda bulunuyor. Ürünün tavsiye edilen günlük porsiyonu 3-4 yaş grubu için 2,5 mL; 4-10 yaş grubu ve yetişkinler için ise 5 mL olarak belirtiliyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​DEMİR DESTEĞİNDE DAMLA VE SIVI FORM SEÇENEĞİ</strong></span></p>

<p>​Patentli Lipofer mikroenkapsüle demir içeren Wellcare Kidsfer, damla ve sıvı olmak üzere iki farklı formda sunuluyor. Damla formun 1 mL’sinde 8,5 mg mikroenkapsüle demir bulunuyor ve 4-10 yaş grubu için günde 1 mL kullanılması tavsiye ediliyor. Tutti frutti aromalı sıvı form ise 1,25 mL’de 7,5 mg, 2,5 mL’de 15 mg demir içeriyor. Sıvı formun tavsiye edilen günlük porsiyonu 4-10 yaş grubu için 1,25 mL, 11 yaş ve üzeri için 2,5 mL olarak belirtiliyor. Her iki form da koruyucu, renklendirici ve gluten içermiyor. Demir; normal enerji oluşum metabolizmasına, kırmızı kan hücrelerinin ve hemoglobinin normal oluşumuna, vücutta normal oksijen taşınmasına ve bağışıklık sisteminin normal fonksiyonuna katkıda bulunuyor. Ayrıca yorgunluğun ve bitkinliğin azalmasına katkı sağlıyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​TEK FISLA 600 IU D VİTAMİNİ VE D3K2 SPREY FORM</strong></span></p>

<p>​Sprey formuyla pratik bir kullanım sunan Wellcare Vitamin D3 600 IU, her fısta 600 IU D3 vitamini içeriyor. D vitamini; normal kemiklerin, normal kas fonksiyonunun ve normal dişlerin korunmasına katkıda bulunurken bağışıklık sisteminin normal fonksiyonuna katkıda bulunuyor. Gluten, koruyucu, renklendirici ve şeker içermeyen ürün, 30 mL’lik sprey formunda sunuluyor.</p>

<p>​Wellcare Vitamin D3K2 tek fısta 1000 IU D vitamini ve 25 mcg K2 vitamini içerir. D ve K vitamini normal kemiklerin korunmasına katkıda bulunurken, D vitamini normal kas fonksiyonunun korunmasına katkıda bulunuyor. Gluten, koruyucu, renklendirici ve şeker içermeyen Wellcare Vitamin D3K2 30 mL’lik sprey formunda sunuluyor.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​GÜNLÜK KULLANIM ALIŞKANLIĞINA GÖRE TABLET VEYA SIVI FORM</strong></span></p>

<p>​Wellcare NeuroGo ailesi, tablet ve kiraz aromalı sıvı form seçenekleriyle farklı kullanım tercihlerine yanıt veriyor. NeuroGo Tablet; sitikolin, fosfatidilserin, magnezyum L-treonat, ginkgo biloba ekstresi, B6 ve B12 vitaminlerini bir araya getiriyor. Ürünün 11 yaş ve üzeri için günde 1 veya 2 tablet kullanılması öneriliyor. NeuroGo Minies Sıvı ise sitikolin, fosfatidilserin ve B12 vitamini içeriyor. Kiraz aromalı sıvı formun tavsiye edilen günlük porsiyonu 4-10 yaş grubu için 5 mL, 11 yaş ve üzeri için 5 veya 10 mL olarak belirtiliyor. Her iki form da vegan kullanıma uygun ve gluten içermiyor.</p>

<p>​B6 ve B12 vitaminleri, sinir sisteminin normal işleyişine ve yorgunluğun ve bitkinliğin azalmasına katkıda bulunuyor. Takviye edici gıdaların yaş grupları göz önünde bulundurularak, etiket üzerindeki tavsiye edilen günlük porsiyon doğrultusunda kullanılması gerekiyor.</p>

<p>​Takviye edici gıdalar normal beslenmenin yerine geçmez; ilaç değildir ve hastalıkların önlenmesi veya tedavi edilmesi amacıyla kullanılmaz. Hamilelik ve emzirme dönemi ile hastalık veya ilaç kullanılması durumunda hekime danışılması önerilir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/degisen-gunluk-tempoyla-birlikte-takviye-edici-gida-secimi-yeniden-sekilleniyor-1788774735.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cevdet Yılmaz: Enflasyon 2029’da Yüzde 9’a Düşürülecek</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/cevdet-yilmaz-enflasyon-2029da-yuzde-9a-dusurulecek-1961</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/cevdet-yilmaz-enflasyon-2029da-yuzde-9a-dusurulecek-1961</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ı (OVP) açıkladı. Programa göre 2026’da yüzde 3,3 büyüme, yüzde 28,4 enflasyon öngörülürken, 2029’da büyümenin yüzde 5’e, enflasyonun yüzde 9’a gerilemesi hedefleniyor. OVP, Resmi Gazete’de de yayımlandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin 3 yıllık yol haritası niteliğindeki Orta Vadeli Programı (OVP) Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen toplantıda açıkladı. 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program, Resmi Gazete’de de yayımlandı.<br />
Buna göre Cevdet Yılmaz, 2026’da yüzde 3,3 olmasını bekledikleri büyümenin kademeli olarak güçlenerek 2027’de yüzde 4,2’ye, 2028’de yüzde 4,6’ya ve 2029’da yüzde 5’e ulaşmasını öngördüklerini bildirdi.<br />
Yılmaz, 2026’da yüzde 28,4 olarak gerçekleşmesini öngördükleri enflasyonun ise 2027’de yüzde 21’e, 2028’de yüzde 13,5’e ve 2029’da yüzde 9’a gerilemesini hedeflediklerini belirtti.<br />
Yılmaz ayrıca OVP’nin seçimlerin zamanında yapılacağı varsayımıyla hazırlandığını belirterek, “Seçimi öne alacaksa Meclis’in takdirinde” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÜYÜME VE ENFLASYON TAHMİNLERİNDE GÜNCELLEME</span></strong></p>

<p>Yeni OVP’de 2026 yılı ekonomik büyüme tahminini önceki programdaki yüzde 3,8 seviyesinden yüzde 3,3’e düşürdüklerini belirten Yılmaz, sanayi büyümesi tahminini de yüzde 4,0’tan yüzde 2,3’e çektiklerini söyledi. Önceki OVP’de yüzde 16 olarak öngörülen 2026 yıl sonu TÜFE tahminini yeni programda yüzde 28,4’e yükselttiklerini kaydetti.<br />
Dış ticaret açığı tahminini 96 milyar dolardan 105 milyar dolara, enerji ithalatı beklentisini 63 milyar dolardan 71 milyar dolara yükselttiklerini, turizm gelirleri tahminini ise 68 milyar dolardan 65 milyar dolara düşürdüklerini açıkladı. Cari açığın GSYH’ye oranına ilişkin tahmini de yüzde 1,3’ten yüzde 2,6’ya yükselttiklerini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">REZERV ARTIŞI VE RİSK PRİMİNDEKİ İYİLEŞME</span></strong></p>

<p>Uygulanan ekonomi politikalarının meyvelerini verdiğini ifade eden Yılmaz, brüt rezervlerin 89,7 milyar dolarlık artışla 188,2 milyar dolar seviyesine yükseldiğini söyledi. Türkiye’nin risk priminin (CDS) 700 baz puan seviyelerinden 220’nin altına gerilediğini, bunun hem kamu hem de özel sektörün borçlanma maliyetlerini ve faiz yükünü önemli ölçüde hafiflettiğini belirtti.<br />
Savaşın enflasyona maliyetinin 7 puan olarak hesaplandığını kaydeden Yılmaz, Mayıs 2024’te yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyonun uygulanan politikalarla belirgin düşüş eğilimine girdiğini, ancak savaş koşullarının oluşturduğu arz yönlü baskılar nedeniyle geçici olarak yataylaştığını ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACATTA KATMA DEĞERLİ DÖNÜŞÜM</span></strong></p>

<p>Küresel talepteki yavaşlamaya rağmen yıllıklandırılmış ihracatın ağustos ayı itibarıyla 280 milyar dolar seviyesine ulaştığını belirten Yılmaz, orta ve yüksek teknolojili ürünlerin payının yüzde 40’tan yüzde 44,1 seviyesine çıktığını söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">2027-2029 HEDEFLERİ</span></strong></p>

<p>2026’da yüzde 3,3 olmasını bekledikleri büyümenin kademeli olarak güçlenerek 2027’de yüzde 4,2’ye, 2028’de yüzde 4,6’ya ve 2029’da yüzde 5’e ulaşmasını öngördüklerini tekrarlayan Yılmaz, enflasyonun 2027’de yüzde 21’e, 2028’de yüzde 13,5’e ve 2029’da yüzde 9’a gerilemesini hedeflediklerini bildirdi.<br />
İşsizlik tahmini 2027 yılı için yüzde 8,0, 2028 yılı için yüzde 7,8 ve 2029 yılı için yüzde 7,6 olarak belirlendi. Cari açığın GSYH’ye oranı tahmini ise 2027 yılı için yüzde 1,9, 2028 yılı için yüzde 1,8 ve 2029 yılı için yüzde 1,6 olarak belirlendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MERKEZ BANKASI BAŞKANI KARAHAN’IN DEĞERLENDİRMESİ</span></strong></p>

<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, enflasyon verilerinde son dönemde para politikasının etkileyebildiği alanlarda olumlu gelişmeler görüldüğünü belirtti. Soru-cevap bölümünde Karahan, “Önce pandemi ile başladı, daha sonra tedarik zincirlerinde yaşanan dönem dönem sıkıntılar, ardından ticaret savaşları ve bu yıl da gerçekleşen fiziksel savaş kaynaklı olarak artan enerji maliyetleri söz konusu. Bunun dışında, ulaştırma hizmetlerine yansıyan etkileri ve bu hizmetlerin gıdadan tutun birçok ürüne yansıyan etkileri de var. Savaşın beraberinde getirdiği dinamiklerin, gübre gibi birçok tarıma girdi teşkil eden kalemlerde yarattığı etkiyi görüyoruz” dedi.<br />
Karahan ayrıca, “Ciddi bir revizyon ama enflasyon görünümünde karamsarlığa sebep olacak bir revizyon olarak değerlendirmiyoruz. Enflasyon verilerine son dönemde, aylık verilere de baktığımızda bir katılık söz konusu. Ancak hizmet ve eğitimde önceki senelere göre daha olumlu bir görünüm söz konusu. Öte yandan buradaki yatay görünümün ulaştırma ve haberleşme kalemlerinden kaynaklandığını görüyoruz” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HAZİNE VE MALİYE BAKANI ŞİMŞEK’İN AÇIKLAMALARI</span></strong></p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, finansmana erişimi ve üretken kapasiteyi güçlü şekilde desteklediklerini belirterek, KOBİ kredilerinin toplam krediler içindeki payının yüzde 27’ye çıktığını söyledi.<br />
Şimşek, “OVP’lerin en önemli getirisi öngörülebilirliktir, bu çok önemli. Öngörülebilirlikte de artış var. Hedefler tartışılabilir ama bu programlar öngörülebilirliği artırdı. Kural bazlı yaklaşım esas oldu. Tamponları inşa ettik. Cari açıkta kırılganlığın azalmış olması bence çok değerlidir. 25 yıllık ortalamalara bakın. Altın hariç bakarsanız düzelme çok daha ciddi boyutlarda, yapısal olarak. KKM önemli bir koşullu yükümlülüktü, oradan çıkış önemliydi. Vatandaşlarımızın bütün bu şoklara rağmen geçmişe oranla döviz talebi, liraya olan güveni çok farklı bir noktada. Bunları programın kazanımları olarak görüyorum. Olay hedeflerin takibi şeklinde olmamalı” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YILMAZ’DAN ENFLASYON SORUSUNA YANIT</span></strong></p>

<p>EKONOMİ Gazetesi Ankara Temsilcisi Maruf Buzcugil’in sorusunu Cevdet Yılmaz şöyle yanıtladı: “Diğer ülkelerden niye daha fazla etkilendik diye bir soru oldu. Geçmişten gelen yüksek enflasyon oranı, ne yapılırsa yapılsın belli ölçüde mevcut sürece yansıyor. Düşük bazla bu sürece girenlerle yüksek enflasyonla girenler aynı şekilde enflasyondan etkilenmiyor. Geçmişin getirdiği atalet var, bunu unutmamak lazım. Dünya enflasyonundaki gelişmeyi de söyledim. Belki puan olarak yüksek gelmeyebilir ama geçmişe bakıldığında, oransal olarak baktığınızda ciddi bir etkilenme olduğunu görüyorsunuz.<br />
Enflasyonla mücadele neden bu kadar uzun sürdü sorusuna dair de iki şey söyleyebilirim. Bir tanesi şu ki dış konjonktür de hiç destek olmadı. Hep olumsuz sürprizlerle karşılaştık. Savaşlar, başka birtakım gelişmeler... Programlar yaşanırken kontrol edemediğiniz sürprizler her zaman olur. Bu bazen olumlu bir sürpriz, bazen olumsuz bir sürpriz olur. Doğrusu, son üç yılda olumlu bir sürpriz görmedik. Genelde olumsuz etkileyen hususlar oldu, mücadelemizi uzattı.<br />
Savaşın etkisi olmasa yüzde 31,5’lerden değil de yüzde 25 enflasyonlardan bahsediyor olacaktık. Bu çok farklı bir finansal atmosferi getirecekti. Tabii ki elimizde olmayan unsurlar olabilir. Bunlara karşı gerekli tedbirleri alıp yolumuza devam etmek zorundayız.<br />
İkinci söyleyeceğim de şudur: Biz bu programı yürütürken büyüme ve enflasyonla mücadele arasında denge kurmaya gayret ettik. Bir taraftan enflasyonu düşürürken, bir taraftan da büyümemizi ve sosyal refahı belli bir seviyede tutma gayreti içinde olduk. Bunun da bir miktar etkisi olduğunu söyleyebilirim.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">VERGİ DENETİMİ VE TASARRUF ADIMLARI</span></strong></p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Maliye Bakanlığı, yaptırım boyutu hariç izleme, denetleme ve raporlama boyutlarında çok güçlü bir fonksiyon icra ediyor ve sonuç alıyoruz. En çok vatandaşlarımızın sahada bize ilettiği hususlardan bir tanesi kamuda taşıt kullanımı konusu. 2025 yılında sözleşmesi sona eren kiralık araçlarda yenilenen sözleşmelerde yeniden kiralanan taşıtları yüzde 21 düşürdük. 2025 yılında diyelim ki 100 taşıtın kiralama sözleşmesi bitti, yenilerken onu 79 olarak yenilemişiz. Dolayısıyla burada çok güçlü bir tasarruf var.<br />
Doğru, yatırımlar boyutuyla bakarsanız sadece hizmet binalarını gözden geçirdik. Tespitlerimizde genelde mükellefe ‘Git lütfen düzelt’ diyoruz. Vergi Denetim Kurulu yeni ilkeler ortaya koydu. Önceden büyük veri analitiğini kullanarak tespitlerimizi mükelleflerimizle paylaşıyoruz. ‘Bakın tespitlerimiz bu, biz denetlemeden önce siz düzeltmek isterseniz buyurun düzeltin’ diyoruz.<br />
Her 100 büyük şirketin 31’ini denetliyoruz. Yani büyük şirketlerde denetim oranı 2026 yılı için konuşursak yüzde 31,3. 2024 yılında yüzde 11 civarındaydı.<br />
Vergi gelirlerinin milli gelirlere oranı 15,4. 2023’te 16,6’ya çıktı. 2026’da ise yüzde 17’nin üzerine çıktı. 2027’de yüzde 18 civarında.<br />
Dolaylı vergiler adil vergiler olarak görülmez. Vergide adaleti sağlamak için çok ciddi tedbir aldık. Bu sayede dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki payını azalttık. Bu pay 2023’te yüzde 65,5’e kadar çıkmıştı. 2026 için tahminimiz yüzde 60’ın bir tık altına kadar inebilir. Bu ciddi bir ilerleme, zor bir konjonktür.<br />
Bahane olarak sunmuyorum ama çok uzun yıllardır bakanlık yapan arkadaşlarınız olarak şunu söyleyeyim: Önceki dönemlere göre daha zorlu bir süreçle karşı karşıyayız. Küresel ticaretten, jeopolitik gerginlikten fiili çatışmalara kadar.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/cevdet-yilmaz-enflasyon-2029da-yuzde-9a-dusurulecek-1788695766.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hizmet İthalatı Artarken İhracatın Lokomotifi Seyahat Sektörü Oldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/hizmet-ithalati-artarken-ihracatin-lokomotifi-seyahat-sektoru-oldu-1960</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/hizmet-ithalati-artarken-ihracatin-lokomotifi-seyahat-sektoru-oldu-1960</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’nin hizmet ihracatı 2025 yılında yüzde 6,5 artış göstererek 124,9 milyar dolara ulaşırken, hizmet ithalatı ise yüzde 9,6 artarak 61,9 milyar dolar seviyesine yükseldi. Hizmet ihracatının neredeyse yarısını seyahat gelirleri oluşturdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin uluslararası hizmet ticaretindeki büyüme 2025 yılında da devam etti. Açıklanan uluslararası hizmet ticareti istatistiklerine göre, 2024 yılında 117,3 milyar dolar olan hizmet ihracatı, 2025’te yüzde 6,5 artarak 124,9 milyar dolara çıktı. Aynı dönemde hizmet ithalatındaki artış ihracatın üzerinde gerçekleşti. 2024 yılında 56,4 milyar dolar seviyesinde bulunan hizmet ithalatı, yüzde 9,6’lık yükselişle 61,9 milyar dolara ulaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEYAHAT HİZMETLERİ İHRACATIN LOKOMOTİFİ OLDU</span></strong></p>

<p>Hizmet ihracatının sektörel dağılımında seyahat hizmetleri yüzde 48,1’lik payla ilk sırada yer aldı. Seyahat hizmetlerini yüzde 34,1 ile taşımacılık, yüzde 6,3 ile diğer iş hizmetleri takip etti. Taşımacılık hizmetleri ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 3,5 artarak 42 milyar 571 milyon dolara yükseldi. Telekomünikasyon, bilgisayar ve bilgi hizmetlerinde ise dikkat çekici bir büyüme kaydedildi. Bu alandaki ihracat yüzde 25,3 artarak 6 milyar 724 milyon dolara ulaştı. Hizmet ithalatının yüzde 32’sini taşımacılık hizmetleri oluşturdu. Diğer iş hizmetlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 16,9, seyahat hizmetlerinin payı ise yüzde 14,5 olarak hesaplandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HİZMET TİCARETİNDE AB AĞIRLIĞI VE LİDER ÜLKELER</span></strong></p>

<p>Seyahat hizmetleri hariç değerlendirildiğinde, Türkiye’nin hizmet ticaretinde en önemli pazar Avrupa Birliği ülkeleri oldu. Türkiye, 2025 yılında AB ülkelerine 25 milyar 330 milyon dolarlık hizmet ihracatı gerçekleştirirken, aynı ülkelerden 24 milyar 733 milyon dolarlık hizmet ithal etti. AB ülkelerinin seyahat hariç toplam hizmet ihracatındaki payı yüzde 37,9, ithalattaki payı ise yüzde 45,3 olarak gerçekleşti. Seyahat hizmetleri hariç ülke bazında hizmet ihracatında ABD ilk sırada yer aldı. ABD’ye gerçekleştirilen hizmet ihracatı 8 milyar 338 milyon dolara ulaşırken, ülkenin toplam içindeki payı yüzde 12,9 oldu. ABD’yi yüzde 11,5 ile Almanya, yüzde 6,6 ile Birleşik Krallık takip etti. Hizmet ithalatında ise 6 milyar 667 milyon dolar ve yüzde 12,6’lık payla İrlanda ilk sırada yer aldı. İrlanda’nın ardından 4 milyar 797 milyon dolarla Birleşik Krallık ve 4 milyar 378 milyon dolarla ABD sıralandı.</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/hizmet-ithalati-artarken-ihracatin-lokomotifi-seyahat-sektoru-oldu-1788521505.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD İle İran Savaşı Petrol Fiyatlarını Tırmandırdı! Hazine Gelir Kaybına Uğradı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/abd-ile-iran-savasi-petrol-fiyatlarini-tirmandirdi-hazine-gelir-kaybina-ugradi-1956</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/abd-ile-iran-savasi-petrol-fiyatlarini-tirmandirdi-hazine-gelir-kaybina-ugradi-1956</guid>
                <description><![CDATA[ABD ile İran arasında başlayan savaşın petrol fiyatlarını tırmandırması üzerine akaryakıt zamlarını sınırlamak amacıyla uygulanan vergi düzenlemesi Hazine'ye ağır bir yük getirdi. Ağustos sonu itibarıyla 280 milyar lirayı aşan gelir kaybının, yıl sonuna kadar 370 milyar liranın üzerine çıkması bekleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><br />
ABD ile İran arasında başlayan savaşın petrol fiyatlarını yukarı çekmesiyle birlikte, akaryakıt zamlarının vatandaşa yansımasını sınırlamak için devreye alınan vergi uygulaması Hazine’ye ağır bir fatura çıkardı. Hazine ve Maliye Bakanlığının vatandaşa olan etkiyi azaltmak amacıyla uyguladığı vergi düzenlemesinin yıl sonuna kadar yaratacağı gelir kaybının 370 milyar lirayı aşacağı hesaplandı. Savaşın ilerleyen dönemlerinde iç piyasada akaryakıt fiyatlarında yaşanan artışı önlemek amacıyla, vergide otomatik artışı öngören eşel mobil sisteminden dönemsel olarak vazgeçilmişti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AĞUSTOS AYI İTİBARIYLA KAYIP 280 MİLYAR LİRAYI AŞTI</span></strong></p>

<p>EKONOMİ’nin edindiği bilgilere göre Maliye’nin ağustos ayı sonu itibarıyla indirimler kaynaklı tahsilattan vazgeçtiği vergi tutarı 280 milyar lirayı aştı. Akaryakıt ürünlerinden alınan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) üzerinden ayrıca KDV de hesaplanırken, 280 milyar liranın üzerindeki tutar ÖTV ve KDV kalemlerindeki toplam kayıp olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YIL SONU BEKLENTİSİ 370 MİLYAR LİRA</span></strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Kararı ile yıl sonuna kadar ÖTV tutarlarına aylık belirli bir artış öngörülmüştü. O döneme kadar herhangi bir uygulama değişikliğine gidilmemesi halinde Maliye’nin 2026 yılı içinde akaryakıt kaynaklı toplam vergi kaybının 370 milyar lirayı aşması bekleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYLIK TAHSİLATLARDA DÜŞÜŞ YAŞANDI</span></strong></p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanlığının tahsil etmesi gerekenden daha az vergi toplamasına yol açan uygulamanın, güncel bütçe uygulamalarına olumsuz etkisi de yükseldi. Artan fiyatlara rağmen özellikle yılın ikinci çeyreğinde yapılan ÖTV tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 80’in üzerinde azaldı. Hazine ve Maliye Bakanlığı bu yılın tamamında bütçenin Petrol ve Doğalgaz Ürünleri kaleminden 656 milyar 454 milyon lira ÖTV geliri bekliyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/abd-ile-iran-savasi-petrol-fiyatlarini-tirmandirdi-hazine-gelir-kaybina-ugradi-1788509207.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yüksek Rekolte Üreticinin Yüzünü Güldürmedi! Fiyatlar Çakıldı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/yuksek-rekolte-ureticinin-yuzunu-guldurmedi-fiyatlar-cakildi-1955</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/yuksek-rekolte-ureticinin-yuzunu-guldurmedi-fiyatlar-cakildi-1955</guid>
                <description><![CDATA[Geçen yıl kuraklık, zirai don ve sel gibi felaketlerle boğuşan tarım sektörü, bu sezon yüksek rekolteye rağmen düşük fiyatlar ve artan maliyetler nedeniyle zor günler geçiriyor. Fındık, kuru üzüm, yeşil mercimek, sarımsak ve kayısıda fiyatların geçen yılın gerisinde kalması üzerine üretici temsilcileri müdahale çağrısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Geçen yıl kuraklık, zirai don ve sel gibi doğal afetlerle mücadele eden çiftçi, bu yıl yüksek rekolteye rağmen düşük fiyat engeliyle karşılaştı. Fındık, kuru üzüm, yeşil mercimek, sarımsak ve kayısıda üretici fiyatları geçen yılın altında kaldı. Mazot, gübre, işçilik ve diğer girdi maliyetleri son bir yılda en az yüzde 50 artarken, serbest piyasa ve kamu alım fiyatlarının beklentilerin gerisinde kalması üreticinin gelirini olumsuz etkiledi. Serbest piyasa fiyatlarının Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) alım fiyatının da altında seyretmesi, sektörde sıkıntı yarattı. Sektör oyuncuları, fiyatlar yükseldiğinde ithalata başvuran yetkililerin, fiyatlar düştüğünde de üreticinin mağdur olmaması için arz fazlası ürünleri piyasadan çekmesini, kota uygulamasının kaldırılmasını ve ödeme şartlarının iyileştirilmesini talep ediyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FINDIKTA SERBEST PİYASA TMO’NUN GERİSİNDE KALDI</span></strong></p>

<p>Geçen yıl zirai don nedeniyle rekoltesi yüzde 50’nin üzerinde gerileyen ve TMO'nun 200 lira alım fiyatı açıkladığı fındıkta, bu kez yüksek rekolte etkili oldu. Geçen yıl serbest piyasada bir ara kilosu 370 liraya kadar yükseldikten sonra 170-180 TL bandına gerileyen fındık, yeni sezonda da aynı seviyelerde işlem görüyor. TMO’nun bu yıl açıkladığı 250 liralık alım fiyatına karşın serbest piyasa 70-80 lira aşağıda kalırken, üreticinin 300 TL’lik beklentisi karşılanmadı. FİSKOBİRLİK ise fındık alım fiyatını üyeleri için 195 TL, üye olmayanlar için 185 TL olarak duyurdu. Üretici temsilcileri, piyasayı dengelemek adına fındığın emanete bırakılması çağrısında bulunuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KURU ÜZÜMDE ALIM FİYATLARI GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Geçen yıl 9 numara kuru üzümü 120 TL’den alan TARİŞ, bu sezon 80 lira avans fiyatı açıkladı. Geçen yılın 40 lira altında kalan bu fiyata karşın serbest piyasada ürün 60-65 liradan işlem görürken, üreticinin beklentisi en az 150 lira seviyesindeydi. Son bir yılda bağcılıktaki girdi maliyetlerinin yaklaşık yüzde 70 arttığını vurgulayan Manisa Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, “2023 yılında üretici ürününü 100-120 TL, 2025 yılında ise yaklaşık 120 TL seviyesinde sattı. 2026'ya gelmişiz, açıklanan fiyat 80 lira. Üstelik bu brüt rakam, bundan hangi kesintilerin yapılacağı da belli değil” dedi.</p>

<p>Tüccarın üzümü 65-70 TL seviyesinden aldığını belirten Yalvaç, “Devletin sezon başlamadan önce fiyat açıklaması ve alım noktalarını belirlemesi gerek. Üretici üzümünü kestiği anda ilaççısı, mazotçusu, gübrecisi ve işçisi parasını istiyor. Eylül sonu, ekim başı geldiğinde zaten çiftçinin elinde ürün kalmıyor. Ürününü satıp borçlarını ödüyor” ifadelerini kullandı. Yalvaç; karpuz, kayısı, salatalık, salçalık domates, kiraz ve erikte de benzer sorunların yaşandığını ekledi.</p>

<p>Rakiplerle mücadele için devlet desteğine işaret eden Yalvaç, “Mısır, İran, Özbekistan, Azerbaycan ve Hindistan gibi ülkelerde üretim maliyetleri bizden daha düşük. Türkiye'de 1 ton üzümün maliyeti yaklaşık 2.800-2.850 dolar. Rakip ülkelerde ise 1.700-1.750 dolar seviyesinde. Bu şartlarda dünya pazarında nasıl rekabet edeceğiz? Ürünü Kanada'ya, İngiltere'ye, Almanya'ya, Hollanda'ya nasıl satacağız? Üreticinin ayakta kalabilmesi için devlet desteğine ihtiyaç var. Devlet, üreticinin sürdürülebilirliği için sattığı ürünün kilosuna en az 15-20 lira prim vermeli. İster tüccara, ister işletmeye, ister TMO'ya, ister TARİŞ'e versin. Bu prim üreticinin hesabına yatmalı. Aksi halde çiftçi yanar” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YEŞİL MERCİMEK VE SARIMSAKTA DÜŞÜŞ MEYDANA GELDİ</span></strong></p>

<p>Yozgat'ta geçen yıl kilosu 45 TL olan yeşil mercimeğe tüccar bu yıl 18 ile 25 lira arasında fiyat verdi. Tepkiler üzerine TMO’nun ürünü 32 liradan alacağını açıklamasıyla piyasa 30 lira bandına yükseldi. 3 yıl önce kilosunu 60 liradan sattıkları ürünü 30 liraya satmakta zorlandıklarını belirten Sorgun Ziraat Odası Başkanı Fatih Özdemir, “Geçen yıl oluşan 45 lira alım fiyatlarına bu yıl ulaşılması hayal. Ekim alanları daralmasına rağmen TMO devreye girmeseydi fiyatlar hala 30 TL’nin altında olacaktı. Aynı durum ekmeklik buğdayda da geçerli TMO 16,5 lira verdi üretici ancak 14,5-15,5 liraya ürün satmakta zorlanıyor” değerlendirmesinde bulundu. Özdemir, düşüşün rekolteden değil, ithalat ve değerli TL kaynaklı olduğunu savundu.</p>

<p>Sarımsakta da Kastamonu, Gaziantep ve Maraş’ta yüksek verime rağmen fiyatlar geriledi. Geçen yıl 120-150 liradan satılan Taşköprü sarımsağı bu sezon 100-120 liraya, Gaziantep Araban’da ise 60 liradan satılan sarımsak 30-40 liraya düştü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAYISIDA REKOLTE DÜŞTÜ FİYAT YÜKSELMEDİ</span></strong></p>

<p>Malatya’da rekoltenin normal seviyenin yarısına gerileyerek 67 bin ton civarında kalmasına rağmen fiyatlar düştü. Geçen yıl 350-400 lira seviyesinde olan kayısı fiyatlarının şu anda 230-270 lira arasında değiştiğini belirten Malatya Yağızhan Ziraat Odası Başkanı Yunus Kılınç, “Geçen sene kayısımız yoktu, fiyat yükseldi. Ama bu yıl çiftçi kayısıyı satacağı yer bulamıyor. Birkaç tane ihracatçı var ve şu anda kayısı almıyorlar. Amaçları fiyatı düşürmek mi, yoksa dışarıya mı gönderemiyorlar, anlayamadık. Şu anda fiyat, maliyetine verilen bir fiyat” açıklamasını yaptı.</p>

<p>TMO'nun taban fiyat belirlemesi gerektiğini vurgulayan Kılınç, “TMO taban fiyat olarak 300 lira demeli ki kayısı değerinde satılsın. Şu anda 230-270 lira bandında giren kayısıya 250 lira fiyat açıklarsanız bunun ne anlamı var? Hiçbir anlamı yok” diye konuştu.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/yuksek-rekolte-ureticinin-yuzunu-guldurmedi-fiyatlar-cakildi-1788506442.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çekirdek Enflasyon Göstergeleri Merkez Bankasını Zorlayabilir</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/cekirdek-enflasyon-gostergeleri-merkez-bankasini-zorlayabilir-1954</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/cekirdek-enflasyon-gostergeleri-merkez-bankasini-zorlayabilir-1954</guid>
                <description><![CDATA[Ağustos ayında tüketici enflasyonu beklentilerin altında kalırken, çekirdek enflasyonun yıllık bazda yeniden yüzde 30'un üzerine çıkması dikkati çekti. Brent petrol fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle manşet enflasyon gerilese de çekirdek taraftaki katılık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının 19 Eylül'deki faiz kararı öncesinde hareket alanını sınırlandırıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tüketici enflasyonu ağustos ayında yüzde 2,47 ile piyasa beklentisi olan yüzde 2,64'ün altında gerçekleşti. Yıllık tüketici enflasyonu ise Temmuz ayındaki yüzde 31,51 seviyesinden ağustosta yüzde 30,01'e geriledi. Enflasyondaki düşüşte, Brent petrol fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle ulaştırma fiyatlarındaki gerileme ile eğitim, lokanta ve otel gibi alanlardaki fiyat artışlarının önceki yıllara göre göreceli yüksek olmaması etkili oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BEKLENTİNİN ÜZERİNDE KATKI SAĞLADI&nbsp;</span></strong></p>

<p>21 Eylül'deki Para Politikası Kurulu toplantısına hazırlanan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın en dikkatle takip ettiği ana göstergelerden biri olan çekirdek enflasyon rakamları ise beklentilerin üzerinde geldi. Akaryakıt fiyatlarındaki düşüşten doğrudan etkilenen ulaştırma grubundaki fiyatlar ağustosta yüzde 4,02 gerileyerek beklentilerin üzerinde katkı sağladı. Öte yandan petrol fiyatlarında olası bir yükselişte bu katkının tersine dönme ihtimali bulunuyor. İşlenmemiş gıda hariç gıda fiyatlarında yüzde 3,3 artış yaşanırken, yıllık enflasyon bu grupta yüzde 33,28'e yükseldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EYLÜL ENFLASYONUNA EĞİTİM ETKİSİ</span></strong></p>

<p>Çekirdek enflasyonu oluşturan b Grubu ve C Grubu endekslerindeki yükseliş dikkat çekti. B Grubu aylık yüzde 2,77 artışla yıllık bazda yüzde 29,22 seviyesine ulaştı. B Grubu endeksi işlenmiş gıda, enerji, alkollü içki ve tütün ile altını dışarıda bırakıyor. Tüm enerji, gıda ve tütün ürünlerini dışarıda bırakan C Grubu ise ağustosta yüzde 2,84 aylık artış kaydetti. C Grubu yıllık enflasyonu böylece yüzde 30,06 ile yeniden yüzde 30 sınırını aştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÇEKİRDEK ENFLASYONDA YILLIK YÜKSELİŞ</span></strong></p>

<p>Gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 3,3'lük artış dikkat çekerken; giyim ve ayakkabı grubunda yüzde 4,3'lük gerileme yaşandı. Konut grubundaki artış yüzde 2,75 seviyesinde kaldı. Eğitim grubunda ise okul sezonu öncesi özel okul ve kurs ücretlerindeki artışların etkisiyle aylık yüzde 11,34 gibi yüksek bir artış kaydedildi. Bu gruptaki yıllık enflasyon yüzde 60,37 seviyesine yükseldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MERKEZ BANKASININ 19 EYLÜL KARARI BEKLENİYOR</span></strong></p>

<p>Ağustos verilerinin ardından gözler TCMB'nin 19 Eylül'deki Para Politikası Kurulu toplantısına çevrildi. Enflasyonun ana eğilimindeki katılığın sürmesi ve çekirdek enflasyondaki katılık nedeniyle Merkez Bankasının faiz indirim döngüsüne başlamak için acele etmeyeceği, faiz indirimlerinin son çeyreğe veya 2025 yılı başına kalabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlar, ağustos enflasyonunun ardından eylül ayında da eğitim harcamalarının etkisiyle yüksek enflasyon beklendiğini belirtiyor.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/cekirdek-enflasyon-gostergeleri-merkez-bankasini-zorlayabilir-1788505882.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tüketici Fiyatlarında Düşüş Eğilimi Sürüyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tuketici-fiyatlarinda-dusus-egilimi-suruyor-1953</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/tuketici-fiyatlarinda-dusus-egilimi-suruyor-1953</guid>
                <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), ağustos ayında aylık bazda yüzde 2,47 artış kaydetti. Yıllık enflasyon ise düşüşünü sürdürerek yüzde 31,51 seviyesine geriledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>TÜİK, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ağustos ayı verilerini açıkladı. Yıllık enflasyon yüzde 31,51’e gerilerken, aylık enflasyon yüzde 2,47 olarak gerçekleşti. Böylece enflasyon aylık bazda son üç yılın en düşük seviyelerine işaret etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYLIK ARTIŞ YÜZDE İKİ NOKTA DÖRT YETMİŞ YEDİ OLDU</span></strong></p>

<p>Fiyat hareketlerinin üç yıldır en düşük seviyelerini gördüğü ağustos ayında, TÜFE’deki aylık artış yüzde 2,47 olurken yıllık bazdaki gerileme de sürdü. Yıllık enflasyon önceki aya göre düşerek yüzde 31,51 olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GIDA VE ULAŞTIRMADA ARTIŞ ORANLARI</span></strong></p>

<p>Yıllık enflasyon haritasına bakıldığında ana harcama grupları içinde TÜFE; ulaştırmada yüzde 33,51, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 33,28 ve konutta yüzde 28,77 olarak gerçekleşti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/tuketici-fiyatlarinda-dusus-egilimi-suruyor-1788504645.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ford Otosan Ağır Sanayide Ezber Bozan Bir Adım Attı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ford-otosan-agir-sanayide-ezber-bozan-bir-adim-atti-1952</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ford-otosan-agir-sanayide-ezber-bozan-bir-adim-atti-1952</guid>
                <description><![CDATA[Ford Otosan, Tohum Otizm Vakfı iş birliği ve İŞKUR desteğiyle başlattığı Destekli İstihdam Programı'nın Eskişehir Fabrikası’ndaki sonuçlarını iş dünyası temsilcileriyle paylaştı. Ağır ticari araç üretimi gibi yüksek disiplin gerektiren Kamyon Montaj alanında görev alan nöro-çeşitli çalışanlar, iş koçluğu ve doğru eşleştirme sayesinde yetkinliklerini artırarak sanayi üretimine aktif katkı sağlıyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye otomotiv sanayisinin lider şirketi Ford Otosan, Tohum Otizm Vakfı iş birliği ve İŞKUR desteğiyle hayata geçirdiği Destekli İstihdam Programı’nın Eskişehir Fabrikası’ndaki uygulamasını iş dünyasına tanıttı. IMPACT2030 Türkiye üyeleri ve iş dünyasından temsilcilerin katılımıyla gerçekleşen buluşmada, nöro-çeşitli bireylerin üretim ortamına kalıcı ve güvenli biçimde katılabileceği sahada gösterildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​AĞIR SANAYİDE KAPSAYICI ÇALIŞMA KÜLTÜRÜ</strong></span></p>

<p>​Programın Eskişehir ayağı, ağır ticari araç üretimi gibi yüksek disiplin, kalite ve güvenlik gerektiren bir sahada uygulanmasıyla öne çıkıyor. Ford Trucks’ın tek üretim merkezi olan fabrikada düzenlenen etkinlikte katılımcılar, modelin sosyal etkisinin yanı sıra üretim süreçlerine sunduğu somut katkıyı yerinde inceleme fırsatı buldu. Ford Otosan İnsan Kaynakları ve Dönüşüm Lideri Osman Özdemir’in ev sahipliğindeki etkinliğe İşkur Eskişehir İl Müdür Yardımcısı Ömer Gezer, Tohum Otizm Vakfı İstihdam ve Kariyer Direktörü Elif Karabulut ve IMPACT2030 Türkiye Başkanı Arzu Demirel katıldı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​ALT AYDA ALTI SÜREÇTE YETKİNLİK KAZANDILAR</strong></span></p>

<p>​1 Aralık 2025’te başlayan uygulama kapsamında bugün üç nöro-çeşitli çalışan, bir iş koçunun desteğiyle Kamyon Montaj alanında görev yapıyor. Projenin başında bir ila iki proseste görev alan çalışanların, altı ay içinde altı ve üzeri proseste yetkinlik kazanması, modelin üretim ortamında yarattığı etkiyi gözler önüne seriyor. Program; görev analizi, doğru pozisyon eşleştirmesi, iş koçluğu, ekip hazırlığı ve düzenli takip adımlarını bir arada sunarak bütüncül bir yapı sergiliyor.</p>

<p>​Etkinlikte konuşan Ford Otosan İnsan Kaynakları ve Dönüşüm Lideri Osman Özdemir, “Ford Otosan olarak kapsayıcı istihdamı sahada uygulanabilir, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir modele dönüştürmekten gurur duyuyoruz. Destekli İstihdam Programı’nı yalnızca bir istihdam projesi olarak değil; işin tasarımını, ekip kültürünü ve çalışma ortamını birlikte dönüştüren bir yaklaşım olarak ele alıyoruz. Eskişehir’de gördüğümüz sonuçlar, uygun destek mekanizmaları kurulduğunda nöro-çeşitli çalışma arkadaşlarımızın üretim süreçlerine kalıcı ve nitelikli katkılar sunabildiğini gösteriyor. Bu deneyimin sanayide kapsayıcı istihdam uygulamalarının yaygınlaşmasına katkı sağlamasını önemsiyoruz.” dedi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>​UZMANLIK VE METODOLOJİ DESTEĞİ</strong></span></p>

<p>​Tohum Otizm Vakfı, programın uzmanlık ortağı olarak görev analizi, birey-iş eşleştirmesi, iş koçluğu ve takip süreçlerini yürütüyor. Modelin önemine değinen Tohum Otizm Vakfı İstihdam ve Kariyer Direktörü Elif Karabulut, “Destekli istihdam modelinde görev analizi, birey-iş eşleştirmesi, iş koçluğu, ekip hazırlığı ve düzenli izleme süreçlerini birlikte ele alıyoruz. Ford Otosan ile yürüttüğümüz bu uygulama, doğru destek mekanizmaları kurulduğunda nöro-çeşitli bireylerin üretim ortamında kalıcı ve nitelikli biçimde yer alabileceğini gösteren güçlü bir örnek sunuyor.” açıklamasında bulundu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 09:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ford-otosan-agir-sanayide-ezber-bozan-bir-adim-atti-1788502638.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İhracatın Sekiz Aylık Karnesi Açıklandı, Artış Yüzde 4 Oldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ihracatin-sekiz-aylik-karnesi-aciklandi-artis-yuzde-4-oldu-1950</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ihracatin-sekiz-aylik-karnesi-aciklandi-artis-yuzde-4-oldu-1950</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’nin ağustos ayı ihracatı yüzde 8,1 artışla 23,5 milyar dolara yükseldi. Ocak-ağustos dönemindeki mal ihracatı 185 milyar dolara, son 12 aylık ihracat ise 280,3 milyar dolara ulaştı. TİM Başkanı Mustafa Gültepe, ihracat artışının sürmesine rağmen yüksek maliyetlerin rekabet gücünü zorladığını belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin ağustos ayı ihracatı yüzde 8,1 artışla 23,5 milyar dolar oldu. 2026 yılının ocak-ağustos dönemindeki mal ihracatı 185 milyar dolara, son 12 aylık ihracat ise 280,3 milyar dolara ulaştı.&nbsp;Ağustos ayı ihracat verileri Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe tarafından Ankara’da açıklandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/Protokol(6).jpg" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEKİZ AYLIK İHRACATTA YÜZDE 4 ARTIŞ</span></strong></p>

<p>TİM Başkanı Mustafa Gültepe, 2026 yılına 282 milyar dolarlık mal ve 128 milyar dolarlık hizmet ihracatı hedefiyle başladıklarını hatırlattı. Gültepe, “Genel Ticaret Sistemi (GTS) kayıtlarına göre, ağustos ayında yüzde 8,1 artışla, 23,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Ocak-Ağustos dönemindeki mal ihracatımız 185 milyar dolara, son 12 aylık ihracatımız ise 280,3 milyar dolara ulaştı. Sekiz aylık ihracatta yüzde 4, 12 aylık çevrimde yüzde 4,2 artıdayız.” dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/Mustafa%20G%C3%9CLTEPE(1).jpg" style="height:534px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">OTOMOTİV İHRACATTA ZİRVEDE</span></strong></p>

<p>Ağustos ayında 17 sektörün ihracatı artarken, 9 sektörde düşüş yaşandı.&nbsp;Sektörler sıralamasında otomotiv 2,8 milyar dolarla ilk sıradaki yerini korudu. Otomotivi 2,7 milyar dolarla kimyevi maddeler, 1,7 milyar dolarla elektrik-elektronik, 1,6 milyar dolarla mücevher ve 1,5 milyar dolarla çelik sektörü takip etti. İhracatını en fazla artıran sektörler ise yüzde 175 ile mücevher, yüzde 19 ile demir ve demir dışı metaller ile yüzde 16 ile elektrik-elektronik oldu.&nbsp;Gültepe, bu üç sektörün toplam ihracatında yaklaşık 1,5 milyar dolarlık artış gerçekleştiğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">43 İL İHRACATINI ARTIRDI</span></strong></p>

<p>TİM verilerine göre ağustos ayında 43 il ihracatını artırdı. Aynı dönemde 874 firma ise ilk kez ihracat gerçekleştirdi. Türkiye’nin ağustos ayında en fazla ihracat yaptığı ülkeler Almanya, ABD ve Birleşik Krallık olarak sıralandı.&nbsp;Gültepe, ağustos ayında parite nedeniyle yaklaşık 32,5 milyon dolarlık kayıp yaşandığını, birim ihracat değerinin ise 1,65 dolar olduğunu açıkladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“BÜYÜMENİN DİNAMOSU ÜRETİM VE İHRACAT OLMALI”</span></strong></p>

<p>Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekte yüzde 2,3 büyüdüğünü hatırlatan Gültepe, net ihracatın altı çeyrek sonra büyümeye 0,6 puanlık pozitif katkı verdiğini söyledi. Gültepe, “Net ihracattan gelen 0,6 puanlık katkı önümüzdeki dönem için bizi umutlandırdı. Biz her dönem ihracatın büyümenin dinamosu olmasını arzu ediyoruz.” dedi.&nbsp;İmalat sanayinin milli gelirdeki payının gerilemeye devam ettiğini belirten Gültepe, bu oranın 2022 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 23 iken 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 15,1’e indiğini ifade etti. Gültepe, “Dört yılda yaklaşık 8 puanlık bir kayıp var. Her fırsatta söylüyorum: Büyümenin en az yarısının üretim ve ihracattan gelmesi gerekiyor.” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“YÜKSEK MALİYETLER HIZIMIZI KESMEYE DEVAM EDİYOR”</span></strong></p>

<p>Gültepe, 2026’nın ilk yarısında küresel mal ticaretinin yüzde 12,5 arttığının tahmin edildiğini, aynı dönemde Türkiye’nin ihracat artışının ise yüzde 3,6 seviyesinde kaldığını belirtti.&nbsp;Gültepe, “En büyük pazarımız Avrupa’da beklenen toparlanmayı fırsata çevirebiliriz. Ama öncelikle rekabetçiliğimizi güçlendirecek hamleleri yapmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı. TİM ve ihracatçı birliklerinin yeni pazarlar ve müşteriler için çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Gültepe, ağustos ayında 7 ticaret heyeti, 1 alım heyeti, 8 fuar katılımı ve 3 Ur-Ge faaliyeti organize edildiğini söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SURİYE İLE TİCARET VURGUSU</span></strong></p>

<p>Gültepe, ağustos ayında gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında Suriye’nin ayrı bir yeri olduğunu belirterek, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile birlikte 200 kişilik heyetle Şam’da Türkiye-Suriye Ticaret Heyeti ve ikili iş görüşmelerinin gerçekleştirildiğini aktardı.&nbsp;Gültepe, “Türkiye ile Suriye arasında her alanda çok geniş iş birliği imkânı bulunuyor. Üretim ve ticaret altyapısının güçlenmesi, Suriye için ekonomik toparlanma, Türkiye için yatırım ve ihracat anlamına geliyor.” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ OVP’DE REKABET İSTİKRARI BEKLENTİSİ</span></strong></p>

<p>2027-2029 dönemini kapsayacak Yeni Orta Vadeli Program’ın pazar günü açıklanmasının beklendiğini hatırlatan Gültepe, yeni programda fiyat istikrarının yanı sıra rekabet istikrarının da öncelenmesini beklediklerini söyledi. Gültepe, “Yeni OVP’de fiyat istikrarının yanı sıra rekabet istikrarının da önceleneceğini umut ediyoruz. Bu beklentimizi Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında yapılan toplantıda dile getirdim. Rekabet istikrarının ihracatımız açısından öneminin altını çizdim.” dedi.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 17:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/ihracatin-sekiz-aylik-karnesi-aciklandi-artis-yuzde-4-oldu-1788449606.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Enflasyonda Ağustos Verisi Belli Oldu: Fiyatlar Yüzde 1,84 Arttı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/enflasyonda-agustos-verisi-belli-oldu-fiyatlar-yuzde-184-artti-1948</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/enflasyonda-agustos-verisi-belli-oldu-fiyatlar-yuzde-184-artti-1948</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), 2026 yılı ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 1,84 arttı. Yıllık enflasyon yüzde 31,51 olarak gerçekleşirken, konut grubundaki yıllık fiyat artışı yüzde 39,77’ye ulaştı. Aylık bazda en yüksek artış ise yüzde 4,82 ile ulaştırma grubunda kaydedildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), 2026 yılı ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 1,84 arttı. Yıllık enflasyon yüzde 31,51, on iki aylık ortalamalara göre artış ise yüzde 31,79 olarak kayıtlara geçti.&nbsp;TÜFE verilerine göre tüketici fiyatları, 2026 yılı ağustos ayında geçen yılın aralık ayına kıyasla yüzde 22,07 yükseldi. Fiyatlardaki artış, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 31,51 olarak gerçekleşti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KONUTTA YILLIK ARTIŞ YÜZDE 39,77</span></strong></p>

<p>Endekste en yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunda yıllık artış devam etti. Fiyatlar, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 33,79, ulaştırmada yüzde 35,08, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda ise yüzde 39,77 yükseldi.&nbsp;Bu grupların yıllık enflasyona katkısı gıda ve alkolsüz içeceklerde 8,12, ulaştırmada 5,94, konutta ise 5,01 yüzde puan olarak hesaplandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYLIK ARTIŞTA ULAŞTIRMA ÖNE ÇIKTI</span></strong></p>

<p>Ağustos ayında en yüksek aylık artış yüzde 4,82 ile ulaştırma grubunda görüldü. Konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlardaki artış yüzde 2,26 olurken, gıda ve alkolsüz içeceklerde fiyatlar yüzde 0,22 yükseldi.&nbsp;Söz konusu grupların aylık enflasyona katkısı ulaştırmada 0,82, konutta 0,27, gıda ve alkolsüz içeceklerde ise 0,06 yüzde puan oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">134 ALT SINIFTA FİYATLAR YÜKSELDİ</span></strong></p>

<p>Endeks kapsamındaki 174 alt sınıftan 134’ünde fiyat artışı yaşandı. Ağustos ayında 35 alt sınıfın endeksi gerilerken, 5 alt sınıfta herhangi bir değişiklik olmadı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÖZEL KAPSAMLI GÖSTERGEDE YILLIK ARTIŞ YÜZDE 30,68</span></strong></p>

<p>İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içecekler, tütün ve altın hariç tutularak hesaplanan özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B), ağustos ayında yüzde 1,84 arttı.&nbsp;Bu göstergedeki artış geçen yılın aralık ayına göre yüzde 20,97, yıllık bazda yüzde 30,68 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,12 olarak gerçekleşti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/enflasyonda-agustos-verisi-belli-oldu-fiyatlar-yuzde-184-artti-1788425023.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kredi Kartı Kullananlar Dikkat: Eylül Ayı Faiz Oranları Belli Oldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/kredi-karti-kullananlar-dikkat-eylul-ayi-faiz-oranlari-belli-oldu-1943</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/kredi-karti-kullananlar-dikkat-eylul-ayi-faiz-oranlari-belli-oldu-1943</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 1 Eylül 2026 itibarıyla kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranlarını açıkladı. Eylül ayında oranlarda değişiklik yapılmazken, kredi kartı faizleri ağustos ayındaki seviyelerini korudu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), kredi kartı işlemlerinde geçerli olacak azami faiz oranlarını 1 Eylül 2026 itibarıyla yeniden belirledi. Yeni dönemde oranlarda herhangi bir değişiklik yapılmazken, kredi kartı faizleri ağustos ayındaki seviyelerini korudu.</p>

<p>TCMB’nin tablosuna göre kredi kartı faizleri 2026 yılının başından bu yana aynı seviyelerde tutuluyor. Ocak ayından eylüle kadar referans oran ve TL kredi kartlarına uygulanan azami faiz oranlarında değişiklik bulunmuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BORÇ TUTARINA GÖRE FAİZ ORANLARI BELLİ OLDU</span></strong></p>

<p>Kredi kartı alışveriş borçlarında uygulanabilecek aylık azami akdi faiz, dönem borcunun büyüklüğüne göre belirlenmeye devam ediyor.&nbsp;Dönem borcu 30 bin TL’nin altında olan kredi kartlarında aylık azami akdi faiz oranı yüzde 3,25 olarak uygulanacak. Bu gruptaki azami gecikme faizi ise yüzde 3,55 seviyesinde kalacak. Dönem borcu 30 bin TL ile 180 bin TL arasında bulunan kredi kartlarında aylık azami akdi faiz oranı yüzde 3,75 olacak. Bu borç grubunda aylık azami gecikme faizi ise yüzde 4,05 olarak uygulanacak.</p>

<p>Dönem borcu 180 bin TL’nin üzerinde bulunan kredi kartlarında azami aylık akdi faiz yüzde 4,25, azami gecikme faizi ise yüzde 4,55 seviyesinde kaldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KURUMSAL KREDİ KARTLARINDA ORAN DEĞİŞMEDİ</span></strong></p>

<p>TCMB’nin düzenlemesine göre kurumsal kredi kartlarında dönem borcunun büyüklüğüne bakılmaksızın aynı oranlar uygulanıyor.&nbsp;Buna göre kurumsal kredi kartlarında aylık azami akdi faiz yüzde 4,25, azami gecikme faizi ise yüzde 4,55 olarak devam ediyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">NAKİT ÇEKİM VE KMH FAİZLERİ DE AYNI KALDI</span></strong></p>

<p>Kredi kartından gerçekleştirilen nakit çekim ve kullanım işlemlerinde de eylül ayında değişiklik yapılmadı.&nbsp;Bu işlemlerde aylık azami akdi faiz yüzde 4,25, azami gecikme faizi ise yüzde 4,55 olarak uygulanacak. Aynı üst sınırlar kredili mevduat hesapları (KMH) için de geçerli olacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/09/kredi-karti-kullananlar-dikkat-eylul-ayi-faiz-oranlari-belli-oldu-1788267622.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜRK-İŞ Açıkladı: Açlık Sınırı 37 Bin Lirayı, Yoksulluk Sınırı 121 Bin Lirayı Aştı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turk-is-acikladi-aclik-siniri-37-bin-lirayi-yoksulluk-siniri-121-bin-lirayi-asti-1940</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turk-is-acikladi-aclik-siniri-37-bin-lirayi-yoksulluk-siniri-121-bin-lirayi-asti-1940</guid>
                <description><![CDATA[TÜRK-İŞ’in ağustos ayı araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcamasını ifade eden açlık sınırı 37 bin 388 liraya yükseldi. Yoksulluk sınırı 121 bin 786 liraya, bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 48 bin 305 liraya ulaştı. Mutfak enflasyonu yıllık yüzde 37,90 olarak hesaplandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>TÜRK-İŞ’in 2026 Ağustos ayı araştırmasının sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcamasını ifade eden açlık sınırı 37 bin 388 lira oldu.&nbsp;Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması 37 bin 388,30 TL olarak hesaplandı. Geçen yıl ağustos ayında 27 bin 111,17 TL olan açlık sınırında bir yıllık dönemde artış yaşandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YOKSULLUK SINIRI 121 BİN 786 LİRAYA ÇIKTI</span></strong></p>

<p>Dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı ağustosta 121 bin 786 TL olarak hesaplandı.&nbsp;Yoksulluk sınırı, Ağustos 2025’te 88 bin 309,98 TL seviyesindeydi. Böylece bir yıllık dönemde yoksulluk sınırı 33 bin 476 TL’den fazla arttı. Temmuz ayında ise yoksulluk sınırı 120 bin 325,30 TL olarak açıklanmıştı.&nbsp;Yoksulluk sınırı hesaplamasında gıdanın yanı sıra barınma, enerji, eğitim, ulaşım ve sağlık gibi zorunlu ihtiyaçlar da dikkate alınıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BEKÂR ÇALIŞANIN YAŞAMA MALİYETİ 48 BİN LİRAYI AŞTI</span></strong></p>

<p>Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ağustosta 48 bin 305,38 TL’ye yükseldi. Böylece tek bir çalışanın temel giderleri için gerekli aylık tutar 48 bin lirayı aşmış oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MUTFAK ENFLASYONU YILLIK YÜZDE 37,90</span></strong></p>

<p>Dört kişilik bir ailenin gıda harcaması ağustos ayında yüzde 1,21 arttı.&nbsp;12 aylık mutfak enflasyonu yüzde 37,90 olarak hesaplanırken, yıllık ortalama artış yüzde 40,33 oldu. Sekiz aylık yükseliş ise yüzde 24,03 seviyesine ulaştı. TÜRK-İŞ Açlık Sınırı Endeksi de ağustosta 1404,24 seviyesine çıktı. Endeks temmuz ayında 1387,40, Ağustos 2025’te ise 1018,25 seviyesindeydi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PATATES VE SOĞAN FİYATLARI YÜKSEK KALDI</span></strong></p>

<p>Araştırmaya göre ağustos ayında mevsimsel sebze ve meyve ucuzlaması gerçekleşmedi.&nbsp;Özellikle patates ve soğan fiyatları yüksek seviyelerini korudu. Sebzelerin ortalama kilogram fiyatı 113,23 TL, meyvelerin ortalama kilogram fiyatı ise 150,77 TL oldu. Meyve ve sebzenin ortalama kilogram fiyatı 119,41 TL olarak hesaplandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ET VE YUMURTA FİYATLARI ARTTI</span></strong></p>

<p>Dana kıyma, kuşbaşı ve tavuk fiyatlarında ağustos ayında artış görüldü. Kuzu eti fiyatlarında ise sınırlı bir gerileme yaşandı.&nbsp;Yumurta fiyatlarında da artış kaydedildi. Araştırmada bu değişimin okulların açılış dönemine yaklaşılmasıyla birlikte gerçekleştiği belirtildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYÇİÇEK YAĞI VE ÇAYDA ARTIŞ</span></strong></p>

<p>Ekmek fiyatı ağustos ayında değişmedi. Pirinç, un, makarna ve irmikte de belirgin bir fiyat hareketi görülmedi. Bulgur fiyatında sınırlı artış yaşanırken, yağ ürünlerinde genel olarak yükseliş kaydedildi.&nbsp;En yüksek artış ayçiçek yağında görüldü. Margarin, tereyağı ve zeytinyağı fiyatlarında da yükseliş yaşandı. Yeşil zeytin ve çay fiyatlarındaki artış ise ağustos ayında devam etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRK-İŞ’TEN YOKSULLUK SINIRI AÇIKLAMASI</span></strong></p>

<p>TÜRK-İŞ, yoksulluk sınırının bir ücret göstergesi olmadığını belirtti.&nbsp;Araştırmada açıklanan yoksulluk sınırının, dört kişilik bir hanenin gerekli toplam gelirini ifade ettiği belirtildi. Hesaplamaya gıda harcamalarının yanı sıra diğer zorunlu harcamalar da dahil ediliyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/turk-is-acikladi-aclik-siniri-37-bin-lirayi-yoksulluk-siniri-121-bin-lirayi-asti-1788172110.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İkinci Çeyrekte Ekonominin Tablosu Belli Oldu: Büyüme Yüzde 2,3</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ikinci-ceyrekte-ekonominin-tablosu-belli-oldu-buyume-yuzde-23-1939</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ikinci-ceyrekte-ekonominin-tablosu-belli-oldu-buyume-yuzde-23-1939</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye ekonomisi 2026 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3 büyüdü. Böylece kesintisiz büyüme serisi 24 çeyreğe ulaştı. Ekonomik faaliyetler içinde en yüksek büyüme yüzde 13,3 ile tarım, ormancılık ve balıkçılık sektöründe gerçekleşirken, inşaat sektörü yüzde 1,9 daraldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye ekonomisi, 2026 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3 büyüdü. Böylece ekonomide kesintisiz büyüme serisi 24 çeyreğe ulaştı.&nbsp;Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı nisan-haziran dönemine ilişkin gayrisafi yurt içi hasıla verilerini açıkladı. Buna göre GSYH, zincirlenmiş hacim endeksiyle geçen yılın aynı çeyreğine kıyasla yüzde 2,3 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH ise bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 yükseldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EKONOMİNİN BÜYÜKLÜĞÜ 19,9 TRİLYON LİRAYA ULAŞTI</span></strong></p>

<p>Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36 artarak 19 trilyon 869 milyar 747 milyon liraya çıktı.&nbsp;Ekonominin ikinci çeyrekteki büyüklüğü dolar bazında 438 milyar 347 milyon dolar olarak hesaplandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÜYÜMENİN LİDERİ TARIM OLDU</span></strong></p>

<p>Ekonomik faaliyetler içerisinde en güçlü büyüme yüzde 13,3 ile tarım, ormancılık ve balıkçılık sektöründe gerçekleşti. Bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 8,6, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 4 büyüdü.&nbsp;Diğer hizmet faaliyetlerinde yüzde 3,2, sanayide yüzde 2,4, finans ve sigorta faaliyetleri ile gayrimenkul sektöründe yüzde 2,1 artış kaydedildi. Mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 2; ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri ise yüzde 0,5 büyüdü.&nbsp;İnşaat sektöründe ise yüzde 1,9 daralma yaşandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HANE HALKI TÜKETİMİ ARTTI</span></strong></p>

<p>Yerleşik hane halklarının tüketim harcamaları, ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 3,5 yükseldi. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 1,8 azalırken gayrisafi sabit sermaye oluşumu yüzde 0,6 arttı.&nbsp;Aynı dönemde mal ve hizmet ihracatı yüzde 3,4, ithalat ise yüzde 6,4 geriledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞ GÜCÜ ÖDEMELERİ YÜZDE 36,7 ARTTI</span></strong></p>

<p>İş gücü ödemeleri, yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36,7 arttı. Net işletme artığı ve karma gelirdeki artış yüzde 38,7 olarak gerçekleşti.&nbsp;İş gücü ödemelerinin cari fiyatlarla gayrisafi katma değer içerisindeki payı yüzde 38,3’ten yüzde 38,1’e geriledi. Net işletme artığı ve karma gelirin payı ise yüzde 41,3’ten yüzde 41,6’ya yükseldi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/ikinci-ceyrekte-ekonominin-tablosu-belli-oldu-buyume-yuzde-23-1788166967.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ev Sahibi ve Kiracılar Dikkat: Kira Sözleşmelerinde E-Devlet Dönemi Başlıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ev-sahibi-ve-kiracilar-dikkat-kira-sozlesmelerinde-e-devlet-donemi-basliyor-1938</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ev-sahibi-ve-kiracilar-dikkat-kira-sozlesmelerinde-e-devlet-donemi-basliyor-1938</guid>
                <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı, kira sözleşmelerinin tamamının e-Devlet Kapısı üzerinden hazırlanmasını zorunlu hale getirmeye yönelik çalışma yürütüyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, vatandaşları kira sözleşmelerini e-Devlet üzerinden hazırlamaya davet ederken, uygulamanın bugüne kadar 81 ilin tamamında kullanıldığı ve 72 bin 581 kira sözleşmesinin onaylandığı bildirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından kira sözleşmelerinin e-Devlet Kapısı üzerinden hazırlanmasını zorunlu hale getirmeye yönelik çalışma yürütülüyor.&nbsp;Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de vatandaşları kira sözleşmelerini e-Devlet Kapısı üzerinden hazırlamaya davet etti. Şimşek, uygulama sayesinde sözleşme işlemlerinin mekândan bağımsız şekilde, zaman ve belge maliyeti olmadan daha hızlı, kolay ve güvenilir biçimde gerçekleştirilebileceğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İLK FAZ 4 KASIM 2024’TE BAŞLADI</span></strong></p>

<p>Bakanlık tarafından kira sözleşmelerinin e-Devlet üzerinden güvenilir şekilde hazırlanmasına yönelik hizmetin ilk fazı 4 Kasım 2024 tarihinde vatandaşların kullanımına sunuldu.&nbsp;Bu kapsamda taşınmaz sahibi gerçek kişi tarafından e-Devlet Kapısı'ndaki “kira sözleşmesi işlemleri” bölümü üzerinden hazırlanan sözleşmenin, kiracı ve varsa kefil tarafından yine e-Devlet üzerinden onaylanması sağlandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EMLAK DANIŞMANLARI DA SİSTEME DAHİL EDİLDİ</span></strong></p>

<p>Uygulamanın ikinci fazına 9 Mayıs 2025 tarihinde geçildi. Bu aşamayla birlikte emlak danışmanları ve yetkilendirilen kişilere de sözleşme hazırlama ve sözleşmeyi tarafların onayına sunma imkânı tanındı.&nbsp;Sözleşmenin tarafları arasında taşınmaz sahibi veya hissedar, kiracı ve varsa kefil bulunuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SÖZLEŞMELERDE HATA DÜZELTME İMKÂNI</span></strong></p>

<p>Hizmetin fonksiyonları kullanıcıların talepleri doğrultusunda geliştirilmeye devam ediyor. Bu kapsamda “hata düzeltme” ve “güncelleme” fonksiyonları da kullanıma sunuldu.&nbsp;Hazırlanan sözleşmelerde onay verilmesinin ardından 15 gün içinde yazım, rakam veya bilgi girişlerindeki maddi yanlışlıklar giderilebiliyor. “Güncelle” fonksiyonu ile sözleşmenin taraflarının iletişim bilgileri, kira tutarı ve ödemeye ilişkin bilgiler güncel tutulabiliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">72 BİN 581 KİRA SÖZLEŞMESİ ONAYLANDI</span></strong></p>

<p>Uygulama kapsamında kira sözleşmeleri için zaman damgalı “barkodlu belge” oluşturulabiliyor ve e-Devlet Kapısı üzerinden doğrulama işlemi yapılabiliyor.&nbsp;Bugüne kadar 72 bin 581 kira sözleşmesinin onaylandığı belirtilirken, uygulamanın 81 ilin tamamında kullanıldığı bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KİRA SÖZLEŞMELERİNİN KURUMLARA İLETİLMESİNE GEREK KALMIYOR</span></strong></p>

<p>Hizmetle birlikte vatandaşlar ve emlak işletmeleri bakımından olası mağduriyetlerin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Uygulamayla vatandaşların doğrulanmış ve şeffaf bilgilere erişebilmesi hedeflenirken, yetki belgesiz kira işlemlerine aracılık edilmesinin önüne geçilmesi ve kiralamaya konu taşınmazın sahipliğinin kontrol edilebilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Vatandaşlar, kira sözleşmelerini kurumlara iletme yükünden de kurtulurken, entegre hizmetlerle bürokrasinin azaltılması hedefleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“VATANDAŞLARIMIZI KİRA SÖZLEŞMESİ İŞLEMLERİNİ E-DEVLET KAPISI ÜZERİNDEN YAPMAYA DAVET EDİYORUZ”</span></strong></p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, e-Devlet Kapısı üzerinden vatandaşların kullanımına açılan “kira sözleşmesi işlemleri” uygulamasının ilgi gördüğünü belirtti.&nbsp;Şimşek, sistemi vatandaş odaklı hizmet anlayışı kapsamında devreye aldıklarını ifade etti.</p>

<p>Şimşek, şöyle konuştu: “Vatandaşlarımızı kira sözleşmesi işlemlerini e-Devlet Kapısı üzerinden yapmaya davet ediyoruz. Böylece, mekandan bağımsız, zaman ve belge maliyeti olmadan hızlı, kolay ve güvenilir şekilde sözleşme işlemleri yapılabilir.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ZORUNLULUK İÇİN ÇALIŞMA YÜRÜTÜLÜYOR</span></strong></p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bütün kira sözleşmelerinin e-Devlet üzerinden yapılmasını zorunlu hale getirecek bir çalışma da yürütülüyor.&nbsp;Uygulamanın vatandaşlar tarafından etkin şekilde kullanılması amacıyla sistem ekranlarının kullanıcı dostu olarak tasarlandığı, ayrıca “kira sözleşmesi işlemleri” giriş ekranında kullanım videosu ve kullanım kılavuzuna yer verildiği bildirildi.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 16:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/ev-sahibi-ve-kiracilar-dikkat-kira-sozlesmelerinde-e-devlet-donemi-basliyor-1788095662.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İstihdam Desteğinde Yeni Dönem Başladı: Süre 2028’e Uzatıldı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/istihdam-desteginde-yeni-donem-basladi-sure-2028e-uzatildi-1937</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/istihdam-desteginde-yeni-donem-basladi-sure-2028e-uzatildi-1937</guid>
                <description><![CDATA[İstihdamı Koruma Destek Programı’nın uygulama usul ve esaslarında önemli değişiklikler yapıldı. Destek süresi 2028 yıl sonuna kadar uzatılırken kredi desteğinin kapsamı genişletildi, azami destek puanı 15’e çıkarıldı ve başvuru süresine yeni bir esneklik getirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstihdamı Koruma Destek Programı’nın uygulama usul ve esaslarında değişikliğe gidildi. 28 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelikle destek mekanizmasının kapsamı, süresi, kredi limitleri ve başvuru şartlarında yeni düzenlemeler yapıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DESTEK SÜRESİ 2028’E UZATILDI</span></strong></p>

<p>Daha önce 2026 yılıyla sınırlı olan destek tarihleri, yapılan düzenlemeyle 2028 yıl sonuna kadar uzatıldı.</p>

<p>Önceki uygulamada istihdamın korunması gereken referans dönem 2025 Kasım-Aralık olarak belirlenmişti. Yeni düzenlemeyle referans dönem ile istihdamı koruma dönemi, altı aydan kısa olmamak şartıyla Bakanlık tarafından belirlenecek.</p>

<p>Referans döneminde ortalama prim gün sayısı sıfır olan veya sigortalı çalıştırmadığı hâlde beyanname vermeyen işyerleri ise program kapsamı dışında tutulacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BELİRLİ SEKTÖRLERDE 3 BİN 500 LİRALIK DESTEK SÜRECEK</span></strong></p>

<p>Tekstil ürünlerinin imalatı, giyim eşyalarının imalatı, deri ve ilgili ürünlerin imalatı, mobilya imalatı ile kot ve benzeri baskı düğmeleri ve fermuar imalatı alanlarında faaliyet gösteren işletmelere sağlanan destek tutarında değişiklik yapılmadı.</p>

<p>Bu işletmelere her 30 prim günü için aylık 3 bin 500 TL destek uygulanmaya devam edecek.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle söz konusu NACE kodlarında faaliyet gösteren işletmeler için SGK işyeri sicil numarasındaki işkolu koduna göre kayıtlı işyerleri esas alınacak. Destek tutarının hesaplanmasında ise kıstelyevm, yani gün bazlı orantısal hesaplama yöntemi uygulanacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KREDİ DESTEĞİNİN KAPSAMI GENİŞLETİLDİ</span></strong></p>

<p>Önceki düzenlemede kredi desteğinden yararlanmak için KOBİ statüsünde bulunma ve belirlenen sektörlerin dışında faaliyet gösterme şartları aranıyordu.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle hem KOBİ olma hem de belirtilen sektörlerin dışında kalma şartları kaldırıldı.</p>

<p>Böylece kredi desteğinin kapsamı genişletilmiş oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KREDİ LİMİTİ İKİ KATA KADAR ÇIKABİLECEK</span></strong></p>

<p>Kredi üst limitinin hesaplama yöntemi de değiştirildi.</p>

<p>Yeni sisteme göre üst limit, referans dönemindeki prime esas kazanç aylık ortalamasının, koruma dönemindeki ay sayısının altıda biriyle çarpılması üzerinden hesaplanacak.</p>

<p>Bakanlığın belirleyeceği teknik kriterleri sağlayan işletmeler için kredi limiti bir kat artırımlı uygulanabilecek. Böylece söz konusu işletmeler açısından kredi limiti iki kata kadar çıkabilecek.</p>

<p>Kredilerde uygulanabilecek azami destek puanı da 10’dan 15’e yükseltildi. Bu sınır içerisindeki destek puanı Bakanlık tarafından belirlenecek.</p>

<p>Bakanlık ayrıca işletmeleri sektör veya işletme ölçeğine göre gruplandırabilecek; kredi kullanımlarını toplam tutar, takvim, banka ve kredi türü bakımından sınırlandırabilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TAŞINAN İMALAT YATIRIMLARINA YENİ İMKÂN</span></strong></p>

<p>Birinci bölgeden dördüncü, beşinci veya altıncı bölgelere taşınan ve ilgili mevzuat şartlarını sağlayan imalat sanayi yatırımları için düzenlenen nakil yatırım teşvik belgesine sahip işletmelere de yeni bir imkân getirildi.</p>

<p>Bu işletmeler, ilave istihdam sayısının brüt asgari ücretin altı katıyla çarpımı kadar kredi kullanabilecek.</p>

<p>Ayrıca bu yatırımlar için 1 Haziran 2028 tarihine kadar tamamlama vizesi yapılabilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SON BAŞVURU TARİHİ İÇİN ESNEKLİK</span></strong></p>

<p>Daha önce 31 Mart 2027 olarak belirlenen programa son başvuru tarihi de değiştirildi.</p>

<p>Yeni düzenlemeye göre başvuru süresi, programın bitiş tarihi olan 31 Aralık 2028’den itibaren azami altı aya kadar uzatılabilecek.</p>

<p>Yönetmelik değişikliğiyle birlikte istihdam desteğinin süresi uzatılırken kredi desteğinin kapsamı ve limitleri genişletildi, destek puanında artışa gidildi ve başvuru sürecine ilişkin yeni düzenlemeler getirildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 17:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/istihdam-desteginde-yeni-donem-basladi-sure-2028e-uzatildi-1787925948.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İstihdamı Koruyan İmalatçı Sanayicilere Aylık Destek ve Kredi İmkânı Başladı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/istihdami-koruyan-imalatci-sanayicilere-aylik-destek-ve-kredi-imkani-basladi-1936</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/istihdami-koruyan-imalatci-sanayicilere-aylik-destek-ve-kredi-imkani-basladi-1936</guid>
                <description><![CDATA[İşletmeleri ve çalışanları yakından ilgilendiren İstihdamı Koruma Destek Programı’nda yeni dönem başladı. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenlemeye göre, imalat sanayisinde belirlenen sektörlerde istihdamını koruyan işletmelere aylık 3.500 TL’ye kadar doğrudan destek ve 36 aya kadar vadeli kredi imkânı sağlanacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İşletmeleri ve çalışanları yakından ilgilendiren İstihdamı Koruma Destek Programı’nda yeni dönem başladı. Programın uygulama esaslarında yapılan değişiklikler Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile KOSGEB tarafından yürütülen program kapsamında, istihdam seviyesini belirlenen kriterlere göre koruyan imalat sanayi işletmelerine yönelik desteklerin kapsamı ve ödeme sistemi yeniden düzenlendi. Yeni düzenlemeyle belirli sektörlerde faaliyet gösteren ve istihdamını koruyan işletmelere aylık 3.500 TL’ye kadar doğrudan destek sağlanabilecek. Bunun yanı sıra işletmeler için 36 aya kadar vadeli kredi desteğinin de önü açıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTİHDAMINI KORUYAN İŞLETMELERE DESTEK</span></strong></p>

<p>Programdan yararlanmak isteyen işletmelerin, Bakanlık tarafından belirlenecek referans dönemindeki ortalama aylık prim gün sayısını, en az 6 ay olarak belirlenecek koruma döneminde aylık bazda koruması gerekecek. Ödeme talep edilen aydaki prim gün sayısının referans dönemi ortalamasına eşit veya daha yüksek olması halinde işletmenin o ay istihdamını koruduğu kabul edilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEKSTİL, GİYİM, DERİ VE MOBİLYAYA AYLIK 3.500 TL</span></strong></p>

<p>Düzenlemeyle bazı imalat sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren işletmelere doğrudan destek verilmesi kararlaştırıldı. Destek kapsamına giren sektörler; tekstil ürünleri imalatı, giyim eşyaları imalatı, deri ve ilgili ürünlerin imalatı ile mobilya imalatı olarak belirlendi. Belirli düğme, çıtçıt, fermuar ve benzeri ürünlerin imalatını yapan işletmeler de destekten yararlanabilecek. İstihdamını koruyan işletmelere, koruma dönemi boyunca 30 prim günü karşılığında aylık 3.500 TL’ye kadar ödeme yapılabilecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞLETMELERE 36 AYA KADAR KREDİ DESTEĞİ</span></strong></p>

<p>Yeni düzenlemenin dikkat çeken başlıklarından biri de işletmelere kredi desteği sağlanması oldu. İstihdamını koruyan işletmeler, istihdam maliyetleri dikkate alınarak belirlenecek limitler çerçevesinde kredi kullanabilecek. Destek, başvuru tarihinden sonra kullanılan krediler için uygulanacak. Kredilerde azami 6 ay anapara ödemesiz dönem ve 36 aya kadar vade imkanı bulunacak. Sağlanacak destek miktarı ise en fazla 15 destek puanına karşılık gelen tutarla sınırlı olacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAZI İŞLETMELERİN KREDİ LİMİTİ ARTIRILABİLECEK</span></strong></p>

<p>Kredi tutarı, işletmenin referans döneminde destek kapsamındaki iş yerleri için bildirilen prime esas toplam kazanç tutarının aylık ortalaması üzerinden hesaplanacak. Bakanlık tarafından belirlenen teknik kriterleri karşılayan işletmeler için hesaplanan kredi tutarı bir kat artırılabilecek. Teşvik belgesi bulunan işletmelerde ise hesaplama farklı şekilde yapılacak. Bu işletmeler için ilave istihdam sayısı ile başvuru yılının ocak ayında geçerli olan brüt asgari ücretin 6 katı dikkate alınacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAŞVURULAR ÇEVRİM İÇİ YAPILACAK</span></strong></p>

<p>Destek programına başvurular, oluşturulacak çevrim içi başvuru portalı üzerinden gerçekleştirilecek. Başvuru sırasında talep edilecek bilgi ve belgeler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile KOSGEB tarafından belirlenecek. Referans döneminde bildirilen ortalama prim gün sayısı sıfır olan iş yerleri programdan yararlanamayacak. Sigortalı çalıştırılmadığı için ilgili dönemlerde beyanname vermeyen işletmeler de destek kapsamı dışında tutulacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DESTEKLER VERGİ VE SGK BORÇLARINA MAHSUP EDİLEBİLECEK</span></strong></p>

<p>Destek ödemeleri, KOSGEB kayıtları ve sistem verileri üzerinden gerekli şartları karşıladığı belirlenen işletmelere yapılacak. KOSGEB tarafından gerçekleştirilecek ödemeler, SGK’nın ilgili banka hesabına veya işletmenin GO Dijital Cüzdan hesabına aktarılabilecek. Ödemelerin işletmelerin vergi dairesi ve SGK prim borçlarına mahsup edilmesine de imkan sağlanacak. Ancak aynı destek unsuru için hem KOSGEB hem de Bakanlık desteğinden aynı anda yararlanılamayacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAŞVURU SÜRESİ 6 AYI AŞAMAYACAK</span></strong></p>

<p>Programa ilişkin başvurular için son tarih Bakanlık veya KOSGEB tarafından belirlenecek. Belirlenecek başvuru süresi, programın yürütme tarihinden itibaren 6 ayı geçemeyecek.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/istihdami-koruyan-imalatci-sanayicilere-aylik-destek-ve-kredi-imkani-basladi-1787919504.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ömer Bolat’tan Halep Vurgusu: “Yeni Yatırımlara Ve Ortak Üretim Tesislerine”</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/omer-bolattan-halep-vurgusu-yeni-yatirimlara-ve-ortak-uretim-tesislerine-1934</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/omer-bolattan-halep-vurgusu-yeni-yatirimlara-ve-ortak-uretim-tesislerine-1934</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 63. Şam Uluslararası Fuarı kapsamında gerçekleştirdiği Suriye temasları çerçevesinde Halep’teki Şeyh Naccar Organize Sanayi Bölgesi’ni ziyaret etti. Türk ve Suriyeli iş insanlarıyla yuvarlak masa toplantısında bir araya gelen Bolat, Halep’in yeniden imarı, sanayi altyapısının güçlendirilmesi, yeni yatırımlar ve ortaklık fırsatları başta olmak üzere iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesini değerlendirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 63. Şam Uluslararası Fuarı kapsamında gerçekleştirilen Suriye temasları çerçevesinde Halep’te temaslarda bulundu.</p>

<p>Halep’teki Şeyh Naccar Organize Sanayi Bölgesi’ni ziyaret eden Bolat, ziyaretin ardından Türk ve Suriyeli iş insanlarıyla bir araya geldi.</p>

<p>Gerçekleştirilen yuvarlak masa toplantısında Türkiye ile Suriye arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesinden Halep’in yeniden imarına, sanayi altyapısının ayağa kaldırılmasından yeni yatırım ve ortaklık fırsatlarına kadar birçok konu ele alındı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HALEP’İN YENİDEN İMARI GÜNDEMDE</span></strong></p>

<p>Halep’in tarihi, üretim gücü ve ticaret kültürüyle Suriye ve bölge açısından önemli bir şehir olduğuna dikkat çekildi.</p>

<p>Bakan Bolat, Halep’in yeniden ayağa kalkmasının, fabrikaların yeniden üretime geçmesinin, çarşıların canlanmasının ve ticaret hayatının güçlenmesinin Suriye’nin ekonomik toparlanması ve bölgesel istikrar açısından önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Bolat, Türkiye’nin sahip olduğu üretim kapasitesi, tecrübesi ve güçlü iş dünyasıyla Suriye’nin yeniden yapılanma sürecine katkı sunmaya devam edeceğini ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ YATIRIM VE ORTAKLIK FIRSATLARI ELE ALINDI</span></strong></p>

<p>Türk ve Suriyeli iş insanlarının katıldığı toplantıda iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi için atılabilecek adımlar değerlendirildi.</p>

<p>Toplantıda yeni yatırım ve ortaklık fırsatlarının yanı sıra Halep’in sanayi altyapısının yeniden güçlendirilmesi ve üretim kapasitesinin artırılması konuları da gündeme geldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“YENİ YATIRIMLARA VE ORTAK ÜRETİM TESİSLERİNE DÖNÜŞECEK”</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, temasların gelecekte daha güçlü ekonomik ilişkilerin temelini oluşturacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“İnanıyorum ki bugün kurduğumuz her temas, gerçekleştirdiğimiz her görüşme ve attığımız her adım; yarın Halep’te daha güçlü ticari bağlara, yeni yatırımlara, ortak üretim tesislerine ve kalıcı ekonomik ortaklıklara dönüşecektir.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">“TÜRKİYE OLARAK SURİYELİ KARDEŞLERİMİZİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin Suriye ile iş birliği ve ortak kalkınma vizyonu doğrultusunda hareket edeceğini belirten Bolat, Türkiye’nin üretim kapasitesi ve iş dünyasıyla sürece katkı sunacağını ifade etti.</p>

<p>Bolat, “Türkiye olarak, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu güçlü iş birliği ve ortak kalkınma vizyonu doğrultusunda; sahip olduğumuz üretim kapasitesi, tecrübemiz ve güçlü iş dünyamızla Suriyeli kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HEDEF HALEP’İ YENİDEN ÜRETİM VE TİCARET MERKEZİ YAPMAK</span></strong></p>

<p>Bolat, Türkiye ve Suriye iş dünyasının birlikte hareket etmesiyle Halep’in yeniden güçlü bir üretim ve ticaret merkezi hâline gelmesi için çalışmaların sürdürüleceğini belirtti.</p>

<p>Bolat, “Türkiye ve Suriye iş dünyasının el ele vermesiyle, Halep’in yeniden üretimin, ticaretin ve refahın güçlü merkezlerinden biri haline gelmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/omer-bolattan-halep-vurgusu-yeni-yatirimlara-ve-ortak-uretim-tesislerine-1787915055.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Esnaf Kredilerinde Yeni Dönem Başladı: Borcu Olan Da Kredi Kullanabilecek</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/esnaf-kredilerinde-yeni-donem-basladi-borcu-olan-da-kredi-kullanabilecek-1933</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/esnaf-kredilerinde-yeni-donem-basladi-borcu-olan-da-kredi-kullanabilecek-1933</guid>
                <description><![CDATA[Esnaf ve sanatkârların Halkbank üzerinden kullandığı Hazine faiz destekli kredilerde yeni düzenleme yürürlüğe girdi. Vergi veya SGK borcu bulunan esnaf için kredi imkânı korunurken, belirli şartlarda borcun kredi tutarının bir bölümünden tahsil edilmesinin önü açıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Esnaf ve sanatkârlara yönelik Hazine faiz destekli yatırım ve işletme kredilerinde önemli değişiklikler yapıldı. Cumhurbaşkanı Kararı, bugün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenlemeyle birlikte Türkiye Halk Bankası tarafından kullandırılan kredilerdeki borç şartları ve faiz indirim oranları yeniden belirlendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">VERGİ VE SGK BORCU OLAN ESNAFA KREDİ KAPISI AÇILDI</span></strong></p>

<p>Yeni düzenlemeye göre esnaf ve sanatkârların kredi kullandırımından en fazla 15 gün önce alınmış belgeyle, vergi dairelerine vadesi geçmiş borcu ve sosyal güvenlik prim borcu bulunmadığını ya da mevcut borcun yeniden yapılandırılmış veya taksitlendirilmiş olduğunu belgelemesi gerekiyor. Ancak bu şartı karşılayamayan esnaf için de kredi kullanma imkânı getirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BORCUN BİR KISMI KREDİDEN TAHSİL EDİLEBİLECEK</span></strong></p>

<p>Borçsuzluk şartını sağlayamayan esnafa kolaylık getiren karara göre banka, söz konusu borcun Hazine faiz destekli kredinin azami yüzde 25’ine denk gelen kısmını, öncelikli olarak ilgili tahsil dairelerine yatırabilecek. Bu kapsamda bir yıl içinde tahsil edilecek toplam tutarın 300 bin lirayı aşamayacağı bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FAİZ İNDİRİM ORANLARI YENİDEN BELİRLENDİ</span></strong></p>

<p>Kararla birlikte Hazine faiz desteği kapsamındaki bazı faiz indirim oranları düşürüldü. Buna göre; yüzde 50 faiz indirim oranı yüzde 40 olarak, yüzde 100 faiz indirim oranı yüzde 80 olarak, yüzde 60 faiz indirim oranı ise yüzde 48 olarak uygulanacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">UYGULAMANIN SÜRESİ BİR YIL UZATILDI</span></strong></p>

<p>Kararda ayrıca uygulamanın geçerlilik süresine ilişkin düzenlemeye yer verildi. Düzenlemede yer alan 31/12/2026 ibaresi 31/12/2027 olarak değiştirildi. Böylece Hazine faiz destekli esnaf kredisi uygulamasının süresi bir yıl daha uzatılmış oldu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/esnaf-kredilerinde-yeni-donem-basladi-borcu-olan-da-kredi-kullanabilecek-1787826563.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Şeffaf Olmayan Ortak Alan Giderleri ve Fahiş Kira Talepleri Perakende Sektörünü Zorluyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/seffaf-olmayan-ortak-alan-giderleri-ve-fahis-kira-talepleri-perakende-sektorunu-zorluyor-1930</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/seffaf-olmayan-ortak-alan-giderleri-ve-fahis-kira-talepleri-perakende-sektorunu-zorluyor-1930</guid>
                <description><![CDATA[Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Temmuz ayı anket sonuçlarına göre markaların yüzde 77'si şeffaf olmayan ortak alan giderleri nedeniyle AVM yönetimleriyle ihtilaf yaşıyor. BMD Başkanı Sinan Öncel, mevzuat değişikliğine rağmen detaylı fatura paylaşılmadığını belirterek yüksek maliyetlerin perakendeciler için büyük risk oluşturduğunu ifade etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Markalar için yıllardır devam eden ve artık kronik bir sorun haline gelen fahiş kira artış taleplerinin yanı sıra üç yıl önce yapılan mevzuat değişikliğine rağmen, AVM’lerde şeffaf olmayan ortak alan giderleriyle ilgili taraflar arasındaki ihtilaf da devam ediyor. Markaların yüzde 77’sinin ortak alan giderleri konusunda AVM’lerle ihtilaflı olduğu ortaya çıktı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TEMMUZ AYI ANKET SONUÇLARI AÇIKLANDI</span></strong></p>

<p>Çatısı altındaki 516 marka ile gıda dışı perakende sektörünün en önemli temsilcisi olan Birleşmiş Markalar Derneği (BMD), üyeleri arasında gerçekleştirdiği Temmuz ayı anketinin sonuçlarını açıkladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SATIŞLARDA SEKTÖREL MAZANİT VE TEMPO DEĞİŞİMİ</span></strong></p>

<p>Anketi değerlendiren BMD Başkanı Sinan Öncel, mayıs ve haziran aylarında canlı geçen hazır giyim ve ayakkabı satışlarının temmuzda hız kestiğini bildirdi. Sinan Öncel değerlendirmesinde, "Temmuzda kozmetik markalarımızın yüzde 86’sının adet satışları artarken, hazır giyim markalarımızın yüzde 54’ünün, ayakkabı markalarımızın ise yüzde 58’inin adet satışları düştü." diye konuştu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İNDİRİMSİZ SATIŞ İMKÂNI NEREDEYSE KALMADI</span></strong></p>

<p>Sinan Öncel, hazır giyim başta olmak üzere gıda dışı perakendede indirim yapılmadan satış imkânı neredeyse kalmadığının altını çizdi. Özellikle hazır giyim ve ayakkabıda daha yüksek indirim ve daha düşük marj ile ciro artırabildiğini belirten Öncel, açıklamalarını şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Ciro artışı çoğu zaman enflasyonun altında kalıyor. Bugün tüketici uygun fiyatlı ürüne ulaşmakla birlikte, firmalar için orta ve uzun vadede büyük risk var. Çünkü maliyetler artarken kârlılık düşmeye devam ediyor. Uzun süredir yaşadığımız sorunun temelinde yüksek maliyet artışları yatıyor. Kira ve AVM’lerdeki şeffaf olmayan ortak alan giderleri en önemli maliyet kalemlerimizi oluşturuyor. 10 uzama yılını dolduran kontratlarda 2-3 kat kira artışı talebiyle karşılaşılırken üç yıl önce yapılan mevzuat değişikliğine rağmen ortak alan giderlerinde bir türlü şeffaflık sağlanamadı. Birçok AVM yönetimi detaylı hesap ve fatura paylaşmadığı için harcamaları net olarak göremiyoruz. Türkiye’deki AVM’lerde yaklaşık 14 milyon metrekare kiralanabilir alan bulunuyor. Her metrekare için ortalama 50 TL fazla ödeme yapılsa aylık 700 milyon, yıllık 8,4 milyar TL’lik bir maliyet ortaya çıkıyor. Temmuz anketimizde üyelerimize ortak alan giderleri konusunda AVM yönetimiyle ihtilaflarının olup olmadığını sorduk. Yanıt veren üyelerimizin yüzde 77’si, yani her dört markadan en az üçü, AVM yönetimiyle ihtilaflı olduğunu beyan ediyor. Üyelerimizin sadece yüzde 23’ünün AVM’lerle sorunu bulunmuyor. İhtilaf oranının yüksek olmasına rağmen sorunu yargıya taşıyan üyelerimizin oranının ise yüzde 6 düzeyinde kalması dikkat çekiyor."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YARGIYA TAŞINMA ORANININ DÜŞÜK KALMA NEDENİ</span></strong></p>

<p>Sinan Öncel, ortak alan giderleri ile ilgili ihtilafın yargıya taşınma oranının düşük kalmasında, markaların 10 uzama yılı sonrası AVM yönetimiyle kira artışlarıyla ilgili sorun yaşamak istememesinin etkili olduğunu sözlerine ekledi.</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/seffaf-olmayan-ortak-alan-giderleri-ve-fahis-kira-talepleri-perakende-sektorunu-zorluyor-1787741552.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Altın Üç Ayın Zirvesi Sonrası Dengelendi! Altın Yatırımcıları ABD Enflasyon Verisine Odaklandı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/altin-uc-ayin-zirvesi-sonrasi-dengelendi-altin-yatirimcilari-abd-enflasyon-verisine-odaklandi-1929</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/altin-uc-ayin-zirvesi-sonrasi-dengelendi-altin-yatirimcilari-abd-enflasyon-verisine-odaklandi-1929</guid>
                <description><![CDATA[Önceki seansta üç ayın en yüksek seviyesine ulaşan altın fiyatları, çarşamba günü yatay bir seyir izledi. Piyasalarda gözler ABD'den gelecek PCE enflasyon verisi ile Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole toplantısında yapacağı açıklamalara çevrildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Altın fiyatları, önceki seansta üç ayın en yüksek seviyesini görmesinin ardından çarşamba günü yatay bir seyir izledi. Piyasaların odağında ABD'nin açıklayacağı Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) enflasyon verisi ile Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole'da vereceği mesajlar bulunuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ALTINDA YÜKSELİŞ SONRASI SAKİN GÖRÜNÜM</span></strong></p>

<p>Spot altının ons fiyatı fazla değişmeyerek 4.652,39 dolar seviyesinde kaldı. Altın, ABD Hazinesi'nin uzun vadeli tahvillere yönelik geri alım programını artıracağını açıklamasının ardından başlayan yükselişini salı günü de sürdürerek mayıs ortasından bu yana en yüksek seviyesine ulaşmıştı. ABD altın vadeli işlemleri ise yüzde 0,3 yükselerek 4.709,20 dolara çıktı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÖZLER FED'İN ENFLASYON GÖSTERGESİNDE</span></strong></p>

<p>Yatırımcıların bugün odaklandığı başlıca veri, Fed'in para politikası kararlarında yakından izlediği temmuz ayı Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) fiyat endeksi olacak. Piyasalar ayrıca Fed Başkanı Kevin Warsh'ın cuma günü Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu'nda yapacağı konuşmaya çevrildi. Warsh'ın faiz politikasına ilişkin vereceği mesajların, eylül toplantısına yönelik beklentiler üzerinde etkili olması bekleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÜŞÜK ENFLASYON ALTINI DESTEKLEYEBİLİR</span></strong></p>

<p>Analistler, enflasyonun beklentilerin altında kalması ve Warsh'ın güvercin ya da dengeli bir mesaj vermesi halinde altın fiyatlarında yükselişin güç kazanabileceğine dikkat çekiyor. Böyle bir senaryoda reel faizlerin gerileyeceği beklentisinin artması, faiz getirisi sağlamayan altının yatırımcılar açısından cazibesini yükseltebilir. ABD'de son dönemde açıklanan istihdam verilerindeki zayıflama ve tüketici enflasyonunun beklentiler doğrultusunda gerçekleşmesi, eylül ayında faiz artışı beklentilerini sınırlamıştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PİYASALAR FED'DEN FAİZ KARARI BEKLİYOR</span></strong></p>

<p>CME FedWatch verilerine göre piyasalar, Fed'in gelecek ay faizleri sabit bırakma ihtimalini yüzde 63,6 olarak fiyatlıyor. Bu nedenle PCE verisi ve Jackson Hole'dan gelecek mesajların, önümüzdeki dönemde altının yönü açısından kritik olması bekleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HÜRMÜZ GELİŞMESİ DEĞERLİ METALLERİ ETKİLEDİ</span></strong></p>

<p>Jeopolitik gelişmeler de değerli metal piyasalarının seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor. İran'ın Hürmüz Boğazı'nın yönetimine ilişkin Umman ile görüşmeleri yeniden başlattığını açıklaması, petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu. Piyasalarda jeopolitik risklerin seyri ve petrol fiyatlarındaki hareketlerin yanı sıra dolar ve faiz beklentileri de altının yönü açısından yakından takip ediliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜMÜŞ PLATİN VE PALADYUM YÜKSELDİ</span></strong></p>

<p>Diğer değerli metallerde ise yükseliş öne çıktı. Spot gümüş yüzde 0,7 artışla 69,09 dolara, platin yüzde 0,6 yükselişle 1.869,22 dolara, paladyum ise yüzde 1,4 artışla 1.345,30 dolara çıktı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 09:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/altin-uc-ayin-zirvesi-sonrasi-dengelendi-altin-yatirimcilari-abd-enflasyon-verisine-odaklandi-1787725369.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ücretli Çalışan Sayısı Bir Yılda 402 Bin Arttı: En Fazla Artış İnşaatta</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ucretli-calisan-sayisi-bir-yilda-402-bin-artti-en-fazla-artis-insaatta-1926</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ucretli-calisan-sayisi-bir-yilda-402-bin-artti-en-fazla-artis-insaatta-1926</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’de sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerini kapsayan toplam ücretli çalışan sayısı, haziranda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,5 artarak 16 milyon 334 bin 751’e yükseldi. Yıllık bazda sanayide yüzde 1,1’lik gerileme yaşanırken, inşaat sektöründeki yüzde 7,1’lik artış dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de ücretli çalışan sayısındaki artış haziran ayında da devam etti.&nbsp;Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayına ilişkin ücretli çalışan verilerini açıkladı. Buna göre sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerini kapsayan toplam ücretli çalışan sayısında geçen yılın aynı dönemine kıyasla artış kaydedildi.&nbsp;Haziran 2025’te 15 milyon 932 bin 665 olan ücretli çalışan sayısı, Haziran 2026’da yüzde 2,5 artarak 16 milyon 334 bin 751’e ulaştı. Rakamlar, bir yıllık dönemde söz konusu sektörlerde ücretli çalışan sayısına yaklaşık 402 bin kişinin eklendiğini ortaya koydu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İNŞAAT İSTİHDAM ARTIŞINDA ÖNE ÇIKTI</span></strong></p>

<p>Sektörel dağılımda en güçlü artış inşaatta görüldü.&nbsp;İnşaat sektöründe ücretli çalışan sayısı yıllık bazda yüzde 7,1 artarken, ticaret ve hizmet sektörlerinde artış yüzde 3,5 olarak gerçekleşti. Sanayi sektöründe ise diğer sektörlerin aksine düşüş kaydedildi. Sanayide ücretli çalışan sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,1 geriledi.&nbsp;Haziran ayı itibarıyla sanayide 4 milyon 834 bin 50, inşaat sektöründe 2 milyon 34 bin 406, ticaret ve hizmet sektörlerinde ise 9 milyon 466 bin 295 kişi ücretli olarak çalıştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HER 10 ÜCRETLİ ÇALIŞANDAN YAKLAŞIK 6’SI TİCARET VE HİZMETLERDE</span></strong></p>

<p>Veriler, ücretli istihdamın ağırlığının ticaret ve hizmet sektörlerinde toplandığını gösterdi. Toplam 16,3 milyon ücretli çalışanın 9,4 milyondan fazlası bu grupta yer aldı.&nbsp;Ticaret ve hizmetler grubunun alt sektörleri incelendiğinde yıllık istihdam artışında ulaştırma ve depolama faaliyetleri yüzde 5,9 ile ilk sıraya yerleşti.&nbsp;Gayrimenkul faaliyetlerindeki artış ise yüzde 5,8 olarak kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYLIK VERİLERDE TÜM SEKTÖRLER ARTTI</span></strong></p>

<p>Ücretli çalışan sayısında yalnızca yıllık değil, aylık bazda da artış yaşandı. Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerinin toplamında çalışan sayısı mayıs ayına göre yüzde 1 yükseldi. Aylık değişimde de inşaat sektörü öne çıktı. Ücretli çalışan sayısı inşaatta yüzde 2, sanayide yüzde 0,9, ticaret ve hizmet sektörlerinde ise yüzde 0,8 arttı.<br />
Böylece yıllık bazda sanayide istihdam kaybı görülmesine rağmen, haziran ayındaki aylık veriler üç ana sektör grubunda da ücretli çalışan sayısının yükseldiğine işaret etti.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/ucretli-calisan-sayisi-bir-yilda-402-bin-artti-en-fazla-artis-insaatta-1786699346.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜİK Verilerine Göre Tarımda Üretici Fiyatları Yıllık Bazda Artış Gösterdi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tuik-verilerine-gore-tarimda-uretici-fiyatlari-yillik-bazda-artis-gosterdi-1925</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/tuik-verilerine-gore-tarimda-uretici-fiyatlari-yillik-bazda-artis-gosterdi-1925</guid>
                <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre Tarım-ÜFE temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 2,31, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 18,81 arttı. Yıllık bazda en yüksek artış yüzde 84,34 ile sebze, kavun-karpuz, kök ve yumrular grubunda gerçekleşti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), temmuz ayına ilişkin Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre Tarım-ÜFE, temmuz ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 2,31 yükseldi. Endeks, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 18,81, yılbaşına göre yüzde 10,22 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 35,12 artış kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEKTÖRLER BAZINDA FİYAT DEĞİŞİMLERİ</span></strong></p>

<p>Sektörler bazında değerlendirildiğinde, temmuz ayında bir önceki aya göre tarım ve avcılık ürünleri ile ilgili hizmetlerde yüzde 2,52 artış görüldü. Balıkçılık ve su ürünleri ile balıkçılık için destekleyici hizmetlerde yüzde 0,82 artış kaydedilirken, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde ise yüzde 1,66 düşüş yaşandı.&nbsp;Ana gruplar içerisinde tek yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 0,62 azalış gerçekleşirken; çok yıllık bitkisel ürünler yüzde 8,33, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünler ise yüzde 0,67 oranında arttı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEBZE VE KAVUN-KARPUZ GRUBUNDA REKOR ARTIŞ</span></strong></p>

<p>Yıllık değişimde en yüksek artış yüzde 84,34 ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular grubunda gerçekleşti. Aylık bazda ise en yüksek değişim tropikal ve subtropikal meyvelerde görüldü. Bu grupta fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 13,61 geriledi.&nbsp;Açıklanan veriler, tarım ürünlerinde üretici fiyatlarının yıllık bazda artışını sürdürdüğünü ortaya koyarken, ürün grupları arasındaki fiyat değişimlerinin ise önemli farklılıklar gösterdiğini gözler önüne serdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 14:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/tuik-verilerine-gore-tarimda-uretici-fiyatlari-yillik-bazda-artis-gosterdi-1786620728.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ağustos Ayının Kalanında Motorinden Alınan ÖTV Tamamen Sıfırlanıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/agustos-ayinin-kalaninda-motorinden-alinan-otv-tamamen-sifirlaniyor-1924</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/agustos-ayinin-kalaninda-motorinden-alinan-otv-tamamen-sifirlaniyor-1924</guid>
                <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, jeopolitik gelişmeler nedeniyle motorin fiyatlarında yaşanan artışın etkilerini sınırlamak amacıyla ağustos ayının kalanında motorinde ÖTV’nin sıfırlanacağını açıkladı. Bakan Şimşek, yıl sonuna kadar kademeli ÖTV uygulamasına geçileceğini duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, motorin fiyatlarında son dönemde yaşanan yüksek artışın vatandaş ve üreticiler üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla yeni bir uygulamanın hayata geçirileceğini açıkladı.&nbsp;Bakan Şimşek, Cumhurbaşkanı Kararı ile motorin için getirilen kademeli Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) uygulamasına ilişkin yaptığı değerlendirmede, ağustos ayının kalanında motorinden alınan ÖTV'nin sıfırlanacağını bildirdi. Şimşek, uygulamanın yalnızca akaryakıt fiyatlarındaki maliyet baskısını hafifletmeyi değil, aynı zamanda enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları üzerindeki olumsuz etkileri azaltmayı da amaçladığını belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALI ALAN DEZENFLASYON İÇİN KULLANILIYOR</span></strong></p>

<p>Bütçede harcama disiplini ve kayıt dışılıkla mücadele kapsamında oluşturulan mali alanın dezenflasyon sürecini desteklemek amacıyla kullanıldığını ifade eden Şimşek, motorin için yıl sonuna kadar kademeli ÖTV uygulamasına geçileceğini kaydetti.</p>

<p>Bakan Şimşek, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle motorin fiyatlarında yaşanan yüksek artışın tüketici ve üreticilere yansımasını sınırlamak için ağustos ayının kalanında motorinde ÖTV'yi sıfırlıyor ve yıl sonuna kadar kademeli uygulamaya geçiyoruz."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜRETİM VE ULAŞTIRMA MALİYETLERİ HEDEFLENİYOR</span></strong></p>

<p>Uygulamayla birlikte özellikle ulaştırma ve üretim maliyetleri üzerindeki akaryakıt kaynaklı baskının azaltılması hedeflenirken, hükümetin fiyat istikrarını sağlamaya yönelik politikalarının sürdürüleceği belirtildi.</p>

<p>Bakan Şimşek, kalıcı refah artışı ve daha adil gelir dağılımının ön koşulunun fiyat istikrarı olduğunu vurgulayarak, bu doğrultudaki politikalara kararlılıkla devam edileceğini dile getirdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/agustos-ayinin-kalaninda-motorinden-alinan-otv-tamamen-sifirlaniyor-1786618952.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gümrüklerde Denetimler Sıkılaştı: 7 Ayda 8,9 Milyar Liralık İşlem Yapıldı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/gumruklerde-denetimler-sikilasti-7-ayda-89-milyar-liralik-islem-yapildi-1922</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/gumruklerde-denetimler-sikilasti-7-ayda-89-milyar-liralik-islem-yapildi-1922</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, 2026 yılının ilk 7 ayında gümrük ve dış ticaret işlemlerine yönelik gerçekleştirdiği denetimlerde toplam 8,9 milyar TL ek tahakkuk ve ceza kararı uyguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı, vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi, kamu gelirlerinin korunması ve dış ticaret işlemlerinin mevzuata uygun şekilde yürütülmesi amacıyla geçmiş dönem işlemlerine yönelik denetimlerini sürdürüyor. 2026 yılının ilk 7 ayında gerçekleştirilen denetimlerde toplam 8,9 milyar TL ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendi. Denetimlerde ortaya çıkan tutarın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 arttığı bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">19 BİN 638 GÜMRÜK BEYANNAMESİ İNCELENDİ</span></strong></p>

<p>Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda, ileri veri analitiği tekniklerinden de yararlanılarak riskli işlemler mercek altına alındı. 18 Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü bünyesindeki Kontrol Şubeleri tarafından yürütülen İkincil Kontrol Beyanname İncelemeleri kapsamında 3 bin 223 firmanın tescil ettirdiği 19 bin 638 gümrük beyannamesi incelendi. Yapılan incelemeler sonucunda 7,2 milyar TL ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">145 FİRMA DENETLENDİ</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı müfettişleri tarafından gerçekleştirilen Sonradan Kontrol Firma Denetimleri kapsamında ise 145 firma denetimden geçirildi. Bu denetimler sonucunda 1,7 milyar TL ek tahakkuk ve ceza kararı uygulandı. Böylece 2026 yılının ilk 7 ayında gerçekleştirilen ikincil kontrol ve sonradan kontrol denetimleri sonucunda toplam 8,9 milyar TL ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlenmiş oldu. Bakanlık, denetimlerin dış ticarette kurallara uygun hareket eden firmaların haklarının korunması, vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi ve kamu gelirlerinin güvence altına alınması amacıyla önümüzdeki dönemde de sürdürüleceğini bildirdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 15:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/gumruklerde-denetimler-sikilasti-7-ayda-89-milyar-liralik-islem-yapildi-1786536695.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye&#039;de Sektörlerin Toplam Cirosu Haziran Ayında Yıllık Bazda Yüzde 25,8 Artış Gösterdi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyede-sektorlerin-toplam-cirosu-haziran-ayinda-yillik-bazda-yuzde-258-artis-gosterdi-1919</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyede-sektorlerin-toplam-cirosu-haziran-ayinda-yillik-bazda-yuzde-258-artis-gosterdi-1919</guid>
                <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerinin toplam cirosu haziranda yıllık bazda yüzde 25,8 artış gösterdi. Toplam ciroda aylık bazda yüzde 0,3'lük bir gerileme yaşanırken, sanayi sektöründeki aylık düşüş dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayına ilişkin ciro endeksleri verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan verilere göre sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerinin toplamından oluşan ciro endeksi, geçtiğimiz yılın aynı ayına kıyasla yüzde 25,8 oranında yükseldi. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış toplam ciro endeksi ise haziranda bir önceki aya göre yüzde 0,3 oranında gerileme kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SANAYİ SEKTÖRÜNDE AYLIK DÜŞÜŞ DİKKAT ÇEKTİ</span></strong></p>

<p>Sektörel detaylar incelendiğinde sanayi alanındaki takvim etkisinden arındırılmış ciro endeksi, yıllık bazda yüzde 26,7 artış sergiledi. Buna karşın sanayi cirosu aylık bazda yüzde 2,7’lik bir düşüş kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HİZMET VE İNŞAAT SEKTÖRLERİNDE YILLIK GÜÇLÜ YÜKSELİŞ</span></strong></p>

<p>İnşaat sektöründe ciro endeksi yıllık bazda yüzde 29,9 artarken, aylık bazda yüzde 0,7 oranında geriledi. Ticaret sektöründe takvim etkisinden arındırılmış ciro endeksi yıllık yüzde 23,5 yükseldi. Hizmet sektöründe ise ciro endeksindeki yıllık artış yüzde 31,3 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Açıklanan son veriler, haziran ayında ana sektörlerin tamamında yıllık bazda güçlü bir ciro artışı yaşandığını ortaya koyarken, aylık bazda ise özellikle sanayi sektöründeki geri çekilmeyi öne çıkardı.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/turkiyede-sektorlerin-toplam-cirosu-haziran-ayinda-yillik-bazda-yuzde-258-artis-gosterdi-1786440291.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TİM ve THY İhracatçılar İçi İndirim Protokolünü Yedinci Kez Yeniledi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tim-ve-thy-ihracatcilar-ici-indirim-protokolunu-yedinci-kez-yeniledi-1918</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/tim-ve-thy-ihracatcilar-ici-indirim-protokolunu-yedinci-kez-yeniledi-1918</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu verilerinin yanı sıra TİM ve THY iş birliğiyle yenilenen protokol kapsamında, Turkish Cargo Türk ihraç ürünlerini 30 ülkede 49 destinasyona ortalama yüzde 34 indirim avantajı ile taşıyacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ile Türk Hava Yolları’nın (THY) ihracatçıların ürünlerini pazarlara hızlı ve indirimli ulaştırmak için başlattıkları iş birliği devam ediyor. TİM ile THY’nin hava kargo markası Turkish Cargo, ihracatçılara indirimli kargo taşıma imkânı sunan protokolü yedinci kez yeniledi.</p>

<p>Protokol uyarınca Turkish Cargo, Türk ihraç ürünlerini 30 ülkede, 49 destinasyona ortalama yüzde 34 indirim avantajı ile taşıyacak. Genel kargo, bozulabilir kargo, farmasötik kargo, balık, et, meyve ve sebze gönderilerini kapsayan protokol, 1 Temmuz–31 Ekim 2026 tarihleri arasında geçerli olacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GÜLTEPE: HAVA KARGO TAŞIMACILIĞI REKABETÇİ İHRACAT İÇİN STRATEJİK ÖNEM TAŞIYOR</span></strong></p>

<p>TİM Başkanı Mustafa Gültepe, uygun maliyetli hava kargo taşımacılığının rekabetçi bir ihracat için stratejik önem taşıdığını vurguladı. Hava kargo taşımacılığında Türkiye’nin şanslı bir ülke olduğunu belirten Gültepe, "Arkamızda dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ve küresel hava kargonun devleri arasında yer alan THY gibi bir bayrak taşıyıcımız var. Turkish Cargo, ihracat yolculuğumuzda hep önemli bir paydaşımız oldu. Bugün, güçlü yol arkadaşlığımızı bir adım daha ileriye taşıyarak imzaladığımız yedinci iş birliği protokolüyle ihracatçımıza sunduğumuz paketi hem nicelik hem nitelik olarak daha da büyüttük. Protokolle uçuş ağımızı 30 ülkede 49 destinasyona çıkarıyoruz. Maliyetlerin ihracatçılarımızı zorladığı bu dönemde, protokolümüz ihracatçılarımızın önünü açıyor. Son 10 yılda toplam ihracatımız yüzde 78 artarken, hava kargoyla ihracatımız yüzde 150’lik bir artış kaydetti. Daha önceki altı protokol çerçevesinde yaklaşık 11 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Bu artıştaki katkısı için THY ailesine teşekkür ediyorum." dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">PROF. ŞEKER: TÜRK İHRACATÇISININ PAZARLARA ERİŞİMİNİ ÖNCELİK OLARAK GÖRÜYORUZ</span></strong></p>

<p>THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker de, Türk ihracatçısının küresel pazarlara erişimini kolaylaştırmayı ve Türkiye’nin ihracat hedeflerini desteklemeyi bir öncelik olarak gördüklerini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Şeker, "Bu doğrultuda Türkiye İhracatçılar Meclisi ile yürüttüğümüz İhracat Kampanyası Protokolü’nü kampanya kapsamındaki destinasyon sayısını artırarak yedinci kez yeniledik. Yenilenen iş birliği sayesinde ihracatçılarımız, Çin, Hindistan, Endonezya, Vietnam, Pakistan, ABD gibi stratejik pazarların da olduğu 49 destinasyona neredeyse iç hat taşıma maliyetleriyle ürünlerini ulaştırabilecek. Doğru pazara doğru zamanda rekabetçi maliyetlerle ulaşan her bir ürünün, üreticilerimize yeni ticari fırsatlar sunarken ülkemizin ihracat gelirine de katkı sağlayacağına inanıyoruz. THY olarak ihracatçılarımızın küresel rekabetteki gücünü artırmaya ve ülkemizin ihracat hedeflerini desteklemeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/tim-ve-thy-ihracatcilar-ici-indirim-protokolunu-yedinci-kez-yeniledi-1786356859.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ankara Eylül Ayında Türkiye İle Balkan Ülkelerini Bir Araya Getirecek Zirveye Ev Sahipliği Yapacak</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ankara-eylul-ayinda-turkiye-ile-balkan-ulkelerini-bir-araya-getirecek-zirveye-ev-sahipligi-yapacak-1917</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ankara-eylul-ayinda-turkiye-ile-balkan-ulkelerini-bir-araya-getirecek-zirveye-ev-sahipligi-yapacak-1917</guid>
                <description><![CDATA[SANKON ile SATKON iş birliğinde 3-5 Eylül tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek "Balkan Ülkeleri Sağlık Turizmi ve Ekonomik İş Birliği Zirvesi" ile Türkiye ve Balkan ülkeleri arasında sağlık turizmi, ticaret, yatırım ve ekonomik iş birliğinin geliştirilmesi hedefleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Ticaret Konfederasyonu (SANKON) ile Uluslararası Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKON) iş birliğinde 3-5 Eylül tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek zirvede, Türkiye ile Balkan ülkeleri arasında sağlık turizmi, ticaret, yatırım ve ekonomik iş birliğinin geliştirilmesi ele alınacak.</p>

<p>SANKON ile SATKON iş birliğinde "Balkan Ülkeleri Sağlık Turizmi ve Ekonomik İş Birliği Zirvesi" düzenlenecek. Ankara’da 3, 4 ve 5 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek zirvenin, Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki dostluk ilişkilerinin geliştirilmesi, ekonomik kalkınmanın desteklenmesi ve sağlık alanındaki stratejik ortaklıkların güçlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p>SANKON Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ali Altuntaş, yaptığı yazılı açıklamada zirveye Balkan coğrafyasından geniş katılım beklendiğini belirtti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BALKAN ÜLKELERİNDEN GENİŞ KATILIM BEKLENİYOR</span></strong></p>

<p>Altuntaş, "Zirveye Arnavutluk, Bosna Hersek, Bulgaristan, Karadağ, Kuzey Makedonya, Yunanistan, Sırbistan, Hırvatistan, Romanya ve Slovenya başta olmak üzere Balkan coğrafyasından çok sayıda hükümet temsilcisi, Balkan ülkelerinin Ankara büyükelçileri, iş insanları, akademisyenler, sağlık sektörü temsilcileri ve yatırımcılar katılım sağlayacak." dedi.</p>

<p>Zirvede Türk şirketlerini SANKON Genel Başkanı Ferudun Cevahiroğlu’nun, sağlık turizmi alanını ise SATKON Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Prof. Dr. Haşmet Mesut Özsoy’un temsil edeceğini aktaran Altuntaş, organizasyonun Türkiye-Balkanlar ilişkileri açısından önemli bir platform olacağını ifade etti.</p>

<p><strong><span style="color:#3498db">YENİ BİR VİZYONUN BAŞLANGICI OLACAK</span></strong></p>

<p>Zirvenin yalnızca bir toplantı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Altuntaş, "Balkan Ülkeleri Sağlık Turizmi ve Ekonomik İş Birliği Zirvesi yalnızca bir toplantı değil; Balkanlar ile Türkiye arasında sağlık, ekonomi, yatırım, ticaret, ithalat ve ihracat ve insani iş birliğini geleceğe taşıyacak yeni bir vizyonun başlangıcı olacaktır." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SAĞLIK TURİZMİ, TİCARET VE YATIRIM MASADA OLACAK</span></strong></p>

<p>Altuntaş, zirvede sağlık turizminin geliştirilmesinin yanı sıra ortak yatırım projeleri, ticaret hacminin artırılması, karşılıklı ekonomik iş birlikleri, eğitim, teknoloji transferi ve sürdürülebilir kalkınma konularının görüşüleceğini kaydetti.</p>

<p>Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki tarihi ve kültürel bağlara dikkat çeken Altuntaş, "Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki tarihi ve kültürel bağların, güçlü ekonomik ortaklıklarla daha da pekişeceğine inanıyoruz." dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/ankara-eylul-ayinda-turkiye-ile-balkan-ulkelerini-bir-araya-getirecek-zirveye-ev-sahipligi-yapacak-1786355838.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜİK Haziran 2026 Sanayi Üretim Endeksi Verilerini Kamuoyuna Açıkladı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tuik-haziran-2026-sanayi-uretim-endeksi-verilerini-kamuoyuna-acikladi-1916</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/tuik-haziran-2026-sanayi-uretim-endeksi-verilerini-kamuoyuna-acikladi-1916</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Haziran 2026 verilerine göre, sanayi üretimi aylık bazda yüzde 0,1 oranında sınırlı bir artış gösterirken yıllık bazda yüzde 1,4 geriledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı haziran ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerini açıkladı. Verilere göre sanayi üretimi, haziranda yıllık bazda yüzde 1,4 gerilerken aylık bazda yüzde 0,1 arttı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ALT SEKTÖRLERDE YILLIK DEĞİŞİM</span></strong></p>

<p>Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, haziranda madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,6, imalat sanayi sektörü endeksi ise yüzde 1,5 azaldı. Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi ise yüzde 1,1 artış gösterdi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>AYLIK BAZDA PERFORMANS DENGESİ</strong></span></p>

<p>Sanayi üretiminin alt sektörleri aylık bazda değerlendirildiğinde, madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi yüzde 0,5 azaldı. İmalat sanayi sektörü endeksi bir önceki aya göre değişmezken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,5 yükseldi.</p>

<p>Böylece sanayi üretiminde haziran ayında aylık bazda sınırlı bir toparlanma görülürken, yıllık bazda düşüş devam etti.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/tuik-haziran-2026-sanayi-uretim-endeksi-verilerini-kamuoyuna-acikladi-1786354627.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Ömer Bolat İhracatçılar İçin Yeni Destek Paketlerini Duyurdu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bakan-omer-bolat-ihracatcilar-icin-yeni-destek-paketlerini-duyurdu-1915</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/bakan-omer-bolat-ihracatcilar-icin-yeni-destek-paketlerini-duyurdu-1915</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, temmuz ayında ihracatın %2,9 artarak 25 milyar 621 milyon dolara ulaştığını ve Cumhuriyet tarihinin en yüksek temmuz ayı ihracat rekorunun kırıldığını açıklarken ihracatçılara yönelik yeni finansman müjdelerini duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, İstanbul'da Türkiye İhracatçılar Meclisinde temmuz ayı dış ticaret verilerini kamuoyuyla paylaştı. Küresel ticaretteki zorlu koşullara rağmen Türkiye'nin büyümeye devam ettiğini vurgulayan Bakan Bolat, "Bugün İstanbul’da, Türkiye İhracatçılar Meclisimizde, Temmuz ayı dış ticaret verilerimizi kamuoyumuzla paylaştık. Küresel ticarette korumacılık eğilimlerinin güçlendiği, jeopolitik gerilimlerin arttığı ve enerji maliyetlerinin küresel ölçekte yükseldiği zorlu bir dönemde, Türkiye üretmeye, ihracat yapmaya ve büyümeye devam ediyor. Temmuz ayında ihracatımız, geçen yılın aynı ayına göre %2,9 artışla 25 milyar 621 milyon dolara ulaştı. Böylece Cumhuriyet tarihinin en yüksek Temmuz ayı ihracat rekorunu kırarken, tüm zamanların en yüksek ikinci aylık ihracatına imza attık. Mal ve hizmet ihracatımızın toplamının ise 401,1 milyar doların üzerine çıkmasıyla yıllıkta yeni bir ihracat rekoru olmuştur. Yılın ilk 7 ayında ihracatımız %3,4 artışla 161,6 milyar dolara yükseldi. Son 12 aylık dönemde ise yıllıklandırılmış ihracatımız 278,6 milyar dolara ulaşarak yükselişini sürdürdü" dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TÜRKİYE GÜVENLİ LİMAN OLMA KONUMUNU PEKİŞTİRİYOR</span></strong></p>

<p>Türkiye ekonomisinin dayanıklılığına dikkat çeken Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Türkiye ekonomisi, küresel belirsizliklere rağmen büyümesini, istihdamını ve üretim gücünü korurken; güçlü üretim altyapısı, çeşitlenen ihracat pazarları ve dayanıklı tedarik zinciriyle bölgesinin güven ve istikrar merkezi olmayı sürdürmektedir. İhracatçılarımız yeni pazarlara açılarak küresel ticaretteki rekabet gücümüzü artırırken, Türkiye zorlu küresel şartlarda üretimin, ticaretin ve yatırımın güvenli limanlarından biri olma konumunu daha da pekiştirmektedir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/tim.jpg" style="height:532px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACATÇILARA YENİ FİNANSMAN VE KREDİ MÜJDELERİ GELDİ</span></strong></p>

<p>Açıklamasında ihracatçılara yönelik yeni destek adımlarını sıralayan Bakan Bolat, "Bugün ayrıca ihracat ailemize önemli müjdeler de verdik. Merkez Bankamızın ihracat reeskont kredilerinin günlük limiti 5 milyar TL’ye yükseltildi. Merkez Bankamızın ihracatta döviz dönüşüm prim desteği % 3 olarak, 6 ay süreyle daha 31 Ocak 2027 tarihine kadar uzatılmıştır. Eximbank, bu yıl sonuna kadar 59 milyar Dolar, ihracat reeskont kredisi, Türk Ticaret Bankası 100 milyar TL ihracat reeskont kredisi, ve İGE yılsonuna kadar 300 milyar TL’lik kefalet destekleriyle, üretim, yatırım ve ihracatın finansmanını daha da güçlendiriyoruz" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/ticaret(1).jpg" style="height:483px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HEDEF DÜNYA TİCARETİNDE DAHA GÜÇLÜ AKTÖR OLMAK</span></strong></p>

<p>Gelecek hedeflerine ilişkin mesajlar da veren Prof. Dr. Ömer Bolat, sözlerini şöyle tamamladı: "Hedefimiz; üreten, rekabet eden ve dünyaya daha fazla ihracat yapan Türkiye’dir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; Türkiye Yüzyılı vizyonuyla, yatırımı, üretimi, ihracatı ve istihdamı esas alan ekonomi politikalarımızı kararlılıkla sürdürecek; ülkemizi Yüce Allah’ın izniyle, küresel ticaretin en güçlü aktörlerinden biri haline getirmek için durmadan çalışmaya devam edeceğiz."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 19:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/08/bakan-omer-bolat-ihracatcilar-icin-yeni-destek-paketlerini-duyurdu-1785776577.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Haziran Ayında İşsizlik Oranı Yüzde 7,6 Seviyesine Geriledi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/haziran-ayinda-issizlik-orani-yuzde-76-seviyesine-geriledi-1914</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/haziran-ayinda-issizlik-orani-yuzde-76-seviyesine-geriledi-1914</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) haziran ayına ilişkin verilerine göre, mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak yüzde 7,6 seviyesine geriledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) haziran ayına ilişkin İşgücü İstatistikleri belli oldu. Verilere göre mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı, bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak yüzde 7,6 seviyesine geriledi. 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusta işsiz sayısı haziran ayında bir önceki aya göre 168 bin kişi azalarak 2 milyon 688 bin olarak hesaplandı. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,5, kadınlarda ise yüzde 9,8 oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTİHDAM 227 BİN KİŞİ ARTTI</span></strong></p>

<p>Mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre istihdam edilenlerin sayısı haziran ayında 227 bin kişi artarak 32 milyon 733 bine yükseldi. İstihdam oranı da 0,3 puanlık artışla yüzde 48,9 olarak gerçekleşti. İstihdam oranı erkeklerde yüzde 66,1, kadınlarda ise yüzde 32 olarak kaydedildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞGÜCÜNE KATILIM YÜZDE 52,9 OLDU</span></strong></p>

<p>Haziran ayında işgücü, bir önceki aya göre 58 bin kişi artarak 35 milyon 420 bine çıktı. İşgücüne katılma oranı ise 0,1 puan yükselerek yüzde 52,9 seviyesine ulaştı. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 70,7, kadınlarda yüzde 35,4 olarak tahmin edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GENÇ İŞSİZLİKTE DÜŞÜŞ YAŞANDI</span></strong></p>

<p>15-24 yaş grubundaki genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı, haziran ayında bir önceki aya göre 1,8 puan azalarak yüzde 12,8 oldu. Genç erkeklerde işsizlik oranı yüzde 10,4, genç kadınlarda ise yüzde 17,3 olarak hesaplandı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre, istihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların haftalık ortalama fiili çalışma süresi haziran ayında bir önceki aya göre 0,1 saat artarak 42,5 saat oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ATIL İŞGÜCÜ ORANI YÜZDE 28,8’E GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış atıl işgücü oranı yüzde 28,8 olarak gerçekleşti. Oran, bir önceki aya göre 2 puan geriledi. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 18,5, işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı ise yüzde 19,2 olarak tahmin edildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 20:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/07/haziran-ayinda-issizlik-orani-yuzde-76-seviyesine-geriledi-1785430941.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye Ucuz İşçilik Ülkesi Olmaktan Çıktı! Sektörün Önüne Master Plan Konuldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-ucuz-iscilik-ulkesi-olmaktan-cikti-sektorun-onune-master-plan-konuldu-1912</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-ucuz-iscilik-ulkesi-olmaktan-cikti-sektorun-onune-master-plan-konuldu-1912</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Pütürgeli hemşerimiz Mustafa Paşahan, Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi’ne hazır giyim sektörünün geleceğine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sektörün ucuz işçilik üzerinden Asya ülkeleriyle rekabet edemeyeceğini vurgulayan Paşahan, Türkiye’nin artık ucuz üretim ülkesi olmadığını belirterek katma değerli üretim, markalaşma ve Master Plan çağrısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Paşahan, Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi’ne verdiği demeçte hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün mevcut durumunu ve gelecek stratejilerini değerlendirdi. Orta ve uzun vadede katma değerli üretime odaklanmak zorunda olunduğuna dikkat çeken Paşahan, rekabet koşullarına ilişkin net mesajlar verdi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İHRACAT RAKAMLARINDA DÜŞÜŞ SEKTÖRÜ ZORLUYOR</strong></span></p>

<p>Katma değerli üretimin, istihdamın ve ihracatın Türkiye ekonomisi için stratejik önemde olduğunu belirten İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, sektörün zorlu bir süreçten geçtiğini ifade etti. Sektördeki gelişmeleri rakamlarla aktaran Paşahan, durum değerlendirmesinde şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>"İhracatımız, 2023'ün başından bu yana azalıyor. 2022 yılında 21,2 milyar dolarla en yüksek değerine ulaşan yıllık hazır giyim ihracatımız, 2025'te 16,8 milyar dolara geriledi. 2025'i, 2024'e göre yüzde 6,3 ekside tamamladık. Bu veriler bize üç yılda ihracatımızın oran olarak yüzde 21, değer bazında 4,4 milyar dolar daraldığını gösteriyor. Aynı süreçte artış trendine giren ithalatımız ise 4,5 milyar dolar seviyelerine ulaştı."</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>İSTİHDAMDA KAN KAYBI VE CARİ FAZLA MESAJI</strong></span></p>

<p>İhracattaki düşüşe paralel olarak istihdam tarafında da ciddi kayıplar yaşandığına vurgu yapan Paşahan, sektörün Türkiye ekonomisindeki yerini şu sözlerle açıkladı:</p>

<p>"2022 yılının sonunda tekstille birlikte yaklaşık 1 milyon 223 bin olan istihdamımız, Mart 2026 itibarıyla 834 bine geriledi. İki sektörde yaklaşık 390 bin istihdam kaybettik. Bütün bu kayıplara rağmen 2025'te 12 milyar dolardan fazla cari fazla verdik. Bir başka ifade ile ülkemize 12 milyar dolardan fazla net döviz kazandırdık. Hazır giyimin en zor yılında gösterdiği performansın sergilediği gibi sektör daha olsa idi Türkiye 2025'i 92 milyar dolar açık yerine dış ticaret fazlasıyla kapatabilecekti. Bu veri bile hazır giyim endüstrisinin Türkiye ekonomisi için önemini yeterince ortaya koyuyor."</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>MISIR'A DEĞİL ÜLKEMİZE YATIRIM YAPMAK İSTİYORUZ</strong></span></p>

<p>Sektörün son üç yıldır yaşadığı sorunların temelinde yüksek enflasyon ve buna bağlı uygulanan ekonomi politikalarının yer aldığını savunan Paşahan, üretim maliyetleri ve yurt dışı eğilimleri hakkında değerlendirmelerde bulundu:&nbsp;"Sektörün üç yılı aşkın süredir yaşadığı sorunların temelinde enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan 'düşük kur yüksek faiz' politikası yatıyor. Türkiye'de Ocak 2022-Mayıs 2026 döneminde ÜFE yüzde 437, asgari ücretin işverene maliyeti yüzde 567 artarken, dolar kurundaki artış yüzde 235'te kaldı. Enflasyonla kur arasında 202 puanlık bir fark oluştu. Asgari ücretli bir çalışan için 2022'de işverene maliyeti 600 dolarken, bugün bin 500 dolara geldi. Rakip ülkelerde bu maliyet 250-350 dolar civarında seyrediyor. Yüksek maliyetler nedeniyle son yıllarda bazı firmalarımız, müşterilerinin de isteği doğrultusunda üretimlerini Mısır gibi ülkelere taşımak durumunda kalıyor. Diğer taraftan yine bazı çevrelerde üretimi Suriye'ye taşıma seçeneğinin konuşulduğunu görüyoruz. Biz Mısır'a, Suriye'ye ya da başka bir ülkeye gitmek yerine ülkemizde yatırım yapalım istiyoruz. Ancak mevcut teşvik sistemiyle sorunları çözemiyoruz. Bu nedenle doğrudan desteklerle asgari ücret maliyetinin 800-850 dolar seviyelerine indirilmesi gerekiyor."</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>SEKTÖRÜN GELECEĞİ İÇİN MASTER PLAN...</strong></span></p>

<p>Sektörün geleceğinin güvence altına alınması adına kamu desteği ve koordinasyonun hayati olduğunu belirten Paşahan, hazırlık süreçlerine dair şu çağrıyı yaptı: "Yeni süreçte başta kamu olmak üzere tüm paydaşlarla iş birliğini ve koordinasyonu güçlendirerek ortak bir hedefe odaklanmalıyız. Bu kapsamda hazır giyim sektörü için küresel ticaretin mevcut gerçeklerine uygun bir master plan hazırlanması gerekiyor. Avrupa Birliği'nin (AB) Hindistan ve MERCOSUR ülkeleri ile imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının (STA) önümüzdeki yıllarda sektöre vereceği zararları önlemek ve hazır giyimin Made in EU kapsamında kalması için ticaret diplomasisinin imkânlarını da sonuna kadar kullanmalıyız."</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>MARKA HİKÂYEMİZİN OLMASINI SAĞLAMALIYIZ</strong></span></p>

<p>İHKİB Başkanı Paşahan, Türkiye’nin küresel pazardaki duruşunu değiştirmesi gerektiğini belirterek hedeflerini şöyle ifade etti:&nbsp;"Orta ve uzun vadede ise katma değerli üretime odaklanmak durumundayız. Çünkü Türkiye artık ucuz üretim ülkesi değil. Ucuz işçilik üzerinden Asya ülkeleriyle rekabet edemeyiz. Biz oyunu fiyatla değil, değerle kazanacağız. Başka bir ifade ile biz satın alınabilir lüksün, hızın ve kalitenin adresi olacağız. Ancak kaliteli de olsa üretim tek başına yetmiyor. Bir marka hikâyemizin olması gerekiyor. Bu gerçekten hareketle seçim sürecinde sözünü verdiğimiz Markalaşma Komitemizi hızla kurduk. Komitemiz, Turkish Apparel algısının küresel ölçekte güçlendirilmesi, uluslararası pazarlarda agresif tanıtım ve iletişim, global alıcılarla doğrudan temas imkânlarını kullanarak markalarımızı küresel vitrine taşıyacak."</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİ GAZETESİ</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 19:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/07/turkiye-ucuz-iscilik-ulkesi-olmaktan-cikti-sektorun-onune-master-plan-konuldu-1785430418.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İSO Başkanı Erdal Bahçıvan Sanayicinin Oksijeni Finansmandır Diyerek Acil Kredi Paketi Çağrısında Bulundu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/iso-baskani-erdal-bahcivan-sanayicinin-oksijeni-finansmandir-diyerek-acil-kredi-paketi-cagrisinda-bulundu-1909</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/iso-baskani-erdal-bahcivan-sanayicinin-oksijeni-finansmandir-diyerek-acil-kredi-paketi-cagrisinda-bulundu-1909</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Sanayi Odası (İSO) haziran ayı meclis toplantısında kamu bankalarının genel müdürleriyle bir araya gelen İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, sanayicinin finansmana erişimde ciddi ölçüde oksijensiz kaldığını belirterek somut adımlar atılması ve özel bir kredi paketinin ivedilikle hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin haziran ayı olağan toplantısı “Sanayiye Sahip Çıkmak, Türkiye’ye Sahip Çıkmaktır Anlayışı Eşliğinde Sanayimizin Finansman Sorununu ve Çözümü Kamu Bankalarımızla Birlikte Değerlendirmek” ana gündemi ile Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. İSO Meclis Başkan Yardımcısı Yüksel Özyurt’un başkanlık ettiği, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıda BloombergHT Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen’in moderatörlüğünde Ziraat Bankası Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Alpaslan Çakar, Vakıfbank Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi Osman Arslan, Halkbank Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Recep Süleyman Özdil ve Türk Eximbank Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ali Güney gündeme yönelik değerlendirmelerini paylaştı. T.C. İstanbul Valisi Davut Gül ve T.C. Beyoğlu Kaymakamı A. Atakan Atasoy, İSO Yönetim Kurulu Üyeleri ve İSO Meclis Üyeleri’nin yer aldığı Meclis toplantısını basın mensupları da ilgiyle takip etti. &nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.tekstildergi.com/public/images/detay/meclis_ince_uzun_09-36423.jpg" style="height:300px; width:740px" /></p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YÜKSEK FAİZ VE AŞIRI TEMİNAT TALEPLERİ ÜRETİCİYİ ZORLUYOR</span></strong></p>

<p>İSO haziran ayı Meclis toplantısını açan İSO Meclis Başkan Yardımcısı Yüksel Özyurt, ana gündem maddesine ilişkin yaptığı konuşmada üyelerin son dönemde finansmana erişim konusunda yaşadığı zorluklara dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Üyelerimiz, özellikle son dönemde finansmana erişim konusunda zorlandıklarını ifade ediyor. Geldiğimiz noktada manyak üyemiz, bankaların krediyi ya çok pahalı verdiğini ya da hiç vermediğini sıkça dile getiriyor. Yüksek faiz oranları, kısa vadeli krediler ve aşırı teminat talepleri, üretim yapan firmalarımızı oldukça zorluyor. Elbette bankaların da kendi risk kuralları ve regülasyonları var. Bunu anlayışla karşılıyoruz. Ancak şunu juga biliyoruz ki kamu bankaları bu ekosistem içinde farklı bir misyona sahiptir. Kamu bankaları olarak sizlerden beklentimiz; piyasa koşullarını dikkate almakla birlikte, üretimi ve istihdamı önceleyen esnek ve çözüm odaklı bir yaklaşım sergilemenizdir. Piyasanın zaman zaman almaktan kaçındığı riskleri, ülke menfaatleri için üstlenmenizi, sizlerden beklenen en önemli görevlerden biri olarak görmek istiyoruz. Üyelerimiz, kamu bankalarının özel bankalardan çok da farklı davranmadığı yönünde bir algıya kapıldıklarını söylüyorlar. Bu algının doğru olup olmadığını sizlerden dinlemek istiyoruz. İhracatçılarımız, döviz işlemlerinde ve dış ticaret finansmanında limit sorunları yaşadıklarını belirtiyor. Firmalarımız; döviz alım-satım işlemlerinde ve dış ticaret finansmanında artan maliyetler ve sınırlı limitler nedeniyle rekabet güçlerini kaybetme endişesi taşımaktadır. Sadece KOBİ’lerimiz değil, büyük işletmelerimiz de işletme sermayesi ihtiyacını karşılamakta güçlük çekmektedir. Yeniden yapılandırma talepleri ise bazen katı prosedürler sebebiyle sonuçsuz kalabilmektedir. Bu sıkıntıları sadece şikâyet olarak iletmek istemiyorum. Aksine, sizlerle iş birliği içinde çözüm yolları aramak için buradayız. Şunu özellikle ifade etmek isterim ki geçmişte, pandemi döneminde ve deprem felaketlerinde kamu bankalarımızın dayanışma içinde olduğunu açık şekilde gördük. Şimdi de dezenflasyon ve ekonomik dengelenme sürecinin sonucu olarak artan maliyetlerle zorlanan sanayicimizin yanında olmanız gerektiğini söylemek istiyorum. Bu desteği sağlayacağınıza yürekten inanıyorum.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SANAYİCİNİN OKSİJENİ FİNANSMANDIR</span></strong></p>

<p>Açılış konuşmasını gerçekleştirmek üzere kürsüye davet edilen İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, üretimin zayıfladığı bir ekonomide dengeli bir kalkınmanın mümkün olamayacağını belirterek şu cümleleri kaydetti:&nbsp;“Bu çerçevede üretim hayatımızın ihtiyaçlarını kamuoyuyla ve karar alıcılarla paylaşmaya, sanayicimizin sesini duyurmaya, çözüm önerileri geliştirmeye ve nitelikli üretimi destekleyen politikalara katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tam bu noktada sanayimiz adına önemli bir çağrıda bulunmak istiyorum. Sanayicilerimiz için çok özel bir kredi paketine ivedilikle ihtiyaç duyuyoruz. Bu konuda gerekli adımların vakit kaybedilmeksizin atılmasını tüm sanayicimiz adına talep ediyoruz. Sanayicinin oksijeni finansmandır. Ve geldiğimiz noktada sanayicimizin ciddi ölçüde oksijensiz kaldığını görüyoruz. Üretmeye devam eden, istihdam yaratan, ihracat yapan ve ülkesine katma değer kazandıran sanayi kuruluşlarımız; yüksek finansman maliyetleri, krediye erişimde yaşanan güçlükler ve artan mali yükler karşısında adeta nefes almakta zorlanmaktadır. Bugün sektörümüzün ihtiyacı yalnızca iyi niyetli temenniler değildir. Sanayinin yeniden nefes almasını sağlayacak somut, etkili ve sonuç odaklı adımlara ihtiyaç duyuluyor. Çünkü oksijensiz kalan bir insan nasıl yaşamını sürdüremezse, finansmana erişemeyen bir sanayinin de yatırım yapması, üretimini geliştirmesi, teknolojiye yönelmesi ve küresel rekabette güç kazanması imkânsız. Şunu hiçbir zaman unutmamalıyız: Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesi, kalıcı refahı, nitelikli istihdamı ve küresel rekabet gücü ancak güçlü bir sanayi yapısıyla mümkündür. Üretimin zayıfladığı, yatırımların ertelendiği, teknolojik dönüşümün yavaşladığı ekonomide sağlıklı ve dengeli bir kalkınmadan söz edemeyiz. Üretimden uzaklaşan değil; üretimi teknolojiyle, verimlilikle, ihracatla, yeşil ve dijital dönüşümle güçlendiren bir kalkınma anlayışını stratejik önceliğimiz olarak görmek zorundayız. Ülkemiz sanayisinin geleceği konusunda duyarsız kalınırsa, özellikle geleneksel sektörlerimiz desteklenmek yerine kaderine terk edilirse bu Türkiye için çok ciddi sorunlar üretir. İşte bu sebeple biz İstanbul Sanayi Odası olarak ‘Sanayiye Sahip Çıkmak, Türkiye’ye Sahip Çıkmaktır’ diyoruz.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">REESKONT KREDİLERİNDEKİ LİMİTLER YÜKSELTİLMELİDİR</span></strong></p>

<p>Konuşmasının devamında sermaye piyasalarının ve alternatif finansman araçlarının önemine değinen Bahçıvan, Türk Eximbank kredilerinde yaşanan aksaklıkları vurgulayarak şunları söyledi:&nbsp;“Özellikle; özel sektör tahvilleri, girişim ve büyüme sermayesi fonları, menkul kıymetleştirme uygulamaları önümüzdeki dönemde daha fazla kullanılmalıdır. Bu noktada kamu bankalarının öncü ve katalizör rol üstlenmesi mümkündür. İzninizle burada bir parantez daha açmak istiyorum. Türk ihracatçısının zorlu küresel koşullarda en önemli destekçilerinden birisi şüphesiz ki Türk Eximbank tarafından sağlanan reeskont kredileridir. Ancak bu kredilerde limit, teminat ve peşin faiz uygulaması gibi sorunlar devam etmektedir. Özellikle günlük limitlerin düşük kalması ve firma başına kullanımın 60 milyon TL ile sınırlı olması; ihtiyaç duyulan kredilere erişimi 5-6 aya kadar geciktirmekte, bu da sanayicileri çok daha yüksek maliyetli, banka ve banka dışı farklı kredi kaynaklarına yöneltmektedir. Bu nedenle, günlük limitlerin yükseltilmesi ihracatçılarımıza çok önemli bir destek sağlayacaktır. Firmalar, faizini zaten peşin ödedikleri riskin yüzde 100 kadar fazlasına karşılık gelen bir teminat mektubu vermek zorunda kalıyor. Adeta boşluğa verilen bu teminat, hem teminat mektubu komisyon masrafının aşırı düzeyde artmasına hem de firmaların teminat limitlerinin yok yere azalmasına neden oluyor. Sonuç olarak Türk sanayisinin bugün ihtiyacı olan sadece daha uygun maliyetli kredi değil, bunun yanı sıra ve bundan daha önemli olarak; daha uzun vadeli sermaye, daha derin sermaye piyasaları, bankacılık sistemi ile entegre çalışan yeni nesil finansman araçlarıdır. Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşabilmek için sanayi, finans ve kamu politikalarının aynı stratejik vizyon etrafında buluşması da gerekmektedir.”<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/iso-baskani-erdal-bahcivan-sanayicinin-oksijeni-finansmandir-diyerek-acil-kredi-paketi-cagrisinda-bulundu-1782379164.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye’nin Yaş Meyve Sebze İhracatı 22 Yılda Üç Katına Çıktı: Üretim Gücü Küresel Pazarlara Başarıyla Yansıtıldı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyenin-yas-meyve-sebze-ihracati-22-yilda-uc-katina-cikti-uretim-gucu-kuresel-pazarlara-basariyla-yansitildi-1907</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyenin-yas-meyve-sebze-ihracati-22-yilda-uc-katina-cikti-uretim-gucu-kuresel-pazarlara-basariyla-yansitildi-1907</guid>
                <description><![CDATA[Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği AR-GE birimi verilerine göre, Türkiye'nin yaş meyve sebze ihracatı son 22 yılda yüzde 175 artışla 1 milyon 337 bin tondan 3 milyon 669 bin tona ulaşırken, birim ihracat değeri de kilogram başına 0,58 dolardan 1,28 dolara yükseldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türk yaş meyve sebze sektörü, son 22 yılda üretim gücünü ihracata başarıyla yansıtarak dikkat çekici bir büyüme hikâyesi yazdı. Sektörün ihracatı yüzde 175 artış göstererek 1 milyon 337 bin tondan 3 milyon 669 bin tona yükseldi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği AR-GE biriminin Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden hazırladığı çalışmada; patates, kuru soğan, domates, hıyar, biber, karpuz, elma, şeftali-nektarin, kayısı, kiraz, portakal, mandalina, limon, incir, kivi, muz, üzüm, çilek ve nar gibi ürünlerin üretim ve ihracat performansları incelendi.</p>

<p>Türkiye’nin yaş meyve sebze üretiminin temelini oluşturan 20 ana üründe, 2002 yılında 34 milyon 292 bin ton olan üretim miktarı, 2024 itibarıyla yüzde 50 artarak 51 milyon 560 bin tona ulaştı. Ancak 2025 yılında etkisini gösteren iklim krizi nedeniyle üretimde yüzde 14’lük düşüş yaşandı ve toplam üretim 44 milyon 350 bin tona geriledi. Türk yaş meyve sebze sektörü, 2002 yılında 1 milyon 337 bin tonluk ihracat gerçekleştirirken, 2024 sonunda bu rakam yüzde 175’lik artışla 3 milyon 669 bin tona çıktı. 2002 yılında toplam üretimin yalnızca yüzde 3,8’i ihraç edilirken, bu oran 2024 yılında yüzde 7,1 seviyesine yükseldi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"İHRACAT ÜRETİMDEN DAHA HIZLI BÜYÜDÜ"</span></strong></p>

<p>Cengiz Balık, sektörün son 22 yılda üretimden ihracata uzanan süreçte büyük bir dönüşüm yaşadığını belirterek, Türkiye’nin yaş meyve ve sebze üretimindeki gücünü uluslararası pazarlarda daha etkin hale getirdiğini ifade etti. Üretimdeki artışın ötesinde ihracatta çok daha güçlü bir ivme yakalandığını vurgulayan Balık, şu değerlendirmede bulundu:&nbsp;“2002-2024 döneminde üretimimiz yaklaşık yüzde 50 artarken, ihracatımız yüzde 175’in üzerinde büyüdü. Bu tablo, Türk yaş meyve sebze sektörünün artık yalnızca üretim yapan değil, küresel pazarlarda güçlü şekilde rekabet eden bir yapıya kavuştuğunu gösteriyor. Üretimdeki başarımızı ihracata dönüştürme yeteneğimiz her yıl daha da güçleniyor. 2025 yılında sektör ihracatımız 3 milyar 704 milyon dolara ulaştı. 2026 hedefimiz ise 4,5 milyar doların üzerine çıkmak.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MANDALİNA VE ELMADA SIÇRAMA</span></strong></p>

<p>İhracatta öne çıkan ürünlere de değinen Balık, son yılların yıldız ürününün mandalina olduğunu söyledi. Balık, mandalina ve elma ihracatındaki performansa ilişkin şunları kaydetti:&nbsp;“2002 yılında 247 bin ton olan mandalina ihracatımız, 2024’te 702 bin tona ulaştı. 2025’te ise 1 milyon ton sınırına yaklaştı. Yaklaşık dört katlık bu artış, uluslararası pazarlardaki başarımızın en somut göstergelerinden biri. Ürettiğimiz mandalinanın yüzde 45’ini ihraç ettik ve 913 milyon dolarlık döviz girdisi sağladık.”</p>

<p>2002 yılında 2 milyon 200 bin ton olan elma üretiminin 2024’te yüzde 101 artarak 4 milyon 420 bin tona çıktığını belirten Balık, 2002’de yalnızca 14 bin ton seviyesinde olan elma ihracatının, 2024 yılında 315 bin tona yükseldiğini, miktar bazında yüzde 2100’ü aşan bir artış yaşandığını söyledi. Ayrıca ortalama ihraç fiyatının yüzde 43 yükseldiğini ve elma ihracatından 190 milyon dolar gelir elde edildiğini aktardı. 2002 yılında neredeyse hiç ihracatı bulunmayan incir, kivi, çilek ve muzun da bugün önemli ihraç kalemleri arasında yer aldığına değinen Balık; incirde 23 bin ton, çilekte 20 bin 854 ton, kivide 7 bin 230 ton ve muzda 4 bin 679 ton ihracat seviyesine ulaşıldığını belirtti. Balık ayrıca limon, domates, kiraz, şeftali ve nektarin gibi ürünlerde de güçlü ihracat performansı yakalandığını kaydetti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KATMA DEĞERLİ ÜRETİM VE İKLİM KRİZİ</span></strong></p>

<p>Son 22 yılda yalnızca ihracat miktarlarının değil, birim ihracat değerlerinin de ciddi şekilde yükseldiğini vurgulayan Balık, Türk ürünlerinin küresel pazarda daha yüksek katma değer oluşturduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Birçok üründe kilogram başına ihracat değerimiz birkaç kat arttı. 2002 yılında 0,58 dolar/kg olan ortalama ihraç fiyatımız, 2024 sonunda 1,28 dolar/kg seviyesine yükseldi. Bu gelişme; kalite, gıda güvenliği, sürdürülebilirlik ve uluslararası standartlara uyum açısından önemli bir noktaya ulaştığımızı gösteriyor. Artık sadece daha fazla oyun satan değil, ürününü daha yüksek değerle pazarlayan bir sektör konumundayız.”</p>

<p>İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkisinin giderek daha belirgin hale geldiğini ifade eden Balık, sürdürülebilir büyüme için üretim altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü:&nbsp;“Don, kuraklık, aşırı sıcaklık ve düzensiz yağışlar üretimi doğrudan etkiliyor. Buna rağmen sektörümüz üretmeye, ihracat yapmaya ve ülkemize döviz kazandırmaya devam ediyor. Önümüzdeki süreçte su verimliliği, modern sulama sistemleri, tarımsal teknoloji yatırımları ve iklim dirençli üretim modelleri daha kritik hale gelecek.”</p>

<p>Balık, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, deneyimli üretici ve ihracatçı ağı sayesinde dünya pazarlarındaki büyümesini sürdüreceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:&nbsp;“Türkiye; iklim çeşitliliği, yüksek üretim kapasitesi ve lojistik avantajlarıyla dünyanın önde gelen yaş meyve sebze tedarikçileri arasında yer alıyor. Önümüzdeki dönemde ürün çeşitliliğimizi artırarak, yeni pazarlara açılarak ve katma değerli ihracata odaklanarak sektörümüzü daha da ileri taşıyacağız.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 16:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/turkiyenin-yas-meyve-sebze-ihracati-22-yilda-uc-katina-cikti-uretim-gucu-kuresel-pazarlara-basariyla-yansitildi-1782134204.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mali Alanda Hızlı Tedbirler Devreye Alındı: Bakan Şimşek Dezenflasyon Hedefi İçin Kararlılık Mesajı Verdi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/mali-alanda-hizli-tedbirler-devreye-alindi-bakan-simsek-dezenflasyon-hedefi-icin-kararlilik-mesaji-verdi-1906</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/mali-alanda-hizli-tedbirler-devreye-alindi-bakan-simsek-dezenflasyon-hedefi-icin-kararlilik-mesaji-verdi-1906</guid>
                <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, haziran ayında hanehalkının 12 ay sonrası enflasyon beklentilerinin bir önceki aya göre 3,4 puan iyileştiğini belirterek, enerji fiyatlarındaki normalleşmenin bu olumlu süreci destekleyeceğini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) açıkladığı "Sektörel Enflasyon Beklentisi" anket sonuçlarının ardından, sosyal medya hesabından önemli değerlendirmelerde bulundu. Bakan Şimşek, haziran ayında hanehalkının 12 ay sonrası enflasyon beklentilerinin bir önceki aya göre 3,4 puan iyileştiğini belirterek, jeopolitik gerilimlerin azalmasıyla enerji fiyatlarındaki normalleşmenin beklentilerdeki iyileşmeyi desteklemesini beklediklerini söyledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KARARLILIKLA ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYORUZ</span></strong></p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomi programı kapsamında atılan adımlara ve gelecek döneme ilişkin hedeflere değindiği açıklamasında şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatlarını artırması, kısa vadede enflasyon görünümü üzerinde baskı oluşturarak beklentileri olumsuz etkiledi. Programımız sayesinde oluşturduğumuz mali alanı kullanarak, beklentilerde kalıcı bir bozulmanın önüne geçmek amacıyla eşel mobil başta olmak üzere gerekli tedbirleri hızlı ve etkin biçimde devreye aldık. Haziran ayında hanehalkının 12 ay sonrası enflasyon beklentileri bir önceki aya göre 3,4 puan iyileşti. Jeopolitik gerilimlerin azalmasıyla enerji fiyatlarındaki normalleşmenin, beklentilerdeki iyileşmeyi desteklemesini bekliyoruz. Dezenflasyon hedefimiz doğrultusunda kararlılıkla çalışmayı sürdürüyoruz."</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/mali-alanda-hizli-tedbirler-devreye-alindi-bakan-simsek-dezenflasyon-hedefi-icin-kararlilik-mesaji-verdi-1782133137.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakanlık Bütçe Sonuçlarını Açıkladı: Giderler Artarken Gelirler Hızla Eridi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bakanlik-butce-sonuclarini-acikladi-giderler-artarken-gelirler-hizla-eridi-1904</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/bakanlik-butce-sonuclarini-acikladi-giderler-artarken-gelirler-hizla-eridi-1904</guid>
                <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, mayıs ayında merkezi yönetim bütçesi 298,2 milyar lira açık verirken, yılın ilk 5 ayındaki toplam bütçe açığı 1 trilyon 56 milyar 999 milyon liraya ulaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı, mayıs ayına ilişkin bütçe uygulama sonuçlarını açıkladı. Paylaşılan verilere göre, merkezi yönetim bütçesi mayısta 298,2 milyar TL açık verirken, faiz dışı açık ise 169,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Mayıs ayında bütçe gelirleri geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 18 azalarak 1 trilyon 86 milyar 168 milyon liraya geriledi. Buna karşılık bütçe giderleri de yüzde 27 yükselerek 1 trilyon 384 milyar 391 milyon liraya ulaştı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">OCAK-MAYIS DÖNEMİNDE GİDERLER YÜZDE 37 ARTTI</span></strong></p>

<p>Yılın ilk 5 ayını kapsayan ocak-mayıs döneminde de bütçedeki açık eğilimi devam etti. Bu dönemde bütçe gelirleri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33,9 artışla 6 trilyon 277 milyar 714 milyon liraya çıktı. Bütçe giderleri de aynı dönemde yüzde 37,4 yükselerek 7 trilyon 334 milyar 713 milyon lira oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BEŞ AYLIK TOPLAM AÇIK 1 TRİLYON LİRAYI GEÇTİ</span></strong></p>

<p>Bakanlığın bütçe uygulama sonuçları raporuna yansıyan verilere göre, merkezi yönetim bütçesi mayıs ayında yaşanan 298 milyar 223 milyon liralık açığın da eklenmesiyle birlikte, ocak-mayıs döneminde toplamda 1 trilyon 56 milyar 999 milyon lira açık vermiş oldu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/bakanlik-butce-sonuclarini-acikladi-giderler-artarken-gelirler-hizla-eridi-1781518046.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Evde Bakım Yardımı Alanlar Dikkat: Ödemeler Bugün İtibarıyla Başladı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/evde-bakim-yardimi-alanlar-dikkat-odemeler-bugun-itibariyla-basladi-1903</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/evde-bakim-yardimi-alanlar-dikkat-odemeler-bugun-itibariyla-basladi-1903</guid>
                <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlar ve ailelerine yönelik bu ay toplam 7,1 milyar lira tutarındaki Evde Bakım Yardımı ödemelerini hak sahiplerinin hesaplarına yatırmaya başladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlar ve ailelerine ekonomik destek sağlamak amacıyla bu ay toplam 7,1 milyar lira Evde Bakım Yardımı ödemesini hesaplara yatırmaya başladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlara ve ailelerine ekonomik destek sağlamak amacıyla bu ay toplam 7,1 milyar lira Evde Bakım Yardımı'nı hak sahiplerinin hesaplarına yatırmaya başladıklarını açıkladı.&nbsp;Bakan Göktaş, Evde Bakım Yardımı'nın 2006 yılından bu yana engelli bireylerin öncelikle aile ortamında desteklenmesi amacıyla hayata geçirilen önemli bir aile odaklı bakım hizmeti olduğunu vurguladı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>DESTEK OLUYORUZ</strong></span></p>

<p>Bakanlık olarak engelli vatandaşların kendi yaşam alanlarında kalmalarına önem verdiklerini belirten Bakan Göktaş, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Engelli vatandaşlarımızın aile bütünlüklerini koruyarak evde bakım hizmeti almalarını öncelikli görüyoruz. Bu yardım ile engellilerin yaşadığı ortamdan ayrılmadan, ailesi veya yakınlarıyla birlikte yaşayarak aile birliğinin korunmasına ve güçlenmesine destek oluyoruz."</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/para(1).jpg" /></p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>HAK SAHİBİ BAŞINA AYLIK 13 BİN 878 LİRA ÖDENİYOR</strong></span></p>

<p>Evde Bakım Yardımı kapsamında 2026 yılı ocak-temmuz döneminde hak sahibi başına aylık 13 bin 878 lira ödeme yapıldığını hatırlatan Bakan Göktaş, güncel verilere dair şu bilgileri kaydetti:&nbsp;"Evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlar ve aileleri için bu ay toplam 7,1 milyar lira Evde Bakım Yardımı'nı hesaplara yatırmaya başladık. Hali hazırda 516 bin vatandaşımız Evde Bakım Yardımı'ndan yararlanıyor. Ödemelerin tüm engelli vatandaşlarımıza ve ailelerine hayırlı olmasını diliyorum."</p>

<p><img alt="" src="https://www.malatyatime.com/public/images/detay/sahte_para_nasil_anlasilir_dolar(1).jpg" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ticaret Bakanlığından Kaçak Galericilere Ağır Darbe: Ceza Yağmuru Başladı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ticaret-bakanligindan-kacak-galericilere-agir-darbe-ceza-yagmuru-basladi-1902</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ticaret-bakanligindan-kacak-galericilere-agir-darbe-ceza-yagmuru-basladi-1902</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, yetki belgesi olmadan ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yapan gerçek ve tüzel kişilere bu yıl 108 milyon lirayı, toplamda ise 305 milyon lirayı aşan idari para cezası uygulandığını deklare etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı, yetki belgesi olmadan ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yapanlara bu yıl 108 milyon lirayı aşkın idari para cezası kesildiğini bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, oluşturduğu hacimle ülke ekonomisindeki önemi her geçen gün artan ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretinde kayıt dışı faaliyetlerin ve tüketici mağduriyetinin önüne geçilmesine yönelik çalışmalara aralıksız devam edildiği belirtildi.&nbsp;Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında, ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal edenlerin bakanlıktan yetki belgesi almaları gerektiğine işaret edilen açıklamada, bugüne kadar 84 bin 804 işletmeye ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yetki belgesi düzenlendiği aktarıldı. Açıklamada, bu alanda bakanlık tarafından düzenli inceleme ve denetim gerçekleştirildiğine dikkat çekilerek, yönetmelikle kural altına alındığı halde yetki belgesi olmadan ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretinde bulunduğu tespit edilen gerçek ve tüzel kişiler hakkında idari para cezası uygulandığı ifade edildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>TEK BİR DENETİMDE MİLYONLARCA LİRALIK CEZA KESİLDİ</strong></span></p>

<p>Yönetmelik kapsamında son dönemde yapılan incelemeler neticesinde, yetki belgesi olmadan ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti faaliyetinde bulunduğu tespit edilen her bir gerçek ve tüzel kişi için 400 bin 680 lira ila 1 milyon 402 bin 380 lira arasında değişen tutarlarda olmak üzere 176 gerçek ve tüzel kişi hakkında 102 milyon lira idari para cezası uygulandığı bildirildi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>BUGÜNE KADAR TOPLAM CEZA 305 MİLYON LİRAYI BULDU</strong></span></p>

<p>Denetimlerin kararlılıkla süreceğini vurgulayan bakanlık açıklamasında şu ifadelere yer verildi:&nbsp;"Bakanlığımızca yetki belgesi olmadan ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yaptığı tespit edilen gerçek ve tüzel kişiler hakkında 2026'da uygulanan idari para cezası tutarı 108 milyon lirayı geçti. Bugüne kadar uygulanan idari para cezası tutarı da 305 milyon liraya ulaşmıştır. Motorlu kara taşıtı ticaretinde kayıt dışı faaliyetlerin azaltılması, haksız ticari uygulamaların ve tüketici mağduriyetinin önüne geçilmesi, sektörde daha adil ve güvenli bir ortamın tesis edilmesi amacıyla çalışmalarımız ve denetimlerimiz kesintisiz devam edecek."</p>

<p><strong>KAYNAK: DİRİLİŞ POSTASI GAZETESİ&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/ticaret-bakanligindan-kacak-galericilere-agir-darbe-ceza-yagmuru-basladi-1781510581.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gram Altında Yaşanan Yüzde Yirmi Değer Kaybı Konut Ve Otomotiv Piyasalarını Kilitledi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/gram-altinda-yasanan-yuzde-yirmi-deger-kaybi-konut-ve-otomotiv-piyasalarini-kilitledi-1901</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/gram-altinda-yasanan-yuzde-yirmi-deger-kaybi-konut-ve-otomotiv-piyasalarini-kilitledi-1901</guid>
                <description><![CDATA[Yüksekten altın alıp enflasyonun da altında getiri sağlayan vatandaşlar, piyasanın gerilemesiyle birlikte beklemeye geçti. Son 2,5 ayın dibini gören gram altın, 7.811 TL zirvesinden bu yana yüzde 20 değer kaybetti. Yatırımcıların satış yapmak için beklediği 7 bin 500 liralık psikolojik sınır aşılamadığı için konut, arsa ve otomobil piyasalarında ticaret kilitlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yüksekten altın alıp enflasyonun da altında getiri sağlayan vatandaşlar, piyasanın gerilemesiyle birlikte beklemeye geçti. Son 2,5 ayın dibini gören gram altın, 7.811 TL zirvesinden bu yana yüzde 20 değer kaybetti. Yatırımcıların satış yapmak için beklediği 7 bin 500 liralık psikolojik sınır aşılamadığı için konut, arsa ve otomobil piyasalarında ticaret kilitledi. Geçtiğimiz aylarda tarihî zirvesine ulaşan altın, bugünlerde yatırımcısını tam anlamıyla bekleme moduna geçirdi. Son dönemde fiyatların gerilemesi ve altının enflasyonun dahi altında bir getiri sağlaması, yüksek fiyattan alım yapan vatandaşların zararına satış yapmasını engelliyor. Altında yükseliş beklentisi ise gayrimenkul ve otomobil satışlarını vurdu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KONUT TALEBİ VAR BEKLEYİŞ SÜRÜYOR</span></strong></p>

<p>Son 2,5 ayın dibini gören gram fiyatı, 200 günlük ortalamaya çekildi. Ocak ayında gram altında görülen 7.811 TL zirvesinden düşüşün boyutu eksi yüzde 20’ye vardı. Verilere göre, son bir yılda gram altın alanın maliyeti ortalama 5 bin 500 - 5.700 TL civarındayken, son iki ayda piyasaya girenlerin maliyeti ise 7 bin lirayı aşmış durumda. Bu maliyet tablosu sebebiyle bekleyenlerin sayısı oldukça fazla. Piyasada oluşan bu “beklenti ekonomisi”, yastıkaltı altın miktarını rekor seviyelere taşırken, gayrimenkul sektörünü olumsuz etkiliyor. Yatırımcının sermayesi altında kilitli kaldığı için piyasalarda gözle görülür bir durgunluk yaşanıyor. Gayrimenkul uzmanları, konut yatırımı yapan kesimin şu an sadece belli bir gelir seviyesinin üzerindeki insanlardan oluştuğunu belirterek durumu şu sözlerle özetliyor:&nbsp;“Asıl birikimini altında tutan yatırımcı hâlâ bekleyişte. Vatandaşın konut talebi bitmedi, sadece ertelendi. Altın yatırımcısı 7.500 lira olan psikolojik sınırı bekliyor. Bu rakamın geçilmesi durumunda yastıkaltındaki devasa sermaye bozulup doğrudan konuta veya arsaya yönelecektir.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İKİNCİ EL OTO PİYASASI DURMA NOKTASINDA</span></strong></p>

<p>Türkiye'den Kaan Zenginli'nin haberine göre, gayrimenkuldeki bu durgunluğun bir benzeri, otomotiv pazarında da derinden hissediliyor. Sermayenin güvenli limanda park etmesiyle birlikte özellikle ikinci el otomotiv piyasası neredeyse durma noktasına geldi. Sektördeki tıkanıklığı değerlendiren oto galerici Murat Aslan, vatandaşın zarar kapanmadan araç yenileme veya sıfır araç alma fikrini rafa kaldırdığını vurguluyor. Piyasada ciddi bir durgunluk olduğunu belirten Aslan şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“Şu an ikinci el piyasası neredeyse durma noktasına geldi. Tıkanıklığın ana sebebi tamamen altındaki fiyat beklentisi. İnsanlar altını yüksekten aldı, enflasyon karşısında da istediği getiriyi tam bulamadı. Gram fiyatı yatırımcının beklediği o psikolojik seviyeye ulaştığı gün, bayilerdeki ve ikinci el pazarındaki bu sessizlik yerini büyük bir satış patlamasına bırakacaktır”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÜŞÜŞÜ FIRSAT BİLEN ALIYOR</span></strong></p>

<p>Altın piyasasında yüksek maliyetli yatırımcının bekleyişi sürerken, madalyonun diğer yüzünde farklı bir hareketlilik yaşanıyor. Yaz aylarının ve düğün sezonunun yaklaşmasıyla birlikte, mevcut fiyat seviyelerini alım fırsatı olarak değerlendiren yeni bir kitle piyasaya giriş yaptı. Kuyumcularda “bozmaya gelenlerden” ziyade “almaya gelenlerin” yoğunluğu dikkat çekiyor. Kısacası, bir taraf zararına satmamak için yastıkaltındaki altını sıkı sıkıya tutarken, diğer taraf "düşükten toplama" stratejiyle altın talebini canlı tutmaya devam ediyor. Piyasada oluşan bu “satan yok ama alan var” dengesi, yastıkaltı birikimlerin neden rekor seviyede büyümeye devam ettiğini de gözler önüne seriyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/gram-altinda-yasanan-yuzde-yirmi-deger-kaybi-konut-ve-otomotiv-piyasalarini-kilitledi-1781446633.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Şimşek: Dezenflasyon Sürecinde Birkaç Aylık Gecikme Yaşanacak Ama Yoluna Girecek</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bakan-simsek-dezenflasyon-surecinde-birkac-aylik-gecikme-yasanacak-ama-yoluna-girecek-1900</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/bakan-simsek-dezenflasyon-surecinde-birkac-aylik-gecikme-yasanacak-ama-yoluna-girecek-1900</guid>
                <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel şoklara rağmen dezenflasyon sürecinin birkaç aylık gecikmeyle yoluna gireceğini belirterek; bütçe açığı, cari açık ve rezervler konusunda hiçbir endişeye mahal olmadığını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul Finans Merkezi'ndeki (İFM) Ziraat Kuleleri Oditoryumu'nda düzenlenen Türkiye Bankalar Birliği (TBB) 69. Genel Kurul Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulundu. Son yıllarda hem bankacılık sektörünün hem de Türk ekonomisinin çoklu şoklara karşı dirençli olduğunu ispat ettiğini söyleyen Şimşek, son 3 yıldır uyguladıkları program sayesinde sağlıklı politikaların uygulanmasının yanında tamponlar inşa ettiklerini, bunun tesadüf olmadığını dile getirdi.</p>

<p>Fiyat istikrarının sağlanmasının en kritik bileşen olduğunu belirten Şimşek, nihai hedefin sürdürülebilir yüksek büyüme ve daha adil gelir dağılımı olduğunu ifade etti. Politika önceliklerinde bir değişim olmadığının altını çizen Bakan Şimşek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve AK Parti hükümetinin önceliklerinin yatırım, istihdam, üretim ve ihracat olduğunu, yapısal dönüşümün odağında da bu 4 amacın bulunduğunu bildirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BİRKAÇ AYLIK GECİKMEYLE DEZENFLASYON SÜRECİ DEVAM EDECEK</span></strong></p>

<p>Bakan Şimşek, şokların dünyanın yeni normali haline geldiğine değinerek, fiyat istikrarına yönelik şu değerlendirmelerde bulundu:&nbsp;"Enflasyonun kalıcı bir şekilde tek haneye indirilmesi için maliye politikası ve yapısal reform ayağıyla en güçlü desteği vermeye, bunları önceliklendirmeye devam edeceğiz. İnanıyorum ki biraz gecikse de bunu başaracağız. Şoklar dönem dönem gecikmelere sebep olabilir. Bu şoklar bizim kontrolümüzde değil. Bunlar elbette bir bahane de değil. Bu şoklara rağmen önemli olan ilerlemedir. Ben hep altını çizmişimdir. Mükemmeliyetçilik ilerlemenin önündeki en büyük engeldir. Bizim için önemli olan gidişatın yönüdür. O anlamda baktığınız zaman birkaç aylık gecikmeyle dezenflasyon süreci tekrar devam edecek ve yoluna girecektir."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MAKRO FİNANSAL İSTİKRAR AÇISINDAN ENDİŞEYE MAHAL YOK</span></strong></p>

<p>ABD/İsrail-İran savaşı sonrasında enerji fiyatlarında yaşanan sert artışın vatandaşlara yansımaması için eşel mobil sistemini devreye aldıklarını ifade eden Şimşek, bu durumun bütçede oluşturulan mali alan sayesinde mümkün olduğunu vurguladı. Şimşek, bütçe dengesi ve cari açık verilerine ilişkin şunları kaydetti: "Son 3 ayda akaryakıtta ÖTV'yi neredeyse sıfırlamamıza rağmen bu sene bütçe açığı hedeflerini tutturacağız. Bu konuda bir endişeniz olmasın. Milli gelire oranla yüzde 3,5 bütçe açığı hedefimiz var. Çok büyük ihtimalle, eşel mobile rağmen, bundan daha iyi bir performansı ortaya koyacağız. Yani eşel mobil olmasa hedeflerin çok ötesinde bir başarı söz konusu olacaktı. Bu niye önemli? Çünkü şoklara karşı mali alan inşa ediyoruz."</p>

<p>"Yılı yüzde 3 veya altında cari açıkla kapatabiliriz. En büyük kırılganlık olarak görülen bu alanı bugün çok rahat yönetilebilir görüyorum. Bu nedenle makro finansal istikrar ve programın sonuçları açısından endişeye mahal yok."</p>

<p>2026 başından bu yana yıllıklandırılmış dış ticaret açığında ciddi bir bozulma olmadığını, büyük petrol şokuna rağmen aralık ayından bu yana yıllık dış ticaret açığındaki bozulmanın 1,5 milyar doların altında kaldığını belirten Şimşek, turizmde ve diğer kritik alanlarda da ciddi bir bozulma yaşanmadığını sözlerine ekledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">REZERVLERDE ENDİŞEYE MAHAL YOK</span></strong></p>

<p>Türkiye'nin yıllık brüt dış finansman ihtiyacının savaş şokuna rağmen yüzde 17 olarak gerçekleşmesini öngördüklerini ve bu seviyenin son derece yönetilebilir olduğunu belirten Şimşek, rezervlerdeki hareketlilik ve altın fiyatlarının etkisine dair şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"Bu sene bu savaş olmasaydı brüt dış finansman ihtiyacının milli gelire oranı yüzde 15'in altına düşecekti. Savaşa rağmen bu oranın yüzde 17 olarak gerçekleşmesini öngörüyoruz. Bu son derece yönetilebilir bir seviyedir. Uzun yıllar boyunca milli gelirin yaklaşık yüzde 20'sine karşılık gelen brüt dış finansman ihtiyacını yönetmiş bir ülke, yüzde 17'lik bir oranı rahat yönetir. Benzer şekilde, Türkiye'nin brüt dış borç stokunun milli gelire oranının uzun vadeli ortalaması yaklaşık yüzde 44 seviyesindedir. Buna karşın, bu yıl savaş kaynaklı şoklara ve cari açıktaki artışa rağmen söz konusu oranın yüzde 32 civarında gerçekleşmesini bekliyoruz. Bu seviye hem tarihsel ortalamalarımızın belirgin şekilde altında hem de birçok gelişmekte olan ülkeye kıyasla oldukça makul bir düzeydedir."</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 18:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/bakan-simsek-dezenflasyon-surecinde-birkac-aylik-gecikme-yasanacak-ama-yoluna-girecek-1781278505.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Faiz Değişikliğine Gitmedi: Ek Sıkılaştırma Mesajı Öne Çıktı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-cumhuriyet-merkez-bankasi-faiz-degisikligine-gitmedi-ek-sikilastirma-mesaji-one-cikti-1899</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-cumhuriyet-merkez-bankasi-faiz-degisikligine-gitmedi-ek-sikilastirma-mesaji-one-cikti-1899</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutarken, enflasyonda kalıcı düşüş sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun kararlılıkla sürdürüleceğini ve gerekirse ek sıkılaştırma adımlarının atılabileceğini duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, merakla beklenen faiz kararını açıkladı. Banka, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 seviyesinde sabit tutma kararı aldı. Gecelik borç verme faizi yüzde 40, borçlanma faizi ise yüzde 35,5 seviyesinde değiştirilmeyerek korundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ENFLASYONDAKİ RİSKLER VE ENERJİ FİYATLARI TAKİPTE</span></strong></p>

<p>Kurul tarafından yapılan açıklamada, nisan ayında enerji fiyatlarının etkisiyle yükselen enflasyonun ana eğiliminin mayıs ayında bir miktar gerilediği belirtildi. Ancak jeopolitik gelişmelerin etkisiyle enerji fiyatlarında oynaklığın sürdüğü ve belirsizliklerin yüksek seyrettiği vurgulandı. Ekonomik faaliyete ilişkin de değerlendirmelerin yer aldığı açıklamada, ilk çeyrek verilerinin ekonomik faaliyette yavaşlamanın devam ettiğine işaret ettiği, iç talepteki zayıf görünümün de sürdüğü ifade edildi. Bu çerçevede enflasyon görünümüne yönelik risklerin yakından takip edildiği bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SIKI PARA POLİTİKASI DURUŞU KORUNACAK</span></strong></p>

<p>Fiyat istikrarı vurgusu yapan TCMB, enflasyonla mücadele konusunda kararlılık mesajı verdi. Banka, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun korunacağını belirterek şu ifadelere yer verdi:&nbsp;"Enflasyonda kalıcı düşüş sağlanana kadar sıkı para politikası kararlılıkla sürdürülecek. Gerekirse ek sıkılaştırma adımları atılabilecek."</p>

<p>Ayrıca kredi ve mevduat piyasalarındaki olası bozulmalara karşı makroihtiyati adımların devreye alınabileceği belirtilirken, Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti’nin beş iş günü içinde yayımlanacağı duyuruldu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 15:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/turkiye-cumhuriyet-merkez-bankasi-faiz-degisikligine-gitmedi-ek-sikilastirma-mesaji-one-cikti-1781267837.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Fabrikaların Kapanması Üretim Dünyasında Ciddi Bir Endişe Yol Açıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/fabrikalarin-kapanmasi-uretim-dunyasinda-ciddi-bir-endise-yol-aciyor-1898</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/fabrikalarin-kapanmasi-uretim-dunyasinda-ciddi-bir-endise-yol-aciyor-1898</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, imalat sanayisinde yaşanan daralmaya dikkat çekerek üretimi ve sanayiyi öncelikleyen yeni bir modelin hızla hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Son yıllarda ayakkabı sektöründe yüzlerce fabrika ve atölyenin kapandığını belirten İçten, istihdam kayıplarının önüne geçilmesi için çalışma mevzuatı dahil bütünsel bir yaklaşım çağrısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, Türkiye’nin daha fazla zaman kaybetmeden sanayiyi ve üretimi öncelikleyen bir modeli ortaya koyması gerektiğini söyledi. İlk çeyrek büyüme rakamlarını değerlendiren İçten, imalat sanayisindeki küçülme ve sektörün geleceği hakkında önemli açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">AYAKKABI SEKTÖRÜNDE YÜZLERCE FABRİKA KAPANDI</span></strong></p>

<p>Sektörün son yıllarda büyük bir kan kaybı yaşadığını ifade eden TASD Başkanı Berke İçten, mevcut durumu şu sözlerle özetledi:&nbsp;“Son üç dört yıldır özellikle imalat sanayinin daraldığı bir dönemden geçiyoruz. Ayakkabı bu süreçte en fazla kan kaybeden sektörlerin başında yer alıyor. 2023’ten bu yana yüzlerce fabrikamız ve atölyemiz kapanırken, en az 100 bin istihdam kaybı yaşadık. Oysa biz sanayi üretimini ekonomik bağımsızlığın ve ulusal güvenliğin bir unsuru, her fabrikayı ülkemiz için bir kale olarak görüyoruz. Ne yazık ki ayakkabı sektörümüz son üç dört yılda yüzlerce kalesini kaybetti. Hazır giyim ve tekstil gibi birçok sektörde de benzer bir tabloyla karşı karşıyayız.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÜRESEL REKABETTE ÇİN ÖRNEĞİ VE ÇALIŞMA GÜNLERİ</span></strong></p>

<p>İlk çeyrekteki yüzde 2,5’lik büyüme oranlarında sanayi ve ihracatın olumsuz etkisine değinen İçten, uluslararası rekabette yaşanan zorluklara dikkat çekti. Türkiye'nin üretim politikasında net bir karar vermesi gerektiğini belirten İçten, konuşmasını şöyle sürdürdü:&nbsp;“İlk çeyrekteki yüzde 2,5’lik büyümeye sanayinin ve ihracatın eksi yönde etki yaptığını görüyoruz. Dolayısıyla bizim artık ülke olarak bir konuda karar vermemiz gerekiyor: Biz imalat sanayinde üretime devam etmek istiyor muyuz, istemiyor muyuz? Trump yönetimindeki ABD ve Çin bugün sanayi üretimini ulusal güvenlik sorunu yaklaşımıyla ele alıyor ve tüm stratejilerini bu anlayışla kurguluyorlar. Ülkemizde ise imalat sanayimiz her geçen yıl biraz daha fazla güç kaybediyor. Çin’de işletmeler yılda 330-340 gün mesai yaparken biz 240 gün çalışıyoruz. Yani bizden zaten yüzde 30-40 daha fazla çalışan bir ülkenin rekabetiyle karşı karşıyayız.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BÜTÜNSEL BİR YAKLAŞIM VE MEVZUAT REFORMU ŞART</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı tarafından alınan önlemlerin sektörde memnuniyetle karşılandığını dile getiren İçten, köklü çözümler için daha geniş kapsamlı adımların atılması gerektiğini savunarak şu ifadeleri kullandı:&nbsp;“Dolayısıyla bir an önce üretimi öncelikleyen bir modeli ortaya koymamız lazım. Ayakkabı sektörü özelinde Ticaret Bakanlığımızın aldığı önlemlerden büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Ama gelinen aşamada çalışma mevzuatı başta olmak üzere daha bütünsel bir yaklaşım ile konunun ele alınması gerekiyor.”</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/06/fabrikalarin-kapanmasi-uretim-dunyasinda-ciddi-bir-endise-yol-aciyor-1780314786.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tekstil ve Teknolojinin Öncü İsmi Hikmet Tanrıverdi Deneyimlerini ETC Creative Talks Platformunda Paylaşıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/tekstil-ve-teknolojinin-oncu-ismi-hikmet-tanriverdi-deneyimlerini-etc-creative-talks-platformunda-paylasiyor-1897</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/tekstil-ve-teknolojinin-oncu-ismi-hikmet-tanriverdi-deneyimlerini-etc-creative-talks-platformunda-paylasiyor-1897</guid>
                <description><![CDATA[Tekstil, dış ticaret ve e-ihracat alanlarında 35 yılı aşkın girişimcilik ve yöneticilik deneyimine sahip olan Hikmet Tanrıverdi, ETC Creative Talks konuşmacı kadrosuna katıldı. Son dönemde yapay zekâ ve dijital dönüşüme odaklanan Tanrıverdi, kurumlara geleceğin iş modellerine dair güçlü bir perspektif sunacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin üretim, ihracat ve ticaret ekosisteminde uzun yıllardır öncü roller üstlenen iş insanı Hikmet Tanrıverdi, deneyimlerini paylaşmak üzere ETC Creative Talks platformunun konuşmacı kadrosuna dahil oldu. Sektördeki 35 yılı aşkın birikimiyle tanınan Tanrıverdi, iş dünyasının geleceğini şekillendiren kritik başlıkları ele alacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">35 YILLIK DENEYİM TEKNOLOJİ İLE BULUŞUYOR</span></strong></p>

<p>Bugüne kadar tekstil, dış ticaret ve e-ihracat gibi stratejik alanlarda önemli başarılara imza atan Hikmet Tanrıverdi, son yıllarda çalışmalarını dijitalleşme üzerine yoğunlaştırdı. Yapay zekâ, dijital dönüşüm ve şirketlerde verimlilik artışı gibi konuları odağına alan deneyimli yönetici, geleneksel ticaret unsurlarını modern teknolojiyle harmanlayan stratejiler geliştirmeye devam ediyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YENİ NESİL İŞ MODELLERİ...</span></strong></p>

<p>Girişimcilikten e-ihracata uzanan geniş bir yelpazede tecrübe edinen Tanrıverdi, ETC Creative Talks bünyesinde kurumlara rehberlik edecek paylaşımlarda bulunacak. Deneyim temelli bakış açısıyla iş dünyasının dönüşüm sürecini değerlendiren Hikmet Tanrıverdi, firmaların geleceğe daha güçlü hazırlanabilmesi için gereken yeni nesil iş modellerini ve verimlilik esaslarını aktaracak. Fikirlerin deneyimle buluştuğu platformda, kurumsal başarı için stratejik yol haritaları sunulacak.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/05/tekstil-ve-teknolojinin-oncu-ismi-hikmet-tanriverdi-deneyimlerini-etc-creative-talks-platformunda-paylasiyor-1779346165.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Üretici Olmayan İhracatçılar Da Kurumlar Vergisi Muafiyeti Kapsamına Alınmak İstiyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/uretici-olmayan-ihracatcilar-da-kurumlar-vergisi-muafiyeti-kapsamina-alinmak-istiyor-1896</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/uretici-olmayan-ihracatcilar-da-kurumlar-vergisi-muafiyeti-kapsamina-alinmak-istiyor-1896</guid>
                <description><![CDATA[DIŞYÖNDER Başkanı Dr. Hakan Çınar, TBMM'ye sunulan kanun teklifindeki kurumlar vergisi indiriminin ihracatçılar için tek başına yeterli olmadığını belirtti. Yüksek işçilik maliyetleri ve kur baskısı nedeniyle emek yoğun sektörlerde rekabet gücünün azaldığına dikkat çeken Çınar, vergi avantajlarının aracı ihracatçılar, lojistik sektörü ve gümrük müşavirlerini de kapsayacak şekilde genişletilmesini talep etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>DIŞYÖNDER Başkanı Dr. Hakan Çınar, 5 Mayıs 2026 tarihinde TBMM'ye sunulan kanun teklifinde yer alan ihracatçı kurumlara yönelik vergi indirimlerini değerlendirdi. İmal ettikleri malları doğrudan ihraç eden şirketlerin kurumlar vergisi oranının yüzde 9'a indirilmesinin maliyet rekabeti açısından katkı sağlayacağını belirten Çınar, mevcut ekonomik koşullarda bu adımın yeterli olmadığını ve çok daha fazla iyileştirmeye ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KUR ETKİSİNİ ORTADAN KALDIRMAYA YETMEZ</span></strong></p>

<p>Yalnızca kurumlar vergisi üzerinden yapılacak bir düzenlemenin, ihracatçıların içinde bulunduğu sıkıntıları çözmeye yetmeyeceğini vurgulayan Dr. Hakan Çınar, şu değerlendirmelerde bulundu:&nbsp;“Küresel rekabette bu düzenleme elbette ihracatçılara fayda sağlayacaktır. Ancak yalnızca Kurumlar Vergisi ile sağlanan bu iyileşme, bugün ihracatçılarımızın içinde olduğu sıkıntıdan kurtulmaları için yeterli değil. Doğrudan maliyet unsuru olan ücretlerden alınan gelir vergisi ve SGK gibi kalemlerde de çok ciddi iyileşmeler sağlanması zaruri. Kurumlar vergisi firmalar kâr elde edebildikleri sürece önemli ama unutmamak gerekir ki, işletmlerin evvela kâr elde edebilir hale gelmesini sağlamak gerekiyor. Kur etkisi ihracatçılar için halen önemli bir unsur oluşturmaya devam ediyor. Yüksek işçilik giderleri ile bilhassa emek yoğun sektörlerde rekabet, halen kurun etkisi alında ve gün geçtikçe de etkisi yükseliyor. Türk şirketlerinin üretimi farklı ülkelere taşımasına yönelik konuları tartışırken, Autoliv gibi ülkemizde yüksek istihdam sağlayan bazı yabancı sermayeli firmaların da çıkma kararı daha fazla endişe uyandırıyor. Otomotiv sektörü gibi yüksek katma değerli sektörlerde dahi bunun oluyor olması, ihracatçıların yaşadıkları rekabet sıkıntısını ortaya koymak için yeterli olsa gerek. Dolayısı ile maliyetlerin düşürülmesi yönünde kurumlar vergisi iyileştirmelerinden çok daha fazlasının olması gerektiğinin artık farkına varılması gerek.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TRANSİT TİCARETTE SAĞLANAN AVANTAJ DA YETERLİ DEĞİL</span></strong></p>

<p>Meclise sunulan teklifte transit ticarete yönelik getirilen istisnalara da değinen Çınar, kararın olumlu bir gelişme olduğunu fakat sınırlarının esnetilmesi gerektiğini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Transit ticarete yönelik getirilecek olan %95'lik, İstanbul Finans Merkezi'ne yönelik uygulanacak olan %100'lük kurumlar vergisi istisna oranları elbette gayet pozitif bir gelişme ve bilhassa yabancı yatırımcıların ilgisini arttıracaktır. Ancak bu kararın yalnızca transit ticaret kapsamında yurt dışından satın alınan malların yurt içine sokulmadan bir başka ülkeye satışları ile sınırlı tutulmaması daha doğru olurdu. Türkiye üzerinden geçirilecek olan transit ticaret işlemlerini de bu kapsama almak ve Türkiye üzerinden işlemlerin yürütülmesi, lojistik sektörüne ve ülke ekonomisine katkı sağlayacaktır.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜRETİCİ OLMAYAN İHRACATÇILAR İLE İHRACATA HİZMET VEREN TÜM İŞLETMELER BU KAPSAMDA YER ALMALI</span></strong></p>

<p>Vergi avantajlarının tüm dış ticaret ekosistemine yayılması gerektiğini savunan Dr. Hakan Çınar, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:&nbsp;“Kurumlar vergirisi avantajını yalnızca üretim yapan firmalarla sınırlı tutmamak gerekiyor. Aracı ihracatçılar ile hizmet sektöründe yer alan lojistik ve gümrük müşavirliği hizmeti veren firmaların da bu kapsama alınması, topyekün bir ihracat hamlesine dönüşür ve maliyet avantajları sağlar. Örneğin ben de gümrük müşaviriyim ve sadece dış ticaretçilere hizmet veriyorum, ihracatçıdan farklı değerlendirilmemem gerekiyor. Umuyorum Kanun yapıcılar bu hususları da göz önünde bulundururlar.”</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/05/uretici-olmayan-ihracatcilar-da-kurumlar-vergisi-muafiyeti-kapsamina-alinmak-istiyor-1779104502.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ayakkabı Sektöründe İthalat Fırtınası Dindi Ama İhracattaki Kan Kaybı Durdurulamıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ayakkabi-sektorunde-ithalat-firtinasi-dindi-ama-ihracattaki-kan-kaybi-durdurulamiyor-1895</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ayakkabi-sektorunde-ithalat-firtinasi-dindi-ama-ihracattaki-kan-kaybi-durdurulamiyor-1895</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığının hamleleriyle ayakkabı ithalatı miktar ve değer bazında büyük düşüş yaşarken, ihracattaki gerilemenin önüne geçilemiyor. Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği Başkanı Berke İçten, üretim maliyetlerini yüzde 25 azaltacak yedi sekiz kritik malzemede gümrük vergisinin sıfırlanmasını talep ederek, bu adımın küresel markaları Türkiye'ye çekeceğini belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığının aldığı önlemler sayesinde ayakkabıda ithalat fırtınası dindirilirken, ihracatta 2023 yılıyla birlikte başlayan kan kaybı bir türlü durdurulamıyor. 2026’nın ilk çeyreğinde Türkiye’nin ayakkabı ihracatı miktar bazında yüzde 36,5, değer olarak yüzde 19,4 azaldı. Türkiye, ocak-mart döneminde 255 million dolar karşılığında 29,8 milyon çift ayakkabı ihraç etti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEKTÖR SON ÜÇ YILDIR REKABETÇİLİKTE ZORLANIYOR</span></strong></p>

<p>Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, yüksek üretim maliyetleri nedeniyle ayakkabı sektörünün son üç yıldır rekabetçilikte zorlandığını söyledi. 2021’de 550 milyon dolar cari fazla veren sektörün, 2025’i 650 milyon dolar açıkla kapattığını hatırlatan İçten, şunları söyledi:&nbsp;“TASD’nin yoğun girişimleri sonucunda Ticaret Bakanlığımız 2025’in başından itibaren sektörün elini rahatlatmak için çeşitli düzenlemelere imza attı. Bu kapsamda ayakkabı ithalatına uygulanan ilave gümrük vergisi yüzde 30’dan yüzde 40’a çıkarıldı. Ardından posta ve hızlı kargo taşımacılığı yoluyla ayakkabı ithalatı kısıtlandı. Önlemler sayesinde 2026’nın ilk çeyreğinde ayakkabı ithalatı geçen yılın aynı dönemine göre miktar bazında yüzde 35,2, değer olarak yüzde 24,1 azaldı. Türkiye, bu yılın ilk çeyreğinde 387 milyon dolar karşılığında 15,6 milyon çift ayakkabı ithalatı gerçekleştirdi. İthalatı frenleyen önlemler için Ticaret Bakanlığımıza bir kez daha şükranlarımızı sunuyoruz. Ancak ihracattaki kan kaybı, dördüncü yılda da devam ediyor. 2026’nın ilk çeyreğinde ayakkabı ihracatımız miktar bazında yüzde 36,5, değer olarak yüzde 19,4 azaldı. Ocak-Mart döneminde 255 milyon dolar karşılığında, 29,8 milyon çift ayakkabı ihracatı gerçekleştirdik. İthalattaki yüksek oranlı daralmaya rağmen ilk çeyrekte 132 milyon dolarlık dış ticaret açığı verdik.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEKTÖRE REKABETÇİLİĞİNİ KAZANDIRACAK ÖNLEMLER HIZLA DEVREYE ALINMALI</span></strong></p>

<p>Berke İçten, ihracattaki kan kaybının daha fazla büyümemesi için sektöre rekabetçiliğini kazandıracak önlemlerin hızla devreye alınması gerektiğini söyledi. Ticaret Bakanlığının 2026’ya girerken ayakkabı imalatında kullanılan mikrofiber suni deri ithalatında ilave gümrük vergisini sıfırlamasının sektör için çok önemli bir adım olduğunu belirten İçten, şöyle devam etti: “Bakanlığımız bu kararla, ‘devlet ayakkabı sektörünü gözden çıkardı’ diyenlere karşı çok net ve güçlü bir mesaj vermiş oldu. Ancak rahat bir nefes alabilmemiz için PU suni deriler, tabanlar ve air file kumaşlar gibi yedi sekiz malzemede daha gümrük vergisinin sıfırlanması gerekiyor. En kısa zamanda bu malzemelerle ilgili bir çalışma yapılacağını ümit ediyoruz. Sadece bu talebimizin karşılanması halinde üretim maliyetlerimiz yüzde 25 azalacağı için sektörü daha rekabetçi bir konuma taşıyabiliriz. Böyle bir adım Asya’daki üretimlerinin bir bölümünü Türkiye’ye kaydırmak için zemin yoklayan uluslararası markaların ülkemize gelme konusundaki motivasyonunu artırabilir.”</p>

<p>Berke İçten taleplerinin karşılanması halinde yılın ikinci yarısından itibaren ihracatta ibrenin yeniden yukarıya dönebileceğini sözlerine ekledi.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/05/ayakkabi-sektorunde-ithalat-firtinasi-dindi-ama-ihracattaki-kan-kaybi-durdurulamiyor-1779104051.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye Hazır Giyimde Fiyat Odaklı Rekabetten Vazgeçip Kaliteyle Fark Yaratacak</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-hazir-giyimde-fiyat-odakli-rekabetten-vazgecip-kaliteyle-fark-yaratacak-1894</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-hazir-giyimde-fiyat-odakli-rekabetten-vazgecip-kaliteyle-fark-yaratacak-1894</guid>
                <description><![CDATA[İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, hazır giyim sektörünün ucuz üretim merkezi olma kimliğinden sıyrılarak "satın alınabilir lüksün adresi" olacağını açıkladı. Yüksek maliyetler ve istihdam kayıpları sonrası strateji değişikliğine giden sektör; sürdürülebilirlik, hız ve markalaşma odaklı yeni bir döneme giriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB), nisan ayındaki genel kurulun ardından yeni yönetimle birlikte sektörün rekabet gücünü artıracak yol haritasını kamuoyuyla paylaştı. İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, sektörün fiyat odaklı rekabet yerine markalaşma ve katma değerli üretime odaklanacağını belirterek, Türkiye’nin artık ucuz üretim ülkesi olmayacağının altını çizdi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HAZIR GİYİM EKONOMİK VE SOSYAL HAYATIN SİGORTASIDIR</span></strong></p>

<p>Sektörün Türkiye ekonomisi için taşıdığı stratejik öneme değinen Paşahan, son yıllarda yaşanan kayıpları şu sözlerle ifade etti: “Rekabetçilikle ilgili sorunlar nedeniyle ihracatta üç yılda 4,4 milyar dolarlık kayıp yaşadık. İthalat 4,5 milyar dolar seviyelerine ulaştı. İhracattaki düşüş ve ithalattaki artışa paralel olarak istihdamda ciddi kayıplarımız oldu. 2022 yılının sonunda tekstille birlikte yaklaşık 1 milyon 223 bin olan istihdamımız, Şubat 2026 itibarıyla 838 bine geriledi. İki sektörde üç yılda yaklaşık 400 bin istihdam kaybettik. Bütün bu kayıplara rağmen 2025’te 12 milyar dolar cari fazla verdik.”</p>

<p>Hazır giyimin sosyal hayattaki rolüne de dikkat çeken Paşahan, “Hazır giyim üretimi ve ihracatı bir ticari faaliyet olmanın ötesinde özellikle kadınların istihdama katılması ve tersine göç başta olmak üzere sosyal hayatımızda da önemli bir misyon üstleniyor. İstihdamımızın yüzde 55’inden fazlasını kadınlar oluşturuyor” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">MALİYET ARTIŞLARI VE TEŞVİK TALEPLERİ</span></strong></p>

<p>Sektörün yaşadığı sorunların temelinde yüksek maliyetlerin yattığını vurgulayan Paşahan, mevcut teşvik sisteminin yetersiz kaldığını belirtti. Paşahan, çözüm önerilerini şöyle sıraladı:&nbsp;“Türkiye’de Ocak 2022-Nisan 2026 döneminde dolar kuru yüzde 230, ÜFE yüzde 370 artarken, asgari ücretin işverene maliyetindeki artış yüzde 567 oldu. Asgari ücretli bir çalışanın 2022’de işverene maliyeti 600 dolarken, bugün bin 500 dolara geldi. Biz doğrudan desteklerle asgari ücret maliyetinin 800-850 dolar seviyelerine indirilmesini istiyoruz. Bu beklentimiz karşılanabilirse yeniden üç yıl önceki rekabet gücümüze erişebiliriz.”</p>

<p>Ayrıca istihdam desteğinin 6 bin liraya çıkarılması, döviz dönüşüm desteğinin yüzde 10’a yükseltilmesi ve ihracatçının finansmana yüzde 15’in altında bir maliyetle erişebilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SATIN ALINABİLİR LÜKSÜN YENİ ADRESİ TÜRKİYE</span></strong></p>

<p>Avrupa’daki tedarik zincirinin kökten değiştiğini belirten Paşahan, Türkiye’nin bu dönüşümde "anahtar envanter üreticisi" olarak konumlanacağını ifade etti:&nbsp;“Türkiye artık ucuz üretim ülkesi değil. Biz oyunu fiyatla değil, değerle kazanacağız. Avrupa’da üretim ve tedarik zinciri kökten dönüşüyor. Kullan at devri kapanıyor. Döngüsel, sürdürülebilir, daha uzun ömürlü ve akıllı üretim dönemi başlıyor. Biz bu konuda avantajlıyız. Daha az adetli, daha nitelikli, daha uzun ömürlü ve yüksek fiyatlı ürünleri üreteceğimiz hızlı bir dönüşümün içine girdik. Özetle biz artık satın alınabilir lüksün, hızın ve kalitenin adresi olacağız.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">STRATEJİK MASTER PLAN ZORUNLULUĞU</span></strong></p>

<p>Küresel ticaretin gerçeklerine uygun bir master planın hazırlanması gerektiğini savunan Paşahan, ticaret diplomasisinin önemine değinerek, “Avrupa Birliği’nin Hindistan ve MERCOSUR ülkeleri ile imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının önümüzdeki yıllarda sektöre vereceği zararları önlemek ve hazır giyimin Made in EU kapsamında kalması için ticaret diplomasisinin imkânlarını sonuna kadar kullanmalıyız” diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 May 2026 13:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/05/turkiye-hazir-giyimde-fiyat-odakli-rekabetten-vazgecip-kaliteyle-fark-yaratacak-1778494739.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İhracat Hedeflerine Dijital Destek: Havayolu Gümrük Beyan Sistemi Operasyonel Verimliliği Artıracak</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ihracat-hedeflerine-dijital-destek-havayolu-gumruk-beyan-sistemi-operasyonel-verimliligi-artiracak-1888</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ihracat-hedeflerine-dijital-destek-havayolu-gumruk-beyan-sistemi-operasyonel-verimliligi-artiracak-1888</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, Havayolu Gümrük Beyan Sistemi'ni 4 Mayıs 2026 itibarıyla tüm uluslararası havalimanlarında kullanıma açtı. Havayolu beyanlarını tamamen dijital ortama taşıyan sistemle, yılda yaklaşık 10 milyon sayfa kağıt tasarrufu hedefleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı tarafından geliştirilen Havayolu Gümrük Beyan Sistemi (HGBS), 4 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla uluslararası uçuş trafiği bulunan tüm havalimanlarında devreye alındı. Yeni sistemle birlikte havayolu taşımacılığına ilişkin gümrük işlemlerinde dijital dönüşüm süreci hızlanacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ELEKTRONİK ORTAMDA UÇTAN UCA DİJİTAL SÜREÇ</span></strong></p>

<p>Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, Havayolu Beyan Formu ve ek belgelerin artık tamamen elektronik ortamda gümrük idarelerine iletileceği belirtildi. Bu adımla birlikte gümrük işlemlerinin uçtan uca dijital bir yapıya kavuşacağı ifade edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KAĞITSIZ İŞLEM ALTYAPISI İLE OPERASYONEL VERİMLİLİK</span></strong></p>

<p>Yeni uygulama sayesinde kağıtsız işlem altyapısına geçiş sağlanırken, manuel işlem yükünün azaltılması, uygulama birliğinin temin edilmesi ve veri güvenliğinin artırılması hedefleniyor. Sistemle birlikte hem kamu idareleri hem de özel sektör paydaşları için zaman ve maliyet tasarrufu sağlanması amaçlanıyor. Ayrıca ticaretin kolaylaştırılması, gümrük işlemlerinde etkinlik ve güvenliğin artırılması hedeflerinin bu dijital dönüşümle destekleneceği vurgulandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YILLIK 10 MİLYON SAYFA KAĞIT TASARRUFU ÖNGÖRÜLÜYOR</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Havayolu Gümrük Beyan Sistemi sayesinde kağıt kullanımı büyük ölçüde ortadan kalkacak. 2025 yılı dış hat uçuş sayıları baz alındığında, her bir sefer için düzenlenen Havayolu Beyan Formu ve ek belgeler kapsamında yıllık yaklaşık 10 milyon sayfa kağıt tasarrufu yapılması planlanıyor. Çevresel sürdürülebilirliğe katkı sunacak olan bu dijitalleşme hamlesi ile kamu hizmetlerinde verimlilik artırılacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DİJİTAL DÖNÜŞÜM HAMLESİ SÜRECEK</span></strong></p>

<p>Bakanlık, dijital dönüşüm çalışmalarıyla gümrük süreçlerini hızlandırmaya ve Türkiye’nin ihracat odaklı büyüme hedeflerini desteklemeye devam edeceğini bildirdi.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 06 May 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/05/gumruklerde-dijital-devrim-basladi-havayolu-tasimaciliginda-kagit-donemi-sona-erdi-1778060268.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye İhracatta Tüm Zamanların En Yüksek Nisan Ayı Rekoruna İmza Attı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-ihracatta-tum-zamanlarin-en-yuksek-nisan-ayi-rekoruna-imza-atti-1885</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-ihracatta-tum-zamanlarin-en-yuksek-nisan-ayi-rekoruna-imza-atti-1885</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye, 2026 yılı Nisan ayında 25,4 milyar dolarlık dış satım gerçekleştirerek Cumhuriyet tarihinin en yüksek nisan ayı ihracat rakamına ulaştı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe tarafından Ordu’da açıklanan verilere göre, geçtiğimiz yılın aynı ayına oranla yüzde 22,3’lük bir artış yakalanırken, 12 aylık toplam ihracat 275,8 milyar dolara yükseldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Nisan ayı ihracat verileri, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe tarafından Ordu’da düzenlenen toplantıyla kamuoyuna duyuruldu. Verilere göre Türkiye, Nisan ayında 25,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek önemli bir başarıya imza attı. 2026 yılının ilk dört aylık döneminde toplam ihracat 88,6 milyar dolara ulaşırken, son 12 aylık ihracat hacmi ise 275,8 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACATIN LİDERİ YİNE OTOMOTİV SEKTÖRÜ</span></strong></p>

<p>Nisan ayında 26 sektörün tamamı ihracatını artırmayı başarırken, otomotiv sektörü 3,9 milyar dolarlık performansı ile listenin ilk sırasındaki yerini korudu. Otomotiv sektörünü 3,1 milyar dolarla kimyevi maddeler, 1,8 milyar dolarla elektrik-elektronik sektörü takip etti. Hazır giyim 1 milyar 451 milyon dolar, çelik sektörü ise 1 milyar 438 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. En çok ihracat yapan iller sıralamasında ise İstanbul, Kocaeli, Bursa, Ankara ve İzmir başı çekti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÖRFEZ BÖLGESİNDE TİCARİ İBRE YUKARI DÖNDÜ</span></strong></p>

<p>Mart ayında İran-İsrail gerilimi nedeniyle daralma yaşanan Körfez ülkelerine yapılan ihracat, Nisan ayında yeniden yükselişe geçti. Bölge ülkelerine yapılan satışlar yüzde 15,6 artışla 2 milyar 365 milyon dolara ulaştı. Özellikle Birleşik Arap Emirlikleri’ne yapılan ihracattaki 300 milyon dolarlık artış dikkat çekti. En çok ihracat yapılan ülkeler ise Almanya, ABD, İtalya, Birleşik Krallık ve İspanya olarak sıralandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TİM BAŞKANI MUSTAFA GÜLTEPE’NİN AÇIKLAMALARI...</span></strong></p>

<p>TİM Başkanı Mustafa Gültepe, elde edilen başarıyı şu sözlerle değerlendirdi:&nbsp;“Genel Ticaret Sistemi (GTS) kayıtlarına göre, nisan ayında 25,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. 2025’in aynı ayına göre yüzde 22,3 artıdayız. Böylece bugüne kadarki en yüksek nisan ayı ihracatına imza atmış olduk. Aynı zamanda tüm zamanların en yüksek ikinci aylık ihracat performansını gerçekleştirdik. İlk dört aylık ihracatımız 88,6 milyar dolara, 12 aylık ihracatımızsa 275,8 milyar dolara yükseldi. Dört aylık ihracatta yüzde 3, 12 aylık ihracatta yüzde 4,2 artıdayız. Takvimin de etkisiyle nisan ayında 26 sektörümüzün tamamı ihracatını artırdı.”<br />
Gültepe, yıl sonu hedeflerine dair inancını ise şu ifadelerle dile getirdi:&nbsp;“Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programını memnuniyetle karşıladık. Yabancı yatırımların Türkiye’ye çekilmesi konusundaki kararlılığı son derece kıymetli buluyoruz. Kurumlar vergisi indirimi başta olmak üzere üretim ve ihracat için sağlanan destekler nedeniyle Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı sunuyorum. Biz tüm gücümüzle üretmeye ve ihracata devam ediyoruz. Tüm zorluklara rağmen 2026’yı 282 milyar dolarlık hedefin üzerinde tamamlayacağımıza inanıyorum.”</p>

<p>HABER MERKEZİ-İSTANBUL</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 05 May 2026 20:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/05/turkiye-ihracatta-tum-zamanlarin-en-yuksek-nisan-ayi-rekoruna-imza-atti-1778003926.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Enflasyonda Nisan Raporu Açıklandı: Yıllık Oran Yüzde 32 Seviyesine Geriledi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/enflasyonda-nisan-raporu-aciklandi-yillik-oran-yuzde-32-seviyesine-geriledi-1884</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/enflasyonda-nisan-raporu-aciklandi-yillik-oran-yuzde-32-seviyesine-geriledi-1884</guid>
                <description><![CDATA[TÜİK, 2026 yılı Nisan ayı enflasyon verilerini açıkladı. Tüketici fiyatları aylık bazda yüzde 4,18 artış gösterirken, yıllık enflasyon yüzde 32,37’ye gerileyerek düşüş eğilimini sürdürdü. Fiyat artışlarının lokomotifi ise yüzde 46,60'lık yıllık yükselişle konut grubu oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan 2026 dönemine ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan verilere göre, tüketici fiyatları bir önceki aya göre yüzde 4,18 oranında bir artış kaydetti. Bu sonuçla birlikte yılbaşına göre toplam artış yüzde 14,64, on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 32,43 olarak hesaplandı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>YILLIK ENFLASYONDA DÜŞÜŞ TRENDİ DEVAM EDİYOR</strong></span></p>

<p>Veriler, yıllık enflasyondaki kademeli düşüşün sürdüğünü ortaya koydu. 2024 yılının Nisan ayında yüzde 69,80 olan yıllık enflasyonun, 2025 yılının aynı döneminde yüzde 37,86’ya, 2026 yılının Nisan ayında ise yüzde 32,37 seviyesine gerilemiş olması dikkat çekti. Geçmiş yılların verileriyle yapılan kıyaslama, fiyat artış hızındaki ivme kaybını gözler önüne serdi.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>KONUT VE ULAŞTIRMA FİYATLARI ZİRVEYİ BIRAKMIYOR</strong></span></p>

<p>Ana harcama grupları incelendiğinde, yıllık bazda en yüksek artışın yaşandığı kalem yüzde 46,60 ile konut, su, elektrik ve gaz grubu oldu. Bu grubu yüzde 35,06 ile ulaştırma ve yüzde 34,55 ile gıda ve alkolsüz içecekler takip etti. Nisan ayı özelinde bakıldığında da konut grubu yüzde 7,99’luk aylık artışla fiyatı en çok yükselen grup olarak ilk sırada yer aldı.</p>

<p><span style="color:#2980b9"><strong>FİYAT ARTIŞLARI PİYASANIN GENELİNE YAYILDI</strong></span></p>

<p>Endeks kapsamında değerlendirilen 174 alt harcama kaleminden 147’sinde fiyat artışı yaşanırken, 19 kalemde düşüş gözlendi, 8 kalemde ise fiyatlar değişmedi. Değişken kalemlerin hariç tutulduğu çekirdek enflasyon göstergelerinde ise yıllık artış yüzde 30,51 olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 04 May 2026 15:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/05/enflasyonda-nisan-raporu-aciklandi-yillik-oran-yuzde-32-seviyesine-geriledi-1777896882.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ticaret Bakanlığı Taşınmaz Satışında Yeni Yönetmeliği Resmi Gazete’de Yayımladı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ticaret-bakanligi-tasinmaz-satisinda-yeni-yonetmeligi-resmi-gazetede-yayimladi-1881</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ticaret-bakanligi-tasinmaz-satisinda-yeni-yonetmeligi-resmi-gazetede-yayimladi-1881</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan yeni yönetmelikle, taşınmaz satışlarında bedelin mülkiyet devriyle eş zamanlı el değiştirmesini sağlayacak "güvenli ödeme sistemi" hayata geçiyor; sistemle gayrimenkul ticaretinde dolandırıcılık risklerinin sıfırlanması hedefleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı, gayrimenkul alım-satım işlemlerinde tarafların haklarını korumak ve suiistimallerin önüne geçmek amacıyla hazırladığı "Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" metnini Resmi Gazete'de yayımladı. Yeni düzenleme ile taşınmaz satış bedellerinin ödenmesine yönelik teknik ve idari süreçlerde köklü değişikliğe gidildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BEDEL VE TAPU EŞ ZAMANLI EL DEĞİŞTİRECEK</span></strong></p>

<p>Yeni düzenlemenin en dikkat çekici maddesini "Güvenli Ödeme Sistemi" oluşturuyor. Taşınmaz satış bedelinin bir kısmının veya tamamının nakit, havale veya EFT gibi yöntemlerle ödenmesi durumunda bu sistem devreye girecek. Sistem, satış bedeli ile taşınmaz mülkiyetinin tapuda eş zamanlı olarak el değiştirmesini garanti altına alacak şekilde tasarlandı. Kredi kullanılarak yapılan satışlarda ise kredi tutarı haricindeki tüm ödemelerin bu sistem üzerinden yapılması zorunlu hale getirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YETKİ BELGELERİNDE TADİL SÜRECİ KOLAYLAŞTI</span></strong></p>

<p>Yönetmelik kapsamında emlak işletmelerinin yetki belgelerini güncelleme süreçlerinde de bürokrasi azaltıldı. Yapılan değişikliklere göre, işletme bilgilerinde değişiklik olması durumunda 10 gün içinde Bilgi Sistemi üzerinden başvuru yapılacak ve il müdürlükleri bu başvuruları 10 gün içinde sonuçlandıracak. İşletme adresi, ticaret ünvanı veya işletme adı değişikliği durumunda, ana işletmeye bağlı sözleşmeli işletmelerin yetki belgeleri herhangi bir başvuruya gerek kalmaksızın otomatik olarak güncellenecek.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">1 TEMMUZ 2026’YA KADAR GEÇİŞ SÜRECİ</span></strong></p>

<p>Güvenli ödeme sisteminin kullanımı için sektör temsilcilerine hazırlık payı bırakıldı. Yönetmeliğe eklenen geçici maddeye göre, sistemin kullanımı 1 Temmuz 2026 tarihine kadar zorunlu olmayacak. Ticaret Bakanlığı, uygulama sürecini gözlemleyerek bu zorunluluk tarihini 3 aya kadar uzatabilecek. Ödeme sisteminin kurulması ve hizmet bedellerine ilişkin detaylar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın görüşü alınarak Ticaret Bakanlığı tarafından ilan edilecek.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/ticaret-bakanligi-tasinmaz-satisinda-yeni-yonetmeligi-resmi-gazetede-yayimladi-1777452231.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye’de İşsizlik Oranı Mart Ayında Yüzde 8,1 Seviyesine Geriledi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyede-issizlik-orani-mart-ayinda-yuzde-81-seviyesine-geriledi-1880</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiyede-issizlik-orani-mart-ayinda-yuzde-81-seviyesine-geriledi-1880</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2026 yılı Mart ayında işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,3 puan azalarak yüzde 8,1’e gerilerken, istihdam edilenlerin sayısı 32 milyon 425 bin kişiye yükseldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Mart ayına ilişkin işgücü istatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Verilere göre, mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı bir önceki aya kıyasla 0,3 puanlık bir azalış göstererek yüzde 8,1 seviyesine indi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞSİZ SAYISI 3 MİLYONUN ALTINA GERİLEDİ</span></strong></p>

<p>Mart ayında Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki işsiz sayısı, bir önceki aya göre 96 bin kişi azalarak 2 milyon 873 bin kişi olarak kayıtlara geçti. Cinsiyet bazlı analizlerde işsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,8; kadınlarda ise yüzde 10,7 olarak tahmin edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTİHDAM EDİLENLERİN SAYISI 32 MİLYONUN ÜZERİNDE</span></strong></p>

<p>İstihdam tarafındaki büyüme ivmesi Mart ayında da gücünü korudu. İstihdam edilenlerin sayısı, bir önceki aya göre 226 bin kişi artışla 32 milyon 425 bin kişiye ulaştı. İstihdam oranı ise 0,3 puanlık artışla yüzde 48,5 olarak gerçekleşti. Bu oran erkeklerde yüzde 66,0, kadınlarda ise yüzde 31,5 oldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İŞGÜCÜNE KATILIMDA ARTIŞ SÜRÜYOR</span></strong></p>

<p>İşgücü, Mart ayında 129 bin kişi artarak 35 milyon 298 bin kişiye, işgücüne katılma oranı ise yüzde 52,8’e yükseldi. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 70,8; kadınlarda ise yüzde 35,3 seviyesinde görüldü.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">GENÇ İŞSİZLİĞİNDE DÜŞÜŞ TRENDİ</span></strong></p>

<p>15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı, bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak yüzde 15,3’e geriledi. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 12,8, kadınlarda ise yüzde 20,4 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ATIL İŞGÜCÜ VE ÇALIŞMA SÜRELERİ</span></strong></p>

<p>Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı, Mart ayında 1,6 puan artarak yüzde 31,5’e yükseldi. Diğer yandan, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi, bir önceki aya göre 0,8 saat azalarak 41,7 saat olarak gerçekleşti.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/turkiyede-issizlik-orani-mart-ayinda-yuzde-81-seviyesine-geriledi-1777451871.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye Ekonomi Modeli Küresel Şoklara Karşı Yeni Destek Paketleriyle Güçleniyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-ekonomi-modeli-kuresel-soklara-karsi-yeni-destek-paketleriyle-gucleniyor-1877</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/turkiye-ekonomi-modeli-kuresel-soklara-karsi-yeni-destek-paketleriyle-gucleniyor-1877</guid>
                <description><![CDATA[Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında toplanarak küresel belirsizliklere karşı alınacak tedbirleri belirledi. Toplantıda; yüksek teknolojili üretimden KOBİ desteklerine, enerji arz güvenliğinden İstanbul Finans Merkezi’nin küresel rolüne kadar birçok stratejik başlık karara bağlandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel ekonomide jeopolitik gerginliklerin tırmandığı bir dönemde, Türkiye ekonomi yönetimi iç ve dış şoklara karşı dayanıklılığı artırmak üzere Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda (EKK) bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen 2026 yılının dördüncü toplantısında, makrofinansal istikrarın korunması ve yatırım ortamının iyileştirilmesi hedeflendi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÜRESEL RİSKLERE KARŞI EŞEL MOBİL VE STRATEJİK STOK ÖNLEMİ</span></strong></p>

<p>Toplantı sonrası yapılan açıklamada, bölgedeki savaşın etkilerini en aza indirmek için somut adımların atıldığı belirtildi. "Artan petrol fiyatlarına yönelik eşel mobil sistemi geçici olarak uygulamaya alınmış, gübre başta olmak üzere kritik tarımsal girdilere yönelik dış ticaret tedbirleri getirilmiş ve stratejik stok yönetimi güçlendirilmiştir." denilen açıklamada, ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştıracak kefalet limitlerinin artırıldığı da ifade edildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YÜKSEK TEKNOLOJİ VE SAVUNMA SANAYİSİNE ÖNCELİK</span></strong></p>

<p>Yeşil ve dijital dönüşüm odaklı yeni sanayi politikalarının önceliklendirildiği kurulda; Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi ve HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı ile stratejik yatırımların desteklendiği vurgulandı. Özellikle savunma sanayisinin yerli imkanlarla geliştirilmesi ve Ar-Ge çalışmalarının teşvik edilmesi noktasında kararlılık mesajı verildi. KOBİ’lerin rekabet gücünü artırmak amacıyla KOSGEB aracılığıyla sunulan finansman imkanları da masadaki önemli başlıklar arasında yer aldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTANBUL FİNANS MERKEZİ VE YATIRIMCI DOSTU DÜZENLEMELER</span></strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “Türkiye Yüzyılında Yatırımlar İçin Güçlü Merkez Programı” toplantının odak noktasını oluşturdu. Program kapsamında hayata geçirilecek “Tek Durak Büro” uygulamasıyla bürokrasinin sadeleştirilmesi ve İstanbul Finans Merkezi’nin (İFM) dünyanın önde gelen merkezlerinden biri olması hedefleniyor. Ayrıca kamu bankalarının yurt dışında şube açarak küresel piyasalardan daha fazla pay alması için yürütülen çalışmalar da kurul üyeleri tarafından değerlendirildi.</p>

<p>KAYNAK: EKONOMİM<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 18:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/turkiye-ekonomi-modeli-kuresel-soklara-karsi-yeni-destek-paketleriyle-gucleniyor-1777389796.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Şimşek Türkiye Yüzyılı İçin Yeni Yatırım Stratejisini Açıkladı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/bakan-simsek-turkiye-yuzyili-icin-yeni-yatirim-stratejisini-acikladi-1876</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/bakan-simsek-turkiye-yuzyili-icin-yeni-yatirim-stratejisini-acikladi-1876</guid>
                <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez" programı ile vergi mimarisinde dünya devleriyle yarışacak bir sistemin temellerini attıklarını duyurdu. Yatırımcıya 20 yıllık öngörülebilirlik vaat eden yeni yol haritasında; ihracatçıya vergi indirimi, transit ticarette tam istisna ve bürokrasiyi sıfırlayan VIP hizmet modeli öne çıkıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez" vizyonu kapsamında ekonomi yönetiminin yeni yol haritasını kamuoyuyla paylaştı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Şimşek, Türkiye’yi bölgesel bir finans ve ticaret üssü haline getirecek radikal adımları detaylandırdı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EKONOMİDE REFORM YILI: 2026</span></strong></p>

<p>Bakan Şimşek, önümüzdeki dönemi yapısal adımların hızlanacağı bir süreç olarak tanımlayarak, "2026'yı reform yılı olarak belirledik ve kapsamlı yapısal adımların gündemimizde olduğunu vurguluyoruz. Bunlar arasında değer zincirini yukarı çıkaran sanayi dönüşümü, yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm, demir yolları gibi verimliliği artıran altyapı yatırımları, vergi reformları, kamu maliyesi ve yönetişim reformları yer alıyor." dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TRANSİT TİCARETTE VERGİ SIFIRLANIYOR</span></strong></p>

<p>İstanbul Finans Merkezini (İFM) küresel bir çekim noktası haline getirmeyi hedeflediklerini belirten Şimşek, transit ticaretle ilgili yeni düzenlemeyi şu sözlerle aktardı: "İlk destek, transit ticarette sıfır kurumlar vergisi. Şirket İstanbul Finans Merkezinde yerleşikse transit ticaret tamamen vergisiz olacak. Yani yüzde 100 vergi istisnası sağlanacak. İstanbul Finans Merkezi dışında ise yüzde 95 vergi istisnası uygulanacak. Peki bu alanda öncü müyüz? Hayır. Bu düzenleme Türkiye'nin çerçevesini Singapur, Hong Kong ve Hollanda ile uyumlu hale getiriyor. Rekabetçi 'transit ticaret' merkezi oluşturmaya çalışıyoruz."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACATÇIYA TEK HANELİ VERGİ AVANTAJI</span></strong></p>

<p>İmalat ve ihracat odaklı büyümeyi desteklemek amacıyla kurumlar vergisinde ciddi bir indirime gidildiğini kaydeden Şimşek, "İhracatçılar için kurumlar vergisi oranını düşürme konusunda radikal bir adım attık. Standart kurumlar vergisi oranımız yüzde 25. Normal ihracatçılar bundan sonra bu oranda önemli bir indirimden yararlanacak ve oran yüzde 14'e inecek. Eğer üretici ihracatçıysanız, kurumlar vergisi tek haneye düşecek, bu oran yüzde 9 olacak." açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YATIRIMCIYA VIP HİZMET VE TEK DURAK OFİS</span></strong></p>

<p>Bürokratik süreçleri hızlandırmak için yeni bir kurumsal yapı kurulduğunu ifade eden Bakan Şimşek, şu değerlendirmeyi yaptı: "Yatırım süreçlerini basitleştiriyoruz. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisini yatırımcılar için tek durak ofise dönüştürüyoruz. Bürokrasiyi azaltacak ve yatırımcılar için VIP hizmetler sunacağız. Bunun içinde şirket kuruluşu, çalışma ve ikamet izinleri, vergi ve sosyal güvenlik işlemleri, arazi tahsisi, yatırım teşvikleri ve çevresel onaylar yer alıyor. Bu hizmetleri sunan her birimden temsilciler olacak. Bunlar bir masa etrafında toplanmış gibi hızlı ve anında yanıt verecek."</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KÜRESEL YETENEKLERE 20 YILLIK MUAFİYET</span></strong></p>

<p>Yetenekli bireyleri ve sermayeyi Türkiye’ye çekmek için hazırlanan paketin kapsamını anlatan Şimşek, "Vergi mimarisinde küresel ölçekte en üst ligde yer almak istiyoruz ve 20 yıllık öngörülebilirlik sağlıyoruz. Bu sıradan bir teşvik paketi değil. Bu tam anlamıyla bir ekonomik konumlanma stratejisi. Uygulamada yatırımcı odaklı, hızlı ve kolay giriş imkanı sağlayan, VIP hizmetlerle desteklenen bir sistem öngörüyoruz. Nihai hedef ise ülkeyi bölgesel ölçekte önemli bir finans ve ticaret merkezi haline getirmek." diyerek sunumunu tamamladı.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 19:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/bakan-simsek-turkiye-yuzyili-icin-yeni-yatirim-stratejisini-acikladi-1777306374.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yapı Sektöründe 31,6 Milyar Dolarlık İhracat Rotası Çizildi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/yapi-sektorunde-316-milyar-dolarlik-ihracat-rotasi-cizildi-1875</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/yapi-sektorunde-316-milyar-dolarlik-ihracat-rotasi-cizildi-1875</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul’da 48’inci kez kapılarını açan Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, sektörün küresel hedeflerini vitrine çıkardı. TİM Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu, yapı malzemeleri sektörünün 2026 yılı için 31,6 milyar dolarlık devasa bir ihracat hedefi belirlediğini açıklarken; fuarın ilk gününde yaşanan yoğun ilgi ve yeni vergi teşviklerinin sektöre sunduğu fırsatlar dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin yapı ve inşaat dünyasını küresel aktörlerle buluşturan Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, 48’inci edisyonuyla Beylikdüzü’nde kapılarını açtı. Yarım asra yaklaşan geçmişiyle dikkat çeken fuar, bu yıl ihracat vizyonu ve stratejik büyüme hedefleriyle sektörün geleceğine ışık tutuyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">FUARA İLK GÜNDEN REKOR İLGİ</span></strong></p>

<p>Fuarın açılış gününde oluşan yoğunluğu değerlendiren TİM Başkan Vekili ve İDDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, ilginin beklenenin üzerinde olduğunu ifade etti. Tecdelioğlu, “Fuarın daha ilk gününde, hafta başı olmasına rağmen ciddi bir yoğunluk söz konusu. Girişte kuyruklar oluşmuş durumda; hatta Beylikdüzü’nden itibaren yoğun trafik yaşanıyor. Bu ilgi bizleri hem memnun ediyor hem de gururlandırıyor.” dedi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İHRACATTA 2026 HEDEFLERİ NETLEŞTİ</span></strong></p>

<p>Türkiye’nin küresel pazardaki iddiasını rakamlarla ortaya koyan Tecdelioğlu, sektörel sürdürülebilirliğe vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin yapı malzemeleri sektörü için 2026 yılında 31,6 milyar dolarlık ihracat hedefi ve dünya ihracatından yüzde 3'lük pay hedefi belirlenmiş durumda. Yarım asra yaklaşan, 48 yıllık köklü bir yapı ve yapı malzemeleri fuarından bahsediyoruz. Bu süreklilik, Türkiye açısından önemli bir sürdürülebilirlik göstergesi.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ALIM HEYETLERİ İLE ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ</span></strong></p>

<p>Ziyaretçi hedefinin bu yıl 50 binin üzerine çıkarıldığını belirten Tecdelioğlu, uluslararası katılımın önemine değindi: “Geçtiğimiz yıl 400’e yakın firma katılımıyla 40 binin üzerinde ziyaretçi ağırlanmıştı. Bu yıl ise hedefimiz 50 binin üzerine çıkmak. Fuar kapsamında iki önemli B2B alım heyeti programı bulunuyor. Bunlardan ilki, fuar organizatörünün düzenlediği; 170 firmadan 500’e yakın katılımcının yer aldığı geniş çaplı bir organizasyon. Diğeri ise ihracatçılar birliğinin, özellikle iskele ve kalıp sektörüne yönelik olarak organize ettiği, 75 firmanın katıldığı bir alım heyeti programı. Bu çalışmalar sayesinde 20’den fazla ülkeden profesyonel alıcıyı fuarımıza getirdik. Bu alıcılar, Türkiye’deki üretici, sanayici ve ihracatçılarla bir araya gelerek iş birlikleri geliştiriyor.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">SEKTÖRLER ARASI SİNERJİ: HIRDAVAT VE YAPI BİR ARADA</span></strong></p>

<p>Bu yıl hırdavat bölümünün fuara entegre edilmesinin verimliliği artırdığını söyleyen Tecdelioğlu, “Geçtiğimiz yıllarda bağımsız olarak düzenlenen hırdavat bölümü de bu yıl yapı fuarı kapsamına dahil edildi. Bu entegrasyonun fuara olumlu katkı sağladığını görüyoruz. Çünkü yapı sektörü ile hırdavat sektörü birbirini tamamlayan alanlar. Kaba inşaattan ince işlere, izolasyondan çatı sistemlerine kadar pek çok alanda hırdavat ürünleri önemli bir rol oynuyor. Bu nedenle, sektörlerin aynı çatı altında buluşması sinerji sağladı.” açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜRETİCİYE VERGİ DESTEĞİ REKABET GÜCÜNÜ ARTIRACAK</span></strong></p>

<p>Yeni teşvik paketlerinin Türkiye’yi bir yatırım merkezi haline getireceğini belirten Tecdelioğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: “Açıklanan teşvik paketleri kapsamında imalatçı ve ihracatçılara yönelik kurumlar vergisi indirimi sektör tarafından memnuniyetle karşılandı. Vergi oranının %9’a düşürülmesi, rekabet gücümüzü artıracak önemli bir adım. Türkiye’nin güvenilir bir üretim ve ticaret merkezi olması, uluslararası yatırımları da beraberinde getiriyor. Nitekim son dönemde birçok global firmanın Türkiye’de yatırım yaptığını görüyoruz.”</p>

<p><strong>KAYNAK: FUAR DERGİSİ</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 18:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/yapi-sektorunde-316-milyar-dolarlik-ihracat-rotasi-cizildi-1777305334.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Küresel Ekonomik Dalgalanmaya Karşı İhracatçıya Nefes Aldıracak Kritik Karar Resmi Gazete&#039;de</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/kuresel-ekonomik-dalgalanmaya-karsi-ihracatciya-nefes-aldiracak-kritik-karar-resmi-gazetede-1874</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/kuresel-ekonomik-dalgalanmaya-karsi-ihracatciya-nefes-aldiracak-kritik-karar-resmi-gazetede-1874</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, küresel ölçekte yaşanan olağandışı gelişmeleri dikkate alarak Dahilde İşleme Rejimi kapsamında ihracatçılara yönelik önemli bir esneklik sağladı. Yayımlanan yeni tebliğ ile taahhüt hesabı henüz kapatılmamış belgelere, belirli şartlar dahilinde ek süre imkanı tanındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı tarafından iletilen yazıda, "Dahilde İşleme Rejimi Tebliği (İhracat: 2006/12)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (İhracat: 2026/2)"in 17 Nisan 2026 tarihli ve 33227 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği ifade edildi. Yapılan bu düzenleme, küresel piyasalardaki zorluklara karşı ihracatçının elini güçlendirmeyi hedefliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">TAAHHÜT HESABI KAPATILMAMIŞ BELGELERE EK SÜRE</span></strong></p>

<p>Anılan tebliğ değişikliği ile Dahilde İşleme Rejimi Tebliği’nin geçici 37'nci maddesine altıncı fıkra eklendi. Bu düzenleme uyarınca, ihracat taahhüt hesabı henüz kapatılmamış olan dahilde işleme izin belgeleri ve izinlerine yönelik yeni bir başvuru hakkı doğdu. Bakanlığa, fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içerisinde müracaat edilmesi kaydıyla, uygun görülen tarihten itibaren 3 ayı geçmemek üzere orijinal sürenin yarısı kadar ek süre verilebilecek. Belirli altın ve kıymetli eşya kategorisindeki (7108, 7112.91, 7113.19 tarife pozisyonları) izinler ise bu kapsamın dışında tutuldu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">KIYMETLİ MADENLER İÇİN ÖZEL DÜZENLEME</span></strong></p>

<p>Mezkûr maddeye eklenen yedinci fıkra ile 7108, 7112.91 ve 7113.19 tarife pozisyonundaki eşyalar için düzenlenmiş ve taahhüt hesabı kapatılmamış izinlere de kolaylık sağlandı. Bu kapsamdaki izinler için 6 ay içinde başvurulması durumunda, müracaatın uygun görüldüğü tarihten itibaren 1 ayı geçmemek üzere, orijinal sürenin yarısı kadar ilave süre imkanı sunulduğu aktarıldı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İSTİSNAİ DÜZENLEME İLE İHRACATÇIYA DESTEK</span></strong></p>

<p>Düzenlemenin, küresel ölçekteki olağandışı gelişmeler göz önünde bulundurularak istisnai bir şekilde hayata geçirildiği bildirildi. Yeni hükümlerin, düzenlendikleri tarihe bakılmaksızın halihazırda taahhüt hesabı kapatılmamış tüm dahilde işleme izin belgelerini ve izinlerini kapsaması dikkat çekti. Yetkililer, ihracatçıların taahhütlerini öngörülen süreler içerisinde tamamlayabilmek için gerekli çaba ve hassasiyeti göstermelerinin büyük ehemmiyet arz ettiğini vurguladı.</p>

<p><strong>HABER MERKEZİ-İSTANBUL&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/kuresel-ekonomik-dalgalanmaya-karsi-ihracatciya-nefes-aldiracak-kritik-karar-resmi-gazetede-1777289255.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gümüş Fiyatları Ekonomik Temellerden Koptu: Commerzbank&#039;tan Dikkat Çeken Analiz</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/gumus-fiyatlari-ekonomik-temellerden-koptu-commerzbanktan-dikkat-ceken-analiz-1872</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/gumus-fiyatlari-ekonomik-temellerden-koptu-commerzbanktan-dikkat-ceken-analiz-1872</guid>
                <description><![CDATA[Commerzbank, gümüş fiyatlarının ekonomik temellerden ziyade altının yükseliş trendine bağlı olarak şiştiğini belirterek, metalin gerçek değerinin 40 dolar seviyelerinde olması gerektiğine dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Commerzbank tarafından yayımlanan güncel analiz notunda, gümüş fiyatlarının mevcut durumu mercek altına alındı. Banka analizinde, değerli metalin ekonomik verilerle desteklenmeyen, olması gerekenden daha yüksek bir seviyede işlem gördüğü vurgulandı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">EKONOMİK TEMELLERDEN KOPUŞ</span></strong></p>

<p>Gümüşün son dönemdeki performansını değerlendiren banka, bu yükselişin tahvil getirileri veya ABD doları gibi makroekonomik verilerle açıklanmasının güç olduğunu kaydetti. Gümüşün ekonomik temellerden ziyade altındaki genel yükseliş eğilimine eklemlenerek değer kazandığı ifade edildi. Analizde, piyasadaki asıl belirleyicinin altın ile gümüş arasındaki tarihsel bağ olduğu dile getirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">"GERÇEK DEĞER 40 DOLAR SEVİYESİNDE OLMALI"</span></strong></p>

<p>Commerzbank Döviz ve Emtia Araştırmaları Başkanı Thu Lan Nguyen, gümüşün piyasa fiyatı ile temel değeri arasındaki farka ilişkin net rakamlar verdi. Nguyen, "Gümüşün ons başına gerçek değerinin ekonomik temellere dayalı olarak 40 dolar seviyelerinde olması gerektiğini" ifade etti. Mevcut fiyatlamaların bu seviyenin çok üzerinde olduğunu belirten Nguyen, altının sunduğu ivmenin fiyatları yukarıda tutmaya yettiğini aktardı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">YILLIK ARTIŞ YÜZDE 137'YE ULAŞTI</span></strong></p>

<p>Altının küresel belirsizliklere karşı bir güvenli liman olarak görülmesi, gümüş piyasasını da doğrudan yukarı çekiyor. 22 Nisan saat 17.58 itibarıyla ons gümüş, yüzde 1,3 artışla 77,7 dolardan işlem görerek bankanın işaret ettiği temel değerin oldukça üzerinde seyrediyor. Veriler, gümüşün yıllık bazda yüzde 137 oranında bir artış sergilediğini ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>KAYNAK: EKONOMİM</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 22:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/gumus-fiyatlari-ekonomik-temellerden-koptu-commerzbanktan-dikkat-ceken-analiz-1776885199.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Berke İçten Türkiye&#039;deki Ayakkabı Üretiminde Fahiş Fiyat Artışlarına İsyan Etti</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/berke-icten-turkiyedeki-ayakkabi-uretiminde-fahis-fiyat-artislarina-isyan-etti-1869</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/berke-icten-turkiyedeki-ayakkabi-uretiminde-fahis-fiyat-artislarina-isyan-etti-1869</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği Başkanı Berke İçten, İran savaşı bahanesiyle yan sanayi ürünlerine yapılan yüzde 40'a varan zamların sektörü durma noktasına getirdiğini belirterek, hammadde ithalatındaki vergilerin acilen kaldırılması çağrısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, ayakkabı sektörünün karşı karşıya kaldığı maliyet krizine dair kritik açıklamalarda bulundu. İran savaşı nedeniyle hammadde fiyatlarındaki artışı bahane eden fırsatçıların, taban ve suni deri gibi ürünlere fahiş zamlar yaptığını belirten İçten, bu durumun küresel rekabetçiliği bitirdiğini vurguladı.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">DÜNYADA YÜZDE 10 BİZDE YÜZDE 40 ARTTI</span></strong></p>

<p>Savaşın hammadde üzerindeki gerçek etkisinin dünya genelinde yüzde 10 seviyesinde olduğunu ifade eden Berke İçten, Türkiye'deki durumu şu sözlerle özetledi:&nbsp;“İran savaşı nedeniyle hammadde fiyatlarında yüzde 10 gibi bir artışın olduğunu hepimiz biliyoruz. Fiyatlardaki bu artış, Çin’de üreticiye ayakkabı tabanında çift başına 5-10 centlik bir maliyet yükü getiriyor. İtalya’da da hemen hemen aynı düzeyde bir maliyet artışı oluyor. Türkiye’de ise taban ve suni deri fiyatlarında yüzde 30-40 oranında artışlar konuşuluyor. Bu fahiş fiyat artışı nedeniyle rakip ülkelerde tabanda 5-10 cent düzeyinde olan çift başına maliyet farkı, Türkiye’de 1-1,5 dolar seviyesine kadar çıkıyor.”</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">REKABETÇİLİK VE İSTİHDAM KAYBI DERİNLEŞİYOR</span></strong></p>

<p>Ayakkabı sektörünün son üç yılda adet bazında yüzde 50 ihracat kaybı yaşadığını ve istihdamının önemli bir bölümünü kaybettiğini hatırlatan İçten, ölçüsüz ve ticaret etiği ile bağdaşmayan keyfi zamların bu süreci daha da zorlaştırdığını belirtti. Avrupalı markaların üretimlerini Türkiye'ye kaydırmak istediği bir dönemde fiyat vermekte zorlandıklarını ifade eden İçten, büyük bir fırsatın kaçma riskiyle karşı karşıya olunduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">İTHALAT VERGİLERİ KALDIRILMALI</span></strong></p>

<p>Sektöre nefes aldırmak için Ticaret Bakanlığına çözüm önerisi sunan İçten, şu çağrıda bulundu: “Dolayısıyla Ticaret Bakanlığımızdan taban ve suni deri başta olmak üzere ayakkabı üretiminde kullanılan belirli ürünlerin ithalatında uygulanan vergi, referans fiyat ve anti damping gibi tüm önlemlerin bir süre için tamamen kaldırmasını bekliyoruz. Zor dönemlerimizde her zaman sektörün yanında olan Bakanlığımızın bu konuda da hızlı bir düzenleme yaparak sektöre nefes aldıracağına inanıyoruz.”<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 16:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/berke-icten-turkiyedeki-ayakkabi-uretiminde-fahis-fiyat-artislarina-isyan-etti-1776606006.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ticaret Bakanlığı Mısır İthalatında Gümrük Vergisini Düşürdü</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ticaret-bakanligi-misir-ithalatinda-gumruk-vergisini-dusurdu-1866</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ticaret-bakanligi-misir-ithalatinda-gumruk-vergisini-dusurdu-1866</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, mısırda arz güvenliğini sağlamak ve fiyat istikrarını korumak amacıyla 31 Temmuz 2026'ya kadar geçerli olacak 3 milyon tonluk ithalat kontenjanı açtı. Kararla birlikte mısır ithalatında gümrük vergisi geçici olarak yüzde 5’e düşürüldü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara’da 17 Nisan 2026 tarihinde yapılan açıklamaya göre, Ticaret Bakanlığı gıda ürünlerinin temel girdisi olan mısırda stratejik bir adım attı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın talebiyle hayata geçirilen düzenleme, özellikle kanatlı hayvan eti üretimi ve yem sektöründeki arz sıkıntılarını önlemeyi amaçlıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜÇ MİLYON TONLUK İTHALAT KONTENJANI</span></strong></p>

<p>Yeni düzenleme kapsamında, 20 Nisan ile 31 Temmuz 2026 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 3 milyon ton mısır ithalatı için yüzde 5 gümrük vergili tarife kontenjanı tanımlandı. Kararın, uluslararası piyasalardaki fiyat hareketleri ve sektördeki artan talep karşısında piyasa dengesini korumak adına alındığı bildirildi.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">HASAT DÖNEMİNDE VERGİLER YENİDEN YÜKSELECEK</span></strong></p>

<p>Yerli üreticinin mağdur olmaması için uygulamanın bitiş tarihi hasat dönemi dikkate alınarak belirlendi. Bakanlık, 1 Ağustos 2026 tarihinden itibaren mısır ithalatında uygulanan gümrük vergisinin tekrar yüzde 130 seviyesine çıkarılacağını duyurdu. Bu sayede ithalatın sadece ihtiyaç duyulan ara dönemle sınırlı kalması sağlanacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAKANLIKTAN PİYASA TAKİBİ VURGUSU</span></strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, kurumlar arası koordinasyonun önemine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:&nbsp;"Piyasalar yakından takip edilmekte ve arz-talep dengesinin korunması için gerekli adımlar kurumlar arası koordinasyonla atılmaktadır. Hem üretici hem de tüketici refahı gözetilmekte ve spekülatif fiyat hareketlerine karşı tedbirler sürdürülmektedir."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 15:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/ticaret-bakanligi-misir-ithalatinda-gumruk-vergisini-dusurdu-1776427849.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Üreticiye Toplamda 12 Milyar 813 Milyon Liralık Ödeme Yapılacak</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.tekstildergi.com/haber/ureticiye-toplamda-12-milyar-813-milyon-liralik-odeme-yapilacak-1865</link>
                <guid>https://www.tekstildergi.com/haber/ureticiye-toplamda-12-milyar-813-milyon-liralik-odeme-yapilacak-1865</guid>
                <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 12 milyar 813 milyon liralık tarımsal destekleme ödemesinin bugün saat 18.00 itibarıyla çiftçilerin hesaplarına aktarılmaya başlanacağını açıkladı. Ödemelerden T.C. kimlik numarasının son hanesi 6 ve 8 olan üreticiler öncelikli olarak yararlanacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, üreticilerin merakla beklediği tarımsal destekleme ödemelerine dair müjdeyi verdi. Bakan Yumaklı, toplamda 12 milyar 813 milyon 973 bin liralık kaynağın bugün itibarıyla çiftçilerin hesaplarına aktarılacağını duyurdu.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÜRETİM GÜCÜNÜ ARTIRACAK DESTEK KALEMLERİ AÇIKLANDI</span></strong></p>

<p>Bakanlık tarafından paylaşılan verilere göre, ödemelerin aslan payını planlı üretim desteği oluşturuyor. Kırsal kalkınmayı teşvik etmek ve üretim verimliliğini artırmak amacıyla sağlanan desteklerin dağılımı şu şekilde gerçekleşti:</p>

<p>Planlı Üretim Desteği: 12 milyar 771 milyon 632 bin TL</p>

<p>Kırsal Kalkınma Yatırım Desteği: 42 milyon 341 bin TL</p>

<p>Toplam ödeme tutarının çiftçilerin üretim gücüne doğrudan katkı sağlaması ve kırsal kalkınma hamlelerini hızlandırması hedefleniyor.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">ÖDEMELERDE T.C. KİMLİK NUMARASI DETAYI</span></strong></p>

<p>Üreticilerin ödemeleri ne zaman alabileceğine dair detaylar da netleşti. Yapılan açıklamaya göre, T.C. kimlik numarasının son hanesi “6” ve “8” olan üreticiler, destek ödemelerini bugün saat 18.00’den itibaren banka hesaplarında görebilecekler. Planlı üretim ve kırsal kalkınma yatırımları kapsamındaki ödemeler, belirlenen gruptaki üreticilere eş zamanlı olarak yatırılacak.</p>

<p><strong><span style="color:#2980b9">BAKAN YUMAKLI: EMEĞİ DESTEKLERLE BULUŞTURUYORUZ</span></strong></p>

<p>Üretimi artırmaya yönelik politikaların kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Bakan İbrahim Yumaklı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:&nbsp;“Tohumu toprakla, emeği desteklerle buluşturmaya devam ediyoruz.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.tekstildergi.com/images/haberler/2026/04/ureticiye-toplamda-12-milyar-813-milyon-liralik-odeme-yapilacak-1776426199.jpg"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
