Türkiye’nin Yaş Meyve Sebze İhracatı 22 Yılda Üç Katına Çıktı: Üretim Gücü Küresel Pazarlara Başarıyla Yansıtıldı
EkonomiEge Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği AR-GE birimi verilerine göre, Türkiye'nin yaş meyve sebze ihracatı son 22 yılda yüzde 175 artışla 1 milyon 337 bin tondan 3 milyon 669 bin tona ulaşırken, birim ihracat değeri de kilogram başına 0,58 dolardan 1,28 dolara yükseldi.
Türk yaş meyve sebze sektörü, son 22 yılda üretim gücünü ihracata başarıyla yansıtarak dikkat çekici bir büyüme hikâyesi yazdı. Sektörün ihracatı yüzde 175 artış göstererek 1 milyon 337 bin tondan 3 milyon 669 bin tona yükseldi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği AR-GE biriminin Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden hazırladığı çalışmada; patates, kuru soğan, domates, hıyar, biber, karpuz, elma, şeftali-nektarin, kayısı, kiraz, portakal, mandalina, limon, incir, kivi, muz, üzüm, çilek ve nar gibi ürünlerin üretim ve ihracat performansları incelendi.
Türkiye’nin yaş meyve sebze üretiminin temelini oluşturan 20 ana üründe, 2002 yılında 34 milyon 292 bin ton olan üretim miktarı, 2024 itibarıyla yüzde 50 artarak 51 milyon 560 bin tona ulaştı. Ancak 2025 yılında etkisini gösteren iklim krizi nedeniyle üretimde yüzde 14’lük düşüş yaşandı ve toplam üretim 44 milyon 350 bin tona geriledi. Türk yaş meyve sebze sektörü, 2002 yılında 1 milyon 337 bin tonluk ihracat gerçekleştirirken, 2024 sonunda bu rakam yüzde 175’lik artışla 3 milyon 669 bin tona çıktı. 2002 yılında toplam üretimin yalnızca yüzde 3,8’i ihraç edilirken, bu oran 2024 yılında yüzde 7,1 seviyesine yükseldi.
"İHRACAT ÜRETİMDEN DAHA HIZLI BÜYÜDÜ"
Cengiz Balık, sektörün son 22 yılda üretimden ihracata uzanan süreçte büyük bir dönüşüm yaşadığını belirterek, Türkiye’nin yaş meyve ve sebze üretimindeki gücünü uluslararası pazarlarda daha etkin hale getirdiğini ifade etti. Üretimdeki artışın ötesinde ihracatta çok daha güçlü bir ivme yakalandığını vurgulayan Balık, şu değerlendirmede bulundu: “2002-2024 döneminde üretimimiz yaklaşık yüzde 50 artarken, ihracatımız yüzde 175’in üzerinde büyüdü. Bu tablo, Türk yaş meyve sebze sektörünün artık yalnızca üretim yapan değil, küresel pazarlarda güçlü şekilde rekabet eden bir yapıya kavuştuğunu gösteriyor. Üretimdeki başarımızı ihracata dönüştürme yeteneğimiz her yıl daha da güçleniyor. 2025 yılında sektör ihracatımız 3 milyar 704 milyon dolara ulaştı. 2026 hedefimiz ise 4,5 milyar doların üzerine çıkmak.”
MANDALİNA VE ELMADA SIÇRAMA
İhracatta öne çıkan ürünlere de değinen Balık, son yılların yıldız ürününün mandalina olduğunu söyledi. Balık, mandalina ve elma ihracatındaki performansa ilişkin şunları kaydetti: “2002 yılında 247 bin ton olan mandalina ihracatımız, 2024’te 702 bin tona ulaştı. 2025’te ise 1 milyon ton sınırına yaklaştı. Yaklaşık dört katlık bu artış, uluslararası pazarlardaki başarımızın en somut göstergelerinden biri. Ürettiğimiz mandalinanın yüzde 45’ini ihraç ettik ve 913 milyon dolarlık döviz girdisi sağladık.”
2002 yılında 2 milyon 200 bin ton olan elma üretiminin 2024’te yüzde 101 artarak 4 milyon 420 bin tona çıktığını belirten Balık, 2002’de yalnızca 14 bin ton seviyesinde olan elma ihracatının, 2024 yılında 315 bin tona yükseldiğini, miktar bazında yüzde 2100’ü aşan bir artış yaşandığını söyledi. Ayrıca ortalama ihraç fiyatının yüzde 43 yükseldiğini ve elma ihracatından 190 milyon dolar gelir elde edildiğini aktardı. 2002 yılında neredeyse hiç ihracatı bulunmayan incir, kivi, çilek ve muzun da bugün önemli ihraç kalemleri arasında yer aldığına değinen Balık; incirde 23 bin ton, çilekte 20 bin 854 ton, kivide 7 bin 230 ton ve muzda 4 bin 679 ton ihracat seviyesine ulaşıldığını belirtti. Balık ayrıca limon, domates, kiraz, şeftali ve nektarin gibi ürünlerde de güçlü ihracat performansı yakalandığını kaydetti.
KATMA DEĞERLİ ÜRETİM VE İKLİM KRİZİ
Son 22 yılda yalnızca ihracat miktarlarının değil, birim ihracat değerlerinin de ciddi şekilde yükseldiğini vurgulayan Balık, Türk ürünlerinin küresel pazarda daha yüksek katma değer oluşturduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Birçok üründe kilogram başına ihracat değerimiz birkaç kat arttı. 2002 yılında 0,58 dolar/kg olan ortalama ihraç fiyatımız, 2024 sonunda 1,28 dolar/kg seviyesine yükseldi. Bu gelişme; kalite, gıda güvenliği, sürdürülebilirlik ve uluslararası standartlara uyum açısından önemli bir noktaya ulaştığımızı gösteriyor. Artık sadece daha fazla oyun satan değil, ürününü daha yüksek değerle pazarlayan bir sektör konumundayız.”
İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkisinin giderek daha belirgin hale geldiğini ifade eden Balık, sürdürülebilir büyüme için üretim altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Don, kuraklık, aşırı sıcaklık ve düzensiz yağışlar üretimi doğrudan etkiliyor. Buna rağmen sektörümüz üretmeye, ihracat yapmaya ve ülkemize döviz kazandırmaya devam ediyor. Önümüzdeki süreçte su verimliliği, modern sulama sistemleri, tarımsal teknoloji yatırımları ve iklim dirençli üretim modelleri daha kritik hale gelecek.”
Balık, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, deneyimli üretici ve ihracatçı ağı sayesinde dünya pazarlarındaki büyümesini sürdüreceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye; iklim çeşitliliği, yüksek üretim kapasitesi ve lojistik avantajlarıyla dünyanın önde gelen yaş meyve sebze tedarikçileri arasında yer alıyor. Önümüzdeki dönemde ürün çeşitliliğimizi artırarak, yeni pazarlara açılarak ve katma değerli ihracata odaklanarak sektörümüzü daha da ileri taşıyacağız.”
İlginizi Çekebilir