İstanbul
01 Aralık, 2025, Pazartesi
  • DOLAR
    27.04
  • EURO
    29.77
  • ALTIN
    1668.5
  • BIST
    7424.96
  • BTC
    29384.05$

“Güçlü MESİAD, Güçlü Merter” Ufuk Muslu: “Pastayı küçültmeye değil, büyütmeye geliyoruz”


“Güçlü MESİAD, Güçlü Merter” Ufuk Muslu: “Pastayı küçültmeye değil, büyütmeye geliyoruz”
BÖLÜM 1

Merter’de bugün sadece metrekareler yarışmıyor.
Metrekaresine düşen umut, cesaret ve vizyon da yarışıyor.

Tekstilin son kalesi diye tarif edilen Merter, yüksek enflasyon, yüksek kira, artan maliyetler ve dünya rekabetinin baskısı altında yeni bir yol arıyor. İşte tam bu eşikte, 17 yıldır MESİAD’ın içinde, son dönemde başkan vekilliği yapan Ufuk Muslu, “Güçlü MESİAD, Güçlü Merter” sloganıyla sandığa gidiyor.

Bir yanda “iki mahalleyle yetinelim” diyen daraltıcı bir anlayış.
Diğer yanda “Merter’den Afrika’ya, Amerika’ya, Mısır’a temsilcilik açalım” diyen büyüten bir iddia.

Muslu, bu röportajın ilk bölümünde adaylık kararının mutfağını, “Güçlü MESİAD, Güçlü Merter” sloganının perde arkasını ve seçilmesi halinde ilk üç önceliğini anlattı.

MESİAD BAŞKANLIĞINA ADAY OLMA KARARINI NE ZAMAN VE NASIL VERDİNİZ? BU SÜREÇTE SİZİ MOTİVE EDEN TEMEL ETKEN NEYDİ?

Ufuk Muslu: Yaklaşık 17 yıldır MESİAD’ın içindeyim. Komite başkanlığı yaptım, yönetim kurulu üyeliği yaptım, iki dönem başkan yardımcılığı, son olarak da başkan vekilliği görevini yürüttüm. Yani bu yapı benim için dışarıdan bakılan bir dernek değil, emek verdiğim, içinde yoğrulduğum bir aile.

Başkan adaylığı kararını tek başıma almadım. Eşimizle dostumuzla, sektörde yıllardır omuz verdiğimiz arkadaşlarımızla defalarca istişare ettik. Yaklaşık 10 ay önce de adaylık için başkan vekilliği görevimden istifa ettim. Çünkü bu işe “yarım zamanlı” bakılacak bir iş olarak değil, emanet olarak bakıyorum.

Bizim bir ekibimiz var. Bu karar da o ekibin kararı. Önemli olan; 20–30 yıllık ticaret tecrübemizi, know-how’umuzu, kurduğumuz network’ü, sahada gördüğümüz problemleri bir sonraki aşamaya taşıyabilmek. MESİAD 32 yıllık köklü bir dernek. Bugüne kadar yaklaşık 700 üyeye ulaşmış bir yapıdan bahsediyoruz. Merter’de 10 bine yakın işveren, iş insanı var. Biz bu 10 bin kişiyi birbirinin rakibi değil, birbirinin gücü yapan bir çatı kurmak zorundayız.

Adaylık kararının özeti şu: Bilgi birikiminin zekâtını verme zamanı geldi. Yıllardır bu sektörden besleniyoruz, şimdi bu sektöre topluca hizmet etme dönemindeyiz.

“GÜÇLÜ MESİAD, GÜÇLÜ MERTER” SLOGANI SİZİN İÇİN NE İFADE EDİYOR?

Ufuk Muslu: Bu slogan bizim için bir süs cümlesi değil, yol haritası. Biz bu cümleyi sadece üyelerimize değil, ekip arkadaşlarımızın ailelerine, çocuklarına kadar benimsettik. Çünkü biliyoruz ki güçlü bir sivil toplum kuruluşu olmadan güçlü bir sektör olmuyor. Güçlü bir sektör olmadan da güçlü bir Merter olmuyor.

Türkiye’de STK’ların gerçek gücünü zaman zaman çok net hissettik. Ama bu gücü tabana yayamazsak, birkaç kişinin etrafında dönen bir küçük pastaya dönüşüyor. Bizim itirazımız tam da buna.

Bugün tekstil sektörü ciddi anlamda kan kaybediyor. Dün Mısır çıktı, yarın Suriye çıkacak. Çin, Bangladeş, Vietnam, Özbekistan, Cezayir, Rusya… Artık herkes üretim yapıyor. Böyle bir tabloda Merter’in ayakta kalabilmesi için “tek tek mağaza” aklı değil, “ortak akıl” şart.

Güçlü MESİAD dediğimiz şey;
Üyesinin derdiyle dertlenen,
Ticareti büyütecek projeler üreten,
İhracatta ön açan,
Kirasını, kargosunu, finansmanını düşünen,
Sadece iki mahalleyi değil, bütün Merter’i, hatta yurt dışındaki temsilcilikleri kucaklayan bir yapı.

Güçlü Merter dediğimiz şey de;
İşini kaybetmenin eşiğinde değil, markasını büyütmenin eşiğinde duran bir esnaf kitlesi.
Biz bu iki cümleyi yan yana koyup yola çıktık: Güçlü MESİAD, Güçlü Merter.

SEÇİLİRSENİZ, MESİAD’I BİR SONRAKİ DÖNEME TAŞIRKEN İLK ÜÇ ÖNCELİĞİNİZ NE OLACAK?

Ufuk Muslu: Bizim için birinci öncelik, her zaman ticarettir. Üye olsun olmasın, bu bölgede emek veren herkesin ticaretine katkı sağlamak zorundayız. Nasıl sorusunun cevabı da lafta değil, projede gizli.

Bugüne kadar 20–25 somut proje anlattık. Fakat bunların omurgasını üç başlıkta topluyorum.

Birincisi, ticarete doğrudan katkı. Örneğin Trendyol’u Merter’e getirdiğimiz proje… O dönem başkan vekiliydim. Yönetimden 2–3 arkadaşla birlikte çalıştık, Trendyol yönetimiyle Merterli iş insanlarını buluşturduk. Yaklaşık 1000 kişilik katılım oldu. 32 yıllık dernek tarihimizin en verimli toplantılarından biriydi. Orada gördük ki en büyük eksik dijitalleşme. Dijitalleşmeyi hâlâ “sosyal medyaya fotoğraf atmak” veya “muhasebecinin işi” sanan bir kitle var. Oysa dijitalleşme; depodaki stoğu gerçek zamanlı görebilmek, üretimden satışa kadar tüm süreci tek tuşla yönetebilmek demek. Biz MESİAD Akademi’yi kurup, üyelerimizi bu anlamda eğitmek zorundayız.

İkincisi, kargo ve lojistik meselesi. Merter’den Azerbaycan’a, Cezayir’e, Mısır’a, Rusya’ya mal gönderirken yaşanan sıkıntılar artık herkesin malumu. İnsanlar sanıyor ki kamyona yükledim, 5 Euro’ydu, 10 Euro oldu; mesele sadece fiyat. Hayır, mesele gümrükten başlayan, kapıda takılan, haftalarca çözülemeyen bir zincir. Biz hem kargo fiyatlarını aşağı çekmek hem de bu ülkelere giden lojistik ve gümrük süreçlerindeki sorunları devletin ilgili kurumlarıyla masaya yatırmak zorundayız. Türk Hava Yolları bizim markamızsa, tekstil ihracatçısına da bu markanın gücünü hissettirmek zorundayız.

Üçüncüsü, alım heyetleri ve maliyetleri düşüren kampanyalar. Eskiden yurtdışından gelen bir iş insanı cebine 1000 dolar koyuyordu. Uçak biletini, otelini, yemeğini, içmesini karşılıyordu, üstüne Boğaz’ı görüp ülkesine hava atıyordu. Bugün o 1000 dolarla sadece uçak bileti zor alınıyor. Buna yapısal bir çözüm üretmek zorundayız.
Biz diyoruz ki yılda en az iki defa, yaz ve kış sezon başlarında; oteller, kafeler, restoranlar ve havayollarıyla bir kampanya organizasyonu kuralım. Otel 100 Euro değil 75 Euro’ya insin, restoran yüzde 20–30 indirim versin, uçak bileti için toplu alım pazarlığı yapılsın. 1000 dolara değilse bile, 1500 dolara yine gelebilsin ama 2000 dolara çıkmasın. Çünkü gelmezse ticaret olmaz.

Bu üç başlığı şöyle özetliyorum:
Ticarete katkı,
İhracata nefes,
Maliyete fren.

Bizim ilk dönem vizyonumuz bu üçlü sacayağı üzerine oturacak.

BAŞKAN VEKİLLİĞİ DENEYİMİNİZ SİZİ BU GÖREV İÇİN NASIL HAZIRLADI? BU SÜREÇTEN NE ÖĞRENDİNİZ?

Ufuk Muslu: Bu dönem benim beşinci, belki altıncı yönetim kurulu tecrübem. Yıllar içinde üyelikten komite başkanlığına, yönetim kurulu üyeliğinden başkan yardımcılığına, oradan başkan vekilliğine uzanan bir çizgim var. Yani derneğin hem mutfağını gördüm, hem de vitrininin yükünü taşıdım.

En büyük kazanımımız şu oldu: Güçlü bir lider kadar, liyakatli ve enerjisi yüksek bir kadronun önemini gördük. Kapısı çalındığında “Bu da mı bizim işimiz?” demeyen, telefon çaldığında “Niye bize yazıyorlar?” diye şikâyet etmeyen, üyelerin derdiyle gerçekten dertlenen bir ekiple çalıştığınızda, işin yarısını çözmüş oluyorsunuz.

Bir de şunu öğrendik; 32 yıllık köklü bir derneği küçük bir pastaya çevirmek çok kolay. Pastayı büyütmek ise emek istiyor. “Bal tutan parmağını yalar” anlayışına karşıyım. O bal benim paramla, benim yetkimle tutuluyorsa, kimsenin o parmağı keyfine göre yalama hakkı yok. Balı tutuyorsak, tabana yaymak zorundayız. Ticaretin de, network’ün de, imkânın da zekâtını vermek zorundayız.

Bugün MESİAD’ı sadece 3–5 kişinin yönettiği, diğerlerinin izlediği bir kulüp olmaktan çıkarmak için adayım. 10 bin firmanın konuşulduğu yerde, 42 kişilik yönetim kurulunun yetmeyeceğini bilen bir kadroyla geliyoruz. Komisyonları bunun için kuracağız.

DEVAM EDECEK…
2. BÖLÜMDE NELER VAR?

Röportajın ikinci bölümünde;

Merter’in “moda merkezi” iddiasını,

Her yıl yapılması planlanan yaz–kış festivallerini,

Yurt dışı B2B organizasyonlarını,

“e-Merter” ve dijitalleşme projelerini,

MESİAD Akademi üzerinden kurulacak eğitim seferberliğini

Ufuk Muslu’dan tüm detaylarıyla dinleyeceğiz.

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Başka haber bulunmuyor!