Yüksek Rekolte Üreticinin Yüzünü Güldürmedi! Fiyatlar Çakıldı
EkonomiGeçen yıl kuraklık, zirai don ve sel gibi felaketlerle boğuşan tarım sektörü, bu sezon yüksek rekolteye rağmen düşük fiyatlar ve artan maliyetler nedeniyle zor günler geçiriyor. Fındık, kuru üzüm, yeşil mercimek, sarımsak ve kayısıda fiyatların geçen yılın gerisinde kalması üzerine üretici temsilcileri müdahale çağrısında bulundu.
Geçen yıl kuraklık, zirai don ve sel gibi doğal afetlerle mücadele eden çiftçi, bu yıl yüksek rekolteye rağmen düşük fiyat engeliyle karşılaştı. Fındık, kuru üzüm, yeşil mercimek, sarımsak ve kayısıda üretici fiyatları geçen yılın altında kaldı. Mazot, gübre, işçilik ve diğer girdi maliyetleri son bir yılda en az yüzde 50 artarken, serbest piyasa ve kamu alım fiyatlarının beklentilerin gerisinde kalması üreticinin gelirini olumsuz etkiledi. Serbest piyasa fiyatlarının Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) alım fiyatının da altında seyretmesi, sektörde sıkıntı yarattı. Sektör oyuncuları, fiyatlar yükseldiğinde ithalata başvuran yetkililerin, fiyatlar düştüğünde de üreticinin mağdur olmaması için arz fazlası ürünleri piyasadan çekmesini, kota uygulamasının kaldırılmasını ve ödeme şartlarının iyileştirilmesini talep ediyor.
FINDIKTA SERBEST PİYASA TMO’NUN GERİSİNDE KALDI
Geçen yıl zirai don nedeniyle rekoltesi yüzde 50’nin üzerinde gerileyen ve TMO'nun 200 lira alım fiyatı açıkladığı fındıkta, bu kez yüksek rekolte etkili oldu. Geçen yıl serbest piyasada bir ara kilosu 370 liraya kadar yükseldikten sonra 170-180 TL bandına gerileyen fındık, yeni sezonda da aynı seviyelerde işlem görüyor. TMO’nun bu yıl açıkladığı 250 liralık alım fiyatına karşın serbest piyasa 70-80 lira aşağıda kalırken, üreticinin 300 TL’lik beklentisi karşılanmadı. FİSKOBİRLİK ise fındık alım fiyatını üyeleri için 195 TL, üye olmayanlar için 185 TL olarak duyurdu. Üretici temsilcileri, piyasayı dengelemek adına fındığın emanete bırakılması çağrısında bulunuyor.
KURU ÜZÜMDE ALIM FİYATLARI GERİLEDİ
Geçen yıl 9 numara kuru üzümü 120 TL’den alan TARİŞ, bu sezon 80 lira avans fiyatı açıkladı. Geçen yılın 40 lira altında kalan bu fiyata karşın serbest piyasada ürün 60-65 liradan işlem görürken, üreticinin beklentisi en az 150 lira seviyesindeydi. Son bir yılda bağcılıktaki girdi maliyetlerinin yaklaşık yüzde 70 arttığını vurgulayan Manisa Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, “2023 yılında üretici ürününü 100-120 TL, 2025 yılında ise yaklaşık 120 TL seviyesinde sattı. 2026'ya gelmişiz, açıklanan fiyat 80 lira. Üstelik bu brüt rakam, bundan hangi kesintilerin yapılacağı da belli değil” dedi.
Tüccarın üzümü 65-70 TL seviyesinden aldığını belirten Yalvaç, “Devletin sezon başlamadan önce fiyat açıklaması ve alım noktalarını belirlemesi gerek. Üretici üzümünü kestiği anda ilaççısı, mazotçusu, gübrecisi ve işçisi parasını istiyor. Eylül sonu, ekim başı geldiğinde zaten çiftçinin elinde ürün kalmıyor. Ürününü satıp borçlarını ödüyor” ifadelerini kullandı. Yalvaç; karpuz, kayısı, salatalık, salçalık domates, kiraz ve erikte de benzer sorunların yaşandığını ekledi.
Rakiplerle mücadele için devlet desteğine işaret eden Yalvaç, “Mısır, İran, Özbekistan, Azerbaycan ve Hindistan gibi ülkelerde üretim maliyetleri bizden daha düşük. Türkiye'de 1 ton üzümün maliyeti yaklaşık 2.800-2.850 dolar. Rakip ülkelerde ise 1.700-1.750 dolar seviyesinde. Bu şartlarda dünya pazarında nasıl rekabet edeceğiz? Ürünü Kanada'ya, İngiltere'ye, Almanya'ya, Hollanda'ya nasıl satacağız? Üreticinin ayakta kalabilmesi için devlet desteğine ihtiyaç var. Devlet, üreticinin sürdürülebilirliği için sattığı ürünün kilosuna en az 15-20 lira prim vermeli. İster tüccara, ister işletmeye, ister TMO'ya, ister TARİŞ'e versin. Bu prim üreticinin hesabına yatmalı. Aksi halde çiftçi yanar” dedi.
YEŞİL MERCİMEK VE SARIMSAKTA DÜŞÜŞ MEYDANA GELDİ
Yozgat'ta geçen yıl kilosu 45 TL olan yeşil mercimeğe tüccar bu yıl 18 ile 25 lira arasında fiyat verdi. Tepkiler üzerine TMO’nun ürünü 32 liradan alacağını açıklamasıyla piyasa 30 lira bandına yükseldi. 3 yıl önce kilosunu 60 liradan sattıkları ürünü 30 liraya satmakta zorlandıklarını belirten Sorgun Ziraat Odası Başkanı Fatih Özdemir, “Geçen yıl oluşan 45 lira alım fiyatlarına bu yıl ulaşılması hayal. Ekim alanları daralmasına rağmen TMO devreye girmeseydi fiyatlar hala 30 TL’nin altında olacaktı. Aynı durum ekmeklik buğdayda da geçerli TMO 16,5 lira verdi üretici ancak 14,5-15,5 liraya ürün satmakta zorlanıyor” değerlendirmesinde bulundu. Özdemir, düşüşün rekolteden değil, ithalat ve değerli TL kaynaklı olduğunu savundu.
Sarımsakta da Kastamonu, Gaziantep ve Maraş’ta yüksek verime rağmen fiyatlar geriledi. Geçen yıl 120-150 liradan satılan Taşköprü sarımsağı bu sezon 100-120 liraya, Gaziantep Araban’da ise 60 liradan satılan sarımsak 30-40 liraya düştü.
KAYISIDA REKOLTE DÜŞTÜ FİYAT YÜKSELMEDİ
Malatya’da rekoltenin normal seviyenin yarısına gerileyerek 67 bin ton civarında kalmasına rağmen fiyatlar düştü. Geçen yıl 350-400 lira seviyesinde olan kayısı fiyatlarının şu anda 230-270 lira arasında değiştiğini belirten Malatya Yağızhan Ziraat Odası Başkanı Yunus Kılınç, “Geçen sene kayısımız yoktu, fiyat yükseldi. Ama bu yıl çiftçi kayısıyı satacağı yer bulamıyor. Birkaç tane ihracatçı var ve şu anda kayısı almıyorlar. Amaçları fiyatı düşürmek mi, yoksa dışarıya mı gönderemiyorlar, anlayamadık. Şu anda fiyat, maliyetine verilen bir fiyat” açıklamasını yaptı.
TMO'nun taban fiyat belirlemesi gerektiğini vurgulayan Kılınç, “TMO taban fiyat olarak 300 lira demeli ki kayısı değerinde satılsın. Şu anda 230-270 lira bandında giren kayısıya 250 lira fiyat açıklarsanız bunun ne anlamı var? Hiçbir anlamı yok” diye konuştu.
KAYNAK: EKONOMİM
İlginizi Çekebilir