Dijital Dönüşümde Sıfır Gecikmeli Yönetim Dönemi Başlıyor
DünyaTürkiye’nin 5G ihalesinin, yalnızca spektrum tahsisi değil; yatırım, yerlileşme ve dijital rekabet gücü açısından da önemli bir eşik olduğu bilgisini paylaşan BCG Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Burak Tansan, “1 Nisan 2026 itibarıyla başlayan yeni dönem, operatörleri hem altyapı yatırımı hem de yerli ürün kullanımı açısından daha iddialı bir lige taşıyacak. Bu yönüyle ihalenin, kısa vadede kamu gelirine, orta vadede ise üretkenlik, yatırım ve teknoloji kapasitesine katkısı büyük olacak.” ifadelerini kullandı.
5G teknolojisinin faydasının sadece hız artışıyla sınırlı olmadığını belirten Tansan, bu teknolojinin küresel ekonomideki stratejik önemine değindi. Tansan, “5G küresel ekonomide hem yeni kullanım alanları yaratmasıyla hem de mevcut sektörleri hızlandırmasıyla çarpan etkisine sahip. Özellikle üretim ve lojistik gibi Türkiye’nin güçlü olduğu alanlarda operasyonel verimlilik ile yeni iş modellerini aynı anda tetikleyebilecek teknolojiyi sunuyor. Daha düşük gecikme, daha yüksek kapasite ve aynı anda çok daha fazla cihazı bağlayabilme kabiliyeti; üretimde otomasyonu, lojistikte gerçek zamanlı görünürlüğü, sağlıkta uzaktan hizmetleri ve dijital kamu uygulamalarını ileri taşıyor. BCG araştırmasına göre 5G uygulamaları küresel ölçekte şimdiden 1 trilyon doların üzerinde ekonomik etki yarattı. 2035’e kadar kümülatif katkının 18,2 trilyon dolara yaklaşması bekleniyor” dedi.
SIFIR GECİKMELİ YÖNETİM MODELİNE GEÇİŞ BAŞLIYOR
5G’de ticarileşmenin dönüşümün temel itici gücü olduğunu vurgulayan Tansan, Türkiye’de bağlantı yaygınlığının artmasıyla dijital dönüşümün her alanda hızlanacağını öngörüyor. Geriye dönük analiz döneminin kapanmaya başladığını ifade eden Tansan, şu açıklamayı yaptı: “5G ile işletmeler, bir sorun yaşanmadan önce tahminleme yapabilecek ve tedarik zincirindeki bir aksamaya milisaniyeler içinde tepki verebilecek. Bu, ‘sıfır gecikmeli yönetim’ modeline geçiş demek.”
VERİ VE YAPAY ZEKA TEK BİR DİJİTAL EKONOMİDE BİRLEŞECEK
BCG Türkiye Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon Sektörü Lideri Seçkin Akar, mobil bağlantının toplumsal etkilerine vurgu yaparak şunları söyledi: “Mobil teknolojiler sayesinde 2 milyardan fazla kişi finansal hizmetlere erişim sağladı; mobil sağlık uygulamaları ise gelişmekte olan ülkelerde aşılama gibi temel göstergelerde yüzde 20’den fazla iyileşme yarattı. 5G ile birlikte bu etki, bireysel kullanımın ötesine geçerek endüstriyel uygulamalar, nesnelerin interneti ve akıllı altyapılarla daha da derinleşiyor. Önümüzdeki dönemde ise 6G ile bağlantı, veri ve yapay zekânın birleştiği çok daha entegre bir dijital ekonomi göreceğiz.”
ASIL EKONOMİK SIÇRAMA CİHAZ OLGUNLUĞUNA BAĞLI
Türkiye’nin 5G geçişinde cihaz tarafındaki hızın önemine dikkat çeken Akar, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Asıl ekonomik sıçrama, şebeke ile cihazın eş zamanlı olgunlaşmasıyla gerçekleşecek. Hem bireysel kullanıcıların hem de şirketlerin 5G uyumlu cihazlara daha hızlı erişimi; operatörlerin yatırım geri dönüşünü desteklerken, yerli uygulama, servis ve donanım ekosistemi için de yeni fırsatlar yaratacak.”
6G İLE YAPAY ZEKA ODAKLI YENİ KATMAN
6G lansmanlarının 2029 sonu veya 2030 başında başlamasının beklendiğini belirten Akar, yapay zekanın veri merkezleri ile olan ilişkisinin yeniden tanımlanacağını ifade ederek şu sözleri ekledi: “6G, yapay zekâyı yalnızca daha hızlı taşımayacak; edge ile veri merkezi arasındaki iş bölümünü yeniden tanımlayacak. Gerçek zamanlı AI deneyimleri kaynağa yakın hızlanırken, ağır model iş yükleri veri merkezi tarafında çok daha ölçeklenebilir hale gelecek.”
İlginizi Çekebilir