İstanbul
30 Temmuz, 2026, Perşembe
  • DOLAR
    27.04
  • EURO
    29.77
  • ALTIN
    1668.5
  • BIST
    7424.96
  • BTC
    29384.05$

Türkiye Ucuz İşçilik Ülkesi Olmaktan Çıktı! Sektörün Önüne Master Plan Konuldu

Türkiye Ucuz İşçilik Ülkesi Olmaktan Çıktı! Sektörün Önüne Master Plan Konuldu
İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Pütürgeli hemşerimiz Mustafa Paşahan, Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi’ne hazır giyim sektörünün geleceğine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sektörün ucuz işçilik üzerinden Asya ülkeleriyle rekabet edemeyeceğini vurgulayan Paşahan, Türkiye’nin artık ucuz üretim ülkesi olmadığını belirterek katma değerli üretim, markalaşma ve Master Plan çağrısında bulundu.

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Paşahan, Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi’ne verdiği demeçte hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün mevcut durumunu ve gelecek stratejilerini değerlendirdi. Orta ve uzun vadede katma değerli üretime odaklanmak zorunda olunduğuna dikkat çeken Paşahan, rekabet koşullarına ilişkin net mesajlar verdi.

İHRACAT RAKAMLARINDA DÜŞÜŞ SEKTÖRÜ ZORLUYOR

Katma değerli üretimin, istihdamın ve ihracatın Türkiye ekonomisi için stratejik önemde olduğunu belirten İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, sektörün zorlu bir süreçten geçtiğini ifade etti. Sektördeki gelişmeleri rakamlarla aktaran Paşahan, durum değerlendirmesinde şu bilgileri paylaştı:

"İhracatımız, 2023'ün başından bu yana azalıyor. 2022 yılında 21,2 milyar dolarla en yüksek değerine ulaşan yıllık hazır giyim ihracatımız, 2025'te 16,8 milyar dolara geriledi. 2025'i, 2024'e göre yüzde 6,3 ekside tamamladık. Bu veriler bize üç yılda ihracatımızın oran olarak yüzde 21, değer bazında 4,4 milyar dolar daraldığını gösteriyor. Aynı süreçte artış trendine giren ithalatımız ise 4,5 milyar dolar seviyelerine ulaştı."

İSTİHDAMDA KAN KAYBI VE CARİ FAZLA MESAJI

İhracattaki düşüşe paralel olarak istihdam tarafında da ciddi kayıplar yaşandığına vurgu yapan Paşahan, sektörün Türkiye ekonomisindeki yerini şu sözlerle açıkladı:

"2022 yılının sonunda tekstille birlikte yaklaşık 1 milyon 223 bin olan istihdamımız, Mart 2026 itibarıyla 834 bine geriledi. İki sektörde yaklaşık 390 bin istihdam kaybettik. Bütün bu kayıplara rağmen 2025'te 12 milyar dolardan fazla cari fazla verdik. Bir başka ifade ile ülkemize 12 milyar dolardan fazla net döviz kazandırdık. Hazır giyimin en zor yılında gösterdiği performansın sergilediği gibi sektör daha olsa idi Türkiye 2025'i 92 milyar dolar açık yerine dış ticaret fazlasıyla kapatabilecekti. Bu veri bile hazır giyim endüstrisinin Türkiye ekonomisi için önemini yeterince ortaya koyuyor."

MISIR'A DEĞİL ÜLKEMİZE YATIRIM YAPMAK İSTİYORUZ

Sektörün son üç yıldır yaşadığı sorunların temelinde yüksek enflasyon ve buna bağlı uygulanan ekonomi politikalarının yer aldığını savunan Paşahan, üretim maliyetleri ve yurt dışı eğilimleri hakkında değerlendirmelerde bulundu: "Sektörün üç yılı aşkın süredir yaşadığı sorunların temelinde enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan 'düşük kur yüksek faiz' politikası yatıyor. Türkiye'de Ocak 2022-Mayıs 2026 döneminde ÜFE yüzde 437, asgari ücretin işverene maliyeti yüzde 567 artarken, dolar kurundaki artış yüzde 235'te kaldı. Enflasyonla kur arasında 202 puanlık bir fark oluştu. Asgari ücretli bir çalışan için 2022'de işverene maliyeti 600 dolarken, bugün bin 500 dolara geldi. Rakip ülkelerde bu maliyet 250-350 dolar civarında seyrediyor. Yüksek maliyetler nedeniyle son yıllarda bazı firmalarımız, müşterilerinin de isteği doğrultusunda üretimlerini Mısır gibi ülkelere taşımak durumunda kalıyor. Diğer taraftan yine bazı çevrelerde üretimi Suriye'ye taşıma seçeneğinin konuşulduğunu görüyoruz. Biz Mısır'a, Suriye'ye ya da başka bir ülkeye gitmek yerine ülkemizde yatırım yapalım istiyoruz. Ancak mevcut teşvik sistemiyle sorunları çözemiyoruz. Bu nedenle doğrudan desteklerle asgari ücret maliyetinin 800-850 dolar seviyelerine indirilmesi gerekiyor."

SEKTÖRÜN GELECEĞİ İÇİN MASTER PLAN...

Sektörün geleceğinin güvence altına alınması adına kamu desteği ve koordinasyonun hayati olduğunu belirten Paşahan, hazırlık süreçlerine dair şu çağrıyı yaptı: "Yeni süreçte başta kamu olmak üzere tüm paydaşlarla iş birliğini ve koordinasyonu güçlendirerek ortak bir hedefe odaklanmalıyız. Bu kapsamda hazır giyim sektörü için küresel ticaretin mevcut gerçeklerine uygun bir master plan hazırlanması gerekiyor. Avrupa Birliği'nin (AB) Hindistan ve MERCOSUR ülkeleri ile imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının (STA) önümüzdeki yıllarda sektöre vereceği zararları önlemek ve hazır giyimin Made in EU kapsamında kalması için ticaret diplomasisinin imkânlarını da sonuna kadar kullanmalıyız."

MARKA HİKÂYEMİZİN OLMASINI SAĞLAMALIYIZ

İHKİB Başkanı Paşahan, Türkiye’nin küresel pazardaki duruşunu değiştirmesi gerektiğini belirterek hedeflerini şöyle ifade etti: "Orta ve uzun vadede ise katma değerli üretime odaklanmak durumundayız. Çünkü Türkiye artık ucuz üretim ülkesi değil. Ucuz işçilik üzerinden Asya ülkeleriyle rekabet edemeyiz. Biz oyunu fiyatla değil, değerle kazanacağız. Başka bir ifade ile biz satın alınabilir lüksün, hızın ve kalitenin adresi olacağız. Ancak kaliteli de olsa üretim tek başına yetmiyor. Bir marka hikâyemizin olması gerekiyor. Bu gerçekten hareketle seçim sürecinde sözünü verdiğimiz Markalaşma Komitemizi hızla kurduk. Komitemiz, Turkish Apparel algısının küresel ölçekte güçlendirilmesi, uluslararası pazarlarda agresif tanıtım ve iletişim, global alıcılarla doğrudan temas imkânlarını kullanarak markalarımızı küresel vitrine taşıyacak."

KAYNAK: EKONOMİ GAZETESİ

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Başka haber bulunmuyor!