Murat ÇETİN / Daha Sanayileşmeden Sanayisizleşiyoruz!

Murat ÇETİN yazdı.
İSO Başkanı Erdal Bahçıvan dün Meclis kürsüsündeydi.
Aslında yeni bir dosya açmadı.
Temmuz ayında kapağını kaldırdığı dosyayı biraz daha açtı:
Erken sanayisizleşme.
O gün tehlikenin adını koymuştu.
Dün ise reçeteyi tartışmaya açtı:
“Girişimci devlet.”
“Yeni nesil sanayi planlaması.”
İşin düğümü burada:
Sanayisizleşmek için…
Önce sanayileşmek gerekmez mi?
Meğer gerekmiyormuş.
Gelişmiş ülkeler önce fabrikayı kurdu.
Üretti.
İhraç etti.
Teknolojisini geliştirdi.
Sermaye biriktirdi.
Zenginleşti.
Sonra hizmet ekonomisinin payı büyüdü.
Biz?
Kestirmeden gidiyoruz.
Sanayileşme yolculuğunu tamamlamadan sanayi sonrasına geçmeye çalışıyoruz.
Bahçıvan’ın itirazı turizme değil.
Finansa değil.
Yazılıma da değil.
İtirazı…
Sıraya.
Turizm büyüsün.
Finans büyüsün.
Yazılım büyüsün.
Teknoloji büyüsün.
Eyvallah.
Ama bunlar büyürken fabrika küçülüyorsa…
Ortada dönüşümden önce konuşulması gereken başka bir şey vardır:
Üretim kaybı.
Çünkü fabrikayı kapatmak kolay.
Makineyi satarsınız.
İşçiyi gönderirsiniz.
Kapıya kilidi vurursunuz.
Bitti.
Ama yılların üretim kültürünü…
Tedarik zincirini…
Ustayı…
Mühendisi…
İhracat bağlantısını…
Aynı hızla geri getiremezsiniz.
İşin ironik tarafı başka.
Yıllarca bize ne söylendi?
Devlet çekilsin.
Piyasa halleder.
Planlama eskide kaldı.
Sonra pandemi geldi.
Tedarik zinciri koptu.
Çip bulunamadı.
Enerji güvenlik meselesi oldu.
Bir baktık…
Amerika sanayisini destekliyor.
Avrupa stratejik üretimini koruyor.
Çin zaten planlamayı hiç bırakmamış.
Dersi bize verdiler…
Teneffüste müfredatı kendileri değiştirdiler.
Bahçıvan’ın dün “girişimci devlet” derken anlatmak istediği de tam buraya oturuyor.
Devlet fabrika sahibi olsun demiyor.
Piyasanın yerine geçsin demiyor.
Yön göstersin.
Stratejik alanı seçsin.
Uzun vadeli finansmanı kursun.
Sanayicinin küresel yarışta arkasında dursun.
Çünkü bugün Türk sanayicisi yalnız yabancı firmayla yarışmıyor.
O firmanın arkasındaki devletle de yarışıyor.
Rakibine teşvik…
Kendi sanayicine nasihat…
Olmaz.
Sanayileştikten sonra hizmet ekonomisine geçerseniz…
Gelişmiş ülke olursunuz.
Daha sanayileşmenizi tamamlamadan fabrikadan vazgeçerseniz…
Sanayi sonrası toplum falan olmuyorsunuz.
Daha sanayileşmeden sanayisizleşiyorsunuz.

AVRUPA KÜÇÜLDÜ, BİZ DAHA ÇOK KÜÇÜLDÜK!
Avrupa’nın hazır giyim pazarı küçülmüş.
2026’nın ilk beş ayında:
Yüzde 11,9.
Türkiye’den alım?
Yüzde 15,8 düşmüş.
Yani yağmur herkese yağmış…
Biz biraz daha fazla ıslanmışız.
Türkiye’nin Avrupa hazır giyim pazarındaki payı 2024’ün aynı döneminde yüzde 11’di.
2025’te yüzde 9,2.
2026’da:
Yüzde 8,8.
İki yılda 2,2 puan gitmiş.
Ama hâlâ üçüncüyüz.
Çin birinci.
Bangladeş ikinci.
Türkiye üçüncü.
Güzel.
Yalnız madalyanın arkasını da çevirelim.
Kürsüdeki yerimiz duruyor…
Pazardaki yerimiz küçülüyor.
Daha enteresanı var.
Türkiye’nin Avrupa’ya sattığı hazır giyimde kilogram başına ihracat değeri:
20,8 Euro.
Avrupa’nın ortalama ithalat değeri:
14,1 Euro.
Yani ucuz mal satmıyoruz.
Katma değer var.
Kalite var.
Ürün var.
Fakat fiyat rekabetinde nefes daralıyor.
Kur geride.
Maliyet önde.
Rakip yanımızdan geçiyor.
Netice?
Ürünü biz dikiyoruz…
Müşteriyi başkası giydiriyor.
Yıllarca bize:
“Katma değeri yükseltin.”
dediler.
Yükselttik.
Şimdi:
“Pahalı kaldınız.”
deniliyor.
İşin cilvesi burada.
Mal kötü değil.
Hesap tutmuyor.
Tekstilde fotoğraf biraz daha iyi.
Türkiye, Avrupa’nın birlik dışı tekstil ve hammadde ithalatında yüzde 17,6 payla Çin’in ardından ikinci sırada.
Üstelik payını çok az da olsa artırmış.
Fakat hazır giyimde alarm çalıyor.
Çünkü pazar küçüldüğünde herkes yara alabilir.
Ama siz pazardan daha hızlı küçülüyorsanız…
Mazereti yalnız Avrupa’da arayamazsınız.
Mesele artık rekabet gücüdür.
Üçüncülük güzel.
Madalyası da var.
Ama pazar payınız her yıl biraz daha eriyorsa…
Tesellisi pahalıya geliyor.
...
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ
- Esnaf Kredilerinde Yeni Dönem Başladı: Borcu Olan Da Kredi Kullanabilecek
- Şeffaf Olmayan Ortak Alan Giderleri ve Fahiş Kira Talepleri Perakende Sektörünü Zorluyor
- Türkiye’nin AB Hazır Giyim Pazarındaki Payı Düşüşe Geçti
- Ücretli Çalışan Sayısı Bir Yılda 402 Bin Arttı: En Fazla Artış İnşaatta
- Ağustos Ayının Kalanında Motorinden Alınan ÖTV Tamamen Sıfırlanıyor
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN



Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.